Lenfomalar, Tedavi Yöntemleri ve Kemik İliği Nakli

Yorgunluk lenfoma belirtisi olabilir

Lenfomalar, Tedavi Yöntemleri ve Kemik İliği Nakli

Her yaşta ortaya çıkabilen lenfoma hastalığının görülme sıklığı son yıllarda büyük bir artış gösteriyor. Ancak lenfoma tedavisinde meydana gelen umut verici gelişmeler hastaların yaşam kalitesini artırıyor.

Memorial Şişli Hastanesi Hematoloji ve Kemik İliği Nakli Merkezi Başkanı Prof. Dr. Orhan Sezer, lenfoma ve tedavisi hakkında bilgi verdi.

BÜYÜMÜŞ LENF DÜĞÜMLERİ KISA SÜREDE KENDİNİ BELLİ EDER

Lenfomalar “Hodgkin” ve “Hodgkin Dışı Lenfomalar” olmak üzere iki büyük gruba ayrılmaktadır. Lenfomalar habis yani kötü huylu hastalıklardır ve genellikle kendilerini lenf düğümlerinin büyümesiyle belirtirler.

Büyüyen lenf düğümleri vücudun boyun gibi görülebilir veya ele gelir bir yerinde ise, hasta ve hasta yakınlarının bunu kısa bir zamanda fark etmeleri mümkün olur.

Bunun yanında, büyümüş olan lenf düğümleri kendilerini dolaylı olarak, karın ağrısı ve nefes darlığı ile belli edebilir.

Bazı hastalarda yorgunluk, terleme ve ateş görülebilir.

Lenfoma eğer kemik iliğindeyse kan hücreleri sayısında azalma, karında ise karın ağrısı, idrar yollarına baskı yapıyorsa böbrek sorunları, safra yollarına baskı yapıyorsa sarılık veya akciğere baskı yapıyorsa nefes darlığı gibi belirtilerle de ortaya çıkabilmektedir. Bu durumun ciddi bir kan hastalığı olabileceği akla getirilmeli ve doktora başvurulmalıdır.

HEPATİT B VE C LENFOMA RİSKİNİ ARTIRIYOR

Lenfoma hastalığında son yıllarda görülen önemli artışın pek çok nedeni bulunmaktadır. Bazı sebepler kimyasal maddelerle veya radyasyonla, bazıları ise bağışıklık sisteminin bozuklukları ile ilgilidir. Bu bozuklukların bir kaynağı da Türkiye'de de çok yaygın olan hepatitlerdir.

Bu tip karaciğer hastalıklarında lenfomalar meydana gelebilir. B ve özellikle C tipi virüs hepatiti olan hastalar risk grubunda yer almaktadır.

Bunun dışında bağışıklık sisteminin çeşitli bozukluklarından ortaya çıkan bazı bağırsak, tiroid, tükürük bezi veya göz hastalıkları da lenfomaların oluşma riskini artırmaktadır.

TANI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİNDE ÖNEMLİ GELİŞMELER YAŞANIYOR

Lenfoma tanısında en önemli yöntem, bir lenf bezinin ufak bir cerrahi müdahale ile çıkartılıp mikroskop altında incelenmesidir.

Lenfoma, göğüs kafesinin içi gibi erişilmesi zor bir yerde olduğu taktirde ise, bilgisayarlı tomografi (BT) aracılığı ile ince bir iğne yardımı ile biyopsi alınması önemlidir. Bunun dışında bazı özel laboratuvar tetkikleri de uygulanmaktadır.

Hastalığın metabolik aktivitesi ve tüm vücuttaki yayılımının görülmesi için PET adı verilen teknik kullanılmaktadır.

ÇOĞU LENFOMA VAKASINDA HASTALIK TAMAMEN YOK EDİLEBİLİYOR

Hodgkin lenfoma hastalarında hastalık çok erken evrede teşhis edilebilirse, hastalığı yok edebilme imkanı yüzde yüze yakındır. Hastanın risk faktörleri de yoksa, “ABVD” denilen bir tedavi ve ışın tedavisi ile başarılı bir tedavi yapılabilmektedir.

Fakat hastalık iyice ilerlemiş ise, bu tedavi yeterli olmayabilir ve bu durumda daha yoğun ve etkili tedaviler (escalated BEACOPP gibi) yapılması gerekebilmektedir. Hodgkin lenfoma nüks etmişse, otolog kök hücre transplantasyonu, genellikle en iyi tedavi seçeneğini oluşturmaktadır.

Hodgkin dışı lenfomaların nüks etme durumunda da kök hücre transplantasyonu genellikle etkili bir tedavi yöntemidir.

HASTALIĞIN ALT GRUPLARININ ÖZELLİKLERİNE GÖRE TEDAVİ UYGULANIYOR

Günümüzde lenfoma tedavisinde çok özel ilaçlar kullanılmaktadır. 5-10 yıl önce lenfomaların tedavisinde seçenekler sayılı olmasına rağmen şimdi her lenfomanın alt grubuna yönelik çok farklı tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

Hodgkin lenfomalarda, ilk tedavi ile hastalık yok edilmeye çalışılmaktadır. Hodgkin dışı lenfomalar yavaş ilerleyen (indolent), hızlı ilerleyen (agresif) ve çok hızlı ilerleyen (çok agresif) lenfomalar olarak üç büyük grubu bulunmaktadır.

Indolent lenfomaların tedavisinde yeni ilaçlar kullanılmaktadır.

