Kronik Ağrı Ve Tedavi Yöntemleri

Kronik ağrı sendromu. Ağrı sendromu nasıl tedavi edilir?

Kronik Ağrı Ve Tedavi Yöntemleri

Kronik ağrı sendromu yeterlidirAkıl hastalığına neden olabilen ortak bir patoloji. Ağrının kronikliği, sinir sisteminin bozulmasının bir sonucudur.

Birçok yazar kronik ağrı sendromunu bağımsız bir hastalık olarak kabul etmektedir. Nevralji, karıncalanma, vücutta uyuşma, çoğu hastalığın temel belirtileridir ve milyonlarca insana acı çektirir.

Uzmanlar, gezegendeki beş kişiden birinin kronik bir ağrı sorunuyla karşılaştığını iddia ediyor.

Doktorlar genellikle belirlemek için dışlama yöntemini kullanırHastanın vücudunda ağrılı hislerin fonksiyonel doğası. Kronik yumuşak doku ağrısı sendromu da dışlama teşhisi. Bu durumda, farklı bir doğanın tatsız tezahürleri pratik olarak mevcut olmayabilir. Ve bu durumda, hasta “kronik ağrı sendromu” ile teşhis edilir. Kural olarak, sırt, kalp, eklemler, karın ve baş ağrısı lokalizedir.

Ağrının biyolojik rolü

Bu tür hoş olmayan duygular onlarınbiyolojik köken, bir teh sinyali ve vücuttaki organların veya sistemlerin çalışmalarının ihlal edildiğine dair kanıtlardır.

Tıbbi uygulamada, kronik ağrı sendromu genellikle yaralanma, doku hasarı, inflamasyon veya iskemiden kaynaklanan herhangi bir patolojinin bir işareti olarak kabul edilir.

Aynı zamanda, disfonksiyonları ortadan kaldırmayı amaçlayan bir dizi koruyucu reaksiyonun iyi koordine edilmiş çalışmasından dolayı olumsuz duygular oluşur. Yukarıdaki bilgilere dayanarak, normal bir acı algısı olmadan bir kişinin tam yaşamının imkansız olduğu sonucuna varabiliriz.

Karın ağrısı

Kronik abdominal ağrı sendromu, hem çocuklar hem de yetişkinler arasında kaydedilen yaygın bir rahatsızlıktır. Karın ağrısının gelişimini provoke eden faktörler, çok:

  • genitoüriner sistem patolojisi (sistit, üretrit, nefrit, yumurtalık kisti, endometriyoz, salpingitis, oohoritis, vb.);
  • hepatit;
  • pankreas iltihabı;
  • gastrit;
  • kolesistit;
  • sindirim kanalının disfonksiyonu;
  • postoperatif yapışmalar;
  • peptik ülser;
  • içi boş bir organın delinmesi;
  • granülomatöz enterokolit;
  • apandisit;
  • gıda zehirlenmesi;
  • Meckel'in divertikülü;
  • parazit istilası;
  • bağırsak tüberkülozu;
  • gastroenterit;
  • pankreatik psödokist;
  • Crohn hastalığı;
  • kronik apandisit;
  • abdominal epilepsi.

Karın ağrısı tedavisi

Abdominalgia'nın tedavisinde temel rol (kronikkarın ağrısı) psişik etkinin yöntemlerine aittir. Patolojinin tedavisinde, hipnotik seanslar, otojenik eğitim, davranışsal psikoterapi yeterince etkilidir.

ağrı, merkezi mekanizmaları üzerinde hareket etmek antidepresanlar ( “fluoksetin”, “Paroksetın”, “amitriptilin”) ve sakinleştirici ( “Klozepam”, “diazepam”), duyu tarafından atanır ( “Tavegil®”, “Suprastin”) ve protivoipohondricheskie ( “frenolona” Sonapaks) anlamına gelir.

“Diklofenak”, “Nimesil” – bir analjezik ilaç olarak narkotik olmayan analjezikler kullanılır. manipülasyonu, zehirli çekme, egzersiz tedavisi ve akupunktur yöntemleri kullanıldığında iyi bir sonuç elde edilir.

Kalbin bölgesinde ağrı

Kalpteki kronik ağrı sendromu genellikle etyolojisi çeşitli nedenlerle ilişkili olan kayıtlı bir hastalıktır:

  • psikojenik hastalıklar;
  • miyokart enfarktüsü;
  • omurganın patolojisi;
  • periferal sinir sisteminin disfonksiyonu;
  • miyokart distrofisi;
  • pulmoner arter tromboembolisi;
  • miyokardit;
  • arteriyel hipertrofi;
  • kalp kusurları;
  • hipertrofik kardiyopati;
  • perikardit;
  • plörezi;
  • anjina pektoris;
  • pnömoni;
  • mitral kapak prolapsusu;
  • diyafram apsesi.

Nasıl tedavi edilir?

Kalp hastalığının tedavisinde, anti-kolesterol diyet tedavisi endikedir. İzin verilen ürünler şunları içerir:

  • sert kabuklu yemişler;
  • deniz ürünleri;
  • Dana;
  • meyveler, meyveli içecekler;
  • mercimek, fasulye, bezelye;
  • sebze çorbaları;
  • tahıl gevreği;
  • tohumlar;
  • ekşi süt ürünleri (yoğurt, yoğurt, yağsız süzme peynir);
  • meyveler, sebzeler, kuru meyveler;
  • bitkisel rafine edilmemiş yağlar (fıstık, kolza tohumu, mısır, ayçiçeği, keten tohumu, mısır, zeytin);
  • kepek ile ekmek;
  • doğal marmelat;
  • dogrose suyu;
  • az yağlı süt;
  • deniz balığı (hake, pollock, çaça balığı, ringa balığı, morina, navaga, ton balığı, somon, sardalye, mezgit balığı, halibut);
  • tavuk filetosu;
  • doğal meyve suları.

Kalbin ve sinir sisteminin çalışmasını geri kazanmak için, doktorlar fizyoterapi kursunu belirler. Sunulan tedavi yöntemi, aşağıdaki patolojilerde belirtilmiştir:

  • gerginliğin kararlı anjina;
  • postinfarktüs kardiyosklerozu.

Fizyoterapötik tedavi yöntemleri aşağıdaki prosedürleri içerir:

  • Manyetik tedavisi;
  • elektroforezi;
  • Elektroforez;
  • su terapisi;
  • balneoterapi (mineral banyoları ile tedavi);
  • düşük enerjili lazer radyasyonu.

Terapötik rejimin seçimi hastalığın etiyolojisine ve tanıya bağlıdır. Konservatif tedavi yöntemleri güçsüz ise, o zaman cerrahi müdahale yapılır.

Pelvik bölgede ağrı nedenleri

Pelvik bölgede kronik ağrı sendromu -Birçok kadın ve erkeğin asıl sorunu. Prostatit gelişimi, daha güçlü cinsiyette pelvik ağrının ana nedenidir. Kadınlarda, çoğu zaman bu patoloji, pelvislerinin morfofonksiyonel özelliklerine bağlı nedenlerle kendini gösterir.

Doktor sıklıkla alt karın bölgesinde lokalize olan uzun süreli, periyodik olarak yoğunleşen pelvik ağrı şikayetleri olan hastalar tarafından tedavi edilir. Pelvik bölgedeki kronik ağrı oldukça “belirsiz” ve farklı bir kavramdır, çünkü pelvik organların çoğunda (örneğin ürolojik, proktolojik, jinekolojik) benzer belirtiler eşlik edebilir.

Kadınlarda kronik ağrı gelişimini provoke eden nedenler, oldukça fazla.

Jinekolojik nedenler:

  • rahim myoması;
  • rahim mukozası veya servikal kanalın polipleri;
  • küçük pelviste yabancı cisim;
  • dişi genitallerinin tüberkülozu;
  • intrauterin kontrasepsiyon;
  • iç genital organların prolapsusu;
  • Allen-Masters sendromu;
  • yumurtalık kisti;
  • postoperatif lenfoid kistler;
  • cinsel organların gelişiminde anomaliler;
  • vücutta ve serviksde kanserojen oluşumlar;
  • ağrılı dönemlerin sendromu;
  • yumurtalık kanseri;
  • servikal kanalın atrezisi;
  • postoperatif yapışmalar.

Ürolojik ve gastrointestinal nedenler:

  • mesane kanseri;
  • üretrit;
  • ürolitiyaz;
  • böbrek gelişimi anomalisi;
  • üretra divertikülü;
  • sistit;
  • üreteroseller;
  • paraüretral bezlerin iltihabı;
  • kalın bağırsak kanseri;
  • fıtık;
  • kabızlık;
  • Crohn hastalığı;
  • kolit.

Nörolojik, kas-bağ ve kemik nedenleri:

  • nevralji;
  • ilio-lomber kas apsesi;
  • coccygodynia;
  • femoral veya ventral herni;
  • ilium sarkomu;
  • kalça eklemi disfonksiyonu;
  • miyofasyal sendrom.

Kronik pelvik ağrı sendromu: erkeklerde tedavi

Tedavi, hastalığın etiyolojisine bağlıdır. Kronik nöropatik ağrı sendromlarının varlığında, aşağıdaki ilaç grupları reçete edilir:

  • antikonvülsanlar;
  • bloker-adrenerjik a;
  • analjezikler;
  • kas gevşetici;
  • Spesifik olmayan anti-enflamatuar ve desensitize edici maddeler;
  • bitki adaptojenleri;
  • membran stabilizatörleri;
  • sakinleştiriciler;
  • sedatifler;
  • fosfor preparatları;
  • Novocain ablukaları;
  • antipsikotikler;
  • immünosüpresifler;
  • antikolinesteraz ilaçları;
  • kortikosteroidler.

Kronik ağrı sendromu: kadınlarda tedavi

Açık bir şekilde ifade edilen jinekolojik yokluğundaPatoloji manuel tedavi, refleksoterapi reçete eder. Depresyon belirtilerini tespit ederken, antidepresanlar kullanabilirsiniz. Pelvik bölgede neoplazmlar tespit edildiğinde cerrahi müdahale endikedir. Bir kural olarak, laparoskopi, konservatif tedavi yöntemlerinden olumlu bir sonuç alınmadığında gerçekleştirilir.

Источник: https://tr.trendexmexico.com/zdorove/123583-sindrom-hronicheskoy-boli-kak-lechit-bolevoy-sindrom.html

Kronik Ağrı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Kronik Ağrı Ve Tedavi Yöntemleri

Haber güncelleme tarihi 14.02.2019 10:03

Kronik Ağrılar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Ağrılar birçok nedene bağlı olarak vücutta meydana gelir. Yapılan araştırmalar sonucunda ağrıların ikiye ayrıldığı gözlemlenmiştir. Bu ağrılar akut ve kronik ağrı olarak ikiye ayrılmıştır. Bugün kronik ağrıyı yakından inceleyeceğiz.

Öncelikle akut ağrı ile ilgili küçük bir bilgi verdikten sonra kronik ağrının nasıl oluştuğuna, nasıl anlaşıldığına ve tedavi yöntemlerine detaylı bir şekilde bakacağız.

 Akut ağrı, insan vücudunda meydana gelecek olan hastalıkların habercisidir. Özellikle doku hasarlarının habercisi olarak vücudun bir alarm sistemidir. Kronik ağrı ise beynin kontrolü dışında kendiliğinden oluşan hastalıktır.

Bu ağrı türünden sinir hücreleri bazen ağrı olmayan bölgelerde beyne ağrı sinyalleri gönderebiliyor.

Kronik Ağrı Nasıl Oluşur?

Kronik ağrı, sinir hücrelerinin çalışmasında birtakım bozulmaların ortaya çıkmasıyla oluşur. Konuyu biraz daha açmak gerekirse, sinir hücrelerinin beyne sürekli olarak ağrı sinyali göndermesiyle oluşan metabolizmadaki değişimlerdir. Bu uyarı sonucunda beyin bir süre sonra artık uyarıya karşı tepki vermez.

Tepki alamayan hücre de kendiliğinden sinyal gönderme merkezi oluşturur. Bu ağrılar karıncalanma veya darbe şeklinde meydana gelen yanıcı, sızı veya tam tersi keskin olabiliyor. Bu nedenle de hastanın ciddi şekilde sinirini bozar ve vücudunun yorgun düşmesine sebebiyet verir.

 Herkes bir şekilde vücudunda ağrı duyabilir. Bu yüzden de her ağrıyı kronik ağrı olarak düşünmek yanlış olur. Kişinin vücudunda süreklilik gösteren ağrı bir süre sonra şeklini değiştirip bağımsız bir şekilde hareket ederse kronik ağrı olarak nitelendirilebilir. Ayrıca bu ağrılar 3 ile 6 ay uzun bir zamana yayılırsa o zaman kronik ağrılar oluşur.

Bu oluşan kronik ağrıların en yaygınları şunlar:

  • Bel ağrısı
  • Baş ağrısı
  • Romatizmalı ağrılar
  • Nevralji
  • Ur ağrıları
  • Deformasyon ağrıları
  • Fantom ağrısı

Kronik Ağrı Nasıl Teşhis Edilir?

Bir ağrının kronik ağrı olup olmadığını belirlemek çok önemlidir. Kimi zaman yapılacak olan tetkikler normalinden daha uzun sürebilir. Bu kronik ağrıların türünden kaynaklanır. Bu tetkikleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ağrının teşhisi için
  • Fiziksel muayene
  • Sinirsel muayene
  • Ortopedik araştırma
  • Beyin tomografisi ve EKG
  • Aidozun teşhisi

Kronik Ağrıların Tedavisi Nasıldır?

Kronik ağrı tedavileri uzun süren tedavilerdir. Bu hastalığın hem fiziksel hem de psikolojik olarak insan vücudunda bıraktığı etkiler göz önüne alınarak tedavi edilir. Tedaviye başlamadan önce tespit edilen kronik ağrı türlerinin kaynağına inmek için şu yöntemlere başvurulur:

  • Tıbbi geçmişiniz incelenir.
  • Tıbbi geçmişinize dayanarak tıbbi testler yapılabilir.
  • Fiziki muayene yapılır.

Bu tetkikler sayesinde ağrının kaynağı tespit edilerek tedaviye başlanır. Uygulanacak olan tedavi ise şu şekilde:   

  • Ağrıları geçirmek için öncelikle ilaç tedavisi yapılır. Bu ilaçlar kişinin ağrı kesmek kadar hastanın ruh halini iyileştirmek için de kullanılır.
  • Rahatlama terapisi uygulanır.
  • Masaj terapisi uygulanır.

Önerilen İçerik;

► Miyofasiyal Ağrı Sendromu Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/kronik-agri-nedir-nasil-tedavi-edilir-15779h.htm

Boyun Ağrısı Tedavisi

Kronik Ağrı Ve Tedavi Yöntemleri

Çoğu boyun ağrısı, boynun tekrarlanan veya uzun süreli olan hareketlerini içeren aktivitelerden kaynaklanmaktadır. Boyun ağrısı nasıl geçer? Genellikle ameliyata ihtiyaç duyulmadan uygulanan tedavi yöntemleri ağrıyı geçirmeden etkili olabilmektedir. Aktivitelerin neden olduğu boyun ağrısı vakalarının çoğu 4-6 hafta içinde daha da iyiye giderek düzelmektedir. (1)

Akut (kısa süreli) Boyun Ağrısı Tedavisi

Evde tedavi yöntemleri sıcak ve soğuk kompresleri, hafif hareketlerle mümkün olduğunca aktif kalmayı ve ağrı kesicileri içermektedir. Şiddetli ağrı veya kas spazmı içinse doktorunuz daha güçlü ilaçlar reçete edebilir.

Masaj, sabitleme ve manipülasyon gibi manuel terapiler, bazı boyun ağrısı durumlarında ağrıyı hafifletmeye yardımcı olabilmektedir. Bu tip bakım için bir fizyoterapist, psikopatoloji uzmanı veya osteopati uzmanından evde yapabileceğiniz egzersizler hakkında bilgi alabilirsiniz.

Boynu sabitlemek için boyunluk takmayı düşünebilirsiniz. Boyunluklar boyun ağrısını azaltmaya yardımcı olabilir ancak bir veya iki gün için kullanılmalıdır. (2)

Kronik (uzun vadeli) Boyun Ağrısı Tedavisi

Uzun süreli boyun ağrısı için akut boyun ağrısında kullanılan tedavi seçeneklerini kullanılabilmektedir. Eğer uygun görürse, doktorunuz antidepresan da reçete edebilir.

Kronik ağrı sendromu ve depresyon veya uyuşturucu bağımlılığı gibi ilişkili sorunları olan insanlar tedaviye daha yavaş yanıt verebilirler. Tedavi ile birlikte psikolojik yardım da almak, düzelmeye yardımcı olabilir. (3)

İlaç Tedavisi

İlaçlar boyun ağrısını hafifletebilir ve yumuşak dokuların iltihaplanmasını azaltabilir. Ağrı hafifletme, boynunuzu hafifçe hareket ettirmenizi sağlayacaktır, böylece hafif egzersizlere başlayabilir ve iyileşme sürecini başlatabilirsiniz.

Boyun ağrısı için ağrı kesici, kas gevşetici ve antidepresanlar yaygın olarak kullanılsa da hiçbiri kanıtlanmış tedavi yöntemleri değildir.

Reçetesiz ağrı kesiciler şunları içerebilir:

  • Boyuna sürülen uyuşturucu kremler veya jeller
  • Ağrıyı azaltan asetaminofenler
  • İbuprofen veya naproksen içeren nonsteroid antienflamatuar ilaçlar, ağrıyı hafifletmeye ve iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir

İlaçları güvenli bir şekilde kullanmak için mutlaka prospektüs üzerindeki tüm talimatları okuyun ve uygulayın.

Reçeteli ağrı kesiciler ise şunları içermektedir:

  • Boyun ağrısı başladığında (akut boyun ağrısı) şiddetli boyun ağrısı ve spazmları tedavi etmek için kullanılan kas gevşeticiler
  • Ağır kısa süreli (akut) boyun ağrısı tedavisinde kullanılan narkotik ağrı kesiciler
  • Uzun süreli (kronik) ağrı tedavisinde kullanılan antidepresanlar
  • Kortikosteroid enjeksiyonlar (nadiren boyun ağrısı için kullanılır) (4)

Boyun Ağrısı Ameliyatı

Boyun ağrısı için nadiren de olsa cerrahiye ihtiyaç duyulabilir. Aşağıdaki durumlarda ameliyat bir seçenek olabilir:

  • Boyunda oluşan bir yaralanmak ya da kırılma anormal boyun hareketlerine neden olabilir. Bu durumda, omurganın stabilize edilmesi, kırılan kemiğin onarılması ya da paraliziye neden olmasını önlemek için ameliyat yapılabilir.
  • Sinir kökleri veya omurilik üzerinde oluşan basınç hissizlik veya kol, el veya bacak zayıflığına neden olur. Sinir kökleri veya omuriliği üzerindeki basınç, omurilik kanal (servikal spinal stenoz) daralması, boynun artriti (servikal spondiloz) veya boyunda fıtıklaşmış disk gibi sorunlardan kaynaklanabilir. (5)

Ameliyat seçenekleri şunlar olabilir:

Diskektomi (füzyonla veya füzyon olmadan): Cerrahi müdehale ile sinir kökü veya omurilik üzerine baskı yapan fıtığı disk materyali çıkarılmaktadır.

Spinal füzyon: Boynunda seçilen kemikler birbirine birleştirilir.

Spinal dekompresyon: Basınca neden olan bir kemik veya diskin bir bölümü çıkartılarak omurilik veya omurilik sinir köklerindeki basınç azaltılır. (6)

Evde Tedavi

Boyun ağrınız için reçeteli ilaçlar gibi tıbbi tedavilere ihtiyacınız olsa bile, aşağıdaki evde tedavi önlemleri iyileşmenizi hızlandıracaktır. Sıcak veya soğuk uygulamalar boyun ağrısını hafifletmeye yardımcı olabilir.

  • Her 2 veya 3 saatte bir düşük veya orta sıcaklıkta 15 ile 20 dakika boyunca ısıtma pedi kullanabilirsiniz.
  • Isıtma pedinin bir seansı yerine sıcak bir duş alabilirsiniz.
  • Her 2-3 saatte bir buz paketini 10 ile 15 dakika boyunca deneyebilirsiniz.
  • Hafif olacak şekilde hareketli olmaya çalışın ancak çok dikkatli olun.
  • Mümkün olduğunca çabuk normal günlük faaliyetlerinize geri dönün. Hareket kaslarınızın güçlü kalmasına yardımcı olur.
  • Ağırlık kaldırma ve spor gibi acı ve sertliği daha da kötüleştiren aktivitelerden kaçının.
  • Boynunuzu esnek, güçlü tutmak ve sertliği önlemek için germe ve güçlendirme egzersizleri uygulayın.
  • Bilgisayarda uzun süre oturmak gibi sabit faaliyetlerden kaçının.
  • Ağrıdan kurtulmak ve kan akışını teşvik etmek için bölgeye hafifçe masaj yapın veya ovun. Ağrıya sebep olursa yaralı bölgeye masaj yaptırmayın. (7)

Boyun Ağrısı İçin Hangi Doktora Gidilir?

Başlangıç olarak aile hekiminiz size yardımcı olabilir, ancak altta yatan nedene ve nedene bağlı olarak şekillendirilen tedaviyi belirlemek için bir ortopedist, romatolog, nörolog ya da fizik tedavi uzmanından yardım alabilirsiniz.  (8)

Boyun Ağrısı Nedir?

Boyun ağrısı oldukça sık yaşanan yaygın bir şikâyettir. Boyun ağrısı, toplum içinde, özellikle bilgisayar başında uzun saatler geçirilmesi ya da tezgâh arkasında ayakta durarak saatlerce çalışılması gibi durumlarla ilişkilendirilmektedir. Bu gibi daha basit nedenlerden dolayı ortaya çıkabilse de, bazı durumlarda eklem problemleri boyun ağrısının ortak bir belirtisi olabilmektedir.

Nadiren de olsa, boyun ağrısı daha ciddi bir sorunun belirtisi olabilir. Boyun ağrınıza, kollarınızdaki veya ellerindeki güçsüzlük ya da güç kaybı eşlik ediyorsa veya boyun ağrısı omzunuza veya kolunuza doğru ilerlemeye başlıyorsa, tıbbi bir yardım almanızda fayda vardır. (9)

Boyun ağrısı nedir detaylarını inceleyiniz

Boyun Ağrısı Belirtileri

Boyun ağrısı başlangıcının temel belirtisi boyun bölgesinde yoğunlaşan ağrıdır. Boyun ağrısı beraberinde başka bölgelerde ağrılara da neden olabilmektedir. Boyun ağrısı nasıl anlaşılır? Boyun ağrısı ve beraberinde yaşanan diğer belirtiler şunlar olabilmektedir:

  • Ağrıyla beraber boyun kaslarında sertlik
  • Omuzlara veya kürek kemiklerine yayılan ağrı
  • Tek taraflı veya çift taraflı baş ağrısına neden olan, aynı zamanda kola, ele veya başın içine yayılan ağrı
  • Boynundaki kasların gergin, ağrılı ve dokunuşlara karşı aşırı hassas olması
  • Akut ağrı durumunda başın herhangi bir yöne doğru çevrilememesi gibi boyun hareketlerinde zorluk yaşama durumu
  • Tortikolis ile birlikte gelen ağrıda boynu diğer yana eğememe
  • Kafatasının tabanına yayılan ağrı (omuzlarda ve kollarda bir zayıflık hissi eşlik edebilir)
  • Kollarda ve parmaklarda iğnelenme veya karıncalanma hissi (10)

Boyun ağrısı belirtileri daha fazla bilgi için

Boyun Ağrısı Nedenleri

Boyun ağrısı neden olur? Boyun ağrısının bazı nedenleri şunlardır:

  • Tek omuzda ağır bir sırt çantası veya benzeri bir yük taşımak
  • Servikal distoni (spazmodik tortikolis)
  • Servikal spondiloz
  • Telefonu omza yaslayıp konuşmak
  • Duygusal stres
  • Meraljia parestetika
  • Fıtık
  • Menenjit
  • Ankilozan spondilit
  • Osteoartrit
  • Kötü bir duruş
  • Romatoid artrit
  • Çok az veya çok fazla yastıkla yatmak
  • Omurilik stenozu
  • Gerginlik baş ağrısı
  • TME rahatsızlıkları
  • Kazalar veya düşmelerden kaynaklanan travma
  • Omurga incinmesi (11)

Boyun ağrısı nedenleri daha fazla detay için

Источник: https://www.acil.net/boyun-agrisi-tedavisi/

Kronik Gastrit Tedavi Yöntemleri ve Komplikasyonları

Kronik Ağrı Ve Tedavi Yöntemleri

Kronik gastrit oluşması durumunda hastaların mutlaka mide astarının iyileşmesini sağlayacak ilaçlar kullanması ve beslenmesine dikkat etmelidir. Ülser oluşması ya da mide kanseri riskini arttıracaktır.

Kronik Gastrit Tedavisi

Kronik Gastrit

Gastrit belirtileri oluşması ile insanların şiddetli karın ağrılarının olması durumu görülecektir. Hastalığın ilk olarak teşhisinin konulması gerekmektedir.

Bunun için günümüzde en çok tanı koymak için endoskopik görüntüleme yöntemi uygulanarak hastaların ağzından ve yemek borusundan geçerek kamera yardımıyla endoskopik görüntüleme ile ışıklı kamera yardımıyla midenin görüntüsü monitöre aktarılacaktır.

Bu durumda midenin astarının tahriş olup olmadığını kontrol etmiş olacak ve tanı işlemi konulacaktır. Hastalarda yapılan tanı sonucunda kronik gastrit tanısı konulmasının ardından doktor tarafından muayenesi gerçekleştirilecektir.

Gastrit hastalığı meydana gelmesi sonucunda ve kronikleşmesi halinde tedavisi edilmezse hastalığın ilerleyerek mide astarı ve mide dokusunda zedelenme oluşmasına neden olacağı gibi deliklerin açılmasına da neden olur. Ülser oluşması sonucunda hastaların tedavisi daha da zorlaşacaktır. Bu nedenle de kronik gastrit tanısı konulması durumunda bir hastanın tedavisinin başlaması gerekiyor.

Hastaların doktor tarafından söylenen ilaçları eczaneden alarak kullanmasının ardından tedavinin etkili olabilmesi için yaşam tarzında değişiklik yapması ve beslenmesinde de değişiklik yapması ile kesin tedavisi edilebilir.

Eğer ki sigara ve alkol kullanımına devam etmesi durumunda ve beslenmesine de hastanın dikkat etmemesi durumunda ilaçlar kesin tedavi için yetersiz kalacaktır.

Kronik Gastrit İlaç Tedavisi

Kronik gastrit hastalarının tedavisi her zaman için yapılmasının kesin sonuç vermesi için hastaların doktor tarafından söylenen ilaçları düzenli olarak uygulaması gerekmektedir.

Özellikle de gastrit oluşmasına neden olan bakteri sonucunda ortaya çıkması ile birlikte bakterilerin neden olduğu gastrit tedavisinin gerçekleşebilmesi için hastaya antibiyotik tedavisinin reçete edilerek uygulanması gerekmektedir.

Antibiyotik kullanımı sonucunda gastrit oluşumunda etkili olan bakteriler ölecektir. Ayrıca hastalara gastrit tedavisinde şu ilaçlar reçete edilmesi gerekiyor.

Protonlar Inhibitörleri Pompalar

Hastalığın oluşumunda ilerlemesini durdurmak amacıyla halk arasında mide koruyucu olarak isimlendirilmekte olan ilaçlar reçete edilmesi sonucunda mide asit miktarında azalma sağlanacak ve kronik olan gastrit tedavisi başarılı olacaktır. Bu ilaçlar hastaların sabah aç karnına bol su ile içmeleri ve 1 saat boyunca en az herhangi bir şey tüketmemeleri oldukça etkili olacaktır. Bu ilaçlar şunlardır:

  • Omeprazol;
  • Lansoprazol;
  • Esomeprazol.

Yukarıda yazmış olduğumuz ilaçların uzun süre kullanılması durumunda hastalarda bazı yan etkilerin oluşmasına neden olacak durumlar oluşacaktır. Bu nedenle de hastaların her zaman doktor kontrolünde ve doktorun belirlediği süre içerisinde bu ilaçları kullanması tavsiye edilmektedir.

Asit Azaltıcı İlaçlar

Gastrit tedavisi edilmemesi durumunda midenin asit salgılaması ile birlikte daha da ilerlemesi ve ülser ya da mide kanseri oluşumuna zemin hazırlayacaktır. Bu nedenle de midenin asit miktarının azalmasında etkili olacak ilaç türleri şunlar olmalıdır.

Sindirimi kolaylaştırmak amacıyla midenin salgılamakta olduğu asit fazla miktarda olması durumunda iltihaplanmış mide astarında bulunan iltihabın daha da artmasına neden olur. Bu durumda ortaya çıkacak olan ağrı ve diğer belirtileri hafifletmek için bu ilaçlar reçete edilir.

Antasitler

Mide astarının iltihaplanması ile birlikte hastalarda şiddetli ağrının oluşması halinde doktorun önermesi halinde Antasitler reçete edilerek kullanılabilir. Fakat bu tür ilaçlar kullanan kişilerin bağırsaklarında sorun olmasına neden olur. İshal yaşanması ya da kabızlık oluşması durumunda ilacın kullanılmaması gerekiyor.

Probiyotikler

Sindirimin normal bir şekilde çalışmasında ve iltihaplanarak tahriş olmuş mide zarının iyileşmesinde yardımcı olacaktır.

Kronik Gastrit Komplikasyonları

Kronik olarak ortaya çıkan gastrit belirtileri de şiddetli olacaktır.

Uzun süre insanın hayatını olumsuz yönde etkileyecek olan gastrit midenin asit salgılanması sonucunda ve tedavisinin gerçekleşmemesi ve hastanın beslenmesine dikkat ederek diyet uygulamaması durumunda şiddetlenecektir.

Özellikle de hastaların sigara ve alkol kullanımının yanı sıra aynı zamanda da hastaların çay ya da kafein tarzı içecekler tüketmekten kaçınmaları ve hastaların mutlaka stresten uzak kalmaları gerekmektedir.

Gastrit kronik bir hal alması durumunda mide astarında iltihaplanma artacaktır. Bunun sonucunda da kişilerde mide astarı ve mide dokusunda delinmeler meydana gelir.

Hastalarda ülser gelişmesi sonucunda gastrit gelişimine bağlı olarak mide kanaması ortaya çıkacaktır. Midenin iç yüzeyi kısmında oluşan yaraların sıklıkla mide kanamasına neden olur.

Tedavi edilmemesi durumunda ilerleyen dönemler içerisinde hastanın mide astarı zedelenmesine bağlı olarak mide kanserine yakalanma riski de oldukça fazla olmaktadır.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://midemikrobu.com/kronik-gastrit-tedavisi.html

Akut ve Kronik Prostatit Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Kronik Ağrı Ve Tedavi Yöntemleri

İlerleyen yaşla birlikte ortaya çıkan iyi huylu prostat büyümesi ve prostat kanserinden farklı olarak her yaşta görülebilen prostatit yani prostat iltihabı; hastaların şiddetli ağrı ve sancı çekmesine neden olan bir hastalıktır. Prostatit oluşum nedenine ve belirtilerinin görülme farklılıklarına göre çeşitlere ayrılmıştır. Bu yazımızda akut ve kronik prostatit hastalıkları ile ilgili detaylı bilgiler aktaracağız.

Akut Prostatit Nedir? 

Akut prostatit, prostat bezine farklı yollarla bakterilerin yerleşmesi sonucu oluşan; belirtileri aniden başlayan ve kişinin çok şiddetli ağrı çekmesine neden olan prostat iltihabı çeşididir. Akut prostatiti olan hastalar karşılaştıkları ani ve şiddetli ağrı sonucu acilen hastaneye gitme gereği duyabilirler.

Cinsel yollarla bulaşan ya da idrar yolu iltihaplanmasına yol açan bakteriler bu hastalığın oluşmasına neden olabilir. Bakteriler kan yoluyla prostat bezine yerleşir ve bu salgı bezinde enfeksiyon oluşmasına yol açar.

Akut Prostatit Belirtileri Nelerdir?

Akut prostatiti olan hastalarda; 

  • Titreme,
  • Ateş yükselmesi,
  • İdrar yaparken ağrı,
  • İdrarda kan görülmesi,
  • İdrarın normalden farklı ve kötü kokması,
  • İdrar akımında azalma,
  • Mesaneyi tam anlamıyla boşaltamama,
  • İdrar yaparken zorlanma,
  • Boşalma sırasında ağrı oluşumu,
  • Meniden kan gelmesi,
  • Kasıklarda ağrı oluşumu,
  • Cinsel organ, testis, kasık ve rektumda ağrı,
  • Sık sık idrar yapma gereksinimi gibi belirtiler gözlenir. Bu belirtiler oldukça şiddetli olduğu için hastalar tıbbi destek ihtiyacı duyarlar.

Kronik Prostatit Nedir? 

Prostat salgı bezinin bakteriler veya teşhis koyulamayan bir nedenden ötürü iltihaplanmasına kronik prostatit denir.

Kronik prostatit bakteriler nedeniyle oluştuğunda antibiyotik kullanılarak tedavi edilebilir fakat iltihaplanmanın nedeni tam olarak belirlenemediği durumlarda teşhisinin konulması da belirtilerinin giderilmesi de zorlaşır. Kronik prostatit ile akut prostatit arasındaki temel farklılık belirtilerin ortaya çıkışıdır.

Kronik prostatit hastalığı olan kişiler belirtileri daha hafif yaşarlar. Belirtiler kendisini gösterir ancak sonra ortadan kalkar. Kronik prostatit uzun soluklu bir tedavi süreci gerektirir. Hastalığın doğası gereği şikayetler azalacağı için tedavi kesinlikle yarım bırakılmamalıdır.

Kronik Prostatit Belirtileri Nelerdir? 

Bakteriler nedeniyle ya da belirlenemeyen bir nedenle oluşabilen kronik prostatit hastalığının benzer belirtileri bulunur. Bu belirtilere ateş ve titreme de eklenebilir. Belirtilerin özelliği zaman zaman yoğunlaşması ve sonrasında ortadan kaybolmasıdır. 

  • Ani idrar yapma ihtiyacı,
  • Boşalma sırasında ağrı
  • İdrar yaparken acı hissedilmesi,
  • İdrar yapmaya başlarken zorluk yaşanması,
  • İdrar akımının düzensiz olması,
  • İdrar yaptıktan sonra mesanede doluluk hissi,
  • Bel, karın, kasık, rektum ve testislerde ağrı gibi belirtiler kronik prostatit sinyalleri verirler.

Akut ve Kronik Prostatit Teşhis Yöntemleri 

Prostat iltihabı teşhisi doktor ve hasta arasındaki diyaloglarda başlar. Doktorlar hastanın sağlık geçmişini öğrenir, idrar problemlerinin ne zamandan beri, ne sıklıkla yaşandığını sorgular ve elde ettiği bilgiler doğrultusunda fiziki muayene aşamalarına geçer.

Parmakla rektal muayene ile prostatın kıvamı ve büyüklüğü kontrol edilir.

  • PSA testi ile kandaki PSA oranı tespit edilir.
  • Kandaki PSA oranının normalden fazla olması durumunda idrar tahlilleri yapılarak enfeksiyon olup olmadığı kontrol edilir.
  • İdrar testinde iltihap bulunduysa prostat masajı yapılır. Masaj sonrası idrar yapıldığında iltihap bulunursa detaylı incelemelere geçilir.
  • Bilgisayarlı tomografi çekilerek prostat bezi ve idrar yolu incelenir.
  • En garanti sonuç için 4 bardak testi yapılır. 

Hasta ile yapılan görüşmeler ve gerçekleştirilen testler sonucu elde edilen bilgiler prostatit teşhisini mümkün hale getirir. Hastalığın türü belirlenince tedavi süreci başlatılır.

Akut Prostatit Tedavisi 

Akut prostatit teşhisi konulan hastalara doktorlar 4-6 hafta boyunca kullanılması için antibiyotik verirler. Tekrarlayan akut prostatit durumunda tedavinin süresi uzayabilir. Antibiyotikler enfeksiyona neden olan bakteri türüne göre farklılaşabilir. 

Semptomların hafifletilmesi için doktorlar Alfa-bloker ilaçlarının da kullanılmasını isteyebilirler. Antibiyotik etkisini gösterene kadar akut prostatit belirtilerini azaltan ve idrar torbası kaslarını rahatlatan bu ilaçlar idrar yaparken çekilen ağrıları hafifletirler. Tedavi sürecinde ağrı kesici kullanımı da önerilebilir. Doktorların verdiği ilaçlar dozunda ve zamanında kullanılmalıdır. 

Akut prostatit teşhisi konulan hastaların; 

  • Prostat bezine baskı yapmamak için dar giyinmemeleri ve bisiklet sürmemeleri,
  • Alkol, kafein ve baharatlı yiyeceklerden uzak durmaları,
  • Ilık duş yapmaları önerilir.

Kronik Prostatit Tedavisi 

Kronik prostatit teşhisi konulan hastaların tedavisi hastalığın nedeninin bulunup bulunamamasına göre değişebilir. Hastalığa neden olan bir bakteri ise yaklaşık 12 hafta sürecek olan antibiyotik tedavisine başlanır. Kronik prostatit tedavilerinin %75’i başarıyla sonuçlansa da kesin sonuç alınamayan vakaların da olduğu bilinmektedir. 

Kronik prostatite neden olan faktör belli değilse tedavi, hastayı tamamen iyileştirmekten çok şikayetlerini azaltmaya yönelik kurgulanır. Kas gevşeticiler, ağrı kesiciler, sakinleştiriciler ve alfa – brokerlar bakteriyel olmayan kronik prostatit hastalarının hayat konforlarını arttırırlar.

Kronik prostatit tedavisinde başarıyı arttırmak için özel beslenme programlarına uyulması da istenebilir. Aynı zamanda sıcak duş alınması önerilebilir veya ısı terapileri de tedavi sürecinin bir parçası haline getirilebilir.

Источник: https://www.safahastanesi.com.tr/saglik-kosesi/Akut-ve-Kronik-Prostatit-Belirtileri-ve-Tedavi-Yontemleri

Ağrı Tedavisi

Kronik Ağrı Ve Tedavi Yöntemleri

Ağrı karmaşık bir durumdur, bu nedenle kronik ağrıların tamamen birbirinden farklı çok sayıda sebebi ve çeşitli tedavi seçenekleri vardır. Kronik ağrı türleri ve tedavileri şunlardır:

Medikal Yöntemlerle Kronik Ağrı Tedavisi

İlaç tedavisi uygulanarak medikal yöntemler ile kronik ağrı tedavisi yapılabilir. Öncellikle ağrının sebebi belirlenir.

Kronik ağrılar doku hasarı, kireçlenme, fıtık ya da sinirlerde tahribat gibi fiziksel sebeplerden kaynaklandığı gibi yorgunluk, stres ve depresyon gibi psikolojik nedenlerden de kaynaklanabilir.

Ağrının sebebine ve türüne göre bazı durumlarda ilaç tedavisi uygulanabilir ve bu ilaçlar duruma göre reçeteli ya da reçetesiz olabilir.

Reçeteli ilaç tedavisi: Vücut ağrılarının ağrı kesici ya da kas gevşetici ile giderilebildiği durumlarda medikal tedavi uygulanır. Ağrıların depresyon ya da yorgunluk gibi sebeplerde kaynaklanması durumunda ağrı kesici ilaç tedavisi verilebilir.

Bölgesel ağrıların dışında kişilerde eklem iltihaplanması gibi nedenlerle de kronik ağrı görülebilir. Bu durumda öncellikle hastaya iltihap giderme tedavisi uygulanır.

İltihap giderici ve ağrı kesici özelliği olan reçeteli ilaçlar ile önce iltihap söktürme tedavisi uygulanmalı, ardından duruma göre diğer ağrı tedavisi teknikleri uygulanmalıdır.

Aşırı yorgunluk ve stres nedeniyle kas ve sinirlerde ortaya çıkan sorunlar nedeniyle oluşan ağrılarda ise kas gevşetici ilaç tedavileri tercih edilebilir. İltihap giderici, ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçların mutlaka reçeteli olması ve alanında uzman bir doktor tarafından verilmesi gerekir.

Reçetesiz ilaç tedavisi: Bazı kemik ağrılarında reçetesiz olarak satılan basit ağrı kesiciler de kullanılabilir.

Tetik Noktası Enjeksiyonu (TPI)

Tetikleyici noktalar bölgesel kas spazmının odak alanları olup, genellikle üst sırt ve omuz bölgelerinde bulunur. Sırt, bacak ve kollarda ortaya çıkan ağrı, kasılma ya da kas sertleşmesi gibi durumlarda uygulanır. Tetikleyici nokta enjeksiyonu ilacın doğrudan tetik noktasına enjekte edilmesini içerir.

Tetikleyici nokta enjeksiyonları, fibromiyalji, gerilim baş ağrısı ve miyofasyal ağrı sendromu dahil bir dizi durumu tedavi etmek için kullanılabilir. Tetik noktası, iskelet kasındaki spazm ve iltihaplanmanın odak alanlarıdır.

Arka sırtta ve omuz bölgelerinin arkasında bulunan rhomboid ve trapez sırt kasları, tetikleyici noktaların ortak noktasıdır. Bu bölgelerdeki tetik noktaları boyun ağrısı, omuz ağrısı ve baş ağrısı neden olabilir. Üst sırtın yanı sıra, tetik noktaları bel çevresi veya bel ağrılarında daha az görülür.

Tetikleyici nokta enjeksiyonları sıklıkla romatologlar, ağrı doktorları ve fiziki tıp ve rehabilitasyon doktorları tarafından uygulanmalıdır.

Transkutanöz Elektriksel Sinir Uyarımı (TENS)

Transkutanöz elektriksel sinir uyarımı (TENS), ağrıyı hafifletmek için düşük voltajlı elektrik akımı kullanan bir terapidir. TENS, çeşitli hastalık ve durumların neden olduğu ağrıları tedavi etmek için kullanılır.

En sık osteoartrit veya fibromiyalji gibi hastalıklarla ortaya çıkan kas, eklem veya kemik problemlerini veya bel ağrısı, boyun ağrısı, tendinit bursit gibi rahatsızlıkların tedavisinde uygulanır.

Ayrıca, doğum ağrısı ve kanser ağrısı gibi uzun süren (kronik) ağrı gibi ani (akut) ağrıyı tedavi etmek için TENS kullanılmaya başlanmıştır.

Ağrı Tedavisi ve Biyoelektrik Terapi

Biyoelektrik terapi, kronik ağrı sorunu olan hastalar için güvenli ve ilaçsız bir tedavi seçeneğidir. Bazı kronik ağrı ve akut ağrı vakalarını tedavi etmek için kullanılır. Beyindeki ağrı mesajlarını bloke ederek ağrıyı hafifletir. Yaralı olduğunuzda, ağrı alıcıları merkezi sinir sistemine (beyin ve omurilik) bir mesaj gönderir.

Mesaj, vücuttaki belirli hücreler tarafından ağrı olarak kaydedilir. Biyoelektrik akımları kullanarak biyoelektrik terapi, ağrı sinyallerini beyne ulaşmadan keserek ağrıyı hafifletir. Biyoelektrik tedavi vücudun ağrıyı hafifletmeye yardımcı olan endorfin üretmesini de sağlar.

Biyoelektrik terapi aşağıdakileri içeren kronik ve akut ağrı durumlarını tedavi etmek için kullanılabilir:

  1. Kompleks bölgesel ağrı sendromu, refleks sempatik distrofi veya RSD olarak da bilinir
  2. Sırt ağrısı
  3. Kas ağrısı
  4. Baş ağrısı ve migren
  5. Üst ve alt ekstremitelerde kan akışı bozuklukları
  6. Artrit
  7. Temporomandibular eklem (TMJ) sendromu (çeneyi etkiler)
  8. Diyabetik nöropati gibi sinir sisteminin bozuklukları
  9. Zayıf sirkülasyon veya sklerodermadan kaynaklanan cildin ağrısı ve ülseri (cildin kalınlaşmasına veya sertleşmesine neden olabilen kronik bir durum)

Fizik Tedavi

Fizik tedavi; yaralanma, hastalık veya sakatlık gibi durumlardan etkilenen organ ya da uzuvların hareket ve işlevinin eski haline getirilmesine yardımcı olur.

Fizyoterapistler hareket, egzersiz, manuel terapi, eğitim ve tavsiye yoluyla yaralanma, hastalık veya sakatlıktan etkilenen insanların tedavisine yardım eder.

Fizik tedavinin kullanıldığı alanlar şunlardır: Nörolojik (inme, multipl skleroz, parkinson hastalığı), nöromüsküloskeletal (sırt ağrısı, ağrıyı önleme bozukluğu, spor yaralanmaları, artrit), kardiyovasküler (kronik kalp hastalığı, kalp krizinden sonra rehabilitasyon), solunum (astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, kistik fibroz). Fizyoterapistler, sağlık ve sosyal bakım alanlarında çeşitli uzmanlık alanlarında çalışırlar. Ayrıca, bazı fizyoterapistler eğitim, araştırma ve hizmet yönetiminde yer alırlar.

Ağrı Tedavisinde Fiziksel Terapi Egzersizleri

Terapistlerin ağrıyı hafifletmek için kullandığı, buz / ısı paketleri, ultrason ve elektriksel kas stimülasyonu gibi çeşitli mekanik ve fiziksel yöntemler vardır. Egzersiz terapisi ile kas gevşetme ve güçlendirme hareketleriyle ağrıların giderilmesi sağlanabilir. Ağrıyı azaltan iki yaygın egzersiz yöntemi bulunur.

Ağrının merkezi belirlenerek o bölgenin rahatlamasına yardımcı olacak kişiye özel hareketleri belirlemek. Ağrıya neden olan tetik noktalarının hareketi azaltarak ağrıyı kontrol altına almak. Egzersiz terapisi, aktiviteler sırasında otomatik olarak koruyucu destek sağlamak için kasların eğitimini içerir.

Egzersizlerin fizik tedavi uzmanları tarafından kişiye özel olarak planlanması çok önemlidir.

Alternatif Tedaviler

“Alternatif terapi” terimi genelde geleneksel tıbbın yerine kullanılan herhangi bir tıbbi tedaviyi veya müdahaleyi tanımlamak için kullanılır.

Geleneksel tıp ile birlikte alternatif terapiler kullanıldığında, tamamlayıcı tıp olarak adlandırılır.

Alternatif terapi, akupunktur, kayropraktik tedavi, yoga, hipnoz, biofeedback, aromaterapi, gevşeme, bitkisel ilaçlar, masaj ve diğer birçok disiplini kapsar.

Источник: https://www.romatem.com/tedaviler/agri-tedavisi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть