Mikrolaparoskopi Nedir?

Laparoskopi Ameliyatı Neden Yapılır, Çeşitleri ve Komplikasyonları Nelerdir?

Mikrolaparoskopi Nedir?

Laparoskopi ameliyatı iç organların incelenmesinde oldukça önemlidir ve günümüzde dört farklı biçimde uygulanabilmektedir. İşlem sonrasında bazı komplikasyonların oluşma riski olsa da bu durumlar önceden alınan tedbirlerle giderilebilir.

https://24doctor.info/wp-content/uploads/2016/09/WtcPJkD7qcY.jpg

Laparoskopi ameliyatı, kapalı ameliyat olarak bilinir ve karın içerisindeki tüm organların incelenmesi amacına dayanır. Karında açılan ufak bir delikten içeriye sokulan kamera sayesinde detaylı bir inceleme yapılarak hastalıkların teşhisi konulabilir.

Laparoskopi ameliyatı nasıl yapılır ile ilgili olarak; Üroloji ve genel cerrah alanında uzman olan doktorlar tarafından gerçekleştirilen bu ameliyat ağrısız ve izsiz bir işlemdir. Uygulama yapılırken hasta genel anestezi ile uyutulur ve daha sonra göbek deliğinden ince ve uzun bir iğne kullanılarak karın içine girilir.

Ardından göbek deliğinin hemen alt kısmından 1 cm kadar kesi yapılır ve karın bölgesine ‘trokar’ adı verilen boru sokulur.

Sokulan borunun içinden karın bölgesine doğru bir kamera aktarılır. Işıklı kamera sayesinde karın içi aydınlatılır ve bilgisayar ekranı üzerinden iç organlar rahatlıkla izlenebilir.

Günümüzde daha çok vajina içerisinden rahim ağzına alet takılarak gerçekleştirilen uygulamada, rahmin farklı yerlere doğru oynatılması da mümkündür.

Gerekli müdahaleler yapıldıktan sonra aletler ve kamera çıkarılır ve uygulamadan önce karın bölgesinin şişmesi ve organların net incelenebilmesi için hastaya verilen gaz boşaltılır.

Laparoskopi Ameliyatının Avantajları

Laparoskopinin birçok avantajı vardır. Öncelikle cilt üzerinde inceleme yapmak için atılan kesiler çok ufaktır. Bu anlamda kozmetik bir soruna neden olmaz ve işlemden sonra atılan dikiş izleri belli olmayacak kadar küçüktür. Uygulama sonrasında ağrı hissedilmez ve enfeksiyon riski de çok azdır.

Uygulamanın en önemli avantajı, gündelik hayata ve iş hayatına dönüşün erken olabilmesidir. Açık ameliyata göre çok daha fazla tercih edilebilen bu ameliyattan sonra yara yeri fıtığı adı verilen rahatsızlığın görülme riski oldukça azdır.

Jinekolojide Tanısal Amaçlı Laparoskopi Ameliyatı

Jinekolojide tanı amaçlı laparoskopi ameliyatının tercih edilmesinin bazı nedenleri vardır. Hastalarda kronik pelvik ağrı, endometriozis şüphesi, doğumsal anomallerin tanısı ve pelvik kitlelerin tanısında tercih edildiğini söyleyebiliriz.

Jinekolojide tedavi amaçlı laparoskopi ameliyatının yapılması gerektiği durumlar ise şu şekildedir;

  • Karın içinden yabancı cisim çıkarılması
  • Over torsiyonları
  • Over kisti
  • Polikistik over
  • Pelvik abse
  • Rahmin alınması
  • Onkolojik cerrahi
  • Dış gebelik durumu
  • Karın içi yapışıklıkların açılması
  • Rahmin delinmesi
  • Tüplerin bağlanması ya da bunlara bağlı olarak görülen hastalıkların tedavisi
  • Endometrioma

Kapalı ameliyatın uygulanmadığı durumlar da bulunmaktadır. Bunlar;

  • Kanamalı hastalıklar
  • Şok durumu
  • Aşırı obezite ya da zayıflık
  • Karın içinde kanaması olan hastalar
  • Bağırsak hareketlerinin durması
  • Ciddi anlamda seyreden akciğer ya da kalp hastalıkları

Laparoskopi Ameliyatının Komplikasyonları

İşlemin uygulanmasından sonra küçük girişimlerin ardından %1 ya da 5 oranında, büyük ameliyatlardan sonra ise %3 ile 6 oranında farklı komplikasyonlar gelişebilmektedir. Bu durumların büyük bir çoğunluğu açık ameliyatlarda görülür. En fazla görülen yan etki ve komplikasyonlar şu şekildedir;

  • Genel anesteziye bağlı olarak meydana gelebilen durumlar
  • Mesane, dalak, karaciğer ya da bağırsak yaralanmaları
  • Damar yaralanmaları
  • Gaz embolisi
  • Kanamalar
  • Yara yeri enfeksiyonları
  • Kalpte ritm bozuklıkları
  • Sinir yaralanması
  • Port-site metastaz

Laparoskopi Hangi Hastalar İçin Risklidir?

Laparoskopi daha önce karın içi ameliyat geçirmiş olan hastalar için oldukça risklidir. Bunun yanı sıra karın içi enfeksiyon geçirmiş hastalar için de riskli bir ameliyat olarak bilinir. Bu hastalarda daha önceleri karın içerisinde meydana gelmiş olan yapışkanlıklar, işlem sırasında iç organların yaralanmasına sebep olabilir.

Akciğer ya da ciddi kalp hastalığı olan hastalar için de laparoskopi önerilmez. Çünkü karın içinde işlem sırasında karbondioksit ile şişirilme uygulaması yapılır ve buna bağlı olarak solunum güçlüğü yaşanabilir ve aynı zamanda kalp damar dolaşımında sorunlar ortaya çıkabilir.

Aşırı zayıf hastalarda da bu işlem uygulanmaz. Çünkü karın bölgesinin şişirilmesi sonucunda organların ciddi anlamda yara alma riski vardır. Aynı durum aşırı şişman hastalarda da geçerlidir.

Daha önceleri karın ön duvarı operasyonu ya da göbek fıtığı ameliyatı geçirmiş olan hastalar için de laparoskopi uygulanmaz. Bu tür hastalarda giriş uygulanamayabilir fakat gerektiği zaman başka bölgelerden karın bölgesine giriş yapılabilir. Bu durum tamamen doktorun bilgisi dâhilinde yapılır.

Laparoskopi Ameliyatı Çeşitleri

Laparoskopi ameliyatı 4 farklı şekilde uygulanır. Açık ve kapalı tekniklerin yanı sıra direk trokar ile giriş ve gazsız laparoskopi olarak incelenebilir.

Açık laparoskopide iğne kullanılmaz. Karın bölgesi şişirilerek yapılır ve organ yaralanma riski çok azdır. Genel olarak umblikal bölge üzerinden uygulanmakla beraber vücudun farklı alanları tercih edilerek de yapılabilir. Kapalı ameliyata göre daha uzun sürede tamamlanabilir. En çok da daha önce ameliyat geçirmiş olan kişilerde tercih edilir.

Kapalı laparoskopide karın duvarındaki tüm katlar delinir ve gözlem yapılmadan direkt olarak giriş yapılır. Daha çok umblikosun altından uygulanır. İşlemden sonra bazı komplikasyonlar görülebilir.

Direkt trokar ile giriş tekniğinde ise veress adı verilen iğne kullanılmaz  ve direkt trokar ile giriş yapılarak işlem yapılır.

Gazsız laparoskopi uygulamasında ise gaz kullanılmaz ve bu teknik yerine batın duvarı özel aletler kullanılarak yukarı kaldırılır ve ameliyat uygulamasına geçilir.
RADYOLOJİ UZMANIUzm. Dr. Nahas Hikmet KESKİNEĞE Mrtomografi.com'da yayınlanan tüm makaleler, Özel Ankara Cerrahi Tıp Merkezi uzmanlarının kontrolünde doğrulanır, düzenlenir ve yayına uygun hale getirilir. MRTomografi.com web sitesinde okuduğunuz makaleler ile ilgili tüm şikayetlerinizi, önerilerinizi ve düşüncelerinizi iletişim sayfamızdaki formu doldurarak gönderebilirsiniz.

Источник: https://mrtomografi.com/laparoskopik-ameliyat-nedir

Laparoskopi Nedir, Neden Yapılır?

Mikrolaparoskopi Nedir?

Laparoskopi, halk arasında bilinen adıyla kapalı ameliyat ile karnın alt bölgesinde açılan 3 – 5 milimetrelik deliklerden içeri sokulan aletlerle jinekolojik ameliyatların neredeyse % 95’ini yapmak mümkün olmaktadır.

Laparoskopi, genel anestezi uygulanarak yapılan bir uygula olup, ucunda kamera olan uzun ince bir aracın karın içerisine sokulması yoluyla organların görüntülenmesini temel alan bir ameliyat şeklidir. Laparoskopi, cerrahi bir yöntem olmasına rağmen halk arasında “kapalı ameliyat” ya da “kansız ameliyat” olarak bilinmektedir.

Hastanın karın bölgesinde ortalama 3 küçük kesi gerektiren laparoskopi, diğer ameliyatlara göre daha düşük riskli bir yöntemdir. 

Ameliyatın laparoskopi adını alması, ameliyat sırasında kullanılan laparoskop adlı cihazdan alıyor. Laparoskopi işlemi genel anestezi altında yapılan ve göbek deliğinden ince bir teleskopun karın içine sokularak karın içi organlarının görüntülenmesi prensibine dayanan bir uygulamadır.

Laparoskop adlı cihaz, hastanın karın bölgesinden açılan küçük bir kesi içine yerleştirildikten sonra hareket ettirildikçe, var olan kamera yoluyla alınan görüntüler bir ekranda görüntülenebilmektedir.

Bu şekilde doktor, hastayı açık ameliyat yapmadan sorunlu bölgeyi çok daha kolay bir şekilde tespit edebilmekte ve biyopsi örnekleri de alabilmektedir.

Laparoskopinin tarihi

Laparoskopi işlemi, 1980’li yılların ortalarına kadar genelde tanısal amaçlı uygulanmaktaydı. İlk laparoskopik cerrahi uygulama, 1987 yılında Fransız cerrah Philippe Mouret tarafından yapılan laparoskopik kolesistektomi idi.

 Ancak tıp dünyasında gelişen teknolojik gelişmelere paralel olarak laparoskopi, son yıllarda artan bir sıklıkta tedavi amaçlı uygulanmaya başlamıştır.

Hatta bu gelişmeler ışığında ileriki dönemlerde jinekolojik ameliyatların neredeyse hepsinin laparoskopi ile yapılması öngörülüyor.

Tüm dünyada laparoskopi ameliyatları ilk olarak safra kesesi ve jinekoloji operasyonları için kullanılmaya başlanmış. Ancak günümüzde laparoskopinin kullanım alanları daha da genişlemiş safra kesesi ve jinekoloji operasyonlarının yanında bağırsak, karaciğer, pankreas, apandis, dalak, mide gibi diğer organların izlenmesinde de laparoskopi kullanılmaktadır.

Laparoskopik ameliyatlar nasıl yapılır?

Laparoskopi uygulaması, henüz geliştirilmeden önce cerrahlar hastalıkların tanı ve tespiti için karın bölgesinde 20 – 45 cm arasında kesi yapmak durumunda kalınmaktaydı. Uygulanmaya başlanan laparoskopi sayesinde karın bölgesine yapılan kesiler ortalama 1,5 cm kadardır.

Hastanın göbek deliğinden içeriye sokulan bir iğne ile karın boşluğu CO2 (karbondioksit) gazı ile şişirilir. Daha sonra göbek deliğinin içinde 1 cm çapında bir kesi yapılarak, bu kesiden kateter adı verilen, içi boş bir boru karın içine sokulur.

Bu kateter laparoskop adı verilen kamera, soğuk ışık kaynağı ve video sistemini içeren düzeneğin karın içine yerleştirilmesine olanak sağlar. Bu sayede işlemi yapan doktor, ameliyat bölgesini video monitöründe görebilir. Bu şekilde karın içine hızlıca bakılır ve ardından diğer ameliyat aletlerinin yerleştirileceği 1 cm çapında başka 2 veya 3 kesi yapılır.

Bu kesilerden 0,5 cm çapında kataterler yerleştirilir ve bu kataterler jinekolojik ameliyatlarda 2 veya 3 tane olmak üzere kasık bölgesinde bulunur. Tüm bu aşamalardan sonra ameliyata başlanabilir.

Laparoskopi hangi adımlardan oluşur?

  • Öncelikle hasta genel anestezi ile uyutulur.
  • Göbek deliğinin alt kısmına ilk kesi yapılır ve buradan Veress iğnesi uygulanır. Veress iğnesi ile karna (batına) giriş yapılması işlemi cerrahlar tarafından altın standart olarak tanımlanmakta ve bu işlemin yapılması son derece bilgi, tecrübe ve dikkat gerektirmektedir. Batına CO2 gazının verilmesi için Veress iğnesi yapılması gerekir.
  • İğneden sonra karna CO2 (karbondioksit) gazı verilerek karın şişirilir. Gazın verilmesi sayesinde iç organlar çok daha net görüntülenebilir. Laparoskopi için karbondioksit gazının tercih edilme sebebi ise renksiz, kokusuz, ucuz olması, ancak yanıcı olmamasıdır. Bununla birlikte karbondioksit gazı kanda kolaylıkla eriyebildiği için ve vücuttan da hızlıca atılabildiği için kullanımı çok uygundur.
  • Karbondioksit gazıyla hastanın karnı şişirildikten sonra kameranın sokulması için, sivri ucu sayesinde karnın içine yerleştirilebilen bir tüp olan 10 mm’lik trokar uygulaması yapılır. Trokara kamera yerleştirildikten sonra ise karın içindeki organlar görüntülenmeye başlanır.
  • Laparoskopinin gerçekleştirilebilmesi için hastanın göbek deliğinin üst kısmından olacak şekilde sağdan ve soldan ortalama 5 mm kadar kesiler atılarak, buralara da yine ince trokarlar takılır. Bu trokarlar ameliyatta kullanılacak aletler için yerleştirilmektedir.
  • Laparoskopi sorunsuz bir şekilde gerçekleştirildikten sonra kamera ve diğer tüm aletler karından çıkarılır.
  • Karında bulunan gaz boşaltılır ve yapılan kesilere dikişler atılarak dikişlerin üzeri bantlanarak kapatılır.

Laparoskopik ameliyat öncesi ve sonrasında hastayı neler beklemektedir?

Laparoskopi yapılacak hastalar genellikle ameliyat günü sabahı hastaneye kabul edilirler. Ameliyat öncesinde hastaya bir sakinleştirici verilir ve sonrasında genel anestezi yapılmak üzere ameliyathaneye alınır. Ameliyat öncesinde hastanın en az 6 saat yemek yememiş ve sıvı almamış olması gerekir. Yapılacak işleme göre laparoskopi, 1 – 2 saat sürebilir.

Ameliyat sonrasında anestezi uzmanları hastaları genellikle tamamen uyanana kadar ameliyathanede gözetim altında tutmayı tercih ederler. Bu sebeple de ameliyat sonrasında hastanın ameliyathanede 1 saat kadar daha kalması söz konusu olabilir. Bunun ardından hasta, odasına çıkarılacaktır.

Laparoskopinin ardından 4 – 6 saat sonra doktor, hastanın ayağa kalkmasına, hafif yemek yemesine izin verecektir. Laparoskopi işleminden sonra hasta genellikle hafif bir ağrı hisseder, sadece ertesi gün CO2 gazının diafragmayı rahatsız etmesine, hasar vermesine bağlı olarak hafif bir omuz ağrısı hissedilir. Ancak doktorun vereceği ağrı kesiciler bu ağrıyı kolayca geçirecektir.

Eğer laparoskopi yapılan alan jinekolojik ise genellikle bir miktar vajinal kanama olur ve bu durum aslında çok normal ve beklenen bir durumdur. 

Hangi ameliyatlar laparoskopik olarak yapılabilir?

Laparoskopi yöntemi ile karın alt bölgesinde açılan 3 – 5 mm’lik deliklerden içeri sokulan aletler vasıtasıyla her türlü jinekolojik cerrahi girişim yapılabilir. Bu bağlamda yumurtalık kistleri, dış gebelikler, miyomlar, gebe kalabilirliği artıran tüp cerrahisi, endometriozis, rahmin alınması, kanser ameliyatları laparoskopik olarak kolayca tedavi edilebilir.

Laparoskopi, açık ameliyatlar kadar iyi sonuç verir mi?

Laparoskopi, son yıllarda pek çok alanda kullanılan bir ameliyat yöntemidir ve kesinlikle açık ameliyatlardan daha konforludur. Laparoskopinin deneyimli kişiler tarafından layıkıyla yapılması durumunda, karın açılarak yapılan ameliyatlar ile benzer sonuçlar alınabilmekte, hatta bazı açılardan daha başarılı olabilmesi de mümkün olmaktadır.

Laparoskopinin açık ameliyatlara göre avantajları nelerdir?

  • Hastanın görüntüsünde estetik açıdan geniş kesilerin bıraktığı büyük izlere göre çok küçük yara izleri olur ve bunlar da zamanla kaybolur.
  • Ameliyat sonrası hastanede yatış süresi kesinlikle daha kısadır. Hasta genellikle laparoskopiden 1 gün sonra taburcu edilirken, bazıları ise aynı gün taburcu edilebiliyor.
  • Enfeksiyon riski daha düşüktür.
  • Hastanın hissedeceği ağrı çok daha az olur.
  • Daha kısa sürede ve hızlı bir şekilde hasta normal yaşamına dönebilir.
  • HSG (İlaçlı rahim filmi) ve ultrason gibi diğer görüntüleme tekniklerine göre daha net ve kesin bilgi vermektedir. 
  • Kadın organlarından özellikle rahim, yumurtalık, fallop tüpleri, pelvis üzerinde uygulanır, çoğunlukla kısırlık tanı ve tedavisinde konforlu bir şekilde kullanılır.

Laparoskopinin riskleri nelerdir?

  • Kanama,
  • Enfeksiyon,
  • Karın içi organlarının hasar görmesi gibi riskler çok nadiren olsa da laparoskopi sonrasında söz konusu olabilir. 

Laparoskopi sonrasında; ateş, titreme, giderek şiddeti artan karın ağrısı, kesi yerlerinde kızarıklık, kanama ve şişkinlik, mide bulantısı ya da kusma, nefes darlığı, şiddetli öksürük, idrar yaparken zorlanma, baş dönmesi gibi sorunlar yaşanırsa acilen ameliyatı yapan doktora başvurmak gerekiyor.

Источник: https://www.bulenttiras.com/laparoskopi-nedir-neden-yapilir

Laparoskopi Nedir?

Mikrolaparoskopi Nedir?

Son teknolojilerle birlikte kadınlarda endoskopik uygulamalar laparoskopi ve histeroskopi olarak ikiye ayrılmıştır. Laparoskopi dediğimiz bu operasyon karın içinin bir video kamera ile gözlenmesi işlemidir. 

Önceleri laparoskopi sadece tanısal bir araç olarak kullanılırken bugün neredeyse jinekolojik tüm operasyonların tamamı laparoskopi ile yapılabilir hale gelmiştir. Bir diğer işlem olan histeroskopi ise rahim iç boşluğunun endoskopik olarak gözlenmesine verilen isimdir. Günümüzde histeroskopi ile eskiden karın açılmasını gerektiren rahim anormallikleri de kolaylıkla tedavi edilebilmektedir.

Laparoskopi de karın boşluğu içerisine bir iğne yardımı ile gaz verilerek şişirilir. Bu sayede göbek deliği hizasından karın içerisine, karın içerisini görüntülemek için kamera sistemi yerleştirilir.

Karın duvarında 3-4 adet 5-10 mm genişliğinde delikler açılır ve bu sayede karın boşluğuna cerrahi işlemin yapılması için kullanılan aletler deliklerden içeri sokulur ve gerekli olan tüm cerrahi müdahale bu şekilde yapılır.

Her hangi bir yumurtalık ya da rahim ameliyatı laparoskopik cerrahi yöntemi ile yapılabilir. Genellikle yumurtalık kistlerinin yapılmasında cerrahi yöntem olarak kullanılan laparoskopi için deneyimli ve eğitimini almış olmak gerekir. Yine bir başka kullanıldığı yerde miyom ameliyatlarıdır. 

Bu miyom ameliyatında hem laparoskopi hem de histeroskopi yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunların dışında da rahim ameliyatları yani histerektomi operasyonlarında da giderek daha çok laparoskopi yöntemiyle yapılmaya başlanmıştır. Bu sayede hastanın karnına kesi yapmadan rahim ve yumurtalıkların çıkartılması mümkün olabilmektedir.

Jinekolojik ameliyat yapan cerrahlar özellikle lenf bezlerinin çıkartılması (Lymphadenectomy)  işlemini laparoskopik olarak da yapabilirler. Genellikle Rahim iç zarı kanserinde ve erken evre rahim ağzı kanseri tanısı alan hastalarda laparoskopik olarak rahim ve yumurtalıkların çıkartılması ve laparoskopik lymphadenectomy yapılabilir bir cerrahi yöntemdir.

Jinekolog kanser uzmanları tarafından ameliyat edilmediği için eksik yapılmış bir kanser hastasında, eğer uygun kriterleri taşıyorsa lymphadenectomy laparoskopik olarak tamamlanabilir. Jinekolojik kanser olan kişilerde laparoskopi yöntemi kullanılabilir. Laparoskopi yönteminin kullanımı çok özel bir eğitim ve tecrübe gerektiren bir durumdur.

Laparoskopi Yönteminin Avantajları Nedir?

Laparoskopi yöntemi ile artık açık karın ameliyatlarının çoğu yapılabilmektedir. Laparoskopik endoskopinin en büyük avantajı cilt üzerindeki kesilerin çok daha küçük olmasındır. Laparoskopik endoskopinin ile yapılan işlem açık cerrahi ile aynıdır. Hastada açılan kesiler küçüktür ve bu sayede hasta erken iyileşme gösterir ve günlük hayatına çabuk döner.

Laparoskopinin Üstünlükleri Nelerdir?

  • Laparoskopi ile yapılan ameliyatlar uzman doktorlar tarafından yapıldığında organlar daha az zarar görür. Organları korumak içinde kullanılan bir yöntemdir. 
  • Karın bölgesi açılmadığından iltihaplanma riski ve ameliyat sonrasında yapışıklık ihtimali daha azdır. 
  • Karın içindeki organları büyütülerek gözlemlenme yapılabildiği için cerrahi hâkimiyeti daha iyidir. 
  • Karın duvarında kesilme olmadığı için ameliyat sonrası ağrı çok azdır.
  • Ameliyat sonrası hastanede kalış süresi daha kısadır. Hasta bu sayede aynı gün yada bir gün sonra taburcu olmaktadır.
  • Hasta çok kısa süre içerisinde kendini toparlar ve ortalama işe dönüş 7-15 gündür. Böylece iş kaybı daha az olmaktadır.
  • En büyük özelliği de karın duvarı kesilmediği için ameliyat sonrası izi kalmaz, karın fıtıkları olmaz ve estetik görünüm kendini korur.

Laparoskopinin Kullanıldığı Kadın Hastalıkları Nedir?

  • Kısırlıkta tanı ve tedavi amaçlı
  • Tüplerin bağlanması
  • Dış gebelik
  • Tüp cerrahisi
  • Miyom ameliyatı
  • Endometriozis
  • Çikolata kisti
  • Rahim alınması
  • İdrar kaçırma durumlarında
  • Kadın kanserleri ameliyatı
  • Yumurtalık kistleri
  • Polikistik over sendromu

Laparoskopi Komplikasyonları Nedir?

Laparoskopi de cerrahi bir girişimdir ve her cerrahi girişimde olduğu gibi komplikasyonları da vardır.

Laparoskopi özellikle tecrübesiz cerrahlar tarafından yapıldığında daha fazla komplikasyon görülür.

Nadir olarak görülen bu komplikasyonlar teleskopun ve diğer cerrahi aletlerin yerleştirilmesi için kullanılan kanüllerin karın içine sokulması veya yapılan cerrahi müdahale sırasında olmaktadır.

Laparoskopi ameliyatı için teleskopun ve trokarların karın içine sokulması sırasında büyük damar ve daha önce karın ameliyatı geçirmiş olan kadınlarda barsak yaralanmaları oluşabilir.

Görülen bu gibi komplikasyonların tedavisinde bazen karın açılarak müdahale yapmak gerekebilir.

Laparoskopi de görülen komplikasyonlardan bir diğeri ise planlanan ameliyatın teknik imkânsızlıklar nedeni ile yapılamaması ve açık ameliyata dönülmesidir.

Komplikasyon anında genelde açık ameliyat aynı seansta yapılır. Eğer daha önceden öngörülmediği halde kanser çıkan olgularda ise hastanın uyandırılması ve yapılacak daha geniş çaplı ve genellikle rahim ve yumurtalıkların alınmasını gerektirecek bir durumda ameliyat için hastadan onay alınması gerekebilir.

Cerrahi laparoskopi nedir?

Hastalarda muayene ve görüntüleme teknikleri ile saptanan bir hastalığın tedavisine ya da hastalıklı organın alınmasına yönelik yapılan laparoskopik uygulamalardır.

Jinekolojik Kanser Tedavisinde Laparoskopik Cerrahi

Özellikle rahim ağzı ve rahim içi kanserlerinin cerrahi tedavisinde laparoskopik cerrahi, dünyada birçok merkezde, bu konuda deneyimli cerrahlar tarafından uygulanmaktadır.

Rahim içi kanserinin cerrahi tedavisinde laparoskopi önemli avantajlar sağlamıştır.Bu gibi hastalar genelde normalden fazla kilolu, tansiyon ve şeker hastalığı olan kişilerdir. Klasik açık ameliyat sonrasında bu hastalarda yara iyileşmesi sorunlu ve zor olabilmektedir. Bu hastaların yara yeri enfeksiyonları, yağ dokusundan kaynaklanan yara yeri akıntıları sıkça görülür ve günlerce pansuman ve uzun süreli hastanede yatış gerektirebilmektedir.

Laparoskopi ile yapılan rahim ve lenf nodüllerinin çıkartılması işlemleri deneyimli ve konu ile ilgili özel eğitim almış cerrahların ellerinde güvenle uygulanabilen operasyonlardır.

Açık cerrahi ile yapılan rahmin ve yumurtalıkların çıkartılması ve lenf nodlarının çıkartılması ameliyatlarında yapılan her şey laparoskopik olarak ta yapılabilmektedir. Laparoskopik yöntem ile yapılan ameliyatlarda yara yeri problemleri yok denecek kadar azdır. Hatta hasta hızla iyileşip günlük hayatına hızlı bir şekilde dönebilmektedir.

Bu sayede seçilmiş olan hastalarda, konusunda deneyimli ve uzmanların yaptığı laparoskopik rahim kanser operasyonları hastalara çok büyük avantajlar sağlar.

Rahim ağzı kanseri tedavisinde de laparoskopik yaklaşım yine bu konuda uzman cerrahlar tarafından kullanılmaktadır. Rahim ağzı kanserinde yapılan radikal histerektomi denilen genişletilmiş rahim ameliyatları ve lenf nodülü operasyonları laparoskopik olarak yapılabilir.

Genellikle burada uygulanan operasyon rahim içi ameliyatlarına göre daha zor ve daha büyük tecrübe gerektiren yaklaşımlardır. Tabi doktorların hasta seçimi de çok önemlidir, kilolu hastalarda bu tip operasyonları uygulamak daha zordur ve tercih edilmez.

Erken evre rahim ağzı kanserlerinde bu tip operasyonlar için uygulanır.

Endoskopi yöntemi kimlerde kullanılır?

Yapılan tetkiklerde durumu operasyona elverişli olan herkeste endoskopi yapılabilir. Ağır solunum veya kalp problemleri olanlar da işlem sırasında baş aşağı pozisyonda kullanıldığından endoskopi tercih edilmeyebilir.

Çok büyük ve çok sayıda miyomu olan kadınlar, yumurtalık kanseri olan kadınlarda açık ameliyat tercih edilmelidir.

Rahim ağzı ve rahim içi kanseri olan kadınlarda ise kanser endoskopisi yapan deneyimli bir cerrah olmadıkça açık ameliyat tercih edilmelidir.

Jinekolojide Endoskopik Cerrahi

  • Yumurtaların kısırlaştırılması
  • Parça alınması Biyopsi
  • Hafif derecedeki endometriozis koterizasyon
  • Küçük over kistlerinin aspirasyon
  • Basit ve orta derecedeki adezyonların açılması
  • Orta derecedeki endometriozis koaülasyonu
  • Küçük over kistlerinin eksplorasyonu
  • Uterus suspansiyonu
  • Salpenjektomi
  • Salpingostomi
  • Ektopik gebelik nedeniyle salpingotomi
  • Yaygın adezyonların açılması
  • Orta veya ileri evre endometriozis odaklarının eksizyonu
  • Over kistlerinin enukleasyonu
  • Ooferktomi
  • Myomektomi
  • Tubal anastomoz
  • Apendektomi
  • Histerektomi
  • Pelvik ve paraaortik lenfadenektomi

Источник: https://www.meltemhastanesi.com/haber/laparoskopi-nedir_1100.html

Laparoskopi Nedir? | Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Mikrolaparoskopi Nedir?

Laparoskopi, genel anestezi uygulanarak yapılan, ucunda kamera olan uzun ince bir aracın karın içerisine sokulması yoluyla organların görüntülenmesini temel alan bir ameliyattır.

Cerrahi bir yöntem olmasına rağmen halk arasında “kapalı ameliyat ya da kansız ameliyat” olarak bilinen laparoskopi, karın bölgesinde ortalama 3 (1-4 arası) küçük kesi gerektiren, düşük riskli bir yöntemdir.

Laparoskopi adını, ameliyat sırasında kullanılan laparoskop cihazından almaktadır.

Laparoskop, küçük fakat yüksek çözünürlüklü bir kamerası bulunan ve oldukça yoğun bir ışık veren ince, uzun bir araçtır.

Laparoskop, karın bölgesinden açılan küçük bir kesi içine yerleştirildikten sonra hareket ettirildikçe, kamerası yoluyla alınan görüntüler doktorun önündeki ekranda görüntülenir. Bu sayede doktorunuz, açık ameliyat olmadan sorunlu bölgeyi çok daha kolay tespit edebilirken, biyopsi örnekleri de alabilir.

Laparoskopi ameliyatları ilk olarak safra kesesi ve jinekoloji operasyonları için kullanılmaya başlanmıştır. Şu an da ise kullanım alanları daha da genişlemiş safra kesesi ve jinekoloji operasyonlarının yanında bağırsak, karaciğer, pankreas, apandis, dalak, mide gibi diğer organların izlenmesinde de kullanılmaktadır.

Bugünkü uygulamaların temeli çok eskiye dayansa da ilk laparoskopik cerrahi 1987 yılında Fransız cerrah Philippe Mouret tarafından yapılan laparoskopik kolesistektomi’dir. 

Laparoskopi Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Bu yöntem henüz gelişmeden evvel cerrahlar hastanın hastalığının tanı ve tespiti için karında 20-45 cm arasında kesi yapmak zorunda idi. Geliştirilen bu yöntem sayesinde ise karın bölgesine yapılan kesiler ortalama 1,5 cm kadardır. Bu kadar küçük kesiler nedeniyle bu ameliyat anahtar deliği ameliyatı olarak da bilinmektedir.

Laparoskopi işlemi

Laparoskopi ameliyatı adımları ise şöyledir:

  • İlk olarak hasta genel anestezi ile uyutulur.
  • Daha sonra göbek deliğinin alt kısmına ilk kesi yapılır. Buradan Veress iğnesi uygulaması yapılır. Veress iğnesi ile karna (batına) giriş yapılması işlemi cerrahlar tarafından altın standart olarak tanımlanırken, işlemin yapılması son derece bilgi, tecrübe ve dikkat gerektirir. Bu işlem batına CO2 gazının verilmesi için gereklidir.
  • İğneden sonra karın CO2 (karbondioksit) gazı verilerek şişirilir. Bu gaz sayesinde iç organlar çok daha net görünür. Laparoskopi esnasında karbondioksit gazının tercih edilme nedeni ise renksiz, kokusuz ve ucuz olmasıyla birlikte yanıcı olmamasıdır. Ayıca karbondioksit gazının kanda eriyebilirliği yüksektir ve solunum yoluyla vücuttan çok çabuk atılır.
  • Karın şişirildikten sonra kameranın sokulması için trokar (10 mm) uygulaması yapılır. Trokar, sivri ucu sayesinde karnın içine yerleştirilebilen bir tüptür.
  • Trokara kamera yerleştirilerek karın içindeki organlar görülmeye başlar.
  • Ameliyatın yapılması için göbek deliğinin üst kısmından olacak şekilde sağdan ve soldan ortalama 5 mm kadar kesiler atılarak yine ince trokarlar takılır. Bunlar ameliyatta kullanılacak aletler içindir.
  • Ameliyat gerçekleştirildikten sonra kamera ve diğer tüm aletler çıkarılır. Karındaki gaz boşaltılır ve kesilere dikişler atılır. Dikişlerin üzeri bantlanır.

Laparoskopinin Faydaları Nelerdir?

Geleneksel açık ameliyatlara göre hasta açısından laparoskopinin faydaları:

  • Estetik açıdan geniş kesilerin bıraktığı büyük izlere göre çok küçük yara izleri,
  • Ameliyat sonrası hastanede kalış süresinin kısalığı. Laparoskopi ameliyatı sonrası hasta genellikle 1 gün sonra taburcu edilir. Bazı hastalar ise aynı gün taburcu edilebilir.
  • Daha az ağrı ve enfeksiyon riski,
  • Daha kısa sürede ve hızlı bir biçimde hayata adaptasyon, laparoskopi faydaları olarak sayılabilir.

Örneğin; geleneksel açık ameliyat ile bağırsak ameliyatı olan bir hasta 1 hafta ya da daha fazla süre hastanede kalır. İyileşme süresi ise yaklaşık 1-2 aydır. Ancak laparoskopik bir bağırsak ameliyatı geçiren hasta hastanede sadece 2 gece kalırken iyileşme süresi ise yaklaşık 2-3 haftadır.

Laparoskopinin Riskleri Nelerdir?

Laparoskopinin faydalarının yanında bir takım riskleri de bulunmaktadır. Bunlar temel olarak: kanama, enfeksiyon riski ve karın içindeki organların hasar görmesi olabilir. Laparoskopi ameliyatından sonra aşağıdaki belirtileri yaşarsanız mutlaka doktorunuz ile görüşün:

  • Ateş ya da titreme nöbetleri,
  • Giderek şiddeti artan karın ağrıları,
  • Kesi yerlerinde kızarıklık, kanama ve şişme,
  • Sürekli mide bulantısı ya da kusma,
  • Nefes darlığı,
  • Öksürük,
  • İdrar yapamama,
  • Baş dönmesi.

Laparoskopi esnasında az da olsa organların zarar görme ihtimali vardır. Kullanılan aletlerin deldiği bir organda kanama meydana gelebilir ve bu kanamanın giderilmesi için başka bir ameliyata gerek olabilir.

Ayrıca az da olsa;

  • Genel anestezi komplikasyonları,
  • Karın duvarında iltihaplanma,
  • Pelvise, akciğerlere ve bacaklara kan pıhtısı gitmesi gibi risklerde bulunmaktadır.

Bu risklerin yaşana ihtimali göz önünde bulundurularak özellikle birden fazla karın ameliyatı geçirmiş hastalarla, bağırsak tıkanıklığı ve kan hastalıkları olan hastalar başta olmak üzere bazı hastalara laparoskopik ameliyat uygulanmaz. Buna karar verecek kişi doktorunuzdur.

Kadın Hastalıklarında Laparoskopi Ameliyatı

Laparoskopi, HSG (İlaçlı rahim filmi) ve ultrason gibi diğer görüntüleme tekniklerine göre daha net ve kesin bilgi verdiği için özellikle jinekolojide sıklıkla başvurulan bir yöntemdir. Kadın organlarından özellikle rahim, yumurtalık, fallop tüpleri, pelvis üzerinde uygulanırken, çoğunlukla kısırlık tanı ve tedavisinde de kullanılır.

Kadınlarda laparoskopiye başvurma nedenleri şunlardır:

  • Rahmin incelenmesinde,
  • Fallop tüplerinin incelenmesinde (tıkanıklık kontrol edilir),
  • Karın içinde yapışıklık olup olmadığına bakılır,
  • Yumurtalık ve fallop tüplerinin bağlantılarının incelenmesinde,
  • Dış gebelik tedavisinde,
  • Rahmin delinmesi durumunda,
  • Fallop tüplerinin bağlanmasında,
  • Miyom tedavisinde,
  • Yumurtalık kistleri ve tümörlerinde,
  • Pelvik apsesi ya da irin tedavisinde,
  • Kısırlık tedavisinde,
  • Üreme sistemi kanserlerinin tedavisinde,
  • Rahmin alınmasında,
  • Yumurtalıkların alınması gibi nedenlerle kadınlarda laparoskopiye başvurulur.

Laparoskopi Sonrasında…

Laparoskopi sonrasında hastalığın türüne ve uygulanan işlem yoğunluğuna bağlı olarak farklı şikayetler meydana gelebilir. Örneğin bulantı ve kusma en yaygın görülen şikayetler arasında yer alırken, kesi alanlarında morluklar gözlemlenebilir. Ameliyat esnasında kullanılan karbondioksit gazı hastada operasyon sonrasında omuz ağrısına neden olabilir.

Hamileliğe engel olan bir jinekolojik hastalık laparoskopi ameliyatı ile giderildiğinde gebelik kolaylaşır.

Yararlanılan Kaynaklar:

https://www.webmd.com

https://www.healthline.com

https://www.healthline.com

Источник: https://yenianneyim.com/laparoskopi-ameliyati/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.