Kist Hidatik Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Akciğer Kist Hidatiği İçin Uygulanan Tedaviler Ve Aşamaları Nelerdir?

Kist Hidatik Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Akciğer kist hidatiği, hayvanlardan bulaşan, insanların ağız yoluyla alınan paraziter bir hastalıktır. Parazit yumurtası insan bağırsağında açılarak gelişimini tamamlar ve akciğere yerleşir. Diğer organlara oranla süngerimsi yapısından dolayı akciğerde daha hızlı belirti gösterir. Medikal ve cerrahi tedavi uygulanır.

Akciğer kist hidatik, ekinokoklar tarafından oluşan enfestasyondur. Sestod grubu olan parazit, Hipokrat’dan beri bilinmektedir fakat 1928 yılında kist hidatik olarak tanımlanmıştır.

Hastalık, hayvancılık mesleğiyle uğraşan, endemik bölgelerde sık rastlanan bir durumdur. Hastalığın insana bulaşması, kurt, köpek, çakal, dingo gibi hayvanların dışkılarıyla kirlenmiş besinlerin tüketilmesi ve direk temasla olur.

Hastalık yaş ve cinsiyet dağılımı ise genç yaştaki erkeklere olduğu görülmüştür.

Parazit Evrimi

Son konakçı olan etoburların bağırsak mukozasına yapışık bulunan erişkin parazitlerin milyonlarca yumurtası etrafa saçılmaktadır.

Her gün bir şerit halka dışkı ile atılmakta olup, her halkanın 400-1000 adet yumurta içerdiği kabul edilmektedir. Yumurtalar suda 7 gün, buzda 4 gün, toprakta 10 ay canlı kalır.

Etken sıcak su ile 60°C’de 10 dakikada, 70°C’de 5 dakikada, 100°C’de 1 dakikada öldürülebilir.

Ara konak olarak keçi, inek, sığır gibi hayvanların, hasta etobur hayvanların dışkısıyla kirlenmiş ot, su vb.

yollarla alınması sonucu yumurtalar, bağırsaklarda açılır ve otobur hayvanların iç organlarında kist hidatiğe neden olur.

 Daha sonra kist içeren organların etoburlar tarafından yenmesi ile parazit tekrar bu hayvanların bağırsağına ulaşarak erişkin hale gelir. İnsanlar da zaman zaman ara konak vazifesi görebilir.

Parazit yumurtası ile kontamine olmuş sebze ve meyveler ağız yolu ile alınırsa yumurtalar bağırsakta açılır ve parazitin yaşam siklusu aynı şekilde devam eder. Aynı zamanda yöreler veya ülkeler arası kontrolsüz hayvan hareketlerinin de enfestasyonu yaymada önemli rolü vardır. Enfestasyonun önüne geçilmemesi kısır döngüye neden olur ve bir çok kişi hastalanır. 

Solunum yoluyla alınan yumurtaların doku içi enzimlerle eritildiği için bu yolla bulaşması imkansızdır. Akciğere bulaşan etken solunum yoluyla bulaştığı düşünülmemelidir. Hastalık her şekilde ağız yoluyla bulaşır ve etken akciğere yerleşirse Akciğer Kist Hidatiği denilir.

Kist Hidatiğin Akciğere Özel Belirtileri

Akciğer kist hidatik belirtileri diğer organlara yerleşimine göre farklılık göstermektedir. Parazitin vücuda girdikten sonra yavaş gelişim göstermekte, bu da yılda 1-3 cm çapına ulaşmaktadır. Fakat akciğerin süngerimsi yapısından dolayı diğer organlara oranla daha büyük boyutlara ulaşmakta ve belirtileri daha erken ortaya çıkmaktadır. Belirtileri sıralanacak olursa;

  • Öksürük ve balgam
  • Göğüs ağrısı
  • Halsizlik
  • Ateş
  • Çocuklarda gelişim geriliği

Eğer kist hava yollarına veya kalbe yakın yerleştiyse diğer yerleşim yerlerine göre daha erken belirti göstermektedir. Bazı hastalarda kist hava yollarına açılarak öksürük yoluyla ağızdan kusar gibi berrak, yumurta akı kıvamında kistin doğurgan tabakası akciğerlerden atılabilir.

Tanısı, akciğer radyolojik görüntülenmesinde siyah zemin üzerinde beyaz leke görünmesi, hasta öyküsünde öksürükle ağızdan gelen suyun tarifi, toraks CT, kan testleri ile koyulur.

Akciğer Kist Hidatiği Tedavi Yöntemleri

Hastalığın tedavisi, ilaçlarla ve cerrahi yöntemle yapılabilmektedir.

Temel tedavisi parankim koruyucu ameliyatı şeklindedir. Kistin çıkarılması+kapitonaj ameliyatı en çok uygulanan yöntemdir. Bunun yanı sıra, enuklasyon+kapitonaj ve rezeksiyon ameliyatı da uygulanmaktadır.

Tek akciğere yerleşmiş kist, akciğer yan duvarı açılarak oradan alınması ile yapılır. İki akciğere yerleşen kist iki seansta alınabileceği gibi kalbe yakın ise açık kalp ameliyatına benzer kesi yapılarak alınabilir. Ameliyatta akciğer dokusuna hiç dokunulmadan sadece kistin zarıyla beraber kist çıkarılmaktadır. Kist çıkarıldıktan sonra başka hiç bir dokuya temas etmemesine özen gösterilir.

Akciğer kist hidatik tedavisi ikinci olarak ilaçlarla tedavidir.

Bu tedavi seçeneği için gerekli koşullar; 2 cm’den küçük kist, sayılamayacak kadar çok kist olması, cerrahi sonrası inokulasyondan şüphelenilen hastalar, ameliyatı kabul etmeyen hastalardır.

Kullanılan ilaçlar; Mebendazol veya  Albendazol’dur. İlaç 3 hafta kullanılır, 1 hafta ara verilir. Tedavi, kist tanı yöntemlerinde görülmeyene kadar devam edilir.

Tedavi bitiminden sonra kesinlikle akciğer röntgeninde hastalıktaki gibi siyah zeminde beyaz izle karşılaşılmaz. Kontrollerde tekrar izle karşılaşılması durumunda hasta tekrar tedaviye alınır. Akciğer kist hidatik ameliyatı olanlar 3-4 gün içinde sağlıklarına tekrar kavuşurlar ve ameliyatı olanlar %5’inden azı bu hastalığa tekrar yakalanmışlar, tedavisi yine ameliyattır.

Kaynaklar

(1 oy, ortalama: 5,00 puan
Loading…

Источник: https://akciger.info/akciger-kist-hidatik.html

Hidatik Kist Tedavi Yöntemleri ve Bitkisel Tedavisi

Kist Hidatik Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hidatik kisti bulunduğu bölgeye, büyüklüğüne ve sayısına göre, ilaç tedavisi, perkütan yöntemiyle kistin içinin boşaltılması ya da ameliyat yapılarak kistin bulunduğu bölgeden çıkartılır.

Kist Hidatik Tedavisi

Hidatik kist tedavisi kimyasal ilaç yöntemi kullanılarak hastalığın tedavi edilerek iyileşmesi çok azdır.

Daha çok kişilerin Echinococcus granulosus paraziti bulaşması sonucunda akciğerlerinde, karaciğerlerinde, dalak ya da böbreklerinde hidatik kisti oluşabilmektedir.

Halk arasında ise “köpek kisti” olarak isimlendirilip, tedavisi için cerrahi müdahale yöntemi ile göğüs cerrahları ya da genel cerrahlar tarafından ameliyat ile tedavi edilmelidir.

Parazitin insanlara bulaşması sonucunda daha çok karaciğere yerleşerek karaciğerde hidatik kist oluşumuna neden olur. Bütün hidatik kistlerin tedavi yöntemleri şunlardır:

  • Medikal yöntem;
  • Ameliyat;
  • Perkütan Tedavisi.

Hidatik Kist Medikal Tedavi

Medikal tedavi daha çok 2 santimden daha küçük olan kistlere uygulanmakta ve sayısı çok fazla olan kistlere uygulanmaktadır. Medikal tedavi de, daha çok benzimidazol türevi ilaçlar kullanılmaktadır.

Kullanılan ilaçlar üç hafta kullanacakları ilaçlar Albendazol 10 mg ve Mebendazol 50 mg olmaktadır. Bu ilaçlar kişilere üç hafta boyunca verilmekte ve hastanın üç hafta sonrasında 7 gün boyunca ara vermesi gerekmektedir.

İlaç 3 ay ile 6 ay boyunca kullanılması gerekmektedir. Kullanılmakta olan ilaçların herhangi bir yan etkisi oluşmaması durumunda, kist tedavisinde olumlu yanıt vermesi sonucunda ilaca doktor tarafından devam edilio edilmeyeceğine karar verilecektir.

 Albendazol ilaçların bir takım yan etkileri hastalığın tedavisinde uygulanırken oluşması mümkündür. Bu yan etkiler sıklıkla şunlardır:

  • Mide bulantısı;
  • Baş ağrısı;
  • Alopesi;
  • Sık sık kaşıntı;
  • Sarılık;
  • Lökopeni;
  • Kusma;
  • Transaminazların yükselmesi.

Bu yan etkilerin oluşması durumunda doktora danışılmalı ve doktor tarafından ilaç dozunun tekrardan ayarlanması gerekebilir.

Hastalığın ilaç tedavisi uygulanması süresi boyunca yan etkilerin kan enzimlerinde görülüp görülmemesi için belirli aralıklarla kan tahlillerine bakılması gerekmektedir.

Özellikle bu kan tahlillerinde hemogram seviyelerine ve biyokimyasal testlere bakılması gerekmektedir. 

Hidatik Kist Perkütan Tedavisi

Perkütan iğne ile kistin içerisinde oluşan sıvının boşaltılmasıdır. Daha çok hamilelik döneminde, abse olmasında, cerrahi müdahaleler sonucunda oluşan kist tedavisinde ve kist oluşan hastaların genel anesteziyi kaldıramayacak durumda olması sonucunda bu tedavi yöntemi uygulanmaktadır.

İşlem yapılmadan önce hastanın akciğer grafisi çekilmeli, ultrason ile değerlendirilmeli, hastadan kan alarak labaratuvar testleri yapılarak kanında ki trombosit sayısı, hematolojik açıdan değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca perkütan tedavisinden önce hastanın bir süre albendazol ve gerekli antibiyotikleri de kullanması gerekmektedir.

Sıvının boşaltılması kişiye lokal anestezi uygulanarak yapılmaktadır. İşlem yapılmadan önce hastanın 8 saat boyunca aç kalması gerekmektedir. Perkütan tedavisi Girişimsel radyoloji uzmanları tarafından hastaya yapılacak bir tedavi yöntemi olmaktadır.

Tedavi yapılırken ultrason ya da bilgisayarlı tomografi gibi cihazlar kullanılması sonucunda yapılacaktır. Kistin bulunduğu bölgeye göre, dalak, karaciğer, böbrek ya da akciğerlerin hangi bölgesinde olduğuna görüntüleme cihazları yardımıyla bakılacaktır.

Kistin yeri tespit edildikten sonra ciltten bir iğne ya da kateter denilen bir hortum yerleştirilir. Bu işlem sonucunda hastanın kistinin içerisinde ki sıvı çekilerek alınacaktır. 

Kistin içerisine girildikten sonra sıvının çekilmesinin ardından, kistin içerisine özel bir ilaçlı boya enjekte edilecektir. Kistin durumu görüntüleme cihazı ile bakılacak ve ardından canlı bakterilerin ölmesi için özel bir sıvı verilerek kistin içi temizlenecektir.

Hastaya uygulanan bu işlem sonucunda birkaç gün drenaj ile izlenmesi yapılacaktır. Hastanın perkütan tedavisinden önce ve sonrasında albendazol ilaç kullanması ve nüsk etmemesi sağlanmaktadır. İşlem sonrasında hastanın ilk 6 ay içerisinde 3 defa muayenesi yapılmalıdır.

Ameliyat Öncesi

Kişinin açık cerrahi ya da kapalı cerrahi yöntemi kullanılarak yapılacak olan kist tedavisinde ameliyat öncesinde bazı hazırlıkları olmalıdır. Ameliyat öncesinde kişinin bir gece öncesinde artık herhangi bir şey yememesi ve içmemesi gerekmektedir.

Mümkünse sigarayı 1 hafta öncesinde bırakması gerekmektedir. Hastanın hastanede kalacağı süre boyunca yanında bir refakatçisinin olması, rahat edeceği kıyafetler giyinmesi gerekmektedir. Kişinin ameliyathaneye giderken üzerinde herhangi bir takı ya da eşyasının olmaması gerekiyor.

Ayrıca takma dişleri varsa bunu da çıkarması gerekmektedir.

Ameliyat Aşamaları

Hidatik kist tedavisinde daha çok laparoskopik yöntem kullanılarak tedavisi gerçekleşmektedir. Genel anestezi altında yapılır. Kişinin iyileşmesinin hızlanması, Açık ameliyatlarda yara yerinde gerçekleşecek olan fıtık riskinin olmaması ve hastanın hastanede kalış süresinin de az olması nedeniyle laparoskopi ameliyatı tercih edilmektedir.

Kistin yeri tespit edildikten sonra hastanın karaciğer bölgesinden ya da dalak bölgesi üzerinden 3 tane küçük kesik işlemi yapılacaktır. Bu kesiklerin 1 tanesi 1.5 cm büyüklüğünde diğer ikisi ise 1 cm büyüklüğünde olacaktır. Karnın içerisinde diğer iç organlara zarar vermemesi için karın karbondioksit gazı ile şişirilir.

Bu sayede tıbbi cihazlar daha kolay bir şekilde karnın içine girecek, diğer iç organlara zarar vermeyecektir. Tıbbi cihazlardan bir tanesi, kamera olmaktadır. Kamera karaciğere ya da dalağa ulaşır ve monitöre görüntü aktarır. Bunun sonucunda diğer kesiklerden girilerek ameliyat işlemine başlanır.

Ameliyat kistin büyüklüğüne, sayısına göre bir buçuk saat ile üç saat sürmesi beklenmektedir. Genel cerrah uzmanı tarafından kist dokusu tamamen çıkartılır. Burada kistin patlayıp, içerisinde ki sıvının karın içerisinde ki iç organlara bulaşması sonucunda hasar vermemesi çok önemlidir.

Kist bulunduğu bölgeden çıkarıldıktan sonra, çıkartılırken patlamaması için, özel bir endoskopik torbanın içerisine konulacaktır. Küçük kesiklerin birinden dışarıya çıkarılır. Ameliyat için açılan kesikler dikilir. Hasta uyandırılır.

Ameliyat Sonrası

Kişinin ameliyatı sonrasında, hastanede kalış süresi bir ya da üç gün boyunca yatılması gerekmektedir. Hastane süresi içerisinde hem doktor hem de hemşire tarafından takip edileceksiniz.

Hemşirenin saat başı tansiyon, ateş ya da diğer testlere bakılacaktır. 8 saat sonra hasta ayağa kaldırılır ve yürütülür. 12 saat sonra sonda çıkartılır. Hastaya ilk gün kan sulandırıcı ilaç, ağrı kesici ve antibiyotik verilecektir.

Hastanın sıvı gıdalar tüketmeye başlayabilir. İlk üç gün çok katı yiyecekler tüketmemelidir.

Ameliyat sonrası ilk 1 hafta ağrının olması normaldir. Kişinin hastaneden taburcu olması durumunda doktorunun vermiş olduğu ilaçları almalıdır. Drenaj takılması durumunda hastaneden taburcu edilmeden çıkartılır. Taburcu olduktan 10 gün içerisinde kontroller yapılacak ve dikişler alınır. Hastanın ilk 1. ay, 3. ay ve 6. ay içerisinde kontrollerinin yapılması gerekmektedir.

Hidatik Kist Bitkisel Tedavisi

  • 50 gram kuru papatya;
  • 20 gram kuru nane;
  • 50 gram karahindiba kökü;
  • 500 gram su.

Kaynamakta olan suyun içerisine, kurutulmuş papatya, kuru nane ve karahindiba kökü konularak 10 dakika kısık ateşte kaynatılmalıdır.

30 dakika boyunca demlenmesi beklenir. Süzüldükten sonra sabah ve akşam yemeklerden yarım saat önce aç karnına içilmelidir. Bu kür sadece belirtileri hafifletmekte yardımcı olur. Tansiyon hastalarının ve hamilelerin kullanması sakıncalı olabilir.

Bu nedenle doktorunuza danışarak kullanmalısınız.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kistim.com/kist-hidatik-tedavisi.html

Karaciğerde Kist Hidatiği Belirtileri ve Tedavisi

Kist Hidatik Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kişileri köpek ısırması, tavuk yumurtaları, inek eti, koyun eti ya da bol temiz suyla yıkanmamış olan sebze ve meyvelerde bulunan bir parazitten geçen en sık komplikasyonları arasında postoperatif enfeksiyon olmaktadır.

Karaciğer Hidatik Kisti

Hidatik kistleri, köpek dışkısı, köpek kıllarının temas etmesi, meyve ve sebzelerin bol suyla yıkanmaması ve inek etinden bulaşmaktadır. Echinococcus granulosus adı verilen tenya larvasının sebep olduğu bilinmektedir. Dünya genelinde sıklıkla görülmektedir.

Bu hastalık kişiden kişiye bulaşmaz. Hidatik kistleri karaciğerde geliştiği zamanlarda karaciğer üzerinde büyüyen sulu kistler olmaktadır. Şerit şeklinde başlar, birden fazla kist halinde görülebilir. İlk başlarda çok küçük olacağı için ve bir belirti vermeyeceğinden tespit edilmezler.

Ülkemizde “köpek kisti” olarak da bilinmektedir.

Belirtileri

Karaciğer üzerinde bulunan hidatik kist belirtileri vücut üzerinde enfekte olma süresine göre değişmektedir. Kistler berrak bir sıvı ile doludur. Genellikle bölmelerden oluşmaktadır. Belirtileri uzun yıllar sonra da çıkabilir. Ancak bazı kişilerde hiçbir belirti olmadan da uzun yıllar boyunca karaciğer üzerinde durabilir.

Karaciğer üzerinde hidatik kisti oluştuğu zaman karaciğer fonksiyonlarına bir zarar vermez. Genellikle asemptomik olması nedeniyle herhangi bir belirti vermeme nedeni karaciğerin fonksiyonlarını etkilememesidir.

