Kısırlık Tedavisi

Kısırlık Tedavisi Ankara, Op. Dr. Müge Aksoy

Kısırlık Tedavisi

Üreme kapasitesinin istek dışı azalması infertilite adını alır. Başka bir ifade ile doğum kontrol yöntemi kullanmadan düzenli bir cinsel yaşama rağmen 1 yıl süreyle gebelik oluşmamasına infertilite yani kısırlık adı verilir.

Genellikle sterilite…

Üreme kapasitesinin istek dışı azalması infertilite adını alır. Başka bir ifade ile doğum kontrol yöntemi kullanmadan düzenli bir cinsel yaşama rağmen 1 yıl süreyle gebelik oluşmamasına infertilite yani kısırlık adı verilir.

Genellikle sterilite terimi de infertilite anlamında kullanılmaktadır. Ancak sterilite üreme kapasitesinin tümüyle kaybını ifade eden bir terim olup infertil grubun küçük bir bölümünü oluşturmaktadır.

 Ortalama olarak evli çiftlerin %15’i infertildir.

Kadınların yaklaşık 1/5’i infertilite nedeniyle doktora başvurmaktadır. Normal bir gebeliğin gerçekleşebilmesi için aşağıda sıralanan temel koşulların bir arada ve eksiksiz olması gereklidir.

  1. Yeterli miktarda üreme kapasitesi içeren spermlerin vajinaya bırakılması: Bunun için normal bir sperm yapımı, ejekülasyon ve cinsel ilişki gereklidir.
  2. Vajinaya bırakılan spermlerin rahim ağzındaki mukus bölgesine yapışması ve rahim ağzı kanalına geçmesi
  3. Yumurta ve spermin birleşmesinde mekanik bir engelin bulunmaması yani tüplerin açık olması
  4. Döllenebilir özellikte yumurta olması: Bunun için normal yapıda follikül içeren yumurtalıklar ve follikül yapımı için normal denge gereklidir.
  5. Spermin yumurtayı dölleyebilmesi: Burada özellikle immünolojik mekanizmaların rol oynadığı düşünülmektedir.
  6. Döllenmiş yumurtanın rahime yapışması: Burada yine sağlıklı bir rahim iç zarı yapısı, hormonal immün denge varlığı söz konusudur.
  7. Oluşan embriyonun gebelik boyunca gelişimini sürdürmesi için uygun bir rahim iç zarı ve rahim kavitesi gereklidir.

Yukarıdaki tüm koşulların normal olmasına rağmen endometriyozis veya henüz açıklayamadığımız bazı faktörlerden dolayı gebelik oluşmayabilir.

İnfertil çiftlerin değerlendirilmesi konusunda bazı faktörlerin üzerinde durulması gerekir. Bu faktörlerin başında yaş faktörü gelmektedir. Yaş ilerledikçe üreyebilirlik oranı azalmaktadır. Kadınlarda gebelik için en uygun dönem 24 yaş civarıdır.

Gebelik olasılığını gerek yaş ve gerekse zaman faktörü açısından değerlendirdiğimizde şu sonuçlara varabiliriz;

  1. Yaşları 25’ ten genç olan çiftlerde infertilite tetkiklerine başlamak için 2 yıl beklenebilir.
  2. Yaşları 30’ dan genç olan çiftlerde infertilite tetkiklerine başlamak için duruma göre 6 ile 12 aylık bir sürede gebelik oluşmamış olması kabul edilebilir. Bu yaklaşımla daha fazla beklemeden çiftlerin tedavisi açısından zaman kazanılmış olur.
  3. Öte yandan infertilite tedavisinde bir tedavi protokolünü primer infertilitelerde en az 6 ay sekonder infertilitelerde 3-6 ay sürdürmek gerekir.

İnfertil Çiftin Değerlendirilmesi

İnfertil çiftin değerlendirilmesinde hedef öncelikle infertilite neden veya nedenlerinin ortaya konulmasıdır. İnfertil çiftin değerlendirilmesinde temel kural erkek faktörünün öncelikle araştırılması, yani spermiogram yapmaktır.

Kadına ait testlerin çoğunluğu kadının adet döngüsü günleriyle ilişkilidir. Erkekte döllenme için zamanlama önemli değildir. Ancak günümüz bilgisine göre kadın ayda bir yumurtlar ve bu yumurtanın 18 saatlik döllenebilirlik süresi vardır.

 İnfertil çifti nasıl değerlendirmeliyiz: Bazı infertil çiftlerde iyi alınan bir öyküyle dahi infertilite nedenini ortaya koymaya yeterlidir.

Örneğin erkekte iktidarsızlık oluşu veya erkeğin denizcilik gibi bir mesleğe sahip olup çiftin beraber olma sürelerinin az olması, ilişki sonrası vajinanın yıkanması veya ilişki için kayganlaştırıcı maddelerin kullanılmasının öyküyle ortaya konması sorunu çözecektir.

İnfertilite Faktörlerinin Araştırılması

Erkek faktörü; İnfertil çiftin değerlendirilmesinde öncelik sırası erkek faktörünün araştırılmasıdır. Erkek faktörünü ortaya koyan önemli testler spermiogram, post coital test, antisperm antikorlarının ölçümü ve spermin dölleyebilme yeteneğinin testleridir.

Kadında Faktörü: İnfertiliteye neden olan en önemli etken ovulasyon yani yumurtlama faktörüdür. Adet döngüsünde yumurtlamayla sonuçlanan yumurtalık gelişimi ve yumurtlama sonrasında gelişen dönem birlikte ovulatuvar faktörü oluşturur.

Kadında follikül gelişmemesi veya gelişmesinde bozukluk olması sonucunda yumurtlama olmamasına anovulasyon denilir.

Normal follikül gelişimini aksatıp anovulasyon yani yumurtlama olmamasına sebep olan sorunlar şunlardır: stress, akut stress, ağır nevroz ve psikozlar, ruhsal hastalıklar, şişmanlık (genellikle 90 kiloyu aşan obez kadınlarda yumurtlama bozukluğu sıktır),aşırı egzersiz, beyinden kaynaklanan birtakım problemler, prolaktin hormonunun aşırı artmış olması.Yumurtlama kaynaklı yumurtlama problemlerinin en sık görüleni polikistik over sendromudur.Yumurtalığa ait tümörler de yumurtlamaya engel olabilir. Tiroid hastalıkları, hem tiroidin az çalışması hem de fazla çalışması yumurtlama bozukluğuna yol açabilir. Böbrek üstü bezi hastalıkları, karaciğer hastalıkları ya da sebebi bilinemeyen bir yumurtlama problemi çiftin çocuk sahibi olmasına engel olabilir. Bu hastaların çoğu yumurtlama yani ovulasyon tedavisine cevap verebilirler.

Tüplere ait faktörler: Tüpler sadece yumurta, sperm ve döllenmiş yumurtaya geçit veren basit bir yol değildir. Tüpe ait epitelin silia denen parçacıkları epitel hücrelerinin salgıları ve enzimatik aktiviteleri, tüp içindeki ortam, kas tabakasının aktivitesi yumurtanın yakalanmasında spermin taşınmasında döllenmede ve döllenmiş yumurtanın taşınmasında aktif rol oynar.

Rahim faktörü: Rahimin doğumsal anomalileri, rahim içi yapışıklıklar, myom, polip, özellikle tüberküloz gibi enfeksiyonlar, endometritler ve kanser gibi patolojiler rahim faktörünü oluştururlar.

Bu şekilde gerek rahimin duvarı, gerekse rahim boşluğunu ilgilendiren problemler infertiliteye neden olabilmektedir.

Bu tür anomaliler oluşan gebeliğin tutunmasını engelleyebildiği gibi tutunmanın kötü olmasına veya tutunma sonrası gelişimin aksamasına da neden olabilir.

Nedeni Açıklanamayan İnfertilite

İnfertilite nedeni olarak bilinen tüm faktörlerin araştırma sonrası infertilite nedeni ortaya çıkarılamayan ve buna karşılık en azından 2 yıl süreyle çocuk sahibi olamayan çiftler bu gruba girerler. Bir çifti nedeni açıklanamayan infertilite grubuna sokmak için bazı kriterlere gerek vardır.

Normal bir öykü ve normal bir fizik muayene, yeterli cinsel ilişki sıklığı, en az 3 kez normal spermiogram, düzenli yumurtlamalı adetler, yumurtladıktan sonra geçen sürenin (bir sonraki adete kadar geçen sürenin) 12 günden uzun olması, normal hormonal profil, normal HSG, laparoskopi ve histereskopi bulguları ve bunlara rağmen infertilite süresinin bir yılı aşması.

İnfertilitede Tedavi:

İnfertil bir çiftin tedavisine başlamadan önce en önemli kural infertilite nedeni veya nedenlerinin doğru bir şekilde ortaya konması, daha sonra da etkin tedavinin seçilip uygun bir sürede uygulanmasıdır. İnfertilitede tedavi programı çifte anlatılmalı, tam bir başarı sağlanamayacağı, tedaviyle şansın artacağı belirtilmelidir. Bunun yanında infertilite tedavisinin sabır gerektiği de hatırlatılmalıdır.

Bir infertil çiftin tedavisi sırasında şu genel prensipler unutulmamalıdır:

  1. İnfertilite nedeni veya nedenlerinin tanısı konmalıdır.
  2. İnfertilite etkenine yönelik uygun tedavi seçilmelidir.
  3. Seçilen tedavinin sonucunu görmek için en az 3-6 ay boyunca devam edilmelidir.
  4. Tedavi süresince hekim, hasta, laboratuvar işbirliğinin güvenilir ve uyumlu olması sağlanmalıdır.
  5. Tedavinin hiçbir zaman tam çözüm sağlayamayacağı ancak doğurganlık şansını artırmaya yönelik olduğu çifte anlatılmalıdır.
  6. Tedavi de çiftin yaş faktörü tedavi uygulayabilme yeteneği dikkate alınmalıdır.
  7. Tedavi süresince gerek ilaç ve gerekse laboratuar takipleri açısından ölçülü davranılarak gereksiz harcamalardan kaçınılmalıdır.
  8. Bütün bunlar daha en başta çifte uygun ve geniş şekilde anlatılmalıdır.

Yapay Döllenme (İnseminasyon – Aşılama): Spermlerin bir pipet aracılığı ile kadın genital sistemine verilmesidir. Günümüzde en yaygın olarak kullanılan yöntem intrauterin inseminasyon adıyla da bilinen aşılama metodudur.

Erkek ejekülatının rahim içine verilmesi için çeşitli özel kataterler kullanılır. Kullanılan sperm taze olmalı, yeni verilmiş olmalı ve birtakım işlemlerden geçirilmiş olmalıdır ki buna genellikle sperm yıkanması adı verilmektedir.

Ejekülat bazı işlemlerden geçirilerek hem hızı artırılır hem daha konsantre hale getirilir.

Aşılamanın zamanlaması: Yumurtanın 24 saat yaşadığı ve bunun da ilk 12 saatte döllenme yeteneğinin oldukça yüksek olduğu ifade edilmektedir. Diğer taraftan spermin kadın genital sisteminde ortalama 48 saat kadar canlı kalabildiği bilinmektedir.

Bu nedenle yumurtlama takibi ile muhtemel yumurtlama günü belirlenmelidir. En sık olarak ultrason ile follikül takibi yapılmaktadır. Follikülometride döllenme ihtimalinin en fazla yumurtlamadan 3 gün öncesi ile yumurtlama günü arasındaki dönem uygulanan aşılamalarda olduğu görülmüştür.

En fazla gebelik oranı ise yumurtlama günü yapılan aşılamalarda görülmektedir.

  1. OP. DR. MÜGE AKSOYKadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı
  1. BEBEKLERİMİZYeni Doğan BebeklerimizSayfayı İncele
  1. HESAPLAMAGebelik Tarihini HesaplayınGebelik Hesapla

Op. Dr. Müge Aksoy cevaplıyor!

Randevu almak için 0312 284 73 26 nolu numaramızı arayabilirsiniz.

Источник: https://www.mugeaksoy.com/ankara/kisirlik-tedavisi

Kısırlık nedir?

Kısırlık Tedavisi

Haftada 2–3 kere korunmasız olarak yapılan düzenli ilişkiye rağmen 1 yıllık süre içinde gebelik elde edilemediğinde, kısırlık durumunun varlığından söz edilebilir. Evliliğin ilk altı ayı içerisinde gebelik oluşmaz ise çiftlerin hemen hekime müracaat etmesi gerekmez.

Kısırlık tedavisine başlamak için ne kadar beklemek gerekir?

Kısırlık tedavisi yönünden tedaviye başlamadan önce en az bir yıllık bekleme süresi gerekmektedir. Çünkü hiçbir sorunu olmayan çiftlerde bile aylık gebelik oranı yaklaşık olarak yüzde 25’tir. 1 yıllık süre sonunda gebe kalma oranı yüzde 80 kadardır. Bu nedenle çiftlerin 1 yıl kadar beklemesi uygundur.

Kısırlık tedavisi için bekleme süresi her yaştaki insan için aynı mıdır?

Gebelikte kadının yaşı önemli rol oynadığından; 35 yaş üzeri kadınlarda bekleme süresi 6 ay olmalı, 40 yaş üzerindeki kadınlarda ise gebelik isteği durumunda, hiç beklemeden bir merkeze başvurulmalıdır.

KISIRLIK NEDENLERİ NELERDİR?

Kısırlığın nedenleri kadında ve erkekte değişiklik gösterir mi?

Kısırlıkta kadına ve erkeğe ait nedenleri ayrı tutmak gerekir. Erkeklerde sperm üretimi sorunları en başta gelir. Spermlerin sayısının az veya yetersiz olması, spermlerin hareket ve şekil bozuklukları gebeliği önemli derecede engelleyebilir.

Bunun yanında cinsel fonksiyon bozuklukları, erkek üreme yollarının iltihapları ve sistemik hastalıklar gibi nedenler de kısırlığa yol açabilir.

Kadınlarda ise yumurtlama sorunlarının olması, tüplerde iltihap veya tıkanıklık olması, tüplerde anatomik bozukluklar, rahim içerisinde miyomlar ve poliplerin olması ve ayrıca endomeriyozis, guatr hastalıkları ve şeker hastalığı gibi sorunlar gebeliği engelleyebilir.

VARİKOSEL NEDİR? NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Kısırlığın nedenini anlamak için hangi testler uygulanıyor?

Gebeliği sağlamak amacıyla erkeğe yapılan ‘spermiyogram testi’ ile erkeğe ait problemler büyük ölçüde aydınlatılabiliyor. Kadınlara uygulanan testler de kadınlara ait problemlerin daha ayrıntılı olarak değerlendirilmesini sağlıyor.

Kadın faktörü değerlendirilirken; yumurtalıklar ve yumurtlamanın olup olmaması, tüplerin durumu ve rahim ile ilgili problemler araştırılıyor.

Teşhis için yapılan incelemeler tamamlandığında, çiftlerin büyük çoğunluğunda tanı konulur ve nedene yönelik tedavi seçenekleri tercih edilir.

Herkes için aynı tedavi yöntemi mi tercih ediliyor?

Kısırlık sorunlarında tedavi, nedene göre yapılır. Erkek kısırlıklarında hastalar ürologlar tarafından değerlendirilir. Var olan problemler, ilaçlarla ya da cerrahi metotlarla tedavi edilebilir.

Erkek kısırlıklarında tedaviye cevap alınamadığında, aşılama ya da tüp bebek gibi üremeye yardımcı metotlarla gebelik elde edilebilir.

Kadınlarda ise aynı şekilde ilaç ya da cerrahi yöntemlerle birçok vakada gebelik şansı arttırılabilir.

Gebelik nasıl oluşur?

Bir gebeliğin oluşması için; erkeğe ait sperm hücresinin, kadına ait yumurta hücresi ile buluşup onun içine girerek döllenmeyi gerçekleştirmesi ve döllendiğinde ‘embriyo’ adını alan gebelik ürününün annenin rahminin iç tabakasına tutunarak oraya yerleşmesi gereklidir. Çocuk sahibi olmada güçlük çeken çiftlerde bireyler ayrı ayrı incelenerek gebelik oluşmasını engelleyen nedenler ortaya konulmaya çalışılır.

MENİDE SPERM BULUNMAMASI NE DEMEK?

Kısırlığın nedeni mutlaka anlaşılabilir mi?

Tüm kısır çiftlerin yaklaşık yüzde 10-15’inde kadına ya da erkeğe ait herhangi bir problem bulunamamaktadır. Bu duruma ‘sebebi bilinmeyen’ ya da ‘açıklanamayan kısırlık’ deniyor. Açıklanamayan kısırlık tanısı konulmuş bir çiftin bu teşhisi kabullenmesi bazen hayli güç oluyor.

“Açıklanamayan kısırlık” tanısı alan çiftlere ne öneriyorsunuz?

Kademeli olarak üç tedavi seçeneği var. Bunlardan birincisi ‘bekle gör’ seçeneği. Hastalara herhangi bir tıbbi tedavi uygulamadan önce 3 yıl süre ile beklemek, çiftlerin bir kısmında gebelik oluşmasıyla sonuçlanabilir.

Bu süre sonunda gebelik oluşmayan çiftlerde 3 denemeye kadar ‘kontrollü yumurtlama uyarılması’nı takiben aşılama yapılmalı. Bu şekilde de gebelik elde edilmediğinde hastanın vakit kaybettirilmeden tüp bebek uygulamalarına yönlendirilmesi en uygun seçenek.

Kendilerinde gebeliği engelleyecek herhangi bir problem saptanmamış ama bir türlü gebelik elde edememiş çiftlerin, vakit kaybetmeden bu konuda uzman merkezlere başvurmaları ve destek almaları uygun olur.

“Tüpler tıkalıysa ve hiç sperm yoksa tüp bebek tek çare”

• Bazı hastalar direkt olarak tüp bebek adayı olarak değerlendirilirler. Bunlar; her iki tüpü de tıkalı olan kadınlar ile sperm sayısı çok düşük ya da menide hiç spermi olmayan erkeklerdir.

Bunun yanında belirli tedavi basamaklarını geçirmiş olmalarına rağmen, gebelik elde edilemeyen çiftler ya da yaş faktörü nedeniyle vakit kaybettirilmek istenmeyen hastalar da tüp bebek tedavilerine yönlendirilirler.

• Tüp bebek tedavileri ilk olarak geliştirildiğinde, bu tedaviyle, ciddi erkek kısırlığı hastaları dışındaki hastalar tedavi edilmekteydi. Tüp bebek tedavisinde, özellikle sperm sayısı ve hareketleri belli değerlerin üstünde olmalıdır. Kadından alınan yumurtalara belirli sayıda sperm bırakılarak yumurtanın döllenmesi beklenir.

Ancak sperm sayısı çok düşük ve hareket kusuru ileri düzeyde olan kişilerde, klasik tüp bebek yöntemi ile döllenme oranı çok düşük oluyor ya da döllenme olmuyor. Ancak 1992 yılında mikroenjeksiyon yönteminin geliştirilmesi ile ciddi erkek kısırlığı vakalarında da gebelik edilmesi mümkün olmaya başladı.

Bu teknikte her bir yumurtanın içine özel bir mikroenjeksiyon iğnesi ile tek bir sperm enjekte edilerek döllenme sağlanabiliyor.

• Bu hastalarda, cerrahi yollarla testislerden (erkeğe ait yumurtalıklardan) sperm elde edilebiliyor. Mikrodiseksiyon TESE yöntemi ile hastaların ortalama yüzde 55-60’ından sperm elde edilebiliyor. Hastadan çok az sayıda sperm elde edilse bile gebelik şansı mevcuttur.

• Tedaviye rağmen gebelik elde edilmediğinde, eğer herhangi bir anatomik bozukluk da bulunmadıysa, hastalarda birtakım alternatifler düşünülebilir.

Bu tekniklerin etkisi yüzde 100 kanıtlanmadıysa da, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı vakalarında alternatif olarak kullanılabiliyor.

Bu tekniklerin en önemlileri; PGT adı verilen Preimplantasyon Genetik Tanı Metodu (Gebelik Öncesi Genetik Tanı), Endometrial Kokültür denilen rahim içi doku kültürü tekniği ve transfer sonrası kanı sulandıran iğnelerin kullanılması teknikleridir.

TÜP BEBEK NEDİR, KİMLERE NASIL UYGULANIR?

“Genetik tanıyla sağlıklı bebekler doğuyor”

• Gebelik Öncesi Genetik Tanı (Preimplantasyon Genetik Tanı Metodu-PGT); kalıtsal bir hastalık taşıyan veya taşıma riski bulunan kişiler için gereklidir.

Bunların yanı sıra, akraba evliliği yapıp sakat doğum yapan çiftlere, zararlı etken teratojen ile karşılaşanlara, tekrarlayan gebelik kayıpları ve düşükler yaşayanlara, tekrarlayan tüp bebek başarısızlığı vakalarında, ileri anne yaşı (37’den büyük olan) veya ileri yaşta gebe kalmak isteyenlere ve bazı infertilite (erkek ve kadın kısırlığında) vakalarına da genetik tanı gerekir.

• Genetik Tanı sayesinde, gebe kalmadan genetik tanı yapılması ve sağlıklı bebek elde etmek artık mümkün. Son yıllarda genetik bilimindeki gelişmeler; henüz gebelik oluşmadan, tüp bebek yöntemleriyle laboratuvar ortamında geliştirilen embriyolar üzerinde genetik inceleme yapılmasına ve seçilmiş olan sağlıklı embriyoların anne adayının rahmine yerleştirilmesine imkan tanımaktadır.

• Günümüzde riskli gebeliklerde PGT işlemi, kişi daha gebe kalmadan yapılıyor ve ileride oluşabilecek ciddi psikolojik, sosyal ve tıbbi sorunların önüne geçilebiliyor. Genetik Tanı Yöntemi, tüp bebek tedavisi uygulanan çiftlerde yapılır. Tedavi sonucu yumurtalar büyütülür ve toplanır.

Spermler ile döllenen her yumurta laboratuvarda 3 gün bekletilir. Bunlardan alınan hücreler, ileri moleküler ve sitogenetik laboratuvarında incelenir. Hızlı sonuç veren analizler (FISH) yapılır. Ertesi gün anne adayına sadece sağlıklı sonuç çıkmış embriyolar nakledilir.

Böylece anne adayı daha gebeliğin başında genetik olarak sağlıklı embriyoları almış olur.

• Gebelik Öncesi Genetik Tanı; gebelik şansını artırmakta, düşük şansını azaltmaktadır. Ailelerin sağlıklı çocuk sahibi olmaları sağlanmaktadır. Aile, gebelik sonlandırılmasına bağlı tıbbi ve psikolojik travmalardan korunmaktadır.

Gebelikte yapılması gerekecek olan kordosentez, amniyosentez gibi müdahalelere gerek kalmamakta ve gebenin stresi ortadan kalkmaktadır.

Talasemi gibi hastalıklarda doku tiplemesi ile doğacak olan bebek ailenin hasta çocukları için tedavi imkanı sağlamaktadır.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/hamilelik/tup-bebek/haber/659283-kisirlik-nedir-kisirlik-nasil-tedavi-edilir

Kısırlık tedavisi nasıl yapılır?

Kısırlık Tedavisi

Kısırlığın tedavisi nedene yönelik olmalıdır.

Bekleme tedavisi (erkek ve kadın normal ise)

Muayenesi normal, ultrasonografide (USG) rahim, her iki yumurtalık normal, rahim tüp filminde rahim içerisi normal, her iki tüp açık, sperm analizi normal, düzenli adet gören, genç hastalarda bekleme tedavisi uygulanabilir. Bekleme tedavisi rahim tüp filminin çekiminden hemen sonra 4-6 ay içerisinde düzenli cinsel ilişki yapılmasıdır.

Çalışmalar göstermiştir ki rahim tüp filmi çekildikten sonra gebelik oranları biraz daha yüksektir. Bunun açıklaması ise bazen tüpleri tıkamış olan sümüksü yapıların rahim tüp filmindeki radyoopak maddenin verilmesi ile açılmış olmasıdır. Rahim tüp filmi bu noktada hem tanı, hem tedavi tetkikidir.

Düzenli cinsel ilişki nasıl olur öğrenmek için tıklayınız.

Rahim tüp filminin çekilmesinden hemen sonra 4-6 ay düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmuyor ise bekleme tedavisi terk edilir ve bir ileri aşama olan aşılama tedavisine geçilir.

Endometriozis hastalığı olanlarda laparoskopik olarak endometriozis odaklarını temizlenmesi ve/veya endometriomanın çıkarılması sonrası bekleme tedavisi yapılabilir. Hastanın yaşı uygun ise 1 yıl süre verilebilir.

Kadında yumurtlama problemi var ise:

Polikistik yumurtalık hastalığı kadınlardaki yumurtlama bozukluklarının en sık nedenidir. Kadında süt hormonunun yüksek olması da yumurtlama problemlerine neden olabilir. Bu nedenle süt hormonu yüksek ise öncelikle süt hormonu normal düzeye getirilmelidir. Tiroid bezi bozuklukları (TSH bakılır) da var ise öncelikle bu durumlar düzeltilmelidir.

Yumurtlama bozukluğunun nedeni beyindeki ceviz büyüklüğündeki hipofiz hormonunun çalışmaması olabilir. Bu durumda genellikle kadın hiç adet görmemiştir. Ülkemizde kızlarımız yaklaşık 12-14 yaşları arasında adet görmeye başlamaktadırlar. Bu hastalarda meme gelişimi de tam değildir.

Yumurtlama problemlerinde eşlik eden nedenler düzeltildikten sonra tedavi genellikle yumurtlatma tedavisidir. Yumurtlatma tedavisi hap ila veya iğneli tedavisi ile yapılır.

Hap (Klomifen sitrat) (Piyasada Klomen, Gonafen, Serofen, Klomid olarak satılır) veya letrozole (Femera) ile yumurtalar uyarılacak ise âdetin başlangıcı ile hastaya ultrasonografi (USG) yapılır.

USG’de her iki yumurtalıkta 10 mm’den büyük follikül yok ise uyarıma başlanabilir. Hastanın kilosuna göre değişse de 1×1, 2×1 veya 3×1 olarak hap kullanılır.  Âdetin 3. günü ilaca başlanır ve 5 gün kullanılır. Âdetin 10. günü USG yapılır.

USG’de 18 mm’den büyük follikül var ise çatlatma iğnesi yapılır.

İğne (Gonal-F, Puregon, Merional, Menapur, Menogon, Fostimon olarak satılır) ile yumurtalar uyarılacak ise yine âdetin başlangıcı ile hastaya ultrasonografi (USG) yapılır. USG’de her iki yumurtalıkta 10 mm’den büyük follikül yok ise uyarıma başlanabilir.

Hastanın kilosu ve daha önceki yumurtlama cevabına göre farklı dozlarda iğne başlanır. İğnenin uygulama şekli doktorunuz size verdiği iğnenin tipine göre değişmekle birlikte kalçadan kas içerisine veya cilt altı dokusu içerisine yapılabilir. Yumurtlama cevabı USG kontrolleri ile takip edilir.

17 mm ve üstünde follikül var ise çatlatma iğnesi yapılır.

Erkek spermi normal ise normal cinsel ilişki çatlatma iğnesinin yapıldığı gün itibari ile başlanır ve 1, 2 ve 3. günde olacak şekilde cinsel ilişki yapılmalıdır.

Yumurtlamanın olup olmadığını anlamak için 1 hafta sonra kanda progesteron hormonu bakılır.

Yumurtlama tedavisine aşılama tedavisinin eklenmesi gebelik oranlarının daha yüksek olmasını sağladığı için biz genellikle aşılama tedavisi de yapmaktayız. Aşılama tedavisi olacak ise çatlatma iğnesi yapıldıktan 36-40 saat sonra aşılama yapılır. İğne ile yapılan aşılamanın gebelik oranı hap ile yapılana göre daha fazladır.

Yumurtlama problemi beyindeki hipofizden kaynaklanıyor ise hap tedavisi kesinlikle verilmemelidir. Sadece Merional ve Menogon ile tedavi yapılmalıdır. Bu iki ilacın içerisinde FSH’in yanında LH hormonu da olduğu için etkindir.

Polikistik yumurtalık hastalıklarında yumurtlamayı sağlamak için metformin tedavisi veya yumurtalıkların laparoskopik olarak delinmesi işlemi de yapılabilir. Polikistik yumurtalık hastalığı hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.

Kadında yumurtlama iğneli tedaviye rağmen sağlanamaz ise tüp bebek tedavisi planlanmalıdır. Yapmış olduğumuz bir çalışmada polikistik yumurtalık hastası olanların tüp bebekte kontrol grubuna göre daha iyi gebelik sonuçlarını olduğunu tespit ettik. Bu çalışma akademik yayınlarım içerisinde bulunabilir.

Tüplerden kaynaklanan problemler

Rahim tüp filmi ile genellikle tüplerin açık olup olmadığı anlaşılır. Rahim tüp filminde tüpler tıkalı çıkıyor ise hastayı direkt tüp bebeğe almak gerekmez. Rahim tüp filmi ağrılı bir işlem olduğu ve hastanın bilinci açık olarak çekildiği için hasta ister istemez kendini kasabilmektedir.

Ağrı nedeni ile tüplerde kasılma olur ve özel boya tüplerden geçemez ve aslında tıkalı olamamalarına rağmen tıkalı gibi görünebilirler. Tüplerin tıkalı olup olmadığını anlamanın en kesin yolu tanısal laparoskopi yapmaktır. Laparoskopide hasta uyur iken alttan mavi bir boya verilir ve tüplerden geçiş olup olmadığı görülür. Tüplerden geçiş var ise sorun yoktur.

Hasta uygun olarak tedaviye yönlendirilir. Tüplerden geçiş yok ise tıkanmanın hangi seviyede olduğu anlaşılmaya çalışılır. Distal dediğimiz uçlarda tıkanma var ise laparoskopik olarak bu tıkanıklıklar açılabilir (Distal fimbrioplasti yapılabilir). Tıkanıklık proksimal dediğimiz rahime yakın yerlerde ise bunun tedavisi zordur.

Bu tıkalı kısım kesilip kalan tüp tekrar birbirine dikilebilir fakat dikilen tüpün tekrar tıkanma olasılığı yüksektir. Bu nedenle bu hastaları direkt olarak tüp bebeğe yönlendirmek gereklidir.

Bazı durumlarda geçirilmiş enfeksiyonlara veya ileri evre endometriozis hastalığına bağlı olarak tüpler normal yapısını kaybeder ve fonksiyonlarını yitirirler. Tüplerin çevresinde yaygın yapışıklıklar görülebilir. Bu durumlar laparoskopide rahatlıkla görülür. Bu durumda tüpler işlev görmediği için hastanın tüp bebek tedavisine yönlendirilmesi gereklidir.

Tüplerin içerisinde normalde sıvı yoktur. Tüplerin sıvı ile dolmasına hidrosalpinks denir ve bu sıvı spermler için, yumurta için ve döllenmiş yumurta için zararlıdır. Tüpün yapısını da bozduğu için dış gebelik şansı da yüksektir.

Tüp bebek tedavisinde dahi gebelik oranlarını azaltır. Bu nedenle hidrosalpinks tespit edilir ise mutlaka laparoskopik olarak çıkarılmalıdır.

Laparoskopik olarak tüpü çıkarmak mümkün değil ise (bazı durumlarda tüp çok yapışık olabilir ve teknik olarak çıkarılması çok güç olabilir) kornüal ligasyon dediğimiz işlem yapılabilir. Bu yöntemde tüplerin rahme girdiği yerden yakılması ve kesilmesi yapılır.

Yapmış olduğumuz bir çalışmada tüpü çıkarmak ile kornüal ligasyonun tüp bebek gebelik oranlarının benzer olduğunu tespit ettik. Bu çalışma akademik yayınlarım içerisinde bulunabilir.

Endometriozis denilen, kadınların %7’sini etkileyen hastalık varlığında yumurta ve tüplerin yapısı bozulabilir. Endometriozisin tanısı laparoskopik olarak konulur.

Laparoskopik olarak endometriozis odaklarının yakılması veya çıkarılması, yumurtalıklarda endometrioma var ise çıkarılması gebelik şansını hem bekleme tedavisinde hem de aşılama tedavisinde artırmaktadır.

Endometriozis ile ilgili detaylı bilgi için tıklayınız.

Rahimden kaynaklanan problemler

Doğuştan rahim sakatlıkları var ise yine nedene yönelik tedavi planlanır. Rahim içerisinde perde en sık gördüğümüz rahim sakatlığı olup kısırlığa ve tekrarlayan düşüklere neden olabilir. Bu perdenin histeroskopik olarak kesilmesi gereklidir.

Çift rahim şüphesi var ise öncelikle MRI görüntüleme ile veya daha iyisi tanısal laparoskopi ile rahim sakatlığının durumu net olarak görülmelidir. Çift rahimlerde ameliyatla tek rahime birleştirme yapılabilir fakat başarı oranı yüksek olmadığı için önerilmez. Gebelik genellikle rahimlerden birisinde gerçekleşir ve devam eder.

Bu hastaların düşük yapma şansı ve erken doğum yapma şansı artmıştır. Tek, fakat yarım rahim var ise bu durumda da düzeltme ameliyatı yapılması önerilmez. Hastanın uygun tedaviye yönlendirilmesi gereklidir.

Rahim içerisinde bebeğin yapışacağı yerde miyom, et parçası ve yapışıklıklar gibi problemler var ise yine histeroskopik olarak çıkarılmaları ve sonra uygun tedaviye yönlendirilmeleri gereklidir.

Rahim ağzında da miyom ve et parçası olabilir. Bunlarda histeroskopik olarak çıkarılmalıdır.

Miyom rahim içerisine baskı yapmıyor ise bu miyomun kısırlık nedeni veya düşüklere neden olduğu net olarak belli değildir.

Yapmış olduğumuz bir çalışmada rahime baskı yapmasa da miyomların bazı maddeler salgılayarak kısırlığa neden olabileceği yönünde bulgular tespit ettik. Bu çalışma akademik çalışmalarım arasında bulunabilir.

Bu nedenle rahime baskı yapmayan miyomların tedavisi planlanır iken doktorunuz ile detaylı olarak görüşmelisiniz.

İleri kadın yaşı

Kadın yaşı arttıkça gebelik oranları düşmekte, düşük yapma olasılığı artmaktadır. Bu nedenle ileri kadın yaşı varlığında (37 ve üzeri) tedaviye erken başlamakta fayda olabilir. Bu kadınlarda yumurtalıkların rezervi bazı testler ile belirlenebilir (Anti Mülleriyen Hormon (AMH), âdetin 3.

günü FSH, Estradiol, âdetin 3. günü her iki yumurtalıkta yumurta öncülerinin sayılması). Rezervi düşük olanlarda hemen tüp bebek tedavisi planlanmalıdır. İyi olanlarda 2 kez aşılama yapılabilir. Başarısız olunur ise tüp bebeğe geçilmelidir.

 İleri kadın yaşı ve kötü yumurtalık rezervi hakkında detaylı bilgi için tıklayınız.

Erkekte problem var ise

Erkekte problem var ise tedavi yine nedene yönelik olmalıdır. Sertleşme problemi, geriye doğru boşalma gibi durumlar var ise bunların tedavisi öncelikle yapılmalıdır.

 Erkekte menideki ileri hareketli toplam sperm sayısı 5 milyonun altında ise bu hastanın aşılamadan pek fayda görmeyeceği aşikârdır ve direkt olarak tüp bebek tedavisine yönlendirilmelidir.

İleri hareketli toplam sperm sayısı 5 milyonun sütünde ise aşılama tedavisi planlanır.

Menide sperm hiç yok ise (azospermi) veya ağır şekilde az ise (2 milyon/ml altı) hastayı direkt olarak tüp bebeğe yönlendirmek gereklidir.

Azospermi ile ilgili bilgi almak için tıkayınız.

Azospermi hastalarından sperm elde yöntemleri için tıklayınız.

Spermin şekil yapısının tedaviye etkisi çok tartışmalıdır. Bazı sperm tahlillerinde şekil yapısı normal olan hiç sperm bulunmayabilir. Bu hastalara direk olarak tüp bebek yapmak gerekir demek yanlıştır. Bu hastalar aşılamadan da fayda görebilir. Diğer bir değişle spermin şekil yapısının tedavi planımızda etkinliği çok azdır.

Varikosel olan erkeklerde varikoselin ameliyat veya embolizasyon ile tedavisi hiç bir şekilde fayda sağlamaz. Gereksizdir. Varikosel ile ilgili detaylı bilgi almak için tıklayınız.

Tüp bebek (Mikroenjeksiyon) tedavisi

Detaylı bilgi almak için tıklayınız.

Источник: https://ibrahimesinler.com/kisirlik/kisirlik-tedavisi-nasil-yapilir

Kısırlık Tedavisi

Kısırlık Tedavisi

Kısırlık nasıl geçer? Kısırlık tedavisi kısırlık nedenine, kısırlığın ne kadar süredir devam ettiğine ve çiftlerin yaşlarına bağlı olarak farklılık göstermektedir. Kısırlık tedavisi oldukça masraflı bir tedavi olduğu için çiftlerin hem fiziksel sağlıklarını hem psikolojilerini hem de maddi durumlarını etkilemektedir. Erkeklerde ve kadınlarda kısırlık için uygulanan tedaviler farklıdır.

Erkekler için kısırlık tedavisi

Erkeklerde kısırlık tedavisi genel cinsel sorunlara veya sağlıklı sperm eksikliğine yöneliktir. Bunları sıralarsak;

Yaşam tarzını değiştirmek: Yaşam tarzının ve davranışsal faktörlerin iyileştirilmesi, kullanılan ilaçların kesilmesi, zararlı maddelerin azaltılması, cinsel ilişkilerin sıklığının ve zamanlamasının iyileştirilmesi, düzenli egzersiz yapılması ve doğurganlığa zarar verebilecek diğer faktörlerin optimize edilmesi spermlerin yumurtalarla buluşma şansını artırır.

İlaçlar: Bazı ilaçlar erkeklerdeki sperm miktarını çoğaltabilir ve doğurganlık olasılığını artırabilir. Bu ilaçlar sperm üretimi ve kalitesi dahil olmak üzere pek çok fonksiyonun iyileştirilmesine yardımcı olurlar.

Kısırlık ameliyatı: Cerrahi müdahale ile sperm tıkanıklığı tersine çevrilebilir ve doğurganlık artırılabilir.

Sperm alma: Sperm alma tekniği yardımcı üreme tekniklerinin planlandığı ve sperm sayısının düşük olduğu durumlarda kullanılabilirler. (1)

Kadınlar için kısırlık tedavisi

Doğurganlık ilaçları ile yumurtlama uyarıcı: Yumurtlama ilaçları, yumurtlama bozuklukları nedeniyle kısırlık sorunu yaşayan kadınlar için uygulanan ana tedavidir. Bu ilaçlar ovülasyonu düzenler veya uyarır.

Rahim içi aşılama: Aşılama sırasında sağlıklı spermler doğrudan uterusa yerleştirilir. Kısırlık nedenlerine bağlı olarak, aşılama zamanlaması adet döngüsüyle veya doğurganlık ilaçlarıyla koordine edilebilir.

Kısırlık ameliyatı: Endometrial polipler, uterin septum veya intrauterin skar dokusu gibi rahim problemleri histeroskopik cerrahi ile tedavi edilebilir.

Yardımcı üreme teknolojisi: Yumurta ve spermin kullanıldığı herhangi bir doğurganlık tedavisidir. Yardımcı üreme teknolojisinde psikologlar, embriyologlar, laboratuvar teknisyenleri, hemşireler ve yardımcı sağlık personelleri birlikte çalışır. (2)

İn vitro fertilizasyon (İVF): Kısırlık tedavisinde en sık kullanılan tekniklerden biridir. Bir kadından birçok olgun yumurta alınır ve laboratuvar ortamında spermle döllenir. Döllenmeden 3 ila 5 gün sonra embriyolar rahim içine yerleştirilir.

İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu (ICSI): Bu yöntemde bir tane sağlıklı sperm doğrudan yumurtanın içine verilir. Bu işlemin seçilmesinin ana nedeni spermlerin yeterli sayıda olmaması ve kalitelerinin çok düşük olmasıdır. (3)

Kısırlık için hangi doktora gidilir? Kadınlar kısırlık için jinekoloğa erkekler ise üroloğa gitmelidirler.

Kısırlık Nedir?

Kısırlık hamile kalamam ya da gebeliğe tam anlamıyla devam edememek olarak tanımlanır. Kısırlık, altta yatan nedenlere bağlı olarak tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. 1997’de yapılan bir araştırmaya göre dünyadaki tüm heteroseksüel çiftlerin yaklaşık yüzde 5’inde kısırlık bulunmaktadır.

Bununla birlikte pek çok çift en az bir yıl boyunca kısırlık sorunu yaşayabilir. Kısırlık hem erkeklerde hem de kadınlarda görülebilir. Bazı kısırlık vakalarında hiçbir neden olmayabilir. Bununla birlikte kadınlardaki kısırlığın en yaygın nedeni ovulasyon problemleri ve menstrüel dönemlerin olmamasıdır.

Erkeklerdeki kısırlığın nedenleri ise çoğunlukla sperm eksikliklerinden ya da sperm kalitesinden kaynaklanmaktadır.

Her kadının adet dönemi öncesi ve sonrasında doğurganlık seviyeleri artar. Adet dönemlerindeki sorunlar doğurganlığı doğrudan etkilemektedir. (4)
Kısırlık nedir hakkında daha fazlası için

Kısırlık Belirtileri

Kısırlık nasıl anlaşılır? Kısırlık başlangıcı herkeste farklı şekilde ortaya çıkabilir. Kısırlığın en yaygın belirtileri şunlardır;

  • Düzensiz adet döngüleri
  • Regl sırasında aşırı kanama ya da kramp
  • Yüz bölgesinde anormal düzeyde kıllanma
  • Aknelerin çoğalması
  • Erkeklerde erken boşalma, erekte olmada sorun yaşama ve testislerde yumru hissi. (5)
    Kısırlık belirtileri daha fazla detay için

Kısırlık Nedenleri

Kısırlık neden olur? Kısırlık çok sayıda faktörden kaynaklanabilir, bunları sıralarsak;

  • Hormon dengesizliği
  • Polikistik Over Sendromu (PCOS)
  • Endometriozis
  • Anovulatuar döngüler (yumurtlamanın olmaması)
  • Fiziksel blokaj
  • Yetersiz hormon üretimi
  • Kısa luteal faz
  • Luteinize edici hormon eksikliği
  • Yüksek prolaktin düzeyleri.

Bazı kimyasallara maruz kalma ya da kötü beslenme de kısırlığa neden olabilir. (6)
Kısırlık nedenleri hakkında detaylı bilgi için bakınız

Kısırlığa Ne İyi Gelir?

Kısırlık bitkisel tedavisi: Kısırlık tedavisinde en çok kullanılan bitkiler karayılan otu, meyan kökü, çuha çiçeği yağı, hint yağı, süt devedikeni, tarçın ve beyaz şakayık çiçeğidir. (7)

Kısırlık evde tedavi yöntemleri

  • Trans yağlardan uzak durmak
  • Çok fazla karbonhidrat tüketmemek
  • Rafine şekerle üretilen yiyeceklerle daha az beslenmek
  • Bol lifli gıdalara yönelmek
  • Hareketsizlikten kaçınmak
  • Dinlenmek için zaman ayırmak
  • Daha az kahve içmek
  • Alkol ve sigaradan uzak durmak (8)

Источник: https://www.acil.net/kisirlik-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.