Madde Bağımlılığı Kanser Yapıyor

Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılığı Kanser Yapıyor

Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

Aşağıdakilerden sadece 3'ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

  • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
  • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
  • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

Etkileri

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar.

Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır.

Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
  • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
  • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
  • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

Ne yapmalı?

  • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
  • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

Önleyici faktörler

  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Anne-Babaların çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Okulda başarılı olma
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar

Tedavi için

Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler. Hasta ve doktor işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2-6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve bir yıl süre ile psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir.
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün

  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bu süreçte doğru iletişim ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklik gösterir.
  • Maddeyi kişinin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.

Risk faktörleri

  • Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar
  • Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği (özellikle 'Baba' rolünün ev ortamında eksikliği)
  • Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar
  • Okul başarısında düşüş

Önleme önemlidir!

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını ve yayılmasını önleme çalışmaları, bu maddelerin yarattığı bireysel ve toplumsal sorunları en aza indirmek ve toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

  • Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır.
  • Uygulanan uzun süreli tedavilerin maliyeti çok yüksektir.
  • İyileştikten sonra gerekli sosyo-psikolojik tedbirler alınmazsa, bağımlılığın yineleme oranı çok yüksektir.
  • Madde kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ülkenin sağlık harcamaları artmaktadır.
  • Her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr adresini tıklayınız.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • MADDE BAĞIMLILIĞI HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR VE CEVAPLARI

Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

Aşağıdakilerden sadece 3'ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

  • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
  • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
  • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

Etkileri

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar.

Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır.

Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
  • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
  • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
  • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

Ne yapmalı?

  • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
  • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

Önleyici faktörler

  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Anne-Babaların çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Okulda başarılı olma
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar

Tedavi için

Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler. Hasta ve doktor işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2-6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve bir yıl süre ile psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir.
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün

  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bu süreçte doğru iletişim ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklik gösterir.
  • Maddeyi kişinin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.

Risk faktörleri

  • Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar
  • Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği (özellikle 'Baba' rolünün ev ortamında eksikliği)
  • Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar
  • Okul başarısında düşüş

Önleme önemlidir!

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını ve yayılmasını önleme çalışmaları, bu maddelerin yarattığı bireysel ve toplumsal sorunları en aza indirmek ve toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

  • Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır.
  • Uygulanan uzun süreli tedavilerin maliyeti çok yüksektir.
  • İyileştikten sonra gerekli sosyo-psikolojik tedbirler alınmazsa, bağımlılığın yineleme oranı çok yüksektir.
  • Madde kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ülkenin sağlık harcamaları artmaktadır.
  • Her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr adresini tıklayınız.

Источник: https://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/madde-

Madde bağımlılığından kurtulmak mümkün

Madde Bağımlılığı Kanser Yapıyor

Madde bağımlılığı, Bağımlılık ve tedavisine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi'nden Yrd. Doç. Dr. Barış Önen Ünsalver, madde bağımlılığından kurtulmanın yollarını anlattı ve çocuğu madde kullanan ebeveynelere önerilerde bulundu.

MADDE BAĞIMLILIĞI NEDİR?

Madde bağımlılığında, Kişide, beyinde bağımlılık yaratacak bazı maddeler vardır. Kişi bu maddeyi almadığı zaman o maddeye ihtiyaç duyar. Mesela ilk başlarda o maddeyi kullandığında keyif alır, rahatlar, endişesi gider, hoş bir his duyar ve bir süre sonra bu maddeyi tekrar alıp aynı hissi yaşamak ister.

Madde Bağımlılığından Korunma

Mesela kokain uyarıcı bir maddedir; enerji verir. Kişi kendisini iyi hisseder ve tekrar almaya ihtiyaç duyar. Esrar bazı kişilerde rahatlama ve gevşemeye yol açar. Kişi zaman içerisinde bu maddeyi sık sık tüketme ihtiyacı duyar, aramaya başlar ve madeninin kendisini düşünmeye başlar.

Bir süre sonra iki doz alması gerekir çünkü bir doz yetmez, buna tolerans denir. Zaman içerisinde de kullanma sıklığı artar, iki günde bir kullanırken artık her gün kullanmaya başlar.

Kişi bu maddeyi almadığı zaman bedeninde birtakım belirtiler başlar; titreme, terleme, konsantrasyon güçlüğü, uyuyamama, öfke gibi…

Madde Bağımlılığından Kurtulma Yolları

Kişi bu belirtileri ortadan kaldırmak için maddeyi almaya başlar, bu noktada artık bağımlılık gelişmiş demektir.

UYUŞTURUCU VE UYARICI HAPLAR BİRBİRİNDEN FARKLI MIDIR?

Madde bağımlılığında, Kokain, ekstazi uyarıcıdır. Kişide canlılık, zihinsel süreçte hızlanmaya neden olur, kişi kendini olduğundan daha güçlü zanneder, gülme krizine girer. Partilerde bu tür hapların kullanılma sebebi, sabaha kadar dans etmesini sağlayacak enerjiyi vermesidir.

Uyuşturucu maddeler ise kişide dinginliğe, rahatlamaya belki uyku haline geçmesine neden olabilir. Bunların içerisinde bizim kullandığımız yeşil reçeteli ilaçlar vardır, ki kişiler bunu hastalıktan bağımsız olarak kötüye de kullanabilirler.

Esrar uyuşturucu olabileceği gibi bazen kaygıyı artırır ve hareketlenmeye neden olabilir. Gençler uyarıcıları daha çok tercih ederler.

