Kronik Ağrıların Tedavisinde Yeni Yöntemler

Nevralji Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi (Sinir Ağrısı) – Sağlık Ocağım .NET

Kronik Ağrıların Tedavisinde Yeni Yöntemler

Nevralji, kelime anlamı olarak sinirin ağrısı, özellikle yüz ve baş bölgesinde hissedilen ve kadınlarda erkelere oranla daha fazla görülen ağrılardır.

Sinirler, beyinden emirleri alıp bedene götürürler, bedenden hisleri alıp beyine götürürler.

Sinirler herhangi bir nedenden dolayı zedelendiğinde veya zarar gördüğünde götürdükleri bilgiler bozulur ve nevralji ortaya çıkar.

Nevralji ağrısının özelliği nahoş bir ağrıdır ve tanımlaması zor olur. Hasta bu ağrıyı nasıl tarif edeceğini bilemez. Bu ağrı elektriklenme, karıncalanma, uyuşma, batma, yanma, donma gibi garip hisler oluşturan bir ağrı tipidir.

Ağrının diğer bir özelliği de sürekli girip çıkan, değişen ağrılardır. Çünkü bilgi beyine giderken bozulur ve bozulan bilgi de vücutta var olmayan hisleri, bilgileri beyne götürür ve sinirlerde ağrı meydana gelir.

Nevralji (sinir ağrısı) neden olur?

Nevralji, sinirin ağrısı olarak tanımlanırve sinirin ağrısı, sinirin zedelenmesi ve hasar görmesi sonucu ortaya çıkar. Sinirler kasların arasında bulundukları için çok kolay zarar görmezler.

En sık görülen nevralji ağrısı trigeminal nevralji genellikle diş problemleri için diş operasyonları sırasında sinirin zarar görmesinden dolayı oluşur.

Oksipital nevraljinin nedeni ise sinirin kasların arasında sıkışması sonucu ortaya çıkar.

Kafanın arkasından geçen bu sinir çok gerilme, boyunda çok fazla kas spazmı oluşur ise oksipital sinir sıkışır ve nevralji ağrısı meydana gelir.

Vücutta meydana gelen sinir tuzaklanması – sıkışması el bileği çok fazla kullanıldığı, dirsek çok fazla dayalı kaldığı zaman sinir sıkışması oluşur ve nevralji ağrısı ortaya çıkar.

Trafik kazaları, darbeler, ağır travmalar, çarpmalar, düşmeler, ameliyat sırasında sinirlerin zedelenmesi, bel fıtığı, boyun fıtığı, zona virüsü gibi faktörler nevralji ağrısına neden olur.

Nevralji türleri veya çeşitleri

Vücudun her yerinde sinir vardır ve vücudun her yerinde nevralji görülebilir. Fakat en sık karşılaşılan nevralji trigeminal nevraljidir. Yüzün duyusunu veren sinirin arızalanması sonucu oluşan ağrılardır.

Diğer bir tip nevralji baş bölgesinde oksipital nevralji kafanın arkasından giren elektriklenme çarpma tarzında, bazende migren ağrısı ile karışan ağrılardır. Diğer tip nevralji ise bedende zona denilen virüslerin meydana getirdiği, yüzde, bacakta da olabildiği gibi daha çok bedende hissedilen zona ağrılarıdır.

Kol ve bacaklarda özellikle el bileği ve dirsekte sinirlerin tuzaklanması (sıkışması) sonucu oluşan nevralji tipleri de vardır.

Nevralji (sinir ağrısı) belirtileri

Nevralji belirtileri kısaca, yüzde elektrik çarpması ve karıncalanma, ensede kafanın arakasında beyne bir şey saplanır gibi ağrı, bu ağrı ilk başlarda ataklar halinde seyreder ve sonra künt, devamlı olan ağrı şeklindedir. Vücutta dirseklerde, bileklerde, bacaklarda, ayak bileklerinde ve bel bölgesinde batma, yanma, karıncalanma, uyuşma ve ağrı şeklinde kendini gösterir.

Nevralji belirtileri sinirler ile ilgili problemlerde ortaya çıkar.

Sinirlerin özelliği, vücuttaki bilgileri sıcak, soğuk, yanma, donma, sert, yumuşak, acı, ağrı gibi hisleri beyne sinirler götürür ve sinirler hasarlandığı zaman götürdüğü bilgiler beyne bozulmuş şekilde ulaşır.

Bu durumda belirtiler meydana çıkmaya başlar. Yüzde görülen trigeminal nevralji belirtileri, karıncalanma, elektrik çarpmaları gibi belirtiler görülür.

Ensede ortaya çıkan oksipital nevralji belirtileri, kafanın arkasından beyne bir şey saplanır gibi belirtiler görülür.

Gövdede (bedende) ortaya çıkan zona tipi nevralji, daha çok bağışıklık sistemi bozulduğunda görülen belirtiler, omurilikten çıkan sinirler gövdeyi yarım kuşak tarzında sarar ve sinirin gittiği yol boyunca batmalar, yanmalar, elbisenin vücuda değmesini bile tahammül edememek ve ağrılar görülür. Yine kollarda, bacaklarda, ayaklarda ve bileklerde de sinir sıkışması sonucu ağrılar ortaya çıkar.

Nevralji (sinir ağrısı) tedavisi

Nevralji tedavisi

Nevralji, sinirin ağrısı olduğundan ağrıyı geçirmek için ağrı kesici kullanımı fayda sağlamaz. Nevralji tedavisinde en temel yöntem ilaç tedavisidir. Fakat bu ilaç tedavisi bilinen ağrı kesiciler değil sinir sistemini tedavi edebilecek ilaç tedavisi uygulanır.

Önceleri nevralji tedavisinde beyindeki elektrik kaçakları için kullanılan sara (epilepsi) ilaçları kullanılır iken, günümüzde sadece nevralji tedavisi için ilaç tedavisi uygulanmaktadır.

Bu ilaçlar ile hasta da iyileşme sağlanmaz ise ağrı kliniklerinde enjeksiyon, kortizon tedavileri yapılır.

Bu tedavi yöntemlerinin de işe yaramadığı nevralji ağrılarında ağrıyan sinire cerrahi tedavi uygulanabilir.

Nevralji tedavisinde cerrahi girişimler, perkütan ve açık cerrahi olarak ikiye ayrılır.

Trigeminal nevralji tedavisinde kullanılan perkütan girişimler, radyofrekans termokoagülasyon, retrogasseriyen gliserol enjeksiyonu ve perkütan balon kompresyonu yöntemleridir.

Açık cerrahi yöntemler arasında en sık uygulanan mikrovasküler dekompresyon ameliyatıdır. Bu ameliyat, sinir üzerine baskı yapan damar dalının serbestleştirilmesi işlemini içerir.

Ağrılar ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/nevralji-nedenleri-belirtileri-tedavisi-sinir-agrisi/

Kronik Bel Ağrısı Tedavisinde Yeni Yöntem

Kronik Ağrıların Tedavisinde Yeni Yöntemler

Kronik Bel Ağrısı Tedavisinde Yeni Yöntem – https://www.sagliklimiyim.com/kronik-bel-agrisi-tedavisinde-yeni-yontem/https://www.sagliklimiyim.com/wp-content/uploads/2018/02/bel-agrC4B1sC4B1-.png

Bel ağrısı birçok insanın muzdarip olduğu bir durum.

Aslında, Annals of Rheumatic Diseases dergisinde yayınlanan araştırmalarda da bahsedildiği gibi, bel ağrısı bugüne kadarki sakat bırakma riski en yüksek olan hastalıklardan birisi.

“Sakat bırakmak”tan kastımız, son zamanlarda iş yapamaz hale gelmenin en yaygın sebebi bu durum. Aslında, bel ağrısı kronik bir hal aldığında işler daha da kötüleşiyor.

Ayrıca, yukarıda bahsedilen dergideki bir makaleye göre, 10 kişiden 1’i aynı tipteki bel ağrısından şikayetçi.

Bu durum hem tıbbi kuruluşlar, hem şirketler hem de hastalar için yüksek maliyetlere sebep olmaktadır.

Yaşlandıkça şiddetini artıran bu sağlık problemiyle yaşamak hiç de kolay değil.

Hareketsiz sayılabilecek yaşam tarzımız, kilolu olmamız ya da genetik mirasımız kuşkusuz ki bir hastalıktan hangi ölçüde etkileneceğimizi belirler.

Bu yazıda, kronik bel ağrısı çekenler için güzel haberlerimiz var. Kaliforniya temelli bir tıp merkezi olan Relievant Medsystems bu sorunu çözmek için yeni bir yöntem geliştirdi.

Aşağıda gereken bütün bilgileri bulabilirsiniz.

INTRACEPT: bel ağrısı tedavisinde yeni yöntem

Bel ağrısı azaltmak için uygulanan tedaviler, hastalığı her zaman yeterli bir biçimde tedavi edemiyor.

Örneğin, fizik tedavi, korseler ya da ağrı kesiciler bel ağrısını tedavi etmek için yeterli değildir. Bu yüzden, aşağıdaki yöntemlere başvuruyoruz;

  • Sırt ağrısını hafifletmek için bir omurilik stimülatörü.
  • Sadece birkaç durumda gerçekleştirilen ve her zaman başarıyla sonuçlanmayan küçük bir omurga ameliyatı.

Bazen etkilenen bel bölgesinin alt ve üst kısmındaki disklerde fazla baskı olabilir.

Kronik bel ağrısı tedavisinin karmaşıklığı göz önüne alındığında, Relievant Medsystems INTRACEPT olarak adlandırılan yeni bir tedavi yöntemi ortaya koydu.

Müdahalesiz ve güvenli bir operasyon

INTRACEPT cerrahi bir operasyondur ancak geleneksel omurga ameliyatlarıyla ilgisi yoktur.

Aslında, bu operasyonda, cerrah bel ağrısı ile ilişkili ağrıdan sorumlu siniri öldüren küçük bir alet kullanıyor.

İlk olarak, L3 ve S1 omurları arasındaki bölgeye lokal anestezi uygulanması için hasta yüzüstü olarak yatırılır.

Ardından, spesifik bir amaçla çok ince bir iğne bu bölgeye yerleştirilir. Amacı bazı omurga sinirlerinin faaliyetini durdurmaktır. Bunun nedeni ise bu sinirlerin, omurga aracılığıyla ağrı sinyallerini beyine göndermesidir.

Bu hızlı operasyon ve lokal anesteziyle birlikte, bel ağrısı azaltılıyor.

Bu tedavi yöntemi radyofrekans enerjisini kullanıyor, yani cerrah operasyon sırasında neşter kullanmaz ve ameliyatta sonradan fizik tedaviye ihtiyaç duyulacak travmatik bir hasar gerçekleşmez.

Kullanılan alet radyofrekans enerjisini iletir ve hasta operasyon boyunca sadece hafif miktarda bir ısı hisseder. Bundan sonra, cerrah aleti herhangi bir komplikasyon oluşturmadan dikkatli bir biçimde çıkarır.

Aslında, bütün operasyon süreci sadece 1 saatten biraz daha fazla sürer ve hasta yürüyerek evine dönebilir.

Ağrı tekrarlamaz

Bu yeni yöntem, çoktan ABD Gıda ve İlaç Kurumu (FDA) tarafından onaylandı ve gerekli tıbbi kurumlar onay verdiğinde birkaç ay içinde Avrupa’da da kullanılmaya başlanacak.

Tüm klinik çalışmalar ve baziler- sinir ablasyonu uygulanan herkesin daha kaliteli bir yaşamı olacak. Üstelik, bel ağrıları tekrarlamayacak.

Göz önünde bulundurulması gereken bir diğer husus ise, sadece kronik bel ağrısından muzdarip insanlar bu operasyonu yaptırabilir. Bu tedavi yöntemi ara sıra sırt ağrısı çekenler için uygun değildir.

Dahası, kronik ağrıya sebep olan sinirleri yok eden bu yöntem yeni bir şey değildir. Alışılagelmiş tıbbın yeterli olmadığı diğer hastalıklarda da bu yönteme başvurulmuştur. Sinir ablasyonu farklı biçimlerde gerçekleştirilmiştir.

Örneğin, kriyoablasyon bunlardan bir tanesi. Bununla birlikte, günümüzde radyofrekans tekniği bel ağrısı gibi kronik ağrı tedavilerinde bir çığır açtı.

Gördüğümüz gibi, bilim daha iyi yaşam şartlarına kavuşabilmemiz için ilerlemeye devam ediyor.

“,”author”:null,”date_published”:null,”lead_image_url”:”https://lh4.googleusercontent.com/proxy/aeSe46WvgWo3XnB50nqmpkPkK8pAXaPRLjwdGxQbhTqnFtloytYtEwlt3bLDk4vx2B0SH0GIiqHiSxEy9_5uuTyDiREn4tMSpEjthnx-JKmAA7QrH7NKPXbuhnQ0Sx_73fc=w1200-h630-p-k-no-nu”,”dek”:null,”next_page_url”:null,”url”:”http://sagliklimiyimcom.blogspot.com/2018/02/kronik-bel-agrs-tedavisinde-yeni-yontem.html”,”domain”:”sagliklimiyimcom.blogspot.com”,”excerpt”:”Sagliklimiyim.Com Ne Kadar Saglikliyim”,”word_count”:499,”direction”:”ltr”,”total_pages”:1,”rendered_pages”:1}

Источник: http://sagliklimiyimcom.blogspot.com/2018/02/kronik-bel-agrs-tedavisinde-yeni-yontem.html

Kronik Ağrı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Kronik Ağrıların Tedavisinde Yeni Yöntemler

Haber güncelleme tarihi 14.02.2019 10:03

Kronik Ağrılar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Ağrılar birçok nedene bağlı olarak vücutta meydana gelir. Yapılan araştırmalar sonucunda ağrıların ikiye ayrıldığı gözlemlenmiştir. Bu ağrılar akut ve kronik ağrı olarak ikiye ayrılmıştır. Bugün kronik ağrıyı yakından inceleyeceğiz.

Öncelikle akut ağrı ile ilgili küçük bir bilgi verdikten sonra kronik ağrının nasıl oluştuğuna, nasıl anlaşıldığına ve tedavi yöntemlerine detaylı bir şekilde bakacağız.

 Akut ağrı, insan vücudunda meydana gelecek olan hastalıkların habercisidir. Özellikle doku hasarlarının habercisi olarak vücudun bir alarm sistemidir. Kronik ağrı ise beynin kontrolü dışında kendiliğinden oluşan hastalıktır.

Bu ağrı türünden sinir hücreleri bazen ağrı olmayan bölgelerde beyne ağrı sinyalleri gönderebiliyor.

Kronik Ağrı Nasıl Oluşur?