Fakat karaciğeri iterek büyümeye başladığı zamanlarda diğer yorganlara da zarar vermeye başlayacağı için bir takım belirtiler görülebilir.

  • Kilo kaybı;
  • Karnın sağ tarafında ağrı;
  • Karın bölgesinde şişkinlik;
  • Anemi;
  • Yorgunluk;
  • Öksürük;
  • Sarılık (büyüyen kist tarafından yapılan basınç sonucunda safra yollarında tıkanıklık meydana gelmesi neticesinde oluşur);
  • Kötü beslenme (kişilerde büyümekte olan parazit kişilerin beslenme sırasında aldıkları vitaminin çoğunluğuna ihtiyaç duyacaktır. Bu nedenle de kişilerde vitamin eksikliği meydana gelir.).

Hastalığın teşhisi için doktor tarafından bir takım testleri istemesi gerekmektedir. Bunlar kan, idrar ve dışkı testleri ilk olarak istenir. Daha sonradan kistin yeri, büyüklüğü ve durumu hakkında bilgi alabilmek için ultrason, bilgisayarlı tomografi ve MR testi istenecektir.

Tedavisi

Hidatik karaciğer kistinin tipleri bulunmaktadır. Günümüzde 5 değişik farklı hidatik teşhisi konulmaktadır. Bunlar tanı konulmak için çekilecek bilgisayarlı tomografi ve MR de belirlenir.

Buna uygun olarak tedavisi uygulanacaktır. Tip1 ve Tip 2 olan hidatik karaciğer kisti için şırınga yöntemi kullanılmaktadır. Tip 2 ve Tip 3 olması durumunda cerrahi yöntem kullanılır.

Tip 5 olan ölü kistler diye adlandırılır ve tedavi gerektirmez.

Büyümekte olan hidatik kisti tedavisi için cerrahi yöntem kullanılmalıdır. Genel cerrahlar tarafından kişi ameliyat edilir. Ameliyattan 8 hafta öncesinde hastaya albendazol ve mebendazol gibi ilaçlar verilerek hidatik sıvılarının temizlenmesi amacıyla kullanılmaktadır.

Tedavi için cerrahi yöntem biraz riskli olmaktadır. Açık ameliyat kullanılarak yapılır. Karaciğer hidatik kisti birden fazla olması durumunda her bir kist çok dikkatli çıkartılmalıdır. Ameliyatın riskleri arasında hidatik kistin çıkartılmadan önce şerit biçiminde olduğu için kopmasıdır.

İçerisinde ki sıvının vücuda dağılır. Bu durumun ortadan kaldırmak amacıyla verilen albendezol ilaç yüksek dozda olduğu için kişinin zarar görmesi engellenmektedir. Ameliyat olanlarda tekrardan gelişir. Ameliyat süresi 2 saat ile 3 saat arasında değişiklik göstermektedir.

Cerrahi tedavi sırasında kistin diğer karaciğer dokusuna zarar vermeden ve doku boşluklarının korunarak çıkarılması gerekmektedir.

Perkütanöz Termal Ablasyon: Son yıllarda kullanılmakta olan hidatik tedavisi için geliştirilmiş olan bu yöntem ile hidatik kistin içerisinde ki germinal tabakanın boşaltılması ile gerçekleşmekte olan tedavi yöntemidir.

Minimal İnvaziv: Her kist için kullanılmamaktadır. 1mm kalınlığında olan iğneler ile girilerek hastanın kistinin tedavi etmesi hedeflenmektedir. 20 ile 30 dakika içerisinde tamamlansa da kistin yeniden aspirasyon olma riski bulunmaktadır.

Hidatik Kist – Köpek Kisti Nedir? Hidatik Kist Belirtileri – Sağlık Ocağım .NET

Kist Hidatik Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hidatik kist hastalığı dünya genelinde geniş yayılım gösteren zoonozlardan biridir. Hidatik kist halk arasında köpek kisti olarak da bilinir. Bu hastalığa yassı solucan olan Echinococcus gronulosus’un metacestod evresindeki larvası neden olur. Cestoda sınıfına dahil bir tenya olan Echinococcusların dört türü vardır.

İnsanlarda en sık asalak parazite neden olan tür ise Echinococcus granulosustur. Hidatik kist hayvancılığın, özellikle koyun yetiştiriciliğinin çok olduğu Akdeniz, Doğu Avrupa, Afrika, Güney Amerika, Orta Doğu, Avusturalya, Yeni Zelanda ve Çin gibi ülkelerde sık görülür.

Hidatik kist nasıl bulaşır?

  • Kist hidatik, insanlara yaşam döngüsünde yer alan hayvanlar yoluyla bulaşır.
  • Parazit köpeklere, tilkilere ve çakallara hastalığın yerleşmiş olduğu koyun, sığır gibi hayvanların iç organlarını yemesi sonucu bulaşır.
  • Hastalık, hastalık bulaşmış köpeklerin dışkısı ile atılan yumurtaların, insanlar tarafından kirli eller, su ve yiyecek aracılığıyla bulaşır.
  • Hidatik kist hastalığına neden olan organizma insandan insana geçmez.

Hidatik kistin oluşumu ve yerleştiği organlar

Ana konakta yerleşim gösteren tenya yumurtaları dışkı yoluyla atılır ve bu dışkı ile bulaşan su ve gıdalar aracılığı ile hastalık diğer konakçılara geçer.

Ara konakçının bağırsağında yumurtalar safra asitleri ve sindirim enzimleri sayesinde açılır ve yumurtalardan çıkan larvalar (kurtçuklar) bağırsak mukozasında tutunur. Bağırsak mukozasında mezenterik dolaşıma katılan kurtçuklar portal ven sistemi yoluyla karaciğere ulaşır.

Larvalar (kurtçuklar) 25-30μ çapındadır. Çoğu 30μ çapındaki karaciğer sinusoidlerini geçemez, bundan dolayı hidatik kist sıklıkla karaciğerde meydana gelir. KaraciğerSinusoidlerini (iç duvarını endotelyal hücrelerin döşediği boşluklar) geçen kurtçuklar hepatik ven, vena civa inferior, sağ kalp, pulmoner arterler yoluyla da akciğerlere ulaşır.

Akciğerde kapillerin çapı 8μ’a kadar düşer. Akciğerlere yerleşen kurtçuklar akciğer kılcal damarlarına takılıp burda gelişimlerini tamamlarlar. Kist hidatik karaciğerden sonra akciğerlerde ikinci sıklıkta görülür. Hidatik kistin tuttuğu diğer vücut fonksiyonları ise dalak, karın zarı, böbrekler, kemikler, göz yuvası, beyin, kalp ve yumurtalıklar dır.

Kistin içinde kaya suyu olarak tanımlanan berrak, steril ancak antijenik yapıda bir sıvı bulunmaktadır.

İnsanda oluşan hidatik kistler çoğunlukla tektir ve bu kistler primer (birincil) kist olarak tanımlanır.

Birincil (primer) kist duvarının yırtılması sonucu kız veziküllerinin ve skolekslerin, komşuluk yoluyla ya da kan yoluyla çevre dokulara ve uzak organlara yayılması sonucu ikincil (sekonder) kistler gelişir.

Hidatik kist hastalığı belirtileri ve komplikasyonları

Kistin oluşum döneminde genellikle belirti görülmez ve çoğunlukla 5 cm çapa ulaşıncaya kadar belirti göstermediği gibi, rutin muayenelerde, cerrahi bir girişim sırasında ya da otopside ortaya çıkar. Belirtiler komşu organlara bası olduğunda ya da kist nedeni ile başka bir problem oluştuğunda meydana çıkar.

Çocukluk dönemi hidatik kistleri immün cevabın tam gelişmemesi, akciğer parankimin elastikiyetinin ve solunum kapasitesinin erişkinlere göre daha fazla olmasından dolayı herhangi bir bulgu vermeden maksimum boyutlarda (≥10cm) civarı olabilirler ve daha sonra belirti verebilirler. Bu tip hidatik kistler sıklıkla bronşiyal ve/veya plevral irritasyona neden olarak öksürük, göğüs ağrısı ya da kistin parankime yaptığı bası sonucu nefes darlığı gibi şikayetlere sebep olabilirler.

Patlayan hidatik kistlerde hastada ortaya çıkacak şikayetler yırtılmanın yönüne göre değişiklik gösterebilir. Eğer kist bronşiyal sisteme yırtılırsa kistik sıvı ve balgam,  kanlı balgam, irinli balgam ve yüksek ateş gibi kist hidatiğe işaret eden bulgular görülebilir.

Büyük kistlerde bronşiyal yırtılma oksijen yetersizliğine bağlı boğulma ile sonuçlanabilir. Eğer kist plevral boşluğa yırtılırsa pnömotoraks, ampiyem, pyopnömotoraks gibi daha ciddi kopmlikasyonlar ortaya çıkabilir.

Diğer organ tutulumlarında da bu bölgelere ait belirtiler görülür. Örneğin kafa içi tutulumlarda baş ağrısı, kusma, şuur kayıpları görülebilir. Kalp tutulumlarında kalp ritim bozuklukları, enfarktüs (kalp krizi) bulguları, kalp duvarında yırtılma gibi komplikasyonlar meydana gelebilir. Kemik tutulumlarında kırıklar oluşabilir.

Hidatik kist patladığında alerjik reaksiyonlar görülebilir ve anafilaktik şok gelişirse hastalık ölümle sonuçlanabilir.

Hidatik kist hastalığı teşhis yöntemleri

Hidatik kistler bazı görüntüleme yöntemlerinde görülmesi sonucu teşhis edilebilir. Görüntüleme yöntemlerinin yanı sıra, laboratuvar testleri de yapılır. Görüntüleme yöntemlerinde hastaların %60’ında soliter, %20 veya %50’sinde birden çok tek taraflı veya iki taraflı lezyon (doku bozukluğu) görülür.

Direkt akciğer grafileri kist hidatik teşhisinde oldukça yardımcıdır. Kist hidatik hastalığını teşhis etmek için kullanılan diğer görüntüleme yöntemleri arasında bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG), ultrasonografik görüntüleme yöntemi gibi yöntemler vardır.

Ayırıcı tanıda tüberküloz (verem), akciğer apsesi, bronşektazi, akciğer kanseri gibi hastalıkları ayırt etmek de önemlidir.

Hidatik kist hastalığı tedavi yöntemleri

Hitatik kistin cerrahi tedavisi nedir? Hidatik kist tedavisinde en sık ve temel tedavi yöntemi parankim koruyucu cerrahidir.

Çoğunlukla parazitik materyalin cerrahi olarak ortadan kaldırılması yeterlidir.

Cerrahi tedavi şekli nasıl yapılırsa yapılsın önemli olan, kist içeriğinin çevreye yayılmasını önlemektir, çünkü cerrahi tedavi sonrasında kist hidatiğin tekrarlama riski vardır.

Hidatik kistin ilaç tedavisi nedir? Hastalığın ilaçlar ile tedavisi tek başına bir işe yaramayabilir.

Hidatik kistin perkütan (iğne ile) tedavisi nedir? Kist hidatik tedavisinde son yollarda enjeksiyon (perkütan) tedavisi de uygulanabilmektedir. Enjeksiyon tedavisinde ultrason eşliğinde kistin içerisine girilmekte ve ince bir iğne ile kistin içine ilaç enjekte edilmektedir.

Bu enjekte edilen ilaç kisti öldürür ve bu kistlerin tekrarlama riski olmaz. Enjeksiyon tedavisi ile tip 1 ve tip 2 kistler tedavi edilir fakat tip 3 ve tip 4 kistlerde enjeksiyon tedavisi etkisiz kalabilmektedir. Perkütan tedavisi genellikle karaciğer hidatik kistlerinde veya böbrek, dalak ve karın içi organ kistlerinde ugulanır.

Perkütan (iğne ile tedavi) akciğer, beyin ve kemik kistlerinde uygulanmaz.

Hidatik kist hastalığından korunma ve önlemler

  • Kist hidadik hastalığından korunmak için, köpek ve kedilere mümkün olduğunca çiğ et, sakatat gibi hayvan ürünleri verilmemelidir.
  • Kişisel temizlik kurallarına dikkat edilmeli, içme ve kullanma suları temiz olmalı, çiğ yenen sebze ve meyveler bol su ile yıkandıktan sonra tüketilmelidir.
  • Kesilen ya da ölen hayvanların kist bulunduran organları köpeklerin ve diğer etcil hayvanların ulaşamayacağı kadar derine gömülerek yok edilmelidir. Özellikle kurban bayramlarında bu hususa çok dikkat edilmelidir.
  • Köpekler yılda dört kez iç parazitlere karşı ilaçlanmalıdır. Köpekleri gezdirilirken etrafa dışkılamaları halinde dışkılar alınarak poşete konulmalı ve ağzı bağlanıp çöpe atılmalıdır.
  • Parazit aşısının olup olmadığını bilmeden serbest dolaşan köpeklerin okşanması ve sevilmesi sırasında parazit yumurtaları ellere geçebilir ve bu şekilde kirlenen ellerin yıkanmadan ağza götürülmesi sonucu parazit yumurtaları insanlara geçebilir, bu nedenle özellikle çocukların köpekler ile temasından sonra çocuğun elleri sabun ve bol su ile yıkanmalıdır.
  • Özellikle kurban bayramlarında hayvanların hastalıklı ya da emin olunmayan sakatatları ortada bırakılmamalıdır.

Hidatik kistten korunma

Kistik hastalıklar ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/kist-hidatik-nedir-kist-hidatik/

Kist Hidatik Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kist Hidatik Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Kist hidatik ya da tıp dilindeki adıyla “Kistik Ekinokokkoz” hastalığı, önemli halk sağlığı sorunlarına neden olan, hayvandan insana geçen ve zamanında tedavi edilmezse ölüme sebep olabilecek ciddi bir hastalıktır. Kist hidatik insandan insana bulaşmaz. Kis hidatik, halk arasında köpek kisti adıyla da bilinir.

KİST HİDATİK NEDENİ VE BELİRTİLERİ

Kist hidatik, “Echinococcus granulosus” adı verilen bir parazitin neden olduğu bir hastalıktır. Parazitin esas kaynağı köpek, kurt, tilki gibi etçil hayvanlardır. Ancak, sıklıkla köpeklerde görülür. Parazit, hayvanın ince bağırsaklarında yaşar.

Köpek dışkısındaki yumurtalarla insana geçer. Çünkü bu yumurtalar çok dayanıklıdır. Toprakta ve soğukta bir yıl kadar canlı kalabilir. Dışkıyla atılan yumurtalar hayvanların ayakları, arazi eğimi, rüzgar ve yağmurla yayılır.

İnsanlar bu yumurtaları çiğ tüketilen ve iyi yıkanmamış meyve ve sebzelerden, kirli içme sularından alır.

İnsandan başka koyun, keçi, sığır ve manda gibi otla beslenen hayvanlar da yumurtaları alarak hastalanabilir.

Bu parazit yumurtaları, bağırsaklarda açılarak bağırsak duvarını geçer, kan ve lenf yoluyla sırasıyla karaciğer, akciğer ve diğer organlara yerleşip kist formunda yaşamlarını sürdürür.

Kist hidatik hastalığının başlarında kistin küçük olduğu dönemlerde, uzun yıllar boyunca belirti görülmez. Fakat kist büyüdükçe, bulunduğu bölgeye ve oluşturduğu basıya göre semptomlar ortaya çıkar.  Kistler en sık karaciğer ve akciğerlerde görülür. Nadiren dalak, karın zarı (periton), böbrek, kemik, göz yuvası, beyin, kalp ve yumurtalıklara da yerleşebilir.

Kist hidatikte karaciğer yerleşimi varsa karnın sağ üst kısmında ağrı, bulantı, kusma ve bazen kaşıntı, sarılık gibi belirtiler dikkat çeker. Akciğer tutulumunda solunum sıkıntısı, öksürük, ağızdan kan gelmesi ve göğüs ağrısı olabilir.  Diğer organ ve sistem tutulumlarında ise bu bölgelere ait tablolar ortaya çıkar.

Örneğin kafa içinde; baş ağrısı, kusma, şuur kayıpları; kalpte ritim bozuklukları, enfarktüs bulguları, hatta kalp duvarında yırtılma olabilir. Kemik tutulumlarında ise kırıklara yol açar. Kist patladığında alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabilir.

Hastalık yüzde 65 karaciğerde, yüzde 25 akciğerde, yüzde 10 oranında ise vücudun diğer organ ve dokularında görülür.

Kist Hidatik Nasıl Bulaşır?

Kist hidatik içeren hayvan etleri ve sakatatlar, köpekler tarafından yenince parazit hayvanın bağırsaklarında olgunlaşır.

Belirli aralıklarla yumurtlayarak ana konakçı köpekler tarafından dışkı yoluyla atılması sonucu da enfeksiyon zinciri bir kısır döngüye dönüşür.

En büyük risk grubunda parazit mücadelesi yapılmamış enfekte köpeklerle teması olan koyun, keçi, inek gibi hayvancılıkla uğraşan kişiler yer alır.

Özellikle kurban bayramlarında yapılan kesimler sonrası kistli sakatatları gömmek yerine köpeklere yedirmek ya da rastgele ortada bırakarak sokak köpeklerinin bu sakatatlarla beslenmeleri sonucu hastalık yayılır.

Çiğ et ve besinler tüketen; sokağa sık çıkan hayvanlarda kist hidatik taşıyıcılığı için risk faktörü yüksekken, kuru mama tüketen ve evde bakılan hayvanlarda risk daha düşüktür. Evde çocuk veya hamile birey varsa evcil hayvan için gereken kontrollerin 2 ayda bir yapılması önerilir.

Köpekler yılda dört kez iç parazitlere karşı ilaçlanmalıdır. Köpekler gezdirilirken dışkıları poşete konmalı, ağzı bağlandıktan sonra çöpe atılmalıdır.

Parazit mücadelesi yapılmadan serbest dolaşan köpeklerin okşanması sırasında parazit yumurtaları ellere, kirlenen ellerin yıkanmadan ağza götürülmesi ile de vücut sistemine geçebilir.

Bu nedenle, özellikle çocukların köpeklerle temasından sonra ellerini bol su ve sabunla yıkamaları sağlanmalıdır.

KİST HİDATİK TEŞHİS VE TEDAVİSİ

Doktor, şikayetlere göre teşhise gidebilir. Bunun yanı sıra klinik bulgu vermeyen vakalarda ultrason ve bilgisayarlı tomografi sırasında tesadüfen teşhisler de söz konusu olabilir. Hastalığın ilaçla tedavisi yoktur. Parazite etkili bir ilaç kullanılsa da beraberinde cerrahi gerekir.

Son yıllarda girişimsel radyolojinin gelişmesiyle vakaların büyük çoğunluğu, cerrahiye gerek duyulmadan “perkütan drenaj” denilen yöntemle tedavi edilmektedir. Cerrahi yöntem tercihinde kistin büyüklüğü, yeri, sayısı, komplikasyon oluşturup oluşturmadığı önemlidir.

Uygun vakalarda iğne ile aspirasyon, laparoskopi gibi teknikler yapılabilir.

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Genel Cerrahi

Источник: https://www.saglikk.com/kist-hidatik-nedir/

KİST HİDATİK NEDİR?

Kist Hidatik Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Echinococcus granulosus’un larva şeklinin insanlarda ve koyun, sığır gibi hayvanların karaciğer, akciğer gibi organlarında yerleşmesiyle meydana gelen tabloya kistik echinococcus (kistik ekinokokkoz) denir.

İlk kez 1600 yılının sonlarında köpeklerde tanımlanmıştır. Hipokrat bu hastalık için ‘’karaciğer su ile dolarak yırtılırsa, hastanın karnı su ile dolar ve hasta ölür’’ ifadesini kullanmıştır.

Ülkemizde de Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelere göre on kat daha fazla görülmekte ve özellikle Van yöresi ve Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde sık görülmektedir.

E.granulosus  erişkin halinde köpek, çakal ve kurt gibi etoburların ince bağırsağının ilk kısmında, larva halinde ise koyun, sığır gibi otçullar başta olmak üzere çeşitli memeliler ve insanların çeşitli organlarında parazit olarak yaşar.

Yumurtalar dış koşullara çok dayanıklı olup enfektif özelliklerini 4 aya kadar sürdürebilirler. Suda 1 hafta, buzda 4 ay, toprakta 10 ay canlı kalabilirler.

Bulaşma nasıl olur?

Köpek tüyleri ile ve köpeklerin okşanması ile  yumurtalar alınabilir.

Pişirilmeden yenen sebze, meyve ve diğer besinlerle ve ayrıca içme suları ile bulaşma görülebilir.

Yumurtaların solunum yoluna ulaşması ile de kist meydana gelebilir.

Anneden doğum sırasında da plasenta yolu bulaşabilir.

Bilgisiz hayvan yetiştirme, gelişi güzel hayvan kesimi ve kistli organların köpeklere yedirilmesi bulaşmada rol alan faktörlerdir.

Hastalığın belirtileri nelerdir?

Enfeksiyon çoğu zaman vakalarda her hangi bir belirti yokken görüntüleme teknikleri ile tesadüfen saptanır.

Belirtiler sıklıkla kitle etkisine bağlıdır.

En sık yerleştiği organlara da bağlı olarak belirtiler  sağ üst kadranda ağrı, karaciğerde büyüme, öksürük ve öksürük ve balgamla birlikte kan görülmesi olarak sayılabilir.

Eğer kist bronşlara ya da safra yoluna yayılırsa  tıkanıklara ya da bakteriyel enfeksiyonlara neden olabilir.

Kist hidatik tanısı nasıl konur?

Kist hidatik tanısı aşağıdaki tanı yöntemleri kullanılarak konur.

1-Direkt mikroskobik inceleme: Operasyonla elde edilen kist sıvısında çengeller, zarlar ve skoleksler görülebilir.

2-Biyokimyasal testler ( GGT,ALP,amilaz artışı-eozinofili)

3-Görüntüleme yöntemleri:

Ultrasonografi görüntüleme, insanlarda hem kistik ekinokok hem de alveoler ekinokozisin tanısı için tercih edilen tekniktir. Bu teknik genellikle bilgisayarlı tomografi (BT) ve / veya manyetik rezonans görüntüleme (MRG) taramaları ile tamamlanır veya doğrulanır.

Kistler tesadüfen radyografi ile keşfedilebilir.

4-Serolojik yöntemler:

1-İndirekt hemaglütinasyon (IHA) testi:

E.granulosus’a karşı oluşan antikorları saptayan bir testtir. 1:160 titrenin üzeri pozitif olarak değerlendirilmektedir. Kistin lokalizasyonuna göre antikor yanıtının değişikliği, A.C kistlerinde bu serolojik testin duyarlılığının azaldığı bildirilmektedir

2- İndirekt floresan antikor (IFA) testi:

E.granulosus’a karşı oluşan IgM ve IgG tipi antikorlarını saptar. Larvalar IgM veya IgG antikorları ile reaksiyona girer, yeşil floresan verir ve floresan mikroskopta görünür hale gelir. 1:100 titrenin
üzeri pozitif olarak değerlendirilmektedir. Sınır değerlerin diğer yöntemlerle doğrulanması gerekir.

3- Enzim-Linked İmmunosorbent Assay (ELISA) testi:

E.granulosus’a karşı oluşan IgG tipi antikorları saptar. ELISA plakalarındaki E.granulosus antijeni ile kaplı kuyucuklarda, antikor varlığında renk oluşumu gözlenir. Oluşan rengin şiddeti IgG antikor konsantrasyonu ile doğru orantılıdır.

Tedavi ve korunma yöntemleri nelerdir?

Hastalığın primer tedavisi cerrahidir. Operasyon sırasında kist sıvısının ve yavru veziküllerin etrafa sızmamasına dikkat etmek gerekir.

Benzimidazol türevi olan albendazol ve mebendazole gibi ilaçlar etkilidir.

Operasyondan sonra sekonder kist oluşumunu önlemek için mebendazol ve praziquantel denenebilir.

Kistik ekinokokoz parazitin bulaşmasını önleyerek kontrol edilir. Önleme önlemleri arasında köpeklere izin verilen alanların sınırlandırılması ve hayvanların kistler ile enfekte olmuş et tüketilmesinin önlenmesi yer almaktadır. Köpeklerle temastan sonra ellerinizi su ve sabunla yıkayın.

Kaynaklar:1-https://www.cdc.gov/parasites/echinococcosis/2-https://www.who.int/news-room/fact-sheets/detail/echinococcosis

Источник: https://doktorumnedio.com/temel-tip/kist-hidatik-nedir/

Karaciğerde Kist (Kist Hidatik) Belirtileri

Kist Hidatik Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Karaciğer Kisti Nedir? ‘İçi su dolu kese’ anlamına gelen kist hidatik, Echinococcus granulosus ve aynı gruptan diğer parazitlerin yol açtığı, genellikle karaciğer ve akciğere yerleşmekle birlikte birçok dokuda kist oluşturabilen ve hayvanlardan insanlara geçen bir hastalıktır. Bu parazitin yaşam döngüsünde erişkin ve yavru parazit olmak üzere 2 şekli mevcuttur. Erişkin parazitler köpek ve diğer etçil hayvanlar gibi son konakların incebağırsaklarında, yavru parazitler koyun, keçi, gibi otçul hayvanlar ve insanlar gibi ara konakların iç organlarında bulunur. Erişkin parazit baş, boyun ve 3 tane halkadan oluşur. Parazitin 400-800 tane yumurtasını taşıyan son halkası enfeksiyona neden olur. Sağlık Bakanlığının verilerine göre 1990-2007 yılları arasında bu hastalık sebebiyle 52 bin 124 kişi ameliyat edilmiştir.

Kist hidatik insanlara, enfekte köpeğin dışkısıyla bulaşır. Hastalık insana ya doğrudan köpekten geçer veya dolaylı olarak köpek dışkısıyla kirlenmiş olan toprak ve toprak bulaşmış iyi yıkanmamış taze meyve ve sebzelerle geçer.

Kist kendi haline bırakıldığı takdirde kistin içinde bakterilerin üremesi, sarılık, delinme ve yırtılma gibi sorunlar meydana gelebilir. Kistin kendi kendine patlaması ve delinmesi nadiren görülen bir durumdur.

Daha çok büyük kistlere gelen ani ve şiddetli darbeler yırtılmaya yol açabilir. Kistin yırtılması yaşamsal risk taşıyan alerjik reaksiyonlar uyandırabilir.

Ayrıca kist içeriği bütün karın boşluğu içerisine yayılarak yaygın hastalık halini alabilir.

Karaciğerde Kist Belirtileri

• Küçük kistler herhangi bir belirtiye yol açmadan yıllarca vücutta kalabilir. Kistler büyüdükçe hastada şikayetler ortaya çıkar. Karaciğer kistlerinde karnın sağ üst bölümünde ağrı, bulantı, kusma ve kaşıntı ve sarılık gibi belirtiler oluşur. Kist karaciğerde bir veya birden fazla olabilir.

• Karaciğerde yerleşip belirli bir büyüklüğe ulaştığı zaman karnın sağ üst bölgesinde ağrıya yol açabilir ve bazen, sebebi açıklanamayan döküntüler, ürtiker benzeri allerjik belirtiler oluşabilir. Ana safra yollarına bası yapıyorsa ya da buraya açılmışsa sarılık meydana gelebilir. Kist enfekte olursa halsizlik, ateş, üşüme, titreme ve sarılık enfeksiyon bulgularına yol açar.

• Akciğer kistlerinde ise, öksürük, nefes alma zorluğu, ağızdan kan gelmesi ve göğüs ağrısı görülebilir. Beyindeki kistler beyin iltihabına, kalpteki kistler kalp yetersizliğine, kemikteki kistler iskelet bozukluklarına, topallık ve kendiliğinden kemik kırılmalarına yol açar.

Vurma, çarpma, düşme ve operasyonlar sırasında, kistin patlaması neticesinde anaflaktik şok gelişebilir ve ölümcül sonuçlar doğabilir.

Anaflaktik şokun görülmediği durumlarda kist sıvısıyla beraber dağılan her bir parazit başçığından yeni bir kist meydana gelebilir ve bu durum klinik tablonun daha kötüye gitmesine yol açar.

• Kistler %75-80 karaciğerde, daha sonra akciğerlerde nadiren ise dalak, böbrek, kemik, göz, beyin ve diğer organlarda ortaya çıkar.

Hijyenik şartlara uyulmadan ağız yoluyla alınan larvaların bağırsaktan emilerek ilk uğradıkları yer karaciğer olduğu için genellikle buraya yerleşir.

Parazitin yerleştiği yerde giderek büyüyen içi basınçlı bir sıvı ile dolu kist meydana gelir. Kist hidatik göz ve beyinde yerleşirse çabuk, karaciğerde yerleşirse seneler sonra belirti verebilir.

Karaciğer Kisti Ameliyatı

• Ultrason, bilgisayarlı tomografi, manyetik rezonans görüntüleme yöntemleriyle karaciğerde kistin tespit edilmesi durumunda kan tahlilleriyla teşhis konulabilir.

• Hastalığın standart tedavisi cerrahidir. Açık ameliyat, laparoskopik ameliyat, iğneyle kistin boşaltılması gibi seçenekler vardır. Cerrahi uygulama, kistin büyüklüğü, karaciğerdeki yeri, sayısı, komplikasyon olup olmaması gibi faktörlere göre belirlenir.

Cerrahi uygulamayla  kistin boşaltılması, parazitin ortamdan uzaklaştırılması ve diğer organlara yayılmasının önlenmesi amaçlanır. İlaçlar kist duvarından geçemediği için tek başlarına etkileri yoktur, fakat ameliyat sırasında yayılımları önlemek için kullanılır.

Hastaların yaklaşık %20sinde ameliyattan sonraki 3 sene içinde nüksler ortaya çıkabilir.

• Kist tiplerinin hepsine cerrahi tedavi uygulanabilir. Ancak minimal invaziv radyolojiyi kullanarak ameliyata gerek kalmadan tedavi etme seçeneği de bulunmaktadır. PAİR yöntemi denen perkütan girişimile ultrason eşliğinde parazit öldürülür. Fakat safra yollarına açılım durumu varsa perkütan tedavi uygulanmaz cerrahi müdahele gerekir.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/karacigerde-kist-belirtileri

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.