Kızıl Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Kızıl hastalığı ile ilgili bilmeniz gerekenler..

Kızıl Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Kızıl; bütün vücut derisinde döküntüler yapan, glomerülonefrit ve romatizmal ateş gibi çok önemli komplikasyonlara yol açabilen akut ve bulaşıcı bir hastalıktır.

Kızıl hastalığının nedenleri nelerdir?

Hastalığa, salgılanan zehirle (toksin) deri ve mukozalarda döküntülere neden olan birçok streptokok türü yol açar. Buna karşın, yutak ve bademciklerdeki değişiklikler doğrudan bakterilerin etkisi sonucunda gelişir.

Hastalığa neden olan mikroorganizmalar olguların büyük bir bölümünde yutak mukozasına yüzeysel olarak yerleştiğinden (akut bademcik iltihabı), kızıl vücudun belirli bir bölgesinde ortaya çıkar. Bakterilerin yerleştiği bölgede salgıladığı zehirli madde, genel dolaşım yoluyla yayılarak deri ve mukozalarda döküntü gibi genel belirtilere neden olur.

Daha seyrek olarak streptokoklar, cerrahi yaralar (cerrahi kızıl), yanıklar (yanık kızılı) ya da doğuma bağlı yaralardan da (loğusalık kızılı) vücuda girebilir.

Kızıl hastalığı nasıl bulaşır?

Kızıla neden olan bakteriler insanlardan, (öncelikle de hastalardan), iyileşme dönemindeki hastalardan ve kronik taşıyıcılardan bulaşır. Taşıyıcılarda streptokok ağız burun boşluğuna, buruna ve deriye yerleşir. Ayrıca hastaların kanında da bulunabilir.

Bulaşma, özellikle kronik taşıyıcı hastalardan yayılan damlacıklar aracılığıyla doğrudan ya da dolaylı olarak gerçekleşir. Bu durumda mikroplarla kirlenmiş çamaşırlar, sofra gereçleri, oyuncaklar, halka açık yerlerdeki eşyalar hastalığın bulaşmasında etkili olabilir.

Süt ve süt ürünleri ile onları işleyen kişilerin streptokok taşıyıcısı olması ya da ineğin memesinde streptokokun yol açtığı enfeksiyonun bulunması da bulaşmada rol oynayabilir.

Kızıl hastalığı nasıl yayılır?

Kızıl büyük kentlerde yaygın bir biçimde, küçük yerleşmelerde sınırlı salgınlar halinde, köylerde ise tekil olgular biçiminde görülür. Hastalığın yayılma hızı, bulaşma koşullarının elverişli olmasına ve hastalığa açık kişilerin sayısına bağlıdır.

Hastalığa yakalananlar iyileştikten sonra bağışıklık kazanır. Hastalığa açık kişilerde oluşan yeni bir çekirdek ortaya çıkana değin, hastalığın rastlanma sıklığında azalma gözlenir.

Köylerde hastalığın tekil olgular biçiminde görülmesinin nedeni, ailelerin birbirinden uzak yaşamalarıdır. Buralarda hasta kişilerle yakın ilişki kentlere göre çok daha azdır. Kızıl, en çok 2-9 yaş grubunda görülür.

Bunun en önemli nedeni, daha küçük bebeklerde anneden gelen bir korunma özelliğinin, ikinci olarak da streptokokların neden olduğu gizli bir enfeksiyonun yarattığı aktif bir bağışıklığın bulunmasıdır.

Kızıl hastalığının belirtileri

Kızılın kuluçka evresi genellikle 3-7 gündür. Ama bu süre, loğusalık kızılı ya da cerrahi kızılda çok daha kısa olabilir. Hastalığın genel belirtileri kendini kötü hissetme, yorgunluk ve baş ağrısıdır. Hastalık, ani ve şiddetli bir biçimde başlar.

Titreme, hızla yükselen bir ateş (40°C-41°C), huzursuzluk, baş ağrısı, bulantı, kusma, solunum güçlüğü, karın derisinde ve yüzde kızarıklık, çene ve ağız çevresinde solukluk görülür. Boğaz ağrısı, yutma güçlüğü, yutak ve boğaz mukozasında şişlik ve kırmızılık ortaya çıkar. Dilin üzerini beyaz bir pas kaplar, ucu ve çevresi ise kırmızı bir görünüm alır.

Boynun yan bölümleri ve üst çenenin arkasındaki lenf bezleri şişer. Oldukça hızlı gelişen bu evre bir gün kadar sürer.

Ağız mukozasında kırmızı zemin üzerine, koyu kırmızı renkli küçük lekelerin belirmesiyle hastalığın gidişi yavaşlar. Ayrıca hastanın dili hastalığın etkisiyle özel bir görünüm alır. Bu durum çilek dili olarak adlandırılır. Döküntü 24 saat içinde yaygınlaşır. Bazı ön belirtilerden sonra, döküntülerin ortaya çıkması iki güne kadar gecikebilir.