KULLANILAN HER UYUŞTURUCU MADDE AYNI ETKİYİ YAPIYOR MU? KİŞİ UYUŞTURUCU KULLANIMIYLA NE GİBİ ŞEYLER YAŞAYABİLİR?

Kişi kendini olduğundan daha güçlü hissediyor, hayaller görüyor, yaratıcılığı gelişiyor ve bazen de kabuslar görüyor. Bunlar çok kötü halüsinasyonlar olabiliyor, korku hissi çok artabiliyor. Bali de uyuşturucu bir maddedir, bali kullananların bırakmak istemesindeki en büyük faktör ürkütücü halüsinasyonlardır. Uyku hali yapabilir veya kişi, zaman mekanla bağlantısını kaybedebilir.

KİŞİ HER AN MADDEYİ DÜŞÜNÜYORSA MADDE BAĞIMLISI OLMUŞ DEMEKTİR

BİR KİŞİNİN MADDE BAĞIMLISI OLDUĞU NASIL ANLAŞILIR?

Kişi bir maddeyi kullanarak kendini iyi hissedeceğini, o madde olmadan iyi olmayacağını düşünüyorsa, gündelik faaliyetleri sırasında o maddeyi alsam mı almasam mı diye düşünmeye başlamışsa, harcamalarının büyük bir kısmını bu maddeyi almak için kullanıyorsa bağımlı olmuş demektir. Hatta birtakım kişiler madde almak için borçlanır, hırsızlık yapar, bedenini satar. Yasadışı bazı yollara sapma ihtiyacı duyuyorsa veya kişi bu maddeyi almadığında birtakım fiziksel belirtiler gösteriyorsa bu kişinin de bağımlı olduğunu söyleyebiliriz.

MADDE BAĞIMLILIĞININ FİZİKİ VE PSİKOLOJİK NEDENLERİ NELERDİR?

Herkes maddelere bağımlı olabilir. Bağımlı olmak karaktersizlik veya bozukluk değildir. Oysa bunlar kimyasal maddeler ve bizim beynimizin kullandığı kimyasallarla etkileşime giriyorlar. Bu madde kullanıldığında dopamin denilen maddenin vücutta salınımı artıyor bu da bize hoş duygular yaşatıyor.

Beyinlerimiz aşağı yukarı aynı, dolayısıyla her fizyolojik ve psikolojik yapıdaki kişi uzun süre madde kullanırsa bağımlı olabilir ama yaş da önemli bir faktör. Bazı kişilik yapıları, psikolojik faktörleri baz alacak olursak madde bağımlılığına daha meyillidir. Anti sosyal kişilikte olanlar bağımlı olmaya daha meyilli olabilirler.

Fiziksel faktörlere bakacak olursak, bazı psikiyatrik hastalıklarda madde kullanmaya daha fazla eğilim olabilir. Kişi bunu kendisini tedavi etmek için kullanabilir.

Dürtü kontrol problemi olan kişiler veya dikkat eksikliği hiperaktivitesi olan kişiler farkına varmadan bir maddeyi aldıklarında zihinlerinin daha iyi çalıştığını görürler ve maddeye yönelim olabilir.

HER KESİMDEN İNSAN MADDE BAĞIMLISI OLABİLİYOR

MADDE BAĞIMLILIĞI DAHA ÇOK KİMDE GÖRÜLÜR?

Ekonomik grubun pek önemi yok, zengin kişilerde daha çok görülürdiye beklenir ama böyle bir şey yok çünkü ucuzdan pahalıyadoğru gidiyor bu maddeler. Her kesimden insan maddeye bağımlıolabiliyor ama uyuşturucu tüccarları açısından genç popülasyonhedef kitle.

Genelde iyi yerlerde okuyan, iyi ailelerin çocukları hedefalınıyor. Özellikle ortaokul, lise çağındaki çocuklar riskli.Daha üst düzeydeki kişiler daha pahalı maddeleri tüketiyorlar; kokaingibi, ekstazi gibi… Daha alt seviyedekikişiler ise daha kolay ulaşılabilecek maddeleritüketiyorlar.

Bunlar beyinde geri dönüşü olmayankimyasal hasarlara neden oluyor.Ergenlik dönemi isyanın arttığı bir dönem,kimlik karmaşasının yaşandığı bir dönem. Kişikendisine ne yapılmaması söyleniyorsa onuyaptığı bir dönem yaşıyor.

Bu isyanın ve güçgösterisinin bir göstergesi olarak “madde dekullanırım, alkol de alırım” diyerek meydanokuyabiliyor. Gençlerde bağımlılık daha hızlıoluşuyor.

BAĞIMLILIĞIN VÜCUTTAKİ İLK TAHRİBATI NEDİR?

Maddeden maddeye değişir. Bazı maddeler etkilerini uzun dönemde ortaya çıkarır ama eroin gibi maddeler daha hızlı bağımlılık oluşturur. Maddenin kullanım yolu da önemli, madde solunum yoluyla alınıyorsa oradaki dolaşımda bir bozukluk yaratabilir.

Akciğerde sorun yaratabilir, genel dolaşım sistemine zarar verebilir, cilt sağlığına, karaciğer, böbrek, iç organlara zarar verebilir ama bunların görünür hale gelmesi uzun süre alır. İlk başta psikolojik etkiler görülür; kişinin uyuyamaması, konsantre olamaması, iştah kaybı, kilo kaybı gibi.

Beyne doğrudan ulaştığı için beyindeki ödül sistemini bozar ve beyin o maddeye ömür boyu bağımlı olur. Beyinde yapısal olarak gri maddede küçülmeye neden oluyor, problem çözme yeteneği, akıcı düşünme yeteneği, entelektüel fonksiyonlar azalıyor.

Ayrıca kalıcı unutkanlık ve kalıcı psikiyatrik hastalıklara neden olabiliyor. Şizofreninin ortaya çıkmasını hızlandırabiliyor.

YANLIŞ ARKADAŞ ÇEVRESİ, MADDE BAĞIMLISI OLMADA ETKEN MİDİR?

Yanlış arkadaş seçimi kişiyi madde kullanımına itebilir ama yine de karar verecek olan, kişinin kendisidir. Ama bu bir ergen olduğu zaman ergenin bunu kavraması zaman alabilir. Yanlış arkadaş o kişiye iki üç ay popülarite kazandırıyorsa o zaman madde kullanmak hoşuna gidiyor olabilir.

Ama ergenin temelinde iyi bir aile desteği varsa, bazı temel kişilik özelliklerinde sıkıntı ve herhangi bir dürtü kontrol bozukluğu gibi psikiyatrik problemi yoksa yanlış arkadaştan uzaklaşıp hayatına çeki düzen vermeyi başarabilir.

Ancak aileler polis olmamalı; “onunla-bununla arkadaşlık yap ya da yapma” dememeliler.

HEM DERSLERİNE ÇALIŞIP HEM MADDE KULLANABİLİR

Aileler çocuklarının madde bağımlısı olduğunu nasıl anlar? Madde bağımlısı olduğunu anladıklarında nasıl bir yol izlemelidirler? Çocuk kendisini gizlemeye çalışabilir. Derslerine çalışıyor olabilir,çok efendi olabilir ve bir yandan da madde kullanıyor olabilir.

Genelde zayıflama, cilt renginde soluklaşma, okul başarısındadüşme, sinirlilik, uyku sorunları, sebepsiz öfkelenme, şüphe duyma,aileden uzaklaşma, bakımının azalması, sosyal faaliyetlere ilgisininazalması, arkadaş çevresinin değişmesi gibi belirtiler aileninşüphelenmesine neden olabilir.

Böyle bir şey olduğunda aile,çocukla sakin olduğu bir zaman baş başa konuşmalıdır.Madde kullandığından şüphe duyduklarını, maddenin zarar vereceğinive bağımlılığa kadar yol açacağını söylemek doğru olur.

Güvenle ilgili bir sorun olmadığını sadece endişe duydukları içinkonuşmaya davet ettiklerini söylemeliler ve madde kullanmadığınısöyleyen çocuklarına küçük bir idrar tahliliyle sadece içlerinin rahatetmesi için bir kliniğe gitmek istediklerini söyleyebilirler.

MADDE BAĞIMLISI OLAN BİR KİŞİ BU BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK İSTİYORSA NEREYE BAŞVURMALIDIR?

Psikiyatri uzmanına başvurmalıdır, ülkemizde bu alanda özelleşmiş klinikler var AMATEM’ler var, devlet hastanelerinin bünyesinde de kurulmuş AMATEM’ler var. Özel kurumların da kendi içlerinde alt birimleri var madde bağımlılığıyla ilgili, mutlaka psikiyatri uzmanına başvurmalıdırlar.

MADDE BAĞIMLILIĞINI NASIL TEDAVİ EDİYORSUNUZ?

Kişinin yaşı, kullandığı maddenin miktarı, ne kadar süredir kullandığı önemlidir. Mesela esrar kullanmaya yeni başlamışsa ve tedavi olmaya karar vermişse ayaktan tedaviyle psikoterapi ve ilaç tedavisiyle birlikte tedavi edilir.

Kişide birden çok madde bağımlılığı varsa tedaviye istekliyse ve geçmişte başarısız olmuş tedavi deneyimleri de varsa hastaneye yatırmak gerekir. Hastanede maddeden arındırıp ilaç ve psikoterapi vermek gerekir. Psikoterapi bu noktada çok önemli çünkü kişinin madde arama davranışının değişmesi gerekiyor.

Ailenin destek vermesi gerekiyor, sorun yok gibi durmamak ama yargılayıp suçlamadan tedavinin bir parçası olmaları gerekiyor.

“BİR KEZ DENESEM BİR ŞEY OLMAZ” DEMEYİN!

Tedavi edilmiş bir kimsenin tekrar eski alışkanlıklarına döndüğüne şahit oldunuz mu? Bağımlılık tedavisi dalgalı bir seyir izler.

Kişi,“madde hayatımdan gitti” diye bir balayı dönemiyaşar ve sonra “bir kez denesem bir şeyolmaz” diyebilir ve sonra da “bir kez denedimbir şey olmadı, bir kez daha deneyeyim” diyebilir.Böylece tekrar aynı sürece girilebilir.

Önce balayı döneminde kesinlikle maddeyikullanmak istemediğini, geçmişinin ne kadarkötü olduğunu düşünür ve kişide bir arınmaduygusu olur. Özellikle terapi almazsa kişistresli de olsa neşeli de olsa ilk döneceği şeymadde olur. Bazı olgular da var ki tek tedaviyledüzeliyor.

PSİKOHAYAT DERGİSİ

Источник: https://www.e-psikiyatri.com/madde-bagimliligindan-kurtulmak-mumkun-33971

Madde Bağımlılığı | Nedenleri, Önlemleri

Madde Bağımlılığı Kanser Yapıyor

Bağımlılık; ödül, ze içeren beyin sisteminin işlev bozukluğudur ve bağımlı olunan şey saplantılı şekilde arzulanıyorsa, sonuçlar için endişelenilmiyorsa bağımlılık gerçekleşmiştir. Madde bağımlılığı; bireyin, sinir sisteminde hoşnutluk, ze yaratan maddeye karşı koyamaması ve bu maddeyi sıklıkla kullanmasıdır.

Madde bağımlısı olan bireylerde biyolojik rahatsızlıkların yanında büyük çoğunlukla psikolojik rahatsızlıklar da meydana gelmektedir. Madde bağımlılığı son zamanlarda artmış olsa da geçmişten bu yana madde bağımlılığının yaygın olduğu bilinmektedir (Balseven, 2002). Uyuşturucu maddeler, organizmayı ve sinirleri uyuşturan maddelerdir.

Uyarıcı maddeler ise bir işlevi uyaran maddelerdir. İki madde türünün de bağımlılığı bireye zarar vermektedir.

Peki Madde Bağımlılığı Nasıl Oluşur, Nasıl Başlar?

Ergen gruplarında arkadaş ortamlarına kabul edilmek için ‘bir seferden bir şey olmaz’ düşüncesiyle başlayan kişi madde bağımlısına dönüşmektedir. Kimlik karmaşasında, aileden uzak kalmak isteyen ergen, arkadaş gruplarına ait olmak için madde kullanabilecek duruma gelmektedir.

Yalnızlık, dışlanmışlık, depresyon ya da sadece ze için de madde kullanmaya başlanabilir. Anlaşılmadığını hisseden, uzun süre mutsuz durumda kalmış, hayatta istediklerine ulaşmış ama umduğunu bulamamış bireyler çeşitli maddelerde mutluluğu, zei aramaktadırlar.

Maddenin verdiği geçici mutluluğu tekrar tekrar isteyen birey madde kull anımını bağımlılığa dönüştürmektedir.

Madde Kullanımının Biyolojik ve Psikolojik Açıdan Zararları Nelerdir?

Uyuşturucu adı verilen maddeler merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerine etki eder ve zarar verir. Hem fiziksel hem de psikolojik olarak bireye zarar verir. Kişi normal davranışlardan uzaklaşır. Bulantı, kusma, iç organların iflası gibi fiziksel zararlara yol açar.

Bağımlılık bireyi yalnızlaştırır, toplum ile uyumunu azaltır. Ailesinden, çevresinden uzaklaşan birey yalnızlaştıkça maddeye olan bağlılığını arttırır. Bu döngüde birey bunalıma sürüklenir.

Uyuşturucu maddeler merkezi sinir sistemine zarar verdiğinden dikkat dağınıklığı, bilinç karmaşası, bilinç bulanıklığı, düşünme etkinliğinin azalması ve kasların yumuşaması etkileri oluşur (Boztaş,2010).

LSD gibi güçlü uyaranların bağımlılığı sonucunda kişi gördüğü hayalleri gerçek sanarak onlara yaklaşmak isterken pencereden atlama, intihar etme gibi davranışlarda bulunabilir. Madde bağımlılığı bireye verdiği her türlü zarar ile onu ölüme sürükler. Maddenin fazla kullanımı bağımlılığa dönüşür.

Bağımlılık yapan maddeler genel olarak üçe ayrılır;

**Merkezi Sinir Sistemini Yavaşlatan Maddeler (Depresanlar)

Afyon; birkaç kullanımda mutlaka bağımlılık yapar, keyif hali kısa sürelidir, kalp yavaşlaması mide bulantısı, renk solması,baş dönmesi beraberinde gelir. Yüksek dozda kullanımda kişi komaya girer.

Morfin; ilk kullanıldığı keyif halinden sonra ruhsal ve fiziksel sorunlar daha da büyüyerek ortaya çıkar. Kalp çarpıntısı, yorgunluk, soğuk terleme belirtileri görülür.

Eroin; ağız kuruluğu, dalgın hal, kesik nefes belirtileri görülür. Kısa süreli keyif halinden sonra büyük bir çöküntü yaşayan bağımlı eroini damardan alana kadar uyuşukluk, keyif halinden uzak kalacak ve damardan her seferinde daha yüksek dozlarla tatmin olana kadar durmayacağından zehirlenme ve ani ölüm ile sonuçlanır.

Kodein

Sentetik Uyuşturucular; tıbbi amaçlar için üretilmişlerdir. Barbitürat, Trankilizan, Sedatifler.

**Merkezi Sinir Sistemini Uyaranlar (Stimülanlar)

Kokain; diğer maddelerde birden kesim ölümü getirse de kokain birden kesildiğinde böyle bir durum olmaz.

Crack; kokainden daha ağır bir maddedir. Hayal görme, ağır sinir yapar ve organizma büyük bir tahribata uğrar.

Sentetik Uyaranlar; Amfetaminler, Captagon, Extacy

**Halisinojenler (Halisülasyon Gösterenler)

Esrar; kan basıncı yükselir, mesafe, zaman, sürat ölçüsü kaybolur. Ölüm korkusu görülür.

LSD; gerçek ve gerçekdışı algı kamaşası, hayal görme ve hayallere inanmak, onlarla yaşamak isteği görülür. Küçük dozları bile etki gösterir. Kişi intihar edebilir, hayallere göre yaşayabilir ve bu durum ağır psikolojik bir rahatsızlık gibi görünür. Kişide bir kere kullanım yıllarca sürecek bir hasar meydana getirebilir.

Meskalin; anlayış kabiliyeti kaybedilir, duyu organları işlevini yitirir.

Marihuana; hafıza kaybı, kadınlarda doğurganlıkta sorunlar, görme bozukluğu belirtileri görülür.

Ne Yapmalıyız?

Kişinin durumunu kabullenip onunla maddesiz haldeyken konuşmaya çalışılmalıdır. Suçlayıcı ifadelerden uzak durulmalıdır. Açık ve samimi olunmalıdır. Korkularınızdan bahsetmekten sakının, bağımlı kişiler korkulardan kaçmak için maddeye başvururlar.

Empati kurun. Önyargılarınızdan kurtulun. Uzman yardımı alması konusunda ısrarcı olun. Her süreçte bağımlı kişinin yanında olun, ona destek olun. Bıraktım bir daha başlamam ile bir kereden bir şey olmaz arasındaki döngüyü kırmasına yardımcı olun (Evren,2003).

Kaynakça:

Balseven, A. ve arkadaşları.(2002).Madde kullanımı, bağımlılıktan korunma ve medya.24 Mart 2017, http://www.ttb.org.tr/sted/sted0302/madde.pdf

Boztaş, H. ve Arısoy, H.(2010).Uçucu madde bağımlılığı ve tıbbi sonuçları.24 Mart 2017, http://dergipark.ulakbim.gov.tr/pskguncel/article/view/5000076386/5000070443

Evren, C. ve Ögel, K.(2003). Alkol/madde bağımlılarında dissosiyatif belirtiler ve çocukluk çağı travması, depresyon, anksiyete ve alkol/madde kullanımı ile ilişkisi.24 Mart 2017, http://www.ogelk.net/dosyadepo/disosiyatif.pdf

Ayşe İrem DOĞRUL

Yıldız Teknik Üniversitesi – Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik/2. Sınıf

Источник: https://www.guncelpsikoloji.net/bagimliliklar/madde-bagimliligi-nedenleri-onlemleri-h6286.html

Madde Bağımlılığı Nedir? Madde Bağımlılığı Nasıl Önlenir? – Sağlık Ocağım .NET

Madde Bağımlılığı Kanser Yapıyor

Madde kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Her insanın hayatında bağlılıklar vardır. Bağımlılık, bağlılıkların tutkuya dönüşmüş halidir.

 Madde bağımlılığı denildiğinde bağımlılık yapan birçok madde, madde bağımlılığı olarak tarif edilebilir.

Bütün maddeler bağımlılık yapar ve bunların hepsinin ortak özelliği keyif verici olmasıdır. Madde bağımlılığının daha az zararlı olanı yoktur.

Neden madde bağımlısı olunur?

Madde kullanıcısının asıl hedefi kendisini farklı hissetmek ve kafa yapmaktır. Bu istediği kafayı ne ile yaptığı ikinci plandadır. Çünkü birçok kişi kullandığı maddelerin bazılarında istediği hedefe ulaşamayabilir.

Bu tercih kişilerin seçiminden çok, beyin kimyası ve bünyeleri ile ilgilidir. Bir anlık çok hoşlarına giden bu maddeler kişilerin çok büyük kayıplarına neden olabilir. İnsanlar hoşlandıkları bir şeyi zararlı bile olsa tekrar tekrar yapmak ister.

Fakat bu durum artık kontrolümüzün dışına çıkmış ise artık bağımlılık söz konusudur.

Temel hedef kafa yapmak olduğunda bir maddeden diğer maddeye geçişler kolaylaşır. Madde bağımlılığının en tehlisi çoğul madde bağımlılığıdır ve bu kişiler ne bulursa kullanır.

Buna rağmen kişi ben hiç bir maddeye bağımlı değilim diyerek kendisini savunur.

 İnsanlar genellikle meraktan, arkadaş baskısından, bir kereden bir şey olmaz deyip geçmekten, kendisini kontrol edebileceğini düşündüğünden, çaresizlikten, farklı olma isteğinden dolayı madde bağımlısı olur.

Uyuşturucu bağımlılığı tedavisi

Madde kullanan kişi birtakım davranış sorunları ve psikolojik sorunlar ve yoksunluk belirtileri ile doktora baş vurduğunda tıbbi olarak bu kişiye müdahalede bulunmak gerekir. Bu arındırma tedavisi 1-2 hafta kadar sürer. Bu tedaviden sonra kişinin kullandığı maddeyi tekrar başlamasını engelleyici tedavi yöntemleri uygulanır.

Aslında bağımlı olan kişi bağımlı olduğu şeyi yapmadan da durabilir. Ancak bağımlıların çoğu bağımlı olduğu maddeyi bırakmayı denese bile tekrar başlar.

Uyuşturucu bağımlısının sorunu ara verememek değil bu maddeyi almadan duramama dır. Bağımlılık tedavisi de bu yeniden başlamayı önlemeye yöneliktir. Madde bağımlılığı tedavisi psikolojik ve sosyal ağırlıklı tedavilerdir.

Madde bağımlılığı tedavisinde rehabilitasyon tedavisi ağır bağımlılarda önemlidir.

Uyuşturucu bağımlılığı tedavisinin başarı oranı nedir?

