Kronik yorgunluğa karşı Ozon Terapisi Yöntemi

Ozon Tedavisi

Kronik yorgunluğa karşı Ozon Terapisi Yöntemi

Ozon, oksijenin çok yüksek enerji taşıyan bir şeklidir. O3 oda sıcaklığında renksiz, karakteristik kokusu olan,fırtınalı havalardan sonra, yüksek yerlerde veya deniz kıyısında hissedilebilen bir gazdır.

Gençlik İksiri Olarak Bilinen Ozon Artık Kronik Hastalıkların Tedavisinde de Çok Etkili

Ozon Tedavisi Nedir?

Günümüzde Diyabet (Şeker Hastalığı) Hipertansiyon ve Kronik Hepatit tedavisinde başarılı sonuçlar sağlayan Ozon tedavisi, hücre yenilenmesini hızlandırdığı için eklem ağrıları, kireçlenmeler, bel ve boyun fıtıkları, fibromiyalji gibi rahatsızlıkların tedavisinde genelde uygulanan, klasik fizik tedavi yöntemlerinden (sıcak, soğuk, elektrik akımları, ses dalgaları, vb) çok daha etkili bir tedavidir. Özellikle akupunktur ile kombine bir tedavi programı izlendiğinde daha kısa sürede ağrılar azalır ve kalıcı iyileşme sağlanır. Bu tedavi ile eklemlerde yer alan kıkırdak dokular hızlı bir iyileşme sürecine girer, kan dolaşımı hızlanır, hücrelerin salgıladığı iyileştirici enzimler ile hastalıklı hücreler iyileşme sürecine girer.

Eklem Ağrıları ve Kireçlenmeler: 3 – 4 aylık bir dönem içerisinde 12 seans kombine ozon ve akupunktur tedavisi kullanılır. 2. – 3. seanstan itibaren ağrılarda hızlı bir azalma görülür.

Eklemlerini daha rahat hareket ettirmeye başlar, günlük yaşam aktivitelerinde daha bağımsız hale gelir.

Tedavi sonucu sağlanan iyileşme, bilinen fizik tedavi uygulamalarına kıyasla çok daha uzun süre etkisini devam ettirir, çok daha kalıcı bir iyileşme sağlanır.

Bel ve Boyun Fıtıkları: 3 – 4 aylık bir dönem içerisinde 15 seans kombine ozon ve akupunktur tedavisi kullanılır. 2. – 3. seanstan itibaren ağrılarda hızlı bir azalma görülür. Uygulanan tedavi ile mevcut fıtık hacmi küçülür, fıtık bölgesinde yara dokusu oluşması engellenir ve bir süre sonra o bölgedeki görüntü normalde döner.

Fibromiyalji: 2 – 3 aylık bir dönem içerisinde 16 seans kombine ozon ve ozon sauna tedavisi kullanılır. 2. – 3. seanstan itibaren ağrılarda hızlı bir azalma görülür.

Eklemlerini daha rahat hareket ettirmeye başlar, günlük yaşam aktivitelerinde daha bağımsız hale gelir.

Tedavi sonucu sağlanan iyileşme, bilinen fizik tedavi uygulamalarına kıyasla çok daha uzun süre etkisini devam ettirir, çok daha kalıcı bir iyileşme sağlanır.

Diyabet (Şeker Hastalığı): 3 aylık bir dönem içerisinde 16 seans kombine ozon ve lazer akupunktur tedavisi kullanılır.

Tedavi süreci sonunda hastanın açlık ve tokluk kan şekeri düzeyleri ile var ise eşlik eden hiperlipidemi dengelenir. Ayrıca 3 aylık kan, glukoz (şeker) seviyesini gösteren HemoglobinA1c değeri normal sınırlara geriler.

Meydana gelen iyileşme uzun süre devam eder. Mevcutta kullanılan ilaçlara olan ihtiyacı azaltır.

Hepatit B, C (Kronik Viral Karaciğer Hastalıkları): 3 – 3,5 aylık bir dönem içerisinde 20 seans ozon tedavisi kullanılır. Tedavi sonrasında hastanın karaciğer enzim seviyelerinde azalma, virüs testlerinde düzelme sağlanmakta olup eğer tedavi uzatılırsa kalıcı iyileşme yaşanmaktadır.

Alerji ve Alerjik Astım: 2 – 2,5 aylık bir dönem içerisinde 12-18 seans arası ozon tedavisi kullanılır. Tedavi sonucunda nefes darlığı, cilt döküntüleri, kaşıntı, burun tıkanıklığı gibi alerjiye bağlı semptomlar gerilemeye başlar. Hastanın kronik akciğer hastalığına (KOAH) yakalanmasına engel olur.

Hipertansiyon: 2 – 2,5 aylık bir dönem içerisinde 18 seans kombine ozon ve akupunktur tedavisi kullanılır. Tedavi sonucu hastanın tansiyon değerleri hızlı bir şekilde normale döner. Kullandığı ilaç miktarı azalır. Tedavi sonucu elde edilen iyileşme tedavi tamamlandıktan sonra da uzun süre devam eder.

Ozon Tedavisinin Kullanıldığı Diğer Alanlar

Kronik yorgunluk sendromu, migren, damar hastalıkları, sağlık yaşam ve stresle mücadele, detox, cilt hastalıkları, sindirim sistemi bozuklukları, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, kadın üreme sistemi rahatsızlıkları vb alanlarda ozon tedavisi ile hücre yenilenmesi tetiklenerek hızlı ve kalıcı iyileşmeler elde etmek mümkündür.

Ozon Etki Mekanizması

Ozon uygulaması esnasında oksidatif stres ve lipid oksidayonu sonucu oluşan hidrojen peroksit ikincil haberci gibi davranarak ozon tedavisinin biyolojik etkilerine aracılık eder. Tekrarlayan ozon uygulamaları sonucunda antioksidan sistem uyarılarak oksidatif strese karşı direnç gelişir.

Ayrıca hücre membranında bulunan yağ asitlerinin oksidasyonuna bağlı olarak çeşitli sitokin düzeyleri de artar. Ozon tedavisi özellikle inflamatuar sürecin yoğun olarak yaşandığı ve immün sistemin ön planda yer aldığı fizyopatolojik durumlarda yardımcı tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.

Bu durumlardan bazıları yara iyileşmesi, yaşa bağlı makuler dejenerasyon, iskemik ve infeksiyöz hastalıklardır.

Ozon Tedavisinin Yan Etkileri

Ozon tedavisinin yan etkisi yok denecek kadar azdır. Şimdiye kadar bildirilen yan etkiler uygulama hatalarına bağlı lokal komplikasyonlardır. Bazı durumlarda ozon terapisi uygulanması sakıncalı olabilir.

Bu durumlar: glukoz 6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği, özellikle erken dönem olmak üzere hamilelik, anjitensin çevirici enzim (ACE) inhibitörü tedavisi görenler, hipertiroidi, kanama bozukluğu, kontrol altına alınamayan kardiyovasküler hastalıklar ve ozona reaksiyon gösteren astım hastaları olarak sıralanabilir.

Ozon Tedavisinin Yararları

  1. Daha temiz,yumuşak ve daha gençleşmiş bir cilt,
  2. Hücre ve dokulara giden kan dolaşımını hızlandırır,
  3. Bağışıklık sistemini güçlendirir,enfeksiyon hastalıklarına karşı direnci arttırır,
  4. Damarları (arterve venler) yeniler,tansiyonun düzelmesini sağlar,
  5. Kan ve Lenf sistemini temizler,
  6. Derinin üçüncü bir böbrek ya da ikinci akciğer sistemi gibi çalışmasını sağlar,
  7. Kaslarda biriken toksini gidererek kasları gevşetir ve yumuşatır,esnekliğini arttırır,
  8. Eklem ağrılarını ve kas rahatsızlıklarını iyileştirir,
  9. Hormon ve enzim üretimini normale döndürür,
  10. Beyin fonksiyonlarını ve hafızayı kuvvetlendirir,
  11. Depresyon ve sıkıntıyı ferahlatır,
  12. Stres hormonu olarak bilinen adrenalini okside ederek genel bir sakinlik sağlayarak depresyon kaynaklı gerginliği gidermeye yardımcı olur.

Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

  • Major Yöntem: En yaygın kullanım metodudur. Bu metodla kişiden 50-200 ml arasında alınan kan, dozu belirlenmiş ozonla karıştırıldıktan sonra tekrar kişiye enjekte edilir.
  • Minor Yöntem: Kişiden alınan 2 – 5 cc arası kan, belirlenmiş dozda ozonla karıştırılarak kişiye enjekte edilir.
  • Vücut Boşluklarına Ozon Verilmesi: Rektal – Makat yoluyla, vajinal ve kulak yoluna püskürtme yöntemi ile kişiye ozon verilir.
  • Eklem İçine Ozon Gazı Verilmesi: Kas İskelet Sistemi rahatsızlıklarında, uygun bir iğne ile belirli dozda ozon gazı kişinin eklemlerine enjekte edilir.

Dikkat Edilmesi Gerekenler

Ozon tedavisinin herhangi bir şekli uygulanmadan önce terapiyi uygulayacak doktora kullandığınız ilaçlardan ve uygulanan özel diyetlerden yakın zamanda bitmişse bile bahsetmeyi unutmayınız.

Eğer sadece doktor tavsiye derse,bunları bırakmalısınız.

Doktorunuz, varsa kalıtımsal hastalıklardan, alerjilerden ve diğer şikayetlerden ve geçmişte tedavi edildiğinizden veya edilmekte olduğunuzdan haberdar etmelisiniz.

Ozon tedavisi, düşük riskli ve genellikle standart medikal tedavilerin eşliğinde tamamlayıcı, destekleyici ve yeniden yapılandırıcı bir metottur.

Источник: https://www.romatem.com/tedaviler/ozon-tedavisi

Depresyon, stres ve kronik yorgunluktan ozon terapi ile kurtulmak mümkün

Kronik yorgunluğa karşı Ozon Terapisi Yöntemi

“Son 20 yılda yapılan araştırmalar, ozon tedavisinin pek çok yönden insan vücudunun kendi tedavi edici potansiyellerine katkısı olduğunu göstermiştir. Ozon, enfeksiyon hastalıklarından, kalp yetmezliğine kadar çok geniş bir hastalık grubuna karşı tedavi edici etkinlik gösterir. Bu sonuç halk arasında “vücut direncini arttırmak” olarak ifade edilir” dedi.

Ozon tedavisi nedir? Hangi hastalıklara iyi gelir? Faydaları ve zararları

Doç. Dr.

Serhat Mutlu ayrıca, Ozon tedavisinin, diyabet hastalarında damarların hasarlanması sonucu ortaya çıkan dolaşım bozuklukları ve doku hasarının ( sinir, böbrek, göz) azaltılmasında, diabet (şeker) hastalığına bağlı kronik iyileşmeyen ayak yaraları başta olmak üzere bütün uzuv ve bölgesel yaraların tedavisi, yaygın kas ağrıları, uyku bozuklukları, Alzheimer, Parkinson gibi nörolojik hastalıklarda da son derece etkili olduğunun altını çizerek diğer önemli faydalarını da sıraladı.

Kendini iyi hissetme: Ozon tedavisi gören kişilerin ortak ifadeleri kendilerini çok iyi, zinde ve sağlıklı hissettikleridir.

Bağışıklık sisteminin güçlenmesi: Çeşitli hastalıklara yakalanmış kişilerin bu hastalıklardan kolaylıkla kurtulmasının yanında yeniden bu tür hastalıklara yakalanmamasını sağlar. Özellikle mevsimsel grip ve diğer grip salgınlarından etkilenen ve risk grubunda yer alan kişiler üzerindeki koruyucu etkisi çok güçlüdür.

Kan dolaşımının artması: Bir yandan damarların genişlemesini diğer yandan kan hücrelerinin yapımını hızlandırmak yoluyla yetersiz kanlanan vücut bölgelerine, yeterli miktarda kanın gitmesi sağlanır. Bu yolla çeşitli damar hastalıklarının tedavisine yardımcı olmaktadır.

Yeni hücre yapımı: Yeni hücre yapımının hızlanması sonucunda iyileşmeyen yaraların kapanması mümkün olabilmektedir. Diğer yandan doğumdan sonra geçen her gün yaşlanan insanoğlunun yaşlanan hücrelerinin sağlığa kavuşması yanında, yeni ve genç hücrelere kavuşması sağlanır. Yapısı bozulmuş dokuların yenilenmesi ozon sayesinde mümkün olmaktadır.

Detoks etkisi: İnsan vücudunda üretilen zararlı toksik maddelerin arındırılması yoluyla, olası zararlardan korunma gerçekleşir. Alman bilim çevrelerinde, kanın yıkanması olarak kabul gören ozon terapi, gerçek anlamda detoks etkisi yaratmaktadır.

Antimikrobik etki: Bilinen her türlü virüs, bakteri, mantar gibi çeşitli hastalık etkenlerinin dezenfeksiyonunu sağlar. Bu yolla antibiyotikler ile tedavi edilemeyen veya tedavi edilmesi çok güç olan hastalıklarının tedavi edilmesi mümkün olmaktadır.

Anti aging nedir, nasıl yapılır? Cilt sağlığına ve yaşlanma etkileri

Ağrı giderici: Ağrıya yol açan nedeni ortadan kaldırmanın yanında ağrının hissedilmesine neden olan kimyasal bileşenlerin uzaklaştırılması yoluyla ağrı hissinin kısa sürede yok olmasını sağlar.

Antikanserojen etki: Genel olarak kanser hücreleri oksijensiz ortamda oluşur ve çoğalır. Ozon yoluyla yüksek oksijene kavuşan dokulardaki kanserojen hücreler üreme yeteneğini yitirirler. Özellikle kanser görülme sıklığını azaltması üzerinde çok sayıda bilimsel yayın bulunmaktadır.

Yaşam kalitesini arttırma: Sağladığı tüm yararların yanında insanların bedensel ve ruhsal anlamda sorunlarını azaltarak veya yok ederek yaşam kalitesi denilen değerleri yükseltir. Uyku kalitesinin artmasından, zihinsel ve fiziksel performansın artışına kadar, hayatın her anını ve yönünü olumlu yönde etkileyen ozon terapi, bizlere yaşam sevincimizi geri kazandırmaktadır.

Ozon destekli PRP ile kireçlenme ve eklem ağrılarına çözüm

PRP’nin gençleştirme ve bazen yanlış olarak kök hücre tedavisi olarak da adlandırıldığının bilgisini veren Mutlu; temel olarak kandaki trombositlerden zenginleştirilen serumun vücudun ihtiyacı olan kısmına uygulanması şeklinde tanımlanabileceğini ifade etti. Trombositler herkesin kanında mililitre de 200 bin kadar bulunan, esasen kanın pıhtılaşmasında rol oynayan hücreler olduğunu söyledi.

Normalde dokuda bulunmadığını sadece kan içerisinde var olduğunu anlatan Doç. Dr.

  Mutlu, şu bilgileri verdi: “Dokuda bir yaralanma ve damar kesisi olduğunda trombositler bir yandan pıhtılaşma sağlayıp damarı onarırken bir yandan da içerdiği büyüme faktörü adı verilen maddeleri ortama salarak o bölgeye iyileşme sağlayan hücreleri çeker ve yine o bölgedeki kök hücreleri canlandırır.

Trombositler tek başlarına dokuya verildiklerinde içeriğinde bulunan büyüme faktörlerini ortama bırakmazlar. Bunun için aktive edilmeleri, uyarılmaları gerekir. Ozon gazının da trombositleri çok iyi uyardığı, ozon destekli PRP uygulamalarının sonuçlarının daha iyi olduğu gösterilmiştir.

Kolajen nedir? Faydaları nelerdir? Hangi gıdalarda bulunur?

Kas, eklem patolojilerinde ve romatizmal hastalıklarda eklem içine enjeksiyon sonucu enflamasyon ve ağrı azalır. Düşük evre artrozlarda(eklem kireçlenmelerinde) ekleminde yenilenmesini sağlayabilmektedir.

İleri evre romatizmal hastalıklarda diğer tedavilerle kombine edildiğinde tam şifa elde edilebilmektedir.

Romatoid artrit gibi bağışıklık sisteminin bozukluğu sonucu oluşan, eklem, kas ve iskelet sisteminin fonksiyonunu etkileyen ve ağrılı hareket nedeniyle pek çok fonksiyonu kısıtlayan hastalıklarda, immun sistemi düzenlediği için tek başına veya diğer tedavilerle birlikte kullanılabilmektedir.

“Ozon Tedavisinin yan etkisi yok”

Ozon tedavisinin hiçbir yan etkisi olmadığını söyleyen Doç. Dr. Serhat Mutlu; “Kan ozonlaması dediğimiz yöntemle hastadan aldığımız 100-120 mililitre kana ozon uygular ve bu kanı derhal geri veririz.

Ozonlanmış bir kan geri giderken artık içinde ozon yoktur ama vücut için yararlı bileşikler oluşmuştur. Ozonun etkilerini bu bileşikler başlatır. Senede bir kez yapılan kürler ve arada her ay bir kez yapılan takviyeler hastalıklardan ve erken yaşlılıktan korur.

Bu etkilerin hayat boyu devam etmesini isteyenler ozon kürlerini her yıl yenilerler” ifadesinde bulundu.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/depresyon-stres-kronik-yorgunluk-sikayetlerinden-ozon-terapi-ile-kurtulun/

Ozon Terapi

Kronik yorgunluğa karşı Ozon Terapisi Yöntemi

Ozon, sağlığımızı ve yaşam kalitemizi artırır. Ozon terapi güvenli, etkili ve bilimsel bir uygulamadır. Tüm dünyada birçok hastalığa karşı veya sağlığı korumak amacıyla, geleneksel tıbbi yaklaşım ve tedavilerin de en önemli yardımcısı olmaya başlamıştır.

Ozon Terapi, bağışıklık sistemini güçlendirmede, karaciğer yağlanmasını azaltmada, kanser önleme ve tedavisinde destek olarak kullanılır. Anti-aging etkilidir. Vücuttaki oksijen seviyelerini yükselterek tüm dokulara fayda sağlar. Ayrıca, kronik yorgunluğa, kan dolaşımı, kalp ve damar hastalıklarına destek olarak tavsiye edilir.

Ozon terapi farklı şekillerde uygulanabilir. Bir kullanım şekli, kan alındıktan sonra bir şişe içinde oksijen ve ozon ile karıştırılır ve kanın alındığı damardan enjekte edilmesidir. Diğer kullanım şekilleri lokal olarak uygulanması veya ozon karıştırılmış su ile sindirim sistemi tarafından da alınmasıdır.

Ozon aynı zamanda kan yoluyla, kas içine, cilt altına, torbalama sistemi ile rektal (makat) ve vajinal yol gibi yöntemler ile birçok hastalıkta ve sağlığı korumak amacıyla kolaylıkla uygulanabilmektedir.

Ozon Terapinin Faydaları

Metabolizma hızını arttırma: Ozon Terapi, tüm vücut hücrelerine sunulan oksijen miktarını artırırken, hücrelerin bu oksijenden maksimum düzeyde faydalanmasını sağlar.

Bu da, artan metabolik faaliyetler sonucunda da kalorilerin ve yağ depolanmasını değil yakılmasını sağlamaktadır.

Metabolizma hızı bir kez artmaya başladığında artık kronik yorgunluktan, bitkinlikten ya da isteksizlikten artık bahsedilmemektedir.

Anti-aging etki: Vücudumuzda, yıllar içinde meydana gelen değişimler ve yıpranmalar sonucunda, hiçbir şey gençlik yıllarında olduğu gibi kalmaz. Ozon terapi size yaşlanmayı geciktirici bir enerji artışı, gençleşme hissi verirken, yaşlanma süreciyle ilişkili rahatsız edici koşulları da uzaklaştırır.

Bağışıklık sisteminin güçlenmesi: Ozon hem çeşitli hastalıklara yakalanmış kişilerin bu hastalıklardan kolaylıkla kurtulmasını hem de tekrar bu tür hastalıklara yakalanmamasını sağlar. Özellikle mevsimsel grip ve diğer salgınlardan etkilenen ve risk grubunda yer alan kişiler üzerindeki koruyucu etkisi çok güçlüdür.

Kan dolaşımının  artması: Bir yandan damarların genişlemesini diğer yandan kan hücrelerinin oluşumunun artmasını sağlayarak vücudun ihtiyaç duyduğu bölgelerine, yeterli miktarda kanın gitmesi sağlanır. Bu yolla çeşitli damar hastalıklarının tedavisine yardımcı olmaktadır.

Yeni hücre yapımı: Yeni hücre yapımının hızlanması sonucunda iyileşmeyen yaraların kapanması mümkün olur. Yapısı bozulmuş dokuların yenilenmesi ozon sayesinde mümkün olmaktadır. Bireyin yeni ve genç hücrelere kavuşması sağlanır.

Detoks etkisi: İnsan vücudunda üretilen zararlı toksik maddelerin arındırılması yoluyla, olası zararlardan korunma gerçekleşir. Alman bilim dünyasında ‘kanın yıkanması’ olarak kabul gören ozon terapi, gerçek anlamda detoks etkisi yaratmaktadır.

Anti-mikrobik etki: Bilinen her türlü virüs, bakteri ve mantar gibi çeşitli hastalık etkenlerinin dezenfeksiyonunu sağlar. Bu yolla antibiyotikler ile tedavi edilemeyen veya tedavi edilmesi çok güç olan hastalıklarının tedavi edilmesi mümkün olmaktadır.

Ağrı giderici: Ağrıya yol açan nedeni ortadan kaldırır ve ağrının hissedilmesine neden olan kimyasalları uzaklaştırarak ağrı hissinin kısa sürede yok olmasını sağlar.

Anti-kanserojen etki: Kanser hücreleri genellikle oksijensiz ortamda oluşur ve çoğalır. Ozon yoluyla yüksek oksijene kavuşan dokulardaki kanserojen hücreler üreyemez hale gelir. Ozonun kanserin görülme sıklığını azalttığı hakkında çok sayıda bilimsel yayın bulunmaktadır.

Yaşam kalitesini arttırma: Stres, yoğun çalışma temposu, zihinsel ve bedensel yorgunluk tedavilerinde için çok ideal bir terapidir. Kırmızı ve beyaz kan hücrelerini aktive eden ozon sayesinde kişiler kendilerini yenilenmiş hisseder, fiziksel performans gücü artar.

Profesyonel sporcular, işadamları ve sanatçılar da bu tedaviden sıklıkla faydalanmaktadırlar.
Sağladığı tüm yararların yanında insanların bedensel ve ruhsal anlamda sorunlarını azaltarak veya yok ederek yaşam kalitesi denilen değerleri yükseltir.

Uyku kalitesinin artmasından, zihinsel ve fiziksel performansın artışına kadar, hayatın her anını ve yönünü olumlu yönde etkileyen ozon terapi, bizlere yaşam sevincimizi geri kazandırmaktadır.

Ozon Terapi Kimlere Önerilir?

Enfeksiyonlarda ve enfeksiyonlara karşı korunmak veya bağışıklık sistemini güçlendirmek isteyen, cilt kırışıklıkları, uyku düzensizliği, kronik yorgunluk, depresyon, cinsel istekte azalma, erken yaşlanma, dikkat ve konsantrasyon azalması ve yoğun stres ve baskıya bağlı sıkıntılar yaşayan kişilere önerilir.

Ayrıca alerjik hastalıklar, romatizmal hastalıklar, kanser ve kemoterapi uygulamaları, karaciğer, kan dolaşımı ve cilt hastalıkları, yara, akne, sedef hastalığı gibi kozmetik sorunlar, yaşa bağlı görme bozuklukları, diyabet, tansiyon, ülser, Hepatit B ve C gibi pek çok durum için önerilir. Hiçbir yan etkisi olmadığı gibi, hiçbir ilaç ile etkileşim de yapmaz. Bu nedenle insan sağlığını koruma ve hastalıklarla mücadelede ozon tedavisini doğal bir destekleyici tedavi yöntemi olarak kabul edebiliriz.

Ozon Terapi Kimlere Uygulanmaz?

Ozon terapinin uygulanması sakıncalı olduğu hastalıklar son derecede sınırlıdır. İleri derecede kansızlık ve kanla ilgili bazı kalıtsal hastalıkları (kanama pıhtılaşma hastalıkları) olan hastalara uygulama yapılmaz.

Ayrıca tiroid bezinin aşırı derecede büyüme (hipertiroidi) ve normalden çok fazla hormon salgılaması durumunda ozon önerilmez.

Yeni gelişmiş kalp enfarktüsü ve kanamanın aktif olarak devam ettiği bazı hastalıklar da ozon tedavisiyle bağdaşmayan hastalıklardır.

Ozon Terapinin Kökeni

Eski tarihlerde, Yunancada “Tanrının Nefesi ” ismi ile anılan Ozon’un faydalı etkileri ve yaşamımız için gerekliliği 1800’lü yıllarda keşfedilmiştir. Ozon, stratosferde yer alan en önemli gazdır. Renksiz olmakla beraber kendine has bir kokusu olan ve süper oksijen olarak da kabul gören ozonun en büyük özelliği dezenfekte etme kabiliyetidir.

1800’lü yıllarda bir sterilizasyon metodu olarak kullanılan Ozon Terapisi zamanla yaygınlaşmış, tüberküloz gibi ciddi hastalıkların tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.

Saf oksijen ve saf ozonun birleşiminden olan medikal ozon terapisi, günümüzde Hollywood ünlüleri başta olmak üzere tüm dünyada zindelik ve canlılık vermesi için kullanılır.

Bu bileşim bakteri, virüs ve mantarları yok eder, bu sayede enfeksiyonlar ile yaraları iyileştirir.

Ozon Terapi Nasıl Uygulanır?

Medikal ozon daima saf ozon ve saf oksijenin karışımı şeklinde kullanılır. Uygulamaya bağlı olarak ozon konsantrasyonu 1 ve 100 µg/ml (ozon dozu gamma olarak adlandırılır) arasında değişir. Kişinin durumu ve tıbbi uygulamaya göre, toplam uygulama dozunu belirlenir. Daha sonra uygulamayı yapacak olan doktor, toplam dozun ne şekilde, hangi miktarlarda uygulanması gerektiğini planlar.

Düşük dozlarda kullanıldığında, ozon bağışıklık sistemini aktive eder, diğer bir deyişle vücudun direncini arttırır. Hücre yenilenmesini hızlandırır.

Kanımızın hücresel kısmını oluşturan başlıca hücreler, alyuvarlar ve akyuvarlardır.

Medikal Ozon Tedavisinde, Alyuvarlar ile kanın oksijen taşıma kapasitesi ve kalitesi arttırılırken, Akyuvarlarda başlatılan reaksiyon süreci vücudun savunma ve tamir mekanizmalarının dalga dalga harekete geçmesini uyarır.

Ozon sayesinde oluşan bu aktivasyona cevap olarak, vücudun bağışıklık hücreleri cytokin adı verilen özel maddeleri (interferon, interleukin vb.) üretir.

Bunlar hastalıklara direnmek için uyarılan bütün bağışıklık sistemi boyunca zincirleme bir şekilde pozitif değişiklikler yaratarak diğer bağışıklık hücrelerini haberdar ederler.

Bu da medikal ozonun, özellikle bağışıklık sisteminin zayıf olduğu veya bozuk olduğu hastalara uygulanmasında özellikle çok başarılı sonuçların alınmasını sağlar.

Kanımızın serum kısmındaki maddelerden özellikle yağ asitleri ve diğer trigliseritlerle ozon gazının oluşturduğu bileşikler, zamanla vücuttaki zararlı yağ türlerinin azaltılmasında önemli bir yardımcı rol üstlenir.

Medikal ozonun diğer çok önemli bir özelliği de, kan dolaşımını arttırma yeteneğidir. Bu özellik, dolaşımla ilgili bozuklukların tedavisinde ve organik fonksiyonların yeniden canlandırılmasında ozon terapiyi çok değerli kılar.

Ozonun vücudun kendi dinamiklerini harekete geçiren doğal bir tedavi yöntemi olduğu kanıtlanmıştır.

Источник: https://www.thelifeco.com/tr/well-aging-terapileri/ozon-terapi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.