Koku ve Tat Alma Bozukluğu Nedenleri ve Tedavisi

Tat almada bozukluk – kanserli hastalarda ve kanser tedavisine bağlı

Koku ve Tat Alma Bozukluğu Nedenleri ve Tedavisi

Yazı Boyutu:

Küçült

Sıfırla

Büyült

06.09.2018

Tat duyuları kimyasal olarak algılanmaktadır. Tat alma hücreleri harekete geçtiğinde, tat sinirleri aracılığıyla beyne mesajlar gider. Beyinde bu mesajlar tanımlanır. Her tat hücresi bir reseptörü ifade eder. Esas olarak 4 ana tat algılanmaktadır: tatlı, acı, ekşi ve tuzlu.

Bu kimyasal duyusal mekanizma, burnun, ağzın ve boğazın ıslak yüzeylerinde binlerce sinir ucu içerir. Bu sinir uçları, baklavanın tatlısını, biberin acısını algılamamızı sağlar.

Tat alma bozukluğu, aslında koku almada oluşan problemlerle de yakın ilişkilidir. Çiğnediğimizde, damakla burnu birleştiren özel bir kanal aracılığıyla, yediğimiz yiyeceğin aromasını algılarız.

İşte bu kanalda oluşan tıkanıklık, kokuların algılanmasını engeller. Böylece lezzet alma zeimizin büyük bir kısmı yok olur, yiyecekleri lezzetsiz hale getirir.

Buda, iştahsızlık veya kilo kaybına sebep olur.

Kanserli bazı kişiler kanser tedavisi sırasında veya sonrasında tat almada bozukluk veya tat değişikliği yaşayabilir. Farkedebileceğiniz bazı tad değişiklikleri şunlardır:

• Özellikle acı, tatlı ve / veya tuzlu yiyeceklerin tadı, öncekinden daha farklı gelebilir.

• Tüm yiyeceklerin tadı aynıymış gibi gelebilir.

• Özellikle et veya başka yüksek proteinli yiyecekler yedikten sonra ağzınızda metalik veya kimyasal bir tat bırakabilir.

Tat değişiklikleri, iştah kaybına, kilo kaybına ve belirli gıdaların tamamen reddedilmesine yol açabilir. Bu nedenle, onkoloji ekibinize, yeme kabiliyetinizi etkileyecek herhangi bir tat değişikliği yaşarsanız söylemelisiniz. Bu yan etkilerin giderilmesi, kanser tedavisi ve tedavisinin önemli bir parçası olup semptom (şikayet) yönetimi veya palyatif bakım olarak adlandırılır.

Kanser ve kanser tedavisi ile ilgili tat değişikliklerinin birkaç olası nedeni vardır. Nedeni anlamak size ve sağlık ekibinizin bu değişiklikleri yönetmesine yardımcı olabilir.

Kanser hastaları neden tat almada sorun yaşarlar?

Kemoterapi: Tat değişiklikleri kemoterapilerin ortak bir yan etkisidir. Kemoterapi alan kişilerin yaklaşık yarısı tat değişikliği yaşar. Kemoterapinin neden olduğu tat değişiklikleri genellikle tedavi bittikten yaklaşık 3 ila 4 hafta sonra durur.

Aşağıdaki kemoterapi tipleri genellikle tat değişiklikleriyle ilişkilidir:

• Sisplatin

• Siklofosfamid

• Doksorubisin (Adriamisin)

• Fluorouracil (5-FU)

• Paklitaksel

• Vinkristin

Bunların dışında, ağrıyı gidermek için merkezi sinir sistemi üzerinde etkili olan morfin gibi bazı opioid ilaçlar ve enfeksiyonları tedavi etmek için kullanılan antibiyotikler de tat sorunlarına neden olabilir.

Radyoterapi: Baş-boyun ve beyin bölgesine uygulanan radyasyon terapisi tat alma tomurcuklarına ve tükürük bezlerine zarar vererek tat değişikliklerine neden olabilir. Ayrıca koku duyusunda değişikliklere neden olabilir. Koku duyusuna yapılan değişiklikler, gıdaların nasıl tatlandığını etkileyebilir.

Radyasyon tedavisinin neden olduğu tat değişiklikleri genellikle tedavi sona erdikten 3 hafta ila 2 ay sonra iyileşmeye başlar. Tat değişiklikleri yaklaşık bir yıl boyunca iyileşmeye devam edebilir. Bir kişinin tükürük bezleri hasar görürse, tat alma duyusu tamamen tedaviden önce olduğu gibi geri dönmeyebilir.

Tat değişikliklerinin diğer nedenleri şunlardır:

• Burun, boğaz veya ağızdan ameliyat

• İnterlökin-2 (IL-2) gibi biyolojik tedaviler

• Kuru ağız

• Tadımda yer alan sinirlerde hasar

• Ağız enfeksiyonları

• Diş veya diş eti problemleri

• Mide bulantısı ve kusma

Kanser hastaları tat bozukları ile nasıl baş edebilir?

• Yiyeceklerinize az miktarda baharat ekleyin.

• Beğenmediğiniz yiyeceklerden uzak durun.

• Yiyeceklerinize tat katması için sos ekleyin.

• Güzel bir tat vermesi için eti marine edin.

• Eğer et yemekten hoşlanmıyorsanız, yüksek oranda protein içeren yiyecekler tüketin (peynir, yumurta, fasulye, ceviz, yoğurt, buğday tohumu, göğüs tavuk gibi).

Tat sorunları konusunda ne zaman doktora başvurmak gerekir?

Tedavinin iştahınızı etkilediğini fark ederseniz veya yukarıda belirtilen belirtiler söz konusu olursa doktorunuza başvurunuz. Doktorunuzdan habersiz, asla kendi başınıza kulaktan dolma tavsiyeleri uygulamayınız. Doktorunuz, gereken tetkikleri yaparak gerekli tedavi önlemlerini alacaktır.

Sağlıklı ve mutlu kalın…

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: https://www.drozdogan.com/tat-almada-bozukluk/

Koku alma bozukluğunuz varsa..

Koku ve Tat Alma Bozukluğu Nedenleri ve Tedavisi

Koku alma duyumuz, bozuk yiyecekler ve doğalgaz kaçağı gibi bazı tehli durumlardan haberdar olmamızı sağlamasının yanı sıra taze bir ekmeğin veya güzel bir parfümün kokusunu sunarak da bizi mutlu kılıyor. Ancak koku algılaması hayat kalitemizde önemli bir role sahip olmasına rağmen koku fonksiyon bozukluğunun genellikle farkında olmuyoruz.

Koku alma sorunları denilince aklımıza ilk olarak da burunla ilgili problemler ve üst solunum yolu enfeksiyonları geliyor. En sık da bu nedenlerle gelişiyor koku almayla ilgili problemlerimiz. Ancak koku alma bozukluğu bazen hiç düşünmediğimiz hastalıkların habercisi de olabiliyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr.

Bayram Veyseller, koku fonksiyon kaybının alzheimer, parkinson ile multiple skleroz gibi bazı nörolojik ve major depresyon gibi psikolojik hastalıkların da habercisi olabileceğine dikkat çekerek, “Koku alma bozukluğu bu hastalıkların belirtileri tam yerleşmeden ilk olarak ortaya çıkan bulgu olabiliyor.

Dolayısıyla koku fonksiyon kaybının koku testi ile erken tanınması, bu tür ciddi hastalıkların tanısının erken dönemde konulmasını sağlayabiliyor. ” diyor.

MS HASTALIĞININ TEDAVİSİ NASIL OLUR?

Nedeni çoğunlukla burunla ilgili bir sorun olsa da…

Koku algısı kaybı, şüphe duyulan hastalıklarda tanıyı destekleyen ve bazı hastalıkları açıklamada kılavuzluk eden önemli bir belirtiyi oluşturuyor. “Koku alma bozukluğuna yol açan nedenler arasında en sık olarak burun ve sinüs hastalıkları geliyor.

Alerjik nezle, burun polipleri, sinüzit, ileri derecede burun kemiği ve kıkırdağı eğrilikleri, burun travmaları ile burun eti büyümeleri sık rastlanılan burun kaynaklı koku alma bozukluğu nedenlerini oluşturuyor” diyen Doç. Dr.

Bayram Veyseller üst solunum yolu viral enfeksiyonları ile kafa travmalarının da en sık görülen koku alma bozukluğu etkenleri arasında yer aldığını belirtiyor.

Bunların yanı sıra daha ender olarak hipotirodi ve diyabet gibi endokrin hastalıkları, toksik kimyasallara maruz kalmak, karaciğer yetmezliği ve tümörler de koku alma yetimizde sorunlar oluşturuyor.

Bu üç hastalığın öncül belirtisi olabiliyor

Koku alma bozukluğu bazen de nörolojik ve psikolojik hastalıkların öncül belirtisi olabiliyor. Örneğin beynimizin parkinson ile alzhemier hastalıklarından etkilenen en önemli bölümlerinden biri, koku alma duyusundan sorumlu olan bölge.

Dolayısıyla bu hastalıklarda “koku alma bozukluğu” yakınmasının da görüldüğü ortaya konmuş. Doç. Dr.

Bayram Veyseller “Hatta, özellikle parkinson hastalığında hareket bozuklukları gibi nörolojik belirtiler başlamadan önce koku almama yakınması başlayabiliyor ve erken teşhis için koku testinin yapılması öneriliyor” diyor.

Koku duyusunun hafızamızla da ilgili yakından ilişkisi oluyor. Alzheimer hastalığında ilk bulgulardan birini koku alma duyusunda azalma oluşturuyor. Bu nedenle unutkanlık şikayeti olan hastalara da koku testi yapılması öneriliyor.

SOLUNUM DURMASI NEDİR?

Ayrıntılı “Koku testi” çok önemli

Koku testi günlük hayatta sık olarak karşılaştığımız kokuların hastaya koklatılarak kokuların tanınma ve ayırt edilme oranlarının saptandığı bir test. Amaç koku ayırt etme ve koku algılama seviyesi saptanarak koku algılanmasında kayıp olup olmadığının saptamak, eğer kayıp varsa bunun nedeninin ne olduğunu bulmak, hastalıklara erken teşhis koymak ve tedaviye olan yanıtı takip etmek.

8 farklı koku kullanılıyor

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Doç. Dr. Bayram Veyseller koku kaybı veya azalması şikayeti ile gelen hastada yapılan testin yaklaşık 15 dakika sürdüğünü vurgulayarak şu bilgileri veriyor: “Test materyalleri sabun ve bebe pudrası gibi toplum tarafından tanınan maddelerden oluşuyor.

Şişeler içerisinde yer alan 8 farklı koku kullanılarak hastanın kokuları ayırt etmesi isteniyor. İkinci testte ise hastanın şişelerde yer alan kokusuz ve kokulu şişeleri ayırt etmesi söyleniyor ve bu test ile koku algılama eşiği hesaplanıyor.

Bu iki testin sonucunda koku fonksiyon bozukluğu seviyesi tespit ediliyor. Koku fonksiyon bozukluğu saptanmasından sonra bunun olası nedenleri araştırılıyor.

Gerek görülürse tomografi veya MR çekilerek koku fonksiyon bozukluğuna yol açabilecek burun, sinüsler ve beyinle ilgili hastalıkların incelenmesi yapılıyor. Ardından altta yatan etkene yönelik tedaviler uygulanıyor.

Örneğin koku fonksiyon bozukluğu burun hava geçişine engel olan bir durumdan kaynaklanıyorsa, bu engelin kaldırılması için cerrahi yönteme başvuruluyor. Son yıllarda özellikle koku alma hissinin yeniden kazanılmasıyla ilgili koklama egzersizleri uygulamasında da ümit verici sonuçlar sağlanıyor.”

 

Çiçekleri koklayan sevimli hayvanlar

+46Çiçekleri koklamak ve onlarlarla ilgilenmek sanki bir terapi gibi. 

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1037378-koku-alma-bozuklugu-nedir

Koku alamama (anosmi) nedir, nedenleri ve tedavisi

Koku ve Tat Alma Bozukluğu Nedenleri ve Tedavisi

Koku duyusunun bozuklukları da iletim tipi ve sensörinöral olmak üzere ikiye ayrılır Koku partiküllerinin koku hücrelerine ulaşmasını engelleyen nedenler iletim tipi koku alma bozuklukları denirken koku sinirleri ve sonraki koku yollarının neden olduğu koku alma bozukluklarına sensörinöral tip koku bozukluğu denir.

Koku duyusunun değerlendirilmesi, koku bozukluğu testleri

Koku duyusunun değerlendirilmesine yönelik yapılan testlerin çoğu subjektiftir: Bu testlerden bazıları şunlardır:

Dilüsyon testleri: Kokulu madde hava veya sıvı içeren bir tüp içine konarak hastaya koklatılır Hasta kokuyu duymuyorsa kokulu madde oranı arttırılır Hastanın hangi miktardan itibaren kokuyu aldığı not edilir. Karşılaştırma amacıyla normal kişilerin koku alma eşikleri belirlenebilir. Her iki taraf ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Olfaktuar Spektrogram: Genel olarak bilinen kokular sıvı içinde çözünmüş halde kaplara yerleştirilir. Enjektör ve burun ucuna yerleştirilen tüp aracılığı ile bu kokulu maddeyi içeren hava burun içine verilir. Hastanın kap içinde ne miktarda kokulu madde varken, hangi kokuyu alabildiği not edilir. Hem eşik belirleme hem kokuyu ayırt etme testidir.

Butanol Etik Testi: Bir şişeye su, bir şişeye de su içinde butanol konur. Hastadan hangisinin kokulu olduğunu ayırt etmesi istenir. Ayırt edemedikçe butanol miktarı artırılır. Kokulu şişeyi ayırt ettiği zaman, arttırım yapılmadan tekrar sorulur. Yine bilirse eşik değer olarak belirlenir. Eşik değerler normal kişilerle karşılaştırılır.

Bu koku testlerini uygularken buruna verilen havanın sabit basınç, sabit hız ve sabit ısıda olmasını sağlayan aletlerle daha güvenilir sonuçlar elde edilir. Koku duyusunun değerlendirilmesinde bazı objektif testlerde geliştirilmiştir. Ancak bunlann klinik uygulanabilirliği düşüktür.

Bu testlerden elektroolfaktogram’da regio olfactoria üzerine bir elektrot yerleştirilir. Eğer reseptör hücreleri uyarılırsa negatif bir dalga oluşur. Elektroolfaktogram, olfaktuar mukoza hastalıklarını santral hastalıklardan ayırmaya yarayan tek yöntemdir.

Bir diğer objektif testte, koku uyarılır beyin sapı potansiyelleridir.

Bu testte perkutanöz olarak yerleştirilen elektrotlar yardımı ile kokulu maddelere karşı beyin sapı potansiyelleri ölçülür Yapılan çalışmalarda kokulu uyarana karşı 150 ve 350 ms’de ortaya çıkan iki potansiyel elde edilmiştir. Ayrıca kokulu uyarana karşı elektroensefalografi sonuçlarındaki değişiklikler belirlenebilir.

Koku testleri hastanın yaşından etkilenir. Çocuklarda ve yaşlılarda test sonuçlan daha subjektif olur. Kokulu maddelere karşı adaptasyon da, bu testler sırasında sorun yaratabilir. Genellikle 1­5 dakika arasında kokuya karşı önemli bir adaptasyon gelişir.

Kadınlarda ovulasyon döneminde daha iyi koku alınırken, menstrüasyon sırasında koku duyusu azalır.

Koku alma bozuklukları ve koku duyusu kaybı nedenleri

En sık görülen sebepler şu şekildedir;

  • Akut sinüzit (sinüs enfeksiyonu)
  • Kuru ateş
  • Yaygın soğuk
  • Grip
  • Alerjik olmayan rinit
  • Burundaki küçük sakatlanmalar
  • Burun polipleri
  • Tümörler
  • Yaşlanma
  • Alzheimer hastalığı
  • Beyin anevrizması
  • Beyin ameliyatı
  • Beyin tümörleri
  • Klinik olarak fitil ve solventlere maruz kalma
  • Diyabet
  • Hormonal rahatsızlıklar
  • Huntington hastalığı
  • Klinefelter sendromu (erkeklerin, hücrelerinin çoğunda fazladan X kromozomu bulunduğu bir durum)
  • Kallmann sendromu (testislerin sperm üretme kabiliyetinin olmaması)
  • Korsakoff psikozu (tiyaminin eksikliği nedeniyle meydana gelen bir beyin rahatsızlığı)
  • Kötü beslenme
  • İlaç tedavileri (nifedipin, terbinafin, diğerleri)
  • Multipl skleroz
  • Peget kemik hastalığı (kemiklerin büyümesi ve şekil bozukluğu)
  • Parkinson hastalığı
  • Pick hastalığı (bir çeşit bunama)
  • Radyasyon tedavisi
  • Şizofreni
  • Çoklu sistem atrofisi (ayakta dururken kan basıncındaki aşırı düşüş olarak tarif edilen bir nörolojik rahatsızlık)
  • Sjogren sendromu (genellikle ağız ve göz kuruluğunun yol açtığı bir iltihaplanma hastalığı)
  • Travmatik beyin yaralanması
  • Çinko eksikliği

Hava akımının regio olfactoria’ya ulaşmasını engelleyen obstrüktif patolojiler koku duyuşunun azalmasına veya kaybolmasına neden olabilir. Bu patolojiler arasında septum deviasyonu, nasal polip, ileri derecede ödemli mukoza, tümörler sayılabilir.

Bu hastalarda olfaktuar epitel sağlam olduğu için, obstrüktif patolojiler düzeldiğinde koku duyusu geri döner. Burnun üst kısımlarını tutan polip ve ödem durumlarında burun muayenesi normal olmasına rağmen, koku duyusu bozulmuş olabilir.

Ancak travmaya bağlı kemik ve kıkırdak anomalilerinin koku duyusunu tamamen bozması, çok nadirdir.

Obstrüktif hastalıkların teşhisi genellikle anamnez ve fızik muayene ile konur. Ancak bazen CT gerekebilir. Bu .hastalıkların tedavisi Spesifik olarak yapılır.

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları

Üst solunum yolu infeksiyonları sırasında burun tıkanıklığı ve koku bozukluğu mevcuttur. Ancak .nasal hava yolu açıldıktan sonra 1-3 gün içinde koku duyusu düzelir. Bazen nasal hava yolu açılsa da hastaların küçük bir yüzdesinde koku bozukluğu devam eder. Bunun kesin nedeni belli değildir. Ancak olfaktuar mukoza seviyesinde nöron hasarına bağlı olduğu düşünülmektedir. ÜSYE sonrası koku.

bozuklukları devam eden hastalar genellikle 4 -6. dekattadırlar ve % -70-80. oranında kadındırlar. Bu, kadınlann daha çok ÜSYE geçirmelerine bağlanabilir: Hastaların endoskopi ve CT bulguları genellikle normaldir Koku testlerinde, hiposmi veya anosmi saptanır. Hastaların olfaktuar epitellerinin histolojik incelemesinde olfaktuar hücrelerin azaldığı veya kaybolduğu görülür.

Kafa Travması

Kafa travması geçiren hastaların % 5-10’unda koku.duyusu kaybı görülebilir. Bu kaybın derecesi genellikle travmanın şiddetiyle doğru orantılıdır. Ancak minör travmalar bile total anosmiye neden olabilir: Travma sonrası koku kaybının nedeni tam olarak anlaşılamamıştır ancak en çok.

olfaktuar sinir liflerinin lamina cribrosa’da gerilmesi veya kopmasına bağlı olduğu düşünülür. Frontal travmalar koku kaybının en sık sebebidir. Bununla beraber oksipital travmalar daha çok total anosmi yapar: Koku bozukluğunun ortaya çıkışı genellikle travmadan sonra hemen ya da saatler içinde görülür. Olfaktuar.

hücreler yenilenebildiği için bazen düzelme görülür: Ancak bu çok nadirdir. Çünkü aksonlar bulbus olfactorius’a ulatamazlar. ‘

Yaşlı kişiler, koku bozukluğuna neden olan diğer sebeplere daha çok yakalanabildiği gibi sadece yaşlanma süreci ile ilgili olarak da koku bozukluğu görülebilir. Altıncı dekattan sonra koku alma yeteneği, erkeklerde daha hızlı olmak üzere azalır. Alzheimer Hastalığı ve Parkinson Hastalığı: yaşlılarda demansla ilgili olarak koku bozukluğu gösteren iki hastalıktır.

Alzheimer tedavisi ve hastalıkla yaşama rehberi: Öneriler ve uyarılar

Toksinlere Maruz Kalma koku kaybına neden oluyor

Bazı kimyasal maddelerin olfaktuar mukozaya zarar verdiği bilinmektedir. Bunların bir kısmı geçici koku bozukluğuna yol açarken bir kısmı da kalıcı hasar yapar. Hasarın derecesi, toksinin konsantrasyonuna, toksisitesine ve maruz kalma süresine bağlıdır. Benzen, formaldehit, hidrazin, boya maddeleıi bu tür hasara yol açabilir.

Konjenital Koku Bozukluklan

Konjenital koku bozukluğu olan kişiler 8 yaş civarında çevresindekilerin birşeyler hissettiğini farkederler ve bu şekilde koku bozukluğunun farkında olurlar.

Seyrek görülen konjenital bozukluklar, olfaktuar epitel veya bulbus olfactoriusun dejenerasyon ya da atrofisine bağlı olabilir.

Konjenital anomalilerin en iyi bilinen tipi Kallman Sendromu dur Bu sendromda koku bozukluğu dışında renal anomaliler, kriptoşidizm, sağırlık, fasial anomaliler ve diabet bulunur.

Hem intranasal hem de intrakranyal tümörler koku kaybına yol açabilir. intranasal tümörler genellikle obstrüktif etki yaparlar. intrakrariyal tümörlerden meningiom, hipofiz tümörleri, gliom olfaktuar yapılara zarar verebilirler.

Tümöral lezyonlarda koku bozukluğu genellikle tek taraflıdır. Frontal lob tümörlerinde görülen ve ipsilateral optik atrofi, ipsilateral anosmi, kontralateral papil stazı ile karakterize sendroma Foster-Kennedy Sendromu denir.

Koku kaybının diğer nedenleri

Koku bozukluklarına yol açan diğer sebepler arasında depresyon, şizofreni, alkolizm gibi psikiyatrik hastalıklar, metronidazol, amfoterisin B, captopril, etakrinik asit, kodein gibi ilaçlar; rinoplasti, ön kafa tabanı cerrahisi, total larenjektomi gibi cerrahi müdahaleler sayılabilir. Total larenjektomideki koku bozukluğunün nedeni havanın burundan geçmemesidir

İdiopatik Koku Bozuklukları

Tüm araştırmalara rağmen hastaların önemli bir kısmında koku bozukluğunu nedeni bilinemez. Bunların genelde genç veya orta yaşlı erişkinler olduğu ileri sürülmüştür..

Koku kaybı nasıl teşhis edilir

Koku bozukluğu şikayeti ile başvuran bir hastanın değerlendirilmesinde en önemli yöntem anamnez ve fizik muayenedir.

Anamnezde koku bozukluklarının ortaya çıkış zamanı, şiddeti, hangi kokulara karşı oluştuğu, travma, ÜSYE, ilaç kullanımı gibi etyolojik nedenler araştırılmalıdır Fizik muayenede obstrüktif nedenler araştırılır ve her iki taraf için koku testleri uygulanır.

CT ve MRI; nasal kavite; paranasal sinüs ve koku yollarının incelenmesi için kullanılabilir. Olfaktuar mukoza biopsisi nadiren uygulanır.

Koku bozukluklarının tedavisi sebebe yönelik olarak yapılır.

Obstrüktif rıedenlerle oluşan koku bozukluklan, bu obstrüksiyonun düzelmesiyle ortadan kalkan ÜSYE sonucu 1 -3 günde düzelmeyip devam eden koku bozukluklarının bir kısmı 3-6 ay içinde düzelir: Ancak spontan düzelmeyenler için spesifik bir tedavi yöntemi yoktur Kafa travmalarına bağlı vakaların yaklaşık % 20’si 3 ay-1 yıl içinde düzelebilir ancak düzelmeyi sağlayacak bir tedavi yöntemi geliştirilememiştir. Toksin ve ilaçlara bağlı koku bozukluklannın tedavisi bu ajanlann kesilmesidir. Yaşlanma ve konjenital anomalilerle ilgili koku bozuklukları da tedavi edilemez.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/koku-alamama-kaybi-anosmi-nedir-nedenleri-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть