Kortizon İçerikli Damlaların Kontrolsüz Kullanımı Katarakta Zemin Hazırlıyor!

içerik

Katarakt göz damlası

Kortizon İçerikli Damlaların Kontrolsüz Kullanımı Katarakta Zemin Hazırlıyor!

Gözler için damla listesi, herkesin, organizmanın ve diğer tercihlerin bireysel özelliklerini dikkate alarak, seçebileceği kadar çoktur.

İlaç bileşimi, fiyatı ve etkinliği bakımından farklıdır. Yani, en popüler olanları quinaks, vicinine, taurin, taufon ve diğerleridir. Lensi olumsuz etkenlerin etkilerinden koruyabilir ve bulanıklığını önleyebilirler.

Gözler için damlaların atanmasının ciddi yan reaksiyonların gelişmesini önlemek için sadece oküler tarafından yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Örneğin, taurin damlaları, travmatik, radyasyon, yaş faktörü veya sistemik bir hastalığa maruz kaldıktan sonra çeşitli katarakt türleri için hasar görmüş göz yapılarında onarım süreçlerini aktive eder.

Quinaks katarakt için etkili bir ilaçtır. Progresif türbiditeden lens proteininin korunmasını sağlayan aktif bileşenlerden oluşur. İstenilen sonuca ulaşmak için, kullanımlarında kesintiler olmaksızın uzun bir süre kullanılması gerekmektedir.

İlk aşamadaki katarakt ile hangi göz damlası kullanılmalıdır? Bileşiminde biyojenik uyarıcılar ve vitamin kompleksleri, örneğin katakrom olan damlalar şeklinde ilaçlar vardır. Uzun süreli kullanımı olan bu ilaç, semptomların şiddetini azaltır ve mukuslu gözleri besler.

Ayrıca, glikoz ile kombinasyon halinde verilen vitaminleri ayırırlar. Mikro elementlerin (kalsiyum, magnezyum), glutatyon ve sistein kullanılması da tavsiye edilir. Bu tür maddeler göz damlalarının bir parçası olabilir.

Doz ve Yönetim

Göz damlası sadece oküler olarak randevu alındıktan sonra kullanılır. Gözün patolojisini kendi kendine tedavi etmeyin, bu körlüğe kadar ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Uygulama yöntemi ve doz, ek tanı yöntemleri kullanılarak gözün klinik görüntüsüne, semptomlara ve objektif araştırmaya dayanarak belirlenir.

Damla kullanımı, onları günde birkaç kez konjonktival keseye sokmaktan oluşur. Terapötik kursun süresi yaklaşık 4-5 gündür, ancak daha uzun bir uygulama mümkündür.

İlaç konjunktival keseye enjekte edildikten sonra, gözün, sistemik kan dolaşımına eksprese edilmesini engelleyen göz kapağıyla sıkıca kapatılması gereklidir. Böylece, ilacın kullanımına tepki olarak genel klinik tezahürlerin gelişimi önlenir.

Çeşitli ilaçlar ile karmaşık katarakt tedavisi kullanırken, bazı kurallara uyulmalıdır. Bu nedenle, gözlerden, ajanların etkileşimine karşı alerjik bir reaksiyonun gelişmesini önlemek için, uyumluluklarını bulmamız gerekir.

Ayrıca, en az dörtte bir saatte olması gereken, resepsiyonları arasında belirli bir aralık tutmanız gerekir.

Damla kullanımı ile ilgili genel öneriler, viyal ile göz kapağı arasındaki solüsyon arasında kontaminasyondan kaçınmak için doğrudan temas olmadığını gösterir.

[9], [10]

Kataraktlardan göz damlası adı

Objektif görme organının önemli bir parçasıdır, çünkü gelen ışığın kırılmasına neden olur, bu da retinada bir resmin oluşmasına neden olur. Aslında, lens şeffaflığını kaybedebilen ve katarakt gelişmesiyle bulanıklaşabilen bir mercektir.

Kataraktları tedavi etmenin en iyi yolu ameliyattır, ancak bazı durumlarda bunu uygulamak her zaman mümkün değildir. Her şey hastalığın aşamasına ve hastanın sağlık durumuna bağlıdır.

Sonuç olarak, ilaçlar tedavi için tek seçenek olarak kabul edilir. Kataraktın göz damlası adı, çok sayıda tür ve üretici içerir. Bileşim, verimlilik ve fiyat bakımından farklılık gösterir.

Çoğu zaman oftalmolojide taufon, sankatalin, otan katakrom veya kvinaklar düşer. Bu tüm liste değildir, ancak katarakt tedavisinde etkili olduğu kanıtlanmıştır.

Tabii ki, göz damlası patolojiyi tamamen iyileştirme yeteneğine sahip değildir, ancak lensin bulanıklaşma süreçlerini yavaşlatır, böylece görme kaybını önler. Kullanımları, en iyi sonuçların elde edildiği, en başta hastalığın başlangıç aşamasındadır.

Başarının anahtarı, bunların sürekli kullanımıdır, çünkü kısa bir ara bile, durumdaki bir bozulmayı ve görüşte bir azalmayı tetikleyebilir. Katarakt damlalarının, ameliyattan önce bile, patolojik süreci kısmen durdurmak için kullanılması önerilir.

Kataracts Quinax gelen göz damlaları

Oftalmolojide, genellikle ana etken maddesi azapentacene olan göz damlası quinaks'ların kullanımını gözlemleyebilirsiniz. Bu ilaç göz içinde meydana gelen metabolik süreçlerde yer alır.

Kindamların damlaları, lensin bulanıklığını ortadan kaldırarak oksidatif reaksiyonlara karşı direncini artırabilir.

Ayrıca, göz damlası kullanımının, organların ve sistemlerin işleyişini bozmadan sistemik etkileri olmadığını da belirtmek gerekir.

Yaygın gözler yaralanma sonrası veya diğer eşlik eden patolojilerin bir komplikasyonu olarak konjenital malformasyonlar, yaş değişikliklerin bir sonucu olarak ortaya çıkar lens opasifikasyonunun, çeşitli kullanılan Eyedrops katarakt Kvinaks.

Bu ilaç, ilacın günlük kullanımının günde 5 defaya kadar sürdüğü uzun bir tedavi sürecini gerektirir. Çoğu durumda, kuinax iyi tolere edilir, ancak ana aktif bileşen veya yardımcı bileşenlere bireysel bir aşırı duyarlılığı olan kişilerde alerjik reaksiyonlar vardır.

[11]

Katarakt göz damlası tarafından

Bugüne kadar, katarakt tedavisi için birçok farklı ilaç var, ama şimdi kataromonun damlalarında durmaya ve bunlar hakkında daha fazla şey öğrenmeye değer.

Katakrom damlalarının güçlü bir antioksidan etkisi vardır, metabolik süreçleri ve yerel kan dolaşımını aktive ederler. Gözün yapısının bir sonucu olarak, yeterli miktarda oksijen ve maddelerin düzgün çalışması için gerekli olur.

İlacın ana aktif elemanları, bir protein bileşiği olan, hemoglobine benzer bir yapı olan ve bir peptit zinciri ve bir heme oluşan sitokrom C'dir. Sitokrom C, oksijeni kullanarak hayati oksidasyon azaltma işlemlerine doğrudan katılır.

Katarakt katakromdan göz damlaları günde 1-2 kez günde üç kez uygulanır. Terapatik kursun süresi, katarakt aşamasına, oluşumunun nedenine ve bir kişinin eş zamanlı patolojisine bağlıdır.

Aşırı doz geliştirme veya genel bir doğanın klinik semptomatolojisini geliştirme konusunda önemsiz bir süreç vardır. Bu istenmeyen reaksiyonlar, ilacın küçük bir kısmının ortak kan dolaşımına girmesiyle önlenir.

Katarakt taufon göz damlası

Lensin opaklaşması, olumsuz faktörlerin etkisinin bir sonucu olarak ortaya çıkar. Sonuç olarak, yetersiz oksijen alımı ve gerekli maddeler ile yerel dolaşım ihlali söz konusudur.

Taufon, patolojinin yaşa bağlı değişiklikler, travmatik, radyasyon faktörü veya endokrin sistemin eşlik eden hastalığının bir komplikasyonu olarak ortaya çıkması sonucu ortaya çıkan hastalığın çeşitli formlarında etkilidir.

Ayrıca, bu ilaç konjenital dejeneratif anomaliler de dahil olmak üzere distrofik süreçlerin bir sonucu olarak retinal hasar için yaygın olarak kullanılmaktadır. Taufon, gözün korneadaki distrofik süreçler için veya timolol ile kombinasyon halinde açık açılı glokomun karmaşık tedavisinin bir parçası olarak kullanılabilir.

Katarakt taufondan gelen göz damlaları, ana etken maddeye veya ilacın ek bileşenlerine yüksek bir duyarlılık olduğunda, vücudun bireysel özelliklerinden oluşan bir kontraendikasyona sahiptir.

Bu ilaç 3 ay boyunca kesinti olmadan uygulanacak rasyoneldir, bundan sonra terapötik kurs bir ay sonra tekrarlanmalıdır. Etkilenen gözde her gün günde 4 kez 1-2 damla aşılanmalıdır.

[12], [13], [14]

Çin göz katarakt düşer

Vücutta yaş değişiklikleri, iyileşme süreçlerinin hızındaki ve tahribatın aktivasyonundaki azalmadan kaynaklanır. Sonuç olarak, tüm organların ve sistemlerin işleyişinde bir azalma var. Çalışma kapasitesinin kaybedilme hacmi, belirli bir bedenin başlangıç durumuna ve ek olumsuz faktörlerin etkisinin gücüne bağlıdır.

Böylece, kataraktların gelişmesi sonucunda merceğin kademeli bir şekilde bulanıklaşması gözlenir. Özellikle 65 yaşından sonra aktif patolojik süreç gözlemlenmekte, bu da insanları uzmanlardan yardım almaya zorlamaktadır.

Yaş faktörü belirleyici bir rol oynadığında kataraktlardan Çin göz damlası bu patoloji formunda kullanılır. İlacın etki mekanizması, kataraktlarda meydana gelen metabolik bozuklukların düzeltilmesine dayanır. Epitelde ve merceğin liflerinde düşük seviyede enerji üretimi içerirler.

Yaşla ilişkili distrofik süreçler, katarakt sıklığı% 15'in biraz üzerinde olduğunda 55 yıldan sonra kendilerini daha yoğun olarak ortaya çıkarmaya başlar. Ancak, 20 yıl sonra bu sayı 3,5 kat artar ve 85 yaşına geldiğinde, 10 kişiden 9'unun katarakt olduğu görülmektedir.

Kataraktlardan alınan Çin gözü, yıkım sürecini yavaşlatır ve vizyonu yeterli düzeyde stabilize eder. Birincil senil kataraktların varlığında, damlaların etkililiği% 100'e, olgun yaş formlarında ise% 80'e ulaşır.

Göz damlası bileşenleri, gözün sulu ve lipit ortamına nüfuz edebilecekleri ve böylece DNA zincirinin bütünlüğünü ve hasarını önleyecek şekilde seçilir. İlaç günde 1-2 kez 1-2 damla için kullanın.

[15], [16]

Katarakt önlenmesi için göz damlaları

Göz damlası sayısı her geçen gün artmaktadır, ancak bunların hepsi etkinliklerini kanıtlamaz ve insanlarla popüler değildir. İlacın en önemli özellikleri, istenen sonucu, uygun fiyatı ve minimum yan etki sayısını üreten bileşimdir.

Kataraktların önlenmesi için göz damlası, yıkıcı süreçleri yavaşlatmak ve görme organının işleyiş düzeyini stabilize etmek için gereklidir. Görmede kötüleşme, yorgunluk ve çift görme, sinek ya da diğer semptomların ortaya çıkması gibi bir durumdan şüpheleniyorsanız, bir göz doktoruna danışmalısınız.

Muayeneden sonra, doktor katarakt gelişiminin yüksek olasılığını belirlerse, bu durumda kataraktların önlenmesi için göz damlaları kullanılmalıdır.

Bu ilaçlar arasında taufon, vicinine, quinaks, victafol ve taurin ayırmak gerekir. Bununla birlikte, ilaçların oldukça etkili olduğu ve bu nedenle sadece bir uzman tarafından atanması gerektiği unutulmamalıdır.

Ayrıca, yan etkilerin ve aşırı dozun gelişmesini önlemek için terapötik kursun belirli bir dozajı ve süresini hesaba katmak gerekir.

İyi bir sonuç, lensi opaklıktan koruyabilen quinaks'ların hazırlanmasını gösterir. Bu ilaç uzun bir süre kullanılmalı, ancak etkisi uzun sürmeyecek.

[17]

Источник: https://tr-m.iliveok.com/health/katarakt-goz-damlasi_106655i15828.html

Hormon ismi Yunancadan gelmekte bir nevi hareketlendirici anlamına gelmektedir. Hormonlar Vücudun mesaj servisleridir. Hormonlar ihtiyaç duyulduğu an özel bezlerden salgılanarak, hedef bölgeye kan içerisinde taşınır.

Yazımızda böbrek üstü bezinin kabuk kısmından salgılanan Kortizon hormonu hakkında geniş bilgiler vermeye çalışacağız.

Kortizon Nedir? kortizon neden kullanılır? Kortizonun yan etkileri nelerdir? Kortizon fazlalığı ve yanlış kortizon kullanımı ile ilgili soruların cevabını vermeye çalışacağız.

İltihaplanmayı önlemeye yarayan Kortizon Hormonunun bilinçsizce kullanılması, ya da kontrolsüz kullanılması vücuda zarar vermektedir. Bu sebeple uzman hekimin hastayı çok iyi yönlendirmesi gerekmektedir.

Bu kadar önemli bir hormonun bir çok tedavi de ismini duyarsınız. Kortizon Hormonu, vücudun enerji fabrikaları olan, protein, yağ ve karbonhidratdan enerji üretimini kontrol eder.

Eğer kortizon hormonu salgılanamaz görevini yapmazsa, obezite ve kemik erimesi kaçınılmaz bir kaç hastalıktan biri olmaktadır.

Tarihte ilk defa Kortizol olarak 1937 yılında E. Kendall ve Wintersteiner tarafından bulunmasına rağmen ve yapay olarak sentezleyen 1938 yılında ilk defa  T. Reichstein tarafından yapılmıştır.

Kortizolun yapay olarak ilk defa tıbbi kullanan 1948’de Ph. S. Hench, romatizmal eklem inflamasyonu hastasında kullanmıştır. T. Reichstein, E.

Kendall ve Wintersteiner 1950 yılında Nobel Ödülünü de kazanmıştır.

Kortizol, kortikosteroidler olarak bilinen hepimizin yakından bildiği Kortizon hormon sınıfına dahil edilmiştir.

Kortizon Nedir? Kortizon Neden Kullanılır? Yan Etkileri Nelerdir? | Kimyasal yapısı

Kortizon Nedir?

Böbrek üstü bezinin kabuk kısmından salgılanan, steroit yapısında olan, çok önemli bir hormon. Bu hormon, vücutta çok çeşitli ve çok önemli tesirler icra etmektedir. Kandaki şeker miktarını artırır, dışarıdan ilaç olarak verildiğinde, şeker hastalarının durumunu ağırlaştırır.

Vücutta protein yıkımını uyarır ve yapımını azaltır. Açıkçası vücuttaki, yağ ve karbonhidrat metabolizmasının düzenlenmesini sağlamaktadır. Kortizonun yağ metabolizması üzerine olan tesirinin esası hakkında pek az şey bilinmektedir.

Kortizon tedavisi gören hastalarda aşırı bir yağ birikmesi meydana gelmektedir.

Kortizonun tıpta kullanılmasının en mühim sebebi, antienflematuar etkisine (iltihabi reaksiyonu giderici, doku şişmesini önleyici) bağlıdır. Kortizonun önemli bir tesiri de, alerjiyi önleyici olmasıdır. Suyun vücuttaki dengesi üzerinde de büyük rol oynamaktadır. Farklı bir tesiri de bağışıklık sistemi baskılamasıdır.

Kortizonun İnsan Vücudundaki Önemi

Normal bir günde insan vücudunun salgıladığı kortizon miktarı farklıdır. İstirahat halindeki normal bir insanın salgılamış olduğu kortizon miktarı günlük 15-40 mg arasında değişmektedir. Bunun aksine şişman insanlarda kortizon üretimi yüzde 50 oranında daha fazladır.

Vücudun gün içerisinde salgılamış olduğu kortizon miktarı gece, gündüz ve kan basıncına göre değişiklik göstermektedir. İnsan vücudunda kortizonun en fazla salgılandığı zaman sabah saatleridir.

Aşırı bir sinir anında ise kortizon miktarı 10 kata kadar çıkmaktadır. Vücuttaki kortizonun üretimi henüz 3 haftalık iken başlar ve ömrünüzün sonuna kadar devam eder. Üretilmediği durumlarda ise dışarıdan alınmaktadır.

 Birçok hastalığın tek tedavi çözümü olan kortizon miktarı doktor tarafından doğru bir şekilde belirlenmelidir.

Kortizon Nedir? Kortizon Neden Kullanılır? Yan Etkileri Nelerdir? | Böbrek üstü kabuk yapısından salgılanır

Kortizon Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Yüksek dozda uzun süre kullanıldığında, ay dede yüzü, kıllanma, sivilce, adetlerin kesilmesi, kemiklerin, kasların zayıflaması, tansiyon yükselmesi, mevcut şeker hastalığının veya tüberkülozun ağırlaşması, mide ülserinin azgınlaşması, psikolojik bozukluklar ve enfeksiyonlara karşı mukavemetin kırılması durumu ortaya çıkmaktadır. Ortaya çıkan bu durumların hepsine birden de Cushing Sendromu denilmiştir.

Daha düşük miktarda kortizonun yeteceği hastalıklarda yüksek dozda kortizon kullanımının önerilmesi de sıkıntılı hallerden biridir. En önemli kısım ise kortizon kullanımı sırasında hasta doktor tarafından takipte olmalı, yerinde ve belirli miktarda kullanımı sağlanmalıdır.

Kortizon tedavisine başlanan hastaların dikkat etmesi gereken besinler de mevcuttur.

Tuzlu gıdalar, konserve, turşu ve salamura, tahin pekmez, çikolata, tatlı meşrubatlara, kuruyemiş, kabartma tozu, et suyu bulyonları, ve kızarmış ağır hamur tatlılarından da kaçınmaları gerekmektedir.

Kortizon Tedavisinin Uygulandığı Hastalıklar

Vücutta çok önemli tesirlere sahip olan bu hormonun, sentetik olarak, çeşitli türevleri yapılmış ve piyasaya ilaç olarak sürülmüştür. Bu grup ilaçlar Aşağıdaki hastalıklarda faydalı olabilmektedir.

Addison hastalığı, hipofiz bezi yetersizliği, şiddetli bronşiyal astıma allerjik durumlar, had göz iltihapları, romatoitartrit, ateşli romatizma, had nikris (gut hastalığı) krizi, hemolitik anemi, had kan kanseri, multipl, myelom, müzmin, lenfatik kan kanseri, pemfigus vulgaris (öldürücü bir deri hastalığı), septik şok. Egzama ve benzeri hallerde de faydalı olduğu görülmektedir. Kortizon bazı hastalıklarda tek çözüm tedavi yöntemi olsa da fazla alındığında geri dönüşü olmayacak hastalıklara da sebep olabilmektedir.

Şunu belirtmek gerekir ki; içlerinde kortizon bulunan ve tedavi amacı ile kullanılan bu ilaçlar, herhangi bir hastalığı tamamen tedavi etmemektedir. Uzun süreli bir tedaviye geçmeden önce iyice düşünüp taşınmalı ve mevcut diğer grup ilaçları mutlaka denenmiş olmalıdır.

Sebebi ise, kortizon grubu ilaçların, çok dikkat ve devamlı kontrolü gerektiren ilaçlar olmasıdır. Şuursuz, bilgisiz ve gereksiz uygulamalar ölüme kadar varabilen bir çok yan etkiye sebep olabilmektedir. Bu tehlere rağmen, bu grup ilaçlar, günümüzde en çok kullanılan ilaçlar arasına girmiştir.

İlaçlar kullanılmadan önce mutlaka hastanın sıkı bir kontrolden geçirilmesi gerekmektedir.

Kortizon Kullanımından Sonraki Yan Etkileri

Özellikle çocukluk dönemi ve genç yaşlarda uygulanmış olan kortizon tedavisi gelişme bozukluklarına neden olabilmektedir. Kullanılan kortizon, vücudun bazı bölgelerinde şişlik ve gövdede yağlanma oluşturabilmektedir. Adele zayıflığı, kemik erimesi, kan basıncında yükselme, seksüel ve psikolojik sorunları da beraberinde getirebilir.

Ayrıca cilt üzerinde kıllanma ve çizgilenmelere de yol açmaktadır. Troid hormonu işlevlerine de olumsuz durumlar olabilmektedir. Kadınlar üzerinde kullanımında regl bozukluklarına da yol açmaktadır. Erkekler üzerinde ise, testisler üzerinde olumsuz durumlar yaşanabilmektedir. Kortizonun çocuklar üzerinde uzun süre kullanımı büyüme ve gelişmenin gecikmesine sebep olmaktadır.

Kortizonun kontrolsüz kullanımı da bazı sorunlara neden olabilmektedir. Diyabet, hipertansiyon ve yukarıda bahsettiğimiz Cushing sendromuna yol açabilmektedir. Cushing hastalığında bağışıklık sistemi gerilemektedir. Tuz tutulması artacağından hipertansiyon oluşmaktadır.

Kortizonun kullanımı ile beraber aşırı kilo alımı ve kaslarda gerilme görülmektedir. Dolayısıyla hasta şişman ve kırmızı yüzlü bir hal almaktadır.

Aynı zamanda potasyum eksikliği, kaslarının ince oluşu, kemiklerinin kırılgan oluşu ve mikroplu hastalıklara eğilimli olması muhtemel olacaktır.

Kortizon Kullanımının Diğer Organlara Etkileri

Diğer önemli noktalardan birisi de kortizon tedavisinin aniden kesilmemesidir. Tedavinin ani bir şekilde bırakılması, organizma üzerinde ani reaksiyonlara sebep olmaktadır.

Kortizon tedavisi uygulanırken dozu yavaş yavaş arttırılarak başlanmalı ve aynı şekilde de kesilmelidir. Kortizon tedavisinin böbrek üstü bezi yetersizliğinden ötürü fiziksel bağımlılık yaptığı unutulmamalıdır.

Bu sebeple kortizon tedavisini uzun süre uygulayanların, aniden bırakmaması önemlidir. Çünkü hastanın böbrek üstü bezleri gerileyebilir ve hasta şoka girebilmektedir.

Başka bir yan etkisi de uzun süreli kortizon tedavisinde kaslarda erimeye yol açmaktadır. Özellikle de kol ve bacakların gövdeye yakın kısımlarında güçsüzlük görülmektedir. Kortizon tedavisi mantar ve virüs kaynaklı enfeksiyon gelişimine yatkınlık oluşturmaktadır. Tüberküloz mikrobunu da yeniden alevlendirir. Ve hastalığın yeniden oluşmasını sağlamaktadır.

Kortizon tedavisinin, mideye de birçok yan etkisi vardır. Kortizon, midedeki asit salgısını arttırmaktadır. Böyle olunca koruyucu mukus tabakasını bozmaktadır.

Yara etrafında iyileşmeyi sağlayan hücrelerin aktivitelerini azaltarak, ülsere yol açmaktadır. Kortizon, vücuttaki tuz ve su tutulumuna sebep olmaktadır.

Bu da böbrek hastalığı, yüksek tansiyon ve kalp yetmezliği olan hastalar üzerinde sorunlara yol açmaktadır.

Kortizon tedavisi yapılan hastaların böbreklerindeki tuzun geri emilimi artmaktadır. Kortizon tedavisi sırasında da tuz tüketimi azalmaktadır. Bu şekilde tuz, kanda ve vücut sıvılarında birikerek basıncı arttırmaktadır.

Çünkü kandaki tuz oranı ne kadar fazla ise, kılcal damarlar basınç sebebi ile dokulardan o kadar fazla su çekecektir. Böylece kan basıncı da yükselmektedir. İşte yüksek tansiyon yapmasının sebebi de budur. Ayrıca vücuttaki potasyum atılımı da kasların güçsüzlüğüne yol açacaktır.

Kalbin kasılma fonksiyonlarında da olumsuz sonuçlara doğurabilmektedir.

Kortizon tedavisinin uzun süre uygulanmak zorunda kalınan hastalarda, katarakta da yol açtığı görülmektedir. Hatta bazı burun spreyleri içerisinde de kortizon kullanılmaktadır. Bu tür burun spreyleri, bazı kişilerde burunda kanamalara, kabuklanma ve kurumalara sebep olmaktadır.

Son olarak kortizon, tedavi için mecburen kullanılacaktır. Ancak bu yazılanların tümüne dikkat edilerek ve uzman hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Kortizonun aniden bırakılması durumunda, böbrek üstü bezleri kortizon üretmediğinden dolayı vücutta ani bir kortizon eksikliği oluşacaktır ve addison krizi de meydana gelecektir.

Источник: https://www.gelgez.net/kortizon-nedir-neden-kullanilir-yan-etkileri-nelerdir/

Kortizonun Zararları

Kortizon İçerikli Damlaların Kontrolsüz Kullanımı Katarakta Zemin Hazırlıyor!

Bilinçsiz ya da kontrolsüz bir şekilde kullanılan kortizonun vücuda yarardan ziyade zararı bulunur. Bu sebeple de doktorların hastalarını bu konuda çok iyi bir şekilde yönlendirmesi ve hastaların da doktorların vermiş oldukları tavsiyeleri dikkatli bir şekilde dinleyerek uygulaması gerekir.

Vücut, böbrek üstü bezlerin kabuk bölgesinde doğal bir şekilde üretilmekte olan kortizole sürekli belirli bir oranda ihtiyaç duyar. Bu hormonun yapay bir şekilde üretilmesi ile ortaya çıkan kortikostreoid yani kortizon ilaçları tıbbın farklı alanlarında birçok farklı hastalıkta yaygın bir şekilde kullanılır.

İlaç olarak kullanılmakta olan kortizonun çeşitli türleri bulunur. Damardan ya da ağızdan verilebilen bir ilaç olan kortizol, aynı zamanda hidrokortizon ya da kortizon olarak da bilinir.

Günlük alım şekli, ne kadar kullanılacağı, ne zaman azaltılacağı ya da dozunun ne kadar olacağı gibi konulara ise doktor tarafından karar verilmesi ve hastanın da bu talimatlara uyması gerekir.

Kortizon romatizmadan zehirlenmeye kadar birçok farklı hastalıklarda kullanılmakta olup çeşitli şok durumlarında ve hastalıklarda kortizon olmadan tedavi edilemiyor.

  • Her yaşın hastalığı olan romatizma hastalığının erken teşhis edilmesi ve doğru bir şekilde tedavisi yapıldığı zaman iyileşmesi mümkün. Gençlerde ve çocuklarda görülen bu hastalığın tedavi edilmediği takdirde kalbe etki etme imkanı da bulunuyor ve bu hastalığın tedavisinde kortizon olmazsa olmaz.
  • Vücuttaki bağ ve destek dokusu ile birlikte bağışıklık sisteminin de bozulduğu hastalıklarda eklemler ya da adele deforme olmuştur. İç organların harap olmasına sebep olan bağ dokusu hastalıklarında kortizon kullanmak günümüzde bir mecburiyet.
  • Hayatı etkilemeyen alerjiler olduğu gibi hayatı tehdit eden alerjiler de bulunuyor. Bu gibi durumlarda hastaların alerji krizlerine girdiği oluyor. İşte kortizon da bu anda devreye giriyor. Kimi durumlarda ilaç ile tedavisi olan hastalıkların tedaviye cevap vermemesi halinde kortizon kullanılıyor.
  • Kan hücrelerinin parçalanmasına yol açan hemolitik anemi yani ciddi kansızlık hastalıklarında destek tedavi yöntemi olarak kullanılan kortizonlar, aynı zamanda kan hücrelerinin aşırı çoğaldığı lösemi vakalarında da tercih ediliyor.
  • Günümüzde kansere karşı kullanılmakta olan kemoterapi gibi tedavilerde hep kemoterapiye destek olmak hem de radyoterapi sebebiyle ortaya çıkan tepkileri azaltmak için kortizon kullanılıyor.
  • Karaciğerlerin iflas etmesine sebep olan ileri siroz vakalarında karaciğer iltihaplanmalarına karşı kortizon kullanılıyor.
  • Vücutta yaygın şişliklere ve idrardan yüksek miktarda proteinin akıp gitmesine neden olan nefrotik sendromlara karşı kortizon kullanılması gerekiyor.
  • Kalp zarı, kası ve iç tabakasında meydana gelen iltihaplanmaların, bağışıklık sistemi ve alerjik ile ilgili tıkamaya yol açan damar hastalıklarının çaresi kortizonda yer alıyor.
  • Tiroid bezlerinin aşırı çalışması yada böbrek üstü bezlerin ani yetmezliği ile ortaya çıkan Addison hastalığında kortizon hayat kurtarıyor.
  • Sinir köklerinin alerjik, iltihaplı ve ani bir şekilde meydana gelen hastalıklarında, yüz felçlerinde, vücudun diğer bölgelerinde meydana gelen felçlerde ya da Multiple Skleroz hastalığında kortizon kullanılması gerekiyor.
  • Zehirlenme durumlarında neden genellikle belirsiz olsa da ortaya çıkan reaksiyonun giderilmesi gerektiği için kortizon kullanılıyor.
  • Bazı göz hastalıklarında ve şoklarda da kortizon kullanılıyor.

Kortizon Kullanımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sodyumlu ve tuzlu besinler, turşu, konserve ve salamuralar, çikolata, pekmez, tahin, tuzlu kuruyemiş, şekerli meşrubatlar, et suyu tabletleri, kabartma tozu ve kızarmış ağır hamur tatlılar gibi besinlerden kaçınılması gerekiyor.

1. Gelişme Bozukluğuna Yol Açabilir

Özellikle çocukluk döneminde ya da genç yaşlarda kullanılması halinde gelişme bozukluklarına neden olabilen kortizon, gövde bölümünde yağlanma ve vücudun diğer bölgelerinde şişliklere yol açabiliyor.

Kemik erimesi, kan basıncında yükselme, adale zayıflığı, psikolojik ve seksüel sorunlar, erkeklerde testis üzerinde ve tiroid işlevlerinde sorunlar, ciltte çizgilenme, kıllanma ve regl bozukluklarına yol açabiliyor.

Uzun süre boyunca kullanılması halinde çocukların gelişme ve büyümelerinde gecikmeler yaşanıyor.

2. Cushing Hastalığına Yol Açabiliyor

Kontrolsüz bir şekilde kullanılacak olan kortizon, hipertansiyon ve diyabet gibi sorunlara neden olabilen Cushing isimli hastalığa yol açabiliyor. Cushing hastalarının bağışıklık sistemi gerilerken, hipertansiyon oluşumu görülüyor ve tuz tutulması artış gösteriyor.

Aşırı kilo alımı, yağ sentezinin artması ve kaslarda gerilmeler yaşanıyor. Kırmızı yüzlü ve kilolu olan hastalarda diyabet sebebiyle halsizlik, kırılgan kemikler ve mikroplu hastalıklar ortaya çıkabiliyor. Potasyum eksikliği ve ince kaslar da muhtemel diğer sonuçlar.

3. Aniden Kesilmesi Halinde Ani Reaksiyonlara Yol Açıyor

Kortizonu kullanımının birdenbire kesilmesi yani tedaviye birden son verilmesi halinde organizmada çeşitli ani tepkimeler meydana geliyor.

Tedavi sırasında yavaş yavaş arttırılan dozun yine aynı şekilde adım adım kesilmesi gerekiyor.

Böbrek üstü bezlerinin yetersiz bir şekilde çalışması sebebiyle fiziksel bağımlılığa yol açan kortizon tedavisinin aniden kesilmesi halinde böbrek üstü bezlerin şoka girmesi de mümkün.

4. Kaslarda Erimeye Yol Açabiliyor

Uzun süre boyunca kortizon kullanılması halinde kaslarda erime ortaya çıkabiliyor. Özellikle bacak ve kolların gövdeye yakın bölümlerinde kasların güçsüzleştiği oluyor. Potasyum atma etkisine de sahip olan kortizon, böylelikle kaslarda güçsüzlüğe neden oluyor. Kalbin kasılma fonksiyonlarına ve birçok hormonun salgılanma işlevine de engel oluyor.

5. Enfeksiyon Gelişimine Yatkınlığa Neden Oluyor

Kortizon tedavisi mantar ve virüs kaynaklı enfeksiyon gelişimine yakınlık oluşturabiliyor. Tüberküloz mikrobunun tekrar alevlenmesine sebep olduğu için hastalığı yeniden ortaya çıkartıyor.

6. Mukus Tabakasını Bozuyor

Mide asit salgılarını arttıran kortizon, koruyucu mukus tabakasına zarar veriyor. Bununla birlikte yaraların etrafında yer alan ve iyileşmeye yardımcı olan hücrelerinde aktivitelerini azalttığı için ülsere neden olabiliyor.

7. Çeşitli Hastalıklara Yol Açabiliyor

Kortizon tedavisinin tuz ve su tutulumuna neden olması böbrek hastalığı, yüksek tansiyon ve kalp yetmezliği gibi önemli sorunlara yol açabiliyor.

Tuzun geri emiliminin artması sebebiyle böbreklere zarar veren kortizon, vücutta ve kanda tuzun birikmesi ile birlikte osmatik basıncın artmasına sebep olduğu için dokulardan daha fazla su çekilmesine ve böylelikle de kan basıncının artmasına yol açıyor.

8. Addison Krizine Neden Olabiliyor

Kortizon tedavisinin aniden kesilmesi halinde Addison krizi ortaya çıkabiliyor. dışarından alınan kortizon, böbrek üstü bezlerde üretilen kortizolün üretimini sonlandırır. Kortizon tedavisinin aniden kesilmesi halinde böbrek üstü bezlerin de kortizon üretmemesi sebebiyle vücutta aniden ortaya çıkan kortizon eksikliği, Addison krizine neden oluyor.

Diğer yandan kortizon tedavisinin uzun sürmesi halinde katarakta yol açabiliyor. Kortizonlu burun spreylerinin ise kanama, kabuklanma ve kurumaya yol açtığı biliniyor.

Источник: https://evdesifa.com/kortizonun-zararlari/

Kortizon İçeren Astım İlaçları ve Kullanım Şartları

Kortizon İçerikli Damlaların Kontrolsüz Kullanımı Katarakta Zemin Hazırlıyor!

Kortizol, halk arasında stres hormonu olarak adlandırılan ve vücudun adrenal bezlerinde doğal olarak üretilen streoidlerden biridir. Bazı ilaçların temel maddesi olarak kullanılan kortizon, prednizon ve deksametazon türü içeriklerin hepsi ”Kortikosteroidler” olarak adlandırılır.

Astım Tedavisinde Kortizon Kullanımı

Bronşların aşırı duyarlılığını ve mukus üretimini azaltarak alerjik reaksiyon oluşumunu önleyen kortizon içerikli sprey ve tabletler astım tedavisinde kullanılmaktadır.  Bu anti-inflamatuar ilaçlar, uzun süreli kontrol ilaçlarıdır. Maksimum fayda sağlanmadan önce bu ilaçları birkaç ay kullanmanız gerekebilir.

Uzun süreli kullanımın temel nedeni özellikle spreylerde bölgesel uygulamaya yönelik olarak üretilen bu ilaçların çok düşük dozlarda kortikosteroid içermesidir. 

Günümüzdeki kortizon spreyler ilk olarak 1960’lı yılların ortalarında kullanılmıştır. Üç yıldan uzun bir süre boyunca dünya genelinde astım başta olmak üzere diğer akciğer hastalıklarına sahip milyonlarca insan için reçete edilmiştir.

Bu süreçte uzun vadeli yan etkileri incelenmiş ve ilacın solunum yolları hastalıklarında sağladığı faydanın zararlarının üstünde olduğuna karar verilmiştir.

Yetişkinler için normal dozlarda verilen kortizonlu sprey, solunum yolunun normal dokularında dejenerasyona (atrofi) neden olmadığı gibi ilacı kullanan yetişkinlerde akciğer enfeksiyonlarına yatkınlık gözlenmemiştir. 

Fakat yukarıda kullanılan iki cümleyi daha iyi incelemek gerekmektedir: “yetişkinler için” ve “normal dozlarda”. 

Bugün astım tedavisinde kullanılan kortikosteroidler söz konusu olduğunda tıp dünyasında tartışmaların devam ettiğini hala görmekteyiz. Tartışmanın temel nedeni gelişim dönemindeki çocuklar üzerindeki kullanımıdır.

 Çocuk kemikleri, inhalasyondan sonra kan dolaşımına girebilecek çok az steroid miktarına karşı bile hassas yapıdadır.

Çocuklarda uzun süreli inhale ile düzenli steroid uygulamasının hormon ve kemik gelişimi üzerindeki etkileri tam olarak anlaşılamamıştır. 

Kortizon İçeren Astım İlaçları 

 Şu an piyasada bulunan farklı markalara ait birçok tablet ve sprey farklı isimlerle satışa sunulmuş bulunmaktadır. Astım ilaçlarında en sık kullanılan kortikostreoidler;

  •  Budesonid, Prednizon, Flutikazon, Beklometazon, Hidrokortizon,  Deksametazon, Triamsinolon, Betametaz ve Fludrokortizon’dur. 

Kullandığınız ilacın içeriğine bakarak kortizon içerip içermediğine anlayabilirsiniz. Ayrıca diğer çok satılan ilaçlardan bazıları şöyledir;

İlaç Adıİçerdiği Kortikosteroid
FOSTER Aerosol İnhalasyon ÇözeltisiBeklometazon ve Formoterol
Ventolin inhalerSalbutamol
MEDROL TabletMetilprednizolon
DELTACORTRIL TabletPrednisolon 
NEOCORTEN TabletPrednisolon
DEKORT TabletDeksametazon 

Anlık ataklarda kullanılan ilaçların temel bileşenleri beta agonistler ve antikolinerjiklerdir. Uzun süreli tedavilerde ise kortikosteroidler kullanılır. Beta agonistleri salmeterol, formoterol gibi kortikosteroidlerle kombine edilirler. Yukarıda sayılan ilaçlar ile Budesonid, prednizon, flutikazon, beklometazon içeren ilaçlar sadece reçeteli şekilde kullanılmalıdır.

Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Astım Eğitim ve Korunma Programı’na göre, inhale(sprey) kortikosteroidler, solunum yollarındaki iltihaplanmayı kontrol etmek için dünya genelinde en sık tercih edilen ilaç türüdür.

Bilinen Yan Etkileri

Kortizon spreylerin en bilinen yan etkileri burun kanaması, ses kısıklığı, oral mukozada görülen mantar enfeksiyonu, ağız ve boğaz tahrişidir.  Uzmanlar sprey kullanımından sonra dişleri fırçalamanın mantar riskini azalttığını söylemektedir. Ayrıca günde bir kase yoğurt tüketmek kortizolun yan etkilerini en aza indirir. 

Spreyler ile karşılaştırıldığında tabletlerin daha fazla yan etkisi olduğu bilinen bir gerçektir.