Döküntü 3-4 gün sürer. Bu dönemde, belli aralıklarla bütün vücutta eşit dağılım gösteren pembe kızıl renkte döküntüler gözlenir. Elle muayenede kırmızılığın, toplu iğne başından küçük, çok sayıda pürtüklü kabartıdan oluştuğu görülür. Döküntüler tipik bir dağılımla önce göğüste, boynun altında ya da karında ortaya çıkar.

Sonra, yavaş yavaş el ve ayaklara kadar yayılır. Çene, ağız ve burun kanatlan çevresinin soluk bir renk alması dikkat çekicidir. 5-6. günden sonra, vücudun değişik yerlerinde soyulma başlar. Soyulma önce yüzde pullanma, vücutta birkaç milimetre çapında kabuklar, kol ve bacaklarda da geniş parçalar biçimindedir. Soyulma günler ya da haftalarca sürebilir.

Bu dönemde hastanın genel durumu iyidir.

Kızıl hastalığı, klinik olarak tipik olmayan biçimlerde de ortaya çıkabilir. Oldukça kısa süren ve çok az döküntü yapan hafif kızıl tablosu önemlidir. Streptokokların salgıladığı zehirli (toksik) maddelere karşı bağışıklığı olan kişilerde ortaya çıkan anjin, gerçek bir streptokok anjini değildir.

Ayrıca olağanüstü ağır gidişli ve bakterinin salgıladığı aşırı toksine bağlı tipik olmayan biçimler de bilinmektedir. Bakteriye karşı bağışıklık olmadığı durumlarda, streptokok farenjiti gelişebilir.

Az rastlanan öteki biçimlerde döküntüler mor renkli (mavi kızıl) ya da kesecikler biçiminde olabilir (miliyer –yaygın- kızıl).

Komplikasyonları nelerdir?

Kızılın yol açtığı komplikasyonlar, üç başlık altında toplanabilir.

  • Septik komplikasyonlar: Streptokokların yayılmasına bağlı olarak gelişir.
  • Toksik komplikasyonlar: Bakterinin salgıladığı toksin etkisine bağlıdır.
  • Geç komplikasyonlar: Aşırı duyarlılık gelişimine bağlı olarak ortaya çıkan geç komplikasyonlara alerjik komplikasyonlar da denir.

Günümüzde çok az rastlanan septik komplikasyonlar, streptokokların komşuluk ya da kan yoluyla yayılmasına bağlı olarak gelişir. Toksik komplikasyonlar esas olarak kalp ve böbreklerde ortaya çıkar.

İleri yaşta ortaya çıkan kalp kası iltihabı, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kalp atımlarında hızlanma ve bazen bir üfürüm ile seyreder. Erken böbrek komplikasyonlarının en sık görüleni z. terstisyel nefrittir. İdrarla kan gelir, idrar miktarı azalır.

Ardından kanda miktar artar, buna karşın kan basıncında yükselme ve şişme (ödem) görülür. Bazen idrar çıkışı bütünüyle durduğundan, yapay böbrek takılması gibi modern tekniklere başvurmak gerekebilir.

Bir zamanlar, yol açtığı komplikasyonlar nedeniyle oldukça ciddi bir hastalık olan kızıl, günümüzde etkin antibiyotik tedavisiyle kolayca iyileştirilebilmektedir. 20. yüzyılın başlarında %3 olan hastalıktan ölüm oranı, günümüzde en çok %0,05’tir.

Tedavisi nasıl olmaktadır?

Streptokok enfeksiyonlarına karşı uygun ve etkin bir antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. İlacın hastalık süresince düzenli biçimde verilmesi olanaklı değilse, 600.000-1.200.000 ünitelik tek doz olarak benzatil penisilin verilebilir.

Penisilinin uygulanma olanağı yoksa, günde kilo başına 25 mg olarak eritromisin verilebilir. Eritromisin, 10 gün süreyle uygulanmalıdır. Bakterileri yok etmeyip, yalnızca büyümelerini durduran sülfamitler kullanılmamalıdır.

Kızıl geçiren küçük yaştaki hastalara ateşli dönemde yatak istirahati, nitelik ve nicelik açısından hafif ve uygun besinler ile sıvı kaybını karşılayacak miktarda sıvı verilmesi gerekir. Hastada boğaz kuruluğu varsa, yattığı odanın havası nemlendirilmelidir.

Ağrılara karşı (baş ya da lenf bezleri ağrıları) asetil salisilik asit (aspirin) kullanılır.

Kızıl hastalığından korunmak nasıl mümkün olur?

Kızıl, bildirilmesi zorunlu olan hastalıklardan biridir. Eskiden hasta çevreden uzak tutulurdu. Bu süre 40 gün kadar olabilirdi. Ama günümüzde etkili antibiyotik tedavisi sonucunda karantina gerekli olmamaktadır.

Gene de streptokokların önemli ölçüde dirençli olmalarından dolayı, bulaşmaya yol açabilecek bütün eşyaların dikkatle dezenfekte edilmesi ve hasta iyileştikten sonra odasının da dikkatle temizlenmesi gerekir.

Ayrıca hastalığın yayılmasını önlemek için, hastanın ailesine ve çevresindeki yakalanma tehsi yüksek kişilere penisilin verilmelidir.

Oldukça yaygın görülen A grubu streptokok taşıyıcılarına karşı pratik açıdan alınacak önlemler de oldukça önemlidir. Sağlıklı streptokok taşıyıcılarının, kendileri ve başkaları için tehli olup olmadıkları tartışılan ve üzerinde fikir birliğine varılamayan bir konudur.

Bir görüşe göre, taşıyıcılardaki streptokoklar son derece tehli bir kaynaktır. Her koşulda ortadan kaldırılması ve kurutulması gerekir.

Bir başka görüş ise, özellikle okul çağındaki çocuklar arasında birçok taşıyıcı bulunmasına ve bunların sürekli olarak mikrop taşımalarına karşın, streptokok kökenli hastalıklara yakalanmadıklarını ileri sürmektedir.

Taşıyıcılarda genellikle yüksek miktarda koruyucu antikor bulunur ve streptokok kökenli bir hastalığa yakalansalar bile, hastalık etkeni çoğunlukla boğazlarında yerleşik durumdaki streptokoktan farklı tiptedir. Vücudunda uzun süre streptokok taşıyan kişilerin kanında streptokoklara karşı koruyucu antikor miktarı oldukça yüksektir. Ama streptokokları kısa süre taşıyanlarda bu durum gözlenmemiştir.

Bu veriler ışığında, sağlıklı taşıyıcıların boğazındaki streptokokların ortadan kaldırılmaması gerektiği, çünkü bu taşıyıcılık durumunun doğal bir bağışıklama yöntemi olduğu söylenebilir.

Ama bu gözlemin çelişkili yanı, A grubu streptokok taşıyıcılarının kendileri için olmasa bile, toplum için önemli bir teh kaynağı olmalarıdır.

Bundan ötürü penisilin ya da eritromisinle uygulanacak bir koruyucu tedavinin toplumsal açıdan gereklidir.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/cocuk-hastaliklari/haber/1026780-kizil-hastaligi-nedir

Kızıl Hastalığı Belirtileri Nelerdir, Nasıl Geçer, Ne İyi Gelir?

Kızıl Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Geçmişten günümüze kadar kızıl hastalığını hep duymuşuzdur ve çoğumuzun başına da gelmiştir. Okul çağında çocukları olanlar ve kızıl hastalığı hakkında bilgi edinmek isteyen okurlarımız için bu makaleyi uzman görüşlerine dayanarak hazırladık. Kızıl hastalığı nasıl bulaşır, nasıl tedavi edilir ve belirtileri nelerdir sorularının tümünü makalemizde bulabilirsiniz.

Kızıl Hastalığı Nedir?

Kızıl hastalığı, genellikle okul çağında ki çocuklarda havanın soğuk olduğu sonbahar ve kış aylarında rastlanan streptocossus isimli bir bakterinin yol açtığı hastalıktır.

Kuluçka dönemi olan bulaşıcı bir hastalıktır. Okul çağı dışındaki bebeklerde kızıl hastalığına rastlanmaktadır.

Bu bakteri bazılarında sadece anjine neden olurken bazı bünyelerde kızıl hastalığına neden olur.

Kızıl Hastalığı Belirtileri

Kızıl hastalığının ilk belirtilerinden biri dil yüzeyinde beyaz renkli iltihaplardır. Diş etinin yanlarında ve ucunda çileğe benzer bir görünüm ve kırmızılık gözlenmektedir.

Akabinde ateş yükselir ve hastalığın ikinci günü ateş zirve yapar. İlk günden önlem alınması önemlidir. Aksi halde ateş çok daha uzun sürmekte ve bir haftayı bulmaktadır.

Bu yüzden kızıl hastalığında erken teşhis ve tedavi önemlidir.

Diğer belirtiler ciltte soyulmalar ve pullanmalardır.  Bunlar ilk olarak yüzde daha sonra kol ve bacaklarda olmaktadır. Hastalık ilerledikçe soyulmalar daha da derinleşmektedir.

Hastalığın ilk belirtileri arasında bademcikler de şişme ve kızarıklık meydana gelmektedir. Hastalık ortaya çıktığı ilk 48 saat içinde koltuk altlarında başlayan ve kasıklar ve ense ile tüm vücuda yayılan kızarıklıklar ve döküntüler gözlemlenmektedir.

Hastalık henüz ağız içi iltihapları fark edildiğinde tedaviye başlanması ile daha kolay seyretmekte ve daha hızlı iyileşme sağlanmaktadır. Bu yüzden belirtilerin çok iyi gözlenmesi gerekir.

Kızıl Hastalığı Nasıl Geçer?

Kızıl hastalığı nasıl bulaşır? Kızılın etkeni, oldukça yaygın olan beta hemolotik streptokok adlı bir mikroorganizmadır. Bu mikroorganizma, öksürük ve aksırıkla ağızdan fırlayan tükürük damlacıkları üzerine yüklenerek diğer kişilere bulaşır. Kızıl hastasının kullandığı yatak takımları, temas ettiği eşyalar ve yiyecekler bakterinin taşınmasını sağlar.

Bebeklerde kızıl hastalığı nadir görülür. Yeni doğanlar kızıl hassas değillerdir. Ancak erkekler kadınlara oranla daha sık kızıl hastalığına yakalanırlar. Anjine yakalanan kişilerde streptokokun alerjiye neden olması kızıl hastalığına ve döküntülere neden olmaktadır.

Kızıl hastalığının kuluçka dönemi 2-4 gün arasındadır. Birden başlar ve ateş 40°C’ye yükselir. Titreme, baş ağrısı, kas ağrıları, bulantı, kusma ve boğaz ağrısı ile seyreder. Kızıl bulaştığı kişilerde yüksek bağışıklık yaratır. Ancak ikinci kez geçirme ihtimali de vardır. Streptokoklar, tabiatta yaygın olduğundan, bunların vücuda girmesi her zaman mümkündür.

Başkasından bulaşmasından korunmak kadar, iltihaplı bademcikleri, çürük dişleri çıkarmak, sinüzit veya diğer streptokok odaklarını tedavi etmek tedbir almak açısından önemlidir. Kızıl, geniş salgınlar yapmadığından aşısı kullanılmamaktadır.

Kızıl hastalığı nasıl bulaşır? Belirtilerin başlamasından 24 saat önceden hastalığın 2-3 hafta sürmesine kadar bulaşıcılık devam etmektedir. Bu yüzden korunmak şarttır. Hastanın eşyaları ve yattığı ortam ayrılmalı ve direk temastan kaçınılmalıdır. Temiz hava bol oksijenli ortam sağlanmalıdır. Hastanın temizliğine önem verilmelidir.

Kızıl Hastalığına Ne İyi Gelir?

Geçmişten günümüze kadar kendini gösteren kızıl hastalığına iyi gelen birçok bitki bulunmaktadır. Bunlardan bahsedecek olursak;

Mürver çiçeği çayı: Döküntünün azalmasını sağlar ve rahatlatır. Bir bardak kaynar suya bir tutam mürver yaprağı eklenir ve 20 dakika kaynatılır. Bal ilave edilerek günde 3 bardak içilir.

Neem yaprakları: Doğal anti viral etkisi vardır. Cilt döküntülerini azaltır. Enfeksiyonu temizler. Neem yaprakları ezilir ve içme suyu ile karıştırılarak macun haline getirilir. Bu macun döküntülerin üzerine sürülür. Biraz bekletilip su ile yıkanır. Ayrıca su yerine zeytin yağı ile de karıştırılabilir.

Aloe vera jeli: Cilt döküntülerini azaltır ve rahatlatır. Antiseptik ve anti inflamatuar özellikleri ile iyileşmeyi çabuklaştırır.

Okaliptüs yağı: Ateş, titreme belirtilerini azaltır, cildi besler, döküntülere iyi gelir. Kaynar suya birlkaç damla okaliptüs yağı damlatılır ve buharı cilde uygulanır.

– Kızıl hastalığında okaliptüs yağı da önerilir. Cildi yumuşatır ve besler. Aynı zamanda ateş, titreme ve soğuk algınlığı benzeri belirtileri de azaltır.

Elma sirkesi: Anti inflamatuar özelliği vardır. Cildi besler. Cilde uygulanabileceği gibi düzenli su içine eklenerek içilir.

Tuzlu su gargarası: Solunum yolundaki enfeksiyonu azaltır ve rahatsızlıkları giderir.

Zerdeçal: Doğal ve güçlü antioksidan, anti bakteriyel ve anti inflamatuar özellikleri içerir. Ilık süt içine eklenerek içilir.

Zencefil: Kuvvetli anti bakteriyel, anti viral ve anti inflamatuar özellikleri ile kullanılabilir. Enfeksiyonun kontrol altına alınmasını sağlar ve var olan boğaz inflamasyonunu azaltır. Boğaz ağrısını da hafifletir. Bir bardak kaynar suya 1 tatlı kaşığı rendelenmiş zencefil eklenir. Bir süre demlenmesi beklenir. Süzülür ve günde 4 kez tüketilir.

Ayrıca bol su tüketmek gerekir. Günde en az 2 litre su tüketimi hastalığın seyrini azaltır ve rahatlatır.

Kızıl hastalığı ilk belirtiler başladığı andan itibaren tedavi edilirse iyileşme süresi de nispeten daha kısa olacaktır. Maksimum 2 hafta hatta üçüncü haftaya da sarktığı görülmektedir. İyi beslenme ve doğru tedavi ile bu süre daha kısa olmakta ve iyileşme çabuklaştırılmaktadır.

Doktorun önereceği ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Bağışıklığı güçlendirmek için C vitamini açısından zengin besinler tüketilmesi gerekir.

A, E, K vitaminleri ile demir, kalsiyum ve çinko açısından zengin besinler iyileşme de oldukça etkilidir. Sür ve et ürünleri verilmelidir. Yağlı gıdalardan uzak durulmalıdır. Hastalığın ilk günüde penisilin iğnelerine başlanır ve hastalık geçene kadar devam edilir. Şiddetli geçiriliyorsa derhal antitoksik serum tedavisine geçilmelidir.

Kızıl tedavisinde yatak istirahati şarttır. Bol sulu gıdalar almak ve dinlenmek yan tedavi olarak etkilidir. Anjinin tamamen ortadan kalkması sağlanması açısından antibiyotik tedavisi devam etmelidir.

Hastaya bitki çayları verilmeli ve kalabalık ortamlardan uzak tutulması sağlanmalıdır. Yeme, içme malzemeleri ve kullandığı eşyalar ayrılmalıdır. Aile içindeki kişilere geçmesi bu şekilde önlenmelidir.

Yukarıda kızıl hastalığı nasıl bulaşır anlatmıştık. Bunun için dikkatli olmak ve temizlik kurallarına uymak hasta yakınlarının sağlığı açısından önemlidir.

Yetişkinlerde ve bebeklerde kızıl hastalığı her ne kadar nadir görünse de olma ihtimali vardır. Bu yüzden her yaşta streptokok mikroorganizmalarından korunmak gerekir. Kızıla neden olmasa bile şiddetli anjin yapabilmektedirler.

Tüm bulaşıcı hastalıklarda olduğu gibi kızıl hastalığında da tedavi ve hasta bakımı önemlidir. Beslenmesi ve ilaçlarının doğru uygulanması tedavinin hızlı yanıt vermesini sağlamaktadır. Hasta sakin ve bol oksijenli ortamda dinlenmeli ve yanına fazla kişinin girmesi önlenmelidir.

Bebeklerde kızıl hastalığı daha az görülse de bebek ve küçük çocukların hasta yanına alınmaması gerekir. Eğer evde daha küçük çocuklar varsa hasta ortamından uzaklaştırılmalıdırlar.

Bu makale de kızıl hastalığı ile ilgili tüm bilgileri vermeye çalıştık. Kızıl hastalığı nasıl bulaşır ve nasıl tedavi edilir konularında uzman görüşlerini paylaştık.

Sizde çocuklarınızı bu hastalıktan korumak için bağışıklık sistemlerini kuvvetlendirici gıdalar vererek onları koruyabilirsiniz.

Temizlik alışkanlığına dikkat etmeleri konusunda uyararak sağlıklı yaşam sağlayabilirsiniz.

Kaynak: http://www.pufnoktalari.net/kizil-hastaligi-belirtileri-nelerdir-nasil-gecer-ne-iyi-gelir/

Источник: https://www.dahabilgi.com/kizil-hastaligi-belirtileri-nelerdir-nasil-gecer-ne-iyi-gelir/

Kızıl Hastalığı Nedir ? Belirtileri Nelerdir ?

Kızıl Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

“Kızılcık hastalığı” olarak da anılabilen bu hastalık, en sık şekilde okul çağında olan çocuk bireylerde görülmektedir.

Sonbahar geçişlerinde, kış mevsiminde ve hatta ilkbaharda da havalar soğuksa rastlanabilen kızıl hastalığına “streptocossus” isimli bir bakteri yol açmaktadır.

İlk olarak vücutta bir kuluçka dönemi geçiren bu bakteri, ardından bulunduğu kişinin yaptığı solunumla havaya yayılıp başka metabolizmalara da bulaşabilmektedir.

Kızıl hastalığı belirtileri

  • Dil üzerindeki iltihaplar : Özellikle hastalığın ortaya çıktığı ilk günlerde dil bölgesinde beyaz renkli iltihapların oluştuğu görülür. Aynı zamanda dişin yanlarının ve ucunun daha kırmızı bir renge büründüğü de gözlemlenmekte, tip olarak çileğin dış görünüşüne benzemektedir.
  • Ateşlenme : Hastalığın ortaya çıktığı ilk günden itibaren kendini belli eden ateşlenme durumu, ikinci günden itibaren zirveye çıkmaktadır. Eğer tedavide geç kalınırsa bu ateşlenme hali bir haftayı geçecek şekilde devam etmektedir.
  • Cilt soyulmaları : İlk olarak deride pul pul olma durumu görülürken, ardından ilk olarak yüz bölgesinden ardından da kol ve bacaklara sıçrayacak şekilde soyulmalar gözlemlenmektedir. Hastalığın devamında ikinci hafta geçildiyse soyulmalar oldukça derinleşmektedir.
  • Bademciklerdeki değişim : Bademciklerin her ikisinde de şişme ve kızarıklık meydana gelmektedir.
  • Kızarıklıklar : Hastalığın ortaya çıkmasından en geç 48 saat içerisinde tüm vücutta rastlanabilecek kızarıklıklar ve beraberinde gelen döküntüler meydana gelebilmektedir. İlk olarak koltuk altında başlayan bu kızarıklık belirtileri, ardından kasıklara ve enseye yayılmaktadır. İlk gün sonunda yüz hariç hemen hemen vücudun her alanında görülebilmektedir.

Yetişkinlerde kızıl hastalığı

Genel hatları itibariyle çocuklarda ortaya çıkan bir hastalık olduğu söylense de, bulaşıcı olması sebebiyle yetişkin bireylerde de ortaya çıktığı görülen kızıl hastalığının; yetişkin yaşlarda olan kişilerde de aynı şekilde tezahür ettiği bilinmektedir.

Olgun yaşlarda olan kişilerin kızıl hastalığına yakalandıklarında görülen tek fark, belirtilerin daha yoğun ve daha ağır şartlar şeklinde geçirildiğidir.

Yani; ateşin gerçekten vücudu çok zorlayacak noktalara geldiği veya bademcik şişmelerinin kişinin kendini nefessiz hissetmesine varacağı noktalara getirdiği söylenebilmektedir.

Bu sebepten ötürü, yetişkinlerin kızıl hastalığına yakalandığına dair en ufak bir belirtisi olduğunda geç kalınmadan hastaneye doktor kontrolüne gitmesi; eğer kızıl hastalığı geçiriyorsa da mutlaka hastanede müşahade altında tutulması gerekmektedir.

Kızıl hastalığı kaç gün sürer?

Kızıl hastalığının vücuttaki kuluçka dönemi aşağı yukarı beş gündür. Bu süreç sonrasında bir kaç gün içerisinde vücutta mutlaka ortaya çıkan bu hastalık, müdahale edildikten sonraki günlerde en yakın süreçte iyileşme belirtilerini göstermeye başlamaktadır. Aşağı yukarı 14-15 gün içerisinde de tamamen iyileştiği söylenebilmektedir.

Kızıl hastalığına ne iyi gelir?

Kızıl hastalığının tedavi aşamasında, öncelikle doktorların kişiyi kesin tanı koyma sürecine sokmaları gerekmektedir.

Bunun için de fiziksel muayene yapılarak boğazın geride kalan kısmı gözlemlenir ve kızıl hastalığında olan semptomların var olup olmadığı anlaşılmaya çalışılır.

Eğer doktor gerek duyarsa, bu hastalığa neden olan bakterinin varlığını bulabilmek adına boğazdan bir test kültürü alabilmektedir.

Hastalık kesinleştikten sonra, hemen kişiye iyi gelecek antibiyotik tedavisine başlanmaktadır. Antibiyotik hastalığa yoğun şekilde etki ettiğinden, haftanın sonlarına doğru tamamen temizlenmeye başlamaktadır. Hastalık geçmeye başladıkça; vücutta oluşan soyulmalar son bir kez daha kasıklarda, koltuk altlarında veya parmaklarda yaşanarak bitmektedir.

Bu tip antibiyotik, enjekte ilaç vb. kullanımların yanında; doğal yollardan hastalığın atlatılabilmesi için adaçayı, atkuyruğu bitkisi çayı, frenk üzümü suyu, çuha çiçeği çayı, karaçam dikeni çayı; muz, ahududu ve çorba tüketimi gibi faktörler de etkili olmaktadır.

Kızıl hastalığı tekrarlar mı?

Kızıl ya da kızılcık hastalığı, bulaşıcı bir hastalık olmasının yanında daha öncesinde hiç bu hastalığı geçirmemiş bağışıklıktaki bünyelerde ortaya çıkmaktadır. Bu sebepten ötürü kızıl hastalığının tekrarlandığı vakalar gözlemlenmemektedir.

Kaynak :

http://www.innerbody.com/diseases-conditions/scarlet-fever

Источник: https://www.mailce.com/kizil-hastaligi.html

Kızıl Hastalığı Nedir? Belirtileri Ve Nedenleri Nelerdir ?

Kızıl Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Günümüzde en sık görülebilen ateşli hastalıklardan biri de kızıl hastalığıdır. Bazı nitelikleri bakımından kızamıkçık hastalığı ile benzerlik gösterebilen kızıl hastalığı taşıdığı önemli riskleri nedeniyle mutlak olarak tedavi edilmesi gereken ciddi bir sağlık sorunudur.

Bazı nedenlere bağlı olarak meydana gelebilen kızıl hastalığı çocuklarda görülebildiği gibi yetişkin bireylerde de görülebilmektedir. Oldukça bulaşıcı bir hastalık olan kızıl hastalığının en belirgin niteliklerinden biri de hastadan sağlıklı bireylere bulaşma niteliğinin oldukça hızlı olmasıdır.

Dolaysıyla uzmanlar kızıl hastalığına maruz kalınması durumunda hastaların diğer sağlıklı bireylere yakın temas edilmesi konusunda dikkatli hareket etmesi gerektiğinin altını çizmektedirler.

Belirtilerini göstermesi ile birlikte bireyde huzursuzluk oluşmasına da neden olabilen kızıl hastalığı tedavi edilmediği takdirde iş ve sosyal aktivitelerin de ciddi anlamda olumsuz yönde etkilenmesine neden olabilmektedir. Tedavisinin genellikle kısa süreli olabildiği kızıl hastalığı genel sağlık açısından oldukça riskli bulaşıcı hastalıklardandır.

Peki önemli sağlık sorunlarından olan kızılhastalığı nedir belirtileri ve nedenleri nelerdir dilerseniz makalemizin de ana konusu olan bu sorularımızın cevaplarını ilgili uzmanlardan derlediğimiz genel bilgiler doğrultusunda sizlere bilgiler sunalım.

İlk olarak kızıl hastalığının genel tanımlaması hakkında sizlere bilgiler sunalım.

Kızıl Hastalığının Başlıca Belirtileri Nelerdir?

Kızıl hastalığının genel tanımlaması hakkında sizlere bilgiler sunduktan sonra şimdi de başlıca belirtilerinin neler olduğu hakkında sizlere bilgiler sunalım. Kızıl hastalığının belirtileri hemen görülmeyebilmektedir.

Dolaysıyla kızıl hastalığının belirli bir kuluçka sürecinin bulunabildiği uzmanlarca vurgulanmaktadır. Kızıl hastalığının en temel belirtisi ani olarak başlayan ateşlenme durumudur. Hastalığın ilk etkileri ile meydana gelebilen ateşlenme belirtisi kızıl hastalığının ilk belirtisidir.

Bu ilk belirtinin hemen sonraki süreçlerde de şu gibi belirtiler görülmektedir;

  • Kusma ve titreme
  • Baş ve boğaz ağrısı
  • Yutkunmada güçlük çekilmesi
  • Dil renginde değişme meydana gelmesi
  • Bademciklerin kızarması ve ağrıması gibi belirtiler kızıl hastalığının başlıca belirtileridir.

Kızıl Hastalığının Başlıca Nedeni Nedir?

  • Kızıl hastalığının ana nedeni Streptokok ismini alan bir bakteridir. Bu bakteri vücuda giriş yaparak kızıl hastalığının kısa süreler içerisinde meydana gelmesine neden olmaktadır.
  • Dolaysıyla kızıl hastalığı tamamen bakteriyel kaynaklı olan bulaşıcı bir hastalıktır.

Kızıl Hastalığının Bulaşma Yolları Nelerdir?

Kızıl hastalığının bulaşma yolları ise şunlardır;

  • Hastanınhapşırması: Kızıl hastalığının bulaşma yollarından biri hastanın hapşırması durumudur. Hastanın hapşırması ile birlikte havada yayılım gösteren küçük su damlacıkları çevrede yer alan sağlıklı bireylere temas ederek kızıl hastalığının bakterisinin sağlıklı bireylerin vücuduna kolayca giriş yapmasına zemin hazırlamaktadır.
  • Hastanın eşyalarının sağlıklı bireyler tarafından kullanılması: Kızıl hastalığının bulaşma yollarından biri de kızıl hastalığına maruz kalan hastanın temas ettiği eşyalarının veya nesnelerin sağlıklı bireyler tarafından temas edilmesi veya kullanılması durumudur. Sağlıklı bireylerin hastanın temas etmiş olduğu eşya veya nesnelere temas etmesi bakterinin vücuda giriş yapması açısından yeterli bir sebep olmaktadır.

Kızıl Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılmaktadır?

Kızıl hastalığının bulaşma yolları hakkında sizlere bilgiler sunduktan sonra şimdi de tedavisinin nasıl gerçekleştirildiği hakkında bilgiler sunalım. Kızıl hastalığının tedavisinde uygulanan tedavi yöntemleri şunlardır;

  • Antibiyotikler: Kızıl hastalığının tedavisinde hastane ortamında ve doktor kontrolünde ortalama olarak 10 gün boyunca antibiyotik ilaç tedavisi uygulanmaktadır.
  • Ateş düşürücüler: Kızıl hastalığının tedavisinde uygulanan tedavi yöntemlerinden biri de ateş düşürücülerdir. Ateş düşürücüler sayesinde kızıl hastalığına bağlı olarak meydana gelen ateşlenme rahatsızlığının kısa süreler içerisinde normale döndürülmesi sağlanmaktadır.

Kızıl hastalığının tedavisi hakkında da sizlere bilgiler sunduktan sonra kızılhastalığınedir belirtileri ve nedenleri nelerdir hakkındaki makalemizi burada tamamlamaktayız. Kızıl hastalığının ciddi bir hastalık olduğunu ve bu nedenle yukarıdaki belirtilerinin görülmesi durumunda hemen ilgili doktora başvurulması gerektiğini tekrar belirtmekte faydalar görmekteyiz. Sağlıklı günler dileriz.

Not: Makale bilgilendirme içeriklidir. Reçete değildir. Kızıl hastalığının ilk belirtilerinde hemen doktora başvurulmalıdır.

Bir önceki yazımız olan Çölyak Hastalığı başlıklı makalemizde çölyak hastalığı belirtileri, çölyak hastalığı diyeti ve çölyak hastalığı tedavisi hakkında bilgiler verilmektedir.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz …

Источник: https://doktorun.net/kizil-hastaligi-nedir-belirtileri-nedenleri-nelerdir/

Kızıl Hastalığı Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

Kızıl Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Haber güncelleme tarihi 24.12.2018 17:42

Kızıl Hastalığı Nedir?

Genellikle çocuklarda görülen kızıl hastalığı, sıklıkla 3-7 yaş aralığında görülmektedir. Bakteriyel enfeksiyon hastalıklarından biri olan kızıl hastalığı, ateş ve döküntüye neden olmaktadır.

Kızıl hastalığı bulaşıcı hastalıklar kategorisinde yer alırken streptokok adı verilen yuvarlak ve zincir şeklindeki mikrop nedeniyle meydana geldiği belirtilmektedir. Genellikle kış aylarında gözlemlenen kızıl hastalığı, birçok kişi tarafından alerjik hastalıklar ile karıştırılmaktadır.

Alerjik bir hastalık olmamakla birlikte yaklaşık 1-2 hafta içinde kendiliğinden geçer. Ancak hastalığın iyileşmesinin ardından vücudun bazı yerlerinde şişlikler meydana gelirken böbrek bozuklukları da söz konusu olabilir. Bademciklere yerleşen mikrop iltihaplanmaya neden olarak tüm vücudun bu enfeksiyondan etkilenmesine sebebiyet verir.

Hastanın boğaz ve bademciklerinde yayılma gösteren kızıl hastalığı, havada asılı kalan damlacıklar yoluyla kişiden kişiye kolaylıkla bulaşabilir.

Kızıl Hastalığı Neden Olur?

Önceleri hastalığın kesin nedeni henüz bilinmezken son yıllarda yapılan araştırmalar sonucunda üst solunum yollarına yerleşen mikrop nedeniyle hastalığın ortaya çıktığı belirtilmiştir.

Streptokok adı verilen küçük, yuvarlak ve zincir şeklin olan mikrop, boğaz ve bademciklere yayılarak kızıl hastalığına neden olur. Hapşırma ve konuşma ile havada asılı kalan damlacıkları, hastalığın kişiden kişiye kolayca bulaşmasına neden olur.

İlk önce bademciklere yerleşen mikroplar iltihaplanmaya neden olur ve salgıladığı zehiri tüm vücuda göndererek hastalığın ortaya çıkmasına neden olur.

Ancak bazı kişiler kızıl hastalığına karşı özel bir direnç gösterirken bazıları ise kızıl hastalığına karşı oldukça yatkın bir bünyeye sahiptirler.

Kızıl Hastalığı Belirtileri Nelerdir?

Kızıl hastalığının belirtileri öncelikle titreme ile başlar.

Mikrobun vücuda girmesinden yaklaşık 3-4 gün sonra belirti vermeye başlayan kızıl hastalığı, titremenin ardından ateş, bedemcik şişmesi, mide bulantısı, kusma, baş ağrısı ve ciltte görülen döküntülerle belirti vermeye devam eder. Kısa sürede tüm vücuda yayılan kızarıklıklar, yüz, kol, göğüs, sırt ve bacaklarda yaygın olarak görülür. Yaklaşık bir hafta boyunca etkisini koruyan kızarıklıklar bir hafta sonra yavaş yavaş etkisini yitirmeye başlar. Lekelerin azalmasıyla birlikte yüksek ateşde etkisini yitirmeye ve düşmeye başlar. Ülkemizin iklim koşullarına bağlı olarak genellikle hafif seyirli devam eden kızıl hastalığı tedavi edilmemesi durumunda 1-2 hafta içinde iyileşme gösterir.

Kızıl hastalığının başlıca belirtileri;

  • Ateş
  • Kusma
  • Döküntü (yüz, koltuk altı ve kasık bölgelerinde)
  • Baş ve boğaz ağrısı
  • Karın ağrısı
  • Yutma güçlüğü
  • Titreme
  • Halsizlik
  • Kaşıntı
  • Dilde görülen beyazlaşmanın ardından kırmızılaşma
  • Deride kabuklaşma sonrası soyulma
  • Boyun tutulması

Kızıl Hastalığı Tedavisi

Kızıl hastalığının tedavisinde uygulanan başlıca tedavi yöntemi antibiyotik kullanımıdır. Ancak ilaç tedavisinin mutlaka doktor kontrolünde olması gerekmektedir. Tedavi sürecinde hastanın istirahat etmesi iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

Kızıl hastalığının okul çağındaki çocuklarda görülmesi durumunda 40 gün rapor izni verilmesi önerilmektedir. Hastalığın belirtilerinin gözlemlenmesi durumunda bir an önce doktora başvurulmalıdır. Aksi takdirde tedavi edilmeyen kızıl hastalığı başka hastalıkları tetikleyerek olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Tedavi sürecinde hastanın en az 3 hafta yatak istirahati yapması tedavinin seyri açısından oldukça önemlidir. Aynı zamanda hastanın güneş alan ve sık sık havalandırılan bir odada dinlenmesi önerilmektedir. Antibiyotik kullanımının yanı sıra bakterilerin yayılmasını ve büyümesini engellemek adına sülfamid kullanımı önerilebilir.

Aynı zamanda hastalığın kalp üzerindeki etkilerinden korunmak için kalp ve damarların güçlenmesini sağlayan ilaçlar verilebilir. Tedavi sürecinde kullanılan ilaçların yanı sıra hasta bol bol sıvı tüketmenin yanı sıra yoğurt ve süt tüketimine ağırlık vermelidir.

Hastanın özel eşyalarının başkaları tarafından kullanılması bulaşıcılık riskini arttıracağından hasta ile aynı eşyaların kullanımından kaçınılması önerilmektedir. 

Önerilen İçerik;

► Vaskülit Teşhisi ve Tedavi Yöntemleri

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/kizil-hastaligi-nedir-ve-belirtileri-nelerdir-11338h.htm

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.