Mide Hastalarına Beslenme ve Diyet Uyarısı!

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme Programı

Mide Hastalarına Beslenme ve Diyet Uyarısı!

Tüp mide ameliyatı sonrasında hastanın diyet programına uyması ve beslenmesinde ilk günden itibaren sağlıklı beslenmelidir. Tüp midelilerin beslenme şekli.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme

Tüp mide ameliyatı sonrasında, sağlıklı kilo verebilmek için hastanın beslenme alışkanlığını değiştirmesi gerekmektedir. Ameliyat sonrasında kalıcı olarak kilo kaybı yaşanabilmesi için hastanın en önemli geçirecek olduğu ilk iki haftası ameliyat sonrasında çok önemli olmaktadır.

Ameliyat sonrasında ilk iki hafta boyunca katı ve püre gıdalar ile beslenmemesi gerekmektedir. Sıvı gıdalar ile beslenme planı doktor tarafından verilecektir. Ameliyat sonrasında dikişlerin kaynaması için ilk iki hafta süresi çok önemlidir. Bu süre içerisinde kaçak riski oldukça fazla olmaktadır. Bu nedenle de sıvı besinler tüketmelidir.

Et suyu ya da tavuk suyu tüketmelidir. Bu süre içerisinde berrak sıvılar ile beslenmesi gerekmektedir.

Hastaların ameliyat sonrasında sıvı beslenmesi ile birlikte günde meyve sularından hariç olarak hastaların 8 bardak su içmeleri gerekmektedir.

İlk bir ay boyunca meyve sularının posasız olması gerekmektedir. Asit miktarı olan meyve sularından ilk bir ay içerisinde tüketmemelisiniz.

Hazır meyve suları içmek yerine taze sıkılmış ve posasından arınmış olmasına dikkat etmelisiniz.

Hastaların içecekleri arasında alkol, maden suyu, soda, kola ya da gazoz gibi içecekleri tüketmekten uzak durmalıdır. Bunlar yerine laktozsuz süt, ayran ya da kefir gibi daha sağlıklı içecekler içmelidir.

Ameliyat sonrasında hastanın ilk bir yıl beslenmesi çok önemli olmaktadır. Daha çok protein ağırlıklı beslenmesi gerekmektedir. Gün içerisinde alacak olduğu protein 60 gramdan daha az olmamalıdır.

Kızartma tarzında yiyecekler yerine haşlama ya da ızgara tarzında kırmızı et, balık ya da tavuk tüketmelisiniz. Bu proteini alırken yağsız olmasına çok dikkat etmelisiniz.

Her zaman için düşük kalorili olan ama protein oranı yüksek olan gıdaları tercih etmelidir.

Tüp mide ameliyatı olanlar yemeklerini diyet listesinde olduğu gibi yemelidir. Kahvaltısını bile aceleye getirmemelidir. Her zaman için masada yemek yeme alışkanlığı kazanmalısınız. Bir öğünü yerken mutlaka yarım saat boyunca masada kalmalı ve lokmalarınızı çok çiğnemeniz gerekmektedir.

Ameliyatı olanlar için ömür boyunca vazgeçmeyecekleri kurallardan bir tanesi de katı ve sıvı ayrımına dikkat etmeleri olacaktır.

Bu kişilerin yemeklerini yerken yanında su, meyve suyu, ayran gibi sıvı içecekler içmekten uzak durmaları gerekmektedir.

Öğünlerden yarım saat önce ve yarım saat sonra sıvı alımını yapmaları gerekmektedir. Katı sıvı kuralını asla atlamamaları gerekmektedir.

Tüp mide ameliyatı olanlar ilk 2 yıl boyunca oruç tutmaları sağlıkları açısından sakıncalıdır. 2 yıl sonrasında oruç tutabilir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Diyet Listesi

Tüp mide ameliyatı sonrasında hastaların ilk iki hafta sıvı gıdalar ile beslenmesi gerekmektedir. İki ile dört hafta arasında püre gıdalar ile beslenmelidir. Püre gıdalar yemeğin kaşıktan akması şeklinde olmalıdır. İlk 1 ay sonrasında hastanın normal gıdalarla beslenmesi gerekmektedir.

İlk 2 haftada uyması gereken beslenme planı:

ÖğünYiyecekler ve İçecekler
Kahvaltı
  • Yarım paket proteinli mama;
  • 1 su bardağı laktozsuz süt.
Ara Öğün
  • 1 su bardağı posasız taze sıkılmış elma suyu.
Öğle Yemeği
  • 1 su bardağı berrak tavuk suyu.
Ara Öğün
  • 1 su bardağı laktozsuz süt.
Akşam Yemeği
  •  1 su bardağı berrak ve tanesi kemik suyu.
Ara Öğün
  • 1 su bardağı taze sıkılmış ve posasız meyve suyu.

2 ile 4 haftada uyması gereken beslenme planı:

ÖğünYiyecekler ve İçecekler
KahvaltıPüre Haline Getirilmiş:

  • Peynir;
  • Zeytin;
  • Yumurta;
  • 1 su bardağı süt;
Ara Öğün
  • 1 su bardağı taze sıkılmış meyve suyu.
Öğle YemeğiEt suyu ile pişirilmiş ve püre haline getirilmiş:

  • Brokoli;
  • Ispanak;
  • Kereviz;
  • Enginar.

En fazla 8 kaşık yenmelidir.

Ara Öğün
Akşam YemeğiPüre haline getirilmiş;

  • Haşlama et ya da tavuk;
  • Izgara et ya da tavuk.
Ara Öğün
  • 1 su bardağı taze sıkılmış meyve suyu.

1 ay sonrasında beslenme planı:

ÖğünYiyecekler ve İçecekler
Kahvaltı
  • Yarım dilim kepek ekmeği;
  • Haşlama yumurta;
  • 3 tane zeytin;
  • Beyaz peynir;
  • Açık ve şekersiz çay.
Ara Öğün
  • 1 su bardağı taze sıkılmış meyve suyu. (Portakal, nar, elma, armut)
Öğle Yemeği
  • Yarım dilim ekmek;
  • 3 yemek kaşığı süzme yağsız yoğurt;
  • 8 yemek kaşığı yağsız et suyuyla yapılmış sebze yemeği.
Ara Öğün
Akşam Yemeği
  • Yarım dilim ekmek;
  • Izgara (tavuk, et, hindi, balık);
  • Haşlama (tavuk, et, hindi, balık);
  • Salata.
Ara Öğün

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: //midemikrobu.com/tup-mide-ameliyati-sonrasi-beslenme.html

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme

Mide Hastalarına Beslenme ve Diyet Uyarısı!

Tüp mide ameliyatı sonrası beslenme programlarına dikkat edilmesi hastaların iyileşme sürecinin hızlandırılması, yeni hayat tarzlarına adapte olmaları ve kilo vermeye başlamaları için oldukça önemlidir. 

Tüp mide ameliyatı sonrası hastalar alışkın oldukları beslenme düzenlerine devam edemezler. Midelerinin boyutundaki azalma az miktarda yemek yemelerini gerektirir. Yedikleri besinlerin miktarı kadar önemli olan diğer bir unsur da tükettikleri besinlerden aldıkları kalorilerdir. 

Mide ameliyatları sonrasında hastaların takip etmeleri gereken beslenme programları uzmanlar tarafından dikkatle hazırlanır ve her bir beslenme programı hastanın sağlık durumu, vermesi gereken kilo miktarı hesaba katılarak hasta için özel olarak oluşturulur. 

Ameliyattan sonra midenin hızla iyileşmesi için ilk bir aylık süreçte hasta sadece sıvı, çorba ve pürelerle beslenmelidir. İlk bir aydan sonra katı gıdalara geçiş yapabilir ancak bu geçiş belli kurallar dahilinde olmalıdır. 

Tüp mide ameliyatı sonrası takip edilecek beslenme programlarını 5 ayrı kategoride sınıflandırabiliriz; 

  1. Ameliyatın ertesi günü
  2. Ameliyattan sonraki ilk bir hafta (açık sıvı diyeti dönemi)
  3. Ameliyattan sonra 2. Hafta (çorba dönemi)
  4. Ameliyattan sonra 3. Hafta (püre dönemi)
  5. Ameliyattan sonra 4. Hafta (püre ve yumuşak gıdalar dönemi)
  6. Ameliyattan sonra 5. Hafta ve sonraki dönemler (normal gıdalar dönemi) 

Bu süreçlerden de anlaşılacağı gibi tüp mide ameliyatı olan kişiler beslenmelerini baştan sona değiştirirler. Tıpkı yeni doğmuş bir bebek gibi, sıvı beslenme ile başlayıp mideleri hazır olduktan sonra normal gıdalara geçiş yapabilirler. 

Tüp Mide Ameliyatın Ertesi Günü 

Tüp mide ameliyatından çıktıktan sonraki süreçte hastaların bir süre hastanede kalmaları ve henüz ameliyatın etkileri hissedilirken beslenmelerinin kontrol altında tutulması gerekmektedir. 

Ameliyatın ertesi günü; yapılan ameliyata göre hastanın sağlık durumu gözetim altında tutulur, besin aldıktan sonra midesinde sızıntı olup olmadığı kontrol edilir. Bu süreçte beslenme damar yoluyla olacaktır. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası1. Hafta 

Berrak sıvıların tüketilmesi üzerine tasarlanan bir beslenme programı uygulanmaya başlanır. Hastanın sindiriminin mümkün olduğunca kolaylaşması için su, soya sütü, protein tozu gibi gıdalar alınabilir. Berrak sıvılar tüketilirken hastaların yudum yudum içmeleri gerekir. 

Midelerinin hava ile dolup şişmemesi ve mide bulantısı gibi yan etkiler yaşamamaları için pipet kullanılmamalıdır. Alınan sıvı gıdaların şekersiz ve asitsiz olması gerekir. Tüketilen sıvıların kalorilerine de dikkat edilmelidir. Sindirimi zor olan ve mideyi ağrıtma ihtimali olan kafeinli içeceklerden de uzak durulmalıdır. Öğünler minik porsiyonlar şeklinde tüketilmelidir. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası2. Hafta 

Tüp mide ameliyatı sonrası ilk hafta tüketilen tüm sıvı gıdalara ek olarak artık hastalar daha koyu kıvamlı çorbaları içmeye başlayabilirler. Mideleri berrak sıvılarla, koyu kıvamlı çorbalara hazırlanmıştır. 

Kalorisi az ve baharatsız olarak hazırlanan domates, tarhana, brokoli, tavuk suyu çorbaları hastaların direncini de arttıracaktır. Ameliyattan iki hafta geçtikten sonra da protein desteği sürdürülür ve hasta vitamin kullanmaya devam etmelidir. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası3. Hafta 

Önce berrak sıvılar, sonra kıvamlı çorbalar ve üçüncü hafta itibariyle sıra pürelere geldi… Bu hafta itibariyle; haşlanmış yumurta, süt ve sıvı tüketimine devam edilmelidir ancak bunlara ek olarak püre kıvamındaki gıdalara da başlanmalıdır. 

Midenin normal gıdalara hazır hale gelmesi için bu dönem normal gıdalara geçiş döneminin başlangıcı olarak kabul edilir. Her porsiyonda 2-3 çorba kaşığı olmak üzere günde 3-4 öğün püre tüketimi yapılabilir. Dikkat edilmesi gereken husus yemeklerden hemen önce ya da hemen sonra sıvı tüketilmemesidir. 

Ameliyattan 3 hafta sonra; yumuşak süzme peynir, tuzsuz lor peyniri, şekersiz bebek mamaları, sebze ve meyve püreleri, yumurta, et ya da tavuk suyu ile kıvamı inceltilmiş patates püresi gibi besinler tüketilebilir. Protein tozu ve vitamin kullanımı ihmal edilmemelidir. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası 4. Hafta 

Hastalar tüp mide ameliyatı sonrası ilk bir ay neredeyse hiçbir öğünlerini çiğneyerek yiyemezler. Bu hafta itibariyle çiğneme fonksiyonlarını yeniden kullanmaya başlayabilirler. Yarı katı gıdalara geçişin mümkün olduğu bu hafta itibariyle hastaların sıvı tüketimlerini günde yaklaşık 2 litreye kadar çıkarmaları gerekir. 

Sıvı, çorba, püre ve yumuşak gıdaların tüketilebileceği bu dönemde ilk önce protein kaynaklarının tüketilmesi ihmal edilmemelidir. 

Tüp mide ameliyatından 4 hafta sonra yumuşak balıketleri, yumurta, meyve sebze püreleri, tavuk eti püresi gibi göreceli olarak daha koyu kıvamlı besinlere geçiş yapılabilir. Vitamin takviyesine devam edilmesi gerektiği unutulmamalıdır. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası5. Hafta

Katı gıdaların tüketilmeye başladığı bu hafta, hastalar için çok önemlidir. Her seferinde tek çeşit gıda tüketilmesi ve midelerinin o gıdaya gösterdiği tepkinin anlaşılması gerekmektedir. Küçük lokmalar alınmalı, her bir lokma çok defa çiğnenmelidir.

Yeterince çiğnenmeden yutulan besinler midenin gereğinden fazla zorlanmasına, hacminin artmasına ve midede ağrı oluşmasına neden olabilir. Katı gıdalara başlandığında su ve sıvı tüketimi kesinlikle ihmal edilmemelidir. Yemeklerden hemen önce ya da sonra sıvı tüketilmemelidir. 

Hastalar katı gıdaya geçtiklerinde karbonhidrat tüketmeye başlamamalıdır, protein kaynaklarına her zaman öncelik verilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Sindirimi zor, yağlı gıdalar kesinlikle tercih edilmemelidir. Hem mideyi zorlarlar hem de gereğinden fazla kalori alınmasına neden olarak kilo verme hızını sekteye uğratabilirler.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme Kuralları 

  • Tüp mide ameliyatı olan hastalar bundan sonraki yaşamlarında minimum miktarda yağ, karbonhidrat ve şeker tüketmelidir. 
  • Paketli ya da hazır hiçbir gıdayı tercih etmemelidir. 
  • Sigara alkol gibi zararlı alışkanlıklarını bırakmalıdır. 
  • Sıvı tüketimlerine dikkat etmeleri gerekir. 
  • Proteinler, en büyük besin kaynakları haline gelmelidir. 
  • Gazlı, asitli, yağlı ve şekerli içecekleri hayatlarından çıkarmaları gerekir. 
  • Yemeklerden hemen önce ya da hemen sonra sıvı tüketmemelidirler. Öğünleri ve sıvı tüketimleri arasında en az 30 dakikalık zaman dilimleri olmalıdır. 
  • Doktorların ve beslenme uzmanlarının birlikte hazırladıkları beslenme programlarına ve belirlenen öğün sayılarına uyulması gerekir. 
  • Ameliyat sonrası dönemde doktorların önerdikleri vitamin ve mineral takviyelerinin kullanılması kesinlikle ihmal edilmemelidir. 
  • Öğünler küçük porsiyonlar şeklinde tüketilmeli, katı gıdalar iyice çiğnendikten sonra yutulmalıdır.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Uzun Dönemli Hedefler

Tüp mide ameliyatı sonrasında başlayan kilo verme sürecinde hangi besinlerin tüketildiği kadar ne kadar tüketildikleri de önemli bir belirleyicidir. Sağlıklı görünen gıdalar yanlış pişirme teknikleriyle zararlı besinlere dönüşebilirler. 

Tüketilen hiçbir gıda kızartılmamalıdır. Yemeklerde yağ yerine tavuk ya da sebze suları kullanılmalıdır. Yağsız yoğurt tüketimi ihmal edilmemeli ve protein tüketimine her zaman öncelik verilmelidir. 

  1. Protein Beslenme Programlarının Temeli Olmalıdır

İnsan bedeninin sağlığını koruması için günlük ortalama 80 gram proteine ihtiyacı vardır. Mide küçültme ameliyatlarından sonra da bu kural değişmez. Hastalar yeterince protein tüketmezlerse kasları erimeye başlar, kasları eridikçe hastalar kendilerini yorgun ve bitkin hissederler. 

Saç dökülmesi yaşamaları, cilt problemlerinin başlaması ve enfeksiyon kapma olasılıkları artar. Ameliyat sonrası iyileşme dönemi tamamlanıp hastalar egzersiz yapmaya başladıklarında da protein; ihtiyaçları olan enerjiyi kendilerine sağlar, kaslanma süreçlerine destek olur aynı zamanda yağ yakımı sürecini de hızlandırır. 

  1. Kan Şekeri Stabil Tutulmalıdır

Karbonhidrat tüketimi kısıtlanmalı ve şekerli gıdalardan uzak durulmalıdır. Karbonhidrat tüketilmesi gerekiyorsa kan şekerinde ani yükselişlere neden olmayan tahıl zengini gıdalar tüketilmelidir. 

Lifli gıdalar beslenme programına dâhil edilmeli ve uzun süre tok kalınması sağlanmalıdır. Kan şekerindeki ani dalgalanmaların önüne geçilerek atıştırma ihtiyaçları ortadan kaldırılmalıdır.

  1. Doğru Zamanda Doğru Miktarda Su İçilmelidir

Tüp mide ameliyatı sonrasında vücudun susuz kalmaması gerekir. Bunun için doktorların belirlediği miktarda sıvı tüketilmelidir. 

Sıvı denilince akla ilk su gelse de hastaların tek sıvı kaynağı su olmamalıdır. Fazla su içilmesi zehirlenmelere yol açabilir. Bu nedenle; kafeinsiz, şekersiz ve gazsız içeceklere de beslenme programında yer verilmelidir. 

  1. Atıştırmalardan Uzak Durulmalıdır

Öğünler arasında atıştırmak kilo verme sürecini baltalar. Hatta atıştırmak alışkanlık haline gelirse hastalar kilo vermekten ziyade kilo almaya başlayabilirler. 

Doktorların verdikleri beslenme programlarına harfiyen uyulduğu takdirde hastaların kan şekerleri dengede tutulur ve fiziksel olarak öğün aralarında beslenme gereği duymazlar. Atıştırma ihtiyacını çok hisseden hastaların bu isteklerinin ardında büyük bir olasılıkla psikolojik nedenler yatıyor olur; biran önce uzmanlara başvurulması gerekir.

Источник: //www.safahastanesi.com.tr/saglik-kosesi/Tup-Mide-Ameliyati-Sonrasi-Beslenme

Mide ekşimesi Diyet – menü, doğru beslenme, ne yenir ve olamaz

Mide Hastalarına Beslenme ve Diyet Uyarısı!

  • Çevrimiçi testlerin şifresinin çözülmesi – idrar, kan, genel ve biyokimyasal.
  • İdrarizde bakteri ve idrar ne anlama gelir?
  • Çocuğun analizini nasıl anlarım?
  • MRG analizinin özellikleri
  • Özel testler, EKG ve ultrason
  • Hamilelikte normlar ve sapmaların değerleri ..

Analizlerin şifresinin çözülmesi

Epigastrium bölgesinde rahatsızlık, yemek borusunda yanma, geğirme, nahoş bulantı, ağız boşluğunda ekşi tat görünümüne mide ekşimesi denir.

Bağımsız bir patoloji değildir, ancak yetersiz beslenmenin, aşırı yemeğin ve gastrointestinal sistemin (ülser, artmış asitli gastrit, kolesistit, hepatit, safra taşı hastalığı, vb.

) Veya kardiyovasküler sistemin hastalıklarının bir işareti olarak görülür.

Mide ekşimesi kronik krizleri, yemek borusunda ağrılı bir onkolojiye dönüşen yara izinde yara izi oluşumunu tetikledi.

Çok sık kadınlar gebelik sırasında mide yanması muzdarip. Mide duvarlarındaki aşırı basınç ve yemek borusuna istemsiz ve plansız gastrik (hidroklorik) asit enjeksiyonu nedeniyle görülür.

Mide ekşimesi, fazla kilolu, düzensiz, büyük porsiyonlarda, düşük kaliteli yiyecek yiyen insanlara eşlik eder. Bu sorun düzenli olarak ortaya çıkarsa, nedenini belirlemek ve yeterli tıbbi tedaviyi yazmak için bir gastroenterolog, pratisyen hekim ve kardiyolog tarafından incelenmesi önerilir.

Mide ekşimesi için doğru beslenme

Mide ekşimesi için tedavinin temeli her zaman yetkin bir şekilde beslenen diyet olarak kalır.

Gastrointestinal sistemdeki sorunları gidermek için, pozitif sindirim alışkanlıkları geliştirmek için tercihen günün aynı saatinde 5-6 tek doz yemek düzenlenmelidir.

Deneyimli beslenme uzmanlarının incelemelerine göre, terapötik diyetlere bağlılık, yemekten sonra tatsız yanma fenomeninin geri kazanılması ve ortadan kaldırılmasının temelidir.

Servis edilen yiyeceğin sıcaklığı, mukoza tahrişini önlemek için (termal hasarın önlenmesi) 30-40 ° C arasında olmalıdır.

Kaba, kızartılmış (barbekü ve ızgara dahil), tuzlu, tütsülenmiş, baharatlı, turşu, konserve, baharatlı yiyecekler, normal olmayan gastrik asit döküntülerine neden olan mide ekşimesi görünümü (mekanik ve kimyasal hasarın önlenmesi) diyetten çıkarılmalıdır.

Hafta için örnek bir menü hazırlarken, beslenme uzmanı mutlaka sadece diyetin genel prensiplerini (neyin mümkün olup neyin olmadığını) değil, aynı zamanda ilgili kronik hastalıkları ve her hastanın bireysel özelliklerini de dikkate alır.

Mide ekşimesi ile ne yiyebilirsiniz?

Mide ekşimesi diyetinde mutlaka yağsız et ve kümes hayvanları (dana eti, tavşan, hindi, tavuk göğsü, bıldırcın eti), balık, organik asit içeriği düşük, tam tahıllı ve mısır ekmeği, makarna, izin verilen tahıllar (pirinç, yulaf, karabuğday, irmik, mısır ezmesi), asidik olmayan süt ürünleri çeşitleri, bitkisel yağlar (mısır, kabak, üzüm çekirdeği, ceviz, soya fasulyesi, keten tohumu, ayçiçeği), tuzsuz tereyağı.

Sebzeler, balkabağı bitkileri, karnabahar, pancar, yeşil yapraklı sebzeler, yeşil fasulye, brokoli, patates kullanmakta faydalıdır. Pişirilmiş yumurtaların yanı sıra buhar ve protein omleti şeklinde yumurtalara izin verilir.

Mide ekşimesi tatlıları yumuşak ve yağlı olmamalıdır. Hatmi, doğal marmelat, hatmi, bal, muz, tatlı elmalar çok uygundur. İçeceklere gelince, zayıf yeşil çay, bitkisel infüzyonlar, asidik olmayan meyvelerden taze meyve suları, jöle, kompostoların kullanılması tercih edilir.

En az tahriş edici, yemek borusu ve midenin mukoza zarları, püresi, mukoza kremalı çorbalar, izin verilen çeşitlerin bükümlü et ürünleri ve balık (köfte, sufle, buharlı kek, köfte, köfte, jöle, proteinli omlet, kabuklu meyveler). Ekmeğin biraz kuru ya da günlük olarak sadece beyaz çeşitlerini kullanmasına izin verilir.

Mide ekşimesi ne olamaz?

Bir dizi ürün, mevcut kronik patolojilerden bağımsız olarak, diyetin kategorik olarak dışlanmasına tabidir. Mide ekşimesi ürünleri için yasak:

  • bira dahil alkol;
  • enerji, Coca-Cola, Pepsi-Cola dahil olmak üzere kafein içeren içecekler;
  • çikolata dahil kakao;
  • cips, tuzlu kuruyemiş, kraker, hamburger, sosisli sandviç vb. içeren fast-food yemekler;
  • kuşların derisi;
  • acılı kök sebzeler (yaban turpu, turp, turp);
  • sebzeler ve meyveler, içiçe kışkırtan ve artan gaz oluşumu (sarımsak, lahana, tatlı kiraz, fasulye, mercimek, kuru bezelye);
  • maya;
  • orman mantarları;
  • çay, nane ve mentol zamkı gibi nane ve limon merhemli içecekler ve yiyecekler;
  • domuz yağı (taze ve kızartılmış);
  • sirke, acı baharatlar;
  • margarin ve hamur işlerine dayanır, yemeklik yağ;
  • nakil bakımından zengin gıdalar (kremalı pastalar, turtalar);
  • turunçgiller;
  • kızılcık ve buna göre içecekler (meyveli içecekler, meyve suları);
  • domatesler, ketçaplar, soslar ve domates suyu;
  • inci arpa;
  • yüksek oranda asit içeren laktik asit ürünleri, örneğin, doğal yoğurt, ekşi kefir, fermente peynirler;
  • dondurma;
  • yağlı ekşi krema ve krema;
  • Kvas, herhangi bir gazlı içecek;
  • ekşi meyveler, sebzeler ve meyveler (ıspanak, kuzukulağı, çilek, kuş üzümü, kartopu);
  • lahana turşusu;
  • yağ suyu;
  • yağlı etler.

Mide ekşimesi Diyet Menü

Mide ekşimesi için yasaklı gıdaların etkileyici listesine rağmen, her gün için lezzetli ve besleyici bir diyet yapmak zor değildir. Fırında tüm ürünlerin, güveçte, buharda veya fırında kaynatılması önerilir.

  • Hemen uyandıktan sonra: bir bardak içme suyu.
  • Kahvaltı: 10 gram tuzsuz tereyağı, protein omleti, bir dilim tam tahıllı ekmek, sütlü hindibadan bir içki ile suda yulaf ezmesinden gelen yulaf lapası (en az 40 dakika pişirin).
  • Atıştırmalık: muz-armut püresi, sütlaç.
  • Öğle yemeği: Havuç ve kabak patates çorbası, fesleğen ve maydanoz ile salatalık ve tatlı biber salatası, soya yağı ile terbiyeli, hindi filetoundan yapılan buharlı pirzola, ahududu jölesi.
  • Öğle yemeği: 100 gram yağsız peynir ve bisküvi.
  • Akşam yemeği: karnabahar sütte pişirilmiş, haşlanmış pollock fileto, hatmi, sütlü çay.
  • Yatma vakti: Orman ballı bir bardak papatya çayı.

Mide ekşimesi ipuçları

Geleneksel tıp şiddetle mide ekşimesi ile sistematik keçi sütü içmenizi önerir.

Epigastrik bölgede biyolojik olarak aktif gıda takviyesi enginarına dayalı yanma, sıradan centaury infüzyonu (kaynar su başına 10 gram kuru ham madde, 3 saat ısrar, ana öğünlerden 30 dakika önce günde 15 kez 15 ml alın), sorundan kurtulmaya yardımcı olur karaağaç ve centiyana kaynatma maddeleri, taze patates suyu, kartopu reçeli, yeşil bezelye, aktif kömür.

Sık sık mide ekşimeniz varsa, o zaman en az 2 litre temiz su içmelisiniz (peki, kaynak, filtre edilmiş). Hidroklorik asidin, mideden yemek borusu duvarlarından yıkanmasına yardımcı olan sudur.

Meyvelerin ve sebzelerin ısıl işlem görmesi arzu edilir (fırında kaynat), çünkü çiğ meyvelerin sindirimi için mide suyunun daha yüksek dozlarda alınması gerekir ve fazlalığı mutlaka mide yanmasına yol açar.

Mide ekşimesi için doğru beslenme, ilaç ve tablet kullanmadan sindirim işlemlerinin iyileşmesi ve normalleşmesinin temelidir.

Источник: //tr.medic-attention.com/dieta-pri-izzhoge_default.htm

Ülser Diyeti ve Ülserde Beslenme Listesi Nasıl Olmalıdır?

Mide Hastalarına Beslenme ve Diyet Uyarısı!

Bu yazımızda, sindirim sistemi hastalıklarından olan ülser diyeti ve ülserde beslenme listesi hakkında detaylara yer vereceğiz. Her hangi bir sorunuz olursa, yazının altına yorum olarak bırakabilirsiniz. Hepsini cevaplıyor olacağım.

Mide Ülseri Nedir?

Ülser diyeti ve ülserde beslenme listesi öncesinde mide ülseri hakkında detaylara hakim olmamız gerekir.

Mideden salgılanan sindirim enzimleriyle, midenin kendisini bu enzimlere karşı korumak için mukozal defans sisteminden salgıladığı mukus arasındaki dengenin bozulmasıyla mide asidi ve sindirim enzimleri mide dokusunu tahriş eder ve mide çeperinde yaralar meydana gelir. Bu rahatsızlığa ülser denilir.

Mide ülseri olarak da bilinen gastrik ülser, sindirim boşluğundaki organların (yemek borusu, mide, duodenum)  çeperinde mide asidinin ve salgılarının aşındırmasıyla oluşan açık yaralara denilir. Bu yaralar ilerleyerek doku kayıplarına da sebep olabilir.

Mide ülserine çoğunlukla Helikobakter pilori bakterisi sebep olur. Helikobakter pilori bakterisinin sebep olduğu neredeyse tüm ülserler tedavi edilebilirdir, ama gerekli tedavi yapılmadığında iç kanama, kanser gibi çok daha ciddi sonuçlara neden olabilir.

Mide Ülseri Nedenleri Nelerdir?

Genellikle ülser vakalarına Helikobakter pilori bakterisinin sebep olduğu bakteriyel enfeksiyonlar neden olur.  Helikobakter pilori mukus tabakasının içinde yaşadığından mide asidi helikobakter piloriyi yok edemez ve tedavisi gerçekleştirilmezse hastalık ilerleyerek kanser gibi daha ciddi sorunlara zemin hazırlar.

Helikobakter pilori dışında ülsere;

  • Romatizma ilaçları, aspirin ibupurofen gibi nonsteroidal antiinflamatuar ilaçların aşırı kullanımı da sebep olabilmektedir.
  • Tedavisi gerçekleştirilmemiş gastrit ilerleyerek ülsere dönüşebilmektedir.
  • Sindirimi zor olan besinler, aşırı miktarda tüketildiğinde sindirim sistemine vereceği tahribattan dolayı ülsere neden olabilmektedir.
  • Sindirimde büyük bir öneme sahip olan karaciğerin sağlıksız olması, safra sıvıları salgısının yeterli miktarda gerçekleşmemesi ülserin nedenleri arasında gösterilmektedir.
  • Asitli veya kafeinli içeceklerin (çay,kahve,kola..) aşırı tüketimi yine mide içi asit dengesini bozacağından mide çeperinde tahribata sebep olup ülsere zemin hazırlamaktadır.
  • Sigara-alkol bağımlılığı neredeyse tüm hastalıklara neden olarak gösterildiği gibi, mide ülserine sebep olması açısından da önemli bir etkendir.
  • Sağlıksız beslenme, aşırı tuz tüketimi, besinlerin az çiğnenmesi, midenin aşırı doldurulması mideye zarar verir, mide çeperinde tahribata, dolaylı olarak ülsere de neden olarak gösterilebilmektedir.
  • Sinir hastalıkları, stres, üzüntü ve depresyon da ülsere neden olabilmektedir.

Mide Ülseri Belirtileri Nelerdir?

Mide ülseri belirtileri, çoğu zaman belirgin ve şiddetli olarak gözlemlenebilmektedir. Özellikle karnın üst bölgesinde hissedilen ağrı ve yanma sık rastlanan belirtilerdendir.

Yapılan araştırmalara göre 12 saatten uzun süreli açlıkta midedeki asit salgısının %45 oranında arttığı ve bu duruma bağlı olarak midedeki mukus tabakasının zarar gördüğü kanıtlanmıştır. Bu bilgiye bakılarak özellikle öğün aralarında açlık durumunun oluşmasıyla midede yanma ve ağrılar daha yoğun şekilde meydana gelmektedir.

Oniki parmak bağırsağında meydana gelen ülser, özellikle gece ağrılardan kişiyi uyandıracak kadar güçlü hissedilebilmektedir.

Genel olarak incelendiğinde ülser belirtileri;

  • Midede yanma
  • Üst karın bölgesinde yanma ve ağrı
  • Asit reflüsü (gastroözofageal reflü)
  • Midedeki acı ve rahatsızlıktan dolayı yemek yeme isteğinde azalma, iştahsızlık
  • Şişkinlik
  • Hazımsızlık
  • Mide bulantısı ve buna bağlı gelişen kusma
  • Mide ekşimesi
  • Sık acıkma hali
  • Istemsiz kilo kaybı

Mide Ülseri Tedavisi Nasıl Olur?

Ülserin klinik tanısı laboratuar ve görüntüleme yöntemleri kullanılır. Endoskopi ve gastroskopi ülser teşhisinde temel kriterlerdir.

Tanısı konulmuş ülser için üst gastrointestinal sistem endoskopisi denilen gastroskopi ile mide kamera ile izlenir ve ülserin yeri tespit edilir. Ülserli bölgeden biyopsi alınır.

Inceleme sonucunda Helikobakter pilori pozitif çıkarsa, enfeksiyonu iyileştirmek adına antibiyotik tedavisi uygulanır. Bu incelemeyle ülserin iyi ya da kötü huylu olduğu da tespit edilerek tedaviye başlanılır.

Ülserin başlıca nedeni midedeki asit salgısının dengeli gerçekleşmemesi olduğundan, mide asidini baskılayacak ilaçlar tedavide yer alır. Bu ilaçlar H2 reseptör blokerleri ve proton pompa inibitörleridir.

Bu ilaçların mide ülseri üzerindeki asit salgısını azaltmasıyla hastada ağrı ve yanmanın hafiflemesinin yanı sıra ülserin iyileşmesi de sağlanır. Çoğu ülser, doğru tedavi yöntemiyle ve doğru ilaçla iyileşir.

İlaçla tedavinin yanısıra beslenme de büyük öneme sahiptir. Ülser diyeti ve ülserde beslenme listesi kurallarına uygun beslenen hastaların iyileşmesi daha hızlı sağlanır. Bu yüzden ülser hastalarının sağlıklı ve düzenli beslenmeye daha çok dikkat etmesi gereklidir.

Ülserde Beslenme Listesi Nasıl Olmalıdır, Dikkat edilmesi Gerekenler

Ülser yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Hastalar birçok yiyeceğe karşı olumsuz öyküye sahip olduğundan, yemek yeme isteği azalır, iştahsızlık meydana gelir bu da midenin boş kalmasına sebep olur.

Boş kalan midede, mide asit salgısı artar ve ülseri ilerletir. Bu sebepten ülserli hastalarda mide uzun süre boş bırakılmamalıdır. Ülserli hastalarda öğün aralarını geçiştirmemek bile çok önemlidir.

Sağlıklı ve düzenli besin tüketimi, sık ama az yeme alışkanlığı, yeterli sıvı alımı ülser diyetinin temel prensipleridir.

Ülser diyeti ve ülserde beslenme listesi planında, bazı besinlerin tüketimi sınırlandırılırken bazı besinlerin beslenme planında daha çok yer alması gereklidir. Ülser diyeti programında temel olarak kaçınılması gereken besinler paketli işlenmiş gıdalar, yağı yüksek besinler, kızartmalar, baharatlı besinler, asitli ve kafeinli içecekler olarak gösterilebilir.

Ülser diyeti listesinde özellikle yer alması gereken besinler ise; antioksidan ve posa bakımından yüksek besinlerdir.

  • Yağ ve protein oranı yüksek olan besinlerin sindirimi daha zor olduğundan midede kalma süresi daha fazladır. Bu sebepten mide çok fazla asit salgılar bu da ülseri olumsuz etkiler. Az yağlı hatta yağsız besinlerin tüketimi ise iyileşmeyi hızlandırması açısından avantajlıdır.
  • Beslenme listesinde yer alan besinler yağ ve şeker oranı bakımından az; lif açısından yüksek besinler olmalıdır. Aynı zamanda ülser ilaçları kabızlık yapabileceğinden ülserde beslenme listesinde, posalı yiyeceklere yer verilmelidir.
  • Tuzlanmış, salamura yapılmış besinler, turşu gibi fermente besinlerin tüketimi gastrik mukozayı olumsuz etkileyeceğinden beslenme listesinde tüketimi sınırlandırılmalıdır.
  • Beslenme listesinde antioksidanlara bol miktarda yer verilmesi yine iyileşmeyi hızlandıracaktır.
  • Karnabahar, lahana,havuç, turp, ıspanak, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler hem antioksidan hem de içerdiği flavanoidler bakımından ülserde beslenme listesinde yer alması gereken sebzelerdendir.
  • Çilek, kiraz, elma, böğürtlen, yaban mersini; yüksek oranda antioksidan içermesiyle iyileşmeye katkı sağlayan meyveler olarak listede yer almalıdır.
  • Probiyotik bakımdan zengin besinler; kefir, yoğurt, ayran sindirim sistemini düzenleyerek ülserin iyileşmesine katkı sağlar.

Uzak Durmamız Gereken Besinler Nelerdir?

Yukarıda bahsedildiği gibi bazı besinler ülser için olumsuz etki göstererek hastalığı ileri boyutlara taşımaya neden olur.

Örneğin acılı ve baharatlı besin tüketimi fazla olan bir ülser hastasında, midede asit salgısı artar buna bağlı olarak asit, ülserin olduğu bölgede daha çok tahribata sebep olacağından midedeki yarayı büyütecek ve ülseri çok daha ciddi boyutlara ulaştıracaktır.

  • Sigara tüketiminde midede hareketler artar ve mide sindirim enzimi salgılar. Mideye besinin ulaşmadığı anda salgılanan sindirim enzimleri, ülserli bölgede tahribat oluşturur. Bu yüzden ülser hastalarında sigara tüketimi sınırlandırılmalı, hatta engellenmelidir.
  • Alkol tüketimi bu dönemde kesinlikle tavsiye edilmez.
  • Ülser hastalarında tuzlu beslenmemeye dikkat edilmelidir. Sodyum bakımından yüksek değerlere sahip turşu, salamura edilmiş besinler, sucuk, salam gibi besinlerin tüketimi bu dönemde hastalara tavsiye edilmemektedir.
  • Yağ oranı yüksek besinlerin tüketimine dikkat edilmelidir. Besinlerin kızartılarak değil buharda pişirilerek tüketimi tavsiye edilmektedir.
  • Kırmızı et yağ bakımından tavuk ve balık çeşitlerine göre daha zengin olduğundan, midede asit salgısını artırıcı etki gösterir. Aynı zamanda çok fazla protein içerdiğinden midede sindirimi uzun sürer bu da yine ülser için olumsuz bir durum oluşturur.
  • Kahve, çay gibi kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.
  • Asitli içeceklerden kaçınılmalıdır.
  • Turunçgiller (limon,portakal..) ve domates asitli besinler tüketilirken miktara dikkat edilmelidir.

1 Haftalık Örnek Ülser Diyeti

Ülser durumunda, her hastanın kendi özelliklerine ve beslenme alışkanlıklarına göre bir diyet hazırlanır. Şiddetli ağrısı, kanama durumu varsa veya ameliyat olmuşsa, posasız ve sıvı yiyecekler ile beslenme planına devam edilir. Daha sonrasında normal ülser diyeti uygulayabilirler. Ülser diyeti ve ülserde beslenme listesi örnek menüsünü aşağıda bulabilirsiniz:

Sabah:

  • 1 veya 2 dilim esmer ekmek
  • 1 yemek kaşığı kadar bal veya reçel
  • 1 adet haşlanmış yumurta
  • 1 dilim peynir
  • 1 çay bardağı kadar süt

Öğle:

  • 1 porsiyon ızgara et, balık veya tavuk
  • 1 porsiyon haşlanmış sebze
  • 1 kase yoğurt
  • 1 veya 2 dilim esmer ekmek

İkindi:

  • 1 çay bardağı süt
  • 2 dilim etimek

Akşam:

  • 1 kase çorba (mercimek, sebze veya yoğurt çorbası olabilir)
  • 1 porsiyon kıymalı sebze yemeği
  • Çorba tahıllı değilse, 1 porsiyon pilav veya makarna
  • 1 porsiyon yeşil salata
  • 1-2 dilim esmer ekmek

Ülser Diyeti ve Ülserde Beslenme Listesi Nasıl Olmalıdır hakkında sorularınız varsa aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz. Beğendiyseniz, sosyal medya paylaşım tuşlarından paylaşabilirsiniz. Ayrıca, sindirim sistemi hastalıklarından Reflü Diyeti ve Gastrit Diyeti yazılarımıza da göz atabilirsiniz:

  • Reflü Hastalığı Nedir? Reflü Diyet Listesi
  • Gastrit Diyeti

Ayrıca, bir önceki Kabızlık Nasıl Geçer? Kabızlığa İyi Gelen Yiyecekler başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz. Kabızlık gideren besinler ve kabızlık giderici kür tarifine ulaşabilirsiniz.

Источник: //aysetugbasengel.com/ulser-diyeti-ulserde-beslenme-listesi/

Mide Ülseri Hastaları Nasıl Beslenmeli?

Mide Hastalarına Beslenme ve Diyet Uyarısı!

Haber güncelleme tarihi 11.01.2019 12:03

Mide Ülseri Nedir?

Mide ülseri, mide zarının ve mide dokusunun çeşitli enfeksiyonlar sonucunda tahriş olarak yaraya dönüşmesidir. Genellikle mide ülserine H.pylori adındaki bakterinin çocukluk döneminde insan vücuduna girerek uzun yıllar vücutta barınması sonucunda meydana gelen bir enfeksiyon neden olmaktadır.

 Ülser, midenin yanı sıra gırlak ve onikiparmak bağırsağında da meydana gelebilmektedir.

Sindirim sistemindeki sorunlar nedeniyle tüketilen besinlerin sindiriminin gerçekleşmesi adına mide asidinin aşırı miktarda üretilmesi sonucunda gırtlak, mide ve onikiparmak bağırsağında oluşan tahriş sonucunda ülser meydana gelmektedir. 

Evreler şeklinde belirti gösteren mide ülseri öncelerinde mide ağrısı, mide ekşimesi ve midede ağırlık hissi şeklinde kendini gösterirken daha sonraları ise dil renginde koyulaşma, kusma ve baş dönmesi gibi belirtiler gözlemlenir.

Son olarak ise aşırı terleme ve kanlı dışkı ise mide ülserinin diğer belirtileri olarak sıralanabilir.

 Mide asidinin dengesini bozan ve ülser oluşumuna neden olan durumları; uzun süreli ilaç kullanımı, sigara tüketimi, alkol tüketimi, aşırı yağlı yiyecekler, asitli ve kafeinli içecekler olarak sıralayabilir.

Bu tip beslenme düzenine sahip kişilerde ülser oluşma riski oldukça yülsektir. Bu nedenle hafif ve sindirimi kolay besinlerin tüketilmesi tedavi sürecinde büyük önem taşımaktadır.

Mide Ülseri Tedavisinde Beslenme Önerileri

Mide ülseri tedavisinde çeşitli test ve taramalar sonucunda kesin teşhis konularak doktorun uygun gördüğü tedaviye başlanır. Teşhis sürecinde endeskopi, bakteri testi ve biyopsiden yararlanılarak kesin teşhisin konulması sağlanır.

 Tedavi sürecinde kullanılan ilaçların yanı sıra hastanın sağlıklı beslenmesi ve doktor kontrolünde bir diyet uygulaması oldukça önemlidir.

Aynı zamanda erken teşhis edilen ve erkenden tedaviye başlanılan hastalarda mide tıkanması gibi ciddi sağlık sorunlarına karşı etkili bir önlem alınmış olmaktadır.

 Tedavi sürecinin olumlu tamamlanması adına hastanın sigara, alkol, aşırı yağlı yiyecekler, baharatlı yiyecekler, asitli ve kafinli içeceklerden kesinlikle uzak durması önerilmektedir. Aksi halde tedavi sürecinde tüketilen bu besinler iltihabın artmasına neden olarak tedavi sürecini olumsuz yönde etkiler.

Lifli Gıdalar

Hastanın tedavi sürecinde lif bakımından zengin gıdaları tüketmesi oldukça önemlidir. Sindirim sistemine olumlu yönde katkı sağlayan lifli gıdalar, sindirim sırasında besinlerin daha kolay parçalanmasını sağlamaktadır.

Aynı zamanda lifli gıdalar sindiriminde salgılanan hidroklorik asidinin dengesini koruyarak ülser yaralarının daha fazla tahriş olmasını engeller. Bu nedenle ülser hastalarının tam tahıllı ekmekler, lif bakımından zengin sebze ve meyveleri tüketmesi önerilmektedir.

 Mide ülseri hastaları lif bakımından zengin olan tahıllı gıdaların yanı sıra lif oranı yüksek olan meyve ve sebzeleri de tüketebilirler. Ancak meyve tüketiminde asitli meyvelerden kaçınmaları oldukça önemlidir.

Aksi halde portakal, mandalina, greyfurt, limon ve çilek gibi meyve tüketimi ülserin olumsuz yönde etkilenmesine neden olmaktadır.

K Vitamini

Lifli gıdaların yanı sıra K vitamini bakımından zengin besinlerin tüketilmesi ülsere karşı oldukça etkilidir. Ülser tedavisinde önerilen vitaminlerin başında gelen K vitamini mide zarını iyileştirici özelliğe sahiptir. Aynı zamanda yara tedavisinde oldukça etkili olan K vitamini yaraların kanamasını önlemektedir.

 Uzmanlar ülser hastalarının K vitamini bakımından zengin gıdaların tüketimine ağırlık vermelerini önermektedir. Ülser tedavisinde ilaç kullanımının yanı sıra K vitamini tüketilmesi tedavi sürecinin kısalmasına yardımcı olacaktır.

Uzmanlar ülser hastalarının lahana, ıspanak, avokado, kuşkonmaz, soya, aspir yağı, yonca ve çavdar unu tüketmesini önermektedir.

Mide Ülseri Hastalarının Kaçınması Gereken Besinler

  • Domates
  • Portakal
  • Çilek
  • Lahana turşusu
  • Şalgam
  • Salatalık
  • Biber
  • Karnıbahar
  • Brokoli
  • Limon
  • Tam yağlı süt, krema, peynir
  • Margarin
  • Kahve
  • Çay
  • Soda
  • Mayonez
  • Ketçap
  • Sirke
  • Sarımsak

Önerilen İçerik;

► Gastrit Hastaları Nasıl Beslenmeli?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: //www.neoldu.com/mide-ulseri-hastalari-nasil-beslenmeli-9082h.htm

akıllı diyet

Mide Hastalarına Beslenme ve Diyet Uyarısı!

Gastrit mide duvarının mukozadan serozaya kadar olan iltihabi bir reaksiyonudur. Akut ve kronik olmak üzere iki grupta incelenir.

Akut gastrit genellikle midenin en sık görülen ve her yaş grubunda rastlanan türüdür. Midenin dinlenmesini sağlamak amacıyla yemekler az az sık sık yenmelidir. Yemekler çok sıcak ve çok soğuk olmamalıdır. Yavaş yenilmeli ve iyi çiğnenmelidir. Mideyi uyarmayan, tahriş etmeyen yiyecekler yenmelidir.

Kronik gastritte  az posalı, uyarıcı olmayan besinler tüketilmelidir. Öğün sayısı artırılarak midenin birden dolması önlenmelidir. Çok sıcak ve çok soğuk besinler  tüketilmemelidir.

Gastritli kişilerin mide sıvılarında askorbik asit (C vitamini) düzeyi düşüktür. Bundan dolayı midede zamanla mide kanseri oluşumu görülebilmektedir.

Bu nedenle gastritli kişiler her öğün C vitamini içeren sebze ve meyve tüketmelidirler.

PEPTİK  ÜLSERDE  BESLENME

Peptik ülser gastrointestinal kanalda asit ve pepsin içeren mide salgısı ile temas edebilen herhangi bir yerde mukozadan başlayan, sınırları belli doku kaybı ile karakterize  akut veya kronik bir yaradır.

Yemek saatleri düzenli olarak belirli aralıklarla 3 ana öğün ve 3 ara öğün şeklinde sık ve küçük öğünler halinde olmalıdır.

Süt  gastrik asit salgısını arttırıcı etkiye sahiptir. Ülserli kişiler sütü normal miktarlarda fakat yanında bir başka besinle tüketmelidirler.

Çinkonun yaraların iyileşmesinde rolü olduğundan ülseri de iyileştirici etkisi vardır. Ülserli kişinin diyeti çinko bakımından yeterli olmalıdır. Çinko içeren besinleri  menümüzdeki ''Sağlıklı beslenme-mineraller'' bölümünden görebilirsiniz.

Antioksidan vitaminler  (A,C,E vitaminleri) hücre membranlarını korumada önemlidir. Bu vitaminler yeterince alınmalıdır. Bu vitaminleri içeren besinleri de menümüzdeki ''Sağlıklı Beslenme-vitaminler'' bölümünden görebilirsiniz.

Tuz  gastrik mukozayı olumsuz yönde etkilediği için  normal oranlarda tüketilmeli, tuzlanmış, salamura besinler azaltılmalıdır.

Acı baharatlar  mide mukozasında harabiyete neden olabilmektedir. Bu nedenle acı baharatlardan kaçınılmalıdır.

Kahvede bulunan kafein gastrik asit ve pepsin salınımını artırır, sindirim güçlüğüne neden olabilir. Bu nedenle çay ve kahve tüketimi azaltılmalıdır.

Alkol  mukozal direnci azaltır, gastrik asit salgısını uyarır. Bu nedenle tüketilmemelidir.

Asitli meyve suları  dispepsi (hazımsızlık) ve gastrik reflüye sebep olabileceğinden çok az tüketilmeli ya da tüketilmemelidir.

Ülserli hastaların uzun süre aç kalması mukozal direnci azaltır, bu nedenle uzun süre aç kalınmamalıdır.

DUMPİNG  SENDROMUNDA  BESLENME

Pilorun fonksiyonu bozulduğu için besinler birden, hızlı bir şekilde barsağın bir bölümü olan jejenuma geçer. Bu nedenle barsak damarları genişler, kan dolar, beyinde ise kanlanma azalır. Besinlerin iyice sindirilmeden barsağa geçmesi sonucu alerjik reaksiyonlar da görülür.

Yemekler 6 öğünde ve eşit miktarlarda, az az, sık sık yenmelidir. Diyet proteinden zengin olmalıdır. Basit  karbonhidratlar azaltılır, kompleks karbonhidratlar arttırılır. Meyveler de basit şeker içerdiğinden fazla yenmemelidir. Basit ve kompleks karbonhidratlar için menümüzdeki   ''Sağlıklı Beslenme-3 temel besin öğesi-karbonhidratlar''  bölümüne bakabilirsiniz.

Yemek sırasında sıvı alınmamalıdır. Yemeklerden 45 dakika önce ve sonra sıvı alınmalıdır.

Çok soğuk besinler uyarıcı olduğu için yenilmemelidir.

Yemek öncesi ve sonrası dinlenilmelidir.

REFLÜ  ÖZOFAJİTTE  BESLENME

Reflü özofajit, gastrik içeriğin özafagus (yemek borusu)  içine kaçması  sonucu yanma, regürjitasyon, göğüs ağrısı ve yutma güçlüğü ile karakterize bir hastalıktır.

Reflü sorunu yaşayan kişiler yemekten hemen sonra uzanıp yatmamalıdırlar. Yemekten en az 3-4 saat sonra yatılmalı ve yastık 20-25 cm yüksekliğinde olmalıdır.

Sigara içilmemelidir.

Diyet protein bakımından zengin olmalı, yağ ve yağlı besinler, koyu çay, kahve, çikolata, nane, soğan gibi besinler azaltılmalıdır.

Mide asidinin uyarılmasını önlemek için; acı baharatlar, karbonatlı içecekler, domates, turunçgiller, kahve, alkol, çok sıcak ve soğuk besinler tüketilmemelidir.

Mide gerilimini azaltmak için; öğünler an az 2 saat aralıklı olmalı, bir öğünde fazla yemek yenilmemeli, yemek yerken sıvı alımı azaltılmalı, sıvı  öğün aralarında içilmelidir.

Источник: //www.akillidiyet.com/hastaliklarda_beslenme/mide_hastaliklari.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.