Meme Kanseri ve Tedavisindeki Yöntemler

içerik

Meme Kanseri Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Meme Kanseri ve Tedavisindeki Yöntemler

Haber güncelleme tarihi 06.12.2018 15:15

Ölüm oranı düşük olan kanser hastalıklarından biri olan meme kanserinde bilinçli olmak, rutin bir şekilde evde kendi muayenelerini yapmak erken teşhis yoluyla iyilşemenin kapılarını açar. Meme kanserinden ölüm oranı 100 bin kadında  ortalama 10 kişi ollarak belirtiliyor. 

Meme Kanseri Nedir?

Yaş sınırlamasının olmadığı, genç ve yaşlı tüm kadınlarda görülen meme kanseri, meme dokusunu oluşturan hücrelerin kontrolsüz bir şekilde çoğalması manasına gelir.

Hücrelerin normal bir şekilde çoğalmalarını kontrol eden genler, radyasyon, mikroorganizmalar gibi çeşitli faktörlerden dolayı görevlerini yerine getiremezler ve dokuda çoğalmalar olur. Eğer çoğalmalar üzenli bir şekilde oluşmazsa doku tümör adını verdiğimiz doku fazlalıkları oluşur.

Bu tümörler başka yerlere yayılma eğilimi gösterirlerse kötü huylu, bulundukları yerde kalırlarsa iyi huylu tümör olarak adlandırılır. 

Meme Kanserini Tetikleyen Faktörler

  • Adet görmeye erken yaşta başlamak
  • 50 yaş üzerinde olunması
  • Menapoza geç girmek
  • Östrojen ağırlıklı doğum kontrol haplarını uzun süre kullanmak
  • Menapoz sonrasıhormon tedavisi görmek
  • 35 yaş sonrasında doğum yapmak
  • Vücut kitle endeksinin 25’in üzerinde olması
  • Anne kız kardeşi gibi birinci derece akrabalarda kanser vakasının olması

Erken Teşhis Hayat Kurtarır

Hangi hastalık olursa olsun erken teşhis tedavi olma açısında önemli bir faktör. Peki meme kanserinde erken teşhis nasıl mümkün olur? Öncelikle kadınlar adet bitiminin hemen ilk günlerinde elle koltuk altı, meme çevresi muayene edilmelidir.

Aynı zamanda 20-39 yaş aralığında 3 senede bir klinik muayene, 40-49 yaş arası her sene klinik muayene vemamografi, 50 yaş ve üzeri her sene klinik muayene ve mamografi çektirmelidir. Olası bir şişkinlik geçiştirilmemeli ve klinik muayene için hastaneye gidilmelidir.

Meme kanserinde erken teşhis o kadar önemli ki, bazı durumlarda kemoterapiye bile gerek kalmıyor. Aynı zamanda erken müdehale memnin formunun bozulmasının da önüne geçiyor. 

Meme Kanserinin Belirtileri

Meme kanserinde hasta kendisini muayene ederken bile problemli bölgeyi dokunarak hissedebilir. Bu durum bir önceki maddede belirttiğimiz erken teşhise işaret ediyor bir bakıma. Fakat bazı durumlarda hastanın dokunarak ya da görerek anlayabileceği bir boyutta olmuyor doku ve mamografi ile görünebiliyor. Eğer;

  • Memede veya koltukaltında ele gelen sertlik, şişlik 
  • Meme başından akıntı 
  • Meme başında içe doğru çekilme, çökme veya şekil bozukluğu 
  • Meme başı derisinde değişiklikler (soyulma, kabuklanma) 
  • Meme cildinde yara veya kızarıklık 
  • Meme cildinde ödem, şişlik ve içe doğru çekintiler olması (portakal kabuğu görünümü) 

Memede büyüme, şekil bozukluğu veya asimetri ya da renginde değişiklik varsa hemen bir doktora görünmenizi tavsiye ederiz. 

Meme Kisti Nasıl Anlaşılır?

1. Öncelikli olarak kişi aynanın karşısında iki memesini karşılaştırarak gözle muayene yapmalıdır.

Bir memesinin diğerinden küçük ve hasarlı olması gibi durumlara karşın meme üzerinde veya meme ucunda kızarıklık olup olmadığı incelenmelidir. Aynı zamanda memede bir çöküntü ve lekelenme gibi durumların olup olmadığını kontrol edin.

Daha sonra iki kol yukarı kaldırılarak koltuk altında veya köprücük kemiği çevresinde herhangi bir şişlik olup olmadığına bakılır. 

3. İki elinizi kalçalarınıza veya belinize bastırarak iki göğüsünüde de herhangi bir değişimin olup olmayacağını inceleyin. Meme ucunuza iki elinizle bastırın ve kanlı veya süt şeklinde bir akıntı olup olmadığına bakın.

5. Oturarak, ayakta veya yatarak parmak uçlarınızı memenizin üzerinde gezdirin. Yukarak veya dikey hareketlerle kendi kendinizi muayene edin. Bunun için işaret parmağınız, orta parmağınız ve yüzük parmağınızı birlikte kullanın.

5- Meme Kanseri Evreleri

Hastalığın 4 evresi var.Tedavide bu evrelere göre yapılmaktadır. Bu evreler ise şunlardır;

Evre-1

Tümör boyutunun 2 cm.’den daha küçük olmasıdır ve tümör başka bir yere yayılmamıştır.

Evre-2

Tümör boyutunun 2 ve 5 cm. arasında olmasıdır. Fakat burada bazı alt gruplarında tümör hücreleri koltuk altı bezlerine miktarı fazla olmamakla birlikte yayılım yapabilir.

Evre-3

Tümörün 5 cm.’den büyük olmasıdır ya da 5 cm.’den küçük tümör olup koltuk altı bezlerinde fazla sayıda paket halinde tutulum olması, göğüs kasları duvarına tutulum olmuş olması, meme başını tutmuş olması ya da boyundaki lenf nodlarına doğru yayılım yapmış olması evre-3 olarak tanımlanır.

Evre-4 

Meme kanserinin başka organlara sıçramış olmasıdır.

Meme Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavi yöntemleri şunlardır;

  • Cerrahi Tedavi
  • Kemoterapi (İlaç tedavisi)
  • Hormonoterapi (Hormon tedavisi)
  • Radyoterapi (Işın tedavisi)

Meme kanserinde hastalığın evresine göre ve doktorun öngördüğü şekilde cerrahi tedavi, radyoterapi ve kemoterapi yapılmaktadır. Eğer tümör doku dışına taşmamışsa kesin olarak cerrahi müdahale yapılır. Eğer tümör başka organlara sıçramısa, geçici olarak rahatlık verebilecek bir operasyon yapılır.

Radyoterapi genellikle ameliyattan sonra yapılır. Ayrıca ilerlemiş vakalarda büyümeyi durdurmak için de yapılmaktadır. Kemoterapi ilaçlarla yapılan tedavidir.