Almanya'da yapılan bilimsel bir çalışmada; yeni kullanılan tek bir ilacın eskiden kullanılan dört ilaçlı kombinasyondan hem daha etkili olduğunu, hem de daha az yan etkisi görüldüğü ortaya çıkmıştır. Bu yöntemlerde enfeksiyon görülme oranı ile saç dökülmesi daha azken, tedavinin etkisi daha fazladır.

Kemoterapi de antikor ilaçları ile kombine edilmektedir. Antikorlar da tümör hücrelerindeki bazı proteinleri algılayıp, direkt olarak tümör hücrelerinin üstüne yapışmakta ve kemoterapinin etkisini artırmaktadır. İkinci gruptaki agresif lenfomalarda tanı konur konmaz tedavi başlatılmalıdır.

Aksi takdirde hastalık hızla ilerlemekte, vücutta büyük hasara ve ölüme yol açabilmektedir.

Bu hastalıklarda temel amaç, hastalığı tamamen yok etmek ve nüksetmemesini sağlamaktır. T hücreli lenfomaların tedavi imkanları B hücrelilerden genellikle daha kötüdür.

Bu lenfomalarda Alman ve İskandinav ülkelerinde yapılan çalışmalara göre, verilen kemoterapiye özel bir ilaç grubu eklendiğinde tedavinin başarı şansı artmaktadır. Üçüncü gruptaki Burkitt ve lenfoblastik lenfomalarda tedavi imkanları çok ilerlemiş durumdadır.

Bu lenfomalar basit tedavilerle genellikle yok edilememekte fakat çeşitli kemoretapi yöntemleriyle başarılı sonuçlar alınabilmektedir.
GÜNÜN EN ÖNEMLİ MANŞETLERİ İÇİN TIKLAYIN BUGÜN NELER OLDU

Источник: https://www.sabah.com.tr/saglik/2013/10/07/yorgunluk-lenfoma-belirtisi-olabilir

İlik Eksikliği

Lenfomalar, Tedavi Yöntemleri ve Kemik İliği Nakli

İlik ya da kemik iliği, insanların vücutlarında bulunan bazı kemiklerde bulunan yumuşak bir doku olduğu belirtilebilir. Bireylerin vücudunda bulunan göğüs kemiği, kalça kemiği, uyluk kemiği gibi kemik bölgelerinin içinde yer alan yumuşak yağlı dokulara ilik adı verilir.

Kemik iliği içinde yer alan bağ doku, farklılaşmamış olan hücreleri yani kök hücrelerin desteklenmesini sağlar. Bu kök hücreler, gerektiği anlarda bazı diğer hücrelere dönüşebilir. Bu dönüşümler sonucunda vücut için önemli olan kırmızı kan hücresi yani alyuvarlar, beyaz kan hücresi yani akyuvarlar ya da trombosit hücreler meydana gelir.

Normal koşullarda, kan dolaşımına kemik iliğinden gelen hücreler sadece olgunlaşmış hücrelerdir.

Bu olgunlaşmış kan hücrelerinin üretilmesi sürecinde bir sorun, bir bozukluğa neden olan herhangi bir durum, bir hastalık ya da sorun ya da bu hücrelerin yeterince olgunlaşmaması, kemik iliğinde bozuklukların meydana gelmesine neden olabilir. Bu sebeple de birçok bozukluk durumu ortaya çıkabilir. Bu ilik sorunlarını kısaca özetlersek;

  • Bir hücre türünün çok fazla üretilmiş olması, bu nedenle de bu hücre türü ortamda fazlalaştığı için diğer hücrelerin üretiminin azalması durumu
  • Olgun olmayan, olgunlaşmamış hücrelerin ya da işlevsel olmayan bozuk hücrelerin üretilmesi
  • Destekleyici bağ dokusunun çok fazla büyümesi sonucu hücrelerin üzerinde fazla baskı sağlaması ve bu nedenle de normal olmayan şekillerde ve az miktarlarda hücrelerin oluşması
  • Hücreler normal şekilde ölmediklerinde hücre dizisi belirgin olur.
  • Hücrelerin üretimi sürecinde bir azalış ya da kırılgan oldukları için hücre kaybının hızlı şekilde olması
  • Normal olan kan hücrelerinin oluşturulması için gerekli olan yeterli miktardaki demir bulunmayışı sonucunda küçük hücrelerin oluşması durumu
  • Hücre üretimi sürecinde ve hücrelerin olgunlaşması sürecini olumsuz etkileyen rahatsızlıkların kemik iliğine yayılabilmesi

Kemik iliği yetmezliği ya da eksikliği durumu, alyuvarlarda sayıca yetersizlik sonucu ya da kemik iliğinde kalitatif eksiklik sonucu oluşan durumdur. Kemik iliği eksikliği, kemik iliğinin kanserle alakalı ya da alakalı olmayan bir durum süreci sonucu olarak ilik yetersiz çalışması sonucu da görülebilir.

Kök hücre transferi, nakli ya da diğer bilinen adı ile kemik iliği nakli, kan ve lenf üzerinde sorunlara neden olan kanser ve türevi hastalıkların tedavisi sürecinde kullanılan yöntemlerdir. Aşağıda belirteceğimiz hastalıklar ilik eksikliği sonucu oluşmaktadır.

1.Lösemi

Lösemi hastalığı, beş beyaz kan hücresi yani akyuvardan herhangi birini etkileyen beyaz kan hücresi kanseri olarak belirtilebilir. Süreç başlangıcında, bir klon hücre vardır. Bu klon hücre, sürekli olarak kendini kopyalar ve süreci başlatır.

Bunun sonucu olarak da lösemili klon hücreler, normla fonksiyonlarını yapamazlar. Enfeksiyonlara karşı mücadele edemezler.

Yukarıda da bahsedildiği gibi, bu hücrelerin üretimi artınca diğer kırmızı kan hücreleri yani alyuvarların veya beyaz kan hücrelerinin ve trombositlerin üretimini engelleyici etki sağlarlar.

Lösemili bireylerde genellikle, sık şekilde enfeksiyon durumu, bitkinlik, kanama, morartılar, anemi, geceleri terlemeler, kemik ve eklemlerde ağrılar gibi durumlar belirir. Bu süreçte, kanı süzen ve eskimiş hücrelerin uzaklaştırılmasını sağlayan dalak ve karaciğer büyüyebilir.

Bu hastalık durumu, kemik iliğinde odaklanmış olan ve olgunlaşmamış olan kemik iliği hücrelerinin çok fazla artması sonucu karakterize olan bir durumdur. Herhangi bir kan hücresine ihtiyaç duyulduğunda kemik iliğinde bulunan, bu farklılaşmamış kök hücreleri değişir. Hangi hücre türü yetersiz ise o hücrenin olgunlaşmamış türüne dönüşür.

Bu dönüş sonucu meydana çıkan olgunlaşmamış hücreler olgunlaşır ve beş farklı tür beyaz kan hücrelerini, kırmızı kan hücrelerini ya da trombositleri oluşturur.

Kemik iliğinde normalde sadece tam olgunlaşmış hücreler varken, buradan bunlar ayrılırken, kemik iliği genel olarak farklı olgunlaşma süreçlerinde var olan hücrelerin karışımlarını içerir.

MPD, bir hücre öncülü yani, olgunlaşmamış kemik iliği hücresinin fazla üretimini sağlar bu sebeple de diğer hücrelerin sayısı ya azalır ya da artar. Bunun sonucu olarak da kan hücreleri sayısı aşırı çoğalımı, azalımı ya da vücuttaki fonksiyonelliğinin bozulması sonucu rahatsızlıkları gün yüzüne çıkarır.

MDS, normal olmayan kemik iliği üretimi sonucu meydana gelen bir hastalık türüdür. Genel olarak MDS’de gerekli olan, yeterli sayıdaki normal kan hücresi üretilememektedir. Bu MDS yani Miyelodisplastik Sendrom, anemi, enfeksiyon, fazla kanama veya morarmalara neden olur. MDS sendromları çeşitlendirilebilir.

Bu çeşitlendirme, kemik iliği hücrelerinin mikroskop altında incelenmesi ve kan yayılımları görüntülerine göre kategorize edilir. MDS sendromları, tedaviye yanıt vermeyen bazı anemi türlerine sahiptir. Bu anemi türleri, kromozom anormalliği ile alakalı olan MDS sendromlarını ve kategorize edilmiş MDS’leri kapsar.

MDS sendromları, zaman içinde akut miyeloit lösemi durumunu ortaya çıkarabilir. Bu eğilimi sergilerler.

3.Aplastik Anemi

Olgunlaşmamış hücreler yani hücre öncüllerini üreten kök hücrelerinde bir eksikliğe bağlı olarak ya da kemik iliğinde meydana gelen bir travma sonucu olarak bu öncüllerin (genel olarak bu hücreler kırmızı kan hücreleri yani alyuvarlardır) kaybedilmesi ile alakalıdır.

Bazen de, bazı ilaç tedavi türlerinin veya ışık tedavisi süreçlerinin de aplastik anemi türlerine neden olduğu söylenebilir. Çok az örneği, Fanconi anemi gibi nadir görülen kalıtsal sorunlara ya da insan parvovirüsü enfeksiyonu gibi akut viral sorunlar sonucu meydana gelir.

Bu tür rahatsızlıkların neredeyse yarısında neden kaynaklandığı bilinmemektedir.

4.Diğer Bozukluk Durumları

  • Plazma Hücresi Bozukluğu: Bir lenfosit klonu ve antikor proteinin çok fazla artması sonucu meydana gelen rahatsızlıklar kapsamıdır.
  • Lenfomalar ve diğer kemik iliğine yayılan ve hücre üretiminde etkinlik sağlayan kanser durumları
  • Eksikliklerin ortaya çıkardığı anemiler ya da normal olmayan şekillerde ve büyüklüklerdeki kırmızı kan hücrelerinin oluşumuna neden olan hemoglobinopatiler
  • Kırmızı kan hücreleri yani alyuvarların üretiminin uyarılmasını sağlayan ve böbrekler tarafından üretimi yapılan bir kimyasal olan eritropoiten eksikliği ya da fonksiyon bozukluğunun ortaya çıkardığı anemiler.

Источник: https://evdesifa.com/ilik-eksikligi/

Lenfoma (Lenf kanseri) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Lenfomalar, Tedavi Yöntemleri ve Kemik İliği Nakli

Lenfosit (LYM) nedir? Neye yarar? Düşüklüğü ve yüksekliği neden olur?

Lenfoma evreleri

Dört evrede sınıflandırılan lenfomanın durumu kanserin geliştiği bölgeye ve yayılma hızına göre saptanır.

  • 1. Evre: Kanser, bir lenf nodunda veya organdadır.
  • 2. Evre: Kanser özellikle karın bölgesinde birbirine yakın iki lenf nodunda ya da bir organda ve ona yakın lenf nodlarındadır.
  • 3. Evre: Bu noktada, kanser vücudun her iki tarafında ve birçok lenf düğümlerinde ya da lenf nodu dışındaki bir bölgede veya organda bulunur.
  • 4. Evre: Kanser bir organda olabilir ve yakın lenf düğümlerinin ötesine yayılabilir.

Örneğin NHL ilerledikçe karaciğer, kemik iliği ve akciğerlerde yayılmaya başlar. En ileri aşamasıdır ancak türüne göre tedavilerden başarılı sonuçlar alınabilir.

Hastalar ayrıca lenfoma belirtilerine göre A ve B kategorilerine ayrılır:

  • A kategorisi: Hastalarda ateş, aşırı terleme ve kilo kaybı gözlenmez.
  • B kategorisi: Hastalarda yukarıdaki belirtiler görülür. Bu hastalara daha agresif tedavi uygulanır.

Lenfoma neden olur?

Lenfoma’nın hücre büyümesini kontrol eden genler artık düzgün çalışmadığında gerçekleşebileceği saptansa da buna neyin sebep olduğu kesin bilinmemektedir. Ancak tespit edilen bazı risk faktörleri şunlardır:

  • Bağışıklık sisteminin bastırılması: Organ veya kemik iliği nakli, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlarla tedavi ve otoimmün hastalıkların varlığı belirli lenfoma tipleri için risk oluşturabilir.
  • Bazı enfeksiyonlara maruz kalmak:Hepatit C, HIV, AIDS, HTLV-1, Epstein-Barr virüslerinden kaynaklanan enfeksiyonlar bunların bazılarıdır.
  • Otoimmün hastası olmak: Romatoid artrit ve çölyak hastalığı gibi belirli otoimmün hastalığı olan kişilerde lenfoma riski artmıştır.
  • Kimyasal ve radyasyona maruz kalmak: Özellikle tarım ve boya sektöründe çalışanların bu hastalığa yakalanma riskinin yüksek olduğu belirlenmiştir.
  • Obezite: Genelde yüksek kilo tüm kanser türleri için bir risk oluşturmaktadır.

Tarımda kullanılan pestisit içeren ilaçlar Lenfomaya neden oluyor

Lenfoma belirtileri

  • Ateş, Gece terlemeleri
  • Açıklanamayan kilo kaybı
  • Kalıcı yorgunluk,
  • Kaşıntı ve kaşıntılı döküntü
  • Öksürük, Nefes darlığı
  • Kemik ağrısı
  • Büyümüş dalak
  • Boyun, koltuk altı, üst göğüs, mide ve kasıkta elle dokunulduğunda büyüyen bir kitle bu kitle ağrı yapmaz ama cilt altından basınç yaparak kendini hissettirebilir
  • Cilt kıvrımlarında döküntü
  • Karın ağrısı ve ishal ya da kabızlık gibi sindirim sorunları

Bu belirtilerin bazıları diğer rahatsızlıklarla ilişkili olabilir. Örneğin, viral veya bakteriyel bir enfeksiyonda da lenf bezlerinin şişmesi veya büyümesi normaldir. Fakat bu durum uzun sürüyorsa lenfoma belirtisi olabilir. Ayrıca grip benzeri belirtiler de en geç bir-iki haftada geçmek yerine uzun süreli olup gittikçe ağırlaşabilir. Kalıcı belirtileri olan herkes vakit kaybetmeden doktora gitmelidir.

Lenfoma (Lenf kanseri) çeşitleri

Lenfomaların çoğu, iki ana beyaz kan hücresi olan B ve T hücrelerinden kaynaklanır ve iki ana grupta toplanır:

  • Hodgkin lenfoma (HL)
  • Hodgkin dışı lenfoma (HDL)

Hodgkin lenfoma (HL) nedir?

Hodgkin lenfoma (Hodgkin hastalığı) kaynağını kemik iliğinde bulunan B-lenfostinden alan Reed Sternberg adlı büyük ve anormal tümör hücrelerin varlığı ile ayırt edilir ve nadir görülür. Erken teşhis ve tedaviyle lenfomanın en tehsiz olanıdır. Vücudun her yerinde gelişse de çoğunlukla üst kısımdaki lenf nodlarında başlar.

Erken teşhis lenfoma tedavisinde başarıyı önemli oranda arttırıyor

En yaygın bölgeler; göğüs, boyun ve koltuk altlarıdır. Sıklıkla lenf nodlarından lenf nodlarına yayılır.

Nadiren de olsa özellikle hastalığın son evresinde akciğerler ve-veya kemik iliği gibi vücudun diğer bölgelerine yayılabilir. Genelde 20-34 yaş arasındaki genç erişkinlerde görülür.

Ama çocuk ve yetişkinlerde de görülebilir. İki ana alt tipi vardır:

  • Klasik Hodgkin lenfoma (daha yaygındır)
  • Nodüler lenfosit-baskın hodgkin lenfoma (nadir görülür)

Hodgkin dışı lenfoma (HDL)

Lenfomanın en sık görülenidir. Tanımlanan lenfoma tiplerinin çoğu bu grup altında toplandığından direkt lenfoma olarak da ifade edilebilir. Genellikle lenf nodlarında veya dokularında başlar ancak bazen cildi de etkileyebilir. Her yaşta ortaya çıkabilir ama genellikle yaşlı yetişkinlerde gelişmeye eğilimlidir. İki ana gruba ayrılır:

  • B hücreli lenfoma (çok daha yaygındır)
  • T hücreli lenfoma (vakaların yaklaşık % 80’ini oluşturur ve daha tehlidir)

HDL türleri, ne kadar hızlı büyüdüklerine ve yayıldıklarına göre de gruplanabilirler:

  • Yavaş ilerleyen (indolen) lenfomalar: Hücreler yavaşça büyüyerek yayılırlar. En sık görülen türü foliküler lenfoma ve kronik lenfositik lenfomadır.
  • Agresif lenfomalar: Hücreler hızla büyüyerek yayılır ve genellikle hemen tedavi edilmesi gerekir. En sık görülen türü diffüz büyük B hücreli lenfomadır.



