Kolon Kanserinden Korunmak İçin Bağırsaklarınıza Kulak Verin

içerik

Kolon kanserinden koruyan 9 öneri! – Onkoloji Diyetisyeni Dilşat Baş

Kolon Kanserinden Korunmak İçin Bağırsaklarınıza Kulak Verin

Kalın bağırsak (kolon) kanseri ülkemizde en sık görülen kanserler arasında 3. sırada yer alıyor.

Sinsice ilerleyen ve erken dönemde hemen hiç belirti vermeyen, bunun aksine henüz polip halinde teşhis konulduğunda önlenebilen kolon kanserinde en çok obezite ve hatalı beslenme alışkanlıkları sorumlu tutuluyor.

Öyle ki kanser oluşumunda beslenme alışkanlıkları yüzde 30-35 oranında etkili oluyor.

Onkoloji Diyetisyeni Dilşat Baş, bol posalı beslenme tarzının kalın bağırsak sağlığının korunmasında ilk sırada yer aldığına dikkat çekerek, “Bunun nedeni ise günlük beslenme planında her 10 gram posa tüketiminin kolon kanseri riskini yüzde 10 oranında azaltması” diyor. Baş, kolon kanserinden korunmak için dikkat edilmesi gereken beslenme alışkanlıklarını anlattı ve şu önerilerde bulundu:

1. Bol posalı beslenin

Yapılan çalışmalarda; az posa ile beslenen toplumlarda kolon ve rektum kanserinin daha sık görüldüğü belirlenmiş.

Yüksek posa içeren bir diyet ile beslenme, atık maddelerin sindirim sisteminden geçiş süresini azaltarak ve daha ağır, daha hacimli atık maddesi (dışkı) oluşturarak kanser riskini azaltıyor.

Bunun yanı sıra bol posalı diyetlerin yağ içeriği genellikle daha az oluyor ve bu sayede de kolon kanserinden koruyucu özellik taşıyor.

Günlük posa ihtiyacınızı karşılamak için • Tam tahıllı ekmek tüketin. • Günde 1-2 porsiyon pişmiş sebze yemeğini düzenli olarak tüketin. Söğüş sebze veya salatayı en az iki ana öğününüze ekleyin.

• Haftada 2-3 kez kurubaklagil yemeyi ihmal etmeyin. Günlük olarak salata ve çorbalarınızı kurubaklagiller ile zenginleştirebilirsiniz. • Kepekli makarnayı,  kepekli pirinç veya bulgur pilavını tercih edin.

• Günlük beslenmenize 1-2 yemek kaşığı buğday veya yulaf kepeği veya yulaf ezmesi ekleyin.

2. Meyve tüketimini unutmayın

Meyve de posa açısından zengin besinlerden. Yeterli meyve tüketenler yetersiz tüketenlere kıyasla kolon kanserinden daha fazla korunuyor. Dolayısıyla her gün meyve yemeye özen gösterin.

Diyetinizin posa miktarını arttırmak için kabuğu ile tüketilebilen meyveleri çok iyi yıkayarak kabuklarıyla birlikte tüketmenizde fayda var. Kayısı, kırmızı erik ve incir gibi meyveleri, posa açısından zengin oldukları için özellikle kabızlık şikayetiniz varsa beslenmenize dahil edin.

Bu durumda özellikle kompostoları tercih etmeniz bağırsak faaliyetlerini arttırmada daha da etkili oluyor.

3. Sarımsağı sofranızdan eksik etmeyin

Sarımsak içeriği yüksek olan diyetlerin kalın bağırsak kanserinden koruyucu etkisi olduğunu gösteren kanıtlar var. Geleneksel beslenmemizde sıkça kullanılan bu çeşni verici sebzeye sofralarınızda biraz daha yer verin.

4. Diyetinizde kalsiyum kaynaklarına yer açın

Yeterli kalsiyum alımı kolon kanserinden koruyucu etki oluşturuyor. Belirlenen miktarlar kadar süt ve süt ürünleri günlük beslenme planınız içinde mutlaka yer almalı.

Yetişkin bireyler için 2 bardak süt veya yoğurt ve 60 gr peynir tüketimi yeterli kalsiyum miktarını karşılıyor.

Ergenlik dönemindeki gençlerin ise kalsiyum ihtiyaçlarını karşılamak için günde 2 su bardağı süt veya yoğurt, 120 gr peynir tüketmeleri gerekiyor.

5. Kırmızı et tüketimini sınırlandırın

Kırmızı et tüketimi arttıkça kolon kanseri görülme riski yükseliyor. Bu nedenle kırmızı et tüketiminizin haftada 500 gramdan daha az olması gerekiyor.

Eti pişirirken de yanmamasına dikkat edin, çünkü etin yanmasıyla ortaya çıkan kimyasallar (polisiklik aromatik hidrokarbonlar) kanser öncüsü moleküllerin oluşmasına katkı sağlıyor.

