Madde Bağımlılık Tedavisinde Neurofeedback Yöntemi

Neurofeedback Nedir, Ne İçin Kullanılır?

Madde Bağımlılık Tedavisinde Neurofeedback Yöntemi

Neurofeedback, beyin dalgaları düzensizliklerinde uygulanan bir öğrenme yöntemidir. Geribildirim yaparak beyin dalgalarını düzenleyen bir eğitimidir.

Neurofeedback, beyin dalgalarının bilgisayar ortamına aktarılarak düzensiz çalışan kısımlarının tespit edilmesine dayanan bir beyin eğitimi yöntemidir. Bir öğrenme stratejisidir. “Sinir geribildirimi”, “nörolojik geribildirim” olarak da tanımlanır.

İnsan beynindeki elektrik akımlarının değiştirilebildiğinin kanıtlanmasının ardından Neurofeedback yöntemi kullanılarak beyne ürettiği elektrik akımını değiştirmek öğretilir.

Bu eğitim sırasında beyin koşullanır ve operant (edimsel) koşullanma ile klasik koşullanmayı tekrar öğrenir. İnsanlar çocukluktan itibaren öğrendiklerini operant ve koşullanma yöntemleri ile beyne kayıtlar. Bu kayıtlamalar bazen istediğimiz gibi gitmeyebilir.

Neurofeedback ile bu doğru gitmeyen kısımlar tespit edilir ve tekrar yeni kayıtlama ile beynin düzenli çalışması öğretilir.

Başka bir deyişle Neurofeedback yöntemi ile beyindeki düzensiz bağlantılar tespit edilir. Görsel ve işitsel uyarıcılarla beyin dalgalarının düzenli hale gelmesi sağlanır.

Aynı zamanda oyun teknolojisi ile kişiye özel terapi sunan bir geribildirim yöntemidir. Beynin adaptasyon yeteneğini kullanır.

Hastalığı yok etme amacıyla değil hastalığın yol açtığı olağandışı durumları ortadan kaldırmayı hedefler.


Neurofeedback Nasıl Ortaya Çıktı?

Neurofeedback sistemi ile ilgili çalışmalar ilk olarak 1958 yılında NASA’da başladı. Astronot eğitimleri için kullanılan yöntemle beyin dalgalarına geribildirim (feedback) yapıldığında beynin cevap verdiği tespit edilmiştir.

Elmer & Alyce Green ve Joe Kamiya bu yöntemim öncüleridir. Joe Kamiya, geribildirim ile beyin dalgalarının kontrol edilebileceğini keşfetmiştir. Barry Sterman, 1970’li yıllarda bu yöntemi klinik ve laboratuar ortamlarında kullanmaya başladı.

Bu araştırmalar sırasında bu yöntemin kediler üzerinde olumlu etkileri tespit edildi ve terapi yöntemi olarak kullanılabileceği düşünüldü. Daha sonra maymunlar ve insanlarda da denendi. 1980’lerin başında hiperaktif çocuklarda denenerek olumlu sonuçlar alındı.

Daha sonraki yıllarda da çeşitli protokollerle geliştirilerek günümüze kadar kullanıldı.

İlk Neurofeedback cihazı Othmer ailesinin şirketi tarafından üretilmiştir. Bu sebeple Neurofeedback cihazlarında kullanılan yönteme ‘Othmer Yöntemi’ adı verilir.

Geçmişte çok büyük ve pahalı ekipmanlarla kullanılan bilen Neurofeedback, günümüzde teknoloji ve bilgisayar sistemlerinin gelişmesine paralel olarak çok daha ucuza çok daha fazla kişiye ulaşabiliyor.

Türkiye’de ise 2000’li yıllarında başından itibaren kullanılmaya başlanmıştır.


Neurofeedback Nasıl Uygulanır?

Neurofeedback eğitiminde beyin dalgaları kafaya yerleştirilen çeşitli algılayıcılarla bilgisayar ortamına aktarılır.

Bilgisayar ortamına aktarılan beyin dalgaları, daha önceden tespit edilen beyindeki dijital Elektroensefalografi (EEG) kayıtlama sistemi ile karşılaştırılan veri tabanında normalden sapma yerleri bu programa işlenir. Kişi bu sapma yerlerine göre kendi beyin dalgasını değiştirmeyi öğrenir.

Her öğrenme sonrası program bir müzik sesi veya başka bir yöntemle ödüllendirme yapar ve beyin koşullanır. Bu ödüllendirme sonucu beyin kendini bilinçaltından değiştirmeye başlar.

Bir örnek verecek olursak; diyelim ki beyindeki dikkat bölgesinde alfa veya teta dalgalarında normalden fazla bir artış oldu. Bu dalgaların o bölgede olmasını istemiyoruz ve beyin bu dalgaları bilmeden fazla üretiyor. O bölgeye bir sensor yerleştiriliyor. Beyin dalgası, Neurofeedback yöntemi ile bilgisayar ekranına yansıtılıyor.

Kendi dalgası, beyne bilgisayar ekranından izlettiriliyor. Burada üç boyutlu bir oyuna dönüştürülen dalgalara ve oyuna dikkat verildiğinde alfa ve teta düşmeye başlıyor. Çünkü bu dalgaların fazla üretilmesi dikkati bozuyordu. Bu eğitim sırasında dikkatle ilgili beta dalgası yükselmeye başlıyor.

Kısacası sağlıksız dalga azaltılınca sağlıklı dalga artıyor.

Biraz daha detaylandıracak olursak; Neurofeedback yönteminde eğitilmek istenen beyin bölgesine elektrotlar yerleştirilir. Bu elektrotlar o andaki düşünceyle örtüşen beyin dalgalarını algılar. Bilgisayar ortamına aktarılan dalgalar özel bir yazılımla analiz edilir.

Yazılımda algılanan beyin dalgaları istenen düzeyde ise sistem içinde açılan oyunda bir cisim veya karakter hareketlenir. Hareket eden cisim beyne ve kişiye düşüncesinin istenen düzeyde olduğunu belirtir.

Oyundaki cismi veya karakteri hareket ettirmeye ve ilerletmeye devam etmesi için seans boyunca odaklanması sağlanır. Eğitim süresince o bölgedeki dalgalar ve beyin istenen düzeyde çalışır ve beyin koşullanır.

Her seansta bu koşullanmalar daha da pekişir ve beyin hücreleri yeni çalışma disiplinine adapte olur. Kısacası kişi oyunu beyniyle etkili bir şekilde oynuyor ve beyin dalgası istenen düzeye ve performansa getiriliyor.

Neurofeedback, beynin adaptasyon yeteneğini ortaya çıkarmak için düzenli aralıklarla istenen düzeyde uyarım yapar. Kişilerin adaptasyon yeteneğine göre de yöntemin faydası ve uygulama süreleri değişebilir.

Elektroensefalografi (EEG), beyindeki sinir hücrelerinin elektriksel faaliyetinin beyin dalgaları halinde kağıda dökülmesi yöntemidir.

Neurofeedback, EEG düzensizliklerini ve problemlerini ele alarak değerlendirir ve çözüme ulaştırır.


Hangi Sorunlar İçin Kimlere Uygulanabilir?

Her yaştaki insanlara uygulanabiliyor. Bu yöntemle özellikle dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ve hiperaktivite sorunlarının çözümünde çocuklarda yüzde 80 oranında başarı elde edilebiliyor ve kalıcıdır. Yüzme ve bisiklet kullanmayı öğrenme gibi koşullanma yöntemiyle öğrenilerek beyne kayıtlanıyor ve unutulmuyor.

Öğrencilerde ders kaygısı, stres ve takıntı gibi sorunların çözümü, uyku problemleri, baş ağrıları gibi rahatsızlıklarda kullanılabiliyor. Neurofeedback ile birçok sorun ve hastalık tespit edilebiliyor ve geleceğe yönelik sorunların önüne geçilmiş oluyor. Merkezi sinir sisteminin sağlıklı çalışmasına da katkı sağlıyor.

Entelektüel yetenekler ve duygusal kaynaklar Neurofeedback eğitimi ile geliştirilebiliyor.

Neurofeedback, kişinin beyin yetenekleri ve rahatsızlıklarına göre haftada 3-5 seanstan toplam 15-40 seansa kadar uygulanabiliyor. Bazı durumlarda 3 seans bile yeterli olabiliyor. Aile terapistleri, psikologlar, psikolojik danışmanlar, zihinsel sağlık uzmanları tarafından uygulanabilir.

Neurofeedback’in genel olarak kullanıldığı başlıca sorunlar şunlardır;

  • Dikkat bozukluğu
  • Motivasyon eksikliği
  • Sınav kaygısı ve ders başarısızlıkları
  • Öğrenme becerisi geliştirme
  • Zihinsel ve zeka performans artırma
  • Yeme düzensizlikleri ve obezite
  • Uyku problemleri, uyurgezerlik
  • Migren ve baş ağrısı sorunları
  • İsteksizlik, uyuşukluk, hırçınlık
  • Hiperaktivite, otizm
  • Obsesif kompülsüf bozuklukları
  • Ergenlik sorunları
  • Depresyon, stres ve davranış bozuklukları
  • Epilepsi nöbetleri
  • Unutkanlık, panik atak ve kaygılar
  • Uyuşturucu ve madde bağımlılığı
  • İntihar davranışları

Neurofeedback, beyin dalgaları düzensizliğinin yoğun olduğu parkinson, şizofren ve otizm gibi hastalıklarda kalıcı olmayabiliyor. Bu tür durumlar dışında Neurofeedback eğitimleri genellikle kalıcı sonuçlar sunuyor. Başarı oranı yüzde 90’ların üzerindedir. Ayrıca Neurofeedback birincil tedavi yöntemi değildir.

Bu sebeple bu yöntem için ‘tedavi’ ifadesi yerine öğrenme, eğitme, koşullama ve adaptasyon gibi ifadeler kullanılır. Yani her soruna anında çözüm bulabileceğiniz sihirli değnek veya mucize olarak düşünmemek gerekiyor.

Mesela sınav kaygısı yaşayan ve öğrenme güçlüğü çeken bir öğrenci bu yöntem sayesinde sınavlarından hemen yüksek puan alamaz veya her şeyi hemen öğrenemez.

Neurofeedback cihazları da yöntemden verim alabilmek için önemlidir. Bu cihazlar; Amerika Birleşik Devletleri Sağlık Bakanlığı’na bağlı ve yiyecek, ilaç ve tıbbi malzemelerin kalite denetimini yapan İlaç ve Gıda İdaresi, Food and Drug Administration (FDA) kurum tarafından onaylanmış olması gerekmektedir.

FDA, Neurofeedback cihazları için bazı kurallar koymuştur. Ancak FDA onayı sadece gevşeme vakaları ve araştırmalar için gereklidir. FDD onayı dışında kullanım ise özel izne ve koşullara bağlıdır. Türkiye’de Neurofeedback eğitiminin uygulanması için özel bir yasal zemin bulunmuyor.

Bu sebeple denetimsiz kullanımlar bazı sorunlara da yol açabilmektedir.

Источник: https://www.makaleler.com/neurofeedback-nedir-ne-icin-kullanilir

Madde Bağımlılığı Nedir? Madde Bağımlılığı Nasıl Önlenir? – Sağlık Ocağım .NET

Madde Bağımlılık Tedavisinde Neurofeedback Yöntemi

Madde kullanımı insanlık tarihi kadar eskidir. Her insanın hayatında bağlılıklar vardır. Bağımlılık, bağlılıkların tutkuya dönüşmüş halidir.

 Madde bağımlılığı denildiğinde bağımlılık yapan birçok madde, madde bağımlılığı olarak tarif edilebilir.

Bütün maddeler bağımlılık yapar ve bunların hepsinin ortak özelliği keyif verici olmasıdır. Madde bağımlılığının daha az zararlı olanı yoktur.

Neden madde bağımlısı olunur?

Madde kullanıcısının asıl hedefi kendisini farklı hissetmek ve kafa yapmaktır. Bu istediği kafayı ne ile yaptığı ikinci plandadır. Çünkü birçok kişi kullandığı maddelerin bazılarında istediği hedefe ulaşamayabilir.

Bu tercih kişilerin seçiminden çok, beyin kimyası ve bünyeleri ile ilgilidir. Bir anlık çok hoşlarına giden bu maddeler kişilerin çok büyük kayıplarına neden olabilir. İnsanlar hoşlandıkları bir şeyi zararlı bile olsa tekrar tekrar yapmak ister.

Fakat bu durum artık kontrolümüzün dışına çıkmış ise artık bağımlılık söz konusudur.

Temel hedef kafa yapmak olduğunda bir maddeden diğer maddeye geçişler kolaylaşır. Madde bağımlılığının en tehlisi çoğul madde bağımlılığıdır ve bu kişiler ne bulursa kullanır.

Buna rağmen kişi ben hiç bir maddeye bağımlı değilim diyerek kendisini savunur.

 İnsanlar genellikle meraktan, arkadaş baskısından, bir kereden bir şey olmaz deyip geçmekten, kendisini kontrol edebileceğini düşündüğünden, çaresizlikten, farklı olma isteğinden dolayı madde bağımlısı olur.

Uyuşturucu bağımlılığı tedavisi

Madde kullanan kişi birtakım davranış sorunları ve psikolojik sorunlar ve yoksunluk belirtileri ile doktora baş vurduğunda tıbbi olarak bu kişiye müdahalede bulunmak gerekir. Bu arındırma tedavisi 1-2 hafta kadar sürer. Bu tedaviden sonra kişinin kullandığı maddeyi tekrar başlamasını engelleyici tedavi yöntemleri uygulanır.

Aslında bağımlı olan kişi bağımlı olduğu şeyi yapmadan da durabilir. Ancak bağımlıların çoğu bağımlı olduğu maddeyi bırakmayı denese bile tekrar başlar.

Uyuşturucu bağımlısının sorunu ara verememek değil bu maddeyi almadan duramama dır. Bağımlılık tedavisi de bu yeniden başlamayı önlemeye yöneliktir. Madde bağımlılığı tedavisi psikolojik ve sosyal ağırlıklı tedavilerdir.

Madde bağımlılığı tedavisinde rehabilitasyon tedavisi ağır bağımlılarda önemlidir.

Uyuşturucu bağımlılığı tedavisinin başarı oranı nedir?

Bağımlılık tedavisinde bağımlılığın şiddetine, süresine ve hastanın daha önce tedavi görüp görmemesine göre değişiklik gösterir. Farklı tedavi yaklaşımları vardır ve bu yaklaşımların arasında ilaç tedavileri, psikolojik tedaviler, psikososyal tedaviler ve ağır durumlarda hastaneye yatırılarak uygulanan tedavi yöntemleri mevcuttur.

Fakat sadece ilaç tedavisi ile madde bağımlılığından kurtulmak mümkün değildir. Bağımlılık tedavisi uzun (en az 6 ay veya bir yıl arası) sürebilir. Bu tedavi sürecinde hasta tekrar madde kullanabilir.

Fakat bu durum tedavinin başarısızlığı değil, tedavinin eksiklerini gösteren bir durumdur.

Tedavi uzun süre ve düzenli devam ettirilir ise en ağır uyuşturucu bağımlıları bile tedavi edilebilmektedir.

Madde bağımlılığı tedavisinden sonra nelere dikkat etmeli?

Madde bağımlılığı tedavisinde nelere dikkat edilmeli

Uyuşturucu veya madde bağımlısı birey madde kullanımının tedavisinden sonra erken dönemde bu kişiyi çok fazla zorluklar bekler. Bağımlı olduğu maddeyi canının istemesi, tedaviden sonra 1 yıl civarı sürebilir. Bu nedenle madde bağımlısı kişi, ben 1 aydır madde kullanmıyorum bitti artık diyemez.

Bu kişi ve bu bireyin ailesi her zaman uyanık olmalıdır. Madde bağımlılığından kurtulan bireyler genellikle farkında olmadan hep kendi kendilerine tuzak kurarlar. Örneğin ben madde kullanmıyorum ama benim kafam bu arkadaşlar ile daha iyi sarıyor deyip, yine madde kullananlar ile takılır ise bu şekilde kişi kendini tekrar madde kullanmayı iter.

Madde kullanan kişi, madde kullananlar ile takılmaya devam eder ise zayıf bir döneminde tekrar bu maddeyi kullanmaya başlayabilir. Bütün bu riskleri düşünerek, madde kullanımından kurtulan birey bu tür durumlardan kaçınmalıdır. Bu birey hiç bir zaman bu konuda kendisine güvenmemeli ve madde kullanılan ortamlardan uzak durmalıdır.

Esrar kullanmak zararsız ve doğal mı?

Doğal olan her şey yararlı ya da zararsız dır denilemez. Doğal olan birçok zararlı bitkiler ve maddeler vardır. Normal yiyecekler bile çok yenildiğinde insan sağlığına zarar verebilir.

Alkol (bira, şarap) gibi içecekler de doğal olarak elde edilir. Fakat alkolde ve esrarda beyne, bünyeye, psikolojiye ciddi anlamda zarar verir.

Esrarın en önemli zararlarından biri de bağımlılık yapması ve kişinin bu bağımlılık yüzünden her şeyi göze alır hale gelmesidir.

Uyuşturucu bağımlısı çevresine zarar verir mi?

Uyuşturucu kullananların saldırgan oldukları ve yerlerde süründüklerine dair görsel yayınlar vardır. En önemli risk grubu oluşturan disko, bar gibi ortamlarda bulunan bireylerdir. Bu bağımlılar kendileri hakkında söylenenleri hiç umursamazlar.

 Çoğu madde bağımlısı uyuşturucu kullanmadığında saldırgan olmaz veya bağımlı diyebilmek için, madde kullanmadığı zaman saldırganlaşan biri anlamına gelmez.

Eğer madde bağımlısı kişi almış olduğu maddeyi kullanmadığı veya kullandığı zaman saldırganlaşıyor ise ciddi bir durum söz konusudur ve bu kişinin acil tedavi olması gereklidir.

Gençleri madde bağımlılığına iten faktörler

Madde bağımlılığına iten faktörler

Merak nedeni ile madde bağımlılığı : Merak, denerim, bırakırım anlayışıdır. Meraklı olmayı arttıran nedenler ise gizlilik, bilinmezlik tir. Her insanın içinde var olan merak ve özenme duygusu, bulunduğu ortamdaki birini söz konusu maddeyi tüketmesi ile kendini gösterir ve çocuklar ya da gençler ilk deneyimlerini bu şekilde yaşarlar.

Çoğu kişiye göre bunun adı denemektir. Her denemede söz verilir ve bir daha denemeyiz, bu son deneme olsun diye. Fakat bir ya da iki kez deneme bile kişiyi dönüşü olmayan yola doğru sürüklemeye, kişinin geleceğinin yok olmasına neden olur.

Arkadaş baskısı nedeni ile madde bağımlılığı : Sosyal bir varlık olan insan, yaşamı süresince bu sosyalliği doğrultusunda farklı çevrelerde varlığını sürdürmektedir. Bulunduğu her ortam insanlara farklı insanlar, farklı dünyalar ve farklı görüşler sunar. Fakat bu sunulanlar her zaman olumlu değildir.

Bazen kişinin yaşamını çok ciddi derecede etkileyecek deneyimlerde bu sunulanların içindedir.

Aynı zamanda insanların alkol, sigara ve farklı maddeleri başladığı ortamlar genellikle arkadaş ortamlarıdır. Bu tür maddelere bağımlılığın oluşmasında en büyük katkı arkadaş ortamı katkısıdır.

Ayrıca bu kişilerin arkadaşları tarafından dışlanması gibi durumlarda kişinin bu tür maddelere alışmasına yol açar.

Bağımlı olmam düşüncesi ile madde bağımlılığı : Birçok kişi bir kereden bir şey olmaz diyerek başlar.

Alkol, sigara ve diğer uyuşturucu maddelere gençlerde, erişkinlerde bağımlı olmak için başlamamakla birlikte, başladıktan sonra bağımlı olurlar.

 İnsanlar, bağımlılık yapan maddelerin kendilerinde de bağımlılık yapacağını düşünmezler. Fakat bu maddeleri alışırken kontrollü olmak mümkün değildir.

Bağımlılık insanın kontrolünü elinden alır. İnsanların teslim olduğu ve yenilgiye uğradığı noktadır bağımlılık. Bağımlılığın en önemli derecesi, kullanılan maddenin kontrol edilememesi ve kullanmayı bırakamamasıdır. Unutulmaması gereken, kişi her zaman zamanında durmayı başaramaz.

Çaresizlik nedeni ile madde bağımlılığı : Gençlerde ya da erişkinlerde manevi boşluk, inanç zaafı, aile içindeki huzursuzluklar, ekonomik bozukluklar, mutsuzluk, güvensizlik duygusu, sorunlara karşı çözüm bulamadığına inanmak, geleceği için kaygılanmak gibi durumlar strese neden olur ve bu kişileri yalnız kalmayı iter.

Kişi madde kullanarak kendini iyi hisseder ve dertlerinden kurtulduğunu sanır. Oysa bu şekilde hiç bir sorun çözülmemekte, tam tersine sorunlar artmaktadır. Dolayısı ile bu maddelerin oluşturduğu geçici sığınma ortamları ve verdiği geçici rahatlama, önceleri alışkanlı, daha sonra da bağımlılık ya da tutsaklık meydana getirmektedir.

Farklı olmak için madde bağımlılığı : Bazı gençler ya da erişkinler farklı olmak için madde kullanmaya başlarlar. Bu nedenle alkol, sigara, uyuşturucu, esrar kullananlar sonunda gerçekten farklı olur.

Psikolojik hastalıklar ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/madde-bagimliligi-nedir-madde-bagimliligi-nasil-onlenir/

Madde Bağımlılığı

Madde Bağımlılık Tedavisinde Neurofeedback Yöntemi

Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

Aşağıdakilerden sadece 3'ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

  • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
  • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
  • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

Etkileri

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar.

Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır.

Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
  • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
  • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
  • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

Ne yapmalı?

  • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
  • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

Önleyici faktörler

  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Anne-Babaların çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Okulda başarılı olma
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar

Tedavi için

Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler. Hasta ve doktor işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2-6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve bir yıl süre ile psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir.
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün

  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bu süreçte doğru iletişim ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklik gösterir.
  • Maddeyi kişinin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.

Risk faktörleri

  • Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar
  • Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği (özellikle 'Baba' rolünün ev ortamında eksikliği)
  • Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar
  • Okul başarısında düşüş

Önleme önemlidir!

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını ve yayılmasını önleme çalışmaları, bu maddelerin yarattığı bireysel ve toplumsal sorunları en aza indirmek ve toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

  • Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır.
  • Uygulanan uzun süreli tedavilerin maliyeti çok yüksektir.
  • İyileştikten sonra gerekli sosyo-psikolojik tedbirler alınmazsa, bağımlılığın yineleme oranı çok yüksektir.
  • Madde kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ülkenin sağlık harcamaları artmaktadır.
  • Her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr adresini tıklayınız.

SIKÇA SORULAN SORULAR

  • MADDE BAĞIMLILIĞI HAKKINDA MERAK EDİLEN SORULAR VE CEVAPLARI

Uyuşturucu madde bağımlılığı nedir?

Madde bağımlılığı, vücudun işlevlerini olumsuz yönde etkileyen maddelerin kullanılması, bundan dolayı zarar görüldüğü hâlde bu maddelerin kullanımının bırakılamamasıdır. Bağımlı, madde kullanımına ara verdiğinde yoksunluk belirtileri yaşar. Zamanla madde kullanım sıklığını ve dozunu artırır.

Aşağıdakilerden sadece 3'ünün 12 aylık bir süre içerisinde görüldüğü kişi bağımlıdır.

  • Kullanılan madde miktarının sorunlara rağmen giderek artırılması.
  • Bırakma çabalarının boşa çıkması.
  • Maddeyi sağlamak, kullanmak veya bırakmak için çok fazla zaman harcanması.
  • Sosyal, mesleki ve kişisel etkinliklerin azaltılması veya bırakılması

Etkileri

Uyuşturucu olarak kullanılan maddelerin kimyasal yapıları birbirinden farklıdır. Kullanıldıklarında merkezi sinir sisteminin farklı bölümlerini etkileyerek fiziksel ve psikolojik tahribata yol açarlar.

Uyuşturucu maddelerin hiçbir güvenli kullanım şekli yoktur. Kullanan herkes için bağımlı olma riski eşittir. Hücrelerimiz vücuda giren her maddeyi tanır ve bir daha unutmamak üzere hafızasına alır.

Hücresel öğrenme süreci denen bu durum herkes için geçerlidir.

  • Aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi normal yaşam ve davranışlarından uzaklaştırır.
  • Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmlarına/kanamalarına sebep olur.
  • Tüm iç organların zarar görmesine ve buna eşlik eden bir dizi hastalığa neden olur.
  • Zehirlenmelere ve bu yolla gelen ölümlere sebep olur.
  • Uyuşturucular, bireyin çevreye uyum yeteneğini azaltır. Bağımlı giderek aileden ve çevresinden kopararak, yalnızlaşır. Çoğu zaman bu tabloya ağır bunalımlar eşlik eder.

Ne yapmalı?

  • Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz.
  • Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
  • Açık, samimi ve inandırıcı olun, öğüt vermeyin.
  • Genellemeler yapmaktan kaçının.
  • Korkularınıza dayanarak konuşmayın.
  • Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
  • Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız.
  • Kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
  • Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.

Ne yapmamalı?

  • Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.”
  • Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.”
  • Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.”
  • Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!”
  • Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
  • Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”

Önleyici faktörler

  • Uyuşturucu maddeler ile ilgili yaşa uygun doğru bilgilenme
  • Güçlü ve pozitif aile bağları
  • Anne-Babaların çocuklarıyla ilgili olmaları ve çocuklarının kimlerle arkadaşlık ettiğinden haberdar olmaları
  • Aile içi kuralların açık olması ve herkesin bunlara uyması
  • Okulda başarılı olma
  • Okul, STK'lar ve kulüpler gibi kurumlarla kurulmuş güçlü bağlar

Tedavi için

Madde kullanan ve tedavi olmak isteyen, bu konudaki problemlerine çözüm arayan kişi ve yakınları hastanelere bağlı Alkol ve Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (AMATEM) ile psikiyatri kliniklerine başvurarak tedavi olabilirler. Hasta ve doktor işbirliğiyle yürütülen tedavi, 2-6 hafta arasında hastanede yatarak arındırma ve bir yıl süre ile psiko-sosyal tedavi şeklinde gerçekleşmektedir.
En iyi korunma yolu hiç başlamamaktır.

Maddeden kurtuluş mümkün

  • Bağımlılık düzelebilir ancak tam olarak iyileşmenin gerçekleşmesi için ciddi bir çaba ve zaman gerekmektedir.
  • Kişinin tedavi olmayı istemesi ve kendini hazır hissetmesi en önemli aşamadır.
  • Bu süreçte doğru iletişim ve bağımlının yaşadıklarını yakınlarıyla paylaşması önemlidir.
  • Bağımlılık tedavisi kişiye, kullanılan maddenin cinsine ve kullanım süresine göre değişiklik gösterir.
  • Maddeyi kişinin tek başına bırakması neredeyse imkânsızdır, muhakkak uzman yardımı alınmalıdır.

Risk faktörleri

  • Psikolojik sorunları olan ya da herhangi bir madde bağımlılığı bulunan ebeveynin çocukları daha büyük risk altındadırlar
  • Ebeveyn-çocuk arasında bağlanma ve ilgi eksikliği (özellikle 'Baba' rolünün ev ortamında eksikliği)
  • Sınıfta aşırı utangaçlık ya da şiddet içeren davranışlar
  • Okul başarısında düşüş

Önleme önemlidir!

Toplumda bağımlılık yapıcı maddelerin kullanılmasını ve yayılmasını önleme çalışmaları, bu maddelerin yarattığı bireysel ve toplumsal sorunları en aza indirmek ve toplumda sağlıklı davranışların gelişmesini sağlamak amacıyla yapılmaktadır.

  • Bağımlılık, geliştikten sonra tedavisi oldukça güç olan bir hastalıktır.
  • Uygulanan uzun süreli tedavilerin maliyeti çok yüksektir.
  • İyileştikten sonra gerekli sosyo-psikolojik tedbirler alınmazsa, bağımlılığın yineleme oranı çok yüksektir.
  • Madde kullanımının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkisi nedeniyle ülkenin sağlık harcamaları artmaktadır.
  • Her türlü önleme programı maliyetinin, tedavi maliyetinden daha düşük olduğu gözlenmiştir.

 Ayrıntılı bilgi için tbm.org.tr adresini tıklayınız.

Источник: https://www.yesilay.org.tr/tr/bagimlilik/madde-

Madde Bağımlılığı Tedavisi – Psikolojik Araştırmalar

Madde Bağımlılık Tedavisinde Neurofeedback Yöntemi

Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri’nin 2014 raporuna göre 2010 ve 2012 yılları arasında çoğu ülkede aşırı doz eroin kullanımı sonucu meydana gelen ölümler ikiye katlandı.

Aşırı doz Vicodin, OxyContin ve diğer morfin türü ilaçlardan meydana gelen ölümler düşüş gösterirken, legal ağrıkesiciler eroinden üç kat daha fazla ölümlere neden olmaktadır.

Madde bağımlılığı üzerine Texas Health Science Center Üniversitesi’nde araştırmalar yapan psikolog Jennifer Sharpe Potter, bu istatistiklerin gittikçe aynı senaryoları gösterdiğini söylemektedir. Bağımlılar reçete ile morfin türü ilaç elde etmek zor olduğu için elde etmesi daha kolay olan eroine yönelmektedirler.

Araştırma ve öğrenci programları dekan asistanı Potter’ın söylediğine göre; “Eroinin ulaşılabilirliğine, fiyatına ve düzenleyici kontrollerin artmasına bakıldığında, eroin kullanım oranında neden devamlılık olduğu anlaşılıyor”.

Son düzenlemeler, doktorların morfin türü ilaçları reçete yazmasını ve hastaların birçok tedarikçiden reçete alımını zorlaştırmıştır.

OxyContin imalatçıları enjekte etmeyi ve burundan solumayı zorlaştırmak için uyuşturucuyu yeniden formüle ettiler. Ayrıca eroin, reçeteli ilaçlardan daha uygun fiyatlıdır.

Washington Postası’nın tahminine göre sokak eroinin dozu ortalama 10$ iken aynı doz OxyContin’in fiyatı sekiz kat daha fazladır.

Theodore J. Cicero, PhD, of the University of Washington School of Medicine and colleagues (JAMA Psychiatry, 2014)’ın araştırmasına göre eroin fiyatı da kişiye göre değişiklik göstermektedir.

Cicero’nun madde bağımlılığı tedavisi programlarından alınan analiz bilgilerine göre, önceden eroin kullananlar kentsel alanlarda yaşayan tipik genç, alt gelirli, ırksal ve etnik azınlıklar olsa da, artık günümüzde ki eroin kullananlar kenar mahallede ve kırsal kesimlerde yaşayan yaşlı beyazlardır. Eski kullanıcılar uyuşturucuya eroinle başlarken, günümüz hastaların dörtte üçü uyuşturucuya reçeteli ilaçlarla başlamaktadır.

Tedavi de artık değişmektedir. Potter’a göre altın standart, morfin bağımlılığı için halen tedavi yöntemiyken, psikologlar da eroin ve diğer uyuşturucu bağımlılığının tedavisini aramaktadırlar.

Tıbbi tedavi görenlerin sonuçlarında danışmanlık sayesinde artış olup olmadığını araştırmaktadırlar.

Ayrıca temel bakım ortamında ya da bilgisayar aracıyla hastaların üzerinde yeni tedavi yolları aramaktadırlar.

Ek farmakolojik terapi

En temel morfin türü ilaç bağımlılığı tedavisi, metadon ve bupernorfin gibi farmakolojik tedavidir. Pekii psikolojik müdahale tedavideki başarı ihtimalini yükseltebilir mi?

Potter bu konuda henüz bir karara varılmamış olduğunu söylemektedir.

Potter’ın açıklamasına göre tedavi programları tipik olarak davranışsal parçalar eklemektedir. Oysa federal yasa, yönetim beceresi için eğitim, semptom indirme ve diğer iyileşmeye yönelik konular için hastaya bupernorfin reçete yazan sağlayıcılara gerek duymaktadır. Düzenlenmiş metadon dağıtımı yoğun bir şekilde olgu yönetimine ihtiyaç duymaktadır.

Fakat Potter’a göre, klinik deneylerden elde edilen bulgular, davranışsal terapinin morfin türü ilaç bağımlılığı için olan farmakolojik tedaviyi geliştirip geliştirmediği konusunda belirsizliğini sürdürmektedir.

653 bağımlı hastayla yapılan rastgelelenmiş klinik deneyde, Potter ve onun yardımcı yazarı, bireysel uyuşturucu danışmanlığının bupernorfin tedavisinin üzerinde bir yarar sunmadığını bulmuşlardır.

Potter, “Bu, davranışsal tedavinin hasta insanlara yararı olmadığı anlamına gelmez, fakat bu deneyde iyileştirici sonuçlar verdiğini de söyleyemeyiz.”

Potter’a göre, problem belki de karışım, tedavinin süresi ya da nüfustu. Son çalışmalarda, Potter ve meslektaşlarının kanıtlarına göre, şiddetli bağımlı olan kimseler daha az bağımlı olan kimselere göre danışmanlıktan daha fazla fayda gördüler. (Drug and Alcohol Dependence, 2014).

Potter, “Bu karmaşık bir durum. Şimdi hangi durumda hangi tür tedavini yöntemini uygulayacağımızı anlamaya çalışıyoruz.”

REWARD Center at the University of Connecticut School of Medicine’da profesör ve müdür olan Psikolog Nancy M. Petry, edimsel yöntem taraftarıdır ve ona göre davranışsal yaklaşımla hastanın uyuşturucudan uzak durması teşvik edilebilir. Uyuşturucudan kaçınmayı sürdüren hastalar, para esaslı ödülleri elde etme şansı kazanabilir.

Petry ve meslektaşlarının 2014 yılında American Journal of Addictions’daki açıklamalarına göre bu yaklaşım çok işe yaradı ve bu alıştırma yöntemi Gazi İşleri Bakanlığı tarafından madde bağımlılığı tedavi kliniklerine eklendi.

Edimsel yöntem pahalı olmakla beraber, Petry’nin bulgusuna göre az bütçeli ödüller sadece yüksek bütçeli ödül alternatifi ile işe yaramaktadır. Örneğin Petry ve meslektaşlarının bulgusuna göre, metadon hastalarıyla yapılan deneyde 300 dolar sadece 900 dolar teşvikiyle işe yaradı ve hastalar kokain kullanımını azalttı. (Journal of Consulting and Clinical Psychology, 2014).

Petry, “Bu pekiştirme prosedürünün toplam maliyetleri geleneksel psikoterapiden daha az olabilir ve daha iyi sonuçlar üretebilir”.

Petry ve Potter’a göre elbette morfin türü ilaç bağımlısı biri için sadece davranışsal tedavinin en iyi yol olduğunu düşünmek hata olabilir. Potter, ”Bağımlılık yapan morfin türü ilaçlar çok şiddetlidir, alternatif tedavi yöntemleri olmadan bu sorunu tepmek çok zordur”.

Tedavi servisini değiştirme

Psikologlar ve diğerleri tedavi servisi için yeni yollar aramaktadırlar.

Örneğin The Oregon Health Authority, bağımlılık servislerini 16 koordineli bakım organizasyonunda bulunan birincil bakımla birleştirmektedir.

Oregon Health and Science Üniversitesi’nde sağlık servis araştırmaları kısmında yönetmenlik yapan Dennis McCarty, bu birleşmenin gelecekte bir dalga olması gerektiğini belirtmektedir.

McCarty’e göre bunun nedeni bağımlılık tedavisi branşına dayanan yaklaşımın yeterli olmamasıdır.

Amerikalıların 22 ile 23 milyon civarı her yıl bağımlılık yada alkol ve diğer uyuşturucuları kötüye kullanma nedeniyle kriterleri karşılarken, bunlardan sadece 3 milyonu tedavi olmaktadır20 milyon nüfusunun çoğu birincil ve şiddetli medikal bakımı görmektedirler, fakat bütünleşmiş bakım daha etkili olabilir.

McCarty’e göre bu tedavi açıklığı insan maliyetine sahiptir, genelde insanlar kendini en son acil odasında yada hasta ünitesinde bulmaktadır.

McCarty ve ortak yazarların iki büyük sağlık sistemi içerisindeki hastalara yaptıkları çalışmaya göre, morfin türevi ilaç bağımlılığı olanlar için yıllık ortalama sağlık harcaması 31,055 $ iken bu hastalar bağımlılıkları için ilaç ve buprenorphine bağımlılık danışmanlığı destekleri aldıktan sonra bu tutar 13,578 $’a kadar indiği gözlenmiştir. McCarty’e göre morfin türü ilaç tedavisi temel bakım ile birleştirilirse bağımlılık tedavisiyle ilişkili stigmada da düşüş meydana gelir.

The Psychiatric Research Center and Center for Technology and Behavioral Health at Dartmouth University’s Geisel School of Medicine’da yönetmenlik yapan Lisa A. Marsch, tedaviye ihtiyacı olanlar ile tedavi görenler arasında büyük bir fark olmasının bir nedeni de iş gücünün yetersiz olmasıdır.

Marsch, “Yeterince bağımlılık tedavisi uzmanı yok. Davranışsal sağlığı yakalamak geleneksel medikal ayarlarıyla zor: Yeterince uzmana sahip değiller ve temel bakım doktorları da uzmanlığa sahip değil”.

Marsch’a göre uzman tedavi servislerindeki klinisyenlerin çok büyük bir yüke sahip olduklarını söylemektedir. Çok fazla yapılan iş var. Ayrıca gerçek hayatta meydana gelen karmaşık durumlarda, laboratuvar ortamında yapılan kanıta dayalı tedavi her zaman veri vermiyor ya da az etkili oluyor.

Marsch teknolojinin yararlı olabileceğini söylemektedir. Örneğin, Marchs ve meslektaşlarının bulgusuna göre, metadon hastaları sadece standart tedaviden çok standart danışmanlık olan web tabanlı  müdahale sayesinde uyuşturucudan kaçınmaktadırlar. (Journal of Substance Abuse Treatment, 2014).

Marsch, “Bilgisayar donanımlı sistem üzerinden müdahaleyi önerirseniz, klinisyenler bunalımda ve aşırı bakıma ihtiyacı olan insanlara daha fazla zaman ayırabilir yada aynı klinisyenin bir çok hastası olabilir”.

Potter için tüm bu aktiviteler birer artı işareti.

“Madde bağımlılığı için olan klinik bakımlarda çok fazla psikolog görülmemektedir. Dürüst olmak gerekirse psikologlar daha çok göreve sahiptir. En önemlisi de, nasıl müdahale edeceğimizi, tedaviyi nasıl ihtiyaca göre düzenleyeceğimizi ve en iyi nasıl davranışsal tedaviyi sağlayacağımızı anladık”.

Rebecca A. Clay is a journalist in Washington, D.C.

Daha ayrıntılı bilgi için:

  • Petry, N. M. (2011). Contingency Management for Substance Abuse Treatment: A Guide to Implementing This Evidence-Based Practice. New York: Routledge.
  • Marsch, L., Lord, S., & Dallery, J. (eds.). (2014). Behavioral Healthcare and Technology: Using Science-Based Innovations to Transform Practice. New York: Oxford University Press.
  • McCarty, D., Bovett, R., Burns, T., et al. (2014). “Oregon’s strategy to confront prescription opioid misuse: A case study.” Journal of Substance Abuse Treatment, Vol. 48, No. 1, 91–95.

Kaynakça

http://www.apa.org/monitor/2015/02/drug-abuse.aspx

Çeviri: Fikriye Aksu/İstanbul Şehir Üniversitesi/Psikoloji 2. Sınıf Öğrencisi

Источник: https://www.guncelpsikoloji.net/psikolojikarastirmalar/2017/04/05/madde-bagimliligi-tedavisi/

Dikkat Eksikliği Tedavisi ve Neurofeedback

Madde Bağımlılık Tedavisinde Neurofeedback Yöntemi

Neurofeedback (dikkat eksikliği tedavisi) , EEG biofeedback ya da nöroterapi olarak adlandırılır. Neurofeedback, depresyon, anksiyete, uyku bozuklukları, öğrenme güçlükleri, dikkat eksikliği ve DEHB gibi değişmiş olan beyin dalga amplitüdleri ile ilgili rahatsızlıklarda kullanılan tedavi yöntemidir.

Neurofeedback egzersizi ile, dikkat eksikliği veya dikkat dalgınlığına sebep olan beyin dalga aktivitesini düzenleyerek, beyninizi nasıl yöneteceğinizi ve kullanacağınızı öğrenirsiniz.

Antreman yaptırdığınız bir kas gibi, beyniniz de onu doğru kullandığınız ve eğittiğiniz sürece, güçlenecektir.

Daha doğru çalışan beyin dalgaları ile, daha iyi hissedecek ve Peak Performance değeriniz artacaktır.

Neurofeedback Egzersizi Nasıl Çalışır?

Beyin dokusunda, farklı aktivite bölgelerine göre yerleşmiş bulunan yaklaşık bir trilyon hücre vardır. Bu hücreler, çok hızlıdan çok yavaşa doğru 4 farklı beyin dalgası oluştururlar. Son araştırmalara göre, DEHB olan kişilerin beyin dalga aktivitelerinde, dikkat kontrolü, odaklanma, düşüncenin düzenlenmesi  ve hissetmeyi sağlayan alanlarda aktivite azalması gözlenmektedir.

Araştırmalar göstermektedir ki, beyin dalgaları ile doğru antreman çalışmaları yaparak, hatalı beyin dalgalarının düzenlenmesi mümkündür. Neurofeedback egzersizi, beyni güçlendiren bir öğrenme sürecidir.

Neurofeedback egzersizi ile beynin dikkat kontrolü, duygu ve davranış alanlarını güçlendirecek beyin bölgelerine egzersiz uygulanmaktadır. Böylece, beyninizin günlük işleyişini arttıracak şekilde, beyin ritminizi kontrol etmeyi öğrenmeniz sağlanır.

Neurofeedback egzersizi, piyanonun akort edilmesi ya da otomobil motorunun ayarlanması ile daha doğru ve verimli çalışmasına benzetilebilir.

BİLGİSYARLI DİKKAT ÖLÇÜMÜ
Neurofeedback Egzersizinin Özellikleri Nelerdir?

Seansta bilgisayar ile bağlantılı bir neurofeedback egzersiz cihazı kullanılır. Neurofeedback egzersiz cihazının sensörleri, beyin dalgalarının elektriksel aktivitesini kaydetmek için hastanın saçlı derisine ve kulaklara yerleştirilir. Neurofeedback cihazı aracılığıyla bilgisayara gönderilen beyin elektrik aktiviteleri, ekranda görünür hale dönüştürülür.

Bu arada danışan farklı bir ekran karşısında oturmaktadır. Danışan beyin dalgaları ile ekranda görüntülenen oyunları yönetir. Ekrandaki görüntüler, farklı düzeylerde dikkat becerisi hakkında kişiye geribildirim sunmaktadır.

Neuroterapist, seans sırasında danışanın beyin dalgalarını izleyerek, gerektiğinde yönermelerde bulunarak, danışanın oyun protokollerinde başarılı olmasını sağlayacak düzenlemeleri gerçekleştirir.

Neurofeedback Egzersizi Ne Kadar Sürer?

Klinik koşullar açısından neurofeedback (dikkat eksikliği tedavisi) egzersizi, ilaç içeren medikal tedavisi ile birlikte ek tedavi olarak uygulandığı gibi, tek başına tedavi olarak ta kullanılabilir.

Spor, topluluk önünde konuşma veya işyerinde dikkat becerisini geliştirmek gibi belirli bireysel performans geliştirmeleri için neurofeedback tedavi amaçlı uygulanır. Başlangıçta, seanslar haftada iki veya daha fazla olarak uygulanır. Neurofeedback Seans süresi yaklaşık 30 dakika sürmektedir.

Neurofeedback (dikkat eksikliği tedavisi), geribildirim esasına dayalı olan bir öğrenme metodu olduğu için, sonuçları belirli bir zaman sonrasında ortaya çıkar. Çoğu örnekte olumlu ilerleme ve gelişmeler, yaklaşık 10-12. seans içinde görülmektedir.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu`nun şiddetine ve ek uygulanan diğer tedavilere göre değişiklik göstermekle birlikte, anlamlı düzelme yaklaşık 30-40 seanslar sırasında gözlenir. Beyin, kendisini düzgün kontrol etmeyi ve düzenlemeyi öğrendikten sonra, bu öğrendiklerini her zaman hatırlar ve daha verimli çalışır.

Hangi Sorunlarda Neurofeedback Egzersizleri fayda Sağlar?

Neurofeedback  egzersiz etkinliğinin klinik çalışmalarla kanıtlanmış olduğu durumlar şunlardır:

– Dikkat Eksikliği Tedavisi– Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu – DEHB– Öğrenme Bozuklukları– Depresyon– Anksiyete– Kronik Yorgunluk Sendromu– Yeme Bozuklukları– Obsesif-Kompulsif Bozukluk– Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

– Uyku Bozuklukları

Neurofeedback Dikkat Geliştirici Egzersizler, beyin işleyiş kapasitesini artırmak ve daha yüksek verimle çalışmasını sağlamak istenen şu durumlarda fayda sağlamaktadır:

Aşağıda yer alan zihinsel, duygusal ve fiziksel fonksiyonlarda daha yüksek verim sağlamak için neurofeedback terapisi uygulanmaktadır:

– Daha net düşünmek ve zihinsel berraklığı geliştirmek– Dikkat ve konsantrasyon artışı ile öğrenme becerisini arttırmak– Zihinsel esneklik artışı ile bir konudan diğerine daha hızlı geçiş yapmak– Günlük yaşam fonksiyonlarında denge sağlamak adına, duygu, düşünce ve davranışları düzenlemek– Spor aktivitelerinde daha iyi zamanlama ayarı ve dikkat becerisini arttırmak

– Genel yaşamda daha iyi hissetmek adına, beyin fonksiyonlarını geliştirmek

Neurofeedback egzersizleri kişilere okulda, spor yaşamında veya iş yerinde bireysel performans artışında yardımcı olur mu?

Evet, neurofeedback (dikkat eksikliği tedavisi) bireysel performans artışında etkin şekilde fayda sağlamaktadır.

Yüksek zihin performansı yaşamın bazı dönemlerinde sağlanıyor olsa da, tekrarlanması ve sürdürülebilmesi genelde zordur.

Oysa beyin dalgalarını yönetmeyi ve beynini daha verimli kullanmayı öğrenen kişi, düşünce performansını geliştirme ve sürdürme konusunda becerisini arttırmıştır.

Peak Performance değerinin unsurları şunlardır:

– Eldeki göreve odaklanma ve dikkati sürdürme– Dikkat becerisinde esneklik– Düşüncede berraklık– Solunum ve kas hareketlerinin doğru kontörlü– Azalan ya da kaybolan başarısızlık korkusu– Artan sezgi ve farkındalık– Olaylar karşısında uygun reaksiyon ve doğru yanıt geliştirme becerisi

Herkesin yaşadığı şu nadir anlar vardır: bireysel beceri ve dikkatin birlikte çok iyi çalıştığı ve şaşırtıcı şekilde beklenenden çok daha iyi performans ortaya konulan anlar. Bu yüksek performans elde edilen nadir durumlara, sürekli ve bilinçli bir şekilde ulaşılması nasıl hissettirir? Ya peak performans durumu, artık normal düzeyiniz olsaydı?

Eğer daha çok ve daha hızlı öğrenmek istiyorsanız, öğrenme karşısındaki korku ve kaygınızı (anksiyetenizi) azaltmak istiyorsanız, yaratıcılık ve verimliliğinizi arttırmak istiyorsanız, baskı ve stres altında odaklanma becerinizi geliştirmek istiyorsanız, neurofeedback ile Peak Performance eğitimi, sahip olduğunuz potansiyelinizi üst düzeye ulaştırabilir.

Dikkat Geliştirici Neurofeedback Programı Hakkında Bilgiler

Klinik araştırmalara göre Neurofeedback (dikkat eksikliği tedavisi) egzersizleri, Dikkat Eksikliği belirtilerini azaltmada yüksek başarı oranı sağlamaktadır. Dikkat Eksikliği bozukluğunun düzenlenmesine bağlı olarak, DEHB’li çocukların IQ skorlarını olumlu etkilemektedir.

Davranış sorunları (örneğin, öfke nöbetleri, saldırganlık) gibi durumlarda, neurofeedback (dikkat eksikliği tedavisi) çocukların dürtüsel davranışlarını kontrol etmelerine yardımcı olabilir.

Depresyonda, duygu durum ve enerji kademeli olarak artabilir Anksiyete durumlarında, bireylerin anksiyete sıklığında ve yoğunluğunda azalma gözlenebilir.

Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Amerikan Akademisi’ne göre Neurofeedback, şu hastalıklarda klinik tedavi kılavuzu kriterini taşımaktadır: Dikkat Eksikliği, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), nöbet bozuklukları, anksiyete (örneğin, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Yaygın Anksiyete Bozukluğu, Travma Sonrası Stres Bozukluğu, Fobiler), depresyon, okuma bozukluğu.

Bu veri klinisyenlere yukarıdaki hastalıklarda Neurofeedback uygulamasını önermektedir. Neurofeedback uygulamasının DEHB tedavisindeki etkinliği göz önüne alındığında, DEHB tedavisinde stimülan tedavi uygulanamadığında ya da yan etkileri sebebiyle tercih edilmediğinde, Neurofeedback tedavisi tercih edilen tedavi yöntemidir.

(Kaynak: Çocuk ve Ergen Psikiyatri Klinikleri Kuzey Amerika, 2005)

Neurofeedback egzersizlerinin klinik güncel online kaynakçası için: http://www.isnr.org sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun tedavisinde Neurofeedback Dikkat Geliştirici Egzersiz Programı için kliniğimizden randevu alabilirsiniz:

Uzm. Dr. Gökçe Küçükyazıcı
Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Çocuk ve Genç Kliniği

Ataşehir, İstanbul – Türkiye
Tel: 0 216 6881474

Uzm. Dr. Gökçe KüçükyazıcıÇocuk ve Ergen Psikiyatristi @Çocuk ve Genç Psikolojik Danışmanlık ve Psikiyatri Merkeziİstanbul – Batı AtaşehirTel: 0 216 688 14 74

Источник: https://cocukvegenc.com/dikkat-eksikligi-tedavisi-ve-neurofeedback/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.