Fizik muayene

Kişi boyun, koltukaltı ya da kasıklarında tespit ettiği nodüllerin varlığı ve-veya hastalıkla bağlantılı şikayetlerle doktora gittiğinde önce elle muayene yapılır. Şayet lenfomadan şüphelenilirse tanıyı doğrulamak için başka testler yapılır.

Doku biyopsi

Biyopsi kanser şüphesi olan bölgeden doku örneği alma işlemidir ve 70’den fazla farklı lenfoma türü olduğundan pataloji incelemesinde doğru tanı koymak çok önemlidir. Bunun için iki farklı yöntem kullanılır:

  • Çekirdek iğne biyopsisi: Lokal anestezi yapıldıktan sonra içi boş bir iğne lenf noduna veya tümöre sokularak az bir miktar doku ya da sıvı çekilir. Bu yöntem bazen tanı için yeterli örnek almak için yeterli gelmeyebilir.
  • Cerrahi (açık) biyopsi: Duruma göre lokal ya da genel anestezi uygulanır. Şüphelenilen bölgeye kesik atılarak lenf nodunun bir bölümü ya da hastalıklı doku çıkartılır.

Her iki yöntemle çıkarılan doku örnekleri pataloglar tarafından mikroskop altında incelenir.

Biyopsi nedir, nasıl yapılır? Biyopsinin riski var mıdır?

Kemik iliği biyopsisi ve aspirasyonu

Lenfoma hücrelerinin araştırılması amacıyla yapılır. Genellikle lokal anestezi ile uyuşturulan kalça kemiğinden iğneyle alınır. Bazen bu işlem esnasında ağrı hissedilebilir. Alınan örnek laboratuarda analiz edilerek lenfomanın boyutu belirlenebilir.

Kan testleri

Alınan kan örneği incelenerek farklı kan (alyuvar, akyuvar ve trombosit) hücrelerinin sayısı ve görünümü değerlendirerek lenfomanın boyutunu belirlemeye yardımcı olabilir.

Görüntüleme testleri

Lenfomanın nereye yerleştiği ve ne kadar yayıldığının araştırılması için PET (pozitron emisyon tomografisi), BT (bilgsayarlı tomogrofi) ve MRG (manyetik rezonans görüntüleme) çekilebilir.

Lenfoma olduğu belirlenen hücrelerin genetik yapılarıyla ilgili de analizler yapılarak, alt tipinin doğru bir şekilde tanımlanması sağlanır. Bu sonuç, lenfoma tedavisinin başarısı açısından son derece önemlidir.

Lenfoma (Lenf kanseri) tedavisi

Tedavi seçenekleri lenfomanın türü, büyüyüp yayılma hızı ve evresine göre farklılaşabilir. Ayrıca hastanın genel sağlık durumu ve yaşı da uygulanacak tedavilerde belirleyici faktörlerdir. Genelde uygulanan tedavi yöntemleri şunlardır:

Aktif gözleme

Yavaş büyüyen (indolen) lenfomalarda herhangi bir belirti de yoksa hastaya aktif gözetim yöntemi önerilir.

Bu yöntemde belirlenen periyotlarda fizik muayeneleri, kan tahlilleri ve görüntüleme testleri yapılır ve yıllarca başka bir tedaviye ihtiyaç duyulmayabilir.

Ancak lenfoma aktifleşirse hastayla birlikte kendisine uygun gelecek yeni bir tedavi planı geliştirilebilir.

Kemoterapi

Bu yöntemde kanserli hücreleri öldürmek için genellikle hastaya toplardamardan damlatma yoluyla kimyasal içerikli ilaçlar verilir.

Kemoterapinin nasıl uygulanacağı hastalığın seyrine göre değişir ve farklı ilaç kombinasyonları kullanılır. Tedavi esnasında sağlıklı hücreler de zarar görebildiğinden mide-bağırsak rahatsızlıkları, saç-kıl vb.

dökülmeleri, iştah ve kilo kaybı, halsizlik gibi yan etkiler yaşanabilir.

Kemoterapi nedir? Kanser tedavisinde nasıl uygulanır, yan etkileri nelerdir?

Radyoterapi (ışın tedavisi)

Bu yöntemle de kanserli hücreler öldürülür ancak sınırlı ya da geniş bir bölgeye uygulanır. Bazen hastalığın seyrine göre kemoterapi ile birlikte destek amaçlı kullanılabilir.

Bazen de tedavi amacını taşımadan sadece büyüyen lenflerin yarattığı baskıyı ortadan kaldırıp hastayı rahatlatmak için Radyoterapi kullanılabilir.

Yan etkileri saç-kıl dökülmesi, iştahsızlık, yorgunluk, bulantı, ağız kuruluğu, öksürük, boğazda tahriş ve deri döküntüleridir. Bu etkiler vücudun hangi bölümünün tedavi edildiğine göre değişebilir.

İmmünoterapi

Lenfoma tedavisini daha etkili hale getirmek için sıklıkla kemoterapi ile birlikte mevcut lenfoma türüne göre değişen monoklonal antikor adlı ilaçlar kullanılabilir. Bu ilaçlar kendilerini kanserli hücrelerin yüzeyine bağlayarak hücrelere saldırmak ve öldürmek için bağışıklık sistemini uyarırlar.

Akıllı ilaçlarla tedavi

Hedefe yönelik ilaçlar olarak da adlandırılan bu ilaçlar kemoterapi ile birlikte kullanılabildiği gibi sadece tek başına da kullanılabilir.

Damar yoluyla verilebildiği gibi ağız yoluyla da alınabilir. Bu ilaçlardaki küçük moleküller doğrudan hücrenin içine girerek tümörleşme mekanizmalarını engeller ve sağlıklı hücreleri minimal düzeyde etkiler.

Yan etkileri hafif ve kontrol altına alınabilecek düzeydedir.

Radyoterapi nedir? Kanser tedavisinde nasıl uygulanır? Yan etkileri

Kemik iliği (kök hücre) nakli

Genellikle kemik iliğinin hasar gördüğü ve artık sağlıklı kan hücresi üretemediği koşulları tedavi etmek için kullanılır. Ayrıca yoğun kanser tedavisi sonucu hasar gören veya tahrip olan kan hücrelerini değiştirmek için de gerçekleştirilebilir. Bu nakil işlemi iki şekilde yapılır:

  • Allojenik nakil: Bir başkasının kök hücresi kullanılarak yapılan nakil işlemidir. Genelde aynı veya benzer doku tipine sahip yakın bir aile üyesi tarafından aktarılır.
  • Otolog nakil: Kişinin vücudunun sağlıklı bölgesinden alınan kök hücre hasarlı hücrelerin çıkarıldığı yere nakledilir.

Kemik iliği nakline kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi ile yapılan tedavilerden sonra alınan sonuca göre gerektiğinde başvurulur.

Cerrahi müdahale

Sadece deri (kutanöz) lenfomalarında kanserli bölgeyle etrafındaki bir miktar sağlıklı dokunun çıkarılması için cerrahi müdahale uygulanabilir.

Zayıf bağışıklık sistemi

Lenfomanın sık görülen bir komplikasyonudur ve tedavi sürecinde daha ciddi olabilir. Genellikle tedaviden aylar hatta yıllar sonra iyileşebilir. Bu süreçte enfeksiyon geliştirme olasılığı yüksektir. Bazı durumlarda olası enfeksiyonları önlemek için doktor antibiyotik reçete edebilir.

Kısırlık

Lenfoma tedavisinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi kısırlığa neden olabilir. Geçici bir durumdur ancak bazen kalıcı olabilir. Bu risk karşısında erkeklerin sperm örnekleri ve kadınların da yumurtaları tedaviden önce saklanabilir.

İkinci bir kanser riski

Lenfoma tedavisi esnasında ya da sonrasında başka bir kanser riski söz konusu olabilir. Özellikle kemoterapi ve radyoterapi sağlıklı hücrelere de zarar verdiğinden etkilenen hücreler tedaviden yıllar sonra kansere dönüşebilir. Sigara içmeyerek, dengeli beslenerek, düzenli egzersiz yaparak ve şişmanlamayarak ikinci bir kanser riski azaltılabilir.

Diğer olası sağlık sorunları:

  • Kalp hastalığı
  • Akciğer hastalığı-nefes darlığı
  • Böbrek hastalığı
  • Tiroid hastalığı
  • Diyabet
  • Katarakt
  • Depresyon

Lenfomada yaşam süresi ne kadardır?

Yavaş ilerleyen lenfomalarda hasta tedavi olmasa bile ortalama 15-20 yıl yaşayabilir. Ancak agresif lenfomalar hızlı yayıldığından hasta tedavi edilmezse aylar ya da haftalar içinde ölebilir.



Lenfoma hastalarına öneriler

  • Tedavi sürecinize bağlı olarak hangi aktivitelerin sizi yorgun ya da enerjik hissettirdiğini takip etmenize yardımcı olacak günlük tutun. Böylece işlerinizi organize edebilirsiniz.
  • Aile ve yakın çevrenizin desteğini reddetmeyin.
  • Kendinizi enerjik hissettiğinizde sevdiğiniz ve size kendinizi iyi hissettirecek faaliyetlere yer verin. Yüksek moral bu hastalığın tedavi sürecinde son derece önemlidir.
  • Yaşam alanınızı düzenleyin. En çok ihtiyaç duyduğunuz eşyaları kolayca erişebileceğiniz yerlere koyun.
  • Yorgunluğunuz hastalığınız dışında ayrıca depresyon, anemi ve tiroid hormonu seviyelerinizden kaynaklanabilir. Doktorunuz bunlarla ilgili ek ilaçlar reçete edebilir.
  • Sağlıklı beslenin. Enerjinizi düşürecek gıdalardan kaçının. Örneğin çok fazla kafein yorgunluğunuzu tetikleyebilir. Ayrıca bol bol su içmeyi ihmal etmeyin.
  • Nefes alma yöntemleri, yoga gibi stres giderici teknikleri öğrenip uygulayın
  • Doktorunuzun önereceği basit ve rahatlatıcı egzersizler yapın.
  • Uyku düzeninize dikkat edin ve yatakta çok fazla zaman geçirmeyin. Uyumakta güçlük çekiyorsanız doktorunuz size uygun çözüm önerilerinde bulunacaktır. Gün içinde kısa uykular da enerjinizi tazelemenize yardımcı olacaktır.

Referanslar: 1- Lymphoma—Patient Version 2- Symptoms of Lymphoma 3- What is lymphoma

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/lenfoma-lenf-kanseri-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-tedavisi/

Kemik İliği Kanseri ve Tedavisi » Bilgiustam

Lenfomalar, Tedavi Yöntemleri ve Kemik İliği Nakli

İlik, kemiklerin içindeki süngerimsi dokudur. Kemik iliği kanseri, ilikteki hücreler hızlı bir şekilde büyümeye başladığında meydana gelir. Kemik iliğinde başlayan bu kanser türüne kemik iliği kanseri veya kan kanseri denir. Diğer kanser türleri, kemiklere ve kemik iliğine yayılabilir, ancak kemik iliği kanseri yayılmaz.

Kemik İliği Kanseri Tipleri

Multipl Miyelom: Multipl miyelom en sık görülen kemik iliği kanseri türüdür ve plazma hücrelerinde başlar. Bunlar vücudun yabancı istilacılardan korumak için antikor yapan beyaz kan hücreleridir. Vücudun çok fazla plazma hücresi üretmeye başladığında tümörler oluşur.

Bu kemik kaybına ve enfeksiyonlarla mücadele yeteneğinin azalmasına neden olabilir.
Lösemi: Lösemi genellikle beyaz kan hücrelerini içerir. Vücut, olması gerektiği gibi ölmeyen anormal kan hücreleri üretir.

Sayıları arttıkça, normal beyaz kan hücrelerini, kırmızı kan hücrelerini ve trombositleri sürerek, fonksiyon kabiliyetlerine engel olurlar. Akut lösemi, blast adı verilen olgunlaşmamış kan hücrelerini içerir ve semptomlar hızla ilerleyebilir. Kronik lösemi daha olgun kan hücrelerini içerir.

Belirtiler ilk başta hafif olabilir, bu nedenle yıllarca bu hastalık fark edilmeyebilir. Birçok lösemi türü vardır ve bu türlerden bazıları aşağıdaki gibidir:

• Yetişkinleri etkileyen kronik lenfositik lösemi• Çocukları ve yetişkinleri etkileyen akut lenfositik lösemi• En çok yetişkinleri etkileyen kronik miyelojenöz lösemi• Çocukları ve yetişkinleri etkileyen akut miyelojenöz lösemiLenfoma

Lenfoma lenf düğümlerinde veya kemik iliğinde başlayabilir ve iki ana lenfoma türü vardır. Bunlardan biri, spesifik B lenfositlerinde başlayan, Hodgkin hastalığı olarak da bilinen Hodgkin lenfomasıdır .

Diğer tür ise B veya T hücrelerinde başlayan, Hodgkin dışı lenfomadır ve ayrıca birçok alt tip vardır.

Lenfoma ile lenfositler kontrolden çıkar, tümör oluşturur ve bağışıklık sisteminin işlevini yapmasını zorlaştırır.

Kemik İliği Kanseri Belirtileri

Kemik iliği kanseri belirti ve semptomları kanser türüne göre değişmektedir. Aşağıda kanser türlerine göre belirti ve semptomları bulabilirsiniz.

Multipl miyelomun belirti ve semptomları aşağıdakiler gibidir:• Kırmızı kan hücrelerinin yetersizliğine bağlı zayıflık ve halsizlik (anemi)• Düşük kan trombositleri (trombositopeni) nedeniyle kanama ve morarma• Normal beyaz kan hücrelerinin yetersizliğine bağlı enfeksiyonlar (lökopeni)• Aşırı susuzluk• Sık idrara çıkma• Açıklanamayan kilo kaybı• Karın ağrısı• İştah kaybı• Uyuşukluk• Kandaki yüksek kalsiyum seviyelerine bağlı konfüzyon (hiperkalsemi)• Kemik ağrısı veya zayıf kemikler• Böbrek hasarı veya böbrek yetmezliği• Sinir hasarı nedeniyle periferik nöropati veya karıncalanmaLösemi belirti ve semptomları aşağıdakiler gibidir:• Ateş ve titreme• Halsizlik ve yorgunluk• Sık veya ciddi enfeksiyonlar• Açıklanamayan kilo kaybı• Şişmiş lenf düğümleri• Genişlemiş karaciğer veya dalak• Sık burun kanaması dâhil olmak üzere kolayca morarma veya kanama• Ciltte küçük kırmızı noktalar (peteşi)• Aşırı terleme• Gece terlemeleri• Kemik ağrısıLenfoma belirti ve semptomları aşağıdakiler gibidir:• Boyun, koltuk altı, kol, bacak veya kasıkta şişlik• Büyümüş lenf düğümleri• Sinir ağrısı, uyuşma, karıncalanma• Midede dolgunluk hissi• Açıklanamayan kilo kaybı• Gece terlemeleri• Ateş ve titreme• Düşük enerji• Göğüs veya bel ağrısı

• Döküntü veya kaşıntı

Kemik İliği Kanserinin Nedenleri

Kemik iliği kanserine tam olarak neyin neden olduğu belli değildir.

Katkıda bulunan faktörler şu şekildedir:• Solventlerde, yakıtlarda, motor egzozunda, belirli temizlik ürünlerinde veya tarım ürünlerinde toksik kimyasallara maruz kalma• Atomik radyasyona maruz kalma• HIV, hepatit, bazı retrovirüsler ve bazı herpes virüslerini içeren belirli virüsler• Bastırılmış bağışıklık sistemi veya plazma bozukluğu• Genetik bozukluklar veya ailede kemik iliği kanseri öyküsü• Önceki kemoterapi veya radyasyon terapisi• Sigara içmek

• Şişmanlık

Kemik İliği Kanserinin Teşhisi

Kemik iliği kanseri belirtileri varsa, doktor hastanın tıbbi geçmişini gözden geçirecek ve fizik muayene yapacaktır.

Bu bulgulara ve belirtilere bağlı olarak yapılacak tanı testi şunlardır;• Tam kan sayımı, kimya profili ve tümör belirteçleri gibi kan testleri• Protein seviyelerini kontrol etmek ve böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek için idrar testleri• Tümör varlığını araştırmak için yapılacak MRI, CT, PET ve X-ışını gibi görüntüleme çalışmaları• Kanserli hücrelerin varlığını kontrol etmek için kemik iliğinin veya genişletilmiş lenf düğümünün biyopsisi

Biyopsi sonuçları kemik iliği tanısını doğrulayabilir ve spesifik kanser türleri hakkında bilgi verebilir. Görüntüleme testleri, kanserin ne kadar yayıldığını ve hangi organların etkilendiğini belirlemeye yardımcı olabilir.

Kemik İliği Kanseri Tedavisi

Kemik iliği kanseri tedavisi, kişiselleştirilecek ve teşhis için kanserin spesifik tipine, evresine ve diğer sağlık hususlarına dayanır. Aşağıdakiler kemik iliği kanseri için kullanılan tedavi yöntemleridir:
Kemoterapi: Kemoterapi, vücuttaki kanser hücrelerini bulmak ve yok etmek için tasarlanmış sistemik bir tedavidir.

Doktor hastaya belirli bir kanser türüne bağlı olarak bir ilaç veya ilaç kombinasyonu uygulayabilir.
Biyolojik terapi: Bu terapi kanser hücrelerini öldürmek için kendi bağışıklık sistemi kullanır.
Hedefli tedavi ilaçları: Bu ilaçlar belirli tipte kanser hücrelerine kesin bir şekilde saldırır.

Kemoterapinin aksine, sağlıklı hücrelere zarar gelmesini önlerler.
Radyasyon tedavisi: Radyasyon tedavisi, kanser hücrelerini öldürmek, tümör boyutunu küçültmek ve ağrıyı azaltmak için hedeflenen bölgeye yüksek enerjili ışınlar gönderir.

Nakil: Bir kök hücre veya kemik iliği nakli ile zarar görmüş kemik iliği bir vericiden alınan sağlıklı ilik ile değiştirilir. Bu tedavi yüksek doz kemoterapi ve radyasyon tedavisi içerebilir.
Klinik çalışmalara katılmak başka bir tedavi yöntemi olabilir.

Klinik çalışmalar, henüz genel kullanım için onaylanmamış yeni tedavileri test eden araştırma programlarıdır. Genel olarak kesin uygunluk kurallarına sahiptirler. Doktor hastaya uygun olabilecek denemeler hakkında bilgi edinmesine yardımcı olabilir.

Kemik İliği Kanseri İçin Görünüm

Göreceli hayatta kalma istatistikleri, kanser teşhisi konan kişilerin sağ kalımlarını kanserli olmayanlarla karşılaştırır. Hayatta kalma oranlarına bakarken, kişiden kişiye farklılık gösterdiklerini hatırlamak önemlidir. Bu oranlar, yıllar önce teşhis edilen kişilerin hayatta kalmasını yansıtır.

Tedavi hızla düzeldiğinden, hayatta kalma oranlarının bu rakamların gösterdiğinden daha iyi olması mümkündür.Bazı kemik iliği kanseri tipleri diğerlerinden daha agresiftir. Genel olarak bakıldığında kanser ne kadar erken teşhis edilirse hayatta kalma şansı o kadar artar.

Hastalığın seyri; hastanın genel sağlığı, yaşı ve tedaviye ne kadar iyi yanıt verdiği gibi, kişiye özgü benzersiz faktörlere bağlıdır. Bu konuda doktoru ne beklenmesi konusunda daha fazla bilgi sağlayabilecektir.

Multipl miyelom için genel görünümü bakıldığında Multipl miyelom genellikle tedavi edilebilir bir hastalık değildir, ancak yapılacak tedavi ile genel yaşam kalitesini iyileştirebilir. Lösemi için ise genel görünüm bazı lösemi türleri tedavi edilebilir. Örneğin, akut lenfositik lösemili çocukların yaklaşık yüzde 90’ı tedavi edilir.

2008 yılından 2014yılına kadar olan SEER verilerine göre, lösemi için beş yıllık göreceli hayatta kalma oranı yüzde 61,4’tür. Ölüm oranları 2006’dan 2015’e kadar her yıl ortalama yüzde 1,5 oranında düşmüştür. Lenfoma’da genel görünüm Hodgkin lenfoması çok tedavi edilebilir.

Erken bulduğunda, hem yetişkin ve çocukluk Hodgkin lenfoma genellikle tedavi edilebilir.

Hastalık Teşhisinde Kişinin Bilmesi Gerekenler

Şayet kişiye kemik iliği kanseri teşhisi konduysa, muhtemelen ne yapacağın ilgili kafasında birçok sorun oluşturacak olabilir.

İşte hastanın doktoruyla görüşmesi gereken birkaç konu:• Kanserin spesifik tipi ve evresi• Tedavi seçeneklerinin hedefleri• Hastalığın ilerlemesini kontrol etmek için hangi testler yapılacak• Belirtileri yönetmek ve ihtiyaç olan desteği almak için neler yapabilir?• Bir klinik araştırmanın kişi için uygun olup olmadığı• Teşhis ve genel sağlığa dayalı bakış açısı

Kişi hastalığını tanıması için ihtiyaç duyduğu konuları sormaktan ve açıklama istemekten çekinmemelidir. Onkoloğunun tanı ve tüm tedavi seçeneklerini anlamasına yardımcı olmak için bulunduğunu bilmesi gerekir. Doktorla yapılacak açık iletişim, tedavi için en iyi kararın verilmesine yardımcı olacaktır.

Kaynakça:uihc.orgthemmrf.orgscancer.gov

nhs.uk

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Источник: https://www.bilgiustam.com/kemik-iligi-kanseri-ve-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть