Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir

içerik

Kronik Yorgunluk Sendromu | Prof. Dr. Sibel Çakır

Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir

Kronik yorgunluk sendromu (KYS), aşırı yorgunluğun ve fiziksel belirtilerin olduğu, fiziksel ve zihinsel aktivite ile daha da kötüleşen, dinlenmeyle düzelmeyen, bu duruma neden olabilecek fiziksel bir hastalığın saptanamadığı, kişinin sosyal ve iş yaşamında ciddi sorunlar yaratan karmaşık bir sağlık problemidir. Kronik yorgunluk toplumda %11-19 gibi oldukça sık bir oranda görülürken, KYS %0.1-2.5 arasında azımsanamayacak bir oranda  görülür. Kadınlarda ve 40 yaşından büyük kişilerde daha sıktır. Ciddi ekonomik kayba, sağlık harcamalarında artışa, yaşam kalitesinde bozulmaya ve verimlilikte azalmaya neden olur.

KYS’na nasıl tanı konulur?

Kronik (uzun süren) yorgunluk belirtilerini ortaya çıkaran diğer nedenlerin dışlanması ve Hastalıkları Kontrol ve Önleme Merkezinin geliştirdiği tanı ölçütlerine1 göre  tanı konur.

Bu ölçütler şöyledir;

  • Şiddetli yorgunluğun en az 6 aydır sürmesi ve aşağıdakilerden en az 4 ünün bulunması
  • Baş ağrısı
  • Çoklu eklem ağrısı(şişlik ve kızarıklık olmaksızın)
  • Kas ağrısı
  • Efor sonrası 24 saatten uzun süren güçsüzlük
  • Kısa süreli bellek problemleri ve konsantrasyon güçlüğü
  • Dinlendirmeyen uyku
  • Boğaz ağrısı
  • Lenf nodlarında hassasiyet

Kronik yorgunluğu olan kişilerin yaklaşık üçte birinde kronik yorgunluk sendromu (KYS) tanısı konur. Tanı koydurucu bir test yoktur.

Çeşitli tıbbi incelemeler(kan sayımı, tiroid testleri, metabolik inceleme, idrar tetkiki, C reaktif protein
gibi) ve genel bir fiziksel muayene sonrasında tanı konulabilir. Ayrıca eşlik eden uyku bozukluğu, ağrı, depresyon gibi ektanılar da incelenmelidir.

Hastaların %39-47’sinde depresyon saptanır ve kronik yorgunluk ve depresyon tanıları sık sık karışabilir.

Majör depresyonda depresif duygudurum, ze alamama, isteksizlik, umutsuzluk, çaresizlik, suçluluk duygusu, dikkat, konsantrasyon güçlüğü ve iştah-kilo kaybı, uyku bozukluğu, huzursuzluk, yavaşlama gibi belirtiler görülmektedir. KYS’na eşlik edebilen psikiyatrik bozukluklar içinde en sık görüleni depresyondur. KYS ve depresyon birbirinin içine geçer, diğerinin ortaya çıkışını kolaylaştırıp, şiddetlendirebilir.

Nedeni nedir?

KYS’na neden olduğu düşünülen sebeplerin tek başına mı, birbirleriyle etkileşerek mi bu duruma neden olduğu netleşmemiştir.

Kronik yorgunluğa neden olarak çeşitli viral enfeksiyonlar (Epstein-Barr virüsü), immün ve adrenal sistem bozuklukları, genetik yatkınlıklar, biyopsikososyal model, beslenme ve uyku bozuklukları,  stres faktörlerinin bir araya geldiği düşünülmektedir.

Çocukluk çağı travmaları, strese yatkınlığa, psikosomatik ve depresif bozukluklara neden olabilir. Psikolojik sorunlardan özellikle depresyon ve KYS birlikteliği sıktır. Hipokortizolizm denilen böbrek üstü bezlerinin çalışma bozukluğu KYS’nda sık görülebilir.

Hipotalomo-hipofizer uyarıya adrenal sistemin yanıtsızlığı, genetik, enfeksiyon, çocukluk çağı travması ya da bütün bu faktörlerin kombinasyonu ile olabilir.

Uyku döngüsü bozuklukları, melatonin denen hormon salınımının yetersizliği, bazı beslenme bozuklukları da KYS ile ilgili olabilir.

Hangi hastalıklardan ayırt etmek gerekir?

KYS pek çok tıbbi hastalıkla karışabilir  ve ayırıcı tanıda aşağıda başlıcaları verilen hastalıklar dışlanmalıdır:

  • Endokrinolojik hastalıklardan Addison hastalığı, adrenal yetersizlik, Cushing hastalığı, diabet, hipertiroidi, hipotiroidi.
  • Hematolojik hastalıklardan anemi, kanser türleri
  • Enfeksiyöz hastalıklardan hepatit, HIV enfeksiyonu, Lyme hastalığı, tüberkuloz
  • Romatolojik hastalıklardan; dermatomyozit, fibromyalji, , romatoid artrit, Sjögren hastalığı, lupus, temporal arterit.
  • Nörolojik hastalıklardan; M.Skleroz, Narkolepsi, Parkinson hastalığı
  • Psikiyatrik hastalıklardan; Majör depresyon, bipolar bozukluk, yeme bozuklukları, somatoform bozukluklar, şizofreni, madde kullanımı
  • Diğer; Çölyak hastalığı, kalp yetmezliği, ağır metal zehirlenmesi, uyku apne, vitamin eksikliği, ilaç zehirlenmeleri-etkileşimleri

Kronik yorgunluğa neden olarak çeşitli viral enfeksiyonlar, psikososyal stres faktörlerinin bir araya geldiği düşünülmektedir.

Nasıl tedavi edilir?

Eşlik eden depresyon, uyku bozukluğu ve ağrıyı tedavi etmek önemlidir. Bunlar için medikal, psikolojik ve sosyal alanlarda önlemler alınmalıdır. Uyku bozukluğu; yorgunluk, kas iskelet sistemi ağrıları, irritabilite denilen aşırı sinirlilik  ve konsantrasyon bozukluğunu beraberinde getirir.

Uyku bozukluğunun tedavisinde, uyku düzenli hale getirilir, uyku bölünmesi engellenir ve uyku kalitesi geliştirilir.

Düzenli aynı saatte uyumak, gerekirse sedatif ve hipnotik uyku ilaçlarını bir süre kullanmak, kas iskelet sistemi için NSAİ ilaç kullanımı, gün içinde kısa sureli uykudan kaçınma, hafif derecede günlük egzersiz yapma ve diğer uyku hijyeni stratejileri önerilir.

İlaç tedavilerinin bilinen fazla yararları yoktur. Kademeli egzersiz, yaşam düzenlemesi ve bilişsel davranışcı tedaviler (BDT) yarar sağlar. Bilişsel davranışçı terapinin hastanın depresyonu, anksiyetesi, iş ve sosyal uyumu üzerine etkili olduğu gösterilmiştir.

BDT hastaların kendi hastalığıyla ilgili inanç ve düşünceleri, bununla nasıl başa çıkacağı ve davranış değişikliğine odaklanır.

Uygun olmayan düşünce ve davranışlar hastalığın şiddetini arttıran etki gösterdiği için, bunların değiştirilmesi yarar sağlar, yaşam kalitesi düzelir. Tedavi ne kadar erken yaşta başlarsa o kadar başarılı olur.

Vitaminlerin, antiviral ilaçların, kortizon  ve diğer tedavilerin yeterli etkisi olmadığı düşünülmektedir.

Sonuç olarak; KYS iç içe geçmiş pek çok belirtinin olduğu karmaşık bir sorundur. Belirtilerin ayrıştırılması ve onlara neden olabilecek faktörlerin taranması önemlidir. Uyku, ağrı ve depresyonun terapi ile düzeltilmesi ve kademeli egzersizle yorgunluğun aşılması etkilidir. İlaç ve diğer tedavilerin kısıtlı etkisi vardır.

Kaynaklar:

  1. Fukuda K, Straus SE, Hickie I, Sharpe MC, Dobbins JG, Komaroff A; International Chronic Fatigue Syndrome Study Group. The chronic fatigue syndrome: a compre- hensive approach to its definition and study. Ann Intern Med. 1994;121(12):953-95
  1. Loblay R, Bertouch J, Darveniza P, Hickie I, Lloyd A, Rowe K, et al. Chronic fatigue syndrome. Clinical practice guidelines. MJA 2002;176:17-55.
  1. Whiting P, Bagnall AM, Sowden AJ, Cornell JE, Mulrow CD, Ramirez G. Interventions for the treatment and management of chronic fatigue syndrome: a systematic review. JAMA 2001;286:1360-8.
  1. Vermeulen RC, Scholte HR. Azithromycin in Chronic Fatigue Syndrome (CFS), an analysis of clinical data. J Transl Med 2006;4:34.
  1. Saggini R, Vecchiet J, Iezzi S, Racciatti D, Affaitati G, Bellomo RG, Pizzigallo E. Submaximal aerobic exercise with mechanical vibrations improves the functional status of patients with chronic fatigue syndrome. Eura Medicophys 2006;42:97-102.
  1. Greenberg S, Frid M. Chronic fatigue syndrome-exercise and physical activity. Harefuah 2006;145:276-80.

Источник: https://www.sibelcakir.com.tr/kronik-yorgunluk-sendromu

Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir

Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir

Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS), günümüzün sık rastlanan hastalıklarından birisidir.

KYS’den muzdarip kişiler devamlı olarak olarak yorgun ve bitkindirler, günlük yaşamlarını sürdürmekte zorlanırlar – ne kadar çok uyurlarsa uyusunlar devamlı yorgun hissederler.

Bu uzun bir süre devam edebilir ve sağlık üzerinde zararı etkileri vardır. Bu yazımızda, Kronik Yorgunluk Sendromu hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Kronik Yorgunluğun en sık görülen belirtileri:

Aşırı yorgunluk

Baş ağrısı

Boğaz ağrısı

Genel kas ağrıları

Vücudun bazı bölgelerinin dokunmaya karşı hassaslaşması (koltuk altları ya da boyun gibi)

Lenf bezlerinin şişmesi

Eklem ağrıları

Derinin nedensiz şişmesi ya da kızarması

Unutkanlık

Hafıza sorunları

Uyku bozukluğu

Yorgun olarak uyanmak

Motivasyon eksikliği

Aşırı uykulu olma

Yeme bozuklukları

Şimdilik, Kronik Yorgunluk Sendromuna neyin yol açtığı ya da onu neyin tetiklediği tam olarak bilinmemektedir fakat bağışıklık sisteminin zayıflığı, virüsler, stres, aşırı kaygı ya da endişe, uzun süre boyunca aşırı çalışma, baskı, gıda dengesizliği (vitamin, protein ya da demir eksikliği) ya da depresyon gibi nedenlerle bağlantısı olduğu düşünülmektedir.

KYS’nin teşhis edilmesi zor olabilir çünkü pek çok durumda doktorlar onu kendi başına bir hastalık olarak değil bir grup belirti olarak ele almaktadır. İlk adım, bir uzmana danışmak ve mümkünse kan testleri yaptırarak vücutta herhangi bir besin eksikliği olup olmadığını belirlemektir

Kronik yorgunluk tedavisinin iki işlevi vardır, belirtileri azaltmak ve bağışıklığı kuvvetlendirmek.

Kronik Yorgunluğa Karşı Beslenme

Kronik Yorgunluk Sendromunun tedavisi için bazı doğal seçenekler şunlardır:

Zencefil: Zencefilin antiviral özelliği KYS’yi tedavi etmeye yardım eder. Her gün bir tatlı kaşığı zencefil kökünden yapılmış bir bardak çay içmek önerilir.

Maca Kökü: Maca kökü, bağışıklık sistemini güçlendirmekte ve yorgunluk ve bitkinliğin önüne geçmekte birebirdir. Aynı zamanda iyileştirici etkisi de vardır. Kahvaltınızla beraber bir tatlı kaşığı maca kökü yiyin. Peynirin ya da ekmeğin üzerine serpebilirsiniz veya süte karıştırabilirsiniz.

Kenevir tohumu: Kenevir tohumu, içerdiği magnezyum sayesinde faydalıdır. Her gün bir avuç yemek önerilir, salataların, çorbaların, sulu yemeklerin ya da sosların üzerine serpebilirsiniz.

Arı poleni: Arı poleni gençleştirici etkisiyle bilinir. Fiziksel performansı ve doğurganlığı arttırmak için kullanılması önerilir. Bağışıklık sistemine en çok yararı sağlaması için ballakarıştırılabilir. Her gün aç karnına bir tatlı kaşığı yiyebilirsiniz.

Tavuk suyu: Tavuk suyu genellikle içerdiği karnosin ve anserinden yararlanmak için tavuk ayakları kullanılarak hazırlanır.

Bunlar vücudumuzun savunma sistemini güçlendirmeye ve ruh halindeki değişkenlikleri önlemeye yardımcıdır. Tavuk suyu, hem fiziksel hem de zihinsel yorgunluğu önlemek için asırlardır kullanılmaktadır.

Dört hafta boyunca, her gün bir bardak, ya da bir kase, tüketebilirsiniz.

Yorgunluğa karşı popüler ev yapımı çareler

İki çorba kaşığı geven otunu bir bardak kaynar suya atın. Üstünü kapatın ve soğumaya bırakın. Bu karışımı günde iki kere için, zayıflamış bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardım eder.

İki çorba kaşığı kirpi otu (ekinezya) tozunu bir bardak suda kaynatın. Ateşten alın ve soğumaya bırakın. Dört hafta boyunca her gün bir bardak için. Eğer hamileyseniz bunu kullanmayın. Bu vücudun doğal savunmasını harekete geçirir.

Bir bardak soya sütünü bir çorba kaşığı yer fıstığıyla blendırdan geçirin ve bu karışımı her gün için. Bu, iyi bir doğal enerji kaynağıdır ancak kalorisi fazla olduğu için aşırı kiloluların kaçınması gerekir.

İki çorba kaşığı ginko bilobayı (mabet ağacı) bir bardak kaynar suya atın, üstünü kapatıp soğumaya bırakın. Beyindeki dolaşımı arttırmak için günde bir bardak için, hafızayı ve konsantrasyonu güçlendirmeye yardım edecektir.

Küçük bir tarçın kabuğunu, bir adet karanfili ve biraz limonkabuğunu bir kavanoza koyun ve ağzını sıkıca kapatarak 10 gün boyunca bekletin. İçine 400 gr bal ve bir litre su ekleyip bu karışımı yarıya inene kadar kaynatın. Soğuduktan sonra servis edin.

Bir litre kaynar suya bir tatlı kaşığı toz tarçın, bir çorba kaşığı zencefil, bir avuç kakule tohumu, bir çorba kaşığı bal ve iki çorba kaçığı maca tozu ekleyin. Ateşten alın ve soğumasını bekleyin. Bu karışımdan sabahları ve öğleden sonraları birer bardak için. Kronik yorgunluktan şikayetçi olanlar için mükemmel bir güçlendirici tedavidir.

Katı meyve sıkacağında iki havucu ve bir elmayı sıkın. Bir kasenin içinde bir tatlı kaşığı arı polenini, bir tatlı kaşığı balı ve bir tatlı kaşığı biberiyeyi macun kıvamına gelinceye kadar karıştırıp meyve suyuna ekleyin. Bir çorba kaşığı buğday tohumu ve bira mayasını da ilave edin. Sabahları bu karışımı için.

Kronik yorgunluktan korunmak için öneriler

Alışılmışın dışında yorgunluk belirtileri hissetmeye başlar başlamaz, ya da bu belirtiler “normalden” daha sık hale geldiğinde hemen doktora gidin.

Gününüzü çalışma ve dinlenme olarak ikiye ayırmaya gayret edin.

Yavaş yavaş egzersiz yapmaya başlayın. Önce haftada birle başlayıp haftada üçe kadar çıkın.

Alkolden ve kafein içeren içeceklerden (kahve, kola vb.) uzak durun.

Yoga, meditasyon ve masaj gibi aktivitelerle stres düzeyinizi olabildiğince azaltın.

Her gün sekiz saat uyuyun.

  • Kaynak: Sağlığa Bir Adım Dergisi

Sonsuz Şifa Bireysel Seansları her derde çare buluyor.

Kendi dönüşümünüzü kendiniz sağlayamıyorsanız

Cavit Çağ’ın uyguladığı
SONSUZ ŞİFA Enerjisi BİREYSEL SEANSI alarak Geçmişte yaşadığınız olayların Fiziksel, Ruhsal, zihinsel ve duygusal alanlarınızda biriken toksinlerinden Bilinçaltınızda oluşan çöp inanç, korku, öfke, acı ve nefretin üzerinizdeki olumsuz etkisiniden, kurtulup Hayatınıza yeniden Sevinci, Neşeyi, Mutluluğu getirerek, Esnek düşünceler ile yaşam yolunuzu aydınlatarak Kalıcı kalite ve sağlık getirebilir,

Aynı bedende yeniden sağlıklı olarak doğabilirsiniz.

Kendinize bu armağanı alın..

Siz buna LAYIKSINIZ

Tel: 0533 835 2473

(WHATS APP” tan da arayabilirsiniz)

Eğer 18:00-21:00 arası bu telefonu ararsanız,

Herhangi bir ARACI olmadan Cavit ÇAĞ‘la görüşebilirsiniz.

Sevinç, Neşe, Mutlulukla birlikte Sonsuz ŞİFA sizinle olsun.

Sonsuz Şifa uzmanı Cavit Çağ çöp duygularınızı alarak yaşama aynı bedende yeniden doğmanızı sağlıyor iletişim 0533 835 2473

Ne kimseye Mecbur OL… Ne de kimseyi Mecbur Bırak !

Ne OLACAKSA gönüllü OLSUN

* Cavit ÇAĞ

Источник: https://sonsuzsifa.com/blog/kronik-yorgunluk-sendromu-nedir-ve-nasl-tedavi-edilir/

Kronik Yorgunluk ve Tükenmişlik Sendromu – Kapsamlı Rehber – APPVICE

Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir

Tükenmişlik sendromu, kariyerinizden, arkadaşlıklarınızdan ve aile hayatınızdan eğlenceyi söküp atabilen bir kronik yorgunluk hâlidir. Hasta bir aile üyesine bakmak, uzun saatler çalışmak ya da siyaset veya okul güvenliği ile ilgili üzücü haberler görmek gibi stresli durumlara sürekli maruz kalmak bu stres kaynaklı hastalığa yol açabilir.

Ancak tükenmişlik sendromunu fark etmek her zaman kolay değildir. Bunu göz önünde bulundurarak, kronik yorgunluk ve tükenmişlik sendromu belirtilerini ve bunları önlemenin yollarını tanımlamanıza yardımcı olacak bir kılavuz hazırladık.

Bu stresli durumu deneyimleyen arkadaş, akraba veya iş arkadaşlarınıza yardım etmek mi istiyorsunuz? Tükenmişlik sendromu hakkındaki püf noktalarını yazımızdan öğrenebilirsiniz.

Tükenmişlik Sendromu Nedir?

1970’lerde psikolog Herbert Freudenberger tarafından tanımlanan tükenmişlik sendromu, ciddi fiziksel ve zihinsel tükenmeye yol açan stresli bir durumdan kaynaklanıyor.  Sıradan yorgunluktan çok daha kötü olan tükenmişlik sendromu, insanların stresle başa çıkabilmelerini ve günlük sorumluluklarını yerine getirmelerini zorlaştırıyor.

Kronik yorgunluk yaşayan insanlar kendilerini genellikle katkı yapabilecekleri hiçbir şey kalmamış gibi hissederler ve sabah yataktan kalkmak bile onlar için zor bir eylemdir. Hayata karşı kötümser bir bakış açısı benimseyebilirler ve umutsuz hissedebilirler.

Tükenmişlik sendromu kendi başına ortadan kalkmaz ve eğer tedavi edilmezse depresyon, kalp hastalığı ve diyabet gibi ciddi fiziksel ve psikolojik hastalıklara yol açabilir.

Kimlerde Tükenmişlik Sendromu Riski Bulunur?

Sürekli olarak yüksek stres seviyelerine maruz kalan herkes tükenmişlik sendromu yaşayabilir. İlk müdahale görevlileri, doktorlar ve hemşireler meslekler sağlık sorununa yatkındır.

Kariyer kaynaklı tükenmişlik ile birlikte, çocuk bakan insanlar da bu tür kronik yorgunluğa sahip olabilirler. Yakın zamanda yapılan bir çalışma, tıpkı doktorlar ve şirket yöneticileri gibi, anne ve babaların da tükenmişlik sendromuna yakalanabileceğini ortaya koydu.

Kontrolde olma isteği, mükemmeliyetçilik gibi karakter özellikleri de tükenmişlik sendromu riskinizi artırabilir.

Tükenmişlik Sendromu Belirtileri Nelerdir?

Tükenmişlik sendromu yaşıyor olabileceğinizden endişeleniyor ama belirtilerden değil misiniz? Sizin için, rehber olarak kullanabileceğiniz bir belirtiler listesi hazırladık.

  • Kronik yorgunluk. Fiziksel ve duygusal olarak bireyin kendini tükenmiş hissetmesi. Fiziksel belirtiler baş ağrısı, karın ağrısı ve iştah veya uyku düzeninde değişikliklerini içerebilir.
  • İzolasyon. Tükenmişlik sendromuna sahip bireyler diğer insanların etrafında kendilerini bunalmış hissetme eğilimindedir. Sonuç olarak, arkadaşlar, aile üyeleri ve iş arkadaşlarıyla sosyalleşmeyi bırakabilirler.
  • Kaçma Hayalleri. Bitmek bilmeyen taleplerden bıkan, kronik yorgunluk sahibi kişiler kaçmak ya da tek başına tatile çıkmak hakkında hayal kurabilirler. Aşırı durumlarda, duygusal acılarını dindirmenin bir yolu olarak uyuşturucu, alkol veya aşırı yemek yeme gibi zararlı eylemlere başvurabilirler.
  • Sinirlilik. Tükenmişlik sendromu insanların arkadaşları ve aile bireylerine karşı daha sinirli davranmasına yol açabilir. Bir iş toplantısına hazırlık yapmak, çocukları okula göndermek ve ev işlerine yönelmek gibi gündelik olaylar, özellikle de işler planlandığı gibi gitmediğinde aşılmaz sorunlar olarak görünmeye başlayabilir.
  • Sık hastalanma. Tükenmişlik sendromu tıpkı kronik stres gibi, bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir ve sizi soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklara karşı daha savunmasız hâle getirebilir. Tükenmişlik sendromu ayrıca depresyon ve anksiyete gibi hastalıklara da yol açabilir.

Tükenmişlik Sendromunun 12 Evresi

Soğuk algınlığı ya da gripten farklı olarak, tükenmişlik sendromu bir anda kendini göstermez.

Psikolog Herbert Freudenberger ve Gail North, bu stres kaynaklı hastalığın 12 aşamasını özetlemişlerdir:

1. Aşırı azim ve hırs. Yeni bir işe başlayan veya yeni bir görev üstlenen insanlar için ortak bir unsur olan aşırı hırs tükenmişlik sendromuna yol açabilir.

2. Daha fazla çalışmak için kişinin kendinizi zorlaması. Hırs sizi daha çok çalışmaya iter.

3. Kişinin kendi ihtiyaçlarını ihmal etmesi. Uyku, egzersiz ve sağlıklı beslenmek gibi kişisel aktivitelerden ödün vermeye başlarsınız.

4. Suçu dışarıda aramak. Kendinizi aşırı zorladığınızı kabul etmek yerine, sorunlarınız için patronunuzu, işinizin getirdiği talepleri veya meslektaşlarınızı suçlamaya başlarsınız.

5. İş dışı aktivitelerden vazgeçmek. İşle alakasız ihtiyaçlar için zamanınız yoktur. Aile ve arkadaş çevrenizden uzaklaşmaya başlarsınız. Parti, sinema ve akşam yemeği davetleri size keyif vermek yerine canınızı sıkmaktadır.

6. İnkar süreci. Çevrenizdekilere karşı daha sabırsızsınızdır. Davranışlarınız için sorumluluk almak yerine, diğerlerini suçlayarak onları beceriksiz, tembel ve can sıkıcı olarak görürsünüz.

7. Geri çekilme. Aile ve arkadaşlarınızdan kendinizi soyutlamaya başlarsınız.

8. Davranışsal değişiklikler. Tükenmişlik sendromuna sahip bireyler bu evrede daha agresif hâle gelebilir ve sebepsiz yere sevdiklerine kötü davranabilir.

9. Duyarsızlaşma. Kendinizi hayattan kopuk hisseder ve hiçbir kontrolünüz olmadığını düşünürsünüz.

10. Kaygı. Kendinizi sürekli endişeli hissedersiniz. Bu hisle başa çıkabilmek için madde kullanımı, kumar veya aşırı yeme gibi zararlı davranışlara başvurabilirsiniz.

11. Depresyon. Hayat anlamını kaybeder ve kendinizi umutsuz hissetmeye başlarsınız.

12. Zihinsel veya fiziksel çöküş. Bu evrede tıbbi yardım gereklidir.

Tükenmişlik Sendromu Nasıl Atlatılır?

Stres kaçınılmazdır ancak tükenmişlik sendromu önlenebilir. Bu önerileri takip etmek size yardımcı olabilir:

Egzersiz

Egzersizin amacı sadece fiziksel sağlığımızı geliştirmek değildir. Spor yapmak  bize duygusal anlamda da destek verebilir.

Spor için zaman ayıramamaktan mı endişeleniyorsunuz? Egzersizin getirdiği avantajlardan yararlanmak için spor salonunda saatler geçirmeniz gerekmez. Mini egzersizler ve kısa yürüyüşler, egzersizi günlük bir alışkanlık haline getirmenin basit yollarındandır.

Sağlıklı Beslenin

Omega-3 yağ asidi bakımından zengin bir beslenme tarzı doğal antidepresan görevi görebilir. Keten tohumu yağı, ceviz ve balık gibi omega-3 deposu yiyecekler tüketmek, psikolojik durumunuzu düzeltecektir.

Uykunuzu Alın

Vücudumuzun dinlenmek ve kendini yenilemek için zamana ihtiyacı vardır. Bu yüzden, sağlıklı uyku alışkanlıkları sağlığımız için çok önemlidir.
Ulusal Uyku Vakfına göre, yatmadan önce kafein tüketiminden kaçınmak, rahatlatıcı bir uyku öncesi ritüeli oluşturmak ve yatak odasında akıllı telefonlarını yasaklamak, uyku kalitesi konusunda yardımcı olabilir.

Yardım Alın

Stresli zamanlarda yardım almak önemlidir. Yardım almak zor gelirse, yakın arkadaşlarınız ve aile üyelerinizle konuşmayı düşünün.

Tükenmişlik Sendromu Yaşayanlara Nasıl Davranılmalıdır?  

Tükenmişlik sendromu yaşayan birine nasıl yardımcı olabilirsiniz? Birinin stresini ortadan kaldıramazsınız ancak onlara destek olarak duygusal yüklerini hafifletmeye yardımcı olabilirsiniz.

Sorunlarını dinleyin

Yardım sunmadan önce, arkadaşınızın veya aile üyenizin zorluklarını dinlemeyi teklif edin. Konuşacak birine sahip olmak bu tür hastalıklarda önemli bir fark yaratabilir.

Çoğu zaman insanların stresleri ve sorunlarını anlatacakları birilerine ihtiyaçları vardır ve bu yardımın büyük bir yararı dokunabilir.

Endişeleri onaylayın

Arkadaşlarınız veya aile üyeleriniz tükenmişlik sendromu belirtilerine sahipse onlara durumun kulağa o kadar da kötü gelmediğini veya durumun düzeleceğini söylemeyin.

Bunun yerine, “Çok sıkı çalışıyorsunuz, neden yorgun hissettiğini anlayabiliyorum” diyerek kişinin sorunlarını onaylayın.

Çözüm yolları önerin

Tükenmişlik sendromuna sahip bireyler, başkalarının onlara yardım edebileceği yolları düşünemeyecek kadar yorgundur. “Nasıl yardımcı olabilirim?” sorusunu sormak yerine, onlara akşam yemeği bırakmak, kuru temizlemeden kıyafetlerini almak veya çamaşırlarını yıkamak daha mantıklı olacaktır.

Nezaket gösterin

Çiçek göndermek, düşünceli bir kısa mesaj veya yazılı kart göndermek, arkadaşlara ve aile üyelerine yalnız olmadıklarını hatırlatır.

Çoğu zaman uzun saatler çalıştıkları için tükenmişlik sendromuna yakalanan insanlar kendilerini yalnız ve değersiz hissedebilirler ama bu tür nazik jestler onları mutlu edebilir.

Araştırma yapın

Arkadaş ya da aile bireyleri, çocuk bakımı, temizlik ya da psikoterapist gibi ek desteğe ihtiyaç duyuyorsa, stresin azaltılmasına yardımcı olmak için bu konularda araştırma yapabilirsiniz.

SONUÇ

Sürekli strese maruz kalmak tükenmişlik sendromuna neden olabilir. Yorgunluk, endişe ve kendini çevreden izole etme duyguları bazı belirtiler olabilir. Bununla birlikte, dengeli bir beslenme, düzenli egzersiz ve iyi bir uyku almak bu hastalığı engelleyebilir.

Tükenmişlik sendromuna sahip arkadaşınız ve akrabanız hakkında endişeleniyor musunuz? Onların endişelerini dinlemek, duygularını doğrulamak ve destek sunmak yüklerinin hafiflemesine yardımcı olabilir.

Kişisel bakımı günlük rutininizin bir parçası yaparak tükenmişlik sendromundan kaçınabilirsiniz. Uzun saatler çalışıyor veya küçük çocuklarla ilgileniyor olsanız bile, her güne mutlu başlamayı unutmayın.

Yürüyüşe çıkmayı, bir arkadaşınızla konuşmayı veya televizyonda keyifli bir program izlemeyi deneyin. Bu tür küçük aktiviteler, stresin tükenmişlik sendromu gibi daha ciddi bir şeye dönüşmesini engelleyebilir.

Bu makale Appvice Psikoloji Otoriteleri tarafından bilimsel verilere dayalı olarak incelenmiş ve onaylanmıştır.

ortalama puan: 5,00 , 1 oy

Источник: https://getappvice.com/tr/kronik-yorgunluk-ve-tukenmislik-sendromu/

Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir?

Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir

Uzun süredir kendinizi yorgun hissediyor ve dinlenseniz bile yorgunluğunuz ve halsizliğiniz geçmiyorsa kronik yorgunluk sendromu ile karşı karşıya olabilirsiniz.

Akşamları erken yattığınız halde sabah kendinizi dinlenmiş hissetmemeniz, dikkatinizi toplayamamanız, depresyona eğiliminizin artması ve bütün bu belirtilerin 6 aydan uzun sürmesi yoğun iş temponuzdan ya da mevsim geçişlerinden kaynaklanmıyor olabilir.

İşe yetişme endişesi, maddi problemler, trafik, gürültü, stres ve uzun çalışma saatleri modern çağın getirdiği yükümlülüklerin artması tükenmişlik sendromu olarak da bilinen kronik yorgunluk sendromunu ortaya çıkarır. Genel olarak yoğun iş temposuna sahip olan kişilerde rastlanılan kronik yorgunluk sendromu, üst düzey yöneticiler ve mükemmeliyetçi karaktere sahip olan insanlarda çok daha sık görülür.

İş veriminde düşüşler, ev hayatında huzursuzluklar ve belirgin bir isteksizlik hali ile başlayan kronik yorgunluk sendromu gereksiz asabiyete neden olarak ilişkileri de zedeleyebilir. Sadece hafif yorgunluk olarak da seyredebilen sendrom ilerleyerek kişiyi sosyal yaşamından izole edecek kadar şiddetlenebilir.

Kronik yorgunluk hatta çok daha ilerisi kişinin günlük aktivitelerini yapamayacak boyuta gelmesine neden olabilir.

Modern toplumlarda %11-19 oranında bir sıklığa sahip olan sendrom, özellikle 40 yaşından büyüklerde ve kadınlarda daha sık görülmektedir.

Yaşam kalitesini etkileyen bu modern çağ hastalığı tedavi edilmediğinde intihara yol açan etkilere sahiptir. Kronik yorgunluk çözümü karmaşık ve ekip çalışması gerektiren bir hastalıktır.

Kronik yorgunluk sendromu, kişinin iş ve sosyal yaşamında ciddi problemlere yol açan, aşırı yorgunluk hissi ve fiziksel belirtilerinin olduğu, zihinsel ve fiziksel aktivitelerle daha da yoğunlaşan, dinlenerek düzelmeyen ancak herhangi bir fiziksel hastalığın da saptanamadığı karmaşık bir rahatsızlıktır. Bulgularından dolayı pek çok rahatsızlıkla karıştırılabilen sendromun tanısının tam yapılması önemlidir.

Adrenal yetersizlik, diyabet, tiroit fonksiyon bozuklukları gibi endokrinolojik hastalıklar, anemi, kanser, Multiple Skleroz, hepatit, fibromyalji, bipolar bozukluk, şizofreni, çölyak, kalp yetmezliği gibi bazı hastalıklar ile kronik yorgunluk sendromunun belirtileri oldukça benzerdir.

Ayrıca kronik yorgunluk vitamin eksikliği sonucu da görülebilir. Dikkatli bir şekilde tanı konulması gereken özel bir hastalık olan kronik yorgunluk sendromunun tedavisi de özeldir ve hastanın sürekli takibini gerektirir. Sendromun tanısının konulabilmesi için hasta şikâyetlerinin en az 6 ay süre ile devam etmesi ve belirtilerin sürekli ve tekrarlayıcı seyretmesi gerekir.

Kronik Yorgunluk Sebepleri Nelerdir?

Kronik yorgunluk neden olur? Kronik yorgunluk sendromuna neden olan sebeplerin tek tek mi ya da birlikte kombin halinde mi kişiyi etkilediği hakkında henüz tam bir bilgi yoktur.

Yüksek stres altında kalmak, düzensiz beslenme ve uyku sorunları, genetik yatkınlıklar, bağışıklık sistemi ve adrenal sistemdeki bozukluklar, çeşitli viral enfeksiyonların her biri tek başına kronik yorgunluk sendromunu oluşturabilir ya da bu nedenlerden birkaçının bir arada olması hastalığın ortaya çıkmasını sağlayabilir.

Çocukluk çağında meydana gelen travmalar, kişinin strese olan yatkınlığını arttırabilir ve kişinin ilerleyen yaşlarda depresif bozukluklara sahip olmasına neden olabilir. Depresyon ile kronik yorgunluk ve tükenmişlik sendromu arasında bir bağ söz konusudur.

Böbrek üstü bezlerinin yetersiz çalışması bu sendromda sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Melatonin hormonunun yetersiz salınımına bağlı olarak gelişen uyku bozuklukları ve anoreksiya ya da bulimia gibi bazı beslenme bozuklukları kronik yorgunluk sebepleri arasında yer alır.

Kronik Yorgunluk Belirtileri Nelerdir?

En az 6 ay süren ve dinlenerek geçmeyen bir yorgunluk hissi kronik yorgunluğun ilk belirtisidir.

Bu yorgunlukla birlikte seyreden:

  • baş ve kas ağrılarının günlük aktiviteyi kısıtlayacak kadar çoğalması,
  • egzersiz yaptıktan sonra en az 24 saat süren yoğun kas ağrısı,
  • dikkati yoğunlaştıramama ve konsantrasyon bozuklukları,
  • unutkanlık,
  • sürekli bir sersemlik hissi,
  • yeterince uyumaya rağmen uykusuzluk hissetme,
  • sese, ışığa, gürültüye, çevresel faktörlere karşı aşırı duyarlılık kronik yorgunluk belirtileri arasında yer alır.
  • Ayrıca zaman zaman ateş yükselmesi, boğazda ağrı ve yanma hissi, bulantı, enerji kaybı, depresif tavırlar, gereksiz asabi tutumlar, huzursuzluk ve duygu değişimlerinin sıklaşması da kronik yorgunluk sendromu belirtileri arasındadır.

Kronik Yorgunluk Testi Nedir?

Kronik yorgunluk ve halsizlik şikâyeti olanlara sorulan sorularda, verdikleri cevapların puanlandırılması sonucu oluşan kronik yorgunluk testi sonucunda kişide kronik yorgunluk sendromu olup olmadığı söylenebilir.

Testte, günlük hayatta yapılan işlerin kişiyi yorma derecesi ile ilgili sorular yer almaktadır.

Bu sorulara 1’den 7’ye kadar puanlama getirilen cevap seçenekleri hazırlanır: 1 kesinlikle katılmıyorum, 2 katılmıyorum, 3 katılmama eğilimindeyim, 4 kararsızım,5 katılma eğilimindeyim, 6 katılıyorum, 7 kesinlikle katılıyorum.

Bu seçenekler arasından kişinin seçtikleri puanlanarak yorgunluğunun şiddeti ölçülür, genel olarak 36’nın üstü kronik yorgunluk sendromu olarak değerlendirilir.

Kronik Yorgunluk Tedavisi Nasıl Olur?

Kronik yorgunluk tedavisi davranışsal terapi ve derecelendirilmiş egzersiz ile sağlanabilir. Her hastalıkta olduğu gibi nedene yönelik bir tedavi uygulanması gerekir.

Kronik yorgunluk ilaç tedavisi gerektiren ciddi bir rahatsızlıktır.

Peki, kronik yorgunluk nasıl tedavi edilir? Kişinin sağlıklı beslenmesi için diyetisyen ya da doktor eşliğinde beslenme programları hazırlanır. Uyku yönetim teknikleri hakkında bilinçlendirilerek uyku düzeni sağlanır.

Kronik yorgunluk için vitamin takviyesi kullanılabilir. Sendrom nedeniyle oluşan ağrıyı engellemek ve ateşi düşürmek için kronik yorgunluk sendromu ilaçları kullanır.

Oluşan anksiyete ve depresyon için psikolog ve psikiyatrist desteği alınır ve gerekirse kronik yorgunluk ilaçları kullanılmaya başlanır.

Kronik yorgunluk ve tedavisi için hastanın aktif bir yaşamı benimsemesi ve sosyal hayatını düzenlemesi için teşvik edilmesi gereklidir. Kronik yorgunluktan kurtulmanın yolları arasına kişinin kademeli olarak arttırılan bir egzersiz programına dahil edilmesi de sayılabilir. Kronik yorgunluk sendromu tedavisi ekip çalışması isteyen bir süreçtir.

Kronik yorgunluk için hangi doktora gidilmeli? Aile hekimine başvurulabilir ya da hastanelerin psikiyatri, dâhiliye, fizik tedavi ve nöroloji bölümlerine ya da kronik yorgunluk tedavisi uzmanı olan kliniklere başvurulabilir.

Kronik Yorgunluk İçin Bitkisel Çözüm Önerileri

Kronik yorgunluk nasıl geçer ve kronik yorgunluk nasıl giderilir? Vücuttaki negatif enerjiyi atarak pozitif enerji yükleyen bitkiler kronik yorgunluğun tedavisinde etkin bir rol oynayabilir.

Çin tıbbında ve Çin mutfağında vücuttaki zararlı toksinleri arındırdığı için sıklıkla kullanılan meyan kökü, kronik yorgunluğun giderilmesini sağlayabilir. Meyan kökü ile hazırlanan çayın sabah ve akşam birer bardak içilmesi vücudu canlandırabilir.

Yine Çin’de uzun yaşam iksiri olarak bilinen Ginseng içeriğinde yer alan antioksidanlar nedeniyle vücut enerjisini arttırıcı etkiye sahiptir. Bitkinin uçucu yağ asidi bileşenleri kan dolaşımını arttırarak fiziksel ve zihinsel aktivitelerin artmasına yardımcı olur.

Kronik yorgunluk tedavisi bitkisel olarak da sağlanabilir. Birçok hastalıkta besin takviyesi olarak önerilen arı poleni, içeriğinde yer alan B grubu vitaminleri ile sinir hücrelerini destekler ve kronik yorgunluk için bitkisel çözüm olarak kullanılabilir.

En güçlü antioksidanlar arasında yer alan Proantosiyanidin içeren üzüm çekirdeği, vücut enerjisini yükselten etkisi ile kronik yorgunluk sendromu için birebirdir.

Omega 3 yağ asidi ve alfa lipoik asit içeriği ile hem vücut direncini arttıran hem de toksin maddeleri vücuttan atmaya yardımcı olan ceviz, kronik yorgunluk için etkindir.

Yüksek B12 içeriği ile sinir sisteminin düzenlenmesinde aktif rol oynayan keten tohumu, konsantrasyon bozukluğu, depresyon, yorgunluk gibi kronik yorgunluk semptomu nedenlerini ortadan kaldırmak için muhteşem bir besindir.

Omega 3, omega 6, omega 9 yağ asitleri içeriği ile vücut direncini ve bağışıklık sistemini güçlendirerek kronik yorgunluk sendromu ile baş etmeyi kolaylaştırır. Kronik yorgunluk bitkisel tedavi ile desteklendiğinde daha çabuk atlatılabilir.

Источник: https://www.nefisyemektarifleri.com/blog/kronik-yorgunluk-sendromu-nedir/

Kronik Yorgunluk Sendromu Rahatsızlığı Nedir? Nedenleri Ve Belirtileri Nelerdir?

Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir

Kronik Yorgunluk Sendromu Günümüzde en sık görülebilen sağlık sorunlarından biri de kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığıdır.

Uzmanlar tarafından gerçekleştirilen bir araştırmaya göre sinsi bir şekilde etkilerini gösteren kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığı bu niteliği sayesinde etkileri altına aldığı birçok bireylerin herhangi bir olumsuzluk fark etmemesini sağlayabilmektedir.

Çeşitli nedenlere bağlı olarak meydana gelebilen kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığı günümüzde birçok bireylerde görülebilmekıle birlikte daha çok kronik stres rahatsızlığına sahip olan bireylerde ve yoğun iş alanlarında çalışmakta olan bireylerde görülebilmektedir.

Bununla birlikte iler yaş grubundaki bireylerde de çokça görülebilen kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığının en belirgin niteliklerinden biri de etkisi altına aldığı bireylerde sürekli olarak devam eden bir halsizlik ve bitkinlik durumu oluşmasıdır.

Dolaysıyla uzmanlar kronik yorgunluk sendromuna maruz kalanların gün içerisinde çokça dinlenmelerine rağmen fiziksel ve ruhsal olarak kendilerini sürekli olarak bitkin ve halsiz hissedebildiğinin altını çizmektedirler.

Bazı belirtilerinin de bulunabildiği kronik yorgunluk sendromu aynı zamanda günlük iş ve sosyal aktivitelerin de ciddi anlamda olumsuz etkilenmesine neden olabilmektedir.

Tedavisinin bulunabildiği bir sağlık sorunu olan kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığı aynı zamanda bireylerin bazı uygulamaları gerçekleştirmemesine bağlı olarak da gelişebilmektedir.

Peki önemli bir sağlık sorunu olan kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığı nedir nedenleri ve belirtileri nelerdir dilerseniz makalemizin de ana konusu olan bu sorularımızın cevaplarını uzmanlardan derlediğimiz genel bilgiler doğrultusunda sizlere hemen bilgiler sunalım. İlk olarak kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığının genel tanımlaması hakkında bilgiler sunalım.

Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir?

Kronik yorgunluk sendromu; adından da anlaşılacağı üzere normal yorgunluk durumunun süreklilik kazanmış halidir.

Kronik yorgunluk sendromuna maruz kalanların gün boyu yeteri kadar uyku almasına rağmen kendilerini dinlenmiş hissetmemesi ev gün içerisinde yapmaları gereken işlerinde istenilen verimi alamaması kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığının en önemli göstergesi olarak kabul görmektedir.

Kronik Yorgunluk Sendromu Rahatsızlığının Başlıca Nedenleri Nelerdir?

Kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığının kesin olarak nedeni bilinememektedir. Fakat çağımızın beraberinde getirmiş olduğu birçok olumsuzlukların kronik yorgunluk sendromunun oluşmasında etkin rol alabildiği uzmanlarca belirtilmektedir. Kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığının meydana gelmesinde önemli rol alabilen faktörler ise şunlardır;

  • Kronik baş ağrıları
  • Kronik stres faktörü
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Günlük olarak egzersiz yapılmaması
  • Düzensiz beslenme alışkanlıkları
  • Aşırı kilolar gibi zararlı etkenler kronik yorgunluk sendromunun oluşmasında önemli roller üstlenmektedirler.

Kronik Yorgunluk Sendromu Rahatsızlığının Başlıca Belirtileri Nelerdir?

Kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığının en temel belirtisi yorgunluktur. Bu ana belirtiye ek olarak şu gibi belirtiler de kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığının belirgin belirtilerindendir;

  • Uyumada güçlük çekilmesi
  • Kronik kas ve eklem ağrıları
  • Konsantrasyon ve hafıza bozuklukları
  • Koltuk altı ve boyun bölgesinde yer alan lenf bezlerinin şişmesi
  • Boğaz ve baş ağrısı
  • Zihinsel veya fiziksel aktivitelerden sonra tükenmişlik hissi
  • Baş dönmesi ve baygınlık
  • Denge sorunları
  • Bilinç bulanıklığı
  • Hazımsızlık
  • Gece terlemeleri veya üşümeleri
  • Seslere, besinlere, ilaçlara vb etkenlere karşı duyarlılık
  • Depresyon ve ruh halinde ani olarak meydana gelen değişimler
  • Asabiyetlik ve panik atak nöbetleri
  • Endişe gibi faktörler kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığının önemli belirtileridir.

Kronik Yorgunluk Sendromu Rahatsızlığının Tedavisi Nasıldır?

Kronik yorgunluk sendromu rahatsızlığının tedavisinde oldukça etkili olabilen antidepresan ilaçlar ve ağrı kesici ilaçlar uygulanmaktadır.

Antidepresanlar süreklilik kazanan yorgunluk faktörünü ortadan kaldırırken ağrı kesici ilaçlar ise kronik yorgunluk sendromununa bağlı olarak meydana gelen kas veya eklem veya da baş ağrılarının giderilmesi açısından uygulanmaktadır.

Hasta tedavi edildikten sonra günlük aktivitelerine kaldığı yerden devam edebilmektedir.

Kronik Yorgunluk Sendromundan Korunma Yolları Nelerdir?

Kronik yorgunluk sendromundan korunma veya hastalığın etkilerinin en aza düşürme açısından uygulanması gerekenler ise şunlardır;

  • Uyku düzeni sağlanmalıdır.
  • Yeteri kadar dinlenilmeye özen gösterilmelidir.
  • Gün içerisinde gevşeme teknikleri uygulanmalıdır.
  • Gün içerisinde bol sebze ve meyve tüketilmelidir.
  • Kafeinli içeceklerden uzak durulmalıdır.
  • Sigara ve alkolden uzak durulmalıdır.
  • Düzenli beslenme alışkanlığı benimsenmelidir.
  • İdeal kilolara sahip olunmalı aşırı kilo alımından kaçınılmalıdır.

Bir önceki yazımız olan Dikkat Eksikliği Ve Hiper Aktivite Bozukluğu Rahatsızlığı Nedir? Belirtileri Nelerdir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz …

Источник: https://doktorun.net/kronik-yorgunluk-sendromu-rahatsizligi-nedir-nedenleri-belirtileri-nelerdir/

Kronik Yorgunluk Sendromu İçin Tedavi Seçenekleri

Kronik Yorgunluk Sendromu Nedir

Kronik Yorgunluk Sendromu’nun kesin tanımı olmamakla birlikte, bu rahatsızlıkta sürekli tekrarlayan ve yatak istirahati ile geçmeyen ağır bir yorgunluk sözkonusudur.

Bu yorgunluğun kesin nedeninin bulunmaması ve en az 6 aydır devam ediyor olması oldukça önemlidir. Yorgunluk halinin dinlenmeyle geçmemesi, herhangi bir fiziklsel aktiviteyle ilişkisinin olmaması da gerekir.

Diğer bir kriter ise, bu kadar ağır bir yorgunluk halinin psikiyatrik hastalıklar da dahil olmak üzere herhangi bir nedene bağlanmamış olmasıdır.

Belirtileri Neler?

Yorgunluğun yanı sıra kısa-dönem bellek veya konsantrasyonda bozulma, duyarlı lenf nodülleri, kas ağrıları, birden fazla eklemde ağrı, boğaz ağrısı, baş ağrısı, dinlendirici olmayan uyku ve egzersiz sonrası uzun süre devam eden kırgınlık hali gibi belirtilere rastlanır.

Neden Olur?

Kronik Yorgunluk Sendromu’nun olası sebepleri arasında infeksiyöz ajanlar, immunolojik etkenler, hormonal etkenler, nöral kaynaklı hipotansiyon ve beslenme bozukluğu gibi faktörler bulunur. Viral enfeksiyonlar ve bazı aşılardan sonra görüldüğüne dair bulgular mevcuttur.

Whittemore Peterson Institute bilim adamları tarafından yapılan ve sonuçları Science adlı dergide yayınlananaraştırmaya göre, XMRV adlı retrovirüs Kronik Yorgunluk Sendromu olan kişilerin kanında daha fazla rastlanmaktadır.

Uzmanlar, XMRV retrovirüsüne 101 hastadan 68’inin kanında rastlandığını, sağlıklı kişilerde ise bu oranın 218’de 8 olduğunu ifade etmişlerdir.

Kronik Yorgunluk Sendromu ve fibromiyaljiyle ilgili yapılan araştırmalarda; Kronik Yorgunluk Sendromu teşhisi konmuş kişilerde fibromiyalji görülme oranı %35-70, fibromiyalji tanısı konmuş kişilerde ise Kronik Yorgunluk Sendromu görülme oranı %20-70 olarak tespit edilmiştir.

Nasıl Teşhis Edilir?

Tıbbi hikaye, fizik muayene, ruhsal durumun ve laboratuar bulgularının değerlendirilmesiyle tanı konulur. Teşhis için özel bir test yoktur. Yorgunluk nedeni olabilecek diğer klinik durumlar elendikten sonra tanı konulur.

Tam kan sayımı, sedimantasyon, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, kan şekeri, elektrolitler, C-reaktif protein, RF, ANA, Anti-DNA, immün fonksiyon testleri, TSH, tam idrar tetkiki ve kreatinin kinaz gibi testlere başvurulabilir.

Kronik Yorgunluk Sendromu Tedavisi Nedir?

Tedavi amaçlı olarak antiviral tedavi, immunolojik tedavi, antidepresan tedavi, Kognitif Davranışçı Tedavi, fizik tedavi ve egzersiz gibi uygulamalar önerilmiştir.

Doğal Seçenekler Neler?

Kronik Yorgunluk Sendromunun tedavisine yönelik olarak Koenzim Q10, Alfa Lipoik Asit, NADH, Malik Asit ve D-riboz ile ilgili bazı çalışmalar yapılmıştır.

Koenzim Q10

Koenzim Q10 uzun süredir Kronik yorgunluk Sendronumunda kullanılmaktadır. KoQ10, vücudun enerji için kullandığı molekül olan ATP’nin form oluşturma süreci de dahil olmak üzere, metabolik reaksiyonlara yardımcı olan potansiyel bir antioksidandır. Gerçekte, vücuttaki her hücrede KoQ10 bulunur. Hücrenin enerjiyi ürettiği bölüm olan mitokondride konsantre olarak vardır.

Kronik Yorgunluk Sendromu teşhisi taşıyan 20 kadın hasta (orta kuvvette egzersizlerden sonra yatak istirahatı verilen) üzerinde yapılan bir çalışmada, katılımcıların % 80’inde KoQ10 eksikliği gözlemlendi.

Üç ay KoQ10 takviyesinden sonra, (100 mg günlük doz), hastaların egzersiz toleransları iki katından fazlasına çıkmıştı: %90’ında klinikal semptomların azaldığı ya da yok olduğu görüldü, ve %85’inde ise egzersiz sonrası yorgunlukta azalmalar işaretlendi.

Iowa Üniversitesi’nde, hastaların %69’unun işe yaradığını belirttiği bir çalışmada, KoQ10 Kronik yorgunluk Sendronu’munda lider terapi olarak belirlendi. Rapor edilmiş doz, günlük, 30-300 mg.dır ve genellikle bölünmez dozlarla alınmalıdır.

Alfa Lipoik Asit

Alfa Lipoik Asit 1950’lerin başından beri araştırılmaktaydı ve ancak 1988’de, bir antioksidan olarak tanındı. Kaliforniya Üniversitesi’nden Dr. Lester Packer’ın geniş kapsamlı araştırmalarıyla, alfa lipoik asit metabolik ya da tüm vücudun antioksidanı olarak dikkate  alındı.

Çünkü, lipoik asit, bir antioksidan olarak sadece oksidatif stresi azaltmakta kalmıyor, aynı zamanda diğer antioksidanları da şarj ediyordu, bu da araştırmada Dr. Packer’in onayladığı gibi; onların güçlerini yeniden canlandırmalarına sebep oluyordu.

İlave olarak lipoik asit, enerji üretmek için gereklidir, mitokondrinin fonksiyonunda önemli bir rol oynar, DNA’yı korur.

Kronik Yorgunluk Sendromu, kalıcı ve kötüye giden yorgunluk ve bir çok çeşitli vücut sistemlerini de kapsayan semptomların da eşlik etmesiyle karakterize edilir.

Hastalığın sebepleri ile ilgili az şey bilinse de son zamanlarda yapılan araştırmalar, rahatsızlığın, vücuttaki serbest radikallerle bir ilişkisi olduğunu ortaya koymuştur.

Bu da, hastalıkla başetmede, antioksidan kullanımını önermektedir.

Kanada’daki klinisyenler, ALA ve glutasyon, N-asetilsistein, alfa lipoik asit, oligomerik proantosiyanidin, ginko biloa, ve vaccinium myrtillus gibi diğer anti-oksidan takviyelerin, Kronik Yorgunluk Sendromu tedavisinde yararlı olabileceği sonucuna varmıştır.

D-riboz

D-riboz, mitokondrinin hücrelere enerji akışını sürdürebilmesi için gereksinim duyduğu birçok önemli yapısal bileşenden (DNA, RNA, ATP, FADH, koenzim-A, ve NADH) bir tanesidir.

Bir çalışmada, Dr. Teitelbaum, CORvalen’in ürettiği D-riboz’un, (yemek ya da içeceklerle alınmış 5 g. CORvalen)  Kronik yorgunluk Sendromu hastalarında; uyku düzeni, enerji düzeyi, zihinsel açıklık, ağrı eşiği ve genel sağlık durumlarında ciddi gelişmeler gösterdiğini saptamıştır. Yakın bir bakış, bu hastalara yardım edildiği, ama iyileştirilmediklerini gösterir.

1’e 10 ölçekli bir çalışma, enerji seviyelerinin 3.8’den 5.5’e, uykunun 4.8’den 6.0’a, zihinsel açıklığın 4.9’dan 5.7’ye, ağrının 4.9’dan 5.6’ya, genel sağlık durumunun 4.3’den %.6’ya vardığını gösterir. Dr.

Teitelbaum, tek bir takviyenin enerjiyi %45 oranında yükselttiğini görmenin çok şaşırtıcı olduğunu eklemiştir.

Küçük çapta bir hasta sayısı yan etki deneyimlediyse de bu durum, dozun düşürülmesiyle bertaraf edilmiştir.

D-riboz ile ilgili standart bir doz tavsiyesi bulunmamaktadır. Fibromiyalji ve Kronik Yorgunluk Sendromu üzerindeki bir çalışmada, katılımcılar günde 3 kez 5 gr. D-riboz takviyesi aldılar. Koroner arter hastalarının kullanıldığı bir başka çalışmada ise, günde 4 kez 15 gr.lık dozlar kullanıldı.

NADH

NADH tüm canlı hücrelerde vardır ve bedenin enerji üretme kapasitesinde merkezi bir rol oynar. NADH’nin bu üretimdeki birincil sorumluluğu, insan hücresel enerjisi olan, adenin trifosfat (ATP) üretmektir.  ATP, hücrelerin güç evi olan mitokondriden enerji sağlayan “kıvılcım”dır.

NADH, ya da azaltılmış nikontinamit adenin dinukleotid niasinden sentezlenmiştir ve yaşayan her hücrede mevcuttur. Enzimlerin  bedende yiyecekleri parçalaması ve adenosin trifosfat formunda enerjiye dönüştürmesi anlamına gelen koenzimdir.

Georgetown Üniversitesi Medikal Merkezindeki bir çalışma;

Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin Kronik Yorgunluk Sendromu kriterlerini taşıyan 26 uygun hasta çalışmayı tamamlamıştır.

Tıbbi geçmiş, fiziksel muayene, laboratuar çalışmaları ve anketler başlangıçtan itibaren, 4’üncü, 8’inci ve 12’inci haftalarda kaydedildi. Denekler, 4 haftalık periyodda, rastgele ya 10 mg. NADH ya da plasebo aldılar.

4 haftalık arınma periyodunu takiben, denekler, son 4 haftalık süre için alternatif çapraz rejime geçtiler.

Deney ilacı ile ilgili olarak şiddetli yan etki gözlemlenmedi. Bu 26 kişilik grup içinde, 8 tanesi (%31) 26’da 2’nin (%8) plaseboya verdiğine karşılık olarak; NADH’ye en iyi şekilde yanıt verdi. Bu cesaret verici sonuçlar ışığında daha fazla katılımın olduğu açık bir çalışma yapma kararı alınmıştı.

SONUÇ: Bu pilot çalışmanın sonuçları, NADH’nin Kronik Yorgunluk Sendromu tedavisi yönetiminde değerli bir yan terapi olduğunu göstermekte ve, bu şaşırtıcı rahatsızlık üzerinde daha ileri klinik çalışmalarının yapılabileceğini ifade etmektedir.

Malik Asit

Magnezyum, malik asit gibi maddeler, hücrelerdeki mitokondride, şekerin enerjiye dönüşümüne yardımcı olurlar.

Malik asit, kas yorgunluğunu tersine çevirebilir, ve kasların performanslarını arttırabilir. Bu, fibromiyalji ve Kronik Yorgunluk Sendromunu (KYS) semptomlarının hafiflemesine yardımcı olur.

Çünkü malik asit, beden boyunca var olan enerji akışı gibi davranır, bu da hastalar için yardımcıdır. Malik asit takviyesi kullanmak aslında kişinin enerji düzeyini arttırarak, kendini daha iyi hissetmesini sağlar.

KYS ‘na sahip insanlar genellikle bitkin hissettiklerinden, malik asit bu durumu düzeltebilir. Dozaj fibromiyalji ile yaklaşık aynı olsa da, doktorların tavsiyesi önemlidir.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: https://www.beslenmedestegi.com/saglik-rehberi/kronik-yorgunluk-sendromu-tedavisi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть