Meme Başı Akıntısı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

içerik

Meme Kanseri Nasıl Anlaşılır? Tedavi ve Belirtileri

Meme Başı Akıntısı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Haber güncelleme tarihi 21.08.2018 14:52

Kistler kapsül şeklinde olup içerisinde yağ ve su gibi sıvılar barındıran, yarı katı kabarcıklardır. Ağrıya neden olan kistler gibi aynı zamanda herhangi bir belirti göstermeyen kistlerde mevcuttur.

Vücudun herhangi bir bölümünde rastlanan kistlerin kaser belirtisi olup olmadığını anlamak için testler yapılmaktadır.

Kistler kanser belirtisi olabileceği gibi aynı zamanda hormonal dengesizliği de olabilmektedir.

Kistin iyi huylu mu yoksa kanser belirtisi mi olduğunu anlamak için kistten alınan parçanın patolojiye gönderilmesi kistin kanser belirtisi olduğunu belirtmez.

İyi Huylu Kistler

İyi huylu kistlere selim kist denmektedir. Hızlı bir büyüme görülmüyorsa düzenli kontrollerin dışında herhangi bir cerrahi müdahele gerekmeyebilir.

Kötü Huylu Kistler

Kötü huyku kistler tümörlerin içinde oluşabilirler. Habis ismi verilen kötü huylu tümörlerde hızlı büyüme ve kişiye rahatsızlık vermesi gibi durumlar gözleniyorsa cerrahi işlem uygulanabilir.

KİSTLER NEDEN OLUR?

  • Hormonal dengesizlikler 
  • Genetik hastalıklar 
  • Vücuttaki kanalların sıvı birikmesine yol açan tıkanıklığı
  • Enfeksiyonlar
  • Gelişmemiş organlar 
  • Parazitler
  • Hücrelerde bozulma 
  • Yaralanma, darbe ve travmalar

MEME KİSTİ

Meme kanserinin başlıca belirtisi olan meme kistleri çoğunluklaiyi huylu kistlerdir. Hemen hemen her kadın hayatı boyunca meme kanseri korkusunu içinde barındırır.

Günümüzde artış gösteren meme kanserinin başlıca belirtisi olan kistlerin çoğunluğu iyi huyludur.

Memede ele gelen kistlerin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunu anlamak için doktor kontrolü ve muayenesi gereklidir.

Kadınların sık sık kendilerini muayene etmesini öneren uzmanlar; memede ele gelen kistin dış yüzeyi düzgün olup, aşağı ve yukarı rahatça ilerliyorsa iyi huylu olabilme olasılığının yüksek olduğunu belirtiyor. Ancak kistin dış yüzeyi düzensiz, sert ve hareket etmiyorsa bu kist kanserli olma olasılığı yüksektir.

Memede ağrı yapan kistlerin kanserli olduğu düşünülsede aslında ağrı yapan kistler iyi huyludur. Kanserli kistler sinsice ilerler ve ağrı şeklinde bir belirti vermezler. Eğer elinize bir kitle geliyorsa bir an önce bir uzmana başvurmalısınız.

Kistin iyi huylu veya kanserli olup olmadığı doktor tarafından yapılan muayene ve testlerle incelenir.

Doktor öncelikli olarak ultrasyon veya mamografi  ile inceleme yapar ve herhangi bir şüpheye rastlarsa iğne biyopsisi yapar.

MEME KİSTİNİN BELİRTİLERİ

  • Memede ağrı ve hassasiyet 
  • Memede ele gelen pürüzlü/pürüzsüz, sert veya aşağı yukarı doğru rahatça hareket edebilen yumrular.
  • Adet döneminde kitle boyutunda ve belirtilerinde artış gözlemlenirken, adet sonrasında bu belirtilerde azalma görülür. 
  • Memede kızarıklık, ateş ve akıntıya neden olur.
  • Memede şişlik ve sertlik
  • Memede ağrı
  • Meme başında şeffaf ya da kanlı akıntı gelmesi
  • Meme başında şekil bozukluğu, içe doğru çökme
  • Meme derisinde kızarıklık, kaşıntı ve yara
  • Meme derisinde soyulma ve kabuklanma
  • Meme derisinde ödem, şişlik ve kabuklanma görüntüsü
  • Memede büyüme, şekil bozukluğu ve renk değişimi

MEME KİSTİNİN TANI VE TEDAVİSİ

20 yaşından sonra her kadın düzenli olarak kendini muayene etmelidir. Böylece sonradan meydana gelebilcek herhangi bir değişimde farketmesi kolaylaşır. Aynı zamanda erken teşhis açısından da kadının sürekli olarak muayene etmesi oldukça önemlidir.

Meme kisti belirtilerine sahip bir kadın öncelikle bir an önce bir uzmana başvurmalıdır. Meme kisti teşhis ve tedavisinde öncelikle hormon profili çıkarılır ve ultrasyon ile kistin çeşitidinin belirlenmesi açısından inceleme yapar.

Mamografi ile elle tespit edilemeyen kistleri detaylıca inceler. Yapılan muayene ve testlerde edinilen bilgi veya şüpheye bağlı olarak teşhisin kesinleşmesi ve detaylı incelenmesi adına iğne biyopsisi yapılır.

İğne biyopsisi ile alınan doku mikroskop ile incelenir. Meme kisti tedavisinde ise kistin içi iğne ile tamamen boşaltılarak duruma göre doktorun uygun bulduğu ek tedavi yöntemleri uygulanabilir.

Ancak yeniden tekrarlayabilir.

Meme Kisti Tedavisinde Size Düşen Görevler 

Yapılan tedavinin olumlu sonuçlanması adına size düşen görevleri düzenli olarak yerine getirmelisiniz. İşte o görevler;

Ağrılı meme kistlerinde ağrıyı en aza indirmek adına sütyen seçiminde ve kullanımında özenli olmalısınız. Göğüs yapınıza en uykun ve meme dokusunu iyi destekleyen bir sütyen kullanımı ağrınızı en aza indirmenize yardımcı olacaktır.

Kafein ve tuz tüketiminde bir diyet uygulamalısınız. Yapılan bilimsel çalışmalarda kafeinin meme kistini tetiklediği sonuçlarına varılmıştır.

Kafein miktarının azaltılması sonucunda meme kisti belirtilerinin azaldığı gözlemlenmiştir.

Aynı zamanda tuz tüketimindeki aşırılık ve dikkatsizlik birçok hastalıkta olduğu gibi meme kistinde de tetikleyici rol oynamaktadır.

MEME KİSTİ NASIL ANLAŞILIR?

1. Öncelikli olarak kişi aynanın karşısında iki memesini karşılaştırarak gözle muayene yapmalıdır. Bir memesinin diğerinden küçük ve hasarlı olması gibi durumlara karşın meme üzerinde veya meme ucunda kızarıklık olup olmadığı incelenmelidir. Aynı zamanda memede bir çöküntü ve lekelenme gibi durumların olup olmadığını kontrol edin.

2. Daha sonra iki kol yukarı kaldırılarak koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde herhangi bir şişlik olup olmadığına bakılır. 

3. İki elinizi kalçalarınıza veya belinize bastırarak iki göğüsünüde de herhangi bir değişimin olup olmayacağını inceleyin.

4. Meme ucunuza iki elinizle bastırın ve kanlı veya süt şeklinde bir akıntı olup olmadığına bakın.

5. Oturarak, ayakta veya yatarak parmak uçlarınızı memenizin üzerinde gezdirin. Yukarak veya dikey hareketlerle kendi kendinizi muayene edin. Bunun için işaret parmağınız, orta parmağınız ve yüzük parmağınızı birlikte kullanın.

Evre 1

Bu durumda tümör lenf bezlerine ulaşmamıştır. Boyutu ise 20 mm ve daha da küçüktür. Lenf bezleri alınarak, radyasyon tedavisi uygulanır. Radyasyon tedavisini desteklemek için kemoterapi uygulanır.

Evre 2-A

Tümör lenf bezlerine ulaşmamış ve boyutu 20 – 50 mm arasındadır.

Evre 2-B

Tümör lenf bezlerine ulaşmamıştır. Boyutu 20 – 50 mm ve 50 mm den büyük olabilir.

Evre 2

Bu evrede tümör de büyüme varsa ve lenf bezlerine ulaşmışsa, radyasyon, kemoterapi, hormonoterapi uygulanmaktadır.

Evre 3-A

Bu evrede tümör koltuk altı lenf bezlerine ve göğüs dışı dokulara ulaşmıştır. Bu durumda mastektomi uygulanır. Daha sonra ise kemoterapi ve hormon tedavisi uygulanmaya başlanmaktadır.

Evre 3-B

Tümör boyutunu küçültmek için kemoterapi uygulanmaktadır. Bu uygulama sonucunda tümör küçülür ve lampektomi uygulanır.

Evre 4

Bu evrede kanser vücuda yayılmıştır. Bu durumda hastanın yaşam süresini arttırmaya çalışmaya başlanır. Kemoterapi ve hormonoterapi uygulanır.

Meme Kanserinde Kimler Risk Altında?

  • Her kadın meme kanserine yakalanma riski taşımaktadır. Meme kanseri her 8 kadından birinde görülmektedir. Son yıllarda meme kanserinde ciddi oranda artış meydana gelmektedir.
  • Yaş, meme kanserinde önemli bir etkendir. Yaşın ilerlemesi ile meme kanseri riski artmaktadır. Özellikle 60 yaş üstü kadınlarda meme kanseri riski daha fazla görülmektedir.
  • Daha önce meme kanseri riski saptanmış kişilerde risk daha fazladır. Diğer memelerinde kanser bulgusu rastlanma riski daha fazladır.
  • Aile, büyük faktördür. Ailesinde meme kanseri saptanmış kişilerde meme kanseri riski daha fazladır. Anne, kız kardeş ya da kızında kanser bulgusu olan kişilerde meme kanseri riski vardır.
  • Genetik değişimler de meme kanseri riskini artırmaktadır. Çocukluk ya da ergenlik döneminde göğüs duvarına radyasyon tedavisi yapılmış kişiler de risk taşımaktadır.
  • Kilolun, yaşa ve boya göre idealin üzerinde olması da risk taşımaktadır. Menepoz sonrası yaşanan kilo alımı da risk taşımaktadır.
  • Geç yaşta çocuk sahibi olan kişilerde meme kanseri riski daha yüksektir.
  • Hormon tedavi gören kişiler de risk altındadır. Bu yüzden doktor kontrolü altında olmalıdır.

Meme Kanserinden Nasıl Korunur?

  • Meme kanserinde erken teşhis önemlidir. Erken teşhis meme kanserinden kurtulma oranını artırıyor.
  • 20 yaşın üzerindeki kadınlar her ay kendi muayenelerini yapmalıdır. Bunun için ayna karşısına geçip, göğüslerini kontrol etmelidir.
  • 30 – 35 yaşından sonra kadınlar, doktor kontrolünde olmalıdır. Bu kadınlar her yıl mamografi çektirmelidir.
  • Alkol ve sigara kullanılmamalıdır. Alkol ve sigara kullanımı, meme kanseri riskini yüksek oranda arttırmaktadır. Sadece meme kanseri değil, tüm kanser türlerine yakalanma riski taşımaktadır.
  • Kilo sorunu olan kişiler, fazla kilolarından kurtulmalıdır.
  • Spor ve egzersiz yapılmalıdır. Spor ve egzersiz yapmak meme kanseri riskini azaltmaktadır. Bu şekilde kilo kontrolü de normal oranlara geçiş yapacaktır. Özellikle yürüyüş, bu anlamda en kolay ve pratik bir spor olacaktır.
  • Beslenmeye dikkat edilmelidir. Beslenme her alanda önemli olduğu gibi bu durumda da önem taşımaktadır. Meme kanserine yakalanmamak için, yağsız gıdalar tercih edilmelidir. Gıdalardaki yağ oranı meme kanseri riskini arttırmaktadır. Bu yüzden beslenmeye dikkat edilmelidir.
  • Ailede kanser bulgusu olan kişiler, daha dikkatli olmalı ve gerekli testleri yaptırmalıdır. Doktor muayenelerini aksatmamalı ve kontrol halinde olmalıdır.
  • Hormon tedavisi görmüş ya da görecek olan kişiler, tedbir almalıdır. Doktoruna bu konuyu danışmalı ve kontrol halinde kalmalıdır.
  • Erken yaşta çocuk sahibi olmak, meme kanserini riskini azaltmaktadır. Hiç çocuk doğurmamak ve çok erken yaşta çocuk sahibi olmak meme kanserini riskini artırmaktadır. Bu yüzden çocuk doğurma sahibi olmak için doğru yaş seçilmelidir.
  • Hamilelik dönemi sonrasın emzirme anneye büyük fayda sağlamaktadır. Bu faydalardan biri de meme kanseri riskini azalmaktır. Bu yüzden hamilelik sonrası, bebeğinizi bolca emzirmelisiniz.

Meme Kanseri Tedavisi

Meme kanseri tedavisi, kişiden kişiye göre değişmektedir. Hastanın hangi evrede olduğu büyük önem taşımaktadır. Evrelere göre tedavi şekli ve süreci farklılık göstermektedir. Aynı zamanda kişinin yaşı, genetik durumları, yaşam kalitesi de ön plandadır. Bu yüzden erken teşhis ve sürekli kontrol altında olmak önem taşımaktadır.

Meme Kanerinde Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavi, genellikle erken teşhislerde ilk tedavi yöntemi olmaktadır. Bu tedavi yönteminde meme tümörü alınıyor. Aynı zamanda tümörün koltuk altına yayılıp yayılmadığını öğrenmek için lenf bezleri alınıyor. Bu durumdan sonra ise hastanın evresi belirlenerek, bundan sonraki tedavi süreci saptanıyor.

Medikal Tedavi

Medikal tedavi, kemoterapi ve hormon tedavisinden oluşmaktadır.

Kemoterapi Tedavisi

Kanserli hücreyi yok etmek amaçlı, bir ya da birden fazla ilacın hastaya verilmesi ile uygulanmaktadır.

Hormon Tedavisi

Cerrahi operasyon ve kemoterapi uygulaması sonrasında eğer tümörleri hormon resöptörü taşıyorsa uygulanmaktadır.

Radyoterapi

Cerrahi operasyon öncesi ve sonrasında tek olarak iyileştirme amaçlı kullanılmaktadır. Radyo terapi tedavisinde X – ışınlarının kullanılması ile tedavi edilmektedir. Radyoterapi, kanser hücrelerinin DNA'larına zarar vererek yok etmektedir.

Источник: https://www.neoldu.com/meme-kanseri-hakkinda-3215h.htm

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Meme Başı Akıntısı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması manasına gelir. Vücuttaki bütün hücrelerin çekirdeğinde, hücrelerin normal büyümelerini ve sağlıklı olmalarını kontrol eden genler mevcuttur. Bu genler, hücrelerin normal bir şekilde çoğalmalarını kontrol etme görevini yerine getirirler.

Bu genler radyasyon, çevre etkenleri mikroorganizmalar vs gibi çeşitli faktörlerle bozulma gösterebilir. Şayet bu çoğalma belli bir sıralama ile meydana gelmezse, doku fazlalığı ortaya çıkar, bu doku fazlalığına tümör ismi verilir.

Şayet bu dokuda yer alan hücreler yayılma ve başka yerlere gitme eğilimi gösterirlerse habis yani halk adıyla kötü huylu tümör (kanser), oldukları yerde kalmaya devam ederler ise, halk adıyla iyi huylu yani, selim tümör ismini alırlar.

Meme Kanserine Yol Açan Etkenler Nelerdir?

Meme içinde kanserleşen bir hücrenin, bir tümör meydana getirmesi ve bir doktor tarafından muayene esnasında anlaşılmasına ya da radyolojik incelemede ortaya çıkmasına dek oldukça uzun zaman geçmesi gerekebilmektedir. Kadınlar çoğunlukla minimum 1 cm.

büyüklüğüne erişmiş bir kitleyi, elle kontrol yöntemi ile fark edebilir. Bugün, meme kanserlerinin büyük bir kısmı hastanın kendisi tarafından fark edilebiliyor.

Kanserli kitleler nispeten sert, düzensiz kenarlı, yüzeyi pürtüklü olur ve meme dokusu içinde rahatça oynatılması mümkün değildir. Kanser daha uzak organlara yayılmış ise, bu yayılımlar, ender olarak meme kanserinin ilk belirtisini meydana getirir.

Meme kanserinin yaygın bir şekilde yayılma oluşturduğu bölgeler ise kalça ve omurga kemikleri ile akciğer ve karaciğer olarak tanımlanır.

Fakat kimi hastalarda bu bulguların hiçbiri meydana gelmez ve kanser sadece, mamografi değerlendirmesi ile teşhis edilebilir. Aşağıda sayılan belirtilerden en az biri dahi mevcut ise, kişi vakit kaybetmeden bir doktora görünmelidir:

  • Memede ya da koltuk altında ele gelen kitle, sertlik veya şişlik
  • Meme başından akıntı, kanlı ya da şeffaf renkli
  • Meme başında içe doğru çekilme, çökme ya da şekil bozukluğu
  • Meme başı derisinde değişiklikler; soyulma, kabuklanma gibi
  • Meme cildinde yara ya da kızarıklık
  • Meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması
  • Memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik (kızarıklık vs.)

Kitle Nedir?

Meme kanserine yakalanan hastaların neredeyse %70’ine yakın bir oranda ilk görülen belirti, ele gelen kitlelerdir.Kitle sert ve hareketsiz bir şekildedir; fakat çevresindeki meme dokusu ile beraber hareket ettirilmesi mümkündür. Kitlenin sınırlarını belirlemek oldukça güçtür. Kitleler ağrısızdır.

Ağrı: Ağrı genellikle meme kanseri ile beraber ortaya çıkan bir belirti değildir. Memede, kanser dolayısı ile ağrıların olması, meme kanserinin geç evrelerinde ortaya çıkar.

Meme Başında Akıntı Olması Meme Kanseri İçin Kesin Belirti Midir?

Meme başında akıntı olması, meme kanseri için her zaman olmasa da belirti olarak sayılabilir. Meme kanseri olan hastaların yaklaşık %10’unda meme başı akıntısı ilk bulgular olarak kendini gösterir.

Meme derisinde ülserasyon: Meme derisinin beslenmesinin gittikçe daha çok bozulması neticesinde ülserasyonlar ortaya çıkar.

Deride ödem: Derinin portakal kabuğu gibi görünmesine deride ödem denir. Bu da meme kanseri için belirtileri oluşturur.

Meme başı değişiklikleri: Meme başında içe batma, ya da bir yana çekilme olması meme kanseri için belirti sayılabilir. Tümörün yerine göre santral tümörlerde meme başı içe batar, üst dış kadran tümörlerinde yukarı ve dışa döner.

Erken Tanıda Tedavi Mümkün müdür?

Erken teşhis de kendi kendini muayene yöntemini oldukça önem teşkil eder. Bunların yanında, meme kanserinin en yaygın olarak karşılaşıldığı yaş dönemlerinde, belirli aralıklarla muhakkak doktor kontrolleri ve görüntüleme yöntemlerinden faydalanılmalıdır.

Yaş Grubu Yöntem Uygulama Yaygınlığı

  • 20 – 39 Kendi Kendine Meme Muayenesi Her Ay
  • Klinik Muayene 3 Senede Bir
  • 40 – 49 Kendi Kendine Meme Muayenesi Her Ay
  • Klinik Muayene Her Senede
  • Mamografi 1 – 2 Senede Bir
  • 50 Yaş ve Üzeri Kendi Kendine Meme Muayenesi Her Ay
  • Klinik Muayene Her Sene
  • Mamografi Her Sene

Meme muayenesinin yapılabileceği en ideal zaman; adet bitiminin hemen ilk günleridir. Bu günlerde memeler ödemini ve gerginliğini yitirirler. Bu sebep dolayısıyla en kolay muayene dönemi oluştururlar.

Şayet kadın menopoz döneminde ise ya da rahim operasyonu geçirmiş ise kolay hatırlanması bakımından her ayın ilk haftası muayene tarihi olarak tercih edilmelidir.
Kendi Kendine Meme Muayenesi gözle ve elle uygulanmalıdır. Bu uygulamalar ayakta ve yatarak gerçekleştirilebilir.

Her iki durumda da memenin kendisi, meme başları, meme derisi, meme altı bölgeleri ve koltuk altları titiz bir şekilde muayene edilmelidir.

Gelen Aramalar:

Dilerseniz Hemen 0216 368 2448 nolu Telefonumuzu Arayarak Bilgi ve Randevu Alabilirsiniz.

Dilerseniz Buraya Tıklayarak İletişim Sayfamızdan Bizlere Mesajlarınızı İletebilirsiniz.

Источник: https://www.ateskarateke.com/meme-kanseri-belirtileri-nelerdir

Memede Kist Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Meme Başı Akıntısı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Memede kist nedeni tam olarak bilinmeyen nadiren erkeklerde de görülen bir durumdur. Basit kistler çoğunlukla iyi huyludur. Kistin ağrı yapması sonucunda tedavisi yapılmalıdır.

Memede Kist

Meme Kisti

Memede meydana gelen kistler dana çoğunlukla kadınlarda görülse de erkeklerde de görülme ihtimali vardır. Basit kistler olarak adlandırıldığından iyi huylu olacak kistler olarak bilinmektedir. İçerisinde sıvı bulunan kistler çoğunlukla zararsız ve herhangi bir belirtilerinin de olmayan kistler olmaktadır.

Tek bir memede olacağı gibi her iki memede de gerçekleşebilir. Memede oluşan ve ele gelen kistler elle yapılan kontrol sırasında ele gelen yumrular olarak bilinmektedir. Bu kistlerin erkeklerde de olması görülebilir. Boyutları değişik olacaktır. Bazı kistler milimetrik boyutlarda olacağı için elle yapılan kontrol sonucunda ortaya çıkmaz.

Fakat bazı 10 milim büyüklüğünde olan ya da 8mm olan kistler elle yapılan kontrol sırasında sol ya da sağ memede lezyon olarak görüldüğü zaman ele gelecektir.

Bu kistler ailesinde özellikle meme kanseri riski olan kişilerde lezyon mutlaka basit bile olsa doktor kontrolü sırasında sol memede oluşan kistlerin iyi huylu mu yoksa kötü huylu mu olduğunun anlaşılması için hastanın kontrole gitmesi gerekmektedir. 

Memede kistler oluşması sonucunda kontrol sırasında ele gelecek olan yumuşak bir kitle olarak kişilerin fark etmesini sağlayacaktır. Sol memede meydana gelen kistlerin büyük olması durumunda ve ağrı vermesi sonucunda doğum kontrol hapı gibi ya da hastanın tedavisi için cerrahi yöntem sayesinde tedavisi yapılmalıdır.

Memedeki kistler oluşması daha çoğunlukla 35 ile 50 yaş arasındaki kadınlarda görülmektedir.

Memede Kist Belirtileri

Memede basit kist oluşması durumunda bunun neticesinde hastanın dokunmasıyla birlikte eliyle hissedecek olduğu kistler daha çok bir belirti vermezler. Bazen muayene sırasında görüntüleme tekniği kullanılması neticesinde hastalarda birçok sol ya da sağ memede bazen her ikisinde de milimetrik kistler görülmektedir. Bu basit kistlerin herhangi bir belirtisi olmayacaktır.

Fakat kistin 8mm büyüklüğünde ya da 10 milim büyüklüğünden daha büyük olması durumunda sinirlere baskı yapabileceği gibi bulunduğu bölgede de bazı zamanlarda şiddetli ağrının oluşmasına neden olacak durum gelişebilir.

Fibrokistik meme hastalığı yaşamakta olan kişilerin hayatı içerisinde daha çok adet dönemi öncesinde ve adet dönemi sırasında şiddetli bir ağrının da oluşmasına neden olur.

  • Dokunulunca yumuşak kitle;
  • Şeklinin oval olması;
  • Hareket etmesi;
  • Memede koyu renkli akıntı olması;
  • Memenin ön kısmında ağrı;
  • Hassaslık hissinin artması;
  • Meme boyutlarının değişmesi;
  • Adet döneminde belirtilerin artması.

Bazı zamanlarda erkekte memede kist oluşması görülebilecektir. Bu kistler oluştuğu zaman iyi huylu olması neticesinde bir takım belirtileri ortaya çıksa bile kistin basit olması nedeniyle hastanın hayatı tehsi olmayacaktır.

Bu sebeple ağrı ve diğer belirtiler olmaması durumunda tedavisi gerekmeyecektir. Kadınlarda oluşan memede kistik lezyon oluşması durumunda adet dönemi içerisinde belirtilerde ciddi oranda artış olacaktır.

Bu belirtiler bayanların adet dönemi sonrasında ise azalacaktır.

Memede Kist Nedenleri

Sıklıkla insanların akıllarına memede kist neden olur sorusu gelmektedir. Özellikle de nadiren görülen erkeklerde memede kist merak konusu olmaktadır.

Bunun nedeni günümüzde tam olarak bilinmiyor olsa bile bayanlarda süt kanallarının tıkanması sonucunda kistin gelişmesi görülmektedir. Memede süt kanallarının oluşması sonucunda kist meydana gelmesi görülecektir. Bunlar çoğunlukla yağlı doku birikmesi sonucunda oluşabilir.

Meydana gelen bu meme kistlerin boyutları da farklı olacaktır. Bazı kistlerin milimetrik olması sonucunda bu kistlerin rutin kontroller sırasında görülmesi görülecektir. Meme dokusunda oluşan bu kistler mamografi çekimi sonucunda ortaya çıkacaktır.

Bu nedenle de ailesinde meme kanseri öyküsü olan özellikle bayanların belli bir yaş sonrasında mamografi çektirmeleri çok önemli olmaktadır. Gelişecek olan kistlerin bazılarının hormon değişiklikleri sonucunda da meydana geleceği bilinmektedir.

Fibrokistik memelerde sıklıkla adet öncesinde meme yapısında bozulmalar olacağından dolayı şiddetli ağrı olması ve hassaslığın artması görülecektir. Ayrıca bayanlarda lezyon gelişmesinin nedenleri arasında östrojen hormonunun çok fazla olması sonucunda da görülebilir.

Memede Kist Tedavisi

Memede meydana gelen kistler multipl kistler olması sonucunda hastaların tedavisinin aksatılmadan yapışması gerekmektedir. Bunun için hastalara gelişen lezyonun tanısı konulunca lobüle kısmında gelişen kistin iyileşmesi için ilk olarak hormonları dengeleyecek ilaçlar reçete edilmelidir.

Eğer ki septasyon tanısı konulması sonucunda aynen multipl tedavisinde olduğu gibi hastalara hormon tedavisi ilk olarak başlanacaktır.

Kistin büyüklüğünün 10 milimden olması ya da 10 milimden daha büyük olması zaman içerisinde büyüyecek olduğundan basit kist varsa o zaman iğne ile içerisinde olan sıvının boşaltılması gerekebilir.

Bunun için ses dalgaları kullanılarak ultrason görüntüleme tekniği kullanılarak ince bir iğne yardımıyla kistin içinde oluşan sıvı boşaltılır. Fakat bu tedavi yöntemi sonucunda hastada oluşan kistin tekrarlama riski çok fazladır. Cerrahi yöntem ile tedavi gerçekleşecekse bunu genel cerrah uzmanları gerçekleştirmektedir.

Erkeklerde ya da kadınlarda bulunan meme kistlerinin tedavisi için cerrahi yöntem kistin duvarları ile birlikte çıkartılması ile gerçekleşir. Daha sonrasında bu kistin nüks etme ihtimali ise çok az görülmektedir.

Kistin oluşmasını önlemek için ve rahatsızlığı ortadan kaldırmak için bayanların destekleyici sütyen takmaları gerekmektedir. Memede ağrı oluşması durumunda soğuk kompres uygulamaları da gerekiyor. Ayrıca kafein ve sigaradan uzak durmak çok önemlidir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kistim.com/memede-kist.html

Meme akıntısının nedenleri ve tedavisi

Meme Başı Akıntısı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Alışılmadık meme başı akıntısı yaşamak, kadınların göğüslerini ilgilendiren durumlar için doktorlarını ziyaret etmelerinin en yaygın üçüncü nedenidir.

Bu istatistik meme başı akıntısının göğüs ağrısından sonra en çok bildirilen üçüncü semptom olduğunu ve bir yumru olduğunu bildiren istatistiklere göre yapılmıştır. Meme başı akıntısı kadınları ve erkekleri etkileyebilir ve her zaman endişe kaynağı olmaz.

Erkekler ayrıca, daha sıradışı olan ve bir doktorun takibini gerektiren meme akıntısına da maruz kalır.

Meme akıntısı hakkında hızlı gerçekler:

  • Meme başları meme uçları sıvı saldığında oluşur.
  • Taburculuk çeşitli kıvam ve renkler olabilir.
  • Bazen bir kişi sadece bir nipelden meme başı boşalmasına sahip olabilir.
  • Altta yatan birçok durum meme başı akıntısının meydana gelmesine neden olabilir.

Nedenler

Kadınlarda meme başı boşalmasının birçok farklı potansiyel nedeni vardır. En yaygın olanlardan biri emzirmeyi bıraktıktan sonra bir kadının meme uçlarından sızan bir akıntıdır.

Bazen, bir kadın emzirmeyi bıraktıktan sonra 2 ila 3 yıl arasında meme başı akıntısı yaşayabilir.

Meme başı akıntısının ek nedenleri şunlardır:

  • apse (ciddi meme enfeksiyonu)
  • meme enfeksiyonu
  • endokrin (hormon) bozukluğu
  • aşırı meme uyarımı
  • fibrokistik (düzensiz kistler) göğüsleri
  • göğüslere yaralanma veya travma öyküsü
  • meme kanalı ektazisi (meme başının altındaki süt kanalı kalınlaşır ve genişler)
  • Memenin Paget hastalığı (meme başı ve areolada nadir görülen bir kanser)
  • periductal mastit (iltihap)
  • prolaktinoma (hipofiz bezinde bir tümörün neden olduğu hormon bozukluğu)
  • doğum kontrol hapları almanın bir yan etkisi

Bazı ilaçlar da meme akıntısına neden olabilir. Bunlar şunları içerir:

  • yüksek tansiyon ilaçları
  • antipsikotikler
  • antidepresanlar
  • sedatifler
  • Rezene
  • çemen otu
  • Anason

Uyuşturucu kokain ve esrar kullanımı da meme başı boşalmasına neden olabilir.

Erkeklerde meme başı akıntısı

Erkekler ayrıca meme akıntısı yaşayabilir. Erkek meme başı akıntısının yaygın nedenlerinden bazıları şunlardır:

  • testosteron eksikliği
  • jinekomasti, meme büyütme veya hassasiyete neden olan bir durum
  • hipofiz tümörü, çünkü hipofiz bezi meme uçlarında süt üretimine neden olan hormonları salmaktan sorumludur.
  • memenin kanseri

Bu durum erkeklerde çok daha az yaygın olduğu için, meme başı akıntısı varsa bir erkek doktoru görmelidir.

Bebekler, doğumdan hemen sonra, bedenlerinde hala dolaşan annelerinin hormonlarının varlığı nedeniyle meme akıntısı yaşayabilirler. Bu yan etki genellikle doğumdan birkaç gün sonra azalır.

Türleri

Nedeni bulmak için, doktorlar hangi renk ve deşarjın tutarlılığı da dahil olmak üzere, taburculuk hakkında sıkça sorular soracaktır.

En sık kullanılan meme başı boşaltma türlerinden bazıları şunlardır:

  • Sütlü deşarj: Bu en sık görülen meme başı akıntısı türüdür. Kadınlarda bu, kadının yakın zamanda emzirmeyi durdurması ya da premenopozal bir kadında hormonal kaymalar nedeniyle olabilir.
  • Kanlı akıntı: Kan akıntısı, bir meme kanalı içindeki dokuyu tahriş edebilen, papilloma adı verilen kanserli olmayan bir tümörden kaynaklanabilir. Nadir durumlarda, kanlı akıntı meme kanserine bağlı olabilir.
  • Berrak deşarj: Sadece bir memeden gelen temiz akıntı, göğüs kanserinin bir belirtisi olabilir. Her iki memeden gelen deşarj genellikle daha az ilgilidir, ancak bir kadın söz konusuysa, doktorunu ziyaret etmelidir.
  • Yeşil-tırtıklı nipel deşarjı: Bu rengin boşaltılması, meme ucunun ya da tahliye olan areolanın altındaki bir kistin belirtisi olabilir.

Bu deşarj türlerinin her biri endişe verici olsa da, her zaman endişe kaynağı olmazlar. Kanlı ve açık deşarjlar meme kanseri ile ilişkili en yaygın sunumlardır.

Tedavi seçenekleri nelerdir?

Tedavi seçenekleri taburun nedenine ve türüne bağlıdır.

Doktorlar altta yatan nedenleri teşhis edip tedavi ederler ve genellikle sorunu çözer.

Ne zaman doktora görünmek

Bir kadının endişe duyduğu meme başı akıntısı yaşadığı her an, onun doktoru görmesi gerekir.

Bu, özellikle göğüs kanseriyle ilişkili aşağıdaki belirtilerden herhangi biriyle karşılaşırsa doğrudur:

  • memede palpe edilebilen bir yumru
  • göğüslerin büyüklüğünde veya şeklindeki değişiklik
  • sadece bir memeden akıntı
  • kanlı akıntı
  • birkaç gün boyunca devam eden deşarj
  • koltukaltı altında veya köprücük kemiği altında şişme

Bir doktor kadına semptomlarını sorup fizik muayenesi yapar. Doktor memelerde potansiyel anormallikleri tespit etmek için mamogram veya ultrason gibi görüntüleme çalışmalarını önerebilir.

Bu tanı yöntemlerini takiben, doktor, belirtildiği gibi biyopsi veya kan testi gibi başka testler önerebilir.

Meme başı akıntısı ve kanseri

Meme başı akıntısı, meme kanserinin bir belirtisi olabilir.

Aynı dergi, bilinmeyen orijinli meme akıntısını yüzde 7 ila 15 arasında rapor eden kadınların meme kanserine sahip olacağını belirtmektedir.

Kadınların büyük çoğunluğu için bu, meme başı akıntısının kansere bağlı olmadığı anlamına gelir. Bununla birlikte, kanserli meme başı akıntısı olan kadınlar için en yaygın tanılar, in situ veya papiller karsinomda duktal karsinomadır.

Bir doktor meme başı akıntısı için açık bir benign altta yatan neden oluşturamazsa, potansiyel olarak kanserli bir lezyonun mevcut olmadığını doğrulamak için genellikle bir görüntüleme taraması önerecektir. Aile öyküsü nedeniyle meme kanseri riski yüksek olan bir kişi meme başı akıntısı geçirirse, mümkün olan en kısa zamanda doktorlarıyla konuşmalıdır.

Источник: https://trmedbook.com/meme-akintisinin-nedenleri-ve-tedavisi/

Memede kitle hissi nasıldır? Meme kanseri belirtileri (yumru, ağrı vb.) ile ilgili merak edilenler

Meme Başı Akıntısı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Yazı Boyutu:

Küçült

Sıfırla

Büyült

25.01.2017

Kanser, genlerde meydana gelen hasarların birikmesi sonucu hücrenin kontrolsüz çoğalmasıdır. Hücre bölünmesinin hızı ve yayılımcı (invaziv) olup olmaması gibi faktörler kanserin seyrini belirler.

Örneğin yavaş bölünen yayılımcı olmayan (non-invaziv) bir kitle iyi huylu (benign) iken; hızlı büyüyen invaziv oluşumlar kötü huylu (malign) kitleler olarak karşımıza çıkmaktadır.

Günümüzde neredeyse her 8 kadından 1’i meme kanserine yakalanmakta olup; meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür.

Erkeklerde ise bu risk kadınlara göre, yaklaşık 200 bayan meme kanserine karşılık 1 erkek meme kanseri ile karşılaşılıyor.

Kadınlarda bahsedilen ölçüde sık görülmesi nedeniyle; meme kanserinin belirtilerini tanımak, kitle ve ağrı karakteri gibi konular ön plana çıkmaktadır.

Meme kanserinin erken evre belirti ve bulguları

Meme kanseri; yumru, kitle, ağrı, cilt değişiklikleri, şişme gibi belirtilerle seyredebilmekle birlikte bazı olgularda hiç bulgu vermemesi sebebiyle erken evrede teşhisi zor olabilen bir kanser türüdür.

Meme kanserinde en sık karşılaşılan bulgu memede yumru veya kitle hissidir ve olası diğer belirtileri şöyledir:

  • Meme veya meme başı ağrısı
  • Göğüs veya meme başının şişmesi, tahriş veya renk değişikliği
  • Meme başı çekilmesi
  • Yeni bir ben veya meme/meme başında önceden mevcut olan bendeki değişim
  • Kol altındaki veya boyun bölgesinde hassas veya büyümüş bezler
  • Meme başı akıntısı
  • Göğüs veya meme başının genel boyut, şekil veya görünümünde değişiklik
  • Boğuk ve sürekli öksürük
  • İştah değişikliği
  • Yutma güçlüğü
  • Yemek sonrası ağrı
  • Ağrılı veya zor idrara çıkma veya barsak hareketleri
  • İdrar veya dışkıda kan
  • Açıklanamayan kilo alımı veya kaybı
  • Gece terlemeleri
  • Genel zayıflık veya yorgunluk hissi

Not: Bazen meme kanserinin ilk belirtisi, hastalığın uzak organlara yayılmasından kaynaklanan bulgular ile olur. Meme kanseri sıklıkla kemik, akciğer ve karaciğere metastaz yapar. Buralara metastaz sonucunda kemik ağrısı, nefes darlığı ve sarılık gibi bulgularla polikliniğe başvurulur.

Memedeki kitleler nasıl hissedilir?

Meme yumrularının karakteri; kitlenin sebebine, yerine ve büyüklüğüne göre değişmekte olup; ağrılı, sert ve hareketsiz kitlelerden; yumuşak, ağrısız ve hareketli kitlelere kadar geniş bir yelpazede karşımıza çıkmaktadır. Ağrısız, sert , düzensiz şekilli, hareketsiz kitlelerin malign olma olasılığının yüksektir.

İyi huylu bir tür olan fibroadenom kitleleri ağrısız, kolaylıkla hareket edebilen, düzgün şekilli kitleler olarak karşımıza çıkıp kendiliğinden kaybolabilmektedirler.

Meme kistleri, düzgün kenarlı ve sert iken; meme abseleri ve meme iltihabı ağrılı, şişkin yumrular olarak karşımıza çıkmakta ve genelde ateş veya mevcut deri bölgesinde kızarıklıkla seyretmektedir.

Meme kanserini erken evrede tanıyabilen tarama yöntemi mamografidir. Yüzde yüz olmamakla birlikte en erken evrede teşhisi bize mamogramlar sunmaktadır. Semptomların her bireyde görülmemesi ve çok geniş spektrumda olması; düzenli mamografi taramalarının önemini daha da artırmaktadır.

Memede kitle oluşturan kanser dışı sebepler

Memedeki kitlelerin çoğu kanser dışı iyi huylu sebeplere bağlıdır. Bu sebeplerden bazıları ağrı ve değişiklik yapabilmekle birlikte hayatı tehdit etmezler, uzak organlara metastaz yapmazlar ancak bu olgularda meme kanseri riski yükseldiği için gerekli tetkikler sonucunda bazıları cerrahi yöntemlerle alınabilir. Bu iyi huylu kitleler:

  • Fibroadenomalar
  • Fibrokistik meme hastalığı
  • Duktal veya lobüler hiperplazi
  • Kist, abse
  • Meme enfeksiyonu
  • Lipom
  • İntaduktal papillom
  • Yağ nekrozu
  • Süt kanalı genişlemesi
  • Geçmiş biyopsilere bağlı yara veya lezyonlar

Ne zaman doktora gidilmeli?

Yukarıda sayılan belirti ve bulgulardan herhangi birinin görülmesi durumunda doktora başvurulmalıdır. Bahsi geçen belirtiler doktor tarafından değerlendirilmeli, muayene edilmeli gerekirse mamografi, MR gibi ileri incelemeler yapılmalıdır.

Mamografi X-ray ışınlarını kullanarak yağ dokuyu koyu; bağ dokuyu açık renkte görüntülemektedir. Genç kadınlarda meme dansitesi (bağ doku yoğunluğu) fazla olduğu için açık renkte alanlar fazla görülmekte; kitleler/yumrular da açık renkte görüntülendiğinden ayırt etmek zor olabilmektedir.

MR (emar = manyetik rezonans görüntüleme) ve USG (ultrasound) daha seyrek olarak doktor istemiyle kullanılabilmekte ve yine biyopsi de şüpheli durumlarda doktor kararıyla alınabilmektedir.

Sağlıklı ve mutlu kalın…

Kaynak:

Symptoms of breast cancer. 2016. breastcancer.org

Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: https://www.drozdogan.com/memede-kitle-hissi-nasildir-meme-kanseri-belirtileri-yumru-agri-vb-ile-ilgili-merak-edilenler/

Meme Başı Akıntısı Neden Olur? – Sağlık Ocağım .NET

Meme Başı Akıntısı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Meme başı veya meme ucu akıntısı genel olarak üç gurupta değerlendirilir. Birinci nedeni fizyolojik olabilir iken, ikinci önemli neden ise hormonal nedenlerden kaynaklanır ve hormonlardaki bazı değişikliklere bağlı gelişir. Üçüncü neden en önemli olan patolojik sebeplerden kaynaklanan meme başı akıntısı bir hastalığın işareti olarak kabul edilir.

Fizyolojik akıntı her kadının göğsü sıkıldığında doğal olarak her hangi bir akıntı gelebilir ve bu durum normal olarak kabul edilir.

Hormonal akıntılar, genelde hamilelik döneminde olan akıntılar olur iken, zaten bu dönemde süt salgısı başladığı için normal olarak akıntı başlayabilir.

Hamilelik olmadan da hormonal nedenlerden dolayı veya kullanılan ilaçlara bağlı olarak memeden sütlü veya normal akıntı gelebilir.

Meme başı akıntısı hastalık belirtisi olabilir mi?

Meme başı akıntısı bazen altta yatan hastalığın işareti olabilir.

Örneğin, kadın hormon ilaçları kullandığında, antideprasan ilaçları kullandığında, ülser ilaçları ve kusmayı engelleyici ilaçlar kullanıldığında da meme başı akıntıları görülebilir.

Bunların dışında en önemli meme başı akıntısı sebebi meme kanseri olabilir iken, memede kanlı veya sulu berrak akıntı şeklinde olan akıntılar kanser belirtisi olabilir.

Yine, menopoz sonrasında hormonların çekilmesi nedeni ile süt kanallarının genişlediği için süt kanallarının içerisinde süt salgısı birikir ve bu biriken salgı belli bir basınca ulaştığı zaman süt kanallarının içerisinde bulunan epiteller dışarı çıkar ve devamlı olarak memede akıntı meydana gelebilir. Bu süt kanallarının genişlemesinden dolayı enfeksiyonlar oluşabilir ve bu enfeksiyonlar nedeni ile her iki memede de akıntılar meydana çıkabilir.

Fakat, menopoz döneminde tek bir memeden gelen kanlı veya normal akıntı durumunda meme kanseri riski yüksek olabilir. Bu yüzden hastanın daha derin meme taramasına girmesi gerekmektedir.

Ayrıca süt kanallarının içine yerleşen papillom denilen küçük selim (iyi huylu) meme tümörleri, fibrokistik değişiklik denilen memede oluşan bazı değişiklikler gibi bu tür meme hastalıkları da meme başı akıntılarına yol açabilir.

Meme başı akıntısı teşhisi

Meme başından gelen akıntılarda aslında kesin tanıyı ulaşmak çok kolay değildir. Kadın öncelikle doktor tarafından muayene edilir ve akıntının tek bir memeden mi, yoksa her iki memeden mi geliyor veya çok kanallı bir akıntı mı, yoksa tek kanallı bir akıntı mı bunlar oldukça önemlidir.

Meme ucundan gelen kanlı ya da sulu akıntı meme kanserinin habercisi olabilir. Akıntı tek bir memeden ve tek bir kanaldan geldiğinde süt kanalının içinde ciddi bir hastalığın işaretçisidir.

Memede kanlı bir akıntı ve ele gelen kitle varlığında doktora gitmek gerektiği gibi, yapılacak araştırmalarda akıntıdan örnek alınması gerekir.

Lakin alınan örnekte kanserli hücrelerin görülmemesi kanser olmadığı anlamına gelmez. Bunun yanı sıra, kadının yaş gurubuna göre ultrasonografik ve mamografik inceleme yapılması da gerekmektedir. Fakat, kadın 35 yaşın altında ise bu kadına mamografi taraması yapılmaz ve ultrasonografi yapılabilir.

35 yaşın üzerindeki kadınlarda mamografi yapılabilir. Bu tetkiklerde de netice alınamaz ise süt kanallarının daha iyi incelenmesi için galaktografi denilen süt kanalları filmi çekilir.

Diğer bir yöntem ise duktoskopi denilen süt kanalarının içinin gözle görülmesi yöntemidir ve bütün bu tanı yöntemlerinden sonra kanser varlığının olup olmadığı kesinleşebilir.

Enfeksiyona bağlı meme başı akıntısı tedavisi

Örneğin memede iltihaba bağlı bir akıntı var ise bu durumlarda antibiyotik ve antiinflamatuar tedavi uygulanır. Eğer iltihap apseye dönüşmüş ise bu durumda apsenin boşaltılması gerekir. Fakat bazı enfeksiyonlar tedavi edildikten sonra tekrarladığı için bu durumda, süt kanalının çıkarılması işlemi yönünde tedavi uygulanır.

Sütlü meme ucu akıntısı tedavisi

Hamilelik dışında gelen sütlü akıntıların tedavisinde sebebe yönelik tedavi planı yapılır.

Kadının kullandığı ilaçlara bağlı olarak sütlü akıntı gelmesi söz konusu ise bu ilaçların bırakılması ve bir müddet beklenmesi gerekir ve ilaçlar bırakıldıktan itibaren sütlü akıntı kesilir ise başka bir tedaviye gerek duyulmaz.

Hipofiz araştırılır ve hipofizde eğer bir tümör var ise bu prolaktin hormonu salgılayan bir tümör demektir.

Bu durumda kadına prolaktin hormonunun karşıtı olan bir ilaç verilir.

Bu tümörlerde tedavi süreci oldukça uzun bir süreçtir ve tümör çıkarılacak büyüklükte bir tümör ise hasta beyin cerrahına yönlendirilir ve hipofizdeki bu tümörün çıkarılması tedavi yöntemine baş vurulur.

Zaten bu tümör çıkarıldıktan sonra sütlü akıntı kesilir. Ancak tümör çıkarılacak büyüklükte değil ise ilaç tedavisi uygulanır.

Kanlı meme ucu akıntısı tedavisi

Kanlı meme ucu akıntısı

Meme başından gelen kanlı akıntılarda sebep bulunduktan sonra sebebe yönelik tedavi planı yapılmalıdır. Tek bir kanaldan gelen kanlı akıntılarda patolojik bir bulguya rastlanır ise bu süt kanalının mutlaka çıkarılması işlemi gerçekleştirilir.

Süt kanalı çıkarıldıktan sonra, patolojik incelemeye gönderilir ve kanlı akıntıya neden olan papillom veya papillomatozis denilen süt kanallarının iyi huylu tümörleri ise bu süt kanalının çıkarılmış olması tedavinin tamamlanmasını sağlar.

 Lakin süt kanalı çıkarıldığında patolojik incelemede süt kanallarının kanseri saptanabilir.

Böyle bir durumda sadece süt kanallarının çıkarılması yetmeyeceği için, süt kanallarının çevresindeki sağlam meme dokusunun da beraberinde çıkarılması gerekebilir.

Ayrıca bazı durumlarda kanser ileri evreye geçer ise koltuk altı lenf bezlerinin de incelenmesi gerekebilir.

 Meme akıntısınınnedeni çok kanaldan gelen akıntılar veya fibrokistik değişikliklerden kaynaklanan akıntılar ise sarı renkli, sarımsı kahverenkli, sarımsı yeşilimsi olan akıntılar da altta yatan başka bir hastalık teşhisi konulmamış ise bunun için her hangi bir tedaviye gerek duyulmamaktadır.

Bu durumda hastayı bilinçlendirmek ve bu durumun kötü bir hastalık olmadığı, bu akıntıların menopoza kadar devam edebileceği konusunda hastanın uyarılması ve korkmaması için cesaretlendirilmesi ve yıllık meme kontrollerinin yapılması gerekmektedir.

Meme hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/meme-basi-akintisi-olur/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.