Mutfaktaki antibiyotiklerin farkında mısınız?

içerik

Mutfağınızdaki 10 doğal antibiyotik

Mutfaktaki antibiyotiklerin farkında mısınız?

Tüm dünya için ‘öldürücü bir tehdit’ olan gereksiz antibiyotik kullanımında Türkiye Avrupa birincisi! En basit hastalıklarda bile hemen antibiyotiğe bel bağlanabiliyor.

Oysa bilimsel çalışmalar gereksiz antibiyotik kullanımı durumunda vücudun mikroplarla savaşma yeteneğinin azalmaya başladığını, bağışıklık sisteminin zayıfladığını, birçok ciddi hastalığa yol açabildiğini hatta vücutta bakterilerin antibiyotiğe karşı direnç kazanması sonucu ölümcül tabloya bile neden olabildiğini ortaya koyuyor.

Acıbadem Bakırköy Hastanesi Fitoterapi, Beslenme ve Diyet Uzmanı Şeyda Sıla Bilgili “Bağışıklık sistemi insan vücudunu hastalıklara karşı koruyan, zararlı mikropları fark edip yok etmeye çalışan bir sistemdir.

Antibiyotik kullanmadan bağışıklık sisteminizi doğal formüllerle güçlendirmeniz mümkün” derken, sonbahar ve kış aylarında tüketilmesi gereken 10 doğal antibiyotiği anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Sarımsak, soğan

Binlerce yıldır birçok tıbbi amaçla kullanılagelen mucizevi besin sarımsağın bakteri, mantar ve virüsleri yok etme kapasitesi 19. Yüzyılda Louis Pasteur’ün araştırmalarıyla da doğrulanmış.

Özellikle çiğ tüketildiğinde içeriğindeki sülfürlü bileşikler sayesinde bağışıklık sistemini güçlendiren, kansere karşı koruyan sarımsak hücre onarımını kolaylaştırıyor ayrıca helikobakter pilori gibi bazı bakterilerin çoğalmasını önlüyor. Ancak aşırı tüketimi vücutta kanamalara yol açabiliyor.

Kokusundan dolayı pek çok kişinin tüketiminden kaçındığı sarımsağa her gün iki diş sofrada yer vermek çok faydalı. Aynı aileden olan soğan da hücre hasarına karşı koruyan ve bağışıklığı kuvvetlendiren çok güçlü bir antioksidan.

Kefir

Kefir, hele de mikropların kol gezdiği bugünlerde vücut direncini artırmada birebir. Son yıllarda yapılan tüm çalışmalar, düzenli tüketildiğinde kefirin üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu olduğunu ortaya koyuyor.

Kefir, gribal enfeksiyonlara karşı korurken, bağırsakta kanser oluşturan etkenleri engelliyor, probiyotik özelliği sayesinde sindirim sistemine yararlı oluyor. Ayrıca sinirsel rahatsızlıklara, iştahsızlık ve uykusuzluğa karşı da fayda sağlıyor.

Ülser yüksek tansiyon , bronşit ve astım hastalarının tedavisinde de kullanılan kefir hem çocukların hem yetişkinlerin mutlaka tüketmesi gereken bir besin.

HER BOĞAZ AĞRISI İÇİN ANTİBİYOTİĞE BAŞVURMAYIN

Ispanak

Bağışıklık sisteminin süper besinlerinden biri olan ıspanakta A,B,C ve E vitaminleri ile kalsiyum, magnezyum, quarcetin hepsi bir arada bulunuyor.

Enfeksiyonları önleyip, bağışıklığı güçlendiren ıspanağın içinde bol miktarda bulunan C vitamini ve folik asit sadece vücudu korumakla kalmıyor, aynı zamanda enfeksiyonlarla savaşıyor.

Kalp dostu olan ıspanak beyin yaşlanmasını geciktirici etkiye de sahip. Sağlık vadeden ve tam da mevsimi olan doğanın bu mucizevi besinini bol bol tüketin.

Turp

“Turp gibi olmak” deyiminin boşuna söylenmediği aşikar. Zira içerisindeki zengin C vitamini, folik asit, fosfor ve yüksek diyet lifi sayesinde tam bir sağlık kaynağı. Çok güçlü bir antioksidan olan turp, soğuk algınlığı gibi hastalıkların tedavisinde birebir.

Yüksek lifi sayesinde sindirim ve boşaltım sistemini destekliyor, öksürüğe iyi geliyor. Örneğin kış aylarında tezgahlarda rahatça bulacağınız kara turpu güzelce yıkayıp üst kısmından kesip içerisini oyun. (İçinden çıkan parçaları atmayıp salatada kullanın.

Oyduğunuz kısmına bal koyun) Bir su bardağının üzerine oturtun. Turpa alttan çok minik bir çizik atın ki, içerisine koyduğunuz bal turp suyu ile özdeşleşip bardağa akabilsin. Bir gece bekletip sabah- akşam içerek 2 yaş üzeri çocuklarda ve yetişkinlerde fayda sağlayabilirsiniz.

Turpun en az kendisi kadar faydalı olan yapraklarını da salatalarınızda değerlendirebilirsiniz.

Brokoli

Fitoterapi, Beslenme ve Diyet Uzmanı Şeyda Sıla Bilgili “Brokoli, içerdiği sulforan maddesi sayesinde antioksidan aktivite göstererek bağışıklığı destekler. C vitamini ve E vitaminini bir arada içerdiği için bağışıklık sistemini uyarır” diyor.

ABD’de yapılan araştırmada, çoğunlukla sigaranın sebep olduğu ve her yıl tüm dünyada 100 binlerce insanın ölümüne yol açan Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı’nın (KOAH) hasarının engellenmesinde, brokolide bulunan bu “sülforapan” maddesinin etkili olduğu ortaya çıktı.

SONBAHARDA SAĞLIKLI BESLENME

Zencefil

Doğanın mucizevi besinlerinden zencefil aşırıya kaçmamak koşuluyla üst solunum yolu enfeksiyonları ve gripten kansere dek birçok fayda sağlıyor. Sindirimi ve hazmı kolaylaştırmasının yanında mide bulantısına iyi gelen, kolesterolü düşüren ve kanın pıhtılaşmasını engelleyen zencefilin ağrı kesici özelliği de bulunuyor.

ABD’de Michigan Üniversitesi’nde yapılan bir dizi araştırma, zencefilin yakın gelecekte kanser tedavisinde de kullanılabileceğini ortaya koydu.

Mikropların kol gezdiği bu kış aylarında taze zencefili rendeleyip içine limon ve bal koyarak elde ettiğiniz karışımdan sabahları bir tatlı kaşığı yiyerek bağışıklığınızı güçlendirebilirsiniz.

Kırmızıbiber

Kırmızıbiber C vitamini ve potasyumdan zengin bir besin. İçerisinde bolca bulunan C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirirken potasyum kalp krizi riskini azaltıyor.

Ağrı kesici ve iltihap çözücü etkisinin yanında kolesterolü düşürüyor, mide asidini düzenliyor ve mikrop öldürücü özelliğiyle kış aylarında şifa kaynağı olarak öne çıkıyor.

Gerek taze gerekse kurutulmuş kırmızıbibere sofralarınızda yer vererek hem lezzet hem sağlık açısından faydalanabilirsiniz.

Kivi

Antioksidan özelliği sayesinde bağışıklığı güçlendiren kivi tam bir C vitamini deposu. Öyle ki portakaldan daha fazla C vitamini içeren bir adet kivide günlük alınması gereken C vitamini ihtiyacından daha fazlası var.

İçindeki pektin sayesinde vücudu toksinlerden arındırırken DNA'yı koruyor. Kan şekeri kontrolü için yararlı olan kivi, içeriğindeki lif sayesinde sindirimi kolaylaştırıyor, kolesterolü dengeliyor.

İngiltere’de yapılan araştırmalar küçük çocuklarda öksürme, hapşırma, nefes darlığı gibi bazı hastalıklarda kivinin olumlu etki yaptığını ortaya koyuyor.

KİVİNİN FAYDALARI

Pırasa

Sağlığa faydaları çok yüksek olan pırasa tam bir kalp dostu besin. İçerdiği flavonoid ve kamferol sayesinde kan damarlarında meydana gelen hasarları gidermeye yardımcı oluyor. Sülfürlü bileşikler sayesinde de özellikle kolon kanseri başta olmak üzere birçok kanser türüne karşı koruyucu etkisi bulunuyor.

Ancak çok yüksek miktarda tüketildiğinde kalsiyumun vücutta kullanılmasını olumsuz etkileyebilir. Gaz yapan bir sebze olduğu için sindirim sistemi sorunları yaşayanların çok iyi pişirerek ve az miktarda tüketmesinde fayda var. Pırasayı sevmeyenler patates ile birlikte pişirerek püre haline getirilip çorbalarda tüketebilecekleri gibi, salatalara da soğan yerine doğrayabilir.

Omlet ve menemene ilave ederek de kahvaltılarınızı daha sağlıklı hale getirebilirsiniz.

Nar

Özellikle kış aylarında artan gribal enfeksiyonlara karşı koruyan nar kalp ve damar dostu bir meyve. Fitoterapi, Beslenme ve Diyet Uzmanı Şeyda Sıla Bilgili “1 nar günlük almamız gereken C vitamini ihtiyacımızın yarısını karşılamaktadır.

İçerdiği polifenoller ve antosiyaninler sayesinde damar tıkanıklığını azaltıcı ve tansiyon düşürücü özellik göstermektedir. Kansere karşı koruyucu etkisi olan nar, fiziksel aktivite sonrası vücudun yorulmasını da geciktiriyor” diyor.

Ancak bir avuç nar bir porsiyon meyveye denk geldiği için nar suyu tüketmek tansiyonu fazlaca düşürebilir ve gereksiz şeker alımına neden olabilir. O nedenle günde bir porsiyonu geçmeyecek ölçüde tüketilmesi gerekiyor.

Enerji veren narın faydaları

+7Potasyum ve demir minerali ile C vitamini açısından çok zengin bir meyve olan nar; B1, B2 vitaminleri ile kalsiyum ve fosfor mineralleri de içeriyor.

Источник: https://hthayat.haberturk.com/saglik/haber/1041511-mutfaginizdaki-dogal-antibiyotikler

Antibiyotikler Hakkında Merak Edilenler

Mutfaktaki antibiyotiklerin farkında mısınız?

Antibiyotik, Latince bir kelimedir ve hayata karşı anlamına gelir. Elbette karşı olunan bu hayat insanların değil zararlı organizmaların hayatıdır. İnsanlar üzerinde etki gösteren en yaygın organizma bakterilerdir.

Hatta biyologlar tüm Dünya yüzeyinin bakterilerle kaplı olduğunu ancak gözle görülemedikleri için bu durumu fark edemediğimizi söylerler. İşte bu kadar yaygın olarak bulunan bakteriler insan ve hayvanların vücutlarına girdiklerinde yüzlerce farklı hastalığa sebep olabilirler.

Bu hastalık yapan bakterilerden korunabilmek için bazen bilinçli bazen de tesadüfi olarak çeşitli ilaçlar keşfedilmiştir. Bakteriler üzerinde doğrudan etkili olan bu ilaçlara antibiyotik adı verilir.

Antibiyotikler Nasıl Etki Eder?

Antibiyotikler yalnızca bakteriler üzerinde etki gösterir. Kesinlikle virüs veya mantarlara zarar veremezler. Antibiyotiklerin bakteriler üzerindeki etkisi ise iki çeşittir.

1)Bakteriyosit Etki: Bakteriyosit etki gösteren antibiyotikler ortamdaki tüm bakterilerin ölmesini sağlar. Yani bu ilaçlar daha keskin bir tedavi imkanı sunarlar. Doktorlar tarafından en sık önerilen antibiyotikler bakteriyosit antibiyotiklerdir.

2)Bakteriyostatik Etki: Bakteriyostatik etki gösteren antibiyotikler bakterilerin bulunduğu ortam koşullarını zorlaştırır ve onları baskılar. Bunun sonucunda da bakteriler üreyemez hale gelir. Bakteriyositler kadar kesin bir tedavi sunamayan bu antibiyorikler vücut savunma sisteminin de desteği ile iyileşme sağlayabilir.

Antibiyotikler Nasıl Kullanılır?

  1)Hap: En sık kullanılan antibiyotik formu hap şeklinde olanlardır. Bu ilaçların hem kullanımı kolaydır hem de uzun süreli kullanımlarda iğne acısı gibi handikaplara yol açmaz.

  2)İğne: Haptan sonra en yaygın ikinci antibiyotik formu iğne ile uygulanan antibiyotiklerdir. İğne ile verilen antibiyotik daha kısa sürede etki gösterir. Ayrıca sindirim nedeniyle oluşan kayıplar da görülmez. İğne şeklinde verilen antibiyotikler genellikle penisilin çeşitleridir.

  3)Krem: Antibiyotik içerikli kremler yaraların tedavisinde kullanılan ve son derece etkili olan ilaçlardır.

  4)Şurup: Henüz hap kullanamayacak kadar küçük çocuklara şurup formundaki antibiyotikler kullandırılabilir. Ancak bu antibiyotikler pek etkili değildir. Çünkü sindirim sisteminden geçerken çok fazla kayba uğrar.

Antibiyotik Kremler 

Deri, sağlıklı ve kesintisiz şekilde tüm vücudu kapladığında bakterilere karşı güçlü bir duvar görevi görür. Ancak kesilme, oyulma gibi nedenlerle derinin bütünlüğü bozulursa bakteriler kolaylıkla bu duvarı aşabilir. Bakterilerin derinin açık yerinden girmesi sonucunda önce deri yüzeyinde enfeksiyon oluşur.

Daha sonra bu enfeksiyon vücut içine doğru ilerleyerek daha yaygın bir problemin oluşmasına yol açar. İşte deri yüzeyinde bir açıklık oluştuğunda enfeksiyon oluşmasını önlemek için antibiyotik kremler kullanılır. Bu kremler hasarlı bölgeye sürüldüğünde bir anlamda derideki gediği tıkar.

Sonuç olarak enfeksiyonlardan korumuş olur.

Antibiyotikler Tüm Bakterilere Etki Gösterir Mi?

Her antibiyotik her bakteriye etki edemez. Bazı antibiyotiklerin etki alanı daha geniştir ancak yinede tek başına hiçbir antibiyotiğin tüm bakterileri yok etme gücü yoktur.

Bu nedenle ilaç firmaları tarafından birkaç antibiyotiğin birleştirilmesiyle kombine ilaçlar üretmeye başlamıştır.

Antibiyotiklerin etki alanını ifade etmek için de dar spektrumlu (etkili) veya geniş spektrumlu tabirleri kullanılır.

Uygun Antibiyotik Nasıl Seçilir?

Antibiyotikler her bakteriye etki edemediği için hastaların durumuna uygun antibiyotik verilmesi çok önemlidir. Bunun sağlanabilmesi için hastadan kan örneği veya boğaz kültürü gibi testler istenerek hangi bakterilerin bulunduğunu saptamak gerekir. Daha sonra bu saptamalara göre etkili olacak antibiyotik seçilir ve hastaya önerilir.

Antibiyotik Haplar Nasıl Alınmalıdır?

Antibiyotik haplar su ile birlikte alınmalıdır. Bu sayede hem kolay yutulurlar hem de midede sindirilip kana karışmaları hızlanır. Ancak antibiyotiği çay, kahve gibi sıcak içeceklerle yutmaya çalışmak yanlıştır. Çünkü sıcak içecekle birlikte yutulan haplar yutak veya yemek borusuna yapışabilir.

Aç Karna Antibiyotik Alınır Mı?

Toplumda her antibiyotik tok karna alınır veya antibiyotiği aç karna içsek de bir şey olmaz şeklinde yargılar vardır. Antibiyotik kullanacak hastalar kesinlikle bu yargılara itibar etmemelerini öneriyoruz.

Antibiyotik hapların bazıları aç bazıları tok karna alınmalıdır. Bunun nedeni ise antibiyotiklerin sindirim ve emilim özelliklerinin farklı olmasıdır.

O yüzden antibiyotik hapların doktor tavsiyesine uyarak kullanılması gerekir.

Antibiyotikler Ateş Düşürür Mü?

Antibiyotikler yalnızca bakteri kaynaklı enfeksiyonları tedavi edebilir. Yani doğrudan ateş düşürücü etki göstermezler. Ancak vücudunda bakteriyel enfeksiyon bulunan kişiler ateş düşürücüye ek olarak antibiyotik kullanarak daha çabuk sonuca ulaşabilir. Bu destek niteğilindeki antibiyotiği kullanmadan evvel kesinlikle doktora danışmak gerekir.

Gereksiz Antibiyotik Kullanımı

Antibiyotikler doğru kullanıldığında hayat kurtarabilen nitelikte ilaçlardır. Ancak doktor tavsiyesi olmadan antibiyotik kullanmak kesinlikle yanlıştır. Çünkü fazla antibiyotik kullanımı hem bağırsaklardaki yararlı bakterileri öldürür hem de vücudun bağışıklık sistemini zayıflatır. Bağışıklık sistemi zayıflamış bir kişinin yeniden hastalanma riski fazladır.

Antibiyotiklerin Yan Etkileri Nelerdir?

  -> Antibiyotiklerin en yaygın görülen yan etkisi alerjidir. Alerjiler içerisinde en sık rastlanan ise penisilin alerjisidir. Penisilin alerjisi hakkında detaylı bilgi almak için yazımızı okuyabilirsiniz.

  ->  Antibiyotiklerin sık rastlanan bir başka yan etkisi ise derideki kaşıntı ve döküntülerdir.

  ->  Bazı antibiyotik türleri hassas bünyelerde karın ağrısı ve ishale sebep olur.

  ->  Uzun süreli antibiyotik kullanımları karaciğer ve böbreklerde hasar oluşmasına sebep olabilir.

  -> Nadiren de olasa antibiyotikler beyin ve kulakta kalıcı hasar meydana getirebilir.

Antibiyotik İshali Nedir?

Bağırsaklarda bulunan bazı bakteriler insan vücudu için oldukça faydalıdır. Bu yararlı bakterilerden bir tanesi de ishal oluşumunu önleyen C. Difficiale bakterileridir.

Bazı durumlarda alınan antibiyotik bu bakterileri yok eder ve ishal gelişir. Antibiyotik kullanımına bağlı ishal gelişen hastalar en kısa sürede doktora başvurmalıdır.

Doktor, bağırsaklardaki yaşam ortamını yeniden düzenleyecek bir ilaç vererek hastayı kısa sürede tedavi edebilir.

Antibiyotik ve Alkol

Antibiyotik alan kişiler kesinlikle alkol kullanmamalıdır. Çünkü alkol karaciğeri yorarak çalışmasını bozar. Düzgün çalışamayan bir karaciğer ise antibiyotik artıklarını vücuttan atamaz. Sonuç olarak hasta pek çok problemle karşı karşıya kalır.

Antibiyotik Direnci Nedir?

Antibiyotik kullanımı sonucunda tüm vücuttaki tüm bakteriler ortadan kaldırılamaz. Sadece hastalık yapmayacak bir seviyeye geriletilir. Eğer hasta iyileştikten sonra da antibiyotik kullanmaya devam ederse bakteriler bu antibiyotiğe karşı bağışıklık kazanır. Bir daha aynı bakteriler enfeksiyon oluşturduğunda aynı antibiyotik ile tedavi yapılamaz. Bu olaya da antibiyotik direnci denilir.

Hamileler Antibiyotik Kullanabilir Mi?

Bazı antibiyotiklerin anne karnındaki bebeğe zarar verebildiği görülmüştür. Bazılarının hakkında ise henüz herhangi bir yargıya varılamamıştır. Bu nedenle doktorların hamile hastalara güvenilir antibiyotikler kullandırması gerekir. Aksi taktirde doğacak bebeklerde pek çok problem görülebilir.

3 kişi oy verdi
Ortalama Puan: 3,67 / 5
Loading…

Источник: https://sabahsaglik.com/antibiyotikler-hakkinda-merak-edilenler/

Boğaz ağrısı için antibiyotikler

Mutfaktaki antibiyotiklerin farkında mısınız?

İçindekiler:

İnsanlar arasında antibiyotik kullanmanın zararlarının yararlı etkilerini aştığı konusunda popüler bir görüş vardır. Öyle mi? Klinik gözlemler sonuca yol açmıştır: bir boğaz ağrısı sırasında antibiyotik almak sadece hastalığın süresini kısaltmakla kalmaz aynı zamanda (en önemlisi!) Boğaz ağrısından sonra ortaya çıkan komplikasyonlardan kaçının.

Genellikle, doktor test sonuçlarını aldıktan sonra bir antibiyotik dersi verir. Amaçları hastalığın etken maddesini belirlemek, bir veya başka bir antibiyotik tipine duyarlılığını belirlemek. Ancak, doktorun bu ilaçları reçete ettiği ve test sonuçlarını beklemeden davaları vardır.

  • Sıcaklık 38 ° 'yi aşıyor.
  • Bezlerde damak, larenks var.
  • Lenf düğümleri genişlemiştir.
  • Bu semptomlarla öksürük ve burun akıntısı olmaz.

Bu belirtiler antibiyotiklerin atanması için yeterli göstergelerdir. Genellikle ilk kez hastalık günleri terapisti tarafından reçete edilir

  • или его производные. Penisilin veya bunun türevleri. Bu geniş spektrumlu preparatlar bakteriyostatik ve bakterisit özelliklere sahiptir. Genellikle intramüsküler olarak uygulanır. İyi absorbe, anjina seyrini kolaylaştırır.
  • . Amoksisilin . Penisilin grubundan bu yarı sentetik antibiyotik çoğu aerobik gram negatif bakteri ile iyi başa çıkmaktadır.

Hasta bu ilaçlara alerjisi varsa veya smear testi sonuçları, boğaz ağrısının patojeninin kendilerine duyarlı olmadığını gösterirse, aşağıdaki ilaçlar reçete edilir.

  • . Klacid (Klaritromisin) . Makrolidler grubuna ait, antibiyotik değil. İlaç iyi emilir, serumda değil esas olarak dokularda birikir.
  • . Sefaleksin . Sefalosporin serisinin temsilcisi geniş spektrumlu bir antibiyotiktir. Bakterisidal etki.
  • . Sumamed . Makrolid azalid. İlacın avantajı, günde birkaç kez alınmaması, ancak günde bir kez alınması gerektiğidir.
  • . Cefazemin .
  • Sefalosporin grubundan ilaç genellikle enjeksiyon şeklinde reçete edilir, bakteri yok edici bir etkiye sahiptir.

Hastanın durumuna ve boğaz ağrısının özelliklerine bağlı olarak, doktor Rulid, Erythromycin, Lendacin veya diğer antibiyotikleri önerebilir.

Antibiyotiklerin yan etkileri nelerdir?

Reçetesiz antibiyotik alamazsınız.

  • Dozları yetersizse, bakteriler ilaca daha dayanıklı hale gelir: Hastalığı yenmek daha zor olacaktır.
  • Aşırı dozaj zehirlenmeyi, zehirlenmeyi tehdit eder.
  • Yanlış seçilmiş bir antibiyotik nedensel ajan üzerinde hiçbir etkiye sahip olmayacaktır.

Fakat doğru antibiyotikler bile istenmeyen yan etkilere neden olabilir. Hastalar görünebilir:

  • Sindirim bozuklukları (kabızlık, ishal, bulantı): antibiyotikler bağırsak florasını bozar.
  • Alerjik reaksiyonlar.
  • Baş dönmesi.
  • İç organların ihlali.

En düşük toksik olan ve bu nedenle zararsız ilaçların penisilin grubundan ilaçlar olduğu unutulmamalıdır.

En yeni nesillerin sefalosporinler, ilk nesillerin aynı ilaçlarından çok daha az toksiktir.

Aşağıdaki durumlarda antibiyotik kullandıktan sonra yan etkiler görülmez:

  • Doktor ilacı seçerek hastanın özelliklerine odaklanır.
  • Atama yapılırken, boğaz tipi, patojeninin belirli bir ilaca duyarlılığı dikkate alınır.
  • Antibiyotiklerle birlikte, bağırsak florasını eski haline getirmek ve alerjik reaksiyonları önlemek için ilaçlar verilir.

Hatırlanması önemlidir: anjina farklı olabilir ve doktorun tedavileri için yazdığı antibiyotikler patojenleri üzerinde etkili olmalıdır.

Anjina için antibiyotik nasıl kullanılır?

  1. En önemli kural: bademcik iltihabı için antibiyotikler, diğer hastalıklarda olduğu gibi, sadece bir doktorun tavsiyesinden sonra, reçete ettiği dozlarda içilebilir.
  2. En etkili antibiyotiğin seçilmesi için, patojenin spesifik ilaçlara duyarlılığının belirlenmesi de dahil olmak üzere bir dizi testten geçmek gerekir.

  3. İlacı düzenli aralıklarla ve bol miktarda su içerek almanız gerekir.
  4. Tedavinin gidişatı doktorun belirttiği günler boyunca kesinti olmadan devam etmelidir.
  5. Antibiyotiklere paralel olarak, bağırsak florasını eski haline getiren ilaçların alınması önerilir: Bifiform, Acepol, vs.

  6. Tedavi süresince tamamen alkolü bırakmalı ve dikkatlice diyet takip etmelidir.

Catarrhal angina tedavisi için antibiyotikler

  • . Fenoksimetilpenisilin . Penisilin grubunun doğal antibiyotik, mikroorganizmaların aktivitesi temelinde geliştirilmiştir. Hafif ya da ılımlı bir boğaz tedavisinde kullanılır. Dar bir hareketi vardır, ancak yan, çok istenmeyen etkilere neden olabilir: mide bulantısı, kusma, deri döküntüleri.
  • . Oxacillin . Fenoksimetilpenisilin'e cevap vermeyen stafil enfeksiyonlarını öldüren yarı sentetik penisilin. Özellikle aşırı duyarlı insanlarda, çeşitli tiplerde alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Bu nedenle, kesin olarak seçilmiş dozlarda sadece bir doktor tarafından reçete edilmelidir.
  • . Ampisilin . Önceki tüm ilaçlar gibi, penisilin grubunun geniş spektrumlu antibiyotiklerine aittir. Yarı sentetik ampisilin, enfeksiyona neden olan bakterilerin hücre duvarlarını tahrip eder. Astım, böbrek hastalığı için önerilmez.

Bu antibiyotiklerin tümü, belirgin bir antibakteriyel (öldürücü bakteri) etkisine, düşük toksisiteye sahiptir, fakat seçici olarak farklı stafilokok ve streptokok tiplerini etkiler. Enflamasyon odaklarına çok az nüfuz ederler. Bir uzmanın görevi, hastalığa neden olan baskıyı tam olarak belirlemek ve en etkili ilacı seçmektir.

Penisilin grubunun aksine, sefalosporinler daha hızlı ve daha doğru bir şekilde iltihaplanma odaklarına girerler, bu yüzden bugün en sık kullanılırlar. Bu grubun en büyük dezavantajı, sıklıkla kullanılan ve artan alerjik reaksiyonlardır. Şiddetli biçimde meydana gelen nezle boğaz ağrısı ile, doktor reçete:

  • , воздействующий на грамположительные и грамотрицательные кокки. Sefororidin , gram pozitif ve gram negatif koklara etki eder. Zayıf bir şekilde emilir, bu yüzden çoğu zaman hap olarak değil, enjeksiyon olarak verilir.
  • . Sefazolin . Çok hızlı bir şekilde emilir, bu yüzden uzmanlar genellikle tablet şeklinde, genellikle atar.

Unutulmaması gereken: her tür antibiyotiğin alınması katı gıda rejimine tabi tutulmalıdır.

Lakunar tonsillit için antibiyotikler

Catarrhal anjinada olduğu gibi, hastalığa stafilo veya streptokokların neden olması durumunda, hastaya sefalosporin veya penisilin grubundan geniş spektrumlu bir antibiyotik verilir.

Bunlara ek olarak (veya bunların yerine), doktor makrolid grubundan bir antibiyotik reçete edebilir. Ayırt edici özellikleri bakteriyostatik bir eylemdir.

Mikroorganizmalarda meydana gelen protein sentezini inhibe eder, çoğalma yeteneklerinden mahrum ederler. Özellikle bugün sık sık reçete:

  • . Klaritromisin . Yarı sentetik bir makrolid antibiyotik, hücrelerin içine ve hücre zarlarına yerleşen mikroorganizmalarda protein sentezini bozar. Çoğu strepto ve stafilokok suşlarına karşı etkindir. Kolayca sindirilir, bakteriyel enfeksiyonlarla etkili bir şekilde savaşır. Hamilelik ve böbrek hastalığında kontrendikedir.
  • . Clarbact . Bakterilerin üremesine müdahale eder. Clarbact'in yan etkileri arasında uykusuzluk, kabuslar, baş dönmesi ve beslenme bölgesi alanındaki rahatsızlık yer alır.

Lakkar tonsillit nedeni olarak adenovirüs

Lakunar anjinin nedeni adenovirüs olabilir. Bu, farklı serotiplere ait olabilen DNA içeren bir virüsün adıdır.

En sık, adenovirüsler ARVI olarak bilinen bir hastalığa neden olur, ancak bazen lakar tonsillitin etken maddesi olabilirler.

Bu durumda, stafilokok veya streptokok enfeksiyonları ile birlikte sefalosporinler grubundan geniş spektrumlu antibiyotikler reçete edilir. Makrolidler veya penisilinler.

Foliküler boğaz ağrısı için antibiyotikler

Foliküler anjinin tedavisi için, antibiyotikler hatasız reçete edilir. Amaçları:

  • Anjina semptomlarının azaltılması ve tamamen ortadan kaldırılması.
  • Hastalığa neden olan patojenlerin üremesini yok etmek veya durdurmak.
  • Olası komplikasyonların önlenmesi.
  • Hastalığın süresinin azaltılması.

En etkili antibiyotiği seçmek için, farenksten smear çalışmaları yapın ve ardından istenen ilacı reçete edin. Hastanın durumu ağır ise, o zaman analiz hazırlanırken 2-3 gün içinde, doktor daha geniş bir etki spektrumuna sahip bir antibiyotik reçete edebilir.

Diğer anjina tiplerinde olduğu gibi, hastalara reçete Siprofloksasin, Amoksiklav, Doksisiklin ya da penisilin, makrolid, sefalosporin grubundan diğer ilaçlar verilir.

Mantar bademcik iltihabı için antibiyotikler

Hastalık vücudun tamamen zayıflamasına neden olmaz. Ateş yok, boğaz yok. Sadece gökyüzünde ve bademcikler beyazlaşıyor, lor gibi kırılgan bir plak. Çıkarıldıktan sonra vernikli mukoza gibi parlak kırmızı bir renk gösterir. Şişmiş lenf nodları zar zor fark edilir ve ağrısızdır.

Mantarlar antibiyotiklere kayıtsız kaldığından mantar bademcik iltihabı tedavisinde kullanılmazlar. Asıl tedavi, hastalığın nedenini ortadan kaldırmak (örneğin sigarayı bırakmak, antibiyotikler vb.), Yaşam tarzını normalleştirmektir. Tedavide ilk sırada antifungal ilaçlar gelir, iltihabı hafifleten spreyler: Nystatin, Hexoral, vs.

Balgamlı boğaz ağrısı için antibiyotikler

Balgam boğaz ağrısı üç aşamada ortaya çıkar. Başlangıçta, oral mukozanın şişmesi meydana gelir, sonra ağrılı, iyi işaretlenmiş bir sızıntı (kan ve lenf ile karıştırılmış ölü hücrelerin birikmesi) oluşur. Bir apse daha sonra gelişir. Antibiyotik, durulama vb. apse bağımsız olarak açılmıyor, cerrahi müdahale belirtiliyor.

Her durumda, belirgin bir fistül apse bölgesinde kalır, ancak durum aniden normalleşir. Bununla birlikte, bazen, zorunlu bir diseksiyondan sonra, dokuların yapışması nedeniyle hastanın durumu tekrar kötüleşebilir. Her durumda, hastanın bir antibiyotik kürüne ihtiyacı vardır.

Makrolidler veya sefalosporinler ile birlikte, doktorlar genellikle reçete:

  • Antiinflamatuar ilaçlar: Nimesil, Ibuprofen, vb.
  • Antialerjik ilaçlar: Loratadin, vb.

Tüm anjina formları tedavi edilebilir, ancak yalnızca tedavi doğru seçilip zamanında yapıldığında.

Источник: https://tr.medicine-worlds.com/antibiotiki-pri-angine.htm

Mutfaktaki 10 doğal antibiyotik

Mutfaktaki antibiyotiklerin farkında mısınız?

Türkiye antibiyotik kullanımında Avrupa'da birinci sırada. Hemen herkesin evinde kutu kutu antibiyotik bulunuyor. En basit hastalıklarda bile antibiyotik kullanmaya başlıyoruz.

Oysa bilimsel çalışmalar gereksiz antibiyotik kullanımı, vücudun mikroplarla savaşmasını önlüyor, bağışıklık sistemini zayıflatıyor, vücuttaki bakterilerin antibiyotiğe karşı direnç kazanması sonucunda ciddi sonuçlara neden olabiliyor.

Her hastalıkta antibiyotiğe koşmak yerine mutfağınızda bulunan doğal takviyelerle hastalıklardan kurtulabilirsiniz.

Sarımsak, soğan

Binlerce yıldır birçok tıbbi amaçla kullanılagelen mucizevi besin sarımsağın bakteri, mantar ve virüsleri yok etme kapasitesi 19. Yüzyılda Louis Pasteur'ün araştırmalarıyla da doğrulanmış. Özellikle çiğ tüketildiğinde bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kansere karşı koruyor, hücre onarımını kolaylaştırıyor ve bakterilerin çoğalmasını önlüyor.

Kefir

Kefir, vücut direncini artırmada birebir. Son yıllarda yapılan tüm çalışmalar, düzenli tüketildiğinde kefirin üst solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyucu olduğunu ortaya koyuyor.

Kefir, gribal enfeksiyonlara karşı korurken, bağırsakta kanser oluşturan etkenleri engelliyor, probiyotik özelliği sayesinde sindirim sistemine yararlı oluyor. Ayrıca sinirsel rahatsızlıklara, iştahsızlık ve uykusuzluğa karşı da fayda sağlıyor.

Ülser yüksek tansiyon , bronşit ve astım hastalarının tedavisinde de kullanılan kefir hem çocukların hem yetişkinlerin mutlaka tüketmesi gereken bir besin.

Ispanak

Bağışıklık sisteminin süper besinlerinden biri olan ıspanakta A,B,C ve E vitaminleri ile kalsiyum, magnezyum, quarcetin hepsi bir arada bulunuyor.

Enfeksiyonları önleyip, bağışıklığı güçlendiren ıspanağın içinde bol miktarda bulunan C vitamini ve folik asit sadece vücudu korumakla kalmıyor, aynı zamanda enfeksiyonlarla savaşıyor.

Kalp dostu olan ıspanak beyin yaşlanmasını geciktirici etkiye de sahip.

Turp

İçerisindeki zengin C vitamini, folik asit, fosfor ve yüksek diyet lifi sayesinde tam bir sağlık kaynağı. Çok güçlü bir antioksidan olan turp, soğuk algınlığı gibi hastalıkların tedavisinde birebir. Yüksek lifi sayesinde sindirim ve boşaltım sistemini destekliyor, öksürüğe iyi geliyor.

Brokoli

Brokoli, içerdiği sulforan maddesi sayesinde antioksidan aktivite göstererek bağışıklığı destekler. C vitamini ve E vitaminini bir arada içerdiği için bağışıklık sistemini uyarır.

Zencefil

Doğanın mucizevi besinlerinden zencefil aşırıya kaçmamak koşuluyla üst solunum yolu enfeksiyonları ve gripten kansere dek birçok fayda sağlıyor. Sindirimi ve hazmı kolaylaştırmasının yanında mide bulantısına iyi gelen, kolesterolü düşüren ve kanın pıhtılaşmasını engelleyen zencefilin ağrı kesici özelliği de bulunuyor.

Kırmızıbiber

Kırmızıbiber C vitamini ve potasyumdan zengin bir besin. İçerisinde bolca bulunan C vitamini bağışıklık sistemini güçlendirirken potasyum kalp krizi riskini azaltıyor. Ağrı kesici ve iltihap çözücü etkisinin yanında kolesterolü düşürüyor, mide asidini düzenliyor ve mikrop öldürücü özelliğiyle kış aylarında şifa kaynağı olarak öne çıkıyor.

Kivi

Antioksidan özelliği sayesinde bağışıklığı güçlendiren kivi tam bir C vitamini deposu.

Öyle ki portakaldan daha fazla C vitamini içeren bir adet kivide günlük alınması gereken C vitamini ihtiyacından daha fazlası var. İçindeki pektin sayesinde vücudu toksinlerden arındırırken DNA'yı koruyor.

Kan şekeri kontrolü için yararlı olan kivi, içeriğindeki lif sayesinde sindirimi kolaylaştırıyor, kolesterolü dengeliyor

Pırasa

Sağlığa faydaları çok yüksek olan pırasa tam bir kalp dostu besin. İçerdiği flavonoid ve kamferol sayesinde kan damarlarında meydana gelen hasarları gidermeye yardımcı oluyor.

Sülfürlü bileşikler sayesinde de özellikle kolon kanseri başta olmak üzere birçok kanser türüne karşı koruyucu etkisi bulunuyor.

Ancak çok yüksek miktarda tüketildiğinde kalsiyumun vücutta kullanılmasını olumsuz etkileyebilir.

Nar

Özellikle kış aylarında artan gribal enfeksiyonlara karşı koruyan nar kalp ve damar dostu bir meyve. 1 nar günlük almamız gereken C vitamini ihtiyacımızın yarısını karşılamaktadır.

İçerdiği polifenoller ve antosiyaninler sayesinde damar tıkanıklığını azaltıcı ve tansiyon düşürücü özellik göstermektedir.

Kansere karşı koruyucu etkisi olan nar, fiziksel aktivite sonrası vücudun yorulmasını da geciktiriyor.

Источник: https://www.kadinvekadin.net/mutfaktaki_10_dogal_antibiyotik.html

Antibiyotik nedir, nasıl kullanılır? Faydaları, direnci ve zararları

Mutfaktaki antibiyotiklerin farkında mısınız?

Çevreyle etkileşim halinde olan vücudumuza enfeksiyon yapıcı çeşitli bakteriler bulaşır. Antibiyotikler bu durumlar için oldukça güçlü silahlardır. Penisilin keşfedilen ilk antibiyotiktir.

Penisilinin keşfinden önce enfeksiyonlar nedeni ile binlerce insan hayatını kaybetmekteydi. Bu keşif pek çok insanın hayatını kurtarmıştır.

Penisilinden hareketle geliştirilen antibiyotikler de enfeksiyon tedavisinde oldukça yaygın şekilde kullanılmaktadırlar.

Penisilin (Ampisilin) nedir? Ne için kullanılır? Yan etkileri ve alerjisi

Antibiyotikler enfeksiyon tedavisinde kullanılan ilaçlardır. Bakterilerin neden olduğu hastalıklara enfeksiyon denir. Antibiyotikler de bakterileri çeşitli mekanizmalarla öldüren ya da çoğalmasını durduran ilaçlar olarak enfeksiyon hastalıklarının tedavisinde kullanılırlar.

Antibiyotik ne zaman kullanılmalı?

Antibiyotikler bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde kullanılırlar.

Hızlı antijen testi, kan testi, idrar kültürü gibi hekiminizin yapacağı çeşitli tetkikler sonucunda hastalığınızın bakterilerden kaynaklandığının kesinleştiği durumlarda antibiyotik tedavisi uygulanır.

  Hastalığınızın olduğu bölge, hastalık yapan bakterinin türü, hastalığın şiddetine göre uygun dozda uygun antibiyotik reçete edilecektir.

Antibiyotik ne zaman kullanılmamalı?

Antibiyotikler bilinenin aksine çoğu hastalıkta kullanılmazlar. Virüslerin neden olduğu hastalıklarda antibiyotikler etkisizdir. Bu hastalıklar;

  • Grip
  • Nezle, Soğuk algınlığı
  • Boğaz kızarıklığı/yanması
  • Şeffaf/renksiz balgam
  • Bronşit

Antibiyotikler viral rahatsızlıklarda etkisiz olduğu gibi tüm bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde de kullanılmalarına ihtiyaç olmayabilir. Gereksiz antibiyotik kullanmayınız.

Antibiyotiklerin çeşitli dozaj formları mevcuttur. Hastalığın türüne göre farklı dozaj şekilleri tek başına veya birlikte kullanılabilir. Bu dozaj formları şu şekildedir;

  • Oral antibiyotikler: Tablet, kapsül, şurup gibi ağız yoluyla alınan antibiyotiklerdir. Bol su ile tüketmeniz, midenizi rahatsız etmemesi için tok karna almanız tavsiye edilir. Ancak bazı antibiyotiklerin mutlaka aç karna alınması gerekmektedir. Bunun dışında ilaç-ilaç ve ilaç-besin etkileşimleri hakkında mutlaka eczacınızdan bilgi alınız.

Augmentin nedir, ne için kullanılır? Yan etkileri nelerdir?

  • Topikal antibiyotikler: Kremler, losyonlar, spreyler gibi genellikle cilt enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan antibiyotiklerdir. Uygulamadan önce ellerinizin temiz olduğundan emin olun. Hastalıklı bölgeye uyguladıktan sonra ellerinizi yıkamayı unutmayın.
  • Enjeksiyonla uygulanan antibiyotikler: Mutlaka bir sağlık kuruluşunda sağlık profesyoneli tarafından uygulanmalıdır. Antibiyotik alerjisinin gelişme ihtimaline karşılık acil müdahale yapılabilecek bir sağlık kuruluşunda uygulanması hayati önem arz etmektedir.

Tedaviniz sırasında ilacınızı almayı unutmanız halinde hatırlar hatırlamaz unuttuğunuz dozu alın ve tedavinize devam edin. Ancak diğer dozu almanıza az zaman kaldı ise unuttuğunuz dozu atlayarak sonraki dozunuzu zamanında alın. Unuttuğunuz doz ile birlikte çift doz almayın. Bu durumun yan etkilerin görülme riskini 2 kat arttırabileceğini unutmayın.

Antibiyotik ne kadar süre ile kullanılmalı?

Antibiyotik hekiminizin tavsiye ettiği sürede kullanılmalıdır. İlacınızı kullanmaya başladıktan sonra kendinizi iyi hissettiğinizde ilacınızı bırakmamalısınız. İyileştiğiniz düşüncesiyle tedaviyi yarıda keserseniz direnç gelişebilir ve hastalığınız tedavi etmesi daha zor bir hal alabilir. Antibiyotiğin türüne göre tedavi süresi değişmektedir.

Bazı antibiyotikler birkaç gün kullanılırken bazılarının 10 güne kadar kullanılmaları gerekir. En uygun süreyi hastalığınızın şiddetine göre hekiminiz belirleyecektir.

Antibiyotik formları

Ülkemizde pek çok antibiyotik etken maddesi bulunmaktadır. Bu etken maddeler tablet, kapsül, şurup, krem, ampul, flakon gibi hemen her formda mevcuttur. Hastalığınızın durumu, olduğu bölge ve şiddetine göre hekiminiz en uygun formu reçete edecektir.

En yaygın antibiyotik türleri

Antibiyotikler etki mekanizmalarına veya kimyasal özelliklerine göre sınıflandırılırlar. Kimyasal özelliklerine göre sınıflandırma aşağıdaki gibidir;

  • Penisilinler
  • Sefalosporinler
  • Makrolidler
  • Florokinolonlar
  • Aminoglikozidler
  • Sülfonamidler
  • Tetrasiklinler
  • Oksazolidinonlar
  • Linkozamidler
  • Glikopeptidler
  • Lipopeptidler

Bununla birlikte antibiyotikler etki mekanizmalarına göre de sınıflandırılırlar. Bu etki mekanizmaları aşağıdaki gibidir:

  • Bakterinin hücre duvarına saldırarak
  • Bakterinin üremesini önleyerek
  • Bakterideki protein sentezini durdurarak

Antibiyotikler için de pek çok ilaç grubunda olduğu gibi ilaç etkileşimi riski mevcuttur. Kan sulandırıcı bir ilaç olan varfarin pek çok antibiyotik grubu ile etkileşmektedir. Florokinolon grubu antibiyotikler de etkileşim ihtimali yüksek olan ilaç gruplarındandır.

Antibiyotik kullanırken bu besinlerden uzak durun: Greyfurt, süt, meyankökü…

Doğum kontrol hapı kullanıyorsanız, antibiyotiğin doğum kontrol hapının etkisini azaltacağını bilmenizde fayda var.

Antibiyotik kullanırken ikinci bir doğum kontrol yöntemi kullanmanız gerekmektedir. Hekiminiz, kullandığınız ilaçlar hakkında bilgi vermeniz halinde tedavinizi değiştirebilir veya düzenleyebilir.

Tedavi etkinliğiniz için hekim ve eczacınızın tavsiyelerine uyun.

Antibiyotik testi

Hızlı antijen testi olarak bilinen bu testte doktor/sağlık personeli pamuklu bir çubuk yardımıyla boğazınızdan bir sürüntü alır. Bu örnek ilgili test kitine yüklenir. Hastalığınızın bakteri mi yoksa virüs kaynaklı mı olduğunu anlamak için yapılan bir testtir.

Testin pozitif çıkması hastalığınızın bakterilerden kaynaklandığı anlamına gelir. Virüs kaynaklı bir hastalığınız var ise test sonucu negatif çıkacaktır. Hızlı antijen testi sonucuna göre hekiminiz hastalığınıza en uygun tedaviyi reçete edecektir.

Hızlı antijen testi ülkemizde aile hekimlikleri ve devlet hastanelerinde yapılmaktadır.

Antibiyotikler bakterilerin neden olduğu hastalıkların tedavisinde kullanılırlar. Bu hastalıklardan bazıları;

  • Menenjit
  • Çeşitli cilt enfeksiyonları
  • Orta kulak enfeksiyonları
  • Göz enfeksiyonları
  • Zatürre
  • Diş ve diş eti enfeksiyonları
  • Sindirim sistemi enfeksiyonları
  • Kemik ve iskelet enfeksiyonları
  • Kalp enfeksiyonları
  • Genitoüriner enfeksiyonlar

Hekiminiz boğaz veya balgam kültürü, idrar veya kan tetkiklerinden biri veya birkaçını yaparak, hastalık bulgularınızı dinleyerek ve gözlemleyerek antibiyotiği kullanmanız gerektiğine karar verecektir. Hastalığınızın durumuna göre antibiyotiğiniz değiştirilebilir veya tedavi durdurulabilir.

Zatürre (pnomoni) nedir? Kimlerde görülür? Belirtileri ve tedavisi

Antibiyotik tedavisinde nelere dikkat etmeli?

Tedavinizi mutlaka hekiminizin reçete ettiği, eczacınızın tarif ettiği şekilde yürütünüz. Tedavi esnasında önemli olan noktalar şunlardır;

  • Reçete edilen miktar kadar antibiyotiği kullanın. Hastalık belirtileriniz azalsa bile antibiyotik kullanmayı bırakmayın
  • İlacınızı her gün düzenli şekilde kullanın.
  • İki doz arasındaki süreyi, antibiyotiğin aç ya da tok mu alınacağını, antibiyotik kullanırken tüketmemeniz gereken yiyecek, içecek ve diğer ilaçları, dikkat edilmesi gereken yan etkileri mutlaka hekim ve eczacınıza danışın.
  • Antibiyotik hastalığınıza özel olarak reçete edilmektedir. Bu nedenle başka kişiler için reçete edilmiş antibiyotikleri kullanmayın
  • Antibiyotiğinizi bol miktarda su ile tüketin. İlacınızı başka herhangi bir içecek ile almayın. İçtiğiniz su antibiyotiğinizin etkisini azaltmaz.
  • Eczacınıza dozaj miktarını nasıl ayarlayacağınız konusunda danışın
  • Hekiminizin tedavinizi bıraktırması ya da antibiyotiğinizin artması durumunda ilacı saklamayın. İmha edilmek üzere ilgili makamlara ulaştırın

Antibiyotiklerin doğru zamanda, doğru sürede ve doğru dozda kullanılmaması, antibiyotik direncine neden olur. Antibiyotik direncinin riskleri anlaşılmaya başladığından beri tüm dünya için önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir.

Dirençli bakterilerin yol açtığı hastalıklar, ölüm oranlarının artması ve hastanede kalış sürelerinin uzaması tıbbi sorunların yanı sıra ekonomik sorunlar da doğurmaktadır. Bu nedenle tüm dünyada “akılcı” antibiyotik kullanım çalışmaları yaygınlaşmaktadır.

Antibiyotiklerin akılcı kullanımı için;

  • Antibiyotikler sadece ihtiyaç olduğu durumlarda kullanılmalıdır.
  • Viral hastalıklarda antibiyotik kullanılmamalıdır.
  • Önceki hastalıklardan kalmış antibiyotikler gelişigüzel kullanılmamalıdır.
  • Başkası için reçete edilmiş antibiyotik kullanılmamalıdır.
  • Doktorunuz size antibiyotik reçete etti ise ilacınızı hekim ve eczacınızın tarif ettiği şekilde kullanın. Tavsiye edilen süreden önce antibiyotik tedavisini bırakmayın
  • Arta kalan antibiyotikleri saklamayın.
  • Eğer enfeksiyon geçiriyorsanız insanlarla yakın temasta bulunmayın, kişisel eşyaları ortak kullanmayın.
  • Evinizde banyo ve gıda hazırlama alanlarını sık sık dezenfekte edin.
  • Ellerinizi sık sık sabunla yıkayın. El yıkamada antibakteriyel sabunları tercih etmeyin.

Menenjit nedir? Belirtileri, nedenleri, tedavisi ve aşısı

Antibiyotik zararları ve yan etkileri

Antibiyotiklerin en sık görülen yan etkileri şunlardır;

  • İshal
  • Mide bulantısı ve kusma
  • Mide rahatsızlığı
  • Cilt döküntüleri

Antibiyotiklerin en sık görülen yan etkisi ishaldir.

Kullandığınız antibiyotik vücudumuzdaki tüm bakterileri hedef aldığı için bağırsağınızdaki faydalı bakterilerin de ölmesi nedeniyle Clostridium difficile ishali meydana gelebilir. Bu enfeksiyonun mutlaka tedavi edilmesi gerekir.

Antibiyotiğinizin içinden çıkan kullanma talimatında yer alan yan etkiler dışında bir yan etki ile karşılaşırsanız mutlaka hekiminiz veya eczacınızla paylaşın.

Antibiyotik alerjisi ve anaflaksi

Bazı bireylerde antibiyotiklere karşı alerjik reaksiyon gelişebilir. Antibiyotik kullanımına başladıktan sonra alerji belirtileri görürseniz ilacı kullanmayı bırakın. Bahsedilen alerji belirtileri aşağıdaki gibidir;

  • Kaşıntılı, kırmızı döküntüler
  • Nefes almada zorluk
  • Vücudun herhangi bir yerinde şişlik
  • Sersemlik hissi
  • Kusma
  • İdrarda koyuluk ya da kan
  • Cildin sarı renk alması
  • İleri derecede ishal ve karın ağrısı
  • İleri derecede baş ağrısı

Antibiyotik alerjisi bazı durumlarda ölümcül olabilir. Özellikle penisiline alerjisi olduğu bilinen bireyler bu durumlarını mutlaka hekim ve eczacılarına aktarmalıdırlar. Penisilin alerjisi olan bireylerde diğer antibiyotik gruplarına karşı da çapraz alerji meydana gelebilir.

Antibiyotik profilaksisi

Antibiyotik profilaksisi hastane ortamında herhangi bir cerrahi işlem görecek hastaya koruma amaçlı antibiyotik uygulanmasıdır.

Cerrahi işlemlerde operasyon sırasında, hastanede kalış süresinde ve taburcu olduktan sonra hasta enfeksiyona açık haldedir.

Hastanede alınan önlemleri desteklemek ve hastanın taburcu olduktan sonra ameliyat yarasının enfeksiyon kapmasını engellemek amacıyla antibiyotik kullanılması oldukça yaygın bir tıp uygulamasıdır.

Antibiyotik direnci

Antibiyotik kullanımının en büyük risklerinden birisi antibiyotik direncidir. Bakteriler doğaları gereği canlılıklarını sürdürmek için organizmalarında değişiklikler yaparlar. Özellikle hücre zarlarında yaptıkları bu değişikliklerle genetik bilgilerini sonraki nesillerine aktarırlar.

Boğaz ağrısı neden olur, ne iyi gelir? Belirtileri ve tedavisi

Antibiyotik direnci bir bakterinin aynı antibiyotiğe tekrar tekrar maruz kalması sonucu gelişir.

  Antibiyotik tedavisinin yeterli sürede devam ettirilmemesi sonucunda bakteriler bu tedavi sonucu ölmez ve antibiyotikten etkilenmemek için hücresel birtakım değişiklikler yaparlar.

Virüslerin neden olduğu hastalıklarda antibiyotik kullanılması, hekimin belirttiği sürede antibiyotiklerin kullanılmaması gibi durumlar temel nedenlerdir. Antibiyotik kullanıldığı halde hastalığın geçmemesinin nedenlerinden biri antibiyotik direnci olabilir.

Direnç gelişmesi durumunda mevcut olan enfeksiyon daha güçlü antibiyotiklerle tedavi edilmek zorunda kalınır. Bu tedaviler genellikle hastanede damar içine ilaç uygulamak suretiyle yapılır.

Yeni bir ilaç molekülünün keşfi için ortalama 15-20 yıl gerekmektedir. Ancak bakteriyel direnç oldukça hızlı gelişmektedir. Bu nedenle yakın gelecekte bazı enfeksiyonlar tedavi edilemeyecek duruma gelecek ve şiddetli hastalıklar ortaya çıkacaktır.

Günümüzde tüm antibiyotiklere direnç geliştirmiş birkaç bakteri türü mevcuttur.

Referanslar: 1- Antibiotics, 2- What to know about antibiotics, 3- How Do Antibiotics Work?

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/antibiyotikler-nasil-kullanilir/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.