MS Tedavisinde Alternatif Yöntemler İşe Yaramıyor

içerik

MS hastalığı nedir? MS hastalığının belirtileri neler? Tedavisi var mı?

MS Tedavisinde Alternatif Yöntemler İşe Yaramıyor

Türkiye MS Derneği Ankara Şubesi Dünya MS Günü dolayısıyla Ankara'da “Birlikte Güçlüyüz” etkinliği düzenledi. MS hasta ve hasta yakınlarından oluşan etkileyici koro performansı ve MS hastalarının alanında uzman hekimlere sorularını yönelttiği interaktif oturumun ardından yemek yarışması yapıldı.

MS hastalarının oluşturduğu gülüMSeyenler ve hekimlerin oluşturduğu gülüMSetenler adıyla iki gruba ayrılarak yapılan yarışmada en lezzetli Kinoalı Salatayı yapan MS'li hastaların gülüMSeyen grubu oldu. Keyifli dakikalar yaşayan hasta ve hasta yakınları bu tip etkinliklerle birlikte olmanın verdiği gücün çok değerli olduğunu belirtti.

Türkiye MS Derneği Danışma Kurulu üyesi ve Hacettepe Üniversitesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Rana Karabudak Dünya MS Günü dolayısıyla Türkiye MS Derneği Ankara Şubesi'nin düzenlediği “Birlikte Güçlüyüz” etkinliğinde MS ile ilgili açıklamalarda bulundu.

SON 10 YILDA ÇOK ŞEY DEĞİŞTİ

Yaşadığımız koşullarda MS hastalığı dendiğinde engelli olmaya doğru gidildiğinin akla gelmemesi gerektiğine değinen Prof. Dr. Karabudak, “Tedavi imkânları çok gelişiyor. Daha önceleri 3 ila 4 ilaçla sınırlıyken, artık günümüzde, özellikle son 10 yılda, arka arkaya geliştirilen tedaviler sayesinde seçenekler çokça arttı” dedi.

MS – MultiplSkleroz'u merkezi sinir sistemini; beyin, omurilik, göz sinirlerini etkileyebilen bir hastalık olarak tanımlayan Prof. Dr.

Rana Karabudak “Zaman zaman alevlenen, zaman zaman hecmeler yapabilen, durulabilen, bazı durumlarda da ilerleyici gidebilen bir hastalıktır.

Hastalığı ortaya çıkaran belirtileri, yani bir anlamda sonuçları sinir sisteminde görüyoruz ancak aslında MS, bağışıklık sisteminden kaynaklanmaktadır” dedi.

HASTALIK YOK, HASTA VAR

“MS'te hastalık yok, hasta var” diyen Prof. Dr. Rana Karabudak belirtilerin de farklılık gösterebileceğini vurguladı. Prof. Karabudak “Her bir hasta bireysel olarak bir yaklaşım gerektirir.

Tedaviyi hastaya göre biçilen bir elbise gibi düşünün, her hastanın özelliklerine göre tedavi planı yapılır. Bazı belirtiler kısa süreli ve geri dönüşlü iken bazıları daha ilerleyici seyreder ve özürlülük nedeni olabilir.

MS'in tipik ve sık belirtileri; görme bulanıklığı, çift görme, denge bozulması, duyu ve kuvvet kayıplarıdır” dedi.

MS HASTALIĞININ BELİRTİLERİ

Hastalığın ilk evrede aşırı yorgunluk, uyuşma gibi çok genel belirtiler de verdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Karabudak “Bu nedenle de teşhis konusunda zaman kaybı yaşanıyor. MR'la çok büyük yol katettik. Çeşitli sebeplerle MR çekilebiliyor.

Bu da erken dönem MS teşhisinde bize yardımcı oluyor. Hastalık esasında tanı koymadan çok daha önce başlayabiliyor. Bazen mesnetsiz bir yorgunluk olabiliyor, kişi çok hafif bir iş yapıp çok yorgun hissedebilir.

Bu eşler veya işverenler açısından yanlış yorumlanabilir” diye konuştu.

TEDAVİDE HEKİM-HASTA İLİŞKİSİ ÇOK ÖNEMLİ

Prof. Dr. Karabudak MS hastalığının uzun soluklu bir hastalık olduğuna değinerek “Hekimlerin de uzun soluklu takibi gereklidir. Özellikle hastayı birebir sahiplenmek, uzun vadede bir hastalığın değişik aşamalarını kaçırmamak ve hastaya anında yardımcı olmak açısından hastayı iyi tanımak ve iyi takip etmek çok büyük önem taşıyor” dedi.

Prof. Dr. Rana Karabudak'ın açıklamalarının devamı şöyle;
MS tedavisinde önceki yıllarda sadece kortizon kullanılırdı. Ataklarda da, atakları önlemede de kortizon kullanırdık.

Kortizonu her zaman kullanmayı, uzun süreye yaymayı hekimler olarak çok tercih etmeyiz. Ama o dönemlerde elimizde başka ilaçlar yoktu.

Artık sadece kortizon değil, hastalığın tipine göre, hastalığın aktivitesine göre, lezyon yüküne göre, gidişata göre tedavi seçeneklerimiz var.

Günümüzde hastalığın seyrini değiştiren enjeksiyon tedavileri var. Değişik sıklıklarla yapılıyorlar, uzun yıllardır kullanıyoruz. Bunlar atak sıklığını azaltan ilaçlar, özürlülüğe yansımaları sınırlı olmakla beraber erken dönemde kullanıldığında etkin. Hastalığın farklı evrelerinde serum şeklinde uygulanan bazı tedaviler de var.

Son dönemlerde ağızdan tedaviler de mevcut. Bunlar çok pahalı ilaçlar, Türkiye'de kullanılmaya başlandı. Atak sıklığını azaltma ve MR'daki aktiviteyi baskılaması enjeksiyon tedavilerine göre oldukça yüksek.Yavaş seyirli hastalarda (Primerprogresif) ilk kez çıkan bir ilaç MS merkezlerinde çalışılıyor.

Ama hastalar bilmelidir ki etkinlik arttıkça yan etki profili de artabiliyor. Kısacası her hasta için en yararlı ilaç farklı olabilir yani en yararlı ilaç hastaya yararlı olan ilaçtır. Şunu da vurgulamak isterim ki, tüm gelişmelere rağmen, medikal tedavi her şey demek değil.

MS'de tedavi yaklaşımları fizyoterapisiz tamamlanmış sayılmaz, her hastamızın her aşamada fizyoterapik bakış açısına ihtiyacı vardır.

ALTERNATİF TEDAVİLERİN OLUMSUZ ETKİLERİ VAR

İlaçlarını bırakıp alternatif tedaviye kayarak maalesef hastalığının seyrini olumsuz etkileyen birçok hasta da var. Bunların hiçbiri, ne ozon, ne oksijen ispatlanmış şeyler değil. Küçük çalışmalar var, onlarda da bir etkinliği gösterilememiştir.

Oksijen yüklenmesi gerektiği durumlar sayılıdır, soba zehirlenmesi gibi. Böyle “tezgahlar” her zaman vardır, bir takım otları karıştırma çabaları hep vardır. Bunların hepsi merdiven altı, para tuzağı, bilimsel olmayan şeyler. Bilim dünyası bunları önermiyor.

Tıbbın ve bilimin alternatifi olmaz. Kronik bir hastalık sahibiyseniz bazı ilaçların kullanılması zaman alır, kombine tedaviler gerekir, bir mücadele gerekir.

Bunun için mücadele ve azim gerekiyor, mucize beklememek ve o an için sizi iyi anlayan, bu işin içinde olan bir hekimle bir ekiple işbirliği yapmanız lazım.

MS HASTALIĞI ÖLÜMCÜL DEĞİLDİR

MS asla ölümcül veya bulaşıcı bir hastalık değil ancak yaşam kalitesini etkileyebilen bir hastalık. Özellikle hayatın baharını etkileme potansiyeli olan ve ilk yıllarda gidişi belirsizlikler taşıyan bir hastalıkla baş başa iseniz zaman çok önemlidir.

MS'le mücadele hem kişisel düzeyde, hem de toplumsal alanda sonucu alınacak bir mücadele. MS konusunda tecrübeli bir nörologla tedaviyi planladıktan sonra tedaviye uyum önemlidir. Yapılan çalışmalarla tedavilerde başarı oranları sürekli artmaktadır.

Tabi en önemli tedavi moral, pozitif düşünme, sevilen insanlarla beraber olmak ve hedefinizin olmasıdır.

Türkiye MS Derneği Ankara Şube Başkanı Aşır Nadar da MS hastaları ve yakınları için açıklamalarda bulundu.

Derneğimizin amaçları MS'li hasta ve ailelerine ulaşmak, hastaların tıbbi, fiziksel, psikolojik ve sosyal sorunlarını çözmeye yönelik girişimlerde bulunmak, toplumu MS hastalığı hakkında bilinçlendirmek ve bunlara ilave olarak bu alanda yapılan araştırma ve çalışmaları desteklemektir.Genç nüfusu etkileyen ve gittikçe artan MS için biran önce harekete geçilmesi gerekmektedir.

MS POLİKLİNİKLERİ ARTMALI

Hastanelerin haftada bir gün olan MS poliklinikleri yeterli olmamaktadır. Randevu alımı, teşhis, tetkik ve tedavilerde ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır.

Bu nedenlerden dolayı hastanelerimizde acilen her gün hizmet verecek MS polikliniklerinin açılması, MS hastalarının yatarak tedavilerini alıp, fizyoterapi hizmetlerinden faydalanacakları, hasta sayısına yeterli yatak kapasitesi olan ve en önemlisi buralarda çalışacak uzmanların MS konusunda gereken donanıma sahip olmaları gerekmektedir.

MS tanısı konmuş hastaya ve hasta yakını hastalığı ile ilgili gerekli tüm bilgileri internette araştırma yaparak değil nöroloji uzmanından edinmelidir. İnternette yanlış, sağlıksız, yanıltıcı bilgilerin de bulunması nedeniyle hastanın morali bozulmakta ve MS konusunda yanlış fikre kapılarak, hastalıktan korkup, hayattan kopmaktadır.

MS HASTALARI İŞ HAYATINDA SORUN YAŞIYORLAR

Çok sağlıklı görünümlü MS hastaları var ve bu kişiler hayatlarını olağan akış içinde sürdürmek istiyorlar. MS hastası bir kişi iş başvurusu yaptığında çeşitli sıkıntılarla karşılaşabiliyor.

İş başvurusu sırasında istenen “sağlıklı” raporunu alamadığı halde engelli raporu da alamıyor. Bu durum da işe başlamak isteyen MS hastalarını olumsuz etkiliyor.

Sağlıklı görünen MS hastalarının da zaman zaman ortaya çıkan şiddetli baş ağrıları ya da yorgunluğu olabiliyor. İşverenler de bu tip bulguları bilmeli ve sabır, anlayış göstermeli.

MS ölümcül değildir, akıl hastalığı değildir, bulaşıcı değildir, kalıtsal değildir, kas hastalığı değildir, yanınızda yürüyen genç sarhoş değil MS hastası olabilir. MS’in bin bir yüzü vardır, kimsenin MS’i kimseye benzemez, MS kişiye özel bir hastalıktır.

BİRLİKTE GÜÇLÜYÜZ

Zaman zaman çevrenin yaklaşımları nedeniyle sosyal kısıtlanmalar da yaşanabilir. Bu arada MS çocuklardan da saklanmamalı, paylaşılmalı. “Biz buna rağmen ayaktayız” mesajı verilmeli.

Hasta ve hasta yakınları kendilerini yaşama bağlayıcı çözümler bulma, mücadele etme gayreti ve gücü içinde olmalıdırlar. Karşılaşabileceğiniz problemlerle ve duygusal değişikliklerle baş edebilmek için derneklerden ve işin uzmanı kişilerden yardım alabilirsiniz.

MS Derneği Ankara Şubesi olarak hasta, hekim, hasta yakını ve toplumun desteğiyle “Birlikte Güçlüyüz” diyoruz.

Источник: https://www.karar.com/hayat-haberleri/ms-hastaligi-nedir-ms-hastaliginin-belirtileri-neler-tedavisi-var-mi-843498

MS Hakkında Bilmeniz Gerekenler

MS Tedavisinde Alternatif Yöntemler İşe Yaramıyor

MS (Multipl Skleroz) hastalığı, kişinin bağışıklık sistemindeki bozukluk sonucu beyin ve omurilikte çok sayıda plakların oluşmasıyla ortaya çıkan bir hastalıktır. Genç yaşlarda görülebilen MS (Multipl Skleroz) hastalığı, dünyada yaklaşık 3 milyon, Türkiye’de ise 35 bin kişiyi etkilemektedir.

MS hastalığı ataklar halinde gelişir ve ancak uygun tedavi ve düzenli takiple kontrol altında tutulabilmektedir. Multipl Sklerozhastalığı genellikle 20- 40 yaşları arasında ortaya çıkar.

Memorial Sağlık Grubu Nöroloji Bölümü Uzmanları “MS hastalığı” hakkında bilgi verdi.

MS Hastalığı Nedir?

Halk arasında MS hastalığıolarak bilinen Multiple Skleroz;hareket aksaklığı, kaslarda güçsüzlük, kısmi felç, dengesizlik, konuşma ve görme bozuklukları gibi çeşitli belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Ataklar halinde görülen MS, erkeklere oranla kadınlarda 2 kat daha fazla görülüyor.

MS (Multipl Skleroz) hastalığı, santral sinir sisteminin yani beynin ve omuriliğin inflamatuar (yangısal) bir hastalığıdır. Özellikle santral sinir sistemindeki beyaz madde yapıları hastalanır. Beyaz madde, santral sinir sisteminin kendi içerisinde ve bu bölüm ile vücudun diğer bölümleri arasında iletişimi sağlayan sinir liflerinden oluşur.

MS’li hastalarda santral sinir sistemindeki bu beyaz maddede plak veya lezyon diye adlandırılan hasarlı alanlar görülür. Bu hasarlı alanlarda siniri çevreleyen miyelin denilen bir maddede kayıp gözlenir.

MS hastalığında gelişebilecek reaksiyonlar önceden tahmin edilemez ve oldukça değişkenlik gösterir. Bu nedenle MS hastalığınıtanımlayabilmek çok zor bir durumdur.

Sinir sisteminde etkilenen yere ve etkilenme derecesine göre, MS hastalığının tipi ve şiddeti hastadan hastaya değişebilir.

MS hastalığının belirtileri ve tedavisi kişiye özeldir. Benzer şekilde gelişen ve aynı bulgularla seyreden iki MS’li hasta bulabilmek mümkün değildir.

Hastalığın bireyin kendisinde ve hastalar arasında farklı seyretmesi, hastalığın zamanlamasını, beyinde tuttuğu yeri ve bulguların şiddetini farklı kılmaktadır.

Genel alarak MS’li olgularda, beynin veya omuriliğin kontrol ettiği her hangi bir fonksiyonun tam veya yarı tam kaybı gözlenir.

MS Hastalığı (Multiple SklerozBelirtileri Nelerdir?

MS hastalığının belirtileri kişiye göre değişebilmektedir. MS’li hastalar, aşağıdaki problemlerin herhangi birini ataklar ve düzelmeler veya yavaş kötüleşen bir seyir izleyerek yaşayabilirler:

  • Uyuşukluk, karıncalanma, iğnelenme,
  • Güç kaybı, spazm, kas sertliği, kramp, ağrı. Güç kaybı vücudun bir tarafındaki kol ve bacakta veya her iki bacakta birden olabilir.
  • Görme kaybı, çift görme,
  • İdrar kaçırma ve idrar aciliyeti,
  • Kabızlık,
  • Konuşma bozukluğu,
  • Cinsel fonksiyon bozuklukları,
  • Denge kaybı, bulantı,
  • Yorgunluk,
  • Depresyon,
  • Kısa süreli hafıza problemleri,
  • Yutma zorluğu


MS hastalığının ilk belirtileri,
kol ya da bacakta kuvvet azalması-güçsüzlük şikayeti ile başlar.

MS’li hastalar genellikle yeni gelişen duyu bozuklukları, bulanık görme, denge bozuklukları, çift görme gibi belirtilerile doktora başvurular.

MS hastalığının belirtilerinin her hastada birbirinden farklı olabileceğini akılda tutmak gerekir.

MS hastalığı belirtileri, miyelin konusu ile doğrudan bağlantılıdır. Merkezi sinir sisteminde sinir liflerini çevreleyen ve koruyan “miyelin” isimli bir tür kılıf vardır ve bu kılıf sinir liflerinin elektrik uyarılarını iletmelerine yardımcı olur. MS’de miyelin kılıfı hasara uğrar ve bazı bölgelerde yok olur.

Hasar gören bu bölgeler ‘plak’ olarak da bilinir. Miyelin sadece sinir liflerini korumakla kalmayıp, görevlerini yerine getirmelerini de sağlar.

Miyelin yok olduğunda veya hasar gördüğünde, sinirlerin beyine giden veya beyinden gelen elektrik uyarılarını iletebilme kapasiteleri kesintiye uğrar; bu durum çeşitli MS belirtilerineneden olur.

En belirgin MS belirtileri,halsizlik, yüzde veya vücutta uyuşma ve karıncalanma, hissizlik, yorgunluk, denge problemleri, görme bozuklukları, kas sertleşmesi, bozuk konuşma, bağırsak veya mesane problemleri, dengesiz yürüme (ataksi), cinsel işlev sorunları, ısıya hassasiyet ve kısa süreli bellek sorunları şeklinde sıralanabilir.

Aniden ortaya çıkan ve birkaç gün sürüp düzelen görme, konuşma sorunları ya da yazının kötüleşmesi gibi belirtiler MS yani Multiple Skleroz hastalığının işareti olabiliyor. MS hastalarının…

MS Hastalığı Neden Olur? MS Hastalığı Genetik Midir?

MS hastalığı genetik midir sorusu hastalıkla ilgili doğru bir şüpheye işaret eder. MS hastalığının oluşumunda genetik faktörler oldukça etkilidir.

MS’in nedeni olarak birkaç teori vardır, fakat bunlarla hastalık oldukça zayıf bir şekilde anlaşılabilmektedir. MS hastalığının nedenleri kişiden kişiye değişse de, genetik faktörler tüm hastalarda sabittir.

MS hastalığı neden olur sorusuna birkaç şekilde cevap verilebilir;

  • Çevresel faktörler: Organik çözücülere ve cıvaya maruz kalma, böcek ilaçları ve radyasyon teması.
  • Etnik köken: Kafkas, Kuzey Afrika kökenlilerde hastalık görülebilir. Sarı ve kısmen siyah ırkta koruyuculuk beyaz ırka göre daha fazladır. Ayrıca Kuzey Avrupa, Amerika ve Kanada'nın kuzeyinde hastalık yüksek, ekvator bölgesinde düşük oranda görülmektedir.
  • Virüslerin etkisi: Geçmişte “herpes”, “varisella zoster” virüslerine maruz kalma.
  • Kalıtım: Çevresel tetikleyicilerden etkilenen genetik faktörler mevcuttur.
  • Genetik faktörler: MS'li anne veya babanın çocuklarında aynı hastalığın görülme oranı, toplumdaki aynı yaş grubu kişilerle kıyaslandığında 7-10 kat fazladır. Ancak genler, hastalığın oluşmasında tek faktör değildir. Örneğin; genetik olarak birbirinin aynı olan tek yumurta ikizlerinden birinde MS gelişse bile, diğerinde gelişme riski %25’tir.

Bu faktörlerin dışında MS hastalığı nedenleri arasında;

  • Kan ve beyin arasındaki bariyerin hasarı
  • Anne karnında oluşan biyokimyasal olaylar
  • Diyet ve vitamin yetmezlikleri
  • Alerjik reaksiyonlar da sıralanabilir.

MS Hastalığı Nasıl Teşhis Edilir?

MS hastalığı tanısının konulması çok da kolay değildir. MS hastalığını teşhis edebilecek özel bir test henüz geliştirilmemiştir. MS hastalığına tanısı konması demek aslında diğer olasılıkları elemek anlamına gelir. MS hastalığını teşhis etmek için kullanılan tetkikler nelerdir? sorusuna ise bu şekilde yanıt verilebilir:

  • MRI: MRI filmleri beyin ve omurilik hakkında detaylı bilgi verir ve MS hastalığı teşhisi için son derece önemlidir. MS hastalığı lezyonları bu filmlerde soluk alanlar olarak görülür.
  • Beyin omurilik sıvısının incelenmesi: Bu sıvıda, bağışıklık sisteminin aktivitesini gösteren ligklnal bandlar, miyelin proteini saptanabilir.
  • Uyarılmış yanıtlar: Bu testler, sinirlerin ileti hızlarını ölçme teknikleridir. Miyelin kılıfı hasarlanmış sinirler, iletileri daha yavaş iletirler. 3 ana tipi vardır:
  • Görsel uyarılmış yanıtlar: Görme ile ilgili sinirleri inceler.
  • İşitsel uyarılmış yanıtlar: İşitme ile ilgili sinirleri inceler.
  • Smatsensriyel uyarılmış yanıtlar: Kol ve bacaklardaki duyusal sinirleri inceler.

MS Hastalığı Tedavisi

MS hastalığı tedavisi kişiye özel olmalı ve mutlaka erken dönemde başlamalıdır. Hastalık genellikle 20-50 yaş arasında görülmektedir. MS hastalığı ne kadar erken başlarsa o kadar sert seyretmektedir. MS atağı geçiren hasta hayatı boyunca başka bir atak geçirmeyebileceği gibi değişken sıklıkta atak yaşayabilmektedir.

Ataklar halinde görülmediği ve düzelmeye izin vermeyen sürekli ilerleyen formları çok daha ağır ilerlemektedir. MS’in ataklarla başlayıp daha sonra ara vermeden devam eden tipleri de mevcut. MS hastalığının tedavisine ataklar sırasında gecikmeden başlanmalıdır.

Erken dönemde başlanan MS hastalığı tedavisi hastalığın ileride hasar bırakmasını engellemektedir.

MS Ataklarına Karşı Aşı

MS hastalığının tedavisinde koruyucu tedaviler (aşı) da büyük rol oynamaktadır. MS atakları hissedilir hissedilmez vakit kaybetmeden uzman bir doktora görünmek, MS hastalığı tedavisinin ilk adımıdır.

MS ataklarını teşhis edebilecek beyin ve omurilik MR’larının çekilmesi, beyin omurilik sıvısından örnek alınarak yapılan testler ve elektro fizyolojik testler tedavide uygulanacak yöntemler için belirleyici olmaktadır. Yapılan tetkikler sonrasında beyinde görülen plakların sayısı MS hastalığının seyrini ve derecesini göstermektedir.

MS hastalığın tam tedavisi bulunmamaktadır. MS ataklarını ve olağan atakların etkilerini azaltmaya yönelik tedaviler uygulanmaktadır. Sürekli MS atağı geçiren hastalara atakları %30-40 oranında önleyen koruyucu tedaviler (aşı) uygulanır.

Ayrıca bu koruyucu tedavi atak sonrası engelli kalma riskini de azaltır. Çok sık MS atağı geçiren hastalarda atak sayısının azaltılması için interferon tedavisi uygulanmaktadır.

MS hastalığı tedavisinde dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta da, kronik MS hastası olma riski taşıyan, tek atak geçiren hastalarda bağışıklık sistemini baskılayan koruyucu tedavilerin uygulanması önerilmemektedir.

MS hastalığının tedavisinde özellikle hastalığın az görülen ağır tipleri için de artık tedavi seçenekleri bulunmaktadır. MS tedavileribağışıklık sistemini baskıladıkları için ciddi risklere neden olabilmektedir.

Bu nedenle MS hastalığı tedavisi yakın kontrol altında tutulmalı ve uzman sağlık kuruluşlarında uygulanmalıdır.

MS hastalığı doğru tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile kontrol altında tutulabilir.

  • Sizi çok yoracak etkinlik ve işlerden kaçının
  • Düzenli ve sağlıklı beslenmeye özen gösterin
  • Alkol ve sigara gibi zararlı maddeleri hayatınızdan uzak tutun
  • Hareket edin!
  • MS şikayetlerini artırabilecek olan hamam, sauna gibi sıcak ortamlar yerine ılık su tercih edin.
  • Depresyondan uzak durmaya çalışın.

MS Hamileliğe Engel Mi?

MS hastalarının bilinenin aksine hamilelik planlarını ertelemelerine gerek yoktur. MS hastaları rahatlıkla hamile kalabilir ve çocuklarını sağlıklı bir şekilde dünyaya getirebilr.

Eğer MS atakları çok ağır şekilde seyretmeye başlarsa hastaların ağır işlerden kaçınmaları yeterlidir. MS hastalığının doğuma ve doğurganlığa engel bir hastalık olmadığı bilinmelidir. Hatta bazı vakalarda hamilelik MS ataklarını yatıştırmaktadır.

Ancak doğum sonrası ataklar tekrarlanabileceği için MS hastalığının yakın takibi çok önemlidir.

MS Hastalığının İyi Bir Seyir İzleyeceğini Gösteren Bulgular Nelerdir?

  • İlk bulgusu duyusal veya görme ile ilgili olanlar
  • 2 atak arasındaki sürenin uzun olması
  • Hastalığın 25 yaşından önce olması
  • Başlangıçta MR’da çok az lezyon görülmesi
  • Başlangıçtan 5 yıl sonra etkilenen nörolojik bölümlerin az sayıda olması
  • Başlangıçtan 5 yıl sonra nörolojik sekelin az olması
  • Geçirilen ataklardan sonra düzelmenin tama yakın olması
  • Ataklar dışında beyin omurilik sıvısında myelin proteininin olmayışı
  • Başlangıcın sadece tek bölgeden olması

Hastanın kadın olmasının da bir avantaj olduğu unutulmamalıdır.

MS Hastalığının Kötü Bir Seyir İzleyeceğini Gösteren Bulgular Nelerdir?

  • Başlangıçta etkilenen alanların çok olması
  • Başlangıçta MR lezyonlarının çok olması
  • Başlangıçta beyinin güç, denge ve sfinkter fonksiyonları ile ilgili bölümlerinin etkilenmiş olması
  • Başlangıçta hastalığın progresif seyir izlemesi
  • Hastalığın erken seyrinde beyin omurilik sıvısında oligoklonal bant olması
  • Hastalığın 40 yaşından sonra başlaması
  • 2 atak arasında 1 yıldan daha az bir süre olması
  • Başlangıçta motor bulguların olması
  • Başlangıçta beyin sapı ile ilgili bulguların olması
  • Hastanın erkek olması
Güncellenme Tarihi: 02 Haziran 2017Yayınlanma Tarihi: 30 Kasım 2016

Benzer Sağlık Rehberleri

Источник: https://www.memorial.com.tr/saglik-rehberleri/ms-hastaligi/

MS hastalığı nasıl tedavi edilir?

MS Tedavisinde Alternatif Yöntemler İşe Yaramıyor

MS hastalığıyla mücadele ediyorsanız beyninizin ve omuriliğinizin korunmasını sağlayan zarlar yavaş yavaş zarar görüyor demektir.

Bu, sinirler zamanla çok fazla hasar görüp çalışmayı durduracaklar demek oluyor. Şimdilik MS hastalığı için bir tedavi mümkün değil.

Ancak uygulanacak bazı tedavilerle belirtilerinizi iyileştirip hastalığın ilerleyişini yavaşlatabilir ve yaşamaya devam edebilirsiniz.

Doktorlar için MS hastalığının hangi evresinde olunduğunun cevabını vermek çok kolay değil bu yüzden ne türden bir tedaviye ihtiyacınız olduğu epey karmaşık bir konu. Tedavi büyük çoğunlukla MS hastalığınızın türüne bağlı olarak değişiyor.

• Bazı ilaçlar MS hastalığının ilerleyişini yavaşlatabilir ve tekrarlanma sayısını azaltabilir.

• Hastalığın tekrarlama aşamasındaki belirtilerini silmeye yarayacak bazı ilaçlar olabilir.

• Sizi rahatsız eden bazı belirtileri tedavi etmek için de kullanılabilecek bazı ilaçlar var. Özellikle de yorgunluk ve kas spazmları için.

Hayatınız boyunca değişik türlerden MS tedavisine ihtiyaç duyabilirsiniz. Tekrarlayan türden MS hastalığınız varsa ilaç almaya ne zaman başlayacağınıza karar vermek biraz zor olabilir.

MS hastalığının tedavisi

Hangi tedavi daha çok işe yarıyor? Yapılan araştırmalara bakıp hangi MS hastalığı türüne hangi tedavinin daha iyi geldiği saptanmaya çalışılmış.

Tekrarlanmayı ve sakatlığı önleyici tedavi

Glatiramer asetat: Tekrarlayan MS hastalığınız varsa bu ilacı enjeksiyon yoluyla alabilirsiniz.

İnterferon beta: Tekrarlayan ya da sekonder progresif MS hastalığında enjeksiyon yoluyla alınabilir.

İmmunoglobulin: Tekrarlayan MS hastalığının tedavisinde diğer tedavi yöntemleri işe yaramadığında bu ilaca başvurulabilir.

Azathioprine: Tekrarlayan ve sekonder primatif MS hastalığının tedavisinde kullanılabilir.

Mitoxantrone: MS hastalığınız çok aktifse tedavi yöntemi olarak kullanılabilir.

Natalizumab: Tekrarlayan MS hastalığınızın kötüye gittiği durumların tedavisinde kullanılabilir.

Methotrexate: Bu tedavi genellikle MS hastalığı için tavsiye edilmez. Ancak tekrarlayan ve sekonder progresif MS hastalarının üzerinde denenmeye başlanmıştır.

Tekrarlama durumundaki belirtilerin tedavisi

Steroidler: Hap ya da enjeksiyon şeklinde alınabilir.

Plazma değişimi: İltihaplanmaya neden olan kanın bir parçasının alınması şeklinde bir tedavidir.

Natalizumab: MS hastalığının tekrarlamasını önlemek için kullanılabilir bir tedavi. Ancak belirtilerin tedavisinde de kullanılmak üzere test edilmiştir. 

Yorgunluğa iyi gelen tedaviler

Amantadine: MS hastalığı yüzünden çok yorgun hissediyorsanız bu ilaçla tedavi olabilirsiniz.

Yaşam tarzı değişimleri: Daha fazla enerji sağlamak için hayatınızda bazı değişimler yapmanız gerekebilir.

Egzersiz: Egzersiz daha formda ve daha güçlü hissetmenize yardımcı olur.

Modafinil: Bu ilaç da daha az yorgun hissetmenizi sağlayabilir.

Kas spazmlarına iyi gelen tedaviler

Baclofen pompası: Bu pompa derinizin altına sırtınıza yerleştiriliyor. Omuriliğinizdeki sinirlere baclofen pompalanmasını sağlıyor.

Botulinum toksin: Botulinum toksin kalçanın etrafındaki kaslara enjekte edilir. Böylece bu kasların rahatlamasını sağlar. Bacaklarınızı rahatça hareket ettirebilirsiniz.

Gabapentin: Gabapentin genellikle epilepsi tedavisinde kullanılan bir ilaç. Ancak bazı MS hastaları özellikle kaslardan kaynaklanan ağrılarını dindirdiği gerekçesiyle bu ilacı kullanabiliyor.

Kas gevşeticiler: Baclofen, tizanidine bu kas gevşeticilere örnek olarak verilebilir.

Fizyoterapi: Fizyoterapi kaslarınızı yumuşatmayı amaçlar böylece kaslarınız daha az kasılır.

Benzodiazepines: Bu ilaç kas spazmları için kullanılabilir.

Uzman kadro tarafından uygulanacak tedavi

Rehabilitasyon: Bir kliniği düzenli olarak ziyaret edip MS hastalığı belirtilerinizin uzmanlar tarafından kontrol ve tedavi edilmesi işlemi.

Hastanede rehabilitasyon: Hastanede kaldığınız süre içerisinde MS hastalığı belirtileriniz kontrol ve tedavi edilir.

MS hastalığı tedavi seçenekleri hakkında daha ayrıntılı bilgi ve durumunuza özel tavsiyeler için yorum yazın.

Источник: https://www.cevapsepeti.com/ms-hastaligi-nasil-tedavi-edilir/

MS Tedavisi, Nasıl Geçer?

MS Tedavisinde Alternatif Yöntemler İşe Yaramıyor

Çoklu skleroz yani çoklu doku sertleşmesi anlamına gelen multiple sclerosis kısaca MS olarak bilinmektedir ve “emes” şeklinde de ifade edilmektedir. MS, merkezi sinir sistemini etkileyen bir otoimmün hastalıktır. MS hastalığında, merkezi sinir sistemi ve beyin, vücudun diğer kısımlarına mesaj gönderemez hale gelir yani iletişim kopukluğu yaşar.

MS hastalığı hakkında göreceli olarak fazla bilgi yoktur, fakat nedenleri ve olası tedavi seçenekleri hakkında araştırmalar hızla devam etmektedir.

Araştırmacılara göre MS hastalığı, vücut bağışıklık sisteminin miyelin dokularına hücum etmesi sonucu oluşmaktadır. Miyelin ise, sinir hücrelerini saran ve izole eden bir yapıdır.

Miyelin aşındığında, sinir hücreleri ile merkezi sinir sistemi arasındaki iletişim kesintiye uğramaktadır. Bu durumda, vücuttaki bazı kısımlar, vücudun yaptığı her şeyi kontrol eden merkezi sinir sisteminden talimat alamaz hale gelmektedir.

Hastalığın belirtileri ise, orta ya da şiddetli olmak üzere çok çeşitli yelpazede gözlenmektedir.

MS hastalığının birkaç tane çeşidi bulunmaktadır;

Tekrarlayan-düzelen: Bu formdaki MS, zamanla tekrarlar ve düzelir. Belirtileri bir süre için şiddetli olabilirken sonradan yok olabilir. MS hastalarının yaklaşık % 85’inde hastalık başlangıcı bu şekilde gelişmektedir (Murray, T., ve diğ., 2013).

İkincil-ilerleyen: Hastalık ilk saldırısından sonra daha bilinçli şekilde ilerlemektedir. Bu tür MS hastalığı belirtilerinde sakinleşme gerçekleşmez. Yeni tedavi yöntemleri geliştirilmeden önce, bu tür MS hastalarının % 50’sinde hastalık ilerleme kaydetmiştir. Ancak yeni tedavilerin etkinliği tam olarak değerlendirilmiş değildir (Murray, T., ve diğ., 2013).

İlksel-ilerleyen: Bu tür MS hastalığı genellikle ileriki yaşlarda gelişmektedir. Bu hastalarda hastalık, inişler çıkışlar yapmadan, yavaş yavaş azalmaktadır.

Kademeli tekrarlayan: Bu tür emeste belirtiler ilk başta yavaş ilerlemekte fakat zamanla kötüleşmektedir.

MS öngörülemeyen bir hastalıktır. Bazı insanlarda başlangıçta krizler yaşanırken sonrasında yaşanmayabilir. Bazen de yaşlı insanlarda hastalık ilerlemesi tamamen durabilmektedir.

Oluşum Nedenleri

MS hastalığının neden oluştuğu bilinmemektedir. Ancak bilimsel veriler dört temel teori ile MS oluşumunu tetikleyen durumları açıklamaktadır;

Bağışıklık sistemi: Bağışıklık sisteminin miyelin dokularına saldırması nedeniyle hastalığın geliştiğine dair görüşler yaygındır. Ancak araştırıcılar bu saldırının doğal mı yoksa başka faktörlere bağlı olarak geliştiği mi konusunda bilgi sahibi değillerdir.

Çevresel faktörler ve beslenme: Ekvatora yakın coğrafyalarda hastalık gelişmesi durumu daha düşüktür. Çünkü, ekstra güneş ışığı ekstra D vitamini sağladığı için, vücutta MS riski düşmektedir. Ayrıca araştırmacılar, doymuş yağ oranı yüksek ya da balık yağı ve D vitamini oranı düşük beslenmenin hastalık oluşumu ile bağlantısını araştırmaktadırlar.

Genetik: Buna göre, birincil aile üyelerinde MS hastalığı görülmesi durumunda risk artmaktadır. Genel olarak hastalık gelişmesi olasılığı yüzde % 0.15 iken, kız kardeş, erkek kardeş, anne ya da babada MS olması durumunda olasılık % 4’e çıkmaktadır.

Enfeksiyonlar: Araştırmacılara göre, viral ya da bakteriyel enfeksiyonların yanı sıra diğer bazı patojenler bağışıklık sisteminin tepkisine sebep olarak, MS hastalığına neden olabilmektedir.

Tanı ve Testler

MS için kesin tanı yoktur. Doktorlar diğer hastalıkları eleyerek MS olup olmadığını belirleyebilirler. Bu belirleme işleminde uygulanan test ve analizler ise şu şekildedir;

Manyetik rezonans görüntülü tarama (EMAR): Bu cihaz, beyin ya da omurilik dokularının tanımlanmasına yardımcı olarak, miyelin kaybı olup olmadığını gösterebilmektedir.

Omurilikten su alınması: Omurga sıvısı vücudun bir bağışıklık tepkisi yaşayıp yaşamadığı hakkında ip uçları verebilir. Buna göre, omurilik sıvısında tespit edilen anormallikler hastalık varlığını belirtebilmektedir.

Uyandırılmış potansiyel testi: Bu testte beyine elektrik uyarısı gönderilmektedir. Böylece beynin nasıl tepki verdiği belirlenmiş olur.

Kan testleri: Kan testleri diğer hastalıkların belirlenip elenmesine yardımcı olur.

MS Tedavisi Nasıl Yapılır?

MS hastalığının çaresi yoktur, fakat çeşitli şekillerde tedavisi mümkündür. Ayrıca yeni araştırmalar ve yeni tedavi yöntemleri araştırılmaktadır.

1.İlaç Tedavisi

Uzun vadeli MS tedavisinde birçok ilaç kullanılmaktadır. Bu ilaçlar arasında, yeni geliştirilen ve vücudun bağışıklık tepkisini kontrol eden ilaçlar da bulunmaktadır.

Tedavide kullanılan ilaçlar genellikle, iğne ya da damar içinden alınan ilaçlar şeklinde olmakla beraber hap formları da vardır.

Hastalıkta atakların yaşandığı dönemlerde ise, kortikosteroidler ve plazma değişimi (plazmaferez) ilaçlar devreye girebilmektedir.

Çoğu reçetesiz ya da reçeteli ilaç, MS ile ilişkili çeşitli semptomların kontrol altına alınmasına yardımcı olmaktadır. Bu ilaçlar, anksiyete, kas spazmları, enfeksiyonlar ve idrar kesesi ile bağırsak problemleri gibi, MS ile ilgili sağlık sorunlarını hafifletmeye yardımcı olabilmektedir. MS tedavisinde kullanılan ilaçlar ise şu şekildedir;

  • Beta interferonlar: Bu ilaçlar MS tedavisinde kullanılan en yaygın ilaçlardır. Deri ya da kas altına enjekte edilerek uygulanan bu ilaçlar, hastalığın şiddetli şekilde nüksetmesini azaltmaya yardımcıdır. Yan etkileri, gribe benzemektedir.
  • Glatiramer asetat (Copaxone): Deri altına enjekte edilen bu ilaç, bağışıklık sisteminin bloke edilip, miyelinlere saldırmasını önler. Yan etkileri ise uygulanan bölgedeki ciltte kaşıntıdır.
  • Dimetil fumarat (Tecfidera): Günde iki kez alınan bu oral ilaçlar, hastalık nüksetmesini azaltır. Yan etkileri ise, kızarma, ishal, bulantı ve beyaz kan hücreleri sayısında azalmadır.
  • Fingolimod (Gilenya): Günde bir defa alınan bu ilaç, hasatlık nüksetme oranını azaltır. Fakat bu ilaç ilk defa alındıktan altı saat boyunca kalp atışlarında yavaşlama yaşattığı için, hasta takip edilmelidir. Diğer yan etkileri ise, baş ağrısı, yüksek kan basıncı ve bulanık görmedir.
  • Teriflunomid (Aubagio): Günde bir defa kullanılan bu ilaç nüksetme oranını azaltır, fakat karaciğere hasar verebilir, saç dökülmesine neden olabilir. Ayrıca gebe kadınlarda fetusa zarar verebilir.
  • Natalizumab (Tysabri): Kan dolaşımından beyin ve omuriliğe ulaşan ve potansiyel zarar verici olan bağışıklık hücrelerinin hareketini bloke eden bu ilaç, beyinde viral enfeksiyon oluşması riskini artırmaktadır.
  • Alemtuzumab (Lemtrada): Hastalık nüksetme oranını azaltan bu ilaç, enfeksiyon ve otoimmün hastalık riskini artırabilmektedir.
  • Mitoksantron: Bu ilaç bağışıklık bastırıcıdır, fakat kalp için zararlı olabilir ve tedavide oldukça kısıtlı şekilde kullanılmaktadır.

2.Fizik Tedavi

Bir fizik tedavi uzmanı yardımı ile hastaya germe ve güçlendirme egzersizleri yaptırılmaktadır. Bu tedavi, MS ile ilişkili bacak kasları güçsüzlüğü ve yürüme bozukluğu gibi sorunların kontrol altına alınmasına yardımcı olabilmektedir.

Risk Faktörleri

Bazı risk faktörleri MS hastalığının gelişmesi riskini artırabilmektedir. Bunlar şu şekildedir;

  • Yaş: Hastalık herhangi bir yaşta gelişebilir, fakat 15 ile 60 yaş arasındaki insanları daha fazla etkilemektedir.
  • Cinsiyet: Hastalığın kadınlarda gelişmesi ihtimali erkeklerden iki kat daha fazladır.
  • Aile hastalık öyküsü: Ebeveynlerde ya da kardeşlerde MS hastalığı olan kişilerin hastalık riski daha yüksektir.
  • Bazı enfeksiyonlar: Çeşitli virüslerin hastalık riski ile ilişkisi bulunmaktadır. Bunlardan biri de, lenf bezlerinde şişkinlik şeklinde gelişen ve bulaşıcı bir viral hastalık olan enfeksiyöz mononükleoza sebep olan Epstein-Barr virüsüdür.
  • Irk: Beyaz ırk insanlarda, MS gelişmesi riski daha yüksektir. Buna göre, Kuzey Avrupa kökenli insanlarda hastalık gelişmesi riski, Asya, Afrikan ya da Yerli Amerikan kökenli insanlara göre daha yüksektir.
  • İklim: MS hastalığına ılıman ve soğuk iklim koşullarında yaşayan insanlarda daha sık rastlanmaktadır. Buna göre, Kanada, Amerika’nın kuzeyi, Yeni Zelanda, Avusturya’nın güneydoğusu ve Avrupa’da yaşayan insanlar için MS riski daha yüksek olabilmektedir.
  • Bazı otoimmün hastalıklar: Tiroid hastalıkları, tip 1 diyabet ya da iltihaplı bağırsak hastalığı olan kişilerde MS gelişmesi riski biraz daha olabilmektedir.
  • Sigara: Sigara içenlerde, içmeyenlere göre, tekrarlayan-düzelen MS riski daha yüksek olabilmektedir.

Komplikasyonlar

MS hastalığının yol açabileceği bazı sağlık sorunları şu şekildedir;

  • Kas sertleşmesi ya da kas spazmları,
  • Tipik olarak bacaklarda gelişen felç,
  • İdrar kesesi sorunları, bağırsak problemleri ya da cinsel fonksiyon sorunları,
  • Unutkanlık ya da ruhsal çalkalanmalar gibi zihinsel değişimler,
  • Depresyon,
  • Epilepsi.

Belirtiler

MS belirtileri kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir ve yaygın olarak şu şekildedir;

  • Kol ve bacaklarda uyuşma ya da karıncalanma,
  • Yorgunluk,
  • Kas spazmları,
  • Bulanık görme,
  • İdrar kesesinde ya da bağırsaklarda kontrol kaybı,
  • Konsantrasyonda ya da düşünmede problemler,
  • Denge problemleri.

Alternatif Tedavi Yöntemleri

Çoğu MS hastası tedavinin yanı sıra, kas ağrıları ve yorgunluğun azalması için alternatif yöntemlere başvurmaktadır. Bu alternatif yöntemler; egzersiz, meditasyon, yoga, masaj, sağlıklı beslenme, akupunktur ve rahatlama teknikleri şeklindedir.

Amerikan Nöroloji Akademisi oral olarak kullanılan kenevir özünü, kas ağrılarının giderilmesi için uygun görmektedir. Fakat faydası yeterli olarak kanıtlanamadığı için, MS hastalığının diğer semptomları için önerilmemektedir. Diğer yandan, ginkgo biloba ve arı zehiri gibi bitkisel takviyeler ya da manyetik terapi gibi yöntemler MS tedavisi için önerilmemektedir.

Yaşam Stili ve Evsel Çareler

Aşağıda verilen yöntemler, MS hastalığının semptomlarının hafifletilmesine yardımcı olabilmektedir;

  • Bol bol dinlenmek,
  • Hafif ve orta düzeyde egzersiz yapmak,
  • Vücut sıcaklığı arttığında MS kötüye gittiği için, aşırı sıcak tutacak giysi ve aksesuarlardan kaçınmak,
  • Doymuş yağ oranı düşük fakat omega 3 yağ asiti (balık ve zeytinde bulunmaktadır) oranı yüksek olan gıdalarla beslenmek,
  • Dengeli beslenmek ve D vitamini bakımından zengin gıdalar tüketmek,
  • Olabildiğince stresten uzak durmak.

Источник: https://evdesifa.com/ms-tedavisi/

Emes hastalığı Multipl Skleroz (MS) tedavisinde gelişmeler

MS Tedavisinde Alternatif Yöntemler İşe Yaramıyor

Deneyimli Sağlık Editörü Ceyda Erenoğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen toplantıya Türk Nöroloji Derneği MS Çalışma Grubu Başkanı ve Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsnü Efendi ve Merck Türkiye Genel Müdürü Şehram Zayer konuşmacı olarak katıldı.

Emes’li bireyler normal yaşamlarına devam edebiliyor

MS alanında yenilikçi tedavilere öncülük eden Merck’in katkılarıyla gerçekleştirilen toplantıda MS tedavisiyle ilgili son yıllarda kaydedilen gelişmelere dikkat çekilerek, MS’li bireylerin yeni tedavi yöntemleri ve ilaçlarla artık normal yaşamlarına devam edebildikleri belirtildi. Ayrıca MS’in artık çaresiz bir hastalık olmadığı tıpta sağlanan gelişmelerle gelecekte hastalığın çok daha kontrol altına alınabilmesinin mümkün olacağı belirtildi.

Emes hastalığında son 10 yılda önemli gelişmeler yaşandı

Türk Nöroloji Derneği MS Çalışma Grubu Başkanı ve Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüsnü Efendi, 90’lı yıllarda MS hastalığında özel bir tedavi yapılamadığını sadece atakların tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, “MS alanında son 10 yılda baş döndürücü hızda gelişmeler var. Tedaviden çok daha iyi sonuçlar alınıyor” dedi.

Emes tedavisi tango gibidir

Tedaviye uyumun önemini de vurgulayan Prof. Dr. Hüsnü Efendi, “Biz tedaviye karar verirken sürece hastayı da katıyoruz. Yani tedavi kararı verirken hastaya al bu ilacı git kullan demiyoruz.

Çünkü bu bir haftalık bir antibiyotik tedavisi değil.

Hastayla beraber oturuyoruz, ne kadar süreceğini, uzun süren bir hastalık olduğunu ve tedavi süreçlerine hastanın da katılması gerektiğini söylüyoruz.

636820078

Karar verme aşamasında hastayı katıyoruz ve takiplerde de çok düzenli olarak hastanın takibi gerekiyor. Ben MS tedavisini tango yapmaya benzetiyorum. Tangoda da dans iki kişi arasında olur. Ama tangoda dansı yöneten erkektir, tedavide de bu süreci yöneten hekim aslında ama tangoda da diğer partner, kadın istemezse dans biter. Dansın sona ermesi iki kişiden birinin dansı bırakmasıyla olur.

Emes tedavisi de böyle, bu tedaviyi sürdürmek iki tarafın karşılıklı rızasıyla olacak bir şey. Bu nedenle çok iyi bir iş birliği gerekiyor. Hasta, tedavi yönetimini sadece hekime bırakmamalı. Hasta da tedavi yönetiminde direksiyonda olmalıdır. Hasta bu işin öneminin farkında olmalı” diye konuştu.

Türkiye, Emes’in orta sıklıkta görüldüğü bir ülke

MS’in tedavisi için şu anda var olan farklı tedavi seçeneklerinden bahseden Prof. Dr. Hüsnü Efendi, iyileştirilmiş inovatif, ilaç uygulama cihazları, güçlendirilmiş hasta programları ve destek hizmetleri dahil MS yönetimindeki gelişmelerin altını çizdi.

D vitamini eksikliği etkili oluyor

Türkiye’nin MS hastalığının orta sıklıkta görüldüğü bir ülke olduğunu belirten Prof. Dr. Hüsnü Efendi, hastalığın en çok Kuzey ülkelerinde görüldüğünü söyledi. MS’in genetik bir hastalık olmadığını, buna karşın genetik yatkınlığın ve çevresel faktörlerin rol oynadığına dikkat çeken Prof. Dr. Efendi, D vitamini eksikliğinin MS’in ortaya çıkmasında etkili olduğunu vurguladı.

Sigara, hastalığın seyrini kötü etkiliyor

Sigara içen MS’li kişilerde hastalığın seyrinin daha kötü olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Hüsnü Efendi, hastalara sigara içmemelerini, fiziksel aktivitelere devam etmelerini ve beslenmelerine dikkat etmelerini önerdi. D vitamini takviyesinin önemine işaret eden Prof.

Dr. Efendi, “Her gün 15 dakika güneş banyosu yapılmalı, güneşten yararlanılmalı. Gerekirse takviye alınmalı. Akdeniz diyeti yapılmalı. Balık, deniz ürünleri, salata, sebze ve meyve tüketilmeli. Sıcak iyi gelmez. Kaplıca ve sauna gibi sıcak ortamları önermiyoruz” dedi.

Emes’te doğru bilinen yanlışlar

MS’in psikiyatrik bir hastalık olmadığını belirten Prof. Dr. Hüsnü Efendi, “MS, bulaşıcı bir hastalık değildir. MS genetik bir hastalık değildir. MS’li kişiler çocuk sahibi olabilirler.

Anne ya da babada MS varsa çocukta ortaya çıkma ihtimali %1-1,5’tur” dedi. MS’li kişilere “Hastalığı her şeyin ortasına koymayın” önerisinde bulunan Prof. Dr.

Hüsnü Efendi, normal yaşamlarının devam etmelerinin önemli olduğunu dile getirdi.

Alternatif yöntemler işe yaramıyor

İlaç kullanımı dışında kullanılan alternatif yöntemlerin zararlarına değinen Prof. Dr. Hüsnü Efendi, “Bazı hastalar olağan tedavilerini kesip alternatif tedavilere yöneliyorlar. Tabi o zaman hastalık olumsuz etkileniyor.

Bazı bitkisel kaynaklı olduğu söylenen alternatif maddeleri kullanırken bunu ilaçla beraber kullanırlarsa karaciğerde birtakım toksik etkiler ortaya çıkıyor. İlacın yapmadığı hasarı yardımcı tedavi seçenekleri oluşturabiliyor.

Üçüncüsü de hiçbir işe yaramıyor” uyarısında bulundu.

Emes, çok çaresiz bir hastalık değil

MS’in kronik ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ve tedavide sürekliliğin önemine işaret eden Prof. Dr. Hüsnü Efendi, “MS çok çaresiz bir hastalık değil artık. Uygun bir tedaviyle bu hastalıkla normale yakın bir hayat sürdürebilir ve hayatlarını devam ettirebilirler” dedi.

Emes’li bireylerin mücadele gücü önemli

MS’li bireylerin mücadele gücünün yenilikçi tedaviler için güç verdiğini belirten Prof. Dr. Hüsnü Efendi, hasta destek programları için motivasyon kaynağı olduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: “MS alanındaki en umut verici gelişme son 10 yıl içerisinde yapılan araştırma ve geliştirme çalışmalarının son derece artmış olmasıdır.

MS tedavi yöntemi, özellikle hastalığın ciddiyeti ve var olan tedavilere cevap kriterlerinin artması ile beraber yeni tanı, tedavi ve takip kriterlerinin gelişmesi ile son birkaç yıl içinde çok hızlı bir gelişim gösterdi.

Bu çok heyecan verici bir durum, çünkü 1993 yılından önce MS için onaylanmış hiçbir tedavi bulunmamaktaydı; ancak bugün, spesifik endikasyona yönelik olarak bir çok farklı tedavi alternatifimiz var.”

Şehram Zayer: “Türkiye’de 40-50 bin MS hastası var”

Bu yıl 350.

yaşını kutlayan Merck’in, son 20 yıl boyunca hastalara MS için temel tedaviler sunma konusunda öncü bir şirket olmayı sürdürdüğünü belirten Merck Türkiye Genel Müdürü Şehram Zayer, hasta odaklı ve inovatif tedaviler sunan bir şirket olmaktan heyecan duyduklarını dile getirdi. Zayer hastalar için şifa kaynağı olan bir teknoloji ve bilim şirketi olmanın kendilerine büyük mutluluk verdiğini ifade etti.

Zayer “Türkiye’de MS alanında yenilikçi tedavilerin neredeyse tamamı bulunuyor. Merck MS alanında şu anda Türkiye’deki önde gelen oyunculardan, bu alandaki yeni ürünlerimizin ülkemizdeki hasta ve hekimlerin kullanımına sunulmasıyla ilgili hazırlıklarımız devam ediyor.

Gelecekte de güçlenecek ürün portföyümüzle MS’li bireylerin yanlarında olmaya devam edeceğiz.

Biz gerek ülkemizdeki gerekse tüm dünyadaki MS hastalarına ve onları tedavi eden çok değerli Türk hekimlerine ihtiyaç duydukları tedavileri sunmak için kararlılıkla çalışmalarımıza devam ediyoruz” diye konuştu.

Multipl Skleroz Hakkında (MS)

Multipl skleroz (MS), merkezi sinir sistemindeki (MSS) kronik, otoimmün, enflamatuar nörolojik bir hastalıktır. MS’de, merkezi sinir sistemindeki miyelinli aksonlar çeşitli derecelerde tahrip olur. MS’in ilerleyişi oldukça değişken ve öngörülemezdir; her hastada farklıdır. Bazı hastalar hayatını normal / normale yakın olarak sürdürebilirken, bazı hastalarda engellilik gelişebilir.

MS için tedavilerin olmadığı dönemlerde hastalar, hastalığın başlangıcından sonra ortalama 15 yıl içinde yürümek için bir desteğe ihtiyaç duymaktaydı. MS’e yönelik tedaviler hastalara ulaştıktan sonra bu durumda belirgin değişiklikler oldu; hastaların önemli bir kısmı ciddi bir engelliliğe sahip olmadan hayatlarını sürdürür hale geldiler.

MS, erkeklere kıyasla kadınları iki kat daha fazla etkilemektedir ve Kuzey Avrupalı insanların MS yönünden daha çok risk taşıdıkları görülmektedir.

Hastalığın tanısı, beynin manyetik rezonans görüntülemesi (MR) ve beyin-omurilik sıvısının muayenesi gibi ek testlerden elde edilen destekleyici kanıtlarla birlikte klinik bulgular temelinde koyulmaktadır.

MS genellikle 20 ila 40 yaş arası yetişkinlerde görülmektedir; bazen çocukluk ve ileri orta yaş dönemlerinde de ortaya çıkmaktadır.

MS’in sebebi bilinmemektedir ancak çevresel faktörler, immunolojik faktörler ve genetik faktörlerin rol oynadığı düşünülmektedir.

MS hastalığına işaret eden 6 belirtiye dikkat

Источник: https://indigodergisi.com/2018/07/emes-ms-multipl-skleroz-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.