Kronik ağrı, sinir hücrelerinin çalışmasında birtakım bozulmaların ortaya çıkmasıyla oluşur. Konuyu biraz daha açmak gerekirse, sinir hücrelerinin beyne sürekli olarak ağrı sinyali göndermesiyle oluşan metabolizmadaki değişimlerdir. Bu uyarı sonucunda beyin bir süre sonra artık uyarıya karşı tepki vermez.

Tepki alamayan hücre de kendiliğinden sinyal gönderme merkezi oluşturur. Bu ağrılar karıncalanma veya darbe şeklinde meydana gelen yanıcı, sızı veya tam tersi keskin olabiliyor. Bu nedenle de hastanın ciddi şekilde sinirini bozar ve vücudunun yorgun düşmesine sebebiyet verir.

 Herkes bir şekilde vücudunda ağrı duyabilir. Bu yüzden de her ağrıyı kronik ağrı olarak düşünmek yanlış olur. Kişinin vücudunda süreklilik gösteren ağrı bir süre sonra şeklini değiştirip bağımsız bir şekilde hareket ederse kronik ağrı olarak nitelendirilebilir. Ayrıca bu ağrılar 3 ile 6 ay uzun bir zamana yayılırsa o zaman kronik ağrılar oluşur.

Bu oluşan kronik ağrıların en yaygınları şunlar:

  • Bel ağrısı
  • Baş ağrısı
  • Romatizmalı ağrılar
  • Nevralji
  • Ur ağrıları
  • Deformasyon ağrıları
  • Fantom ağrısı

Kronik Ağrı Nasıl Teşhis Edilir?

Bir ağrının kronik ağrı olup olmadığını belirlemek çok önemlidir. Kimi zaman yapılacak olan tetkikler normalinden daha uzun sürebilir. Bu kronik ağrıların türünden kaynaklanır. Bu tetkikleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ağrının teşhisi için
  • Fiziksel muayene
  • Sinirsel muayene
  • Ortopedik araştırma
  • Beyin tomografisi ve EKG
  • Aidozun teşhisi

Kronik Ağrıların Tedavisi Nasıldır?

Kronik ağrı tedavileri uzun süren tedavilerdir. Bu hastalığın hem fiziksel hem de psikolojik olarak insan vücudunda bıraktığı etkiler göz önüne alınarak tedavi edilir. Tedaviye başlamadan önce tespit edilen kronik ağrı türlerinin kaynağına inmek için şu yöntemlere başvurulur:

  • Tıbbi geçmişiniz incelenir.
  • Tıbbi geçmişinize dayanarak tıbbi testler yapılabilir.
  • Fiziki muayene yapılır.

Bu tetkikler sayesinde ağrının kaynağı tespit edilerek tedaviye başlanır. Uygulanacak olan tedavi ise şu şekilde:   

  • Ağrıları geçirmek için öncelikle ilaç tedavisi yapılır. Bu ilaçlar kişinin ağrı kesmek kadar hastanın ruh halini iyileştirmek için de kullanılır.
  • Rahatlama terapisi uygulanır.
  • Masaj terapisi uygulanır.

Önerilen İçerik;

► Miyofasiyal Ağrı Sendromu Nedir ve Belirtileri Nelerdir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/kronik-agri-nedir-nasil-tedavi-edilir-15779h.htm

Kronik Gastrit Tedavi Yöntemleri ve Komplikasyonları

Kronik Ağrıların Tedavisinde Yeni Yöntemler

Kronik gastrit oluşması durumunda hastaların mutlaka mide astarının iyileşmesini sağlayacak ilaçlar kullanması ve beslenmesine dikkat etmelidir. Ülser oluşması ya da mide kanseri riskini arttıracaktır.

Kronik Gastrit Tedavisi

Kronik Gastrit

Gastrit belirtileri oluşması ile insanların şiddetli karın ağrılarının olması durumu görülecektir. Hastalığın ilk olarak teşhisinin konulması gerekmektedir.

Bunun için günümüzde en çok tanı koymak için endoskopik görüntüleme yöntemi uygulanarak hastaların ağzından ve yemek borusundan geçerek kamera yardımıyla endoskopik görüntüleme ile ışıklı kamera yardımıyla midenin görüntüsü monitöre aktarılacaktır.

Bu durumda midenin astarının tahriş olup olmadığını kontrol etmiş olacak ve tanı işlemi konulacaktır. Hastalarda yapılan tanı sonucunda kronik gastrit tanısı konulmasının ardından doktor tarafından muayenesi gerçekleştirilecektir.

Gastrit hastalığı meydana gelmesi sonucunda ve kronikleşmesi halinde tedavisi edilmezse hastalığın ilerleyerek mide astarı ve mide dokusunda zedelenme oluşmasına neden olacağı gibi deliklerin açılmasına da neden olur. Ülser oluşması sonucunda hastaların tedavisi daha da zorlaşacaktır. Bu nedenle de kronik gastrit tanısı konulması durumunda bir hastanın tedavisinin başlaması gerekiyor.

Hastaların doktor tarafından söylenen ilaçları eczaneden alarak kullanmasının ardından tedavinin etkili olabilmesi için yaşam tarzında değişiklik yapması ve beslenmesinde de değişiklik yapması ile kesin tedavisi edilebilir.

Eğer ki sigara ve alkol kullanımına devam etmesi durumunda ve beslenmesine de hastanın dikkat etmemesi durumunda ilaçlar kesin tedavi için yetersiz kalacaktır.

Kronik Gastrit İlaç Tedavisi

Kronik gastrit hastalarının tedavisi her zaman için yapılmasının kesin sonuç vermesi için hastaların doktor tarafından söylenen ilaçları düzenli olarak uygulaması gerekmektedir.

Özellikle de gastrit oluşmasına neden olan bakteri sonucunda ortaya çıkması ile birlikte bakterilerin neden olduğu gastrit tedavisinin gerçekleşebilmesi için hastaya antibiyotik tedavisinin reçete edilerek uygulanması gerekmektedir.

Antibiyotik kullanımı sonucunda gastrit oluşumunda etkili olan bakteriler ölecektir. Ayrıca hastalara gastrit tedavisinde şu ilaçlar reçete edilmesi gerekiyor.

Protonlar Inhibitörleri Pompalar

Hastalığın oluşumunda ilerlemesini durdurmak amacıyla halk arasında mide koruyucu olarak isimlendirilmekte olan ilaçlar reçete edilmesi sonucunda mide asit miktarında azalma sağlanacak ve kronik olan gastrit tedavisi başarılı olacaktır. Bu ilaçlar hastaların sabah aç karnına bol su ile içmeleri ve 1 saat boyunca en az herhangi bir şey tüketmemeleri oldukça etkili olacaktır. Bu ilaçlar şunlardır:

  • Omeprazol;
  • Lansoprazol;
  • Esomeprazol.

Yukarıda yazmış olduğumuz ilaçların uzun süre kullanılması durumunda hastalarda bazı yan etkilerin oluşmasına neden olacak durumlar oluşacaktır. Bu nedenle de hastaların her zaman doktor kontrolünde ve doktorun belirlediği süre içerisinde bu ilaçları kullanması tavsiye edilmektedir.

Asit Azaltıcı İlaçlar

Gastrit tedavisi edilmemesi durumunda midenin asit salgılaması ile birlikte daha da ilerlemesi ve ülser ya da mide kanseri oluşumuna zemin hazırlayacaktır. Bu nedenle de midenin asit miktarının azalmasında etkili olacak ilaç türleri şunlar olmalıdır.

Sindirimi kolaylaştırmak amacıyla midenin salgılamakta olduğu asit fazla miktarda olması durumunda iltihaplanmış mide astarında bulunan iltihabın daha da artmasına neden olur. Bu durumda ortaya çıkacak olan ağrı ve diğer belirtileri hafifletmek için bu ilaçlar reçete edilir.

Antasitler

Mide astarının iltihaplanması ile birlikte hastalarda şiddetli ağrının oluşması halinde doktorun önermesi halinde Antasitler reçete edilerek kullanılabilir. Fakat bu tür ilaçlar kullanan kişilerin bağırsaklarında sorun olmasına neden olur. İshal yaşanması ya da kabızlık oluşması durumunda ilacın kullanılmaması gerekiyor.

Probiyotikler

Sindirimin normal bir şekilde çalışmasında ve iltihaplanarak tahriş olmuş mide zarının iyileşmesinde yardımcı olacaktır.

Kronik Gastrit Komplikasyonları

Kronik olarak ortaya çıkan gastrit belirtileri de şiddetli olacaktır.

Uzun süre insanın hayatını olumsuz yönde etkileyecek olan gastrit midenin asit salgılanması sonucunda ve tedavisinin gerçekleşmemesi ve hastanın beslenmesine dikkat ederek diyet uygulamaması durumunda şiddetlenecektir.

Özellikle de hastaların sigara ve alkol kullanımının yanı sıra aynı zamanda da hastaların çay ya da kafein tarzı içecekler tüketmekten kaçınmaları ve hastaların mutlaka stresten uzak kalmaları gerekmektedir.

Gastrit kronik bir hal alması durumunda mide astarında iltihaplanma artacaktır. Bunun sonucunda da kişilerde mide astarı ve mide dokusunda delinmeler meydana gelir.

Hastalarda ülser gelişmesi sonucunda gastrit gelişimine bağlı olarak mide kanaması ortaya çıkacaktır. Midenin iç yüzeyi kısmında oluşan yaraların sıklıkla mide kanamasına neden olur.

Tedavi edilmemesi durumunda ilerleyen dönemler içerisinde hastanın mide astarı zedelenmesine bağlı olarak mide kanserine yakalanma riski de oldukça fazla olmaktadır.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://midemikrobu.com/kronik-gastrit-tedavisi.html

Ağrı Tedavisi

Kronik Ağrıların Tedavisinde Yeni Yöntemler

Ağrı karmaşık bir durumdur, bu nedenle kronik ağrıların tamamen birbirinden farklı çok sayıda sebebi ve çeşitli tedavi seçenekleri vardır. Kronik ağrı türleri ve tedavileri şunlardır:

Medikal Yöntemlerle Kronik Ağrı Tedavisi

İlaç tedavisi uygulanarak medikal yöntemler ile kronik ağrı tedavisi yapılabilir. Öncellikle ağrının sebebi belirlenir.

Kronik ağrılar doku hasarı, kireçlenme, fıtık ya da sinirlerde tahribat gibi fiziksel sebeplerden kaynaklandığı gibi yorgunluk, stres ve depresyon gibi psikolojik nedenlerden de kaynaklanabilir.

Ağrının sebebine ve türüne göre bazı durumlarda ilaç tedavisi uygulanabilir ve bu ilaçlar duruma göre reçeteli ya da reçetesiz olabilir.

Reçeteli ilaç tedavisi: Vücut ağrılarının ağrı kesici ya da kas gevşetici ile giderilebildiği durumlarda medikal tedavi uygulanır. Ağrıların depresyon ya da yorgunluk gibi sebeplerde kaynaklanması durumunda ağrı kesici ilaç tedavisi verilebilir.

Bölgesel ağrıların dışında kişilerde eklem iltihaplanması gibi nedenlerle de kronik ağrı görülebilir. Bu durumda öncellikle hastaya iltihap giderme tedavisi uygulanır.

İltihap giderici ve ağrı kesici özelliği olan reçeteli ilaçlar ile önce iltihap söktürme tedavisi uygulanmalı, ardından duruma göre diğer ağrı tedavisi teknikleri uygulanmalıdır.

Aşırı yorgunluk ve stres nedeniyle kas ve sinirlerde ortaya çıkan sorunlar nedeniyle oluşan ağrılarda ise kas gevşetici ilaç tedavileri tercih edilebilir. İltihap giderici, ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçların mutlaka reçeteli olması ve alanında uzman bir doktor tarafından verilmesi gerekir.

Reçetesiz ilaç tedavisi: Bazı kemik ağrılarında reçetesiz olarak satılan basit ağrı kesiciler de kullanılabilir.

Tetik Noktası Enjeksiyonu (TPI)

Tetikleyici noktalar bölgesel kas spazmının odak alanları olup, genellikle üst sırt ve omuz bölgelerinde bulunur. Sırt, bacak ve kollarda ortaya çıkan ağrı, kasılma ya da kas sertleşmesi gibi durumlarda uygulanır. Tetikleyici nokta enjeksiyonu ilacın doğrudan tetik noktasına enjekte edilmesini içerir.

Tetikleyici nokta enjeksiyonları, fibromiyalji, gerilim baş ağrısı ve miyofasyal ağrı sendromu dahil bir dizi durumu tedavi etmek için kullanılabilir. Tetik noktası, iskelet kasındaki spazm ve iltihaplanmanın odak alanlarıdır.

Arka sırtta ve omuz bölgelerinin arkasında bulunan rhomboid ve trapez sırt kasları, tetikleyici noktaların ortak noktasıdır. Bu bölgelerdeki tetik noktaları boyun ağrısı, omuz ağrısı ve baş ağrısı neden olabilir. Üst sırtın yanı sıra, tetik noktaları bel çevresi veya bel ağrılarında daha az görülür.

Tetikleyici nokta enjeksiyonları sıklıkla romatologlar, ağrı doktorları ve fiziki tıp ve rehabilitasyon doktorları tarafından uygulanmalıdır.

Transkutanöz Elektriksel Sinir Uyarımı (TENS)

Transkutanöz elektriksel sinir uyarımı (TENS), ağrıyı hafifletmek için düşük voltajlı elektrik akımı kullanan bir terapidir. TENS, çeşitli hastalık ve durumların neden olduğu ağrıları tedavi etmek için kullanılır.

En sık osteoartrit veya fibromiyalji gibi hastalıklarla ortaya çıkan kas, eklem veya kemik problemlerini veya bel ağrısı, boyun ağrısı, tendinit bursit gibi rahatsızlıkların tedavisinde uygulanır.

Ayrıca, doğum ağrısı ve kanser ağrısı gibi uzun süren (kronik) ağrı gibi ani (akut) ağrıyı tedavi etmek için TENS kullanılmaya başlanmıştır.

Ağrı Tedavisi ve Biyoelektrik Terapi

Biyoelektrik terapi, kronik ağrı sorunu olan hastalar için güvenli ve ilaçsız bir tedavi seçeneğidir. Bazı kronik ağrı ve akut ağrı vakalarını tedavi etmek için kullanılır. Beyindeki ağrı mesajlarını bloke ederek ağrıyı hafifletir. Yaralı olduğunuzda, ağrı alıcıları merkezi sinir sistemine (beyin ve omurilik) bir mesaj gönderir.

Mesaj, vücuttaki belirli hücreler tarafından ağrı olarak kaydedilir. Biyoelektrik akımları kullanarak biyoelektrik terapi, ağrı sinyallerini beyne ulaşmadan keserek ağrıyı hafifletir. Biyoelektrik tedavi vücudun ağrıyı hafifletmeye yardımcı olan endorfin üretmesini de sağlar.

Biyoelektrik terapi aşağıdakileri içeren kronik ve akut ağrı durumlarını tedavi etmek için kullanılabilir:

  1. Kompleks bölgesel ağrı sendromu, refleks sempatik distrofi veya RSD olarak da bilinir
  2. Sırt ağrısı
  3. Kas ağrısı
  4. Baş ağrısı ve migren
  5. Üst ve alt ekstremitelerde kan akışı bozuklukları
  6. Artrit
  7. Temporomandibular eklem (TMJ) sendromu (çeneyi etkiler)
  8. Diyabetik nöropati gibi sinir sisteminin bozuklukları
  9. Zayıf sirkülasyon veya sklerodermadan kaynaklanan cildin ağrısı ve ülseri (cildin kalınlaşmasına veya sertleşmesine neden olabilen kronik bir durum)

Fizik Tedavi

Fizik tedavi; yaralanma, hastalık veya sakatlık gibi durumlardan etkilenen organ ya da uzuvların hareket ve işlevinin eski haline getirilmesine yardımcı olur.

Fizyoterapistler hareket, egzersiz, manuel terapi, eğitim ve tavsiye yoluyla yaralanma, hastalık veya sakatlıktan etkilenen insanların tedavisine yardım eder.

Fizik tedavinin kullanıldığı alanlar şunlardır: Nörolojik (inme, multipl skleroz, parkinson hastalığı), nöromüsküloskeletal (sırt ağrısı, ağrıyı önleme bozukluğu, spor yaralanmaları, artrit), kardiyovasküler (kronik kalp hastalığı, kalp krizinden sonra rehabilitasyon), solunum (astım, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, kistik fibroz). Fizyoterapistler, sağlık ve sosyal bakım alanlarında çeşitli uzmanlık alanlarında çalışırlar. Ayrıca, bazı fizyoterapistler eğitim, araştırma ve hizmet yönetiminde yer alırlar.

Ağrı Tedavisinde Fiziksel Terapi Egzersizleri

Terapistlerin ağrıyı hafifletmek için kullandığı, buz / ısı paketleri, ultrason ve elektriksel kas stimülasyonu gibi çeşitli mekanik ve fiziksel yöntemler vardır. Egzersiz terapisi ile kas gevşetme ve güçlendirme hareketleriyle ağrıların giderilmesi sağlanabilir. Ağrıyı azaltan iki yaygın egzersiz yöntemi bulunur.

Ağrının merkezi belirlenerek o bölgenin rahatlamasına yardımcı olacak kişiye özel hareketleri belirlemek. Ağrıya neden olan tetik noktalarının hareketi azaltarak ağrıyı kontrol altına almak. Egzersiz terapisi, aktiviteler sırasında otomatik olarak koruyucu destek sağlamak için kasların eğitimini içerir.

Egzersizlerin fizik tedavi uzmanları tarafından kişiye özel olarak planlanması çok önemlidir.

Alternatif Tedaviler

“Alternatif terapi” terimi genelde geleneksel tıbbın yerine kullanılan herhangi bir tıbbi tedaviyi veya müdahaleyi tanımlamak için kullanılır.

Geleneksel tıp ile birlikte alternatif terapiler kullanıldığında, tamamlayıcı tıp olarak adlandırılır.

Alternatif terapi, akupunktur, kayropraktik tedavi, yoga, hipnoz, biofeedback, aromaterapi, gevşeme, bitkisel ilaçlar, masaj ve diğer birçok disiplini kapsar.

Источник: https://www.romatem.com/tedaviler/agri-tedavisi

Kronik ağrılara yeni yöntem: Radyofrekans

Kronik Ağrıların Tedavisinde Yeni Yöntemler

Bel ve boyun fıtığı hastaları, dayanılmaz ağrı şikayetleri ile hekimlerin kapısını çalıyor. Çünkü bu ağrılar çoğu zaman hastaların hayat kalitesini düşürüyor.

Hastalar ise ameliyat korkusuyla çoğunlukla tedaviye tereddütle yaklaşıyor. Central Hospital'dan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr.

Can Yapıcı, en çok karşılaşılan vücut ağrılarının sebeplerini ve radyofrekans yöntemini anlatıyor.

Günlük hayatında birçok kişi çeşitli ağrı şikayetleri ile karşı karşıya kalıyor. Bu ağrılar hastaları çoğu zaman günlük işlerini yapamaz hale getiriyor.

Böyle şikayetlerle başvuran hastalara öncelikle muayene süreçleri ve MR tetkikleri uygulanıyor. Tüm bu tetkikler sonucunda ameliyat gerekmiyorsa hastanın ağrıları radyofrekans tekniği ile sona erdirilebiliyor.

Radyofrekans tekniği, faset eklemler üzerinde ve omurilikte bulunan duyu sinirinin bloke edilmesi ile uygulanıyor.

Faset eklemlerde oluşan dejenerasyon ağrılara sebep oluyor

Bel ve boyunda yer alan disklerde fıtıklaşmanın oluşması, disklerde ve faset eklemlerde dejenerasyon yaşanması, omurilik darlığı ve tümörler, bel ve boyunda yaşanan ağrıların sebepleri arasında sayılıyor.

Omurganın hareketliliğini ve dayanıklılığını sağlayan alt ve üst omurgaları birbirine kenetleyen eklemler ise faset eklemler olarak adlandırılıyor. Zaman içerisinde bu eklemlerde dejenerasyonlar oluşuyor ve kişiler hareket sırasında ağrılar yaşıyor. Bunlar da faset eklem ağrıları olarak tanımlanıyor.

İşte bu gibi rahatsızlıkları yaşayan kişilerin birçoğu tıbbi ve fiziki tedavilerden bir sonuç alamadığında yaşam kalitesini oldukça düşüren kronik ağrılarla yaşamaya çalışıyor. Üstelik bu hastaların ciddi bir kısmını MR tetkikleri muayeneleri sonucunda ameliyata dahi gerek duyulmayan kişiler oluşturuyor.

Radyofrekans yöntemi ise tam da bu noktada devreye giriyor ve bu tip hastaların ağrılarına büyük oranda çözüm sağlayabiliyor.

Radyofrekans yöntemi ile ağrı duyusu bloke ediliyor

Radyofrekans, ağrı tedavilerinde kullanılan birçok yöntemden biridir. Bu yöntem, faset eklemler üzerinde bulunan ve omurilikte ağrı duyusu taşıyan sinirlerin bloke edilmesi sistemine dayanıyor. Yani ağrının ilgili bölgelerden kaldırılması sağlanıyor.

Yöntemin uygulama sürecine ise hastanın problem yaşanan faset eklemlerinin C kollu röntgen ile kaydedilmesiyle başlanıyor. Daha sonra uygulamanın yapılacağı noktalara lokal anestezi yapılıyor ve röntgen kontrolüyle kanüller (vücuda açılan veya var olan bir kanaldan içeri sokulan tüpler) konumlandırılıyor.

Kanüller içerisine ise bir bilgisayar ile ilişkilendirilen kateterler (bir vücut boşluğuna, damarına veya kanalına sokulabilen tüpler) yerleştiriliyor ve faset eklemlere radyofrekans ile yüksek ısı uygulanıyor. Bu ısı ile duyu sinirinin fonksiyonu etkisiz hale getiriliyor.

Son olarak, işlemin ardından aynı kanül içinden hastaya streoid ve ağrı kesici ilaçlar uygulanıyor.

Radyofrekans herhangi bir risk taşımıyor

Radyofrekans, genel anestezi gerektirmediği gibi yalnızca lokal anestezi ile yapılıyor. Halk arasında bilinen adıyla “sinir yakma tedavisi” iki şekilde uygulanır. Klasik (sürekli) uygulamada ilgili bölgeye sürekli akım verilir.

Son yıllarda geliştirilen kesikli (pulsed) radyofrekans tekniğiyle akım artık kesikli olarak veriliyor. Çok daha az yan etkiye neden olan kesikli radyofrekans uygulamasında, geleneksel uygulamadaki sinir, damar ve doku yanıkları hemen hemen hiç görülmüyor.

Nasıl uygulanıyor

Sürekli radyofrekans, hedeflenen bölgede 60 – 80 derecelik yüksek frekanslı alternatif bir akımla bir tür doku hasarı oluşturur. Kesikli radyofrekans tedavisi ise 42 derece gibi daha düşük ısı içeren aralıklı akım ile uygulanır.

Sürekli olanın aksine kesikli uygulamada sinir dokusunda ısı lezyonu gelişmez. Kesikli radyofrekansın etkisi uygulandığı bölgedeki sinirler üzerinde düzenleyici özelliğinden kaynaklanır. Bu da genellikle uzun süreli ya da kalıcı ağrı tedavisi sağlar.

Bu nedenle günümüzde ağrı tedavisinde büyük oranda kesikli radyofrekans kullanılıyor.

Hangi hastalıkların tedavisinde kullanılabiliyor

Kesikli (pulsed) radyofrekans;

– Bel ve boyun eklemlerinin kireçlenmesi, faset eklem ağrısı, – Bel ve boyun fıtıkları,

– Sakroiliak eklem patolojileri (Romatizmal sakroiliak eklem problemlerinde ya da romatizma dışı sakroiliak eklem ağrılarında),

– Kronik Koksiks (Kuyruk sokumu ağrısı),

– Omuz ağrısı, donuk omuz hastalığı (omuzda geçmek bilmeyen bir ağrı veya tutulma hissi),

– Diz ağrıları, şiddetli diz kireçlenmesi (Ameliyat için erken evrede olan diz kireçlenmeleri ya da ameliyat olamayacak hastalarda),

– Kalça eklem ağrıları (Ameliyat olamayacak hastalarda),

– Topuk dikeni olguları,

– Diğer küçük eklemlerdeki kronik ağrılı kireçlenmeler (Ameliyat olamayacak hastalarda) ve

– Kemik tümörlerinde (bir hastalığın başka bir yere sıçraması olan metastaz dahil) kullanılabiliyor.

Источник: https://www.kadinvekadin.net/kronik-agrilara-yeni-yontem-radyofrekans.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть