Migren Krizini Başlatan Faktörler

Migren Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi

Migren Krizini Başlatan Faktörler

Migren hastalığı; yanıp sönen ışıklar, kör noktalar, kollarda ve bacaklarda karıncalanma, mide bulantısı, kusma ve ışığa ve sese duyarlılığın artması gibi duysal uyarı işaretleri öncesi veya sonrasında görülen ciddi, şiddetli, acı verici bir baş ağrısıdır. Migrenden kaynaklanan ağrı ve acı hissi birkaç saat sürebilir.

Migren Hakkında Hızlı Bilgiler:

Migren ile ilgili bazı önemli noktalar aşağıda kısaca belirtilmiştir. Daha ayrıntılı ve destekleyici bilgi makalenin devamında yer almaktadır.

  • Migrenin nedeni halen bilinmemektedir.
  • Migren ataklarından önce, duyusal bozukluklardan oluşan aura, ardından tek taraflı ciddi bir baş ağrısı gelebilir.
  • Migren 15-55 yaş arasındaki insanları etkileme eğilimindedir.
  • Migrenden muzdarip bazı insanlar alerji, ışık ve stres gibi baş ağrılarına neden olan tetikleyicileri veya faktörleri açık bir şekilde tanımlayabilirler.
  • Bazı insanlar bir migren baş ağrısı başlangıcından önce bir uyarı öncesi görürler.
  • Birçok migren hastası, uyarı işaretlerini tanıyarak ve bunlara tepki göstererek tam şiddetli bir atağı önleyebilir.
  • Reçetesiz ilaçlar ağrıyı ortadan kaldırabilir veya azaltabilir.
  • Belirli ilaçlar bazı hastalar için yardımcı olabilir.
  • Şiddetli ataklara maruz kalan insanlara koruyucu ilaçlar reçete edilebilir.

Migren Nedir?

Migren baş ağrısının tam nedeni bilinmemektedir. Anormal beyin aktivitesinin beynin sinir sinyalleri, kimyasalları ve kan akışında geçici bir değişime neden olduğuna inanılmaktadır.

Migren atakları, kadınlarda erkeklerden daha sık görülürler ve %3’ünde kronik migren bulunur ve ayın yarısından altı ay boyunca semptomlar yaşarlar.

Migren ve baş ağrısı, ayakta tedavi ve doktor ziyaretlerinin önde gelen sebepleridir ve özellikle üreme yıllarındaki kadınlar arasında önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir.

Migren sıklıkla gerilim tipi baş ağrısı veya sinüs baş ağrısı olarak yanlış teşhis edilir.

Ayrıca Bakınız: Baş Ağrısı Nedenleri

Migren Ataklarını Neler Tetikler?

Migren neden olur?” Migrenden muzdarip bazı insanlar, baş ağrılarına neden olan tetikleyicileri veya faktörleri açık bir şekilde fark edebilirler. Ancak, çoğu kişi bunu yapamaz. Potansiyel migren tetikleyicileri şunları içerir:

  • Alerjiler ve alerjik reaksiyonlar
  • Parlak ışıklar, yüksek sesler, titreşen ışıklar, dumanlı odalar, sıcaklık değişimleri, güçlü kokular ve belli kokular veya parfümler
  • Fiziksel ya da duygusal stres, gerginlik, anksiyete, depresyon, heyecan
  • Yorgunluk, jet lag, egzersiz gibi fiziksel tetikleyiciler
  • Uyku düzeninde değişiklikler veya düzensiz uyku
  • Sigara içmek veya dumana maruz kalma
  • Düşük karbonhidratlı beslenme veya öğün atlama
  • Vücudun susuz kalması (dehidrasyon)
  • Alkol
  • Adet döngüsü dalgalanmaları, doğum kontrol hapları, menopoz gibi hormonal tetikleyiciler
  • Gergin baş ağrısı
  • Tiramin (kırmızı şarap, yaş peynir, füme balık, tavuk karaciğeri, incir ve bazı fasulye), monosodyum glutamat (MSG) veya nitratlar (pastırma, sosisli sandviç ve salam gibi) içeren yiyecekler
  • Çikolata, fındık, fıstık ezmesi, avokado, muz, narenciye, soğan, süt ürünleri ve fermente veya turşu yiyecekleri gibi diğer gıdalar
  • Uyku tabletleri, kontraseptif hap, hormon replasman tedavisi gibi ilaçlar

Tetikleyiciler her zaman migrenlere neden olmaz ve tetikleyicilerden kaçınmak daima migreni önlemez.

Migren Belirtileri Nelerdir?

Migren semptomları baş ağrısı öncesi, baş ağrısından hemen önce, baş ağrısı sırasında ve baş ağrısı sonrası ortaya çıkabilir. Tüm migren atakları aynı olmasa da, tipik belirtiler şunları içerir:

  • Orta ila şiddetli aralıkta ağrı, genellikle bir atak başın bir yanında hissedilir. Ancak, başın her iki tarafında da olabilir.
  • Ağrı genellikle şiddetli, zonklayan, titreyen bir ağrıdır.
  • Fiziksel aktivite sırasında artan ağrı
  • Ağrı nedeniyle düzenli faaliyet yapamama
  • Hasta ve fiziksel olarak hasta hissetmek
  • Işık ve sese karşı artan hassasiyet, karanlık bir odada uzanarak rahatlama
  • Bazı insanlarda terleme, sıcaklık değişiklikleri, karın ağrısı ve ishal gibi diğer semptomlar

Auralı Migren

Birçok kişi baş ağrısı öncesinde veya sırasında veya tetikleyiciler ile karşılaştıklarında auralı migren deneyimler. Auralar ile ilgili algılama bozuklukları şunlardır:

  • Kafada karışık düşünceler veya deneyimler
  • Tuhaf ışıklar, parlayan veya yanıp sönen ışıkların algısı
  • Görme alanında zikzak çizgiler
  • Kör noktalar veya vizyonda boş yamalar
  • Bir kol ya da bacaktaki iğne batma hissi
  • Konuşma güçlüğü
  • Omuzlarda, boyunda veya bacaklarda sertlik
  • Hoş olmayan kokular

Herhangi bir migren hastası, ataklar alışılmadık ya da endişe verici özelliklere sahip değilse; genellikle migreni sorumlu tutmaktan çok tıbbi yardım almalıdır.

Olağandışı şiddetli baş ağrısı, görme bozukluğu, his veya güç kaybı, konuşma ile ilgili zorluklar gibi önemli belirtiler göz ardı edilmemelidir.

İngiltere’deki Ulusal Sağlık Servisine göre, migren geçiren insanların yaklaşık üçte biri de auralara sahiptir.

Auralı migren görmeyi etkilediğinde, hasta şeffaf nesneler dizisi gibi nesneleri göremez, nesnenin önlerindeki parçaları görmez veya görüş alanının bir parçası görünür, kaybolur ve sanrı gibi hisseder; sonra görüş tekrar gelir.

Hastalar görsel rahatsızlığı daha yaygın olarak, çok parlak bir kamera flaşıyla fotoğraflandıktan sonra sahip oldukları sansasyona benzer şekilde, özellikle de daha karanlık bir odaya doğrudan yürürlerse olduğu gibi açıklar.

Birçok migren hastası için auralar uyarı olarak hareket ederler ve baş ağrısının yakında geleceklerini bildirir. Yetişkinlerde auralar genellikle baş ağrısı öncesi meydana gelir; ancak çocuklarda eş zamanda da olabilirler.

Migren hastaları da baş ağrısı öncesi birkaç saat veya bir gün süren bir “prodrom” olarak bilinen önsezilere sahip olabilirler. Bu önseziler, sevinç duyguları veya yoğun enerji duyguları, tatlı yeme isteği, susuzluk, uyuşukluk, sinirlilik veya depresyon içerebilir.

Migren Teşhisi ve Tanı Kriterleri

Migren tanısı koymak zor olabilir ve teşhisi doğrulamak için spesifik testler yoktur. Genellikle “5, 4, 3, 2, 1 kriterleri” ile aurasız migren teşhis edilmesi önerilir. Bunun anlamı:

  • 5 veya daha fazla atak
  • 4 saat ila 3 gün sürede
  • Tek taraflı yerden, titreşimli, orta ila şiddetli ağrıdan en az 2 tanesi, rutin fiziksel aktivite ya da bunlardan kaçınma ile acı şiddetini yönetme
  • Bulantı, kusma, ışığa duyarlılık, ses hassasiyeti gibi en az 1 ilave semptom

Migreni teşhis etmeye yardımcı olmak amacıyla başlangıç zamanı, herhangi bir tetikleyici, baş ağrısının süresi, herhangi bir önceki faktör veya aura ve diğer belirtiler ve baş ağrısının günlük not alındığı bir günlük tutulması yararlı olabilir.

Baş ağrısı günlüğü ideal olarak en az sekiz hafta boyunca kullanılır ve şunlar kaydedilmelidir:

  • Baş ağrısı sıklığı, süresi ve şiddeti
  • İlişkili herhangi bir semptom
  • Baş ağrısını gidermek için alınan tüm reçetesiz ve reçeteli ilaçlar ve bunların etkileri
  • Olası tetikleyiciler
  • Menstrüasyondaki baş ağrısı ile bağlantısı

Migrenin ilk teşhisi sırasında doktor diğer baş ağrısı nedenlerini elemek için elektroensefalografi (EEG), bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRI) ve omurilik testi gibi bazı testler önerebilir.

Migrenin Ayırıcı Tanısı

Baş ağrısı ve migren tanısı için bazen öncelikle diğer sebeplerin ortadan kaldırılması gerekir. Baş ağrısının olası nedenleri şunlar da olabilir:

  • Kafatası içinde kanama
  • Beyni saran zarı kaplaya kan pıhtısı
  • İnme
  • Beyindeki büyümüş kan damarı
  • Çok fazla veya çok az beyin omurilik sıvısı
  • Beyindeki veya omurilik zarlarının iltihabı
  • Burun sinüs tıkanıklığı
  • Postiküler baş ağrısı (inme ya da nöbet sonrası)
  • Tümörler

Migren Tedavisi

Migren nasıl tedavi edilir?” Şu anda migren için herhangi bir tedavi mevcut değildir. Bu nedenle, tedavi tam teşekküllü bir migren atağını önlemeyi ve ortaya çıkması halinde semptomları hafifletmeyi amaçlar.

Farklı insanlar farklı tedavilere yanıt verirler.

Migrene ne iyi gelir?” Bazı yaşam tarzı değişiklikleri migren sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir. Bunlar arasında şunlar bulunur:

  • Yeterince uyku
  • Stresin azaltılması
  • Bol miktarda su içmek
  • Bazı gıdalardan kaçınma
  • Düzenli fiziksel egzersiz

Migren tedavisi (abortif tedaviler) ve önleme (profilaktik terapiler) tetikleyicileri önleme, semptomları kontrol etme ve ilaç almak üzerine odaklanmaktadır.

Profilaktik Tedaviler (Önleyici)

Migren nasıl önlenir?” Migrenin önlenmesi, durumu tetikleyen şeylerden kaçınma ile başlar. Profilaktik tedavilerin başlıca hedefleri, migren baş ağrılarının sıklığını, acısını ve süresini azaltmak ve abortif tedavilerin etkinliğini arttırmaktır.

Beslenme değişiklikleri ve egzersizden reçeteli ilaçlara kadar çeşitli önleyici migren tıbbı kategorileri vardır. Bunlardan bazıları şunları içerir:

  • Reçeteli beta blokerlar
  • Antikonvulsanlar
  • Antidepresanlar
  • Gabapentin
  • Biktiler, skainleştiriciler, koenzim Q10, magnezyum sitrat, riboflavin, B12, melatonin gibi vitaminler
  • Omurilik stimülatörü implantasyonu
  • Hiperbarik oksijen tedavisi
  • Görme düzeltilmesi
  • Egzersiz, uyku, cinsel aktivite
  • Görselleştirme ve kendi kendine hipnoz
  • Kayropraktik bakım veya akupunktur

Bazı insanlarda, glutensiz gibi özel diyetlerin yardımcı olabileceği düşünülmektedir. Migreni önleme girişiminde çok fazla ilaç kullanılırken, insanlara baş ağrısı ya da baş dönmesinde bir ilaç almak mümkündür.

Migren Ameliyatı

Son on yılda, migrende yeni yaklaşımlar geliştirildi. Trigeminal ve servikal spinal sinirlerin ekstrakraniyal duyusal dallarının botulinum toksini (botox) enjeksiyonu ve ameliyat dekompresyonunun, geleneksel tıbbi tedaviyle eksik tedavi gören hastalarda migreni azalttığı veya ortadan kaldırdığı gösterilmiştir.

Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.

Источник: https://www.hastalopedi.com/migren/

Migreni tetikleyen faktörler

Migren Krizini Başlatan Faktörler

Migrenli hastaların düzenli olarak şikayetleri ve neler yiyip içtikleri gibi notlar düştükleri ' migren günlüğü ' tutmaları çok önemi. Çünkü kişiye göre değişen migren tetikleyici etkenlerin bilinmesi ve buna karşı önlem alınması ağrı sıklığı ile şiddetini azaltmada ilaç kadar etkili olabilir.

Migreni tetikleyen faktörlerin iyi tanınması ağrı sıklığı ile şiddetini azaltmada en etkili yöntemlerden biri. Ancak her migren hastasının ağrıyı tetikleyen faktörleri farklı olabilir.

Bu nedenle migren hastalarının ne yiyip ne içtiklerini not düştükleri ” migren günlüğü ” tutmaları ve ağrıdan önceki 12 gün süresince stres, koku, alkol veya kafein gibi tetikleyici faktörlere maruz kalıp kalmadıklarını not etmeleri çok önemlidir.

Çünkü migreni tetikleyen faktörlerini iyi bilen ve onları engellemeye yönelik tedbirler alan migren hastalarının ilaç kullanmadan ağrıların sıklığı ile şiddetini azaltmaları mümkün olabilir.

AĞRI GÜNLÜĞÜ TEDAVİYE IŞIK TUTUYOR

Migren tanısı için öncelikle hastanın yakınmaları detaylı olarak dinlenir. Hastanın ağrı özellikleri hakkında yeterli bilgi edinildikten sonra fizik ve nörolojik muayene bulgularına göre ileri tetkiklere gerek duyulup duyulmadığına karar verilir.

Bazı hastalarda kan tahlilleri veya beyin tomografisi ya da manyetik rezonans görüntüleme gibi görüntüleme incelemelerinden faydalanılır. Ardından hastadan migren günlüğü tutması istenir.

Bu günlükte ağrının sıklığı, süresi, yeri, karakteri ( zonklayıcı, yanıcı, batıcı vs ) , ağrıyı arttıran ve azaltan faktörler ile kullanılan ilaçlar yer alır.

Günlük takipler tedaviyi düzenleme açısından önemli olduğu gibi, hastanın da kendi ağrısını daha iyi tanımasına yardımcı olur. Bu şekilde daha sonra ortaya çıkan farklı baş ağrıları daha iyi ayırt edebilir.

MİGRENİ NELER TETİKLİYOR

Migreni tetikleyen faktörler:

Stres: En iyi bilinen migren tetikleyicilerinden birini oluşturur. Yapılan farklı çalışmalarda, yüzde 60-80 gibi yüksek bir oranda migren tetikleyicisi olarak tanımlanır ve en sık migren tetikleyicisi olarak yerini korur.

Kafein/nikotin fazlalığı: Fazla kafein ve nikotin tüketimi migren ağrısını tetikleyebilir. Ancak bunun tersi de olabilir. Örneğin her gün belli bir miktarda kafein alan bir kişi aniden düzenli kafein alımını durdurursa ağrılar benzer şekilde tetiklenebilir.

Kokular: Bazı parfümler, sigara, tiner veya boya kokusu migren tetikleyicisi olabilir.

Uyku düzeninde değişiklikler: Hem uykusuzluk hem de fazla uyumak migreni tetikleyebilir.
Geç yatılan bir gecenin sabahında ağrı olabileceği gibi, hafta içi her gün belli bir saatte uyanan kişi, hafta sonu 12 saat fazla uyuduğunda migren tipi baş ağrısı ile uyanabilir.

Hormonlar: En iyi bilinen migren tetikleyicilerinden biri de, adet dönemidir. Adet başlamadan 12 gün önce, adet ortasında veya adet sonlandıktan 12 gün sonra ağrı ortaya çıkabilir. Ağrı özellikle kandaki östrojen seviyesindeki ani azalmalar ile tetiklenir. Bazı migrenlilerde ağrılar sadece adet döneminde ortaya çıkar.

Parlak ışıklar ve yüksek ses: Parlak ışıklar ve yüksek ses migren ağrısını tetikleyebilir. Ayrıca migren ağrısı sırasında parlak ışıklara ve yüksek seslere karşı duyarlılık ortaya çıkar.

Besin ve içecekler: Kuruyemiş, turşu, kurutulmuş meyveler, sosis vb. et ürünlerinde bulunan sodyum nitrat, eski peynirlerde bulunan tiramin, soya ve hazır çorbalar migreni tetikleyebilir.

Bu besinlerin tüm migren hastalarına yasaklanmasına ise gerek yok. Sadece ağrıları bunlarla tetiklendiği net olarak gösterilen kişilerin ilgili besinlerden kaçınmaları önerilir.

Daha önceleri çikolatanın da bir tetikleyici olduğu düşünülüyordu, ancak son yapılan çalışmalarda böyle bir ilişki kanıtlanamadı.

Alkol: Alkol en iyi bilinen tetikleyicilerden biridir. Kırmızı şarap ise migreni tetiklediği en net bilinen içecek.

Hava değişiklikleri: Hava basıncında, ısısında veya nem oranında ani değişiklikler migreni tetikleyebilir. Migren hastaları özellikle havanın lodoslu olduğu zamanlarda ağrı sıklığında artış tarif edilir.

Ani ve yoğun fiziksel aktivite: Aniden ve yoğun fiziksel aktivite migreni tetikleyebilir. Çünkü ani ve hazırlıksız akitivite ile vücudun oksijen ihtiyacı hızla ve net olmayan mekanizmalar sonucunda migreni tetikleyebilir.

Spor: Fiziksel aktivite konusunda da düzen önemlidir. Daha önce hiç yapılmamış bir fiziksel aktiviteye başlarken vücudun yavaş yavaş hazırlanması gerekir. Aşırı zorlamalarla tetiklenebilen migren ağrısını, aktivite öncesi 10 dakikalık bir ısınma süresi, yavaş yavaş artırılan bir egzersiz programı ve spor sırasında yeterli sıvı alımı ile engellemek mümkün olabilir.

İlaçlar: Doğum kontrol hapları veya damar genişletici özelliğe sahip ilaçlar, migren hastalarında ağrıya sebep olabilir.

Doç.Dr. Geysu Karlıkaya

Bu reklam google tarafından sağlanıyor?

Источник: https://www.ensonhaber.com/migreni-tetikleyen-faktorler-2012-05-16.html

Migreni Tetikleyen 13 Faktör — Multi Yaşam

Migren Krizini Başlatan Faktörler

  • Stres
  • Uyku eksikliği veya jet lag
  • Açlık ya da dehidrasyon
  • Yiyecekler
  • Katkı maddeleri
  • Alkol
  • Kafein
  • Aşırı ilaç kullanımı
  • Koku
  • Işık ve ses
  • Hava
  • Kadınlık hormonları
  • Fiziksel aktivite

Migren için herhangi bir tedavinin asla aşırı kullanılmaması çok önemlidir. İlaçların yanlış kullanımı migren ataklarının artmasına ve kronik migren belirtilerine yol açabilir.

Fiziksel veya psikolojik streste bir artış olması migreni tetikleyebilir.

Danimarkalı araştırmacılar migreni olan kişilerde migren ataklarının stresle bağlantılı olduğunu buldular. Diğer araştırmacılarsa, migreni olan kişilerin yüzde 50 ila 80’inde stresin migren baş ağrısını tetiklediğini belirtmişlerdir. Bazı insanlar stresli bir olayın ardından migren atağı yaşamaktayken diğerleri ise stresli bir olayın ortasında migren atağı yaşamaktadır.

2) Uyku Eksikliği veya Jet Lag

Uyku bozukluğu, migreni en yaygın olarak tetikleyen faktörlerden biridir. Yetersiz uykunun genellikle akut migren ataklarını tetiklediği belirtilmektedir. Aşırı uyumak da migren ataklarına neden olmaktadır.

Jet lag ve çalışma programındaki değişiklikler de migren ataklarını başlatabilir. Uykusuzluk, kronik migren ile en çok ilişkilendirilen uyku bozukluğudur. Kronik migren ve uykusuzluk yaşayan kişilerde anksiyete ya da depresyon riski artmaktadır.

Bu iki durumun da ortak noktası uyku bozukluğu olmalarıdır. Birçok insan, uykunun migren ataklarını hafiflettiğini bildirmektedir.

3) Açlık ve Dehidrasyon

Migren ağrısı çeken kişiler yemek yemekten kaçınırlar. Araştırmalar, sürekli öğün atlamanın sık sık migren ataklarına neden olduğunu göstermektedir. Ancak bu durumun tam olarak nasıl ortaya çıktığı henüz bilinmemektedir. Bu durumun kan şekerinin düşmesiyle ilgili olduğu düşünülmektedir.

Dehidrasyon da migren ataklarını tetikleyen etkenlerden biridir. Yeterli su içilmemesi baş ağrısına neden olabilir.

Migrenli kişiler üzerinde yapılan küçük bir araştırma, yetersiz sıvı alımının baş ağrısına neden olduğunu ve araştırmaya katılan kişilerin yaklaşık yüzde 40’ında bu durumun yaşandığını ortaya koymuştur.

4) Yiyecekler

Bazı yiyeceklerin yenmesi ya da bazı yiyecek gruplarının tüketilmemesi migren atağını tetikleyebilir. Migreni olan kişilerin %12 ila %60’ı, bazı yiyeceklerin migren ataklarını tetiklediğini söylüyor.

2008 yılında Brezilya’da yapılan bir çalışmada, migrenli kişilerin çoğunda migren ataklarını tetikleyen en az bir tetikleyicinin olduğu ortaya çıkmıştır. Diyet, migren atağını tetiklediği en çok belirtilen faktörlerdendir. Oruç tutmak da migren ataklarını tetikleyen, beslenmeyle alakalı durumlar arasındadır.

Alkol, çikolata ve kafein migren ataklarıyla en çok ilişkilendirilen maddeler arasındadır.

Migren ataklarıyla ilişkilendirilen diğer yiyecekler:

  • Peynir
  • Salam
  • Bol miktarda amino asit tiramin içeren fermente edilmiş, konserve ve salamura yiyecekler

5) Katkı Maddeleri

Migren, yapay tatlandırıcı aspartam ve aroma arttırıcı monosodyum glutamat (MSG) tarafından da tetiklenebilir.

Aspartam ile yapılan deneyler çelişkili sonuçlar vermiştir. Migrenli kişilerde aspartamın muhtemel etkileriyle ilgili sorunlar hala çözülememiştir. Bilimsel çalışmalar, klinik depresyonu olan kişilerin aspartam tükettikten sonra belirtilerinin kötüşeyebileceğini belirtmektedir.

Monosodyum glutamat ya da çin tuzu, çeşitli yiyeceklere lezzet vermek için kullanılır. Pek çok kişi monosodyum glutamatın baş ağrılarını tetikleyebileceğine inanmaktadır.

Kontrollü çalışmaların çoğu, normal bireylerde monosodyum glutamatın baş ağrısı ve diğer sağlık sorunlarıyla arasındaki ilişkiyi belirleyememiştir.  Ancak 2009 yılında yapılan bir çalışmada, monosodyum glutamatın yüz ve baş ağrısını tetikleyebileceği sonucuna varılmıştır. Bu yüzden, migreniniz varsa monosodyum glutamattan uzak durmanız akıllıca olabilir.

6) Alkol

Alkol, migreni tetiklediği en sık belirtilen bir başka faktördür. 2008 yılında Brezilya’da yapılan bir çalışma, alkolün migreni olan kişilerin yaklaşık üçte birinde migren ataklarını tetiklediğini ortaya çıkarmıştır.

Diğer alkol türlerine göre kırmızı şarabın migren ataklarını tetiklemesi, özellikle kadınlarda daha muhtemel görünmektedir. Çalışmanın sonucunda kırmızı şarabın erkek ve kadınların %19,5’inde migren ataklarını tetiklediği ortaya çıkmıştır. Beyaz şarap ise, insanların sadece yüzde 10,5’inde migren ataklarını tetiklemiştir.

Çalışmanın sonuçlarına daha yakından bakıldığında, kırmızı şarabın daha çok kadınları etkilediği görülmektedir. Kırmızı şarap, erkeklerin sadece yüzde 8’inde migren ataklarını tetiklerken bu değer kadınların arasında yüzde 22’ye kadar çıktı.

7) Kafein

Bazı uzmanlar aşırı kafein tüketiminin migreni tetikleyebileceğini bildirmişlerdir. Bu yüzden kahve, çay, meşrubat ve enerji içecekleriyle kafein alımınızı takip etmeniz akıllıca olacaktır. Enerji içeceklerinde şaşırtıcı derecede yüksek seviyelerde kafein bulunabilir.

Bazı araştırmacılar, kafein yoksunluğunun da baş ağrısını tetikleyebileceğini belirtmişlerdir. Diğer uzmanlar ise migreni olan kişileri aşırı kafein tüketimine karşı uyarıyor.

Reçetesiz olarak satılan pek çok ağrı kesici ilaçın da önemli oranda kafein içerdiğini unutmayın.

Kontrollü bir çalışma, asetaminofen (Tylenol), aspirin (Bayer) ve kafeini birleştiren bir ilacın, migren ağrısının belirtilerini hafifletmek için ibuprofen içeren ilaçlara göre daha iyi olduğu sonucuna varmıştır.

8) Aşırı İlaç Kullanımı

İlaçların aşırı kullanımı da migreni tetikleyen faktörler arasındadır.

Özellikle analjezikleri ve ağrı kesicileri aşırı kullanan kişilerde, migren ara sıra görülmekten kronik bir hale ilerlemiş olabilir. Migrenli kişiler genellikle opioidleri ve butalbital gibi ilaçları aşırı kullanırlar.

Reçetesiz alınabilecek nonsteroidal antienflamatuar ilaçların da aşırı kullanımı, daha sık baş ağrısı yaşanmasına neden olabilir. Bu durum, ağrının şiddetinin de büyümesine neden olabilir.

Opioid sınıfındaki ilaçların, özellikle kronik migrenin gelişmesine sebep olma olasılığı daha yüksektir.

Çok fazla analjezik kullanmanın migren belirtilerini neden daha çok kötüleştirdiği tam olarak belli değildir. Ancak, analjeziklerin aşırı kullanımının da baş ağrısı yapabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Migren belirtilerinin kontrol altına alınabilmesinden önce, bu tür ilaçların kullanımının bırakılması gerekebilir.

9) Güçlü Kokular

Migreni olan kişiler sıklıkla, güçlü kokuların da baş ağrılarını tetiklediğini belirtmekteler. Genellikle, parfümlerin migren ataklarını tetiklediği belirtilmektedir.

Ayrıca, migreni olan kişilerin yaklaşık yarısında, ataklar sırasında kokulara karşı toleransın azaldığı belirtilmektedir. Bu fenomene, osmofobi de denilir ve migren baş ağrısına sahip insanlara özgü bir durumdur.

Sigara dumanı, yiyeceklerin kokuları ve parfüm gibi kokular atakları en sık artıran kokular olarak belirtilmiştir.

Yapılan bir çalışma, migreni ve osmofobisi olan kişilerin anksiyete ve depresyon belirtileri gösterme olasılığının daha yüksek olduğunu da ortaya çıkmıştır.

10) Parlak Işıklar ve Yüksek Sesler

Bazı insanlar, parlak veya titreyen ışıkların veya yüksek seslerin, migren ataklarını tetiklediğini belirtmektedir.

European Neurology dergisinde yapılan küçük bir çalışma, güneş ışığına kısa süre maruz kalmanın bile migreni tetikleyebileceğini ortaya çıkardı.

Çalışmaya katılanlar migreni azaltmak için şunlardan faydalandıklarını belirttiler:

  • Şapka takmak
  • Güneş gözlüğü takmak
  • Güneşli yerlerden uzak durmak
  • Daha fazla uyumak

Ancak, bu çalışmayla ilgili bir nörolog güneş ışığının migren için birincil tetikleyici olmayabileceğini belirtmiştir. Güneş ışığının, önceki gece şarap içildiyse migreni tetikleyebileceğini de yazdığı yazıya eklemiştir.

Ayrıca zaten uykusuz, stresli, susuz kalmış ve öğün atladığı için kan şekeri düşen kişilerde güneş ışığının etkili olabileceğini de belirtmiştir. Nöroloğun vardığı sonuç, parlak ışığın migreni tetikleyen ikincil faktörler arasında olabileceğidir.

Migren ataklarının parlak ışıkla tetiklendiğini düşünen kişiler, bu diğer faktörlerin migren ataklarını etkileyip etkilemediğini göz önünde bulundurmalıdırlar.

11) Havadaki Değişiklikler

Hava değişiklikler, migren ataklarıyla ilişkilendirilmektedir. Migreni olan Brezilyalı ergenlik çağındaki kişiler üzerinde yapılan bir çalışma, güneşli ve açık havanın ya da soğuk havanın migreni tetikleyebileceğini ortaya çıkarmıştır.

Ohio ve Missouri’de genellikle kadınlar üzerinde yapılan bir çalışma, yıldırımla birlikte gök gürültülü fırtınanın baş ağrısıyla ilişkili olduğu sonucuna varmıştır.

Araştırmacılar, yıldırımın migreni nasıl tetikleyebileceğini anlayamamalarına rağmen, yıldırımın migreni tetiklediği sonucuna varmışlardır.

12) Kadınlık Hormonları

Migren Araştırma Vakfı’na göre, kadınlar migren ağrısını erkeklerden üç kat daha fazla çekmektedirler. Bulunan kanıtlar, kadınlardaki cinsiyet hormonlarındaki dalgalanmaların baş ağrısında ve ağrıların şiddetinde büyük rol oynadığını göstermektedir.

2012 yılında yapılan bir araştırmaya katılan kadınların yarısından fazlası, regl dönemi sırasında ciddi migren ağrıları yaşadıklarını belirtmişlerdir. Bu kadınların küçük bir kısmı, yalnızca regl dönemleri sırasında migren atağı yaşamıştır.

Doğum kontrol hapı kullanımı migrenle ilgili belirtileri daha da kötüleştirebilir. Hamilelik, bazı kadınlarda migren belirtilerini hafifletirken bazılarında ise şiddetlendirmektedir. Menopozdan sonra baş ağrılarının ciddiyetinde hafifleme görülebilir.

13) Fiziksel Aktivite

Yoğun egzersizler migreni tetikleyebilir. 2013 yılında yapılan bir çalışmada, migreni olan kişilerin yüzde 38’inde egzersizle birlikte migren ataklarının tetiklendiği ortaya çıkmıştır.

Egzersizin migren ataklarını tetiklediği pek çok kişide baş ağrıları, boyun ağrısıyla başlar. Migren ataklarını egzersizlerin tetiklediğini keşfeden kişilerin yarısından çoğu sevdikleri sporları ya da egzersizleri yapmayı bırakmıştır.

Bazı kişilerse migren ataklarını tetikleyebilecek yüksek yoğunluklu egzersizler yerine düşük yoğunluklu egzersizler yapmaya başlamışlardır.

Sık sık ya da ara sıra migren ağrısı yaşayan milyonlarca kişiden biriyseniz, migreninizi tetikleyen faktörleri bulmanız ve onlardan uzak durmanız önemlidir. Migren ilaçlarının aşırı kullanımının belirtilerinizi şiddetlendirebileceğini de aklınızdan çıkarmamalısınız.

Migreninizi etkileyen faktörleri bulmak için günlük tutabilirsiniz. Günlük tutmanız ileride migren krizi yaşamanızı engellemeye yardımcı olabilir.

Kaynak: Healthline

Источник: https://multiyasam.com/migreni-tetikleyen-13-faktor/

Migren Belirtileri Nelerdir Migreni Tetikleyen Faktörler

Migren Krizini Başlatan Faktörler

migren belirtileri nelerdir,migreni tetikleyen faktörler

Migren milyonlarca kişinin şikayeti olan çok şiddetli bir baş ağrısıdır. Her şiddetli baş ağrısı migren olmayabilir. Migren baş ağrısı ile birlikte, sese, kokuya, ışığa karşı  hassasiyet, görme bozuklukları, kusma gibi belirtileri de gösterebilir. Baş ağrısı ve migren arasındaki farkı da görmek için baş ağrısına ne iyi gelir yazımızı da okumanızı tavsiye ederiz.

Migren belirtilerini, tedavisini ve çeşitlerini detaylı bir şekilde anlatmadan gelin önce migreni biraz tanıyalım.

Migren : Otonom sinir sisteminde görülen, birkaç belirtiyle bağlantılı olan tekrarlayıcı orta şiddette ve şiddetli baş ağrısı ile karakterize olan bir hastalıktır.

Tekrarlayıcı baş ağrısı ataklarından oluşan ve her 100 kişiden 16’sında görülen migren özellikle Kasım-Aralık aylarında artış gösteriyor. Bu artışın nedeni  ise mevsim geçişlerindeki basınç değişikliklerinin oluşturduğu halsizlik ve yorgunluğun migren ataklarını tetiklemesidir.

Migren ağrısı yaşayan kişiler günlük işlerini yapamaz hale gelip, ağrının geçmesi için karanlık ve sessiz bir odaya kapanabilirler.

Migren Kimlerde Görülür

Migrenin kadınlarda erkeklere göre görülme sıklığı daha fazladır.  Ülkemizde yapılan araştırmalara göre migren prevelansı erkeklerde %6-8 kadınlarda kadınlarda %12-14 civarındadır. Migrenin kadınlarda erkeklerden fazla görünmesinin en önemli sebebi hormonal değişimlerdir.

Yine hormonal değişimlere bağlı olarak migrenin adet dönemlerinde görülme olasılığı daha yüksektir. Migren her yaşta ortaya çıkabilir en sık ortaya çıktığı yaş aralığı 20-40 yaştır.  Migren  genetik faktörlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir ve ailesel bir geçiş gösterebilir.

Annesi ya  da babası migren hastası olan birinin migren olma ihtimali %40’tır.  Hem annesi hem de babası migren olan birinin migren olma ihtimali ise %70’tir. Migren tanısı  için özel bir test ve radyolojik inceleme yoktur.

Migrenin beyin kimyasallarındaki değişimlerden ortaya çıktığı düşünülür.

Migren Belirtileri Nelerdir

migren belirtileri nelerdir

Migren atakları yaşanması, kişiden kişiye değişiklik gösterir. Bazı kişilerde ayda 1 ya da 2, bazı kişilerde ise haftada 1 ya da 2 kez görülebilir. Migren yaşadıktan sonra bazen uzun bir dönem migren atağı yaşanmayabilir. Migren atağı her gün gelmez.

Aşağıdaki durumlardan bir ya da birkaçıyla sık sık karşılaşıyorsanız bunlar migren belirtisi olabilir:

  • Migren ataklar halinde oluşan bir hastalıktır. Ataklar 4-72 saat sürer
  • Hasta migren esnasında bir süre kendini soyutlamak, dinlenmek ister.
  • Zonklayıcı ve tek taraflı olabilir.
  • Migren esnasında gözlerde de şişme gözlemlenir.
  • Susuzluk ve sık idrara çıkma
  • Işıktan ve sesten rahatsız olma
  • Kokulara karşı aşırı duyarlılık
  • Üzüntü ve huzursuzluk hali

Bir de migrenin başlamadan önce ve sonrasında 3 farklı belirtisi vardır. Gelin şimdi bir de onları görelim:

 “Ön belirtiler”:Migren öncesinde kabızlık, depresyon, sinirlilik gibi öncü belirtiler görülebilir. Birkaç gün öncesinde başlar. Ancak bu belirtiler herkeste aynı şekilde görülmeyebilir.  Bazen bu ön belirtilerin hiç görülmediği de olur.

“Aura” dönemi: Aura,migren öncesinde ya da sonrasında ortaya çıkabilir.Bu dönemde ışığa ve sese karşı duyarlılık artar.

Bunun yanında görüntü bulanık olabilir ya da görüntü üzerinde noktalar görülür.Ancak bu dönem de her migren hastasında görülmeyebilir. Bu dönem kendi içinde ikiye ayrılır ; auralı ve aurasız dönem olarak.

Bazı migren hastalarında sadece aura dönemi görülebilir.

Migrenli hastaların %10’unda ağrı öncesinde 5-60 dakika süren aura denilen geçici nörolojik belirtiler görülür. Aura dönemi ; migren başlamadan 20 dakika önce görülen dönemdir. Aura döneminde dil, yüz ve konuşmada uyuşma, baş dönmesi, ışık çakması görülebilir.

“Atak” ağrının görüldüğü dönem: Bu dönem ağrının yaşandığı dönem olarak da adlandırılabilir. Başın tek tarafında zonklama ya da çift taraflı ağrı şeklinde görülür.Atak döneminde sese,ışığa,kokuya karşı hassasiyet görülür. Mide bulantısı,kusma gibi durumlar da görülebilir.

Migreni Tetikleyen Faktörler

Migreni çoğu zaman tek bir sebep tetiklemez. Üst üste gelen etmenler atağın başlamasına neden olur.  Stres, yeterince beslenememe, uzun süre aç kalma gibi bir çok etmen bir araya geldiğinde migreni tetikleyebilir.

Yiyecek ve içecekler ;Bazı yiyecek ve içeceklerin içerisinde bulunan maddeler, damarlarda genişlemeye neden olur ya da direkt etki ederek migrene neden olabilir. Eski peyniri, çikolatayı, çerezi, kafeinli yiyecek ve içecekleri, alkollü içecekleri fazlaca tüketmek migreni tetikleyen faktörlerdir.

Uyku düzeni: Uyku düzeninin bozulması, günlük rutinin dışına çıkılması, sık seyahat migren ataklarını etkileyebilir

Kadınlarda hormonal değişimler ; Migren kadınlarda genellikle ergenlikle başlayan  ve regl döneminde ya da menopoz dönemlerinde sıklaşır ve şiddeti artabilir..

Sık İlaç Kullanımı ; Doğum kontrol hapları, uyku hapları ve bazı hormon ilaçları migreni tetikleyebilir.

Alkol ve Sigara ; Alkol ve sigara kullanımını azaltmak ya da bırakmak migren ataklarını azaltmaya yardımcı olacaktır

Bunların dışında migreni tetikleyen faktörler, Baş, göz ve boyun ağrıları yaşamak migrene zemin hazırlayabilir. Aşırı stres migreni  tetikleyen faktörler arasındadır. Aşırı kaygı, şok, heyecan durumları migren atağını tetikler.

Uzun süreli bilgisayar ekranına bakarak çalışmak migreni tetikler. Migren hastaları uzun süreli parlayan ekranlara bakmamalı ve çalışma ortamlarını  iyi ışıklandırmalılardır. Aşırı  parlak ya da tam tersi loş dumanlı ortamlarda migreni tetikleyebilir.

Migren Ağrılarına Ne İyi Gelir

Günlük yaşantınıza dikkat edeceğiniz ve uygulayacağınız birkaç hareketle migren ataklarınızı kontrol altına alabilirsiniz.

Migren Günlüğü tutmak ; Atakların hangi sıklıkla geldiğini, hangi yiyecekleri tükettiğinizde ya da neler yaşadığınızda migren atağı yaşadığınızı  not ederseniz migreni tetikleyen faktörleri belirlemiş olursunuz.Böylece tedavinizde bu tetikleyici faktörlerden uzak durarak migren ataklarını azaltabilirsiniz.

Dinlenmek : Migren atakları esnasında oturmak ya da uzanarak dinlenmek, sessiz bir ortamda bulunmak ve gözleri ışığa maruz bırakmamak migren ağrısını azaltabilir.

Spor Yapmak :   Yürüyüş yapın, bisiklete binin  bedeninizi ve ruhunuzu dinlendirecek spor ve egzersiz yapmaya özen gösterin. Ancak  vücudunuzu yoracak ağır antrenmanlardan kaçınmalısınız. Aksi takdirde migren ağrıları tekrar tetiklenebilir.

Zencefil Çayı  İçin :  Migren esnasında ortaya çıkan bulantı ve kusma hissine iyi gelen zencefil çayı içebilirsiniz.

Vicks : Ağrı esnasında alın, şakak ve ense bölgesine vicks kremini masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Vicks içinde bulunan kafur ve mentol sayesinde ağrıyı hafifletir

Источник: https://www.faydaloji.com/migren-belirtileri-nelerdir-migreni-tetikleyen-faktorler/

Migren

Migren Krizini Başlatan Faktörler

Migren, çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir. Ataklar 4 saatten 72 saate kadar değişen uzunluklarda olabilir. Kişi ataklar arasında kendini tamamıyla normal hisseder.

Eskiden “sadece bir baş ağrısı tipi” olarak görülen migren, artık başlı başına bir nörolojik hastalık olarak kabul edilmektedir. Migren baş ağrısının bir diğer ismi de damarsal baş ağrısıdır. Bu damarlar kalpten beyine kan taşıyan ana damarlar ile bunların dallarını kapsar.

Beyne giden damarlarda önce bir daralma olur. Bu daralma döneminde haberci belirtiler olur. Bu daralmadan sonra damarlar genişler .

Damarların duvarı gerilir ve bu sırada salınan bazı kimyasal maddeler sinirleri uyarır ve ağrı oluşur. Ancak günümüzde migreni başlatan faktörün kesin olarak ne olduğu bilinmemektedir. Bazı kimyasal maddelerin bu işte önemli rol aldığı kabul edilmektedir.

Bu kimyasal maddeler arasındaki çok ince dengenin bozulması migrende önemli rol oynamaktadır.Ancak bu dengenin neden bozulduğu henüz bulunamamıştır.Bu kimyasal maddelerden özellikle serotonin isimli madde önemli olup damarlar üzerindeki etkide önemli görevi vardır.

Migren kadınlarda erkeklerden daha sık görülür.

Migrenin Nedeni Nedir?

Migrenin neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Migrenin beyindeki kan damarları ve elektriksel sinir uyarısını ileten kimyasal maddelerdeki değişikliklere bağlı olduğu düşünülmektedir, ancak bu değişikliklerin neden oluştuğu konusunda araştırmalar halen sürmektedir.

Migren gelişme eğiliminin kalıtımla geçip geçmediğini bilmiyoruz. Çalışmalara göre, eğer anne-babadan birinde migren varsa, çocukta da olma olasılığı %40'tır. Eğer her ikisinde de migren varsa, çocukta da %75 olasılıkla migren görülecektir.

Tek yumurta ikizlerinde çift yumurta ikizlerine göre migrene yatkınlık daha fazladır. Birçok kadında adet kanamasından hemen önce östrojen hormonu düzeylerinin azalması migren ağrısına yol açabilir. Birçok faktör migreni başlatabilir.

Bu tetikleyici faktörlere karşı duyarlı olan kişiler, bu faktörlerden uzak durarak migrenin getirdiği kısıtlamalardan büyük ölçüde kurtulabilirler.
 

Migren Tipleri Var Mıdır?

Değişik migren tipleri vardır. Haberci belirtili migren ve haberci belirtisiz migren en sık rastlanan tiplerdir. Haberci belirtisiz olan daha sık görülür. Haberci belirtili olanda (auralı migren) baş ağrısı öncesinde bazı belirtiler olur. Bunlar daha çok görme ile ilgilidir.

Karanlık nokta, görme alanında zikzaklar veya parlayan ışıklar olabilir. Bazı migrenliler baş ağrısı öncesinde sanki bir tül perde oluştuğundan veya dış aleme buzlu cam arkasından bakar gibi bir duruma girdiklerini ifade ederler.

Daha seyrek olarak vücudun bir tarafında uyuşma veya güçsüzlük bazen de konuşma bozukluğu olur. Bu haberci belirtilerden sonra baş ağrısı başlar. Migren hastalarının büyük çoğunluğunda ise bu haberci belirtiler olmadan baş ağrısı ve diğer buna eşlik eden belirtiler başlar.

Bu örnek migren haberci belirtisiz migren olarak adlandırılır (aurasız migren).
 

Migreni Tetikleyen Faktörler Nelerdir?

Migren değişik kimyasal maddelerin açığa çıkması ve birçok sistemin yer aldığı bir rahatsızlık olması özelliği ile birçok faktör tarafından başlatılabilir. Ancak bir hastada etkili olan bazı faktörler diğer hastalarda başlatıcı olmayabilir.

Hastalar bu gibi faktörlere durumlarına bağlı olarak değişken derecelerde hassasiyet gösterirler. Bu faktörlere cevap aynı hastada değişiklikler gösterebilir. Yani migreni başlatabilen bir faktör aynı kişide o kişinin o anki durumuna bağlı olarak migren ağrısını başlatırken yine aynı hastada başka zaman başlatmayabilir.

Tetikleyici faktörlerin etkili olabilmesi için hastanın buna hazırlıklı olması gerekir.

Bütün bu değişkenliklere rağmen herhangi bir hastada tetikleyici faktörlerin ortaya konması ve mümkün olduğunca bunlardan sakınılması önemlidir. Bu faktörler iyi kontrol edilirse tedavi daha da kolaylaşır.

Migreni tetikleyen, bir başka deyişle migrenin başlamasına sebep olabilen başlıca faktörler; stres, hormonal değişiklikler, diyet faktörleri, uyku düzeni, iklimsel değişiklikler ve kişisel bazı alışkanlıklardır.

 

Stres ve duygular: Emosyonel olaylar migrenin başlamasında önemli role sahiptirler. Uzamış stres, bastırılmış veya içe atılmış düşmanlık duyguları ve birçok duygusal ve kişisel faktörler birçok migren hastasında önemlidir. Özellikle öfke ve üzüntü gibi duygular ifade edilmeleri veya dışavurumları mümkün olmazsa birikerek bir migren atağını başlatabilirler.

Stres önemli olmakla beraber bir kısım hastada stres geçtikten veya hafiflerken migrenin başladığını ifade ederler. Mesela tatilin ilk günü(tatil baş ağrısı) veya yoğun bir haftanın sonunda baş ağrısı başlayabilir.

Bu durumun muhtemelen stres ortamında devamlı bir vazokonstriksiyon (damarlarda sıkışma, daralma) olması ve bunu damar tonusun da bir gevşemenin izlemesi ilgili olduğu kabul edilmektedir.

Damarların gevşemesi bir diğer deyişle genişlemesi sonucu baş ağrısı başlamaktadır. Netice olarak stres, depresyon, sıkıntı, öfke ve aynı zamanda ağır streslerden sonra rahatlama migren ağrılarını başlatabilir.

Hormonal değişikliler: Migrenli bayanların yaklaşık %70 inde ataklar adet döneminde sıklaşır ve şiddetleri artar. Bazı bayanlarda ise migren krizleri sadece adet dönemlerinde olur. Bir kısım bayan hastalarda özellikle menstruasyon sırasında olan ağrılarının daha şiddetli olduğunu ifade ederler. Birçok bayan hastada özellikle gebeliğin ilk 3 ayında ağrı çekmez.

Östrojen hormonu seviyelerindeki oynamaların tetikleyici faktör olabileceği kabul edilmektedir. Doğum kontrol haplarındaki veya menopoz için kullanılan hormonlardaki östrojen tetikleyici olabilir. Menopoza girmiş migrenli hastalarda mecbur olunmadıkça hormonal ilaçlardan kaçınılmalı kullanılacaksa östrojen mümkün olan en az seviyede tutulmalıdır.

Diyet faktörleri ve bazı ilaçlar: Yiyecek ve içeceklerde bulunan bazı maddeler damarlar üzerine direkt etki ederek onları genişletir ve böylece migreni başlatabilirken bir kısım maddelerde daha ziyade dolaylı yoldan etki ederek bazı refleks yollar ile ağrıyı başlatabilirler. Mesela alkol direkt etki ederken kafein ve nikotin gibi maddeler dolaylı yoldan etki etmektedirler.

Migrenin Belirtileri Nelerdir?

Başlangıçta bir baş ağrısının migren mi, yoksa “sıradan” bir baş ağrısı mı olduğunu söylemek zor olabilir. Migren ataklarını diğer baş ağrılarından ayırabilen özellikleri şunlardır:

  • Orta şiddette ya da şiddetli ağrı
  • Bulantının eşlik etmesi
  • Kusmanın eşlik etmesi
  • Işığa ve sese duyarlılık (bazen kokuya duyarlılık)
  • Zonklayıcı, nabız gibi atan ağrı
  • Ağrı asıl olarak tek taraflıdır
  • Ağrı hareketle artar.

Bazı kişilerde migren ağrısından önce 10-30 dakika sürebilen bir aura dönemi olur. Aura parlak ışık çakmaları, titrek, renkli zikzak çizgiler, kör noktalar ya da bir tarafta görme kaybı gibi görsel değişiklikleri içerebilir. Aura ayrıca kollar veya bacaklarda karıncalanma ya da uyuşmayı veya baş dönmesini de içerebilir.

Auranın nedeni hala bilinmemektedir. Belirtilerinizin başka bir fiziksel sorundan değil migrenden kaynaklandığından emin olmak için, doktora gitmelisiniz.

Belirtilerinizi gözden geçirdikten ve sizi muayene ettikten sonra doktorunuz migren olduğunuzu söyleyecek ya da diğer olasılıkları ekarte etmek için ileri testler isteyecektir.

Migren Nasıl Tedavi Edilir?

Migren genellikle 16-35 yaş arası başlar.50 yaş civarında sıklığı azalmaya başlar. Kadınlarda menstruasyonla ilgili migren menopozda kaybolur. Bazı istisnalar hariç migren ileri yaşlarda problem olmaz. Migren tanısı mutlaka ilgili uzman hekim tarafından konur.

Baş ağrısına sebep olabilecek birçok faktör olabileceği bunların bir kısmının tehli olabileceği unutulmamalı ve teşhis için mutlaka konunun uzmanına başvurulmalıdır.

Migren ağrısını taklit edebilen bazı ciddi durumların olabileceği ve bunların ayırımının ancak uzman hekim tarafından yapılabileceği unutulmamalıdır. Migren tedavisi olan bir hastalıktır.

Tehli, insan hayatını riske sokan bir hastalık değildir. Çeşitli formlarda birçok ilaç başarı ile migren tedavisinde kullanılmaktadır. İlaçların bir kısmı başlamakta olan veya başlamış olan migreni sona erdirmeye yöneliktir. Bu tedaviye atak tedavisi adı verilmektedir. Bu amaçla birçok ilaç kullanılmaktadır.

Özellikle son yıllarda Triptan denen ilaçlar atakları sona erdirmede oldukça başarılı olmaktadır. Bir diğer grup ise tedaviye yöneliktir. Yani krizleri tamamen kesmeye veya bu krizleri şiddet, süre ve sıklığını azaltmaya yöneliktir. Bu uzun süreli bir tedavidir.

Unutulmaması gereken bir noktada verilen bir ilaçtan yararlanılmaması tedavi olunamadı anlamına gelmez. Zira bu amaçla kullanılan birçok ilaç mevcuttur. Bir migren ilacından yararlanmayan hasta başka bir migren ilacına çok iyi cevap verebilir. Hangi hastaya ne tip tedavi uygulanabileceği ve ne tip ilaçlar verilebileceği uzmanlığı gerektirir konulardır.

İlaçlar doktorun verdiği şekilde ve onun direktifleri yönünde kullanılmalıdır. Uzman hekim tavsiyesi dışında gelişigüzel ilaç kullanılmamalıdır.

Özellikle ağrı kesicilerin gereksiz yere uzun süre kullanılmaları hastalarda günlük başağrısı [daily headache] denen ve hemen her gün gelen bir baş ağrısına sebep olabilmektedir.

Migrenli hastalar;

  1. Doktorunuzun önerilerini içtenlikle uygulayınız. Tedavi migreninizi bazen tam geçiremezse bile migren ataklarınızı hayatınızın önemli bir problemi olmaktan çıkaracaktır.
  2. Sadece konunun uzmanı doktorun verdiği ilaçları ve onun verdiği dozda kullanınız. Kesinlikle konu komşudan veya konunun uzmanı olmayan kişilerden öğrendiğiniz, tavsiye edilen ilaçları almayınız. Her migrenli hasta her ilacı alamaz. Kişiye verilecek ilaçlar kişinin durumu ve varsa diğer hastalıkları ile uyumlu olmalıdır. Bazı hastaların kullanmalarının yasak olabileceği ilaçlar olabileceği unutulmamalıdır. Ayrıca her ilacın bir kullanım şekli ve süresi vardır.
  3. Migren tedavisinde kullanılan birçok ilaç vardır. Bir ilaçtan istifade etmezseniz başka bir ilaçtan istifade edebilirsiniz. Doktorunuzun tayin ettiği sürelerde kontrole gitmek ve onunla işbirliği yapmak sorununuzu çözecektir.
  4. Migren atağı sırasında mümkünse sessiz ve hafif karanlık bir odada başınız hafif yüksekte yatınız. Gevşek olmaya çalışın ve kendinizi sıkmayın. Sevdiğiniz dinlendirici bir müzik dinlemek faydalı olabilir.
  5. Ataklarınızı kaydediniz. Ayrıca atak başlamadan önce yediğiniz yiyecekleri veya yaptıklarınızı kaydetmek, müteakip migren ataklarını önlemede yardımcı olabilir. Migreninizin bir paterni olduğunu yani migreninizi harekete geçiren bazı faktörler olduğunu bulabilir ve bunu değiştirmekle migreninizi önleyebilirsiniz.
  6. Yukarda yazılı migreni tetikleyen faktörler arasında sizin migreninizi harekete geçirenlerden uzak durmaya çalışın.
  7. Öğün atlamadan, düzenli beslenmeye çalışın.
  8. Mümkün olduğu kadar düzenli bir yatma ve kalkma düzenine sahip olun. Bunu hafta sonları da uygulayın.
  9. Düzenli eksersiz yapın. Bu migren sıklığını azaltabilir.

* Sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz

Источник: https://ethica.com.tr/migren

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть