KOAH, Zatürre Riskini Arttırıyor!

Zatürre Hastalığı Tekrar Etme Olasılığı, Tedavisi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler, Hastalığı Tetikleyen Etmenler

KOAH, Zatürre Riskini Arttırıyor!

Vücudumuza giren bakteriler sonucunda akciğerde su toplanması sebep olan ve tedavi imkanları oldukça zorlu hastalık türünden bir tanesi de zatürre hastalığıdır.

Zatürre tıp alanında bilinen adı ile Pnömoni hastalığı vücuda giren bakteri, parazit ve virüslerin etkileşimi sonucunda bir nevi ölümcül bir sağlık problemine dönüşen hastalıktır.

Zaman içerisinde tedavi edilmemesi ile ölümcül bir hastalığa neden olan zatürre akciğerlerde hava yolu ile iltihaplanmalara sebep olmaktadır. Ülkemizde ve dünya ülkelerinde en çok ölüme yol açan hastalıkta diyebiliriz.

Özellikle de çocuklarda ve 65 yaş üzeri kişilerde zatürrenin kronik bir hastalığa dönüştüğünün altını çizelim.

Zatürre Hastalığı Tekrar Ortaya Çıkarmı

Zatürre hastalığı konusunda ilk dikkat etmeniz gereken şey fiziksel aktivitelerinizi düzenli yapmak. Bu hususta uyku düzeni, beslenme, sigara ve alkol kullanımı, spor ve çeşitli aktiviteler de bulunma oldukça önemlidir. Korunma açısında ise kronik hastalıklarınızı kontrol altına almalı grip ve zatürre aşınızı aksatmadan yaptırmalısınız.

  Zatürre tedavisi hastalığı konusunda merak konusu olan detaylardan bir tanesi de hastalığın tedavi edildikten sonra zatürre hastalığı tekrarlar mı olmakta.

Tedavi sonrasında belirtilen önerilere ve değerlendirmeler neticesinde nasıl uygun görülüyor ise o şekilde tutumlu bir davranış sergilenmeli ve hastaya tedavi sonrasında nelere dikkat etmesi gerektiği ile ilgili gerekli bilgiler verilmeli.

Zatürre aşısı özellikle çocukluk döneminde muhakkak yaptırılması gereken aşılardan bir tanesidir. Ülkemizde bu hastalık hakkındaki gerçekleştirilmekte olan faaliyetler sonucunda başarılı bir oran elde edildiği bilinmekte.

Zatürre hastalığının belirtileri ve hastalığın tekrarlanma durumu göz ardı edilmemesi gereken konulardan bir tanesidir.

Bu olasılıktan dolayı hastalığa karşı duyarlılığı bulunan kişiler ve 65 yaş üzeri kişiler 5 yılda 1 olmak kaydıyla zatürre aşısı her yıl düzenli olarak da grip aşısı yaptırmalıdır.

Zatürre Yetişkinlerde Ve Çocuklarda Ölümcül Hastalık

Ülkemizde ve dünya ülkelerinde en çok ölüme neden olan pnömoni bakterisi kulak iltihapları, kana bakteri karışması, sinüzit ve menenjit hastalıkları sonucunda ciddi sağlık problemine dönüşerek yapısal hasarların meydana gelebilmesine sebep olmaktadır.

Bunun için tanı konulduğu an itibari ile hasta gözlemlenmeli ve hangi aşamasında olduğu saptanmalı. Bu doğrultuda gerekli tedavi olanakları sağlanmalıdır. Zatürre aşısı bu bağlamda hem zatürre hem de diğer hastalıklara ilişkin koruyucu formda bir aşı olmakta.

Zatürre Tedavisi Sonrası Nelere Dikkat Edilmeli

Tedavi sonrasında yaşam standartlarınıza bir tık daha özen göstermeli ve bu açıdan değerlendirmede bulunacak olursak gerek uyku düzeni gerekse beslenme ve benzeri alanlarda göstermiş olduğumuz faaliyetlere ilişkin daha dikkatli olmalı doktorumuzun önerilerini aklımızın bir köşesinde bulundurmalı ve uygulamalıyız. Zatürre tedavisi uygulandıktan sonraki süreç içerisinde önerilen bilgilendirmelere dikkat edilmediği zaman hastalığın tekrar baş göstermesi olağan bir duruma dönüşmektedir.

  • Dengeli Beslenme
  • Uyku düzenini aksatmama
  • Stresten kaçınma
  • Hijyenik olarak barınma koşullarının uygun formda sağlanması
  • Alkol, tütün ve ilaç bağımlılığı kontrolü sağlama
  • Ağız ve mide içeriğinin solunum yoluna kaçmasına sebep olan maddelerin azaltılması
  • Grip salgınının olduğu dönemlerden önce aşı yaptırma ve maske kullanımı

SIk sık altını çizdiğimiz etkin noktalardan bir tanesi olan beslenme kavramı özellikle de çocuklar için en önemli noktalardan bir tanesidir.

Doğum sonrası bebeklere sadece anne sütü verilmesi ve sağlıklı beslenme formunun oluşturulmasının neden olan gelişim sürecinde bağışıklık sisteminin güçlenmesi ve uygulanan aşıların da bu uygulamalara yönelik pozitif yanıt vermesine sebep olmaktadır.

Bunun yanı sıra bilinçli bir ebeveyn olmak ve çocuğun yanında sigara tüketiminde bulunmamakta bu noktada en önemli ve en sık rastlanan etkilerden bir tanesi bu alanda diyebiliriz.

Öyle ki çocuklar sigara dumanından etkilenmekle beraber pasif içici kapsamında olmakta ve çocuklarınızın ciğerlerine sigara dumanı zarar vermekte. Bu alanda en çok çocuk hastaneye yatış işlemleri bu sebepten ötürü yapılmakta da diyerek belirtmek isteriz.

Bir diğer hastalığı tetikleyen etmenler ise boğmaca, kızamık, tüberküloz olmakta. Etkin bir süreç geçirmek için ve hastalığın kronik bir hastalık formuna erişmemesi adına kontrollerinizi sık yaptırmalı, hastalık belirtileri göz önünde bulundurmalı ve aşılarınızı aksatmamalısınız.

Ciddi bir hastalık olan pnömoni konusunda değerlendirmede bulunacak ve zatürre tekrarlar mı adlı konumuzu sonuçlandırmak amaçlı şunu söylemeliyiz ki neden ve sonuca bağlı gerekli önlemler alınmadığı sürece her hastalıkta olduğu gibi bu hastalıkta kronik bir hastalık türü olup tekrarlama olasılığı bulunan bir hastalıktır.

(2 oy, ortalama: 4,00 puan
Loading…

Источник: https://akciger.info/zaturre-tekrarlar-mi.html

Zatürre (pnomoni) nedir? Kimlerde görülür, belirtileri ve tedavi yöntemleri

KOAH, Zatürre Riskini Arttırıyor!

  • Şiddetli titreme ve ardından ateş yükselmesi
  • iştah azalması
  • Pas renginde, sarı veya yeşil renkte balgam çıkartmak
  • Göğüs ağrısıBoğaz ağrısı, Kemik ağrısı
  • Kuru ve hırıltılı öksürük
  • Soluk alındığı zaman çivi batırılmış gibi sırt ağrısı
  • Şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bayılacak gibi olma
  • Şuur kaybı, dalgınlık, algılama bozuklukları
  • Yorgunluk, halsizlik
  • Önde meme bölgesi ve arkada ise kürek kemiğinin ucunda duyulan ağrı
  • Solunum hareketleri ve öksürüğe bağlı olarak şiddetlenen göğüs ağrısı
  • Dudaklarda oluşan uçuklar
  • Aşırı susama, hızlı solunum
  • Yüzde şişme, Kuru ve beyaz dil, dudaklarda mavileşme
  • Miktarı azalmış ve bekletildiğinde açık renk tortu bırakan idrar
  • ileri aşamada koma

Gribi zatürreyle karıştırmanın bedeli ölümcül olabilir: İşte farklar!

Zatürre nedenleri

İltihaplanmaya virüs, bakteri veya mantar gibi mikroorganizmalar neden olur. Zatürreye yol açan otuzun üzerinde mikroorganizma bilinmektedir. Hastalığı oluşturan etkenler üç grupta toplanabilir: Canlı hastalık etkenleri, fiziksel etkenler, kimyasal etkenler.

Canlı etkenler arasında virüsler, parazitler, mantarlar vb; fiziksel etmenler arasında tozlar, yabancı cisimler, zararlı ışınlar vb; kimyasal etkenler arasında ise lipidler, klor, azotoksit buharı ve üremi sırasında ortaya çıkan bazı zehirli maddeler gösterilebilir.

Zatürreede akciğer dokusunun iltihaplanması başlıca iki yerde görülür.

İltihap olayı ve iltihaba katılan öğeler ya alveollerin (hava kesecikleri) içini dolduracak biçimde ya da alveol duvarlarını ve bronş duvarlarını istila edecek biçimde gelişir.

Birincisine alveoler tipi zatürree, ikincisine de interstisiel tip zatürre adı verilir. Bakterilerin etkisiyle oluşan zatürre genellikle laveoler tipte, virüslerin etkisiyle oluşan zatürre ise interstisiel tiptedir.

Akciğerdeki iltihap alanları odaksal nitelikte olabileceği gibi, bir akciğer lobunun tümünü de kaplayabilir. Zatürree genellikle sağ akciğerin alt ya da orta lobunu ya da sol akciğerin alt lobunda gelişir.

Gerek çocuklarda gerekse yetişkinlerde zatürreye yol açan başlıca etken pnömokok mikroplarıdır. Hemofilus influenza özellikle çocuklarda teh oluşturur. Alkoliklerde, şeker hastalarında ve yaşlılarda ise Friedlander basilinin yol açtığı zatürreye daha çok rastlanır.

Kısaca zatürrenin en sık rastlanan nedeni virüslerdir.

Zatürre tedavisi

Hekim, hastasına zatürre tanısı koyduğunda öncelikle tedavinin hastanede yatarak mı, yoksa ev ortamında mı olacağına karar veriyor.

Bu kararda hastalığın ağırlık derecesi, fizik muayene bulguları, röntgendeki yaygınlık derecesi, altta yatan başka bir hastalığın olup olmaması ve hastanın yaşı gibi kriterler göz önüne alınıyor.

Hastaneye yatırılan hastalarda damardan antibiyotik tedavisi uygulanıyor. Bu arada sıvı takviyesi, ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar ve balgam söktürücü ilaçlar veriliyor.

Sadece üşütmekle zatürre olunmaz! Kimler zatürre aşısı yaptırmalı?

Erişkinlerde ateş devam edebiliyor ve genellikle hastalar ateşten dolayı çok endişeleniyorlar. Ancak antibiyotik başladıktan sonra 3 gün boyunca ateşin yüksek seyredebiliyor.

Ağırlık kriterlerine göre bazen hastanın yoğun bakım koşullarında tedavisi de gerekebiliyor.

Ev ortamında tedavi edilen hastalarda da yine ağızdan alınan antibiyotikler, ağrı kesici ve ateş düşürücüler ve balgam sökücü ilaçlar kullanıllabiliyor. İstirahat etmek de hastalığın iyileşmesini kolaylaştırıyor.

Zatürre, bazen akciğer kanseri ile karıştırılabiliyor. Bazen de her iki hastalık bir arada bulunabiliyor.

Özellikle “Bronkoalveoler” tipteki akciğer kanserleri röntgende zatürreyi taklit ediyor. Tedaviye rağmen röntgende uzun zaman gerilemeyen zatürrelerde bu hastalıktan şüpheleniliyor.

Yine ülkemizde sık görülen tüberküloz (verem) hastalığı da bazen zatürre ile karıştırabiliyor.

Zatürreye yakalanmayı kolaylaştıran etkenler neler?

İleri yaş, sigara kullanımı, kalp hastalığı, kronik akciğer hastalığı, alkol kullanımı, şeker hastalığı, kanser ve kemoterapi tedavisi, bağışıklığı baskılayan ilaç kullanımı gibi durumlarda kişiler daha kolay zatürreye yakalanıyor.

Zatürreden korunma ve aşı

Genel olarak beslenme ve uyku düzenine dikkat etmek, sigara ve alkolden uzak durmak, spor yapmak, eğer varsa altta yatan kronik hastalıkları stabil düzeyde tutmak, grip ve zatürre aşısı olmak başlıca korunma tedbirleridir.

Zatürre hem çocuklarda hem yetişkinlerde ölümcül olabilir

Dünyada en çok öldüren bakteri olarak bilinen pnömokok bakterisi zatürrede, kulak iltihaplarında, sinüzitte, menenjitte, kana bakteri karışması anlamına gelen bakteriyemide en sık görülen etken.

Bu sebeple “Zatürre aşısı” sadece zatürreye karşı korumuyor, bu hastalıklara karşı da koruyor.

Bağışıklama Programı kapsamında bu aşı tüm çocuklara yapılmaya başladığından beri pnömokoka bağlı menenjit vakalarında büyük azalma oldu.

Çocuklarda zatürreden korunma yöntemleri ve hastalık belirtileri

Türkiye’de iki sene önce çocuklardaki menenjit oranı yüzde 40 iken, 2013 de yüzde 14’e kadar düştü dünyada ise bildirilen zatürre vakalarında yüzde 40 yakın azalma görülüyor.

65 yaş üzeri kişiler 5 yılda bir zatürre, her yıl grip aşısı yaptırmalı!

Pnömokok aşısında çocukluk çağındaki aşılama oranlarının Türkiye’de yüzde 97 gibi yüksek rakamlara ulaşarak oldukça başarılı bir noktaya geldiği belirtiliyor.

Fakat yeniden hasta olma olasılığı küçümsenmemelidir bu sebeple ikincil hastalığı olan kişiler duyarlı ve farkında olmalıdır.

65 yaş üzeri kişilerin 5 yılda bir pnömoni (zatürre) aşısı, her yıl da grip aşısı yaptırmaları gereklidir.

Kronik hastalığı olanlar mutlaka zatürre aşısı yaptırmalı

Dünyanın her yerinde çocuk aşılaması yetişkin aşılamasına göre daha yaygın ilerliyor. Genelde aşılama dünyanın her yerinde çocuklara bir program dahilinde devletler tarafından uygulanarak başlamıştır. Yetişkinler için dünyada henüz böyle bir uygulama bulunmamaktadır.

Yetişkin aşılamaları dünyada bu işi en iyi yapan İskandinav ülkelerinde bile %50’leri geçmiyor. Bizim gibi ülkelerdeyse, gripte oran biraz daha yüksek olsa da pnömokok aşısı dediğimiz zatürreye karşı aşılanma oranı yüzde 1’in altında.

Oysa aşılanması gereken birçok risk grubu var.

Bunlar ağırlıklı olarak kronik akciğer hastaları, kronik kalp hastaları, koroner kalp hastalığı olanlar, KOAH ya da astım gibi solunum yolu hastalıkları olanlar, şeker hastalığı olanlar, kronik böbrek yetmezliği ve kronik karaciğer hastalığı olanlar, 65 yaşın üzerindekiler gibi bağışıklık problemleri nedeniyle zatürre geçirirse daha ağır seyredebilecek gruplar.

Zatürre aşısı yaptırması gerekenler

Örneğin kanser hastaları gibi bağışıklık yetmezliği olan hastalar, doğuştan bağışıklık sistemi yetersiz olanlar, kullandığı kortizon ilaçları sebebiyle bağışıklığı düşenlerde en önemli ölüm nedeni zatürredir. Kanserden ölüm nedeni şu kadardır dendiğinde altta yatan kanser ama ölüm nedeni zatürredir. Koroner kalp hastalığı olanlarda aşılamayla kalp enfarktüsüne bağlı ölüm riskini yüzde 40 azaltıyorsunuz.

Zatürreyi soğuk algınlığından ayırma kiriterleri

Bazı daha küçük risk grupları var. Örneğin menenjit geçirenler. Türkiye’de oldukça yaygın metabolik bir hastalık olan Kistikfibroz hastaları. Bunun dışında 18 yaşını aşkın her kesimin pnömokok aşısı olması gerekmiyor.

Hangi yaşta olursa olsun çocuk yetişkin fark etmez, bahsedilen hastalıkları taşıyan herkesin aşılanması gerekmekte. Sigara içenlerde pnömokok hastalıkları daha ağır seyretiği için onlara da aşılanma öneriliyor.

O yüzden risk grubunda olanlar ve 65 yaşı geçkin kişiler aşılanmalıdır.

Pnömokok aşısı yapılması öneriler kişiler:

  • 65 yaş ve üzeri
  • Kronik hastalık (FEV1 >>

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/zaturre-pnomoni-nedir-kimlerde-gorulur-belirtileri-tedavisi/

Bitmeyen öksürükler KOAH belirtisi olabilir!

KOAH, Zatürre Riskini Arttırıyor!

Ülkemizde 40 yaş üstündeki her 10 kişiden birinin mücadele ettiği KOAH, Türkiye’de yaşanan ölümlerin nedenleri arasında dolaşım sistemi hastalıkları, kalp hastalıkları ve tümörlerden sonra dördüncü sırada yer alıyor.

Central Hospital’dan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Mübeccel Akman, geçmeyen öksürük ve KOAH hastalığı hakkında bilinmeyenleri açıklıyor.

KOAH nedir?

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’nın baş harflerinden oluşan KOAH, enflamasyona bağlı gelişen ilerleyici bir nefes hastalığıdır. Kronik kelimesi, hastalığın uzun süre devam ettiğini, obstrüktif ise nefes borularının tıkandığını ifade etmek için kullanılır.

Bu nedenle KOAHnın, uzun süreler boyunca hava yollarında tıkanmaya neden olan, fakat önlenebilir ve tedavi edilebilir bir akciğer hastalığı olduğu söylenebilir. Bu iltihaplanma, akciğerlerdeki akciğerdeki küçük hava odacıklarının harabiyeti sonucu hava yollarının daralmasıyla oluşur.

Zamanla bu daralma giderek artış gösterir ve hava keseciklerine giren havanın çıkışı zorlaşır.

Belirtileri neler?

İlerleyen süreçte, akciğerdeki küçük hava yolları iltihap sebebiyle şişer, balgam üreten bezler aşırı çalışmaya başlar ve bunun sonucunda da balgam miktarı artar. Hava keseciklerinde gelişen bu değişimler anormal olarak tanımlanır.

Nefes darlığı, öksürük, balgam çıkartma, hırıltılı solunum ve morarma gibi şikayetlerle kendini gösterir. Dünyada çok yaygın görülen en sık ölüme yol açan dördüncü sıradaki hastalıktır.

KOAH, hafif hastalık formundan, yoğun bakım gerektirecek kadar kötüleşebilir.

Sigarayı bırakın!

KOAH için en önemli risk faktörü sigara kullanımıdır. Sigaraya pasif maruziyet dahi KOAH’nın gelişimine katkıda bulunur. Aktif sigara kullanıcıları yaşadıkları öksürük ve balgam problemlerini kanıksadıkları için doktora başvurmaya gerek görmez.

Fakat 40 yaş üzeri sigara içen ya da zorunlu içilen alanlarda bulunan ve öksürük, balgam, nefes darlığı gibi şikayetleri olan kişilerin periyodik olarak nefes ölçümü testleri yaptırması gerekir.

Erken dönemde sigaranın bırakılması KOAHnın gerilemesine ve hastalığın gelişiminin durmasına destek olacaktır. İşyeri ve ev içinde bulunan kimyasallar ve hava kirliliği de KOAH nedenidir.

Ayrıca büyük kentlerdeki hava kirliliği de en az sigara kadar risk faktörüdür ve ölüm riskini arttırır. Basit üst solunum yolu enfeksiyonları KOAH hastalarında daha ağır seyreder. Bu hastalar ayrıca daha kolay zatürre olabilirler.

Sık tekrarlayan solunum yolu hastalıklarına dikkat!

KOAH’nın ilerlemiş çok ağır formlarında kandaki oksijen miktarında azalma yaşanır. Bu nedenle de hastada morarma ve kalp yetersizliğine bağlı ayak şişmeleri görülür. Hastalık çoğunlukla 35 yaş altı kişilerde hemen fark edilemeyebilir.

Ancak KOAHsı bulunan kişiler diğerlerine oranla daha fazla grip, soğuk algınlığı veya diğer solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanır. Sık tekrarlayan solunum yolu hastalıkları görülüyorsa KOAHdan şüphelenilmeli ve bir uzmana başvurulmalıdır.

KOAH alevlenmeleri ölüm riskini arttırıyor

Bu hastalık, alevlenmeler olarak tanımlanan bir ilerleyiş gösterir. Yaşanan bu alevlenmeler, hastalığın stabil döneminde olduğundan daha farklı bir tedavi gerektirir.

KOAH’dan ölümlerin en önemli sebebi olan alevlenmelerin hastalığın ilerlemesine büyük katkısı vardır.

Akciğer fonksiyonlarına çok hızlı şekilde zarar veren KOAH alevlenmesi, hastanın yaşam kalitesinde bozulmaya neden olurken, komplikasyon ve ölüm risklerinde de artış yaşanmasına zemin hazırlar.

Kişileri hayatının her alanında etkiliyor

Yalnızca akciğeri etkilemekle kalmayıp, bitkinlik, yorgunluk, uyku bozuklukları, mental problemler ve iş gücü kaybı gibi sorunlara zemin hazırlayabiliyor. Bu da sosyal yaşamda kısıtlanmalara yol açabiliyor.

Günümüzde KOAHyı ortadan kaldıracak ya da zamanla düzeltecek herhangi bir tedavi seçeneği yoktur. Fakat hastalığı hafifletebilmek mümkün olabiliyor. Bunun için de işe öncelikle sigarayı bırakmakla başlanması gerekiyor.

Kullanılan ilaçlar hastalığın ilerlemesini önlemese de, solunum yollarını rahatlatarak hastanın şikayetlerini azaltacaktır.

Kendinizi önemseyin!

KOAHdan korunabilmek için;

• Sigara bırakılmalı,

• Akciğer kontrolleri yaptırılmalı,

• Solunum şikayetlerinde hastaneye başvurulmalı,

• Ev içi mümkün olduğunca temiz tutulmalı,

• Solunum egzersizleri öğrenilmeli,

• Düzenli yürüyüş ve egzersiz yapılmalı,

• Grip ve zatürre aşısı yaptırılmalı.

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı evreleri nelerdir? Tedavisi nasıl yapılır?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/05/bitmeyen-oksurukler-koah-belirtisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.