Meme Kanseri Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

içerik

Meme Kanseri Nedir? Meme Kanseri Belirtileri ve Nedenleri Nelerdir?

Meme Kanseri Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Meme kanseri, göğüs hücrelerinde oluşan kansere denir.

Her meme papatya yaprakları gibi düzenlenmiş 15 ila 20 lob glandüler doku içerir. Loblar ayrıca emzirme için süt üreten daha küçük loblara ayrılır. Küçük tüpler (kanallar) sütü, göğüs ucunun hemen altında bulunan bir rezervuara taşır.

Cilt kanserinden sonra, kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Meme kanseri hem erkeklerde hem de kadınlarda ortaya çıkabilir, ancak kadınlarda daha çok yaygındır.

Meme kanseri bilinci ve araştırma finansmanı için yapılan önemli destek, teşhisde ve tedavide önemli ilerleme sağladı.

Sağkalım oranları artmıştır ve bu hastalık ile ilişkili ölümlerin sayısı, büyük ölçüde, erken teşhis, tedaviye yeni kişiselleştirilmiş yaklaşım ve hastalığın daha iyi anlaşılması gibi faktörlere bağlı olarak, giderek azalmaktadır.

Meme Kanseri Belirtileri

Meme ve meme ucu değişiklikleri göğüs kanseri belirtisi olabilir. Alışılmadık bir şey fark ederseniz, doktorunuzla randevu alın.

Meme Kanseri Belirtileri ve semptomları şunları içerebilir:

  • Memeyi çevreleyen dokuda farklı hissedilen bir yumru ya da sertleşme.
  • Memenin büyüklüğünde, şeklindeki veya görünüşünde değişiklik
  • Göğüs üzerinde ciltte çukur görünümlü değişiklikler.
  • Ters çevrilmiş meme ucu.
  • Meme ucunda(areola) veya meme derisini çevreleyen cildin pigmentli alanının soyulması, kabuklanması veya dökülmesi.
  • Meme etrafında kızarıklık veya çukurlaşma, turuncu bir cilt görünümü.

Ne Zaman Doktora Görünmeli?

Memede bir yumru ya da başka bir değişiklik bulursanız – yeni bir mamografi yaptırmış ve sonuçları normal çıkmış olsa bile – vakit kaybetmeden doktorunuzu ziyaret etmelisiniz.

Meme Kanseri Nedenleri

Bazı meme hücrelerinin anormal büyümeye başlaması ile kanser gelişmeye başlar . Bu hücreler sağlıklı hücrelere göre daha hızlı bölünür ve bir yumru ya da kütle oluşturarak birikmeye ve büyümeye devam ederler. Hücreler, göğsünüzden lenf düğümlerine veya vücudunuzun diğer bölgelerine yayılabilir (metastaz yapabilir).

Meme kanseri en sık olarak süt üreten kanallardaki (invaziv duktal karsinom) hücrelerde başlar. Göğüs kanseri, lobüller (invaziv lobüler karsinom) veya meme içindeki diğer hücrelerde veya glandüler dokuda başlayabilir.

Araştırmacılar meme kanser riskini artırabilecek olan hormonal değişiklikleri, yaşam tarzı  ve çevresel faktörleri tanımlamışlardır. Ancak, risk faktörleri olmayan bazı kişilerin neden kanser geliştirdiği henüz anlaşılmış değildir. Muhtemelen meme kanserleri, genetiğin ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşiminden kaynaklanır.

Kalıtsal Meme Kanseri

Meme kanserlerinin yaklaşık yüzde 5 ile 10’unun, bir ailenin kuşaklar boyunca geçirilen gen mutasyonlarına bağlı olduğu tahmin edilmektedir.

Meme kanserinin olasılığını artırabilen bir dizi kalıtsal mutasyona uğramış gen tanımlanmıştır. En çok bilinenler meme kanser geni 1 (BRCA1) ve meme kanser geni 2 (BRCA2), her ikisi de hem meme kanserleri hem de yumurtalık kanseri riskini önemli ölçüde arttırmaktadır.

Eğer aile geçmişinizde kanser varsa, doktorunuz BRCA veya ailenizden geçmekte olan diğer genlerdeki spesifik mutasyonları tanımlamak için size kan testi önerebilir.

Aile sağlığı geçmişinizi gözden geçirebilecek bir genetik danışmana başvurabilirsiniz. Bir genetik danışman, ortak karar verme konusunda size yardımcı olmak için genetik testlerin yararlarını, risklerini ve sınırlamalarını size anlatabilir.

Meme Kanseri Risk Faktörleri

Meme kanseri risk faktörü, kansere yakalanma olasılığını artırır. Ancak bir veya birkaç risk faktörüne sahip olmak, kanser geliştireceğiniz anlamına gelmez. Üstelik kanser geliştiren pek çok kadının, sadece kadın olmaktan başka bilinen bir risk faktörü yoktur.

Kadın olmak

kadınlar meme kanserini geliştirmek için erkeklerden çok daha fazla risk taşırlar.

Kişisel bir meme durumu öyküsü

Karsinoma in situ (LCIS) veya memenin atipik hiperplazisi bulunan bir meme sorununuz varsa, göğüs kanseri riskiniz de artar.

Kişisel bir meme kanseri öyküsü

Bir memenizde kanser varsa diğer memeye geçme riski de artar.

Ailede meme kanseri öyküsü

Annenize, kız kardeşinize veya kızınıza özellikle genç yaşta meme kanseri teşhisi konulduysa, kanser geliştirme riskiniz artar. Yine de, meme kanseri teşhisi konan kişilerin çoğunun aile öyküsünde kanser yoktur.

Kanser riskini arttıran kalıtsal genler

Meme kanser riskini artıran bazı gen mutasyonları ebeveynlerden çocuklara geçebilir. Bilinen gen mutasyonları BRCA1 ve BRCA2 olarak adlandırılır. Bu genler, meme kanserleri ve diğer kanserlerin riskini büyük ölçüde artırabilir, ancak kanserden kaçınılmaz hale getirmezler.

Radyasyona maruz kalma

Göğsünüze çocuk veya genç bir yetişkin olarak radyasyon tedavisi uyguladıysanız, kanser riskiniz artar.

Meme kanseri genç yaşta başlıyor

12 yaşından büyük olmanız kanser riskini artırır.

Menopoza geç yaşta girmek

Menopoza geç bir yaşta girmek, meme kanserini geliştirme riskini arttırır.

30 yaşından sonra ilk çocuğa hamile kalmak

30 yaşından sonra doğum yapan kadınların meme kanseri riski artabilir.

Hiç çocuk doğurmamış kadınlar

Hiç hamile kalmayan kadınlar, bir veya daha fazla hamilelik geçiren kadınlara göre daha fazla meme kanseri riski taşırlar.

Postmenopozal hormon tedavisi

Östrojen ve progesteron menopozun belirtilerini ve semptomlarını tedavi etmek için birleştiren hormon tedavisi ilaçları alan kadınların meme kanseri geliştirme riski daha fazladır . Kadınlar bu ilaçları almayı bıraktıklarında kanser riski azalır.

Meme Kanserini Önleme

Meme muayenesi yapmak için, tüm göğsünüzü korumanızı sağlayan metodik bir yaklaşım kullanın. Örneğin, göğsünüzün bir dilim pasta gibi eşit parçalara bölündüğünü ve parmaklarınızın her bir parçadan göğüs ucuna doğru sürüklediğini hayal edin ve sık sık bu kontrolü yapmaya özen gösterin.

Ortalama risk taşıyan kadınlar için meme kanser risklerini azaltmak için öneriler

Günlük yaşamınızda değişiklikler yapmak, kanser riskinizi azaltmaya yardımcı olabilir:

Göğüs kanseri taraması hakkında doktorunuza danışın

Meme kanser tarama testleri ve klinik meme muayeneleri ve mamogram gibi testlere ne zaman başlayacağınız konusunda doktorunuzla görüşün.

Taramanın yararları ve riskleri hakkında doktorunuzla konuşun. Birlikte, hangi meme kanser tarama stratejilerinin sizin için uygun olduğuna karar verebilirsiniz.

Meme farkındalığı için göğüs muayenesi yoluyla göğüslerinize aşina olun

Kadınlar, göğüslerinin farkında olmaları için göğüs muayenesi yaparak göğüslerini ara sıra inceleyerek göğüslerine aşina olmalılar. Göğsünüzde yeni bir değişiklik, topaklar veya diğer sıra dışı işaretler varsa derhal doktorunuzla konuşun.

Meme farkındalığı meme kanserini önleyemez, ancak göğüslerinizin normal değişikliklerini daha iyi anlamanıza ve olağandışı belirtileri ve semptomları erken tanımlamanıza yardımcı olabilir.

Alkolü sınırlandırın

Alkol alıyorsanız, günlük aldığınız miktara dikkat etmelisiniz.

İlgili Yazı: Günde Sadece Bir Kadeh Alkol Bile Meme Kanseri Riskini Artırıyor

Düzenli egzersiz yapın

Haftanın çoğu günü en az 30 dakika egzersiz yapmaya özen gösterin.

Uzun zamandır egzersiz yapmadıysanız yavaş tempolu egzersizler ile başlayabilirsiniz.

Postmenopozal hormon tedavisini sınırlayın

Kombinasyon hormon tedavisi, meme kanseri riskini artırabilir. Hormon tedavisinin yararları ve riskleri hakkında doktorunuzla konuşun.

Bazı kadınlar menopoz sırasında rahatsız edici belirtiler ve semptomlar yaşarlar ve bu belirtileri en aza indirmek için hormon tedavisi alırlar fakat postmenopozal horman tedavisi göğüs kanseri riskini arttırabilir.

Meme kanseri riskini azaltmak için, mümkün olan en düşük hormon terapisi dozunu kullanmaya özen gösterin.

Sağlıklı kilo vermeye odaklanın

Kilonuz sağlıklıysa, bu ağırlığı korumak için çalışın.

Kilo vermeniz gerekiyorsa, doktorunuza danışarak sağlıklı kilo verme yollarını araştırın. Her gün yediğiniz kalori sayısını azaltın ve egzersiz miktarını yavaşça artırın.

Sağlıklı bir beslenme uygulayın

Sızma zeytinyağı ve kuru yemişler ile desteklenen bir Akdeniz diyetini uygulayan kadınlar, meme kanseri riskini azaltabilir. Akdeniz diyeti çoğunlukla meyve ve sebzeler, tam tahıllar, baklagiller ve kuru yemişler gibi bitki bazlı gıdalara odaklanmaktadır.Akdeniz diyetini takip eden insanlar, zeytinyağı, tereyağı ve kırmızı et yerine balık gibi sağlıklı yağları tüketirler.

Yüksek Risk Taşıyan Kadınlar İçin Meme Kanseri Riskini Azaltmak İçin Öneriler

Doktorunuz aile öykünüzü değerlendirdiyse ve prekanseröz meme rahatsızlığı gibi sağlık sorunlarına sahip olduğunuzu belirlediyse, meme kanseri riskinizi azaltmak için aşağıda ki seçeneklere bakabilirsiniz:

Önleyici ilaçlar (kemoprevensiyon)

Seçici östrojen reseptör modülatörleri ve aromataz inhibitörleri gibi östrojen bloke edici ilaçlar, hastalık riski yüksek olan kadınlarda meme kanseri riskini azaltır.

Bu ilaçlar yan etki riski taşır, bu nedenle doktorlar çok yüksek meme kanseri riski olan kadınlar için bu ilaçları kullanırlar. Avantajları ve riskleri doktorunuzla tartışın.

Koruyucu cerrahi müdahale

Çok yüksek meme kanseri riski taşıyan kadınlar, sağlıklı göğüslerinin cerrahi müdahale ile aldırmayı tercih edebilir (profilaktik mastektomi).

Ayrıca, hem göğüs kanseri hem de yumurtalık kanseri riskini azaltmak için sağlıklı yumurtalıklarını (profilaktik ooforektomi) aldırmayı da tercih edebilirler.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir? Tedavisi Nasıldır?

Meme Kanseri Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Modern çağın salgını diyebileceğimiz, çok ciddi bir hastalık Meme Kanseri. Meme kanserinden nasıl korunulur? Belirtileri nelerdir? Tedavisi nasıldır? Meme kanseriyle mücadele etmek için bu yazımızı sonuna kadar dikkatlice okuyun lütfen.

Meme Kanseri Nedir ?

Meme kanseri, meme hücrelerinde oluşmaya başlayan kanser türüdür. Dünyada akciğer kanserinden sonra, görülme sıklığı en çok olan bir kanser türüdür. Her 8 kadından bir tanesinin hayatının belirli bir döneminde meme kanseri hastalığına yakalanacağı bildirilmektedir.

Meme kanseri vücuda yayılmadan önce, erken tespit edildiğinde, hastanın %96 oranında yaşam şansına sahip olduğu bildirilmektedir.

Son yapılan araştırmalarda Türkiye’de Meme kanserinin görülme oranı maalesef 100 binde 50 civarında. Yani ortalama her 2000 kadından birinde meme kanseri görülüyor.

Meme kanserine karşı en iyi koruyucu yöntem erken teşhistir.

Meme kanserinin oluşumu ve gelişimi nasıl olur ?

Meme kanserinin birden fazla tipi vardır. En sık rastlanılan tipi, duktal karsinoma, memenin süt kanallarında oluşmaya başlar. Meme kanseri memenin dışına yayıldığında koltuk altındaki lenfatik nodüller en sık görülen yayılım yerleridir. Kanser hücreleri memenin diğer Lenf Nodlarına, Kemiğe, Karaciğer ve Akciğere yayılabilir.

Her kadın meme kanseri gelişme riskine sahiptir. Meme kanseri oluşan kadınların çoğunda buna neden olan risk faktörleri belli değildir.

  • 50 yaş üzerinde olunması
  • Yakın akrabalardan birinde meme kanseri varsa, (anne veya kız kardeş meme kanseri ise, 2-3 kat daha fazla)
  • Daha önce diğer memede kanser tespit edilmişse
  • Adet görmeye 12 yaşından daha önce başlanmış olması
  • Hiç gebe kalınmamış olması
  • Adet görmesi 50 yaşından sonra hala devam ediyor olması

İnsan, yaşamında meme kanseri hastalığına sebep olabilecek herhangi bir yanlışlık yapmamış olsa da meme kanserine yakalanabilir.Meme kanseri hastalığı kesinlikle bulaşıcı değildir, başka hastadan bulaşmaz.

Meme kanseri hastalığı, stresle veya memenin maruz kaldığı travmayla (darbeyle) oluşmaz.

Meme kanseri hastalığı gelişen çoğu kadının, yukarıda belirttiğimiz risk faktörlerinden ya da ailesinde hastalığa ait bir oluşum yoktur.

Peki Türkiye’de meme kanseri görülme sıklığı neden artıyor ? Prf. Dr. Vahit Özmen’e göre bunun temel sebebi Batı tarzı yaşam stili.. Yani: Hiç çocuk doğurmamak, geç yaşta doğum yapmak, süt vermemek, erken adet görmeye başlamak, geç menopoz, doğum kontrol hapları, hormon replasman tedavisi görmek (menopoz tedavisi) ve kürtaj yaptırmak…

Meme Kanseri Nasıl Teşhis Edilir ?

Erken dönemde meme kanserleri diğer kanser türlerinde olduğu gibi, ileri dönemlere gelene dek belirgin belirtiler vermeyebilir. Erken teşhiste en önemli faktör, kişiyi bu konuda bilinçlendirmektir. Bu nedenle, meme kanserinin erken teşhisi için önerilen kontrol programlarını uygulamak çok önemlidir.

Meme kanserine erken dönemde tanı konması, meme kanseri tedavisinin başarıya ulaşması ve hastanın hayatta kalma şansını büyük oranda arttırır. Erken teşhis için üç temel metod uygulanabilir.

Bunlar;

  • Evde kendi kendine yapılabilecek meme kontrolleri,
  • Doktor tarafından yılda bir kere yapılan meme muayeneleri ve
  • Yılda bir kere yaptırılacak Mamografi (meme röntgen filmi)

olarak sayılabilir.

Kadınlar 20 yaşından sonraki dönemlerinde, her ay memelerini kendi kendilerine muayene etmeleri gereklidir. Menopoz öncesi dönemde ise adetin başlangıcından sonraki 7 – 10. günlerde, menopoz sonrası dönemde ise her ayın aynı gününde muayene yapmalıdırlar.

Meme dokusu içinde herhangi bir şüpheli kitle ele geldiğinde, vakit geçirmeden doktora başvurmalısınız. 20 yaşından sonraki dönemde 2 yılda bir, 40 yaşından sonraki dönemde yılda bir kez doktorda meme muayenesi yaptırmalısınız.

Bu şekilde takip edilen kadınlarda kanserin çok erken dönemlerde yakalanabildiği ve meme kanserine bağlı ölümlerde %30 oranında azalma sağlandığı saptanmıştır.

Kendi kendini kontrollerde, 15 günden fazla sürede ele gelen sertlik veya kitle, deride kalınlaşma, şişme, renk değişikliği, meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması, memede veya meme başında içeri doğru çekinti, meme şeklinde değişiklik, meme başlarının pozisyonlarında değişiklik ve meme başında akıntı gibi belirtiler olduğunda derhal doktor kontrolü gerektirmektedir.

Hekim muayenesi sonucu yapılacak mamografi taramasının ardından ultrason, İnce iğne aspirasyon biyopsisi ve normal biyopsi tetkikleriyle kesin tanı konulur.

Meme Kanseri Evreleri ve Tedavisi Nelerdir ?

Evre 1: Tümör 20 mm. ve daha küçüktür. Bu durumda kanser lenf bezlerine sıçramamıştır. Tedavide meme koruyucu yöntemle lenf bezlerinin alınmasından sonra radyasyon tedavisi uygulanır. Desteklemek için kemoterapi ve/veya hormonoterapi eklenir. Bir diğer uygulama da mastektomi yönetimidir. Bu yöntemde kanserli göğüs alınarak koltuk altı lenf bezleri çıkarılır.

Evre 2-A: Tümörün 20 – 50 mm. arasında olup, lenf bezlerine sıçramamış halidir.Evre 2-B: Tümörün 2-A evresindeki gibi bir boyut aralığında olup (50 mm. den büyük olabilir), koltuk altı lenf bezlerine sıçramamış halidir.

Evre 2: Evre 1 ile aynı tedavi yöntemi uygulanmakla birlikte, eğer tümör aşırı büyümüş ya da lenf bezlerine sıçramışsa kemoterapi, hormonoterapi ve radyasyon tedavisi tamamlayıcı olarak önerilir.Evre 3-A: Tümör koltuk altı lenf bezlerine ve göğüs dışı dokulara sıçramış durumdadır ve bu halde mastektomi yöntemiyle tedavi yoluna gidilir.

Cerrahi müdahaleden sonra kemoterapi ve hormon tedavisi uygulanır.Evre 3-B: Bu aşamada tümörün boyutu dikkate alınmaz; tümör göğüs duvarına bağlıdır ve lenf bezlerine sıçramıştır. “Neoadjuvant” adı verilen tümörün boyunun küçültülmesi amaçlı kemoterapi uygulanmasının ardından tümörün boyunun küçülmesinden sonra lampektomi veya mastektomi yapılır.

Evre 4: Bu aşamada kanser göğüs dışındaki vücut bölümlerine yayılmıştır. Bu evre tedavisinde hastanın yaşam süresini artırmak ve yaşam kalitesini yüksek düzeyde tutmak hedeflenir. Kemoterapi ve hormonoterapi yapılır. Hasta şikayetlerine bağlı olarak mastektomi de uygulanabilir.

Meme kanseri tedavisi, alanında uzmanlaşmış bir ekip tarafından yapılmalıdır. Bu ekibin temel üyeleri meme cerrahı, tıbbi onkolog ve radyasyon onkoloğudur. Meme kanserinin temel tedavisi cerrahidir. Tercih edilen cerrahi şekli meme dokusunun tamamen çıkarıldığı mastektomi ameliyatıdır.

Ancak, erken evre küçük tümörlerde meme koruyucu cerrahi yapılması da uygundur. Kanserli dokunun memeden, çevresinde bir parça sağlıklı meme dokusu bırakılarak çıkarılmasına lumpektomi adı verilir. Ancak, lumpektomi yapılan memelere daha sonra radyoterapi verilmesi şarttır.

Yapılan çalışmalar sonucunda meme koruyucu cerrahi sonuçlarının mastektomi ile benzer olduğu anlaşılmıştır. Bu yaklaşım özellikle batı ülkelerinde mastektomiye tercih edilmektedir. Sevindirici olarak ülkemizde de giderek daha çok uygulanmaktadır.

Cerrahi sonrası gerekiyorsa tamamlayıcı olarak kemoterapi veya hormonoterapiler tıbbi onkologlar tarafından yapılır. Bazı durumlarda radyoterapi de uygulanması gerekebilir.

Tedavi kararı verirken tümörün büyüklüğü, koltuk altı lenf bezlerine yayılım olup olmaması, tümörün hormon bağımlılık durumu, Her2 (c-erb-B2) adı verilen kanser geninin varlığı gibi faktörler göz önüne alınır. Tümörün büyük olduğu durumlarda tedaviye önce kemoterapi ile başlanıp tümörün küçültülüp cerrahiye uygun hale getirilmesi gerekebilir. Bu tedavilere doktorunuz karar verip sizi yönlendirecektir.

Mastektomi uygulamaları sonrasında alınan memenin yerine, plastik cerrahi teknikler ile yeniden meme rekonstrüksiyonu yapılması ameliyatları söz konusu olabilmektedir.

Korunma: Bazı risk faktörleri sizin kontrolünüz altındadır. Genel sağlık durumunuzu koruma amaçlı dengeli beslenme, zayıflama veya kilonuzu koruma, sigara içmeme, alkolü sınırlandırma, düzenli egzersiz gibi faaliyetlerde bulunabilirsiniz.

Ancak bunlar riskinizi tamamen yok etmez. Bu nedenle meme kanserine yakalanmışsanız bu hiçbir şekilde sizin veya başkasının suçu değildir. Kendinizi suçlu hissetmek veya yanlış olduğunu düşündüğünüz şeyleri veya kişileri suçlamanızın size bir faydası yoktur; tam aksine moralinizi yüksek tutmak tedavinizi de olumlu yönde etkileyecektir.

SON SÖZ: Kendinizi seviyorsanız, ailenizde meme kanseri vakası olsun ya da olmasın, mutlaka düzenli bir şekilde mamografi ve meme ultrasonu çektirin, yılda bir kere olsun bu konuda uzman bir cerraha (jinekoloğa değil, bu konuda uzman olan doktorlar cerrahlardır) muayene olun. Elimizden gelen başka da bir şey yok. Sağlıklı ve mutlu bir hayat dilerim.

Kaynaklar: Meme Kanseri, Modern Salgın Meme Kanseri

Источник: https://www.yemektarifleri-sitesi.com/meme-kanseri-belirtileri-nelerdir-tedavisi-nasildir

MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Meme Kanseri Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

2011 yılında meme kanseri teşhisi konulan bayan sayısı 50 binin üzerindedir. 50 yaşın üzerindeki her 10 kadının 8’i meme kanserine yakalanmaktadır. Nadir durumlarda erkeklerde ve genç bayanlarda da meme kanseri teşhisi konulduğu durumlarda oluşmaktadır.

Kadınlarda göğüsler yağdan, birbirleri ile bağlantılı dokulardan ve de süt üretme görevini üstlenen lobüller denilen minik bezlerden oluşmaktadır. Bebek doğduğunda ise süt üretimi ince bir tüp aracılığı ile göğüs ucuna ulaştırılır ve emzirme işlemi gerçekleştirilir. İnsan vücudu milyonlarca hücreden yapılmıştır.

Bu hücreler zamanla büyür ve gelişir. Yeni hücreler ise nerede ve ne zaman ihtiyaç duyulursa orada üretilir. Ancak kanser hastalığında bu süreç olumsuz işlemeye başlar. Hücreler kontrolsüz bir şekilde büyümeye ve çoğalmaya başlarlar. Oluşan bu bozulmanın yerine göre kanser çeşidi oluşur.

Bunlardan biri de meme kanseridir.

Meme kanserinin oluşmasının sebebi tam olarak bilinmese de risk faktörleri yapılan araştırmalar doğrultusunda belirlenmiştir. Halen çoğu kadın meme kanserinin olası risklerini tam olarak bilmemektedir. Bu bilgiler doğrultusunda en önemli risk faktörleri yaş ve aile geçmişidir.

Meme kanseri oluşumunda ilk olarak göğüs bölgesinde bir tümör oluşumu gözlenir. Bu tümör o bölgede sertlik oluşması şeklinde gerçekleşir. El ile kontrol edilerek anlaşılabilen bir durumdur. Ancak güzel bir noktaya değinmek gerekirse, bu tümör iyi huylu olabilmektedir.

Yani herhangi bir zararı olmadan alınabilir veya ilaç yolu ile etkilerinden kurtulmak mümkündür.

Bu durumun haricinde iyi huylu sertlik oluşumunun tekrar etmesi durumunda veya daha önce bir kanser çeşidine yakalanma gibi durumlarda meme kanserinin oluşma ihtimali artmaktadır.

Bir kadının annesinin, kız kardeşinin ya da kızının meme kanseri geçirmesi, o kadının meme kanserine yakalanma ihtimalini 2-3 kat arttırmaktadır. Birinci derece akrabalar bu durumdan oldukça fazla etkilenmektedirler.

Araştırmalar sonucu bu hastalığın BRCA1 ve BRCA2 genlerinden dolayı ortaya çıktığı belirlenmiştir. Genellikle 50 yaş ve üzeri bayanları meme kanseri konusunda büyük tehler beklemektedir.

Ayrıca bir diğer sebep de hormonlardır. Bayanlarda salgılanan östrojen hormonu ile meme kanseri arasında bir ilişkinin olduğu aşikardır. Östrojen hormonu, hücrelere bölünmelerini söyler.

Daha fazla östrojen hormonu da daha fazla bölünme anlamına gelmektedir. Oluşan bu bölünmeler sonucu anormalliklerin oluşması da muhtemeldir.

Oluşan bu anormalliklerden dolayı da meme kanseri ortaya çıkmakta, hücreler kontrolsüz bir şekilde bölünüp, çoğalarak kanserin yayılmasını sağlamaktadır.

Meme Kanserinin Belirtileri Nelerdir?

İlk aşamalarda meme kanserinin herhangi bir belirtisi bulunmamaktadır. Ancak ilerleyen safhalarda tümörün genişlemesi ile birlikte birtakım belirtilerde ortaya çıkmaya başlar. Göğüste oluşan sertliklerin yüzde 90’ı herhangi bir teh taşımamaktadır. Ancak yine de herhangi bir belirti ortaya çıktığında medikal destek alarak çeşitli kontroller yaptırmakta fayda olacaktır.

Göğüste veya koltuk altında çeşitli sertliklerin oluşması belirtilerden biridir. Genellikle acı hissi oluşmaz. Mamografi işlemi ile çok daha net bir şekilde görülebilmektedir. Ayrıca daha sinirsel olarak gerçekleşen durumlarda göğüste ağrı ve gerilim meydana gelir. Koltuk altı bölgesinde çeşitli tıkanıklıklar da yaşanabilmektedir.

2.Fiziksel Değişimler

Göğüslerde meydana gelen değişimlerde meme kanserinin belirtileri arasında ifade edilebilir. Göğüs boyutunda, renginde, konturunda veya dokusunda meydana gelen değişimler de meme kanserinin belirtileri arasında yer alırlar.

Kırmızımsı veya turuncumsu bir cilt rengi de ileri safhalardaki meme kanserini ifade etmektedir. Fark edilebilir bir şekilde göğüste düzleşmelerin veya çukurlaşmaların olması da tümörü belirtmektedir.

Ancak her zaman görülebilir veya hissedilebilir bir durum özelliği taşımamaktadır.

3.Döküntü Oluşumu

Göğüs ucunda oluşan geri çekilme hissi, çukurlaşma durumu, kaşıntı, yanma hissi veya ülserasyon işlemi meme kanserinin bir işaretidir. Yine aynı yerde pullu döküntülerin meydana gelmesi meme kanserinin sebeplerini bulunduran işlemlerden biridir.

4.Diğer Belirtiler

Meme kanserinde oluşabilecek diğer belirtiler ise şu şekildedir.

  • Göğüsün herhangi bir yerinden farklı olacak şekilde bir bölgenin oluşması,
  • Cildin altında mermerimsi bir kısmın oluşması,
  • Göğüs ucu bölgesinde kaşıntıların oluşması ve yine aynı bölgede yanmaların meydana gelmesi meme kanserinin belirtileri arasında incelenen durumlardandır.

Meme Kanseri Teşhisi Nasıl Yapılır?

Yapılan genel kontroller sonrası, meme kanseri şüphesi ile kontrol yaptırmak için gittiğiniz sağlık kuruluşunda birtakım testlere tabi tutulursunuz. Bu testler görüntüleme ve diğer çeşitli belirleme işlemlerini barındıracaktır.

Herhangi bir belirti görüldüğünde ilk yapılması gereken GP kontrolüdür. Bu test ile göğüslerdeki boyutlarda herhangi bir değişiklik olup olmadığı belirlenir. Bu durumu daha iyi anlayabilmek için devam eden birtakım testler yapılır.

Bunlardan ilki mamogram ve göğüs ultrasonudur. Yapılan GP sonrası belirtiler meme kanserini işaret ediyor ise bu 2 teste başvurulur. 35 yaş altı bayanlara doktoru tarafından göğüs ultrasonu tavsiye edilir. Çünkü genç bayanlarda daha sık bir göğüs hattı bulunmaktadır.

Bu gibi durumlarda mamogram çok etkili sonuçlar vermez. Sonuç olarak göğüs ultrasonuna ihtiyaç duyulmaya başlanmış kabul edilir. Ultrasonda ise yüksek frekans dalga boyuna sahip dalgalar ile göğüste meydana gelen değişiklikler daha net bir şekilde belirlenmiş olur.

Biyopsi işlemi göğüste bulunan dokulardan örnekler alınarak incelenmesi anlamına gelmektedir.

Lenf düğümlerinin etkilenip etkilenmediğini tespit etmek amacı ile iğne testi ve taramanın yapılması gerekir.

Doktorun fikrine ve sizin durumunuza göre birçok çeşitli yoldan biyopsi işlemi yapılmaktadır. Tüm bu denemeler ve testler ile hastalığın teşhisi çok daha rahat bir şekilde konulabilmektedir.

Meme Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Yapılan teşhis sonucu meme kanseri kesin bir şekilde tespit edilmiş ise tedavi süreci başlar. Hastalığın ilerleme aşamasına göre ve hastanın yaşına göre belirli bir tedavi süreci aktif hale gelir. Ana tedavi yöntemleri ise şu şekildedir;

  • Ameliyat,
  • Radyoterapi,
  • Kemoterapi,
  • Hormon tedavisi,
  • Biyolojik tedavi gibi çok çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır.

Doğru tedavi yöntemini seçebilmek için daha öncede bahsettiğimiz gibi hastalığın derecesi, genel sağlık durumu ve menopoz geçirip geçirmeme durumları baz alınarak geniş çaplı bir inceleme süreci başlatılır.

Ameliyat başlıca çözüm yoludur. Göğüs bölgesinde bulunan tümörün özellikle iyi huylu olması onu ameliyat ile alınabilir hale getirir. Radyoterapi ise X-ray ışınları yollanarak tümörün yok edilmesi işlemidir. Kemoterapi, çeşitli ve ağır kimyasal ilaçlar verilerek yapılır.

İlaçlar çok etkili olduğu için saç dökülmesi gibi çeşitli yan etkiler oluşabilir. Hormon tedavisi ile hormonlardaki değişimler sayesinde tümör yok edilmeye çalışılır.

Son olarak da hastalığın başlangıç seviyesinde yapılan teşhis işleminde, hastaya birtakım ilaçlar verilerek hastalığın gelişmesi önlenmiş olur.

Bu tip bir kanser çeşidinde, tedavi aşamalarını kolaylaştırmak için sahip olunması gereken en önemli şey farkındalıktır. Erken teşhis hayati bir önem taşır.

Durumun farkına varmak, doktor tarafından hastalığın teşhisini yapmak o kadar kolay olacak ve tedavi işlemi hastalık yayılmadan önce yapılacaktır. Çok daha kurtarılabilir bir durum haline gelir.

Bu yüzden belirtilerin farkına vardığınızda derhal medikal bir destek almanız ve tüm kontrollerin yapılacağı hastanelere gitmeniz gerekmektedir.

Источник: https://evdesifa.com/meme-kanserinin-belirtileri-nelerdir/

Meme Kanseri Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Meme Kanseri Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Haber güncelleme tarihi 06.12.2018 15:15

Ölüm oranı düşük olan kanser hastalıklarından biri olan meme kanserinde bilinçli olmak, rutin bir şekilde evde kendi muayenelerini yapmak erken teşhis yoluyla iyilşemenin kapılarını açar. Meme kanserinden ölüm oranı 100 bin kadında  ortalama 10 kişi ollarak belirtiliyor. 

Meme Kanseri Nedir?

Yaş sınırlamasının olmadığı, genç ve yaşlı tüm kadınlarda görülen meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması manasına gelir.

Hücrelerin normal bir şekilde çoğalmalarını kontrol eden genler, radyasyon, mikroorganizmalar gibi çeşitli faktörlerden dolayı görevlerini yerine getiremezler ve dokuda çoğalmalar olur. Eğer çoğalmalar üzenli bir şekilde oluşmazsa doku tümör adını verdiğimiz doku fazlalıkları oluşur.

Bu tümörler başka yerlere yayılma eğilimi gösterirlerse kötü huylu, bulundukları yerde kalırlarsa iyi huylu tümör olarak adlandırılır. 

Meme Kanserini Tetikleyen Faktörler

  • Adet görmeye erken yaşta başlamak
  • 50 yaş üzerinde olunması
  • Menapoza geç girmek
  • Östrojen ağırlıklı doğum kontrol haplarını uzun süre kullanmak
  • Menapoz sonrasıhormon tedavisi görmek
  • 35 yaş sonrasında doğum yapmak
  • Vücut kitle endeksinin 25’in üzerinde olması
  • Anne kız kardeşi gibi birinci derece akrabalarda kanser vakasının olması

Erken Teşhis Hayat Kurtarır

Hangi hastalık olursa olsun erken teşhis tedavi olma açısında önemli bir faktör. Peki meme kanserinde erken teşhis nasıl mümkün olur? Öncelikle kadınlar adet bitiminin hemen ilk günlerinde elle koltuk altı, meme çevresi muayene edilmelidir.

Aynı zamanda 20-39 yaş aralığında 3 senede bir klinik muayene, 40-49 yaş arası her sene klinik muayene vemamografi, 50 yaş ve üzeri her sene klinik muayene ve mamografi çektirmelidir. Olası bir şişkinlik geçiştirilmemeli ve klinik muayene için hastaneye gidilmelidir.

Meme kanserinde erken teşhis o kadar önemli ki, bazı durumlarda kemoterapiye bile gerek kalmıyor. Aynı zamanda erken müdehale memnin formunun bozulmasının da önüne geçiyor. 

Meme Kanserinin Belirtileri

Meme kanserinde hasta kendisini muayene ederken bile problemli bölgeyi dokunarak hissedebilir. Bu durum bir önceki maddede belirttiğimiz erken teşhise işaret ediyor bir bakıma. Fakat bazı durumlarda hastanın dokunarak ya da görerek anlayabileceği bir boyutta olmuyor doku ve mamografi ile görünebiliyor. Eğer;

  • Memede veya koltukaltında ele gelen sertlik, şişlik 
  • Meme başından akıntı 
  • Meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu 
  • Meme başı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma) 
  • Meme cildinde yara veya kızarıklık 
  • Meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması (portakal kabuğu görünümü) 

Memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik varsa hemen bir doktora görünmenizi tavsiye ederiz. 

Meme Kisti Nasıl Anlaşılır?

1. Öncelikli olarak kişi aynanın karşısında iki memesini karşılaştırarak gözle muayene yapmalıdır.

Bir memesinin diğerinden küçük ve hasarlı olması gibi durumlara karşın meme üzerinde veya meme ucunda kızarıklık olup olmadığı incelenmelidir. Aynı zamanda memede bir çöküntü ve lekelenme gibi durumların olup olmadığını kontrol edin.

Daha sonra iki kol yukarı kaldırılarak koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde herhangi bir şişlik olup olmadığına bakılır. 

3. İki elinizi kalçalarınıza veya belinize bastırarak iki göğüsünüde de herhangi bir değişimin olup olmayacağını inceleyin. Meme ucunuza iki elinizle bastırın ve kanlı veya süt şeklinde bir akıntı olup olmadığına bakın.

5. Oturarak, ayakta veya yatarak parmak uçlarınızı memenizin üzerinde gezdirin. Yukarak veya dikey hareketlerle kendi kendinizi muayene edin. Bunun için işaret parmağınız, orta parmağınız ve yüzük parmağınızı birlikte kullanın.

5- Meme Kanseri Evreleri

Hastalığın 4 evresi var.Tedavide bu evrelere göre yapılmaktadır. Bu evreler ise şunlardır;

Evre-1

Tümör boyutunun 2 cm.’den daha küçük olmasıdır ve tümör başka bir yere yayılmamıştır.

Evre-2

Tümör boyutunun 2 ve 5 cm. arasında olmasıdır. Fakat burada bazı alt gruplarında tümör hücreleri koltuk altı bezlerine miktarı fazla olmamakla birlikte yayılım yapabilir.

Evre-3

Tümörün 5 cm.’den büyük olmasıdır ya da 5 cm.’den küçük tümör olup koltuk altı bezlerinde fazla sayıda paket halinde tutulum olması, göğüs kasları duvarına tutulum olmuş olması, meme başını tutmuş olması ya da boyundaki lenf nodlarına doğru yayılım yapmış olması evre-3 olarak tanımlanır.

Evre-4 

Meme kanserinin başka organlara sıçramış olmasıdır.

Meme Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi yöntemleri şunlardır;

  • Cerrahi Tedavi
  • Kemoterapi (İlaç tedavisi)
  • Hormonoterapi (Hormon tedavisi)
  • Radyoterapi (Işın tedavisi)

Meme kanserinde hastalığın evresine göre ve doktorun öngördüğü şekilde cerrahi tedavi, radyoterapi ve kemoterapi yapılmaktadır. Eğer tümör doku dışına taşmamışsa kesin olarak cerrahi müdahale yapılır. Eğer tümör başka organlara sıçramısa, geçici olarak rahatlık verebilecek bir operasyon yapılır.

Radyoterapi genellikle ameliyattan sonra yapılır. Ayrıca ilerlemiş vakalarda büyümeyi durdurmak için de yapılmaktadır. Kemoterapi ilaçlarla yapılan tedavidir.

 Hormon tedavisinde ise amaç, bu şekilde östrojen reseptörü içeren ve bu hormona duyarlı olan kanser tiplerinde, östrojen etkisinin ortadan kaldırarak kanserin gelişmesinin önler. 

Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavi, genellikle erken teşhislerde ilk tedavi yöntemi olmaktadır. Bu tedavi yönteminde meme tümörü alınıyor. Aynı zamanda tümörün koltuk altına yayılıp yayılmadığını öğrenmek için lenf bezleri alınıyor. Bu durumdan sonra ise hastanın evresi belirlenerek, bundan sonraki tedavi süreci saptanıyor.

Kemoterapi Tedavisi

Kanserli hücreyi yok etmek amaçlı, bir ya da birden fazla ilacın hastaya verilmesi ile uygulanmaktadır.

Hormon Tedavisi

Cerrahi operasyon ve kemoterapi uygulaması sonrasında eğer tümörleri hormon resöptörü taşıyorsa uygulanmaktadır.

Radyoterapi

Cerrahi operasyon öncesi ve sonrasında tek olarak iyileştirme amaçlı kullanılmaktadır. Radyo terapi tedavisinde X – ışınlarının kullanılması ile tedavi edilmektedir. Radyoterapi, kanser hücrelerinin DNA'larına zarar vererek yok etmektedir.

Meme Kanseri Sürecinde Neler Yapılmalıdır?

  • Kötü sigara ve alkolden vazgeçmelisiniz
  • Stresi azaltmalısınız
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek için gerekli olan vitamin ve antioksidanlar almalısınız.
  • Yeşil yapraklı sebzeler roka, brokoli ıspanak gibi.., kırmızı meyveler üzüm , karadut, böğürtlen gibi meyveleri bolca tüketmelisiniz.
  • Kalorisi yüksek şekerli ve yağlı ürünlerden uzak durmalısınız.
  • Süt ürünleri düzenli olarak tüketmelisiniz.
  • Haftada 3 veya dört porsiyon balık tüketmelisiniz.
  • Tuzu azaltmanız gerekmektedir
  • Hazır gıdalardan uzak durmalısınız.
  • Düzenli olarak zeytin yağı tüketmelisiniz.

Önerilen İçerik; Meme Kanseri İçin Uygulama Geliştirildi

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Neoldu.com / Sosyal Fayda

Источник: https://www.neoldu.com/6-adimda-meme-kanseri-kontrolu-erken-teshis-hayat-kurtarir-1868h.htm

Meme Kanseri, Risk Faktörleri

Meme Kanseri Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Günümüzde kadınlarımızın en büyük korkularından biri olan kanser türüdür.  Çünkü tüm dünyada ve Türkiye’de  bazı rakamlar  bu  kanser türü açısından oldukça ürkütücüdür.

Çünkü Meme kanseri:

*Kadınlarda görülen en sık görülen tip bu kanserdir.

*Tüm kanserlerin %25 ini, kadın kanserlerinin ise % 30 unu oluşturur.

*Her 8 kadından biri hayatının bir döneminde bu kansere yakalanacaktır.

*Dünyada her 20 saniyede 1 kadına  tanı konmaktadır. Toplamda ise yılda yaklaşık 1,6 milyon kadına bu teşhis konmaktadır.

*Türkiye’de yılda 100 000 kadından 44 ü bu teşhisi almaktadır.

*. Yeni tanı konulmuş hastalardan %5,5 inde  (17 hastadan birinde), teşhis konulduğu anda bile vücudun herhangi bir yerine yayılmış olduğu görülmektedir.

*Ölüme sebep olması açısından akciğer kanserinden sonra 2. sıradadır. Dünyada bir yılda 44 000 kadınbu  kanserden ölmektedir.

*Erkeklerde de görülür. 100 meme kanseri hastasından biri erkektir.

Kimlerde Görülür?

En sık 40-59 yaşları arasında görülür. 50 yaş üzerinde daha fazla olmakla birlikte genç yaşlarda da azımsanmayacak orandadır. 10 kadından ikisi 50 yaş altındadır.70 yaş üzerinde de görülebilir.

Erkeklerde 1/100 oranında görülebilmektedir.

Aşağıdaki risk faktörlerini taşıyanlarda daha fazla görülmektedir:

Kimler Risk Altındadır?

Bu risk faktörlerinden bazıları değiştirilemez, yani olmaması için yapılacak bir önlem yoktur. Bir kısmını ise değiştirmek elimizdedir. Bu riskleri ortadan kaldırmaya yönelik tedbirleri alırsak kanser olma ihtimalini azaltmış oluruz.

Değiştirilemeyen Riskler: 

  • Kadın olmak
  • 50 yaş üstünde olmak
  • Ailede meme, tiroid, prostat kanserli  bir ya da birden fazla kişinin olması
  • 12 yaşından erken adet olmak
  • 55 yaşının üstünde menapoza girmek,
  • Herhangi bir sebepten dolayı ışına maruz kalmak,
  • BRCA1, BRCA2 genlerinin ( kanser yapan genler) mevcut olması

Bu risk faktörlerini taşıyan kişilerin önleme şansı yoktur. Fakat kontrollerini zamanında yaptırarak erken teşhis imkanı her zaman vardır.

Alınması Gereken Önlemler (Değiştirilebilen Riskler)

  • Doğurmamış ve emzirmemiş olmak,
  • İlk gebelik yaşının geç olması,
  • Şişman olmak (obezite),
  • Hormon tedavisi almış olmak (Özellikle menopoz tedavisi),
  • Doğum kontrol haplarının uzun süreli kullanmak,
  • Alkol ve sigara kullanmak,
  • Hareketsiz bir yaşam tarzının olması.

Bu faktörleri değiştirmek kişilerin elindedir. Örneğin kişi kilo almayarak, alkol ve sigara kullanmayarak, spor yaparak riski bir miktar azaltabilir.

Erkeklerde de Görülür mü?

Evet, erkeklerde de bu kanser görülür. Memesinde kanser olan 100  hastanın biri erkektir. Erkeklerde rutin kontrol olmadığından, doğal olarak muayeneye gitmediklerinden genellikle geç safhada tespit edilirler. Ya kitle büyümüş olur, ya da cildi tuttuğunda yaralar açılmış olur, o zaman fark ederler .Teşhis ve tedavi prensipleri aynıdır.

Meme Kanseri Belirtileri Nelerdir?

  • Kitle: Hastaların çoğunluğu kendilerinin tespit ettikleri beze (kitle) ile başvururlar.

    Memesinin içerisinde kolay hareket ettirilemeyen (fikse), düzensiz sınırlı kitle vardır.

  • Memelerde asimetrik şekil değişikliği: Memenin birinde ani bir büyüme görülebilir. Ya da biri diğerine göre yukarı çekilebilir, aşağı sarkabilir. Kolları yukarı kaldırınca ya da aşağı eğilince memelerde asimetri (biri diğerinden farklı) görülür
  • Meme  başının değişiklikleri ve akıntı: Memenin ucu içeriye doğru çekilmiştir yani içe doğru çöküktür veya başka tarafa doğru yönelmiştir. Memenin ucunun  ve çevresinin (areola) rengi değişebilir. Daha çok areolaya  yakın yerleşimli, ana süt kanallarını tutan tümörlerde görülür. Tedavide yani ameliyatta areolayı ve uç kısmı korumak zordur.
  • Kanlı akıntı: Süt kanalları içerisinde gelişen tümörlerde ilk belirti olabilir. Kitle ele gelmeyebilir. Bu belirti ciddiye alınmalı ve tetkik edilmelidir. Sıkmayla gelen berrak akıntıların önemi yoktur. Kanlı ve kendiliğinden gelen akıntının anlamı vardır.
  • Ciltte çekilme: Cilde yakın tümörlerde cildin tutulmasından dolayı ciltte çekilme, düzensizlikler görülür.
  • Deride kızarıklık, damarlarda belirginleşme veya portakal kabuğu görüntüsü: Cilt lenfatiklerinin (lenf damarlarının) tıkanmasından dolayı ödem, kızarıklık ve portakal kabuğu görünümü oluşur.
  • Koltuk altında ele gelen kitle: Memedeki kitle büyük değilse ya da iri memede ve derinde olan tümörlerde hasta memesindeki kitleyi fark edemeden koltuk altında beze ile gelebilir. Bu durumda çoğunlukla hastalık koltuk altındaki lenf bezlerine sıçramıştır.
  • Memedeiltihap şeklinde yaygın ağrı, kızarıklık: İltihabi  tümörlerde sanki mastit varmış bir tablo vardır. Bu tip kanserler hızlı ilerler ve daha çok iltihapmış gibi tedavi edilmeye çalışıldığından gecikme yaşanabilir. İltihap tedavisine cevap vermeyen mastitlerde zaman kaybedilmeden biyopsi alınmalıdır. Biyopsi alırken her zaman olduğu gibi tru-cut biyopsi tercih edilmelidir.
  • Kolda ani şişme: Koltuk altı lenf bezlerinin tutulmasından dolayı lenf dolaşımı bozulur.Tek bir kolda şişme olursa memeler ve koltuk altı tetkik edilmelidir.

 Tanı yöntemleri Nelerdir?

Her kanserde olduğu gibi bu kanserde de erken teşhis çok önemlidir. Erken teşhis edilen  kanserli hastalarının %98 i 5 yıl yaşayabilmektedir.

Kendi Kendine Meme Muayenesi (KKMM):

Teşhiste oldukça önemli rol oynar. Çoğunlukla hastalar kendilerinin yaptığı muayene sonrasında ellerine gelen beze şikayetiyle başvururlar. Bu muayeneyi yapmayanlarda kitle çok büyüdükten sonra hatta bazen yayılma belirtileriyle gelebilmektedir.

KKMM  adetin bittiği günlerde  yapılmalıdır. Üst vücut kısmı çıplak ve  ayna karşısında olmalıdır. Kolları yanlarda, başının arkasında ve belinde olmak üzere değişik pozisyonlarda memelerini gözler.

Memelerin başlarının simetrik ve aynı yöne bakıyor olması, ucunda içeri çökme olmaması, ciltte deformasyon  ve kızarıklık olmaması gerekir. Eliyle dairesel ve ışınsal hareketlerle memeler kontrol edilir.

Daha sonra yatar pozisyonda da aynı hareketlerle muayene tekrarlanır. Oturur pozisyondayken koltuk altları da kontrol edilmelidir.

Memenin ucundan akıntı geliyor mu diye kontrol edilir, fakat memenin ucu bu sırada sıkılmamalıdır. Sıkılarak gelen akıntının anlamı yoktur. Kendiliğinden gelen, kanlı akıntının çamaşıra gelip gelmediği de kontrol edilmelidir.

KKMM ile yeni tespit ettiği, adetle kaybolmayan, elle muayenede sert, yüzeyi düzensiz pürtüklü,  üzerindeki ciltte portakal kabuğu görünümü veren, uç kısımda  çekilmelere sebep olmuş bir kitle varsa vakit geçirmeden doktora başvurulmalıdır.

Mamografi: 

Önemli bir tanı yöntemidir. Doktor muayenesinden sonra hastanın yaşına göre doktor istemiyle çektirilmelidir. 40 yaş üstünde şikayeti olmasa da tarama (kontrol) mamografileri çektirilebilir.

Tarama mamografisinde amaç kanser ele gelmeden yani erken evrede yakalayabilmektir. Böylece tedavinin daha etkili olması sağlanır ve sağ kalımı artar.

Son 30 yılda tarama mamografileri daha sık yapılmasında dolayı dünyada bu kanser sebebiyle olan ölümler yüzde 32 oranında azalmıştır.

40 yaş altında memenin guddelerinin  yoğunluğunun fazla olmasından dolayı mamografi hassasiyeti azdır. Radyasyonun birikici etkisinden dolayı ve bu etkinin dokuyu bu dönemlerde daha fazla etkileyeceğinden dolayı mecbur kalmadıkça çektirilmemesi önerilir. Ya da doktorun bilgisi dahilinde, doktor uygun görürse çektirilmelidir.

Memede henüz kitle haline gelmeden oluşan belirtileri tespit edebilir. Mesela mamografide dokuda  tuz dökülmüş gibi bir manzara (mikrokalsifikasyonlar) meme kanserinin ilk belirtilerindendir.

Henüz kitle bile oluşmamış olabilir. Hatta bu seviyede yakalanırsa kanser hücre içi seviyede bile saptanabilir  Kitlenin sınırlarının düzensiz olması da filmde ışınsal, girinti çıkıntı şeklinde görünüm verir.

Bu görüntü kanserin önemli bir belirtisidir.

Mamografide koltuk altları da görüntülenmelidir. İyi çekilmiş bir mamografide koltuk altlarındaki lenf bezlerinin görüntüsünden iyi veya kötü olduğu yani lenf bezlerine sıçrama olup olmadığıyla ilgili ip uçları görülebilir. Metastazlı bir lenf bezi görüntüsü yuvarlak (sferik) ve ortada yağlı dokusu kaybolmuş şekildedir. Normal görüntü oval, fasülye görüntüsü şeklindedir.

Meme ultrasonu:

Memedeki kitlelerin tanısında oldukça önemli tanı yöntemidir. Genç yaşlarda ve sık çektirilmesinin  sakıncası yoktur. Dokunun özelliği, yapısı, kitlelerin karakteri hakkında bilgi verir.

Kitlelerin içinin katı ya da su dolu olduğu (solid ya da kistik olması), sınırlarının düzenli ya da girintili çıkıntılı olması, kitlenin oval ya da sferik (küre şeklinde) olması, içerisinin düzgün ya da karmaşık (homojen-heterojen yapıda) olması, içerisinde küçük kireçlemelerin (mikrokalsifikasyonların) olması gibi özellikleri saptayarak kitlenin iyi ya da kötü olup olmadığı hakkında ip ucu verir. Saydığımız özelliklerdeki katı olan kitlelerde kanser çıkma ihtimali düşünülmelidir.

Ultrasonda koltuk altları da bakılıp değerlendirilmelidir.  Lenf bezlerinin mamografide sayılan bazı özellikleri gibi ultrasonda da metastaz hakkında önemli ipuçları verir.

Ultrason beraberinde kitleyi görerek biyopsi alma imkanı da (ince iğne biyopsis-İİAB veya  kalın iğne biyopsisi, tru-cut biyopsi) vermektedir.

Manyetik rezonans (MR)

Gençlerde ve  memesi  yoğun yapıda olan hastalarda mamografi çektirilemediği ya da iyi görülemediği durumlarda tercih edilir.

Kanser teşhisi konulan hastada meme koruyucu ameliyat yöntemi planlanmışsa tümörün çok merkezli  (multisentrik) olup olmadığını kontrol açısından ameliyat öncesinde çektirilir.

MR ın kontrastlı (ilaçlı) olması gerekir. Tümör şüpheli lezyonlar kontrast tutarak kendini belli eder.

MR ile tümörün doku içinde yayılımı, memenin arkasındaki kaslara yapışık olup olmadığı, tek odaklı veya multi sentrik (birden fazla) olup olmadığı, koltuk altı lenf bezlerinde yayılma olup olmadığı ile bilgiler edinilebilir.

Biyopsi:

Açık Biyopsi (eksizyonel biyopsi): Tanı koymak için kitleyi alıp tetkike gönderme şeklindeki açık biyopsi günümüzde kullanılmamaktadır. Böyle yapıldığında hastaya fazladan bir ameliyat riski eklenmiş olur. Ayrıca ameliyat acısı, ameliyat izi  gibi dezavantajlar vardır.

İğne biyopsisi: Kanserde kesin tanısı biyopsi ile konulur. Ameliyatla biyopsi almak yerine iğne biyopsisi hastaya yatış yapılmadan, ayaktan ve hastaya daha az zahmet verecek şekilde tanı konulması sağlanır. Ultrason eşliğinde yapılması  doğrudur.

*İnce iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) : Enjektörle hücre seviyesinde materyal elde edilir. Tanı koydurabilir. Ancak İyi-kötü (kanser değil-kanser) şeklinde tanı koydurabilir. Kanserin tipi hakkında bilgi vermez.

*Kalın iğne biyopsisi (trucut) : Özel tabanca şeklinde cihazla doku elde edilebilir.Tanı değerinin yüksek olması, kanserin tipinin, alt özelliklerinin (grade, ER, PR, Ki 67 gibi özelliklerinin) belirlenmesini sağladığından açık biyopsinin önüne geçmiştir.

Dondurucu Kesit Biyopsi (Frozen): Hasta teknik hakkında bilgilendirilerek ameliyat edilmek üzere hazırlanır.  Habis olduğu düşünülen kitle çıkarılarak patolojiye gönderilir. 20 dakika gibi bir sürede sonuç belli olur, bu süre içinde hasta anestezi altında beklenilir. Habis (Malign-Kanser) ise tedavi edici kanser ameliyatına devam edilir.

PET –CT (Pozitron emisyon tomografisi):

Kanser tanısı almış hastaya bir madde verilerek vücutta yayılıp yayılmadığı (metastaz kontrolü) yapılır. Tümör hücrelerinin glikoz kullanmasının artmış olması özelliğinden faydalanılır.

Glikoza bağlanmış radyoaktif madde verilir, sonrasında filmler çekilir. Enfeksiyonlu hücreler de bu maddeyi tuttuğundan yanılma payı vardır.

Tutma oranına göre deneyimli bir nükleer tıp uzmanı ayırımı yapabilmektedir

Yaş gruplarına göre meme takibi nasıl yapılmalı?

  • 20li yaşlarda birkaç ayda bir kendi kendine meme muayenesi.

  • 20-40 yaşlarında hiç şikayeti olmasa bile ayda bir kere kendi kendine muayene ve 3 yılda bir doktor muayenesi
  • 40- 50 yaşlarında ayda bir kere kendi kendine muayene, yılda bir doktor muayenesi, yılda bir veya duruma göre iki yılda mamografi ve ultrason
  • 50 yaş üzeri ayda bir kere kendi kendine muayene, yılda bir doktor muayenesi, yılda bir mamografi önerilmektedir.

Doktor, hastanın yaşına ve bulduğu bulgulara göre ileri tetkikler ister.

Meme kanserinden ölümler azaltılabilir mi?

EVET. Erken teşhis ve tedavi ile. Yani erken teşhis ve tedavi edildiğinde bu  kanser artık öldürmeyen bir kanser türüdür.

Erken teşhis konulan kadınlarda  5 yıl yaşama oranı  % 98 dir.

Ölümler çok büyük oranda ilk teşhis edildiğinde ileri evrede olan hastalarda görülür. 17 meme kanserli hastadan birinde ilk teşhis edildiğinde vücutta bir yere sıçramış durumdadır.

Источник: https://www.sehersirin.com/meme-kanseri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.