Migren Hastalığının Nedenleri Ve Tedavi Yolları

Migreni önlemenin 8 yolu!

Migren Hastalığının Nedenleri Ve Tedavi Yolları

Migren ağrısı kimi hastaların günlük yaşantısını aksatacak kadar şiddetli ve sık olabiliyor. Üstelik sonbahar gibi mevsim geçişleri migren ataklarını tetikleyebiliyor. Şiddetli baş ağrılarından korunmak içinse öncelikle öğün atlamamak ve stresten uzak durmak gerekiyor.    

Günlük yaşam aktivitesini önemli ölçüde etkileyen bir baş ağrısı çeşidi olan migren ülkemizde her 6 kişiden birinde, kadınlar arasında ise daha sık olarak her 4 kadından birinde ortaya çıkıyor.

Bazı hastaların günlük yaşamlarını aksatacak kadar şiddetli ve sık görülebilen migren ataklarına özellikle sonbahar gibi mevsim geçişlerinde daha sık rastlanıyor.

Bunun nedeni ise lodos rüzgarının yol açtığı basınç nedeniyle oluşan halsizlik ve yorgunluğun migren ağrılarını tetiklemesi.

Aile Hastanesi Nöroloji Uzmanı Dr. Özlem Ahat Şahin, mevsim geçişlerinde migren ataklarından korunmak için neler yapılması ve nelerden kaçınılması gerektiğini anlattı.

Tek taraflı ve zonklayıcı ağrıya dikkat

Migren atakları genellikle 4 ile 72 saat arasında sürüyor ve kişi ataklar arasında normal bir yaşam sürüyor. Çoğunlukla tek taraflı, yoğun ve zonklayıcı tarzda bir baş ağrısı oluyor. Günlük yaşam kalitesini oldukça düşürebilen migrende baş ağrısı, belirtilerden sadece birini oluşturuyor.

Bu hastalığa aynı zamanda  görme bozukluğu eşlik edebiliyor. Parlayan ışıklar, kör noktalar, görmenin bozulması veya zig zag şekiller görülmesi gibi yakınmalar ortaya çıkabiliyor. Aura, bir başka deyişle ön haberciler olarak adlandırılan bu belirtiler migren hastalarının sadece 10′unda eşlik ediyor.

Ayrıca bulantı, kusma veya ishal de görülebiliyor. Bunların yanı sıra ışığa, sese ve kokuya karşı aşırı hassaslık gelişebiliyor.

Migrenli hasta boyun ve omuzlarda sertleşme, el ve ayaklarda karıncalanma, konsantrasyon güçlüğü, konuşma güçlüğü ve nadir olarak da felç veya şuur kaybı ile karşılaşabiliyor.

MİGREN NEDİR?

Genellikle mükemmeliyetçi kişileri hedef alıyor

Migren, özellikle hassas, alıngan, dış olaylardan fazla etkilenen, yaptığı işi en iyi şekilde yapmak isteyen mükemmeliyetçi kişilerde daha çok görülüyor. Erkeklerde görülme sıklığı yüzde 10 iken, bu oran kadınlarda 15-20’ye yükseliyor.

  Kadınlardaki migren ağrılarının bu kadar sık görülmesi nedenleri arasında hormonal faktörler ve stres gibi çevresel faktörlerin etkisi olduğu düşünülüyor. Ayrıca birinci derece yakınlarında migren rahatsızlığı olanların, alerji ve baş dönmesi sorunu yaşayanların da migrene daha yatkın oldukları görülüyor.

Bunların yanı sıra şehirde yaşayanlar, strese maruz kalanlar, eğitim durumu düşük ve gelir düzeyi yüksek olan kişilerde de bu hastalığa biraz daha sıkça rastlanılıyor.

Migren ataklarından korunmanın 8 yolu:

  • Stresin sizi etkilemesine izin vermeyin, gerekirse uzmanından destek alın.
  • Parlak ışık, yüksek sesli ortamlar ve keskin kokulardan uzak durun.
  • Uykusuz kalmayın veya çok fazla uyumayın. Kişisel farklılıklarla beraber günde yaklaşık 6-8 saat arası uyku tavsiye ediliyor.
  • Kesinlikle öğün atlamayın. Öğün atlanması hipoglisemiye (kan şekeri düşüklüğüne) neden olduğu için migren ataklarını tetikleyebiliyor.
  • Lodoslu havalarda mümkün olduğunca dışarı çıkmayın. Lodos rüzgarlarının getirdiği rutubetli hava; halsizlik, bitkinlik ve vücuttaki elektrolitik dengeyi bozduğu için migren atalarını tetikleyebiliyor.
  • Çikolata, eski peynir, yağlı yiyecekler, portakal, domates, muz, çiğ soğan, salam, sosis, fındık, Çin yemekleri ile alkolden uzak durun.
  • Günde ortalama 2-3 litre su içmeye özen gösterin.
  • Düzenli spor yapmayı ihmal etmeyin. Sporun her dalında salgılanan seratonin hormonu stresten uzaklaşmamızı sağlıyor. Bu nedenle haftada en az 3 kez yapılması öneriliyor.

MİGRENİN BEBEKLİKTEN BAŞLADIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Sıklıkla yetişkin kadınlarda gör… FAZLA İLAÇ KULLANMAK MİGRENİ TETİKLİYOR Migrende kontrolsüz ve aşırı ağr…

Atakların sıklığı ve şiddetli azaltılabiliyor

Migren hastalığının tedavisi ‘akut nöbet tedavisi’ ve ‘önleyici tedavi’ olarak 2’ye ayrılıyor.  Ataklarda uygun tedaviye yanıt alınıyor. Migren ağrılarının arttığı bulantı, kusma, ışık ve sesten etkilendiği dönemde alınan ilaçlar faydalı oluyor.

Ancak bu tedaviler migrenin ataklarını önlemediği için profilaktif, (atak sayısının azaltılması amaçlı hergün kullanılan ilaç) tedavi planlanıyor. Bu sayede migren ataklarının sıklığı ve şiddeti azalarak hastanın yaşam kalitesinin artması sağlanıyor.

Migrene botoks ile 10 dakikada çözüm

  • Yüz gençleştirme operasyonları sırasında yüzdeki sinirleri çevreleyen kaslara yönelik işlem yapıldığında bu hastaların migren ataklarında ciddi azalma olduğu, bir kısmının ilaç kullanmayı bıraktığı tespit edilmiş. Ardından bu yöntem üzerine bilimsel çalışmalar yapılmaya başlanmış ve botoks’un migren tedavisinde etkili olduğu ortaya konmuş.
  • Alın, şakak ve ense bölgelerinde migren ağrılarının tetiklenmesine sebep olan sinirlerin sıkıştığı noktalar bulunuyor. Migrende ağrılar bu noktalardan biri veya birkaçında başlıyor. Tedavide hastalardan alınan bilgiler doğrultusunda, atakların başladığı lokalizasyonlar tespit ediliyor ve bu bölgelerde siniri sıkıştıran kasların etkisiz hale getirilmesi için botox uygulaması yapılıyor. 
  • Yaklaşık 5-10 dakikalık bir sürede tamamlanan botox uygulamasının 6-8 ayda bir tekrarlanması yeterli geliyor.

Migrene neler yol açıyor?

  • Öğün atlamak,
  • Fazla uyumak veya uyku eksikliği, uyku düzeninde değişiklik,
  • Temizlik maddeleri veya kokulu deterjanlar,
  • Uçak yolculukları,
  • Doğum kontrol hapları,
  • Sigara ve diğer tütün ürünleri,
  • Su kaybı,
  • Kadınlarda adetle ilgili hormonal değişiklikler,
  • Fazla karbonhidratı bir anda almak gibi kan şekerinin düşmesine neden olan durumlar,
  • Fiziksel travma,
  • Başa basınç uygulama (bazen migreni azaltıyor).

Baş ağrısı nasıl geçer?

+10Baş ağrısının pek çok nedeni olabilir… Örneğin migren… Migrenden kaynaklanan bir baş ağrısı yaşıyorsanız karanlık bir odada yatarak dinlenmeyi deneyebilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer haberler

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1009279-migreni-onlemenin-yollari-nelerdir

Migren Neden Olur? Belirtileri Neler, Nasıl Geçer? Migren Tedavisi

Migren Hastalığının Nedenleri Ve Tedavi Yolları

Migren nedir? Migren neden olur? Migren belirtileri nelerdir? Migren nasıl geçer? Migren tedavisi nasıldır? Migren ile ilgili merak ettiğiniz tüm detaylar haberimizde..

Migren Nedir?

Migren, hastaların günlük yaşamını olumsuz bir şekilde etkileyen ve meydana geldiği taktirde günlük aktivitelere devam edilmesini dahi engelleyen yoğun bir baş ağrısı türü olarak bilinir.

Genellikle göz çevresi ve şakaklarda başlayarak baş kısmının etrafında hızla yayıldığı görülür. Baş ağrısı ile birlikte hastalarda hem sese hem de ışığa karşı aşırı bir hassasiyet durumu oluşur.

Bu nedenle migren sorunu yaşayan hastalar hemen karanlık bir odaya geçmek isteyecektir. Bu şekilde ataklarını hafifletmek mümkün olabilir.

Migren atakları kişiden kişiye göre şiddet etkisinde değişiklik gösterir. Baş ağrısına eşlik etmekte olan diğer belirtiler genellikle mide bulantısı ve kusma ile kokuya karşı hassasiyet olarak bilinir. Aralıklı dönemlerde görülen migren türü episodik migren olarak bilinir.

Son üç ay içerisinde ayda 15 günden fazla meydana geldiği takdirde kronik migren olmaktadır. Kronik migrende genellikle kaygı bozukluğu ve uyku sorunları da görülmektedir. Özellikle kronik migren erken bir dönemde tedavi altına alınmalıdır. Toplumda çok fazla bireyde görülen migren hastalığı için tıp dünyasında birçok gelişme kaydedilmiştir.

Bununla birlikte bitkisel mucizelerden de faydalanmak mümkün olacaktır.

Migren Neden Olur?

Migren hastalığı için kesin bir neden söylemek mümkün değildir. Migren hastaları için özellikle nedenleri açısından birçok araştırma yapılmıştır. Beyin üzerinde serotonin hormonunun azalması gibi benzer etkenler sonucunda migrenin tetiklendiği sonucuna varılmıştır.

Çok fazla parlak ışık ve yoğun hava değişimi içerisinde kalmak, çok yüksek sese maruz kalmak ve kötü kokular migreni tetikler.

Aynı şekilde alkol ve sigara tüketimi, sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve çok yüksek sıcaklık altında kalmak da migren nedenleri arasında sayılabilir.

Bu etkenler tek başına migren rahatsızlığının meydana gelmesi için yeterli olmayacaktır. Genetik faktörler de migren nedenleri arasında yer almaktadır. Annesiyle babası migren olan çocuklarda görülme olasılığı diğer bireylere göre çok daha yüksektir. Aynı şekilde kadınlarda migren görülme olasılığı erkeklere oranla daha fazladır.

Migren Belirtileri Nelerdir?

Yoğun seviyede uzun süreli baş ağrıları migrenin en önemli belirtisi olarak kabul edilir. Şiddetli baş ağrıları ile birlikte hastalar günlük yaşamına devam edemeyecek hale gelir.

Işık ve sese karşı aşırı bir hassasiyet durumu meydana gelmektedir. Bu belirtilerle birlikte mide bulantısı ve kusmalar da görülmektedir. Migren sonucu meydana gelen baş ağrısı yalnızca baş kısmı ile sınırlı kalmaz.

İlerledikçe kulaklar ve ense etrafında da ağrı artışı yaşanmaktadır.

Hastalar birçok dış etkene karşı aşırı olarak duyarlı hale gelmekle birlikte depresif ve durgun bir hal alırlar. Sürekli olarak bir şeyler yeme isteği ve uyku hali meydana gelir.

Kimi migren belirtileri arasında ishal ve karında şişlik hissi de görülmektedir.

Migren belirtilerinin şiddeti hem hastadan hastaya hem de migren türüne bağlı olarak değişiklik gösterebilir.

Migren Nasıl Geçer?

Migren belirtileri taşıyan ve bu hastalıktan şüphelenen her birey öncelikle geç kalmadan doktor kontrolüne gitmelidir. Migren tedavisi için öncelikle hastalar klinik bir tanı koyma sürecine girecektir. Özellikle beyin üzerinde sonuçlar verecek bazı testler yapılabilir.

Beyin tomografisi ile birlikte migren ataklarına neden olan etkenlerin giderilmesi için tedavi başlatılır. Genellikle migrenden koruyucu bir tedavi uygulanmaktadır.

Migrene neden olan uykusuzluk ve hormon eksikliği gibi sorunların giderilmesi için doktorların önerilerine uyulması gerekir.

Kronik migren hastalığı için yalnızca doktor onayı ile verilen ilaçlar düzenli bir şekilde kullanılmalıdır. Bu şekilde hastalar ağrısız bir yaşam sürdürmekle birlikte migren ataklarının da önüne geçebilir.

Günümüzde migren tedavisi için bitkisel yöntemler de önerilmektedir. Doğal, pratik ve ekonomik olması açısından bitkisel migren tedavisi çok tercih edilmektedir.

Bu konuda Saraçoğlu migren tedavisi de faydalı sonuçlar vermektedir.

Saraçoğlu Migren Tedavisi

Türkiye’nin önemli bir kısmında migren rahatsızlığı yoğun bir şekilde görülmektedir. Bu nedenle İbrahim Saraçoğlu bitkisel tedavi çalışmalarında migren rahatsızlığına da yer vermiştir.

Migren rahatsızlığından arınmak için bazı bitkisel malzemelerden fayda sağlamak mümkündür. Özellikle migrenin sebep olduğu ağrılardan kurtulmak içinbiberiye ile hazırlanan kürler çok fayda sağlamaktadır.

Bir su bardağı su kaynatıldıktan sonra biberiyeden bir kaşık eklenir ve kısık ateşte demlenmeye bırakılır.

10 dakikalık 1 demlenme sonucunda günde iki kez içilmektedir. Etkisini tam gösterebilmesi için biberiye taze olmalıdır. Bu kür 21 gün uygulandıktan sonra gerçek etkisini gösterecekti. Aslanpençesi kürü de çok fayda sağlamaktadır. Aynı yöntemlerle hazırlanan aslanpençesi çayı günde 1-2 kez tüketilebilir. Aynı şekilde 20 günlük bir süreden sonra tam etkisini gösterecektir.

Migren Rahatsızlığı İçin Kür

Источник: https://saglikhaberleri.com/migren-neden-olur-belirtileri-neler-nasil-gecer-migren-tedavisi/

Migren Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Migren Hastalığının Nedenleri Ve Tedavi Yolları

15 Ağustos 2015 – Hastalıklar

Stresli zamanlarda, aşırı yorgun veya uykusuz olunduğunda her insanın az da olsa başı ağrıyabilir. Ama migren öyle bir hastalık ki, geldiği zaman en az 3 gün geçmez.

Yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir durumdur. Ancak çağımızın hastalığı olan migren tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır.

Migrenin belirtilerini, önleme yollarını ve tedavisi hakkında bilmediklerinizi yazımızda bulabilirsiniz.

Baş ağrısı neredeyse her insanın yaşadığı bir sorundur. Başı hiç ağrımayan ya da nadiren ağrıyan kişi sayısı ise toplumun sadece %2’lik kısmını oluşturmaktadır. Bu ağrıların oluşmasında elbette altta yatan birçok neden vardır.

Çok nadir olarak beyinde tümör, damar tıkanıklığı gibi tehli durumlar olsa da, genel olarak baş ağrıları strese ve yorgunluğa bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.

Hayati bir tehsi olmayan fakat hayat kalitesini düşüren baş ağrısı türlerinden biri de migrendir.

Bir beyin hastalığı olarak görülen migren aslında tüm bedeni etkileyen bir durumdur. Ancak öncelikli olarak başı tuttuğu için genel olarak sadece baş ağrısından ibaret olduğu algılanmaktadır. Migreni olanlar bilir. İnsanı hayattan soğutan, günlük aktivitelerinden keyif almasına engel olan, ağrı tuttuğu zaman birkaç gün geçmeyen zor bir durumdur.

Bilinen yaygın inanca göre ise migrenin herhangi bir tedavi yöntemi olmadığı düşünülmektedir. Bu yüzden de migreni olan biri onunla yaşaması gerektiğine kendini inandırır ve alınan ilaçlarla anlık çözüm yollarına gider. Oysa migrenin farklı tedavi yöntemleri mevcuttur. Yazımızda da bunlara yer verilmiştir.

Migrenin Nedenleri Nelerdir?

Migrenin neden kaynaklandığı tam olarak bilinmemektedir. Ancak genetik ve çevresel faktörlerin etken olduğu düşünülmektedir.

Ek olarak beyinde bulunan serotonin (mutluluk ve canlılık hissi veren nörotransmitter) gibi bazı kimyasal maddelerin azalması veya hiç salgılanmaması durumunda ortaya çıktığı araştırmacıların vardığı ortak fikirdir.

Aşırı stres, her şeye üzülüp beyni yormak, her şeye sinirlenmek, gürültülü ortamlarda çok bulunmak, adet kanaması dönemi ve menopoz dönemi de migren oluşumuna zemin hazırlayan durumlar arasındadır.

Migrenin Belirtileri Nelerdir?

Migrenden kaynaklanan baş ağrısı genelde tek taraflı ve tıpkı bir damarın atması gibi zonklayıcı şekilde olmaktadır. Birçok migren hastası ağrının geleceğini saatler öncesinden hisseder.

Migren sinyali veren belirtiler arasında sebepsiz yere oluşan mutsuzluk, huzursuzluk, durgunluk ve neşesizlik hali, kaslarda ağrı, mide bulantısı, susuzluk, idrara sık çıkma, ışıktan ve karanlıktan rahatsız olup kendini soyutlama isteği gibi durumlar bulunmaktadır.

Migrenin Evreleri (Dönemleri)

Migren hastaları ağrı gelmeden saatler öncesinden bunu hissederler. Eğer doktor kontrolündeyseler, migren atağını önleyecek bir ilaçları mutlaka vardır. Eğer ilaç zamanında alınırsa, atak büyük ölçüde engellenir. Ancak buna rağmen önüne geçilemeyen migren atakları da vardır. Migrenin öncesinde, atak süresinde ve sonrasında olmak üzere farklı evreleri bulunmaktadır.

  • Prodrom Evresi: Bu evre baş ağrısından saatler ya da günler öncesinde oluşmaktadır. Hastaların yaklaşık %60’ında prodromal evre görülmektedir. Bu evrede değişen ruh halleri, depresyon, zihinde yorgunluk, kabızlık, ishal, ışığa, sese ve bazı kokulara karşı aşırı hassasiyet gibi durumlar olmaktadır.
  • Aura Evresi: Migren ağrısından ortalama 20 dakika önce oluşur. Ağrı esnasında da ağrıya eşlik eden bir evredir. Belirtiler arasında tek taraflı görme kaybı, ışınsal tarzda renkli titrek çizgiler ve siyah noktacıklar görme, kolda, bacakta karıncalanma ve uyuşma hissi bulunmaktadır.
  • Baş Ağrısı Evresi: Genellikle kademeli olarak başlayan orta ve çok şiddetli baş ağrılarından oluşan evredir. Ağrının süresi 2-72 saat arasında değişmektedir. Tek taraflı, zonklamayla kendini gösteren, fiziksel aktiviteyle şiddetlenen ağrılardır. Yetişkinlerde bu evre 4-72 saat arasında değişirken, çocuklarda 1 saatten daha az sürmektedir. Migren ataklarının sıklığı değişkendir. Yaşam boyunca çok az sayıda olabildiği gibi, haftada birkaç defa olan vakalar da vardır. Ağrı esnasında bulanık görme, burun tıkanıklığı, ishal, sık idrara çıkma, boyunda sertleşme gibi belirtiler olmaktadır.
  • Postdrom (Ağrı Sonrası) Evresi: Migrenin etkileri ağrı geçtikten birkaç saat hatta birkaç gün boyunca bile sürebilir. Buna postdrom denmektedir. Ağrı geçtikten sonra hasta kendini çok yorgun hissedebilir. “Akşamdan kalma” diye tabir edilen kafada bir ağırlık ve sersemlik hali olmaktadır. Kavramada zorluk, güçsüzlük hali, mide ve bağırsak hareketlerinde değişiklik de ağrı sonrası yaşanan durumlar arasındadır.

Migreni Önleyici Tedbirler (Korunma Yolları) Nelerdir?

Migrenin oluşması önlenemeyen bir durumdur ancak ağrı ataklarını önlemek kısmen de olsa mümkündür. Migren atağının gelmesi için tek bir tetikleyici yeterli olmaz.

Üst üste gelen ve biriken etmenler ağrı ataklarının başlamasına yol açmaktadır.

Yapılan araştırmalara ve anketlere göre migren ataklarının en sık sebepleri arasında stres, yorgunluk, öğün atlama gibi durumlar bulunmaktadır. Bunun yanında;

  • Yeterince yememek ve aç gezmek
  • Göz alıcı ve parlak ışık
  • Aşırı gürültülü ortamlarda çok bulunma
  • Seyahat gibi hava değişiklikleri
  • Bazı yiyecek ve içecekler (her insan için farklıdır, kişi kendi deneyimleri sonucu bir liste hazırlamalıdır)
  • Endişe, üzüntü, heyecan, tartışma gibi duygusal değişiklikler
  • Baş, boyun, diş ve çene ağrıları
  • Adet dönemi, gebelik, doğum kontrol haplarının kullanımı gibi hormonal değişikliklere yol açan etmenler de migren ataklarını tetikleyen şeylerdir.

Migren Tedavisi Nedir?

Migren tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen, toplumdaki genel kanı tedavi edilemediği ve hastanın migren ile yaşaması gerektiği yönündedir.

Yetişkinlerde daha farklı yöntemler uygulanırken, çocuklarda sadece terapi yöntemlerinin işe yaradığı görülmüştür. Migrenin birkaç tedavi yöntemi mevcuttur. Bu tedavi yöntemleri arasında en sık tercih edileni ilaçla tedavidir.

Bu yöntemde migreni önleyici ilaçlar kullanılmaktadır. Bu sayede atakları ve ağrı şiddetini %50 oranında azaltmak mümkündür.

Akupunktur yöntemi de migren tedavisinde kullanılan diğer bir yoldur. Migreni olan birinin ağrı eşik seviyesi çok düşüktür, akupunktur sayesinde ağrı eşiği yükseltilir.

Ayrıca akupunktur ile vücut ve beyin omurilik sıvısında bulunan bazı hormonların (endorfin, histamin, serotonin, prostaglandin) salınımı sağlanarak migren ağrısı engellenir. Akupunktur tedavisi her seansı 20-40 dakika süren, 15-20 seanstan oluşmaktadır.

Verimli bir sonuç elde etmek için bu seansların tamamının gerçekleşmesi gerekmektedir. Tedavi sonrası migren atakları seyrekleşir veya tamamen ortadan kalkabilir.

Bunlara ilaveten adaçayı, biberiye, zencefil gibi bitkilerden yapılan çayların tüketilmesi de migren ağrılarını hafifletmeye yarayan, anlık çözümlerdir. Bu şifalı çayları düzenli olarak tüketirseniz migren krizlerinin daha az tekrarladığını görebilirsiniz.

Источник: https://faydalibesinler.com/migren-nedir-nedenleri-belirtileri-korunma-yollari-ve-tedavisi-488

Migren Hastalığı

Migren Hastalığının Nedenleri Ve Tedavi Yolları

Sıradan bir baş ağrısından öte bir hastalık olan migren, doktorlara en sık başvuruda bulunulan hastalıklardan biri olarak karşımıza çıkar. Migren hormonlarının aktif olması sebebiyle genç yaşlarda olan kadınlarda, erkeklere oranla üç kat fazla görülür.

Her beş kadından birinde migren varken bu durum erkeklerde her 100 erkekten 8’inde görülür. Migren şakak bölgesinde sabit bir şekilde keskin ve zonklayan türden bir ağrının var olması ile kendini gösterir.

Şimdi sizlere migren hastalığındanve bu hastalığın detaylarından bahsedeceğiz.

Atak halinde baş ağrısına sahip olan kişiler migren ağrısına sahip olabilir. Migren atakları yılda birkaç defa yada ayda defalarca kez görülebilir.

Çoğu şiddetli bir şekilde seyreden migren ağrıları, şiddetli baş ağrılarına ilave olarak ses ve ışığa duyarlılık ve bulantı gibi belirtilerin de ortaya çıkması ile daha kolay tespit edilebilir.

Bu tür rahatsızlıkların bir arada olması sebebi ile günlük işlerin yapılması da oldukça zorlaşır. Migren tanısının koyulabilmesi için ise uzman bir doktora gidilmesi gerekir.

Migrenin ortaya çıkma sebeplerinin başında genetik faktörler yer alır. Aile geçmişinde migren hastalığına yakalanmış birinin olması halinde bu hastalığa yakalanma ihtimaliniz %40 oranındadır. Üstelik hem anne hem de baba migren hastası ise %75 oranında migren olma ihtimaliniz bulunur.

Migren ağrısının en büyük nedenlerinden bir diğeri ise hormonal değişimler olarak karşımıza çıktığı için bu rahatsızlık kadınlarda, erkeklere oranla daha fazla görülür. Bu tür hormonal değişimler aynı zamanda hastalığın ağrılarının da şiddetlenmesine yol açar. Tek taraflı, zonklayıcı ve yoğun tarzda ağrılara ilave olarak sese ve ışığa karşı hassasiyet ve bulantı ile kusma görülebilir.

Migren Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Migren hastalığının en büyük belirtileri arasında elbette baş ağrısı yer alıyor.

Migren söz konusu olduğu zaman baş ağrısı kendisini o kadar şiddetli bir şekilde gösterir ki, bireyler herhangi bir şey yaparken dahi zorluk çekebilir ve bu sebeple de yatak istirahatine geçer.

Tek taraflı bir baş ağrısı olarak kendini gösteren migren zaman zaman taraf değiştirebilir. Baş ağrısı göz ve gözün arkasına ya da şakaklara yerleşir. Migren ağrıları başın arka bölümü ve kulağın hemen arkasında sıklıkla görülür.

Baş ağrısı ile birlikte aşırı tepkisellik ve duyarlılığın bulunduğu migren hastalığı, depresif hissetme, donukluk ve durgunluk, gereksiz ve aşırı neşe, dikkat dağınıklığı, kelime bulma güçlüğü, yavaş düşünme, sese ve kokuya karşı aşırı duyarlılık, konuşurken takılma, iştahsızlık ya da iştah artışı, tatlı yeme isteği, uyuma isteği, esneme, kabızlık, karında şişlik hissi, aşırı su içme ya da ishal gibi belirtiler ile kendini gösterir. Duyarlılık sebebiyle baş ağrısının arttığı da görülür. Özellikle parfüm gibi kokular sebebiyle kusma ve bulantı görülebilir.

Migren Aurası; Migren belirtileri arasında aura da yer alır. Şiddetli baş ağrılarının öncesinde kendini gösteren çeşitli belirtilere aura ismi verilmiş bulunuyor. Bu durum görme ya da işitme kaynaklı olarak karşımıza çıkar.

Migren aurası ağrının öncesinde ya da sonrasında 10 ile 30 dakika süresince kendini gösterir.

Görsel aura, titrek parıldayan ışıkların görülmesi, duyusal aura ise el, dil ya da ağız ve çene uyuşma ile karıncalanma hislerinin ortaya çıkması ile kendini gösterir.

Migren Çeşitleri Nelerdir?

Migrenin çeşidini öğrendikten sonra tedavisinin uygulanması gerekir. Migren söz konusu olduğu zaman uzman bir doktora başvurmak yapılabilecek en iyi şey olur. Aurasız migren, en sık görülen migren olarak karşımıza çıkar. Auralı migrenlerde de kimi zaman aurasız ataklara rastlanır.

Migreni Ne Tetikler?

Migreni tetikleyen durumlar kişiden kişiye göre farklılıklar gösterir. Bir kişide migren ağrılarına yol açan şey diğer kişide böyle bir ağrıya neden olmaz.

Çikolata ve peynir gibi bir yiyecek kimi kişilerde migreni etkileyebileceği gibi, öğünü geciktirmek ya da atlamak, yeteri kadar su içmemek, az ya da fazla uyumak, aşırı egzersiz yapmak ya da uzun süre boyunca yolculuk etmek de migreni azdırabilir.

Yanıp sönen ya da çok parlak olan ışıklar, iklim değişiklikleri ve kesin kokular migren ağrılarını tetikler ya da arttırır.

Psikolojik ve duygusal faktörlerin, hormonal değişikliklere yol açması sebebi ile migreni tetiklediği de biliniyor.

Migrene iyi gelen yiyecekler konusunda herhangi bir kanıt bulunmasa da soya ürünleri, mercimek ürünleri, kuru fasulye, bakla, kakao, çikolata, alkollü içecekler, sakatatlar, çeşitli düzeni ürünleri tavuk suyu ve hazır et tabletleri, konserveler, asitli içecekler, kahve, kuru üzüm, incir, kırmızı erik, muz, avokado, papaya ve fıstık ezmesi gibi yiyeceklerin migreni etkilediği biliniyor.

Migren Hastalığının Tedavisi Nasıl Yapılır?

Migren hastalığının tedavisi edilebilmesi için ilk aşama doktor tarafından hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve ardından klinik bir tanı koyulması ile gerçekleşir. Beyin kaynaklı hastalık şüphesi sebebiyle yapılacak olan incelemeler yapılır. Tekrarlayan ağrılar için beyin tomografisi alınarak, migreni taklit eden bir durumun olup olmadığı tespit edilir.

Uygun tedavi ile birlikte migren ataklarından kurtulmak mümkün olur.

Migren tanısının ardından ağrıların seyrek olması halinde ağrı ataklarının üstesinden gelinmesi için kriz tedavisi haftada birkaç kez yapılır.

Migren tedavisinde migreni etkileyen hormon, uykusuzluk ve açlık gibi etmenlerin ortadan kaldırılması da işe yarar. Buna göre ağrılı atakların şiddetinin ya da sıklığının azaldığı görülür.

Uzman kontrolü atlında alınacak olan ilaçlar da oldukça işe yarar. Günlük yaşam rutinlerinin değiştirilmesi ve ilaç tedavisi büyük önem taşır. Migren hastalığına göre düzenlenmemiş bir günlük yaşam hastayı çok daha zorlu bir yükün altına sokar.

Günlük yaşamınızda baş ağrısı günlüğü tutmalı ve baş ağrısı ataklarına dikkat etmelisiniz.

Alkolden kaçınmalı, uygun bir kiloda olmalı, stres ile başa çıkmayı öğrenmeli, aşırıya kaçmadan düzenli bir şekilde egzersiz yapmalı ve düzenli bir şekilde uyumalısınız.

Migren tedavisinde koruyucu bir yöntem olan ilaçların doktor tavsiyesinde alınması sayesinde migren ataklarının önüne geçilmesi de mümkün olur.

Migren ağrılarına ilave olarak bulantı olması halinde migren ağrılarını ve bulantıyı giderecek türden bir ilacın kullanılması oldukça fayda sağlar.

Migrenin çeşitleri olduğu ve kişiden kişiye göre farklı etkilere sahip olduğu için eş, dost ya da akraba tarafından yapılacak olan tavsiyelerin dinlenilmemesi gerekir.

Migren ilacı kullanmakta olan kişilerin bu ilacı her daim yanında tutması önem taşır. Atak belirtilerinin kendini göstermesi ile birlikte ilacı kullanmanız gerekir.

Bununla birlikte haftada birkaç defa kullanılması halinde vücudun tolerans göstermesi muhtemel olduğu için ağrıların tekrar nüksetmesi de mümkün olur. Bu da tedaviyi zorlaştırır.

Migren ilaçlarının işe yaramaması ve atakların şiddetli ve sık bir şekilde ilerlemesi halinde koruyucu tedavinin denenmesi gerekir. Zira koruyucu tedavi ile birlikte verilecek olan ilaçlar migren eşiğini yükseltmeye yarar.

Migren söz konusu olduğu zaman kişilerin hastalık geçmişine bakılması ve boyun ve baş bölge muayenesinin ardından kişiye özel bir tedavi yönteminin kullanılması önem taşır. Muayene sırasında kişilerin kas yapılarının incelenmesi, sırt ve boyun bölgesinde bir adale kasılması ya da kuluncun tek taraflı yüz ya da göz ağrısına yol açması da muhtemeldir.

Çevresel şartlar, su tüketimi, uyku düzeni, stres derecesi ve gastrointestinal durumların bilinmesi önem taşır. Zira fizyolojik bozukluklar ağrının normalden fazla salgılanmasına yol açabilir. Günümüzde sırt ve boyun ağrısı çekmekte olan birçok insan olduğu gibi bunlara ilave olarak baş ağrısının bulunduğu durumlarda da migren tanısı koyulabiliyor.

Migren hastalığı söz konusu olduğu zaman nöroloji, beyin cerrahisi, fizik tedavi ve psikiyatri bölümlerinin bir arada çalışması gerekiyor. Yapılan çalışmalara göre migren hastalarının %53’ü psikojenik faktörler ya da hastalığın ardından ortaya çıkan psikolojik sorunlardan dolayı ağrı çekiyor. Bu nedenle de her bir kişiye özgü olarak farklı yaklaşımların uygulanması gerekiyor.

Migren: Nedenleri, Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi

Migren Hastalığının Nedenleri Ve Tedavi Yolları

Başı ağrımayan insan sayısı çok azdır ve toplumun %2 lik bir kısmını oluşturmaktadır. Herkes hayatının belli dönemlerinde baş ağrısı çeker. Fakat nedeninin kötü bir vaka olması (beyinde tümör, felç) çok nadirdir. Migren ise hayatı tehdit eden tehli bir hastalık değildir.

Genelde ataklar halinde ortaya çıkan, kafanın tek tarafına yerleşen, zonklayıcı bir baş ağrısı şeklidir. Ataklar 4 saat ile 72 saat arasında değişebilir. Bu ataklar sırasında baş ağrısının yanısıra bulantı, kusma, normal ışık ve sesten rahatsız olma gibi şikayetler de görülebilir.

Migren artık sinirsel(nörolojik) bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Beyinde bulunan bazı kimyasal maddelerin (serotonin gibi) azalması ya da etki göstermemesi sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kişi karanlık, sesten uzak bir odada uyumak ister. Günlük yaşamı engelleyen bir durumdur. Tedavi edilebilir.

MİGREN KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Migrenin kadınlarda görülme sıklığı erkeklerdekinin üç katıdır. Bu farklılığın sebebi kadındaki hormonal değişikliklerdir. Hastaların çoğunda atak 40 yaşından önce ortaya çıkar. Bu da genelde ergenlik çağına denk gelir. 50

yaşının üstünde birinde migren başlama ihtimali zayıftır. Kadınlarda çoğunlukla orta yaşlarda ortaya çıkmaktadır.

NİÇİN MİGREN HASTASI OLURUZ?

Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte beyin kandamarları ve beynin sinir iletimindeki kimyasal madde değişiklikleri sonucu ortaya çıktığı düşünülmektedir. Kadınlardaki hormon değişikliği migren ağrısına yol açabilir.

Genetik (aileden gelen, kalıtsal) faktörler konusunda çalışmalar sürmektedir. Annesi ya da babası migren hastası olan birinin migren hastası olma ihtimali %40 dır.

Hem annesi hem babası migren hastası olan birisi %75 oranında migren hastası olabilir ki bu çok yüksek bir ihtimaldir.

MİGREN TİPLERİ NELERDİR?

Toplumda en çok oranda görülen iki farklı migren tipi vardır:

  • BASİT MİGREN: Migrenli hastaların %75 inde görülür. Aurasız migren atakları vardır. Adi migren de denir. Sıklıkla bayanlarda görülür. Tek ya da çift taraflı baş ağrısı görülür. Kusma nadirdir.
  • KLASİK MİGREN: Auralı migren atakları görülür. Migrenli hastaların %10’unu oluşturur. Çocuklukta ergenlikte başlar. İlk atak 40 yaşından sonra gelir. 2-6 saat kadar sürer. Kişinin görme alanında boşluk vardır. Hasta boşluk olan yeri göremez. Başın tek tarafı ağrır. Bulantıyla birlikte kusma buna eşlik eder.

Aura, baş ağrısı başlamadan önce beliren, sıklıkla görme alanında sorunlar olan, bazı sinirsel belirtilerdir.Migren şafağı da denir. Diğer migren tipleri seyrek olarak görülür. Bunlar:

  • Baş ağrısız auralı migren: Uzun süre boyunca auralı migren yaşayan bir kişide zamanla baş ağrısı geçer veya azalır.
  • Baziler migren: Bilinen migren belirtileri yanında cümle kurmada güçlük, baş dönmesi, çift görme, kulakta çınlama ve dengesizlik görülebilir. Daha sonra migren baş ağrısı başlar.
  • Hemiplejik migren: Hem auralı migren hem de kol ve bacak dahil vücudun bütün yarısında kas güçsüzlüğü veya felç görülür. Atak süresince devam edebilir.
  • Status migrenozus: 3 günden fazla süren migren ataklarıdır. Boyun ve omuzdaki kasların kasılmasına bağlı olarak ortaya çıkabilir.
  • Retinal migren: Baş ağrısıyla birlikte bir gözde görme bozukluğu olur. Kısa sürelidir. Göz muayenesinde herhangi bir bulguya rastlanmaz.
  • Oftalmoplejik migren: Baş ağrısı ve gözün hareketlerini kontrol eden sinirlerin bir bölümünde felç vardır.

MİGRENİN BELİRTİLERİ NELERDİR? MİGREN KAÇ EVREYE AYRILIR?

Hasta migren sırasında bir müddet kendini soyutlamak, dinlenmek ihtiyacı hisseder. Bazı belirtiler hastayı baş ağrısından daha çok rahatsız edebilir. Migreni beş evreye ayırabiliriz:

UYARICI BELİRTİLER

  • Yorgunluk,
  • Işıktan ve sesten rahatsız olma,
  •  Kaslarda ağrı,
  • Mide bulantısı, kabızlık, ishal,
  • Susuzluk, idrara sık çıkma
  • Huzursuzluk, üzüntü gibi belirtiler migren atağının geleceğini gösterebilir.

AURA DÖNEMİ

Migren ağrısından ortalama 20 dakika kadar önce görülen dönemdir. Tek taraflı görme kaybı, kör nokta, ışınsal tarzda renkli titrek çizgiler, ışık çakması, kolda bacakta karıncalanma, uyuşma hissi olabilir.

Örneğin aura dönemi geçiren bir hasta bu durumu şöyle tanımlamaktadır: Kısmi görme kaybı yaşıyorum. Bu hep baş ağrım olmadan hemen önce oluyor. Ortalama yarım saat sürüyor. Baş ağrım başladığında görmem normale dönüyor.

Aura migren habercisi olarak kabul edilmektedir.

BAŞ AĞRISI DÖNEMİ

72 saate kadar sürebilen bir dönemdir. Başın tek tarafında zonklayıcı bir ağrı vardır. Bazen başın iki tarafı da tutabilir. Hareket ederken ağrı artar. Bununla birlikte bulantı, kusma, ışık ve gürültüden rahatsız olma gibi durumlar mevcuttur. Bir migren hastası bu dönemi şöyle özetlemektedir:

Kafam zonkluyor, beynim patlayacak gibi oluyor. Normal ışık bile beni rahatsız ediyor. Kafamın yerinden fırlayacağını düşünüyorum. Midem bulanıyor. Huzursuz biri oluyorum. Atak başladığı sırada üşüyorum.

AĞRININ GEÇMESİ DÖNEMİ

Ağrının geçmesi için uyumaya çalışmak biraz rahatlamanızı sağlar. Ama ağrının geçmesi için yapılması gerekenler kişiden kişiye değişebilir. Çocuklarda kusma çok faydalı olabilir. Kimisi için de mutlaka ilaç tedavisi gerekir. Bazı hastalar ise atağın geçmesini bekler çünkü başka bir şeyin işe yaramadığını söylemektedirler.

İYİLEŞME DÖNEMİ

Atak geçtikten sonra, daha doğrusu baş ağrısı geçince, bir gün boyunca kendinizi çok yorgun hissedebilirsiniz. Çok yorucu bir işten çıkmış gibi olursunuz. Bazı hastalar ise baş ağrısından sonra kendilerini gayet enerjik hissettiklerini söylemektedir.

MİGREN ATAKLARI NE KADAR SIKLIKLA GELİR?

Atak sıklığı değişken bir durumdur. Kişiden kişiye değiştiği gibi kişinin atak zamanı da değişken olabilir. Ayda 1-2 kez ya da haftada bir atak geçirilebilir. Ayrıca ataktan sonra uzun bir süre atak gelmeyebilir. Ama kesin olan bir şey var ki her gün migren atağı gelmez.

MİGRENİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER NELERDİR?

Migren atağının gelmesi için tek bir tetikleyici yoktur. Zaten tek bir tetikleyici migren atağı oluşturmaz. Üst üste gelen etmenler atağın başlamasına sebep olur.

Bir hastanede yapılan araştırmalarda migren hastalarından alınan cevaplara göre en sık görülen durumlar stres, hormonlarda değişiklik, halsizlik, yorgunluk ve öğün atlamadır.

Çocuklarda aç kalma, az yemek yeme, kadınlarda adet dönemiyle ilgili hormonal değişiklikler migrene neden olabilir.

Şu faktörlerde migren tetikleyicisi kabul edilmektedir:

  • Yeterince yememek,
  • Bazı yiyecekler ve içecekler; eski peynir, çerez, çikolata, şarap, alkol, kafeinli içecekler, kahve, çay, katkı maddeleri,
  • Çevresel faktörler; göz alıcı ışık, ağır koku, seyahat, çok yorulma, hava değişiklikleri,
  • Hormonal değişiklikler; adet dönemi, gebelik, doğum kontrol hapları,
  • Uyku problemi; uykusuzluk çekme ya da aşırı uyuma,
  • Duygusal değişiklikler; endişe, üzüntü, tartışma, heyecan, depresyon, stres,
  • Baş ve boyunda ağrı; göz, boyun, diş, çene ağrısı,
  • Bu tetikleyicilerin hepsi bir kişide olmak zorunda değildir. Atak başlaması için yukarıdaki bir kaç neden yeterli olabilir.

Migreni tedavi ederken aynı zamanda oluşabilecek migren ataklarının da önüne geçmek gerekir ki bu hastanın korunmasına yöneliktir. Örneğin, şunları kendiniz yaparak migren ataklarından korunabilirsiniz:

  • Işıktan rahatsız olanlar güneş gözlüğü kullanabilir,
  • Aşırı kalabalık ve yorgunluktan uzak durmak gerekir,
  • Bol bol dinlenmeli, stresten uzak durmalı ve düzenli bir yaşam sürmelisiniz,
  • Gerginlik yaratan durumlardan kaçınmalı, kendinizi rahatlatan aktivitelere yönelebilirsiniz,
  • Yürüme, hafif egzersiz bedeninizin rahatlamasını sağlar,
  • Migren atağı başladığında yastıksız bir yatağa uzanın (gürültüden, ışıktan uzak) ve uyumayı deneyin,
  • Ayağınızı sıcak ya da soğuk suya koyup rahatlayabilirsiniz,
  • Baş ağrısı zonklayıcı bir şekildeyse buz torbası koymak faydalı olur,
  • Baş boyun bölgesine yapılan masaj da rahatlamak için çok yararlıdır,
  • Bunların dışında hekim kontrolünde ilaç tedavisi uygulanabilir.

Yatıştırıcılar, antidepresan ilaçlar, beyin damarlarını büzen ilaçlar kullanılır. Fakat beyin damarlarını büzen ilaçlar hamilelerde kesinlikle kullanılmaz. Nöbet sırasında ağrı kesici kullanılabilir, ama bulantıya neden olduğu için kusmayı önleyici ilaçlar da alınmalıdır.

Источник: https://xn--salk-1wa3i.net/migren.html

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.