Koku ve Tat Alma Bozukluğu

Tat Alma Bozuklukları

Koku ve Tat Alma Bozukluğu

Birçoğumuz tat alma duyusunu kanıksamışızdır; ama tat alma bozukluğu, bir kimsenin sağlığı ve yaşam kalitesi üzerinde olumsuz bir etkiye neden olabilir. Eğer tat alma duyunuzla ilgili bir sorun yaşıyorsanız, yalnız değilsiniz. Her yıl 200.000’den fazla kişi, tat ve koku duyuları (kimyasal duyular) ile ilgili sorunlar nedeniyle doktora gitmektedir.

Tat ve koku duyuları çok yakından ilişkilidir. Tat alma duyusunu kaybettiğini düşündüğü için doktora giden bazı kişiler, koku almayla ilgili bir bozukluğu olduğunu öğrendiği için şaşırır.

Tat alma duyumuz nasıl işler?

Çiğneme, içme ya da yediklerimizi sindirme yoluyla salınan küçük moleküller, ağızda ve boğazdaki özel duyusal hücreleri harekete geçirdiği zaman tat alma yeteneğimiz oluşur.

Bu tat hücreleri, dil ve damaktaki tat alıcılarının içinde ve boğazın yüzeyi boyunca kümelenmiştir. Dilinizin ucundaki küçük tümseklerin birçoğu tat alıcıları içerir. Bir kişi, doğumda, yaklaşık 10.

000 tat alıcısına sahiptir; ama 50 yaşından sonra bunları kaybetmeye başlayabilir.

Tat alma hücreleri harekete geçtiğinde, üç özelleşmiş tat siniri aracılığıyla beyne mesajlar gönderir ve beyinde, özel tatlar tanımlanır. Her tat hücresi bir reseptör ifade eder ve bu, en az beş temel tat duyusundan (tatlı, ekşi, acı, tuzlu ve umami) birine tepki verir.

Umami (tadı güzel anlamına gelir) tavuk suyu, et ekstreleri ve bazı peynirlerde bulunan glutamattan aldığımız tattır. Farklı tatlara tepki veren tat hücrelerinin dilin ayrı bölgelerinde bulunduğu fikri sıkça rastlanan yanlış bir düşüncedir.

İnsanlarda, farklı türlerdeki tat hücreleri dilin her tarafına dağılmıştır.

Tat kalitesi, belli bir yiyeceği nasıl deneyimlediğimizin sadece bir yönüdür. Bir başka kimyasal duyusal mekanizma olan genel kimyasal duyu, özellikle gözlerin, burnun, ağzın ve boğazın ıslak yüzeylerinde bulunan binlerce sinir ucunu içerir. Bu sinir uçları, nanenin ferahlığı ve kırmızı biberin yakıcılığı gibi duyumlara neden olur.

Diğer özelleşmiş hücreler, sıcak, soğuk ve doku duyumlarını meydana getirir. Bir şey yediğimiz zaman, beş tat özelliğinden gelen duyumlar, genel kimyasal duyudan gelen duyumlar ve sıcak, soğuk ve doku duyumları yiyeceğin aromasıyla birleşerek bir lezzet algısı oluşturur.

Bir armut ya da bir elma yediğimizi bilmemizi sağlayan şey lezzettir.

Tat alma bozukluğuna sahip olduğunu düşünen birçok kişide, aslında koku almayla ilgili bir sorun vardır. Çiğnediğimiz zaman, damakla burnu birleştiren özel bir kanal aracılığıyla koku duyumuzu harekete geçiren aromalar salınır.

Eğer bu kanal tıkanırsa (örneğin, burnumuzun nezle ya da grip nedeniyle tıkalı olması gibi) kokular burundaki duyu hücrelerine (bunlar kokularla harekete geçer) ulaşamaz. Sonuç olarak, lezzet alma zeimizin büyük bir kısmı kaybolur.

Koku olmadan, yiyecekler yavan ve tatsız gelir.

Tat alma bozuklukları nelerdir?

En sık görülen tat alma bozukluğu, hayali tat algısıdır; yani ağızda hiç bir şey olmasa da geçmek bilmeyen ve genellikle hoş olmayan bir tadın varlığıdır.

Ayrıca tatlı, ekşi, acı, tuzlu ve umami tadını alma yeteneğinde bir azalma da olabilir, bu duruma hipoguzi denir. Bazı insanlar hiçbir tadı algılayamaz; buna aguzi denir. Ama gerçek tat kaybı nadirdir.

Çoğunlukla insanlar, tat kaybından ziyade koku kaybı yaşarlar.

Kimyasal duyularla ilgili diğer bozukluklarda, bir koku, tat ya da lezzet bozulmuş olabilir. Disguzi, ağızda sürekli kötü kokulu, tuzlu, ekşi ya da metalik bir tadın olduğu bir durumdur. Disguziye bazen, kişinin ağzında ağrı ve yanmanın olduğu ağız yanması sendromu eşlik eder. Bu sendrom herkesi etkileyebilir, ancak orta yaştaki ve daha yaşlı kadınlarda daha sık görülür.

Hipoguzi: Hipoguzi, kişinin tat alma duyusu azaldığı zaman görülür. Kişi, tatlı, ekşi, tuzlu ya da acı tatları tanımlayamadığı zaman tat kaybı görülür.

Disguzi: Bazı kişilerin ağızlarında genellikle hoş olmayan sürekli bir tat olur, bu duruma disguzi denir.

Lezzet kaybı: Hem tat hem de koku almayla ilgili bozukluklar yaşayan kişilerde lezzet duyusunda azalma olabilir. Lezzet tat (tatlı, ekşi, tuzlu ve acı) ve kokunun yanı sıra doku, renk ve sıcaklığın birleşimidir. Aslında, koku, lezzet duyularının yaklaşık %75’ine katkıda bulunur.

Sebepler

Bazı kişiler tat alma bozukluklarıyla doğar, ama birçok kişide bu durum bir yaralanma ya da hastalıktan sonra gelişir. Tat alma sorunlarının sebepleri şunlardır:

Sayın Hocam, ben Ankara'da yaşıyorum. Yaklaşık 20 gün önce 3 adet alt çene sağ arka azı dişlerime dolgu yaptırdım. Diş dolgusuna başlamadan Diş H… devamı

  • Üst solunum yolları ve orta kulak enfeksiyonları
  • Baş ve boyun kanserleri için radyasyon terapisi
  • Böcek ilaçları gibi bazı kimyasallara maruz kalmak ve antibiyotikler ve antihistaminler gibi bazı ilaçları kullanmak
  • Kafa yaralanması
  • Kulak, burun ve boğazda yapılan bazı ameliyatlar (örneğin, azı dişi ve 20 yaş dişinin çekilmesi ve ortakulak ameliyatı)
  • Kötü ağız hijyeni ve dişle ilgili sorunlar

Testler

Hem tat hem de koku alma bozuklukları bir otolaringolojist (kulak-burun-boğaz uzmanı) tarafından teşhis edilir.

Otolaringolojist, kişinin, algılayıp tanıyabileceği bir tadın en düşük konsantrasyonunu ölçerek tat alma bozukluğunun derecesini saptayabilir.

Ayrıca farklı maddelerin tatlarını karşılaştırmanız ya da bir maddenin konsantrasyonu arttığında bir tadın yoğunluğunun ne kadar arttığını belirtmeniz istenebilir.

Bilim insanları, hastanın farklı kimyasal konsantrasyonlara tepki verdiği tat testini geliştirmişlerdir. Bu, basit bir “yudumla, tükür ve çalkala” testini içerebilir ya da kimyasallar doğrudan dilin belli bölgelerine uygulanabilir.

Tat kaybının doğru bir şekilde değerlendirilmesi, kulak, burun ve boğazın fiziksel bir muayenesini, diş muayenesi ve ağız hijyeninin değerlendirilmesini, kişinin sağlık geçmişinin gözden geçirilmesini ve bir sağlık uzmanı tarafından yapılacak bir tat testini içerecektir.

Tat alma bozukluğu ciddi bir bozukluk mudur?

Tat alma bozuklukları, birçoğumuzun kanıksadığı bir erken uyarı sistemini zayıflatabilir ya da ortadan kaldırabilir. Tat, bozulmuş yiyecekleri ya da içecekleri algılamamıza ve bazı kişilerin, alerjik oldukları maddelerin varlığını belirlemesine yardımcı olur.

Tat kaybı, ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Bozulmuş bir tat duyusu, kalp hastalığı, diyabet, inme ve özel bir beslenmeye bağlı kalmayı gerektiren diğer hastalıklar için bir risk faktörü olabilir. Tat duyusu bozulduğunda, kişi, yeme alışkanlıklarını değiştirebilir. Bazı kişiler çok az yiyebilir ve kilo kaybedebilir; bazılarıysa çok fazla yiyerek kilo alabilir.

Tat kaybı, yemeğimizin daha lezzetli olması için çok fazla şeker ya da tuz tüketmemize yol açabilir. Bu, diyabet ya da yüksek tansiyon gibi bazı sağlık sorunları olan kişiler için bir sorun olabilir. Ciddi vakalarda, tat kaybı depresyona yol açabilir.

Tat ve koku kaybı, ayrıca, Parkinson ya da Alzheimer hastalığı gibi sinir sisteminin bazı dejeneratif hastalıklarının bir işareti olabilir. Eğer tat alma bozukluğunuz varsa, doktorunuza başvurun.

Tedavi

Tat alma bozukluklarının birçok türü tedavi edilebilir. Tedavi edilemeyen vakalar için, hastaların sorunlarına uyum sağlamalarına yardım etmek için rehberlik hizmeti mevcuttur.

Bir otolaringolog tarafından teşhis konması, sorununuzun altta yatan sebebinin tanımlanması ve tedavi edilmesi açısından önemlidir. Eğer sebep belli bir ilaçsa, ilacınızı kesmek ya da değiştirmek sorunu ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir (Ancak, doktorunuz tarafından söylenmediği sürece ilaçlarınızı bırakmayın.

) Bazı kişiler, özellikle solunum yolu enfeksiyonları ya da alerjileri olanlar, bu hastalıklar geçtiğinde tat duyularına yeniden kavuşurlar. Genellikle, genel bir tıbbi sorunun çözümü de tat kaybı sorununu çözebilir. Bazen, kişinin tat duyusu kendiliğinden düzelebilir.

Uygun ağız hijyeni, iyi işleyen bir tat duyusuna yeniden kavuşmak ve bunu korumak için önemlidir.

Eğer tat duyunuzun bir kısmını ya da tamamını kaybederseniz, yemeklerinizi daha lezzetli hale getirmek yapabileceğiniz şeyler vardır:

  • Çeşitli renkler ve dokular içeren yemekler hazırlayın.
  • Daha fazla lezzet katmak için aromatik otlar ve acı baharatlar kullanın; fakat yemeklere daha fazla şeker ya da tuz eklemekten kaçının.
  • Eğer diyetiniz izin veriyorsa, sebzelerin üzerine küçük miktarlarda peynir, jambon, tereyağı, zeytinyağı ya da kuruyemiş ekleyin.
  • Güveçte olduğu gibi yemekleri kombine etmekten kaçının; bu, ayrı lezzetleri gizleyebilir ve tadın etkisini azaltır.

Источник: https://www.hemensaglik.com/makale/tat-alma-bozukluklari

Koku ve tat alamamayı deneyimlediler! (Koku alma bozukluğu)

Koku ve Tat Alma Bozukluğu

Koku alma bozukluğu, toplumun 5’te 1’ini etkileyen önemli bir sorun. 1. Uluslararası Koku ve Tat Sempozyumu’na katılanlar koku ve tat alamayanların dünyasına tanıklık ettiler.

Dost sohbetine eşlik eden kahvenin kokusuyla da huzur verdiğini biliyor muydunuz? Ya yediğiniz yemeğin lezzetini sahip olduğu aroması ve kokusundan aldığını? Mis gibi kokan bir çiçeği en son ne zaman içinize çekerek kokladınız? Sıcacık bir simit ya da sıcak bir çikolata kokusuyla huzur duydunuz mu hiç? Pek çoğumuz kokuları doğru algılamadığının farkında olmayabilir. Oysa koku alma bozukluğu toplumun 5’te 1’ini etkileyen önemli bir sorun! Peki koku ve tat alma duyusu olmayan kişiler, hayatı nasıl algılıyor, bu duyularını geri kazanmaları mümkün mü?

Uluslararası Koku ve Tat Sempozyumu

Bu sorular, 4-5 Mayıs 2018 tarihlerinde Acıbadem Taksim Hastanesi’nde düzenlenen 1. Uluslararası Koku ve Tat Sempozyumu’nda cevap buldu; hastaların öyküleriyle birlikte koku ve tat alamayanların dünyasına tanık olundu.

Sempozyum öncesi koku ve tat alamayan kişiler için özel olarak hazırlanan Anozmik menülerden, uygulamalı koku testine kadar farklı deneyimler yaşandı. Katılımcılar koku ve tat ilişkisini öğrenirken, ‘koku körlüğü’nün tedavi yöntemlerini, alanında isim yapmış uzmanlardan dinledi.

Koku alma bozukluğunun nedenleri

Yerli ve yabancı, alanında önde gelen uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen Uluslararası Koku ve Tat Sempozyumu’nun Başkanı, Acıbadem Taksim Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, koku alamamanın önemli bir hastalık olduğunu, bu sorunla yaşayan binlerce kişi olduğunu belirtirken, hastalığın tedavisine yönelik yenilikler hakkında bilgi verdi.

Koku alma bozukluğunun birçok nedeni olduğunu belirten Altundağ, “Koku alma bozukluğunun burun ve sinüs hastalıkları, üst solunum yolu enfeksiyonları ve kafa travmaları gibi sık bilinen nedenleri dışında, sıklıkla gözden kaçan ama klinik pratiğimizde pek çok açıdan önümüze çıkan nedenlerinden bazıları da Endokrinolojik problemler ve Toksik nedenlerdir. Diyabet, Hipotiroidi gibi hastalıkların yanı sıra hava kirliliği gibi pek çok toksik faktör de, koku alma bozukluğuna yol açarak, yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürüyor” diye konuştu.

Koku alma bozukluğu tedavisi

Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, şu bilgileri verdi:

“Daha önce pek çok koku alamayan hastaya tıpta bir çözüm olmadığı söyleniyordu, artık tanımladığımız güncel tedavi metotları ve erken teşhis sayesinde koku alma duyusunu yitiren pek çok insan tekrar koku alma yeteneğini kazanıyor.

Artık sadece koku duyusunu sonradan yitirmiş kişilerin tedavisi değil, aynı zamanda doğuştan koku alamayan kişilerin destek ve rehabilitasyon süreçlerini, beslenme şekillerini, sosyal yaşamda güvenlikleri için gerekli eğitimleri de planlıyoruz. Bu amaçla 18 ülkenin ortak olarak çalışmaya dahil olduğu proje kapsamında çocukluk çağında erken dönem koku alma bozukluğu olan çocukların tespiti için Evrensel Koku Testi’ni geliştirdik ve bu testin çocuklara uygunluğunu da sağladık.”

“Koku alma bozukluğu hastası olduğunu bilmeyenler var”

Koku bilimi alanında dünyadaki önemli isimlerden Almanya Dresden Üniversitesi’nden Prof. Dr. Thomas Hummel, yeni koku alma teorileri üzerine çalışan ve her molekülün farklı titreştiği ve bu titreşimlerle farklı kokular yaydığını vurgulayan İngiltere’den Dr.

Simon Gane, çocuklarda erken dönem koku alma sorunları üzerine uzmanlaşan Almanya’dan Dr. Valentin Schriever, koku alma bozukluğunun teşhisi konusunda araştırmaları olan Acıbadem Taksim Hastanesi Radyoloji Uzmanı Doç. Dr.

Düzgün Yıldırım, kokuların kültürel olarak tarihini anlatan Vedat Ozan, sempozyuma katılan isimler arasındaydı.

Toplantıda konuşan Dr. Valentin Schriever, koku bozukluğu hastası olduğunu bilmeyen pek çok kişi olduğunu belirterek “Artık işitme seviyesinin erken dönemde tespiti gibi koku duyusunu da erken yaşlarda test etmek istiyoruz. Çalışma arkadaşım Doç. Dr. Aytuğ Altundağ ve diğer bilim insanları ile ortak olarak ürettiğimiz ‘yeni koku testi’ bu amaca hizmet edecektir” dedi.

Koku alma kaybı depresyona bile neden olabiliyor

Almanya Dresden Tıp Fakültesi Koku ve Tat Kliniği’nden Prof. Dr. Thomas Hummel de, koku alma bozukluklarının genel bir rahatsızlık olduğunu belirtirken, sorunun toplumun beşte birini etkilediğini söyledi.

Koku alma kaybının temel nedenlerinin viral üst solunum yolu enfeksyonu, sinüs-burun hastalıkları ve baş travmaları olduğunun altını çizen Hummel, bu rahatsızlığa kulak burun boğaz hastaları arasında da çok sık rastlandığını vurguladı.

Koku alma duyusunun kaybının; yemekten ze alamama, yemekten zehirlenme ve sigara kokularını fark edememe gibi rahatsızlıklara yol açtığını belirten Prof. Dr.

Thomas Hummel, “Koku alamama bir ölçüde sosyal ortamlarda ve iş hayatında zorluklar yaratmaktadır.

Çoğu hasta bu kısıtlamalarla başa çıkabilmektedir ancak az bir oranda da olsa bazı hastalarda yaşam kalitelerini etkileyen önemli kısıtlamalar ve depresyon gözlemlenmektedir” diye konuştu.

“Koku yaşamsal önem taşıyor”

Kokunun kültürel tarihiyle ilgili araştırmalarıyla tanınan, Parfümör, Kokular kitabının yazarı Vedat Ozan da, koku ve tat duyusunun yaşamsal önemde olduğunu belirterek, “Örneğin; olası bir gaz kaçağı ya da zehirli maddelere maruziyet esnasında koku duyusu erken uyarı sistemi gibi çalışırken, koku duyusunu kaybeden kişi hem ölümcül risklere karşı savunmasız kalıyor hem de yaşam kalitesinde ciddi oranda azalma meydana geliyor. Koku duyusunun başrolde olduğu ve insanlar için yaşamsal önem taşıyan birçok şey var” dedi.

Ülkemizde ve dünyada milyonlarca kişinin bu hastalıkla karşı karşıya kaldığını bildiren Ozan, kahve kokusuna da değinerek, “Küçük kırmızı bir meyvenin tohumları olan kahve, Afrika’da yetişmeye başlayıp tüm dünyaya yayılmış ve tarihin gidişatında birçok şeyi değiştirmiştir.

Hatta bazı tarihçiler, kahve ve kahve evleri olmasa aydınlanma çağının mümkün olmayacağını ileri sürmektedirler. Ayrıca kahve, kamu diplomasisinin ilk araçlarından biri olmuştur.

Yapılan araştırmalar kahve gibi kahve kokusunun da insan psikolojisini olumlu etkilediğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Anozmik Aşçı yaşadıklarını anlattı

Aşçılık eğitimi alıp bir yıl aşçılık yaptıktan sonra geçirdiği kaza sonucu koku ve tat alma duyusunu kaybeden Onur Demirbaş, yaşadığı bu durumun meslek hayatını nasıl etkilediğini ve yaşadığı sorunla mücadelesini anlattı.

Demirbaş, “Aytuğ bey bana ‘Neden birlikte koku alamayan insanlara yönelik yemekler hazırlamayalım’ dedi ve onun yönlendirmeleriyle bu menünün felsefesi olduğunu öğrendim. Sonrasında Doç. Dr.

Aytuğ Altundağ’ın tedavisi ile tekrar koku almaya başlasam da başka insanlara yardımcı olmak için Türk mutfağına özgü tatlarla yeni bir mutfak oluşturmaya çalışmaktayız” diye konuştu.

Etiketler: anozmik menüKoku alma bozukluğu

Источник: https://www.gidahatti.com/koku-alma-bozuklugu-103908/

Tat Alma Bozukluğu Neden Olur?

Koku ve Tat Alma Bozukluğu

Hepimiz yediğimiz içtiğimiz şeylerin lezzetine varmak isteriz. Hele ki tadı damağımda kaldı dediğimiz yiyecekler de vardır ki doyulmaz. Ama bazı zamanlar olur ki yediğimizin içtiğimizin tadını alamayız.

Bu durum yaşam keyfimizi, iştahımızı hatta sosyal hayatımızı bile etkiler.

Bu yazımızda tat alma bozuklunun neden olduğundan, tat alma bozukluğu türlerinden ve tat alma bozukluğuna karşı uygulanacak tedaviden detaylı olarak bahsedeceğiz.

Tat alma bozuklukları, bozukluğun durumuna göre niceliksel ve niteliksel olarak adlandırılır. Disguzi, tat alma duyusundaki bozukluğun genel adıdır.

Niceliksel bozukluklar;

  • Hiperguzi, tat alma duyusunun artması,
  • Hipoguzi, tat alma duyusunun keskinliğinin azalması,
  • Aguzi, tat alma duyusunun tamamen kaybolması olarak adlandırılır.

Niteliksel bozukluklar;

  • Paraguzi, tatları olduğundan farklı algılama,
  • Fantoguzi, olmayan hayali tatlar algılama,
  • Kakoguzi, tatları kötü tat olarak algılama,
  • Meteroguzi, yiyecek ve içeceklerden farklı tat alma olarak adlandırılır.

Tat Alma Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir?

Tat alma duyusu; sigara içmekten ilaç kullanımına, gebelikten vücuttaki demir oranının yükselmesine kadar birçok sebepten olabilir. Hatta koku alma ve tat alma birbiriyle ilişkili olduğundan bazen burunda meydana gelen sorun da tat alma duyusunun azalmasına yol açabilir.

1. Ağız ve Diş İle İlgili Nedenler

Ağız içindeki hijyenin kötü olması, dilde pas tabakalarının oluşması bu probleme sebep olabilir.

2. Reflü

Mideden veya ağızdan gelen asit veya safra içeriklerinin yaptığı zedeleme sonucu azalabilir.

3. Yeme Bozukluğu

Blumia adı verilen ve tekrarlayan kusma bozukluğu ile belirgin hastalıkta tat alma bozukluğuyla karşılaşırız.

4. Gebelik

Gebelik sırasında vücut birçok hormonal değişikliğe uğrar. Bu durum kişinin tat ve koku duyularını etkileyebilir. Temel olarak gebelikte östrojen hormonunda artış olur ve bu durum ağızda kötü tada neden olur.

5. Yaralanma

Kimyasal ya da mekanik çeşitli travmalar sonucunda tat alma duyusuyla ilişkili sinirlerde ya da beynin ilgili merkezinde zedelenme oluşabilir. Bu travmalardan en sık karşılaşılanlar;

  • Yanıklar (özellikle ağız içinde oluşan yanık)
  • Kimyasal madde maruziyeti.
  • Cerrahi travmalar (kulak ameliyatı ve bademcik ameliyatı sonrası travmaları),
  • Özellikle Parkinson ve Multiple Skleroz hastalıkları sonrası tat alma duyusunun bozukluğuyla karşılır.
  • Burun kanamaları, ağız içi kanamaları, yemek borusuna ait kanamalar, diş ve diş eti hastalıkları sonrasında oluşan kanamalar tat duyusunun zayıflamasına yol açar.
  • Kafa travmaları.
  • Ağız içi enfeksiyonlar, üst solunum yolu enfeksiyonu, kulak enfeksiyonu, diş enfeksiyonu ve sistemik enfeksiyonlar tat bozukluğuna neden olur.

6. Çeşitli Tedaviler ve Madde Kullanımı

Pek çok antibiyotik ilaç ve alerji ilaçları, antidepresanlar ve çeşitli psikiyatrik ilaçlar tat alma duyusunda bozukluğa yol açar. Bunları sıralayacak olursak;

  • Böcek ilaçlarına maruz kalmak,
  • Alkol bağımlılığı,
  • Uyuşturucu bağılılığı,
  • Sigara bağımlılığı,
  • Kemoterapi ve radyoterapi alan hastalar.

7. Diğer Hastalıklar

  • Diyabet
  • Sjögren sendromu
  • Böbrek yetmezliği
  • Çinko eksikliği
  • B12 vitamini eksikliği

Tat Alma Bozukluğunun Tedavisi Nasıl Olur?

Tat alma bozukluğunun pek çok nedeni vardır. Tedaviye başlamadan önce de bu neden belirlenip o doğrultuda tedaviye başlarız. Enfeksiyon varsa o enfeksiyon tedavi edilir, vitamin eksikliği varsa eksiklik giderilmeye çalışılır. Grip veya soğuk algınlığına bağlı oluştuysa da ilaç kullanımı önerilir. Tükürük salgısında azalma varsa tükürük salgısı arttırılır.

Sigara kullanımına yönelik ise çevresel faktörler ile mücadele edilmelidir. Tat bozuklukları kulak burun boğaz doktoru tarafından çeşitli testler yapılarak teşhis edilebilir ve farklı tatlar için kişinin duyarlılığı ölçülür.

Doktor ayrıca kişinin geçmişini de inceleyerek etken olacak hastalık ya da kaza yaşayıp yaşamadığını tespit eder. Doğru teşhis için ağız hijyeni, kulak, yemek borusu ve burun için ek testler isteyebilir.

Bitkisel olarak da kişi limon suyu yardımıyla da tatma gücünü geri kazanabilir.

Çinko yönünden zengin fasulye, fındık, kepekli tahıllar, süt ürünleri gibi gıdalarla beslenirse tat alma gücünü arttırır. Zencefil tat alma duyusunun gelişmesine büyük oranda yardımcı olan başka bir yoldur.

Eğer tat almanızda bir sorun olduğunu düşünüyorsanız bunu ciddiye alıp doktora başvurun. Çünkü bazen tat almada yaşanan sorunlar alzheimer ya da karaciğerde olan daha ciddi sorunlara işaret ediyor olabilir.

Источник: https://evdesifa.com/tat-alma-bozuklugu/

Tat ve Koku Alma Bozukluğu

Koku ve Tat Alma Bozukluğu

Duyu sorunları, günlük yaşamımızı olumsuz etkileyen sorunların başındadır. Koku ve tat alma duyularımız, hem yemeye karşı iştahımızı açarak hem de sosyal aktivitelerden aldığımız hazzı artırarak, yaşamımızı güzelleştirir.

Koku ve tat almada sorun yaşadığımız zaman ise, daha az yemek yer, sosyal aktivitelere daha az zaman ayırır ve kendimizi kötü hissederiz. Koku ve tat alma duyularımız bizi yangın, zehirli gaz ve bayat yiyecekler gibi tehlere karşı korur.

Koku alma sorunu; sinüs hastalığının, burun deliklerinde büyümenin veya kimi zaman beyin tümörlerinin habercisi olabilir.

Koku ve tat alma sistemi nasıl çalışır?

Koku ve tat alma, kimyasal algılama sistemimize aittir. Koku ve tat almanın karmaşık süreci, etrafımızdaki maddelerden salınan moleküllerin; burun, ağız ve boğazdaki özel sinirleri uyarmasıyla başlar. Bu hücreler, mesajları, spesifik koku ve tatların tanımlanmış olduğu beyne iletir.

Koku (koku siniri) hücreleri, etrafımızdaki kokular (bir gülün ya da fırındaki ekmeğin kokusu gibi) tarafından uyarılır. Bu koku hücreleri, burun boşluğunun üstünde burnun içini kaplayan epitel doku üzerinde yer almaktadır.

Tat (tat sinir) hücreleri, ağız ve boğazın tat tomurcukları içinde bulunur ve tükürükle karışmış yiyecek ve içeceklere tepki verir. Dil üzerinde görülebilen küçük yumruların çoğu tat tomurcuğu içerir. Bu yüzey hücreleri, tat bilgisini yakında bulunan ve mesajı beyne ileten sinir liflerine gönderir.

Vücudumuzun kimyasalları algılayabilmesi; tat ve koku almamıza katkıda bulunan diğer bir duyu mekanizmasıdır. Bu sistemde, özellikle gözler, burun, ağız ve boğazın nemli yüzeyinde bulunan binlerce serbest sinir ucu; amonyağın keskinliğini, mentolü serinliğini gibi duyuları algılamamızı sağlar.

Koku ve tat alma bozukluğuna yol açan faktörler nelerdir?

Bilim insanları, koku alma duyusunun en gelişmiş olduğu çağların 30-60 yaş arası olduğunu öne sürmektedir. 60 yaşından sonra koku alma duyusu, azalmaya başlar ve yaşlıların büyük bir çoğunluğu koku alma yetisini kaybeder. Yapılan araştırmalara göre, kadınlarda koku alma duyusu, erkeklere kıyasla daha gelişmiştir.

Bazı kişilerin koku ve tat alma duyuları doğuştan az gelişmiştir. Bunun nedeni kimi zaman üst solunum yolu enfeksiyonlarıyken, kimi zaman kafa travması olarak belirtilir. Ayrıca, burun ve sinüs boşluğundaki polipler, hormonal değişiklikler veya diş hastalıkları da koku ve tat duyularının yitmesine neden olabilir.

Böcek ilacı gibi kimyasallara ve bazı ilaçlara uzun süreli maruz kalmak da bu sorunun kaynağı olabilir.

İnsanların en çok maruz kaldığı kirliliğin en yoğun biçimi ise sigaradır. Sigara, koku ve tat alma yetisini olumsuz etkiler. Sigarayı bırakmak, bu yetileri yeniden kazandırır.

Baş ve boyun kanseri olan ve radyoterapi uygulanan hastalar için de koku ve tat alma bozukluğu tipik bir şikayettir. Bu bozukluk, sinir sistemi hastalıklarında da görülebilir.

Ayrıca larenksi (gırtlak) alınan hastalar da koku veya tat alamayabilir. Larengektomi yapılan bu hastalara, tekrar burundan nefes alabilmeleri için özel bir “bypass” tüpü takılır.

Burundan hava akışı artırılarak, koku ve tat alma duyuları yeniden yapılandırılabilir.

Koku ve tat alma bozukluğu nasıl teşhis edilir?

Koku ve tat alma bozukluğunun derecesi, kişinin algılarının açık olacağı şekilde, düşük dozda bir kimyasal ile test edilir. Hastadan farklı kimyasalları koklayarak ve tadına bakarak karşılaştırma yapması istenebilir. Ayrıca, kimyasalın dozu artıkça duyularda artışın olup olmadığı da değerlendirilir.

  • Koku Alma: koku alma duyusunu değerlendirme için kolayca uygulanan “dokun ve kokla” testi yapılır.
  • Tat Alma: Hastalar, farklı kimyasal dozlara farklı tepkiler verir. Bu test de, basit bir “yudumla, tükür ve çalkala” testi ile veya kimyasalın dilin belirli bölgelerine doğrudan teması ile yapılır.

Koku ve tat alma bozukluğunun tedavisi nasıldır?

Kimi zaman, bazı ilaçlar koku ve tat alma bozukluğuna yol açar ve ilaç bırakıldığında veya tedavi değiştirildiğinde bu duyularda iyileşme görülür. Bazı ilaçlar bu tür sorunlara yol açsa da, tedavide antialerjik ilaçlar başta olmak üzere birtakım ilaçlardan faydalanılır.

Ayrıca ciddi solunum yolu enfeksiyonu veya mevsim alerjisi olan hastalar, iyileşince veya alerji mevsimini geçince de normal fonksiyonlarını kazanabilir.

Polip gibi burun tıkanıklıklarında ise hava akışını yeniden yapılandırmak için cerrahi girişimde bulunulabilir ve kişiye koku ve tat alma duyusu yeniden kazandırılabilir.

Randevu almak için tıklayınız.

Tarih: 2.2.2017 14:55:00, Editör: Fulya Taşan

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz?

Источник: https://www.anatomica.com.tr/tat-ve-koku-alma-bozuklugu

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть