Konuşma bozukluğunun tipleri ve tedavisi

içerik

Konuşma bozukluğu türleri nelerdir? Tedavisi var mıdır?

Konuşma bozukluğunun tipleri ve tedavisi

Yetişkinlerde en çok karşılaşılan dil ve konuşma sorunlarının “Kekemelik, ses bozuklukları ve nörolojik rahatsızlıklar sonrası ortaya çıkan dil bozuklukları” olduğunu belirten Anadolu Sağlık Merkezi Dil ve Konuşma Terapisti Seçil Aydın Oral, konuşma bozukluğuna ilişkin merak edilenleri ve yapılması gerekenleri anlattı.

Kekemeliğin, konuşma sırasında akıcılığının sekteye uğraması ile ses, hece ya da tek heceli sözcük tekrarı, seslerin uzaması ve hava akımındaki bloklar biçiminde görüldüğünü söyleyen Dil ve Konuşma Terapisti Seçil Aydın Oral, bu bozukluğun çocuk döneminde başlayıp yetişkin dönemine kadar kronikleşebileceğini vurguladı.

Beyin kanaması konuşma, dinleme ve okuma bozukluklarına yol açabiliyor

Beyin krizi (inme) sonrasında hastanın afazi olduğunu belirten Dil ve Konuşma Terapisti Seçil Aydın Oral, “Nörolojik rahatsızlıklarda beyin krizinin görülme oranı çok yüksek. Türkiye’de her yıl 125 bin beyin krizi yaşanıyor. Türkiye’de beyin krizi vakalarının yüzde 71’i beyin enfarktüsü, yüzde 29’u ise beyin kanamasından meydana geliyor.

Afazinin beynin sol tarafında meydana gelen tümör, beyin kanaması sonucunda ortaya çıkan konuşma, dinleme, okuma ve yazma güçlüklerine neden oluyor.

Afazisi olan hastaların sözel iletişim kopukluğunun olması nedeniyle, depresyonunda sıklıkla gözleniyor.

Bu bozuklukta zeka etkilenmese de dizartri ve apraksi (konuşma bozuklukları) gibi eşlik eden başka sorunlar olabilir” açıklamasında bulundu.

Konuşma bozukluğunun farklı tipleri var

2011 yılında yapılan araştırma sonuçlarına göre toplam nüfusun yüzde 6,6’sının en az bir engeli var. Konuşma bozukluğunun farklı tipleri de bu engel içinde yer alıyor.

Apraksiyi, konuşmayı sağlayan dil-dudak, çene gibi organlara ait kasların zayıf olmamasına rağmen konuşma seslerini doğru bir şekilde söylemek için istemli hareketlerin yapılamaması olarak açıklayan Seçil Aydın Oral, hastaların sesleri taklit etme ve üretmede zorlandıklarını, tutarsız konuşma hataları gibi sorunların gözlenebileceğini belirtti.

Dizartrinin ise apraksiden farklı olduğunu anlatan Anadolu Sağlık Merkezi Dil ve Konuşma Terapisti Seçil Aydın Oral “Dizartri, konuşma üretimi için kullanılan organları kontrol eden kasların bozulan hareketinden kaynaklanabiliyor. Dizartri tipi ve şiddeti sinir sisteminin hangi alanından etkilendiğine bağlıdır. Dizartrisi olan kişilerde anlaşılması zor olabilecek ağızda gevelenen, dalgalı veya mırıldanmış, konuşma gözlenir” dedi.

Tedavide hastanın motivasyonu oldukça önemli

Afazili hastanın ilk 6 ayın içinde hızlı bir gelişimi olacağından vakit kaybedilmesi gerektiğine değinen Seçil Aydın Oral, afazi terapisinde hastanın ailesinin büyük önem taşıdığını, iş birliği içinde, hastanın sosyal yaşantıdan kopmadan, iletişim yollarını genişleterek hastayı mutlaka desteklemeleri konusunda beraber çalıştıklarını belirtti.

Oral “Afazide kullanılan standardize edilmiş testler bize dil konuşma ve bilişsel becerilerinde hangi alanların korunduğunu, hangi alanlarda desteğe ihtiyacı olduğu konusunda yardımcı oluyor.

Kişiye özel tedavi amaçları belirlendikten sonra kaybedilen becerilerin öğretimine ilmek örer gibi çalışıyoruz ve hastanın motivasyonu kaybetmemesi için çaba gösteriyoruz. Kekemelik terapisi öncesinde kişinin okuma ve konuşma örnekleri alınır.

Bu örnekler bize kekemelik şiddetinin belirlenmesinde ve sınıflandırma yapmada ışık tutar” dedi.

Ses kısıklığı 2 haftadan fazla süredir var ise mutlaka muayene edilmeli

Yetişkinlerde görülen diğer bir konuşma sorunun ses bozukluğu ifade eden Seçil Aydın Oral, ses kısıklıklarının ihmal edilmesinin ciddi rahatsızlıklara neden olduğunu vurgulayarak “Ses teli nodül ve polipleri, ses teli ödemi, ses telinin yapısal bozuklukları, ses teli enfeksiyonları ve sesin yanlış kullanımı, ses kısıklığına yol açan nedenler içinde yer alıyor. 2 haftadan uzun süren ses kısıklıkları ve bu tip durumlarda erken teşhis edilir ve doğru zamanda ses terapisine başlanırsa ortalama 8 seans ile ses eski sağlığına kavuşabilir” dedi.

Ses terapisinde ne yapıldığı hakkında bilgi veren Oral, “Ses terapisi kişiye özeldir. Sesin güçlenmesi için hastaya bazı teknikler öğreterek egzersizler yapılır. Hastanın bu teknikleri evde tekrar etmesinin ve düzenli olarak terapilerine devam etmesinin, sesini doğru kullanmasında doğrudan ilişkili” açıklamasında bulundu.

Çocuklarda dil ve ‘konuşma’ gelişimine dikkat!

Источник: https://indigodergisi.com/2017/01/konusma-bozuklugu-turleri-nelerdir/

Çocuklarda Konuşma Bozukluğu Nedenleri ve Tedavisi – Sağlık Ocağım .NET

Konuşma bozukluğunun tipleri ve tedavisi

Çocuklarda kekeleme, artikülasyon sorunları ve sesle ilgili olanlar gibi çok sayıda konuşma bozukluğu bulunabilir.

Kekelemek, durarak, aynı ses ya da heceleri tekrarlayarak (örneğin “ko-ko-ko-nuşma” gibi) ya da ses veya heceleri uzatarak (örneğin “ssssseni” gibi) konuşma akışının kesilmesidir.

Çocukların çoğunda, özellikle 2-4 yaş arasındakiler başta gelmek üzere, karmaşık dil becerileri geliştirdikleri sırada, kekeliyor gibi durdukları bir dönem yaşanmaktadır.

Hemen bütün çocuklar okula başladıklarında bu sorunu yenmiş olurlar.

Kekelemeye devam eden çocukların anlayışınıza ve cesaret vermenize gereksinimleri vardır. Kekeleme sorunu olan çocuğa tekrar tekrar sorular sorarak ya da cümleleri tekrarlamasını isteyerek dikkati bu soruna yönlendirmemek gerekir.

Bunun yerine çocuğa dikkatlice ve sabırlı olarak dinlemek gerekir. Kekeleme sorunu olan çocuğa ailesi desteklemeli ve onu sevdiklerini hissetirmelidir. Çocuk dikkatini kendine döndürür ise kekelemesi artabilir.

Kekeleme sorunu olan çocuk için, doktor değerlendirme ve tedavi amacı ile ebeveynleri konuşma ve dil uzmanına se edebilir. Kekeleme devam eder ya da başka dil sorunları ortaya çıkar ise çocuğun işitmesinin değerlendirilmesi de gerekebilir.

Çocuklarda artikülasyon nedenleri ve tedavisi

Artikülasyon sorunu olan çocuklar sesleri, heceleri ya da kelimeleri yanlış şekilde söylerler.

Bazı sesleri atlayabilirler (örneğin “şapka” yerine “apka”), bir ses ya da hece yerine başkasını kullanabilirler (örneğin “tırtıl” yerine “tığtıl”) ya da bir ses veya heceyi bozarak kullanırlar.

Artikülasyon sorunları, seslerin yanlış öğrenilmesi, bozuk konuşmaların taklit edilmesi ya da beyin felci, yarık damak ve yarık dudak veya işitme bozukluğuna bağlı gelişebilir. Artikülasyon sorunu aynı zamanda ses ritim bozukluğu olarak da adlandırlır.

Örneğin çocuk R harfi yerine Y harfi kullanır ve bu durum artikülasyon, fonolojik bozukluk şeklinde tanımlanır. Çocuklar sesleri çıkartmayı evreler halinde öğrenirler ve yaklaşık sekiz yaşına kadar dildeki bütün sesleri doğru olarak çıkartabilmelidirler.

Artikülasyon sorunu olan çocukta konuşma tedavisi, üç yaş dolaylarında başlandığında çok etkili olur. Çocukta kelimeleri seslendirme bozukluğu var ise mutlaka bir uzman görüşü alınmalıdır. Artikülasyon problemi olan çocuğun işitme muayenesine ya da konuşma terapisine ihtiyacı olabilir.

Çocuklarda ses sorunları nedenleri ve tedavisi

Ses sorunları olarak, ses kısıklığı, olağandışı tiz ya da yüksek ses çıkartma, çın çın öten bir ses, anormal rezonans (örneğin genizden gelen bir ses ile konuşma) ya da soluk soluğa kalarak konuşma sayılabilir.

Bu sorunların bir bölümüne zorlanma ya da sesin aşırı kullanılması veya soğuk algınlığı neden olabilir ve durum geçicidir.

Diğer nedenler arasında ses tellerinde (larinks) hasarı, ağız tavanındaki yumuşak dokularda bulunan defektler (bozukluklar), diş sorunları ya da larinks veya burunda polipler gibi altta yatan bir hastalığa bağlıdır.

Ses sorunu olan bir çocuk için doktora çocukta dört haftayı geçen bir ses sorunu bulunup bulunmadığını söylemek gerekir.

Bu durumda doktor aileyi bir kulak, burun ve boğaz hastalıkları uzmanına (otolaringolog) se eder ve KBB uzmanı da, ses sorununun altında yatan herhangi bir fiziksel sorun var ise bunu saptamak için muayene ve bazı tetkikler isteyebilir.

Ses sorununun nedeni polip ise, çıkartılması için cerrahi girişim gerekebilir. KBB uzmanı çocuğa konuşma terapisi için konuşma ve dil patologuna da se edebilir 

Konuşma terapisi nedir?

Çocuklarda konuşma sorunlarının çoğu, konuşma ve dil sorunlarının değerlendirilmesi ve tedavisi konusunda özel bir eğitim ile birlikte master ya da doktora eğitimi almış bir kişi olan, eğitimli bir konuşma ve dil patoloğu tarafından uygulanan konuşma terapisi ile düzeltilebilir ya da en azından hafifletilebilir. Uzmanın mutlaka bir lisansı bulunmalıdır.

Konuşma terapisti çocuğun konuşmasını dinler ve ağız, burun ve boğazını muayene eder. Ayrıca konuşma bozukluğu olan çocukta bir işitme testi uygulayabilir.

Spesifik bir sorun belirlendikten sonra, terapist çocuğun konuşmasını geliştirme amaçlı ona konuşma egzersizleri yapmayı öğretir.

Terapist ayrıca ailenin tamamı ile birlikte çalışabilir ve çocuğun öğretmenlerine konuşma sorununu anlatıp yardımcı olabilecekleri yollar da önerebilir.

Çocuk hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/cocuklarda-konusma-bozuklugu-nedenleri-tedavisi/

Konuşma Bozukluğu Nasıl Giderilir?

Konuşma bozukluğunun tipleri ve tedavisi

İnsanların en önemli iletişim aracı dil ve konuşmadır. Konuşma sayesinde kendimizi en doğru biçimde ifade edebiliriz. Ancak konuşma bozukluğu sorunları yaşadığımızda hem kendimizi iyi ifade edemeyiz. Hem de mutlu ve başarılı hissedemeyiz.

Konuşma bozuklukları hayat kalitemizi düşüren çok önemli sorunlardır. Ancak konuşma ve dil bozukluğu sorunlarının çözümü mümkündür. Diksiyon kursu ve konuşma bozukluğu uzmanı sayesinde yetişkinlerde ve çocuklarda konuşma bozukluğu tedavisi yapmak mümkündür.

Konuşmanın ana faktörleri vardır. Bunlardan birincisi dildir. Dil bir kodlama sistemidir. Ses dizilimleri, biçim, semantik gibi birçok etkenden meydana gelir. Konuşma ise iletişimdir. Ses çıkarmak ve lisan gerektirir. Dil sayesinde hazır bulduğumuz kodları kullanırız. Konuşmak için de çeşitli faktörler gereklidir. Bunlar

  • Ses
  • Artikülasyon
  • Akıcılık

Olarak sıralanabilir. Konuşma bozukluğunun iki temel nedeni vardır. Fiziksel nedenler ve konuşmayla ilgili nedenler. Fiziksel nedenler operasyonlar ilaç tedavileri ve egzersizler ile çözümlenebilir.

Ancak akıcı konuşma bozukluğu, fiziki açıdan sorun olmadığı halde kelimeleri düzgün çıkaramama gibi konuşma bozuklukları ise sadece uzman yardımıyla egzersizler ve dersler vasıtası ile çözümlenebilir.

Yetişkinlerde konuşma bozukluğu nasıl giderilir? Sorusunun cevabı genelde egzersiz ve diksiyon kursları sayesinde giderilir. Şeklinde olacaktır.

Çünkü dili çalıştırmak, harfleri çıkarmak için uzman desteği gerekecektir.

Konuşma Bozukluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Konuşma bozuklukları çocukluk döneminde ortaya çıkabilir. Ya da nispeten düzelen ancak önemli kısımları düzelmemiş bozukluklaryetişkinlikte de görülebilir. Hem çocuklarda konuşma bozukluğu hem de yetişkinlerde konuşma bozukluğu tedavi edilebilen süreçlerdir.

Çocuklar 3 yaşına kadar konuşmalıdır. 3 yaşında hala konuşamıyorsa gecikmiş konuşma söz konusudur. Bazı çocuklar 3 yaşına geldiklerinde konuşabilirler ancak bazı harfleri yanlış telaffuz ederler.

Buna artikülasyon bozukluğu denir. Kekemelik gibi sorunlarda çocukluk döneminde ortaya çıkıp yetişkinlik dönemine kadar sürebiliyor.

Konuşma bozuklukları kekemelik gibi sorunlar tedavi edilmediğinde bireylerde toplumdan uzaklaşma, sosyal fobi gibi hastalıklar ortaya çıkıyor. Bu tür sorunlar ortaya çıktığında ise tedavisi çok daha zor olmaktadır.

O yüzden bu sıkıntılarla karşılaşmanda önce konuşma bozukluğunu gidermek gerekir.

Konuşma Bozukluğu Tedavisi

Tedavi, terapistler, diksiyon uzmanları ve konuşma bozukluğu uzmanları tarafından gerçekleştirilir. Tedavi esnasında ses kalitesinin artırılmasına odaklanılır. Kelimelerin anlaşılmasını, kelimeleri tam çıkarabilmeyi, cümle yapısını ve dil normlarının bilinmesini hedefleyen tedavide anlama ve çözümlemeyi geliştirici egzersizler yapılır.

Tedavi alan kişi ile terapistler ve diksiyon uzmanları arasında yakın ve güvene dayalı bir ilişki olmak zorundadır. Hasta terapistine güvenmeli verilen egzersizleri ve çalışmaları tam olarak yerine getirmelidir.

Dil konuşma bozukluğu , bir zeka sorunundan kaynaklanmaz. O nedenle hastanın kendine güvenmesi sorunun çözümünde en büyük pay sahibi olacaktır.

Tıbbi tetkikler yapıldıktan sonra eğer fiziksel bir sıkıntı yoksa dil ve konuşma bozukluğu egzersizleri yapılmaya başlanır.

Dil Ve Konuşma Bozukluğu Egzersizleri

Bu egzersizler, dilin aktivitesini artıracak, dilin daha önce kullanılmayan noktaları geliştirilecek dil kaslarının güçlenmesi sağlanacak böylece çıkarılamayan kelimelerin çıkarılması sağlanacaktır.

Dil Egzersizleri:Dil dışarı çıkarılır ve üst dudağın bitimine dokundurulur. Bu işlem en az 20 defa yapılır. Ardından dil çıkarılarak 360 derece istikametle dudaklar yalanır.

Bu işlem dil kaslarının esnekliğini artıracaktır. Dil ile ilgili 3. Egzersizimiz ise dilin ağız içinden çıkarılmadan dudağın etrafında 360 derece çevrilmesidir. Bu işlem de en az 15 kez tekrar edilmelidir.

Aynı işlemi ters yöne de yapmalısınız.

Bunların dışında;

  • Dili içeri alıp çıkarmak,
  • Dil ile dair, kare üçgen şekiller çizmek
  • Dili çeneye, burna yanaklara doğru zorlamak
  • Dil ucunu dişlerle hafif hafif ısırmak
  • Dili damakta şaklatmak
  • Dili dışarı çıkarıp öylece bekletmek
  • Dili sakız çiğniyor gibi çiğnemek

Gibi dil egzersizleri de yapılabilir.

Dudak Egzersizleri:Dudaklarınızı sıkıştırarak kendinize doğru çekin bu şekilde 15 saniye bekleyin aynı hareketi 3 defa tekrar edin. Dudağınızı sıkıştırarak mmmm sesi çıkarın. Bu şekilde tüm nefesinizi kullanın. Aynı egzersizi iiii sesi çıkararak da yapın.

Ayrıyetten;

  • Üst dişleri göstermek
  • Alt dişleri göstermek
  • Üst dudağı ve alt dudağı ısırmak
  • Mi mu mi fe, pe, be sesleri çıkarmak

Yanak Egzersizleri: Yanaklarımızın her iki yanında kaslar bulunur bu kasları çalıştırmak için yanak kaslarınızı sıkabilirsiniz. Bunun için çene kökünüze baskı yapmanız gerekir. Böylece yanak kaslarınız çalışacaktır. Ağzınızı açarak elinizle yanaklarınıza baskı yapmak böylece yanak kaslarını ve kemiklerini güçlendirmek…

  • Yanakları şişirme (tek tek ya da aynı anda)
  • Soldan sağa, sağdan sola yanağı şişirmek
  • Dil ile hem sol hem sağ yanağı şişirmek
  • Yanakları dişler arasına almaya çalışmak

Çene Egzersizleri: Çene egzersizleri çeneyi sağa sola oynatmaktan, ağzı açayıp kapamaktan ibarettir.

Ağız dil çene dudak egzersizleri yetişkinlerde konuşma bozukluğu tedavisinde oldukça etkili sonuçlar vermektedir. Yetişkinlerde konuşma bozukluğu tedavisi için Diksiyon kursu, hızlı okuma kursu veren eğitim kurumlarından destek alabilirsiniz.

Источник: https://diksiyonakademi.com/konusma-bozuklugu-nasil-giderilir

Dil ve Konuşma Bozuklukları Nelerdir? Nasıl Tedavi Edilir? | Bilgizma | Aradığınız Bilgi Burada!

Konuşma bozukluğunun tipleri ve tedavisi

Günlük yaşamda insanlar arasındaki en güçlü iletişim yollarından biri olan dil ve konuşma, genel olarak bakıldığında ortak kavramlar gibi algılansa da birbirlerinden farklı iki kavramdır. Kişinin kendini ifade etmekte güçlük çekmesi ve başkalarını anlamakta zorluk yaşaması dil bozukluğudur.

Konuşma bozukluğu ise seslerin, harflerin ve hecelerin telaffuzu sırasında bozukluk yaşanmasıdır. Dil ve konuşma bozuklukları ise kendi içinde pek çok çeşidi bulunan bir rahatsızlıktır. Aynı anda tek bir kişide her iki durum görülebileceği gibi sadece konuşma bozukluğu da görülebilir.

Konuşmayı mümkün kılan organların doğru hareket ettirilememesi ya da kontrol edilememesi sonucunda konuşulan cümlelerin doğru olarak anlaşılamaması konuşma bozukluklarına yol açmaktadır.

Dil ve Konuşma Bozuklukları Nelerdir?

Doğuştan gelen ya da sonradan edinilen olmak üzere dil ve konuşma bozuklukları pek çok çeşide ayrılmaktadır. Çocukluk döneminde görülebileceği gibi yetişkinlerde sıkça karşılaşılmaktadır. Ağız ve dilin yapısal bozukluklarından kaynaklanan konuşma sorunları dil bozukluğunu ifade etmektedir.

Pek çok kişi akıcı konuşamadığından şikâyet ederken, bu sorunun temel nedeni dil bilgisi yeteneğinin eksik olmasıdır. Geçirilen önemli hastalıklar sonrasında kalıcı hasar olarak konuşma bozuklukları görülebilir.

Gecikmiş Dil ve Konuşma Bozukluğu

Büyüme çağında olan çocuklardan ailelerin sabırsızlıkla bekledikleri en önemli eylemlerden biri çabucak konuşmaya başlamalarıdır.

Bu konuda her çocuğun gelişimi farklı olsa da dil ve konuşma becerilerinin gelişmesinin beklendiği ortalama bir süreç bulunmaktadır.

Buna göre çocuğun olması gereken zamanda konuşmaya başlamaması ve akranlarından geride kalması gecikmiş dil ve konuşma bozukluğudur.

Yarık damak, bebeklik döneminde geçirilen ciddi hastalıklar ve zihinsel anlamda çocukta bulunan yetersizlikler çocuklarda konuşmanın gecikmesine ve kalıcı dil bozukluklarına neden olabilir.

Artikülasyon Bozukluğu

Konuşma esnasında ağızdan çıkan hecelerin ve seslerin dile uygun şekilde üretilememesi sonucunda karşıdaki kişi tarafından anlaşılamama durumudur.  Bu bozukluğa sahip olan kişilerin ne söylediklerinden çok nasıl söylediklerine dikkat etmek çoğu zaman kaçınılmazdır. Çünkü hece ve bazı sesleri yanlış ya da eksik çıkardıkları için ne söylediklerini anlamak güçtür.

Kekemelik-Takipemi Bozukluğu

Kekemelik ve takipemi bozuklukları konuşmada bulunan akıcılık sorunlarıdır. Kekemelik de kelimelerin konuşma esnasında tekrar edilmesi ya da uzatılması gibi durumlarla karşılaşılabilir.

Takipemi ise konuşmanın normalden hızlı olması ve ritminin rahatsız edecek şekilde düzensiz olması durumudur. Hızlı konuşmadan dolayı ses ve hecelerin yutulması kaçınılmazdır. Konuşmanın büyük ölçüde anlaşılmaz boyutta olması sosyal iletişiminde olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır.

Ses Bozuklukları

Sesin çıkış şiddeti ve kalitesindeki bozukluklardan dolayı konuşmacının ne anlatmak istediğinden çok, nasıl anlattığına odaklanılan dil ve konuşma bozukluğu türüdür.

Sigara içmek, düzensiz nefes alışverişi ve konuşmanın aşırı yüksek sesle olması gibi etkenler ses bozukluğunu tetiklemektedir. Fiziksek bir rahatsızlık söz konusu olmadığı sürece on günden fazla süren ses bozuklukları için mutlaka uzman kontrolüne başvurulmalıdır.

Edinilmiş Dil Bozuklukları

Herhangi bir konuşma ve dil bozukluğu sorunu yokken geçirilen bir hastalık sonucu beyinde hasar kalması edinilmiş dil bozukluklarına neden olmaktadır.

Beyinde yer alan dil ve konuşma merkezlerinin hasara maruz kalması konuşulanları anlamakta güçlük çekme ve konuşma da zorluk gibi sorunlara yol açabilir. Konuşma sorunlarına ek olarak tekrarlama, karar verme becerisinin kaybedilmesi ve çözüm yeteneğinin azalması gibi ek rahatsızlıklar görülebilir.

Yutma Bozuklukları

Yemek yerken yiyeceklerin ağız boşluğundan geçme esnasında yanlış bir hareketten dolayı nefes borusuna kaçmasıdır. Yanlış yolda olan yiyeceklerin ses telleri ile temas etmesi yutma bozukluklarının önemli birer hastalık olarak ortaya çıkmasına neden olabilir.

Anlık olarak gelişebilen yutma bozuklukları bazı nörolojik rahatsızlıklar nedeniyle de sıkça karşılaşılan bir bozukluktur.

Motor Konuşma Bozuklukları

Motor konuşma bozuklukları dizartri ve apraksi olarak ikiye ayrılmaktadır. Konuşma mekanizmasında fiziksel olarak görülen güçsüzlük ve istemsiz kontrolsüzlük gibi sorunlardan dolayı konuşmanın olumsuz etkilenmesidir.

Dizartri bozukluğunda konuşmanın güç ve beceri gerektiren kısımlarında yaşanan zayıflık ve güçsüzlüktür. Farklı kas ve sinir hastalıklarına bağlı olarak bu tür motor konuşma bozuklukları görülebilir. Apraksi de ise motor konuşma becerilerinin yerinde olmasına rağmen, yetenek gerektiren konuşma performansının sergilenememesidir.

Dil ve Konuşma Bozuklukları Nasıl Tedavi Edilir?

Birden çok olan ve farklı özelliklere sahip olan dil ve konuşma bozukluklarının tedavileri de farklılık göstermektedir. Bu nedenle herhangi bir konuşma ya da dilde bozukluğu bulunan kişilerin uzman kişiler tarafından detaylı incelenmeleri gerekir.

Değerlendirme sürecine alınan hastaların mevcut sorunlarına ilişkin geçmiş öyküleri öğrenilir.

Detaylı bir şekilde değerlendirmeye alınan kişilere genel geçer bir tedavi yöntemi yerine bireysel ihtiyaçlarına yönelik dil ve konuşma tedavisi uygulanmalıdır.

Özellikle çocukların bu tür rahatsızlıkları için tedavi süreçlerinde anne ve babanın desteği ve tutumu dil gelişimi için oldukça önemlidir.

Dil ve Konuşma Bozuklukları Nasıl Teşhis Edilir?

Dilde ve konuşmada oluşan bozukluğun teşhisi için diğer dilin unsurlarının uzman terapist tarafından bir bütün olarak ele alınarak değerlendirilmesi ne tür bir dil bozukluğu olduğunun tespitini sağlar.

Sağlıklı bir tanı için terapistin dil ve konuşma sorunlarını geniş bir yelpaze içerisinde ele alması gerekir. Konuşma bozukluğunun çeşidini ve hangi aşamada olduğunu anlamak için hastanın hangi sesleri çıkarıp çıkaramadığı gözlenir. Diğer yandan konuşmanın akıcılığını ve kalitesini belirlemek adına testler uygulanmaktadır.

Yapısal bozuklukların detaylı incelenebilmesi için uzman doktor kişinin işitme testine girmesine ya da kulak burun boğaz uzmanına görünmesini talep edebilir. Böylelikle asıl dil ve konuşma bozukluğunun temeline inilerek sorunun zamanında teşhis edilmesi ile tedavi de başarı oranı yükselebilir.

Yetişkinlerde Görülen Dil ve Konuşma Bozuklukları

Yetişkinlerde aniden görülen ya da yavaşça ilerleyen dil ve konuşma bozuklukları görülebilir. Karşılıklı iletişim sırasında konuşmanın anlaşılamamasına neden olan kekeleme, hızlı konuşma ve yavaş konuşma gibi sorunlar görülebilir. Hiçbir sorun yokken aniden meydana gelen konuşma bozuklukları mutlaka önemsenmesi gereken ve altındaki sebeplerin araştırılması gereken bir durumdur.

Spazmodik disfoni, afazi, disartri ve vokal bozukluklar yetişkinlerde görülme olasılığı bulunan konuşma bozukluklarıdır. Ses tellerinde meydana gelen çeşitli büyüklükteki nodül ve poliplerde yetişkinlerde konuşma bozukluklarını tetikleyebilir. Ayrıca sesin fazlaca kullanılması, sigara ve kafeinin aşırı alınması gibi alışkanlıklarda uzun süreli bozukluklara neden olabilir.

Konuşma ve Dil Bozukluklarını Önleme Yolları

Alınabilecek bazı önlemler mevcut durumdaki dil ve konuşma bozukluklarının ilerlemesini hatta gerileyerek tedavi edilmesini sağlar. Öncelikle konuşma bozukluğuna yol açan sağlık sorunları varsa bunların tedavi edilmesi, büyük ölçüde bu tür sıkıntılarında ortadan kalkmasını sağlayacaktır.

Gün içinde fazla bağırmaktan kaçınmak, sağlıklı beslenmek ve nefes alışverişin belirli bir düzende gerçekleşmesi gibi birçok unsur ile dil ve konuşma bozukluklarını önlemek mümkündür. Genel anlamda dış etkenlere bağlı dil ve konuşma bozukluklarının kendiliğinden geçmesi mümkün değildir. Bu nedenle mutlaka uzman desteğine başvurmak ve doğru teşhis ile tedavi olunması gerekir.

Dil ve konuma bozukluğu sorunu yaşayan kişilerin yakın aile çevrelerinin tutumları da tedavi sürecinin olumlu geçmesinde oldukça etkilidir. Bu süreçte sabırlı ve anlayışlı olunması hasta kişilerinde kendilerini daha iyi hissederek tedaviye olumlu yanıt vermelerini sağlayacaktır.

Источник: https://bilgizma.com/dil-konusma-bozukluklari/

Konuşma bozukluklarında doğru bilinen yanlışlar

Konuşma bozukluğunun tipleri ve tedavisi

Konuşma, çevremizdeki kişilerle iletişim kurmanın başlıca yollarından biridir.

Bu normal büyüme ve gelişmeyi izlemek için en etkili yollardan biri olmakla birlikte, potansiyel sorunları tanımlamak için başvurulan ilk yollardandır.

Konuşma bozukluğu, genellikle bir ses, kelime veya cümlenin tekrarı ile şekillendirilen ritim bozukluklarıdır. Kekemelik, belki de en ciddi konuşma bozukluğu olarak gösterilebilir. Diğer konuşma bozuklukları ise:

Mafsal eksiklikler: Yanlış ya da uygunsuz yapılan seslerin çıkışı

Ses bozuklukları: Kalite, ses perdesi, ses, ses yüksekliği ve anormallikleridir.

Gecikmiş konuşma bir çocuğun yaşıtlarıyla benzer konuşma becerilerini sağlayamaması olarak tanımlanabilir. Herhangi bir organa bağlı olarak konuşmada bozukluk olmasına organik konuşma bozukluğu; herhangi bir organda bozukluk olmadan ortaya çıkan duruma işlevsel konuşma bozukluğu denilir.

Memorial Ataşehir Hastanesi Kulak Burun Boğaz Bölümü'nden Doç. Dr. Yezdan Fırat konuşma bozukluğu hakkında bilgiler verdi.

Konuşma bozukluğunun nedenleri nelerdir?

Bir çocukta konuşmanın olabilmesi için dil (lisan) becerisi gelişmiş olmalı, ses üretimi yapılabiliyor olmalı ve konuşma işlevini yerine getirecek organlarda bozukluk olmamalı.

Bu durumda zeka, işitme, görme, ağız boşluğu, üst hava yolları, akciğerler ve bunları besleyen sinir sistemi ve kas sisteminin doğal olması gerekir.

Bu nedenle gecikmiş konuşması olan bir çocukta konuşma bozukluğu varlığının belirlenebilmesi için göz, kulak, burun, boğaz, beyin, sinir sistemi ve kas, iskelet sistemi problemleri araştırılmalı. Konuşmada gecikmenin en önemli nedenlerinden biri işitme azlığı. İşitme azlığı doğumsal olabileceği gibi sonradan da oluşabilir.

Çocuğunuz daha önceden duyarken yeni başlayan bir işitme azlığı olabilir. Yüksek sesleri duyması, bazı sesleri (sadece pes sesler, sadece tiz sesler) duyması onda işitme kaybı olmadığını göstermez ancak konuşmanın başlamamasına neden olabilir.

Bu nedenle konuşmasında gecikmeden şüphelenilen çocuklarda detaylı bir işitme değerlendirmesi yapılması gerekli. Sonradan olma işitme kaybının en sık nedeni üst solunum yolunda sorun yaşayan çocuklarda orta kulak havalanmasının bozulmasıyla ortaya çıkan durumlar.

Bunun yanında fark edilmeyen bir damak yarığı (submukozal) dil bağı varlığı gibi ağız içi problemleri de geç konuşma veya konuşma bozukluğu yapabilir.

KBB, çocuk nörolojisi ve çocuk psikiyatrisi, bu çocuklardaki patolojiyi ortaya koymak için birlikte çalışır. Organik bozuklukların olmadığı saptanan çocukta problem işlevseldir. Sorun işlevsel konuşma bozukluğu olabilir veya gelişimsel dil gecikmesi olabilir. İşlevsel konuşma bozukluğunda ise herhangi bir organik neden yoktur. Bu durumda da en çok psikiyatrik rahatsızlıklar araştırılmalı.

Bekle gör yöntemi ile takip edilebilir

Çocuğunuzun dil gelişiminin tamamlanabilmesi için öncelikle dili anlamalı, sonra dili kullanabilmeli. Bunlara alıcı dil ve ifade edici dil denilir. Henüz konuşamayan bir çocukta dili anlamanın gelişmiş olması beklenir. Eğer alıcı dil becerisi gelişmişse kabaca beyin ve sinir sistemi açısından bir sorun olmadığı düşünülebilir.

Böyle bir çocuk henüz konuşamaz ancak ‘Bana topu getir; oyuncağını dolaba koy’ gibi komutları yerine getirebilir. Alıcı dili gelişen ancak ifade edici dili henüz oluşmamış 18-20 aylık çocuklarda gelişimsel dil gecikmesi olabilir. Bu durumda çocuk ‘bekle-gör’ yöntemiyle izlenebilir ancak bu arada diğer patolojiler araştırılmalı.

Özellikle bu çocuklarda genelde ailede geç konuşan anne, baba veya kardeş öyküsü bulunur.

Kısaca konuşma gecikmesinin nedenleri:

  • Prematüre doğum veya büyüme gelişme geriliği
  • İki dil konuşulması, sağ el-sol el kullanılması gibi çatışma yaratan durumlar
  • İşitme kayıpları, işitmenin algılama bozuklukları
  • Dil bağı, yarık damak-dudak gibi ağız içi problemleri
  • Otizm, zeka geriliği yapan hastalıklar
  • Psikososyal uyaran eksikliği
  • Üzerine titrenen çocuk; bir başka deyişle çocuğa konuşma fırsatının verilmemesi

Konuşma bozukluğunun belirtileri nelerdir?

Bebeğinizde aşağıdaki gelişmeler yoksa bir uzmana danışabilirsiniz.

  • Her bebek 3–6 aylık oluncaya kadar anlamsız sesler çıkarabilir ve bu o çocukta işitme kaybı olmadığını göstermez. Sağlıklı doğan her bebekte mutlaka işitme taraması yapılmalı.
  • 6–12 aylık bebek ''ba ba ba; ma ma ma'' gibi anlamlı sesler çıkarmaya başlamalı.
  • 12 aylık bebek ‘evet’, ‘hayır’ gibi komutları anlamalı, ismiyle çağırıldığında bakmalı.
  • 12–16 ay arasında ‘dede; baba’ gibi anlamlı 1–2 kelimesi olmalı.
  • 24. ay tamamlandığında 5–10 kelimeli bir kelime dağarcığı gelişmiş olmalı.
  • 24–36 ay arasında ‘Bu ne? Top nerede? Ben kimim?’ gibi soruları anlıyor ve anlamlı cevap veriyor olmalı.
  • 24–36 ay arasında 2 veya 3 kelimeli cümleler kurabiliyor olmalı.
  • 36. aydan sonra kullandığı kelimeler yabancılar tarafından anlaşılıyor olmalı.
  • 4–5 yaşında basit bir olayı anlatabiliyor olmalı.
  • 7 yaşında karmaşık bir olayı anlatabiliyor olmalı.

Geçikmiş konuşmanın nedenlerini araştırın

Çocuğunuzun işitmesine ve konuşmasına engel oluşturan patolojiler araştırılmalı. Psikolojik bir engel varlığını sorgulayın. Daha sonra yaşıyla uyumlu gelişim testi, zeka testi değerlendirmeleri yapılmalı. Ayrıca kas ve sinir sistemini etkileyebilecek rahatsızlıkları araştırın. Tüm bunlar normalse konuşmada gecikmeye neden olabilecek çevresel faktörleri de irdelemenizde yarar var.

Dil eğitimi tüm günü kaplamalı

Bir çocuğun geç konuşmaya başlamasının nedeni dil yetisinden yeterince yararlanamamasından kaynaklanır. Bu nedenle bu çocukların aynı zamanda olabildiğince erken saptanması büyük önem taşır. Olası nedenler araştırılıp ortaya konduktan sonra nedene yönelik tedavi yapılır.

Hiçbir organik rahatsızlığı olmayan, ailede geç konuşma öyküsü olan yakını bulunan çocuk, daha önce de belirttiğimiz gibi bekle-gör yöntemiyle takip edilebilir. Erkek çocukların kız çocuklarına göre gelişimsel dil gecikmesine daha yatkın olduğu biliniyor. Bu süreç içerisinde çocuğunuzun dil eğitimine katkıda bulunmak için öncelikle onunla yeterli ve etkin iletişim kurmalısınız.

Konuşması için fırsat vermelisiniz. Çocuğunuzun istediği bir şey için önce bunu sözel olarak ifade etmesini beklemeli, sonra istediği şeyi gerçekleştirilmelisiniz. Günlük iletişiminizi ona soru yönelterek ve cevaplaması için zaman ayırarak sürdürmelisiniz. Ayrıca kısa öyküler oluşturması için çaba harcamasını sağlayın.

Çocuğunuzun yakın çevresindeki herkes, onunla birlikte olduğu her anı eğitim olarak düşünmeli, doğru konuşma örneği vermeli ve çocuğunuzun konuşması için fırsat sağlamalı.

YARIK DUDAK DAMAK NEDEN OLUR?

Çocuğunuz konuşma seslerini üretemiyorsa…

Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi'nden Odyoloji Ses ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı İrem Konakçı Yenice, artikülasyon bozuklukları hakkında bilgiler verdi.

Çocukluk döneminde en sık karşılaşılan konuşma problemlerinden biri konuşma seslerinin doğru üretilememesidir. Halk arasında “harf bozukluğu”, “harfleri söyleyememe” olarak ifade edilen artikülasyon bozukluklarıyla okul öncesi dönemde sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Odyoloji Ses ve Konuşma Bozuklukları Uzmanı İrem Konakçı Yenice, 1-3 yaş döneminde çocukların konuşurken basitleştirmeler yapmalarının normal olduğuna ancak yaş ilerledikçe konuşmanın anlaşılırlığının artması gerektiğine dikkat çekiyor.

Genel bir ifade ile 4 yaşına gelmiş bir çocuğun konuşmasının aile dışındakiler tarafından da net bir şekilde anlaşılıyor olması gerekmektedir. Bu konuda yapılan en sık hatalardan biri, çocukla sık vakit geçiren kişilerin bu konuşma şekline alışıp çocuğu rahat anlıyor olması nedeniyle mevcut konuşmayı sorunsuz algılaması ya da sevimli bulmasıdır.

Burada önemli olan ebeveynlerinin değil, arkadaşlarının ya da diğer yetişkinlerin çocuğu rahatlıkla anlayıp anlayamadığıdır.

Sesletim(artikülasyon), havanın ses tellerinden geçip dil, çene, dişler, dil ve damakta biçimlenip ses, hece ve kelimeler halinde işlenmesidir. Konuşma organlarının ardışık ve uyumlu hareketleri ile dile ait konuşma seslerinin doğru telaffuzu sağlanmaktadır.

Neden bazı çocuklar harfleri söyleyemez?

Bu durumun birçok farklı nedeni olabilir. Yapısal nedenlere bağlı olabileceği gibi, hiçbir nedene bağlı olmaksızın da bu sorun yaşanabilmektedir.

En sık karşılaşılan yapısal nedenler arasında; işitme engeli, yarık dudak damak, kaslarda zayıflık, dil bağı, zihinsel gerilik, otizm, nörolojik kökenli bozukluklar yer almaktadır. Ancak çoğu kez herhangi bir fiziksel neden olmaksızın da artikülasyon bozukluğunun varlığı ile sıklıkla karşılaşılmaktadır.

Çocuk o sesi çıkartabilmek için gereken doğru pozisyonu henüz bilmediğinden o sesi hatalı üretmektedir. Örneğin kişi “arı” yerine “ayı, “kedi” yerine “tedi” demektedir.

Sesbilgisel bozukluk dediğimiz bir diğer sorunda ise kişi konuşmanın temelini oluşturan dil kurallarına ait bilgiyi edinmede sorun yaşamaktadır.

Örneğin 'k' sesinin bir kelime içerisinde doğru kullanırken başka bir kelimede hatalı kullanabilir.

Bu durum artikülasyon bozuklukları ile karıştırılabilmekte ve ilerleyen dönemlerde okuma yazma becerilerini edinirken sorun yaşanmasına da neden olabilmektedir.

Ne zaman terapi desteği alınmalı?

Çocuklar her konuda olduğu gibi konuşma seslerini de belli bir sırada ve gelişimsel bir süreç içerisinde öğrenirler. Örneğin 'b' sesini 2-3 yaşlarında öğrenirken 'r' sesini daha geç öğrenmektedir. Ya da bir sesi bir kelime de doğru kullanırken, başka bir kelime içerisinde iken daha zor üretiyor olabilir.

Çocuğun konuşma anlaşılırlığının yetersiz olduğu şüphesi ebeveynlerinde ya da öğretmenlerinde oluştuysa mutlaka bir uzman görüşü almakta yarar vardır.

Çocuğun yaşına uygun konuşmayı değerlendirmeye yardımcı test bataryaları kullanılarak, doğal konuşma örnekleri alınarak ve gerekli gözlemler yapılarak, çocuğun konuşma seslerini yaşına uygun üretip üretemediği uzman tarafından tespit edilebilir.

Eğer çocuk konuşma seslerinin bir kısmının üretiminde sorun yaşıyor ise, sorun erken dönemde çözüldüğünde daha kısa sürede ve etkili sonuç alınabilmektedir. Terapi desteği almakta geç kalınır ise hem sosyal ve duygusal olarak çocuk etkilenmekte hem de alışkanlıkların yerleşmesine bağlı olarak düzelme biraz daha geç olabilmektedir.

1- Her şeyden önce doğru model olun

En önemli nokta, çocuğa doğru model olmaktır. En sık gözlenen hata ailenin de o hataya alışması ve hatta kendilerinin de benzer şekilde telaffuz etme başlamasıdır. Örneğin çocuk “su” yerine “fu” diyor ise yakın çevresi de çocuğa “ fu içer misin?” diye seslenebilmektedir.

2- Hatayı asla pekiştirmeyin!

Bir diğer sorun bu bebeksi konuşma şeklinin erken dönemde ailelere sevimli görünmesidir. 4 yaşını geçmiş bir çocukta bebeksi bir konuşma gözleniyorsa, destek alınmalıdır. Bu konuşmanın gelecek yıllara da benzer şekilde aktarılacağı ihtimali düşünülerek, pekiştirmek yerine yardımcı olmaya çalışılmalıdır.

3- Sürekli konuşmasını düzeltmeyin

Üretemediği bir ses konusunda, nasıl yapacağını bilmezken sürekli uyarmak, düzeltmek çocuğu duygusal olarak yıpratmaktadır. Aileler evde kendilerince buldukları formüllerle doğru dil pozisyonunu çocuğa öğretmeye çalışıp, işi daha da karmaşık hale getirebilmektedir. Bu nokta da uzman desteği alıp, çocuğa neyi nasıl yapacağını öğretmek daha doğru olacaktır.

4- Hassas davranın!

Ayrıca ebeveynler ya da yakın çevresindeki diğer kişilerin çocukla dalga geçmesi, bebeksi bulması gibi durumlarda yaşanabilmektedir. Kimsenin konuşmasından dolayı çocukla dalga geçmesine ya da aşağılamasına izin vermemek gerekmektedir. Bu konuda okulda öğretmenlerin de hassas davranması, diğer çocuklarında bu konuda hassas davranmaları konusunda önderlik etmeleri gerekmektedir.

KONUŞMA GECİKMESİNİN NEDENLERİ NELERDİR? Çocuk Nörolojisi Uzmanı Doç. Dr…. KEKEMELİK NEDİR? Çocuklarda görülen kekemeliğin n…

Источник: https://hthayat.haberturk.com/anne-baba/cocuk/haber/651973-konusma-bozuklugu-nedir

Nedenleri ile Birlikte Çocuklarda Konuşma Bozukluğu Türleri | Anneysen.com

Konuşma bozukluğunun tipleri ve tedavisi

Çocuklarda dil gelişiminin ilk basamağı, bebeğin ağlamasıdır. Bebekler ağlayarak iletişim kurar ve ihtiyaçlarını ifade ederler. Çocukluğa adım attıkça da konuşma denen dünyaya adım atarlar. Birçok neden, çocuklarda konuşma bozukluğunun kaynağı olabilir.

Çocuklarda konuşma bozukluklarının türleri ve nedenleri neler, konuşma bozukluğu nasıl düzelir, başlayalım.

Çocuğunun konuşma probleminin gecikmiş dil sorunundan kaynaklandığını aşağıdaki durumlara bakarak anlayabilirsin. Önce, Bebekler Ne Zaman Konuşur, buna bak.

  • Çocuğunun sözcük dağarcığı sınırlıysa,
  • Cümleleri yaşına uygun uzunlukta kuramıyorsa,
  • Ekleri kullanamıyorsa ya da yanlış yerde kullanıyorsa,
  • Söylediklerini bir tek sen ve/veya babası anlıyorsanız konuşma gecikmesinden bahsedebiliriz.

Konuşmanın gecikmesinin nedenleri neler?

  • Zihinsel engellilik,
  • Nörolojik hastalıklar,
  • Otizm veya yaygın gelişimsel bozuklular,
  • İşitme engeli,
  • Çocuğunun içinde bulunduğu ortamda yetersiz uyaran olması,
  • Evin içinde birden fazla dilin konuşulması,
  • Annenin çocukla yeterince ilgilenmeyip vakit geçirmemesi,
  • Çocukla iletişim kurmak yerine onu TV’ye, tablete mahrum etme,
  • Bazı durumlarda erken doğum, çocuğun düşük kilolu doğması, ailede gecikmiş konuşma öyküsünün bulunması konuşma gecikmesine neden olabilir.

Harfleri söyleyememe (Artikülasyon bozukluğu)

Artikülasyon (sesletim) bozukluğu, çocuğunun konuşma seslerini yanlış ya da eksik üretmesidir. Çocuklarda dil ve konuşma bozuklukları arasında sık rastlanılır.

Çocuklarda harfleri söyleyemem sorunu; işitme engelinden, yarık dudaklı olmalarından, uzun süre emzik emmelerinden, kaslarında zayıflık gibi konuşma organları ile ilgili yapısal sorunlardan kaynaklanabilir.

Çocuklarda harfleri söyleyemem sorununun tedavisi nasıl olmalı, bu konuşma bozukluğu için egzersizler var mı gibi soruların hepsinin cevabı için oku: Çocuklarda harfleri söyleyemem sorunu (Artikülasyon bozukluğu)

Kekemelik, konuşma ritmi ve akıcılıkla ilgili bir sorun. Peki, çocuğun kekeme olduğu nasıl anlaşılır?

Çocuğun konuşurken kararsız kalıyorsa, hece tekrarları yapıyorsa, bazı kelimeleri uzatıp bazılarında duraksıyorsa kekemelikten bahsedebiliriz.

Kekemelik nedenleri arasında genetik geçiş, aile içi gerginlik, hızlı zihinsel gelişim ya da birtakım travmalar gösteriliyor.

Çocuklarda kekemeliğin tedavisi ve nedenleri ile ilgili merak ettiğin her şey bu yazıda: Aklındaki Tüm Soruların Cevaplarıyla Çocuklarda Kekemelik

Özgün konuşma bozukluğu

Bu konuşma bozukluğu, dilin gramer yapısıyla ilgili sorunları kapsar.

  • Çocuğun cümle yerine sözcük, kullanıyorsa,
  • Sözcükleri arka arkaya kullanarak tekrara düşüyorsa,
  • Cümle içinde sözcükleri atlayarak kullanıyorsa,
  • Harfleri karışık kullanıyorsa özgün konuşma bozukluğundan bahsedebiliriz.

Özgün konuşma bozukluğunun nedenleri neler?

  • Havaleler,
  • Zor doğumda beynin oksijensiz kalmasına neden olan tüm durumlar,
  • Düşmeler,
  • Başın arka kısmının çarpıp darbe alması,
  • Nefesi bozan hastalıklar,
  • Epilepsi gibi nörolojik sebepler.

Apraksi

Beyinden gelen mesajın konuşma kaslarına doğru iletilememesi sonucu meydana gelen motor konuşma bozukluğudur.

Aprakside çocuk, söylemek istediğinin ne olduğunu bilir ama bunu konuşmaya dökemez.

Apraksinin belirtileri nedenleri neler?

Nedeni tam olarak bilinmiyor. Erkek çocuklarda daha fazla görülüyor ve genetik kökenli olduğu düşünülüyor. Konuşma kaslarında da güçsüzlük söz konusu olabiliyor.

  • Sözcük uzadıkça daha fazla hata yapma,
  • Yapılan sesletim hatalarının tutarsız olması,
  • Çocuğun hatanın farkında olması ve bu hatayı düzeltmek için sözcükleri tekrar ederek düzeltmeye çalışması,
  • Konuşma esnasında dilin konumunu arar gibi arama davranışı yapması apraksi belirtileri arasında.

Çocuklarda apraksi ve tedavisi ile ilgili tüm detaylar Çocuklarda Motor Konuşma Bozukluğu: Apraksi yazımızda.

Otizme bağlı konuşma bozukluğu

İlk 3 yılda ortaya çıkan, en bilinen gelişimsel bozukluk olan otizm; hem sözel hem de sözel olmayan iletişim sorunlarına neden olur.

Otizmin belirtilerinin başında tekrarlayan davranışlar gelir. Otizmi çocuklarda görülen konuşma bozukluğu da kelimelerin sık sık tekrarlanması ve tamamlanamaması olarak görülür.

Otizmli çocuğun konuşma potansiyeli nasıl geliştirilir, oku!

Afazi

Afazi, genellikle kafa travması ve inme sonucu aniden ortaya çıkan, beynin dilden sorumlu alanlarının hasar görmesi sonucu meydana gelen konuşma bozukluğudur. Daha çok orta ve ileri yaşlarda görülür ama çocuklarda da olabilir.

Bazen kısa sürede kendiliğinde geçer, bazen konuşma terapisi gerekir. Çocuğun kafasına aldığı bir darbeden sonra konuşma bozukluğu yaşıyorsa düşük bir ihtimal de olsa afazi olabilir. Böyle bir durumda çocuğunu doktora götürmelisin.

Çocuklarda konuşma bozukluğunun tedavisi nasıl olur?

Konuşma, birçok organın eşzamanlı olarak çalıştığı bir iletişim süreci. Bu yüzden sadece bir organın sorunlu olmasından kaynaklanmayabilir ve fizyolojik nedenler kadar gelişimsel ve psikolojik unsurlar da bu işin içindedir.

Birden fazla konuşma bozukluğu da aynı anda kendini gösterebilir. Konuşma bozuklğununu türünü anlamak, farklı durumlar için konuşma egzersizleri uygulamak, çocuğun yaşı ve bireysel gelişimine uygun bir program geliştirmek de konuşma terapistlerinin görevi.

Retorya Dil, Konuşma ve Gelişim Merkezi’nin kurucusu Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Çağdaş Karsan anlattı: Çocuklarda Dil ve Konuşma Terapisi Hakkında Merak Ettiğin Her Şey

Çocuklar için dil ve konuşma terapisi, birçok konuşma bozukluğunu çözmede etkili. Fakat burada önemli nokta, konuşma bozukluklarının erken yaşta tespit edilebilmesi.

En geç 3 yaşına kadar konuşma gelişiminin tamamlanması gerekiyor. Bu süre uzadıkça çocuklarda konuşma kaygısı ve sosyal fobi gibi çözülmesi gereken başka problemler de ortaya çıkabiliyor.

Bu yüzden çocuğunda konuşma bozukluğundan şüphelendiğin an onu konuşma terapistine götürmelisin.

Çocuğunun dil ve konuşma gelişimini desteklemek senin de yapabileceğin şeyler var!

Источник: https://www.anneysen.com/1-6-yas-cocuk/makale/cocuk-gelisimi-cocuklarda-konusma-bozuklugu-nedir-turleri-ve-tedavi-yontemleri-nelerdir_486

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.