Mesane Taşı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Mesane Taşları: Nedenleri, Belirtileri ve Tedavisi

Mesane Taşı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

  • Çevrimiçi testlerin şifresinin çözülmesi – idrar, kan, genel ve biyokimyasal.
  • İdrarizde bakteri ve idrar ne anlama gelir?
  • Çocuğun analizini nasıl anlarım?
  • MRG analizinin özellikleri
  • Özel testler, EKG ve ultrason
  • Hamilelikte normlar ve sapmaların değerleri ..

Analizlerin şifresinin çözülmesi

Mesanedeki taşlar (sistoliths), minerallerin küçük katı oluşumlar halinde birleştirilmesi sürecinde oluşur. Uygun koşullar mesane tamamen boşaldığında ortaya çıkar ve idrarın konsantre olmasına neden olur – bu, içinde bulunan çözünmüş minerallerin kristalleşmesine yol açar.

Bazen bu taşlar dışarıya çıkar (küçükken), bazen idrar veya üretranın duvarına sabitlenir, yavaş yavaş artar.

Genellikle, sistolitler herhangi bir belirtiye neden olmadan uzun süre mesanede kalırlar ve diğer sağlık problemleri için muayene sırasında tesadüfen bulunurlar.

Mesane taşlarının nedenleri

Bu nedenle, mesaneden tamamen elimine edilmeyen rezidüel idrarda sistolitler oluşmaya başladığından, taş oluşumunun nedenlerinin araştırılması tamamen boşalmayı önleyen bazı hastalıklarla ilişkilidir. Bu patolojiler şunlardır:

  • Nörojenik mesane – mesaneyi omurilik ve beyin ile bağlayan sinirlerin (örneğin, inme veya omurilik yaralanmasından sonra) hasar gördüğünde gözlemlenmiştir.
  • Büyümüş prostat – genişlemiş prostat üretrayı sıkar.
  • Tıbbi cihazlar – kateterler, sütür materyali, stentler, mesanedeki dış cisimler, doğum kontrol cihazları.
  • Mesanenin iltihabı.
  • Böbrek taşları – üreterler içinden mesaneye geçebilir ve boyutlarında büyüyebilirler.
  • Mesane divertikülü – idrar bunlarda birikir ve durgunlaşır.
  • Sistosel – Kadınlarda, mesane duvarı boşalmayı bozan vajinaya düşebilir.

Bütün taşlar aynı mineralden yapılmamıştır. Çeşitli türleri şunlardır:

  • Kalsiyum taşları – oksalatlardan, fosfatlardan ve kalsiyum hidroksifosfatlardan oluşur.
  • Ürik asit taşları erişkinlerde en sık görülen tiptir.
  • Struvites – Bu tür taşlar en sık idrar yolu enfeksiyonu olan kadınlarda bulunur.
  • Sistinler – amino asit sistinin böbreklerden idrar içine salındığı kalıtsal bir sistinüri hastalığından muzdarip hastalarda görülür.

Sistolitler çeşitli boyutlarda ve dokudadırlar – tek tek olabilirler veya gruplar halinde düzenlenebilirler, yuvarlatılmış bir şekle veya çıkıntılara sahip olabilirler.

Mesanede bulunan en büyük taş 1899 g ağırlığında ve 17.9 x 12.7 x 9.5 cm ölçülmüştür.

Bazen mesane taşlarının semptomları uzun süre görünmez. Ancak duvarları tahriş etmeye başlar başlamaz karakteristik işaretler ortaya çıkar. Yani, mesanede bir taş belirtileri aşağıdaki gibi olabilir:

  • Erkeklerde peniste rahatsızlık veya ağrı.
  • Daha sık idrara çıkma veya aralıklı idrar akışı.
  • Yavaş idrara çıkma başlangıcı.
  • Alt karın bölgesinde ağrı.
  • İdrar yaparken ağrı ve rahatsızlık.
  • İdrarda kan var.
  • Çamurlu veya anormal derecede koyu renkli idrar.

Kadınlarda Özellikler

Kadınlarda sistolit oluşumunun nedeni sistosel (vajinaya idrar kaybı), mesaneye göç eden kontraseptifler, vajinanın yeniden yapılandırılması ameliyatı olabilir.

Sistosel, vajinadaki bir dış bedenin hissi, seks sırasında hoş olmayan bir his olarak kendini gösterir.

Kadınlarda üretranın erkeklerden daha kısa olması nedeniyle, enfeksiyöz enflamasyonu (üretrit) sistite (mesanenin enflamasyonu) ilerlemeye daha yatkındır. Tekrarlayan sistit, sistolitlerin oluşumu için risk faktörü ve kadınlarda varlığının bir işaretidir.

tanılama

Sistolitlerin varlığı, aşağıdaki yöntemler kullanılarak tespit edilir:

  • İdrar tahlili – kan, bakteri ve mineral kristallerinin varlığı ile belirlenir.
  • Bilgisayarlı tomografi.
  • Ultrason muayenesi.
  • Radyografi (bu incelemede tüm sistolit tipleri görülmez).
  • İntravenöz pyelografi – böbrekler yoluyla mesaneye atılan özel bir kontrast damar içine enjekte edilir.

Mesane taşları tedavisi

Küçük taş boyutlarında, su kullanımının artmasıyla dışardaki doğal taşmaları desteklenir. Üretranın içinden geçmek için çok büyüklerse, tedavi iki gruba ayrılır: taş kırma ve cerrahi olarak çıkarılma.

Halk ilaçları ile tedavinin etkinliğine dair bilimsel kanıt bulunmadığına dikkat etmek önemlidir.

Taş kırma

Sistolitolapaksi (taş kırma), doktorun taşları görebildiği ve ezebildiği, üretranın sonunda mesaneye bir kamera yerleştirilmiş ince bir tüp yerleştirmekten ibarettir.

Bunu yapmak için, bir lazer, ultrason veya mekanik kırma kullanın, ardından döküntüler yıkanır veya emilir. Bu işlem lokal veya genel anestezi altında yapılır.

Cerrahi kaldırma

Taşlar cistolitolapaxia ile ezilemeyecek kadar büyükse, başka bir tedavi seçeneği cerrahidir. Cerrah karın duvarı ve mesanesinde kistolitin çıkarıldığı bir kesi yapar.

Muhtemel komplikasyonlar

Bazı sistolitlerin herhangi bir şikayete neden olmamasına rağmen, yine de bazı komplikasyonların gelişmesine yol açabilir:

  • Kronik mesane disfonksiyonu (sık idrara çıkma, ağrı ve buna bağlı rahatsızlık). Zamanla, sistolit idrarın açılmasını tamamen durdurarak mesaneden idrar akışını bloke edebilir.
  • İdrar yolu enfeksiyonu.

Önleme ve öneriler

Taşların oluşumu, kural olarak, bir hastalığın varlığından kaynaklandığı için, güvenilir ve spesifik bir korunma yöntemi yoktur.

Bununla birlikte, bir kişinin idrar yolu rahatsızlıkları varsa (örneğin idrar yaparken ağrı, idrarın solması), derhal tıbbi yardım almanız önerilir. Yeterince sıvı içmek, minerallerin çözünmesine de yardımcı olur.

Bir kişinin idrar yolu enfeksiyöz bir hastalığı ve mesanenin eksik bir şekilde boşalması varsa, ilk denemeden 10-20 saniye sonra idrar yapmayı denemelidir. Bu tekniğe “çift boşalma” denir, sistolit oluşumunu önlemeye yardımcı olur.

İdrar yaparken oturma pozisyonunun, genişletilmiş prostat hastalarında mesanenin tamamen boşaltılmasına yardımcı olduğuna inanılmaktadır. Bu da, sistolitlerin oluşumunu önler veya yavaşlatır.

Источник: http://tr.medic-attention.com/kamni-v-mochevom-puzyre_default.htm

Mesane Taşı Nedir? Mesane Taşı Nasıl Düşürülür? – Sağlık Ocağım .NET

Mesane Taşı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

İdrar yollarını düşünecek olursak, böbrekten başlar ve çıkış yoluna kadar giden bir sistemdir ve mesanede bu sistemin içerisinde bir rezervuar görevi yapar.

Bu kanalın herhangi bir yerinde taş olabilir ve olduğu yere göre adlandırılır. Bu taşlardan mesaneye yerleşmiş olan veya mesanede oluşmuş olan bir taş ise mesane taşı olarak tanımlanır.

İdrar yolu vücuttaki bazı atıkları temizleyen bir sitem olarak çalışır.

Bu atıkların içerisinde aşırı derecede doymuş tuzlar (süpersatüre solüsyon) bulunmaktadır. Bu tuzlar doymuş olmasına rağmen çökmezler. Bunun çökmemesinin nedeni, bu tuzların çökmesini engelleyen bazı maddelerin olmasıdır. Bu durum ya sıvı alımı yetersizliği ya da alınan tuz miktarının fazla olması veya fazla emilimi bu tuzların çökmesine sebep olur.

İdrar yollarında bir bakteri, lökosit denilen iltihap hücresi, yabancı cisim veya protein gibi oluşumların üzerine çökerek taşı oluşturan bu tuzlar, birbiri üzerine yapışarak ta taş oluşturabilirler ve giderek büyüyerek değişik boyutlardaki taş şekillerini alırlar.

Bu taşlar çakıl taşı şeklinde, yıldız şeklinde, yumurta şeklinde, yuvarlak şekilde gibi şekiller oluştururlar. Mesane taşları 50 yaşın üzerinde ve erkeklerde daha sık görülür.

Çocuklarda ve gençlerde ise mesane taşı varlığında genellikle altta yatan doğumsal bir üriner sistem anomalisi vardır.

Mesane taşı oluşmasına neden olan faktörler

Mesane taşları genellikle böbrekten aşağıya doğru inip mesanede takılıp kalması ile veya mesane içerisinde primer (başlangıç) olarak oluşur.

Bu taşlar geçirilmiş bir operasyondan dolayı, hastada sonda takımına bağlı, mesane çıkım tıkanıklıkları, üriner diversiyon, idrar yolu enfeksiyonları, mesane duvarında oluşmuş bir yara, tümör gibi bir oluşumlar nedeni ile mesane taşları oluşabilir.

Ayrıca aşırı derece doymuş tuz tüketimi, az su içilmesi, herhangi bir nedenden dolayı sıvı kaybetmesi, genetik yatkınlık, fazla hareket etmeden çalışma koşulları, çok fazla oturmak, aşırı hareketsizlik, uzun süre yatmak zorunda kalmak, felçli hastalar, tek yönlü beslenme tarzı, aşırı proteinli beslenme, çok fazla D vitamini alımı, çok fazla kalsiyumlu beslenme, oksalattan zengin beslenme, sarkoidoz hastalığı, tüberküloz hastalığı, Akdeniz ateşi hastalığı, şeker hastalığı gibi bazı hastalıklar da mesane taşı oluşumunda etkilidir. Çok nadir olmakla birlikte hamilelik de mesane taşı oluşumunda etken olabilir.

Mesane taşı belirtileri

Mesane taşı belirtileri genellikle mesane taşı var denilecek belirtiler olarak görülmez. Belirtiler genellikle idrar yaparken idrarın arada bir kesilmesi ve tekrar devam etmesi, idrar tıkandığında pozisyon değiştirilir ise idrarın açılması gibi belirtiler görülebilir.

Bunun dışında taşın büyüklüğüne, tıkama derecesine ve bulunduğu yere göre de belirtiler verebilir.

Bu belirtiler idrarın çatallı çıkması, idrarın zorla çıkması, yanma hissi, idrarı tam yapamama, idrarda damlama, idrarın bulanık gelmesi ve idrarın, özellikle idrar bitimi sırasında kanlı idrar gelmesi gibi belirtiler de görülür.

Mesane taşının büyüklüğüne ve yerleşimine göre bazen ve bazı hastalarda ağrı olabilir. Mesane taşı ağrısı erkeklerde penisin kök kısmı ve ucuna vuran ağrı tarzında olabildiği gibi, bazende perine denilen anüs ile idrar torbasının arasında bulunan bölgeye vurabilir.

Kadınlarda ise vajinal bölgeye ve yine perine denilen bölgeye mesane taşı ağrısı vurabilir. Mesane taşları enfeksiyona neden olabileceği gibi enfeksiyonlar da taş oluşumuna neden olabilir.

Mesanede bulunan taş enfeksiyon yapar ise hastada ateş, titreme, bulanık idrar yapma veya idrarın tamamen tıkanmasına sebep olarak göbeğin altında şişkinlik ve şiddetli ağrıya yol açabilir.

Mesane taşı teşhisi

Mesane taşından şüphelenen hastanın öncelikle bir üroloji uzmanına baş vurması gereklidir. Fizik muayenede hastanın öyküsü ve şikayetleri doğrultusunda hastadan bazı tetkikler istenir. Bu tetkikler idrar tetkikleri, görüntüleme yöntemleri gibi tetkiklerdir.

Mesane taşları % 80-85 oranında röntgen (direkt grafi) filminde görülebildiği gibi % 15’ide röntgende görülmeyebilir. Röntgen filminde görülmeyen mesane taşları ultrasonografik olarak dolum defekti olarak görülürler. Fakat dolum defektini başka cisimlerden ayırt etmek zor olabilir.

Bu durumda da ilaçlı böbrek filmi ya da bilgisayarlı tomografi ile mesane taşlarının teşhisi konulabilir.

Mesane taşı tedavisi

Mesane taşlarının tedavisi farklı şekillerde olabilir. Mesane taşlarının tedavisi taşların boyutuna ve sayısına göre değişebilir. Mesanedeki taş 0.

5 santimin altında ise kendiliğinden düşmesi ya da yardımcı tedaviler ile düşürülmesi şeklinde tedavi edilir.

Hastanın bol su içmesi, sıcak oturma banyosu, alfa bloker denilen kanal genişletici ilaç tedavisi gibi yardımcı tedavi yöntemleri uygulanır.

Fakat 0.5 santimin üzerideki taşlarda müdahale gerekir. Bu taşlar girişimsel tedaviler ile alınır. Bu yöntemlere yine taşın boyutuna, sayısına göre karar verilir.

Tek parça halindeki taşlar 2 santimin altında ise ESVL denilen bir enerji kaynağından çıkan ses dalgalarının taşın üzerinde yoğunlaştırılması ile taş kırılabilir ve parçalar halinde dökülebilir. Bazen bu yöntem ile taşlar dökülmeyebilir.

Bu durumda endoskopik yöntemler ile idrar borusundan teleskop denilen ve içeri görebilen bir boru ile mesaneye ulaşılır ve taş görülür. Görülen bu taş olduğu yerde bazı aletler ile kırılır ve bu taşlar alınır.

Mesane taşı ameliyatı nasıl yapılır?

Mesane taşları kırılarak alınabileceği gibi cerrahi olarak da alınabilir. Eğer taş 3 santimden büyük ise ya da çok sert ise cerrahi olarak alınır. Cerrahi olarak taş ameliyatına gerek duymanın diğer bir nedeni ise taşın düşmemesi darlığa bağlı veya başka bir bozukluğa bağlı ise açık ameliyat yapılır.

Cerrahi tedaviden sonra hastanın tekrar taş oluşumunu önlemek için günde 2-2 buçuk litre su içmesi, tek yönlü beslenme tarzından kaçınması, hareketsiz bir yaşamı var ise spor veya yürüyüş yapması, taş oluşturan besinlerden uzak durması, tuz tüketimini en aza indirmesi, enfeksiyon sorunu var ise bir bakteri kültürü yapılarak tedavisinin yapılması gibi önlemler ile cerrahi tedaviden sonra tekrar oluşabilecek taşlar engellenebilir.

Mesane taşı ağrısı nasıl azaltılır?

Mesane taşı ağrı yapıyor ise ki erkelerde genellikle penise, kadınlarda vajinal bölgeye vuran ağrı şeklinde olur.

Mesane taşı ağrıları için evde yapılabilecekler, sıcak oturma banyoları, ağrı sırasında pozisyon değiştirme yöntemleri, mesane kasını gevşetici ilaçlar veya antiinflamatuar ilaçların doktor önerisi ile kullanılması gibi yöntemler ile ağrıyı hafifletmek mümkün olabilir. Bunların yanı sıra bol su tüketmek, hareketli olmak, yürüyüş yapmak gibi yöntemler ile ağrı bir miktar azaltılabilir.

Taş hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/mesane-tas-nedir-mesane-tas-nasl/

Sistit nedir, neden olur? Teşhis ve tedavisi nasıl yapılır?

Mesane Taşı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Görülme oranı kadınlarda çok daha yüksek olan sistite, kadınların en az yüzde 20’si, yaşamları boyunca en az bir kez yakalanır. Sistit, sık sık idrara gitmek, az az idrar yapmak, tam olarak rahatlayamamak ve idrar yaparken yanma, ağrı hissetmek şeklinde kendisini gösterir.

Sistit her yaşta ve her cinste gorülebileceği gibi kız coçuklarında ve kadınlarda daha sık görülür. Bunun çeşitli sebepleri vardır. En önemli sebeplerinden biri kadın anatomisinin özelliğinden kaynaklanır. Çünkü kadınlarda idrar torbasının altındaki idrar yolu yaklaşık 2-3 cm kısalıktadır ve doğrudan vajene açılır. Vajen ise mikrobik bir ortamdır ve kendi florası vardır.

Sistit çocuklar da dahil olmak üzere hemen her yaşta görülebilir ve ciddiye alınmalıdır. Tedavi edilmediği takdirde böbreklerde enfeksiyona ya da idrarda kanamaya yol açabilir.

  • Sistit sorunu olanlar üroloji uzmanlarına muayene olmalıdır.

Yaygın inanışlardan biri, cinsel hayatı olmayan kişilerde sistit olmayacağıdır. Bu yanlış bir inanıştır. Cinsel hayat bakterilerin mesaneye geçişini kolaylaştırabilir ancak cinsellik dışında sistitin başka pek çok nedeni vardır.

Sistit genelliklee. coli adlı, normalde mide-bağırsak yolunda bulunan bir bakteriden dolayı kaynaklanır. Çoğu zaman vücudumuz bu tür bakterileri idrar yoluyla atar. Ancak bazen bakteriler mesane duvarına yapışabilir ya da o kadar hızla çoğalır ki bakterilerin bir kısmı mesanede kalır.

Daha az yaygın olarak sistit bakterilerle ilgisi olmayan sebeplerden de kaynaklanabilir.

Işın tedavisine, bazı ilaçlara ya da uzun dönem sonda kullanımı veya sperm öldürücü jel gibi çeşitli etkenlere karşı vücudun tepkisi olarak da ortaya çıkabilir.

Sistit tedavisi için genellikle antibiyotik önerilir ancak örneğin interstisyel sistit gibi, sistitin diğer türlerinde tedavi, altta yatan nedene göre değişebilir.

Sistit çoğu kez sanki kadınlara özgü bir rahatsızlık gibi algılanır ama erkeklerde de görülebilir. Öte yandan kadınlarda daha sık görüldüğü doğrudur çünkü kadınlarda idrar kanalı kısadır ve bakteriler mesaneye daha çabuk ulaşır. Bakteriler idrar yoluna cinsel ilişki ya da tuvalet temizliği esnasında geçip enfeksiyona yol açabilir.

Sistite neden olan  yaygın faktörler

  • Sıkı, naylon iç çamaşırları
  • Çok uzun süreler boyunca oturmak
  • Tuvalet temizliğini arkadan öne doğru yapmak ya da temizliğe dikkat etmemek
  • Stres
  • Cinsel ilişki: Sistit sadece cinsel açıdan aktif kişilerde ortaya çıkmaz, çocuklarda bile görülebilir ancak cinsel açıdan aktif kişilerde daha yaygındır. Cinsel ilişkinin hemen sonrasında idrara çıkmak, bakterinin dışarı atılmasına yardım eder ve sistite karşı önleyici bir tedbir olabilir.
  • Kimyasallar (sabun, vücut şampuanı, temizlik mendilleri vb)
  • Mesane ya da idrar yolunda tıkanıklık (taş veya prostat büyümesi gibi nedenlerle)
  • İdrarın tam boşalmaması (çeşitli rahatsızlıklar vs nedenlerle)
  • Genital bölgede aşırı kuruluk
  • Hamilelik (hormonlarda değişim ve mesaneye baskı olması nedeniyle)
  • Menapozda östrojen hormonu eksikliğinin etkileri
  • Diyabet
  • Yapısal sorunlar

Sistiti kontrol altına almak ne kadar sürer?

Antibiyotik kullanımına başlanmasıyla birlikte genellikle 48 saat içerisinde hastalığın belirtileri diner.

Ancak doktor aksini söylemediği müddetçe antibiyotik tedavisini hasta iyileştim diyerek, kendi kendine kesmemelidir. Aksi halde enfeksiyon daha şiddetli şekilde tekrarlayabilir.

Doktorun tavsiyesine göre 1 veya 2 hafta sürecek bir antibiyotik tedavisi hastalığın tekrar etme riskini de büyük oranda düşürecektir.

Özellikle cinsel ilişki sonrası sistit olan ve bunu sık yaşayan kişilerde uzun süreli, koruyucu (profilaktik) antibiyotik tedavisi gerekebilir. Bu tür bir tedavi birkaç ay sürebilen, uzun soluklu bir tedavidir.

Sistit kendi kendine iyileşir mi?

Ender olarak vücudun enfeksiyona karşı savaştan galip çıktığı görülebilir ama çoğu kez antibiyotik kullanmadan sistitten kurtulmak mümkün olmaz. Hastalıktan ilaçsız, doğal reçetelerle kurtulmaya çalışmak, özellikle de enfeksiyona neden olan şartlar değişmedikçe, aynı sorunu tekrar tekrar yaşamanızı engellemeyecektir.

Sistitin belirtileri ve etkileri nelerdir?

Sistitin belirtileri kadın, erkek ve hatta çocuklar için aynıdır. Çocuklarda ateşle birlikte iştah kaybı ve kusma da görülebilir. Belirtiler eşliğinde çocukta sistitten şüpheleniliyorsa hemen bir doktora başvurmak gerekir.

Yetişkinlerde ise sistit belirtileri başka rahatsızlık belirtileriyle benzerlik gösterebilir. Tedaviye başladıktan sonra birkaç gün içerisinde durumunuzda bir iyileşme olmuyorsa yeniden doktora danışılması en doğrusudur.

Sistitin yaygın belirtileri:

  • Acil idrara çıkma isteği
  • Sık sık idrar çıkma isteği
  • İdrarın az az gelmesi, idrar yaparken tam rahatlayamama
  • İdrar yaparken yanma
  • Mesanede ağrı ve hassasiyet
  • Bulanık veya keskin kokulu idrar
  • Yorgunluk hissi
  • Cinsel ilişki sırasında ağrı
  • Bazı durumlarda idrarda kan
  • Nadiren yüksek ateş

Hamilelikte Sistit

Hamilelikte, sistitin ortaya çıkmasına neden olan birçok neden vardır. Vücut direncinin zayıflamış olması, hormonlardaki değişim, büyüyen rahmin mesaneye baskı yapması, idrarın mesanede daha çok birikmesi gibi nedenlerdir bunlar.

Sistit belirtileri gebelerde de diğer hastalarla aynı belirtilerdir. Hamilelikte farklı olan, anne adaylarına diğer hastalara önerilen antibiyotiklerin önerilememesidir.

Gebelikte güvenle kullanılabilecek, özel sınıf antibiyotikler vardır ve mutlaka doktora danışarak, doktor reçetesiyle, belirtilen sürede kullanılmalıdır.

Hamile kalmak isteyen kadınlar eğer sistitten şüpheleniyorlarsa, önce mutlaka tedavi olmalıdırlar. Aksi halde ilerleyen günlerde enfeksiyon hamile kalmayı ya da hamilelik sürecini zorlaştırabilir.

İnterstisyel Sistit

İnterstisyel sistit, sistitin bakterilerden kaynaklanmayan, farklı bir türüdür. Peki, neden kaynaklanır? diye sorduğumuzda ise henüz tam olarak bilinmemektedir. Bağışıklık sisteminden tutun, alerjik veya çevresel faktörlere kadar pek çok sebebin etkili olabileceği düşünülmüştür. Bakterilerden kaynaklanmadığı için de, bu tür sistitte antibiyotik tedavileri etkili olmaz.

İnterstisyel sistit belirtileri de bakteriyel sistit ile benzerlik gösterir. Sık sık ve acil olarak idrara çıkma isteği duyulur. Hatta bu durum kişilerin sosyal yaşantılarını olumsuz etkileyecek kadar ileri gidebilir.

 Sık tuvalet ihtiyacı yüzünden dışarıdaki aktiviteler sınırlanmaya başlar. İnterstisyel sistitte mesane ağrısı da öne çıkan belirtilerden biridir. Hastalığın bir diğer adı da zaten ağrılı mesane sendromudur.

Mesanenin dolması ağrıyı arttırır ve idrara çıkmak rahatlık verir, ağrıyı azaltır.

İnterstisyel sistit teşhis ve tedavisi

Источник: https://indigodergisi.com/2016/05/sistit-nedir-neden-olur-teshis-ve-tedavisi-nasil-yapilir/

Mesane Taşları Nedir ?

Mesane Taşı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Mesane (idrar kesesi) içinde yer alan taşlara, taş benzeri kalsifikasyonlara mesane taşları diyoruz. Normal şartlarda böbrek taşları mesaneye takılmadan idrar yoluyla atılıyor.

Kısaca mesanede taş varsa akla gelen ilk ihtimal: idrar boşaltım problemleri. Peki nedir bunlar? Prostat hastalığı. İdrar yolu darlıkları. Anatomik bozukluklar. Mesanede yabancı cisim. Geçirilmiş operasyonlara ait dikiş materyalleri.

Mesanede kronik enfeksiyon. Elbette bunlarla bitmiyor. Liste uzayıp gidiyor.

Gelişmiş ülkelerde mesane taşlarına daha nadir rastlanıyor. Nedeni açık: bu ülkelerde idrar yolu hastalıkları çok daha iyi tedavi ediliyor. Mesane taşları özellikle çocuk yaşlarda kötü bakım ve beslenmeye bağlı oluşuyor.

Erkeklerde Prostat Büyümesi idrar akımını engelleyerek mesaneye gelen böbrek taşlarının düşmesini engelleyebilir. Mesanede sıkışan taşlar üzerine yeni katmanlar biriktikçe zamanla çok büyük boyutlara gelebilir.

Kadınlarda mesane sarkması, sistosel Enterosel oluşumları, geçirilmiş üretra cerrahileri durağan idrara yol açarak mesanede taş oluşumuna neden olabilir. Nadiren de olsa, geçirilmiş operasyonlar sonrası mesanede kalan yabancı cisimler de taş yapabilir.

Mesane taşlarının çoğu mesane içinde, bir kısmı da böbrekten gelen taşların etrafının kaplanmasıyla oluşuyor. Normal şartlarda üreterden mesaneye düşen taşın büyüklüğü mesaneden de rahatlıkla çıkabilecek boyuttadır ama şartlar anormalse iş değişiyor.

Ürik asit taşı mesane taşından yakınanların yarısında gözlemlenen en yaygın taş türü. Bunun dışında kalsiyum oksalat, kalsiyum fosfat, amonyum ürat, sistin, magnezyum amonyum fosfat taşlarına da rastlanabilir.

Çocuklarda görülen mesane taşları çoğunlukla amonyum, ürik asit ve kalsiyum oksalat içeriyor. Bu tür taşların nedenine ilişkin açıklamayı aktaralım: fosfat fakiri yiyecekler amonyum atılımını arttırıyor, oksalattan zengin sebzeler çok tüketiliyor, hayvansal gıdalar aşırı alınıyor, sitrat düzeyi azalıyor. Sonuç: dev gibi mesane taşları.

Spinal kord yaralanmalı hastalardaki mesane boşaltım problemleri genellikle struvite ya da kalsiyum fosfat taşı oluşumuna neden oluyor. Mesane taşı tüm mesaneyi dolduran dev bir kitle biçiminde olabileceği gibi, mesane içine dağılmış ufak parçalar halinde, ancak çok sayıda da olabilir.

Taşlar genellikle mesane içinde hareket eder. Hareket yoksa mesane taşı bir tümör, mesaneden geçen dikiş materyali veya unutulmuş bir DJ stent üzerinde gelişmiş olabilir.

Mesane Taşları Belirtileri

Mesane taşları hiç belirti vermeyebilir. Ancak çoğu hastada karın alt kısmında ağrı, idrarda yanma, kesik idrar yapma, sık idrara çıkma, idrara başlamada zorlanma, gece idrara kalkma veya idrarın tamamen kesilmesi gözlemlenebilir. Çocuklarda geceleyin altını ıslatma ve Priapizm görülebilir. İdrarda kan olabilir. Penis ucunda, skrotumda, perinede ağrı hissedilebilir.

Bu ağrı genellikle künt ya da yada keskin olup hareket ettikçe, örneğin egzersiz yaptıkça daha da artabilir. Hasta pozisyon değiştirince taş mesane boynundan kurtularak ağrının azalmasına neden olabilir. Taşlar idrar yolu enfeksiyonlarını başlatabilir. Hastanın geçirdiği pelvik cerrahi müdahaleler sonrası mesaneden geçen sentetik iplik materyalleri de taş oluşturabilir.

Mesane taşlarını tanılamada radyolojik görüntüleme yöntemleri kullanılıyor. Direkt film, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi yada sistoskopi yöntemleriyle tanı kesinleşiyor. Ayırıcı tanıda mesanede yer alan kan pıhtılarını, üzeri kireçlenmiş mesane tümörlerini dikkate almak kritik önem taşıyor.

Taşlar uzun süre mesanede kalırsa, uygun biçimde tedavi edilmezse mesane içinde squamoz metaplazi ve tümör oluşturabilir.

Mesane Taşları Nasıl Tedavi Ediliyor ?

Tedavi sürecinde taşı oluşturan nedeni ortaya çıkarmak (ve sorunu gidermek) önemli. Mesane taşının tedavisinde sistoskopi yaygın kullanılan yöntemlerdendir. Açık operasyon nadiren uygulanıyor. O da çok büyük taşlar için.

Farmakolojik Tedavi

Taşların ilaçla tedavisinde ispatlanmış tek ajan, ürik asit taşlarını eritebilen potasyum sitrat içerikli ilaçlar. Bu ilaçlar idrarı alkali hale getirerek ürik asit taşını eritiyor ancak fazla kullanımda mesanede kalsiyum fosfat taşları oluşturuyor.

Renacidin fosfat ve struvit taşlarını çözebilen maddelerden. Her uygulamada sonda gerekmesi ve tedavinin çok sürmesi büyük dezavantaj. Yan etkileri de fazla. Kısaca renacidin kuvvetli olmasına kuvvetli ama kullanımı pek yaygın değil.

Cerrahi Tedavi

Yaygın uygulanan 3 yöntem var.

  • Transüretral sistolitolapaksi.
  • Perkütan sistolitolapaksi.
  • Açık cerrahi.

Transüretral sistolitolapaksi yönteminde sistoskopi yapılıyor. Mesanedeki taş lazer, pnömotik, elektrohidrolik, ultrasonografik ya da manuel cihazlarla kırılıyor. Kırılan parçalar endoskoptan çıkarılarak işlem tamamlanıyor. Günümüzde en etkili yöntem: lazer. Vücut dışından taş kırma (ESWL) yöntemi mesane tedavisinde genellikle başarısız oluyor.

Источник: https://www.cevapsepeti.com/mesane-taslari/

Sistit Belirtileri Nelerdir? Tedavi Yöntemleri ve Korunma Yolları

Mesane Taşı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Mesane ve böbreklerde kalıcı hasara sebep olabilen sistit hastalığının bazı belirtilerinin görülmesinden sonra hızlı bir şekilde tedavi süreci başlatılmalıdır.

Sistit Belirtileri Nelerdir?

Sistit, mesanenin yani idrar kesesinin iltihaplanması olayına denir. İhmal edildiği takdirde kronikleşebilir ve üriner sistemde yani mesane ve böbreklerde kalıcı hasara sebep olabilen sistit; dizüri (idrar yaparken yanma, sızı, ağrı), pollaküri (sık idrara çıkma) ve az idrar yapma, acil idrar yapma hissi, tam boşalamama hissi gibi belirtiler ile kendini göstermektedir.

Bakteriyel bir hastalık olduğu için tedavide antibiyotikler kullanılmaktadır. Bakteriyel sistitler çoğunlukla 20 ile 40 yaşları arasındaki genç bayanlarda daha çok görülür. Peki, sistit hastalığı nasıl anlaşılır ve farklı bir yan etki yaparmı gibi sorulara da yazının devamında yanıt alabilirsiniz.

Her 5 bayandan biri yaşamının herhangi bir döneminde en az bir kez sistit geçirmektedir. Bayanlarda sistitin daha fazla görülmesinin en önemli sebebi üretranın daha kısa olmasından dolayıdır.

Sistitin en sık görülen etkeni, vakalarının yüzde 85’inden sorumlu olan Koli basilidir. Normalde bu bakteriler kalın bağırsakta bol miktarda bulunmaktadırlar.

Bazı risk faktörlerinin varlığında bu bakteriler mesaneye ulaşıp, sistite sebep olurlar.

En çok görülen belirtileri mide bulantısı, ateş ve mide ağrısıdır. Bunuın yanı sıra bebeklerde de yüksek ateşe neden olabilir.

Tedavi Yöntemleri

Sistitin, dizüri (idrar yaparken yanma, sızı, ağrı) pollaküri (sık idrara çıkma) ve az idrar yapma, acil idrar yapma hissi, tam boşalamama hissi, kötü kokulu veya bulanık idrar, disparoni (cinsel ilişki sırasında ağrı duyulması), kasıklarda ve göbek altında ağrı olması, hematüri yani idrarda kan olması gibi belirtileri vardır. Sistite sebep olan risk faktörleri ise şunlardır:

Kötü genital temizlik, idrar akımının engellendiği durumlar (üriner sistemde taş, tümör veya sonda gibi yabancı cisim bulunması) nörolojik olarak mesanenin boşalamaması, şeker hastalığı, hamilelik, yaşlılık, düzensiz cinsel ilişki (sistit yeni evlilerde daha sık görülür ki, buna da balayı sistiti denir.), menopoz dönemi, rrkeklerde prostat ve üretra hastalıkları. Sistit hastalığının tanısında en mühim bulgu anamnezdir. Hastaların çoğunda yukarıda bahsettiğimiz şikâyetlerden pek çoğu vardır.

Bu şikâyetler ile gelen bir hastaya ilk yapılacak tetkik, idrarın mikroskobik incelenmesi tetkikidir. Sistitli bir insanın idrarında alyuvarlar, akyuvarlar ve bakteriler görülmelidir. Enfeksiyona sebep olan bakteriyi tanımlayabilmek için de idrar kültürü gerekebilir.

Sistite neden olan birincil bir hastalık düşünülüyor ise hastaya üriner ultrason, İVP (ilaçlı böbrek filmi) ve sistiskopi (ışıklı bir aletle mesaneye bakma işlemi) de yapılabilmektedir.

Sistit ve altta yatan sebep tedavi edilmez ise, kronikleşebilir ve bu durum hastayı zayıf ve bitkin bırakabilir.

Sistit, bakteriyel bir hastalık olduğu için tedavide antibiyotikler kullanılmalıdır. Kültür sonuçları çıkana dek tedaviye gram negatif basillere etkili ilaçlar ile başlanmalıdır. Daha sonra tedavi kültüre göre düzenlenmelidir.

Peki sistitten korunmak için neler yapılmalıdır? Günlük su tüketimi en az 2 litre olmalıdır. Su bakterilerin mesaneye tutunmasını engeller ve dışarı atılmasını sağlamaktadır. Kahve, koyu çay, alkol gibi içecekler ve acılı baharatlı yiyecekler en az seviyeye indirilmelidir.

Çünkü bunların mesane üzerine uyarıcı etkileri vardır.

Mümkün olabildiği kadar sık sık idrara çıkılmalıdır. İdrarı tutmak mesanedeki bakterilerin mesane duvarına yapışmasını ve iltihap oluşmasını kolaylaştırır. Tuvaletten sonraki temizlik oldukça doğru olmalıdır. Temizlik önden arkaya doğru yapılmalıdır. Böylelikle bakteriler idrar kanalına doğru taşınmamış olur.

Yalnızca kağıt ile silinmek yeterli değildir. Anal bölge mutlaka bol su ile yıkanmalıdır. Fakat aşırı hijyen takıntısı normal vajinal florayı bozabileceğinden dolayı da dikkatli olunmalıdır.

Vajinal deodorant, parfümlü sabun, pudra kullanımı idrar kanalını tahriş edebileceği için bu tür ürünler kullanılmamalıdır. Özellikle de bayanların iç çamaşır tercihi doğru yapılmalıdır. Sıkı, dar pantolonlar ve naylonlu iç çamaşırları giyilmemelidir.

Bahsedilen bu giysiler genital bölgenin nemlilik oranını arttırıp, bakterilerin üremesini kolaylaştırmaktadır. Pamuklu iç çamaşırlar tercih edilip, bunlar her gün değiştirilmelidir.

Cinsel ilişkiden sonraki erken dönemde idrara çıkılmalıdır. Bu durum bakterilerin yayılmasını önler. Menopoz sonrası dönemde de östrojen kremler kullanılmalıdır. Özellikle yaz aylarında havuz sistitine dikkat etmek gerekmektedir.

Kalabalık ve kirli havuzlara girmekten her zaman kaçınılmalıdır. Latin dillerinde sist (cyst) idrar kesesi yani mesane, sistit (cystitis) ise idrar kesesi iltihabı (enfeksiyonu) anlamına gelir.

Halk arasında yanlış bir şekilde sistik olarak da geçebilmektedir.

Sistit; mikrobik bir enfeksiyon sonucu ortaya çıkabileceği gibi kimyasal bir irritan (tahriş) ya da travmatik bir zedelenme neticesinde de oluşabilmektedir. Bakteriyel bir enfeksiyon sonucu oluşmayan sistit türüne “amikrobik sistit” adı verilir.

Sistit Çeşitleri Nelerdir?

Sistit türlerinden birisi de balayı sistitidir. Balayı sistiti özellikle yeni evlenen ya da ilk kez cinsel ilişki deneyimi yaşayan kadınlarda ilk ilişkiden birkaç gün sonra idrar yaparken ağrı ve yanma, sık idrara çıkma (poliüri) ve kasık ağrısı şikayetleri ile kendisini gösteren bir sistit halidir.

Balayı sistiti, ilk seksüel ilişki sonrası vajinal duvarın üst kısmından geçen idrar kanalının mekanik etkisi ile beraber irritasyonu neticesinde ödem (şişlik) gelişmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır. Oluşan bu ödem idrar akımını yavaşlatıp, enfeksiyon gelişimini de kolaylaştırmaktadır.

Bu durum daha sık olarak balayı dönemlerine denk geldiğinden dolayı bu sistite balayı sistiti adı verilmiştir.

Şek. 1. Akut sistit, vasküler enjeksiyonu. Şek. 2 ve 3. hemorajik sistit. Şek. 4 ve 5. Kronik sistit. Şek. 6. Foliküler sistit. Şek. 7. Fibrinöz sistit. Şek. 8. Kistik Sistit. Şek. 9. kaplı sistit. Şek. 10. Büllöz sistit. Şek. 11. İnterstisyel sistit. Şek. 12. Polipoid sistit.

Bir hastaya sistit tanısını koymak basit gibi görünmek ile beraber bazı durumlarda hastalar yanlış tanı alabilmektedirler. En sık olarak da mesane tümörleri, mesane taşları, vajinal enfeksiyonlar, rahim ağzı yani serkiks enfeksiyonları ve yaraları, rahim enfeksiyonları sistit ile karışabilmektedir. Bu sebepten ötürü kesin tanı koyabilmek adına bu durumların da araştırılması gerekir.

Hemorajik sistit yani kanamalı sistit nedir?

Kanamalı sistit olarak da adlandırılan hemorajik sistit, mesane yani idrar torbası içerisinde birikip, kolonizasyon yapan bakterilerin mesane duvarına penetrasyonu ile kan damarlarında kanama yapması neticesinde ortaya çıkmaktadır. Bu durum kliniğe kişinin idrar yaparken kanama şikayetinin olması ile yansımaktadır.

Makale beğendiniz mi? (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://bobrekagrisi.com/idrar-yolu-hastaliklari/sistit-belirtileri

Böbrek Taşı Belirtileri Nelerdir? Böbrek Taşının Tedavisi Nasıl Yapılır? » e-kütüphane

Mesane Taşı Nedir? Belirtileri ve Tedavisi Nasıl Yapılır?

Üriner sistem, böbrekler, ureterler, mesane ve uretradan oluşmuştur. Böbrekler, fasulye şeklinde organlar olup, kaburgaların hemen altında ve belkemiğinin her iki yanında yer alır. Bu organların asıl görevi, vücuttaki fazla suyu ve artık maddeleri idrar şeklinde dışarı atmaktır.

Bu işlevi sonucunda, kandaki bazı dengeleri sabit şekilde tutmayı sağlarlar. Böbrekle mesane arasında yer alan ve idrarı mesaneye taşıyan tüp şeklindeki organlara da “üreter” denir.

Yaklaşık 22-25 cm uzunluğundadır. Mesane ise karnın alt kısmında yer alır ve idrarın depolanmasına yarar. Tıpkı bir balon gibi elastikliği sayesinde genişleyerek bu işlevini yerine getirir. Burada depolanan idrar, “uretra yolu” ile vücut dışına atılır.

Böbrek Taşları Nasıl Oluşur?

Esas olarak böbrek taşı, idrar içinde çöken kristallerin böbrek iç yüzeyine tutunmasından ve birikmesinden oluşur.

Normalde idrar içinde bu kristalleşmeyi ve çökmeyi engelleyen ve “inhibitör” denilen maddeler vardır. Bu inhibitörler, her insanda yeterli miktarda olmayabilir ve bu da taş oluşumuna yol açar.

Diğer bir neden ise idrarın asidik veya bazik oluşudur. Eğer oluşan bu kristaller ve kumlar, yeteri kadar küçükse, idrar yollarına takılmadan ve de herhangi bir probleme yol açmadan düşerler.

Böbrek Taşının Belirtileri

Böbrek taşları genelde oluşumları sırasında çok belirti göstermezler. Hatta üreter olarak adlandırılan kanallara inip, oradan da idrarla mesaneye taşınabilirler.

Bu yüzden böbrek taşları böbreklerden gelen idrar yolunu tıkayıp, sorun yaratabilirler. Bu hastalık pek çok belirti gösterebilir.

 Birdenbire başlayıp aynı şekilde biten, rastgele bağırsak ağrıları, en büyük göstergesidir.

Yani bir hastanın yaşayabileceği iki tür acı vardır. İlki, sırtın yan taraflarında veya karın bölgesinde kasılmalar; ikincisi de testislere veya kasık bölgesine kadar uzanabilen bir ağrıdır.

Diğer belirtiler:

  • Kusma
  • Kanlı idrar
  • Mide bulantısı
  • Anormal idrar rengi
  • Ürperti
  • Ateş

Böbrek Taşlarının Yapısı

Böbrek taşları, kimyasal yapıları bakımından birçok maddenin kombinasyonundan oluşmuştur. En çok görülen taş tipi, kalsiyum içeren ve fosfat veya oksalat kombinasyonlu taşlardır. Bu maddeler, bir insanın normal günlük gıdalarında mutlaka bulunurlar. Ayrıca kemik ve kas yapılarının önemli yapı taşlarıdırlar.

“Ürolithiasis” tibbi bir terim olup, üriner sistemin herhangi bir yerinde taş olduğunu ifade etmek için kullanılır. Diğer terimler olan idrar yolları taşı ve “nefrolithiasis” aynı amaç için kullanılır. Doktorlar bu terimleri, genellikle taşın yerini tanımlamak için kullanırlar.

Böbrek taşları ile safra kesesi taşlarının bir bağlantısı ve ilgisi yoktur. Bunlar vücudun farklı sistemlerinde oluşmuş taşlardır. Net olarak bilinmeyen bazı sebeplerden dolayı Amerika Birleşik Devletleri’nde ve diğer gelişmiş ülkelerde, son 20 yıldır taş hastaları sayısında artış vardır.

Hastalar, tipik olarak taşın olduğu tarafta sırtta veya karnın alt kısmında keskin, kramp tarzında gelip giden ağrılar duyarlar. Bazen bu yakınmalara bulantı ve kusma eşlik eder. Daha sonra ağrı, kasık bölgesine doğru yayılır.

Eğer taş düşemeyecek kadar büyükse, idrar yolunun herhangi bir kesiminde takılır ve yerine göre farklı yakınmalara sebep olurlar. Mesaneye çok yaklaşmış taşlarda, hastalar, sık idrara çıkma, idrarda yanma hissi duyarlar. Bu daha çok irritasyona bağlı olduğu için bekledikleri kadar idrar yapamazlar. İdrar yaparken çok fazla ağrı ve yanma hissederler.

Yine taşların idrar yollarını irrite etmesi sonucu idrarda kanama görülür. Ancak bu hiçbir zaman önemli bir kanama olamaz. Bu belirtilerle birlikte ateş de varsa, bu da infeksiyon belirtisidir. Bu durumda (bilgi yelpazesi.net) acilen doktorla irtibat kurmak gerekir. Bazen, “sessiz” denilen, yakınmaya sebep olmayan taşlar, genel sağlık kontrolleri sırasında tesadüfen saptanır.

Taş oluşumunu engellemek için yapılması en kolay şey, bol miktarda su içmek ve bunu alışkanlık haline getirmektir.

Devamlı taş üreten hastalar, günde en az iki litre idrar çıkartacak kadar su içmelidirler. İdrarlarında fazla miktarda kalsiyum ve oksalat atılan hastalarda, bu maddeleri içeren gıdaları daha az tüketmelidirler.

Bazı kimseler fazla miktarda kalsiyumlu gıdalar almamalarına rağmen idrarlarında kalsiyum miktarı fazla çıkar. Yine kalsiyum içeren antiasitlerden (mide asidini azaltan) ve aşırı D vitamini alınmamalıdır.

Extracorporeal shockwave lithotripsy (ESWL), üriner sistem taşlarının tedavisinde en sık ve güvenle kullanılan tedavi yöntemidir. ESWL cihazları, vucut dışında oluşturulan ve vucuda gönderilen şok dalgalarının taşa çarparak onu kırması esasına dayanarak çalışırlar. Burada taşlar, kum taneleri gibi parçalanırlar ve idrarla kolaylıkla atılabilecek hale gelirler.

Böbrek Taşı Tedavisi

Böbrek Taşı

Böbrek taşı tedavisi özel bir beslenme düzeni ile başlayabilir. Doktorunuz ne tür bir böbrek taşınız olduğunu teşhis edip, testlerle de bunu onayladıktan sonra, böbrek taşınızın ortadan kalkması veya vücuttan atılması için özel bir diyet yapmaya başlayabilirsiniz.

Bir beslenme uzmanı veya diyetisyen size yeni bir öğün listesi çıkartabilir; ama yapacağınız herhangi bir diyette mutlaka, tükettiğiniz potasyum, tuz, sıvı, protein, oksalat ve kalsiyum miktarlarını değiştireceklerdir.

Böbrek taşlarından kurtulmanın bir yolu günde yaklaşık 6 ila 8 bardak su içmektir. Ancak ağrı çok fazla olabilir ve narkotik analjezik gerektirebilir. Ayrıca ağrı tahammül edilemeyecek gibi olursa, hasta hastaneye yatırılmalı ve damar içinden sıvı verilmelidir.

Bunun yanı sıra, spesifik bir tedavi, oluşan taşların türüne ve ortaya cıkan belirtilere bağlıdır. Taşlar küçükse idrar ile bedeninizden kendiliğinden atılabilirler. Bu durumda, idrarınızı taşların analiz edebilmesi için saklamalısınız.

Perkütan nefrolitotomi: Böbreğin içinde veya böbreğe çok yakın olan, aşırı büyük taşlar için kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde taş, açılan ufak bir kesikten içeri sokulan endoskop ile çıkartılır.

Üretroskopi: Taşlar hâlihazırda alt idrar yoluna inmişse uygulanabilir.

Beden dışından taş kırma: Şok dalgaları ile 1,5 santimetrenin altındaki taşlar baskılanır. Bu yöntemin kullanılabilmesi için taşların ya idrar yolunda ya da böbreğin yakınında olması gereklidir. Şok dalgaları veya ses dalgaları ile kırılan taşlar ardından idrar ile vücuttan atılır.

Bunların dışında, açık ameliyat veya nefrolitotomi yapılması gereken vakalar olabilir. Yine de bu iki yöntem, diğer tedaviler uygulanamadığında veya işe yaramadıklarında tercih edilirler.

Böbrek Taşını Önlemek için Öneriler

Beslenme biçiminizde ufak bir değişiklik yapmak gibi, bu önerileri aklınızda tutar ve uygularsanız böbrek taşlarını önleyebilirsiniz. Zaten böbrek taşınız var ise, hem oluşabilecek sorunları ortadan kaldırmak hem de böbrek taşının tekrar ortaya çıkmasını önlemek için almanız gereken önlemler vardır.

Böbrek taşları kalıtsal olabilir. Eğer daha önce böbrek taşı sorunu yaşadıysanız, bol miktarda sıvı tüketmeniz sağlığınız için faydalı olacaktır.

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, günde 6 ila 8 bardak su içmek bedeninizin yeterli idrarı üretmesini sağlayacaktır. 250 mililitrelik bir bardak ile günde 12 defa su içmenizi önerenler de var.

Sıvı tüketmeniz çok önemlidir; ancak unutmamalısınız ki, tüketebileceğiniz sıvıların bazıları su kaybınızı artırabilir. Bu nedenle kafein veya alkol içeren içecekleri tüketmemeye özen göstermelisiniz.

Doğru ilaçları alabilmek için ne tür bir taşınız olduğunu bilmelisiniz. Böbrek taşını oluşturan maddeleri ortadan kaldırabilen veya bu maddelerin idrarda tekrar oluşmasını önleyebilen ilaçlar bulunmaktadır.

Böbrek taşı oluşumuna sebep olabilecek veya daha önce böbrek taşınız olduysa yine olmasına neden olabilecek yiyecekleri içermeyen bir beslenme düzenine geçebilirsiniz. Bunun için peynir ve süt gibi süt ürünlerini tüketmemeniz önerilebilir.

Eğer taşlarınız oksalat ise, maden suyu içmemeli, çikolata ve yer fıstığı yememelisiniz. Eğer taşlarınız sistin ise, balık tüketiminizi azaltmalısınız.

Ürik asit taşları olan kişiler için kırmızı et, ançuvez ve tavuk yemek pek iyi bir fikir değildir.

Источник: https://www.e-kutuphane.com.tr/bobrek-tasi-belirtileri-nelerdir-bobrek-tasinin-tedavisi-nasil-yapilir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.