 Hormon tedavisinde ise amaç, bu şekilde östrojen reseptörü içeren ve bu hormona duyarlı olan kanser tiplerinde, östrojen etkisinin ortadan kaldırarak kanserin gelişmesinin önler. 

Cerrahi Tedavi

Cerrahi tedavi, genellikle erken teşhislerde ilk tedavi yöntemi olmaktadır. Bu tedavi yönteminde meme tümörü alınıyor. Aynı zamanda tümörün koltuk altına yayılıp yayılmadığını öğrenmek için lenf bezleri alınıyor. Bu durumdan sonra ise hastanın evresi belirlenerek, bundan sonraki tedavi süreci saptanıyor.

Kemoterapi Tedavisi

Kanserli hücreyi yok etmek amaçlı, bir ya da birden fazla ilacın hastaya verilmesi ile uygulanmaktadır.

Hormon Tedavisi

Cerrahi operasyon ve kemoterapi uygulaması sonrasında eğer tümörleri hormon resöptörü taşıyorsa uygulanmaktadır.

Radyoterapi

Cerrahi operasyon öncesi ve sonrasında tek olarak iyileştirme amaçlı kullanılmaktadır. Radyo terapi tedavisinde X – ışınlarının kullanılması ile tedavi edilmektedir. Radyoterapi, kanser hücrelerinin DNA'larına zarar vererek yok etmektedir.

Meme Kanseri Sürecinde Neler Yapılmalıdır?

  • Kötü sigara ve alkolden vazgeçmelisiniz
  • Stresi azaltmalısınız
  • Bağışıklık sistemini güçlendirmek için gerekli olan vitamin ve antioksidanlar almalısınız.
  • Yeşil yapraklı sebzeler roka, brokoli ıspanak gibi.., kırmızı meyveler üzüm , karadut, böğürtlen gibi meyveleri bolca tüketmelisiniz.
  • Kalorisi yüksek şekerli ve yağlı ürünlerden uzak durmalısınız.
  • Süt ürünleri düzenli olarak tüketmelisiniz.
  • Haftada 3 veya dört porsiyon balık tüketmelisiniz.
  • Tuzu azaltmanız gerekmektedir
  • Hazır gıdalardan uzak durmalısınız.
  • Düzenli olarak zeytin yağı tüketmelisiniz.

Önerilen İçerik; Meme Kanseri İçin Uygulama Geliştirildi

UYARI !
İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

Neoldu.com / Sosyal Fayda

Источник: https://www.neoldu.com/6-adimda-meme-kanseri-kontrolu-erken-teshis-hayat-kurtarir-1868h.htm

Meme kanseri tedavi kılavuzu: En başarılı tedavi yöntemi hangisi

Meme Kanseri ve Tedavisindeki Yöntemler

• Memede ele gelen bir sertlik veya kitle• Meme ucunda ekzema ya da yara• Memede iltihap• Meme ucunda berrak yada kanlı akıntı

• Meme ucunda içeriye doğru çöküntü

Yıllık mamografi konrollerini yaptıran kadınlarda yukarda sayılan meme kanseri belirtileri oluşmadan meme kanseri teşhisi koyulabilmektedir.

Meme kanseri belirtilerin oluşması için kanserin başlangıcından itibaren orlama minimum 3-5 sene geçmesi gerekmektedir. Erken teşhis ile kazanılan bu zaman sayesinde tedavi başarısı %90-99 oranlarındadır.

Bu sayede hastaya yapılan cerrahi tedavi minimuma indiği gibi kemoterapi tedavisi de genelde gerekmemektedir.

Detaylı kanser belirtileri! Bunları bilmek hayatınızı kurtarabilir

Meme kanserinin nedenleri?

Meme kanseri özellikle 50 yaşın üzerindeki kadınlarda görülür. Meme kanserine yakalanma riskini arttıran farklı sebepler mevcuttur:

• Erken yaşta adet görmek• Menapoza geç girmek• Hiç çocuk doğurmamak• İlk çocuğunu 35 yaşından sonra doğurmak• Menapoz döneminden sonra şişmanlık• Menapoz döneminde hormon tedavisi• Alkol

• Daha önce bir memesinde kanser olan kadınların diğer memesinde kanser gelişebilir.

Baba ya da anne tarafınızdan meme kanserine yakalanan fazla sayıda kadın varsa, kalıtsal meme kanseri söz konusu olabilir. Özellikle bu kadınlar 40 yaşını doldurmadan meme kanserine yakalanmışlarsa kalıtsal meme kanserinden söz edilebilir.

Meme kanserinin belirtileri nelerdir?

  • Memede ele gelen bir sertlik veya kitle
  • Meme ucunda ekzema ya da yara
  • Memede iltihap
  • Meme ucunda berrak yada kanlı akıntı
  • Meme ucunda içeriye doğru çöküntü

Meme kanseri tedavisinde hangi seçenekler mevcuttur?

Meme kanserine yakalanan kadınlar ameliyat edilir. Ameliyat esnasında kitle/tümör yada memenin tamamı alınır. Ameliyattan sonra çoğu hasta ışın tedavisi (radioterapi), ilaçla tedavi (kemoterapi) yada hormon tedavisi (anti hormonel) ile tedavi görür. Ameliyat sonrası tamamlayıcı/ek tedavi, hastalığın tekrar ortaya çıkma riskini azaltır.

https://www.medikalakademi.com.tr/meme-kanseri-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-memenin-elle-muayenesi/

Meme koruyucu ameliyatlarda tümör ve tümörün etrafındaki meme dokusunun bir kısmı alınır. Yani memenin tümü alınmaz. Hastanede yatış süreniz genel olarak 2 ile 7 gün arasında değişir. Ameliyat sonrasında memenin görünümü değişebilir.

Ameliyatı takip eden günlerde meme sert ve şişkin hissedilir. Meme ucunda biraz akıntı da olabilir. Bu yan etkiler zamanla ortadan kalkar.

Meme koruyucu ameliyattan sonra, tamamlayıcı tedavi olarak memenin kendisine ışın tedavisi uygulanır ve bu şekilde geride kalmış olabilecek olası kanser hücreleri öldürülür.

Memenin tamamen alınması (mastektomi)

Bu ameliyatlarda memenin tamamı alınır. Hastanede yatış süreniz genel olarak 2 ile 5 gün arasında değişir. Bu ameliyattan sonra ışın tedavisi, sadece hastalık koltuk altına yayıldıysa uygulanır.

Eğer kanser koltuk altına yayıldı ise

Meme kanseri yayılmış ise, bu öncelikle koltuk altından başlar. Burada kanser hücrelerinin yerleşebileceği lenf bezleri bulunur. Bu sebeple lenf bezleri muayene edilir. Doktorlar önce, kanser hücresi içerip içermediğini görmek için, bir lenf bezini (sentinel node) alırlar. Bu işleme sentinel lenf bezi biyopsisi denir.

Eğer bu lenf bezi kanser hücresi içeriyorsa, koltuk altındaki bütün lenf bezleri alınır. Eğer kanser hücresi yoksa diğer lenf bezleri alınmaz. Bu işlemin tamamı ameliyat esnasında gerçekleşir. Doktorlar hem meme koruyucu ameliyatlardan sonra, ve hem de bütün memenin alındığı ameliyatlardan sonra lenf bezlerini alırlar.

Hastalık lenf bezlerine yayıldı ise, kanser hücrelerini yok etmek için ışın tedavisi görürsünüz. 5-6 hafta boyunca haftada 5 gün size ışın tedavisi verilir. Her tedavi seansı birkaç dakika sürer ve siz hiçbir şey hissetmezsiniz.

Işın tedavisinden sonra meydana gelen yan etkiler nelerdir?

Işın tedavisi ciltte kızarıklık yapabilir, ve yaralar da ortaya çıkabilir. Işın tedavisi memenin daha sert hissedilmesine sebep olabilir. Tedavi sırasında ışınlar akciğerin bir kısmına çarptığı için bu bazı kadınlarda kuru öksürüğe yol açabilir. Işın tedavisi ve ameliyat omuz hareketliliğinde de problemler yaratabilir.

Kolun şişmesi (lenfödem)

Koltuk altına uygulanan ameliyat ve ışın tedavisi, ameliyat edildiğiniz taraftaki kolda sıvı toplanmasına sebep olabilir. Buna lenfödem denir. Bu kronik (kalıcı) bir durumdur, ama masaj v.b yöntemlerle hafifletilebilir.

Meme kanserinde ilaç ile tedavi

Meme kanseri hastaları iki gruba ayrılır:
• Hastalığın tekrarlama riski düşük olan kadınlar
• Hastalığın tekrarlama riski yüksek olan kadınlar

Bu iki grup hasta, ameliyat sonrasında farklı tedaviler görürler. Düşük risk grubundaki kadınlar ameliyat sonrası tedavi görmezler. Yüksek risk grubundaki kadınlar farklı türlerde ilaçlar alırlar. Bu ilaçlar aşağıda belirtilmiştir. Yaş faktörü bu tedavide rol oynar. 35 yaşın altındaki daha genç kadınlar her zaman ameliyat sonrası tedavi görürler.

Meme kanserinde tedavi başarısı artmaya devam ediyor

60 yaşın altındaki kadınlar 60 yaşın üzerindeki kadınlardan farklı bir ameliyat sonrası tedavi görürler. Yan etkiler kişiden kişiye değişir. Tedavi esnasında oluşabilecek, 4 yan etkiler herkeste aynı değildir. Bazı yan etkiler ilaç ile hafifletilebilir ya da tedavi edilebilir.

Meme kanseri ve kemoterapi tedavisi

Kemoterapi, kanser hücrelerinin ilaç ile tahrip edilmesidir. Kemoterapi serum şeklinde damar yolu ile (drop) verilir. Yani ilaç vücudunuza kan damarları yolu ile verilir. Yaklaşık 6 ay boyunca her 3 haftada bir kemoterapi uygulanır, ve tedavi esnasında hastaneye yatırılmanız gerekli değildir.

Kemoterapi hem kanser hücrelerini, hem de normal vücut hücrelerinden bazılarını etkiler. Kemoterapi ilk günlerde mide bulantısı, kusma ve ishal yapar.

Ağız ve gözleri döşeyen zar tabakasında (mukozada) tahriş görülebilir ve tedaviden sonraki 1-2 haftalık süre içerisinde mikroplar vücudunuzda daha kolay hastalık oluşmasına (enfeksiyona) yol açabilir. Kemoterapi adet kanamalarını durdurup, eğer menapoz dönemine girmediyseniz, sizi adetten kesebilir.

Pek çok kadında tedavi esnasında saç dökülmesi görülür. Ve pek çok kadın saç dökülmesinden rahatsız olur. Ama tedaviden sonra saçlar yeniden uzar.

Meme kanserinde hormon tedavisi

Çoğu kadında kadın cinsiyet hormonu östrojen, kanser tümörünün büyümesine neden olur.

Bu sebeple hormon tedavisi (anti-hormon behandling) uygulanır, genellikle ilk önce 2,5 yıl boyunca tamoxifen ve sonra 2,5 yıl Femar, Ameridex yada Aromasin adlı ilaçlar verilir.

Bu tedavi esnasında, diğer tedavi yöntemlerine göre az olmakla beraber, terleme, baş dönmesi, vajinada kaşıntı, mukozalarda kuruluk ve belki de az saç dökülmesi v.s gibi yan etkiler görülür. Hormon tedavisi haplarla gerçekleştirilir.

Meme kanserinde tümör tipine özel tedaviler başarıyı arttırıyor

Meme kanserinde diğer ilaçlarla tedavi (Herceptin)

Belirli bir kanser tümörüne yakalanan kadınlar 12 ay boyunca Herceptin adlı ilacı alırlar. Bu ilaç hastalığın tekrar ortaya çıkma riskini azaltır. Herceptin damar yolu ile yani serum şeklinde verilir.

Eğer meme kanseri yayıldı ise

Eğer meme kanseri vücudun başka yerlerine yayıldı ise, hastalık tedavi edilebilir, ama tam şifa ile iyileştirilemez. Kemoterapi, belirtileri hafifletmek ve yaşam süresini uzatmak için uygulanır. Yan etkiler kişiden kişiye değişir. Tedavi sırasında herkeste aynı yan etkiler görülmez. Bazı yan etkiler ilaçla tedavi edilebilir.

Hastane dışında meme kanseri tedavisi

Kanser hastalarının çoğu hastanede aldıkları tedavinin haricinde başka tedavilere de başvururlar, örneğin destekleyici beslenme.

Bu tedavilerden bazıları, hastanede gördüğünüz tedaviyi ters etkileyebilir .

Bu sebeple, doktorların size uyguladığı tedavinin haricinde ya da onun yerine başka bir tedaviye başlamayı veya yurtdışında tedavi olmayı düşünüyorsanız doktorunuz ile konuşmalısınız.

Sigara ve meme kanseri ilişkisi
Sigara içiyorsanız, sigarayı bırakmanız iyi bir fikir olabilir. Sigara içiyorsanız, ameliyattan sonra yaraların iyileşmesi daha zordur. Sigara içiyorsanız, ışın tedavisi daha az etki gösterir. Tütün kullanımını azaltmanın bir faydası olmaz. En faydalı olanı sigarayı tamamen bırakmaktır.

Meme kanseri tedavisi tamamlandıktan sonra ne olur?

Tedaviden sonra kendinizi takatsiz ve yorgun hissetmeniz tamamen normaldir. Fiziksel hareketlilik ve egzersizler, bazı hastalar için yorgunluğa faydalı olabilir ve hastaların düşüncelerini hastalıktan uzaklaştırabilir. Hareket etmek ve fiziksel olarak aktif olmak önemlidir örneğin yürüyüş yapmak gibi.

Meme kanserine yakalanan bazı kadınlarda kilo artışı olur. Doktorunuzla besinleriniz hakkında konuşun. Bazı hastalar ömür boyu bazı yan etkiler ile yaşamayı kabullenmek zorunda kalabilirler.

Bazı kadınlar daha önce meme kanserine yakalanmış ve bu nedenle hastalığı kendi vücudunda hissetmiş diğer kadınlarla konuşmaktan büyük fayda görürler.

Meme kanseri sonrası değişen bir beden

“Yeni” bedeniniz ve aldığınız yaralar ile yaşamayı kabullenmek zaman alabilir. Çoğu kadın bir meme ameliyatından sonra bir kadın olarak kendini daha az çekici hisseder. Bazıları çok kilo verir, bazıları kilo alır. Bazı kadınlar cinsel isteklerini kaybederler ya da eşlerinin cinsel isteklerini kaybettiğini görürler. Eşinizle duygularınız ve ihtiyaçlarınız hakkında konuşmanız iyi olur.

Meme kanseri sonrası meme protezi ve takma göğüs

Memeniz alındı ise protez takılabilir. Meme protezleri yumuşak silikondan yapılır, ve doğal memeye çok benzer. “Sadece” memenin bir kısmı da alınmış olsa, meme küçülebilir, şekli değişebilir. Bir meme protezi ile bu sorun giderilebilir.

Farklı tiplerde meme protezleri bulunur. Bazı meme protezleri kendinden yapışkanlıdır. Bazıları sütyenin içine yerleştirilir. Bazı kadınlar yeni bir meme yaptırmak isterler.

Bu genel olarak en erken ameliyattan bir yıl sonra mümkün olabilir.

Doktorlar derinin altına ameliyatla bir protez yerleştirerek, yada vücudun diğer bölgelerinden alınan deri ve dokuyu kullanarak yeni bir meme oluşturabilirler.

Meme kanseri tedavisi sırasında kontrol

Çoğu hasta 10 yıla kadar hastanede kontrole gider, ama bazı kadınlar kendi aile doktorlarına gidip kontrol yaptırırlar. Doktor ameliyat yapılan yeri, lenf bezlerini ve diğer memeyi muayene eder.

Kontrol ziyaretleri arasında geçen süre içerisinde aşağıdaki şu belirtilere dikkat etmelisiniz:• Ele gelen kitleler, sertlik yada memede, yarada yada koltuk altında değişimler• Nefes darlığı yada öksürme• Ağrılar

Belirtiler hastalığın geri geldiğine dair işaretler olmayabilir. Ama bir doktor tarafından muayene edilmeniz gereklidir.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/meme-kanseri-belirtileri-tedavi-kilavuzu/

Hamilelikte meme kanseri teşhis ve tedavi yöntemleri neler?

Meme Kanseri ve Tedavisindeki Yöntemler

Hatta önümüzdeki yıllarda bu tip vakaların çok daha sık karşımıza çıkacağı tahmin ediliyor. Çünkü son yıllarda çocuk sahibi olma yaşı 30-40’lı yaşlara kadar geciktiriliyor.

Kadın Hastalıkları Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Betül Görgen ile 3 bin Hamilelikte bir ortaya çıkan Hamilelik esnasında en sık rastlanan kanser türü meme kanserinin teşhis ve tedavi yöntemleri hakkında önemli bilgiler verdi.

Hamilelikte meme kanseri nasıl farkedilir?

Hamilelikte meme kanseri saptandığında, sıklıkla bunun geç tanı konmuş ve Hamilelik olmadığı dönemde başlamış bir kanser olduğunu düşünürüz. Bu nedenle de lenf nodüllerine yayılım olasılığı daha fazla olabilir. Bu kısmen Hamilelikteki hormonal değişimlerin de sonucu olabilmektedir.

Hamilelikte rutin adet döngüsü sonlanır ve östrojen ve progesteron seviyesi artar. Aynı zamanda emzirme sürecine hazırlık olarak prolaktin hormonu da artar. Bu hormon etkisiyle göğüsler büyür, hassas ve düzensiz bir hale gelir.

Bu da hem doktor hem hasta için boyutu büyüyene kadar bir kitlenin fark edilmesini geciktirir.

Gebeliğin erken döneminde meme kanseri tanısı koyamamanın diğer bir nedeni de, genelde tarama yöntemlerinin Hamilelik sonrasına ertelenmesidir.

Hamilelik ve emzirme dönemi meme dokusunun daha yoğun olmasına neden olur. Böylece erken dönemde meme kanserinin mamografik bulguları ile normal bulgular kolaylıkla birbirine karıştırılabilir.

Gecikmiş tanı Hamilelikteki meme kanserinin en büyük problemlerinden biridir.

Hamilelikte meme kanseri teşhisi hangi yöntemle yapılmalı?

Eğer göğsünüzde kitle veya herhangi bir değişiklik fark ederseniz bunu önemseyerek doktorunuza danışmalısınız. Doktorunuz muhtemelen mamografiyi Hamilelikte önermeyecektir. Bu durumda US ve MRI gibi görüntüleme testleri yapmak uygundur. Şüpheli bir değişiklik mutlaka dikkate alınmalı ve gebeliğe bağlı bir değişiklik olduğuna karar vermeden önce gerekirse biopsi uygulanmalıdır.

Mammografi Hamilelik sırasında başlayan meme kanserlerinin çoğunu saptayabilir ve Hamilelikte bile oldukça güvenli olduğu düşünülür. Mammogram’ın yarattığı radyasyon miktarı da çok düşüktür.

Radyasyon göğüslere fokus olduğu için vücudun diğer kısımlarına ulaşabilecek miktar çok düşüktür. Ekstra koruma için belin alt bölgesine koruyucu bir örtü konabilir. Ancak bazı bilim adamları radyasyonun doğmamış bebeğe etkisi konusunda hala hemfikir değildir.

Ancak Hamilelik esnasında da olsa erken tanı çok önemlidir ve bunu unutmamak gerekir.

Biopsi yapılması bebeği etkiler mi?

Eğer memede kitle ele gelir yada şüpheli bir lezyon saptanırsa biopsi düşünülmelidir. Meme biopsileri genellikle iğne ile yapılır ve Hamilelik olsa da yatış gerektirmez. Biopsi yapılacak alanın uyuşturulması fetüs için bir risk teşkil etmez.

İğne biopsisinden yanıt alınmadığı durumlarda cerrahi biopsi sonraki adımdır. Burada şüpheli alandan küçük bir kesi yapılarak doku örneği alınır. Bu işlem genel anestezi altında yapılır ve Hamilelik açısından risk taşımaz.

Meme kanseri anneden bebeğe geçer mi?

Eğer meme kanseri saptanmışsa, kanser hücrelerinin memenin içine ve vücudun diğer kısımlarına yayılıp yayılmadığına bakmak gerekir bu işleme “evreleme” diyoruz. Bu işlem Hamilelikte çok daha önemlidir çünkü Hamilelikte meme kanseri daha ileri aşamada olabilir.

MRI ve US incelemesinde fetüsün radyasyona maruz kalmadığı akılda tutulmalıdır. Fakat bazen MRI esnasında kullanılan “boya” asla kullanılmamalıdır. Çünkü plasentayı geçerek anomalilere neden olabilir.

Ac grafisi çok küçük dozda radyasyon içerdiğinden, karnı koruyarak rahatlıkla çekilebilir. PET tarama, kemik taraması ve BT radyasyon nedeniyle tercih edilmez.

Çok çok nadir olguda kanser plasentaya ulaşmış olabilir bu da fetusun beslenmesini etkileyebilir. Fakat meme kanserinin anneden fetuse geçişine rastlanmamıştır.

Hamilelikte meme kanseri tedavisi nasıl yapılır?

Tümörün boyutuna, tümörün yerleşimine, yayılımına gebeliğin sonlanmasına ne kadar kaldığına, anne adayının tercihine göre değişir.

Aslında amacımız gebe olmayan meme kanseri olgularında olduğu gibi “kanseri kontrol altına almak ve yayılımını önlemektir”. Fakat fetüsün korunma endişesi durumu biraz karmaşık hale getirmektedir.

Cerrahi genellikle güvenilir bir tedavidir. Kemoterapi, radyoterapi veya hormonal terapi fetüse zarar verebileceği için uygulanmaz. Ancak gebeliğin ileri aşamalarında kemoterapi düşünülebilir. Ancak inflamatuar kanser gibi tedavide gecikmenin hasta için önemli olduğu durumlarda, kemoterapi zorunlu olduğundan, gebeliğin sonlandırılması söz konusu olabilir.

Tedavi için Hamilelik sonlandırılmalı mı?

Eski dönemlerde yapılan bazı çalışmalar, kanser tedavisi için gebeliğin sonlandırılmasının hastalığın seyrinde çok etkili olmadığını göstermektedir. Yine de tedaviye hemen başlamak gerekiyorsa aileye Hamilelik sonlandırmanın taşıdığı durumun taşıdığı riskler ve faydalar açıkça anlatılmalı ve sonra karar netleştirilmelidir.

Cerrahi: Kanserli göğsün ve lenf nodlarının alınması Hamilelikte güvenle uygulanabilen bir cerrahidir. Meme koruyucu cerrahi ise sonrasında radyoterapi gerektirdiği için tercih edilmez. Çünkü radyasyon anne karnındaki fetüsü etkileyebilir.

Anestezi: Genel anestezi meme cerrahisi sırasında korkmadan uygulanabilir. Ancak cerrahinin uygulama zamanına kadın doğum uzmanı, cerrah ve anestezist beraberce karar vermelidir.

Cerrahi sonrası tedavi: Kanserin evresine bağlı olarak, tekrarlamasını önlemek maksadıyla kemoterapi, radyoterapi ve hormonal terapi gerekebilir. Bazı durumlarda bu tedaviler doğum sonrasına ertelenebilir.

Kemoterapi: Kemoterapi Cerrahiyle beraber uygulandığı gibi erken dönem kanserlerde ve ileri evre kanserlerde tek başına da kullanılabilir.

Gebeliğin ilk 3 ayında kullanılmaz. Kullanılırsa Hamilelik kaybı olasılığı çok yüksektir. Yapılan çalışmalar Hamilelikte 4-9. Aylar boyunca bazı ilaçların fetüsü riske atmadan kullanılabildiğini, sadece erken doğum riskini artırdığını, ileri sürmektedir. Yine de bu ilaçların uzun dönem etkileri bilinmemektedir.

Kemoterapi 35 haftadan sonra da, annenin kan değerlerini düşürerek enfeksiyon ve kanamaya eğilimi artırdığından, uygulanmaz.

Hormon tedavisi ve ileri evredeki kanserler için tercih edilen hedef tedavinin uygulanması için de doğum sonrasının beklenmesi gerekir.

Tedavi sürecinde bebek emzirilmeli midir?

Pek çok doktor tedavi sırasında emzirme yapılmasını istemez. Cerrahi planlandıysa emzirmenin kesilmesi memenin kan akımını azaltıp memenin küçülmesini sağlayacağından operasyon için kolaylaştırıcıdır. Aynı zamanda enfeksiyon riski de azalır. Ayrıca kemoterapi ilaçları anne sütüne ve dolayısıyla beslenirken bebeğe de geçer.

Yaşam beklentisi nedir?

Hamilelik meme kanserinin hem fark edilip tanı konmasını hem de tedavisini güçleştiren bir süreçtir. Buna karşın yapılan çalışmalarda gebe ve gebe olmayan aynı evrelerdeki kadınlarda meme kanseri sonuçları benzer bulunmuştur.

2013 yılında yapılan ve 300 den fazla Hamilelik sırasında tanı konmuş meme kanseri olgusunu incelemişler ve 5 yıllık takipte Hamilelik dışında meme kanseri tanısı almış aynı evre olgularla karşılaştırılabilir sonuçlara ulaşmışlardır. Sadece hastalıksız geçen süre Hamilelikte tanı konmuş olgularda daha kısadır.

Esrar kullanımı ‘Hamilelikte’ erken doğumu tetikliyor

‘Hamilelikte’ tiroid sorunları bebeğin gelişimini etkiliyor

Hamilelik döneminde kozmetik ürün kullanmak zararlı mı?

Hamilelerin sağlıkla spor yapabilmelerinin 8 yolu!

Источник: https://indigodergisi.com/2016/10/hamilelikte-meme-kanseri-teshis-ve-tedavi-yontemleri-neler/

Meme Kanseri nedir? Meme Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

Meme Kanseri ve Tedavisindeki Yöntemler

Meme Kanseri Tedavisi

Meme kanseri tüm dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Bu kanser türü akciğer kanserinden sonra, dünya genelinde, rahim ağzı kanseri (serviks) ile görülme sıklığı en yüksek olan kanser türlerindendir. İstatistiklere göre her 8 kadından birinin hayatının belirli zamanında meme kanserine yakalanmaktadır.

Kanser hücreleri genellikle sütün üretildiği, memelerin lobüllerinde ya da memedeki süt dranej kanallarında oluşur. Meme kanseri en fazla menopoz dönemindeki kadınlarda oluşur fakat herhangi bir yaşta da ortaya çıkabilir. Meme kanseri erkeklerde de görülmesine rağmen oldukça nadirdir. Her 100 kadına karşın bir erkekte görülmektedir.

Meme kanserinin belirtilerinden şüphelenildiğinde hızla harekete geçilmelidir. Kanser erken evrede (ilk evrede) teşhis edildiğinde meme kanseri tedavisinin başarı ile sonuçlanma oranı %90’ların üzerinde olmaktadır.

Kendi memenizi kontrol ederken şüpheli bir sertlik bulabilirsiniz, hekiminiz klinik meme muayenesinde bir sertlik hissedebilir ya da meme dokusunda anormal bir bölge mamografi ya da göğüs MR’ı gibi bir tarama testinde ortaya çıkabilir.

Meme kanserinin risk faktörleri nelerdir?

Meme kanseri risk faktörleri önlenebilir riskler ve değiştirilemeyen riskler olarak iki ana başlık altında toplanabilir.

Önlenebilir riskler kişilerin yaşamlarında değiştirebileceği faktörler olarak sıralanabilir: Sigara ve alkol tüketimini azaltmak, hareketli bir yaşam oluşturmak, sağlıklı beslenmek gibi.

Değiştirilemeyen riskler ise yaş, cinsiyet, yoğun meme dokusu, erken adet görmek ya da geç menopoz ile pozitif aile öyküsü olarak sıralanabilir.

Medikal Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanımız Doç. Dr. Meral Günaldı
Meme Kanseri Nedir? Risk Faktörleri Nelerdir? bilgiler veriyor.

Meme kanseri tanısında kullanılan yöntemler nelerdir?

Belirtiler doğrultusunda uygulanacak olan meme kanseri tedavisi programı için doktorunuzun yapacağı testler, tümörün başladığı alan ile sınırlı olup olmadığını (lokal) ya da vücudunuzun diğer bölgelerine (metastaz) yayılıp yayılmadığını anlamak için yapılır.

Meme kanseri tedavisinde tanı için aşağıdaki yöntemler kullanılmaktadır.

  • Mamografi: Meme dokusunun röntgen ışınları ile incelenmesi esasına dayalı bir yöntemdir. Hastanın her hangi bir yakınması yok iken çekilen ilk mamografi baz mamografidir. Mamografi tarama amaçlı veya tanı amaçlı yapılabilir. Tarama amaçlı mamografi hiçbir yakınması olmayan kişilere yapılırken, tanı amaçlı yapılan mamografide şüpheli kitle veya bölgenin daha detaylı tetkiki olanağı vardır.
  • Ultrasonografi: Ses dalgalarının dokulardan geri yansıması esası ile çalışır. Mamografide bulunan bir şüpheli kitle veya alanın, veya hastanın eline gelen kitlenin sıvı veya katı olduğunu anlamak için kullanılır. İçi sıvı dolu olan kitleler yani kistler kanser açısından önemli bir tehdit oluşturmazlar. Buna karşılık, içi katı olan yani “solid” kitleler memenin tümörleridir. Bunların iyi veya kötü huylu olduğu ayrımını düzenli takipler veya başka ileri yöntemlerle yapmak gerekir.
  • Galaktografi: Meme başından içeri ilaç verip süt kanallarının filminin çekilmesidir. En çok meme başı akıntısı yakınması olanlarda uygulanır.
  • İnce iğne biyopsisi: Standart enjektör iğnesi ile hücresel düzeyde örnek alıp mikroskop altında bunların incelenmesidir.
  • Kalın iğne biyopsisi: Bu amaç için yapılmış, kalın bir iğne ile doku parçası alınarak bunun incelenmesidir.
  • Stereotaksik biyopsi: Kitlenin yerinin özel bir cihazla tespit edilip tam o noktadan örnek alınmasıdır.
  • Stereotaksik işaretleme: Özel bir cihaz ile şüpheli alanının görülüp içine ince bir tel bırakılmasıdır.
  • Cerrahi biyopsi: Ameliyathanede yapılan ve kitlenin tamamının çıkartılıp mikroskop altında incelenmesidir.

Meme kanserinin evreleri nelerdir?

Tüm kanser türlerinde olduğu üzere meme kanserinde de erken teşhis oldukça önemlidir. Kanser erken dönemde teşhis edilirse meme kanseri tedavisi çoğu zaman meme alınmadan neticelendirilebilmektedir.

Meme Kanseri Tedavisi için Evreleme Önemlidir

Kanserin lokalize ya da yaygınlaştığını belirten evreleme olarak adlandırılan ve yaygın kabul gören sisteme göre meme kanseri evre 1 (lokalize)’den Evre 4’e (uzak organlara metastaz) olmak üzere evrelenir. Hastalığın hangi evrede olduğunu öğrenmek için yapılan muayene ve testlerle tedavi planı oluşturulmaktadır.

Medikal Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanımız Doç. Dr. Meral Günaldı
Meme Kanseri Evreleri Nelerdir? bilgiler veriyor.

Meme kanseri evreleri hakkında detaylı bilgi için tıklayınız

Medikal Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanımız Doç. Dr. Meral Günaldı
Meme Kanseri Tanı Yöntemleri Nelerdir? bilgiler veriyor.

Meme kanseri tedavisi nasıl yapılır?

Hastalığın evresine, hastanın özelliklerine ve genel sağlığına bağlı olarak tedavi seçenekleri bir veya birden fazlasını içerebilir: Cerrahi, radyasyon tedavisi, hormon tedavisi, kemoterapi veya hedefe yönelik tedavi gibi

Standart tedavi yöntemleri :

1- Cerrahi Tedavi
2- Radyoterapi (Işın tedavisi)
3- Kemoterapi (İlaç tedavisi)
4- Hormonoterapi ( Hormon tedavisi )

1- Cerrahi Tedavi
Genellikle kanserle savaşın ilk aşamasıdır. Çoğu hastanın tedavisi kanserli dokunun cerrahi olarak çıkarılması ile başlar. Sentinel lenf (bekçi lenf nodu) biyopsisi yapılarak beraberinde gerekiyorsa koltukaltı lenf bezleri de temizlenir.

Günümüzde meme kanserinin tedavisinde, cerrahi girişimin birkaç farklı uygulaması vardır. Bu uygulamalar temel olarak, memenin alınmadan korunmasına yönelik olanlar ve memenin tümünün çıkartılmasına yönelik olanlar olarak iki ana gruba ayrılmaktadır.

Son dönemdeki medikal gelişmeler ışığında sadece kanserli bölgenin çıkarılması ve memenin korunması , koltukaltı lenf bezlerinden ise örnekleme yapılması sayesinde hastalarda benzer başarılı sonuçlar alınabilmekte ve aynı gün evlerine gidebilmektedirler.

Memenin tümünün alınması gerektiği durumlarda ise plastik cerrahi teknikler ile yeniden meme rekonstrüksiyonu yapılması mümkündür.

2- Radyoterapi (Işın Tedavisi)
Işın tedavisi, X-ışınlarının (röntgen ışınları), meme bölgesine ve koltuk altına uygulanmasıyla, cerrahi girişimden sonra kalma olasılığı olan kanser hücrelerinin yok edilmesini sağlamak amacı ile yapılır.

En sık kullanılan yöntem harici ışınlama (external beam radiation) yöntemidir. Operasyondan sonra 4-6 hafta süreyle uygulanır. Özel bir lineer akseleratör kullanılmak suretiyle, harici olarak, tüm meme ve bazen de koltukaltı hedeflenerek ışınlanır. Işın genellikle 4-6 hafta boyunca, haftada 5 gün olarak verilir.

Radyoterapinin yan etkileri; Bu tedaviyi gören kadınların çoğu halsizlikten yakınırlar. Memede şişme ve ağırlık hissi ortaya çıkabilir. Tedavi edilen bölgedeki deri, güneş yanığı rengini alabilir.

Bu yan etkiler yaklaşık bir yılda kendiliğinden kaybolur.

Merkezimizde kullanılan Novalis destekli TrueBeam STx isimli lineer akseleratör ile sağlıklı dokuya minimum oranda zarar verilerek bu yan etkiler en aza indirilir.

3- Kemoterapi (İlaç Tedavisi)
Kanser hücrelerini öldürücü ilaçlarla yapılan tedavidir. Bu ilaçlar ağızdan veya damardan verildikten sonra tüm vücuda yayılır.

Genellikle, aynı anda birkaç ilaç birlikte verildiğinde daha etkili olduklarından, değişik kombinasyonlar halinde verilirler. Kemoterapi, kürler halinde verilir. 4-6 kür planlanır. Her kür arası yaklaşık 3 haftadır.

Bu da toplam 3 ile 5 aylık toplam kemoterapi süresi demektir.

Bazı olgularda yapılan cerrahi tedaviye ek olarak, ilaç tedavisi de eklemek gerekebilir.

Hastalarda cerrahi tedavi sonrası yapılan tetkiklerde, herhangi bir bölgede kanser kalmamış olsa bile, koruyucu önlem olarak bir süre ilaç tedavisi yapılabilir. Bu tedaviye adjuvan kemoterapi denir.

Neoadjuvan kemoterapi ise Evre 3 kanseri olan hastalarda mevcut tümörün boyutlarını küçültmek ve cerrahiye uygun hale getirmek amacıyla yapılır. Neoadjuvan kemoterapinin bir faydası da yapılan kemoterapinin tümör üzerine etkinliğinin izlenmesidir. Kemoterapiyle ilgili daha fazla bilgi için tıklayınız.

4- Hormono Terapi (Hormon Tedavisi)
Bazı meme kanseri hücreleri, içerdikleri hormon reseptörleri (algılayıcıları) aracılığı ile östrojene duyarlı olabilir.

Yani, östrojen hormonu bu kanser hücrelerinin büyümelerine ve artmalarına neden olabilir.

Hormon tedavisinde amaç, bu şekilde östrojen reseptörü içeren ve bu hormona duyarlı olan kanser tiplerinde, östrojen etkisinin ortadan kaldırarak kanserin gelişmesinin önlenmesidir.

Medikal Onkoloji ve İç Hastalıkları Uzmanımız Doç. Dr. Meral Günaldı
Meme Kanseri Tedavi Seçenekleri Nelerdir? bilgiler veriyor.

Segmental mastektomi nedir?

Meme kanserinde memenin tamamının alınmayıp sadece kitlenin çıkarıldığı tedavi şekline genel olarak “meme koruyucu cerrahi” denir. Memedeki kanserli dokunun kanser içermeyen normal meme dokusu ile birlikte çıkartılmasına “lumpektomi” daha geniş normal doku ile birlikte çıkartılmasına ise “segmental mastektomi” denir.

Источник: https://neolife.com.tr/meme-kanseri-tedavisi/

MEME KANSERİ TEDAVİSİ

Meme Kanseri ve Tedavisindeki Yöntemler

Meme kanseri tedavisinde tek bir doğru yoktur. Hastadan hastaya, hatta tümörden tümöre tedavi değişebilir.

Multi disipliner dediğimiz bir çalışma içinde ve ekiple birlikte tedavi edilmelidir. Yani genel cerrahi, radyoloji, patoloji, nükleer tıp, tıbbi onkoloji, radyasyon onkojojisi, hatta plastik cerrahi uzmanları birlikte görüş alışverişi yapılarak tedavinin şekli ve sırası planlanır.

Tedavide bir çok branş hekimi ve hasta, hasta yakınları el ele vermelidir. 

Tedavide Göz Önünde Bulundurulan Kriterler Şunlardır.

Hastanın Özellikleri:

*Yaşı: Genç yaşlarda tümör agresif olabileceği ve beklenen ömürün daha fazla olduğu düşülür. Memeyi korumaya  daha fazla gayret edilir.

Yaşının avantajıyla memesi korunduğunda ameliyat sonrasında ışın tedavisi ve ilaç tedavilerini  daha kolay alabilir.

Tümör büyükse, kitleyi küçültüp memenin tamamının alınmasını engellemek yani  memesinin korunmasını sağlamak amacıyla  kemoterapi (KT), cerrahi tedavinin önüne alınabilir.

*Menapoz ve adet görme durumu: Menapoz sonrası tümörler genellikle daha iyi seyirli özelliklere sahiptir. Çoğunlukla yavaş ilerler. Memenin dokusu yağlı olduğundan, tarama yöntemleriyle kontrol yaşında olduklarından daha erken teşhis edilme oranı fazladır.

*Kadının memesinin yapısı: İri memeli kadında 2 cm. lik tümörde memenin hepsi alınmayıp koruyucu cerrahi uygulanabilirken çok küçük memeli kadında 1 cm. lik tümörde koruyucu cerrahi kötü bir kozmetik sonuç oluşturabilir. Uygulanacak cerrahi yöntemde bu durum göz önünde tutulmalıdır.

*Ek hastalıkları; Kemoterapiyi kaldırmasına veya radyoterapiyi almasına engel olabilecek kalp veya diğer sistemik hastalıkları dikkate alınarak tedavi planlanır.

Örneğin sol memesinde kanser olan ve beraberinde kalp hastalığı olan hastada memesinin bir kısmının alınması yerine tamamı alınır.

Çünkü memenin bir kısmı bırakıldığında ışın tedavisi gerekecek, ama hasta bunu alamayacaktır.

*Hastanın isteği: Hastanın hastalığından, yapılacak tedavilerden haberi olmalı ve ona göre yapılacak tedaviler planlanmalıdır. Örneğin memesinin tamamının alınmasını isteyen hastaya daha doğru denilerek MKC yapılmamalıdır. Ya da memesinin alınmasını istemeyen hastaya olabilecek imkanlar (öncesi kemoterapi ya da silikon gibi rekonstriktif cerrahi imkanları sunulabilir)

*Ailesel özellikler, gen taşıma özelliği: Hasta BRCA 1 ve BRCA 2 gibi genleri taşıyorsa kalan dokuda da tümör çıkabileceğinden tüm glandüler dokuyu çıkarmak gerekir. Aynı seansta protez konulabilir.

Tümörün Özellikleri:

*Tümörün büyüklüğü; Tümör çapı büyük olduğunda ve sıçramış olması durumunda KT (ilaç tedavisi) öne alınarak tümör küçültülür. Bu durumda hastanın memesinin tamamı alınmayabilir.

*Tümörün metastaz yapıp yapmama durumu; Uzak organlara metastaz varsa önce kemoterapi yapılmalıdır. Kemik metastazında kemiklere radyoterapi ve kemoterapi yapılır. Bu tedaviler bitince tuvalet mastektomi dediğimiz meme alınma ameliyatı (mastektomi) yapılabilir.

*Tümörün alt özellikleri; Agresif olup olmadığı, östrojen-progesteron reseptörlerinin varlığı, hormonal durumu gibi özelliklere göre tedavi planlanır.

Bir çok tedavi yöntemi birlikte ya da arka arkaya uygun sıra belirlenerek uygulanır.

Cerrahi tedavi:

Bazen kanser ve ölüm korkusuyla memesinin alınmasını sözle istese de hiçbir kadın memesinin tamamının alınmasını yürekten istemez. Günümüzde memeyi korumak ya da aynı seansta memeye estetik müdahaleler (rekonstrüktif cerrahi) tercih edilmektedir.

Memenin tamamen alınması (total mastektomi), memenin kısmen alınması (parsiyel mastektomi-meme koruyucu cerrahi-(MKC)), cilt hariç meme dokusunun alınması ve aynı seansta protez (silikon) konulması (subcutan mastektomi ve protez konulması), Memenin geniş bir kısmının alınması ve aynı seansta sırttan doku getirilmesi (flap ameliyatları) gibi memeye yönelik ameliyatlar yapılabilir.

Lenf bezine sıçrayıp sıçramama durumuna göre koltuk altına yapılacak ameliyat şekli  belirlenir. Ameliyat öncesinde ultrasonografi ve mamografi gibi tetkiklerde sıçrama konusunda fikir sahibi olunmalıdır.

Hatta imkan varsa ameliyat öncesinde koltuk altındaki şüpheli bezelerden ultrason eşliğinde iğne biyopsisi ile metastaz olup olmadığı tespit edilebilir.

Ameliyat öncesinde koltuk altıyla ilgili kesin teşhis yoksa ameliyatta Sentinal Lenf Nodu Biyopsisi (SLNB) dediğimiz yöntem uygulanır. Koltuk altında tümörün ilk ilerleyeceği lenf bezi bazı yöntemlerle (metilen mavisi, radyoaktif maddelerle) tespit edilir.

Bu beze çıkarılarak patolojik olarak aynı anda incelenir, sıçradığı tespit edilirse lenf bezleri temizlenir. 10-15 lenf bezi temizlenmesi yeterli sayılır. Buradaki amaç sonrasında alacağı kemoterapiyi ya da radyoterapiyi belirlemektir.

MKC de kanserli kısım, çevrede sağlam doku bırakılacak şekilde alınır, memenin tamamı alınmaz. Koltuk altında lenf bezi sıçraması varsa koltuk altı lenf bezleri alınır. Bazı durumlarda memenin alınması (mastektomi) gerekebilir.

İlerlemiş kanserlerde kemoterapi ameliyat öncesi döneme alınarak tümör küçültülür ve memesi korunmaya çalışılır. KT ile koltuk altındaki metastazlı bezelerde de gerileme olabilir. Bu durumda koltuk altına (aksillaya) yapılacak müdahale daraltılabilir.

Yeniden işaretleme yöntemiyle (SLNB) yapılarak koltuk altında hala tümörün olup olmadığı tespit edilerek ameliyat planlanmaya çalışılır.

Kemoterapi (KT): 

Hastalığın evresine, hastanın yaşına, tümörün özelliklerine göre yapılır. Tümör büyük ve agressif karakterli olduğunda kemoterapi cerrahi tedavinin önüne geçebilir. (neoadjuvan kemoterapi). İlerlemiş hastalarda önce KT yapılmalı, gerileme olup olmadığına bakılmalıdır. Gerileme varsa araya cerrahi tedavi alınabilir.

KT hastalar açısından zor bir süreçtir. Bulantı, kusma, enfeksiyonlara meyil yani direnç düşüklüğü, ciltte pullanma, yaralanma,halsizlik, kan değerlerinde düşme gibi pek çok yan etkiler vardır.

Bu yan etkilerin çok önemli olmasına karşın  hastaların en önemsediği yan etki saç dökülmesidir. Ancak unutulmamalıdır ki bu etki geçicidir,sonradan çok gür olarak hastanın saçları çıkacaktır.

Öte yandan belki de bu tedavi hayatını kurtaracaktır.

Hormon tedavisi: 

Tümörün östrojen ve progesteron reseptör özelliklerine ve hastanın menapoz durumlarına göre ilaç seçilir.Bu reseptörlerin varlığı durumunda reseptörleri bloke edecek  bazı ilaçlar 5 yıl verilmelidir.

Bu ilaçların pıhtılaşmaya meyili artırması bunun sonucunda bacak damarlarında pıhtı oluşması, kemik erimesi  gibi yan etkileri vardır. Bir kısmında (tamoxifen) rahim içi kanseri (endometrium kanseri) yapabilir.

Bu yan etki yani kanserden kurtulmak isterken başka bir kanser olmak, ürkütücü görünmektedir. Fakat rahimin bu tip kanseri çok erken belirti verir ve kolay tedavi edilir. Üstelik kadın hastalıkları uzmanından sık sık kontrol istenerek böyle bir şüphe varsa parça alınabilir.

Öte yandan bu ilaçlar meme kanserini tedavi edecek, nüks etmesini önleyecek, belki de hayat kurtaracaktır.

Işın tedavisi:

Memesi korunan hastalarda mutlaka kalan dokuya ve koltukaltına sıçramış hastalarda koltuk altına uygulanır. Memesi alınan yani mastektomili hastaya gerekmeyebilir. Sol memedeki kanserlerde hastada kalp hastalığı varlığı sorgulanmalıdır. Kalp hastalığı varsa radyoterapi alamayacağından MKC yapılması doğru olmaz.

Kemik metastazlarında (kemiğe yayılmada) yayılan bölgeye uygulanabilir.

Ciltte yanmalar,koyulaşma, geride kalan meme dokusunda sertleşme,deformasyon, akciğer dokusunda hasar gibi yan etkiler vardır.

Meme kanserinden ölümler azaltılabilir mi?

EVET. Erken kanserin teşhisi ve tedavisiyle bu mümkündür.  Yani erken teşhis ve uygun  tedaviyle bu  kanser artık öldürmeyen bir kanser türüdür.

Erken teşhis konulan kadınlarda  5 yıl yaşama oranı  % 98 dir.

Meme Kanserli Hastalarda Takip:

Hastanın ilk elden Takibi Tıbbi Onkoloji Uzmanı tarafından yapılır. Hastalığın durumuna, agressifliğine, tümörün yayılma potansiyeline göre takip aralığı ve tetkikler istenir.

Aylık, 3 aylık, 6 aylık, yıllık periyotlarla takip edilir.

Tabii ki belli aralıklarla genel cerrahi uzmanı, radyasyon onkolojisi uzmanı, tedavilerin yan etkilerinin takibi açısından kadın hastalıkları uzmanı ve kardiyoloji uzmanı takipleri de olmalıdır.

Meme kanseri olan hastada aynı yerde tekrarlama, memenin kalan dokusunda ve diğer memede başka bir kanser çıkabilir. Bu açıdan diğer kadınlara göre risk fazladır. Hastaların bu nedenle belli aralıklarla genel cerrahi uzmanı tarafından izlenmesi gerekir.

Источник: https://www.sehersirin.com/meme-kanseri-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.