Bağımlılık tedavisinde bağımlılığın şiddetine, süresine ve hastanın daha önce tedavi görüp görmemesine göre değişiklik gösterir. Farklı tedavi yaklaşımları vardır ve bu yaklaşımların arasında ilaç tedavileri, psikolojik tedaviler, psikososyal tedaviler ve ağır durumlarda hastaneye yatırılarak uygulanan tedavi yöntemleri mevcuttur.

Fakat sadece ilaç tedavisi ile madde bağımlılığından kurtulmak mümkün değildir. Bağımlılık tedavisi uzun (en az 6 ay veya bir yıl arası) sürebilir. Bu tedavi sürecinde hasta tekrar madde kullanabilir.

Fakat bu durum tedavinin başarısızlığı değil, tedavinin eksiklerini gösteren bir durumdur.

Tedavi uzun süre ve düzenli devam ettirilir ise en ağır uyuşturucu bağımlıları bile tedavi edilebilmektedir.

Madde bağımlılığı tedavisinden sonra nelere dikkat etmeli?

Madde bağımlılığı tedavisinde nelere dikkat edilmeli

Uyuşturucu veya madde bağımlısı birey madde kullanımının tedavisinden sonra erken dönemde bu kişiyi çok fazla zorluklar bekler. Bağımlı olduğu maddeyi canının istemesi, tedaviden sonra 1 yıl civarı sürebilir. Bu nedenle madde bağımlısı kişi, ben 1 aydır madde kullanmıyorum bitti artık diyemez.

Bu kişi ve bu bireyin ailesi her zaman uyanık olmalıdır. Madde bağımlılığından kurtulan bireyler genellikle farkında olmadan hep kendi kendilerine tuzak kurarlar. Örneğin ben madde kullanmıyorum ama benim kafam bu arkadaşlar ile daha iyi sarıyor deyip, yine madde kullananlar ile takılır ise bu şekilde kişi kendini tekrar madde kullanmayı iter.

Madde kullanan kişi, madde kullananlar ile takılmaya devam eder ise zayıf bir döneminde tekrar bu maddeyi kullanmaya başlayabilir. Bütün bu riskleri düşünerek, madde kullanımından kurtulan birey bu tür durumlardan kaçınmalıdır. Bu birey hiç bir zaman bu konuda kendisine güvenmemeli ve madde kullanılan ortamlardan uzak durmalıdır.

Esrar kullanmak zararsız ve doğal mı?

Doğal olan her şey yararlı ya da zararsız dır denilemez. Doğal olan birçok zararlı bitkiler ve maddeler vardır. Normal yiyecekler bile çok yenildiğinde insan sağlığına zarar verebilir.

Alkol (bira, şarap) gibi içecekler de doğal olarak elde edilir. Fakat alkolde ve esrarda beyne, bünyeye, psikolojiye ciddi anlamda zarar verir.

Esrarın en önemli zararlarından biri de bağımlılık yapması ve kişinin bu bağımlılık yüzünden her şeyi göze alır hale gelmesidir.

Uyuşturucu bağımlısı çevresine zarar verir mi?

Uyuşturucu kullananların saldırgan oldukları ve yerlerde süründüklerine dair görsel yayınlar vardır. En önemli risk grubu oluşturan disko, bar gibi ortamlarda bulunan bireylerdir. Bu bağımlılar kendileri hakkında söylenenleri hiç umursamazlar.

 Çoğu madde bağımlısı uyuşturucu kullanmadığında saldırgan olmaz veya bağımlı diyebilmek için, madde kullanmadığı zaman saldırganlaşan biri anlamına gelmez.

Eğer madde bağımlısı kişi almış olduğu maddeyi kullanmadığı veya kullandığı zaman saldırganlaşıyor ise ciddi bir durum söz konusudur ve bu kişinin acil tedavi olması gereklidir.

Gençleri madde bağımlılığına iten faktörler

Madde bağımlılığına iten faktörler

Merak nedeni ile madde bağımlılığı : Merak, denerim, bırakırım anlayışıdır. Meraklı olmayı arttıran nedenler ise gizlilik, bilinmezlik tir. Her insanın içinde var olan merak ve özenme duygusu, bulunduğu ortamdaki birini söz konusu maddeyi tüketmesi ile kendini gösterir ve çocuklar ya da gençler ilk deneyimlerini bu şekilde yaşarlar.

Çoğu kişiye göre bunun adı denemektir. Her denemede söz verilir ve bir daha denemeyiz, bu son deneme olsun diye. Fakat bir ya da iki kez deneme bile kişiyi dönüşü olmayan yola doğru sürüklemeye, kişinin geleceğinin yok olmasına neden olur.

Arkadaş baskısı nedeni ile madde bağımlılığı : Sosyal bir varlık olan insan, yaşamı süresince bu sosyalliği doğrultusunda farklı çevrelerde varlığını sürdürmektedir. Bulunduğu her ortam insanlara farklı insanlar, farklı dünyalar ve farklı görüşler sunar. Fakat bu sunulanlar her zaman olumlu değildir.

Bazen kişinin yaşamını çok ciddi derecede etkileyecek deneyimlerde bu sunulanların içindedir.

Aynı zamanda insanların alkol, sigara ve farklı maddeleri başladığı ortamlar genellikle arkadaş ortamlarıdır. Bu tür maddelere bağımlılığın oluşmasında en büyük katkı arkadaş ortamı katkısıdır.

Ayrıca bu kişilerin arkadaşları tarafından dışlanması gibi durumlarda kişinin bu tür maddelere alışmasına yol açar.

Bağımlı olmam düşüncesi ile madde bağımlılığı : Birçok kişi bir kereden bir şey olmaz diyerek başlar.

Alkol, sigara ve diğer uyuşturucu maddelere gençlerde, erişkinlerde bağımlı olmak için başlamamakla birlikte, başladıktan sonra bağımlı olurlar.

 İnsanlar, bağımlılık yapan maddelerin kendilerinde de bağımlılık yapacağını düşünmezler. Fakat bu maddeleri alışırken kontrollü olmak mümkün değildir.

Bağımlılık insanın kontrolünü elinden alır. İnsanların teslim olduğu ve yenilgiye uğradığı noktadır bağımlılık. Bağımlılığın en önemli derecesi, kullanılan maddenin kontrol edilememesi ve kullanmayı bırakamamasıdır. Unutulmaması gereken, kişi her zaman zamanında durmayı başaramaz.

Çaresizlik nedeni ile madde bağımlılığı : Gençlerde ya da erişkinlerde manevi boşluk, inanç zaafı, aile içindeki huzursuzluklar, ekonomik bozukluklar, mutsuzluk, güvensizlik duygusu, sorunlara karşı çözüm bulamadığına inanmak, geleceği için kaygılanmak gibi durumlar strese neden olur ve bu kişileri yalnız kalmayı iter.

Kişi madde kullanarak kendini iyi hisseder ve dertlerinden kurtulduğunu sanır. Oysa bu şekilde hiç bir sorun çözülmemekte, tam tersine sorunlar artmaktadır. Dolayısı ile bu maddelerin oluşturduğu geçici sığınma ortamları ve verdiği geçici rahatlama, önceleri alışkanlı, daha sonra da bağımlılık ya da tutsaklık meydana getirmektedir.

Farklı olmak için madde bağımlılığı : Bazı gençler ya da erişkinler farklı olmak için madde kullanmaya başlarlar. Bu nedenle alkol, sigara, uyuşturucu, esrar kullananlar sonunda gerçekten farklı olur.

Psikolojik hastalıklar ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/madde-bagimliligi-nedir-madde-bagimliligi-nasil-onlenir/

Madde Bağımlılığı Nedir?

Madde Bağımlılığı Kanser Yapıyor

Her insanın hayatında bağlılıklar vardır. Bağımlılık, bağlılıkların tutkuya dönüşmüş halidir. Bütün maddeler bağımlılık yapar bunların ortak özelliği keyif verici olmasıdır. Bireyin, herhangi bir maddeye kendi iradesi dışında kullanması ve bağımlı hale gelmesi. Kullanımın devamı halinde ruhsal, bedensel işlevlerini kaybetmesi.

Madde Bağımlılığı Nasıl Başlar?

Madde bağımlılığı genellikle ergenlik döneminde başlar ve daha çok arkadaş aracı ile başlar. Ergenliğin ilk dönemlerinde, anne-babadan kopan genç, arkadaş çevresiyle daha çok vakit geçirmeye başlar. Toplum da yer edinmeye arkadaş çevresi etmek için çabalar.Bu dönemlerde arkadaş çevresi ön plandadır. Çünkü bu dönem de aileyle çatışma başlar.

Madde Bağımlılığı Nedenleri

  • Ailede herhangi birinin madde kullanması: Aileden herhangi birinin madde kullanması, bireyi madde kullanımına iter. Örnek alırlar genelde.
  • Merak: Maddenin tam olarak ne olduğunu, bilmeyen, kullanımının neye yol açabileceğini bilmediğinden madde kullanımına maruz kalmaları.

  • Özenti, Bilgisizlik: Ne yazık ki kullanımının önemli faktörlerinden biri de bireyin, arkadaşını örnek alıp kullanmaya başlaması.
  • Okuldaki başarısızlık: Birey okulda başarısız olup aileden çekindiği zaman aileden ve problemlerden kaçıp farklı ortamlara girebiliyor.

  • “Hayır” diyememek: Ailenin çocuklarına baskı yapması, kendini savunma hakkı vermemesi, her şeye evet diyerek yetiştirmesi birey de özgüven azalır ve kendini savunmada zorluklar yaşaması.

  • Çevre etkisi: Madde bağımlılığının en önemli nedenlerinden biri, bireyin yanlış ortamlara takılması.

Örneğin;

Ali (Madde kullanıcısı): Murat gelsene biraz takılalım.

Murat: ( mağdur):Yok ya eve gidecem.

Ali: Evde ne yapacan ya gel işte.

Murat: Haklısın. Elindeki nedir?

Ali: İlaç. İnsanın tüm sinirlerini alıyor.

Murat: Ciddi misin ?

Ali: Elbette. Dene istersen

Murat: Peki

  • Ailede şiddet: Kişi ailede şiddet gördüğü zaman ailesine olan öfkesi veya ailesini cezalandırmak için madde kullanımına başlar.
  • Cinsel tacize mağdur kalması: Kişi uğradığı tacizi veya tecavüzü atlamadığı zaman unutmak için madde kullanımına maruz kalabiliyor ne yazık ki.

Bu nedenler arttırılabilir elbette. Ama genel olarak bakıldığında ailedeki ilgisizlik, şiddet, ailenin ilgisizliği ve ergenlik dönemlerinde başlamaları en büyük nedenleridir.

Madde Bağımlılığında Yoksunluk ve Tolerans

Tolerans

Madde bağımlılığında görülen önemli unsurlardan birisi toleranstır. Toleransta aynı miktar madde kullanılmaya devam edildiğinde maddenin etkisinde belirli bir azalma meydana gelir. Bir başka deyişle istenilen etkiyi oluşturmak için artan miktarlarda maddeye ihtiyaç duymadır.

Madde Yoksunluğu

Yoksunluk uzun süre, tekrarlı, yoğun madde kullanan kişilerde, maddenin azaltılması veya bırakılması sonrası kan ve dokularda madde konsantrasyonu düştüğü zaman ortaya çıkan, fizyolojik ve bilişsel belirtilerle birlikte görülen davranış bozukluklarıdır. Yoksunluk belirtileri maddeyi kullanım süresi ve miktarı ile ilişkili olarak hafif veya şiddetli olabilir.

Fiziksel ve ruhsal belirtiler kullanılan maddenin türüne göre değişir. Kişi bu hoş olmayan belirtilerden kaçınmak veya bu belirtileri düzeltmek için madde alır. Tipik olarak sabah uyanır uyanmaz maddeyi alarak gün boyu kullanmayı sürdürür.

Yoksunluk sendromu klinik olarak belirgin bir rahatsızlık ile sosyal, mesleki ya da diğer önemli alanlarda işlev bozukluklarına sebep olur.

Yoksunluk Tedavisi

Yoksunluk kişilerin kendi kendine başa çıkabileceği bir durum değildir. Şiddetli bedensel ve ruhsal rahatsızlıklarla seyredebilir. Bu nedenle yoksunluk tedavisinin hastane ortamında bu konuda uzman doktorların gözetiminde yapılması gerekir.

Tedavide izlenecek yol

– Hasta sakin, ses-ışık gibi aşırı uyaranların olmadığı bir ortamda takip edilmelidir– İlk 24 saat hayati bulguların ve genel durumunun yoğun ve dikkatli takibi, ölüm riskinin göz önünde bulundurulması– Sıvı tedavisi– Kalp ritim bozukluklarının takibi– Epileptik nöbetlerin takibi– Deliryum geliştiğinde uygun tedavinin düzenlenmesi– Subjektif-ruhsal sıkıntıların yatıştırılması– Rehabilitasyon sağlanması

– Yoksunluk tedavisi sonrası, hastanın madde kullanımına tekrar dönme riskine yönelik uygun ilaç tedavisi, psikoterapi, aile tedavisi, grup tedavisi veya bu konuyla ilgili dernek ve benzeri diğer kuruluşlardan yardım almanın planlanması.

Madde Bağımlılığın Sonuçları

Bağımlı kişi, madde kullanımındayken kendini kaybeder, ortalığı dağıtır, sinirli, agresif veya kendinden geçmiş bir durumda olur. Bağımlı kişi, madde alabilmek için sürekli olarak harcamaları ( madde almak için para kullanması) artar.

Bir süreden sonra yakınlarından sürekli bir bahane bularak para ister. Madde sağlayamadığı zamanlarda ise hırsızlık, borç isteme, kişisel eşyalarını satma gibi durumlarda yaşanabilir. Zamanla sosyal hayati azalır, çevresiyle ve ailesiyle arası bozulur.

Bir süreden sonra evle ve ev hayatıyla, okulla, arkadaşlarıyla ilişkisini keser.

Bağımlı Kişi Tedaviye Nasıl İkna Edilebilir?

Madde bağımlılığı olan kişilerin tedaviyi kabul etmesi kolay bir süreç değil. Genellikle birçok şeylerini kaybettikten sonra tedavi olmayı kabul ederler ve tedavi sürecinde yarı da bırakabiliyorlar. Bu yüzden bur da en büyük pay yakınlarına düşüyor. Karşılarında değil yanlarında olduklarını hissettirmeleri gerekir.

Madde Bağımlılığı olan kişilerin yakınlarının baskı yapmak yerine yanında olmaları, uygun bir şekilde tedaviye ikna etmesi veya uzman biri tarafından yardım alması. Tedavi süresi uzun ve sabır gerektiren bir durumdur.

Yakınlarının özellikle bu süreçte bağımlı kişiye destek olması yanlarında olması bağımlı kişiye, yardımcı olacaktır.

Tedavi Süresi: Tedavinin süresi kişiden kişiye değişir. Tedavide ilaç tek başına yeterli değildir.

Kişinin kendini tanıması, madde kullanma davranışını öğrenmesi, madde kullanma nedenlerini anlaması, tekrar başlamaması için neler yapması gerektiğini öğrenmesini gerekir.

Bireysel ve grup terapileri yararlı olmaktadır. Terapilerde ve eğitimlerde ailelerin yanında olmalı onların savaşma gücünü artırır.

Tekrar kullanıma başlama oranı nedir?: Bağımlılık tekrarlayan bir hastalıktır. Genelde kullanıcıların tedaviyi yarım bırakma veya bıraktıktan sonra başlama oranları yüksektir. Tedaviyi yarım bırakma veya tamamladıktan sonra birkaç ay içerisinde başlama oranları yüksektir. Özellikle o birkaç ay sürecinde yakınlarının dikkat etmesi gerekir.

KAYNAK

Ocağım, Sağlık (2015). Madde Bağımlılığı Nedir? Madde Bağımlılığı Nasıl Önlenir.

Yaldız, Elif (2016). Madde Bağımlılığın Nedenleri ve Sonuçları

Özdemir, Naci (2011). Madde Bağımlılığında Tolerans ve Yoksunluk

Источник: https://psikolojigazetesi.com/madde-bagimliligi-nedir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть