Meslek Hastalıkları Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

içerik

Meslek Hastalıkları Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Meslek Hastalıkları Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Meslek hastalıkları, çalışanın iş yaşamı sırasında herhangi bir sebeple fiziksel veya ruhsal hasara uğramasıyla ortaya çıkan hastalıklardır. Türkiye’de meslek hastalıkları nedeniyle yılda 6 binden fazla sakatlık, 2 binden fazlada ölüm vakası yaşanmaktadır.

MESLEK HASTALIKLARI NEDENİ VE BELİRTİLERİ

Meslek hastalıkları kimyasal, fiziksel, biyolojik ve psikolojik nedenlerden kaynaklanmaktadır. Kimyasal nedenler, aromatik ve alifatik bileşikler, ağır metaller, gazlar ve karbonmonoksit zehirlenmesidir.

Ağır metallerin içinde insan sağlığına en çok zarar maddeler kurşun, kadmiyum, nikel ve asbesttir. Kurşun, duyu ve motor sinir iletişim hızında azalmaya sebep olur ve ileri evrelerde beyne hasar verir.

Kadmiyum akciğer ve prostat kanserine neden olur. Nikel ise astım ve gırtlak kanserine yol açar. Aromatik ve alifatik bileşiklerden kloroform, kalp ve karaciğer bozukluklarına; karbon tetraklorür, karaciğerde kalıcı hasara sebep olur.

Meslek hastalıklarının en sık nedeni gazlardır.

Kükürt bileşikleri bronşit ve astım gibi hastalıklara yol açar. Azot oksitler kalp, akciğer ve karaciğer rahatsızlıklarına ve solunum yolu hastalıklarına neden olur.

Karbon oksitlerin havada yüksek oranda bulunması ölümlerle sonuçlanır. Hidrokarbonlar havadaki başka kimyasal maddelerle tepkimeye girdiğinde, gözlere ve solunum yollarına hasar verir.

Karbonmonoksit zehirlenmesi ölümle sonuçlanabilir.

Baş ağrısı, güçsüzlük, düşünme güçlüğü, göğüs ağrısı, görme bozuklukları, bulantı, ishal, çarpıntı ve karın ağrısı belirtilerine karşı dikkatli olunmalıdır. Gürültü, sarsıntı, tozlar, sıcak ve soğuk ortamda çalışma, düşük ve yüksek basınçta çalışma ve radyasyon fiziksel kaynaklı meslek hastalıklarına neden olmaktadır.

Tozlar genelde maden işçilerinde akciğerde kalıcı hasar bırakır ve solunum yolu hastalıklarına neden olur. Meslek gruplarına bağlı olarak en sık, silikozis, asbestoz, berillioz ve bisinoz gibi hastalıklar meydana gelmektedir. Radyasyona maruz kalmak da DNA’ya zarar verir ve kansere neden olabilecek kalıcı değişikliklere sebep olur.

Biyolojik nedenli meslek hastalıkları arasında şarbon, tetanos, bruselloz, akciğer tüberkülozu, leptospiroz, ankilostomyoz (kancalı bağırsak kurdu) gibi hastalıklar sayılabilir.

 Psikolojik nedenli meslek hastalıklarında manik depresif psikoza sık rastlanır.

Deneyimsizlik, iş yerinde uyumsuzluk ve iş içinde riskin bilincinde olunamaması psikolojik meslek hastalıklarına yakalanma riskini arttırmaktadır.

Bir diğer psikolojik problem de depresyon, dikkat eksikliğine, konsantrasyon bozukluğuna, unutkanlığa ve öz denetim sorunlarına yol açarak zihinsel faaliyetleri bozmaktadır.

MESLEK HASTALIKLARI TEŞHİS VE TEDAVİSİ

Meslek hastalığı teşhisi Sosyal Güvenlik Kurumu’nun yetki verdiği görevliler tarafından yapılmaktadır. Hastanın çalışma öyküsü dinlenip gerekli testler elde edilmektedir. Daha sonra var olan rahatsızlıkla hastanın mesleği arasında ilişki kurularak analiz yapılır. Bu analiz sonucunda rahatsızlığın iş hastalığı olup olmadığı tespit edilir.

Bazı durumlarda hastalık için meslek hastalıkları listesindeki geçerlilik süresi geçmiş olsa da var olan hastalık için gerekli kurumlara başvurularak meslek hastalığı onayı alınabilmektedir. Meslek hastalıklarına neden olan faktörleri her zaman tümüyle ortadan kaldırmak mümkün olmadığı için meslek hastalıklarından korunmak için zararı en aza indirecek önlemler alınmaktadır.

Bunlar, tıbbi korunma önlemleri, iş yerindeki çalışma çevresine ait korunma önlemleri, işçiye ait korunma önlemleridir. Tıbbi korunma yöntemleri arasında, işe giriş ve periyodik tıbbi kontroller, eğitim ve uyarma vardır.

İş yerindeki çalışma çevresine ait korunma yöntemlerinde kullanılan zararlı maddeleri değiştirmek, çalışma ortamının temizliği, iş yeri üretim ve planlaması, iş yeri ortamında zaman zaman analizler yapmak ve iş yerini havalandırma vardır.

İşçiye ait korunma önlemlerinde ise kişisel korunma önlemlerine başvurulmaktadır. Bunlar, Solunum sisteminin korunması için cihaz ve maskeler kullanmak, vücudun korunması için kişisel önlemler almaktadır.

Önerilen Branşlar: Aile Hekimliği, Göğüs Hastalıkları, Göğüs Cerrahisi, Dahiliye, Nöroloji, Beyin Cerrahi, Psikiyatri, Ortopedi ve Travmatoloji, Kardiyoloji, Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları, Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi, Meslek Hastalıkları ile ilgili hastaneler

Источник: https://www.saglikk.com/meslek-hastaliklari-nedir/

MS Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Meslek Hastalıkları Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

MS (Multipl Skleroz) hastalığı, kişinin bağışıklık sistemindeki bozukluk sonucu beyin ve omurilikte çok sayıda plakların oluşmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Genç yaşlarda görülebilen MS (Multipl Skleroz) hastalığı, dünyada yaklaşık 3 milyon, Türkiye’de ise 35 bin kişiyi etkilemektedir.

MS hastalığı ataklar halinde gelişir ve ancak uygun tedavi ve düzenli takiple kontrol altında tutulabilmektedir. Multipl Sklerozhastalığı genellikle 20- 40 yaşları arasında ortaya çıkar.

Memorial Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü Uzmanları “MS hastalığı” hakkında bilgi verdi.

MS Hastalığı Nedir?

Halk arasında MS hastalığıolarak bilinen Multiple Skleroz;hareket aksaklığı, kaslarda güçsüzlük, kısmi felç, dengesizlik, konuşma ve görme bozuklukları gibi çeşitli belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Ataklar halinde görülen MS, erkeklere oranla kadınlarda 2 kat daha fazla görülüyor.

MS (Multipl Skleroz) hastalığı, santral sinir sisteminin yani beynin ve omuriliğin inflamatuar (yangısal) bir hastalığıdır. Özellikle santral sinir sistemindeki beyaz madde yapıları hastalanır. Beyaz madde, santral sinir sisteminin kendi içerisinde ve bu bölüm ile vücudun diğer bölümleri arasında iletişimi sağlayan sinir liflerinden oluşur.

MS’li hastalarda santral sinir sistemindeki bu beyaz maddede plak veya lezyon diye adlandırılan hasarlı alanlar görülür. Bu hasarlı alanlarda siniri çevreleyen miyelin denilen bir maddede kayıp gözlenir.

MS hastalığında gelişebilecek reaksiyonlar önceden tahmin edilemez ve oldukça değişkenlik gösterir. Bu nedenle MS hastalığınıtanımlayabilmek çok zor bir durumdur.

Sinir sisteminde etkilenen yere ve etkilenme derecesine göre, MS hastalığının tipi ve şiddeti hastadan hastaya değişebilir.

MS hastalığının belirtileri ve tedavisi kişiye özeldir. Benzer şekilde gelişen ve aynı bulgularla seyreden iki MS’li hasta bulabilmek mümkün değildir.

Hastalığın bireyin kendisinde ve hastalar arasında farklı seyretmesi, hastalığın zamanlamasını, beyinde tuttuğu yeri ve bulguların şiddetini farklı kılmaktadır.

Genel alarak MS’li olgularda, beynin veya omuriliğin kontrol ettiği her hangi bir fonksiyonun tam veya yarı tam kaybı gözlenir.

MS Hastalığı (Multiple SklerozBelirtileri Nelerdir?

MS hastalığının belirtileri kişiye göre değişebilmektedir. MS’li hastalar, aşağıdaki problemlerin herhangi birini ataklar ve düzelmeler veya yavaş kötüleşen bir seyir izleyerek yaşayabilirler:

  • Uyuşukluk, karıncalanma, iğnelenme,
  • Güç kaybı, spazm, kas sertliği, kramp, ağrı. Güç kaybı vücudun bir tarafındaki kol ve bacakta veya her iki bacakta birden olabilir.
  • Görme kaybı, çift görme,
  • İdrar kaçırma ve idrar aciliyeti,
  • Kabızlık,
  • Konuşma bozukluğu,
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları,
  • Denge kaybı, bulantı,
  • Yorgunluk,
  • Depresyon,
  • Kısa süreli hafıza problemleri,
  • Yutma zorluğu


MS hastalığının ilk belirtileri,
kol ya da bacakta kuvvet azalması-güçsüzlük şikayeti ile başlar.

MS’li hastalar genellikle yeni gelişen duyu bozuklukları, bulanık görme, denge bozuklukları, çift görme gibi belirtilerile doktora başvurular.

MS hastalığının belirtilerinin her hastada birbirinden farklı olabileceğini akılda tutmak gerekir.

MS hastalığı belirtileri, miyelin konusu ile doğrudan bağlantılıdır. Merkezi sinir sisteminde sinir liflerini çevreleyen ve koruyan “miyelin” isimli bir tür kılıf vardır ve bu kılıf sinir liflerinin elektrik uyarılarını iletmelerine yardımcı olur. MS’de miyelin kılıfı hasara uğrar ve bazı bölgelerde yok olur.

Hasar gören bu bölgeler ‘plak’ olarak da bilinir. Miyelin sadece sinir liflerini korumakla kalmayıp, görevlerini yerine getirmelerini de sağlar.

Miyelin yok olduğunda veya hasar gördüğünde, sinirlerin beyine giden veya beyinden gelen elektrik uyarılarını iletebilme kapasiteleri kesintiye uğrar; bu durum çeşitli MS belirtilerineneden olur.

En belirgin MS belirtileri,halsizlik, yüzde veya vücutta uyuşma ve karıncalanma, hissizlik, yorgunluk, denge problemleri, görme bozuklukları, kas sertleşmesi, bozuk konuşma, bağırsak veya mesane problemleri, dengesiz yürüme (ataksi), cinsel işlev sorunları, ısıya hassasiyet ve kısa süreli bellek sorunları şeklinde sıralanabilir.

Aniden ortaya çıkan ve birkaç gün sürüp düzelen görme, konuşma sorunları ya da yazının kötüleşmesi gibi belirtiler MS yani Multiple Skleroz hastalığının işareti olabiliyor. MS hastalarının…

MS Hastalığı Neden Olur? MS Hastalığı Genetik Midir?

MS hastalığı genetik midir sorusu hastalıkla ilgili doğru bir şüpheye işaret eder. MS hastalığının oluşumunda genetik faktörler oldukça etkilidir.

MS’in nedeni olarak birkaç teori vardır, fakat bunlarla hastalık oldukça zayıf bir şekilde anlaşılabilmektedir. MS hastalığının nedenleri kişiden kişiye değişse de, genetik faktörler tüm hastalarda sabittir.

MS hastalığı neden olur sorusuna birkaç şekilde cevap verilebilir;

  • Çevresel faktörler: Organik çözücülere ve cıvaya maruz kalma, böcek ilaçları ve radyasyon teması.
  • Etnik köken: Kafkas, Kuzey Afrika kökenlilerde hastalık görülebilir. Sarı ve kısmen siyah ırkta koruyuculuk beyaz ırka göre daha fazladır. Ayrıca Kuzey Avrupa, Amerika ve Kanada'nın kuzeyinde hastalık yüksek, ekvator bölgesinde düşük oranda görülmektedir.
  • Virüslerin etkisi: Geçmişte “herpes”, “varisella zoster” virüslerine maruz kalma.
  • Kalıtım: Çevresel tetikleyicilerden etkilenen genetik faktörler mevcuttur.
  • Genetik faktörler: MS'li anne veya babanın çocuklarında aynı hastalığın görülme oranı, toplumdaki aynı yaş grubu kişilerle kıyaslandığında 7-10 kat fazladır. Ancak genler, hastalığın oluşmasında tek faktör değildir. Örneğin; genetik olarak birbirinin aynı olan tek yumurta ikizlerinden birinde MS gelişse bile, diğerinde gelişme riski %25’tir.

Bu faktörlerin dışında MS hastalığı nedenleri arasında;

  • Kan ve beyin arasındaki bariyerin hasarı
  • Anne karnında oluşan biyokimyasal olaylar
  • Diyet ve vitamin yetmezlikleri
  • Alerjik reaksiyonlar da sıralanabilir.

MS Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

MS hastalığı tanısının konulması çok da kolay değildir. MS hastalığını teşhis edebilecek özel bir test henüz geliştirilmemiştir. MS hastalığına tanısı konması demek aslında diğer olasılıkları elemek anlamına gelir. MS hastalığını teşhis etmek için kullanılan tetkikler nelerdir? sorusuna ise bu şekilde yanıt verilebilir:

  • MRI: MRI filmleri beyin ve omurilik hakkında detaylı bilgi verir ve MS hastalığı teşhisi için son derece önemlidir. MS hastalığı lezyonları bu filmlerde soluk alanlar olarak görülür.
  • Beyin omurilik sıvısının incelenmesi: Bu sıvıda, bağışıklık sisteminin aktivitesini gösteren ligklnal bandlar, miyelin proteini saptanabilir.
  • Uyarılmış yanıtlar: Bu testler, sinirlerin ileti hızlarını ölçme teknikleridir. Miyelin kılıfı hasarlanmış sinirler, iletileri daha yavaş iletirler. 3 ana tipi vardır:
  • Görsel uyarılmış yanıtlar: Görme ile ilgili sinirleri inceler.
  • İşitsel uyarılmış yanıtlar: İşitme ile ilgili sinirleri inceler.
  • Smatsensriyel uyarılmış yanıtlar: Kol ve bacaklardaki duyusal sinirleri inceler.

MS Hastalığı Tedavisi

MS hastalığı tedavisi kişiye özel olmalı ve mutlaka erken dönemde başlamalıdır. Hastalık genellikle 20-50 yaş arasında görülmektedir. MS hastalığı ne kadar erken başlarsa o kadar sert seyretmektedir. MS atağı geçiren hasta hayatı boyunca başka bir atak geçirmeyebileceği gibi değişken sıklıkta atak yaşayabilmektedir.

Ataklar halinde görülmediği ve düzelmeye izin vermeyen sürekli ilerleyen formları çok daha ağır ilerlemektedir. MS’in ataklarla başlayıp daha sonra ara vermeden devam eden tipleri de mevcut. MS hastalığının tedavisine ataklar sırasında gecikmeden başlanmalıdır.

Erken dönemde başlanan MS hastalığı tedavisi hastalığın ileride hasar bırakmasını engellemektedir.

MS Ataklarına Karşı Aşı

MS hastalığının tedavisinde koruyucu tedaviler (aşı) da büyük rol oynamaktadır. MS atakları hissedilir hissedilmez vakit kaybetmeden uzman bir doktora görünmek, MS hastalığı tedavisinin ilk adımıdır.

MS ataklarını teşhis edebilecek beyin ve omurilik MR’larının çekilmesi, beyin omurilik sıvısından örnek alınarak yapılan testler ve elektro fizyolojik testler tedavide uygulanacak yöntemler için belirleyici olmaktadır. Yapılan tetkikler sonrasında beyinde görülen plakların sayısı MS hastalığının seyrini ve derecesini göstermektedir.

MS hastalığın tam tedavisi bulunmamaktadır. MS ataklarını ve olağan atakların etkilerini azaltmaya yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Sürekli MS atağı geçiren hastalara atakları %30-40 oranında önleyen koruyucu tedaviler (aşı) uygulanır.

Ayrıca bu koruyucu tedavi atak sonrası engelli kalma riskini de azaltır. Çok sık MS atağı geçiren hastalarda atak sayısının azaltılması için interferon tedavisi uygulanmaktadır.

MS hastalığı tedavisinde dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da, kronik MS hastası olma riski taşıyan, tek atak geçiren hastalarda bağışıklık sistemini baskılayan koruyucu tedavilerin uygulanması önerilmemektedir.

MS hastalığının tedavisinde özellikle hastalığın az görülen ağır tipleri için de artık tedavi seçenekleri bulunmaktadır. MS tedavileribağışıklık sistemini baskıladıkları için ciddi risklere neden olabilmektedir.

Bu nedenle MS hastalığı tedavisi yakın kontrol altında tutulmalı ve uzman sağlık kuruluşlarında uygulanmalıdır.

MS hastalığı doğru tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile kontrol altında tutulabilir.

  • Sizi çok yoracak etkinlik ve işlerden kaçının
  • Düzenli ve sağlıklı beslenmeye özen gösterin
  • Alkol ve sigara gibi zararlı maddeleri hayatınızdan uzak tutun
  • Hareket edin!
  • MS şikayetlerini artırabilecek olan hamam, sauna gibi sıcak ortamlar yerine ılık su tercih edin.
  • Depresyondan uzak durmaya çalışın.

MS Hamileliğe Engel Mi?

MS hastalarının bilinenin aksine hamilelik planlarını ertelemelerine gerek yoktur. MS hastaları rahatlıkla hamile kalabilir ve çocuklarını sağlıklı bir şekilde dünyaya getirebilr.

Eğer MS atakları çok ağır şekilde seyretmeye başlarsa hastaların ağır işlerden kaçınmaları yeterlidir. MS hastalığının doğuma ve doğurganlığa engel bir hastalık olmadığı bilinmelidir. Hatta bazı vakalarda hamilelik MS ataklarını yatıştırmaktadır.

Ancak doğum sonrası ataklar tekrarlanabileceği için MS hastalığının yakın takibi çok önemlidir.

MS Hastalığının İyi Bir Seyir İzleyeceğini Gösteren Bulgular Nelerdir?

  • İlk bulgusu duyusal veya görme ile ilgili olanlar
  • 2 atak arasındaki sürenin uzun olması
  • Hastalığın 25 yaşından önce olması
  • Başlangıçta MR’da çok az lezyon görülmesi
  • Başlangıçtan 5 yıl sonra etkilenen nörolojik bölümlerin az sayıda olması
  • Başlangıçtan 5 yıl sonra nörolojik sekelin az olması
  • Geçirilen ataklardan sonra düzelmenin tama yakın olması
  • Ataklar dışında beyin omurilik sıvısında myelin proteininin olmayışı
  • Başlangıcın sadece tek bölgeden olması

Hastanın kadın olmasının da bir avantaj olduğu unutulmamalıdır.

MS Hastalığının Kötü Bir Seyir İzleyeceğini Gösteren Bulgular Nelerdir?

  • Başlangıçta etkilenen alanların çok olması
  • Başlangıçta MR lezyonlarının çok olması
  • Başlangıçta beyinin güç, denge ve sfinkter fonksiyonları ile ilgili bölümlerinin etkilenmiş olması
  • Başlangıçta hastalığın progresif seyir izlemesi
  • Hastalığın erken seyrinde beyin omurilik sıvısında oligoklonal bant olması
  • Hastalığın 40 yaşından sonra başlaması
  • 2 atak arasında 1 yıldan daha az bir süre olması
  • Başlangıçta motor bulguların olması
  • Başlangıçta beyin sapı ile ilgili bulguların olması
  • Hastanın erkek olması
Güncellenme Tarihi: 02 Haziran 2017Yayınlanma Tarihi: 30 Kasım 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/ms-hastaligi/

Eklem hastalıkları ve Tedavisi

Meslek Hastalıkları Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Eklem hastalıkları kişilerin fiziksel sağlıklarının neredeyse tamamını zaman içinde yok eden hastalıklardır. Boyun, kollar, bacaklar ve vücudun diğer hareketli bölümleri gerçekleştirdiği hareketleri eklemler sayesinde yapar. Eklemlerde meydana gelecek olan hasarlar zaman içinde ciddi zararlara yol açar.

Eklemelerde meydana gelen hastalıklar genetik ve çevresel gibi birçok faktörden kaynaklı olarak ortaya çıkar. Çevresel şekilde meydana gelen sorunlar virüs ve mikroplardan kaynaklı olarak ortaya çıkarken, genetik olarak ortaya çıkan sorunlar aileden geçen hastalıklardır. Eklem hastalıkları içinde romatizmal sorunlarda yer alır.

romatizmal sorunlarda genetik ve çevresel olarak iki ana grupta incelenir.

Genetik Hastalıklar

Yumuşak dokuda meydana gelen zararlardan kaynaklı olarak ortaya çıkar. Bu sorun halk dilinde kireçlenme sorunu olarak da bilinmektedir.

Özellikle kol, kalça, bel, boyun gibi eklemler bağışıklık sisteminde oluşan sorunlardan kaynaklı olarak zayıflaya başlar ve kireçlenmeye neden olur. Tedavisi öncelikli olarak ilaç ile desteklenir.

Uzmanlar uygun görürse fiziksel destek tedavisi de uygulanır.

Çevresel Hastalıklar

Eklemlerde meydana gelen bu sorun belli başlı mikropların ve virüslerin bulaşmasından kaynaklı olarak ortaya çıkar. Yani hastalıklar iltihaplardan kaynaklı oluşmaktadır. Özellikle orta yaşlı kişilerde daha sık meydana gelir.

Kişi vücudunun herhangi bir bölgesine virüs bulaşmasından kaynaklı olarak vücut ekle sıvılarını olduğundan daha çok salgılaya başlar. Bundan dolayı eklem bölgesinde bulunan sıcaklık artar, bölgede şiddetlenme meydana gelir.

Sorun yaşandığında kan değerlerinde artışlar gözlemlenir ve vücut belli başlı belirtiler vermeye başlar. Bunun sonucunda uzman doktor hastaya bulaşan virüs çeşidini tespit eder ve tedavisi için gerekli olan planlama sürecine geçer.

Çevresel faktörlerden kaynaklı olarak ortaya çıkan hastalıkların tedavisi oldukça uzundur. İltihabın temizlenmesi ve hastaların tamamen iyileşmesi gerekir. Tedavi sürecinde eklemlerde ağrı ve aşırı düzeyde ateşlenmeler meydana gelebilir.

Eklem İltihabı Hastalığı

Eklemlerde meydana gelen hastalıklar romatizmal sebepler dışında verem, dizanteri, bel soğukluğu tarzından hastalıklardan kaynaklı olarak da ortaya çıkabilir.

Bu sebeplerden kaynaklanıyorsa uzman doktor öncelikli olarak iltihapların hangi hastalıktan kaynaklandığını tespit etmesi gerekir. Tespit sonrasında gerekli olan tedavi sürecine başlanır.

Eklemlerin olduğu bölgede yer alan mikroplu olan hücreler oynak alanlarda bulunan ince Zaraların iltihaplanmasına neden olur. Bundan dolayı bölgede şişer, ağrılar oluşur ve bölgenin sıcaklığında artış oluşur.

Tedavileri

Eklem hastalıklarının neden kaynaklandığına göre tedavi planı da değişkenlik gösterir. Tedavi yaklaşımları ile alakalı olarak söylenebilecekler;

  • Travmadan kaynaklanıyorsa soğuk kompres uygulaması yapılır. Özellikle ağrılar için sistemik ağrı kesici ilaçlar fayda sağlar.
  • Hasta kişide yumuşak doku romatizma sorunu varsa sıcak kompres uygulaması yapılır ve kas gevşetici ilaçların kullanımları uzmanlar tarafından tavsiye edilir.
  • Eklemlerde kireçlenme sorunu mevcutsa fizik tedavi uygulaması tavsiye edilir. Kireçlenme sorunu için kaplıcalar ve sıcak su kaynakları da faydalıdır.
  • Kireçlenmeden kaynaklı olarak eklem ağrıları oluşmuşsa kıkırdak yapımlarını uyaracak olan kondroitin sülfat desteği kısmi anlamda da olsa çözüm sağlar. Hasta kişinin bu süreçte kilo vermesi gerekir.
  • Hasta kişide gut hastalığı mevcutsa aşırı düzeyde protein tüketimi, fibromiyalji mevcutsa uykusuzluktan uzak durulası hastalığın ortaya çıkardığı sorunları önemli düzeyde azaltıyor.
  • Romatizmal hastalık adına kullanılacak ilaçlar farklılık gösterir. Hastaların kendi başlarına bunları kullanmaması uzman kontrolünde bu ilaçların verilmesi gerekir.
  • Romatizmal hastalıklar kalıcı şekilde ekle zararına yol açacağı için tedavisinin aksatılmaması gerekir.
  • Beslene konusunda özen göstermek ve kilo almamaya dikkat etmek gerekir. Kilo eklemlerde meydana gelecek olan ağrıların artmasına neden olur.

Artrit

Gut hastalığı

Osteoporoz

Tendinit ve Bursit

Siyatik

Romatizma Hastalıkları

Diğer hastalıkları

Ağrı Nedenleri ve Tedavisi

Travmatoloji

Görüntüleme ve Tedavi

Kemikler

Kırmızı Kemik İliğinin Anatomisi ve Görevleri Nelerdir?

Kırmızı kemik iliği, kemik boşluklarında bulunan ve yumuşak olan üzerinde birçok damarın bulunduğu bir doku olmaktadır.

İçerisinde ise çok miktarda yağ bulunduğu gibi su ve alyuvarların yanı sıra alyuvarlarında oluşmasına izin vermektedir. Süngerimsiz bir dokusu olan kırmızı kemik iliği insan vücudunun birçok alanını kaplamaktadır.

Kırmızı kemik ilikleri eğer ki görevini yapmadığı zamanlarda kişilerde hastalığa neden olarak ölümcül nedenlere meydan verecektir.

Источник: https://eklemhastasi.com/

Multipl Skleroz (MS) hastalığı nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

Meslek Hastalıkları Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Multipl Skleroz tedavisi ve MS hastalığı ile yaşama rehberi

Multiple Skleroz nasıl anlaşılır?

MS öngörülemez bir hastalıktır. Belirtileri herhangi bir zamanda veya sırada rastgele ortaya çıkabilir. Bunlar birkaç saat, birkaç hafta veya birkaç ay sürebilir.

Bazı semptomların net bir başlangıcı olmayabilir veya semptomlar kalıcı olabilir. Yorgunluk gibi pek çok Multiple skleroz belirtileri başkaları tarafından fark edilmez.

Bunun neye benzediği ve sizi nasıl etkilediğini anlatmaya çalışmak sinir bozucu olabilir.

Multiple skleroz belirtileri

  • Şiddetli yorgunluk
  • Baş dönmesi (vertigo)
  • Ağrı
  • Kas kuvveti ve beceri kaybı
  • Yürüme, denge ve koordinasyon sorunları
  • Ellerde ve ayaklarda hissizlik veya karıncalanma
  • Bulanık veya çift görme ya da geçici görme kaybı
  • Kaslarda kasılma ve spazmlar (kaslarda sertlik)
  • Mesane ve bağırsak sorunları
  • Bilişsel sorunlar (hafıza ve düşünme sorunları)
  • Cinsel sorunlar

Bu belirtiler ortaya çıkarsa durumu doktorunuza veya sağlık ekibinize bildirin; bunlar yönetilebilir sorunlardır. İlaç tedavilerinin yanı sıra fizyoterapist ve meslek hastalıkları uzmanı gibi uzmanlardan alınan yardım, pek çok MS semptomunun etkili şekilde yönetilmesine yardımcı olabilir.

Multipl Skleroz (MS), akıl ya da ruh hastalığı değildir ve erken teşhisi çok önemlidir

Multiple Skleroznedenleri

MS hastası olmak sizin hatanız değildir ve yaşam stilinizle veya davranışlarınızla bir ilgisi yoktur. Vücudun bağışıklık sisteminin kendi sağlıklı dokularına saldırdığı otoimmün bir hastalık olarak kabul edilir. MS hastalığında bağışıklık sistemi, beyin ve omurilikteki sinir liflerini kaplayan ve koruyan bir yağ tabakası olan miyeline zarar verir.

Miyelin, elektrik kablolarındaki yalıtım kaplaması gibidir. Zarar gördüğünde sinir lifi ortaya çıkar ve bu sinir boyunca iletilen mesajlar yavaşlayabilir veya engellenebilir. Ayrıca sinirin kendisi de zarar görebilir. İnsanların neden MS’e yakalandığı tam olarak bilinemese de, araştırmalar buna genetik ve çevresel faktörlerin birlikte neden olduğunu ileri sürmektedir.

Multipl skleroz risk faktörleri

  • Yaş: MS herhangi bir yaşta ortaya çıkabilir, ancak en sık 30 ile 50 yaş arasındaki insanları etkiler.
  • Cinsiyet: Kadınlarda MS, erkeklere oranla 2 kat daha fazla görülmektedir.
  • Aile öyküsü: Ebeveynlerinizde veya kardeşlerinizden birinde Multipl Skleroz varsa sizin de hastalığı geliştirme riskiniz daha yüksektir.
  • Bazı enfeksiyonlar: Bulaşıcı mononükleozise yol açan virüs olan Epstein-Barr da dahil olmak üzere, MS’le bağlantılı çeşitli virüsler olduğu düşünülmektedir.
  • Irk: Özellikle Kuzey Avrupa kökenli beyaz ırktan olanlarda MS riskinin daha yüksek olduğu gözlenmiştir. Asya, Afrika ya da Amerikan yerlilerinde risk daha düşüktür.
  • İklim: MS, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri, Yeni Zelanda, güneydoğu Avustralya ve Avrupa gibi ılıman iklime sahip ülkelerde çok daha yaygındır.
  • Bazı otoimmün hastalıklar: Tiroid, tip 1 diyabet veya enflamatuar barsak hastalığınız varsa, MS riskiniz biraz daha yüksektir.
  • Sigara: Sigara içen bireylerde MS semptomlarının tekrarlama riski içmeyenlere oranla daha yüksektir.

Multiple Skleroztürleri

Multiple skleroz bireysel bir hastalıktır. Bazı insanlarda Multiple skleroz nüksetme ve iyileşme dönemleriyle nitelendirilirken, bazılarında ilerleyen bir model sergiler.

Bu hastalık herkes için hayatı öngörülemez bir duruma getirir.

Multiple skleroz tanısı konulan pek çok kişi nükseden-iyileşen Multiple skleroz hastası olarak tanımlanır, ancak az sayıda insanda birincil ilerleyen Multiple skleroz vardır.

Nükseden-iyileşen Multiple skleroz’da, semptomlar belirli bir süre (birkaç gün, birkaç hafta veya birkaç ay) boyunca ortaya çıkar ve sonra kısmen veya tamamen iyileşme gerçekleşir. İyileşme dönemlerinin süresi herhangi bir uzunlukta olabilir ve hatta yıllar sürebilir.

Pek çok Multiple skleroz hastası nüksetme dönemini ‘atak’ olarak adlandırır çünkü bu dönemde yeni sorunlar yaşayabilirler veya kötü hissetmeye başlayabilirler.

Nüksetme döneminde yeni semptomlar ortaya çıkar veya eski semptomlar yeniden ortaya çıkar ve 24 saatten daha uzun sürer.

İkincil ilerleyen Multiple skleroz

Nükseden-iyileşen bir MS hastası en az altı ay boyunca sürekli bozulma sergilerse (iyileşme dönemleri olsun veya olmasın), ikincil ilerleyen Multiple skleroz’u olduğu söylenir. İlerleme büyük olasılıkla sinir liflerinin (aksonlar) kaybından kaynaklanır.

Miyelin kendisini onarabilse de (yeniden miyelin oluşumu adı verilir), aksonlar kendisini tamamen onaramaz. Doktorlar için bir kişinin nükseden-iyileşen Multiple skleroz’dan ikincil ilerleyen Multiple skleroz’a ne zaman geçtiğini söylemek her zaman kolay olmaz.

Birincil ilerleyen Multiple skleroz

Bu Multiple skleroz türü, Multiple skleroz hastalarının yüzde 10 ila 15’ini etkileyebilir. Birincil ilerleyen Multiple skleroz hastalarına, genellikle kırklı yaşlarda veya daha sonra tanı konulur.

 Diğer Multiple skleroz türleri hem beyni hem de omuriliği etkisi altına alabilir, ancak birincil ilerleyen MS te lezyonların büyük çoğunluğu omurilikte yoğunlaşma eğilimindedir.

Birincil ilerleyen Multiple skleroz hastaları hiçbir zaman ayırt edilebilen atak veya iyileşme yaşamazlar ve hastalık zaman içinde kötüye giden hafif sorunlarla başlar (bu hastaların MS’i başlangıçtan itibaren ilerler). Sorunlar daha çok bir bölgeyi etkileme eğilimindedir ve bu da hastaların çoğunda yürümeyle ilgilidir.

Multiple Sklerozun teşhisi

Multiple skleroz hastası olup olmadığınızı anlamak için kullanılan tek bir basit test yoktur. Multiple skleroz tanısı koymak güç olabilir ve süreç biraz zaman alabilir.

Doktorunuz Multiple skleroz belirtileri aramanın yanı sıra başka olası hastalıkları ve semptomlarınız için başka açıklamaları da değerlendirecektir. Bazı insanlar bu can sıkıcı belirsizlik dönemini ‘Limboland’ (Belirsizlikler Diyarı) olarak adlandırırlar.

 Doktorlar, tıbbi hikayenize ve muayeneye dayanarak ‘klinik tanı’ koyarlar ve bu tanı genellikle aralarında taramanın da bulunduğu birtakım testlerle desteklenir.

  • Nörolojik muayene: Bu, hareketlerinizin, reflekslerinizin ve görme gibi duyusal becerilerinizin ne şekilde etkilendiğini kontrol etmek için yapılan fiziksel bir muayenedir. Nörolog, hastalığınızın MS’te veya başka hastalıklarda görülen tipik belirtileri sergileyip sergilemediğini size söyleyecektir.
  • MRI (manyetik rezonans görüntüleme): MRI tarayıcı, güçlü manyetik alanlar kullanarak beyin ve omuriliğin görüntüsünü oluşturur. MRI görüntüsünde, merkezi sinir sistemindeki iltihaplı veya hasarlı doku bölgeleri görünebilir.
  • Uyarılmış potansiyeller: Bu testler, elektrik sinyallerinin beyin, göz, kulak ve deri arasında ne hızda dolaştığını ölçer. Kafatası derisine, EEG makinesine bağlı küçük elektrotlar bantlanır. MS’te, sinir hücrelerinin içindeki elektrik sinyalleri yavaşlar.
  • Lumbar ponksiyon: Lumbar ponksiyon artık eskisi kadar sık gerçekleştirilmez. Günümüzde, yalnızca diğer testlerle Multiple skleroz tanısı teyit edilemezse bu testten geçersiniz. Omurga musluğu olarak da bilinen lumbar ponksiyon, doktorun beyin ve omuriliği çevreleyen beyin omurilik sıvısından numune almasını sağlar. Multiple skleroz hastalarında bu sıvıda genellikle testlerde ‘oligoklonal bantlar’ şeklinde görünen antikorlar bulunur. Bu, bağışıklık sisteminin merkezi sinir sisteminde iş başında olduğunu gösterir.

Multipl Skleroz tedavisi ve MS hastalığı ile yaşama rehberi

MS atakları için tedaviler

  • Kortikosteroidler: Sinir iltihabını azaltmak için oral olarak prednizon ve intravenöz (damar yoluyla) metilprednizolon gibi kortikosteroidler verilir. Uykusuzluk, kan basıncında artış, ruh hali değişiklikleri ve ödem gibi yan etkileri olabilir.
  • Plazma değişimi (plazmaferez): Kanınızın bir kısmının (plazma) sıvı kısmı alınır ve kan hücrelerinizden ayrılır. Kan hücreleri daha sonra bir protein çözeltisiyle (albümin) karıştırılır ve tekrar vücudunuza konur. Eğer semptomlarınız yeni, şiddetli ve steroidlere cevap vermediyse plazma değişimi kullanılabilir.

Multiple skleroz hastalığı yatıştırıcı ilaçlar

Son yıllarda, MS’in seyrini etkileyebilen veya değiştirebilen, hastalığı yatıştırıcı ilaçlar adı verilen ilaçlar geliştirilmiştir. Bunların MS’te bağışıklık sisteminin miyeline karşı tepkisini baskıladığı düşünülür.

MS’i tedavi etmese bile, hastalığı yatıştırıcı ilaçlar MS ataklarının sayısını ve şiddetini azaltabilir.

 En yaygın kullanılan hastalığı yatıştırıcı ilaçlar beta interferon (iki türü vardır:1a ve 1b) ve glatiramer asetattır:

  • Beta interferon ve glatiramer asetat: Beta interferon ve glatiramer asetat herkeste işe yaramaz, ancak bunlar nükseden-iyileşen MS’te atak sıklığını yaklaşık yüzde 30 oranında azaltır. Klinik deneylerde, yalnızca artan sakatlığın nedenini nüksetme dönemlerinin oluşturduğu durumlarda, ikincil ilerleyen MS hastalarının da bundan belirli bir ölçüye kadar yararlandıkları görülmüştür.
  • Natalizumab: NHS tarafından hastalığı daha etkin nükseden-iyileşen MS hastaları için onaylanmıştır. Natalizumab, nüksetme dönemlerinin sayısını üçte iki oranında azaltabilmektedir ve iki yıl süren deneylerde kısa vadeli ilerlemenin azaltılması açısından yararları görülmüştür.

MS hastalığında beslenme ve egzersiz

  • Doymuş yağ alımını (et ve süt ürünlerinden) minimum düzeyde tutmaya çalışın.
  • Temel yağ asitlerinin (linoleik asit ve alfalinolenik asit gibi), sinir sisteminin sağlığını korumak açısından önemli bir rol oynadığı belirlenmiştir. Bunlar ayçiçeği ve soya yağlarında, tohumlarda, bezelyede, fasulyede ve mercimekte, brokoli gibi yeşil yapraklı sebzelerde bulunur ve bunların çoklu doymuş türevlerini ton balığı, istavrit ve somon gibi yağlı balıklar içerir.
  • Multiple skleroz hastalarına satılan pek çok diyet türü vardır. Doktorunuza danışmadan bu hazır diyetleri kesinlikle uygulamayın.

Multiple Skleroz ve egzersiz

Multiple skleroz hastasıysanız dengeli diyet kadar düzenli ve hafif egzersiz de önemlidir. Bu hem zinde ve sağlıklı olmanızı sağlar hem de kemiklerinizi güçlendirir, kaslarınızı sıkılaştırır ve sizi daha esnek yapar; bunların tümü, nüksetme dönemlerinde daha az sakatlanmanızı sağlayabilir ve kaslarınız veya duruşunuzla ilgili uzun vadeli sorunları önlemeye yardımcı olabilir.

MS tedavi edilmezse ne olur?

Ataklar sonucu harabiyete uğrayan ve bozulan sinir yapısı zamanla vücut tarafından tamir edilebilir. Ataklar aynı sinirde tekrar tekrar gerçekleşirse, vücudun tahrip olan bölgeyi düzeltmeye zamanı olmayabilir. Bu durumlarda düzenli ve gerekli tedavi koşulları sağlanmadığı takdirde MS birçok sakatlık ve fonksiyon kaybına neden olabilmektedir.

Bazı MS hastaları, tamamlayıcı tedavileri belirli semptomları azaltma veya daha iyi hissetme açısından yararlı bulurlar. Akupunktur, yoga, meditasyon, aromaterapi, bitkisel preparatlar, homeopati ve osteopati yaygın olarak kullanılan tedaviler arasında yer alır.

Multiple skleroz alternatif tedavi

Alternatif tedavilerin MS’de işe yaradığına dair net bir bilgi yoktur. Tamamlayıcı tedavileri araştırmak güçtür ve kaliteli araştırma bilgileri son derece sınırlıdır.

Bunların çoğu çok az zarara neden olur, ancak büyük vaatlerde bulunan veya MS tedavisinde bilimsel olarak kanıtlandığı iddia edilen tedavilere dikkat edin.

Bunlar hem zaman ve para kaybına neden olabilir hem de tehli olabilir (doğal demek her zaman zararsız demek değildir). Denemek istediğiniz bir tedavi olursa önce mutlaka bir sağlık uzmanına danışın.

Hint keneviri: Pek çok MS hastası hint kenevirinin bazı belirtileri hafifletebildiğini söyler ve bazı araştırmalar hint keneviri bazlı ilaçların spazm, kasılma, ağrı ve belirli mesane sorunları yaşayan hastalarda yararlı olabildiğini ileri sürer. MS’te nöropatik ağrı tedavisinde artık Kanada’da hint keneviri bazlı bir ilaç olan Sativex kullanılmaktadır. Sativex, İngiltere’de ‘isme düzenlenen reçete’ ile bazı hastalara verilmektedir.


Bunun belirli MS semptomlarının hafifletilmesinde etkili olup olmadığını görmek için klinik deneyler gerçekleştirilmektedir. Hint keneviri Türkiye’de hâlâ yasadışı bir maddedir ve büyük miktarlarda bulundurmaktan veya evinizde yetiştirmekten kovuşturmaya tabi tutulabilir ve hüküm giyebilirsiniz. Tüm ilaçlarda olduğu gibi hint kenevirinin de yan etkileri olabileceğini unutmayın.

Multiple skleroz aile kurmayı engellemez.

Günümüzde hakim olan görüş, gebeliğin Multiple skleroz hastalığının genel seyri üzerinde herhangi bir fark yaratmadığı ve Multiple skleroz hastası olmanın bebeğinizin sakat doğma olasılığı açısından bir fark oluşturmadığı yönündedir. Gebelik sırasında Multiple skleroz hastası pek çok kadın kendisini çok iyi hisseder ve diğer zamanlara göre hastalık daha az nükseder.

Multiple Skleroz hastalarına öneriler

  • Sizi aşırı yoracak işlerden kaçının
  • Doğru tedaviyle sağlıklı bir şekilde yaşayabileceğinizi unutmayın
  • Doktorunuzun tavsiyelerine uyun
  • Sağlık beslenin
  • Günlük yürüyüş ve egzersizler yapın
  • Özellikle kış aylarında görülebilen ağır enfeksiyonlara karşı dikkatli olun
  • Aşırı sıcaklardan kaçının
  • Hamam, sauna gibi sıcak ortamlar yerine serin suda banyo yapmayı tercih edin.
  • Araba kullanıyorsanız, Ehliyet alırken Multiple skleroz hastası olduğunuzu mutlaka bildirin.
  • Gerektiğinde yardım alabilmeniz için yakınlarınıza ve işvereninize hastalığınız hakkında bilgi verin.

Referanslar: 1- Multiple sclerosis, 2- What Is MS?, 3- MS in adults: management

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/multiple-skleroz-nedir-belirtileri-nedenleri-tedavisi/

Berilyozis Hastalığı Nedir? Meslek Hastalığı Belirtileri – Sağlık Ocağım .NET

Meslek Hastalıkları Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Berilyozis, metalik element berilyum içeren tozların veya buharın solunması sonucunda oluşan bir meslek hastalığıdır.

Yüksek konsantrasyonda berilyuma kısa süre maruz kalmak bile şiddetli pnömoni (akciğer inflamasyonu) ataklarına neden olabilir.

Berilyum’un birkaç yıl süreyle düşük konsantrasyonlarına maruz kalmak ise kalıcı akciğer ve karaciğer hasarına yol açabilir.

Berilyozis hastalığı türleri

Berilyozis akut (ani gelişen) berilyozis veya kronik (yavaş yavaş gelişen) berilypzis olarak değerlendirilir.

Akut berilyozis nedir? : Akut berilyozis hastalığında hastalığa özgü olmayan bu enflamatuvar süreçten erken irritasyon yapılanmasına doğru değişen patolojik bulgular hastalığın akut süreçten kronik sürece geçmesinin kanıtı sayılabilir.

Hastalık temelde nazofarenks, trakea, bronşlar ve akciğer parankimini etkileyebilen ve hastalığa özgü olmayan enflamasyon yanıtlarının bir bütünüdür.

Ancak hastalık berilyum maddesine maruz kalındıktan hemen sonra meydana çıkabileceği gibi aylar içerisinde de gelişebilir.

Kronik berilyozis nedir? : Kronik berilyozis daha çok elektronik sayide, nükleer sanayide, floresan lamba yapımı ve benzeri işlerde berilyum maruziyeti sonucu oluşan histopatolojik olarak sarkoidoz hastalığı ile oldukça sık karışan bir pnömokonyoz tipidir.

Berilyozis hastalığı belirtileri

Akut berilyozis belirtileri : Berilyum tozlarının solunması durumunda göz, burun, boğaz ve akciğerlerde irritasyon gelişir.

İrritasyon gelişiminden sonra ateşlenme, halsizlik, burun akıntısı, burun kanaması, öksürük, göğüs ağrısı, nefes darlığı, mide bulantısı, kusma, ağızdan metalik tat gelmesi gibi belirtiler görülür.

Ağır berilyum maruziyeti durumunda bronşit ve/veya pnömoni ve ciddi olgularda morarma da (siyanoz) görülebilir. Akciğer ödemi gelişen ciddi vakalarda ölüm gerçekleşebilir.

Kronik berilyozis belirtileri : Akciğer temel hedef olmasına rağmen hastalık lenf nodları, deri, tükürük bezleri, karaciğer, dalak, böbrek, myokard ve iskelet kasını da tutabilen bir hastalıktır.

Belirtiler arasında nefes darlığı, öksürük, göğüs ağrısı, hızlı solunum, taşikardi (hızlı kalp atımı) vardır.

Hastalığın 15-20 yıl olabilen yavaş seyir göstermesi sürecinde var olan belirtilerde artış, ciddi oksijen yetmezliği, morarma, kor pulmonale ve sağ kalp yetmezliği gelişebilir.

Berilyozis hastalığı teşhisi

Berilyozis tanısı aşaması öncelikle hastanın şikayetlerinden ve hastanın öyküsünden yola çıkılarak hastalıktan şüphe edilmesi ile başlar. Göğüs hastalıkları uzmanının yapacağı klinik muayenede hastada görülen belirtiler ve bulgular tanıda oldukça yardımcıdır.

Hastanın muayenesi yapıldıktan ve anamnezi (öyküsü) alındıktan sonra bazı ek tetkikler ve testler istenir. Solunum fonksiyon testi, bilgisayarlı akciğer grafisi, kan testleri, kronik berilyozis hastalığında diğer organlar ve yapılar da etkilenir ise bunlara yönelik görüntüleme yöntemleri, testler gibi yöntemler berilyozis teşhisinde kullanılan yöntemlerdir.

Kronik berilyozis, sarkoidoz hastalığının ayırıcı tanısında tikkate alınması gereken en en önemli hastalıktır.

Berilyozis hastalığı tedavisi

Berilyozis hastalığında kortikosteroid ilaçlar ile tedavi akciğer hasarını azaltabilir. Çoğu durumda, güvenli çalışma koşulları (iş güvenliği) tehli düzeyde berilyuma maruz kalmayı önler.

Akut berilyozis tedavisi : Akut berilyozis hastalığında tedavi hastanın şikayetlerine yönelik ve destekleyici tedavi şeklinde yapılır. Berilyum’un antidotu (hastalığa özgü bir ilacı) yoktur.

Akut berilyozis hastalarının genelinde oksijen tedavisi, gereken durumlarda mekanik ventilasyon desteği ve ikincil olarak gelişebilen enfeksiyonların önlenmesi için antibiyotik tedavileri gibi tedaviler ile 1-4 hafta içinde tamamen düzelme sağlanabilir.

Kronik berilyozis tedavisi : Kronik berilyozis tedavisinde öncelikle berilyum maddesine maruz kalma sonlandırılmalıdır. Diğer yandan kronik berilyozis tedavisinde en önemli tedavi kortikosteroid ilaçların kullanılmasıdır. Kortikosteroid ilaçlar hastanın klinik ve radyolojik görüntülemelerine bakılarak 4-12 ay sürdürülebilir.

Berilyozis hastalığı nasıl önlenir?

Berilyozis iş ve işçi sağlığı göz önünde bulundurularak önlenebilir.

  1. Alınması gereken önlemler, genel havalandırma sisteminin ve aspirasyon siteminin olması gerekir.
  2. Kişisel korunma (iş elbiseleri, korucu maskeler ve iş yerinde yıkanabilme gibi) imkanların sağlanması gerekir.
  3. Berilyum maddesine maruz kalınan iş sektörlerine bünyesi zayıf, solunum sistemi hastalığı varlığı, periyodik muayene solunum sistemi hastalığı olanların işe alınmaması gerekir.
  4. Solunumsal korunmanın sağlanması için berilyum maddesi ile gereksiz temasın azaltılması gerekir.

Berilyum nedir

Akciğer hastalıkları ile ilgili benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/berilyozis-hastaligi-nedir-meslek-hastaligi-belirtileri/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.