Astımda uzun süreli tablet kullanımı deride incelme, cilt çatlakları, kemiklerde yumuşama (osteoporoz), kilo artışı, vücutta su tutulmasına bağlı ödem oluşumu, kan glukoz seviyelerinde değişime bağlı diyabet riski ve göz tansiyonu, kıl yapısında değişim ve kıllanma, ense bölgesinde yağlanma ve kalınlaşma, mide-bağırsak delinmesi, kas hastalıkları ve atrofiye neden olur. 

Çocuklarda büyümeyi inhibe etme riski vardır. Hamileliğin erken döneminde kullanımı uterus üzerinde iyi huylu tümörlere neden olabilir.

Bu nedenle kortizon tablet alımı şiddetli astım krizleri geçirmiyorsanız önerilmemektedir.

Yine de doktor kontrolünde kortizon tabletlerini kalıcı olarak almanız gerekiyorsa, bahsedilen yan etkilerin bazılarına karşı koymak için düzenli egzersiz yapmalı ve dengeli bir diyet uygulamalısınız.

Doktorunuz özellikle tuz içeren gıdaları azaltmanız konusunda tavsiyede bulunmakla birlikte size uygun bir beslenme listesi önerebilir.

Çocuklar mümkün olan en az miktarda kortizon kullanmalı ve yalnızca bir sprey olarak almalıdır. Prensip olarak, glukokortikosteroidler gelişim bozukluklarına neden olduğundan, çocuklarda her tür kortizon tedavisi pediatrik kontrol altına alınmalıdır.

(1 oy, ortalama: 3,00 puan
Loading…

Источник: https://akciger.info/kortizonlu-astim-ilaclari-isimleri.html

Kortizon Kullanırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Kortizon İçerikli Damlaların Kontrolsüz Kullanımı Katarakta Zemin Hazırlıyor!

Kortizon nedir?

Kortizon, karbonhidratın metabolizmasında görev yapan bir steroid hormonu olup neredeyse tüm hastalıkların tedavisinde faydalanılan fakat bunun yanında birçok yan etkisi olan bir ilaçtır.

Yüksek dozda alınırsa vücutta çok fazla su ve sodyum biriktiren kortizon, tansiyonu yükseltir, şeker hastalığını tetikler ve yağ birikmesine sebep olur. Kortizonu kullanan hastanın tuzsuz yiyecekler yemesi, kilo almamak için diyetini değiştirmesi, süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyum zengini gıdalar tüketmesi gerekir.

Kortizon nasıl salgılanır? 

Böbrek üstü bezlerinin ürettiği kortizon, her insanda farklı miktarlarda salgılanır.

Örnek vermek gerekirse, dinlenmekte olan normal kiloda bir kişinin salgıladığı kortizon miktarı günlük 15 ila 40 miligram arasında değişirken, kilosu fazla birinin günlük üretimi bundan yüzde 50 oranında daha fazladır. Gün içinde salgılanan kortizon miktarı, vücut ısısına, kan basıncına, günün gece ya da gündüz oluşuna göre değişir.

Vücudumuz kortizon hormonunu en çok sabah vaktinde salgılar. Sinir ve panik anında ise kortizonunun salgılanma oranı on katına dek çıkabilir.

Doğumun üçüncü haftasında başlayan ve öldüğümüz ana dek devam eden kortizon hormonu üretimi vücut tarafından az salgılanırsa ya da hiç salgılanmazsa dışarıdan alınır.

Kortizonun etki mekanizması şu şekildedir: 

  • Kortizon yangısal durumlara göre değişkenlik gösterecek şekilde şişliği ve ağrıyı baskılar.

  • Ayrıca, normalde vücudumuzu mikroplara karşı savunan bağışıklık sistemi olur da bozulursa vücudun kendi hücrelerine zarar vermesini engellemek için kortizon kullanılır ve olası bir hasar önlenir.

  • Eğer vücutta kortizon eksik salgılanıyorsa, yerine koymak için de kortizon tedavisi uygulanabilir.

Kortizon tedavisi nasıl olur ve uygulanırken nelere dikkat edilmelidir? 

Kortizonu tablet, ampul, krem, fitil ve damla gibi birbirinden farklı kullanım preparatları bulunur. Doktor, uygun formu, uygun dozda ve uygun sürede verir.

  • Kortizon birçok hastalıkta tek tedavi çözümü olsa da, kullanılacak hasta üzerindeki miktarı doktorlar tarafından doğru bir biçimde belirlenmelidir. Sonrasında da takibi de doktorlar tarafında yapılmalıdır.
  • Eğer hastaya daha düşük miktarda kortizon hormonu yetecekse, yüksek dozda kortizon kullanımından muhakkak kaçınılmalıdır. Kortizonu mümkün olduğunca erken sürede kesmek gerekir.
  • Kortizonun tablet formunun, vücuttaki kortizon hormonunun salgılandığı saatler olan sabah saatlerine uygun şekilde yine sabah erkenden alınması gerekir.
  • Kortizonun mide asidini artırması ve ülsere yol açması gibi riskler vardır. Bu yüzden tok karnına alınması gerekir. Mideye zarar vermemesi için doktor önerisi ile birlikte mide koruyucu ilaç alınabilir.
  • Kortizonun yanlış ve fazla dozdaki kullanımı adı Cushing Sendromu olan, hastanın hayat kalitesini düşüren, sonrasında diyabet, hipertansiyon ve benzeri hastalıklara sebep olabilir. Bir kimse, Cushing Sendromu’na yakalandığından tek başına emin olamaz, teşhis için bir doktorun uzmanlığına ihtiyaç duyar. Kesin tanı için steroid hormonu seviyesine, röntgen incelemesine ihtiyaç vardır. Bu hastalık kolay tedavi edilemez. Duruma göre böbrek üstü bezleri ya da hipofiz bezindeki ur ameliyatla alınabilir ya da ışın tedavisine başvurulabilir. İlaç tedavisi de bir çözüm yöntemidir.
  • Bu tip durumlar yüzünden, kortizonun doktorun yazdığı reçeteye uygun şekilde kullanılması, belirsiz noktalar ya da akla takılan sorular varsa doktora danışılması gerekir.
  • Kortizon tabletlerinin kullanımı bırakılacağı zaman doktora danışılması gerekir. Doktor dozu azaltacak ve size kortizonu yavaş yavaş kesmenizi söyleyecektir. Eğer kortizon tedavisini doktora danışmadan ve birdenbire bırakırsanız halsizlik, bitkinlik gibi sorunlar meydana gelebilir.
  • Kortizon tedavisi uzun sürecekse muayenelerin düzenli olması, periyodik şekilde kan testi yapılması gerekir.

Kortizon tedavisi esnasında nasıl beslenmek gerekir?

Beslenme düzenine dikkat eden insanların kortizonla barışık şekilde yaşamaları mümkün. Kortizon tedavisi gören hastalar yediklerine özen gösterip dikkat ederlerse, kortizonun yan etkilerinden büyük ölçüde korunabilirler. Buna göre, kortizon kullanan hastaların şu şekilde beslenmesi önerilir.

  • Tuz kullanımı azaltılmalıdır. 

Tuz, kortizon tedavisinin baş düşmanlarından biri olarak kabul edilir. Çünkü, kortizon hormonu, böbreklerde tuzun geri emilimini artıran bir hormondur. Kortizonun yüksek olması halinde, yüksek tansiyon tetiklenir. Tuz, kandaki ve vücuttaki sıvısındaki birikimiyle bu sıvıların osmatik basıncını yükseltir.

Bu durum şu örnekle açıklanabilir: Su geçiren bir zarımız olduğunu düşünelim. Bu zarın her iki tarafına farklı yoğunluklarda tuz barındıran sıvı koyduğumuzda, yüksek yoğunluklu tuzlu sıvı, düşük yoğunluklu tuzlu sıvının olduğu tarafa göre daha çok su çeker.

İşte bu, yüksek oranlı tuzun olduğu bölümdeki osmatik basıncın yüksek olduğuna işaret eden bir durumdur. Aynen bu örnekte olduğu gibi, kanın içerisinde de tuz ne kadar fazla yoğunluktaysa, kılcal damarlar osmatik basıncın etkisiyle dokuların içinden o denli fazla su çekecektir ve kan basıncını artıracaktır.

İşte bu sebeple de yüksek tansiyon meydana gelecektir. Vücudun şişkinliğinin ve yağ sentezinin artmasının sebebi de bu durumdur.

  • Sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır.

Kortizon böbrek üstünde yalnızca tuz tutma etkisi değil, bir de potasyum atma etkisini gösterir. Bu yüzden, kortizon tedavisi gören kişilerde potasyumun azaldığını gözlemleriz. Potasyum azaldıkça, kaslarda ve adalelerde güçsüzlük meydana gelecektir.

Bu durum da, bazı hormonların salgılanış işlevi ile kalbin kasılma fonksiyonunda olumsuz etkiler görülmesi anlamını taşır. Dolayısıyla, tuz azaltılırken bir yandan da potasyum açısından zengin olan yağsız besinler tüketilmelidir.

Bu besinler sebze ve meyvelerdir.

  • Çok fazla tatlı ve yağlı besin tüketimi yapılmamalıdır.

Yukarıdaki açıklama uyarınca, tatlı ve yağlı besinlerden de kaçınmak gerekir.

  • Bolca kalsiyum tüketilmelidir.

Kortizon tedavisi gören hastalarda kemik yıkımı başlar. Bu nedenle, kortizonun kalsiyumun bağırsaktan emilimini azaltarak osteoporoz rahatsızlığına sebep olma riski vardır.

Kortizon tedavisi görenlerin düzenli şekilde kemik mineral ölçümü yapması ve kalsiyumu bol yiyecekler tüketmesi gerekir. Bu yiyecekler, süt, yoğurt, tuzsuz ve yağsız peynir, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve tuzsuz fındık gibi yiyeceklerdir.

Küçük balıklar da uygundur. Küçük balık ve fındık yağlı olduğundan çok fazla tüketilmemelidir.

Kortizon tedavisi gören birinin asla tüketmemesi gereken yiyecekler nelerdir?

  • Market ve bakkallarda satılan hazır gıdalar
  • Konserve yiyecekler
  • Meyve suları
  • Soda ve kola gibi gaz içerikli içecekler
  • Alkollü içecekler
  • Bisküvi ve gofretler
  • Tuzlu ve peynirli krakerler
  • Şekerlemeler
  • Zeytin
  • Salça
  • İçinde koruyucu madde olan bütün gıdalar
  • Midye ve karides gibi kabuklu deniz ürünleri
  • Büyük balıklar
  • Salam ve sosis gibi şarküteri ürünleri
  • Sakatat
  • Kereviz ve deniz börülcesi gibi sebzeler
  • Kaşar peyniri
  • Otlu peynir
  • Tuzlu peynirler
  • Süt tozu
  • Patlamış mısır
  • Böreklik yufka
  • Pasta ve börekler
  • Kahvaltılık tuzlu tereyağı ve margarinler
  • Salata ve makarna sosları
  • Kabartma tozu
  • Hazır çorbalar
  • Dondurulmuş gıdalar
  • Bulyon ve içerisinde çok tuz olan tüm baharatlar
  • Mayonez
  • Ketçap
  • Turşu

Kortizon tabletinin yan etkileri

  • Kilo artışı
  • Ruh hali değişiklikleri
  • Depresyon
  • Deri incelmesi ve buna bağlı olarak gelişen deri altı kanaması
  • Katarakt ve benzeri göz sorunları
  • Hipertansiyon ve benzeri kalp hastalıkları
  • Osteoporoz, omur kırığı gibi sorunlar
  • Çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği
  • Kan şekerinin yükselmesi, diyabet hastalığı olanların problem yaşaması
  • Enfeksiyonlara yatkınlığın artması
  • Uyku sorunları

Kortizon tedavisinin genel yan etkileri

  • Gelişme bozuklukları
  • Vücudun bazı bölgelerinde normal dışı şişlikler ve gövdede yağlanma
  • Adale zayıflığı
  • Kan basıncında yükselme
  • Kemik erimesi
  • Psikolojik bozukluklar
  • Ciltte kıllanma, çizgilenme
  • Adet bozuklukları
  • Şeker ve tansiyon yükselmesi
  • Gözlerde katarak oluşumu
  • Mide şikâyetleri

Kortizon tedavisinin kullanıldığı hastalıklar

  • Romatizmal hastalıklar
  • Kan hastalıkları
  • Sinir sistemi hastalıkları
  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Bağ dokusu hastalıkları
  • Alerjik hastalıklar
  • Tümör tedavileri
  • Karaciğer hastalıkları
  • Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
  • Hormonal hastalıklar
  • Zehirlenmeler ve sıcak çarpmaları
  • Göz hastalıkları
  • Şoklar

Kortizon tedavisi, birçok hastalığın tek tedavi yöntemi olsa da gereğinden fazla uygulandığı taktirde geri dönüşü olmayan sorunlara ve başka hastalıklara sebep olabilir.

Bu makaledeki bilgiler çeşitli kaynaklardan derlenmiş olup bilgilendirme amacı ile yayınlanmıştır. Kortizon kullanımı tamamı ile doktorunuzun gözetimi altında yapılmalı, doz ve kullanım süresi hekiminiz tarafından belirlenmelidir.

Источник: https://www.onikibilgi.com/kortizon-kullanirken-nelere-dikkat-etmeliyiz/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.