Mesai Saatlerinde İçilen Çay Stresi Önlüyor, Motivasyonu Artırıyor

içerik

Ofiste sanat motivasyonu artırıyor

Mesai Saatlerinde İçilen Çay Stresi Önlüyor, Motivasyonu Artırıyor

En iddialı motivasyon uygulamalarının yapamadığını yapan sanat, İnsan Kaynaklarının odağında yerini alıyor. Sanatın gücünü etkili bir motivasyon yöntemi olarak kullanan işverenler çalışan bağlılığında başarılı oluyor.

Bir işletmede motivasyon yoksa o iş yerinde ne kadar uzman ekip ve bilgi birikimi olursa olsun, sürdürülebilir bir başarı göstergesi yakalanamıyor. Son dönemde tüm büyük ölçekli kuruluşların yönetim süreçleri ve hedeflerinde önemle yer alan sürdürülebilirlik kavramının en büyük tetikleyicisi ise motivasyon.

Bir iletişim aracı olarak kullanılan sanat da insanda var olan yetenekleri gün ışığına çıkarıp harekete geçirmesiyle motivasyonu sağlayan en önemli enstrümanlardan biri olarak görülüyor. Ancak kurum kimliğini yansıtan eserlerin doğru kullanımı için danışmanlık almak da şart.

Uzmanlara göre yaratıcılık ve farklı bakış açıları kazandıran sanatı iş hayatından ayrı tutmak mümkün değil.
Son yıllarda yükselen bir trendle ofis ve çalışma ortamlarında daha fazla yer almaya başlayan sanat eserlerini İnsan Kaynakları departmanları etkili bir araç olarak kullanıyor.

Sanatın stresten uzaklaşma, iç dünyayı keşfetme ve iletişimi güçlendirme yönüyle iş alanlarında yer alması verimliliği artırıyor.

İş yerine girdiğinde deyim yerindeyse içi açılan, sanat eserlerinin estetik değerleriyle beslenen kişilerin daha uzun süre ve yüksek performansla çalışma eğilimi gösterdiğine değinen uzmanlar, motivasyonu artan çalışanların kurum aidiyetini daha fazla hissettiklerini belirtiyor.

İK politikalarında bile sanatın gücünden yararlanılmalı

Ressam Neşe Çoğal

ARMAGGAN Art & Design Gallery sanatçılarından Neşe Çoğal bir işletmede motivasyon yoksa, o iş yerinde ne kadar uzman ekip ve bilgi birikimi olursa olsun, sürdürülebilir bir başarı göstergesinin yakalanamadığını düşünüyor.

Çoğal’a göre, motivasyonu sağlamak isteyen İK departmanlarının mikro bazda çalışanı iyi tanıması, makro bazda ise firmanın hedeflerini çok iyi analiz etmesi gerekiyor.

Çalışma alanında oluşturulan sanat konseptinin, diğer İK faktörlerinin yarattığı olumlu durumları pekiştireceğinin altını çizen Çoğal, “Bu noktada önemli olan işletmelerin vizyonlarına uygun sanat disiplinleri ve konseptlerinden güç alarak, çalışanlarına hissettirecekleri değeri ve çalışanların da duyacakları hazzı artırmaları.

Sonuçta bağlılık, performans artışı, sürdürülebilirlik konularında olumlu etkiler muhakkak gözlenir” diyor.

Ülkemizde sanata bakış açısının geliştirilmesi konusunda tarihsel dönüşümler oluşturan birçok esere rastlayabileceğimizi de söyleyen Çoğal, 1980’lerde Halk Sigorta’nın (şimdiki ismiyle Yapı Kredi Sigorta) ilgisi üzerine İlhan Koman’ın yaptığı Akdeniz heykelini çalışma alanında sanatın kullanımı konusuna örnek gösteriyor. Sanatla bir arada olan bireylerin, hayatta karşılaştıkları problemleri çok daha kolay çözüp ilerledikleri ve olaylara daha geniş bir perspektiften bakabildikleri araştırmalarla kanıtlanıyor. Bu anlamda Çoğal, hayat ve sanatın birbirlerine iyi birer yol arkadaşı olduğunu düşündüğünü de belirtiyor.

Boş duvarlar hapishane etkisi yaratır

Uzman Hipnoterapist ve Psikolog Gani Eser

Duygularımıza hitap eden sanat eserlerinin psikolojimizi doğrudan etkilediğini savunan Uzm. Hipnoterapist ve Psikolog Gani Eser, bireylerin ve mekanın özelliklerine uygun eserler seçilebilirse sanatın verimi artıran etkisinden yararlanmanın mümkün olacağına, aksi taktirde mutsuzluk ve depresyon kaynağı da olabileceğine değiniyor.

Her sanat eserinin pozitif etki doğurmayacağının bilincinde olmak gerektiğine dikkat çeken Eser, “Sanatçının amacı izleyicide rahatsızlık duygusu uyandırmak da olabilir. Bu nedenle yapılan iş ve ekibin kişilik özellikleri dikkate alınarak eser seçimi yapılmalı” diyor.

Seçilen yapıtların doğru yerleştirilmesinin öneminden bahseden Eser, iş yerinin girişi, çalışma ve dinlenme alanlarının ayrı ayrı değerlendirilmesi ve bütünde bir uyum sağlanırken detaylara dikkat edilmesinin önemini vurguluyor.

“İş yerine girdiğinde içi açılan, sanat eserlerinin estetik değerleriyle beslenen çalışanlar daha uzun süre ve yüksek performansla çalışma eğilimi gösterirler” diyen psikolog, boş duvarlarla çevrili ofislerin bir tür hapishane etkisi yarattığını söylüyor. Eser’e göre kitaplarla, özgün resimlerle ya da heykellerle düzenlenmiş mekanlar mutlu ve verimli çalışanların yuvası oluyor.

İnsan psikolojisinin yaptığı iş üzerinde doğrudan etkisi olduğunu bilen şirketlerin bu konuda bütçe ayırmaya eğilimli, diğerlerinin ise sanat eserlerine verilen parayı israf olarak görebildiğini söylüyor.

Eser, “Doğrudan getirisini ölçemediği bu tür bir yatırımı yapmaktan kaçınan işverenler, motivasyon için devreye soktukları yüksek ücret ve primlerle günü kurtarmaya çalıştıklarının farkında bile olmayabilirler. Başarılı şirketlerde sanat ve sanat eserleri birer motivasyon enstrümanı olarak kullanılıyor. Çalışanlar kendilerini iyi, mutlu ve huzurlu hissederken yaptıkları işten ze alıyor, verimliliği ve üretkenliği artıyor” diyor.

Kariyer Dergi Temmuz Sayısı

Источник: https://www.kariyer.net/ik-blog/ofiste-sanat-motivasyonu-artiriyor/

Motivasyonu artır ve zayıflamaya başla!

Mesai Saatlerinde İçilen Çay Stresi Önlüyor, Motivasyonu Artırıyor

Bu yöntemi veya moda diyeti ne kadar süre ile yapabilirsiniz? En sevdiğiniz besinden veya içecekten ne kadar ayrı kalabilirsiniz? Diyet yapmak sizin için aç kalmak mı? Yoksa sadece salata yemek mi? Sevdiğin tatlıyı yiyerek zayıflamak imkânsız mı? Hayır, değil. Yapılan araştırmalar yıllardır aynı şeyi söylüyor! Moda değil, gerçek!

Eğer; hayatının içinde, yavaş ve küçük değişiklikler yaparak kilo problemini halledersen, verdiğin kiloları geri almazsın! Bu tam olarak ne demek?

  • Sabah çok zor uyanan birine “Sabah 7.00’de kahvaltı yapmak çok sağlıklıdır” diyemezsin!
  • Gece sabaha kadar prova yapan bir oyuncuya “Akşam 19.00’dan sonra yemek yeme” diyemezsin!
  • Çikolata yediğinde kendini çok mutlu, rahat, zinde, keyifli hisseden birine “Çikolatayı unut” diyemezsin!
  • Evde annesinin börekleri ile büyümüş bir çocuğa, börek zehirdir, diyemezsin,
  • Herhangi bir nedenden dolayı vejataryen olmuş birine “Her gün istediğin gibi et ye” diyemezsin,
  • Gastrit ağrısından kıvranan birine, “Günde 5 kez salata ye, detoks yap” diyemezsin.

Bu örnekler uzar gider, bence bu kadarı yeter. Hele şimdi, tam da zamanı, etrafınızda kaç kişi bu hafta diyete başladı?

Demek istediğim, aslında sizin demek istediğiniz. Önce dönüp hayatınıza bakın. Yapmanız gereken şey sadece birkaç liste çıkarmak. Başardığınız herhangi bir işi düşünün. Nasıl başladınız? Önce hayal ettiniz, çok istediniz, başaracağınıza inandınız! Tabii ki aklınızda soru işaretleri vardı, ama bunları nasıl çözeceğinizi de düşündünüz. Başardınız.

Takıldığınız yerler oldu, moraliniz bozuldu, kızdınız! Ama, başardınız… Bu ilk yazımda size ‘Haydi!’ demek istiyorum. Motivasyon her işin başında gelir!

Bu sebeple bu yazıyı okuduktan sonra kesin ve masanıza, dolabınıza, ajandanıza, gözünüzün önüne yapıştırın.

İşte motivasyonu artırmanın ve başarmanın 10 yolu…

Mutlu olmanın yollarını öğren

Mutluluk ile yaptığınız her işte daha iyi bir sonuç alırsınız. Yapılan çalışmalar ve tecrübelerime dayanarak kesinlikle ilk kural bu diyebilirim. Mutlu olanlar, yani hayatın tadını çıkaran ve şükredenler, daha rahat zayıflıyor. Benden söylemesi…

Peki nedir bu mutluluk? Bu tabii ki değişir, sizi ne mutlu ediyorsa! Sinemaya gitmek, yemek pişirmek, dışarıda yürümek, kız arkadaşınla geyik yapmak, seyahat etmek, fotoğraf çekmek. Bunun listesini çıkarın ve bunları daha sık yapmaya çalışın. Başkalarına da sorun, belki farklı şeyler vardır denemeniz gereken.

Eğer sürekli diyeti, yemediğiniz yiyecekleri, uzun bir yolun başında olduğunuzu düşünürseniz, bu işkenceye dönüşür ve başarı oranı azalabilir.

Haftada 1 gün kaçamak yap

Bu kuralı sevdiğinize eminim! Ben de çok seviyorum. İlle de hafta sonu olması şart değil ama genelde danışanlarıma baktığımda cumartesi akşamı veya pazar kahvatısında kaçamak yapmak istiyorlar. Çok da haklılar. 1.

kuralı uygulayabilmek için sevdiğiniz yiyeceklerden uzak durmamanız lazım. Ortalıkta dönen asılsız söylentiler ile canınızı sıkmayın. Sevdiğiniz besin ne ise , haftada 1 tüketin. Pazar kahvaltısında kuru kuru değil, ekmeğinizi zeytinyağına banarak tüketin.

Nasıl keyifle zayıfladığınızı göreceksiniz!

Vücudunu tanı

Domates çok iyi bir besindir ama size iyi gelmeyebilir. Yıllardır kabızlık problemi ile uğraşıyor olabilirsiniz. Çorba birini tok tutarken, birini de daha çabuk acıktırıyor olabilir. Size iyi gelen ve gelmeyen besinleri bir yere not alın. İşte bir liste daha! Size neyin iyi geldiğini en iyi siz bilirsiniz. Vücudunuz size her şeyi anlatıyor, yeter ki onu dinleyin!

Hedeflerini belirle, plan yap!

Yolun sonunu düşünüp, ideal rakamı hesaplayın gözünüzü korkutmayın! Demek

istediğim bu değil. Bir vücut analizi yaptırın ve sağlıklı aralıkları öğrenin. Önünüze küçük hedefler koyun. Örneğin; 1. hedef 5 kg vermek olsun. 1. hedefi gerçekleştirene kadar diyetinizi bozmayın. Sevdiğiniz yiyecekleri 2. hedefe geçerken kullanın. 20 kg vereceğim yerine, ben önce 5 kg vereceğim deyin, sonra bir 5 daha, bir 5 daha….

Diyetisyenle çalış

Tüm bu bahsettiklerimi bir uzman desteği ile yapmak çok daha doğru adımlar atmanızı sağlar. Diyetisyene bu yaptığınız listeler ile giderseniz, o da, siz de kendinizi daha iyi tanır ve takip edebilirsiniz. Diyetisyen ile çalışmak sizi sağlıksız denemelerden korur. Bu bir ekip işidir! İyi anlaştığınız ve sevdiğiniz bir diyetisyen ile çalışın.

Ne yediğini yaz

Çoğunuzun o şuna gitmeyen, sıkıcı bulduğunuz bir öneri. Günlük tutmak! Ne yediğini, nerede yediğini, nasıl yediğini… Tüm ayrıntıları not alanlar daha kolay zayıflıyor. O zaman neden üşeniyorsunuz? Yediğinizi not almak sadece 1 dakika sürer. Biriktirmeyin, hemen yazın.

Sütü çok seviyor olabilirsiniz ama belki de 3 gündür hiç süt içmediniz? Meyve sevseniz de belki de alışverişe çıkamadığınız için 2-3 gündür hayatınızda ki meyveler de azaldı.

Neyin eksik neyin fazla olduğunu görmek ve besin çeşitliliğini artırmak için günlük harika bir fikir!

Daha çok hareket edin

Ne kadar çok hareket ederseniz, diyet yaparken o kadar özgür olabilirsiniz. Gidip de bir spor salonuna saatlerce kendinizi yormayın. Gidecekseniz bile egzersiz uzmanına size özel bir program vermesini isteyin. Çok fazla yüklenmeyin. En iyisi, yürüyün, yürüyün, yürüyün…


Ara öğünler metabolizmayı hızlandırır

Aralarda yemek yemeyin de, zayıflayın gibi bir şey asla yok. Yıllardır takip ettiğim binlerce hastaya en az 6 öğün verdim, çok da güzel zayıfladılar.

Daha da önemlisi, aç kalmadan, zorlanmadan, acı çekmeden. Ara öğün metabolizmaya ‘haydi çalış’ demektir.

Kan şekerinizi düzenlemek, iştahızı dengelemek ve metabolizmanızı hızlandırmak için mutlaka ara öğün yapın. Arada 2 ceviz atıştırmak bile öğün sayılır.

Yeşil çay tüketin

Metabolizmayı hızlandıran hiçbir şey yok diyoruz ya… Aslında var! Yapılan çok güzel çalışmalar var. Yeşil çay metabolizmayı hızlandırıyor! Günde 2 yeşil çay, tarçınlı tavsiyem. Birini sabah, birini de akşam üzeri içebilirsiniz.

Su için

Su  içmenin faydasını sürekli hatırlatıyoruz. Ben yine size her fırsatta hatırlatacağım çünkü sağlklı olmak için gerekiyor. Günde 2-3 lt arasında su tüketmeye çalışın. Kişiye göre bu miktar değişir. Gün içindeki sıvı kaybınıza, tuz tüketiminize, terlemenize göre miktar aratabilir, azabilir.

Haber: Güneş Aksüs

Источник: https://hthayat.haberturk.com/yasam/guncel/haber/1012975-motivasyonu-artir-ve-zayiflamaya-basla

İşyerinde Verimi Artırmak İçin 5 Motivasyon Önerisi

Mesai Saatlerinde İçilen Çay Stresi Önlüyor, Motivasyonu Artırıyor

Çalışma hayatı çoğu insan için sıkıcı, stres dolu ve günün bütün kısmını yiyen bir ortam olarak biliniyor. Sosyal hayatından soyutlandığını ve çalışmak yerine tatil yapması gerektiğini düşünen insan sayısı ise giderek artıyor.

Bu nedenle çalışma ortamlarında verim neredeyse %80 oranında düşüyor.

Şimdi siz bir patron olarak iş yerinizdeki verim düşüklüğünden dolayı işlerinizin kötü gitmesini mi yoksa birkaç motivasyon tekniği ile yüksek verimli ve karlı bir iş ortamı oluşturmayı mı denersiniz? Hemen cevap vereyim sizin de hayalinizde yüksek kar getiren ve çalışanların adeta canavar gibi işine sarıldığı bir çalışma alanı var. Bu alanı yakalamak adına ne yaptığınızı ve ya ne yapmanız gerektiğini bilmiyorsanız hemen 5 motivasyon önerisinden size en uygun olanlarını uygulamaya başlayın derim… Kesinlikle denenmiş motivasyon önerileri sunacağım için bu da mı olur demeyin. Farkı göreceksiniz.

1.İşi Sosyal Hayatınıza Taşıyın!

İş yerinde zaten yeterince yorulan çalışanlarınızın bir de sosyal ve özel hayatlarına işi taşıdığınızı düşünsenize tam bir kaos olurdu değil mi? Ama bu yöntem ile ne kadar verim elde edeceğinizi düşünemezsiniz bile.

Eskiden patronlar ya da işverenler yanlarında çalışan kişilerin kendileri dışında aileleri ile de görüşür ve sürekli olarak ailecek görüşmeler yaparlardı. Bu özellik sayesinde kişiler hem bir bütünlük içerisinde işlerini yaparlar hem de akşam kimde toplanacaklarının sohbetini yapmaya başlarlardı.

Günümüzdeki gibi güvensiz ve sürekli birbirinin ayağını kaydıran tavırların yerine birlik ve beraberlik ortamını aşılayan bu taktiği sizde çalışanlarınıza uygulayabilirsiniz.

Ailecek görüşmeler yapabilir, bütün çalışanlarınız ve aileleri ile birlikte pikniğe gidebilir ya da yakını vefat eden çalışanınıza çalışma arkadaşlarınızla birlikte baş sağlığına gidebilirsiniz. Kesinlikle denendi ve harika sonuçlar gözden kaçmıyor.

2.İkram Çalışkan İnsanı Deliğinden Çıkarır!

Yurt dışında şahit olduğum bir uygulama ve çalışanları doksandan vuruyor desem yeridir. Özellikle kış aylarının getirdiği rehaveti atarak daha güzel çalışma yapabilmek adına çoğu şirket ya da iş yeri çalışanlarına ikramlarda bulunuyor. İkram denilince aklınıza çok pahalı şeyler gelmesin.

Mesela çalışanlarınıza kendilerini özel hissettirecek ve çalışma ortamında rahat etmelerini sağlayacak bir ikram sunabilirsiniz. En son Japon müdürümüz kocaman bir tabak dolusu meyve gönderip üzerine de ‘’Kış aylarında kendinize dikkat edin, siz bizim için değerlisiniz.

’’ yazılı notu koyunca büyük bir iştahla çalıştığımızı söylemem gerek.

3.Toplantıları Azaltın Görevleri Paylaştırın!

Bizim toplumumuzda düzeni sağlamak ve her zaman çalışanların kontrol edildiklerini hissetmelerini sağlamak adına toplantılar yapılır. Hatta bu toplantılar o kadar uzun sürer ki sonunda ise ne konuştuk bu toplantıdan ne çıkardık gibi pek çok konu ile evine dönmeye hazırlanan çalışanlar olduğu gerçektir.

Çalışanlarınızın birer motor olmadığını biliyorsanız ve onların da yoğun bir çalışma gününden sonra dinlenmek istediğini görüyorsanız sakın toplantı yapmayın. Ancak işe başlamadan önce herkese kocaman bir günaydın demek için çalışanlarınızı bir araya toplayabilirsiniz.

Bu onların sizden bıkmamasını ve işlerine enerjik bir günaydınla başlamalarını sağlayacaktır.

4.Çalışanlarınızla Konuşun!

İletişimsizlik dünyanın her yerinde etkisini gösteren en önemli sorunlardan biri. Bu durumun verdiği zararlar ise tartışılmayacak kadar fazla. Ancak siz böyle bir duruma yenik düşmeyin ve çalışanlarınızla gerçekten konuşun.

Emin olun siz onlarla konuştukça çalışma hayatlarında verimsiz olmalarının nedenlerini de bularak daha iyi bir çalışma hayatına se edebileceksiniz. Her insanın belli bir yapısı vardır.

Bu yapıyı çözdüğünüzde ve saygı çerçevesinde karşınızdaki çalışanlara değer verdiğinizde onlarda iş hayatlarında sizin verdiğiniz değerin fazlasını sizlere sunacaklardır.

5.Enerjinizi Düşürmeyin!

Başlar nasıl olursa ayaklarda öyle olurmuş şeklinde bir söz duymuşsanız buna mutlaka kulak verin. Eğer başlar yani yönetici konumundakiler üzgün, sinirli ve ya pasifse çalışanları da aynı o kişi gibi olacaktır. Ancak siz çalışanlarınızın enerjik ve verimli olmasını istiyorsanız asla yorgun davranmayın.

Yeterince enerjik ve motivasyonlu değilseniz kendi kendinizi motive etmek adına çalışanlarınızın yanına gitmeden önce gülümseyin.  Bütün telefonları gülerek açın. Kağıtlarınızı imzalarken de durduk yere gülün.

İş ortamınızdaki insanların iyi olan özelliklerini isimlerinin karşısına yazın ve bu insanlara bu şekilde bakın.

Источник: https://parlakfikirler.org/isyerinde-verimi-artirmak-icin-5-motivasyon-onerisi/

Sınav öncesi stresi azaltan, konsantrasyonu artıran beslenme önerileri

Mesai Saatlerinde İçilen Çay Stresi Önlüyor, Motivasyonu Artırıyor

Sınav gününe sayılı günler kala farklı ya da içeriği bilinmeyen besinler denenmemelidir. Bu dönemde beslenme alışkanlıkları değiştirilmeden devam edilmeli ve uyku düzenine dikkat edilmelidir.

Stresi azaltmak için meyve tüketin!

Beslenme alışkanlıklarında meyve yoksa günde 3 adet taze meyve eklenebilir. Meyvelerdeki antioksidanlar stresi azaltmaya yardımcı olacaktır. Ayrıca C vitamini içeriği ile bağışıklık sistemini de sağlam tutacaktır.

Hafta boyunca akşam yemeklerinde fırında balık tüketilirse konsantrasyonu arttırmaya yardımcı olabilir. Omega 3 içeriği sebebiyle beyin fonksiyonlarında iyileşme yaratır.

Çalışmalarda düzenli tüketimle bu etkisi sağlandığı gösterilse de az zaman kalmasına rağmen son hafta balık tüketmeniz yararlı olacaktır. Balığın yanında özellikle C vitaminli yani yeşillikli bir salata da tüketilirse günlük vitamin ihtiyaçları da karşılanır.

Kahve tüketimini azaltın

Sınav öncesindeki hafta kafein alımı azaltılmalıdır. Yapılan çalışmalarda kafein alımı yüksek öğrencilerde odaklanmada sorun yaşandığı görülmüştür. Bu yüzden günde 2 kahveden fazlası artık odaklanmaya yardımcı olamaz sadece boş kafein alınmış olur.

Onun yerine rahatlatıcı bitki çayları tüketilebilir. Papatya, rezene, adaçayı gibi antioksidan içeriği de olan çaylardan tüketilebilir. Böylece sıvı alımı da arttırılmış olur.

Cumartesi akşamı hafif yemek yiyin

Sınav öncesindeki akşam yağlı ve şekerli yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Hafif bir akşam yemeği uykudan 4 saat önce tüketilmiş olmalıdır.

Ağır yiyecekler uyku kalitesini bozar ve sınav esnasında odaklanmayı azaltabilir. Ayrıca son ara öğün olarak uykudan 2 saat önce taze meyve ve ceviz tercih edilebilir.

Kaliteli bir uyku için sınav öncesindeki gün kalitesiz besinlerden uzak durulması gerekiyor.

Pazar sabahı mutlaka kahvaltı yapın

Artık o gün geldi ve en rahat şekilde atlatmanın yolu aranmalı. Sınav öncesinde stresi azaltmak için iyi bir kahvaltı şart. Bu kahvaltıda önceden tüketilmeyen hiçbir şey olmamalı. Konsantrasyonu arttıran ya da zihni birdenbire açan mucizevi besinler yoktur. Bu yüzden standart kahvaltının yanına birkaç ek ile de odaklanma arttırılabilir.

Sabah erken saatte yapılacak kahvaltıya yumurta, peynir, çeri domates, maydanoz, ceviz ve pekmez ile başlamak sınav esnasında da kan şekerinin sabit kalmasını sağlar.

Sınav sabahı kahvaltıdaki sıvı alımı çay ya da kahveden değil 1 bardak sütten olursa tansiyon ve şeker dengelenir böylece odaklanma arttırılabilir. Süt, protein içeriği sayesinde midenin geç boşalımını sağlar ve acıkmayı geciktirir.

Bu sayede sınav esnasında öğrencilerin dikkati dağılmaz ve sınava odaklanabilir. Öğrencilerimize sınavlarında bol bol başarılar!”

Kendinizi yetersiz hissetmeyin

Sınav yaklaştıkça öğrencilerde sınavın nasıl geçeceğine ve sonuçlarına dair önemli endişeler görülmektedir.

Korku, tehyi yok etmek ya da ondan kaçmak için bir sinyal görevi görürken; “nesnesiz korku” olarak tanımlanan endişe, daha içsel süreçlere bağlı olarak gelişmektedir.

Endişeli öğrenci sürekli kendisi ile uğraşır, eleştirir ve tatminsizlik hisseder. Daha rahat yapıdaki öğrenciler ise sınavı objektif güçlükler içinde görerek ona göre hazırlık yapabilir.

Yoğun sınav kaygısı fiziksel rahatsızlıklara neden olabilir

Sınav öncesi, konsantrasyon zorluğu, panik reaksiyonları ve sindirim sistemi bozuklukları gibi birtakım bedensel rahatsızlıklar öğrenciyi etkileyebilmektedir. Konulara hakim olunduğunda; endişenin yerini güven, huzursuzluğun yerini konsantrasyon almaktadır. Öğrenmede belirsizlik kalırsa bunun psikolojik belirsizlik duygusuna ve endişeye dönüşmemesi mümkün değildir.

Bu sorulara cevabınız çoğunlukla evet ise sınav stresi yaşıyorsunuz demektir

  • Sık sık çarpıntım olur ve hızlı nefes alıp veririm
  • Gergin ve sinirli olurum
  • Ellerim ve vücudum terler
  • Titreme olur
  • Ağzım kurur
  • Mide ve bağırsak şikayetlerim olur
  • Telaşlı ve şaşkın olurum. Dikkatimi sorulara veremem
  • Sık sık baş ağrısı ve dönmesi yaşarım
  • Ortamdan uzaklaşmak isterim
  • Çok yorgun ve uykusuz olurum
  • Yemek yiyemem ya da çok yerim
  • Ne kadar çalışmış olsam da kendime güvenmem
  • Kafamda kaygılı düşünceler olur

Olumsuz düşüncelerden uzaklaşın

Sınav kaygısı yaşanırken, ailelerin çocuklarına olumlu motivasyonda bulunmaları gerekir. Sınava girecek öğrencilere sonuca değil, sürece odaklanmanın gerekliliği hatırlatılmalıdır.

Her aile küçüklükten itibaren çocuğunun yeteneklerini ve ilgi alanlarını takip etmeli ve bu alanlar doğrultusunda çocuktan beklentide bulunmalıdır.

Sınav stresi yaşayanlar içsel konuşmalarında olumsuz cümlelerden arınmak için çabalamalı, olumsuz düşünceler yerine alternatif olumlu düşünceler içinde olmalıdır.

Sınav stresi ve konsantrasyonu için bitki çayları birebir

Son ana kadar ders çalışmayın

Beden ve zihnin birbirini etkilediği unutulmamalıdır. Bu nedenle sınav döneminde doğru beslenme ve uyku düzeni çok önemlidir.

Bunların yanında çok yorgun hissettirecek aşırı egzersizden, fazla uyarıcı maddelerden kaçınmak gerekmektedir. Son ana kadar ders çalışmak kişinin gevşemesine izin vermeyeceği için sınav sonucunu etkilemektedir.

Bunun yerine aile ve arkadaşlarla keyifli aktiviteler gerçekleştirilmelidir.

Hedefleriniz gerçekçi olsun

Sınavdan önce gevşeme tekniklerini öğrenmek, nefes egzersizleri yapmak, eksikliklere değil daha önceki olumlu süreçlere odaklanmak ve gerçekçi bir beklentiye sahip olmak rahatlamayı sağlar.

Bununla beraber her sınav öncesi biraz kaygı hissetmenin normal olduğu unutulmamalıdır.

Bu kaygı kontrol altına alınabilir ancak öğrencide aşırı bir kaygı varsa bununla ilgili psikolojik destek almak gerekmektedir.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/ygs-oncesi-stresi-azaltan-konsantrasyonu-artiran-beslenme-onerileri/

İş Yerinde Motivasyon

Mesai Saatlerinde İçilen Çay Stresi Önlüyor, Motivasyonu Artırıyor

Yapılan araştırmalara göre iş hayatı, hayatımızın yaklaşık yüzde 70’ini kaplar. Hal böyle olunca, iş yerinde verimli ve başarılı olmak, kişinin öz benliğinde ve hayatının geri kalanında çok olumlu etkiler yaratabilir.

Her ne kadar iş hayatı bazı insanlar için sıkıcı bir kapan gibi görünse de, bu alanı kendimizi üretici ve yaratıcı kılmamıza yarayacak bir araca çevirmemiz mümkün. Kendimizi daha üretken ve daha verimli kılabilmemiz elbette ki iş yerindeki motivasyonumuzla alakalıdır.

Eğer sizler de iş yerinde motivasyon eksikliği yaşayanlardansanız bu yazımız tam da size göre! Çünkü bu yazımızda “İş yerinde motivasyon nasıl arttırılır?” sorusunun olası yanıtlarına kısaca göz atacağız.

1. Hedef Belirlemek

İş yerinde motivasyon arttırma yöntemleri temalı yazımızın ilk maddesini hedeflere ayırdık.

Önünüzde yapılması gereken yığınla iş var ve bunların içerisinden nasıl çıkacağınızı mı düşünüyorsunuz? Öyleyse çözüm işlerinizi ufak parçalara bölerek kendinize kısa vadeli hedefler belirlemekten geçiyor olabilir. Haftanızı planlayan küçük bir çizelge size çok yardımcı olacaktır.

Tamamladığınız her iş için çizelgenizden bir madde eksiltin. Böylece sık sık kendinizi hedeflerinize erişmiş gibi hissedersiniz ve bu da sizi çok daha pozitif kılar.

2. Kendini Ödüllendirmek

Yapılacak işlerinizi daha küçük parçalara böldünüz ve belli zaman periyotları içerisindeki hedefleriniz haline getirdiniz.

Şimdi yapmanız gereken ise kendinizi ulaştığınız her hedefin arkasından istikrarlı bir şekilde küçük ödüller vermek.

Unutmayın; kendinize verdiğiniz ödülün süresi, işi yapmak için harcadığınız zamanın üçte birini geçmemeli; aksi halde bu, ödülden çok iş aksatmaya dönüşebilir.

3. Yükselmeyi Hedeflemek

Unutmayın ki çabalarımız hiçbir zaman karşılıksız kalmaz. Sorun sadece bu geri dönüşler için ne kadar azimli bir çaba gösterdiğimizle ve bunu bekleyip beklemeyecek kadar sabırlı olmamızla ilgilidir. Hiç kimse bulunduğu pozisyona doğuştan gelmemiştir. Geleceğinize inanmayı sürdürün. İş yerinde motivasyon attırmanın yollarından biri de bu ihtimale inanmaktır.

4. Hayal Kurmak

Hayaller çoğu zaman bizim en büyük güdüleyici kuvvetimizdir. İş yerinde motivasyon arttırma yöntemleri arasında hayal kurmak da var! Sektörünüzdeki en başarılı insanları düşünün, onlardan biri haline gelmek sizin elinizde. Çevrenizdeki insanlara fark atarak daha iyi pozisyonlara ulaşabilmek için kendinize bir idol seçebilir ve bu vesileyle azminizi kamçılayabilirsiniz.

5. Yaptığınız İşi Sevmek

İş yerinde motivasyon attırmanın yollarından biri de işinizi sevmektir. Unutmayın ki her zaman için etrafınızda koşulları sizden daha iyi ve daha kötü insanlar olacaktır.

İşinize bayılmıyor olabilirsiniz ama dışarıda milyonlarca insan sizin sahip olduklarınıza sahip olmak için can atıyor olabilirler.

Bu, işinize biraz da olsa sempati duymanıza yetecek kuvvette bir düşünce değilse, belki de iş değiştirmenin ve gerçekten gönlünüze hitap eden bir iş bulmanın vakti gelmiştir. Unutmayın; ancak ve ancak kalpten yaptığınız bir işte başarılı olabilirsiniz.

6. Somut Geri Dönüşler Almak

Aslında iş yerinde motivasyon arttırmanın bütün meselesi boşuna emek vermediğinizi, çabalarınızın somut geri dönüşleri olduğunu bilmektir.

Büyük bir şirkette, hele ki hizmet sektöründe çalışıyorsanız bu hissi hissetmeniz oldukça zordur, hatta çoğu zaman kendinizi kalabalıklar içerisinde kaybolmuş veya önemsiz görebilirsiniz.

İşte bu hissi kırmanın en etkili yolu kendinize somut geri dönüşler yaratmaktır. Yaptığınız her işin ucunun nerelere değmiş olabileceğini düşünmeye çalışın.

7. “Networking” Yapmak

İş yerinizde beraber vakit geçirmekten hoşlandığınız, konuşacak şeylerinizin bolca olduğu arkadaşlar edinmeye çalışın. Bu arkadaşlar işe giderken adımlarınızı hızlandırmanıza vesile olacaktır.

Tabii sadece iş arkadaşlarına odaklanmak olmaz; gerçekten etkili ve faydalı bir çevre oluşturmak istiyorsanız günümüz beyaz yakalıların tabiriyle “networking” yapmanız şart.

Sektörünüzdeki tanınmış simaların seminerlerine katılarak, sektör özelinde düzenlenen konferanslara giderek, size değer katacak eğitimlere katılarak bir yandan kendinizi geliştirebilir, bir yandan da size katma değer yaratacak kişilerle tanışarak kariyer ağınızı genişletebilirsiniz.

8. Ofiste Güven Kültürü Yaratmak

Ofisinizde kendinizden başlayarak başkalarına yayılan bir güven kültürü ve olumlu ortam yaratmaya çalışın. Birlikte çalıştığınız insanlara güvenemezseniz, nasıl olumlu ve motive olabilirsiniz ki zaten?

9.Öğrenmeyi Sevmek

İş yerinde motivasyon için öğrenmeyi de sevmelisiniz. İşinizle ilgili her şeyi öğrenmek isteyin, merakınızı kamçılayın.

Yeni seminerler, konferanslar, work shop’lar ve eğitimler düzenlendikçe onları takip ederek size gerçekten faydası olacak etkinliklere katılmayı ihmal etmeyin.

Ancak ve ancak kendinizi geliştirirseniz işinize karşı motive olur ve başarı basamaklarını bir bir çıkabilirsiniz.

Önceki YazıFırında Makarna TarifiSonraki YazıGörüntülü Sohbet Programları

Источник: https://blog.n11.com/baska-baska/yasama-dair/is-yerinde-motivasyon

Motivasyon Artıracak 10 Muhteşem Öneri — Multi Yaşam

Mesai Saatlerinde İçilen Çay Stresi Önlüyor, Motivasyonu Artırıyor

En yükseği amaçlamak ve hedefinize ulaşmak için böyle bir ısrara sahip olmak ister misiniz? Bunun için güçlü bir motivasyona ihtiyacınız var. Peki nedir bu motivasyon dedikleri?

Motivasyon nedir kısaca en basit anlamıyla “bir şeyleri yapma arzusudur”. Hedef temelli davranışları başlatan, rehberlik eden ve devam ettiren süreçtir.

Motivasyon harekete geçmemizi sağlayan şeydir.

Susadığınızda suya uzanmak, sevgilinizi memnun etmek için ona hediye vermek, iyi görünmek için güzel kıyafetler almak, bilgi elde etmek için kitap okumak motivasyon sâyesinde olur.

Motivasyon biyolojik, duygusal, sosyal ve bilişsel (idrak ile ilgili) güçleri içerir. Bu etmenler davranışın oluşmasını sağlarlar. Suya uzanmak biyolojik, sevgilinize hediye vermek duygusal, güzel kıyafetler almak sosyal ve kitap okumak bilişsel bir gücün neticesidir.

Günlük kullanımda motivasyon bir insanın bir şeyi neden yaptığıdır. Örneğin, bir öğrenci iyi bir üniversiteye girmek konusunda o kadar motive olmuştur ki, her gününü çalışarak geçirmektedir.

Motivasyonun üç temel parçası vardır:

  • Harekete geçme (aktivasyon)
  • Devamlılık (ısrar)
  • Yoğunluk

Harekete geçme (aktivasyon), bir davranışı başlatma kararını içerir. Örneğin, psikoloji konusunda kendini geliştirmek için bir psikoloji dersine kayıt olmak.

Devamlılık (ısrar) engeller ortaya çıksa da hedefe ulaşmak için çaba harcamaya devam etmektir. Psikoloji örneğinden devam edersek, bu zorluklar iyi bir not almanın çok fazla enerji ve zaman gerektirecek olması olabilir.

Son olarak, yoğunluk hedefi kovalarken, ne kadar konsantre, coşkulu ve güçlü olduğunuzdur. Örneğin, bir öğrenci çok fazla efor sarfetmezken, başka biri derslerdeki tartışmalara katılarak, ders dışında araştırma olanaklarını kullanarak, hedefe ne kadar kendini vererek gittiğini gösterir.

Motivasyon nereden ilham alındığına göre ikiye ayrılır: dış motivasyon ve iç motivasyon. Dış motivasyon insanın çevresinde ortaya çıkar ve genellikle kupalar, para, ün ve övgü gibi ödülleri içerir. İç motivasyon ise kişinin içinde ortaya çıkanlardır. Örneğin, zor bir bulmacanın sonucunu bulmak sadece bir problem çözmenin kişisel hazzı içindir.

1)  Bir Amaç Bulun ve Niyetinizi Belirleyin

Dış motivasyon genellikle ödülü kazanmak üzerine kuruludur ve anlamsız da olsa bir şeye ulaşma isteği verir. Dış motivasyonun tersine iç motivasyon kişinin düşünmesini ve daha yaratıcı bir şekilde durumu ele almasını sağlar. Araştırmalar bir amaca sahip olmanın bize iç motivasyon sağladığını gösteriyor. Bir amaca sahip olmak tutku kıvılcımını yaratıyor, ki bu da başarının yakıtı.

Niyet belirlerken, kendimize bir yön, bir çerçeve oluşturmuş oluruz. Hem de görünmeyen güçleri harekete geçiririz. Çünkü niyet belirlemek bilinçaltımızı yeni modellerin ve yani seçimlerin farkına varmak üzere programlar. Ayrıca çekim yasasının sonucu olarak bizi o hedefe doğru çekmeye başlar.

İnsan mükemmelliğinin kalbi genelde sizi çeken, özgürleştiren ve zorlayan bir şeyi keşfettiğinizde ya da size yaşama anlamı, neşe ve tutku veren bir şeyi bulduğunuzda atmaya başlar. Terry Orlick

2)  Büyük Düşünün ve Dilekler Tutun

Hedefler belirlemek motivasyonu artırmak için mükemmel bir yoldur. Bazı insanların iş yapmaya karşı dirençleri vardır. İşte bunun üstesinden gelmenin yolu düşünce sürecini değiştirmekten geçer. Ne olmak, ne yapmak istediğimizi hayal ederek ve görselleştirerek işe koyulabiliriz. Dilekler tutmak hedef belirlemeyi daha kolay ve daha eğlenceli hâle getiren başka bir yoldur.

Çoğu insan başkalarına karşı sorumlu olduğunda hedeflerini yerine getirme ihtimalinin artacağını düşünür. Ama yakın zamanda yapılan araştırmalar başkalarına hedeflerimizden bahsetmenin başarı oranını azaltığını gösteriyor. Çünkü hedefi söylediğimizde hedefe ulaşmışız gibi bir hisse kapılıyoruz. Bu da motivasyonun azalmasına neden oluyor.

Hedeflerinizi yazmayı unutmayın. Bir şey zihindeki bir düşünceden çıkıp, somut hâle gelirse fiziksel gerçeklikte yer kaplar ve enerjiyi kendine çeker. Ayrıca hedeflerimizi düzenli bir şekilde hatırlamak için de önemlidir. Yazmanın diğer bir faydası ise böylece gidiş yolunu takip edebilecek olmanız.

Hayatımda, kendi istediğin şeyler için başkalarına bağlı kalmamak gerektiğini öğrendim. Dışarı çıkıp, sahip olmak için korkamazsın. Büyük hayal etmelisin, güçlü dileklerin olmalı ve hedeflerinin peşinden gitmelisin, çünkü bunu kimse yapmayacak senin için.” Cee Lo Green

3)  İyi Yaptığınız Bir İş İçin Kendinizi Ödüllendirin

Hayal edebiliriz, dileriz, hedefler belirleriz ve yapmak istediğimiz şeyler hakkında konuşabiliriz. Ama gerekli iş yapmaya başlayana kadar çok fazla sonuç görmeyiz.

Eğer işi sürekli ertelemeye başlarsak, kendimize basit bir söz verebiliriz ve görevi yerine getirdiğimizde kendimizi ödüllendireceğimizi söyleyebiliriz. İster rahatlama amaçlı olsun, ister lezzetli bir yemek olsun, isterse bir maceraya atılmak olsun.

Bunu yaptığımızda, bir dış motivasyon yaratırız. Böylece işi yapmak için daha motive oluruz.

Ödüllendirdiğin şeye sahip olursun. Neye sahip olmak konusunda açık ol ve sistemli olarak onu ödüllendir.” Bob Nelson

4)  Korkularınızla Yüzleşin ve Kucaklayın Onları

Korku motivasyonumuzu artırabilir. Ayrıca korktuğumuz şeye göre düşürebilir de. Korkularımızla temasta olmak bariyerleri ortadan kaldırmak ve bizi geride tutan, sınırlayan inançlardan kurtulmak için mükemmel bir yoldur.

Kendimize yalan söylemek ve korkularımızın varlığı inkar etmek yerine, onlarla yüzleşelim, sevgi ve anlayış ile kucaklayalım onları. Bunun bir yolu korktuğumuz şeylerin listesini yapmak ve kendimizi olduğumuz gibi kabullenmek olabilir.

Duygularımızı yanlış olarak ya da kurtulunması gerek bir şey olarak yargılamayalım. Her şey bir sebeple oradadır. Onları yanlış ve doğru diye yaftalamak yerine, ne vadediyorlar onu öğrenelim ve bize artık hizmet etmediklerini anladığımızda bırakıverelim.

Gölgelerimiz ve belirgin zayıflıklarımız hakkında ne kadar fazla öğrenirsek, bunlar o kadar gücümüz olur.

Sabaha sadece gölgeler eşliğinde gelebilirsiniz.” J.R. R. Tolkien

5)  Besin Maddeleri ve Egzersiz

Doğru beslenme ve düzenli egzersiz mutluluğun anahtar bileşenleridir. Eğer vitamin, mineral ve diğer besin maddeleri açısından zengin bir diyetle beslenirsek, daha berrak bir zihnimiz olacaktır. Böylece ilham ve motivasyon kendiliğinden gelecektir.

Eğer sağlıksız yiyecekleri işlenmiş gıdalar, yüksek miktarda şeker ve sağlıksız yağlarla beslenirsek depresif ve sersem hissederiz. Bu da motivasyonumuzu etkileyecektir.Egzersiz yapmak endorfin düzeyini artırır ve doğal bir “iyi hissetme” sağlar.

Daha iyi hissettiğimizde kaynağımıza daha bağlı olur ve kendimiz yaratıcı bir şekilde ifade edip, hayatın tadını efor harcamadan tadabiliriz.

Fiziksel egzersiz sadece sağlıklı bir vücudun en önemli anahtarlarından biri değildir, ayrıca yaratıcı ve dinamik bir düşünsel faaliyetin temelidir.” John F. Kennedy

6)  Sevgi ve Minnettarlık

Sevdiğiniz şeylerin bir listesini yapın ve onlar için teşekkür edin. Ne kadar sevgi ve minnettarlık durumunda kalırsak, o kadar olumlu düşünür ve hayatımızda o kadar doğru yöne gideriz. Vücudumuzun stres kimyasallarını üretmeye başlaması için bir dizi negatif düşünce yeterlidir.

İyi haberse zihnimizi negatiflik döngüsünden kurtulmak için eğitebiliriz. Küçük şeyler için üzülmemeyi öğrenebiliriz. Ne kadar sevgi ve minnettarlık bölgesinde kalırsak, o kadar hayatlarımızdaki olaylara farklı tepkiler verebiliriz.

Sevdiğimiz ve minnettar olduğumuz ölçüde amacımıza bağlı kalır ve motivasyonumuzu artırırız.

Minnettarlık hayatın bütünlüğünün kilidini açar. Böylece sahip olduklarımız bizim için yeterli, hatta fazla olurlar. İnkar kabullenmeye, kaos düzene, şaşkınlık açıklığa döner. Bir yemek ziyafete, bir ev yuvaya, bir yabancı arkadaşa döner. Minnettarlık geçmişi anlamlandırır, bugün için huzur getirir, yarın için bir vizyon yaratır.” Innerspace

7)  Zihin Haritalama ve Görselleştirme

Hayallere ve hedeflere görsel bir hâle getirmek başarıya odaklanmayı sağlar.

Zihin haritalama basitçe anlatmak gerekirse konseptlerin birbirine bağlanmış biçimde gösterilmesidir. Örneğin, bir yuvarlağın içine bir madde yazıyorsunuz ve onu diğer bir maddeyle bir çizgi ile ilişkilendiriyorsunuz.

Beynimiz çağrıştırma ve hayal etme ile çalıştığı için, zihin haritası düşünme sürecine yardım ediyor. Renkler, kavisli çizgiler ve resimler kullanarak zihin haritasını göz için çekici hâle getirin. Zihin haritalama birçok şey için kullanılabilir.

Fikirlerinizi genişletmek ve daha organize olmak için mükemmel bir yoldur.

Görselleştirme yine benzer bir fikirden hareketle düşüncelerin görsel bir temsilidir. Yapmak istediğimiz şeylerin resimlerini bir araya getirip, onlardan bir kolaj yaratarak görselleştirme yapabiliriz. Görselleştirdiğiniz şeylere düzenli bir şekilde bakarsanız, emin olun iyi sonuçlar alacaksınız.

İyi iş dünyası liderleri bir görüş yaratırlar, onu açık bir şekilde ifade ederler, tutkulu bir şekilde ona sahip olurlar ve bıkıp usanmadan onu sonuna getirirler.” Jack Welch

8)  Yazma ve Yaratıcı İfade

Olumsuz da olsalar, düşüncelerinizi yazmaya kendinizi adarsanız açığa çıkmanıza izin vermiş olacaksınız. Bir zaman sonra düşünce biçimlerinizi fark edecek ve engelleri ortadan kaldırmak için bir fikre sahip olacaksınız.

Bazen sadece yazarak problemlerimizi çözebiliriz. Negatif olan her şeyin bir listesini yapmayı deneyin ve onları pozitif bir şekilde okuyun.

İnanmanıza gerek yok, ama zamanla bu negatif şeylere karşı bağışıklık kazanmış olacaksınız.

Hedeflerinizi yazmak da çok yardımcı olabilir. Özellikleri konusunda ne kadar fikre sahip olursak, onlara doğru ilerlemek de o kadar kolay olacaktır. Zaten ne olduğunu bilmediğimiz bir şeyi nasıl elde edebiliriz ki? Büyük hedeflerinizi daha küçük parçalara bölün. Mümkün olan en spesifik şeklini yazın.

Yaratıcı ifade motivasyon sağlamak için başka bir yoldur. Yaratıcı olmak ve sevdiğimiz şeyi yapmak bir amacı takip etmenin büyük bir parçasıdır.

Yapmaktan hoşlandığımız şeyler için vakit ayırmaya ihtiyacımız var. Bir enstrüman çalmak, yemek hazırlamak, resim yapmak, yoga veya dans etmek olabilir.

Tutkularımızı takip etmek bizi hem daha ilgi çekici yapar hem de yaşamımızı daha dolu hale getirir.

Soluklanmayan at yol almaz.” Atasözü

9)  Yeni Yetenekler Öğrenin

Bazen rutinin içinde kısılıp kalmış gibi hissederiz. Yeni şeyler öğrenmek için zaman yaratın. Hayatlarımızda kullanmak için araçlarımız olmadan, bulunduğumuz yerde sınırlı oluruz.

Büyüme, öğrenme, yeni bilgiler keşfetme ve kendimizi geliştirmeyle, hedeflerimize ulaşmak için ne öngörüler kazanabiliriz.

Önemli konuşmacıları dinleyin, kitap okuyun, araştırın, film seyredin, kurslara katılın, dışarı çıkın ve gerçek hayat tecrübesi kazanın.

Delilik aynı şeyleri sürekli sürekli yapmak ve farklı sonuçlar ummaktır.” Albert Einstein

10)  Doğaya Çıkın

Hayatımızı küçük kutular içinde yaşamak, ekranlara bakıp, sağlıksız ne varsa yemek yazgımız değil bizim. Doğa mükemmel bir iyileştiricidir.

Taze hava koklayarak, çıplak ayaklarımızı toprağa basarak, yürüyerek, koşarak, güneş ışığını hissederek, yüzerek, kuşları dinleyerek stresimizi azaltabilir ve potansiyelimizin kilitlerini açabilir.

Doğaya yakın bir şekilde yaşamak neşe, sağlık, yaratıcılık getirecek ve çevremizdeki bolluğu görmemizi sağlayacaktır. Bazen doğada bir nefes almak motive olmak ve ilham almak için yeterlidir.

Doğa acele etmez, hem de her şey başarıya ulaşmıştır.” Lao Tzu

Источник: https://multiyasam.com/motivasyon-nedir-motivasyonu-artirmanin-10-yolu/

7 adımda motivasyonunuzu yükseltip, isteklerinizi gerçekleştirebilirsiniz

Mesai Saatlerinde İçilen Çay Stresi Önlüyor, Motivasyonu Artırıyor

Her günü aynı motivasyon ve duygularla geçiremeyebilirsiniz. Bir gün planlarınızı gerçekleştirmeye yakın olduğunuzu düşünüp, hayata pozitif bakarken, bu birden bire tersine dönebilir. Projelerinizi bitirememeye başlarsınız. Hatta en küçük görevleri bile yapmakta zorlanabilirsiniz.

İnsanlar size nasıl olduğunuzu sorduğunda, üstü kapalı cevaplar vermeye başlarsınız. Ertesi günün farklı olacağına dair kendinize sözler verirsiniz. Egzersiz yapıp, sağlıklı beslenmeye çalışırsınız.

İki saat sonra aynı döngünün içine girdiğinizde bir çözüm yoluna ihtiyacınız olduğunu fark edebilirsiniz.

Her günü aynı motivasyonla geçiremeyebilirsiniz

Uplifers olarak çalışma hayatınızda bitkinliği geride bırakıp, motivasyonunuzu yükseltmenizi sağlayacak 7 adımı sizler için derledik.

1. Bir gün hiçbir şey yapmayın

Bütün aktiviteleriniz durdurun. Bir günlüğüne kendinize hiçbir şey yapmama özgürlüğünü tanıyın. Eğer bir yerde çalışıyorsanız, boş bir gün ayarlamaya çalışın.

Bu ayarladığınız boş günde, erken kalkmaya çalışmayın. Canınız ne zaman isterse o zaman kalkın. Bunu yaptığınız için herhangi bir pişmanlık da duymayın.

Güzel bir kahvaltı yapın ve hiçbir şey yapmamanın tadını çıkarmaya çalışın. Sürekli çalışan biri iseniz, bunu yapmak size zor gelebilir.

Ancak yaptığınızda, gelecek adına fiziksel, ruhsal ve duygusal olarak daha iyi bir seviyede olabilirsiniz.

2. Çalışma ortamınızı yeniden düzenleyin

Çalıştığınız ortama gidin ve bir süreliğine ortamı gözden geçirin. Burada ne hissettiğiniz önemli.

Çok dağınık, organizasyonu olmayan ve odaklanmanıza engel bir ortam mı görüyorsunuz? Eğer böyle hissediyorsanız hemen odayı düzenlemeye başlayın.

Gereksiz eşyaları göz önünden kaldırabilir, ihtiyacınız olanları size yakın tutabilirsiniz. Çalışma ortamınızı her gün işe gitmek isteyeceğiniz bir şekilde yeniden düzenleyin.

3. Bir günlük VIP strateji uygulayın

İlk iki adımı stresinizi yok etmek için tasarlandı. Ancak sizin zihniniz, çalışmaya çok alışkın olduğunuz için yine de çok fazla dinlenmeye müsait olmayabilir.

Eğer yaptığınız işten çok fazla uzak kalırsanız, bu sizde kaygı uyandırabilir. Yeni düzenlediğiniz çalışma ortamında, sizin enerjinizi ve zamanınızı alan konuları belirleyin. Bunları bir kağıda yazın.

Sonra bu kağıdı gözden geçirmek için uygun bir yer bulun.

Bu yer günlük hayatınızın geçtiği mekanlardan birisi olmamalıdır. Sessiz ve sakin olan bir kafeyi tercih edebilirsiniz. Önemli olan kendinizi rahat hissettiğiniz bir yer olması.

Bu yere gittiğinizde kendinize şu soruları sorun:

Neden ve kimin için bunları yapıyorum?
Planlarımı gerçekleştirdiğimde hayatım nasıl bir şekle bürünecek?
Planlarımı gerçekleştiremezsem hayatımda neler olacak?

Cevaplarınızı da bir kenara not edin. Sonra sizin enerjinizi alan işlerden, planlarınıza uymayanların üzerini çizin. Kalanlara bakın ve önünüzdeki 30 günlük sürenin planını bunlara göre yapın.

4. Yardım isteyin

Birilerinden yardım isteyebilmek her zaman önemlidir. Profesyonel bir kişiden günlük yükümlülüklerinizi yerine getirebilmek için size yardım etmesini isteyebilirsiniz. Tabii bunun dışında zihninizi boşaltmak için de bir takım insanlarla takılabilir ve toplu terapilere girebilirsiniz. Böylelikle yalnız hissetmemiş olursunuz. Hatta kendinize bir koç ya da mentör bile bulabilirsiniz.

5. Akşamları rahatlamanızı sağlayacak bir rutin edinin

Yatağa yattığınızda rahatça uyumanızı sağlayacak, sizi rahatlatacak bir akşam rutini edinmeye çalışın. Duş alabilir, banyo yapabilirsiniz mesela. Bazı insanlar meditasyon yapıyor, bazıları da günlük tutuyorlar.

6. Size enerji verecek bir sabah rutini edinin

Sabah rutini güne enerjik başlamanızı sağlar

Tıpkı akşam rutini gibi, sabah da bir şeyler yapabilirsiniz. Akşam rutini gece rahat uyumanızı sağlarken, sabah rutini de güne enerjik başlamanızı sağlamalıdır.

Aslında tükenmişlik yaşayanlar için sabah işe gitmek için yataktan kalkmak çok zordur. Eğer bu durumun içine düşerseniz ve bütün günün bu duygusal yoğunlukta geçmesine müsaade ederseniz, bu sizi daha da kötü yapabilir. Bu durumun çözümü ise, sabah rutinidir.

Sürekli olarak bunu yapmaya devam ederseniz, artık alışkanlık haline getirirsiniz ve sabahları kalkmak eskisi kadar zor olmamaya başlar.

7. Başardıklarınız için kendinizi kutlayın

Başardıklarınızın farkında olmanız çok önemlidir. Hem farkında olmanız hem de kendinizi takdir etmeniz gerekiyor. Şimdiye kadar yaptıklarınızdan ötürü kendinizi ödüllendirmiş olursunuz. Yarıca bu gelecek adına sizi motive eder ve işinize dört elle sarılmanızı sağlayabilir.

Kaynak:
Addicted2success

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Başarılı bir hayat için edinmeniz gereken 4 alışkanlık

Motivasyonunuzu korumanın 20 etkili yolu

Hayatınızın kontrolünü geri kazanmak için sizi cesaretlendirecek alıntılar

Источник: https://www.uplifers.com/7-adimda-motivasyonunuzu-yukseltip-isteklerinizi-gerceklestirebilirsiniz/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.