Mangosten Meyvesi Hangi Hastalıklara İyi Geliyor?

Mangosten Meyvesi Nedir, Faydaları ve Nasıl Yenir?

Mangosten Meyvesi Hangi Hastalıklara İyi Geliyor?

Mangosten (Garcinia mangostana) egzotik, tropik bir meyvedir. Aslen Güneydoğu Asya’dan gelmekle birlikte dünyadaki çeşitli tropikal bölgelerde de yetişebilir.

Meyvesi olgunlaştığında koyu mor renk aldığı için mor mangosten olarak da adlandırılır. Bazı kaynaklarda “mangostan” olarak da geçer. İç eti sulu ve parlak beyazdır.

Çok bilinen bir meyve olmasa da; zengin besin, lif ve benzersiz antioksidanlar sağlaması nedeniyle birçok sağlık yararı olduğu için göz ardı edilmemelidir. İşte mangosten meyvesi ile ilgili bilinmesi gerekenler…

Mangosten Besin Değeri

Mangosten meyvesi az kalorili sayılabilecek bir meyvedir buna karşılık birçok temel besin maddesi sağlar. 1 kase (196 gram) konserve, süzülmüş mangosten meyvesinin besin içeriği şöyledir:

  • Kalori: 143
  • Karbonhidrat : 35 gram
  • Lif: 3,5 gram
  • Yağ: 1 gram
  • Protein: 1 gram
  • C Vitamini: Referans Günlük Alımın (RDI) % 9’u
  • B9 Vitamini (folat): RDI’nın % 15’i
  • B1 Vitamini (tiamin): RDI’nin % 7’si
  • B2 Vitamini (riboflavin): RDI’nin % 6’sı
  • Manganez: RDI’nin % 10’u
  • Bakır: RDI’nin % 7’si
  • Magnezyum: RDI’nin % 6’sı

Bu meyvenin içerisindeki vitaminler ve mineraller; DNA üretimi, kas kasılması, yara iyileşmesi, bağışıklık ve sinir sinyalleri dahil olmak üzere birçok vücut fonksiyonu için önemlidir.

Mangosten Faydaları

Güçlü antioksidanlar içerir

Bu meyvenin en önemli özelliklerinden biri, eşsiz antioksidan profilidir. Antioksidanlar, çeşitli kronik hastalıklara bağlı serbest radikal adı verilen potansiyel zararlı moleküllerin zararlı etkilerini nötralize edebilen bileşiklerdir.

Mangosten, C vitamini ve folat gibi antioksidan kapasitesine sahip birçok besin içerir. Ayrıca, güçlü antioksidan özelliklere sahip olduğu bilinen benzersiz bir bitki bileşiği türü olan ksanton sağlar. Meyvenin içeriğindeki ksantonlar potansiyel sağlık yararlarının çoğundan sorumludur.

Anti-inflamatuar özelliklere sahiptir

Mangostende bulunan ksantonlar iltihabı azaltmada rol oynar. Tüp ve hayvan çalışmaları, ksantonların anti-inflamatuar etkisi olduğunu, kanser, kalp hastalığı ve diyabet gibi inflamatuar hastalık riskini azaltabileceğini göstermektedir. Bu meyve ayrıca çeşitli avantajlar sunan lif bakımından da zengindir.

Anti-kanser etkileri vardır

Meyvenin içerisindeki spesifik bitki bileşikleri – ksantonlar dahil – kanserli hücrelerin gelişmesi ve yayılması ile mücadele edebilecek antioksidan ve anti-inflamatuar etkilere sahiptir.

Çok sayıda test tüpü çalışması, ksantonların meme, mide ve akciğer dokusu dahil olmak üzere kanser hücresi büyümesini engelleyebileceğini ortaya koymaktadır.

Mangosten zayıflatır mı?

Mangosten ve obezite üzerine araştırmalar sınırlıdır, ancak uzmanlar meyvenin anti-inflamatuar etkilerinin yağ metabolizmasını harekete geçirmede ve kilo alımını önlemede rol oynadığını belirtmektedir.

Kan şekeri kontrolü sağlar

Hem tüp hem de hayvan çalışmaları, bu meyvenin içerisindeki ksanton bileşiklerinin sağlıklı kan şekeri seviyelerini korumaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Obez kadınlarda yapılan 26 haftalık bir çalışma, günde 400 mg destekleyici mangosten özütü alanların, kontrol grubuna kıyasla, diyabet için bir risk faktörü olan insülin direncinde önemli bir azalma olduğunu tespit etmiştir.

Meyve aynı zamanda iyi bir lif kaynağıdır, lif ise kan şekerini stabilize etmeye ve diyabet kontrolünü iyileştirmeye yardımcı olan bir besin maddesidir. Meyvenin içindeki ksanton ve lif içeriğinin kombinasyonu kan şekerini dengelemeye yardımcı olur.

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Bu meyvede bulunan lif ve C vitamini, sağlıklı bir bağışıklık sistemi için önemlidir. Lif, sağlıklı bağırsak bakterilerini destekler – bağışıklık için gerekli bir bileşendir. Öte yandan, çeşitli bağışıklık hücrelerinin işlevi için C vitamini gereklidir ve antioksidan özelliklere sahiptir.

Ek olarak, bazı araştırmalar, bu meyvenin içerisindeki bazı bitki bileşiklerin, potansiyel olarak zararlı bakterilerle savaşarak bağışıklık sağlığına fayda sağlayabilecek antibakteriyel özelliklere sahip olabileceğini öne sürmektedir.

Cilt bakımına yardımcı olur

Güneşe maruz kalmanın neden olduğu cilt hasarı; cilt kanseri ve yaşlanma belirtilerine önemli bir katkıda bulunur. Tamamlayıcı mangosten ekstresi ile tedavi edilen farelerde yapılan bir çalışmada, derideki ultraviyole-B (UVB) radyasyonuna karşı koruyucu bir etki gözlenmiştir.

3 aylık bir insan araştırması, günlük 100 mg mangosten özü ile tedavi edilen kişilerin, ciltlerinde önemli ölçüde daha fazla esneklik yaşadıklarını ve cildin yaşlanmasına katkıda bulunduğu bilinen belirli bir bileşiğin daha az biriktiğini buldular.

Bu meyve ayrıca kalp, beyin ve sindirim sistemi üzerinde de olumlu bir etkiye sahiptir;

Kalp sağlığı

Hayvan çalışmaları, mangosten ekstraktının HDL (iyi) kolesterolü arttırırken LDL (kötü) kolesterol ve trigliseritler gibi kalp hastalığı risk faktörlerini etkili bir şekilde azalttığını göstermektedir.

Beyin sağlığı

Araştırmalar, mangosten ekstraktının zihinsel düşüşü önlemeye, beyin iltihabını azaltmaya ve farelerde depresyon semptomlarını iyileştirmeye yardımcı olduğunu göstermektedir.

Sindirim sağlığı

Bu meyve lifle doludur. Lif, sindirim sağlığı için çok önemlidir ve yüksek oranda lifle beslenme, bağırsak düzeninin geliştirilmesine yardımcı olur.

Mangosten nasıl yenir?

Mangosten yemek kolaydır ancak yaşadığınız yere bağlı olarak bulması zor olabilir. Meyvenin mevsimi kısadır ve bu da mevcudiyetini sınırlar.

Asya pazarlarında tazesi bulunabilir ancak taze mangosten oldukça pahalıdır. Dondurulmuş veya konserve formları bulmak daha ucuz ve daha kolaydır – ancak konserve versiyonlarında genellikle ilave şeker içeriğine dikkat etmek gerekir.

Tazesini alırken, pürüzsüz, koyu mor dış kabuğu olan meyveleri seçin. Kabuk yenmez ancak tırtıklı bir bıçakla kolayca çıkarılabilir.

İç eti beyaz ve olgunlaştığında çok sulu olur. Meyvenin bu kısmı çiğ olarak yenebilir veya smoothie’lere veya tropikal meyve salatalarına eklenebilir.

Mangosten Zararları

Mangosten yemek çoğu insan için güvenlidir. Ancak daha konsantre formlar – takviyeler, meyve suları veya tozlar gibi -% 100 risksiz değildir.

Erken araştırmalar, bitkisel takviyelerde bulunan ksantonların kanın pıhtılaşma sürecini yavaşlatacağını göstermektedir. Bu meyve zengin bir ksanton kaynağı olduğundan, kan pıhtılaşma durumunuz varsa veya kan inceltici ilaçlar alıyorsanız, konsantre kaynaklardan kaçınmanız gerekir.

Mangosten takviyelerinin hamile veya emziren kadınlar için güvenli olup olmadığını belirlemeye yönelik araştırmalar şu anda yetersizdir, bu nedenle bu yaşam evrelerinde bundan kaçınmak en iyisidir.

Sonuç olarak;

Mangosten, Güneydoğu Asya kökenli tropik bir meyvedir. Benzersiz antioksidan kapasitesi ve besin içeriğine sahiptir.

diyetz.com

Источник: https://www.diyetz.com/mangosten-meyvesi-nedir-faydalari/

Elmanın faydaları neler? Hangi hastalıklara iyi geliyor?

Mangosten Meyvesi Hangi Hastalıklara İyi Geliyor?

Sağlıklı bir meyve olarak, Hipokrat’ın, milattan önce 400’lü yıllarda ilaç olarak elma, hurma ve arpa lapası kullandığı da biliniyor.

Elmanın kanserden obeziteye, diyabetten Alzheimer’a kadar birçok hastalıktan koruduğunu söyleyen Anadolu Sağlık Merkezi İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr.

Çağatay Öktenli elmanın doğal bir antioksidan olduğunu vurgulayarak “Elmanın yağ içeriği düşük, karbonhidrat içeriği yüksektir ve temel şeker fruktozdur. C ve E vitaminleri, potasyum ve magnezyum mineralleri açısından zengindir. 1 adet elma yaklaşık 50 kalori enerji sağlar.

Bir kâse sütlacın 350-400 kalori verdiğini düşünürsek çok da fazla olmadığı söylenebilir” açıklamasında bulundu.

Elma, muzdan sonra, dünyada en çok tüketilen meyvedir. Yedi farklı Avrupa ülkesinde elma tüketim sıklıkları üzerine yapılan bir çalışmada, en yüksek elma tüketiminin Polonya’da, en az ise Hollanda ve İspanya’da olduğunu aktaran Prof. Dr. Çağatay Öktenli

“Amerika’da yapılan araştırmaya göre elma tüketiminin teşvik edilmesi, ulusal sağlık harcamalarının potansiyel olarak azalmasına neden olabilir. Elma ve elmadan elde edilen elma suyu, elma posası gibi ürünler zengin fitokimyasal gruplar içerirler. Elma, kızılcıktan sonra bilinen en yüksek ikinci antioksidan gücüne sahip meyvedir” diyerek elma ile ilgili araştırmalara değiniyor.

Elma kalp hastalıklarını azaltıyor

Elmada bulunan polifenoller ve pektin gibi biyoaktif birçok bileşim ve lifler, bağırsak florası bileşim ve aktivitesini olumlu bir şekilde etkiliyor.

Böylece kan yağları, kan basıncı ve damar fonksiyonlarını iyileştirerek kalp-damar hastalıklarının önlenmesine yardımcı oluyor. Finlandiyalı bir grup kadında yapılan bir çalışmada, günde 71 gram ve üzerinde elma tüketenlerde hiç yemeyenlere göre koroner kalp hastalıklara bağlı ölüm oranında yüzde 43 azalma olduğu belirtiliyor. Erkeklerde risk azalması yüzde 19 olmuş.

Hollandalı yaşlı erkeklerde yapılan benzer bir araştırmada ise günde ortalama 69 gram elma tüketenlerde yemeyenlere göre koroner kalp hastalıklarına bağlı ölüm oranının azaldığı görülmüş.

Diyabet hastalıklarının yüzde 28’i elma ile önlenebiliyor

Araştırmalara göre haftada 2-6 adet veya günde 1 adet elma tüketimi ile hiç elma yemeyenlere göre yüzde 27-28’lik diyabet riskinde azalma olduğu görülüyor.

Optimal risk azalması için günde 47 gram üzerinde (orta büyüklükte bir elmanın yaklaşık üçte biri) tüketim öneriliyor. 10 bin Finlandiyalı hasta üzerinde yapılan bir araştırmada, elma tüketenlerde tip 2 diyabet riskinin daha düşük olduğu bildiriliyor.

Elma kilo verdiriyor

Sağlıklı kilo verme ve verdikten sonra kiloyu korumak için lifli ve düşük enerji yoğunluklu gıdaların tüketilmesi öneriliyor. 100 gram elmada 2.3 gram lif içerirken, günde bir elma karın içinde ve hayati organları çevreleyen yağları azaltmaya yardımcı oluyor.

Brezilya’da 49 obez ve kolesterolü yüksek kadın hastada yapılan çalışmaya göre hastalar 3 diyet grubuna ayrılmış, 10 hafta boyunca orta derecede düşük kalorili diyetlerine ilave olarak bir gruba günde 60 gram yulaflı bisküvi, 1 gruba günde 300 gram elma ve bir gruba da 300 gram armut verilerek ve ayda 1 kg verilmesi hedeflenmiş.

Bu üç grup içinde en iyi sonuç ayda 1.32 kg kilo verme ile elma yiyen grupta gerçekleşmiş. Araştırmacılar, ikisinin de zengin lif içeriğine rağmen, yulaf bisküvilerine kıyasla elma tüketen gruptaki kilo kaybının kısmen diyetin enerji yoğunluğundaki azlığa bağlı olduğunu ileri sürülmüş.

Elma ve armut akciğer kanserini önlüyor

Tüm kanser ölümlerinin üçte birinin; iyileştirilmiş diyet, özellikle meyve, sebze ve tahıl tüketimi artışı ile önlenebilir olduğu tahmin ediliyor.

Tıp literatüründe meyve ve sebze ağırlıklı diyetlerin; akciğer, ağız boşluğu, yemek borusu, mide ve kolon kanserlerindeki azalma ile ilişkili olduğuna dair inandırıcı kanıtlar var. Kolon kanserinin obezlerde daha fazla ortaya çıktığı, yaygın olarak lifli gıdalar, meyve ve sebze tüketenlerde daha az görüldüğü biliniyor.

Olgu kontrollü çalışmalarda, elma tüketimi ile akciğer kanseri riskinde azalma gösterilirken, 2007 yılında 10 Avrupa ülkesinde 23 merkezde yapılan ve 478.590 kişinin katıldığı hastaların diyetlerinin sorgulandığı bir çalışmada, sert meyveler (elma ve armut) tüketimi fazla olan kişilerde akciğer kanseri görülme oranı düşük olduğu görülmüş.

Beyaz meyveler yaşlılığa bağlı hastalıklara karşı koruyor

Avustralya’da yapılan bir çalışmada, 70 yaş üzeri 1456 kadın hasta, elma tüketiminin, tüm sebeplerden ölüm ve hastalık spesifik ölüm oranı üzerindeki etkisini incelemek üzere 15 yıl boyunca takip edilmiş.

Günde en az bir elma yiyenlerde ölüm oranının ve özellikle kansere bağlı ölüm oranının günde 1 dilimden az veya hiç elma yemeyenlere göre daha düşük olduğu gözlenmiş. Ayrıca, bolca meyve tüketen ve muz yiyen grupta kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm oranları daha düşük bulunmuş.

Ayrıca flavonoid içeriği olan meyvelerin (elma, çilek, portakal gibi) tüketilmesi parkinson hastalığı riskini yüzde 40 azalttığı görülürken, beyaz renkli meyve ve sebzelerin tüketiminin ise felç sıklığını azalttığı görülmüş. Beyaz meyveler içinde en sık tüketilenlerin elma ve armut olduğu saptanmış. Elma suyu ayrıca Alzheimer hastalığı için de koruyucu.

Çocuklar için hangi meyveler tercih edilmeli?

Источник: https://indigodergisi.com/2017/03/elmanin-faydalari-neler/

Hastalıklara Hiç Beklemediğiniz Kadar İyi Gelen Sihirli Yiyecekler

Mangosten Meyvesi Hangi Hastalıklara İyi Geliyor?

Doğru kullanıldığında bitkilerin, meyvelerin yararlarını artık hepimiz biliyoruz. Beslenme uzmanları ve doktorlar da bu bilgilerin doğruluğunu destekliyor. Yani günümüzde bu bilgiler, anneanne ya da babaannelerimizin “karnın mı ağrıyor yavrum, al şunu iç şıp diye geçer” diye getirdiği ve emin olmadığımız bitki çaylarından çok öte bilgiler.

Düşünsenize sağlıklı güneşlenmek ve daha bronz olmak için bile uzmanların önerdiği meyveler var. Yani asla, katiyen, zinhar modern tıbbı reddetmiyoruz, aksine seviyoruz. Ama adına alternatif ya da geleneksel tıp, ne derseniz deyin şifalı meyveler, sebzeler, bitkiler var. Mesela kan yapar diye domatesi bilirdik ya biz, işte domatesten de faydalı olan varmış.

Küçük bir not: Yediğiniz meyve ve sebzelere karşı alerjiniz de olabilir. O yüzden hastalığınıza iyi geldiğini düşündüğünüz her şeyi yine de bir uzmana danışın

Afiyetle kalın.

Akşam yemeklerinden sonra mesela: Karın ve mide ağrısına iyi gelen yiyecekler

sunshineandadaisy

Papatya: Çay olarak tüketildiğinde sindirim sistemini düzenler, mide ağrısını keser.

Pirinç: Mide bulantısı ve mide yanması gibi sorunları olan kişilerin pirinç içeren besinleri ya da pirincin kendisini haşlayıp yemesi önerilmektedir.

Muz: Sindirime yardımcı olan yararlı bakterilere faydası olan bir besin maddesidir. Mideyi rahatlatma özelliği olan muzun çok tüketildiğinde kabızlığa neden olduğunu da hatırlatalım. Mideniz rahatlayacak diye karın ağrısı çekmenizi istemeyiz

Yine başrol enginarın: Karaciğer rahatsızlıklarına iyi gelen yiyecekler

Enginar: İçerdiği sinarin adlı madde sayesinde sindirimi zor olan yiyeceklerin bile sindirilmesine yardımcı olur. Karaciğer hastalarına önerildiğini artık hepimiz biliyoruz. Bunların yanı sıra romatizmal hastalıklar ile gut hastalığının da tedavisinde önemli bir rol oynamaktadır.

Meyan kökü: Dünya üzerinde geçmişten günümüze gelene kadar birçok insan yüzyılı aşkın süredir ülser, gastrit, bronşit ve karaciğer rahatsızlıklarının tedavisinde bu kökü kullanır.

Zerdeçal: Karaciğer rahatsızlıklarının yanı sıra sindirime de yardımcı olur.

Hemen hemen herkesin evinde var: Yüksek tansiyona iyi gelen yiyecekler

Meyve Salatası Tarifi

Sebzeler: Hemen hemen her sebze tansiyonu düşürmenin yanı sıra içerdikleri besin lifi ve diğer minerallerle genel sağlığınızın korunmasına yardımcı olur.

Her gün sebze tüketilmesi uzmanların önerdiği sağlık tavsiyeleri arasında yer almaktadır.

İlk aklımıza gelenleri sayacak olursak; Ispanak, semizotu, brokoli, havuç, pırasa patates, domates ve kabak gibi sebzeleri bol miktarda tüketebilirsiniz.

Meyveler: Tıpkı o çok övdüğümüz sebzeler gibi lif ve diğer mineralleri booolca içeren meyveler de yüksek tansiyonu düşürmek için yardımcı olabilir. Muz, şeftali, ananas, elma, çilek ve tüm turuncu meyveler yükselen tansiyonun inmesine yardımcı olur.

Zamansız terlemelere son: Menopoza iyi gelen yiyecekler

Nohut: Nohut menopoz döneminde düzeni bozulan östrojen seviyesini dengeler ve menopozun yarattığı etkilere karşı korur.

Üzüm: İçinde barındırdığı yararlı asitler sayesinde menopoza bağlı olarak kadınların yaşadığı ağrılara ve kemik erimesine karşı vücuda bir kalkan olur.

Kuru erik: Güç içerisinde yemeklerden sonra yani tatlı niyetine yiyeceğiniz 4-5 adet kuru erik vücuda doğal bir antioksidan olur. Yine içerdiği yüksek orandaki minerallerin sayesinde menopoz dönemindeki kadınlarda östrojen seviyesini dengede tutar.

Tatlı patates: Adı güzel kendi güzel olan bu sevimli patates salgı bezleri güçlendirerek vücuda ekstra bir enerji sağlar. Bunların yanı sıra fosfor, magnezyum, kalsiyum ve bol miktarda C vitamini içerir.

Eklem ağrısı da neymiş: Romatizmaya iyi gelen yiyecekler

bostonmagazine

Enginar: Enginar sadece karaciğer dostu değil arkadaşlar. Vücudun ağrıyan bölgelerini uyararak, ağrının yavaş yavaş azalmasına yardımcı olmaktadır. İçerdiği yüksek orandaki potasyum ise kemiklerin güçlenmesini hatta kemik uçlarının uzamasını sağlamaktadır.

Tahıl: Kahvaltılarda tüketeceğimiz tahıllı ekmekler ile bol tahıllı yiyecekler, içerisinde bulundurduğu vitaminlerin desteği ile romatizmaya bağlı ağrıların tedavisini destekler.

Kekik: Doğadaki yararlı halde bulunan yağlardan birisidir. Bu yağ tüketildiğinde (uzmanların önerdiği kadarı ile) vücuttaki diğer zararlı yağların parçalanmalarını sağlar. Kekik yağı banyoda sürüldüğü zaman romatizma ağrılarını büyük oranda azaltır.

Zencefil: Sadece kışın grip olunca sarıldığımız zencefil vücut ısısından tutunda, damarların içindeki kan dolaşımını hızlandırmasına kadar bir çok yararlı etkisi vardır. Özellikle yanma belirtili ağrıların tedavisinde büyük ölçüde yardımcıdır.

Grip aşısına yanaştırmaz: Gribe iyi gelen yiyecekler

wikimedia

Fesleğen: Fesleğen de bizi şaşırtmayan bitkilerden birisidir. Soğuk algınlığı ve grip başta olmak üzere birçok gribal enfeksiyonla savaşır. Bunun için çayını tüketebilir, salatalarınıza taze olanını ekleyebilirsiniz.

Tarçın: Tarçının hoş kokusu ve dillerde bıraktığı harika tadı bir kenara bırakacak olursak, tüketildiğin sindirimi düzene sokar. Karın ağrılarını giderir. Hatta bal ya da limon suyuyla birlikte alındığında boğazdaki yanmaları keser.

Nane: İçerdiği mentollü maddeler sayesinde midenin rahatlamasına neden olur. Nane çaylarını bu konuda tercih edebilirsiniz. Taze naneden yaptığınız bir nane çayı, sindirime yardımcı olacak, mide bulantısını engelleyecek ve aynı zamanda baş ağrılarını hafifletecek.

Modunuz hiç düşmesin: Depresyona iyi gelen yiyecekler

jamnews

Avokado: Yeni yeni Türk mutfağına giren bu tropikal kardeşimiz  E vitamini içermesiyle kalp sağlığuna iyi gelir. Yüksek miktarda potasyum ise tüketen kişiye zindelik ve enerji verir.

Çikolata: Nasıl iyi gelmesin ki? Her yerde duyarız, sağda solda okuruz: Çikolata depresyonu önlüyor diye. Çok haklılar. İçerdiği kakao yağı, magnezyum, E vitamini beynin endişeli halini azaltarak mutluluk hormonunun yardımıyla da insana pozitif bir mod sağlıyor.

İstiridye: Çikolata gibi bir yiyecek de kendine has tadıyla istiridyedir. İçindeki demir, A, B12 ve C vitaminleri insan vücuduna enerji vererek mutlu olmanıza yardımcı olur.

Patates: Şaşırdınız farkındayız ama patates yüksek oranda C vitamini içerir. Evet, tıpkı portakal gibi. Aynı zamanda insan vücudunda düşen serotonin seviyesini arşa kadar taşır

Domates diye bilirdik ama: Kansızlığa iyi gelen yiyecekler

Hurma: Hurmaların hemen hemen hepsi yüksek oranda demir içerir. Aynı zamanda besin değeri yüksek ve önemli bir enerji kaynağıdır.

Ispanak: En bilinen sebzedir. Bir porsiyon ıspanak yemeği günlük ihtiyacın yüzde 20'sine kadar olan bir kısmı tek başına karşılar.

Brokoli: Ispanağın bu konudaki kardeşi diyebiliriz. Vitamin ve mineraller bakımından da zengin olan brokolinin bir porsiyonunda yüzde 15 oranında bir demir vardır.

Sadece peynir yemek yetmez: Kemik erimesine iyi gelen yiyecekler

Hoşaf Tarifi

Kayısı: Yüksek oranda kalsiyum ve magnezyum içerir. Kayısı, kurutulmuş kayısı, hatta hoşaf bu konuda yardım alabileceğiniz güzel lezzetlerden birisidir.

Süt: Tada! Şaşırmadığınız bir içecek ile karşınızdayız. Süt içerdiği kalsiyum ve proteinin yanı sıra birçok vitamini daha bünyesinde barındırır. Her gün bir bardak süt içiyoruz, yaşımız ne olursa olsun!

Kuru Erik: Kayısı gibi kurutulmuş olarak da tüketebileceğiniz kuru erik içeriğindeki bileşikler ve bor minerali sayesinde kemik erimesine karşı koruyucu özelliktedir.

Источник: https://yemek.com/hastaliklara-iyi-gelen-yiyecekler/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.