Pişirme yöntemi olarak haşlama, ızgara veya fırında pişirme tekniklerini kullanın.

6. Salatanız rengarenk olsun

Sebzelere doğal rengini veren maddeler, kanser öncüsü hücrelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı oluyor ve bağışıklık sistemini güçlendirici etki oluşturuyor. Bu sebeple günde 2-3 porsiyon salatayı sofranızdan eksik etmeyin.

Salatalarınızın mevsim sebzelerinden oluşmasına ve olabildiğince çok renkte sebze içermesine özen gösterin.

Salatalarınızın hem posa hem de protein içeriğini arttırmak için üzerine haşlanmış nohut, kuru fasulye, bulgur, mısır ve yarma ilave edin.

7. D vitamini düzeyinizi kontrol edin

Yapılan çalışmalarda D vitamini yetersizliği olan kişilerde kolon kanseri sıklığının yüksek olduğu bildirilmiş. D vitamini düzeyinizin yeterli olup olmadığından emin olmak için tahlil yaptırmanızda fayda var. D vitamini yetersizliği söz konusu ise doktorunuzun tavsiyesiyle gerekli takviyeler alabilirsiniz.

8. Sigara içmeyin alkol tüketiminden kaçının

Yapılan çalışmalara göre sigara içmek birçok kanser türünde olduğu gibi kolon kanserinde de riski artırıyor. Dolayısıyla sigara içiyorsanız hemen bırakın, alkol kullanmıyorsanız başlamayın. Alkol tüketiyorsanız miktar ve sıklığını mutlaka azaltın.

9. İdeal kilonuza ulaşın

Türkiye Beslenme ve Sağlık Araştırması verilerine göre; her 100 kişiden 30’u obez ve yaklaşık 35’i de fazla kilolu. Obez veya aşırı kilolu olmak fiziksel aktivite alışkanlığından bağımsız olarak kolon kanserinin oluşumuna sebep olan risk faktörleri arasında gösteriliyor.

Sağlıklı ağırlığa ulaşmak için gerekli olan beslenme önlemlerini alın. Tek başınıza kilo veremiyorsanız hedef ağırlığınıza mutlaka bir uzman yardımı alarak ulaşın.

Özellikle karın bölgesindeki yağlanmaya dikkat edin ve vücut yağ oranının azaltılmasını hedefleyen beslenme planı oluşturun.”

Источник: https://www.gidahatti.com/kolon-kanserinden-koruyan-9-oneri-77585/

Kalın bağırsak kanserinden korunmanın 7 yolu

Kolon Kanserinden Korunmak İçin Bağırsaklarınıza Kulak Verin

En önemli özelliği sinsi ve sessiz olması! Bu nedenle de hastaların en az dörtte birine ilk tanı ileri aşamada konuluyor.

Oysa kalın bağırsak kanseri önlenebilir bir kanser türü olduğunu vurgulayan Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı, Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr.

Nurdan Tözün, 1-31 Mart Dünya Kolon Kanseri Farkındalık Ayı ve 3 Mart Dünya Kolon Kanseri Farkındalık Günü kapsamında yaptığı açıklamada; kolon kanserinden korunmanın 7 yolunu ve kritik önem taşıyan kolonoskopiyi anlattı, çok önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Beslenmenize dikkat edin

Kalın bağırsak kanseri sağlıksız beslenme ile doğrudan ilişkili. Özellikle aşırı yağlı yiyecekler, hayvansal yağ tüketimi ve kırmızı et ağırlıklı beslenme kalın bağırsak kanseri için davetiye çıkarıyor.

Salam-sucuk-sosis-pastırma gibi işlenmiş ve katkılı etten de kaçınmak gerekiyor. Sebze ve meyvenin yetersiz tüketimi sindirim sistemi sağlığını olumsuz etkilediğinden her gün yeterli ölçüde sebze ve meyve tüketmeyi ihmal etmeyin.

Bol lifli gıda tüketmeye özen gösterin.

Sigara ve alkolden kaçının

Alkol kullanımının kolon ve rektum kanserinde artışa yol açtığı 57 çalışmada gösterilmiş. Günde 50 gram ya da daha fazla alkol içenlerde kolon kanseri riski içmeyenlere göre 1.5 misli artıyor. Alkolün yıkılması sonrası ortaya çıkan, toksik bir kimyasal olan asetaldehid hem DNA’ya hem proteinlere zarar veriyor.

Alkol ayrıca toksik oksijen türevlerinin oluşması yoluyla da DNA’ya hasar vererek kanseri tetikliyor. Alkolün bileşiminde bulunabilecek nitrozamin, fenoller, hidrokarbonlar gibi kanserojen maddelerin etkisini de yabana atmamak gerekiyor. Sigara ve alkol birlikte kullanıldığında kolon kanseri riski daha da artıyor.

İçerdiği nikotin ve diğer toksik artıklar ile sigara kolon tümörünün büyümesine ve kanlanmasının artarak hücre çoğalmasına yol açıyor. Özellikle karaciğer ve yemek borusu kanseri sigaranın alanına girmekle birlikte sigara metabolik artıkları aracılığıyla kolon kanserine hem zemin hazırlıyor hem de kanserli kişilerde tümörün büyümesini ve metastaz yapmasını kolaylaştırıyor.

Fazla kilolardan kurtulun

Fazla kiloların sağlık düşmanı olduğu yapılan pek çok bilimsel çalışma ile kanıtlanmış durumda. Diyabetten kalp ve damar hastalıklarına bir çok soruna yol açan aşırı kilo, kolon kanserine de zemin hazırlıyor. Örneğin 5 kiloluk bir artış kolon kanseri riskini yüzde 5 artırıyor.

Düzenli egzersiz yapın

Modern çağın insan sağlığına verdiği en büyük zararlardan biri olan hareketsizlik hızla yaygınlaşıyor. Oysa her gün en az 45 dakika tempolu egzersiz ya da haftanın en az üç günü en az 30 dakikalık düzenli yürüyüş sağlıklı bir yaşam için olmazsa olmaz kurallardan. Düzenli egzersiz kolon kanserinden de korunmada büyük fayda sağlıyor.

Tarama testlerini yaptırın

Kolonoskopi ve dışkıda gizli kan testini 50 yaşın üzerindeki herkes yaptırmalı. Ailenizde kanser öyküsü varsa daha erken yaşta yaptırın. 1. derecede akrabanızda kanser olanlar var ise hastanın mevcut yaşından 10 yıl önce yaptırmaya özen gösterin. Çünkü ailede 1. derecede yakınınızda kolon kanseri olması kanser riskini 2-4 kat artırıyor.

Kalsiyum ve D vitaminine dikkat edin

Kalsiyum ve D vitamininin kolon kanserini önlemede etkinliği konusundaki çalışmalar çelişkili olmakla birlikte kalsiyumun bağırsağa toksik olan ikincil safra asitlerine bağlanarak onları ortamdan uzaklaştırdığı ve onların zararlı etkisini önlediği ileri sürülmekte.

D vitamininin ise kanseri nasıl önlediği tam olarak bilinmiyor. Buna karşın kansere yol açan inflamasyonu (yangı) baskılayarak ve hücre çoğalmasını önleyerek anti-karsinojenik etki gösterdiği kabul ediliyor. Bu nedenle kalsiyum ve D vitamininizin yeterli olmasına dikkat edin.

Stresten uzak durun

Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr.

Nurdan Tözün “Günümüz koşullarında stresten kaçmak kolay mı? Her ne kadar stresin kanseri tetiklemedeki rolü gösterilememişse de yoğun ve sürekli stres bağışıklık sistemini çökerterek hem enfeksiyonlara hem de kansere karşı direncimizi azaltabilir. Ancak bunu ispat edecek geniş çalışmalara ihtiyaç var. Diğer taraftan düzenli uyku da kanserden korunmada önemli rol oynuyor” diyor.

Kolonoskopi sayesinde erken yakalanıyor!

Kolonoskopi yaptırmanın erken teşhis için çok önemli olduğunu söyleyen Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurdan Tözün “Ülkemizde ulusal kolorektal kanser taramaları Aile Sağlığı Merkezleri ile Toplum Sağlığı Merkezleri bünyesindeki Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezleri (KETEM) tarafından yürütülüyor.

50 yaş üzeri ya da risk grubundaki kişilerin Aile Sağlığı Merkezleri’ne gidip dışkı örneği vermeleri yeterli. Dışkıda gizli kanı pozitif olanlar kolonoskopi yapılmak üzere ilgili merkeze se ediliyor. Bu program başarılı bir şekilde yürütülüyor. Ancak toplumdaki farkındalığın yaygınlaşması gerekiyor” diyor.

Kalın bağırsak kanseri (kolon kanseri) ‘polip’ denilen iyi huylu tümörlerin zemininde gelişiyor

Bu poliplerin kolonoskopi sırasında çıkarılarak kanser gelişiminin önlendiğini söyleyen Prof. Dr. Nurdan Tözün “Son yıllarda tarama programlarının da yaygınlaşmasıyla kolon ve rektum kanseri tespit edilen hasta sayısı artıyor. Kolon kanserinin sıklığının genç yaşlarda artış göstermesi üzerine tarama yaşının 40-45 yaşa çekilmesi de gündemde.

Kolonoskopi kolon kanseri sıklığını yüzde 80 azaltıyor. Ancak yapan kişinin deneyimli ve ehliyetli olması, tüm poliplerin çıkarılması, bağırsak temizliğinin çok iyi olması şart.

Ayrıca yeni aletlerle ve hastanın konforu sağlanarak yani sedasyon (uyutma) ile yapılan işlem hiç de zor bir işlem değil ve hayat kurtarıcı kabul ediliyor” diyor. Prof. Dr.

Nurdan Tözün sanıldığının aksine ehil ellerde yapılan kolonoskopi işleminin ve bir gün önceden gereken hazırlığın hiç zor olmadığını vurguluyor.

Kolon kanseri taraması yapılması gereken kişiler

50 yaşın üzerindeki kişiler

Ailesinde 1. derece yakınlarında (anne, baba, kardeş) kalın bağırsak kanseri olanlar,

Daha önce kalın bağırsak, meme, yumurtalık veya rahim kanseri tanısı almış olanlar

Ailesinde kolon polibi, ailevi polipozis ya da ailevi non polipozis kanser hastalıklarından biri bulunan kişiler

Daha önce kendisinden polip çıkarılmış olanlar

8 yıllık kronik iltihabi bağırsak hastalığı bulunan kişiler öncelikle kansere yatkın olup düzenli taranması gereken gruplar arasında.

Bu belirtilere dikkat!

Karın ağrısı

Makattan kan gelmesi. (Makattan gelen kan çoğunlukla hemoroide bağlandığından yanıltıcı olabiliyor. Bu nedenle mutlaka uzmana görünün.)

Dışkıda taze kan olması

Bağırsak alışkanlığında değişme (Normalken kabız ya da ishal olma)

Açıklanamayan kilo kaybı

Kansızlık (Baş dönmesi, halsizlik)

D vitamini eksikliği neden bu kadar önemli?

Источник: https://indigodergisi.com/2018/03/kalin-bagirsak-kanseri-kolon-kolonoskopi/

Kolon Kanserinden Korunmanın Yolları Nelerdir?

Kolon Kanserinden Korunmak İçin Bağırsaklarınıza Kulak Verin

Giderek yaygınlaşan kolon kanseri, ülkemizde en sık görülen kanser türleri arasında üçüncü sırada yer alıyor. Genellikle sinsice ilerleyen ve erken dönemde belirti vermeyen bu kanser türüne, hatalı beslenme alışkanlıklarından alkol ve sigara kullanımına dek birçok faktör yol açabiliyor. Fakat beslenme alışkanlıklarına dikkat edildiğinde kolon kanserinden korunmak mümkün olabiliyor.

Gastrointestinal kanserler (sindirim sistemi kanserleri), tüm kanserler içinde yüzde 20 oranında ölüm nedeni özelliği taşır. Kolon (kalın bağırsak) ve rektum (kalın bağırsağın makata yakın olan bölümü) kanserleri, kansere bağlı ölüm nedenleri arasında 3. sırada yer alıyor.

Kolon ve rektum kanserlerinde en sık görülen belirtiler, dışkı alışkanlığında ve çapında değişiklik, kansızlık, aşikar veya gizli rektal kanama (kanın sade ya da dışkıyla karışık olarak gelmesi) ve istemsiz kilo kaybıdır. Kolorektal kanserlerde, ailede kanser öyküsünün bulunması önemli bir belirtidir.

Bunun dışında bazı hastalıklar da kanser gelişimine yatkınlık gösterebildiğinden düzenli takip gerektirir. Ailevi kolon polip hastalığı (poliposiz koli), ülseratif kolit ve crohn hastalığı bunların en sık bilinenleridir.

Koruyucu hekimlik diğer tüm hastalıklarda olduğu gibi kolorektal kanserini önlemede ciddi önem taşır. Sağlam kişilerin korunması için 50 yaşını dolduran her bireye kolonoskopi yapılmalıdır.

Eğer bir kişinin, birinci derecede kolon kanseri olan bir  akrabası  var  ise, akrabasında ki hastalığın teşhiş konulma yaşından 5 yıl öncesi baz alınarak kişiye kolonoskopi yapılması uygun bir yaklaşım olacaktır. Beslenme de başlı başına önemli bir konudur.

Su içmeyi unutmayın

Serbest radikalleri hızla vücuttan uzaklaştırmasıyla bilinen su, aynı zamanda kanser önleyici etkiye de sahiptir. Bu maddeler böbreklerden idrarla, deriden terle, bağırsaklardan dışkı yoluyla atılır. Bu nedenle her gün günde 2 ile 2,5 litre su tüketilmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Bol posalı beslenmeye özen gösterin

Kanserler üzerine yapılan araştırmalar, az posalı gıda tüketen toplumlarda kolon ve rektum kanserlerinin daha yaygın olarak görüldüğünü ortaya çıkarmıştır. Yüksek posalı besinler, daha hacimli atık maddesi oluşturarak kanser yapıcı maddelerin hızla dışkıyla atılmasını sağlar ve kanser riskini azaltır. Bu nedenle kolon kanserine karşı bol posalı besinler tüketmeye özen gösterilmelidir.

Kırmızı et tüketimini sınırlandırıp, işlenmiş et ürünlerinden uzak durun

Fazla kırmızı et tüketimi kolon kanseri riskini tetikliyor. Çünkü fazla kırmızı et tüketimi, kanserojen heterosiklik aminlerin ve nitrozaminlerin oluşumuna zemin hazırlayarak kansere yol açabiliyor. Bu nedenle haftalık kırmızı et tüketimi 500 gramdan az olacak şekilde sınırlandırılmalıdır.

Günümüzde ne yazık ki salam, sosis ve sucuk gibi işlenmiş et ürünleri kahvaltı sofralarından eksik edilmiyor.

Fakat bu ürünlerin tüketimi, üretim esnasında kanserojen özellik taşıyan birtakım koruyucu ve katkı maddelerin katılması nedeniyle insan sağlığı için ciddi riskler taşıyor.

Bu nedenle işlenmiş gıdalardan kesinlikle uzak durulması gerekiyor. Ayrıca mangalda yakılarak pişirilen etlerinde önemli bir kansorejen olduğu unutulmamalıdır.

Meyve ve sebze tüketmeyi ihmal etmeyin

Yüksek kalori içeren karbonhidratlarla beslenmenin yanı sıra yetersiz meyve sebze tüketimi de kanserojen özellikteki nitratın nitrite dönüşümüne yol açabilir. Bu dönüşüm ise kanseri tetikleyebilir.

Çünkü antioksidan ve anti proliferatif özellikteki meyveler vücutta, bağırsak iç yüz tabakasının çoğalmasını ve bağırsakta polip oluşumunu engeller.

Ayrıca safra asitlerini bağlamak ve bağırsak hareketini arttırarak bağırsaktaki zararlı maddeleri dışarı atmak gibi önemli katkılar sağlar. Bu sebeple en az bir porsiyon meyve tüketmeye dikkat edilmelidir.

Beslenmenize kalsiyum kaynaklarını ekleyin

Kalsiyum içeren besinler kolon kanserine karşı koruyucu etki ile bilinir. Çünkü kalsiyum, kolonda safra ve yağ asitlerini bağlar. Günlük kalsiyum ihtiyacını karşılayabilmek için yeteri kadar kalsiyum alınmalıdır.

Sigara ve alkolü hayatınıza almayın

Sigara ve alkol tüketimi kolon kanserini tetikleyen önemli nedenler arasında yer alıyor. Aktif kullanıcılar sigara ve alkolü acilen bırakmalı, henüz kullanmayan kişiler ise kesinlikle uzak durmalıdır.

D Vitamini yetersizliğine dikkat edin

Yapılan araştırmalarda, D vitamini eksikliği olan  kişilerin diğerlerine oranla daha fazla kolon kanseri riski taşıdığını göstermiştir. Bu nedenle D vitamini düzeyinin gereken seviyede olmasına dikkat edilmelidir.

Fazla kilolardan arının

Aşırı kilolu yada obez teşhisi konan kişiler önemli oranda kolon kanseri riski taşıyorlar. Kolon kanserinden korunabilmek için ideal ağırlığa ulaşılmalı ve bu ağırlık korunmalıdır. İdeal ağırlığa sahip olabilmek için ise gereken beslenme alışkanlıkları günlük yaşama uyarlanmalıdır. Kilo problemi kişisel diyetlerle çözülemiyorsa bir uzman desteğine başvurulmalıdır.

Bu önlemlere rağmen kanseri düşündüren kansızlık, bağırsak alışkanlığında değişim, istemsiz kilo kaybı ve rektal kanama gibi belirtiler görülüyorsa mutlaka gastronteroloji uzmanı, iç hastalıkları uzmanı, genel cerrah veya aile hekimlerine başvurulmalıdır.

İlgili uzman muayene ederek, gerekiyorsa kolonoskopi yapılmalı ve özellikle kanserin öncü belirtileri olan polipler varsa çıkarılmalıdır.

Ayrıca yapılan tetkikler sonucunda kanser teşhis edildiyse hasta, cerrahi, medikal onkoloji ve radyasyon onkoloji uzmanlarınca tedavi edilmelidir.

Источник: http://centralhospital.com/haberler/kolon-kanserinden-korunmanin-yollari-nelerdir/

Bağırsak (Kolon) Kanseri Nedir? Bağırsak Kanseri Belirtileri – Sağlık Ocağım .NET

Kolon Kanserinden Korunmak İçin Bağırsaklarınıza Kulak Verin

Bağırsak kanseri veya kolorektal kanser kalın bağırsak, rektum ve apandisitte görülen kanserli büyümeleri kapsar.

Kolon kanseri kalın bağırsağın iç cidarından oluşan bozulmalar zemininde gelişen bir habis hastalık (kanserdir). Bağırsak kanseri metrelerce olan bağırsak düzeyinin herhangi bir bölgesinde meydana gelebilir.

Gelişmiş ülkelerde ve batı toplumunda daha sık görülür ve özellikle Amerika ve Kuzey Avrupa’da daha sık görülmektedir.

Bağırsak kanseri erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görülmektedir. Bağırsak kanseri zemininde bazı iltihabi bağırsak hastalıkları, adenom polipler rol almaktadır.

Polipler genellikle 15 yaş civarında oluşur ve tedavi edilmez ise 45 yaş öncesi kanser gelişir. Kolon kanseri ilerlediği zaman tehli ve öldürücü özelliğe sahiptir.

Bağırsak kanserinin erken tanısı oldukça zordur ve ancak tarama sistemleri ile erken tanıyı koymak mümkün olabilir.

Bağırsak (kolon) kanseri nedenleri

Kolon kanserine neden olan faktörler arasında dünya genelindeki yayılımı göz önünde bulundurulduğunda, refah toplumunda ve beslenme tarzının etkisinin büyük olduğu görülmüştür.

Hayvansal gıdaların ve yağlı beslenme, yüksek kalorili beslenme, lifli gıdaların daha az tüketilmesi gibi beslenme tarzı ve hareketsizlik bağırsak kanseri riskleri arasındadır. Kolon kanserinde genetik etmenlerin de yeri vardır.

Aile bireylerinden birinde kolon kanseri görülmüş ise kolon kanserine yakalanma riski % 5-10 arasındadır. Beslenme tarzında herhangi bir gıda etken olmamakla birlikte, yüksek yağlı beslenmede risk söz konusudur.

Kolon kanseri kadınlara oranla erkeklerde ve gençlere oranla yaşlılarda daha sık görülen bir hastalıktır. Bazı iltihabi bağırsak hastalıkları (crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi) hastalıklar bağırsak kanseri riskini arttırabilir.

Bağırsak (kolon) kanseri belirtileri

Bağırsak kanseri belirtileri

Kolon kanserinin belirtileri genellikle dışkılama alışkanlığının değişmesi, ishal, kabızlık, makattan kan gelmesi, karında kitle, dışkının incelmesi, tümörün büyüdüğü dönemlerde kansızlık, kansızlık nedeni ile çarpıntı, halsizlik, yorgunluk gibi belirtilerdir.

Kalın bağırsağın başlangıcı daha geniş bir boru şeklindedir ve çıkışa doğru bu boru daralır.

Bağırsağın başlangıç (geniş) kısmında oluşan tümörler belirti vermeden daha rahat büyürler ve gizli kan kaybına yol açarak yaşlı bir insanda demir eksikliği kaynaklı kansızlık ile kendini gösterebilir.

Bağırsağın daha ince olan bölümlerinde ise tümör büyümeye başladığında geçişi daraltacağı için, kabızlık ve bağırsak tıkanması, bulantı, kusma, kilo kaybı gibi belirtiler ortaya çıkar. Tümör çıkışa yaklaştıkça kanama göz ile görülür durumda olabilir.

Bağırsak (kolon) kanseri teşhisi

Kolon kanserini erken teşhis ettirmenin tek yolu herhangi bir şikayet olmadan kolonoskopi yaptırmaktır. Aile bireylerinden birinde kolon kanseri olan kişilerin özellikle 20-30 yaşlarından sonra bu tetkiki yaptırmaları daha önemlidir.

Şikayetleri olan hastalarda da teşhisin konulmasının en önemli yolu yine kolonoskopi tetkikidir.

Kolon kanseri tespit edilen hastada, hastalığın hangi evrede olduğunu ve nasıl bir tedavi uygulanacağı planını yapmak için ek görüntüleme yöntemleri (batın emarı, batın bilgisayarlı tomografisi ve kan tahlilleri) ile tedavi planı yapılır. Bağırsak kanseri teşhisinde altın sdandart denilen teşhis yöntemi kolonoskopidir.

Bağırsak (kolon) kanseri tedavisi

Bağırsak kanseri ameliyatı

Kolon kanseri bağırsakta sınırlı olduğu evrede cerrahi olarak tedavi edilir. Kanserin bulunduğu bölgeye göre, tümörün tamamı ve sınırları çıkarmak için ameliyat edilir. Bağırsak kanseri yayılım göstermeden cerrahi olarak tedavi edilmiş ise hastanın iyileşme şansı daha yüksektir. Kanser bağırsak dışında lenf bezlerine sıçramış ise yine ana tedavi cerrahidir.

Bu durumda cerrahi sonrası tekrar gelişebilecek sıçramaları engellemek için kemoterapi tedavisi uygulanır. Belli organlara kanser sıçramış ise belli sınırlar içerisinde cerrahi tedavi bir parçası olur.

Bu durumda ana tedavi kemoterapi tedavisidir. Kemoterapi tedavisinin yanı sıra hastalığın sıçradığı organlar için cerrahi müdahaleler yapılır.

Bu durumda hastalığın tamamen iyileşmesi her hastada mümkün olmaz iken hastanın ömrü uzatılabilir.

Bağırsak (kolon) kanseri ameliyatından sonra

Bağırsak kanseri ameliyatından sonra hastalarda bağırsak alışkanlıkları yaklaşık bir sene normale dönmez ve bu durumda hastaların sabırlı olmaları gereklidir.

bağırsak kanseri ameliyatı sonrası beslenmelerinde korunmada önerilen beslenme şekli, bol lif, meyve, sebze, tahıl içeren, bol sıvı içeren, hayvansal ve yağlı gıdaların az olduğu beslenme tarzı tavsiye edilmektedir.

Bağırsak kanseri ameliyatı sonrası ger hastada hastalığın geri gelme ihtimali söz konusudur. Bu ihtimal bazı hastalar için %20 iken, bazı hastalar için % 50 oranındadır.

Bağırsak kanseri ameliyatından sonra, takip sürecinde hastalığın nüksetme olasılığını gösteren kan tahlilleri, görüntüleme yöntemleri ile hasta ve hastalık belirli aralıklarda (6 ayda bir) takip edilir. Kolonoskopi ameliyattan bir yıl sonra tekrar istenir ve sonuçlar iyi olur ise 5 senede bir tekrar edilir.

Bağırsak (kolon) kanserinden korunma yolları

Kolon kanseri riskini azaltmak için, bu kanserin sık görüldüğü toplumlardaki yaşam şeklinden kaçınmak faydalı olur. Kolon kanseri riskinden korunmak için fakir toplumların veya köylülerin yaşam ve beslenme biçimini benimsemek gereklidir.

bağırsak kanserinden korunmak için, daha fazla hareket etmek ve beslenme şeklinde yağdan fakir, kaloriden fakir ve hayvansal gıdalardan fakir beslenme ve lifli gıdalardan zengin, meyve ve sebzeden zengin, tahıllardan ve baklagillerden daha zengin bir beslenme şekli çok ama çok önemlidir.

Kolon geçiş süresi vardır ve bunu mümkün olduğu kadar kısa tutulması gereklidir. Yenilen gıdaların anatomik olarak ertesi gün vücudu terk etmesi gerekir ve bu hız lifler ile sağlanır. Dışarıdan alınan özel gıda takviyeleri önerilmez.

Çünkü doğada insan vücuduna yetecek besinler vardır ve bu besinleri mümkün olduğunca taze ve mevsiminde tüketmek gereklidir. Fakat günümüzde şehir hayatı bu doğallığı kaybettirmiştir ve aslında bunu sağlamak insanların elindedir.

Kısacası, mümkün olduğunca hareketli yaşamaya çalışmak, düzenli ve dengeli beslenmek, sigara ve alkolden uzak durmak, hazır besinler yerine kendi hazırladığımız besinleri tüketmek, yatıp kalkma saatlerini düzenli tutmak, egzersiz ve yürüyüş yapmak gibi önlemler ile bağırsak kanseri ve diğer birçok hastalıktan korunmak mümkün olabilir.

Kolit nedir?Bağırsak mantarı neden olur?Karın ağrısı neden olur?

Источник: https://www.saglikocagim.net/bagrsak-kolon-kanseri-nedir-bagrsak/

Kolon kanserinden korunmak için bağırsaklarınıza kulak verin

Kolon Kanserinden Korunmak İçin Bağırsaklarınıza Kulak Verin

Kolon kanserinin ortaya çıkmasında genetik faktörler diğer kanserlere göre daha fazla etkili oluyor. Yaklaşık yüzde 90’ı ise kalın bağırsaktaki polipler (iyi huylu tümörler) nedeniyle başlıyor. Genetik yatkınlığa neden olan hastalıklarda farklılıklar göstermekle birlikte genel olarak bu ailelerde takipler sık yapılmalıdır.

Kolon kanseri nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavi yöntemleri

Bazı ailevi kolon ve rektum kanseri sendromlarında hastalığın oluşma oranı o denli yüksektir ki, bu aile bireylerinde, kılavuzların önerdiği zaman ve şekilde, koruyucu olarak kalın bağırsağın çıkarılması işlemi gerekir.

Kolon kanserinin önlenmesi açısından düzeltilebilir risk faktörleri içinde aşırı kilolu olmak, aşırı alkol tüketimi, sigara kullanımı, proteinden zengin diyetler, fazla miktarda kırmızı et tüketimi sedanter yaşantı gibi faktörler sayılabilir.

Bu risk faktörleri düzeltildiğinde kolon kanserine yakalanma riski azalacaktır.

Kolon kanseri tarama testlerini ihmal etmeyin

Kolon kanseri taramasında en kolay yöntem; dışkıda gözle görülemeyecek kadar az miktardaki kanın saptanması için yapılan “gizli kan testi”. Ancak bu yöntem her polipi ya da kanseri yakalayamayabiliyor.

Bu nedenle daha güvenilir başka testlerle birlikte kullanılması gerekiyor. Daha ileri bir yöntem olan sigmoidoskopi ise bağırsağın makattan itibaren son 60 cm’lik kısmının optik cihazla incelenmesi anlamına geliyor.

Daha riskli bireylerde ise tüm kalın bağırsağın incelendiği kolonoskopiden yararlanılıyor.

Kolonoskopi nedir?

Kolonoskopi; kalın bağırsak içindeki lezyonları ve patolojileri ortaya koymada büyük yarar sağlayan ve “altın standart” kabul edilen bir yöntem.

Normal riskli bireylerin 40 yaşından itibaren yılda bir dışkıda gizli kan testi, 50 ile 70 yaş arasında olanların ise her beş yılda bir sigmoidoskopi yaptırılması öneriliyor.

Kansere dönüşme riski yüksek olan poliplerin temizlenmesi ve uygun aralarla izlem, kolon kanserinden korunmada önem taşıyor.

https://www.medikalakademi.com.tr/kolon-kanseri-belirtileri/

Bugün 60 yaş üzerindeki insanların yaklaşık %50’sinde polipe rastlanıyor ve bu oran yaşla birlikte artıyor. Risk grubundaki bir kişide eğer tarama kolonoskopisinde bir veya birkaç küçük polip varsa, kolonoskopi düzgün yapıldıysa ve polipler tamamen alındıysa, bu hastanın riski toplumdaki ortalama riskle aynı düzey yani yaklaşık olarak %5.5 oluyor.

Kanser gelişimi önlenebilir

Kolon kanseri için ailesel risk faktörleri ve kişisel düzletilebilir veya izlenmesi gereken risk faktörleri bilinir ve kişilerde buna yönelik uygun kontroller yapılırsa, kanser gelişmesinin büyük oranda önlenebileceğini veya kanserlerin erken evrede yakalanıp daha kolay tedavi edilebileceğini bildirmektedir.

Ailesinde genetik yatkınlık bulunanlarda, örneğin kalın bağırsak kanseri veya kalın bağırsak kanseri ile genetik ilişkili olabilen diğer kanserli bireylerin meme, rahim kanseri, yumurtalık kanseri tiroid kanseri, gibi kanseri olanlarda kolonoskopik taramaya başlama yaşı daha erken ve kontroller daha sık önerilebilmektedir.

Poliplerin görülme sıklığı yaşla birlikte artar.  Toplumda herhangi bir riski bulunmayan sağlıklı bireylerde kolon kanseri taramasına 50 yaşından sonra başlanır.  Böyle averaj riske sahip bir bireyde 50 yaşından sonra yapılan bir tarama kolonoskopisi “eğer tamamen normal sonuç vermiş ise” kişiyi yaklaşık 8- 10 sene koruyabilir.

Ancak; risk faktörü bulunanlarda veya daha önceki kolonoskopisinde polip varlığı olanlarda, ailesinde kolon kanseri bulunanlarda, özelikle birinci derece akrabalarında adenomatöz polip bulunanlarda, kolonoskopik tarama sıklığı değişkenlik gösterir.

https://www.medikalakademi.com.tr/kolon-kanserinden-koruyan-10-oneri/

Tarama kolonskopisinde Polip saptanmayan, risksiz bireylerde ikinci tarama kolonoskopisi için acele etmeye gerek yoktur. Ailevi riski olanlarda ya da kolonoskopide polip saptananlarda ikinci tarama kolonoskopi için gereken süre, polibin türüne,  büyüklüğüne, sayısına ve polibin içindeki yapıya göre tarama belirlenir.

Erken teşhisin çok önemli olduğu kolon kanseri, belirti vermeyen ve yavaş ilerleyen bir kanser türü. Özellikle 50 yaş ve üzerindeki kişilerde görülen bu kanser erken teşhisle tedavi edilebiliyor. Kolon kanseri dünyada 2. ya da 3. sıklıkta görülen kanserler arasında yer alıyor.

Kolon kanserinin belirtileri nelerdir?

  • Kansızlık
  • Ele gelen kitle
  • Rektal kanama
  • Dışkıda kan
  • Büyük abdest çapında incelme
  • Büyük abdest düzenin değişmesi
  • Tuvalete gidip rahatlayamama
  • 15 günden uzun süren karın ağrısı

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/kolon-kanserinden-korunmak-icin-bagirsaklariniza-kulak-verin/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.