Mesane kanserinde umut verici gelişme

Mesane kanseri hakkında bilmeniz gerekenler

Mesane kanserinde umut verici gelişme

Mesane karın bölgesinin altında yerleşmiş olan böbreklerin ürettiği idrarı depolayan bir organdır. İdrar yollarının bir parçası olan mesane, üreter olarak adlandırılan uzun tüplerle böbreklere bağlıdır. Bu uzun tüpler aracılığıyla böbreklerden gelen idrar, gene mesaneye bağlı üretra olarak adlandırılan kısa tüplerden geçerek mesaneden ayrılır.

Mesane duvarı iç tabaka, orta tabaka ve dış tabaka olarak adlandırılan üç tabakadan oluşmaktadır. İç tabaka, mesanenin yüzeyini kaplar. İdrarla dolduğunda yüzeyindeki epitel hücreler gerilir, idrar boşaldığında ise bu hücreler büzülür. Bunun yanında orta tabaka, kas dokusundan oluşmuştur. Mesane kası idrarın dışarı atılmasını sağlar.

Dış tabaka ise, mesaneyi kaplayan yağ, kan damarları ve fibröz tabakadan oluşmaktadır.

Mesane kanseri oluşumunda tümör baskılayıcı birçok genin etkisiz kalmasının önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Ülkemizde mesane kanseri erkeklerde akciğer, prostat ve kalın barsak kanserlerinden sonra en sık görülen dördüncü kanser türü olarak nitelendirilebilir. Kadınlarda ise, mesane kanseri görülme oranı daha alt sıralardadır.

Böylesine sık görülen bir kanser türü ile ilgili ne kadar bilgi elde edilirse, kişinin o kadar bilinçli hareket etmesi sağlanacaktır. O halde gelin mesane kanseri nedir? Etken rol oynayan faktörler nelerdir? Nasıl belirtiler gösterir? Ne tür tedavi yöntemleri kullanılır? Birlikte inceleyelim.

Mesane kanseri ile ilgili neler bilmelisiniz?

  • Öncelikle sizin başınıza da gelebileceğini bilmelisiniz.
  • Mesane kanserinin en sık görülen belirtileri idrarda kandır. Ancak, sık idrara çıkma, idrara çıkıldığında yanma ve ağrı gibi diğer belirtilerde bu hastalığın işareti olarak nitelendirilebilir.
  • Mesane kanseri, kadınlarda erkeklere nazaran daha nadir görülse de, hastalığın seyri daha kötü ve yaşam kaybı riski daha yüksektir. Bunun sebebi, jinekologların çoğu zaman mesane kanseri olasılığını göz önünde bulundurmak yerine, daha sık görülen sistit ve idrar yolları enfeksiyonu için aylar süren antibiyotik tedavisi uygulamalarıdır.
  • Sigara kullanımı ve sürekli saçların boyatılması, en bilinen risk faktörleri arasında yer almaktadır.
  • İleri evre mesane kanseri teşhisi koyulduğunda, tamamen mesanenin alınması sonrasında, üreme organları korunarak yeni bir iç kesecik veya mesane yapılandırmasını sağlayan cerrahi seçenekler mevcuttur.
  • Mesane kanseri, sigara kullanmayan 40 yaş altı kadınlarda oldukça nadir görülür.
  • Mesane kanseri görüntüleme testleri ile tespit edilebilir mi?

    Mesane kanseri, sadece sürekli devam eden idrar problemleri ve idrarda kan tespit edildiğinde görüntülenebilir. Mesane kanseri, aile içinde görüldüğünde az da olsa risk oranını arttırır.

    Ancak, yapılan araştırmalar, bu kanser türünde birçok hastanın genetik risk faktörlerini taşımadığını, bu risk faktörlerini taşıyan birçok kişinin de mesane kanseri olmadığını göstermiştir.

    Bu hastalıkta en yüksek risk grubu, 20 yıl veya daha uzun süre sigara içmiş, 50 yaşından büyük olan idrarında görünür ağrısız kan olduğu tespit edilen kadınlardan oluşmaktadır.

    Bu tür vakalarda, görüntüleme testleri (bilgisayarlı tomografi [BT] veya intravenöz piyelogram [IVP]) ve etkilenen bölgenin belirlenmesi için direk mesane içine uygulanan sistoskopi yöntemlerinin birlikte uygulanması uygun olacaktır. İdrar sitolojisi olarak da bilinen idrar Pap testi, yapılacak değerlendirmenin önemli bir parçasıdır. Tüm bu testler, negatif olursa mesane kanseri oranını %1’in altına indirecektir.

    Mesane kanseri nasıl gelişir?

    Mesane kanserlerinin neredeyse %80’i mesane veya mukoza içinde kalır. Bu tür mesane kanserleri, yüzeysel mesane kanseri veya karsinoma in situ olarak adlandırılır ve tedavi sonrası çoğunlukla tekrarlar.

    Hastalığın yayılmış olduğu durumlarda, kanser mesane duvarına kadar genişler ve kemiklere, lenf bezleri, üreme organları, akciğerler, karaciğer ve pelvise metastaz gösterebilir.

    Mesane kanserinin belirtileri nelerdir?

  • İdrarda kan (idrarın rengi kızıldan koyu kırmızıya kadar dönüşebilir)
  • İdrara çıkıldığında ağrı hissi
  • Sık idrara çıkma veya sık idrara çıkma hissi
  • Ancak, bu belirtilere sahip olmanız, mesane kanseri olduğunuz anlamına gelmez. Enfeksiyon, iyi huylu tümörler, mesane taşı ve bunun gibi birtakım başka problemler de, bu belirtilere neden olabilmektedir. Bu tür belirtileri olan kişilerin vakit kaybetmeden doktora başvurmaları, problemin erken tespit edilmesini sağlayacaktır.

    Mesane kanseri nasıl teşhis edilir?

    Eğer hasta mesane kanseri belirtisi gösteriyorsa, doktor tarafından geniş kapsamlı bir muayeneden geçirilecek, ayrıca laboratuvar testleri istenecektir. Mesane kanseri teşhisi için uygulanan yöntemler aşağıda belirtilmiştir.

    Fiziksel muayene: Doktor, karın ve pelvis bölgesini muayene ederek tümör araştırması yapar. Fiziksel muayene, rektal veya vajinal muayenede gerektirebilir.

    İdrar testi: Laboratuvar idrarda kan, kanser hücresi ve hastalıkla ilgili diğer belirtileri kontrol eder. Mesane kanseri için en sık kullanılan idrar testi, Pap testine benzeyen idrar sitolojisidir.

    İntravenöz piyelogram: Bu işlem sırasında, kan damarlarına boya enjekte edilir. Boya, idrarda toplanarak röntgende mesane ve böbreklerin görüntülenmesini sağlar.

    Sistoskopi: Bu işlemde, sistoskop adı verilen ince ışıklı bir tüp ile doğrudan mesanenin içine bakılır. Sistoskop, idrar yolundan içeri sokularak mesane tabakası incelenir. Bu işlem sırasında, hastaya genel anestezi verilmesi mümkündür.

    Doku örneği: sistoskop ile alınarak patolojik inceleme için laboratuvara gönderilir. Kanser hücrelerinin incelenmesi için doku örneği alınmasına biyopsi adı verilir.

    Birçok vakada biyopsi, kanserin varlığını kesinleştiren tek yoldur. Zaman zaman hastaların bazılarında biyopsi sırasında kanserli bölgenin tamamı alınmaktadır.

    Bu hastalarda mesane kanseri tek bir yöntem uygulanarak teşhis ve tedavi edilebilir.

    Mesane kanseri nasıl evrelenir?

    Mesane kanseri teşhis edildiğinde, evrelenmesi veya yayılım durumunun belirlenmesi gerekir. Bu sayede, uygulanacak tedavi planı şekillenir. Evreleme, kanserin mesane duvarına veya vücudun diğer bölgelerine yayılım durumuna ve yayılım söz konusu olduysa, vücudun hangi bölgelerine yayıldığına göre belirlenir.

    Bir başka deyişle, buna hastalığın derinlik ve genişlik ölçümü de denilebilir. Bazen doktor teşhis sırasında kanserin evresini belirleyebilir veya emin olmak için diğer testlerin uygulanması gerekebilir. BT (bilgisayarlı tomografi), MRI (manyetik rezonans görüntüleme), sonogram, IVP (intravenöz piyelogram), kemik taraması veya göğüs röntgeni gibi görüntüleme testleri de uygulanabilir.

    Bazen evreleme, hasta cerrahi müdahale görene kadar tamamlanmayabilir.

    Mesane kanserinde her evrenin ifade ettiği özellikler aşağıda belirtilmiştir.

    Evre 0: Kanser hücreleri, sadece mesanenin iç tabakasındadır. Bu evre, yüzeysel kanser olarak da bilinir. Agresif formu, yüzeye yayılım gösteren yüksek derece kanser yani karsinom in situ olarak adlandırılır.

    Evre 1: Kanser hücreleri, mesane iç tabakasında derinlerde bulunur ancak mesane kasında görülmez. Yayılım gösterdiği halde bu evrede kanser sistoskopi ameliyatı ile alınabileceği için yine de yüzeysel mesane kanseri olarak adlandırılmaktadır.

    Evre 2: Kanser hücreleri, mesane kasına yayılmıştır.

    Evre 3: Kanser hücreleri, mesanenin kaslı tabakasından mesaneyi kaplayan doku tabakasına yayılmıştır. Bu evrede kanser, üreme organlarına da yayılmış olabilir.

    Evre 4: Kanser, karın ve pelviste yayılım göstermiştir. Bu evrede, kanser lenf bezlerine hatta daha uzaktaki akciğerlere kadar yayılım gösterebilir.

    Uzmanlar mesane kanserinin agresifliğini nasıl derecelendiriyorlar?

    Hastalığın yayılım alanına ek olarak ne kadar agresif olduğunu bilmekte önemlidir. Patolog, hastaya ait kanser hücrelerini mikroskop altında inceleyerek kanserin ne kadar agresif olduğunu belirler.

    Mesane kanserinde, en az agresif olan (düşük derece) 1.derece, orta 2. derece, en agresif olan kanser (yüksek derece) 3 ve 4. derece olarak evrelendirilir. Kanserin derecesi, yüzeysel mesane kanserlerinin ilerlemesinde en önemli belirleyicidir.

    İleri evrelerde kanserin derecesi de yükselir.

    Mesane kanseri nasıl tedavi edilir?

    Mesane kanseri tedavisinde cerrahi müdahale, radyoterapi, kemoterapi ve immünolojik tedavi yöntemleri uygulanır.

    Cerrahi müdahale: Cerrahi, mesane kanserinde sık kullanılan bir tedavi yöntemidir. Uygulanacak cerrahinin türü, çoğunlukla tümörün derecesine ve türüne bağlıdır.

  • Transüretral rezeksiyon: Erken evre (yüzeysel) mesane kanseri transüretral rezeksiyon ile tedavi edilebilir. Bu işlem sırasında, sistoskop idrar yolundan mesaneye sokulur. Ucundaki küçük bir kablo bağlantısı kullanılarak kanserli bölge temizlenir, ardından kalan olası kanser hücrelerine karşı elektrik akımı verilerek bölge yakılır.
  • Radikal sistektomi: Yayılım gösteren mesane kanseri (mesanenin geniş bir kısmına yayılan yüzeysel kanser) için en sık uygulanan cerrahi yöntemi, radikal sistektomidir. Bu işlemde mesanenin tümü, yakınındaki lenf bezleri, idrar yollarının bir kısmı ve kanser hücresi taşıyan yakın organlar alınır.

    Erkeklerde prostat, sperma kesesi ve sperm kanalının bir kısmı alınır. Kadınlarda ise rahim, yumurtalıklar, fallop tüpleri ve vajinanın bir kısmı alınır. Mesanenin tamamı alınmışsa, hastanın idrarını tutacak yeni bir torba için bir diğer cerrahi müdahale yapılır.

    Bunun yanında, kısmi sistektomi ile mesane korunarak küçük, bölgesel, kas tabakasına yayılım göstermiş mesane kanserleri alınabilir.

  • Kanser, mesane dışına yayıldığında cerrahinin amacı, kanseri almaktan çok hastalığın belirtilerini hafifletmek içindir. Sonrasında ilave tedavi yöntemleri kullanılarak kanser tedavi edilir.

    Radyoterapi: Radyoterapi, yüksek enerji ışınları kullanılarak belli bir bölgedeki kanser hücrelerinin öldürülme işlemidir.

    Ayrıca, cerrahi öncesi uygulanan radyoterapide tümörün küçültülmesi hedeflenir. Bu sayede kanser cerrahi müdahale sırasında daha kolay alınır.

    Bunun yanında cerrahi sonrası uygulanan radyoterapi, cerrahi müdahalenin ardından kalan olası kanser hücrelerinin öldürülmesi için kullanılabilir.

    İki çeşit radyoterapi yöntemi uygulanır:

  • Dıştan radyoterapi: Bu işlem birkaç hafta boyunca haftada birkaç gün hasta ayakta tedavi edilerek uygulanır. Yüksek enerji ışınları, vücudun dışından kanserli bölgeye odaklanır.
  • İçten radyoterapi: Hastanede yatış gerektiren bu işlem, karından kesi açılarak yada idrar yolundan mesaneye radyoaktif madde yerleştirilerek gerçekleştirilir. Yerleştirilen implant çıkarıldıktan sonra vücutta radyoaktivite kalmaz.
  • Kemoterapi: Kemoterapi, kanser hücrelerini öldürmek için ilaç kullanımıdır. Tek veya birden fazla ilaç kombinasyonu kullanılabilir.

    Yüzeysel mesane kanseri olan hastalarda, transüretral rezeksiyon sonrası mesane içine kemoterapi uygulanabilir. Kateter (tüp), idrar yolundan mesaneye yerleştirilir. Mesaneye sıvı olarak gönderilen ilaç, birkaç saat içerde kalır. Bu tedavi, genellikle birkaç hafta boyunca haftada bir kere gerçekleştirilir. Sonrasında, bu uygulama 1 yıl boyunca ayda bir veya birkaç kez devam edebilir.

    Vücudun diğer bölgelerine yayılım söz konusu olduğunda, kemoterapi ilaçları intravenöz yolla (damardan verilen ilacın tüm vücudu dolaşması sağlanır) verilebilir.

    İlaçlar, genellikle kürler halinde uygulanarak her tedavi boyunca iyileşme süreci takip edilir. Zaman zaman da, ameliyatın tedavi etkisini arttırmak için kemoterapi ile tümörün küçültülmesi sağlanabilir.

    Bu tedavi şekli, neoadjuvan tedavi olarak bilinmektedir ve radikal sistektomi gereken birçok hastada yaşam süresinde fayda sağlamıştır.

    İmmünolojik tedavi: Aynı zamanda immünoterapi ve biyolojik tedavi olarak da bilinen bu yöntemde vücudun doğal yeteneği yani bağışıklık sistemi kullanılarak kanserle mücadele hedeflenir ve çoğu zaman yüzeysel mesane kanserinde (erken evre) transüretral rezeksiyon sonrası kanserin tekrarlamasını önlemek için kullanılır. İmmünolojik tedavi, genellikle yüzeysel yani erken evredeki tümör transüretral rezeksiyon ile alındıktan sonra birkaç hafta içinde başlar.

    Söz konusu tedavide iki yöntem kullanılır. Bunlardan biri; tüberküloz aşısı (Bacillus Calmette-Guerin-BCG) diğer ise interferondur (bağışıklık sistemi yanıtını artıran bir madde).

  • Tüberküloz aşısı (Bacillus Calmette-Guerin-BCG), en sık kullanılan immünoterapi yöntemidir.

    Tüberküloz aşısı, mesanede kanser hücrelerini öldürmek için bağışıklık sistemini harekete geçiren inek tüberkülozu ile ilgili canlı ve zayıf bir bakteri içerir.

    Kateter yoluyla gönderilen aşı, 2 saat kadar mesanede kalır. Bu tedavi, genellikle hastalara yaklaşık 6 hafta boyunca haftada bir olarak verilir.

  • İnterferon, diğer bir biyolojik tedavi yöntemidir. Bu tedavide bağışıklık sistemini canlandırmak ve vücudu harekete geçirmek için çok miktarda sentetik protein verilir.

    Geçmişte yapılan araştırmalar, birlikte uygulanan tüberküloz aşısı(BCG) ve interferon kombinasyonunun, agresif veya tedaviye direnç gösteren yüzeysel (erken evre) mesane kanserine karşı etkili olabileceğini öne sürmüştür.

  • Kanser alanında önemli bir gelişme olarak bağışıklık sistemi kontrol noktası düzenleyicileri olarak adlandırılan yeni nesil immünoterapiler mesane kanserinde etkili bulunmuştur. Bu ilaçlardan Atezolizumab, 18 Mayıs 2016'da FDA onayı almıştır.
  • Sevgili okurlarım, mesane kanserinde en önemli nokta, birçok kanser türünde olduğu gibi erken teşhistir. Bu nedenle, yılda 1-2 kere doktor kontrolü yaptırmanız ve/veya yukarıda bahsi geçen belirtilerle karşı karşıya kaldığınızda vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmanız, tedaviye erken başlama imkanı yaratacak, buda iyileşme şansını arttıracaktır.

    Sağlıklı ve mutlu kalın…

    Sayfada yer alan yazılar sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

    Источник: https://www.drozdogan.com/mesane-kanseri-hakkinda-bilmeniz-gerekenler/

    Mesane kanseri belirtileri neler? İdrarda kan geliyorsa dikkat!

    Mesane kanserinde umut verici gelişme

    Sigara içme miktarı ve kullanım süresi riski artırırken özelikle ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan belirtilerin ihmal edilmemesi gerekiyor.

    Sigaradan uzak durma, sağlıklı beslenme, aktif hareketli bir yaşam şeklinin yanında bol sıvı tüketip, idrar yapma hissini bekletmemek mesane kanserine karşı alınacak önemler arasında yer alıyor.

    Memorial Ataşehir Hastanesi Üroloji Bölümü’nden Prof. Dr. Turhan Çaşkurlu, mesane kanseri ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

    Erkekler daha fazla risk altında

    Mesane kanseri kadınlara oranla erkeklerde daha fazla görülmektedir. Genellikle 50 yaşından sonra ortaya çıkan mesane kanseri, sigara içenlerde içmeyenlere oranla yaklaşık 2,5 kat daha fazla görülmektedir. Tütün ve tütün ürünleri kullanmanın yanında; kimya, boya, akü sanayi gibi meslek gruplarında olan kişiler de mesane kanseri bakımından risk altındadır.

    İdrardaki kanı önemseyin

    Birçok rahatsızlıktan kaynaklanabilmekle birlikte idrarda görülen kan mesane kanserinin en önemli belirtisidir. Mesane kanserinin ilk belirtisi idrarda kan görülmesi olabilir. Kanama çoğunlukla sancısızdır.

    Kanamalar idrarın tamamında olabileceği gibi pıhtı da oluşabilmektedir. Gözle görülmeyen ancak idrar tahlilinde ortaya çıkan kanamaların da mesane kanseri belirtisi olabileceği unutulmamalıdır.

    Kanamanın yanı sıra;

    • Sık idrara gitmek
    • İdrarda acillik hissi
    • Pıhtıya bağlı idrar yaparken zorlanma hatta idrar yapamama
    • İlerleyen mesane tümörlerinde ağrı ve kilo kaybı olabilir.

    Rutin idrar tahlilinizi ihmal etmeyin

    Mesane kanserinin en önemli belirtisi olan idrardaki kanama gözle görülebilir olduğu gibi mikroskobik düzeyde de gerçekleşebilmektedir. Rutin idrar tahlillerinin yaptırılması mesane kanserinin erken dönemde belirlenebilmesi bakamında önemlidir.

    Şüpheli durumlarda ultrason ve diğer radyolojik görüntüleme yöntemleri ile mesanede tümör olup olmadığı belirlenebilmektedir. Kanaması olan ama radyolojik yollarla tümör tespit edilemeyen hastalarda sistoskopi denilen yöntemle mesane, idrar yolu ve prostat kontrol edilip gerekirse parça alınması gerekebilir.

    Tuvalete gitmekte gecikmeyin

    Mesane kanserinden korunmak için sigaradan uzak durulmalıdır. Bununla birlikte; hareketli yaşam tarzını benimsemek, mümkün olduğu kadar doğal besinleri tüketmek, işlenmiş ve katkılı gıdalardan uzak durmak, bol sıvı alarak idrarı fazla bekletmemek önemlidir. Atılım organı olan mesane böbreklerden süzülüp gelen idrarın vücudu terk etmeden önceki son durağıdır.

    Tuvalet ihtiyacını bekletmek, vücuttan atılması gereken toksik maddelerin mesane ile daha uzun süre temas etmesine neden olmaktadır. Ayrıca, kimyevi maddelerin kullanıldığı riskli meslek gruplarında çalışan kişilerin maske, koruyucu kıyafet gibi gerekli önlemleri alması hayati önem taşıyabilmektedir.

    Bağışıklık sistemine yönelik tedaviler umut veriyor

    Mesane kanserinin tedavisinde immünoterapi yani bağışıklık sistemine yönelik tedavilerde umut verici gelişmeler yaşanmaktadır. Yüzeyel ama tekrarlayan tümörlerde bağışıklığı güçlendirmek için mesaneye tüberküloz basili verilmesi daha önceden de uygulanan tedaviler arasındaydı.

    Bütün vücuda zarar verebilen toksik kemoterapi ilaçlarının yerine vücudun doğal savunma mekanizması olan immün sistemi harekete geçirerek kanserleri kontrol altına almayı hedefleyen yeni ilaçlar metastaz yapmış hastalarda dahi bir umut ışığı olmaktadır. Yan etkisi daha az olan hedefe yönelik bu ilaçları diğer ilaçlarla kombine ederek metastaz yapmış mesane tümörlerinde bile etkili sonuçlar alınabilmektedir.

    Tedavide yüz güldürücü gelişmeler var

    Hastaların %90 gibi büyük bir çoğunluğunda idrar yolunun içini döşeyen değişici epitel hücrelerden kaynaklanan mesane kanseri görülmektedir. Hastalık çoğunlukla lokal ve yüzeyel olarak başlar, hastaların beşte biri ilk ortaya çıktığında lokal mesane kaslarına ilerlemiş hatta mesane dışına sıçramış olabilir.

    Yüzeyel lokal veya invaziv olarak ortaya çıkan mesane kanserinde tedavi kanserin tipine ve derecesine göre farklılıklar gösterebilmektedir. Düşük dereceli, yüzeyel mesane tümörleri kapalı cerrahi yöntemle çıkartılarak tam tedavi sağlanabilir. Ancak bu tümörlerde tekrarlama, hatta ilerleme olabilir.

    Bu nedenle tümör tam tedavi edilse de belirli aralıklarla endoskopi ve sistoskopi ile takip edilmektedir. Yüksek dereceli riskli mesane kanserlerinde ise tümör sayısı ve hacmine göre cerrahi işlemden sonra tekrarlamaması için mesaneye kemoterapi veya immünoterapi uygulanması gerekmektedir.

    Kapalı cerrahi yöntemlere ve ilaç tedavisine rağmen tekrarlayan ve ilerleyen ciddi tümörlerde kanserin vücuda yayılmasını engellemek için mesanenin tamamen alınması gerekebilmektedir. Laparoskopik ve robotik tedavi seçenekleri sayesinde hasta sadece hastalıktan kurtulmakla kalmamakta, çok daha erkenden normal hayatına dönebilmektedir.

    İdrar yolu enfeksiyonunu önlemenin 10 temel kuralı

    Источник: https://indigodergisi.com/2018/10/mesane-kanseri-belirtileri-idrar-kan/

    İleri evre meme kanserindeki gelişmeler umut veriyor

    Mesane kanserinde umut verici gelişme

    Metastaz, kanser hücrelerinin kaynaklandığı organın dışına çıkıp diğer doku ve organlara sıçraması anlamına geliyor. Metastatik (ileri evre) kanser, dördüncü evre kanser anlamına geliyor. Meme kanseri hastalarının yaklaşık yüzde 10’u ilk teşhis anında metastatik evrede oluyor ve erken teşhis edilen vakaların yaklaşık üçte biri metastatik evreye kadar ilerliyor.

    Meme kanseri neden olur? Belirtileri ve memenin elle muayenesi

    Hastalık bu evrede kemik, akciğer, karaciğer ve beyin gibi organlara yayıldığından hastalığın bu evresi en ciddi evre olarak ele alınıyor. “İleri evre meme kanseri” ise hem lokal ileri evre (üçüncü evre) hem de metastatik evre kastediliyor.

    İleri evre hastaların sağ kalım oranları birinci ve ikinci evreye göre daha düşük olsa her hastanın sağ kalım süresi kendi tümör biyolojisine, metastatik evre dahi olsa hastalığın yaygınlık derecesine, metastaz yerlerine ve tedaviye verilen yanıta göre değişiyor.

    Eskiden metastatik meme kanserinin tedavi edilemeyeceği ve kesin olarak ölümle sonuçlandığı düşünülse de son yıllarda kaydedilen önemli gelişmeler sayesinde sağ kalım oranları önemli oranda artış sağlayarak hastalara umut veriyor.

    İleri evre meme kanseri tedavisinde umut veren gelişmeler var

    Metastatik (ileri evre) meme kanserinin eskiden kesin olarak ölüme götüren bir hastalık olarak kabul edildiğini ancak bu durumun artık değiştiğini belirten Doç. Dr.

    Sernaz Uzunoğlu şunları söyledi: “Metastatik meme kanserini, yenilikçi tedavi yöntemleriyle büyük oranda kontrol altına alabileceğimiz kronik bir hastalık haline getirmeyi hedefliyoruz ve bu hedefe her geçen yıl daha da yaklaşıyoruz.

    Bunun sebebi son yıllarda meme kanserinin artık tek bir hastalık olmadığının, birbirinden farklı moleküler alt gruplarının olduğunun ve her grubun farklı yolaklar kullanarak ilerlediğinin anlaşılmasıyla ve bu yolaklara yönelik akıllı molekül dediğimiz tedavi yaklaşımlarının uygulanıp tamamen kişiselleştirilmiş tedavilerin klinik pratiğimize girmesiyle mümkün olmuştur.

    Artık bu tedavilerle uzun yıllar hastalık kontrolü sağlanabilmekte ve hastalarımız metastatik evrede bile uzun yaşam sürelerine yaşam kaliteleri bozulmadan erişebilmektedirler. Bu alandaki ilerleme hızını göz önünde bulundurarak, belki de yakın gelecekte metastatik meme kanserini tamamen iyileştirmenin söz konusu olabileceğini de söylemek mümkün olabilecektir.”

    25 soruda tüm detaylarıyla meme kanseri: Merak edilen sorulara yanıtlar

    Son yıllarda tümör tedavisinde ve her türlü destek tedavisinde yaşanan gelişmeler ve yenilikler neticesinde artık bazı metastatik meme kanseri vakalarında hastalık kontrolünü uzun yıllar aynı kronik hastalıklarda olduğu gibi sağlayabiliyoruz.

    Özellikle bu yenilikçi tedaviler hastaların ve hastalıkların karmaşık yapılarını anlayıp, tümörlerin genetik profilini analiz ederek, hastaları uygun tedaviyle eşleştirmeyi ve onlara en iyi sonuçları sağlayacak tedavinin uygulanmasını sağlıyor.

    Hastalara en uygun olabilecek tedaviyi verdiğimizde alacağımız yanıt da bu oranda artacağından, hastaları hem psikolojik açıdan hem de yaşam kalitesi açısından çok daha iyi bir noktaya taşıdığımızı söyleyebiliriz.

    Aynı şekilde meme kanserinin alt gruplarından birini oluşturan ve hastaların yüzde 20’sinde pozitif olabilen C-ERB B2 veya diğer adıyla HER2 molekülü de kanserin ilerlemesini durdurabilmek için kullandığımız önemli bir hedef reseptördür.

    Son yıllarda bu reseptörü bloke eden ve bu grup hastalarımızın tedavisinde oldukça etkin olduğu bilinen trastuzumab tedavisine ek olarak bu yolağı çok daha güçlü bloke edebilen pertuzumab molekülünün de keşfi ve tedaviye eklenmesiyle bu reseptörü taşıyan oldukça önemli bir yüzdeyi kapsayan metastatik hasta grubumuzda sağ kalım oranlarımız neredeyse iki katına ulaşmıştır.”

    Hekimlere hem psikolojik hem de tıbbi açıdan büyük görev düşüyor

    Metastatik meme kanseri hastalarının her aşamada yaşayabilecekleri endişelerini anlayabilen, sorgulayan ve destek olabilen, tedavi sürecini onlara gerçekten anlayabilecekleri bir şekilde aktarabilmen, belirsizlik yaşatmayan samimi hekimlere ihtiyaç duyduğunu belirten Doç. Dr. Sernaz Uzunoğlu şöyle devam etti:

    “Hekim hasta ilişkisinde en önemli nokta hastanın hekimine güvenmesidir. Hekim hastasına doğruya en yakın bilgiyi aktarmalı bunu yaparken de empatik davranmalı ve hastanın anlayabileceği uygun bir lisan kullanmalıdır.

    Hekim bilgi verirken ve tedavi ayrıntılarını açıklarken kademeli bir şekilde açıklamalı ve hastaya o andaki acısını ifade etme fırsatını da mutlaka vermelidir.

    Tanı ve tedavi sürecinde hasta yakınlarına da çok önemli görevler düşmektedir.

    Kanser nedir? Neden olur? Türleri, belirtileri ve tedavisi

    Öncelikle hasta yakınları hekimin hasta yönetim şekline asla karışmamalıdırlar. Hastalığı ile ilgili bilgilendirilmesine engel olmamalıdırlar.

    Hastalar tanı sonrası değişik tepkiler verebilir, karmaşık duygular yaşayabilirler. Aile yaşamlarında ve sosyal yaşamlarında farklılıklar yaşayabilirler.

    Bu nedenle hasta yakınları, sosyal ve psikolojik açıdan ve gerektiğinde de fiziksel olarak hastaya destek olmalıdır.

    Bununla birlikte hekimler, sevdikleri kişinin geçirdiği değişiklikler karşısında çaresizlik hissine kapılan hasta yakınlarına da aynı psikososyal tavırla yaklaşmalı, hastaya faydalı olabilmeleri için onları da desteklemelidirler.”

    Farklı metastatik (ileri evre)  meme kanseri türleri farklı tedaviler gerektiriyor

    Doç. Dr. Sernaz Uzunoğlu farklı evrelerdeki meme kanserlerinin tedavisinde izlenen yöntemler konusunda önemli bilgiler verdi: “Meme kanserinde erken evrede tanı koyabilmek diğer tüm kanserlerde olduğu gibi tedavi başarısı açısından oldukça önemlidir. Hastalık meme ve koltuk altı lenflerinin dışında başka doku ve organlara yayılmamışsa hastanın tümörden tamamen kurtulma şansı yüksektir.

    Lokal ileri evre hastalıkta da tümörü kemoterapi ile küçülterek cerrahi yolla tamamen vücuttan temizleme ve böylece hastalığı yenme şansımız büyük oranda var. Metastatik evreye ulaşmış meme kanserlerinin tamamen iyileşme şansı çok düşük olsa da hastaların yaşam süresini uzatmak ve yaşam kalitesini artırmak tabii ki mümkün.

    Ayrıca metastatik meme kanserinde çok az sayıda ama önemli bir alt grup hasta, örneğin tek metastazı olan hastalar, bu metastazlarının cerrahi yolla tamamen çıkartılması yoluyla tamamen kür şansına ve uzun yaşam sürelerine erişebilirler.

    Metastatik meme kanseri başlıca üç alt gruba ayrılır: Hormon reseptör pozitif, HER2 pozitif ve üçlü negatif. Bu alt grupların özellikleri birbirinden farklıdır ve hepsi farklı şekilde tedavi edilir.

    En büyük hasta grubu östrojene duyarlı olan hormon reseptör pozitif gruptur ve bu grup hastanın tedavisinde kemoterapiden daha çok hormonal tedavi kullanılmaktadır.”

    Tüm yönleriyle meme kanseri: Cerrahi, onkoloji, radyoterapi ve genetik

    Klinik araştırmalar büyük bir hızla devam ediyor

    Hiçbir zaman “yapacak hiçbir şeyimiz kalmadı” şeklinde açıklamalar yapılmaması gerektiğini belirten Doç. Dr. Sernaz Uzunoğlu şunları söyledi: “Son evrede bile olsa hastalarımızın yaşam kalitesinin artırılması, hastalığı ile ilgili şikayetlerinin, ağrılarının dindirilmesi gibi ona destek olabilecek tedavi yöntemlerinin devam etmesi ve hastanın umudunun tamamen tükenmemesi gerekmektedir.

    Amacımız öncelikle hastanın yaşam kalitesini bozmadan ona en uygun tedaviyi verebilmektir. Bununla birlikte yeni tedaviler ve gelişmeler öylesine büyük bir ivmeyle ilerlemektedir ki hem hastalarımız ve hem de biz hekimler için bu çok ümit verici bir durumdur.

    Meme kanserinde hem erken evrelerde hem de ileri evrelerde hastalarımızın uzun ve sağlıklı yaşamalarına devam etmelerini sağlayan, hatta yaşam kurtaran kişiye özel tedaviler bulunmaktadır. Devam eden çalışmalar sayesinde de tedavi seçenekleri gittikçe artacaktır.

    Hastalarımız hiçbir zaman gerçeklere ve bilimsel kanıtlara dayanmayan tedavi seçeneklerine yönelmemelidirler.”

    Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/leri-evre-meme-kanserindeki-gelismeler-umut-veriyor/

    Mesane Kanseri Belirtileri Ve Erken Teşhisin Önemi — Multi Yaşam

    Mesane kanserinde umut verici gelişme

    İdrarda kan görülmesi mesane kanserinin en sık karşılaşılan nedenidir. Bu durum idrarla birlikte kan akması şeklinde de olabilir, idrar renginin kahverengiye dönmesine de neden olabilir ve genellikle ağrısızdır. Aşağıdaki belirtiler de görülebilir:

    • Normalden daha sık idrara çıkmak
    • İdrar yaparken ağrı, zorlanma
    • Halsizlik

    Mesane kanseri ilerlediği takdirde aşağıdaki belirtilere de yol açabilir:

    • Leğen kemiği civarında ağrı
    • Kemik ağrısı
    • Açıklanamayan kilo kaybı
    • Bacaklarda şişme

    Unutulmamalıdır ki idrarda kan görülmesine neden olan idrar yolları iltihapları, böbrek taşları, prostat büyümesi gibi sorunlar mesane kanserinden çok daha sık karşılan hastalıklardır.

    Mesane kanserinin 3 çeşidi vardır:

    Tranzisyonel Hücreli Karsinom: Mesane kanserinin en çok görülen çeşididir. Tranzisyonel hücreler dokular gerildiği zaman herhangi bir zarar görmeden şekil değiştirebilen hücrelerdir. Kanser ilk olarak bu hücrelerde başladığı için adını da bunlardan almıştır.

    Skuamöz Hücreli Karsinom: Mesanede yassı hücreler oluşması sonucu ortaya çıkan kanser çeşididir. Bu hücreler mesanede uzun süreli enfeksiyon bulunmasının sonucu olarak oluşurlar.

    Adenokarsinon: Mesanede glandüler hücreler oluşması sonucu ortaya çıkan kanser çeşididir. Bunun nedeni de mesanede enfeksiyon bulunmasıdır.

    Mesane kanserinin neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak aşağıdaki etkenler mesane kanseri riskini artırmaktadır:

    Sigara ve diğer tüm tütün mamulleri mesane kanseri riskini en çok artıran faktördür. Sigara içenlerin içmeyenlere oranla mesane kanserine yakalanma riski iki kat fazladır.Özellikle iş yerlerinde maruz kalınan bazı kimyasallar mesane kanserine yakalanma riskini artırmaktadır. Bu maddelerin bazıları şunlardır:

    • Egzoz dumanı (taksi, dolmuş ve otobüs şoförleri daha büyük risk altındadır)
    • Anilin: Boya ürünlerinde de kullanılan bir tür organik bileşen
    • 2-naftilamin: Boya, isopropil alkol, solvent (çözücü), auramin gibi kimya endüstrisi ürünlerinde kullanılır
    • 4-aminodifenil: 2-naftilaminin kullanıldığı yerlerde ve sentetik lateks, lastik, öğütücü, karıştırıcı gibi kauçuk endüstrisi ürünlerinde kullanılır.
    • Benzidin: Kimya endüstrisinde kullanılır
    • O-toluidin: Boya, pigment endüstrisinde kullanılır

    Bu maddeler ve bazı diğer kanserojenler tekstil, plastik ve deri tabaklama sanayisinde de kullanılmaktadır. Vakaların 25%’inde hastaların bu kimyasallara maruz kaldığı görülmektedir.

    Çok miktarda kızarmış et veya hayvansal yağ tüketmek mesane kanseri riskini artırmaktadır. Kilo verdirici özelliği için kullanılan ve böbrek fonksiyonlarına verdiği hasar ile meşhur Aristolochia Fangchi bitkisi de mesane kanseri riskini artırmaktadır.Araştırmalar aşağıdaki etkenlerin de mesane kanseri riskini artırdığını saptamıştır:

    • Bağırsak gibi mesaneye yakın organlarda görülen kanseri tedavi etmek için uygulanan radyasyon tedavileri
    • Siklofosfamit ve cisplatin gibi bazı kemoterapi ilaçları
    • Tip 2 şeker hastalığında kullanılan bazı tedaviler
    • Felç olmak vb. nedenlerle mesaneye uzanan boşaltma tüplerinin uzun süreli kullanımı
    • Uzun süreli (veya sık tekrar eden) idrar yolu iltihapları
    • Uzun süreli mesane taşları
    • 42 yaşından önce menopoza girmek
    • İçme sularında bulunabilen bazı parazitlerin neden olduğu Sistozomyas isimli iltihabın uzun süre tedavi edilmemesi

    Benim hikayem 2001 yılında başladı. Yerel hastaneye karın ağrısı şikâyeti ile gittim. Eskiden böbreklerimde taş bulunmuştu bu yüzden aklıma ilk gelen bu oldu. Fakat doktorum muayene sonrası böbrek taşımın olmadığını söyledi ve mesane kanserinin kontrol edilebilmesi için jinekoloğuma gitmemi istedi.

    Böyle ciddi bir sorunum olacağı aklıma gelmemişti. Doktorumu dinledim ve uzman bir jinekoloğa başvurdum. Yapılan görüntüleme testlerinin ardından fiziksel muayene ile mesane kanseri teşhisi konuldu.

    6 seans BCG tedavisi aldım. Bu tedavi erken aşamadaki mesane kanserleri için kullanılıyormuş. Bu tedavinin ardından hayatıma kaldığım yerden devam ediyorum. Artık başka bir şehirde yaşamama rağmen yılda iki defa kendi doktoruma muayene olmak için gidiyorum.

    Sue Boyle – Hasta

    Not: BCG (Bacillus Calmette-Guerin) 1900’lerin başında iki Fransız bilim adamı sayesinde bulunmuş bir aşıdır. İlk amacı tüberkülozu tedavi etmek olan bu aşının mesane kistlerine iyi geldiği 1920’li yıllarda anlaşılmış ve Amerika’da kullanılmaya başlanmıştır.

    Mesane kanseri ölümcül müdür? Mesane kanseri yaşam süresi ne kadardır? Mesane kanseri olan kişi kaç yıl yaşar? Mesane kanseri teşhis zamanına göre 5 evreye ayrılmaktadır:

    Bu evrede tümör mesanenin ortasındaki boşlukta ilerlemiş, herhangi bir doku, kas, ya da mesane çeperine sıçramamıştır. Ölüm riski en düşük olan evredir.Bu evrede teşhis edilen mesane kanserinde 5 yıl hayatta kalma oranı %98’dir.Bu evrede tümör mesanenin alt kısmında bulunan bağlayıcı dokulara yayılmış, ancak mesane çeperi ya da yakındaki lenf bezlerine sıçramamıştır.Bu evrede teşhis edilen mesane kanserinde 5 yıl hayatta kalma oranı %88’dir.Bu evrede tümör mesanenin kaslı çeper dokusunda yayılmıştır.Bu evrede teşhis edilen mesane kanserinde 5 yıl hayatta kalma oranı %63’tür.Bu evrede tümör mesaneyi çevreleyen yağlı dokuya sıçramıştır. Prostat, rahim ya da vajinaya sıçramış olabilir ama karın ya da pelvis duvarına ulaşmamıştır.Bu evrede teşhis edilen mesane kanserinde 5 yıl hayatta kalma oranı %46’dır.Bu evrede tümör karın ya da pelvis duvarına ulaşmış, etraftaki lenf bezlerine yayılmış yahut uzaktaki bir organa, karaciğere, akciğere yahut kemiklere sıçramıştır. Mesane kanserinin en ölümcül evresi olsa da tedavi seçenekleri bulunmaktadır.Bu evrede teşhis edilen mesane kanserinde 5 yıl hayatta kalma oranı %15’tir.

    • 5 yıllık yaşam oranı %77
    • 10 yıllık yaşam oranı %70
    • 15 yıllık yaşam oranı %65

    Not: Yılların başlangıç noktaları teşhisin konulduğu zamandır. Bu yılların tamamlandığı dönemler hastanın hayatını kaybedeceği anlamına gelmemektedir. Yani 15 yıllık yaşam oranına yaklaşıyor olmanız bu sürenin sonunda hayatınızı kaybetmenize sebep olmaz.

    Bu süreden çok daha uzun yaşayabilirsiniz.Mesane kanserine yakalanan hastaların internette en çok aradıkları sorulardan birisi “Mesane kanseri olan kişi kaç yıl yaşar?” sorusudur. Bu sorunun kesin bir cevabı bulunmamaktadır.

     Cerrahi Müdahale

    Cerrahi müdahale mesane kanserinde en sık kullanılan tedavi yöntemidir. Her bir farklı tür ve aşamadaki mesane kanseri için uygulanabilecek farklı ameliyat türleri söz konusu olabilir:

    Rezektoskop adı verilen bir aletle idrar çıkış noktasından girilerek mesaneye erişilir. Aletin ucundaki ince bir tel yardımı ile tümör (kanserli doku) kesilerek alınır veya elektrik akımı ile yakılır. Başlangıç aşamasındaki mesane kanserinde daha sık kullanılır.Bu ameliyatta tüm mesane alınır. Kanserin yayılmış olduğu civar dokular ve lenf bezleri de alınabilir. Bu ameliyatın uygulanması için mesane kanserinin en azından mesane duvarındaki kas dokulara kadar ilerlemiş olması gerekir. Diğer tedavilere cevap vermeyen mesane kanseri vakalarında da kullanılabilir.Mesanenin bir kısmının alınması ameliyatıdır. Mesane duvarına yayılmış ama küçük bir bölgeyi etkileyen mesane kanserinde uygulanır.

    Mesanenin alındığı cerrahi müdahalelerle ilgili aşağıdakilerin de bilinmesinde fayda vardır:

    • Erkeklere uygulanan radikal sistektomide prostat bezi ve meni kesesi de alınabilir. Bu durum bazı vakalarda hastanın sertleşme fonksiyonlarını etkileyebilir.
    • Kadınlarda ise rahim, yumurtalıklar ve vajinanın bir kısmı alınabilir. Bu durum hastanın bir daha adet görmemesi ile sonuçlanır, kişi hamile kalamaz.
    • Yeni bir idrar yolu inşası gerekebilir. Hasta, idrarının toplanacağı vücut dışında bulunan bir torba kullanmak durumunda kalabilir.
    • Bazı hastalarda bağırsak parçalarından oluşturulan bir torba vücut içinde kullanılabilir. Bu sayede idrar yapma kontrolü sağlanabilir.

    Radyasyon Tedavisi Ve Kemoterapi

    Mesane kanserini yok etmek veya küçültmek için yüksek enerjili X ışınlarının kullanıldığı radyasyon tedavisi kullanılabilir. Aynı amaçla damar veya ağız yolundan alınan ilaçlar da verilebilir (kemoterapi).

    Mesane kanseri kürüne başlamadan önce mutlaka yapmanız gereken şeyler vardır.

    Sigarayı bırakmak, Yaşlı hayvan eti tüketmemek, Şarküteri ürünleri (sucuk, salam, sosis, pastırma) tüketmemekSarı ballıbaba ve sarı kantaron bitlilerinden birer tutam alın ve 1 bardak suyun içerisinde 5 dakika kaynatın ve için.

    A P John Kanser Enstitüsü’nün bulgularına göre günlük olarak greyfurt ve portakal tüketmek mesaneye iyi gelmektedir. Bu meyveleri doğrudan yemek ya da sularını içebilirsiniz.

    A P John Kanser Enstitüsü’nün yapmış olduğu çalışmalar ıspanağın içerdiği E vitamini sayesinde mesane kanseri riskini %42 oranında azalttığı görülmüştür. Ispanağın düzenli olarak tüketilmesi gerekmektedir.

    Fasulye ve havuç gıdalarının gündelik tüketimi Fred Hutchinson Kanser Araştırma Merkezi’ne göre mesane kanseri riskini azaltmaktadır.

    Serpilmiş brokoli

    Lahana ve karnabahar

    Açıklaması verilmemiş olan gıdalar mesane kanserine karşı kullanılmaktadır fakat araştırmaları henüz yapılmamıştır ve kullanım dozları kesin olarak bilinmemektedir.

    Источник: https://multiyasam.com/mesane-kanseri-belirtileri-ve-tedavisi/

    Поделиться:
    Нет комментариев

      Bir cevap yazın

      Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.