Kortizon tansiyonu yükseltir mi?

Kortizon Kullanırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Kortizon tansiyonu yükseltir mi?

Kortizon nedir?

Kortizon, karbonhidratın metabolizmasında görev yapan bir steroid hormonu olup neredeyse tüm hastalıkların tedavisinde faydalanılan fakat bunun yanında birçok yan etkisi olan bir ilaçtır.

Yüksek dozda alınırsa vücutta çok fazla su ve sodyum biriktiren kortizon, tansiyonu yükseltir, şeker hastalığını tetikler ve yağ birikmesine sebep olur. Kortizonu kullanan hastanın tuzsuz yiyecekler yemesi, kilo almamak için diyetini değiştirmesi, süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyum zengini gıdalar tüketmesi gerekir.

Kortizon nasıl salgılanır? 

Böbrek üstü bezlerinin ürettiği kortizon, her insanda farklı miktarlarda salgılanır.

Örnek vermek gerekirse, dinlenmekte olan normal kiloda bir kişinin salgıladığı kortizon miktarı günlük 15 ila 40 miligram arasında değişirken, kilosu fazla birinin günlük üretimi bundan yüzde 50 oranında daha fazladır. Gün içinde salgılanan kortizon miktarı, vücut ısısına, kan basıncına, günün gece ya da gündüz oluşuna göre değişir.

Vücudumuz kortizon hormonunu en çok sabah vaktinde salgılar. Sinir ve panik anında ise kortizonunun salgılanma oranı on katına dek çıkabilir.

Doğumun üçüncü haftasında başlayan ve öldüğümüz ana dek devam eden kortizon hormonu üretimi vücut tarafından az salgılanırsa ya da hiç salgılanmazsa dışarıdan alınır.

Kortizonun etki mekanizması şu şekildedir: 

  • Kortizon yangısal durumlara göre değişkenlik gösterecek şekilde şişliği ve ağrıyı baskılar.
  • Ayrıca, normalde vücudumuzu mikroplara karşı savunan bağışıklık sistemi olur da bozulursa vücudun kendi hücrelerine zarar vermesini engellemek için kortizon kullanılır ve olası bir hasar önlenir.
  • Eğer vücutta kortizon eksik salgılanıyorsa, yerine koymak için de kortizon tedavisi uygulanabilir.

Kortizon tedavisi nasıl olur ve uygulanırken nelere dikkat edilmelidir? 

Kortizonu tablet, ampul, krem, fitil ve damla gibi birbirinden farklı kullanım preparatları bulunur. Doktor, uygun formu, uygun dozda ve uygun sürede verir.

  • Kortizon birçok hastalıkta tek tedavi çözümü olsa da, kullanılacak hasta üzerindeki miktarı doktorlar tarafından doğru bir biçimde belirlenmelidir. Sonrasında da takibi de doktorlar tarafında yapılmalıdır.
  • Eğer hastaya daha düşük miktarda kortizon hormonu yetecekse, yüksek dozda kortizon kullanımından muhakkak kaçınılmalıdır. Kortizonu mümkün olduğunca erken sürede kesmek gerekir.
  • Kortizonun tablet formunun, vücuttaki kortizon hormonunun salgılandığı saatler olan sabah saatlerine uygun şekilde yine sabah erkenden alınması gerekir.
  • Kortizonun mide asidini artırması ve ülsere yol açması gibi riskler vardır. Bu yüzden tok karnına alınması gerekir. Mideye zarar vermemesi için doktor önerisi ile birlikte mide koruyucu ilaç alınabilir.
  • Kortizonun yanlış ve fazla dozdaki kullanımı adı Cushing Sendromu olan, hastanın hayat kalitesini düşüren, sonrasında diyabet, hipertansiyon ve benzeri hastalıklara sebep olabilir. Bir kimse, Cushing Sendromu’na yakalandığından tek başına emin olamaz, teşhis için bir doktorun uzmanlığına ihtiyaç duyar. Kesin tanı için steroid hormonu seviyesine, röntgen incelemesine ihtiyaç vardır. Bu hastalık kolay tedavi edilemez. Duruma göre böbrek üstü bezleri ya da hipofiz bezindeki ur ameliyatla alınabilir ya da ışın tedavisine başvurulabilir. İlaç tedavisi de bir çözüm yöntemidir.
  • Bu tip durumlar yüzünden, kortizonun doktorun yazdığı reçeteye uygun şekilde kullanılması, belirsiz noktalar ya da akla takılan sorular varsa doktora danışılması gerekir.
  • Kortizon tabletlerinin kullanımı bırakılacağı zaman doktora danışılması gerekir. Doktor dozu azaltacak ve size kortizonu yavaş yavaş kesmenizi söyleyecektir. Eğer kortizon tedavisini doktora danışmadan ve birdenbire bırakırsanız halsizlik, bitkinlik gibi sorunlar meydana gelebilir.
  • Kortizon tedavisi uzun sürecekse muayenelerin düzenli olması, periyodik şekilde kan testi yapılması gerekir.

Kortizon tedavisi esnasında nasıl beslenmek gerekir?

Beslenme düzenine dikkat eden insanların kortizonla barışık şekilde yaşamaları mümkün. Kortizon tedavisi gören hastalar yediklerine özen gösterip dikkat ederlerse, kortizonun yan etkilerinden büyük ölçüde korunabilirler. Buna göre, kortizon kullanan hastaların şu şekilde beslenmesi önerilir.

  • Tuz kullanımı azaltılmalıdır. 

Tuz, kortizon tedavisinin baş düşmanlarından biri olarak kabul edilir. Çünkü, kortizon hormonu, böbreklerde tuzun geri emilimini artıran bir hormondur. Kortizonun yüksek olması halinde, yüksek tansiyon tetiklenir. Tuz, kandaki ve vücuttaki sıvısındaki birikimiyle bu sıvıların osmatik basıncını yükseltir.

Bu durum şu örnekle açıklanabilir: Su geçiren bir zarımız olduğunu düşünelim. Bu zarın her iki tarafına farklı yoğunluklarda tuz barındıran sıvı koyduğumuzda, yüksek yoğunluklu tuzlu sıvı, düşük yoğunluklu tuzlu sıvının olduğu tarafa göre daha çok su çeker.

İşte bu, yüksek oranlı tuzun olduğu bölümdeki osmatik basıncın yüksek olduğuna işaret eden bir durumdur. Aynen bu örnekte olduğu gibi, kanın içerisinde de tuz ne kadar fazla yoğunluktaysa, kılcal damarlar osmatik basıncın etkisiyle dokuların içinden o denli fazla su çekecektir ve kan basıncını artıracaktır.

İşte bu sebeple de yüksek tansiyon meydana gelecektir. Vücudun şişkinliğinin ve yağ sentezinin artmasının sebebi de bu durumdur.

  • Sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır.

Kortizon böbrek üstünde yalnızca tuz tutma etkisi değil, bir de potasyum atma etkisini gösterir. Bu yüzden, kortizon tedavisi gören kişilerde potasyumun azaldığını gözlemleriz. Potasyum azaldıkça, kaslarda ve adalelerde güçsüzlük meydana gelecektir.

Bu durum da, bazı hormonların salgılanış işlevi ile kalbin kasılma fonksiyonunda olumsuz etkiler görülmesi anlamını taşır. Dolayısıyla, tuz azaltılırken bir yandan da potasyum açısından zengin olan yağsız besinler tüketilmelidir.

Bu besinler sebze ve meyvelerdir.

  • Çok fazla tatlı ve yağlı besin tüketimi yapılmamalıdır.

Yukarıdaki açıklama uyarınca, tatlı ve yağlı besinlerden de kaçınmak gerekir.

  • Bolca kalsiyum tüketilmelidir.

Kortizon tedavisi gören hastalarda kemik yıkımı başlar. Bu nedenle, kortizonun kalsiyumun bağırsaktan emilimini azaltarak osteoporoz rahatsızlığına sebep olma riski vardır.

Kortizon tedavisi görenlerin düzenli şekilde kemik mineral ölçümü yapması ve kalsiyumu bol yiyecekler tüketmesi gerekir. Bu yiyecekler, süt, yoğurt, tuzsuz ve yağsız peynir, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller ve tuzsuz fındık gibi yiyeceklerdir.

Küçük balıklar da uygundur. Küçük balık ve fındık yağlı olduğundan çok fazla tüketilmemelidir.

Kortizon tedavisi gören birinin asla tüketmemesi gereken yiyecekler nelerdir?

  • Market ve bakkallarda satılan hazır gıdalar
  • Konserve yiyecekler
  • Meyve suları
  • Soda ve kola gibi gaz içerikli içecekler
  • Alkollü içecekler
  • Bisküvi ve gofretler
  • Tuzlu ve peynirli krakerler
  • Şekerlemeler
  • Zeytin
  • Salça
  • İçinde koruyucu madde olan bütün gıdalar
  • Midye ve karides gibi kabuklu deniz ürünleri
  • Büyük balıklar
  • Salam ve sosis gibi şarküteri ürünleri
  • Sakatat
  • Kereviz ve deniz börülcesi gibi sebzeler
  • Kaşar peyniri
  • Otlu peynir
  • Tuzlu peynirler
  • Süt tozu
  • Patlamış mısır
  • Böreklik yufka
  • Pasta ve börekler
  • Kahvaltılık tuzlu tereyağı ve margarinler
  • Salata ve makarna sosları
  • Kabartma tozu
  • Hazır çorbalar
  • Dondurulmuş gıdalar
  • Bulyon ve içerisinde çok tuz olan tüm baharatlar
  • Mayonez
  • Ketçap
  • Turşu

Kortizon tabletinin yan etkileri

  • Kilo artışı
  • Ruh hali değişiklikleri
  • Depresyon
  • Deri incelmesi ve buna bağlı olarak gelişen deri altı kanaması
  • Katarakt ve benzeri göz sorunları
  • Hipertansiyon ve benzeri kalp hastalıkları
  • Osteoporoz, omur kırığı gibi sorunlar
  • Çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği
  • Kan şekerinin yükselmesi, diyabet hastalığı olanların problem yaşaması
  • Enfeksiyonlara yatkınlığın artması
  • Uyku sorunları

Kortizon tedavisinin genel yan etkileri

  • Gelişme bozuklukları
  • Vücudun bazı bölgelerinde normal dışı şişlikler ve gövdede yağlanma
  • Adale zayıflığı
  • Kan basıncında yükselme
  • Kemik erimesi
  • Psikolojik bozukluklar
  • Ciltte kıllanma, çizgilenme
  • Adet bozuklukları
  • Şeker ve tansiyon yükselmesi
  • Gözlerde katarak oluşumu
  • Mide şikâyetleri

Kortizon tedavisinin kullanıldığı hastalıklar

  • Romatizmal hastalıklar
  • Kan hastalıkları
  • Sinir sistemi hastalıkları
  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Bağ dokusu hastalıkları
  • Alerjik hastalıklar
  • Tümör tedavileri
  • Karaciğer hastalıkları
  • Böbrek ve idrar yolu hastalıkları
  • Hormonal hastalıklar
  • Zehirlenmeler ve sıcak çarpmaları
  • Göz hastalıkları
  • Şoklar

Kortizon tedavisi, birçok hastalığın tek tedavi yöntemi olsa da gereğinden fazla uygulandığı taktirde geri dönüşü olmayan sorunlara ve başka hastalıklara sebep olabilir.

Bu makaledeki bilgiler çeşitli kaynaklardan derlenmiş olup bilgilendirme amacı ile yayınlanmıştır. Kortizon kullanımı tamamı ile doktorunuzun gözetimi altında yapılmalı, doz ve kullanım süresi hekiminiz tarafından belirlenmelidir.

Источник: https://www.onikibilgi.com/kortizon-kullanirken-nelere-dikkat-etmeliyiz/

Tansiyonu Yükselten 9 Nedene Dikkat!

Kortizon tansiyonu yükseltir mi?
Kardiyoloji
Memorial Ataşehir Hastanesi

Her 3 yetişkinden 1’inin yüksek tansiyon hastası olduğu ülkemizde hastaların neredeyse yarısı rahatsızlığından haberdar değil.

Genellikle enseden başlayan baş ağrısı, kulakta çınlama ve uğultu, baş dönmesi gibi belirtilerle kendini gösteren hipertansiyon sinsice ilerleyerek kalp yetersizliğine de zemin hazırlayabiliyor. Memorial Ataşehir Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Prof. Dr.

Nihat Özer, yüksek tansiyonun nedenleri ve kontrol altına alınması için dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Dünyada ve ülkemizde en yaygın rahatsızlıklardan biri

Kalp, dolaşım sisteminde bir motor görevi yapar. Kalp insanda dakikada 60-80 çarpma arasında değişen bir hızla dakikada 5-35 litre arası, günlük ise 9000 litre kanı vücuda pompalar. Her bir atımda kalp kanı önce pompalar, sonra kanın yeniden kalbe dolması için istirahat haline geçer.

Kan pompalandığında oluşan atardamar duvarındaki en yüksek basınç sistolik kan basıncı (büyük tansiyon), istirahat halinde oluşan en düşük basınç ise diyastolik kan basıncı (küçük tansiyon) olarak adlandırılır. Kan basıncı için ideal değerler büyük tansiyon 120 mmHg, küçük tansiyonun ise 80 mmHg civarında olmasıdır.

 Üst üste iki gün ve iki kez yapılan ölçümlerde büyük tansiyonun 140 mm Hg ve üzerinde ya da küçük tansiyonun 90 mm Hg ve üzerinde olmasına hipertansiyon (yüksek tansiyon) adı verilmektedir. Büyük tansiyonu 120-139 mmHg, küçük tansiyonu 80-89 mmHg arasında olan kişiler yüksek tansiyon hastalığı için adaydır.

Bu kişilerin mutlaka sağlıklı beslenmeleri, sigarayı bırakmaları, egzersiz yapmaları, kilo vermeleri gerekmektedir.

Yüksek Tansiyonun Riskini Artıran Faktörler?

  1. Yaş: İleri yaş hastalığı olarak bilinen hipertansiyonun görülme yaşı, dünyada ve Türkiye’de giderek düşüyor.

    Özellikle hareketsiz ve stresli yaşam, alkol ve sigara tüketimi, aşırı kilo özellikle santral obezite denilen göbek yağlanması ve tuz kullanımının çok olması kan basıncı yüksek genç bir grubun oluşmasını sağlamış, hatta 13-14 yaşlarından itibaren hipertansiyon görülme sıklığı artmıştır.

     

  2. Cinsiyet: 50 yaşın altındaki grup ele alındığında erkeklerde daha sık görülür. 55 yaşından sonra ise kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır.
  3. Kalıtım: Yüksek tansiyonlu kişilerin yaklaşık %60'ında ailede de tansiyon yüksekliği söz konusudur.

  4. Aşırı kilo: Aşırı kilosu olanların yaklaşık %40'ında yüksek tansiyon görülmektedir.
  5. Diyabet yani şeker hastalığı: Şeker hastalarında yüksek tansiyona çok sık rastlanır.
  6. Aşırı tuz tüketimi: Yüksek tansiyona yol açan nedenlerden biridir.

  7. Hareketsiz yaşam: Hareketsizlik yüksek tansiyon görülme olasılığını artırır.
  8. Alkol tüketimi: Sık ve fazlaalkol kullananlarda yüksek tansiyon görülme sıklığı artar.
  9. Stres: Yüksek tansiyonun ortaya çıkmasını kolaylaştırabilir.

Kalbiniz ve bedeniniz risk altıda 

Yüksek tansiyon kalbin işini artırır ve kalp bir yüke bir basınca karşı çalışmak zorunda kalır. Kişinin kalbi bu yüksek kurtulamadığı takdirde kalp duvarı kalınlaşır, hatta kalp yetersizliği gelişir. Atardamarların içindeki yüksek basınç zamanla damar duvarına zarar verir.

Kalp, böbrek, göz ve beyin damarları bu yüksek basınca uzun yıllar boyunca sessizce direnebilir. Bu nedenle kan basıncındaki yükselme yıllarca belirti vermeden, tamamen sessiz bir şekilde ilerleyebilir. Ancak bu durum kişinin zarar görmediği anlamına gelmez.

Yüksek tansiyon felç, görme kaybı, kalp krizi ve böbrek yetersizliğinin en önemli nedenlerinden biridir.

Tansiyonu kontrol edebilmek için alınması gereken önlemler

İlk olarak hastaların yaşam tarzlarını değiştirmesi gerekir. Bunun için 5 önemli maddeye dikkat edilmelidir.

Yiyecekler: Daha çok meyve, sebze ve tam tahıl tüketilmeli; tuz, doymuş ve trans yağ tüketimi azaltılmalıdır. Özellikle ülkemizde çok tuz tüketilmektedir. Kişi başı ortalama 14,8 gr tuz alımı olmaktadır. Bu tuzun yüzde 30 gibi büyük bir bölümü sofradan değil ekmekten gelmektedir.

Kan basıncının düzenlenmesine yardımcı olan soğan, sarımsak, posalı, potasyum ve magnezyum içerikli besinler bol tüketmelidir. Yağda kızartılmış besinler, hamur işleri, işlenmiş et ürünleri ve sakatatlardan uzak durulması gerekir.

Sebze ve meyve olarak, kavun ve karpuzun yanında; kurutulmuş kayısı, avokado, incir, portakal, kuru üzüm, fasulye, patates, domates ve hatta üzüm gibi potasyum bakımından zengin kalsiyum düşürücü etkisi olanlar daha çok tercih edilmelidir.

Alkol ve sigara tüketimi:Alkol kullanımı sınırlandırılmalı, sigara kesinlikle bırakılmalıdır.

Düzenli egzersiz: Kişinin hareketli olması ve kilosunu kontrol altında tutması önemlidir. Her gün olmasa bile haftada 3-4 gün 30-40 dk tempolu yürüyüş yapılmalıdır. 

İlaç: Yüksek tansiyon kronik bir hastalık olduğu için ömür boyu tedavi ve doktor gözetimi gerektirir. Bu nedenle doktorun yönlendirmesi ve hastanın uyumu daha başarılı bir tedavi için şarttır.

Modern yöntemler:Doğuştan kalp hastalığı olan (aort da darlık gibi), veya edinsel olarak gelişebilen böbrek damarlarındaki problemler nedeniyle tansiyonu yüksek olan hastaların esas problemleri ameliyatla veya ameliyatsız tedavi edilerek sorunları giderilmektedir. Bununla birlikte hormon bozukluğu ve metabolik bozukluklar da medikal veya girişimsel yöntemlerle tedavi edilerek tansiyon problemi çözülmektedir.

Yüksek tansiyonunuz varsa…

Önerilen ilaçlar düzenli şekilde kullanılmalıdır. Kan basıncı yüksekliğinin kontrol altına alınabilmesi için birden fazla ilaç kullanmak gerekebilir. İlaç tedavisine devam ederken kan basıncı düzeyi takip edilmelidir. İyi bir cihaz temin edilmelidir.

Özellikle manşon denilen kola bağlanan kısım uygun olmalıdır. Çünkü kol çevresi alet manşon boyutundan genişse kan basıncı olduğundan yüksek, dar ise olduğunda düşük ölçülecektir.

Hasta tansiyonunu her gün aynı saatte (örneğin her sabah ve akşam aç karnına), ölçümden önce 30 dakika yorulmamış olacak ve tansiyon ilaçlarını almadan önce ölçmelidir. Bu takipler doktorun tansiyonun seyrine bakıp tedaviyi ona göre düzenlemesi açısından çok önemlidir.

Kan basıncı ölçüm aletinin manşonu ile kol çevresi uyumlu olmalıdır.Bunlar sadece tansiyonu kontrol altına almaz, sağlıklı ve uzun bir ömrün kapılarını açar.

Sarımsak ve limon sizi tedavi etmez

Tansiyon ilacı başlanan hastaya genelde evde tansiyonu yükseldiği zaman neler yapacağı anlatılır. Başta dil altı olarak tabir edilen kısa etkili ilaçlar kullanılabilir.

Halk arasında bilinen sıkça başvurulan sarımsak, soğan, limon suyu tam bir tedavi sağlamaz ancak tansiyon düzenlemesinde yardımları dokunabilir.

Evde yapılan bu uygulamalara rağmen tansiyon düşmüyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

Güncellenme Tarihi: 02 Ekim 2017Yayınlanma Tarihi: 02 Ekim 2017

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/tansiyonu-yukselten-9-nedene-dikkat/

Tansiyonu Ne Yükseltir? Tansiyonu Yükselten Sebepler | Cilt Bakımı

Kortizon tansiyonu yükseltir mi?

Tansiyonu Ne Yükseltir?; En genel tanımıyla damarlarda dolaşan kan basıncının olması gereken değerlerden daha yüksek olması anlamına gelen yüksek tansiyon, ülkemizde yaygın görülen sağlık sorunları arasında bulunuyor. Öyle ki her 3 kişiden birinde yüksek tansiyon görülüyor.

Baş dönmesi, baş ağrısı, bulanık ve çift görme, burun kanaması, nefes darlığı, kulak çınlaması, düzensiz kalp atışları gibi semptomları bulunan yüksek tansiyon(hipertansiyon) farklı nedenlere bağlı olarak kişide görülebiliyor.

Tansiyonu ne yükseltir? başlıklı bu yazımızda kısaca hipertansiyon nedenlerini yani kan basıncını yükselten sebepleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.

İşte, yüksek tansiyona dair bilmeniz gereken ayrıntılar:

Yüksek Tansiyon Nedenleri:

Yüksek tansiyon kendi içerisinde genetik faktörlere bağlı görülen hipertansiyon ve çevresel etmenlere bağlı olarak gelişen hipertansiyon olacak şekilde ikiye ayrılıyor.

Her iki durum da kalp, beyin, büyük atar damarlar, böbrek ve gözlerimizi etkileyerek, daha ciddi sağlık sorunları ile karşılaşmamıza neden olabiliyor. Hatta zamanında tedavi edilmediğinde ve doktor tarafından reçete edilen ilaçların hasta tarafından kullanılmaması durumunda ölümcül sonuçlar bile doğurabiliyor.

Genetik faktörler:

Birinci derece yakın akrabalarında hipertansiyon bulunan kişiler, yüksek tansiyona daha kolay bir şekilde yakalanabiliyorlar.

Maalesef ki bu durumun önüne geçmenin herhangi bir yolu bulunmuyor. Genetik faktörler yüzünden kişide görülen hipertansiyon, aynı zamanda birincil hipertansiyon olarak da isimlendiriliyor.

Çevresel etmenler:

Daha çok altta yatan başka bir nedene bağlı olarak gelişen hipertansiyon, ikincil hipertansiyon olarak da isimlendiriliyor.

Yüksek tansiyon nedenlerini ise aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

Tansiyonu Ne Yükseltiyor

Tansiyonu ne yükseltir, ne yersem tansiyon yükselir ve tansiyonu yükselten sebepler hakkında sizlere bilgi vermek istiyorum. Tansiyonu yükselten nedenleri bilmek çok önemlidir.

  • Aşırı tuzlu gıdaların tüketimi, yemeklere fazla tuz ekleme,
  • Kafa içi basınç yüksekliği,
  • Birtakım böbrek rahatsızlıkları,
  • Aortun kalpten çıktığı yerin dar olması,
  • Böbrek damarlarında daralma,
  • Hipertroidi ve hipotiroidi gibi tiroid sorunları,
  • Kokain gibi yasa dışı ilaçların kullanımı,
  • Romatizma ve depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar,
  • Düzenli doğum kontrol hapı kullanımı,
  • Reçetesiz ağrı kesici kullanımı,
  • Reçeteli kullanılan bazı ilaçlar,
  • Sigara kullanma alışkanlığı,
  • Hamilelik,
  • Şeker hastalığı(ailesinde şeker hastası bulunan kişilerde yüksek tansiyon riski altındadır),
  • 40 yaşın üzerinde olmak,
  • Stres,
  • Aşırı alkol tüketimi,
  • Obezite ve fazlalık kilolar

Yüksek Tansiyonun Zararları:

Yüksek tansiyonu bulunan hastaların ilaçlarını düzenli olarak kullanmamaları, tansiyonu yükselten yiyecek ve içecek tüketimine devam etmeleri, birtakım komplikasyonlara maruz kalmalarına yol açabilir.

En çok rastlanılan yüksek tansiyon zararlarını ise aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

  • Beyin kanaması, felç ve beyin damarlarında tıkanma,
  • Görme yeteneğinin azalması ve körlük,
  • Boyun ve bacak damarlarında tıkanma,
  • Böbrek yetmezliği,
  • Böbrek fonksiyonlarında bozulma,
  • Kalp krizi,
  • Kalpte büyüme ve kalp yetmezliği

Bazı yiyeceklerin gün içerisinde aşırı tüketimi, tansiyon hastası olmasanız bile tansiyonunuzun aniden fırlamasını ve bu durumun kalp krizi ile sonuçlanmasını beraberinde getirebilir. Bu yüzden günlük tükettiğiniz besinler konusunda her daim dikkatli davranmalısınız.

Tıpkı tansiyon yüksekliği gibi zararlı bir sağlık sorunu olan tansiyon düşüklüğü ile de mücadele etmek için tansiyonu yükselten yiyeceklerden yararlanabilirsiniz. Lakin kendi kendinize teşhis koymamalı, bu yiyecekleri tansiyon düşüklüğü sizde teşhis edildiyse tüketmelisiniz.

Tansiyonu ne yükseltir? sorusunu aşağıdaki şekilde yanıtlayabiliriz

Kafein:

Başta çay ve kahve olmak üzere pek çok içecekte yer alan kafein, aşırı tüketildiğinde tansiyonun yükselmesine yol açabiliyor.

Vücudun daha fazla miktarda adrenalin salgılamasına neden olan kafein, kan basıncını da yükselterek, tansiyonu tetikliyor.

Çikolata, kahve, çay ve kola gibi aşırı oranda kafein içeren besin ve içeceklerin tüketiminde aşırıya kaçmayarak, tansiyonunuzun dengede kalmasını garantileyebilirsiniz. Şayet siz de yüksek tansiyon bulunuyorsa, kafein içeren içecek ve besinlerden mümkün olduğunca uzak durmanızı öneriyoruz.

Şeker:

Yüksek tansiyonun bir diğer önemli nedeni olan aşırı miktarda şeker tüketimi, vücudumuzda belirli bir süre depolanarak, bir süre sonra tansiyonumuzu yükseltiyor. Ancak meyve gibi doğal ve katıksız gıdalardan alınan şeker, yüksek tansiyon için bir risk teşkil etmiyor.

Katkılı gıdaların tüketilmesi ile vücudumuza giren şeker, zamanla tansiyon hastası olmamıza neden olabiliyor. Bu yüzden şekerli ve katkılı besin tüketiminde aşırıya kaçmamalısınız.

Sodyum:

Sanılanın aksine direk olarak tuzun kendisi değil de tuzda bulunan yüksek orandaki sodyum, tansiyonu yükseltiyor.Sodyum oranı düşük olan tuzların tüketimi ise hipertansiyona yakalanma riskinizi ciddi oranda düşürüyor.
Tansiyonu yükselten diğer gıdalar:

Aşırı tuzlu konserve ürünler, doymuş yağ oranı yüksek olan margarin tarzı yağlar, tatlılar, fast-food tarzı besinler, şekerli içecekler; tansiyonu yükselten diğer gıdalar ve besinler olarak karşımıza çıkıyor.

Tansiyon neden yükselir? sorusunu kısaca yanıtladıktan sonra yüksek tansiyona ne iyi gelir? sorusunu cevaplamaya çalışarak, yazımıza devam edebiliriz.

Yüksek Tansiyona Ne İyi Gelir?

Tansiyonunuzun dengede seyretmesi adına öncelikle doktorunuzun reçete ettiği ilaçları düzenli olarak, her gün ve saatlerini aksatmadan tüketmelisiniz. Aynı zamanda tansiyonu yükselten gıda tüketiminden kaçınmalısınız.

Tansiyonu dengeleyen gıdaları tüketerek, sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz.

Ani tansiyon fırlamaları durumunda ise tansiyon düşürücü besinleri tüketebilirsiniz.

Yüksek tansiyona iyi gelen gıdaları ise aşağıdaki şekilde sıralayabiliriz:

  • Tuzsuz besinler,
  • Limon,
  • Sarımsak,
  • Muz,
  • Nar,
  • Nane,
  • Soğan,
  • Soğan suyu,
  • Kaya tuzu,

yüksek tansiyonu düşüren besinlere örnek olarak gösterilebilir.

Ancak tansiyon düşüklüğü riski ile karşılaşmamak adına bu besinlerin tüketiminde de aşırıya kaçmadığınızdan emin olmalısınız.

Hamilelikte Yüksek Tansiyon Nasıl Düşürülür?

Anne adaylarını en çok korkutan sağlık sorunlarından biri olan yüksek tansiyon, hem annenin hem de karnındaki bebeğinin sağlığını olumsuz bir şekilde etkileyebiliyor.

Hamilelikte stres ve endişenin eskiye nazaran kat ve kat daha yoğun hissedilmesi, tansiyon yüksekliğinin en önemli nedeni olarak kabul ediliyor.

Hamilelik döneminde mümkün olduğunca sakin, mutlu ve stressiz bir yaşam sürmeye özen göstermelisiniz.
Antioksidan açısından zengin sebze ve meyveler tüketerek, tansiyon değerlerinizin normal standartlarda seyretmesini sağlayabilirsiniz.

Gün içerisinde vücutta dehidrasyonu yani su kaybını önlemek adına bol miktarda su tüketmelisiniz. Öğünlerinize vitamin ve mineraller açısından zengin taze sıkılmış meyve suları ekleyerek, tansiyon yükselmesi riskini en aza indirgeyebilirsiniz.

Son olarak bu süreçte katkı maddeli gıdalar, fast food tarzı işlenmiş hazır yiyecekler ve tansiyon yükseltici diğer besinlerden uzak durmalısınız.

Bu yazımızda kısaca tansiyonu ne yükseltir? Yüksek tansiyon neden olur? Yüksek tansiyonu ne düşürür? sorularını yanıtlamaya ve sizleri kısaca bilgilendirmeye çalıştık.

Bu önerilerimizi dikkate aldığınız takdirde sizler de hastalığınızı daha kolay bir şekilde kontrol altına tutabilir, henüz hipertansiyon hastası değilseniz, bu hastalığa yakalanma olasılığınızı azaltabilirsiniz. Tansiyonu ne yükseltir evde neler yapılır hakkında aklınıza takılan soruları yorum kısmına yazarak bize sorabilirsiniz.

Sağlıklı bir yaşam sürmeniz dileğimizle…

Источник: https://www.ciltguzellik.com/tansiyonu-ne-yukseltir/

Yüksek ve Düşük Tansiyonu Olan Kişilerin Nelere Dikkat Etmesi VE Nasıl Davranması Gerekir?

Kortizon tansiyonu yükseltir mi?

Yüksek ve düşük tansiyonn sorunu için mutlaka bilinmesi gereken ek takviyeler bulunur. Bunlara dikkat edildiği sürece kan basıncı dengede tutulur ve daha sağlıklı bir yaşama devam edilir.

Tansiyonu Ne Yükseltir?

Yüksek tansiyon ya da hipertansiyon kan basıncı olarak isimlendirilen durumunun yükselmesi ile meydana gelir. Çevresel etkenlerden, hastalıklardan ve beslenmeden kaynaklı olarak meydana gelir. Özellikle aşağıda bulunan etkenlerden kaynaklı olarak oluşmaktadır. Tansiyonu yükselten etkenler;

Tuz; tansiyonu yükselten nedenler arasında ilk sırayı tuz tüketimi alır. Tuzun içinde bulunan sodyumun aşırı düzeyde tüketilmesi kanın yoğunluğunun artmasını sağlar. Bu yoğunluktan kaynaklı olarak da damarlar baskıya uğrar. Bu baskı tansiyonu yükselten bir nedendir.

Fast Food; tansiyonu yükselten diğer bir sebepte fast food gıdalarının tüketilmesidir. Bu gıdalar sadece hipertansiyon konusunda etkili değildir. Sağlık açısından oldukça zararlıdır. Kan basıncının artması ile birlikte kan damarlarının duvarlarında zararlar oluşur.

Alkol; hipertansiyon yükselten alkol bunun yanı sıra birçok hastalığa da sebep olur. Aşırı düzeyde tüketilmesi kan basıncının artmasını sağlar.

Soda; içeriğinde bulunan asidik bileşenler hipertansiyonu direk olarak etkiler. Düşük kalorili olan ve asidik özellikleri az olanlar ise yükselten etkilere sahip değildir.

Turşu; turşu hazırlanması esnasında salamuraya yatırılır. Bu salamura suyun içinde yüksek düzeyde tuz mevcuttur. Turşu sebzeleri de bu suyun içindeki tuzu çeker. Bundan dolayı da tuz oran oldukça fazladır. Hipertansiyonu olan kişilerin az tüketmesi gerekir.

Kırmızı et; tüketilmesine sağlık açısından dikkat edilecek olan bir yiyecektir. Özellikle doğru bir şekilde tüketilmesi önemlidir. Etin bazı bileşenleri ve kendi yağı fazla tüketildiğinde oldukça zararlı olan sağlık sorunlarına sebep olur. Yükselten etkilerinden kurtulmak için tüketim oranına dikkat etmek gerekir.

Şeker; sadece hipertansiyon açısından değil sağlık açısından oldukça zararlı olan bir maddedir.  Şeker kan basıncını arttıracağı için hipertansiyona sebep olur. Şekerin mümkün olabildiğince az tüketilmesi gerekmektedir.

Düşük Tansiyonu Nasıl Yükseltilir, Düşük Tansiyona Ne İyi Gelir?

Düşük tansiyonu yükselmek adına belli başlı pratik bilgilere sahip olmak gerekir. Bu bilgiler;

Tuz; sodyum tansiyonun yükselmesini sağlayan etkilere sahiptir. Düşük tansiyonu yükseltmek adına kullanılır.

Su; insanların günlük olarak alması gereken su miktarını düzenli şekilde olması gerekir. Tansiyonu yükseltmek için düzenli şekilde içilmelidir.

Kıyafet seçimi; ayaklarda şişlik, bacaklarda varis, sağlıksız kıyafetler ve ayakkabılar tansiyonu yükseltmek adına bir etkendir. Vücudu sıkmayan kıyafetlerin kullanılması kan basıncının dengelenmesi için gereklidir.

Stres; ani şekilde yaşanan üzüntüler, depresyon, stres ve psikolojik sıkıntılar tansiyonun düşmesine sebep olduğu için uzak durulması gerekir. Stres ile beraber yapılan beslenme konusunda oldukça etkilidir. Bunun için iki faktöründe kontrol altında tutulması gerekir.

Kahve; çikolata ve kahve kan basıncının geçici olarak yükselmesine etki eder. Sık şekilde kan basıncı düşen kişilerin sabahları 1 kahve fincanı kahve tüketmelidir. Yalnız kafeinin fazla tüketilmemesi gerekir.

Üzüm; üzüm düşük kan basıncı yani hipotansiyon tedavisi için kullanılır. Gün içine yayılarak yaklaşık olarak 30 ila 40 adet üzüm tüketilmesi gerekir. Üzümün yanında 4 adet badem de tüketilebilir.

Fesleğen; pantotenik asit, potasyum, magnezyum ve C vitamini açısından oldukça zengindir. Kan basıncının dengelenmesi içinde kullanılır. Ayrıca fesleğen zihinsel açıdan faaliyeti arttırır ve zihnin açılmasını sağlar.

Pancar suyu; çiğ olan pancar suyu düşük ve yüksek kan basıncının dengelenmesi için destek sağlar. Özellikle düşüş olan kan basıncı için çok faydalıdır.

Süt ve badem; gece yatmadan önce bir bardak içme suyunun içine 6 adet badem koyulur. Sabaha kadar bekletilir. Sabah bademler alınır ve iyice öğütülür. Öğütülen bademler sütün içine katılır ve kan basıncının dengelenmesi adına içilir.

Havuç suyu; hazırlanan havuç suyu biraz bal ile karıştırılır. Bu sayede hipotansiyonun yükselmesini sağlanır.

Limon suyu; limon suyunun içine biraz tuz ve şeker karıştırıldığında kan basıncı dengelenir.

Biberiye; kan dolaşımını artmasını sağlayan biberiye sinir sistemi içinde kullanılır.

(2 votes, average: 3,00 5)
Loading…

Источник: https://tansiyonum.com/tansiyonu-ne-yukseltir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть