Menopoz Döneminde Kemik Erimesi Artıyor

Menopoz döneminde yapılan yanlış diyet kemik erimesini hızlandırıyor

Menopoz Döneminde Kemik Erimesi Artıyor

Özellikle menopoz döneminde yanlış beslenme düzeni ve uygulanan vitamin ve minerallerden fakir şok diyetler, kemikte erimelere ileri evrede kemiklerde kırıklara (özellikle kalça, omurga, el ve ayak bilek) ve buna bağlı ağrı ve sakatlıklara yol açabilir.

K2 vitamini menopoz sonrası kemikleri güçlendirir ve osteoporozu önler

Omurga kemiklerinde gelişebilecek çökme kırıkları sırtta kamburlaşmaya ve boyda kısalmaya neden olabilir. Özellikle menopoz döneminde kalsiyum, fosfor ve C vitamini açısından zengin bir beslenme düzeninin kemik sağlığı açısında önemli olduğuna vurgu yapan Yrd. Doç. Dr. Aslı Özmaden Hantal, kemik erimesine karşı alınabilecek önlemleri şöyle sıraladı:

  • Kemik erimesi engellenebilen bir hastalıktır. Kemiklerimizin ihtiyacı olan kalsiyum, D vitamini, fosfor ve C vitamininin yeterli düzeyde alınması ve egzersiz ile kemiklerimizin minerilizasyonun desteklenmesi bunun için yeterlidir.
  • Vücuttaki kalsiyumun yüzde 99’u kemiktedir ve kemikteki kalsiyumun erimemesi için her gün yeterli miktarda kalsiyumun alınması gerekmektedir. Kalsiyumun en yoğun olduğu gıdalar süt ve süt ürünleridir. Bunun dışında ıspanak, roka ve dut pekmezi yine kalsiyumdan zengin gıdalardır. Günlük kalsiyum ihtiyacı 9-18 yaş 1300 mg, 19-50 yaş 1000 mg, 50 yaş üstü 1200 mg’dır.

40 yaşın üzerindeki kadınlar için hayat kurtaran öneriler

D vitamininden zengin beslenin

  • D vitamini, ‘yağlı tohumlar’ dediğimiz badem, ceviz, sıvı yağlar ve bitkisel yağlarda bulunur. Bunun yanında yağlı balıklar da D vitamininden zengindir. Günlük ihtiyacımızı karşılamaya gıdalar maalesef yeterli gelmemektedir ve bu nedenle güneşten de istifade edilmesi gerekmektedir. Günlük ortalama D vitamini ihtiyacı 400-800 İÜ’dür.
  • Fosfor et, balık, yumurta, süt ve süt ürünleri gibi proteinden zengin gıdalarda bulunmaktadır. Günlük ihtiyaç 1 yaşına kadar 250 mg, 1-10 yaş 800 mg, kemik yapımının en hızlı olduğu 11-24 yaş arası 1200 mg, 24 yaş sonrası 800 mg’dır.

Şok diyetler kasları  eritir

  • ‘Şok diyet’ dediğimiz diyetler vücutta çok hızlı bir şekilde sıvı ve kas kaybına yol açmaktadır. Kaslarımız kemiklerimizin en önemli mekanik desteği olup kemiklerimizin minerilizasyonunda görev almaktadır. Dolayısıyla, hızlı bir şekilde kas kaybetmek kemik yapımızın da zayıflamasına yol açmaktadır. Bunun dışında pek çok şok diyet proteinden çok zengin gıdaların alımını içerdiğinden kemik erimesine yol açmaktadır. Çünkü gerek fosforun fazla alınması, gerekse protein fazlalığı kalsiyum emilimini azaltmaktadır. Kemiklerimiz kalsiyumsuz kalmaktadır.

Kadın yaşamının kaçınılmaz bir parçası: Menopoz nedir? Uzman önerileri

  • Kemik erimesini ve buna bağlı gelişebilecek kırık ve sonrası sakatlık, kamburluk, boy kısalmasından korunmak istiyorsak gıdalarla kalsiyum, fosfor, D vitamini, C vitamini yeterli düzeyde almak, yeterince güneşlenmek ve düzenli egzersiz yapmak zorundayız. Bu nedenle kilo vermek için şok diyetler yerine uzun sürece dağılmış, yeterli protein, karbonhidrat ve yağ düzeyini sağlayan diyetler yapmak ve egzersizle hem kas, hem kemik kütlemizi korumak önemlidir.

Yüksek proteinli diyetlerin osteoporoz riskini artırdığını söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Emel Unutmaz Duman ise menopoz döneminde doğru beslenme yollarını anlattı:

  • Menopozda östrojen hormonunun azalmasına bağlı olarak kemiklerde kalsiyum depolanması azalır. Bu depoların ergenlikten itibaren iyi beslenme ile desteklenmesi gerekir. Yeterli kalsiyum alımı kadar bunun vücut tarafından kaybının da önüne geçilmesi gerekir. Günümüzde kahve çeşitlerinin artması, kahve kafelerinin her köşe başına açılmasına bağlı olarak tüketimi artmaktadır. Yüksek kafein tüketimi kalsiyum atımına neden olmaktadır. Ayrıca yüksek tuz tüketimi de yine kalsiyum atımı ile sonuçlanmaktadır. Ülkemizin ortalama tuz tüketimi kişi başı 18 g (olması gerekenin 3 katı)dır.
  • Yetersiz kalsiyum ve protein alımı da, yüksek protein içeren diyetler de osteoporoz için risk faktörleridir. Yazın 2 beden yerine 1 beden incelip, konforlu bir yaşam sürmeyi tercih etmek daha akla uygun geliyor değil mi?
  • Şok diyetlerin, yüksek proteinli diyetlerin, kontrolsüz yapılan detoksların, tek besine dayalı diyetlerin vücuda verdiği zararlar o an fark edilmese bile ilerleyen dönemde eksiklikler olarak kişilerin karşısına çıkacaktır. Ayrıca unutulmamalıdır ki, her yaşın gerektirdiği bir kilo olduğu unutulmamalıdır. Düşük kilolu olmak, düşük yağ yüzdesi de menopoz için risk faktörü, erken menopoz riskidir.

Yanlış yapılan detoks diyetleri vücutta kalıcı hasarlara sebep olabiliyor

Kalsiyumun İyi Kaynakları

  • Yoğurt – peynir
  • Yeşil yapraklılar (maydanoz, nane, ısırgan vb)
  • Kurubaklagiller
  • Pekmez (dut, keçiboynuzu )

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, menopoz öncesi dönemde sebze – meyve tüketiminin kemik mineral yoğunluğu ile pozitif ilişkisi vardır. Bundaki muhtemel mekanizma da vücut pH düzeyini düşürmesidir.  Özellikle vitamin C, demir, magnezyum ve çinko kaynaklarını bol tüketenlerde, menopoz dönemindeki kemik kaybındaki azalma daha düşük bulunmuştur.

  1. Kalsiyum kaynakları her gün tüketilmeli.
  2. Sebze ve meyve tüketimine özen gösterilmeli.
  3. Kurubaklagiller haftada 4- 5 gün, ister yemek olarak isterseniz, haşlanarak salatalara katılabilir.
  4. Az yağlı beslenilmeli, zeytinyağı ağırlıklı olacak şekilde sıvı yağlara yer verilmeli.
  5. Balık tüketimi en az haftada 2 gün olmalı.
  6. Pekmez her gün 1- 2 tatlı kaşığı.
  7. Kafeinli ve asitli içeceklerden uzak durulmalı.
  8. Az tuzlu beslenmeye özen gösterilmeli.
  9. Yüksek proteinli diyetlerden kaçınılmalı.
  10. D vitamini kaynaklarına özen gösterilmeli, her gün güneş ışığından yararlanılmalı.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/menopozda-yanlis-diyet-kemik-erimesini-artiriyor/

Hormonal Değişimler Kemik Sağlığınızı Nasıl Etkiler? Doğal Çözüm

Menopoz Döneminde Kemik Erimesi Artıyor

Kemik erimesi kadınlarda menopoz döneminin en sıkıntılı süreçlerinden bir tanesini oluşturuyor.

Menopoz ve Kemik Erimesi

Menopoz kadınların yaşamında önemli değişimlere neden olan bir dönemdir. Gerek ruhsal gerekse de fiziki değişiklikler vücutta yumurtalıklardan salgılanan östrojen hormonunun azalması nedeniyle gelişmektedir. Menopoz dönemiyle birlikte kemik dokusu da eski kalitesinden ayrılarak P’lik bir kemik kırığı riskini dahi meydana getirmektedir.

Kemik Erimesi Nedir?

Osteoporoz şeklindeki tıp dilindeki teriminin yanı sıra halk arasında kemik erimesi olarak bilinen sorununun nedeni kemiğin mineral içeriğinden azalma suretiyle dayanıklılığının kaybolmasına verilen tanımlamadır.

Kadınlarda genelde 40 yaşına kadar kemiklerde yapım ve yıkım olayı devam ederken bu yaştan itibaren yıllık %0.5’lik bir oranda geri dönüşümsüz şekilde kemik kaybı yaşanmaktadır.

Menopoz dönemi ile hızlanan ve her kadının her yıl kemiklerinin %5’ini ve tüm vücut kemik dokusunun da %1’lik bir kısmını kaybettiği bilinmektedir. Menopozdan sonraki 10 yıllık süreçten sonra kemik kaybı ciddi oranda düşmekte ve duraklamaktadır.

Ancak bu sürece kadar kaybedilen kemik dokusu miktarı kadının ileride yaşayabileceği olası bir kemik kırığıyla karşılaşıp karşılaşmayacağını belirlemektedir.

Kimlerde Daha Sık Görülmektedir?

Kemik erimesi riski yaşa bağlı artarken kadınlarda erkeklere göre daha çok görülmektedir.

45 yaşından evvel yumurtalıkların alınması ile menopoza giren kadınlar başta olmak üzere uzun süreli adet görememe, adet düzensizliği, beslenme yetersizliği, egzersiz yapmayan, aşırı alkol alan, kortizon ve bazı ilaçları kullanmak zorunda olanlarda kemik erimesi riski fazladır.

En tehli sonuçlardan kalça kemiği kırıklarının riski de menopozdan 10-15 yıl sonra artmaya başlarken kalça kırıkları P oranında sakatlıkla sonuçlanabilen risk durumlarındandır.

Teşhis Yöntemleri Nelerdir?

Menopoz dönemi içinde veya sonrasında kemik ölçümünü yaptırmak oldukça önemlidir. Radyolojik yöntemlerle (röntgen) kemik erimesi teşhisi koymak imkansızdır. DEXA denilen özel yöntemler ile kemik tomografisi çekilerek kemiklerin incelemesi yapılmalıdır.

Tedavisi Nasıldır?

Östrojen Tedavisi

Menopoz sürecinde vücutta azalan östrojen hormonu tedavisinin kemik erimesi sürecini yavaşlattığı kanıtlanmıştır.

Kırıklarda P-60 oranında azalma, kalsiyum alımı takviyesi ile çok daha etkin sonuçlar alınabilirken uzun zamanlı bir tedavi programıdır.

Tedavi yarım bırakılmamalıdır çünkü kemik erimesi süreci tedaviden önceki haline hızla geri dönmektedir.

Kalsiyum Takviyesi

Kalsiyum emiliminin yaşla birlikte azalması özellikle menopoz sonrasındaki azalma ile çok daha risklidir. Ancak östrojen tedavisine ek olarak vücuda günlük 1000 gram kalsiyum alımının sağlanıyor olması gereklidir. Ayrıca D vitamini takviyesi ile çok daha hızlı ve etkin bir program düzenlenerek kemik erimesi sorunuyla savaşmak oldukça güçlü olabilmektedir.

Egzersiz ve Beslenme Düzeni

İlaç tedavisine ek olarak kemik erimesi sorununun önlenebilmesi için yaşam tarzında da değişiklikler şarttır.

Günde en az yarım saat veya bir saat yürümek, sigara ve alkol alımını azaltmak veya mümkünse bırakmak, kalsiyum ve mineraller içeren gıdalar almak, dengeli beslenmek ve yorucu ya da riskli fiziksel aktivitelerden uzak durmakta menopoz dönemindeki kemik erimesini önleyen en önemli maddelerdir.

Kemik Erimesini (Osteoporoz) Engelleyen Kür

Jelatin, sağlıklı eklemler için çok faydalıdır, iki amino asit, prolin ve hidroksi-prolin, ihtiva etmektedir. Eklem ve kalp kaslarının güçlü olmasını sağlamanın yanı sıra, jelatin metabolizmayı ve cildi iyileştirir.

Kollajen ve jelatin, eklemleri ve kalp kaslarını güçlendirerek metabolizmasını iyileştirir. Zihinsel kapasitenin artırılmasını ve artrit ve osteoporoz gibi kemik sorunları ortaya çıkmasını önlemede son derece faydalıdır.

Malzemler;

  • 250 Ml. su
  • Yulaf ezmesi (1 fincan)
  • Doğranmış ananas (2 bardak)
  • Portakal suyu (1 su bardağı)
  • Tarçın (1/2 çay kaşığı)
  • Toz jelatin (5 gram-renksiz ve tatsız)

Hazırlanışı ve Uygulanışı;

Yulaf ezmesini suya katın ve sürekli karıştırarak kaynatın. Daha sonra soğumasını bekleyin.
Soğuduktan sonra bir blenderın içerisine tüm malzemeleri ekleyerek iyice karıştırın ve hemen için. Bu karışım sırt, eklem ve bacak ağrılarınızı hafifletecek ve kemik erimesini önleyecektir.

Источник: https://saglikhaberleri.com/hormonal-degisimler-kemik-sagliginizi-nasil-etkiler-menopoz-ve-kemik-erimesi/

Kemik Erimesi Belirtileri, Nedenleri, Tedavisi

Menopoz Döneminde Kemik Erimesi Artıyor

kemik erimesi belirtileri,nedenleri,tedavisi

kemik erimesi nedir

Tıpta latince adıyla  geçen osteoporoz, halk arasında kemik erimesi olarak bilinmektedir.

Ülkemizde daha çok kadınlarda görülen kemik erimesi hastalığı ile ilgili olarak kemik erimesi nedir, nasıl bir hastalıktır diye baktığımızda ilk olarak görülen özelliğinin sinsice ilerleyen bir hastalık olduğudur.

Kemik erimesi tedavisinde başarılı sonuçlar için erken teşhis çok önemli bir avantaj sağlamaktadır. Kemik erimesi genel anlamda kemik azalmasından dolayı kemik kırılganlığının artmasıdır. Günümüzde oldukça sık rastlanan bir hastalıktır ve kadınlarda erkeklere oranla %80 daha fazla görülür.

 Yapılan araştırmalara göre her 3 kadından biri kemik erimesine yakalanmaktadır. Kemik erimesinin kadınlarda daha fazla görünmesinin  farklı sebepleri vardır. Özellikle menopoz döneminde kadınların kemiklerinde zayıflama artar. Erkeklerde bulunan testosteron hormonunun kemikler üzerinde korucuyu özelliği vardır.

Kemik gelişimi sırasında erkeklerde bulunan kemik kütlesi oranı kadınlarda daha fazladır. Bu sebeplerden dolayı kemik erimesi  rahatsızlığı kadınlarda daha  fazla görülür.  Kemik erimesi daha çok omurlar, kalça kemiği ve bileklerde görülür. Bunun yanında kemik erimesinin diğer kemiklerde görülme olasılığı da vardır.

Kemik Erimesi  Belirtileri

kemik erimesi belirtileri

Sinsice ve sessiz ilerleyen bir hastalık olan kemik erimesi uzun süre fark edilmeyebilir. 50 yaş üzeri her 5 erkekten ve her 3 kadından birinde görülen kemik erimesi hastalığı kemiklerin sessiz hırsızı olarak da tanımlanmaktadır.

Kemik erimesi bu kadar sinsice ilerlediği için hemen fark edilmeyebilir. Kemik erimesinden dolayı her yıl 1, 5 milyon kemik kırılmaktadır. En sık rastlanan kemik kırığı sebebi ise omur basısına bağlı kırıklardır. Omurlarda oluşan küçük çaplı kırıklar sayesinde omurlarda çökmeler oluşabilir.

Bu çökmelerden kaynaklı olarak postür, duruş bozuklukları görülmektedir. Kemik erimesinin sebep olduğu kalça kırıkları ise uzun süreli hareket sorunlarına yol açmaktadır.

Kemik erimesi olan kişilerde el bileği, ayak bileği, leğen kemikleri başta olmak üzere diğer kemiklerde kırıklar yaygın bir şekilde görülmektedir. Kişide herhangi bir kemik kırılmadığı veya vücudun duruşunda ciddi oranda bozukluk oluşmadığı sürece kemik erimesi fark edilmez.

Bununla birlikte omurlardaki değişimden dolayı oluşan sırt ağrılarının kemik erimesinin ilk belirtisi olduğu söylenebilir. Bunun dışında görülen Kemik erimesi belirtilerine bakacak olursak kısaca şunları söyleyebiliriz;

  • Kilo  kaybı yaşanması
  • Kamburluk oluşumu
  • Zaman içinde boy kısalması
  • Kemik erimesinin yoğun olarak görüldüğü kemiklerde ağrı hissedilmesi
  • Kemiklerde çok çabuk kırılma görülmesi
  • Omurgadaki çatlamaya bağlı olarak sırt ağrılarının yaşanması
  • Kalça kemiğinde meydana gelen kırıklar

Kemik Erimesi Nedenleri

kemik erimesi nedenleri

Kemik erimesi nedenlerini inceleyecek olursak, kemik erimesinin ortaya çıkmasında bir  çok nedenin olduğunu görebiliriz. Kemik erimesi nedenleri arasında ilk sırada yaş faktörünün yer aldığı göze çarpmaktadır.

Kemikler 35 yaşından sonra mineral kaybetmeye başlar ve kemik dokusunda yavaş yavaş bozulmalar görülür. Oluşan kemik miktarının kaybedilen kemik miktarından az olması durumunda kemik kaybı  gerçekleşir. Özellikle menopoz sonrasında kemik kaybı artmaya başlar. Östrojen hormonunun menopoz döneminde azalmaya başlaması kemik erimesi  riskini de arttırır.

Östrojen hormonunun azalması kemik erimesinin oluşmasına zemin hazırlayan en büyük etkendir.

Kemikleri besleyen en önemli vitamin kalsiyumdur. Kalsiyum eksikliği kemik erimesinin oluşmasında etkendir.

Vücutta  D vitamini eksikliği  de kemik erimesine neden olan bir durumdur. Kişi bol miktarda D vitamini almalıdır. D vitamini  kemiklerin dokularına en yararlı vitaminlerdendir.

Genetik faktörlere bağlı olarak da kemik erimesi hastalığı görülme riski vardır. Ailesinde kemik erimesi hastalığı olan kişilerin ileri yaş dönemlerinde bu hastalığa yakalanma ihtimalleri yüksektir.

Alkol ve sigara tüketimi kemikler için de oldukça zararlıdır ve kemik dokusuna zarar verir.

Sedentar yaşam ve egzersiz azlığı da kemik erimesine neden olabilir. Hareketsiz yaşam tarzı kemik erimesi nedenleri arasında önemli bir yer tutmaktadır. Ağırlık çalışma, yürüyüş, koşu, dans, yüzme gibi egzersizler kemik erimesi riskini azaltmaktadırlar.

Karaciğer ve böbrek rahatsızlıkları bulunan kişilerde kemik erimesi görülme riski fazladır.

Vücudun hücrelerine zarar veren şeker hastalığı da kemik dokusuna zarar verir.

Mide ameliyatı, bypass veya bağırsaklara uygulanan cerrahi işlemler vücut kalsiyum oranını olumsuz anlamda etkilediği için kemik erimesine sebep olabilmektedirler.

Gastrit reflü rahatsızlığında, kanser hastalığı tedavisinde ve organ nakli reddi durumunda kullanılan ilaçlar kemik erimesi nedenleri arasında yer almaktadır.

Kemik erimesi nedenleri ve risk faktörleri kısaca şu şekilde sıralanabilir;

  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Vücut iskelet yapısı
  • Beslenme alışkanlıkları
  • Bazı tedaviler
  • Kullanılan ilaçlar
  • Genetik faktörler
  • Hayat tarzı tercihleri
  • Hormonal durumlar

Kemik Erimesi Tedavisi

Erken teşhis hastalığın seyri için kemik erimesi tedavisinde çok önemlidir. Kemik erimesi standart radyolojik uygulamalarıyla kendini göstermez.

Kemik erimesinin tanısını koymak için en güvenilir yöntem röntgen filmi sayesinde DEXA adı verilen çift enerjili X ışını ile kemik yoğunluğunu ölçülmesidir. Bu yöntem ile vücudun en hassas kemikleri omurlar, bilek kemikleri, uyluk kemiği incelenir.

 Hastalığın erken tanısı ve tedavisi için  menopoz dönemine giren kadınların  3 yıl arayla kemik ölçümü yaptırması çok önemlidir.

Kemik erimesinin erken fark edilmesi daha fazla kemik kaybını önler, teşhisi geç konan ilerlemiş kemik erimesinde kaybedilen kemik kaybının geri kazanılması oldukça zordur. Kemik ölçümü yaptırmak için fizik tedavi ve rehabilitasyon servislerine başvurmak  ve  kemik ölçümü testi istemek yeterlidir.

Gideceğiniz doktorunuz şikayetleri dinleyerek kemik ölçümü testi isteyebilir ve hastalığın hangi evresinde olduğunu tespit eder.

Kemik Ölçüm Testi

Kemik yoğunluğunun ölçülmesi amaçlanan bu testler günümüzde oldukça ağrısız bir şekilde ve en az radyasyona maruz kalarak gerçekleşmektedir. Kemikölçüm testi yaptırmadan 24 saat öncesine kadar herhangi bir kalsiyum takviyesi alınmamış olması doğru sonuçlar elde etmek açısından çok önemlidir.

Kemik ölçüm testi yaptıracak olan kişinin rahat kıyafetler giymesi, özellikle kemer, takı gibi aksesuarları üzerinde bulundurmaması tavsiye edilmektedir. Kemik ölçüm testi hızlı bir şekilde sonuçlanmaktadır. Test sonucunda alınacak olan T-skoru kemik yoğunluğunu ifade etmektedir.

T skoru -1ve üzerinde bir değerde ise kemik ölçüm sonuçlarınız normal olarak değerlendirilir.  -1 ve -2.5 arasında olan T skoru değeri kemik erimesi başlangıcının işareti sayılabilmektedir. Kemik yoğunluğu -2. 5 ve altında bir değerde ise kişinin osteoporoz hastası olduğunu kesin olarak teşhis etmektedir.

Diğer bir değer olan Z skoru, ortalamadan çok yüksek ya da çok az ise kişinin kesin olarak kemik erimesi hastası olduğunun işaretidir.

Kemik Erimesi İçin Alınacak Önlemler

Kemik erimesi için alınacak önlemler ile hastalığın ilerlemesini durdurmak mümkündür.  Kemik erimesi tanısı konan  hastada öncelikle kemik kaybının azaltılması  amaçlanır.  Hastalara kalsiyum içeren, kemik dokusunu güçlendiren ilaçlar ile tedaviye başlanır.

Tedavi sürecinde doktorun vermiş olduğu ilaçlar düzenli alınmalı ve kontroller aksatılmadan devam edilmelidir.  Kemik erimesi tedavisinde hastaya östrojen hormonu arttırmak içi hormon tedavisi de uygulanabilir.

 Kemik erimesi tedavisinde en iyi sonucu elde etmek ve kemik kaybını azaltmak için hastanın yaşam kalitesini arttırması ve beslenme alışkanlıklarını de değiştirmesi önemlidir.

Düzenli yürüyüş ve egzersiz  kemik kaybını azaltır ve yeni kemik oluşumunu arttır. Özellikle ağırlık kaldırma, yürüyüş, merdiven tırmanma, ip atlama, kayak kayma, dans etme gibi egzersizler yapılması bacak, kalça ve alt omurga kemiklerinin sağlığını korumada önemli olduğu için tavsiye edilmektedir.

Güneş ışığından faydalanmak kemik yapısını güçlendirir. Orta derecede güneş ışığı almak vücuda ihtiyacı olan D vitaminini verir. D vitamini takviyesi almak kemik erimesi tedavisinde önemli avantaj sağlar.

Kalsiyum zengini besinlerin tüketimi arttırılmalıdır. Yeterli miktarda kalsiyum takviyesi almak kemik erimesi önlemek açısından tavsiye edilmektedir. Özellikle 50 yaş üstü erkeklerde ve menopoz sonrası kadınlarda günlük ortalama olarak 1000 – 1200 mg kalsiyum alınması tavsiye edilmektedir.

Kemik kırılma riskini en aza indirmek önemlidir. Bunun için günlük hareketlere önem verilmelidir. Çok uzun süre ayakta kalınmamalı, düşmeye sebep olabilecek ağır eşya kaldırılmasından kaçınmak gerekir. Özellikle banyo ve lavabo gibi kayganlık oluşan alanlara kaymayı önleyici halı ve hasırlar konmalıdır.

A,E ve E vitamini zengini besinler bol miktarda tüketilmeli brokoli ve marul gibi kalsiyum açısından zengin gıdalar yenmelidir.

Kemik Erimesi İçin Şifalı Bitkiler

kemik erimesine iyi gelen besinler

Kemik erimesinin durdurulmasında beslenme şekli de çok önemlidir.  Tam bir kalsiyum  zengini olan  brokoli tüketilmelidir. Keten tohumu yağı kemik erimesine çok faydalıdır.

Yoğurt  bol miktarda kalsiyum içeren  en önemli gıdalardandır. Bol bol tüketilmelidir.

Yoğun protein alınmamalıdır.

Bor ve flor bakımından zengin  bir bitki olan maydanoz  tüketilmelidir.  Roka kemik erimesinde tüketilmesi tavsiye edilen bir diğer bitkidir.

Lahana kandaki östrojen miktarını artmasını sağlar. Bor minerali zenginidir ve kemikleri besler.

Kemik Erimesi İçin Kür 

3 adet brokoli suda sadece 5 dakika  haşlanır. Daha fazla haşlanıp vitaminlerinin azalmaması gerekir. Ilıdıktan sonra süzülüp suyu içilir. Bu kür sabah öğle akşam yemeklerden önce  birer bardak içilir. 7 gün uygulanıp 1 gün ara verilir ve tekrar 7 gün devam edilir bu şekilde toplam 21 gün bu kür devam ettirilmelidir.

Источник: https://www.faydaloji.com/kemik-erimesi-belirtileri-nedenleri-tedavisi/

Menopoz Dönemi Kemik Erimesinden Korunma Yolları – Sağlık Ocağım .NET

Menopoz Döneminde Kemik Erimesi Artıyor

Bir kadının üst üste adet görmediği süre 12 ay kadar olmuş ise bu kadın menopoza girmiş kabul edilir. Kadında adet düzensizlikleri başladıktan sonra yapılabilecek bazı testler ile menopoza yaklaştığı konusunda bilgi elde etmek mümkündür.

Beyinden salgılanan bazı hormonlar ve yumurtalıkların buna verdiği cevap test edilebilir. Bu testin yanı sıra tiroid bezlerinin çalışma fonksiyonu da test edilmelidir.

Çünkü tiroid azlığı da menopoz belirtileri gibi belirtiler gösterebilir. Menopoz döneminde kadınların en önemli sorunlarından biri de kemik erimesi (osteoporoz) sorunudur.

Osteoporoz, kalsiyum kaybının artması sonucunda kemiklerin daha kolay kırılabilir hale gelmesidir.

Menopoz ve osteoporoz (kemik erimesi)

İnsanların büyüme çağında kemik yapımı, kemik yıkımından daha yüksektir. 25-30 yaşları arasında kemik yapımı ve kemik kütlesi en yüksek seviyesine ulaşır. Kadınlarda menopoz döneminde östrojen hormonu seviyesinde düşüş nedeni ile kemik kütlesi kaybı en hızlı dönemine ulaşır.

Kemik erimesinin etkilediği kemikler : Osteoporoz en sık vücudun yükünü taşıyan omurga kemiklerini etkiler iken, uyluk kemiğinin baş kısmını (kalça), bilek kemikleri ve diğer kemikleri de etkiler. Bu nedenle ileri yaşlarda boyda kısalma, en küçük düşme ile bile kırıklar oluşabilir.

Kemik erimesinin belirtileri : Kemik erimesi, başlangıçta hiçbir belirti vermeyebilir iken, ilerlediği zaman bel ve sırt ağrıları ve kamburlaşma görülür. Kemik erimesinin en çok sıkıntı veren durumu en küçük bir travmada kırıkların oluşmasıdır.

Kemik erimesi olup olmadığının anlaşılması için doktora gidip kemik dansitometrisi ölçümü yaptırılmalıdır.


Kemik erimesi kimlerde daha sık görülür : Kemik erimesi menopoza girmiş kadınlarda, süt, yoğurt, peynir gibi kalsiyum içeren besinleri az tüketenlerde, hareketsiz yaşam sürenlerde, sigara içenlerde, alkollü, kolalı ve kafeinli içecekleri daha fazla tüketenlerde, genetik yatkınlığı olanlarda, kalsiyum atımını arttıran, kalsiyum emilimini azaltan ilaçları ve tuzu uzun süre ve yüksek dozda kullananlarda, şeker hastalığı olanlarda, tiroid bezinin fazla çalışması durumunda, emilim bozukluğu olanlarda, böbrek yetmezliği olanlarda, mide ve bağırsak operasyonu geçirenlerde, felç ve benzeri hastalıkların varlığında kemik erimesi daha sık görülür.

Menopozda kemik erimesinden korunmak için nasıl beslenmeli?

Menopoz döneminde kemik erimesinden korunmak için beslenmeye özen gösterilmelidir.

Beslenmede kalsiyumdan zengin beslenmek gerekir. Kalsiyumun en iyi kaynakları süt, yoğurt, peynir, lor peyniri ve kefir gibi süt ürünleridir.

Süt ürünleri dışında pekmez, kuru baklagiller, soya fasulyesi ve yeşil yapraklı sebzeler, balık, yumurta, karaciğer gibi besinler düzenli ve yeterli olarak tüketilmelidir.

Menopoz döneminde direkt güneş ışığından yararlanmak önemlidir. Bu sayede vücuttaki D vitamini aktifleşir.

Et ve et ürünleri gibi protein içerikli besinlerin çok fazla tüketilmesi durumunda kalsiyum kaybı daha fazla olur ve bu durum kemik erimesine neden olabilir. Bu nedenle menopoz döneminde aşırı protein tüketilmemeli yeterli protein tüketilmelidir. Menopoz döneminde daha çok balık yemeye (haftada en az 2-3 kez) özen gösterilmelidir.

Kafein içeren kahve, siyah çay, kolalı içecekler gibi içecekler menopoz döneminde çok fazla tüketilmemelidir. Menopoz döneminde bitki çayları ve sütlü içecekler tercih edilmelidir. Aşırı tuz tüketiminden ve aşırı zayıf olmaktan da kaçınmak gerekir.

Menopozda kemik erimesini önlemek için hareketli olmak önemli mi?

Düzenli fiziksel aktivite alışkanlığı edinmek ve egzersiz yapmak kemik erimesini önlemede yardımcı olur.

Yakın mesafelerde arabayı değil yürümeyi tercih etmek, asansör yerine merdivenleri kullanmak, bir yere giderken arabayı gidilecek yerden uzağa park ederek kalan mesafeyi yürüyerek gitmeye çalışmak, bahçe ve ev işleri ile daha fazla uğraşmak gibi fiziksel aktiviteleri arttırmak kemik erimesini önlemede fayda sağlar.

Ayrıca her gün en az 30 dakika egzersiz veya haftada en az 3-4 gün 30-60 dakika kadar orta şiddette egzersiz, yürüyüş, yüzme, bisiklete binme gibi sportif aktiviteler yapılmalı ve bu alışkanlık yaşam boyu sürdürülmelidir.

Menopoz döneminde düşme riski nasıl önlenir?

Yaş ilerledikçe düşme riski artar. Bunun sebebi, yaşın ilerlemesi nedeni ile kolay hareket edebilme yeteneğinin azalması, görmenin azalması, hastalıkların ya da ilaç kullanımın neden olduğu sersemlik olabilir.

Düşme riskini düzenli egzersiz yaparak, sağlam ve kaygan olmayan, az topuklu ayakkabılar giyerek, düzenli göz muayenesi olarak, kaygan zeminlere yolluklar, kilimler sermeyerek, kaygan ve ıslak zeminlere dikkatli basarak, özellikle alış veriş merkezlerindeki zeminler kaygan ve ıslak olmakta ve kaymaya zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle buralarda dikkatli olmak önemlidir.

Ayrıca evlerdeki banyolarda küvet içine ve tuvaletin kenarlarına mutlaka tutunacak yerlerin yapılması da düşmeye karşı alınabilecek önlemlerdendir. Düşmelere karşı alınabilecek en iyi önlem ise düzenli egzersiz yapmak ve böylece kemik ve kas kütlesini arttırmak ve hareket açıklığını korumaktır.

Menopoz dönemi ile ilgili benzer sağlık konuları

Источник: https://www.saglikocagim.net/menopoz-donemi-kemik-erimesinden/

Kemik Erimesi (Osteoporoz): Kimlerde görülür, risk faktörleri, belirtileri, tanısı, tedavisi ve korunma yolları

Menopoz Döneminde Kemik Erimesi Artıyor

Kemik erimesi, kemik kitlesinin yani içindeki minerallerin azalması ve mikroskopik olarak incelendiğinde yapısının bozuk bir hal alması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının arttığı bir iskelet hastalığıdır. Vücutta iki tür kemik vardır.

Bunlar kortikal ve trabeküler kemiklerdir. Trabeküler kemik, kortikal kemiğe göre daha azdır ve kemiklerin uç kısmında ve omurgada bulunur. Ayrıca bu kemiğin yapım ve yıkım hızı daha fazladır. Bu yüzden kırılganlığa hassas olan kemik trabeküler kemiktir.

Kemik erimesi en çok omurlar, kalça kemiği ve bileklerde görülür. Diğer kemiklerde görülme olasılığı da vardır. Bunun sonucunda boy kısalığı ya da hayati önem arz eden kırıklar oluşabilir.

Menopoz döneminde kemik erimesi artar. Bu artış ne kadar fazla olursa ileri yaşlarda kemik kırığıyla karşılaşma ihtimali o kadar artar. Çünkü bu hızlı kemik kaybı menopozla başladıktan sonra 15 yıla kadar sürer. Daha sonra kemik kaybı azalır. İşte bu ara dönemdeki kayıp o yüzden bu kadar önemlidir. Bunu minimum zararla atlatmak, ileride oluşacak kemik kırıklarının önüne geçmek için şarttır.

KEMİK ERİMESİ KİMLERDE GÖRÜLÜR? RİSK FAKTÖRLERİ NELERDİR?

Kemikler 35 yaşından sonra içerdiği minerali (kalsiyum) kaybetmeye başlar. Oluşan kemik miktarı, kaybedilen kemik miktarından az olursa kemik kaybı gerçekleşir. Öncelikle kadınların bu hastalığa yakalanma sıklığının erkeklere oranla daha fazla olduğunu belirtmek gerekir.

Özellikle menopoz sonrası, östrojen hormonunun da azalmasına bağlı olarak bu ihtimal daha da artar. Östrojenin azalması kadınlarda kemik erimesinin temel nedenidir. 45 yaşından önce doğal ya da cerrahi bir operasyonla yumurtalıkların alınması sonucu adet görmeme ve adet düzensizliği sonucu kemik erimesi görülebilir.

Bunun yanında yaşın artışı normal bir süreç olsa da kemik erimesi ihtimalini arttırır.

Kalıtsal faktörler de kemik erimesi oluşumunda etkilidir. Özellikle ailesinde kemik kırığı olan kişilerde ileri yaşlarda kemik erimesi görülme ihtimali artar. Önceden herhangi bir kırık geçirmiş olmak da osteoporoza neden olabilir. Ayrıca astım ya da eklemlerinde iltihaplı rahatsızlıklar olanlarda görülme riski fazladır.

Bunların dışında önemli faktörlerden birisi de kalsiyumdan ve D vitamininden yetersiz beslenmektir. Bunlar kemiğin temel mineralleri olduğundan eksikliği kemik yıkımını arttırır. Sigara içme, kemik yıkımına neden olan guatr ilaçları, kortizon(kortikosteroid türü ilaçlar) kullanma, alkol tüketimi da kemik erimesini arttıran risk faktörleridir.

Erkeklerin kemikleri kadınlara oranla daha kuvvetlidir. Çocukluk döneminden itibaren bu durumun böyle olması erkeklerde kemik erimesinin niçin daha az olduğunu ortaya koyar. Hareketsiz bir yaşam tarzı sürme, bazı fiziksel problemler ve testesteron hormonunun azalması kemik erimesi nedenleri arasındadır.

KEMİK ERİMESİ TANISI

Osteoporoz (kemik erimesi) erken dönemde belirti vermez.

Standart radyolojik yöntemler (normal röntgen filmi çekimi) kemik kaybını pek duyarlı bir şekilde göstermediklerinden erken vakalarda güvenilir tanı yöntemi DEXA dediğimiz çift enerjili X-ışını absiometrisi ile kemik yoğunluğu ölçülür.

Bu yöntemle vücudun en duyarlı kemikleri (uyluk kemiği, omurlar,kol kemiği) incelenir. Hastalığın daha ileriki dönemlerinde normal radyolojik tetkikler azalan kemik yoğunluğunu gösterir.

Tanı yapıldıktan sonra hastalık evrelendirilir. Çünkü her hastada kaybbedilen kemik miktarı aynı değildir. Hastalığın erken tanısı amacıyla özellikle menopoza giren kadınların 4-5 yıl arayla kemik ölçümü yaptırmaları gereklidir. İlerlemiş bir kemik kaybını yerine getirmek çok zordur. Erken tanıyla bu kayıp oldukça yavaşlatılır.

KEMİK ERİMESİ TEDAVİSİ

Osteoporozda kaybedilen kemiğin yerine getirilmesinin zor olduğunu söylemiştik. Ancak kemik kaybı yavaşlatılabilir. Kemik erimesi tedavisi yoğun araştırmalara neden olmuştur. Bugün itibariyle en geçerli yöntemlerden birisi östrojen tedavisidir. Böylece kemik erimesi süreci azalır.

Bu tedaviyle kalça ve omurga kemiklerinde kayıp azalmış ve bu tedaviye ek olarak kalsiyum da eklendiğinde bu oran daha da fazla artmıştır. Kalsiyumun 30 yaşından önce uygun miktarda besinsel olarak alınması kemik erimesi ihtimalini oldukça arttırır fakat sonradan ilaç tedavisi şeklinde alınan kalsiyum daha mütevazi bir etki gösterir.

Kemik erimesi tedavisi uzun sürer ve en az 5 yıllık bir süreç gerekir ki etkinliğini göstersin.

Yaş ilerledikçe vücudun kalsiyumdan yararlanma ihtimali azalır. Çünkü emilimi azalmıştır. Kemik erimesinin önüne geçmek için kalsiyum dengesini iyi ayarlamak gerekir. Fakat tek başına, östrojen olmadan kalsiyum verilmesi tedavide pek fayda sağlamamaktadır.

Östrojen tedavisine tahammül edemeyen veya kullanılması bazı tehler yaratabilen hastalarda, kalsitonin tedavisi kemik kırığı riskini azaltır. Umut vaadeden diğer tedavi yaklaşımı ise kemik erimesini seçici olarak azaltan bifosfonatların kullanılmasıdır.

Osteoporozdan korunmak için alınacak önlemler aynı zamanda tedavide de etkili yöntemlerdir. Bunların arasında östrojen ve kalsiyum alımı başta gelir. Ayrıca beslenmeye dikkat edilmelidir.

Hareketsiz ve sporsuz bir yaşam kemik erimesini arttırır. Yürümek, hafif spor yapmak kemik erimesini önlemek için faydalıdır. Çünkü kas gücümüz ve hareket kabiliyetimiz korunur.

Böylece vücut dengesi korunmuş olur.

Sigara ve alkol kullanan kadınlar menopoza daha erken girer. Sigara vücuttaki östrojen düzeyini azaltır. Bu hem menopoza girmeye hem de kemik erimesinin artmasına neden olur. Alkol ise kemik yıkımını ve kemik yoğunluğunu arttıran bir faktördür. Bu yüzden mutlaka alkol ve sigara bırakılmalıdır.

Tedavide hastanın yaşı, cinsiyeti, başka hastalık olup olmadığı önemli olduğundan mutlaka doktor kontrolünde olmak gereklidir.

Источник: https://xn--salk-1wa3i.net/osteoporoz.html

KEMİK ERİMESİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Menopoz Döneminde Kemik Erimesi Artıyor

Kemik erimesi, kemiklerin zayıflaması ve kırılgan hale gelmesi sonucu oluşmaktadır. Kemikler o kadar kırılgan hale gelir ki, herhangi bir eğilme, bükülme ya da öksürme sonucunda ya da hafif basınç altında kırılmakta ve hasar görmektedir.

Kemik erimesi, genellikle, kalça, bilek ya da omurgalardaki kırılma ve çatlaklar ile yakından ilişkili olarak gelişmektedir. Kemik dokusu canlıdır ve herhangi bir kırılma olduğunda yeniden kendini onarabilmektedir.

Kemik erimesi meydana geldiğinde ise, kemik tekrardan kendini yenileme yeteneğini kaybeder ve yeni kemik üretilemez.

Kemik erimesi tüm ırklarda hem kadın hem de erkeklerde yaşanabilmektedir. Fakat, beyaz ve Asya kadınlarında, özellikle menopoz sonrasında ve yaşlanmaya bağlı olarak ortaya çıkma ihtimali daha yüksektir. Bazı ilaçlar ve sağlıklı beslenme, ağırlık kaldırma egzersizleri, kemik erimesini önleyerek, zayıf olan kemiklerin güçlenmesine yardımcı olmaktadır.

Kemiklerimiz sürekli olarak kendini yenileyebilme özelliğindedir. Sürekli olarak yeni kemikler üretilir ve eski kemikler kırılarak, bu kemik oluşum döngüsü devam eder. Yaş henüz gençken, vücudumuz yeni kemik üretimini çok hızlı gerçekleştirir.

Yani vücut gençken, kemik üretimi, kemik bozulmasından ve kemik dokusunun azalmasından çok daha hızlı ilerlemektedir. Birçok insan 20’li yaşlarının başlarına kadar en yoğun kemik kütlesine ulaşmaktadır. İnsan yaş aldıkça, kemik kütlesi kaybı, kemik üretiminden daha hızlı ilerler.

Kemik erimesinin nasıl geliştiği, gençlikte mevcut olan kemik kütlesinin miktarına bağlı olarak değişmektedir. Eğer kemik dokusu fazla ise, bu bir depo görevi görür ve yaş ilerledikçe kemik erimesi ihtimali azalır.

Fakat eğer gençken kemik dokusu yoğunluğu az ise, yaş aldıkça kemik erimesinin oluşması riski daha fazladır.

Kemik erimesinin erken evrelerinde herhangi bir semptom genellikle gözlenmez. Fakat, kemik erimesinden dolayı kemikler zayıflamaya başladığında, semptom ve belirtiler ortaya çıkmaya başlar ve bu belirtiler genellikle şu şekildedir;

  • Sırt ağrısı,
  • Zamanla boy uzunluğunun azalması,
  • Eğik duruş,
  • Kemiklerin çok kolay kırılması ya da çatlaması.

1.Sırt Ağrısı

Kemik erimesinde yaşanan sırt ağrılarının nedeni, kırışmış ya da çökmüş olan omurlardır. Omurlarda yaşanan bu kemik dokusu kaybı, kişinin bazen şiddetli şekilde sırt ağrısı yaşamasına sebep olmaktadır.

Kemiklerde meydana gelen çatlaklar ve küçük çaplı kırılmalar kişinin boyunda bazı kısalmalara neden olmaktadır.

Kemik erimesi sebebi ile kütle kaybı yaşayan kemikler, iskelet yapısında bazı değişimler yaşanmasına ve bunun sonucu olarak da, normal boy uzunluğundan çok daha kısa bir boya sahip olmaya neden olmaktadır.

Genellikle kemik erimesi olan kişilerin boy uzunlukları çok fazla oranda kısalmaktadır ve bu kısalma beklenmedik şekilde olmaktadır.

3.Duruş Bozuklukları

Kemik erimesinin en belirgin bulgularından biri de duruş bozukluklarıdır.

Kemik dokusunda yaşanan hızlı kütle kayıpları ve bu durumun omurlara vermiş olduğu zararlar, birtakım duruş bozukluklarının yaşanmasına sebep olmaktadır.

Kemik erimesi olan kişilerde özellikle eğri ve iki büklüm şeklinde duruşlar yaşanması çok yaygındır. Omur kemikleri olumsuz etkilenen bu kişiler, ister istemez eğik durmak zorunda kalırlar.

4.Kolay Zarar Gören Kemikler

Herhangi basit bir hareket sonucu zarar gören ve hasara uğrayan kemikler, büyük ihtimalle kemik erimesinin bir işareti olacaktır.

Kemik dokusunun eskisi gibi sağlıklı bir şekilde kendini yenileyememesi sonucu, vücut yeni kemik dokusu üretmekte zorluk çeker.

Bu durum yeni kemik dokusunun üretilmesini engellediği için, kemiklerin çok daha kolay bir şekilde kırılmasına ya da çatlamasına neden olacaktır. Üstelik bu durum, kemiklerin çok daha uzun sürede iyileşmesine de neden olmaktadır.

Risk Faktörleri

Kemik erimesinin oluşmasına neden olan bir numaralı faktörler;

  • yaş,
  • hayat tarzı seçimleri,
  • bazı ilaçlar,
  • birtakım tedaviler,
  • ırk,
  • cinsiyet,
  • aile hastalık geçmişi,
  • vücut iskelet yapısı,
  • hormonlar,
  • beslenme alışkanlıkları.

Değişmeyen riskler: Bazı risk faktörleri kontrol dışıdır ve değiştirmenin yolu yoktur. Bu risk faktörleri; cinsiyet, yaş, ırk ve aile hastalık geçmişi gibi risk faktörleridir.

  • Cinsiyet: Kadınlarda kemik erimesi yaşanması riski erkeklerde kemik erimesi yaşanması riskinden çok daha fazladır.
  • Yaş: Yaşlanmak kemik erimesi açısından en büyük risklerden biridir.
  • Irk: Genellikle Asya kökenli ya da beyaz ırk kökenli olan kişilerde kemik erimesi yaşanması riski daha fazladır.
  • Aile hastalık geçmişi: Eğer annenizde, babanızda ya da kardeşlerinizde kemik erimesi vakası yaşanmış ise, sizin de kemik erimesi yaşama riskiniz yüksektir. Özellikle anne ya da babada yaşanan kemik erimesi sizi doğrudan risk grubuna dahil etmektedir.
  • Vücut iskelet yapısı: Erkek ya da kadın fark etmez, eğer bir insanın iskelet yapısı küçük ve ince ise o kişinin kemik erimesi yaşaması riski daha fazla olacaktır. Çünkü iskelet yapısının ince ve küçük olması, daha az miktarda kemik dokusu kütlesi anlamına gelmektedir.

Diğer risk faktörleri: Kemik erimesine zemin hazırlayacak olan diğer risk faktörleri ise; cinsiyetlere özgü hormonlar, tiroid problemleri, diğer bazı bezler.

  • Cinsiyetlere özgü hormonlar: Düşük cinsiyet hormonu seviyesi kemiklerin zayıflamasına sebep olabilmektedir. Özellikle kadınların menopoz döneminde azalan östrojen hormonu seviyesi, kemik erimesinin oluşmasına neden olan büyük bir risktir. Ayrıca daha önceden kanser tedavisi görmüş olan, kadınlarda bu tedavi sürecinde östrojen miktarı düşmektedir.

Bunlara ek olarak, prostat kanseri tedavisi gören erkeklerde, tedavi sürecinde yaşanan testosteron hormon seviyesinin azalması da, erkekler için kemik erimesi riski oluşturmaktadır.

  • Tiroid problemleri: Çok fazla miktarda tiroid hormonunun üretilmesi, kemik erimesine sebep olabilmektedir. Tiroid bezlerinin aşırı aktif çalışması sonucu gelişebilecek kemik erimesi, tiroid salgısını azaltmaya yarayan ilaçlar ile önlenebilmektedir.
  • Diğer bazı bezler: Özellikle paratiroid ve adrenalin bezlerinin çok fazla çalışması sonucu, kemik erimesi riski ortaya çıkabilmektedir.

Beslenme faktörü: Bazı gıdaların eksik ya da fazla alınması sonucu, kemik erimesi riski artmaktadır. Beslenme ile alakalı bu risk faktörleri; düşük miktarda kalsiyum alınması ve yeme bozuklukları gibi faktörlerdir.

Kalsiyum eksikliği: Uzun ve sağlıklı yaşamanın bir sırrı olan kalsiyum, kemiklerin yapısına katılarak onları güçlendirir. Çok uzun vadede yaşanmış olan kalsiyum eksikliği, kemik yoğunluğunun azalmasına, kırılma ve çatlama riskinin artmasına sebep olduğu gibi, kemik erimesi riskini de artırmaktadır.

Yeme bozuklukları: Özellikle anoreksi hastalarında ya da sürekli olarak iştahsızlık yaşayan kişilerde kemik erimesi yaşanması riski daha yüksektir.

Çünkü bu kişiler, kemik için gerekli olan protein ve kalsiyumu alamamaktadır. Menopoz dönemindeki kadınların iştahsızlık yaşaması ise kemikleri daha da güçsüzleştirmektedir.

Aynı şekilde erkeklerde de yeme bozukluklarına bağlı olarak gelişen hormon bozuklukları, kemik erimesi riskini yükseltmektedir.

Bazı ameliyatlar: Özellikle mide ameliyatı, bypass ya da bağırsakların cerrahi işlem görmesi, kalsiyum içeren besinlerin absorbe edilmesine sebep olmaktadır. Bu durum da, kemik erimesi riskini artırmaktadır.

Bazı ilaçlar: Uzun süre boyunca, kortizonlu ya da prednizon türünde ilaçlar kullanmak, kemik yenilenmesini önlediği için, kemik erimesi riskini artırmaktadır. Ayrıca;

  • nöbetleri önlemek ya da iyileştirmek için kullanılan ilaçlar,
  • gastrik reflü ilaçları,
  • kanser ilaçları,
  • vücudun organ nakli reddi durumu yaşamasında kullanılan ilaçlar, kemik erimesi riskini yükseltmektedir.

Sedentar yaşam: Sedentar yaşam yani, vaktin büyük kısmını oturma faaliyeti ile geçirme, kemik erimesi riskini artırmaktadır. Ağırlık kaldırma egzersizleri, özellikle yürüyüş, koşu, zıplama ve dans etme gibi fiziksel etkinlikler ise, kemik erimesi riskini azaltmaktadır.

Çok fazla miktarda alkol tüketimi: Sürekli olarak alkol tüketmek, kemik erimesi riskini artırmaktadır.

Sigara kullanmak: Sigaranın kemik erimesi oluşumundaki rolü tam olarak bilinmese de, kemiklerin yapısını zayıflattığı kesindir.

Komplikasyonlar

Kemik erimesinin en ciddi komplikasyonları, özellikle omurga ve kalça kemiklerinde gelişebilecek olan kırılmalardır. Kalça kemiği kırılmaları düşme sonucu gelişmektedir.

Zaten kemik erimesi nedeni ile zayıf olan kemikler, bir düşme sonucunda kolayca kırılabilmektedir. Bu nedenle, kemik erimesi sonucu bazı sakatlık durumları yaşanabilmektedir. Bazı durumlarda bu omurga kemikleri düşme olayı yaşanmasa bile gerçekleşebilir.

Bunun nedeni kemik erimesidir. Ayrıca kemik erimesi ciddi sırt ağrılarına ve kamburluğa sebep olmaktadır.

Tanı ve Testler

Kemik yoğunluğunun tespit edilmesi amacı ile düşük düzeyde röntgen cihazından yararlanılmaktadır. Böylece, kemiğin yapısında bulunan mevcut mineral miktarı belirlenmiş olur. Bu röntgen işlemi ağrısız ve acısızdır. Röntgen yöntemi ile, özellikle bilek, kalça ve omurga kemikleri kontrol edilmektedir.

Tedavi ve İlaçlar

Kemik erimesinde tedavi, kemik yoğunluğu testi gibi bilgiler kullanılarak, gelecek 10 yıl içindeki kemik kırılma riski tahmin edilerek bir tedavi önerilmektedir. Eğer bu risk yüksek değil ise, tedavi ilaçlar yardımı ile değil de, bunun yerine yaşam tarzındaki bazı değişiklikler ile yapılmaktadır.

İlaç tedavisi: Kemik erimesi tedavisinde kullanılan ilaçlar bifosfonat tabanlı ilaçlardır. Bu ilaçlar şu şekildedir;

  • Alendronat (Fosamax)
  • Risedronat (Actonel, Atelvia)
  • İbandronat (Boniva)
  • Zoledronik asit (Reclast)

Fakat bu ilaçların, bulantı, karın ağrısı, yutkunmada güçlük ve bazı mide sorunları gibi yan etkileri oluşabilmektedir. Bifosfonat tabanlı ilaçları 5 yıl süreden fazla kullanmak, uyluk kemiği ve kalça kemiğinde çatlaklar oluşmasına neden olmaktadır. Ayrıca bu ilaçlar çene kemiğini ve diş yapısını da etkilemektedir.

Hormon tedavisi: Özellikle menopoz sonrası kadınlarda östrojen takviye tedavisi, kemik yoğunluğunu korumak adına yardımcı bir tedavi olacaktır. Fakat bu östrojen tedavisi, kan pıhtılaşması, endometriyal kanser, göğüs kanseri ve bazı kalp hastalıklarının oluşmasına sebep olabilmektedir.

Raloxifene (Evista) adı verilen bir ilaç, östrojenin faydalı etkilerini taklit ederek, kemik yoğunluğunun korunmasına yardımcı olur. Fakat bu ilacın da, sıcak basması ve kan pıhtılaşması gibi etkileri ve riskleri vardır.

Erkeklerde kemik erimesi, testosteron seviyesinde kademeli olarak ve yaşa bağlı olarak düşüş yaşanması ile alakalıdır. Bundan dolayı takviye testosteron tedavisi, kemik yoğunluğunu artırmaya yardımcı olmaktadır.

Diğer bazı ilaçlar: Doktor hastalığın seyrine göre diğer bazı ilaçları tedavide kullanabilmektedir. Doktorun tavsiye edebileceği bu ilaçlar şu şekildedir; Denosumab (prolia) ve Teriparatid (Forteo).

Alternatif Tedaviler: Kemik erimesi sürecinde, doktorun uygun gördüğü ilaç tedavisi yanında, eğer bir sakıncası olmayacak ise bazı yöntemler kullanarak, kemik sağlığını korumak mümkündür. Bu yöntemler;

Sigara içmemek, çok fazla alkol tüketiminden kaçınmak, düşmemeye özen göstermek ve beslenmeye dikkat etmek gibi yöntemlerdir.

Alınacak Önlemler

3 faktör kemik erimesini önlemek ve kemik sağlığını korumak için çok önemlidir. Bu faktörler;

  • Yeterli miktarda kalsiyum almak,
  • Yeterli miktarda D vitamini almak,
  • Düzenli egzersiz.

Kalsiyum: 18 ile 50 yaş aralığındaki kadın ve erkekler için günlük alınması gereken kalsiyum miktarı 1000 miligramdır. Bu miktar, kadınların menopoz sonrası dönemlerinde, yani 50 yaşından sonra ve erkeklerde 70 yaşından sonra 1200 miligram değerlerine ulaşmaktadır. En iyi kalsiyum kaynağı olan besinler şu şekildedir;

  • Düşük yağlı süt ürünleri (günlük 200-300 miligram alınması yeterlidir),
  • Koyu yeşil yapraklı sebzeler,
  • Konserve somon ve kılçıkları ile birlikte sardalye,
  • Soya peyniri gibi soya ürünleri,
  • Kalsiyum ile desteklenmiş tahıllar ve portakal suyu.

Fakat, çok fazla miktarda kalsiyum tüketmek, böbrek taşı oluşumuna ve bazı kalp sorunlarına sebep olmaktadır. Bundan dolayı, günlük kalsiyum alımı, 2000 miligramı aşmamalı ve 50 miligramın altına da düşmemelidir.

D vitamini: D vitamini, vücuttaki kalsiyumun emilimini sağlamaktadır. Birçok insan vücudu için gerekli olan yeterli miktardaki D vitaminini  güneş ışığından almaktadır. Çünkü güneş ışığı çok iyi bir D vitamini kaynağıdır. Fakat çok uzun süreler güneş ışığı altında kalmak, içerdiği ultraviyole ışınlar nedeni ile, cilt kanseri riskini artırmaktadır.

Bilim insanları, günlük alınması gereken ideal D vitamini miktarını henüz belirlememiştir.

Fakat yetişkinler için günlük 600-800 IU (uluslararası birim) D vitaminini ihtiyacını, gıda ve takviyeler yardımı ile almak başlangıç için iyidir.

Eğer kandaki D vitamini seviyesi çok düşük ise doktor bu dozu artırabilir. Ergenlik dönemindeki gençler ve yetişkinler için ise günlük, 4000 IU değerine kadar D vitamini almak güvenlidir.

Egzersiz: Egzersiz, kemiklerin güçlenmesine yardımcı olur ve kemik erimesinin etkilerini yavaşlatmaya olanak sağlar. Özellikle; ağırlık kaldırmaya dayalı egzersizler, koşu, yürüyüş, merdiven tırmanma, ip atlama, kayak gibi egzersizler, bacak, kalça ve alt omurga kemiklerinin sağlığını korumaya yardımcıdır.

Источник: https://evdesifa.com/kemik-erimesinin-belirtileri-nelerdir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть