Kolon Kanseri Riskini Azaltmanın Yolları

KOLON KANSERİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

Kolon Kanseri Riskini Azaltmanın Yolları

Kolon kanseri, sindirim sisteminin alt kısmında bulunan, bir çeşit kalın bağırsak kanseridir. Çoğu kolon kanseri çeşitleri küçük olarak, polip isimli iyi huylu kanser hücresi olmayan hücrelerin kümelenmesi ile ortaya çıkar.

İlerleyen zamanla birlikte bu kümelenmiş olan polipler, değişime uğrayarak kolon kanserine sebep olurlar. Polipler ufak boyuttadır ancak çok sayıda üretilirler.

Sırf bu yüzden kolon kanserinin ne zaman ortaya çıkabileceği belli olmadığı için sık sık rutin kontrollerin yapılması gerekmektedir.

Bu tip bir kanser çeşidi erkeklerde en sık rastlanan üçüncü ve kadınlarda en sık rastlanan 4. kanser çeşididir. Risk faktörleri aile geçmişinde bulunan kolon kanserini kapsamaktadır.

Hastalığın oluşumu poliplerden olduğu için, bu poliplerin ortadan kaldırılması, hastalığın oluşmasını engelleyecek niteliktedir. Hastalığın teşhisi için sizlere yardımcı olabilecek bir belirtiler listesi yazımızın devamında verilecektir.

Bu belirtiler doğrultusunda bir doktora giderek size yapılacak olan biyopsi ve benzeri teşhis işlemleri ile hastalığın teşhisini yaptırabilirsiniz.

Kolon kanserinin sebepleri çoğu zaman açık değildir. Yani hastalığın oluşmasına direkt olarak etki eden bir etmen bulunmamaktadır.

Ancak uzman doktorlara göre bu hastalığın sebebi, sağlıklı olan hücrelerin bir değişim ile tehli ve ölümcül bir hale gelmesidir. Sağlıklı olan hücreler bölünmeye ve büyümeye devam ederler.

Ancak bu hücreler kanserojen hale geldiklerinde kontrolsüz bir şekilde büyümeye ve bölünmeye başlarlar. Etraflarında bulunan dokuları ve yapıları işgal edip, vücudun diğer kısımlarına yayılırlar.

Mantar şeklinde bulunan polipler, ilk olarak kümelenmeye başlarlar. Bu kısım kanser öncesi kısım olarak isimlendirilir. Devam eden süreçte kolona yapışırlar. Polipler kanserojen hale gelmeden önce, onları ortadan kaldırmak kolon kanserini engelleyecektir.

Ayrıca kalıtsal gen mutasyonu da kolon kanseri riskini arttırır. Aile arasında genetik olarak geçiş yapabilen bir hastalıktır ancak oldukça düşük bir ihtimaldir. Aile fertlerinin herhangi birinde bulunan kolon kanseri, sizdeki kolon kanseri oluşma riskini arttıracağı için rutin kontrollerinizi yaptırmayı aksatmayınız.

Kolon Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Çoğu insanda erken safhalarda herhangi bir kolon kanseri belirtisine rastlanmaz. Ancak belirtiler ortaya çıktığında kanserin yerine ve büyüklüğüne göre çok çeşitli belirtiler ortaya çıkabilir. Bunlardan bazıları;

Kolon kanseri kalın bağırsağa bağlı olan bir kanser türü olduğu için bu organda belirtilerin oluşması oldukça muhtemeldir. Bu belirtiler arasında bağırsak hareket değişiklikleri ve sorunları, kabızlık, ishal ve dışkıda meydana gelen değişimlerdir. Ayrıca dışkıda rektal kanamalarda görülmesi olasıdır.

2.Mide Rahatsızlıkları

Kolon kanserinin bir diğer belirtisi de mide ağrılarıdır. Oluşan mide sorunları rahatsız edici seviyededir, mide krampları, gaz oluşumu ve çeşitli ağrılar meydana gelir. Ayrıca kusma durumu da mide rahatsızlıkları arasında sayılabilmektedir. Bu yüzden kolon kanseri belirtilerinden olan kusmayı da bu konu altında belirtmek gerekir.

3.Halsizlik

Poliplerden kanser oluşması sırasında kanser hastalığı büyümeye ve yayılmaya başlar. Bunun sonucu olarak oluşan kanser hücreleri vücudu yıpratmaya başlar. Bunun sonucu olarak halsizlik ve yorgunluk halleri ortaya çıkar. Gün içerisinde erken vakitlerde de olsa, yeterince uyumuş dahi olsanız enerjinizde azalma ve tükenme görülmesi muhtemeldir.

4.Diğer Sorunlar

Kolon kanseri sırasında meydana gelebilecek pek çok belirtiden bir kısmına daha değineceğiz. Bunlar açıklanamayan bir şekilde gerçekleşen kilo kaybı, dışkıda renk ve şekil değişiklikleri olması, rektumda meydana gelen ağrılar, bağırsaklarda iltihap ve enfeksiyon oluşması gibi belirtiler kolon kanserinin belirtileri arasında yer almaktadır.

Yukarıda incelenen şartlar doğrultusunda herhangi bir belirti ortaya çıktığında derhal bir kontrol ettirmek gerekmektedir. Bir doktora giderek hastalık teşhisi için muayene olmalısınız. Ayrıca hastalığın erken teşhisi adına rutin bir şekilde, gerekli kontrolleri yaptırmanız gerekmektedir.

Kolon Kanseri Teşhisi Nasıl Yapılır?

Kolon kanseri şüphesi ile gittiğiniz bir sağlık kuruluşunda hastalığın teşhisini yapabilmek için bir takım testlere tabi tutulursunuz. Rektal kanama veya bağırsak hareketlerinde oluşan değişimler gibi belirtiler ile hastalığı algılayabilmek için yapılan araştırmalardan bahsedeceğiz.

  • Sağlık uzmanı tarafından bir eldiven giyilerek rektumdan içeriye anüse doğru bir elle müdahale yapılır.
  • Bir diğer test ise dijital rectum testi olarak isimlendirilir. Meydana gelen kanamanın gerçekten rektumdan gelip gelmediğini kontrol etmek için yapılır. Acı verici bir test olmamasına rağmen bazı insanlar için rahatsız edici olabilir. Sadece bir kaç saniye almaktadır.

Kolonoskopi: Genel kontrol amaçlı testlerin dışında hastalığı daha net bir şekilde tespit edebilmek için kolonoskopi işlemi yapılır. Sindirim sisteminizin incelendiği bir testtir. Poliplerin, tümörlerin veya diğer anormalliklerin görülebilmesini sağlar. Endoskopik bir testtir.

Yani ince ve esnek bir tüp üzerine yerleştirilen bir tüp, anüs aracılığı ile içeriye sokulur. Kolona doğru ilerletilen bu tüp ile, bir ekran üzerinden görüntü alınır. Rahatsız edici bir testtir.

Yapılacak testten birkaç gün önce, eğer yapıyorsanız diyetinizi bırakmanız ve test sabahı herhangi bir şey yememeniz gerekmektedir.

Esnek Sigmiodoskopi: Kolonoskopiye benzer bir işlemdir. Çok daha küçük bir tüp ile yapılır. Rektum incelemesi için özellikle sol kolondan bir görüntü alınır.

CT Kolonografi: Kolonu incelemenin bir diğer yoludur. Bu testten önce dışkı atımının yapılmış olması gerekmektedir. Herhangi bir anormalliğin görülmesini sağlar. Ayrıca X-ray cihazı ile de çeşitli görüntüleme işlemleri yapılmakta ve hastalığın teşhisi için kullanılan yöntemlerden biridir.

Kolon Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Hastalığın tedavisinde en çok yapılması istenen yöntem ameliyattır. Cerrahi bir operasyon ile kanser hücrelerinin oluşturduğu tümör veya kümelenme, toptan alınarak hastalıktan sorunsuz bir şekilde kurtulmak amaçlanır.

Ancak hastalığın ilerleyen safhalarında, kanser hücreleri çok daha fazla yayılma imkanı bulacağından ameliyat ile ilgili herhangi bir çözüme ulaşılamamaktadır. Tümörün tümü alınamaz ayrıca hastalığın nüksetmesi yani tekrarlaması olasıdır.

Bu yüzden daha farklı ve alternatif tedavi yöntemleri geliştirilmiştir. Bunlar;

  • Kemoterapi: Çoğu kişinin ismini duyduğunda çekindiği bir tedavi yöntemidir. Bunun sebebi ise bu tedavinin bir ilaç tedavisi olması ve ağır yan etkiler oluşturması olarak gözükebilir. Ağır ilaçlar verilerek kanser hücreleri yok edilmeye çalışılır. Ancak bu durumun sonucu olarak kuvvetli ilaçlar, insan vücuduna da hasar verir. Bağışıklık sistemini azaltır ve saç dökülmesi gibi yan etkiler oluşturur. Hastalıktan kurtulunabilir ancak toparlanma süreci de bir o kadar zor hale gelir.
  • Radyoterapi: Ameliyattan sonra yapılan bir tedavi yöntemidir. Cerrahi operasyondan önce verilen radyasyon, tümörün boyutunu küçültür. Bu da ameliyat ile tümörlerin tamamen alınmasını kolaylaştırır. Ayrıca ameliyattan önce uygulanan radyasyon, ameliyat başarılı geçse dahi hastalığın tekrarlanma ihtimalini de doğurur.

Bu sebeplerden ötürü en çok tavsiye edilen yöntem sadece ameliyattır. Uygulanacak başarılı bir müdahale ile hastalık tamamen alınır ve tekrarlama ihtimali de ortadan kalkar.

Bu yüzden size düşen görev sık sık rutin kontrollerden geçmeniz ve şüpheli bir kolon kanseri belirtisi oluşması durumunda derhal bir sağlık kuruluşuna gitmenizdir.

Herhangi bir gecikme hastalığın tedavisini oldukça zor bir hale getireceği için erken teşhis, kolon kanserinde büyük bir öneme sahiptir.

Источник: https://evdesifa.com/kolon-kanseri-belirtileri-nelerdir/

Kanseri Yakalanma Riskini Azaltmanın 10 Yolu

Kolon Kanseri Riskini Azaltmanın Yolları

Kansere yakalanmanızı engelleyecek o sihirli ilaç ne yazık ki henüz yok, ancak bu riski azaltmayı başarmanın oldukça kolay bir yolu var: Alışkanlıklarınızı değiştirmek.

Bu doğru. Alışkanlıklarınızın sağlığınız üzerinde tahmin ettiğinizden çok daha büyük ve önemli etkileri var.

Vücudunuzda kanser hücrelerinin gelişmesi kısmen genetik faktörlere bağlı ve bunu değiştirmek elimizde değil ancak bu hastalığa yakalanmanızda yaşam tarzınız ve çevresel faktörler de önemli role sahip ve bunları değiştirmek tamamen sizin kontrolünüzde. Bilim insanlarının araştırmalarına göre yetişkinlerde görülen kanser vakalarının üçte biri tamamen yaşam tarzıyla ilişkilendiriliyor.

Hastalığa yakalanma riskinizi düşürmek mi istiyorsunuz. Öyleyse, yaşam tarzınızda yapmanız gereken 10 önemli değişiklik ile başlayabilirsiniz.

1 – Sigaradan uzak durun

Eldeki veriler son derece net. Sigara kullanımı, tüm kanser ölümlerinin %30’unun yegâne sebebi olarak tespit edilmiş ve yemek borusu, mesane, böbrek, akciğer, rahim ağzı, mide, gırtlak ve ağız kanseri gibi hastalıkların da dâhil olduğu düzinelerce kanser türüyle ilişkilendirilmiş durumda.

Sigarayı Bırak

Akciğer kanseri kanser ölümlerinin en önemli sebebi konumunda ve sigara kullanımı bu hastalığın neredeyse her türüyle doğrudan ilişkilendirilmiş durumda. Sigara kullanan erkekler kullanmayanlara göre 23 kat daha fazla akciğer kanserine yakalanma riski taşıyor. Bu durum kadınlarda da farklı değil. Sigara kullanan kadınlar kullanmayanlara oranla 13 kat daha fazla teh altındalar.

Eğer sigara içmiyorsanız bile, etrafınızda içen birileri varsa uyarın. Çünkü pasif içici konumunda olan bireylerin akciğer kanserine yakalanma riski %20 ila %30 arasında yükseliyor.

Bir yılda akciğer teşhisi konulan vakalardan ortalama 3000’i pasif içiciliğe bağlanıyor.

Daha da kötüsü, pasif içici konumundaki kişilerde zehirli ve kansere sebep olan kimyasalların, sigara içenlere oranla daha yüksek olduğu tespit edilmiş.

2 – Sağlıklı kilonuzu koruyun

Obezite, yani kişinin önemli ölçüde ya da aşırı kilolu olması durumu, kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, felç, tip 2 diyabet ve belirli kanser türleri gibi ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getiriyor.

Obezite, pankreas, yemek borusu, safra kesesi, kolorektal, meme, rahim, rahim ağzı ve böbrek kanserinin de dâhil olduğu pek çok kanser türüyle ilişkilendiriliyor. Obezite kansere sebep olabilecek bir risk faktörü olarak bilinmesinin yanında daha kötü sonuçlara da sebep olabiliyor. Yıllık tüm kanser ölümlerinin %14’ü ve her yeni kanser vakasının %3’ü obeziteye bağlanıyor.

Yapılan araştırmalara göre, eğer Amerikalılar sağlıklı kilolarına ulaşıp bunu koruyabilirlerse, yıllık 90.000 kanser ölümünün engelleneceği tahmin ediliyor.

3 – Spor yapın

Düzenli fiziksel aktivite, genel sağlık durumunuza yaptığı olumlu katkıların dışında kansere yakalanma riskinizi de önemli ölçüde düşürüyor.

Yapılan araştırmalara göre, orta şiddette fiziksel aktivite kansere yakalanma riskinizi %20’den %50’ye varan oranda azaltıyor. Düzenli spor yapmanın, özellikle meme ve kolon kanserine yakalanma riskini azalttığı kanıtlanmış durumda. Hafta da en az 150 dakika orta şiddette fiziksel aktivite yapılması gerektiği öneriliyor.

4 – İyi ve dengeli beslenin

Seçim yapabileceğiniz binlerce diyet programı bulunmakta ancak sizin yapabileceğiniz en iyi seçim “gerçek yiyecekler” olacaktır. En iyi diyet, doğada yetişen besleyiciliği yüksek gıdalarla mümkün.

Sağlığınızı korumak ve kansere yakalanma riskinizi azaltmak için tabağınızı doğal sebze ve meyvelerle doldurun.

Öte yandan hayvansal gıdalardan ve işlenmiş yiyeceklerden uzak durmak da gerekiyor.

Eğer alkol içmeyi tercih ediyorsanız bunu aşırıya kaçmadan yapmanız gerekiyor. Çünkü yüksek miktarda alkol kullanımı karaciğer, akciğer, kolon, karın ve meme kanseriyle ilişkilendiriliyor.

Ayrıca çok düşük miktarlarda alkol tüketiminin bile meme kanseri riskini artırdığı yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilmiş.

Dünya Kanser Araştırmaları Vakfı ve Amerikan Kanser Araştırmaları Kurumu’nun açıklamasına göre günlük alkol tüketiminin erkeklerde 2 içkiyi, kadınlarda ise 1 içkiyi geçmemesi gerekiyor. Aksi takdirde kansere davetiye çıkarıyorsunuz.

6 – Stresten kurtulun

Stresten Uzak Durun

Yürütülen çalışmalar neticesinde stres ve kanser net bir şekilde ilişkilendirilmiş değil. Ancak stresin kalp hastalıkları riskini artırdığı ve bağışıklık sistemini zayıflattığı biliniyor.

Zayıflamış bir bağışıklık sistemi de vücutta kanser gelişimi için son derece uygun bir zemin hazırlıyor. Ayrıca stresin insanları sigara kullanımı, aşırı alkol ve yemek tüketimi gibi kanserle ilişkilendirilmiş kötü alışkanlıklara yönlendirdiğini de unutmamak gerekiyor.

Stresle mücadele etmek için çok sayıda teknik bulunmakta. Meditasyon, nefes egzersizleri, günlük tutma, aşamalı kas gevşetme gibi tekniklerden sizin için uygun olanı bulup uygulayarak stresten kurtulmanın bir yolunu bulmanız gerekiyor.

7 – Yeteri kadar uyuyun

Uyku sağlığımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Vücudumuzun dinlenmesini ve gücümüzü yeniden toplamamızı sağlayan uyku, bağışıklık sistemimizin fonksiyonlarını ve genel sağlığımızı etkileyen hormonal düzenlemeler gibi önemli fizyolojik süreçlerin gerçekleşmesi açısından da çok önemli.

Ortalama bir insanın günde 6 ila 8 saat arasında uykuya ihtiyaç duyduğu biliniyor ancak pek çoğumuz bunu yapmıyoruz. Uykusuzluğun sağlığınız üzerinde çok ciddi olumsuz etkileri olabileceğini unutmayın.

Yapılan araştırmalar, birkaç yıl boyunca geceleri sık sık 6 saatten daha az uyuyan kişilerde bazı kanser türlerinin gelişme riskinin daha yüksek olduğu sonucunu ortaya koyuyor.

8 – Cildinizi güneşten koruyun

Cilt kanseri en yaygın kanser türlerinden birisi olarak dikkat çekiyor ancak aynı zamanda önlenmesi en kolay olanlardan da birisi.

Kendinizi güneş kremiyle, koruyucu kıyafetler ve şapkalarla ve öğle güneşinden uzak durarak zararlı güneş ışınlarından koruyabilirsiniz. Öte yandan solaryum merkezlerinden de uzak durmanız gerekiyor.

Mümkün olduğunca gölgeyi tercih etmek sizin yararınıza olacaktır. Bu birkaç basit kurala uyarak cilt kanserine yakalanma riskinizi büyük ölçüde azaltabilirsiniz.

9 – Düzenli olarak taramadan geçin

Düzenli bir şekilde kanser taramasından geçmeniz olası bir kanser vakasının henüz erken evredeyken tespit edilebilmesi anlamına gelir. Ve erken tanı hastalıktan kurtularak hayatta kalma şansınızı artırır.

Örneğin mamografi yaptırmak, meme kanserinin henüz hiçbir belirtisi yokken kolayca tespit edilmesini sağlarken, PSA testi prostat kanserinin erken teşhisinde kullanılıyor.

Gelişen tedavi teknikleriyle birlikte son yıllarda pek çok kanser türüne bağlı ölüm oranlarında düşüş meydana gelirken, bu düşüşler önemli oranda erken teşhis tekniklerinin gelişmiş olmasına da bağlı.

10 – Mecbur kalmadıkça X-Işınlarından uzak durun

Röntgen cihazlarından ya da MRI ve CT tarama gibi görüntüleme tekniklerinden yayılan radyasyonun birçok kanser türüne yakalanma riskini artırdığı kanıtlanmıştır.

Bazen röntgen ve diğer görüntüleme tekniklerine mecbur kaldığımız durumlar oluyor ancak yalnızca faydalarının zararlarından daha fazla olacağı durumlarda bu tekniklere başvuruluyor. Böyle bile olsa, bu tekniklerin aşırı ve gereksiz kullanımı son derece tehli.

Özellikle yıllık kontrollerde başvurulan diş röntgeni gibi taramaların daha sağduyulu ve dikkatli bir şekilde seçilmesi gerekiyor.

Bir önceki yazımız olan Lenf Kanseri Lenfoma Belirtileri Tedavisi başlıklı makalemizde Lenf Kanseri ve Lenfoma hakkında bilgiler verilmektedir.

Источник: https://www.kanseroloji.com/kanseri-yakalanma-riskini-azaltmanin-10-yolu-5575.html

Kolon kanseri riskini azaltan ve nüks (tekrar) riskini artıran gıdalar nelerdir?

Kolon Kanseri Riskini Azaltmanın Yolları

Yazı Boyutu:

Küçült

Sıfırla

Büyült

21.02.2019

Kolon (kalın bağırsak) kanseri, ülkemizde hem erkekler hem kadınlarda 3. sıklıkta görülen kanserdir ve kansere bağlı önemli yaşam kaybı nedenlerinden birisidir.

En sık gözüken kanserlerden biri olması ve ortalama görülme yaşının erkene çekilmesi nedeniyle birçok kişi, kolon kanserine yakalanma riskini azaltmak için nasıl beslenmesi gerektiğini merak etmektedir.

Diğer tarafta halihazırda kolon kanseri tanısı almış ve tedavisi tamamlanmış hasta ve ailesinin doktoruna en çok şu soruyu sormaktadır: Kanserin nüks etme (tekrarlama) riskini azaltmak için alınacak daha fazla tedbir var mı?

İdeal kiloda olmak, hareketli bir yaşamı benimsemek ve sağlıklı bir diyete göre beslenmek, sağlıklı bir yaşam tarzının temel noktalarıdır ve bu üç temel noktaya uygun bir yaşam sürdüren hastaların %42’sinin daha düşük ölüm ve daha az kanser nüks riskine sahip oldukları bulunmuştur.

İlginizi çekebilir: Hangi kanser ne oranda NÜKS (TEKRAR) eder?

Beslenme konusunu biraz daha ayrıntılı inceleyelim:

İşlenmiş etlerin (sosis, jambon, sucuk, pastırma, tütsülenmiş et vb) ve ultra işlenmiş diğer gıdaların (aromalı patates cipsi, kola, şekerli kahvaltılık gevrekler vb), kolon kanseri riskini artırdığını artık net bir şekilde biliyoruz.

Bununla birlikte birçok kişi tütün ve tütün ürünlerinin, kolon ve rektum kanserlerine yakanlanma ihtimalini artırdığının farkında değildir! Evet, sigara içmek, artmış kolorektal kanser riski ve diğer birçok kanser ve sağlık sorunları ile bağlantılıdır. Sigarayı bırakmak, kolorektal kanser ve diğer kanser türlerinin riskini azaltmanıza yardımcı olabilir.

Kolon kanserinde beslenme konusunda merak edilen bir diğer önemli konu ise kırmızı et ve mangaldır. Genel olarak sağlıklı diyetlerde kırmızı et tüketimi azdır; biz de kırmızı et tüketimini haftada 300-400 gram (1-2 porsiyon) ile sınırlı tutmayı öneriyoruz. Kırmızı et ve kanser ilişkisini, aşağıdaki 2 yazımızda daha detaylı bulabilirsiniz:

– Artıları ve Eksileri ile Kırmızı Et

– Mangalda et pişirmenin kanser ile ilişkisi

Peki kolon ve rektum kanseri riskini azaltan besinler var mıdır, bunlar hangileridir?

Akdeniz diyeti

Akdeniz diyeti son yılların en sağlıklı diyeti olarak seçildi. Akdeniz diyetinin kolon ve rektum kanserlerinin gelişme ihtimalini azalttığı bilinmekteydi, fakat Akdeniz diyetindeki hangi gıdaların bu risk azaltımını sağladığı konusunda şimdiye kadar net bir çalışma yoktu.

Fliss Isakov ve ekibi tarafından gerçekleştirilen araştırmada, kolonoskopi taraması ile takip edilen 808 kişiye beslenme tarzlarını sorgulayan anket çalışması yapıldı. Tüm katılımcılar 40 – 70 yaşları arasında idi ve kolorektal kanser için yüksek risk taşımayan kişilerden oluşuyordu.

Çalışmanın dikkat çekici sonucu, yüksek balık ve meyve tüketimi ve düşük meşrubat/alkol tüketimi, kolorektal polip olasılığını azaltmada en iyi kombinasyon olarak bulundu.

Kuruyemişler

Yapılan başka bir araştırmada özellikle kabuklu kuruyemiş (ceviz, badem, fındık, kaju vb.) tüketmenin kolon kanseri nüks riskini azaltıyor olabileceği gözlemlendi.

Bu araştırmaya göre, haftada 2 porsiyon veya daha fazla kabuklu kuruyemiş tüketen bireylerde kolon kanseri tekrarı riski %40’a varan oranda düşmektedir. Ayrıca bu olumlu etki sadece ağaç kabuklu kuruyemişlerinde (ceviz, badem, fındık, kaju gibi) gözlenmiş, fakat örneğin yer fıstığında gözlenmemiştir.

1 porsiyon kuruyemiş miktarları şu şekildedir. 6-8 adet badem, 2 adet ceviz, 10-12 adet fındık bir porsiyon kuruyemiş miktarlarıdır.

Lif

Lif tüketimininde yapılan araştırmalarda kolon kanserine yakalanma riskini azalttığı görüldü. Lif bakımından zengin gıdalar tüketmek sadece kolon kanserini değil koroner kalp hastalığı, felç, tip 2 diyabete de yakalanma riskini %16–24 azaltıyor.

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) önerdiği günlük tüketilmesi gereken lif miktarı 25-29 gramdır. Günlük 5 porsiyon sebze meyve ve haftada 3-4 kez kurubaklagil tüketerek ihtiyacımız olan lif miktarını karşılayabiliriz.

Acı biber

Amerikan Klinik Araştırma Dergisi'nde yayımlanan bir çalışmaya göre, acı biberde bulunan kapsaisin adlı maddenin kalın barsak kanseri riskini azaltabileceği öne sürüldü.

Başka bir çalışmada, uzun süreli kapsaisin tüketmenin “kardiyak hipertrofi ve fibrozisi” (kalp krizine yol açabilen kalp kası değişiklikleri) azalttığı yönünde kanıtlar sunulmuştur.

Yine başka bir çalışmada, beyindeki kapsaisin reseptörünün, geliştirilme aşamasında olan bir kimyasalla baskılanmasının, özellikle karın ağrısı, duygusal stres ve anksiyete (tedirginlik) tedavisinde umut olabileceği vurgulanmaya çalışılmıştır.

Kapsaisinin tek başına veya non-steroidal antiinflamatuvar ağrı kesicilerle kombine edilerek kullanıldığında, mide-barsak sisteminde koruyucu ve tedavi edici özelliklerinin olduğunu gösteren çalışmalar da mevcuttur. Acı biberin taze veya uygun şartlarda kurutulmuş halleri, turşu formlarına tercih edilmelidir. Tüm bu yararlarla birlikte, çok alışkın olmayanlarımız için hızlı bir başlangıç önerilmez.

Sonuç

Kolon kanseri riskini azaltma ile ilgili çalışmaların sayısı artmaya devam ediyor. Sağlıklı bir yaşam tarzını benimseyerek ve bazı püf noktalara dikkat ederek kolon kanserine yakalanma veya nüks etme riskini azaltabilirsiniz.

Bunun içinde ideal kilomuzu koruduğumuz, sebze meyve ön planda, işlenmiş gıdalardan uzak, sporun başucu olduğu bir hayat sürdürülmesi gerekmektedir.

Ayrıca 45 yaşından sonra herkesin, rutin kolon kanseri taramalarını yaptırmasını öneririz.

*

– Kolon ve rektum kanseri tarama yaşı, yeni ACS kılavuzuna göre, 45'e çekilmeli

– Genç yetişkinlerde obezite ilişkili kanserler dikkat çekici bir şekilde artıyor

Sağlıklı ve mutlu kalın…

Kaynak:1. Naomi Fliss Isakov, Shira Zelver-Sagi, Muriel Webb, Dana Ivankovsky, Dana Margalit Revital Kariv.Mediterranean diet components are negatively associated with advanced colorectal polyps in a population-based case-control study.Ann Oncol (2017) 28 (suppl_3)2. Temidayo Fadelu, Donna Niedzwiecki, Sui Zhang et al.Nut consumption and survival in stage III colon cancer patients: Results from CALGB 89803 (Alliance).2017 ASCO Annual Meeting. Abstract No: 35173. Andrew Reynolds ve ark.Carbohydrate quality and human health: a series of systematic reviews and meta-analyses.The LANCET, 10 January 20194. de Jong PR ve ark.Ion channel TRPV1-dependent activation of PTP1B suppresses EGFR-associated intestinal tumorigenesis.J Clin Invest. Sep 20145. Narisa D.M. Darwis, Jana J. Anderson, 2018., Daniel F. Mackay ve ark.Red and processed meat consumption and breast cancer: UK Biobank cohort study and meta-analysis.

European Journal of Cancer

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: https://www.drozdogan.com/kolon-kanseri-riskini-azaltan-nuks-tekrar-artiran-gidalar-nelerdir/

Kolon kanserinden korunmanın yolları

Kolon Kanseri Riskini Azaltmanın Yolları

Kalın bağırsak yani kolon kanseri Türkiye’de en fazla rastlanan kanser türeleri arasında üçüncü sırada yer alıyor.

Belirti vermemesi nedeniyle hastaların yüzde 25’inde ileri evrelerde tanı konulabilen kolon kanseri aslında önlenebilir bir kanser türü. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr.

Nurdan Tözün, kolon kanserinden korunmanın yollarını ve erken teşhiste kritik önem taşıyan kolonoskopiyi anlattı…

 

Kalın bağırsak kanseri sağlıksız beslenme ile doğrudan ilişkili. Özellikle aşırı yağlı yiyecekler, hayvansal yağ tüketimi ve kırmızı et ağırlıklı beslenme kalın bağırsak kanserine davetiye çıkarıyor.

Salam-sucuk-sosis-pastırma gibi işlenmiş ve katkılı etten de kaçınmak gerekiyor. Sebze ve meyvenin yetersiz tüketimi sindirim sistemi sağlığını olumsuz etkilediğinden her gün yeterli ölçüde sebze ve meyve tüketmeyi ihmal etmeyin.

Bol lifli gıda tüketmeye özen gösterin.

Sigara ve alkolden uzak durun

Alkol kullanımının kolon ve rektum kanserinde artışa yol açtığı 57 çalışmada gösterilmiş. Günde 50 gram ya da daha fazla alkol içenlerde kolon kanseri riski içmeyenlere göre 1.5 misli artıyor. Alkolün yıkılması sonrası ortaya çıkan, toksik bir kimyasal olan asetaldehid hem DNA’ya hem proteinlere zarar veriyor.

Alkol ayrıca toksik oksijen türevlerinin oluşması yoluyla da DNA’ya hasar vererek kanseri tetikliyor. Alkolün bileşiminde bulunabilecek nitrozamin, fenoller, hidrokarbonlar gibi kanserojen maddelerin etkisini de yabana atmamak gerekiyor. Sigara ve alkol birlikte kullanıldığında kolon kanseri riski daha da artıyor.

İçerdiği nikotin ve diğer toksik artıklar ile sigara kolon tümörünün büyümesine ve kanlanmasının artarak hücre çoğalmasına yol açıyor.

Özellikle karaciğer ve yemek borusu kanseri sigaranın alanına girmekle birlikte sigara metabolik artıkları aracılığıyla kolon kanserine hem zemin hazırlıyor hem de kanserli kişilerde tümörün büyümesini ve metastaz yapmasını kolaylaştırıyor

Kilonuza dikkat edin

Fazla kiloların sağlık düşmanı olduğu yapılan pek çok bilimsel çalışma ile kanıtlanmış durumda. Diyabetten kalp ve damar hastalıklarına birçok soruna yol açan aşırı kilo, kolon kanserine de zemin hazırlıyor. Örneğin 5 kiloluk bir artış kolon kanseri riskini yüzde 5 artırıyor.

Düzenli spor yapın

Modern çağın insan sağlığına verdiği en büyük zararlardan biri olan hareketsizlik hızla yaygınlaşıyor. Oysa her gün en az 45 dakika tempolu egzersiz ya da haftanın en az üç günü en az 30 dakikalık düzenli yürüyüş sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmaz kurallardan. Düzenli egzersiz kolon kanserinden de korunmada büyük fayda sağlıyor.

Kanserden Korunma: Riskinizi azaltan 7 ipucu

Kolon Kanseri Riskini Azaltmanın Yolları

Kanserden korunma konusunda muhtemelen birbiri ile çelişen raporlar görmüşsünüzdür. Bazen bir çalışmada veya haberde önerilen spesifik kanser önleme ipucuna başka birinde karşı çıkılmaktadır.

Pek çok vakada, kanserden korunma hakkında bilinen şeyler hala değişim halindedir. Bununla birlikte, kansere yakalanma olasılığınızın yaşam tarzınızla ilgili seçimleriniz tarafından etkilenebileceği kabul edilmektedir.

Bu nedenle kanserden korunma konusunda endişeleriniz varsa, bazı basit yaşam tarzı değişikliklerinin büyük bir fark yaratabileceği gerçeği sizi rahatlatabilir. Bu yedi kanser önleme ipucuna bir bakın

Tütün ürünleri kullanmayın

Herhangi bir tür tütün kullanmak sizin yolunuzu kanserle çakıştırır. Sigara; akciğer, ağız, boğaz, gırtlak, pankreas, mesane, rahim ağzı ve böbrek kanseri gibi birçok kanser türüyle ilişkilendirilmiştir. Tütün çiğnemek ağız boşluğu ve pankreas kanseri ile ilişkilendirilmiştir. Tütün kullanmasanız bile, pasif sigara dumanına maruz kalmak akciğer kanseri riskinizi artırabilir.

Tütünden kaçınmak veya bırakmaya karar vermek, verebileceğiniz en önemli sağlık kararlarından biridir. Ayrıca kanserden korunmanın da en önemli parçasıdır. Tütünü bırakmak için yardıma ihtiyacınız varsa, doktorunuzdan sigara bırakma ürünleri ve bırakma ile ilgili diğer stratejileri öğrenin.

Sağlıklı bir beslenme şekli edinin

Markete gittiğinizde ve yemek yerken sağlıklı seçimler yapmak kanserden korunmayı garanti edemese de, riskinizi azaltmanıza yardımcı olabilir. Bu önerileri göz önünde bulundurun:

  • Bol miktarda sebze ve meyve yiyin. Beslenme şeklinizi meyve, sebze ve tahıl ve fasulye gibi bitkisel kaynaklı besinler üzerine şekillendirin.
  • Obeziteden kaçının. Rafine şeker ve hayvansal kaynaklardan elde edilen yağların da dahil olduğu yüksek kalorili besinleri azaltarak daha hafif ve daha yağsız yiyin.
  • Alkol almayı seçiyorsanız, bunu ölçülü yapın. Göğüs, kolon, akciğer, böbrek ve karaciğer kanseri dâhil olmak üzere çeşitli kanser türleri riski, içtiğiniz alkol miktarına ve düzenli olarak alkol aldığınız sürenin uzunluğuna bağlı olarak artar.
  • İşlenmiş et tüketiminizi sınırlayın. Dünya Sağlık Örgütü’nün kanser kuruluşu olan Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı’nın bir raporu, fazla miktarda işlenmiş et yemenin belirli kanser türlerine yakalanma riskini az da olsa arttırdığı sonucuna vardı.

İlaveten, sızma zeytinyağı ve karışık çerezlerle destekli Akdeniz tipi beslenme düzeni takip eden kadınların meme kanseri riski azalabilmektedir. Akdeniz tipi beslenme çoğunlukla meyve ve sebzeler, tahıllar, baklagiller ve çerez gibi bitki esaslı gıdalar üzerine odaklanmaktadır. Akdeniz tipi beslenmeyi seçenler, zeytinyağını tereyağına ve balığı kırmızı ete tercih ederler.

Sağlıklı bir kiloda kalın ve fiziksel olarak aktif olun.

Sağlıklı bir kilonun korunması göğüs, prostat, akciğer, kolon ve böbrek kanseri gibi çeşitli kanser türlerine yakalanma riskini azaltabilir.

Fiziksel aktivite de faydalıdır. Kilonuzu kontrol etmenize yardımcı olmasına ilaveten fiziksel aktivite kendi başına meme kanseri ve kolon kanseri riskini düşürebilir.

Herhangi bir miktarda fiziksel faaliyete katılan erişkinler bazı sağlık faydaları kazanır.

Fakat sağlığınıza önemli fayda sağlamak için, haftada en az 150 dakika ılımlı aerobik aktivite veya haftada 75 dakika kuvvetli aerobik fiziksel aktivite yapmaya çalışın.

Ilımlı ve kuvvetli aktivitenin bir karışımını da yapabilirsiniz. Genel hedef olarak, günlük rutininize en az 30 dakikalık, daha fazlasını yapabiliyorsanız daha iyi, fiziksel aktiviteyi dahil edin.

Kendinizi güneşten koruyun

Deri kanseri en yaygın ve en korunabilir kanser türlerinden biridir. Şu ipuçlarını deneyin:

  • Öğle güneşinden kaçının. Güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu sabah 10 ile 16 arasında güneşten kaçının.
  • Gölgede kalın. Dışarıda olduğunuzda mümkün oldukça gölgede kalın. Güneş gözlükleri ve geniş kenarlı bir şapka da yardımcı olur.
  • Maruz kalan yerlerinizi kapatın. Mümkün olduğunca cildinizin çoğunu örten, sıkı dokunmuş, bol kıyafetler giyin. Pastel veya beyazlatılmış pamuktan ultraviyole radyasyonu daha çok yansıtan parlak veya koyu renkleri tercih edin.
  • Güneş kremini esirgemeyin. Açık havada olduğunuzda bol miktarda güneş kremi kullanın ve sık sık tekrarlayın.
  • Solaryum ve güneş lambaları ile bronzlamaktan kaçının. Bunlar doğal güneş ışığı kadar zararlıdır.

Aşılanın

Kanser korunması belli viral enfeksiyonlardan korunmayı içerir. Aşağıdaki aşılanma seçeneklerini doktorunuzla konuşun:

  • Hepatit B. Hepatit B karaciğer kanseri oluşumu riskini artırabilir. Hepatit B aşısı, cinsel yönden aktif ancak karşılıklı olarak tekeşli bir ilişki içinde olmayan yetişkinler, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları olan kişiler, damar içi uyuşturucu kullanıcıları, erkeklerle cinsel ilişkide bulunan erkekler ve enfeksiyonlu kan veya vücut sıvılarına maruz kalabilecek sağlık bakımı ve kamu güvenlik görevlileri gibi bazı yüksek riskli erişkinler için önerilir.
  • İnsan papilloma virüsü (HPV). HPV, rahim ağzı kanseri ve diğer genital kanserlere olduğu gibi baş ve boyun skuamöz hücreli kanserlerine de yol açabilen cinsel yolla bulaşan bir virüstür. HPV aşısı 11 ve 12. yaşlardaki kız ve erkek çocuklar için önerilmektedir. Bu aşı 26 yaşını geçmemiş ve ergenlik döneminde aşı olmamış kadın ve erkekler için de mevcuttur.

Riskli davranışlardan kaçının

Başka etkili bir kanserden korunma taktiği, kanser riskini artırabilecek enfeksiyonlara yol açabilecek riskli davranışlardan kaçınmaktır. Örneğin:

  • Güvenli cinsel ilişki. Cinsel partner sayınızı sınırlayın ve cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanın. Yaşamınızda ne kadar çok cinsel partneriniz varsa, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlara (HIV veya HPV gibi) yakalanma olasılığınız o kadar yüksektir. HIV veya AIDS’li kişilerin anüs, karaciğer ve akciğer kanseri riski daha yüksektir. HPV en sık olarak rahim ağzı kanseri ile ilişkilendirilir, ancak anüs, penis, boğaz, vulva ve vajina kanseri riskini de artırabilir.
  • İğnelerinizi paylaşmayın. İğnelerinizi enfekte olmuş bir uyuşturucu kullanıcısıyla paylaşmak, HIV’in yanı sıra hepatit B ve hepatit C’ye de yol açabilir; bu da karaciğer kanseri riskini artırabilir. Uyuşturucu kullanımı veya bağımlılığı konusunda endişeleriniz varsa, profesyonel yardım isteyin.

Düzenli olarak tıbbi bakım alın

Cilt, kolon, rahim ağzı ve meme kanseri gibi çeşitli kanserler için düzenli aralıklarla yapılan elle muayene ve taramalar kanseri erken keşfetme şansınızı artırabilir; bu ise tedavinin başarılı olmasının en muhtemel olduğu dönemdir . Doktorunuzdan sizin için en iyi kanser taraması programı hakkında bilgi isteyin.

Bugünden başlayarak, kanserden korunmayı ellerinize alın. Ödüllerini ömrünüz boyunca toplayacaksınız.

Источник: https://neolife.com.tr/kanserden-korunma-riski-azaltma/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть