Mevsim Geçişleri Eklem Ağrılarını Tetikliyor

Mevsim geçişlerinde nelere dikkat etmeli?

Mevsim Geçişleri Eklem Ağrılarını Tetikliyor

Bağışıklık sistemi, vücudun hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan karmaşık bir sistemdir ve vücudumuzu yabancı ve zararlı maddelerden korur. Bu sistem, vücudumuza giren milyonlarca bakteri, mikrop, virüs, toksin ve parazitlere karşı korunmak için düzenlenmiştir.

Mevsim geçişlerinde yaşanan havaların bir ısınıp bir soğuması, vücudun savunma mekanizmasını zayıflattığı için nezle, boğaz ağrısı, soğuk algınlığı gibi hastalıklara neden olabiliyor.

Ani hava değişiklikleri nedeniyle ortaya çıkan bu hastalıklardan ise basit yöntemlerle kurtulmamız mümkün hale geliyor.

Mevsim geçişlerinde hasta olmayın!

Dr. Sinan Akkurt'tan mevsim geçişlerinde hasta olmamak için doğal yöntemler…

Mevsim geçişlerinin bağışıklık sistemi güçsüz kişileri olumsuz etkilemesi ve şehre dönüş, okulların açılması gibi nedenlerle toplu yaşamın artmasıyla birlikte grip virüsleri yeniden dört bir yanımızı sardı.

Virüslerden korunmak için öncelikle gribe yakalanmış insanlara 1,5 metreden fazla yaklaşılmamasını öneren Dr.

Sinan Akkurt; açık ofis, okul, hastane, fabrika gibi kalabalıkla iç içe olunan yerlerde eczanelerde satılan dezenfektanlarla ellerin ve ortak kullanılan telefon, klavye, masa gibi nesnelerin de temizlenmesi gerektiğini dile getirdi. Kapalı ortamların sık sık havalandırılması gerektiğini belirten Dr.

Sinan Akkurt, riskin bağışıklık sistemi güçlü kişiler için daha düşük olduğunu söyledi. Akkurt, güçlü bir bağışıklık sistemi için düzenli beslenme, düzenli uyku, hareketli yaşam ile birlikte elektromanyetik kirlilikten arınmanın, stres ve sigaradan uzak durmanın önemini vurguladı.

Gribe karşı doğal savunma yolları

Dr. Sinan Akkurt, “Soğuk algınlığı ve grip ilaçları ağrı, ateş, burun tıkanıklığı, öksürük gibi şikayetlerinizi baskılayabilir, ancak gribi tamamen tedavi etmez.” dedi. Dr.

Akkurt, bol sıvı tüketimi, tuzlu su ile ağız ve burun gargarası, nane-limon ya da kuşburnu, ıhlamur, ekinezya çayları gibi evde kolaylıkla uygulanabilecek yöntemlerin yanında biorezonans metodundan da hem bağışıklık güçlendirme, hem de virüslerle savaşma adına yararlanılabileceğini kaydetti.

Buharlı banyo yapın ve naneli sıcak su buharı soluyun

Ev istirahatı boyunca günde 1-2 kez bol buharlı sıcak duş alınmasının, evin nemli tutulmasının ve hatta sıcak su dolu bir kaseden buhar solunmasının iyileşme sürecini destekleyeceğine dikkat çeken Dr. Sinan Akkurt, buharı solunacak suyun içine nane katılarak ferahlatıcı etkinin artırılabileceğini kaydetti.

Öksürüğü rahatlatmak için bir kesme şekere 2-3 damla kekik yağı damlatılarak yutulabileceğini dile getiren Dr. Akkurt, doğal bir takviyenin tarifini ise şöyle verdi: Toz haldeki birer çay kaşığı zencefil, zerdeçal ve tarçını bir yemek kaşığı balla karıştırarak macun haline getirin ve 8 saat arayla günde üç kere alın.

Ilık suyla duş almak, ateşi 2˚C düşürebilir

“Eğer şikayetlere 38 derece üzerinde ateş de eşlik ediyorsa, bir bardak ılık suya bir limon suyu ekleyin. Buna çorap ya da herhangi bir kumaş batırıp bacaklarına uygulayın.

Ateş düşürücü ilaç ateşi genellikle 1-1,5 ˚C düşürürken, ılık suyla duş ya da vücudu silme işlemi 2˚C düşürebilir…” diyen Dr.

Akkurt, şikayetlerin sürmesi durumunda muhakkak doktora başvurulması gerektiğinin altını çizdi.

KADINLAR MEVSİM DEĞİŞİMLERİNE DAHA DUYARLI

Acıbadem Eskişehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Tarakçı Kantarcı, mevsim geçişleri hakkında bilmemiz gerekenleri anlatıyor.

Solunum yollarıyla alakalı şikayetlerin en sık mevsim geçişleri döneminde yaşandığını belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Neslihan Tarakçı Kantarcı, kronik akciğer hastalarının bu dönemlerde biraz daha dikkat etmeleri gerektiğini ifade etti.

Geçiş döneminden 1 – 2 ay önce ağır bir grip salgını yaşandığını aktaran Kantarcı, “Özellikle mevsim değişikliğinin olduğu dönemlerde vücudun savunma mekanizmalarında görülen zayıflamaya bağlı bazı sağlık sorunları yaşanabilir. Bu dönemde de grip hastalığı baskın olmasına rağmen soğuk algınlığı dediğimiz nezle ve boğaz ağrısı gibi şikayetler ön plana çıkabiliyor.

Bu durum da üst solunum yolundan alt solunum yoluna geçip özellikle kronik akciğer hastaları için dikkat edilmesi gereken bir durum haline geliyor. O yüzden enfeksiyonlardan korunmak için topluluk içinde eğer enfeksiyonunuz varsa maske takmak, sık sık ellerimizi yıkamak ve hapşırırken ağzımızı kapatmak önemli. Bu çok basit bir korunma gibi görünüyor ama aslında çok önemli.

Birbirimizi, çevremizdekileri ve kendimizi korumak adına, salgının yayılmasını azaltmak adına önemlidir.

Bu dediğim gibi genç veya hastalığı olmayanlarda bir kaç günde geçirilen bir enfeksiyon gibi görünebiliyor ama özellikle ağır hastalarda, yaşlılarda, çocuklarda ve kronik akciğer hastalarında alt solunum yollarına bronşit, zatürre, hatta daha sonra solunum yetersizliğine kadar gidebilen yoğun bakıma yatış haline gelen durumlar haline gelebiliyor. O yüzden solunum yolu enfeksiyonları çok önemli” dedi.

MEVSİM DEĞİŞİKLİĞİNDE KALP SAĞLIĞINI KORUMANIN YOLLARI

Mevsim geçişlerinde ağrılara teslim olmayın!

Mevsim değişikliklerinde karşılaşılan en önemli rahatsızlıklardan biri de kas ve eklem ağrıları olarak öne çıkıyor. Neden olduğunu anlayamadığımız, çoğunlukla yorgunluk ya da soğuk algınlığına bağlı olduğunu düşündüğümüz bu ağrılarda, doğru tanı ve alınabilecek önlemler önemli.

Emsey Hospital’dan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Uzm. Dr. Kerem Gün konuyla ilgili görüşlerini paylaştı.

Kas iskelet sisteminde oluşan değişiklikler

İnsan sağlığı denge üzerine kuruludur. İster hücresel ister sistemik düzeyde olsun, organizma tüm kuvvetini bu dengeyi sağlamaya harcar. Dengede meydana gelen sapmalar ise, karşımıza hastalık olarak çıkar. Dolayısıyla, dengeyi bozacak her durum vücut için potansiyel tehdit oluşturmaktadır.

Kas iskelet sistemine ait mevsimsel geçiş ağrıları, daha çok kişinin ağrıyı daha farklı hissetmesine bağlı olarak gelişir.

Atmosferik değişiklikler; dokunun hassasiyetinin artması, ağrı reseptörlerinin kolay uyarılabilmesi, hormonal ve psikolojik duyarlılık neticesinde kişinin ağrıyı daha fazla hissetmesine neden olur.

Dolayısıyla yeni başlayan bir romatizmal hastalıktan ziyade, dengesi kaybolmuş vücudun ağrıyı daha kolay hissetmesi durumundan bahsedilebilir.

Ağrıların nedenleri ve belirtileri

Mevsim geçişlerinde sıcaklık, nem, rüzgar, hava basıncı, elektriksel yükler gibi pek çok atmosferik faktörde ani değişiklikler meydana gelir. Bu değişiklikler insan vücudunun dengesini bozarak, metabolik ve psikolojik şikayet ve bulgulara neden olabilir. Bu şikayet ve bulguların, kişiden kişiye farklılık gösterebileceği unutulmamalıdır.

Bazı kişiler adaptasyon sürecini hiç fark etmeden geçirebildikleri halde, başka insanlarda ciddi sorunlar ortaya çıkabilir. Vücutta aşırı su tutulması, kilo artışı, saç dökülmeleri, depresyon, sindirim bozuklukları, migren atakları, hormonal dengesizlikler gibi bozukluklar mevsimsel geçişlerde sık karşılaşılan şikayetlerdir.

Diğer yandan, kişiler kas iskelet sistemine ait ağrılardan da şikayetçi olabilir.

Ağrıya karşı alınacak önlemler kişiye göre değişiklik gösterir

Mevsimsel geçiş dönemi, kişiden kişiye farklı sonuçlar ortaya koyabilir. Bir kişi hiç fark etmeden bu dönemi geçirebilirken, başka biri yatak istirahatine neden olabilecek düzeyde ağrı yakınmasına sahip olabilir. Dolayısıyla alınabilecek önlemler de kişiden kişiye değişiklik gösterir.

Ancak ilk basamak her zaman mevcut şikayetlerin gerçekten mevsimsel geçiş nedenli olduğunun ispat edilmesi, doğru tanının konması olmalıdır.

Hasta mevsimine uygun giyinmeli, sıcak soğuk ortamlardan geçişlerde dikkatli olmalı, aşırı yorucu efordan sakınmalı, ağrı olması durumundan efora ara vermelidir.

Tanı nasıl konulur?

Tanı genelde klinik bulgulara dayanarak konur, yani mevsimsel geçişlerde tekrar eden ve kişinin çok kolay ifade ettiği şikayetler tanının konması için çoğu zaman yeterli olur.

Ancak bazı durumlarda, mevsimsel geçiş sendromunun benzer bulgu ve şikayetler ile kendini gösterebilen hastalıklarla ayırıcı tanısının yapılması gereklidir. Dolayısıyla ileri tetkik gerekebilir.

Hormonal ve metabolik bozukluklar, romatizmal hastalıklar, psikolojik hadiseler ekarte edilmesi gereken durumlardır.

Romatizmal hastalıklar ile karıştırılıyor

Hem romatizmal hastalıkların hem de mevsimsel geçiş sendromunun başlıca bulgularından biri ağrı olduğu için, romatizmal hastalıklar ile karışması doğaldır. Klinik olarak ayırıcı tanısı yapılamıyorsa, özellikle iltihaplı romatizmal hastalıklardan ayırıcı tanısı için, kan tetkiki ve görüntüleme yöntemlerinden faydalanılması gerekli olabilir.

Bu ağrılar nasıl tedavi edilir?

Öncelikle, kişi mevsim geçişlerinden olumsuz yönde etkilenmemek için sağlam kas iskelet sistemine sahip olabilmek adına, düzenli egzersiz yapmalı ve geçiş dönemlerinde de bunu devam ettirmelidir. Yeterli sıvı tüketimi, mevsim meyvelerinden tüketilmesi, aşırı soğuk, sıcak ve nemden uzak durulması alınabilecek temel önlemlerdir.

Kilo fazlalığı özellikle bu dönemlerde daha büyük sağlık sorunu olarak karşımıza çıkabilmektedir. Kişinin bu yönde kendini kontrol etmesi gerekir. Diğer yandan kişi giyimine dikkat etmeli, günlük hava değişimlerini takip ederek uygun kıyafetler ve aksesuarlar kullanmalıdır.

Bu ağrıların tedavisinde, genelde şikayetleri bazı kullanımı kolay ilaçlar ile kısa sürede giderilir, nadiren kısa süreli istirahatlar de gerekebilir.

Sonbaharın gelişini kutlamak için 12 neden

+12Film Ekimi sinemaseverleri dolu dolu bir sinema maratonuna hazırlıyor. Sonbaharın tam ortasından başlayan film festivali kışı filmle dolduranlar için harika bir etkinlik.

Источник: //hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1034250-mevsim-gecislerinde-nelere-dikkat-etmeli

Mevsim Değişikliği Hastalıkları ve Önlemleri Nelerdir? | Sigortam.net

Mevsim Geçişleri Eklem Ağrılarını Tetikliyor

Mevsim değişikliği hastalıkları nelerdir? Mevsim değişikliği hastalıkları için alınması gereken önlemler nelerdir? Mevsim değişikliği hastalıkları ve korunma yolları ile ilgili detaylı bilgiyi yazımızın devamında bulabilirsiniz.

Sağlık hayatınıza yön veren bir konudur. Sağlığınız bozulduğunda yaptığınız hiçbir işten tat almaz, düzgün bir şekilde çalışamaz ve sosyal hayatınızda da mutlu olamazsınız. Dolayısıyla sağlığınıza her zaman iyi bakmalı, hastalıklara karşı mutlaka tedbir almalısınız.

Hastalıklara yol açan birçok neden vardır. Bu nedenlerden biri de mevsim değişikliğidir. Coğrafi konumu nedeniyle ülkemizde mevsim değişikliği sırasında sıcaklık farkları yoğun şekilde hissedilmektedir. Mevsim geçişlerinde ani ısı değişimleri olduğundan bu durum insanları hem bedensel hem de psikolojik yönden oldukça etkiler.

Konuyla ilgili “Mevsim Değişikliği ve Sağlığımız Üzerindeki Etkileri” yazımızdan da bilgi alabilirsiniz.

Sigorta ihtiyaçlarınız için
Sigortam.net her an yanınızda!

Sizi aramamızı ister misiniz?

2 Dakikada kolayca teklif alın!SAĞLIK TEKLİFİ AL

Grip

Grip, özellikle sonbahar aylarında görülen bir enfeksiyon hastalığıdır ve bulaşıcıdır. Bu hastalık kendini yüksek ateş, eklem ağrıları, yorgunluk, öksürük vs. şekillerde gösterir. Grip hafife alındığında özellikle kronik hastalığı olanlarda daha büyük sorunlara yol açar.

Soğuk Algınlığı

Soğuk algınlığı, üst solunum yolları hastalığıdır. Grip kadar tehli bir hastalık olmasa da bulaşıcıdır. Soğuk algınlığının yeterince önemsenmemesi gribe yol açar. Başlıca belirtileri; kuru öksürük, halsizlik, burun akıntısı vs.dir. Çok sık görülen bir hastalıktır.

Akut Bronşit

Akut bronşit, virüsler, bakteriler ve mikroplardan dolayı solunum yollarında iltihaplanmanın yaşanması durumudur. Belirtileri özellikle boğaz ve burun enfeksiyonlarıdır.

Astım

Değişken hava şartlarında bulaşan virüsler astım hastaları için de tehdit oluşturuyor. Uzmanlar basit görülen bir soğuk algınlığının bile astım hastalığını tetiklediğini belirtiyor.

Alerji

Mevsim geçişlerinde polenlerin ortaya çıkması, küçük parçalar halinde dağılması alerjisi olan kişileri oldukça etkiliyor. Alerjiler kızarıklık, kaşıntı, öksürük gibi belirtiler gösteriyor.

Depresyon

Özellikle yaz aylarından kış aylarına geçişte güneş ışınlarının azalması sonucu kişilerde depresif duygular artıyor. Uzmanlar bunun sebebinin karanlık nedeniyle beyindeki “melatonin” hormonunun daha fazla salgılanması olduğunu vurguluyor. Özellikle stresli işlerde çalışan kişilerin mevsimsel depresyona girme ihtimalinin daha yüksek olduğunu açıklıyor.

Mevsim Değişikliği Hastalıklarından Korunma Yolları

  • Beslenmenize dikkat edin. Özellikle günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı asla atlamayın. Gece düşen kan şekerini dengeleyen kahvaltı ayrıca gün içinde enerjik olmanızı sağlarken, bağışıklık sisteminizi de güçlendirir. Protein almak, taze sebze ve meyve tüketmek yerine karbonhidratlı yiyecekleri tüketmeniz de bağışıklık sisteminizi zayıflatırken vücudunuzu mikroplara karşı daha savunmasız bırakır.
  • Bol bol su için. Su içmenin faydaları saymakla bitmiyor. Vücudunuzun tüm fonksiyonları günlük olarak yeterli su alınmadığında işlevini yitiriyor. Bu durum da iş ve sosyal hayatınızı oldukça etkiliyor. Dolayısıyla yanınızda su şişesi bulundurmak oldukça önem taşıyor. Uzmanlar günde 2-2,5 litre su içmenin önemine dikkat çekiyor.
  • Sık sık değişen hava koşullarında çok kalın ya da çok ince giyinmemeniz gerekir. Çok üşümek de çok terlemek de hastalıklara davetiye çıkarır. Dolayısıyla normal incelikte bir kıyafet üzerine hırka giyinmeniz daha doğru olacaktır.
  • Bağışıklık sistemini güçlendiren vitaminleri yeterli miktarda aldığınızdan emin olun. A vitamini mikropların vücudunuza girmesini önlerken C vitamini de vücudunuzu hastalıklara karşı korur.
  • Sağlığınızı korumak için önlem almanız gerektiği gibi sağlık masraflarınızı da güvence altına almanız için özel sağlık sigortası yaptırmayı da ihmal etmeyin. Konuyla ilgili “Mevsim Geçişlerinde Sağlığınıza Önem Verin, Özel Sağlık Sigortanızı İhmal Etmeyin!” yazımızı inceleyebilirsiniz.

Sağlık Sigortalarınızı İhmal Etmeyin!

En uygun özel sağlık sigortası fiyatları ve tamamlayıcı sağlık sigortası fiyatları için Sigortam.net’ten kolayca yapın.

Acenteleri tek tek gezmek yerine bütçenize ve ihtiyaçlarınıza uygun olan sağlık sigortanıza Sigortam.net’ten teklifleri karşılaştırarak karar verir.

Dilerseniz 444 24 00 numaralı 7/24 Sigorta Destek Hattımızı arayın, uzman sigorta danışmanlarımızdan yardım alın.

Источник: //www.sigortam.net/saglik-sigortasi/mevsim-degisikligi-hastaliklari

Eklem Ağrılarının Nedenleri ve Tedavisi

Mevsim Geçişleri Eklem Ağrılarını Tetikliyor

Eklem Ağrılarının Nedenleri ve Eklem Ağrıları Tedavisi.  Artroz ve artrit eklemleri etkileyen iki hastalık türüdür. Artroz kemiklerin aşınıp yıpranmasıyla meydana gelir ve iltihabi bir rahatsızlık değildir. İltihaplı eklem hastalığı olan artritin ise en çok bilinen türü romatoid artrit hastalığıdır.

Eklem Ağrıları Neden Olur? (Artroz)

Eklemlerdeki kemik uçlarını koruyan kıkırdağın aşınması artroz hastalığına yol açar. Kıkırdakların bütünüyle aşınıp, kemiklerin birbirine sürtünmeye başlaması artrozun ağırlaşmasına neden olur.

Bu da eklem hareketlerinde azalmaya ve ağrılara sebebiyet verir.

Kıkırdakların yıkımı sonucu iltihap uyarıcı maddeler eklem sıvısına karışmaya başlar ve bu durum, eklem kapsülünde şişmeye ve ağrılı iltihaba neden olur.

Kıkırdak bozulduktan sonra bir daha yeniden düzelmez. Eklem kıkırdağının yenilenme potansiyeli bulunmadığı için kıkırdak dokusunun harap olmasıyla eklem mesafesi daralır ve eklemi oluşturan kemikler birbirlerine yaklaşır.

Doğuştan gelen veya daha sonra oluşan eklem kusurları, kilo fazlalığı, hareket azlığı ve ağırlığın bir tarafa yüklenmesi gibi sebepler artroza yol açan unsurlardır.

Artroz en çok bel, kalça ve diz eklemlerinde ortaya çıkmakla birlikte el, ayak, dirsek ve omuz  eklemlerinde de meydana gelebilir. Artroz yaşlanmayla artar ancak bu rahatsızlık genç insanlarda da görülebilir.

Eklem Ağrıları İçin Ne Yapmalı? Eklem Ağrılarına Ne İyi Gelir?

• Aşırı kilolar kıkırdak için zararlıdır. Alınacak her kilo eklemlerin yükünü artırır. Bu yüzden kilo verilmesi bu hastalık için önem taşır.

• Doğru egzersizler artrozun gelişimini geciktirebilir. Eklem kıkırdağına hafif baskının olması, damarları olmayan kıkırdak dokusunun besin almasını gerçekleştirebilir.

Hareketlilik eklemin beslenmesini ve metabolizmasını desteklekler. Ancak bunun için yapılacak egzersizlerin doğru seçilmesi gerekir. En uygunu yüzmedir, yürüme ve dans etmekte faydalı olur.

Futbol, basktetbol ve tenis gibi sporlar eklem kıkırdağının aşınmasına neden olurlar.

• Eklemlere yüklenmeden yapılan fizik tedavi de eklem etrafındaki kasları güçlendirir ve bunların destek fonksiyonlarını geliştirir.

• Artrozla beraber eklemlerde iltihabi bir durum varsa  Omega 3 ve E vitamini alımı faydalı olabilir.

• Kıkırdak hücrelerinde kolajen oluşumunu destekleyici etkileri olduğu için Glukosamin ve Kondroitin sülfat tabletleri artrozda kullanılabilir.

• Kondroitin sülfat ve Glukozamin adlı maddeler eklem kıkırdağının yapı taşlarını oluşturur. Glukozamin ve Kondroitin sülfatın uzun süreli kullanımı artrozda görülen yakınmaları baskılayıcı etki gösterir.

• Kabuklu deniz hayvanlarının kıkırdaklarından elde edilen Glukozaminin uzun süreli kullanımı kıkırdak harabiyetini azaltıcı ve yeni kıkırdak oluşumunu kolaylaştırıcıdır. Üç aylık kullanım sonrasında ağrılarda ve eklem hareketliliğinde olumlu gelişmeler sağlayabilir.

• Glukozamin ve Kondroidin Sülfatın beraber kullanımı etkiyi daha da artırır. Kondroitin sülfat ve Glukozamin tablet olarak eczanelerde satılmaktadır.

Uyarı! Bu tür ürünlerin kan sulandırıcı ilaçlarla beraber kullanımında dikkatli olunması gerekir. Glukozamin deniz ürünlerine alerjisi olanlarda önemli alerjik reaksiyonlara yol açabilir. Mide ağrısına, bulantıya, ekşimelere ve yanmaya sebep olabilir. Bu ürünler sadece doktor onayı ile kullanılmalıdır.

• Kollajen Hidrozalat diz eklemi proplemlerinin giderilmesinde etkili olan doğal bir üründür. Amerika ve Almanya’da büyük ilgi gören bu ürün özellikle kilo fazlası olan kişilerde romatizmal ağrıları önlemekte ve eklemi güçlendirmektedir. Oral yolla alındıktan sonra vücutta bir eklem tamircisi gibi görev yaptığı belirtilmektedir.

• Eklem içi Hyalüronik Asit enjeksiyonuyla 6-12 ay süresince rahatlama sağlanabilir. Hyalüronik asit uygulaması eklem kayganlığını artırıcı ve ağrıları azaltıcı etki göstermektedir.

• Ağrıların arttığı durumlarda steroidsiz antiromatizmal ilaçlar ağrı kesici ve iltihabı azaltıcı etki gösterir.

• Bazı durumlarda kortizon direkt olarak sorunlu ekleme şırınga edilir.

• Artroskopi eklem sorunlarının teşhisi ve tedavisinde kullanılan cerrahi bir uygulamadır. Ucu dürbünlü ince bir boruyla proplemli eklem incelenir.

• Artroskopi esnasında kıkırdak hasarı giderilebilir ve sorunlu kıkırdak dokusu alınabilir. Veya eklem boşluğuna kortizon verilebilir.

• Kalçada artroz oluşursa ve hastalık ilerleyip hasta yürüyemez duruma gelirse tek yapılacak şey protez ameliyatıdır.

• Tedavisi imkansız hale gelmiş eklemlerin yapay eklemlerle değiştirilmesinde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Eklem protezi ameliyatları diz ve kalça eklemlerinde başarılı bir şekilde gerçekleştirilmektedir.

Yukarıda yeralan metin haber ve bilgi amaçlı hazırlanmış olup, hekimin uygulayacağı teşhis ve tedavisinin yerine geçmez. Herhangi bir tedavi sürecine başlamadan önce mutlaka sağlık uzmanının görüş ve onayı alınmalıdır.

Источник: //www.beslenmedestegi.com/hastaliklar/eklem-agrilarinin-nedenleri

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть