Korunmasız İlişki AIDS Tehlikesi Yaratıyor

içerik

Korunmasız Cinsel İlişki Olursa

Korunmasız İlişki AIDS Tehlikesi Yaratıyor

Bir eğlence mekanında karşı cinsten çok çekici biriyle tanıştınız, olaylar çok hızlı ilerledi ve kendinizi bir anda bu kişiyle yatakta buldunuz. Bu ani ve önlem almadan yapılan cinsel ilişki hayatınızı karartabilir! Gerçekten öyle mi?

Yaşantımızda her zaman sürprizler ve fırsatlar karşımıza çıkabilir. Bunlar sadece iş yaşamında veya aile içinde değil bazen karşı cins ile arkadaşlıklarımız sırasında olur. Böyle sıradışı teklifleri kabul etmek için fazla düşünme şansımız olmayabilir.

Bu riskli fakat eğlenceli ve heyecanlı görünen fırsatları kabul etmezseniz yaşantınız boyunca çok pişman olabilirsiniz. Korunmasız cinsel ilişki olduğunda korkulacak iki sağlık sorunuyla karşılaşabiliriz; istenmeyen gebelik ve cinsel ilişki ile bulaşan hastalıklar.

Evet, eğlenceli, heyecanlı hatta riskli işleri yapalım fakat bu sırada her zaman bir “B” planımız olmalı.

İstenmeyen Gebeliğin Önlenmesi

Sağlıklı bir çiftin gebelik olma şansı bir adet dönemi için %10 kadardır, yani korunmasız ilişkide bulunan 10 çiftten sadece birinde gebelik görebiliriz. Kadınlarda gebelik olma şansı özellikle yumurtlama günlerine yakın zamanlarda çok artar.

Bu nedenle yumurtlama gününün ne zaman olduğuna karar vermemiz gerekli. Yumurtlama bir ay kadar sonra olması gereken adetin tahmini tarihinden 14 gün geri gidilerek bulunabilir.

Özellikle yumurtlama gününe yakın dönemde cinsel ilişki sonrası gebelik oluşması oldukça büyük bir olasılık ve bunu engellemenin bir yolu var.

Beklenmedik bir zamanda olan bir cinsel ilişki sonrası gebelik oluşmasını engellemenin en uygun yolu “ertesi gün hapı” kullanmaktır. Ertesi gün hapı yüksek doz hormon içerir ve böylece gebeliğin rahim içine yerleşmesini engeller.

Günümüzde piyasada bulunan ertesi gün hapı ilişkiden sonraki en yakın zamanda veya en geç beş gün içinde tek doz olarak kullanılır. Bu hap gebelik oluşmasını çok büyük bir olasılıkla engeller fakat yine de bir sonraki adet olması beklenen günlerde gebelik testi yapılmalıdır.

Ertesi gün hapı almak için bir kadın hastalıkları ve doğum uzmanı başvurmanız ve reçete almanız gerekli.

Cinsel İlişki ile Bulaşan Hastalıklar

Cinsel ilişki sonrası en sık görülen hastalıklardan biri idrar yolu iltihaplarıdır. Bu hastalığın belirtileri sık idrar, idrar yaparken yanma ve kasık ağrısı olabilir. Hastalığın tanısı için idrar tetkiki ve idrar kültürü gerekebilir.

İdrar yolu iltihaplarını azaltmak için ilişki sonrası hemen tuvalete gidip mesanenizi boşaltılmanız ve sonraki bir gün boyunca bol su içmeniz işe yarayabilir. İdrar yolu iltihaplarının tedavisi uygun antibiyotikler ile kolayca yapılabilir.

Tekrarlayıcı durumlarda hastalığın nedenini anlamak için daha fazla araştırma gerekebilir.

Cinsel ilişki sonrası kadınlarda sık görülen bir başka hastalık vajina iltihapları yani vajinitlerdir. Vajinadan gelen pis kokulu, kötü renkli akıntı, vajina etrafında kaşıntı ve kızarıklık gibi belirtiler bu hastalığı gösterebilir. Kadınların, bu hastalığın kesin tanı ve tedavisi için bir kadın hastalıkları uzmanına muayene olması gereklidir.

Gonore (Bel soğukluğu) günümüzde nadir görülse de cinsel ilişki ile geçen ve tedavi edilmezse tehli sonuçları olabilen bir iltihap hastalığı olduğu için önemlidir.

Bu hastalık cinsel ilişkiden yaklaşık bir hafta sonra erkek ve kadında önce idrar yolları veya vajinada akıntı, idrarda yanma gibi belirtiler verir.

Tedavi yapılmazsa mikroplar uzun dönemde cinsel organlardan kana karışarak, eklemler hatta kalp gibi organları etkilemeye başlar.

Gonore hastalığının kesin tanısı mikrobun olduğu düşünülen vajina, ağız içi veya anüs gibi yerlerden özel bir fırça veya pamuklu çubuk ile alınan örnekler ile yapılabilir. Hastalık tanısı konulunca tedavisi antibiyotikler ile kolayca yapılabilir. Tedavinin basit olması yüzünden bazen doktorlar kesin tanı olmadan antibiyotikler ile tedavi önerebilir.

Bu hastalıklar yanında nadir görülen diğer hastalıklar konusunda dikkatli olmalısınız. Bunlara örnek olarak, sifiliz (firengi), AIDS (HIV enfeksiyonu) veya genital siğilleri (HPV infeksiyonu) verebiliriz.

Bu hastalıklar için özellikle yabancı uyruklu arkadaşı olan ve çok sık cinsel ilişki yaşayan kişiler taşıyıcı olabilirler.

Bu hastalıkların kesin tanısı ve tedavisi zor olabilir, bu yüzden en ufak bir şüpheli durumda bir uzmana başvurmanız çok iyi olacaktır.

Daha Sonrası İçin Öneriler

Belki en doğrusu hem erkek hem de kadınların yanlarında kondom taşıması olacak. Cinsel ilişkiler sonrasında hem gebeliği hem de iltihap hastalıklarını engellemek için kondom (prezervatif) kullanabilirsiniz. Tam tanımadığınız veya geçmişini bilmediğiniz, özellikle yabancı uyruklu kişiler ile cinsel ilişkiden kaçınmanızı öneririm.

En iyisi uzun süreli ilişkilerdir, böylece her iki taraf birbirini iyice tanımış olur. Bu hem karşı cinse bakış tarzınızın olgunlaşmasını hem de gördüğünüz gibi sağlık açısından bir çok beladan kurtulmanızı sağlayacaktır.

Son olarak şüpheli bir cinsel ilişki olursa hemen sonrasında kadınsanız bir kadın hastalıkları uzmanına veya erkekseniz üroloji uzmanına başvurmanız çok akıllıca olacaktır.

Источник: //sorunbitti.com/korunmasiz-cinsel-iliski-olursa/

AIDS Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Korunmasız İlişki AIDS Tehlikesi Yaratıyor

Bağışıklık sistemi insan vücudunu ayakta tutan, hastalıklara karşı dirençli olmasını sağlayan bir sistemdir.

Başka bir ifadeyle bir canlıda oluşabilecek hastalıklara karşı koruma yapan, patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok etmeye çalışan işlemlerin bütünüdür.

Bu olağanüstü dengenin herhangi bir nedenle bozulması, zayıflaması, direncinin azalması gibi durumlar birçok hastalığın vücudumuza gelip yerleşmesi için en uygun zamanlardır.

Zaten zayıf olan vücut direnci gelen bu hastalık karşısında mücadele edemez. Vücuda girdiğinde bağışıklık sistemini yerle bir eden virüslerden biri HIV’dir. HIV ise insanlık tarihinde bu güne kadar birçok insanın hayatını kaybetmesine neden olan AIDS gibi ciddi bir hastalığın oluşma sebebidir.

Haşimato Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

AIDS, HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır ve genellikle ölümle seyreden tehli bir hastalıktır. HIV virüsünün en kötü yanı kana bulaşıktan sonra uzun yıllar belirti vermemesidir. Kişinin kendini iyi hissettiği ve hiçbir şekilde belirti vermeyen bu süreç içerisinde hastalığın temelleri çoktan atılmış olabilmektedir.

AIDS Nedir?

AIDS, HIV (Human Immunodeficiency Virus – İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) adı verilen bir virüsün neden olduğu, kan yoluyla ve cinsel yolla bulaşan, bağışıklık sisteminin tamamen çökmesine neden olan, bulaşıcı bir hastalıktır. AIDS, İngilizcede Acquired Immune Deficiency Syndrome (Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu) kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir sözcüktür.

HIV vücuda girdiğinde hastalıklara karşı direnç göstermemizi sağlayan bağışıklık sistemini yavaş yavaş yok eder ve soğuk algınlığı gibi hafif bir hastalığa bile direnç gösteremeyecek hale getirir.

Vücut enfeksiyonlara ve daha birçok hastalığa karşı korunamaz. Kadınlarda ve erkeklerde her yaşta ortaya çıkabilen AIDS ise HIV enfeksiyonunun son aşamasıdır.

HIV virüsünün en kötü yanı vücuda girdikten sonra uzun yıllar bile belirti vermemesidir.

Kanında HIV taşıyan kişiye HIV pozitif denir ve HIV pozitif birinin 8-10 yıl bile AIDS’e yakalanmadığı görülmüştür.

Bu virüs vücuda girdikten sonra kişi kendini iyi hissedebilir, herhangi bir şikayet ve bulgu görülmez. Ancak yapılan kan tetkikleriyle virüsün vücutta olup olmadığı kesinleşebilir.

Bulaşmanın tahmin edildiği zamandan 3 ay sonrasında yapılan ELİSAtestleri bu konuda en doğru sonucu veren testtir.

Oldukça ciddi ve ölümcül seyreden AIDS vakalarının % 80’inde, hastalığa yakalanan kişi teşhis konulduktan sonraki 2 yıl içerisinde, eklenen başka bir enfeksiyon ve genellikle de kanser yüzünden hayatını kaybetmektedir. Hastalığın kuluçka dönemi çok uzun olduğu için teşhis edilmesi de zordur.

İlk olarak ABD’nin New York kentinde 1981’de ortaya çıkan AIDS ülkemizde 1985 yılından sonra görülmeye başlandı. Bilinen ilk AIDS vakalarında hastaların eşcinsel erkekler ve şırıngaları ortak kullanan uyuşturucu bağımlısı insanlar olduğu bilinmektedir.

Dünyadaki HIV pozitif vakalarının % 70’i Afrika’dadır. Birleşmiş Milletler’in 2004 raporuna göre ise dünyada HIV pozitif olan 38 milyon kişi bulunmakta ve her yıl 3 milyon kişi AIDS’ten hayatını kaybetmektedir.

1981-2008 yılları arasında AIDS’ten ölen insan sayısı ise 20 milyondur.

AIDS’in Nedenleri Nelerdir?

AIDS hastalığının etkeni olan HIV retrovirüs ailesine mensup bir lentivirüstür.

Bilim adamlarının ilk olarak Afrika’da rastlanan HIV vakalarından yola çıkarak yaptığı araştırmalar neticesinde, burada yaşayan şempanzelerde HIV’e çok benzeyen bir virüsün varlığı tespit edilmiştir.

Bugüne kadar virüsün maymunlarda herhangi bir hastalığa neden olduğu saptanmamıştır. Muhtemel varsayıma göre 20. yüzyılın başlarında maymun etlerinin avlanması sırasında insanlara geçtiği ve HIV virüsünün oluştuğu düşünülmektedir.

AIDS’in Belirtileri Nelerdir?

HIV’in bulaştıktan sonra hemen AIDS hastalığını oluşturmadığını ve uzun yıllar herhangi bir belirti vermediğini yazımızın giriş kısmında anlatmıştık.

Virüs bulaştıktan sonra kişinin vücut direncine, yaşam koşullarına bağlı olarak hastalık hemen de oluşabilir, birkaç yıl sonra da ortaya çıkabilir. Virüs vücuda girdiğinde ilk olarak kan hücrelerine yerleşir ve burada gittikçe çoğalır.

Zarar gören kan hücrelerinin sayısı azaldıkça vücudun bağışıklık sistemi ve savunma mekanizması tamamen çöker.

Bağışıklık sistemi çöken bir insan çok çabuk hasta olur ve en basit hastalıklarla bile mücadele edemeyecek hale gelir.

Lenf bezlerinde büyüme, akciğer hastalıkları, nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, ağız ve çenede uçuk, yara ve lekeler; ishal, uzun süreli kırgınlık, halsizlik, öksürük, aşırı kilo kaybı ve gece terlemeleri AIDS’in bilinen en genel belirtileri arasında yer almaktadır.

Ek olarak pamukçuk, tüberküloz ve mantar hastalıkları gibi enfeksiyonların aynı anda görülmesi de AIDS’in varlığını düşündürmelidir. Kesin tanı ise ELİSA (anti-HIV) testi ile yapılabilmektedir.

AIDS’in Bulaşma Yolları Nelerdir?

Halk arasında genel olarak sadece cinsel yolla bulaştığına inanılan AIDS’in daha farklı bulaşma yolları da bulunmaktadır.

Öncelikle HIV’in çok hassas bir virüs olduğunu, havada uzun süre canlı kalamadığı için el sıkışmak, hapşırık, öksürük, deriye dokunma, gözyaşı, tükürük, idrar, dışkı ve aynı eşyaları kullanma ile bulaşmadığını söylememizde fayda var.

Çünkü toplumumuzda bu konuyu yanlış bilen insan sayısı küçümsenmeyecek kadar fazladır.

Şu ana kadar kayıtlara geçen milyonlarca AIDS vakasından sadece bir tanesinin öpüşme ile bulaştığı, onda da çiftlerin ikisinde de diş eti kanaması olduğu tespit edilmiştir. Yani bulaşma şekli tükürük değil kandır.

 HIV’in bulaşması için vücut sıvılarının doğrudan teması gerekmektedir.

Bunlar cinsel ilişki sırasında sperm veya cinsel sıvılar üzerinden, kan yoluyla ve anneden bebeğe süt yoluyla gerçekleşen bulaşma şekilleridir.

Genital bölgedeki hastalıklar, gonore (bel soğukluğu) ve klamidya gibi cinsel hastalıklar bu bölgelerde yaralara yol açtığı için HIV’in bulaşma riskini de artırmaktadırlar. Virüs anal, oral ve vajinal ilişki esnasında bulaşabilir.

Atlamamamız gereken önemli bir nokta da korunmasız anal ilişki esnasında HIV bulaşma riski, korunmasız vajinal ilişkiden daha yüksektir. Şu an dünyada HIV’in en yaygın bulaşma şeklinin homoseksüel cinsel ilişki olması da bu bilgiyi doğrulamaktadır.

AIDS’ten Korunma Yolları Nelerdir?

Bulaşma yollarını anlattığımız AIDS’in korunma yolları da buna paralel şekilde oluşmuş yöntemlerdir.

  • Kesinlikle korunmasız cinsel ilişkiye girilmemelidir. Prezervatifin güvenilir bir yöntem olmadığını bilmeli sağlam olmasına dikkat edilmelidir. Cinsel ilişki esnasında kayganlaştırıcı gibi prezervatife zarar veren maddeler kullanılmamalıdır.
  • Herhangi bir nedenle kan nakli yaptırmak zorundaysanız, AIDS testi yapılmamış, kontrolsüz kan kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • HIV pozitif biri, test sonucunu gördükten sonra hiçbir şekilde kan bağışı yapmamalıdır.
  • Daha önce kullanılmış iğne, şırınga, makas, cerrahi alet, jilet, akupunktur ve diş hekimliği malzemeleri tekrar kullanılmamalıdır.
  • Güzellik merkezlerinde yaptırılan manikür ve pedikür benzeri işlemlerde kullanılan malzemelerin dezenfekte edildiğinden emin olunmalı; temizliğinden şüphe edilen yerlerde bu tarz işlemler yaptırılmamalıdır.

AIDS’in Tedavisi Nedir?

Günümüzde ilerlemiş tıpa ve gelişmiş teknolojiye rağmen AIDS için geliştirilmiş bir tedavi yöntemi veya aşı bulunmamaktadır. Uygulanan tedaviler ancak hastanın ömrünü uzatmak ve yaşam kalitesini yükseltmek yönündedir.

Genel olarak iki amaçlı tedavi yöntemi uygulanmaktadır.

Birincisi direkt HIV virüsü üzerinde etki eden ve virüsün çoğalmasını engellemeye yarayan ilaç tedavisi; ikincisi ise hastalık esnasında meydana gelen fırsatçı enfeksiyonlara ve kansere karşı mücadele eden ilaç tedavisidir.

AIDS Hakkında Genel Bilgiler

Birleşmiş Milletler’in 2002 yılında yayınladığı Türkiye HIV/AIDS Durum Analizi raporuna göre hastalığın ortaya çıkışından itibaren 7000-14000 insan AIDS hastalığına yakalanmıştır. T.C.

Sağlık Bakanlığı resmi rakamlarına göre ise 1985-2003 yılları arasında HIV/AIDS toplam vaka sayısı 1712’dir.

Genç bir nüfusa sahip olan ülkemizde özellikle ergenlik dönemine yeni adım atmış gençler cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda bilinçlendirilmelidir.

Kayıtsız seks işçilerinin oldukça fazla olması ve ülkemize her yıl gelen 14 milyon civarındaki yabancı turistler HIV bulaştırma açısından büyük tehdit konumundadırlar. Tüm dünyada AIDS nedeniyle 1981-2008 yılları arasında 20 milyon insan hayatını kaybetmiştir. Bu ciddi büyüklükteki rakamlar AIDS’in dünyanın en yıkıcı ve yaygın hastalık olduğunu göstermektedir.

Rota Virüsü Nedir? Hastalığın Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi Nelerdir?

HIV’in yayılması, AIDS hastalığına karşı bilincin artırılması, toplumdaki bilinen yanlışların, önyargıların yıkılması ve bu hastalıktan hayatını kaybedenlerin anılması adına 1 Aralık tarihi Dünya AIDS Günü olarak kabul edilmiştir. Her yıl 1 Aralıkta “AIDS öldürmez, Önyargı Öldürür” sloganıyla, AIDS hastalarının sesini duyurmak için etkinlikler ve kampanyalar yapılmaktadır.

Источник: //bilgihanem.com/aids-nedir/

AIDS Bulaşma Yolları

Korunmasız İlişki AIDS Tehlikesi Yaratıyor

Cinsel ilişki yoluyla, kan yoluyla ve anneden bebeğine.Bir insanda HIV/AIDS olduğunu belli edecek net bir işaret yoktur. Kişinin kendi kendine tanı koyması mümkün değildir. Kesin tanı ancak alınacak kan örneği ile laboratuvarda yapılan HIV testi ile konulur. AIDS için kesin tedavisi henüz yoktur ve henüz koruyucu bir aşı bulunamamıştır.

HIV vücut dışında yaşayamayan çok dayanıksız bir virüstür ve dış ortamda kısa sürede ölür. Bu yüzden el sıkışma, sarılma, dokunma, aynı tabaktan yemek yeme ile, tuvalet ve banyolardan geçme tehsi yoktur. Bu nedenle AIDS'e yakalananları gereksiz yere dışlamayınız, onlara destek olunuz.

HIV için yapılan ilk tarama testleri ile pozitif bulunan tüm örnekler mutlaka daha ileri teknik gerektiren western blot doğrulama testi ile incelenir. Çünkü başka nedenlere bağlı olarak yalancı pozitiflik görülebilmektedir. Doğrulama testi ile tekrar pozitif bulunan kişi HIV/AIDS demektir.

HIV/AIDS kişiden kişiye 3 yol ile geçebilmektedir;

1- Cinsel Yolla Bulaşma

AIDS insandan insana en fazla kadın-erkek arasındaki cinsel ilişki yoluyla bulaşmaktadır. Bunun yanısıra, eşcinsel ilişkiler de AIDS bulaşması açısından önemli yollardandır.

Cinsel ilişki sırasında kadın ve erkek cinsel organlarındaki, makattaki zedelenmeler HIV virüsünün sağlam kişinin vücuduna girmesine yol açar. Cinsel organlarda herhangi bir hasar olmaksızın da geçiş olabilir. Cinsel ilişki sayısı arttıkça bulaşma riski artmaktadır.

Ayrıca HIV taşıyan bir kişi ile girilen tek sefer ilişkide de bulaşma olabilmektedir.

Cinsel ilişkide, kadın cinsel organının daha geniş bir doku yüzeyine sahip olmaları ve ilaveten meninin daha yüksek yoğunlukta HIV içermesine bağlı olarak, kadınlar daha fazla risk altındadırlar. Sosyal yönden riskli davranışlar; birden fazla kişi ile korunmasız cinsel ilişkide bulunmak, eşcinsellik, Fuhuş yapan seks işçileri ile korunmasız cinsel ilişkiye girmek olarak sıralanabilir.

Ülkemizde de AIDS vaka ve taşıyıcılarının büyük bir çoğunluğunda cinsel ilişki yoluyla bulaştığı kesin olarak belirlenmiştir. Bu yolla bulaşmanın engellenmesinde tek çözüm; herkesin “Güvenli Cinsel Davranışlar”ı benimsemesidir.

Bunun için her iki eş karşılıklı tek eşlilik davranışı içerisinde olmalıdır. Bunun yanında cinsel ilişki ile bulaşmanın önlenmesinde bugün için bilinen yolun, ilişkilerde kondom kullanılması olduğu daima akılda tutulmalıdır.

Kucaklama, okşama, sarılma, zedeleyici olmayan öpüşmeler ile AIDS bulaşmaz.

AIDS'ten korunmanın en güvenli yolu tek eşliliktir. İnsanların dış görünüşlerinden HIV ile enfekte olup olmadıklarını anlayamazsınız. Güvenli bir cinsel ilişki için kondom kullanınız.

2- Kan Yoluyla Bulaşma

HIV taşıyan kişiden alınan; kan, kan ürünleri, organ, doku ve spermin başkasına verilmesiyle virüs bulaşabilir. Buna bağlı olarak, kan nakline yoğun olarak ihtiyaç gösteren kişiler normal nüfusa kıyasla daha fazla risk altında kabul edilirler.

Kan yoluyla bulaşmanın diğer bir biçimi de, sterilize edilmemiş iğne, enjektör, makas, jilet gibi diğer delici-kesici aletlerin kullanılması ile olan bulaşmalardır. Damardan uyuşturucu kullananlar kendi aralarında ortak iğne, enjektör kullanmalarına bağlı olarak, en fazla risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır.

Kan yoluyla bulaşmanın önlenmesi için, öncelikle tüm kan ve kan ürünleri ile organ, doku, sperm vs. veren kişilerin uygun testlerle taranması gerekir. Kan bankacılığı kurallarına göre HIV bulaşmış veya kontrolü yapılmamış kan ve kan ürünleri hiçbir şekilde kullanılmaz.

Bugün için dünyada ve ülkemizde kan ve kan ürünleri nakli yoluyla olan bulaşmalar düzenli tarama çalışmaları neticesinde büyük ölçüde kontrol altına alınmış durumdadır.Kan ve kan ürünlerinin kontrolü ve tek kullanımlık enjektör uygulamasının sağlık merkezlerinde kullanılması ile bu türlü bulaşmalara artık rastlanmamaktadır.

Ancak kan yolu ile bulaşmanın tamamen önlenebilmesi için, HIV taşıyan iğne, şırınga ve kesici aletlerle bulaşmaların da önlenmesi gerekir. Uyuşturucu bağımlılığı olan ve ortak enjektör kullanımı nedeniyle HIV bulaşan kişiler ise hem Avrupa ülkelerinde hem de ülkemizde artmaktadır.

3- Anneden Bebeğe Bulaşma

HIV taşıyan anne, bebeğine bulaştırabilir. AIDS , hamilelik esnasında, doğum sırasında veya anne sütü ile bebeğe geçebilir. Anneden bebeğe bulaşma oranı kesin olarak bilinmemektedir.

Annneden bebeğine bulaşmayı en erken devrede tanımlamak ve gerekli önlemleri alabilmek için gebelik öncesi AIDS için tarama testleri yaptırılmalıdır.

AIDS için kesin tanı için laboratuvar tetkikleri yapılmalıdır.

HİV virüsü taşıyan partnerle cinsel ilişki kuran kişi başka cinsel hastalık taşıyorsa (Bel soğukluğu, frengi, hepatit herpes vs.) doku hasarı nedeniyle bulaşma riski katlanarak artar.

Devamını Oku

Источник: //www.mavilab.com.tr/aids-bulasma-yollari.html

AIDS İlk İlişkide Bulaşır mı?

Korunmasız İlişki AIDS Tehlikesi Yaratıyor

AIDS ilk ilişkide bulaşır mı, AIDS nasıl bulaşır, AIDS’e hangi virüs sebep olur gibi soruları sormadan önce AIDS’in ne olduğunu bilmemiz gerekmektedir. “AIDS nedir” sorusu ile başlayalım.

AIDS bulaşıcı bir hastalığın adıdır. Bu hastalık HIV adı verilen bir virüs ile insandan insana bulaşır. HIV virüsü, insan bağışıklık sistemindeki hücreleri öldürerek insan bağışıklık sistemini çökertir ve vücudun dışarıdaki başka mikroplara karşı direnç gösterme yeteneğini ortadan kaldırır. Yani kısacası HIV virüsü vücudun bağışıklık sistemini yok eder.

Böylece vücut artık dışarıdaki mikroplara karşı koyamayacak, ve en basit bir grip hastalığı bile ölümcül olabilecektir. AIDS olan kişilerin vücutlarında HIV adı verilen virüs bulunduğundan dolayı bu kişilerin kanları HIV pozitiftir, yani kişilerde HIV virüsü bulunmaktadır. HIV, bağışıklık sistemini ortadan kaldırdığı için çok tehli ve ölümcül bir virüstür.

İstatistiklere bakacak olursak HIV virüsüne dünyada 33 milyondan daha fazla insan yakalanmış ve HIV virüsü yüzünden 14 milyon insan hayatını kaybetmiştir. Dünyada ölüm nedenleri sırasında AIDS hastalığı dördüncü sırada gelmektedir. Afrika’da ise HIV’in neden olduğu AIDS hastalığı ölüm nedenleri arasında birinci sıradadır.

Bu acı gerçek AIDS’in ne kadar ölümcül ve ciddiye alınması gerektiğini gözler önüne sermektedir.

Detaylı AIDS Rehberimizi İçin İncelemeyi Unutmayın…

HIV virüsü insandan insana üç farklı yolla bulaşabilmektedir. Bu yollar aşağıdaki gibidir:

  • Cinsel ilişki yoluyla bulaş,
  • Kan yoluyla bulaş,
  • Anneden bebeğe bulaş

şeklinde sayabileceğimiz üç yolla bulaşmaktadır. Bunları ayrıntılı ele alacak olursak:

Cinsel Yolla

HIV virüsü cinsel yolla korunmasız ilişki sonucu bulaşabilir. Dünya genelindeki tüm HIV virüsü bulaşmalarının yüzde seksen ile seksen beşi bu yolla gerçekleşmektedir. HIV virüsü cinsel salgılarda bulunur: HIV virüsü kanda bulunduğu gibi erkeğin sperm sıvısında ve kadının vajina salgısında bulunur.

 Cinsel ilişki sırasında HIV virüsü vajina, penis, anüs mukozası veya ağızdaki zedelenmiş doku ve çatlaklardan vücuda girerek; erkekten kadına, kadından erkeğe, erkekten erkeğe veya kadından kadına bulaşabilir. Cinsel ilişki yoluyla insandan insana bulaşan başka hastalıklar da mevcuttur.

Bunlar bel soğukluğu (gonore), frengi (sifiliz) ve bulaşıcı sarılık (viral hepatit) bunlara birer örnektir. HIV virüsü yani AIDS veya bel soğukluğu, frengi, bulaşıcı sarılık gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için çeşitli yollar mevcuttur. Cinsel ilişki HIV virüsünün en çok bulaştığı yoldur.

Bu yüzden gerekli önlemler alınarak ve güvenli yaşam kurallarına uyularak HIV virüsü bulaşmasından korunulabilir. HIV virüsü bulaşmasından korunmak için mutlaka cinsel ilişki sırasında uygun bir yöntemle (kondom, prezervatif, kaput) korunun.

Cinsel ilişkide bulunduğunuz kişinin ve cinsel ilişkinin tehli olmayacağını düşünseniz bile her ihtimale karşı mutlaka uygun ve güvenli bir yöntemle korunmalısınız. Çoğu kişi bilinçsizce ve yanlış olarak AIDS hastalığının hayat kadınlarında, uyuşturucu kullananlarda, eşcinsellerde bulunduğunu ve kendilerine bulaşmayacağını zanneder.

Halbuki AIDS hastalığı, cinsiyet, yaş, dil, din, ırk, sosyal sınıf gözetmeksizin bulaş koşullarının sağlandığı her türlü durumda her kişiye bulaşabilen bir hastalıktır.

Eğer eşiniz HIV pozitif biriyle korunma koşullarına dikkat etmeden cinsel ilişkiye girdiyse size ve eşinize HIV virüsünün yani AIDS hastalığının bulaşma ihtimali çok yüksektir. HIV virüsüne sahip yani HIV pozitif olan birey kendisini ve eşini korumak adına mutlaka uygun bir korunma yöntemi kullanmalıdır. Bu gereken güvenlik koşulları sağlanırsa HIV virüsü yani AIDS hastalığı bulaşma oranı düşecektir.

HIV virüsü bulaşmasının yüzde onu ile on beşi arasındaki bulaşma oranları kan yolu ile gerçekleşir. AIDS hastalarının ve AIDS hastalığı taşıyıcılarının kanlarında HIV virüsü bulunur. Kişinin bilinçsizliği veya kontrolsüzlük HIV virüsünün başka insanlara bulaşmasına sebebiyet verir.

Bu yüzden yapılan kan nakilleri kontrollü olmalıdır. Alınan kan mutlaka uygun testlerden geçirilip HIV pozitif olup olmadığına bakılmalıdır. HIV pozitif hastalar derhal sağlık bakanlığına bildirilmelidir. Kan nakillerinin yanı sıra kanın bulaştığı tüm aletlerden de HIV virüsü başka insanlara geçebilir.

Bunlara örnek olarak kullanılmış ve dezenfekte edilmemiş, şırınga, iğne, cerrahi aletler, diş hekimliği aletleri, dövme aletleri, akupunktur iğneleri, jilet, makas gibi tüm kesici ve delici aletleri örnek verebiliriz.

Yine kan yoluyla bulaşa örnek olarak cinsel ilişki dışında HIV virüsü HIV’li erkek veya kadının cinsel organlarındaki kanamaların veya adet kanının penise, vajinaya veya ağıza teması ile karşı tarafa bulaş gerçekleşebilir.

Benzer şekilde damar içi uyuşturucu kullananların paylaştıkları iğne, enjektör ve uyuşturucu madde eritilen kaşıklar ile bulaşma olabilir. Aynı şekilde HIV pozitif kişilerin organ, doku ve sperm nakli yapması ile karşı tarafa bulaşma olasılığı vardır. HIV virüsü bulaşmasından güvenlik kurallarına uyarak korunabilirsiniz.

Çevrenin olduğu kadar sizin de korunmaya dair sorumluluğunuz vardır. HIV virüsünden korunmak için kontrolsüz kan nakillerine ve steril olmayan kan bulaşmış aletlerin üzerinizde kullanılmasına izin vermeyin. HIV pozitif olup olmadığına emin olmadığınız kişilerle cinsel ilişki kurmaktan kaçının.

Anneden Bebeğe

HIV virüsü bulaşmalarının yüzde beşi ile onu arasındaki bulaşmalar anneden bebeğe gerçekleşen bulaşmalardır. HIV pozitif olan gebe bireyden bebeğe bulaş, doğum esnasında veya emzirme esnasında olabilir. HIV pozitif olan bir annenin bebeğine HIV virüsü geçirme ihtimali %30 civarındadır.

Eğer gebe anne tedavi edilirse bu oran %7ye kadar düşmektedir. Eğer bebeğe HIV virüsü geçmemiş ise, anne sütü ile bulaşma ihtimali düşük olmasına rağmen hasta annenin bebeği emzirmesi tavsiye edilmez.

Eğer gebeyseniz ve HIV pozitifseniz mutlaka bir sağlık kuruluşundan yardım almalı veya uzman bir hekime başvurup tedaviye başlamalısınız.

AIDS hastalığına sahip biriyle girilen korunmasız ilişkide HIV virüsü bulaşma ihtimali nedir, AIDS hastalığına sebep olan HIV virüsü ilk ilişkide bulaşır mı, HIV virüsü bulaşmasını önlemek için ilk ilişkide neler yapılmalıdır gibi soruların cevaplarını evdesifa.com ekibi olarak sizler için araştırıp derledik.

Öncelikle sizlere AIDS hastalığına sebep olan HIV virüsünün bulaşmasının kolay olup olmadığından bahsedelim. AIDS hastalığının sorumlusu HIV virüsü ölüm saçan bir virüs olmasına değin bulaşması çok zor olan bir virüstür.

HIV virüsünün şüpheli veya korunmasız ilişki sonrası bulaşma olasılığı hepatit B gibi diğer virüslere göre veya diğer cinsel yolla bulaşan hastalıklara göre daha düşüktür.

Hepatit B’li bir birey ve AIDS’li bir bireyle girilen cinsel ilişkide hepatit B hastalığının bulaşma ihtimali AIDS’e göre daha yüksektir. Fakat yine de her zaman HIV virüsünün yani AIDS hastalığının bulaşma ihtimali vardır. Korunmasız bir ilişkide ilk seferde HIV virüsünün bulaşması mümkündür ve görülmektedir.

Bu yüzden HIV virüsünden korunmak için mutlaka HIV pozitif olmadığını düşündüğünüz biriyle cinsel ilişkiye girseniz bile güvenli bir korunma yöntemine başvurun. HIV pozitif olup olmadığından emin olmadığınız bir ilişkide de mutlaka dikkatli olun. Unutmayın HIV virüsü en çok cinsel ilişki yoluyla bulaşan bir virüstür. İlk ilişkide bulaşma ihtimalinin düşük olması, hiç olmaması anlamına gelmez.

Bu yüzden mutlaka uygun bir yolla HIV virüsüne karşı kendinizi korumalısınız.

Источник: //evdesifa.com/aids-ilk-iliskide-bulasir-mi/

AIDS / HIV nedir, nasıl bulaşır? Belirtileri, testi ve tedavisi

Korunmasız İlişki AIDS Tehlikesi Yaratıyor

AIDS ise (Acquired Immuno Deficiency Sendrom) yani, Kazanılmış-Edinsel Bağışıklık Yetmezliği Sendromu olarak adlandırılan bir hastalık sistemidir. AIDS; HIV pozitif bir kişide, bağışıklık sistemi yetersizliği nedeniyle ciddi-fırsatçı enfeksiyonlar ve fırsatçı kanserlerden bir veya birkaçının geliştiği bir hastalık halidir.

AIDS, Sağlık Bakanlığı ‘na bildirilmesi zorunlu bir hastalıktır. Ama bildirim isimle yapılmaz. İsmin baş harfleri ve doğum tarihi kodlanarak yapılır.

Eğer riskli bir durum veya ilişki yaşadıysanız, herhangi bir belirtiye rastlamasanız dahi hemen bir AIDS testi yaptırın.

Alacağınız test sonucuna göre hayatınızda değişiklik yapabilir, ailenizi koruyabilir ve içinizdeki kuşkuyu yok edebilirsiniz.

 Test sonucunuz negatif çıktıysa, davranışlarınıza dikkat ederek hep temiz kalmaya özen gösterin. Korunmadan cinsel ilişkiye girmeyin. Kontrolsüz kan transferi yaptırmayın.

Bağışıklık sistemini güçlendirmek için ne yapmalı, nasıl beslenmeli?

HIV Pozitif Nedir?

Kanında HIV virüsü bulunan kişilere HIV pozitif denir. Bu kişiler aynı zamanda kanında antikor bulunan seropozitif (Anti-HIV testi = ELISA testi pozitif) kişilerdir.

HIV virüsün nasıl bulaşır?

  • Korunmadan cinsel ilişki yoluyla bulaşabilir
  • Kan yoluyla bulaşabilir
  • Kan veya kan ürünlerinin transfüzyonu (nakli)
  • İğne batması ve açık yaradan HIV ile temas
  • İntravenöz (damar içi) ilaç kullanıcıları, uyuşturucu bağımlıları.
  • Perinatal geçiş (Anne karnında bebeğine)
  • Hasta veya taşıyıcı anneden bebeğe hamilelik döneminde
  • Hasta veya taşıyıcı anneden bebeğe doğum emzirme ile

Aids hangi yol bulaşmaz

HIV virüsü vücudun dışında yaşayamayacağından aslında bulaşması zordur.

  • Tükürükle,
  • Terleme ile,
  • Deriye dokunma ile,
  • Başkasının havlusu ile,
  • El sıkışma ile,
  • Kucaklama ile,
  • Yanaktan öpüşme ile,
  • Yiyecek içecekten,
  • Ortak tabak çanak kullanımı ile,
  • Havuz ve tuvalet kullanımı ile,
  • Aynı evi paylaşmakla
  • Başkasının giysisini giyme ile bulaşmaz.

HİV virüsü taşıyan partnerle cinsel ilişki kuran kişi başka cinsel hastalık taşıyorsa (Bel soğukluğu, frengi, hepatit vs.) doku hasarı nedeniyle bulaşma riski katlanarak artar. Ayrıca partnerin yaşı, hastalığın evresi, ilişkinin şekli ile riski arttırabilir. Kadınlarda menstrüal kanama zamanındaki ilişkide bulaşma riski yüksektir.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve teşhis yöntemleri

HIV virüsü bulaştıktan sonra ne olur

HIV, vücuda girdikten sonra 2 ila 4 hafta kuluçka dönemi yaşar ardından enfeksiyon bulguları ortaya çıkar. Bu dönemde görülen belirtiler, gribe benzerdir ve genellikle 2 haftadan kısa sürer.

 Bu dönemde sıklıkla ateş, lenf bezlerinde büyüme, farenjit, deride döküntü, kas-eklem ağrıları, baş ağrısı, bulantı-kusma, nadiren de karaciğer-dalak büyümesi, ağızda pamukçuk ve nörolojik sorunlar görülmektedir. Bu ilk aşamadan sonra genellikle 8-10 yıl süren kronik semptomsuz bir dönem başlar.

Ardından hastalığın son dönemi olan aşikar AIDS dönemi ortaya başlar. Bu dönemde enfeksiyonlara ve kansere yakalanma riski çok artar. AIDS gelişen ve tedavi edilmeyen kişiler birkaç yıl içinde ölür.

HIV belirtileri

  • Ateş, baş ağrısı ve halsizlik gibi gribi andıran belirtiler
  • Ense, koltuk altı ve kasıklarda lenf nodüllerinin şişmesi
  • Sık sık hastalanma ve enfeksiyon geçirmeye başlamak
  • Zatürre, tüberküloz ve hepatit C gibi hastalıklara yakalanmak
  • Grip gibi hastalıkların tedavisinin uzun sürmesi yada geçmemesi
  • Sıkça ateş ve gece terlemeleri görülür
  • HIV bulaşmış kadınların üreme sisteminde sorunlar görülebilir
  • Kadınlarda adet döngüsü bozulabilir veya tamamen durabilir
  • Cinsel organlarda bakteri ve mantar enfeksiyonlarında artış olabilir
  • Diğer cinsel yolla bulaşan enfeksiyon riski de artar

Aids Belirtileri

  • AIDS belirtileri genellikle virüs bulaşmasından 5-10 yıl sonra ortaya çıkar
  • Vücut direnci zayıflar, basit enfeksiyonları bile çok ağır geçirir
  • Lenf bezlerinde büyümeler olabilir
  • Ağız ve deride tekrarlayan uçuk, yara ve lekeler çıkabilir
  • Nedeni bilinmeyen uzun süreli ateş, gece terlemeleri olur
  • Kilo kaybı ve sık tekrarlayan ishal olabilir
  • Dönem dönem öksürük görülebilir
  • Verem ve zatürre gibi hastalıklara yakalanma riski artar
  • Pamukçuk, diğer bakteri ve mantar hastalıkları görülebilir
  • Normal insanlarda nadir görülen enfeksiyonlar görülebilir
  • Kaposi sarkomu, beyin lenfoması gibi bazı özel tür kanser görülebilir
  • Hastalığın ileri evresinde gözde sitomegalovirüs (CMV) retiniti görülebilir,
  • Bir kişide bu belirtilerin birkaç tanesi birden varsa AIDS düşünülebilir

Hepatit C nedir? Nasıl bulaşır? Belirtileri ve tedavisi

HIV enfeksiyonlarının tanısında, laboratuvar teknikleri kullanılır. Bu virüse karşı oluşan spesifik ANTİ-HIV antikorlarının ELISA tekniği ile gösterilmesidir. Eliza diye bilinen testle kanda, hastalığa sebep olan virüse karşı gelişmiş olan antikor olup olmadığına bakılır.

Şüpheli temastan 3 ay sonra test yaptırılması daha doğru sonuçlar verir. Herşeye rağmen çeşitli nedenlere bağlı olarak “yalancı pozitif” sonuç alınması söz konusudur. İki kez yinelenen ve ELISA ile pozitif bulunan kan örneklerinde, “ilave testler” ile durumun kesinleştirilmesi gereklidir.

Başvurulan test “Western Blot” doğrulama tekniğidir.

HIV virüsüyle ilgili laboratuvar testleri

HIV virüsünü saptamaya yönelik laboratuvar testleri virüsün vücuda giriş zamanına göre değişiklik göstermektedir. Bu testler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır;

1. HIV PCR (viral DNA/RNA) (9-11 günden sonra)2. p24 antijen testi (3 hafta-3 aylık dönem arasında)

3. ELISA (Anti-HIV) testi (3-6 aydan sonra)

HIV PCR Testi nedir? Ne zaman yapılmalıdır?

HIV PCR testi, virüs genetik materyalinin PCR tekniği ile çoğaltılarak ölçülecek ve tanımlanabilecek duruma getirilmesidir. Enfekte olmuş bir kişinin kanında virüs bulunmasına rağmen erken dönemde virüse karşı antikor oluşmamaktadır.

Bu nedenle PCR testi erken evrede HIV virüsünün kanda tespitinde kullanılmaktadır. Şüpheli temastan 9-11 gün sonra HIV PCR testi ile virüs varlığı saptanabilmektedir. PCR testinin virüsü saptama duyarlılığı 28.

günden itibaren ~%98-100 olarak belirtilmektedir.

HIV şüphesi taşıyan herkes tarafından yaptırılabilir. Özellikle şüpheli ilişkiden sonra ve yenidoğanlarda HIV araştırmasının PCR tekniği ile yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. PCR testi ayrıca HIV pozitif kişilerde virüs miktarının ölçülmesi ve AIDS hastalarının tedaviye verdikleri yanıtın takibinde de kullanılmaktadır.

P24 Antijen Testi nedir? Ne zaman yapılmalıdır?

P24, HIV virüsüne özgü viral bir proteindir. Bu proteinin vücutta saptanması virüs varlığını göstermektedir. Testin virüs bulaşmasından sonra geçen 21. günden 90. güne kadar yapılması uygun bulunmaktadır

ELISA Testi Nedir? Anti-HIV Ne zaman yapılmalıdır?

HIV virüsü ile enfekte kişilerin savunma sisteminde bu virüsle savaşmak için HIV’e karşı özel antikorlar oluşur. Kandaki bu antikorların ELISA yöntemiyle saptanmasına Anti-HIV testi denir. HIV antikorlarının ELISA yöntemiyle ölçülebilecek düzeye ulaşması için 3 aylık bir süre geçmesi gerekmektedir.

Bu nedenle test, bulaşma gerçekleştikten 3 ay sonra yapılmalıdır. Anti-HIV test sonucunun pozitif olması kanda HIV virüsüne karşı antikorların oluştuğunu gösterir.

Bu nedenle Anti-HIV testinin tam pozitif olduğunu söyleyebilmek için Westernblot testi adlı doğrulama testinin de yapılıp sonucunun pozitif bulunması gerekir.

Bel soğukluğu nedir? Belirtileri, tedavisi ve korunma yolları

Aids hastalığının tam tedavisi henüz yoktur ana kullanıma giren yeni ilaçlar hastaların normal insanlara yakın bir hayat standardında uzun yıllar hayatta kalmasını sağlamaktadır.

Son yıllarda aids tedavisinde büyük gelişmeler sağlanmıştır ve yeni tedavi seçenekleri sayesinde yaşam süresi ve kalitesinde belirgin bir artış olmuştur.

Mevcut ilaçlarla yapılan tedavinin amacı HIV virüsünün çoğalmasını durdurmak, ortaya çıkabilecek belirti ve bulguları önlemek; hastanın başka hastalıklar kapmasını önlemek ve tüm bunların sonucu olarak hasta yaşam süresini uzatmaktır.

HIV’i baskılayan, antiretroviral tedavi ve bu tedavide kullanılan ilaçlar sosyal güvenlik sistemine kayıtlı bireyler için ücretsiz sağlanıyor. Ancak ilaç kullanımının kesintiye uğraması tedaviyi olumsuz etkiliyor. Böyle bir durumda ilaca direnç geliştirebiliyor ve tedavinin etkinliği tehye girebiliyor.

Tedaviye engel olan faktörlerin başında bilgisizlik ve önyargı geliyor.

Halen birçok insan HIV’in etkin ilaçlarla baskılandığını, kronik bir sağlık sorunu olduğunu, HIV ile yaşayanların sağlıklı ve kaliteli bir şekilde günlük yaşantılarına, eğitimlerine, çalışma ve aile yaşamlarına devam edebileceğini bilmiyor.

HIV Pozitif kişilerle evlenilebilir ve çocuk sahibi olabilir

HIV pozitifliğini, kronik bir hastalık gibi değerlendirmek mümkündür. Kişi, ilaç kullandığı sürece, normal hayatına devam edebilmektedir. HIV pozitif bireylerin, eş adayına gerekli bilgilendirme yapılarak, önleyici korunma yöntemleri kullanarak ve önleyici tedavi almak koşuluyla evlenmesi ve çocuk sahibi olması mümkündür, ancak riskleri vardır.

Aids erkekten kadına mı, kadından erkeğe mi daha kolay bulaşır?

Korunmasız yapılan tek bir cinsel temasda bulaşma riski tam bilinmese de yüksektir. Vajina içine giren HIV’in viral çoğalmayı başlatabilmesi için kan dolaşımına girmesi gerekir. Bilimsel çalışmalara göre; kadınlara HIV bulaşma riski daha yüksektir.

Aids olan biri ne zaman başkalarına hastalık bulaştırmaya başlar?

Primer infeksiyondan sonra belli aralıklarla meninin incelendiği araştırmalara göre, bulaştırma oranları arasında farklılık bulunsa da bir erkek ilk bulaşmadan hemen sonra HIV virüsünü başkalarına bulaştırabilir.

Aids’li erkekten hastalık kapmadan hamile kalınabilir mi?

Meninin içinde virüs bulunması infekte erkeklerden hamile kalmayı isteyen HIV negatif kadınlar için ciddi riskleri beraberinde getirmektedir.

İnfekte menideki virüsün inaktive edilmesi, kadının yapay olarak döllenmesi ve bu yolla hem annenin hem bebeğin infeksiyondan korunmasının mümkün olduğu bazı araştırma ile gösterilmiştir.

Hekimler, bu yolla ancak birkaç gebelik sağlayabilmişlerdir.

HIV infekte eşten ayrı, başka bir erkek tarafından verilen meni ile yapılan yapay döllenme işlemi de HIV infeksiyon riskini tamamen yok etmez.

İnfekte olduğu bilinmeyen vericilerden alınan menilerle yapılan yapay döllenme ile anneye HIV bulaştığı pek çok araştırmada gösterilmiştir. Son yıllarda, sperm vericilerinde HIV taraması yapay döllenme öncesi şart olmuştur.

HIV antikorları negatif olan vericilerin spermleri, 2-4 ay sonra yapılan ikinci antikor testine kadar dondurularak saklanmaktadır.

Aids olan biriyle tek bir cinsel ilişki bulaşma için yeterli mi?

HIV infekte bir partnerle girilen her bir vajinal ilişkide HIV infeksiyonu kapma riskinin tam olarak ölçülmesi imkansız olmakla birlikte, Avrupa’da yapılan geniş çaplı bir araştırmanın sonucuna göre tahminler yapılabilmektedir.

Bu araştırma kapsamında 304 HIV negatif kişi ve partnerleri değerlendirildi. Bu kişilerin tek risk faktörleri HIV infekte partnerleri ile cinsel temasa girmeleri idi. Bu kişilerin 196’ı kadın ve 108’i erkekti.

Bu çiftler ortalama 20 ay boyunca izlendiler ve HIV infeksiyon varlığı açısından test edildiler.

Frengi nedir? Sifiliz hastalığı nasıl bulaşır? Belirtileri ve tedavisi

Araştırma boyunca çiftler toplam 15 bin kez cinsel temas üzerinden incelendi. Çiftlerin %48’i düzenli olarak kondom kullanırken, diğerleri ya düzensiz kullandılar ya da hiç kullanmadılar. Düzenli kondom kullanan çiftlerden hiçbirinin eşine HIV infeksiyonu bulaşmamıştır. Kondomu düzensiz kullananlar incelendiğinde, HIV infeksiyonu bulaşma oranı oldukça yüksek bulunmuştur.

Araştırma sonucuna göre HIV için başka bir risk faktörü de genital ülserlerdir. Genital ülserlerin varlığı, genital ülseri olmayanlara göre HIV infeksiyon riskini 5 kat artırmaktadır.

Araştırmada ayrıca boşalma öncesinde geri çekmenin, önemli bir koruyucu etkisi olduğu görülmüştür. Tüm ilişkilerinin en az %50’inde geri çekme metodunu uygulayan çiftlerde, bunu yapmayanlara riskin 5 kat daha az olduğu saptanmıştır.

 Sonuç olarak, kondom kullanımının cinsel temas sırasında virüsün bulaşmasını önlediği kanıtlanmıştır.

Aids’in aşısı var mı ?

Referanslar: 1- What is HIV / AIDS? 2- Guide for HIV and AIDS 3- Explaining HIV and AIDS

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/aids-hiv-nedir-aids-nasil-bulasir-belirtileri-nelerdir-testi-ve-tedavisi/

Aids Tehsi Sinsice Aramızda Dolaşıyor

Korunmasız İlişki AIDS Tehlikesi Yaratıyor

“Edinilmiş Bağışıklık Yetmezliği Sendromu” adıyla da bilinen AIDS, erken yaşta aktif cinsel yaşama geçiş, bilinçsizlik ve uyuşturucu madde kullanımı nedeniyle sessiz bir yayılım gösteriyor.

Türkiye'de yüzlerce AIDS vakası bulunuyor. Memorial Antalya Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Şirin Elmi,  “1 Aralık Dünya AIDS Günü” öncesinde hastalıkla ilgili önemli uyarılarda bulundu.

Belirtiler Grip Gibi Başlayabilir

HIV enfeksiyonu bulaştıktan iki-dört hafta sonra gribal bir enfeksiyon gibi başlayıp, daha sonra yıllar süren bir sessiz döneme girmektedir. Bu uzun dönemde virüs, bağışıklık sisteminin vücudu mikroplardan koruyan hücrelerde çoğalır ve varlığını sürdürür.

10 yılı aşabilen bir süre sonunda bağışıklık sisteminde yetersizlik ortaya çıkmaya başlar, kandaki virüs miktarı artar, CD4 hücreleri azalır ve bağışıklık sistemi çöker.

Bunun sonucunda normalde seyrek görülen bazı enfeksiyon hastalıkları ve bazı kanser türleri bu hastalarda daha sık görülür.

Korunmasız Cinsel İlişki Ve Uyuşturucu Kullanımı En Sık Bulaşım Yolları

HIV enfeksiyonunda cinsel temas en sık görülen bulaşma şeklidir. Hastalığın tanımlandığı ilk 10 yıl içinde yayılımının öncelikle homoseksüel ilişkiyle gerçekleştiği bildirilirken, bugün HIV enfeksiyonunun yayılımı esas olarak %60-70 heteroseksüel yolla olmaktadır.

Bulaşma için HIV pozitif kişi ile yapılan tek bir cinsel temas bile yeterli olup, cinsel temas sayısı arttıkça bulaşma olasılığı da artmaktadır.

Cinsel temas sırasında prezervatif kullanmak bulaşma riskini azaltır, fakat uygun materyalden yapılmamış olması ve delinme ihtimaline karşı riski tamamen ortadan kaldırmaz.

HIV’in ikinci en sık bulaşma şekli damar içi uyuşturucu madde kullananların ortak paylaştıkları iğnelerdir. Damar içi uyuşturucu kullanımının azaltılması ve bu kişilerde ortak iğne kullanımının önlenmesi bulaşmayı azaltabilir.  Ülkemizde 1987 yılından beri tüm kan bağışçılarına zorunlu olarak ELISA yöntemi ile HIV testi yapıldığından kan ve kan ürünleri ile bulaşma çok azalmıştır.

Doğurganlık Çağındaki Kadınlara Gerekli Testler Yapılmalı

Virüs, hastalığı taşıyan anneden bebeğe, doğum öncesinde, doğum sırasında veya sonrasında bulaşabilir. Anne sütü de virüsün bulaşmasına neden olabilir.

Doğurganlık çağındaki tüm kadınların AIDS konusunda bilgilendirilmesi ve gerekiyorsa test yaptırması önerilmektedir.

Eğer gebe HIV taşıyorsa, gebeye ve doğum sonrasında bebeğe koruyucu ilaç tedavisi verilerek, doğumu sezaryen ile gerçekleştirmek ve bebeği emzirmekten kaçınmak ile bulaşma önemli oranda önlenebilir.

Sağlık çalışanlarına HIV enfeksiyonunun geçişi en sık kullanılmış iğnenin batması ile olmaktadır. Sağlık çalışanlarının çalışırken koruyucu önlemler alması (eldiven vb.) ve yaralanma sonrası en kısa zamanda koruyucu tedaviye başlamalarıyla hastalık geçişi engellenebilmektedir.

Bir AIDS Hastası İle Aynı Ortamdaysanız…

HIV birçok vücut sıvısında bulunmasına rağmen kan, erkek ve kadının cinsel salgıları ile bulaşmaktadır. Dış ortamda en fazla birkaç saatte ölen virüs hava yolu ile bulaşmaz.

Dokunmak, el sıkışmak, yanak yanağa öpüşmek, tokalaşmak, işyerinde aynı ortamda çalışmak, aynı telefonu, aynı bardağı kullanmak, aynı havuz, banyo ve tuvaleti paylaşmak, gözyaşı, ter ve sivrisinek sokması ile bulaşmaz.

Ömür Boyu İlaç Tedavisi Gerekir

HIV enfeksiyonunun tedavisinde kullanılan çeşitli ilaçlar mevcuttur. Günümüzde kullanılan kombine ilaç tedavileri kandaki virüs miktarını çok azaltmakta ve bağışıklık sisteminin uzun süre korunmasını sağlayabilmektedir.

Fakat ilaç tedavisi ile HIV enfeksiyonunun tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmadığından bu ilaçların ömür boyu kullanılması gereklidir. Tedaviye birkaç gün bile ara vermek virüsün direnç geliştirmesine sebep olabilir. HIV aşısı için araştırmalar da son hız devam etmektedir.

Tedaviyle birlikte son yıllarda AIDS’e bağlı ölüm oranları azalmaya başlamıştır.

1 Aralık Dünya AIDS Günü’nde toplumsal duyarlılığın oluşturulması, halkın HIV/AIDS’ in bulaşma yolları hakkında bilgilendirilmesi, güvenli ve sağlıklı cinsel hayat konusunda bilinçlendirilmesi, kondom kullanımının yaygınlaştırılmasının vurgulanması, HIV ile enfekte olanlara ayrımcılık yapılmaması, bu kişilerin hiçbir şekilde suçlanmaması, yargılanmaması ve toplumdan dışlanmamasının gereğine dikkat çekilmesi önem taşımaktadır.

Güncellenme Tarihi: 27 Kasım 2013Yayınlanma Tarihi: 27 Kasım 2013

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: //www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/aids-tehlikesi-sinsice-aramizda-dolasiyor/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.