Meme Kanserinde Erken Teşhis İçin Ele Gelen Kitleyi Beklemeyin!

Meme Kanseri Tanısı İçin Erken Teşhis Önemli !- Kadin.com

Meme Kanserinde Erken Teşhis İçin Ele Gelen Kitleyi Beklemeyin!

Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de kadınlarda en sık görülen kanser türü yüzde 24.1 ile meme kanseridir. Meme kanseri, deri kanserlerinden sonra kadınlarda en sık görülen kanser türü. Kadınlarda kansere bağlı ölüm nedenleri arasında, akciğerden sonra meme kanseri ikinci sırada yer almaktadır.

Son yıllarda özellikle adını sıkça duyduğumuz ve yüksek ihtimalle çevremizden birilerini feda ettiğimiz en sinsi hastalık çeşitlerinden biri.

Adını duymamız bile üzülmeye yeterken, kanser hastalığına yakalanmanın kişide yaratacağı etki hiç şüphesiz ki tartışmaya açık olmayan konuların başında geliyor.

Oysa düzenli kontroller sayesinde hem kendi sağlımızı hem de çevremizdeki sevdiklerimizi rahatlıkla bu hastalığın pençesine düşmekten kurtarabiliriz. Unutmayın ki meme kanseri değil, erken teşhis edilememesi bu hastalığın ölüm sebebidir.

Meme kanseri,  erken teşhis ile en kolay atlatılan kanser türü olma özelliğine de sahiptir. Kendi kendinize yapacağınız muayene ve vücudunuzdaki değişiklikleri zamanında fark etmeniz sayesinde çok daha erken bir teşhis uygulayabilirsiniz.

Memede Ağrı Hissediyorsanız Doktorunuza Görünün!

Eğer şehir efsanelerine inanmayı tercih ediyorsanız, kanserin ağrı yapmadığını, memede ağrı varsa kanser olamayacağını düşünebilirsiniz. Oysa uzmanlara göre her kadın yaşamının bir bölümünde meme ağrısı çeker.

Fakat bu ağrının birçok sebebi olabilir. Uzmanlara göre dikkat etmemiz gereken ağrı türü, aynı noktada devam eden ve uzun süren ağrılar olmalıdır.

Eğer böyle bir ağrı gözlemlerseniz mutlaka doktorunuza görünerek ağrının sebebini öğrenmelisiniz.

Meme Kanseri Risk Faktörleri

50 yaşını geçmiş kadınlarda çok daha fazla rastlanan meme kanseri, 50 yaşın altında nadir de olsa görülmektedir. Yaşının hastalık için uygun olmadığını düşünüp kontrollerden kaçmak sağlıklı sonuçlara neden olmayacaktır.

Daha önce bir memesinde meme kanseri rastlanan kadınların diğer memelerinde kanser oluşma riski, normal bir kadına göre 4 kat daha fazla olacaktır. Ayrıca yumurtalık kanseri, rahim kanseri geçirmiş kadınlarda meme kanseri olma olasılığı normalden çok daha fazladır.

Ailede 1. Derecede (anne, baba, kız kardeş, kız evlat, erkek evlat) yakınlık seviyesi olanlarda daha önce meme kanseri geçirilmiş olmasının meme kanserine yakalanma oranını arttırdığı biliniyor.

Meme kanseri için diğer risk faktörlerini ise şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Atipik değişiklik
  • Doğurganlık süresi
  • Lobuler Karsinoma İn Situ
  • Varsa daha önce yapılmış meme biyopsi sonuçları
  • Doğurganlık hikâyesi
  • Doğum kontrol hapı kullanımı
  • Östrojen hormonu tedavisi görmek
  • Sosyoekonomik seviyenin yüksek olması
  • Sigara kullanımı
  • Alkol kullanımı
  • Genç yaşlarda göğüs bölgesine uygulanan ışın tedavisi
  • Şişmanlık

Meme Kanseri Bulguları Nelerdir?

Memede ele gelen kist ya da kitlenin varlığı akla ilk olarak meme kanseri şüphesini getiriyor. Kist ya da kitleye rastlandığı anda incelenmesi ise oldukça önemli. Hem ileride oluşabilecek meme kanserinin tanısında yardımcı olan bu kistler hem de mevcut meme kanserinin belirtileri arasında yer alıyor.

Özellikle kadınların sık sık elleri ile meme kontrollerini yapmaları, erken tanı açısından oldukça sağlıklı sonuçlar doğuruyor. Meme kanseri sadece kitle ile kendini belli etmez. Bazı durumlarda meme derisinde kalınlaşma, şişme ve renk değişikliği de meme kanserinin ilk bulguları arasında yer alabiliyor.

Koltuk altında kitlenin en çok bilinen bulgu olduğu bilinse de farkındalık yaratan tek bulgu elbette bu değil.

Meme veya meme başında normal zamandan farklı olarak içeri doğru çekinti olması da meme kanseri bulguları arasında yer alıyor. Eğer çocukluk döneminden itibaren iki meme başınızda zaten içeri doğru çekik ise bunu kanser bulgusu olarak dikkate almamanız gerekiyor. Fakat bu çekinti sonradan ve tek meme başında olmuşsa doktorunuza mutlaka görünmenizi tavsiye ederiz.

Meme başından gelen akıntı her durumda kanser belirtisi değildir. Özellikle sıkarak meydana gelen akıntılar, sarı-yeşil renkte ve boza kıvamında olan akıntılar normal kabul edilirken, meme başından sıkmadan kendiliğinden gelen akıntılar kanser bulguları arasında yer alıyor.

Koyu kahverengi, siyah ve kan renginde olan akıntılar ile sıvı berrak renkte olan akıntılardan örnek alınmalı ve asla ihmal edilmemelidir. Meme başlarının pozisyonunda ve memenin şeklinde değişiklik görüldüğünde de mutlaka doktora başvurmalısınız. Sağlığınızın her şeyden kıymetli olduğunu ve önceliğinizi oluşturması gerektiğini asla unutmamalısınız.

Rutin kontroller ve vücudunuzdaki değişiklikleri gözlemlemeniz ile meme kanseri hastalığını erken teşhis ile yenmeniz mümkün. Sağlıklı yarınlar için kendinizi ihmal etmeyin.

Источник: https://kadin.com/meme-kanseri-tanisi-ve-erken-teshis

Erken teşhis meme kanseri tedavisi için çok önemli! Bu belirtilere dikkat

Meme Kanserinde Erken Teşhis İçin Ele Gelen Kitleyi Beklemeyin!

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü olarak dikkat çekiyor. Bu nedenle meme kanseri ile ilgili çok sayıda araştırma yapılıyor. Hem tanı hem de tedavi yöntemlerinde umut verici gelişmeler yaşansa da erken tanı avantajını kaybetmek hastalığın tedavisini zorlaştırıyor.

Meme kanserinin teşhisinde 5 kritik belirti ve yeni tedavi seçenekleri

Meme kanseri riskinin yaşla birlikte arttığını ve düzenli hekim kontrolleri için anlamlı yaş sınırı 40-45 yaşlar arası olduğunu belirten Prof. Dr.

Çakmakçı, “Önerimiz, 40 yaşından sonra risk altında olanların, 45 yaşından sonra ise her kadının her yıl düzenli muayene olması, mamografi ve ultrasonografi çektirmesi.

Memenin yapısı nedeniyle bazen mamografi fazla bir bilgi veremiyor ve durumlarda MR çekerek izlemek gerekiyor” dedi.

20 yaşından sonra dikkat etmek gerekiyor

Her kadının 20 yaşından itibaren, her ay kendi kendine meme muayenesi yapması, meme yapısını bilmesi ve değişikliklerin farkında olması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Çakmakçı, “Risk faktörlerine sahip olan, örneğin ailesinde meme kanseri görülen ve hormon kullanan kadınlar özel risk grubunda olduğu için hekim muayenelerine 20 yaşından itibaren başlaması gerekiyor” diye konuştu.

Ailede varsa dikkat

Meme kanserinin yaklaşık yüzde 10’unun genetik olduğunu anlatan Prof. Dr. Çakmakçı, özellikle anne, teyze ya da kız kardeşinde meme kanseri görülen kadınların risk altında olduğunu ve doktor kontrollerini ihmal etmemeleri gerektiğini söyledi.

25 soruda tüm detaylarıyla meme kanseri: Merak edilen sorulara yanıtlar

12 yaş ve altında adet kanamasının başlamasının da meme kanseri riskini artırdığını belirten Prof. Dr.

Çakmakçı, şu bilgileri verdi:  “Meme dokusu yoğun olan, yani mamografideki toplam alanın %75’inden fazlasının yoğun olmasının meme kanseri riskini 4-6 kat artırdığını biliyoruz. Meme kanserinde önemli olanın belirtiler ortaya çıkmadan hastalığı yakalamaktır.

 En sık belirti memede kitle fark edilmesidir; ancak memede ele gelen her kitle kanser değildir. Erken tanıda amaç ele gelmeyen kitleleri saptamaktır.

Kanser riskini belirlemek mümkün

Kadınların meme kanseri risklerini öğrenebilir. Riskleri belirlemek için büyük bir bilgi havuzumuz var. Ailesinde tekrarlayan ya da genç yaşta görülen meme kanseri veya başka bir kanser türü görülen kadınlara sorular sorarak yanıtları bu havuza girdiğimizde, o kadının meme kanseri olma riskini rakamsal olarak öğrenebiliyoruz.

Sonuçlarda görülen riskin yüzdesine göre meme kanserine karşı önlem alabiliyoruz. Buna ek olarak kansere neden olan genin varlığını da araştırdığımız testler hastalıkta erken tanı ve önlem alma konusunda çok önemli rol oynuyor.

Sağlıklı yaşam, riski azaltır

Kansere karşı sihirli bir formül henüz bulunmamış gibi görünse de sağlıklı yaşam ile kansere yakalanma riskini büyük oranda düşürmek mümkün olabiliyor. Sağlıklı yaşam şartlarının başında sağlıklı beslenmek, düzenli egzersiz yapmak, fazla kilolardan kurtulmak ve en önemlisi sigara içmemek geliyor. Kanser riskini azaltmak için sağlıklı yaşamayı gerçekten önemsemek gerekiyor.

https://www.medikalakademi.com.tr/meme-kanseri-nedir-nedenleri-belirtileri-ve-memenin-elle-muayenesi/

Memenizi tanıyın, belirtileri dinleyin

Erken tanı hayat kurtarır. Kadınların meme dokularını tanıyarak değişikleri yakından takip etmesi gerekir. Meme kanserinde; meme ve meme ucunda farklılık görülebilir. Bunlar:

  • Memenin içinde veya koltuk altında kitle,
  • Meme dokusunda kalınlaşma,
  • Memenin boyutunda ve şeklinde değişiklik,
  • Meme derisinde veya ucunda şişlik, pullu ve kızarık görünüm,
  • Meme derisinde portakal kabuğu görüntüsü
  • Kanlı meme başı akıntısı

Bu belirtiler her zaman kanser belirtisi olmayabilir. Doğru tanı için doktora başvurulması gerekir. Bu Sorulara “Evet” Diyorsanız, Bir Uzmana Başvurun!

Aşağıdaki soruların herhangi birine “evet” diyorsanız:

  • Sizin ya da aile bireylerinizden birinin genetik testleri yapılıp BRCA ya da diğer meme kanseri yatkınlığı genlerinden birinin hasarlı olduğu saptandı mı?
  • Size, birinci ya da ikinci derecede bir akrabanıza 45 yaşın altında iken meme kanseri tanısı konuldu mu?
  • Ailenizin aynı tarafından olan iki ya da daha çok akrabanızda tanı konulmuş meme kanseri olan var mı?
  • Herhangi bir akrabanızda iki memesi birden kanser olan var mı?
  • Birinci derece bir erkek akrabanızda meme kanseri olan var mı?

Aşağıdaki soruların en az ikisine birden “evet” diyorsanız:

  • Yaşınız 65 yaşın üzerinde mi?
  • Daha önceki mamografileriniz “meme dansitesi yüksek” olarak raporlandı mı?
  • Başka bir nedenle göğüs bölgesine çok sayıda radyolojik tetkik yapıldı mı ya da radyoterapi aldınız mı?
  • Geçmişte meme kanseri tedavisi gördünüz mü?
  • Daha önce size meme biyopsisi yapıldı mı ve kuşkulu bir sonuç raporlandı mı?
  • Akrabalarınızda birden çok yumurtalık kanseri olan var mı?

Aşağıdaki soruların en az üçüne birden “evet” diyorsanız:

  • Akrabalarınız arasında pankreas kanseri olan var mı?
  • Akrabalarınız arasında prostat kanseri olan var mı?
  • Akrabalarınız arasında beyin kanseri olan var mı?

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/erken-teshis-meme-kanseri-tedavisi-icin-cok-onemli-bu-belirtilere-dikkat/

Erken Teşhisin Meme Kanserinde Hayati Önemi

Meme Kanserinde Erken Teşhis İçin Ele Gelen Kitleyi Beklemeyin!
TESTVİDEOYEMEKCAFEGÜNDEMDİĞER

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

'da PaylaşFavorilerinize ekleyin.Favorilerinizden kaldırın.Email gönderin.

Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarıyor. Özel Sevgi Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Burhan Tümen kanser haftası dolayısıyla yaptığı açıklamada, kanserin günümüzün en önemli sağlık sorunları arasında baş sıralarda yer aldığına dikkat çekti.

Özellikle kadınlarda meme kanserinin en sık görülen kanser türlerinden biri olduğunu söyleyen Op. Dr. Burhan Tümen meme kanserinin ülkemizde görülme sıklığının yüzde 8 ila 10 arasında olduğuna işaret etti.

Tümen, Türkiye’de meme kanserinin öneminin Avrupa’ya oranla tam olarak anlaşılamadığını ve bu nedenle de ülkemizde kadınlar arasında meme kanseri konusunda yeterince farkındalık oluşturulamadığını söyledi.

Erken teşhisin meme kanserinde hayat kurtarıcı faktör olduğunu belirten Op. Dr. Burhan Tümen, “Gelişen tıp nedeni ile tedavi seçenekleri artmış, erken tanı ile başarı sağlanmıştır. Erken tanı ile hastalıktan kurtulma şansı yüzde 95 civarındadır.

Bu nedenle arken tanıda kendi kendine meme muayenesi tarama tetkiklerini yaptırmak, belirtileri hakkında fikir sahibi olmak, uzman doktora başvuru çok önemlidir” dedi. Erken tanı için bazı faktörlere dikkat edilmesi gerektiğini belirten Op. Dr.

Burhan Tümen, “15-16 yaşından sonra adetin 7 ila 10. günleri arasında ayda bir kez kendi kendine meme muayenesi yapılmalıdır. 20-40 yaş arası kadınlar 1 ila 3 yılda bir, 40 yaş sonrasındakiler ise yılda bir genel cerrahi uzmanı tarafından muayene edilmelidir.

40 yaşından itibaren yılda bir kez mamografi çektirilmelidir. Daha küçük yaşlarda meme ultrasonu idealdir” diye konuştu.

25 yaşındaki kadınların 20 binde 1′inde meme kanseri görülürken, 80 yaşındaki her 8 kadından birinde meme kanseri görüldüğünü, meme kanseri vakalarının özellikle 50 yaşından sonra artış gösterdiğini ifade eden Tümen, meme kanseri için risk faktörlerini şöyle sıraladı:

“Aile bireylerinden birinde özellikle birinci derecede akrabalarda over veya meme kanserinin görülmesi ile risk artmaktadır. Meme dokusu uzun süre östrojen etkisinde kalırsa risk artmaktadır.

Doğurmamış, geç doğurmuş veya emzirmemişlerde ve menopoz sonrası kullanılan hormon tedavileri, aşırı kilo, yağlı beslenme, hayvansal gıdalar ile alkol ve sigara kullanımı da riski arttırmaktadır.

Fiziksel aktivite riski azaltmaktadır.”

MEME KANSERİNİN BELİRTİLERİ VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

En sık görülen belirtinin memede ağrısız bir kitlenin ele gelmesi olduğunu söyleyen Op. Dr.

Burhan Tümen, meme derisinde tahrişler ya da bozulmalar; memede şişlikler, kalınlaşmalar, meme başının içeri dönmesi ve daha geç evrelerde meme cildinde portakal kabuğu manzarasının ise daha seyrek görülen belirtiler olduğunu ifade etti. Op. Dr. Burhan Tümen meme kanserinin tanısı ve tedavi yöntemleri ile ilgili olarak da şu açıklamalarda bulundu:

“Meme kanserinde doku tanısı için 1 milimetrelik bir kitlenin dahi ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsisi ile kısa sürede tanısı konulabilmektedir. Riski çok azdır. Hastanemizde gerek Genel Cerrahi Uzmanı gerekse Radyoloji Uzmanı tarafından bu işlem yapılmaktadır.

Meme kanserinin tanı konduktan sonra hangi evrede olduğunu saptamak tedavi açısından önemlidir. 4 ana evre vardır. Doğru evreyi saptamak için karın ultrasonu veya tomografisi, akciğer ve beyin tomografisi veya MR, kemik taraması, tüm vücut kemik sintigrafisi gibi tetkikler gerekebilir.

Hastalık evresi ve patoloji sonucuna göre cerrahi tedavi, kemoterapi, radyoterapi, hormonal tedaviler tek başlarına veya bir arada kombine edilerek yapılabilir. Erken evrede en etkin tedavi kesinlikle cerrahi tedavidir.

Bu gruptaki hastalarda kanserli doku ameliyatla tam olarak çıkarıldığında yaşam şansları en yüksek hasta grubunu oluşturmaktadır. Tümör küçük ve başlangıç evresindeyse sadece memenin küçük bir bölümünün alınması yeterli olmaktadır.

İlaveten koltuk altı lenf bezelerine atlama varsa (sentinal lenf nodulü biyopsisi yapılarak) lenf nodülleri çıkarılır. Memesinin tamamı alınmayan (meme koruyucu cerrahi yapılan) hastaların büyük bir kısmına ameliyat sonrası radyoterapi verilmesi gerekir.

Ameliyat sonrası tümör dokusu patolojik incelemeye gönderilir, inceleme sonucu, tümör özelliklerine bakılıp kemoterapi kararı alınır. Kemoterapi; mikroskobik düzeyde saptanamayan kanser hücrelerinin ölmesi ve nüksetmesini önlemek amacı ile yapılmaktadır. Ayrıca tümörün küçültülmesi ve tümöre bağlı şikayetlerin azaltılması ve yaşam kalitesini arttırılması için kemoterapi önerilir.”

CERRAHİ MÜDAHALE OLMADAN TANI KONULABİLİYOR

Meme kanserinin teşhisinde herhangi bir cerrahi müdahale olmadan da tanı konulabildiği bildirildi.

Özel Sevgi Hastanesi’ne meme kanseri konusunda yoğun bir müracaat olduğuna dikkat çeken Burhan Tümen muayene öncesinde hastalara meme kanseri konusunda, risk faktörleri, meme hastalıklarından korunma önerileri ve kişinin kendi kendine meme muayenesini nasıl yapacağını anlattıklarını söyledi. Op. Dr. Tümen, Özel Sevgi Hastanesi’nde meme kanseri ile ilgili yapılan tetkik ve tedavi yöntemleriyle ilgili de şu bilgileri verdi:

“Radyoloji ve patoloji ve laboratuvar bölümleri ile birlikte çalışılmakta olup tanı için ince iğne aspirasyon biyopsisi ultrason eşliğinde yapılmakta. Ayrıca meme başı akıntılarında sitolojik tetkik için yayma tekniği uygulanmaktadır. Aynı gün içinde bütün tetkikler yapılıp, cerrahi müdahale olmaksızın tanı konulabilmektedir.

Ayrıca operasyon anında patolojik tanı (Frozensection) ve normal patolojik takip incelemesi yapılabilmektedir. Koruyucu önlemlere dikkat. Kilo almamaya dikkat edin. Yağdan fakir gıdalar ile beslenin. Fiziksel aktivitenizi arttırın. Alkolü ve sigarayı bırakın. Hormon tedavileri ancak doktor takibinde ve kontrolünde yapılmalı, riskli durumlarda hemen kesilmeli.

Aile hikayenizde meme kanseri varsa kontrollerinizi mutlaka düzenli olarak yaptırın.”

Etiketler:

kadın sağlığımeme kanserimeme kanseri belirtilerimeme kanseri çözümümeme kanseri erken tedavimeme kanseri erken teşhismeme kanseri hastalığımeme kanseri ile mücadelememe kanseri nasıl anlaşılırmeme kanseri nasıl geçermeme kanseri sebeplerimeme kanseri tedavisisagliksağlık haberleri

Haberin Tamamı İçin:

Bu içerik Onedio üyesi kullanıcı tarafından üretilmiş, Onedio editör ekibi tarafından müdahale edilmemiştir. Siz de Onedio’da dilediğiniz şekilde içerik üretebilirsiniz.

onedio.com sosyal içerik platformu

IOS ve ANDROID CİHAZINIZA İNDİRİN

Görüş Bildir

Источник: https://onedio.com/haber/erken-teshisin-meme-kanserinde-hayati-onemi-378172

Memede Kitle

Meme Kanserinde Erken Teşhis İçin Ele Gelen Kitleyi Beklemeyin!

Memeyle ilgili  şikayeti olan hastalar üç sebepten dolayı doktora başvurur: Ağrı, memenin ucundan akıntı ve kitle. Bunların arasında en sık başvuru sebebi kitledir ve ağrıdır. Kanser en sık ağrısız beze şeklinde kendini gösterir.

Memedeki kitlelerin büyük  bir kısmı (% 85)i iyi tabiatta (benign) kitlelerdir.

Memede kitle nasıl anlaşılır?

Kitleler çoğunlukla kendi kendine muayene ile bulunurlar. Hastalar bu kitleleri kendileri bulduktan sonra doktora başvurduklarında büyük bir kısmında  gerçekten kitle tespit edilir, bir kısmında ise her hangi bir kitlenin varlığı tespit edilemez.

Memenin parmaklar arasında sıkıştırılarak muayenesinde  meme dokusu sanki kitleymiş izlenimi verir. Hastaların kendi muayenelerinde buldukları kitlelerin gerçek kitle olma olasılığı yaş arttıkça artar. 30 yaş altında yanılma payı daha fazladır.

Çünkü gençlerde meme dokusu daha yoğun (dens) olduğundan meme bezleri hasta tarafından kitleymiş gibi algılanabilir, yinede ayırımı doktor  yapmalıdır.

40 yaş üstü kadında muayenede ele gelen bir beze aksi ispatlanıncaya kadar kanser olarak kabul edilmeli ve bu yönde ileri tetkikler yapılmalıdır.

Ayrıca memedeki  kanserlerin % 30 u 50 yaş altında olduğundan genç hastalardaki kitlelerin de kanser olabileceği göz ardı edilmemelidir.

Kitlenin özellikleri ve hastaya ait özellikler (kanser riskini artıran faktörlerin varlığı) göz önüne alınarak ileri tetkik yapılmalı ve kanser olmadığı ispatlanmalıdır.

Kitleler yaklaşık 1 cm.den büyük ve yüzeysel  ise ele gelebilir, derin kitleler daha zor bulunur. Genç hastalarda tespit edilmesi daha zordur. Memenin üst dış tarafında daha fazla salgı dokusu olduğundan hasta bu bölgede memenin kendi dokusunu kitleymiş gibi  zannedebilir. Kitleler genellikle üst dış kadranda bulunur, meme kanserleri de büyük oranda bu bölgede bulunur.

Memede kitle ve ağrı

Memenin iyi tabiatlı kitleleri genellikle ağrılıdır, hassasiyet ve gerginlik yapar. Çoğunlukla düzgün çeperli, hareketli kitlelerdir.

Kanserli hastaların %80 inde tesadüfen bulunan ağrısız kitleler vardır. Memedeki habis kitleler ağrısız, sert, pütürlü ve düzensiz çeperli, cilde yapışık veya göğüs duvarına yapışık ise hareket ettirilemeyen karakterdedir. Bazı tip kanserlerin görünümü ve muayene bulguları ise iyi karakterli kitleyi taklit eder.

Kitlelerin iyi ve kötü olmasının ayırımı doktor muayenesi ve gereğinde başka  ileri tetkiklerle yapılmalıdır

Memedeki iyi huylu kitleler:

      Kistler: İçi sıvı dolu kesecikler şeklindedir. Ağrılı olabilir. Adet  öncesi dönemde  artabilir ve memelerde gerginlik ve hassasiyete sebep olabilir. Tedavi gerektirmez, büyür ve hastayı çok rahatsız ederse enjektörle (ponksiyonla) boşaltılabilir. Bazı kistlerin içerisinde katı (solid) alanlar varsa bu kistler önemlidir ve tetkik gereklidir

Fibrokistler: Çoğu zaman net bir beze gibi ele gelmez. Memenin dokusu yoğun olarak ele gelir. Kistler büyürse ele gelir. Menapoz öncesi kadınlarda daha sıklıkla görülür.

Hormon tedavisi almayan menapoz sonrası kadınlarda nadirdir. Sebep olarak memelere östrojen (kadınlık hormonu) hormonunun etkilerinin fazla olması ileri sürülmüştür. Ağrı ve hassasiyet vardır. Adet periyoduna uyan ağrı vardır (periyodik ağrı).

Menapoz sonrasında devamlı ve periyodik olmayan ağrı vardır.

Eskiden fibrokistik hastalık, reclus hastalığı gibi isimleri vardı. Ancak günümüzde hastalık olarak kabul edilmediğinden fibrokistik değişiklikler adı verilir. Çoğunlukla mikroskopik (gözle görülemeyen) kistler vardır. Bazen kistler büyüyebilir.

Önem arz etmez, tedavi gerektirmez.

  Fibroadenom: Çoğunlukla 1-2 cm büyüklüğünde ,hareketli,kauçuk kıvamında ,düzgün yüzeyli ve şekilli çok görülen kitlelerdir. Muayenede hareketli olduklarından meme faresi adı da verilir.

Genç yaşta sık görülür. 50 yaş üstü tarama mamografilerinde de nadiren rastlanır. Genellikle 2 cm. cıvarında büyümeleri durur. Menapozdan sonra küçülme gösterebilir. Bazen birden fazla ve iki taraflı olabilir.

Basit fibroadenomlarda kanserleşme riski yoktur. Bazı hızlı büyüyen kompleks fibroadenomlarda risk artışı vardır.

Muayeneyle kolaylıkla fibroadenom lehine düşünülebilmekle birlikte USG ve 40 yaş üstü mamografi gerekebilir. MR çoğunlukla gereksizdir. İyi huylu olduğundan emin olunan kitleler 1 yıl süreyle 6 ayda bir, sonra yılda bir kontrol gerekir. Hızlı büyüyen, bazı bulguları atipik olan kitlelere biyopsi gerekir (kalın iğne biyopsisi).

10-18 yaş arasında genç yaş (jüvenil) fibroadenomu olabilir. Hızlı büyüyorsa çıkarılır.

5 cm. üzerindekilere dev fibroadenom denir.Sıklıkla,bazen kötü huylu olabilen filloid tümörlerle karışabilir, kalın iğne biyopsisi yapıldıktan sonra  çıkarılmalıdır.

İntraduktal papillom (süt kanalı polipleri): Çoğunlukla iyi huyludur fakat kötü huylu da olabilirler. İlk başlangıçta iyi huylu olsa da büyüdükçe kanserleşme oranı yüksektir.Bazen tek, bazen çok sayıda olabilirler.

İyi huylu bezeler arasında düşük bir oranı oluşturur. Meme başına yakın olanlarda kitle küçükken memenin ucundan akıntı görülebilir, uzak olanlar ele gelen beze şeklinde kendini gösterir.

Her bir tipi değişen derecede kanserleşme riski taşıdığından papillomu  çıkarmak gerekir, çıkarmak hem tanı hem de  tedavi sağlar.

Memedeki kötü huylu kitleler

Meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türüdür. Memede bir kitle görüldüğünde gerek muayeneyle, gerek tetkik yöntemleriyle aksi ispatlanana kadar kötü huylu kabul edilmelidir. Aksi taktirde zaman kaybı hastanın aleyhine olacaktır.

Muayenede sert, fiske (yerinden güç oynatılabilen), cilde yapışıktır. Hızla tetkik ve tedavi edilmelidir.

           Memede kitle tedavisi nasıl olmalı?

Memedeki kitlenin tedavisi çok genel bir tanımdır. Takip ve tedavi  kitlenin büyüklüğüne, cinsine, özelliklerine  ve hastanın yaşına, taşıdığı risk faktörlerine göre değişir.

Hasta genç ve herhangi başka risk faktörü taşımıyorsa, muayene ve tetkiklerde iyi huylu olduğu kesinse, 2 cm. den küçükse takip edilir.

Hastada meme kanseri açısından risk faktörleri varsa, 40 yaş üzerindeyse, muayenede ve tetkiklerde kötü huylu olduğu hakkında şüphe varsa ince iğne biyopsisi veya kalın iğne (keskin iğne-trucut) biyopsisi yapılmalıdır.

Mümkünse trucut biyopsi tercih edilmelidir. Bu işlem doku tanısı konulduktan sonra ameliyat gerekip gerekmeyeceği hakkında fikir verir.

Böylelikle hem tanı için hem tedavi için olmak üzere 2 kez ameliyat olmanın önüne geçilir.

İğne biyopsisi sonucunda  kitlenin  iyi huylu olması durumunda takip edilir, hızlı büyüyorsa  ve hastada risk varsa yalnızca kitle çıkarılır.

İğne biyopsisi sonucunda  kötü huyluysa meme kanseri  prensiplerine göre tedavi edilir.

Источник: https://www.sehersirin.com/memede-kitle/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.