Mol Gebeliği Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Mol Gebelik Nedir, Belirtileri Nelerdir?

Mol Gebeliği Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Halk arasında üzüm gebeliği olarak da bilinen Mol gebelik (Molar Gebelik), genel anlamda erkekten gelen bir spermin, kadındaki yumurtayı döllediği ancak, bir takım nedenlere bağlı olarak kromozom dizilişinin anormal olması sonucu oluşan bir gebelik türüdür.

Resimde rahimde anormal bir şekilde büyüyen plasentayı görüyorsunuz.

Mol gebelik yaşandığında, plasenta (bazen de embriyo) oluşur ve gelişmeye başlar, fakat plasenta tutunduğu yerde normal olmayan bir şekilde kistik bir kitle oluşturur. Bu kitleye mol hidatiform (Yunanca’da üzümsü anlamına gelir) denir ve bu nedenle üzüm gebeliği olarak da bilinir.

Mol Gebelik Türleri Nelerdir?

Normalde gebelik her biri 23 kromozom içeren bir sperm ve yumurtanın döllenmesi ile meydana gelir. Molar gebelik ise döllenme esnasında kromozom anormalliklerinden ileri gelir.

Normal Gebelik

Mol gebelik 2 şekilde yaşanabilir. Birincisi tam mol gebelik, ikincisi ise kısmi mol gebeliktir. Bunları da açıklayacak olursak;

Tam Mol Gebelik: Döllenme sırasında babadan gelen bir spermde bulunan 23 kromozomun anneden hiç kromozom almaması ile ortaya çıkan gebeliktir.

Tam mol gebelik

Kısmı Mol Gebelik: Döllenme sırasında babadan gelen iki ayrı spermde bulunan 46 kromozomun anneden gelen 23 kromozomlu bir yumurta ile birleşmesi sonucu oluşan gebeliktir.

Kısmî mol gebelik

Mol gebelikler genelde döllenmeden sonraki bir kaç hafta içinde fark edilir ve türü fark etmeksizin tümü düşükle sonuçlanır. Bazen ikiz gibi görülen gebeliklerde biri fetus iken diğeri mol gebelik olabilir ancak bu çok nadir görülen bir durumdur.

Kimlerde Mol Gebeliğe Daha Çok Rastlanır?

Molar gebeliğin ultrason görüntüsü

Toplumlarda mol gebeliklere çok rastlanmaz. Yapılan araştırmalar hem ülkemizde hemde yurt dışında genelde 1000 kadından sadece 1’inde mol gebeliğe rastlandığını belirtiyor.

Risk altında olan kişiler ise şunlardır:

  • 35 yaş üstü kadınlar,
  • 15 yaşından küçük olan kadınlar,
  • Daha önce iki ya da daha fazla molar gebelik yaşamış olan kadınlar,
  • Geçmişte birden fazla düşük yapmış olan kadınlar,
  • Folik asit ve karoten eksikliği bulunan kadınlar.

Mol Gebelik Belirtileri Nelerdir?

Mol gebelikler erken dönemde normal hamilelik belirtileri verebilir. Ancak aşağıdaki belirtileri yaşıyorsanız molar gebelik yaşıyor olabilirsiniz:

  • Özellikle sabahları ciddi mide bulantısı ve kusma,
  • Sürekli veya belirli aralıklarla devam eden kahverengi akıntı,
  • Ciddi kramplar,
  • Hızlı ve düzensiz kalp atışları,
  • Yüksek tansiyon,
  • Normalden büyük bir rahim (ultrasonda anlaşılır),
  • Ciddi sinirlilik ve yorgunluk hali,
  • Sık ve çok terleme,
  • Pelviste rahatsızlık hissi,
  • Rahmin sıkı değil de gevşek(yumuşak) olması,
  • Vajinal kanamalarda üzüm gibi toplu kesitlerin atılması
  • Troid hormonlarının aşırı yükselmesi.

Yaşanan Gebeliğin Molar Gebelik Olduğuna Doktor Nasıl Karar Verir?

Doktorunuz yaşadığınız gebeliğin molar gebelik olduğuna; elle pelvik muayenesi ile, pelvik bölgesine ultrason ile bakarak ve kan testi sonuçlarına göre karar verir.

Mol Gebelik Yaşandıktan Sonra Neler Yapılmalıdır?

Yukarıda yazılan belirtileri yaşıyorsanız vakit kaybetmeden doktora başvurmalısınız.

Doktorunuz yapacağı muayenelerde anormal dokunun atılmadığını tespit ettiğinde; kürtaj yolu ile dokunun alınmasına karar verebilir.

Gebeliğe bağlı olarak ortaya çıkan bir kanser türü olan koriyokarsinoma dönüşmemesi için bu gereklidir. Kürtaj yapıldıktan sonra da doktorunuz kanser riskine karşı sizi belli bir süre daha muayeneye çağırır.

Yaşanan molar gebelik sonrasında en az bir yıl boyunca hamile kalınmamalı, doğum kontrol yöntemleri ile korunulmalıdır.

Molar gebelik sonrası bebek sahibi olmaktan vazgeçilmesi halinde, kanser riskine karşı rahmin tamamen alınması işlemi de uygulanabilir. Bu işlemin ardında 6-12 ay arasında sürekli kan testleri yapılarak durumunuz kontrol altında tutulur. Mol gebeliklerin kansere dönüşmesine çok nadir rastlanır, ancak doktor kontrolleri bu kanser riskinden ötürü hiç bir şekilde ihmal edilmemelidir.

Bir kere mol gebelik geçirmiş olmanız daha sonraki gebeliklerinizi çok etkilemez. İkinci ve daha sonraki gebeliklerde tekrar eden mol gebeliğin olanı sadece %1 ila %2 arasındadır.

Sağlıcakla kalın.

Yararlandığım Kaynaklar:

http://www.webmd.com/baby/tc/molar-pregnancy-topic-overview#1

Boyut Yayınlarından Çıkan Hamileyim Kitabı

Bebeğinizi Beklerken Sizi Neler Bekler (2017)

Источник: https://yenianneyim.com/mol-gebelik-nedir-belirtileri-nelerdir/

Mol Gebelik Nedir? Mol Gebelik Belirtileri Ve Tedavisi Hakkında Her Şey

Mol Gebeliği Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Mol gebelik durumu, halk arasında “üzüm bebeği” olarak bilinmektedir.

Bu gebelikte, döllenme sürecinin gerçekleşmesine rağmen, bazı nedenlerden ötürü, embriyonun kromozom diziminde anormallikler görülür. Bunun sonucunda da anne adayı mol gebelik durumu ile karşı karşıya kalır.

Peki mol gebelik nedir? Mol genelik belirtileri ve tedavisi hakkında tüm detayları yazımızda bulabilirsiniz…

İlgili Haber

Mol Gebelik Nedir?

Mol gebelik durumunda, embriyo ya da plesanta oluşumu gerçekleşir. Gelişen embriyo ya da plesenta, tutunduğu bölgede kitle oluşumuna neden olur. Oluşan bu kitleye “mol hidatiform” adı verilir.

Bu kelime, “Yunancada Üzümsü anlamına geldiği için”, mol gebelik sorunu aynı zamanda üzüm gebeliği olarak adlandırılmaktadır.

Sorunsuz bir hamilelik sürecinin başlaması için, yumurta ve spermin 23 adet kromozom içermesi gerekmektedir, ancak kimi zaman kromozom sayılarında anormallikler oluşmakta ve hamileliğin başlangıcında aksaklıklar görülmektedir.

Bu gebelikte, döllenme sürecinin gerçekleşmesine rağmen, bazı nedenlerden ötürü, embriyonun kromozom diziminde anormallikler görülür.

Mol bebelik sorunu, 2 şekilde meydana gelebilir. Bunlar;

Tam Mol Gebelik: Bu sorun, döllenme esnasında, spermden 23 kromozom alınırken, yumurtadan herhangi bir kromozom alınmaması durumunda ortaya çıkan anormalliktir.

Kısmi Mol Gebelik: Bu sorun ise, yumurtadan 23 kromozom alınırken, döllenme için gerekli olan spermin 46 kromozom olmak üzere 2 sperm şeklinde alınmasıdır. Bu döllenme sonucu embriyo’da anormallikler görülmektedir.

İlgili Haber

Mol gebelik, döllenme meydana geldikten sonraki haftalarda fark edilmekle birlikte, her iki türde de düşük olarak sonuçlanmaktadır. Kimi zaman, kontrollerde ikiz oluşumu görülmekte olup, bunlardan biri fetüs, diğeri de mol gebelik sonucu oluşan kitledir.

Mol gebelik, döllenme meydana geldikten sonraki haftalarda fark edilmektedir.

Türkiye’de ve Dünya genelinde, 1000 kadından yalnızca 1’inde görülen bir sorundur. Mol gebelik, başlangıçta anne adayında, normal hamilelikte oluşan belirtileri göstermektedir. Ancak daha sonraki haftalarda, kişi de daha farklı semptomlar görülmektedir. Bunlar;

  • Yüksek tansiyon oluşumu,
  • Aşırı terleme ve ateş,
  • Hormon oranlarında dengesizlik,
  • Kasıklarda şiddetli ağrı,
  • Vajinal kanama meydana gelir,
  • Kanamayla birlikte vücuttan toplu kitle atımı gerçekleşir,
  • Kramp oluşumunda artış,
  • Halsizlik,
  • Depresyon belirtileri,
  • Sabahları şiddetli mide bulantısı,
  • Kahverengi akıntı gibi durumlar görülmektedir.

Türkiye’de ve Dünya genelinde, 1000 kadından yalnızca 1’inde görülen bir sorundur.

Mol Gebelik Risk Faktörleri Nelerdir?

1000 kadından yalnızca 1’inde görülen mol gebeliğin bazı kişilerde görülme riski çok daha fazladır;

  1. 35 yaş üzeri anne adaylarında,
  2. 15 yaş altı kişilerde,
  3. Daha önce düşük geçirmiş kişilerde,
  4. Karoten eksikliği görülen kişilerde,
  5. Daha önce mol gebelik yaşamış kişilerde,
  6. Yoğun stres altındaki kişilerde mol gebelik oluşma riski çok fazladır.

Mol Gebelik Neden Olur?

Üzüm gebeliği olarak bilinen ve düşükle sonlandırılan bu rahatsızlık, anne adayı için aşılması gereken zor bir durumdur. Bu nedenle, sağlıklı bir hamilelik süreci için, düzenli doktor kontrolleri ve sağlıklı beslenme adımlarına uyulması gerekmektedir. Kişide mol gebeliğin görülmesinin nedenleri şunlardır;

  • Aşırı stres yaşamak,
  • Beslenme düzenine özen göstermemek,
  • Uzak doğu kökenli olmak,
  • Kalitesiz bir yaşam sürmek,
  • Aşırı sigara ve alkol tüketimi,
  • Düzensiz uyku,
  • Aşırı ağır egzersizler yapmak, kadınlarda mol gebelik durumunun görülmesine neden olmaktadır.

Beslenme düzenine özen göstermemek, mol gebelik riskini arttırmaktadır.

Mol Gebelik Sonrası Tekrar Gebelik Yaşanabilir Mi?

Yeniden görülebilen bir durum olduğu için, cerrahi müdahaleden sonra hasta sıkı bir kontrolden geçmektedir. Bu süreçte, yaklaşık 1 yıl boyunca hamile kalınması yasaktır.

Gebeliğin önüne geçmek için, doğum kontrol hapı kullanılır. Bu süre sonunda, kan değerleri ve kontroller olumlu sonuçlanırsa, hastanın yeniden gebe kalmasına izin verilmektedir.

Ancak her hastalığın riski olduğu gibi, bu durumunda yeniden hamilelikle görülme olasılığı bulunmaktadır.

Mol Gebelik Nasıl Teşhis Edilir?

Mol gebelik, ilk haftalarda normal hamilelikle görülen belirtileri göstermektedir. Ancak ilerleyen haftalarda, belirtiler farklılaşmakta ve kişinin hayatını olumsuz yönde etkilemektedir. Mol gebelik teşhisindeki adımlar aşağıdaki gibidir;

  1. Öncelikle ultrason görüntüsüne bakılarak tanı konmaktadır. Eğer mol gebelik durumu varsa, ultrason görüntüsünde gebelik kesesine rastlanmaz.
  2. Yapılan kontrolde, uterüs normalden daha büyük olmaktadır.
  3. B-HCG hormon değeri 100.000 sınırının üzerindeyse, kesin tanı konabilir.
  4. Erken müdahale yapılmadığı zaman, 16. haftadan sonra kişide düşük meydana gelmektedir.

B-HCG hormon değeri 100.000 sınırının üzerindeyse, kesin tanı konabilir.

Mol Gebelik Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bu hastalık durumunda, eğer kişi 40 yaş ve üzerindeyse, kendisinin izni istenerek, ameliyatla uterus alınmaktadır. Bunun nedeni, kanser oluşma riskini minimuma indirmektedir. Mol gebelik tedavisi şu şekildedir;

  • Mol gebelik durumu, her ne kadar anne adayı için ağır bir durum olsa da, daha sonraki hamileliğin etkilenmemesi açısından da erken müdahale yapılması önemlidir. Bu yüzden, genel anestezi ile kişiye kürtaj uygulanarak tedavi yapılmaktadır.
  • Kürtaj yapılmadan önce, kist üzerinde, kanser olup olmadığını belirlemek amacıyla akciğer grafisi çekilir. Gerekli görüldüğü durumda, B-HCG hormon seviyesi düzenli olarak takip edilir. Operasyon esnasında, kan uyuşmazlığı durumu görülürse, mutlaka uyuşmazlık iğnesi yapılmalıdır.
  • Kürtaj esnasında, kanamanın durmaması riski göz önüne alınarak, kişinin durumu kontrol altına alınmaktadır.
  • Kitle alındıktan sonra, detaylı inceleme için laboratuvara gönderilmektedir.
”KAYNAKLAR”
  • www.medicalpark.com.tr
  • www.bbc.com

Tüm Hakları Saklıdır. Aktif Kaynak Gösterilmeden Kopyalanamaz!

Источник: https://www.aktuelbilgiler.com/mol-gebelik/

Molar Gebelik: Belirtileri, Nedenleri Ve Tedavisi

Mol Gebeliği Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Last Updated on April 11, 2019

Bir teyit gebelik bekliyor çifte sevinç getiriyor. Ama bazen bu gebeliğin normal olmayabilir ve bu haber çok iç açıcı değil. Bu tür bir komplikasyon plasentanın bir anormallik olan bir mol gebelik, olduğu.

Bu birçok çiftler için endişe nedeni olmasına rağmen, tıbbi gelişmeler onu tedavi ve ebeveynliği yaşama şansını artırmak için bir yol bulduk.

Size molar gebelik nedenleri, belirtileri, tanı ve tedavi, ne içine bir fikir verir.

Bir molar gebelik nedir?

Sperm doğru dölleme vermediğinde bir mol gebelik oluşur ve plasenta oluşumu için sorumlu olan hücreler yerine anormal hücrelerin, bir küme oluşturmak. , Rahim içinde implantları uzun yaşayamaz ama terim bulmuyor Böyle bir döllenmiş yumurta.

Böyle bir hamilelik olarak, sıvı dolu hücrelerin anormal büyümüş küme karnındaki uzayda üstlenir. Molar gebelik da ‘kist’ bir hücre kütlesi anlamına gelmektedir sıvı dolu keseler veya kistler ve ‘mol’ anlamına gelir hidatidiform mol, olarak adlandırılır. Bu hücreler bir molar gebelik bazen trofoblastik hastalık olarak adlandırılır neden olan, trofoblast denir.

molar gebelik iki tipi vardır:

  • Mol gebelik tamamlayın: herhangi bir genetik malzeme olmadan yumurta bir sperm tarafından döllenir alır olduğu zaman meydana gelir. Bu durumda fetus gelişmez.
  • Kısmi molar gebelik: iki sperm yumurtayı döller zaman olur. Çok fazla genetik malzeme yaşayamaz bir fetusun anormal gelişmesine yol açar.

Bunun için bazı bilinen risk faktörleri olmasına rağmen molar gebelik için gerçek nedeni bilinmemektedir. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin.

molar gebelik için risk faktörleri nelerdir?

Bir mol gebelik 1 ila 1000 üzerinden gebeliklerde oluşur. şansını yaş veya ikiden fazla düşüklerin olanlarda 40 yaşından büyük olan kadınlarda daha yüksektir. Diğer risk faktörleri şunlardır:

  • Maternal yaş 40 yıl
  • Asyalı kadınlar
  • folat, beta-karoten veya proteinin eksiklikler
  • gestasyonel trofoblastik hastalık Tarihi (nüks oranı 100’de biri olma)

molar gebelik gösterebilir belirtisi var mı? bölüm aşağıya açıklıyor.

Bir molar gebelik belirtileri nelerdir?

Bir molar gebelik durumunda, bu tür cevapsız dönemler olarak normal gebelik olanlar, benzer belirtilerle karşılaşabilirsiniz. Ayrıca, bir molar gebelik gösterebilir belirli belirtiler vardır:

  • Kan pıhtısı içeren Olağandışı vajinal kanama; ya da sulu ve kahverengi bir boşaltma olduğu.
  • yumurtalıklarda kist
  • Pelvik basınç veya ağrı
  • Şiddetli sabah bulantısı
  • Yüksek kan basıncı (hipertansiyon)
  • Son derece büyük veya küçük rahim
  • Anemi
  • İlk ultrason rahim boşluğuna anormal görünüş (aynı zamanda bir “kar fırtınası deseni olarak adlandırılır)
  • Hipertiroidizm kaybı ve artan iştahı (nadir semptomu) ağırlık giden

Bir molar gebelik duygusal rahatsız edici, ama çok fiziksel sağlık için risk oluşturuyor.

Bir molar gebelik komplikasyonları nelerdir?

molar gebelik erken tanı bir komplikasyonu ile ilişkili olmayabilir, ama tanı bir gecikme aşağıdaki koşullara ortaya çıkmasına neden olabilir:

  • kanama
  • Yumurtalık kistleri
  • Nefes (o akciğerlere yayılan zaman)
  • Böbrekleri ve karaciğer fonksiyonlarını etkileyen Preeklampsi
  • kalp çarpıntısı ve diğer tiroid hormon etkileri neden tiroid hormonunun aşırı üretimi

bir mol gebelik tedavi edilmediği veya uygun iptal almaz ise, o zaman, örneğin aynı zamanda, gestasyonel trofoblastik neoplazi olarak bilinen koşullar, yol açabilir:

  • plasenta dokusundan sürekli ve anormal büyümesi ile bağlantılı olduğu kalıcı GTH (gestasyonel trofoblastik hastalık).
  • Tümör rahim duvarına çoğalır olup, burada bir invazif mol,.
  • ikincil tümörlerin yol açar, akciğer gibi organlarda mol hücre göçü ile birleşir metastatik mol.
  • Gestasyonel koryokarsinoması, kan damarları yoluyla vücudun herhangi bir parçası veya lenfatik sisteme hızla yayılan bir kanser türü.

Zamanında tanı, böylece bu komplikasyonları önlemek için bir molar gebelik durumunda gerekli olur.

molar gebelik nasıl teşhis edilir?

Molar gebelik aşağıdaki şekillerde teşhis edilir:

  • Kan testi hCG seviyeleri kontrol etmek için
  • Ultrason
  • X-ışınlarının, bilgisayarlı tomografi (BT) veya manyetik rezonans görüntüleme (MRI), kanser vücudun diğer bölgelerine yayılıp yayılmadığını kontrol etmek gibi diğer taramalar

Yukarıdaki testler yapmadan önce, fiziksel muayeneden geçer ve doktor son doğum, düşük yapma ya da kürtaj hakkında bilmek tıbbi tarih boyunca gidecek.

eğer molar gebelik tanısı zorlaşır:

  • son gebelik ve doğum sağlıklı olduğunu ve belirtiler belirgin hale gelene kadar bir molar gebelik şüphelenmek için hiçbir işaret yoktur.
  • o laboratuvarda test edilene kadar o bir hidatidiform mol geçtiyse Bir kadın yaşıyor düşük bilmiyor.

Erken teşhis ve tedavi molar gebelik tamamen tedavi edilebilir olun. Farklı tedavi yöntemleri hakkında bilgi için aşağıdaki bölümü okuyun.

molar gebelik nasıl tedavi edilir?

molar gebelik için tedaviler arasında:

  • İlaçlar: Anormal hücreler fazla büyümesine ve emdi edilemezse, o zaman ilaçlar böylece vajina yoluyla içeriğini boşaltmaya yardımcı rahim sözleşme verilecektir.
  • Dilatasyon ve kürtaj (D & C): Serviks açık olduğu ve uterus içeriği kazıma ve mol doku kepçe yoluyla uzaklaştırılır. Genel anestezi prosedürü öncesinde verilmektedir.
  • Genleşme ve tahliye (D ve E): Bu, aynı zamanda, genel anestezi altında yapılır. Bir ince boru anormal hücreleri emmek için vajina yoluyla rahim içine geçirilir.
  • Histerektomi: Rahim cerrahi yolla çıkarılmasını kapsar. Kadın ileride çocuk doğurmak istemiyor eğer sadece yapılır.

Bazen, hatta uterus tahliyesini sonra, bazı anormal hücreler rahim boşluğuna kalır. Genellikle uzak birkaç ay içinde gider, ama bunun olmaması halinde, o zaman başka tedavi bunun çıkarılması için gereklidir. Bu vakaların yaklaşık% 10 gereklidir.

Tedaviden sonra kadının kan ve idrar düzenli hCG seviyeleri için kontrol edilir. hCG miktarında bir artış ise, rahim anormal hücrelerin varlığına işaret edebilir. bu hücreler deşarj yoluyla tahliye yoksa, o PTD (persistan trofoblastik hastalık) denilen bir duruma neden olabilir.

PTD diğer organlara yayılır, bu kanser tanısı ve hasta kemoterapi ihtiyacı vardır. PTD şansı 1 kısmi mol olan kadınlar arasında 200 tam mol olan kadınlar arasında 7 ve 1 vardır.

Bir molar gebelik tedavi edilir sonra ne zaman tasavvur edebilir?

İdeali, tüm molar doku vücuttan dışarı kızarmış olduğundan emin olmak için, başka gebelik planlayan önce tedavi ve gözlem dönemi sonrasına kadar beklemelidir.

Hamile erken alırsanız bu normal bir gebelik sırasında yüksek hCG seviyeleri kan testleri ile etkileşime ve tanıyı değiştirebilir. Yani durum tam iyileşme sağlamak ve gelişen bebeğe zarar görmesini engelleyen, molar gebelik için tedavi tamamlanana kadar kontraseptif kullanımı.

yinelenen bir molar gebelik sahip olma olasılığı nedir?

Bir molar gebelik erken olduysa, bir molar gebelik olma sonraki birinin% 1’lik şans var. Bu 99 100 kadından normal bir hamilelik sahip olacağı anlamına gelir. Birden fazla molar gebelik erken oldu Ancak, bir sonraki gebelik risk yaklaşık% 15-20 kadar artar.

erken teşhis ve derhal tedavi edilirse molar gebelik endişelenecek bir şey yoktur. Bir molar gebelik erken olsaydı, kendinizi tekrar hamile kalmadan önce doktor ile kontrol olsun. Doktor normal gebelikler bu vakit geçirmeye yönelik önlemler konusunda söyleyecektir.

Источник: https://askwomenonline.org/molar-gebelik-belirtileri-nedenleri-ve-tedavisi/

Mol Gebelik (Üzüm Gebelik)

Mol Gebeliği Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Gebelik, bebek gelişiminin anne rahminde belirli evrelerden geçerek 40 hafta sürdüğü bir dönemdir. Gebelik her zaman sağlıklı ve olması gereken seyirde ilerlemez ve bazı problemler yaşanabilir.

Bu problemlerden biri,  üzüm gebeliği de denilen mol gebeliktir.

Mol gebelik, döllenme işlemi esnasında genetik bir hata sonucu rahimde normal olmayan bir doku büyümesine yol açar.

Mol Gebelik Nedir

Halk arasında eş olarak da bilinen plasenta, anne ile anne rahmindeki cenine ait iki dolaşım sistemini birbirinden ayıran organdır.

Molar gebelik sonrasında plasental dokulardan kaynaklanan kanser gelişimi de izlenebilir.

Üzüm gebeliği adıyla da bilinen mol gebelik,  ceninin sağlıklı gelişemediği ve rahim içinde çok sayıda, üzüm tanesi gibi içi sıvı dolu yapıların geliştiği bir anomalidir.

Mol gebelik için plasentanın anormal gelişimi de denebilir.  Mol gebelik görüntüsü trofoblast hücrelerinin, plasenta yerine üzüm salkımı görünümlü bir yığına dönüşmesi şeklindedir. Mol gebelik görülme oranı 1000 kadında 1 gibi düşük bir orandır.

Mol Gebelik Nedenleri

Üzüm gebelik, yahut mol gebelik, kromozomal bir yanlışlık sonucunda bebeğin genetik yapısının hatalı oluşumundan kaynaklanan bir anomalidir.

Mol gebelik; tam mol gebelik ve kısmi mol gebelik olarak iki tipte görülür. Normal ve sağlıklı gebelikte 1 sperm hücresi 1 yumurta hücresini döller ve yumurta hücresinin çevresindeki kabuk kapanarak diğer bir spermin geçişine izin vermez.

Tam mol gebelikte ise 2 sperm hücresi tek bir yumurtayı dölleyebilmektedir ki bu da sağlıksız bir gebeliğe sebep olur. Bir başka durumda ise bazen yumurtanın içindeki DNA eksik yahut pasif durumda olup 2 sperm hücresi çoğalarak yeni bir yapı oluşturur. Ancak bu durum doğal olmadığı için gebelik sağlıksız bir şekilde sonuçlanır. 35 yaş üstü kadınlarda gebelik riski yaşla birlikte artar.

Mol Gebelik Belirtileri

Mol gebelik tanısı koyulmadığında anne adayını bekleyen yüksek riskler vardır. Peki yüksek risklere sebebiyet verebilen mol gebelik nasıl anlaşılır? Erken gebelik dönemde vajinal kanama ile belirti veren mol gebelikte kanama damla damla da olabilir, çok şiddetli de olabilir.

Mol gebelik kanamalarında anne adaylarından bir kısmı hekime üzüm tanesine benzeyen parça düşürme şikayetiyle başvurur.

Mol veziküllerinin rahim dışına atılması sebebiyle oluşan bu durum en bariz semptomlardan birisidir.

 Mol gebelikte HCG seviyesi normal gebeliğe göre daha fazla arttığından, gebelik bulantıları ve kusma daha şiddetli yaşanabilir ve tedaviye de kolay kolay cevap vermez.

HCG hormonunun yüksek oranda salınımı,  yumurtalıklarda kist oluşumuna sebep olabilir. Bu kistler fazla büyüdüğünde ağrı yapabilir ve  testosteron hormonu üreterek aşırı tüylenmeye sebep olabilir. 20.

gebelik haftasından önce görülen preeklampsi, yani gebelik zehirlenmesi belirtileri de mol gebelik belirtileri arasında gösterilebilir.

 Bu belirtilerin tümü kısmi molde daha hafif seyreder ve ilk belirtiler biraz daha geç gözlemlenir.

Mol gebelik, normal gebelikle aynı seyirde ilerlediği için ayırıcı tanılar hayat kurtarıcıdır. Anne adayı farklı bir durumdan şüphelenir şüphelenmez hekime başvurmalıdır.

Ancak bir anomali olduğunu fark ettiği halde hekime başvurmayan anne adayları risk altındadır. Bir diğer risk ise dış gebeliktir.

Anne adayı ancak kanama olduğunda doktora başvurur ve mol gebelik ancak yapılan tetkikler sonucu saptanabilir. Ultrason çok önemlidir.

Üzüm gebelik belirtilerinden biri de rahim boyutu, normal gebelik süren başka bir kadına göre daha büyüktür. Bir diğer belirti kanda gebelik hormonu denilen Beta HCG’nin yüksek düzeyde oluşudur.

Bu da yumurtalık kistlerine sebep olabilir. Mol gebelik yaşayanlar  vajinal kanamalarda adı üzerinde üzüm kesesi şeklinde parçalar düşürdüklerini söylerler.

 Adet gecikmesi de yine mol gebelik belirtileri arasında yer alır.

Mol Gebelik Tedavisi

Hekimler mol gebelik tedavisinde genellikle genel anestezi ile vajinal yoldan vakum aspirasyonu yaparak rahim içindeki anormal ilerleyen yapıyı çekerek boşaltabilirler.

Bu işlem mutlaka uzman bir hekim tarafından steril şartları uygun olan bir sağlık kuruluşunda yapılmalıdır; zira risk ve komplikasyon olasılığı, kürtaj işlemine göre daha yüksektir.

 Hamile anne adaylar yahut daha evvel mol gebelik tecrübesi yaşayan kadınlar mol gebelik sonrası hamilelik mümkün müdür sorusunun yanıtını merak ederler.

Mol gebelik yaşayan kadınların tedavi sonrasında yeniden hamile kalabildikleri ve hamileliklerini sağlıklı biçimde doğum yaparak sonuçlandırabildikleri gözlenmiştir. Tedavi sonrası kemoterapi alan hastalar da yine aynı şekilde hamile kalabilmiştir. Bu gebelikler esnasında herhangi bir komplikasyon da ortaya çıkmamıştır.

Mol gebelik nedir hakkındaki tüm sorular aşağı yukarı bu şekilde cevaplanabilir. Hamilelik sürecinizde bu tür belirtileri hisseder etmez muhakkak ve vakit kaybetmeden hekiminize başvurmanız gerekir.

Источник: https://www.hamilelikgebelik.net/mol-gebelik-uzum-gebelik/

Mol (Üzüm) Gebeliği

Mol Gebeliği Nedir? Belirtileri ve Tedavisi
Hipokrat'ın yazılarında “bin bebek taşıyan anne” olarak tanımlanan mol gebeliği halk arasında “üzüm gebeliği”olarak bilinir.

Mol gebeliği çeşitli nedenlerle gebelik ürününün sağlıklı gelişiminin aksadığı ve uterus içinin üzüm tanesi şeklinde bol miktarda şişmiş vezikülle dolduğu anormal bir gebelik şeklidir.

Mol gebeliği nasıl oluşur?

Oosit (yumurta hücresi) fertilizasyon (döllenme) esnasında normalde içine tek bir sperm alır ve giriş kapılarını kapatır.

 İçeriye iki sperm birden girmeyi başardığında bu spermlerin 23'er kromozomdan oluşan genetik bilgileri oositin hücre çekirdeğine gider ve burada birleşerek oositin kendine ait genetik bilgilerinin yok olmasına neden olurlar.

 Bunun sonucunda fetusa ait hiçbir yapı içermeyen ve bol miktarda şişmiş villustan oluşan anormal bir gebelik ürünü ortaya çıkar. Buna komplet (tam) mol gebeliği adı verilir.

İçeri giren iki spermin genetik bilgisi ile oositin kendi genetik bilgisi birleştiğinde ise 69 kromozomlu anormal bir fetus meydana gelir. Fetusa ait yapılarla birlikte yine çok sayıda şişmiş villusun bulunduğu bu anormal gebelik ürünü ise parsiyel (kısmi) mol adını alır.

Komplet mol, mol gebeliğinin daha sık gözlenen şeklidir ve gebeliğin daha erken dönemlerinde belirti verir. Kısmi molde ise tanı bazı durumlarda 20. haftaya kadar gecikebilir.

Mol gebeliği trofoblast (bebeğin beslenmesinden sorumlu) hücrelerinin kontrolsüz şekilde çoğaldığı bir durumdur. Bu nedenle normal gebeliğe göre çok daha fazla miktarlarda human chorionic gonadotropin (HCG) adlı gebelik hormonu üretilir ve kana geçer.

Mol gebeliği özellikle de komplet olan tipi müdahale edilmediğinde genellikle 16. gebelik haftasına kadar düşükle sonlanır. Kısmi mol gebeliği ise daha uzun süre devam edebilir.

Mol gebeliği kimlerde daha sık görülür?

Mol gebeliği istatistiksel olarak sosyoekonomik seviyesi düşük ve “kötü” beslenen kadınlarda nispeten daha sık meydana gelir, ancak elbette her kadında gözlenebilir. Özellikle uzakdoğuda çok sık rastlanmakla beraber ülkemizde yaklaşık 1500 gebelikten birine mol tanısı konmaktadır. 20 yaş altındaki gebelerde ve 40 yaş üstündeki gebelerde daha sıktır.

Mol gebeliğinin tehsi nedir?

Mol gebeliği geçiren kadınların yaklaşık %10'unda trofoblast hücreleri gebeliğin bitmesinden sonra da çoğalmalarını sürdürürler. Bu duruma gestasyonel trofoblastik neoplazi (“gebeliğe bağlı trofoblastik tümör”) ya da kısaca GTN adı verilir.

 Çoğalan trofoblast hücreleri kan yoluyla diğer organlara metastaz yapabilir (metastaz, tümör hücrelerinin ilk ortaya çıktığı yerden başka yerlere yayıldığını tarif etmek için kullanılan bir terimdir).

 GTN en sık akciğer ve vajinaya metastaz yapmakla birlikte vücudun tüm organlarına yerleşebilir.

GTN uygun bir şekilde tedavi edilmediğinde yaptığı metastazlarla ölümle sonuçlanabilir. Bu yüzden mol gebeliği tahliye edildikten sonra uzun süre takip edilir. (Dikkat: GTN farklı bir klinik durumdur ve mol gebeliklerinin yanlızca %10'unda görülür…)

Mol gebeliğinin kanamaya yol açması ve bu kanamaların bazı durumlarda ciddi boyutlara ulaşabilmesi mol gebeliğinin diğer bir tehsidir.

Mol gebeliğinin belirtileri nelerdir?

Mol gebeliği genellikle erken gebelik döneminde vajinal kanama ile belirti verir. Kanama damla damla olabileceği gibi çok şiddetli de olabilir.

Anne adaylarının bir kısmı “üzüm tanesi şeklinde parça düşürme” şikayetiyle başvurur. Bu durum mol veziküllerinin uterus dışına atılmasından kaynaklanır.

Mol gebeliğinde HCG seviyesi normal gebeliğe göre çok daha fazla arttığından gebelik esnasında hyperemesis gravidarum (gebeliğe bağlı şiddetli bulantı ve kusma) belirtileri çok daha şiddetli olarak ortaya çıkabilir. Bulantı ve kusmalar tedaviye dirençli olabilir.

HCG yüksekliği bazı anne adaylarında her iki overde teka lutein kistlerinin oluşmasına neden olabilir. Bu kistler çok büyüdüklerinde ağrıya, ya da aşırı testosteron (“erkeklik hormonu”) üretmeleri durumunda aşırı tüylenmeye neden olabilir.

Nadiren, 20. gebelik haftasından önce ortaya çıkan preeklampsi belirtileri mol gebeliğinin ilk belirtileri olabilir.

Tüm sayılan bu belirtiler kısmi molde daha hafif olur ve ilk belirtiler daha geç gözlenir.

Mol gebeliğinin tanısı nasıl konur?

Yukarıdaki şikayetler ile başvuran ya da genel antenatal kontrol amacıyla başvuran bir anne adayında yapılan ultrasonografi ile tanı konur. Ultrasonda gebelik kesesi görülmez. Bunun yerine mol vezikülleri yanyana dizilerek uterus içinde bir “karyağdı manzarası” oluştururlar.

Yapılan muayenede uterus gebelik haftasına göre daha büyük olabilir. Anne adayından alınan kanda HCG değerlerinin 100.000 üzerinde olması tanıyı destekler.

Kısmi mol tanısı koymak ise her zaman bu kadar kolay olmayabilir. Ultrasonda fetus varlığı durumunda yanlışlıkla normal gebelik olduğu düşünülebilir. Kısmi mol tanısı koymak için plasentanın dikkatli bir şekilde incelenmesi gerekir.

Mol gebeliğinde tedavi yaklaşımı

Kendi seyrine bırakılan bir mol gebeliğinde hiç beklenmedik bir zamanda ciddi bir kanama meydana gelebilir. Bu yüzden mol tanısı konduktan sonra gebeliğin beklenmeden sonlandırılması gerekir.

Mol tanısı konan anne adayı hastaneye yatırılır ve genel ve jinekolojik bir muayene yapılır. Jinekolojik muayene esnasında vajinada değişik büyüklüklerde mavi renkli kitlelerin saptanması GTN varlığına ve vajina tutulumuna işaret eder.

Tahliye öncesi muhtemel bir metastaz araştırması amacıyla bir akciğer grafisi çekilir ve kan HCG değeri daha sonraki izlemlerde başlangıç değeri olarak kabul edilmek üzere not edilir. Genel kan tetkikleri yapılır ve kan grubu belirlenerek, gerekli durumlarda kullanmak üzere en az iki ünite kan temin edilir.

Mol gebeliği tahliyesi için genel anestezi tercih edilir.

Mol tahliyesi esnasında kürtaja bağlı istenmeyen durumların tümünün meydana gelme olasılığı daha yüksektir. Uterus yaralanması ve delinmesi, enfeksiyon ve kanama başta olmak üzere istenmeyen durumların oluşması gebelik haftalığının büyüklüğüyle direkt ilişkilidir. Bu yüzden mol gebeliğinin erken tanısı önemlidir.

Mol tahliyesinde normal gebelik tahliyesinden farklı olarak müdahale esnasında trofoblastlardan birinin kan damarlarına geçerek akciğer embolisi (atardamarın kendisinin ya da dallarından birinin dolaşım yoluyla gelen bir madde tarafından tıkanması) riski vardır. Ayrıca nadiren tahliye sonrası DIC (yaygın damariçi pıhtılaşması) adı verilen tehli durum gelişebilir.

Tahliyede çıkan parçalar mutlaka patolojik incelemeye yollanır.

Kısmi mol tahliyesinden sonra çiftte Rh uygunsuzluğu varsa (anne adayı Rh(-), eşi Rh(+) ise) anti-Rh immunglobulin (“uyuşmazlık iğnesi”-RHOGAM ampul) uygulaması yapılır.

Mol gebeliği olan bir kadın için, çocuk sayısını tamamlamış ve 40 yaş üzerinde ise histerektomi (uterusun ameliyatla alınması) uygun bir tedavi şeklidir. Histerektomi mol gebeliği sonrası GTN gelişme riskini belirgin şekilde azaltır ancak tamamen ortadan kaldırmaz. Bu yüzden histerektomi yapılsa bile takip aynı şekilde devam eder.

Mol gebeliğinde tahliye sonrası takip

Patolojiye gönderilen materyalin incelenmesinde mol gebeliği tanısı kesinleştikten sonra takip süreci başlar.

Teka lutein kistleri tahliye sonrası birkaç haftada geriler ve hyperemesis de kısa zamanda ortadan kalkar.

Mol gebeliğinde tahliye sonrası takibin amacı hastalığın GTN'ye dönüşüp dönüşmediğini saptamaktır. Gestasyonel trofoblastik neoplazi (GTN) mol gebeliği geçiren gebelerin yaklaşık %10'unda görülür.

Tahliye öncesi jinekolojik değerlendirmede uterusun gebelik haftasına göre olması gerekenden daha büyük bulunması, komplet mol olması, ilk ölçülen HCG seviyesinin 100.000'in çok üzerinde olması, hastanın yaşının 40 ve üstü olması mol gebeliği sonrası GTN gelişme riskini artırır.

Mol tahliyesinden sonra yapılan takipte kanda HCG seviyesinin düşmesi gerekir. HCG gebeliğin bitmesinden sonra 2-3 günde bir kan miktarı yarıya düşerek azalan bir maddedir.

Bu düşme haftalık HCG takibiyle izlenir. Haftalık takiplerde HCG sıfırlandıktan sonra üç hafta daha haftalık inceleme devam eder.

Daha sonra 6 ay boyunca aylık, daha sonraki 6 ay da 2 ayda bir olmak üzere bir yıl boyunca HCG ölçümü devam ettirilir.

HCG ölçümü için hastaneye her gelişte jinekolojik değerlendirme, metastaz araştırması için genel klinik muayene yapılır.

Kan HCG seviyesi GTN gelişimini gösteren en önemli bulgu olduğundan anne adayının bir yıl boyunca gebe kalmaması gerekir. Gebe kalındığı anda ortaya çıkan doğal HCG yükselmesi takibi bozar ve ortaya çıkan bir metastaz gözden kaçabilir. Gebeliği önlemek amacıyla genellikle OKS (doğum kontrol hapı) verilir.

Bir yıllık takiplerde kan HCG seviyesinde yükselme olmaması durumunda takip biter. Kadın artık tekrar gebe kalabilir.

GTN

HCG takiplerinde HCG'nin arka arkaya yapılan üç ölçümde plato çizmesi (seviyesinin sabit seyretmesi), seviyenin düşmemesi ya da tekrar yükselmeye başlaması GTN geliştiğini gösterir. Bazı durumlarda mol tahliyesinden sonra kontrol amacıyla çekilen akciğer grafisinde metastaz bulguları gözlenebilir. Bu durumda direkt olarak GTN tedavisine geçilir.

GTN, metastaz yapma riski olan bir hastalık olduğundan kemoterapi ilaçlarıyla (kanser tedavisinde kullanılan ilaçlarla) tedavi edilmesi gereken bir durumdur. Bu yüzden erken dönemde tanısının konması hastalığın başarıyla tedavi edilmesi açısından büyük önem taşır.

GTN'de çoğalan hücreler selim tabiatlıysa invaziv mol, habis özellikler taşıyorsa koryokarsinom (koryon tabakası kanseri) tanısı konur.

İnvaziv mol hücreleri koryokarsinom hücrelerine göre nispeten daha yavaş çoğalır ve metastaz yapma olasılıkları nispeten daha düşüktür. Koryokarsinom'da ise kısa sürede ölümle sonuçlanabilen metastazlar ortaya çıkabilir.

Koryokarsinomun diğer bir farkı da normal bir gebelik sonrası da ortaya çıkabilmesidir.

Gelişen GTN'nin selim (invaziv mol) ya da habis (koryokarsinoma) olduğunun ayrımı HCG seviyesiyle yapılamaz.

GTN geliştiği saptandığında kemoterapi tedavisine geçilir. Vücuttaki muhtemel metastazları ortaya çıkarmak için organlar çeşitli görüntüleme yöntemleriyle taranır ve yaygınlık derecesine göre tek ilaçla ya da birden fazla ilaçla tedaviye başlanır.

Mol gebeliğinin tekrarlayıcılığı

Mol gebeliği geçiren bir kadında daha sonraki gebelikte tekrar mol gebeliği oluşma olasılığı yaklaşık %1'dir. İki gebeliğinde mol gebeliği geçiren bir kadında ise bu olasılık %10'a çıkar.

Источник: https://gebelik.org/tr/tibbi-bilgiler-normal-disi-durumlar-mol-uzum-gebeligi.html

Molar Gebelik (Üzüm Gebeliği) Nedir?

Mol Gebeliği Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Her biri diğeri ile ilgili olan 3 hastalıktan oluşan trofoblastik hastalıklar mol hidatiform, invaziv mol ve koryokarsinom olarak özetlenebilir. Bunlardan mol hidatiform, dejeneratif olarak değerlendirilen bir rahatsızlıktır.

İnvaziv mol ise diğer iki hastalık arasında olan ve ikisine de eğilimi olan bir rahatsızlıktır. Koryokarsinom ise bir kanser türüdür.

Trofoblastik hastalıkların ortak belirtisi, gebelik döneminde HCG düzeyinin anormal bir seviyede artmasıdır.

Mol Gebeliği (Üzüm Gebeliği)
Temel olarak kromozom anomalisinden kaynaklanan mol gebeliği, döllenme sürecinde meydana gelen bir hata nedeniyle rahmin iç kısmında doku büyümesi ile sonuçlanan bir plasenta anomalisidir.

Trofoblastik hastalıklar ile yakından ilgili olan bu durum, trofoblast hücrelerinin üzüm salkımını andıran bir görünüm alacak şekilde doku yığınına dönüşmesidir. Mol gebelik görülme olasılığı dünya genelinde oldukça düşük denebilir.

Her 1000 kadından sadece 1’inde bu gebelik şekli ortaya çıkar.

Üzüm gebeliği iki şekilde görülür. Bunlar tam mol gebelik (komplet) ve kısmi mol gebelik (parsiyel) olmaktadır.

Komplet (Tam) Mol Gebelik Nedir?

Bu üzüm gebeliği türünde hamilelik plasental parçalardan oluşur. Sperm tarafından boş bir yumurtanın döllenmesi ile beraber plasenta büyüme evresine girer. Bununla beraber HCG hormonu seviyesi de artmaya başlar. Ancak bu plasenta içerisinde bebeğe ait tek bir doku dahi yoktur. Çünkü sperm tarafından döllenen yumurta boştur.

Tam Mol Gebelik Belirtileri

  • Bazen daimi bazen de düzensiz aralıklarla kahverengi akıntı olması
  • Sabah bulantılarının çok şiddetli seviyede olması
  • Gebelik dönemi ilerlese de bebeğin kalp atışlarının hissedilmemesi
  • Ultrason muayenesinde bebeğe dair hiçbir dokunun görüntülenememesi
  • HCG yükselmesi ve beraberinde yumurtalıkların da genişlemesi
  • Kan basıncında yükselme
  • Vücutta aşırı şişme ve ödem
  • İdrarda fazla protein saptanması
  • Gebelik ilerledikçe vajinadan üzüm tanesine benzer tanecikler düşmesi ( mol gebelik olan her 5 kadından sadece 1’inde bu belirti görülür)

Tam Mol Gebelik Tedavisi
Tam mol gebelik tanısı konduğunda derhal rahim ağzı genişletilerek tedavi aşamasına geçilir. Ardından rahim içerisi boşaltılır. Ardından gözlem aşamasına geçilir. Gözlem aşamasında belirli aralıklarla HCG düzeyi kontrol edilir. Beklenen HCG hormon seviyesinde düşme başlamasıdır. Eğer başlamazsa aynı işlem yeniden yapılır. Hatta HCG seviyesi düşene dek bu işlemin defalarca yapılması da söz konusu olabilir. Çünkü tam mol gebelik tedavisinde ilk müdahale maalesef büyümeyi durdurmak için yeterli olmayabilmektedir. Mol gebelik yaşayan kadınların yaklaşık % 10 ila 15’inde işlemin tekrarlanmasına ihtiyaç duyulur.

Parsiye (Kısmi) Mol Gebelik
Kısmi mol gebelikte de tıpkı tam mol gebelikte olduğu gibi plasenta anormal bir seviyede büyümeye başlar. Ancak tam mol gebelikten farklı olarak, plasenta içerisinde bebeğe dair dokular mevcut olur.

Dolayısıyla ultrason muayenesinde bebeğe ait dokular gözlemlenebilir. Tam mol gebeliğe nazaran çok daha ender görülen kısmi mol gebelikte bebeğin anne karnında gelişimi devam edebilir. Ancak bebekte büyüme geriliğinin olacağı katidir. Doğuştan çok sayıda anomalinin meydana geleceği bilinir.

Çoğu zaman doğuma yakın bir dönemde bebek anne karnında ölür.

Kısmi Mol Gebeliğin Belirtileri

  • Düşük belirtileri ile benzer belirtiler
  • Düzensiz periyotlarla vajinada kanama meydana gelmesi
  • Bebekte kalp atışlarının duyulamaması
  • Rahimin olması gerekenden daha küçük olması (bazı kısmi mol gebelikte rahim normaldir)

Kısmi Mol Gebelik Tedavisi
Kısmi mol gebelikte de tam mol gebelikte olan tedavi şekli uygulanır. Rahim genişletilir ve kürtaj benzeri bir işlem ile rahim içerisi temizlenir.

Ardından kadında HCG seviyesi kontrol altına alınır ve gözlemleme aşamasına geçilir. HCG seviyesinde düşme olmaması durumunda aynı işlem tekrarlanır.

Rahim ağzının genişletilmesi ve rahmin temizlenmesi defalarca yapılabilir.

Kimler Mol Gebelik Riski Altına?

  • Daha önce mol gebelik geçirmiş olan kadınlar
  • Daha önce düşük yapmış olan kadınlar
  • Daha önce kürtaj olan kadınlar
  • Ağır diyetler uygulayan kadınlar
  • Sağlıksız ya da yetersiz beslenen kadınlar
  • 40 yaşın üzerinde olan kadınlar
  • A vitamini eksikliği olan kadınlar

Mol Gebeliğin Tekrarlama Olasılıkları
Mol gebelik riski her kadın için 1000’de 1 iken, daha önce mol gebelik geçirmiş kadınlarda bu risk tam 10 kat artmaktadır.

Dolayısıyla daha önce mol gebelik geçirmiş kadının bir sonraki hamileliğinde mol gebelik riski 100’de 1’e yükselmektedir.

Daha önce 2 defa mol gebelik geçiren kadınlarda üçüncü gebeliğin de mol gebelik olma riski % 16 ila % 28 arasındadır.

Mol Gebelik Geçiren Kadınlar Ne Yapmalı?
Öncelikle kısmi ya da tam mol gebelik geçirmiş kadınların kesinlikle 1 yıl boyunca hamile kalmamaları gerekmektedir.

Şayet 1 yıllık süreçte gebe kalınması durumunda sağlıklı bir gebelik geçirilmesi ya da sağlıklı bir bebek dünyaya gelmesine olanaksız gözüyle bakıldığı bilinmelidir. Mol gebelik geçiren kadınlar bu dönemde doğum kontrol hapı kullanarak gebelikten korunmalıdır.

Rahim içi doğum kontrol yöntemlerinin mol gebelik geçirmiş kadınlarda uygulanamadığını bilmenizde fayda var.

Mol Gebelik Tanısı Nasıl Konur?
Teşhis konması için ultrason muayenesi gerekir. Ultrason görüntülemesinde uterus içerisinde veziküller yan yana dizilmiş şekilde ya da karyağdı manzarası şeklinde bir görüntü elde edilir. Aynı zamanda uterus, hamilelik döneminde göre olması gerekenden daha büyük de olabilmektedir.

HCG değerleri de tanıda dikkate alınan bulgular arasında bulunur. Mol gebelik olan kadınlarda HCG seviyesi 100.000’den daha fazla da olabilmektedir. Kati bir tanı konabilmesi için dokudan bir materyal alınır ve patolojik inceleme için gönderilir. Patolojik inceleme sonucunda mol gebelik olup olmadığına dair kesin tanı konabilir.

Bu durumda tedavi aşamasına geçilir.

Mol Gebelik Sonrasında Hamile Kalma Olasılığı
Daha önce mol gebelik yaşayan kadınların büyük bölümü bir daha hamile kalamayacaklarını ve çocuk sahibi olamayacaklarını düşünür. Oysa yapılan araştırmalar üzüm gebeliği geçiren kadınların yeniden hamile kalabildiklerini ortaya koymuştur. Bazı mol gebelik tedavilerinden sonra kemoterapi tedavisi uygulanması da gerekebilir.

Ancak yine araştırmalar, kemoterapi almış hastaların da hamile kalabildiklerini ortaya koyuyor. Dolayısıyla ne mol gebelik ne de mol gebelik tedavisi, kadınların gebe kalmasını engellemez. Fakat tedaviden sonra 1 yıllık süreçte hamile kalınmaması gerektiği unutulmamalıdır. Bu sürenin sonunda mutlaka hekim tarafından muayene edilmeli ve hekimin izin vermesi durumunda gebelik gerçekleşmelidir.

Mol Gebeliğin Tehsi Nedir?
Üzüm gebeliği kadın için tehli boyutlar alabilmektedir. Mol gebelik geçirmiş kadınların yaklaşık % 10’unda trofoblast hücre adı verilen hücreler, gebeliğin sonlandırılmasına karşın büyümeye devam eder.

Dolayısıyla kadında gebeliğe bağlı torfoblastik tümör oluşabilir. Kısaca GTN olarak adlandırılan bu durum, kan yoluyla vücudun diğer organlarına ulaşabilmekte yani metastaz eğilimi göstermektedir. Pek çok mol gebelik tedavisinden sonra hastaya kemoterapi uygulanmasının nedeni budur.

GTN en çok vajinal bölgeye ve akciğerlere metastaz yapmaktadır. Sonuç olarak mol gebelik ile başlayan süreç, tedavi edilmemesi durumunda ölümle dahi sonuçlanabilmektedir. Mol gebeliğin çok ciddi kanamalara da sebebiyet verebileceği unutulmamalıdır.

Kan kaybına bağlı olarak da pek çok sağlık tehsi ortaya çıkabilir.

Mol Gebelikte Erken Tanı
Erken tanı tüm durumlarda hayat kurtarabildiği gibi mol gebelikte de son derece önemlidir. Erken tanı konabilmesi için anne adaylarının gebelik döneminde sağlık kontrollerini asla aksatmaması gerekir. Bu kontrollerin yanı sıra mol gebelik belirtilerini fark ettikleri halde, kontrol tarihini beklemeden hekime danışmaları gerekir.

Источник: https://hamilelik.com.tr/molar-gebelik-uzum-gebeligi-nedir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.