Nasıl 10 Kilo Verdim?

40 Günde Nasıl 10 Kilo Verdim

Nasıl 10 Kilo Verdim?

Son 10 yılım zaman zaman sağlık sorunlarıyla malesef obezitenin sınırında geçti. Bu sürecin 9 yıl’ı 2 haneli kilolarda gezen kilom, son yıl üç haneye çıkıp sağlık sorunlarım baş göstermeye başlayınca bu duruma dur deme zamanının çoktan geldiğini anladım.

Bu 10 yıllık süreçte ara sıra diyet denemelerim olmuştu ama malesef sadık kalamayıp her seferinde diyeti bozmuştum. Bunun tek sebebide açlığa dayanamamamdı. Aslında en büyük sorunum insülin direnci değerimin sınırlarda olmasıydı ve bu işimi daha da zorlaştırıyordu. Neredeyse uyguladığım tüm diyetlerde sorun hep aynıydı açlığa dayanamamam.

İnsülindirenci’mi düşürmek için Şeker’den tamamen uzak durmam gerekiyordu.

Şeker’e oldukça fazla bağlı olan biri olarak kendimi psikolojik olarak buna hazırlamak biraz zor olsada bu süreçte bana en büyük desteği ve inancı That Sugar filmi verdi diyebilirim.

Şiddetle izleminizi tavsiye ediyorum. Şekerin ne kadar gereksiz ve boş bir besin olduğunu öğrenince bana hak vereceksiniz.

Lafı fazla uzatmadan 40 günde sağlıklı bir şekilde nasıl 10 kilo verdiğimi anlatmaya başlayayım.

Uyguladığım Diyet

Bu süreçte uyguladığım diyet Canan Karatay‘ın meşhur diyeti oldu. Rahat uyguladığım en sağlıklı diyet diyebilirim. Aslında diyet demek yanlış olur çünkü herhangi bir kısıtlama olmadan sağlıklı olan tüm besinlerden doyana kadar yemeyi tavsiye ediyor Sayın Karatay.

Belli kurallar çerçevesinde Canan Karatay‘ın verdiği öneriler ile kendinizi o kadar hafif sağlıklı ve zinde hissedeceksiniz ki bu beslenme şeklini hayatınız boyunca uygulamak isteyeceksiniz.

Sonuç olarak bu beslenme şeklini uygulayarak 104kilo‘dan 94kilo‘ya indim. Boyum 1.83 ve buna oranla hedefim 80-78 kiloya kadar inmek.

Karatay Diyet’indeki Önemli Kurallar;

Her gün akşam saat 19.00-20.00′den sonra meyve dahil hiçbir şey yenilmemeli; bol su, taze limon eklenmiş olarak içilebilir ve mümkünse yatmadan önce 30-40 dakika kadar yürüyüş yapılmalı.

YASAKLAR(Glisemik indeksi yüksek gıdalar)SERBESTLER(Glisemik indeksi düşük gıdalar)
  Her türlü tahıl unu ve bunlardan yapılmış gıdalar (Ekmeğin her çeşidi) –  Kavrulmuş kuru yemişler  Ceviz, kavrulmamış fındık, badem ve fıstık
  Her türlü şeker, şekerli her türlü gıda, her türlü      tatlandırıcı ve diyabetik ürünler  Glisemik indeksi düşük kuru meyveler, örneğin günkurusu kayısı (3-5 ad), kuru erik vb
  Pirinç, patates, pişmiş havuç  Bulgur, pişmemiş havuç
  Karpuz, kavun, üzüm, incir, muz  Elma, armut, ayva, portakal, mandalina, şeftali, çilek, erik, kiraz vb (Günde 1 porsiyon)
  Markette satılan tavuk, yumurta ve markette satılan fabrikasyon her türlü ürün ile sucuk,salam, sosis  Serbest dolaşan tavuk, doğal her türlü ürün ve  yumurta ile pastırma
  Her türlü meşrubat (diyet – light ürünler dâhil), meyvalı yoğurt, Nescafe, her türlü alkollü içecekler  Maden suyu, ayran, yoğurt, bol su (günde en az 2 litre), bitki çayı, Türk Kahvesi, filtre kahve
  Ayçiçek yağı, mısırözü yağı, margarin  Tereyağı, zeytinyağı, fındık yağı,
  Öğütülmüş tahıllar  Et, balık, sebze, salata, bakliyat,
  Saat 19:00 – 20:00 den sonra bir şeyler yemek veya atıştırmak.  19:00 – 20:00 den sonra hiçbir şey yemeyip sadece sağlıklı içecekler tüketmek. (su, kahve, çay, bitki çayları, ayran, soda)
  Sofradan aç kalmak, az ve sık aralıklarla yemek, ara öğünler  Doyana kadar yemek ama öğünler arasında 4,5 – 5 saat geçirmek, tercihan 2 öğün yemek (2,5 veya 3 öğün de olabilir)
  Hareketsizlik  Günde en az yarım saat açık havada yürüyüş

Karatay Diyeti’nde örnek bir gün;

Kahvaltı (08.00-09.00)

  • İki adet yumurta (Suda haşlanarak rafadan ya da kayısı kıvamında hazırlanmış. Tereyağında peynirli omlet de yapılabilir.
  • 8-10 adet tuzu alınmış yeşil ya da siyah zeytin
  • Bir avuç içi kadar beyaz peynir
  • 4-5 adet gün kurusu kayısı
  • Şekersiz bitki çayı, su ya da meyve çayı
  • Bir (ince belli) çay bardağı ceviz (Ekmek yerine beyaz peynirle birlikte yenebilir. Cevizler mümkünse yeni kırılmış olmalıdır.)

Öğle yemeği (13.00-14.00)

  • Bir avuç içi kadar dana söğüş
  • Bol salata ve zeytinyağlı fasulye
  • Salata olarak dilimlenmiş ya da rendelenmiş turp ve havuç veya mevsim salatası, doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ile hazırlanmalıdır.
  • Bir su bardağı tuzsuz ayran
  • Arzu edildiği kadar şekersiz bitki çayı ya da su

Ara öğün (şart değil) (15.00)

  • Yarım su bardağı kadar ceviz
  • Şekersiz olarak sevdiğiniz herhangi bir çay ya da taze limonlu su

Akşam yemeği (18.00-19.00)

  • Balık, yeşil soğan, roka ve turp (Salata bol miktarda hazırlanıp, içine, doğal sirke, limon, az miktarda kristal kaya tuzu ve sızma zeytinyağı ile birlikte tane keten tohumu ilave edilerek hazırlanmalıdır.)

Benim uyguladığım diyette şu şekilde ;

Kahvaltı (08:30-09:30)

  • 2 adet sarısı Kayısı kıvamında haşlanmış Yumurta veya Peynirli Omlet
  • 70 gr Ezine Peyniri
  • 8-10 adet Zeytin
  • 30 gr Ceviz veya Çiğ Badem içi (her sabah mutlaka müthiş tok tutuyor.)
  • 4-5 adet Diraz Domates
  • 1 Tatlı kaşığı Bal (Haftada 1)
  • 1 adet Salatalık
  • Şekersiz Yeşil Çay
  • Yanına isterseniz Maydanoz,Roka vb yeşillikler

Bu kahvaltı menüsü fix aynıdır.

Öğlen Yemeği (12:00-13:00)

  • 1 Tabak Mevsim Salatası yada baklagillerden sulu yemek.
  • 1 Kase Yoğurt (mümkünse evde yapılmış)

Öğlen çok acıkmadığım için bu şekilde beslenerek akşam üstü daha da çok acıkmamı önlüyorum. Bazen hiç yemediğimde oluyor.

Akşam Yemeği (18:00-19:00)

  • Haftada bir mutlaka fırında balık (Genellikle Somon 300-350 gr)
  • Haftada 1 Mantarlı Tavuk Sote (Zeytinyağı ile)
  • Haftada 1 Izgara Tavuk yanına Bulgur Pilavı
  • Haftada 3 gün Baklagillerden ve sebzelerden sulu yemekler; Bezelye, yeşil-kırmızı mercimek, karnabahar, taze fasulye, türlü, yoğurtlu sarımsaklı brokoli salatası, Bulgur pilavı.
  • Haftada bir gün Lahmacun (Maks. 2 adet), Kebap, Kokoreç, Döner ile kendimi ödüllendirdim.

Bu bir günlük beslenme listesinin kalori değeri yaklaşık 2000 kalori‘dir.

Diyet boyunca dikkat ettiğim konular ve bence en önemli noktalar;

  • Hergün 3 Litre Su içtim. Hem bağışıklık sistemini desteklemesi, hem vücudunuzda fazladan tutulan su ödemini atması, hemde yağları yakmaya yardımcı olması yüzünden çok önemli.
  • Akşam 19:00‘dan sonra kesinlikle birşey yemedim. Sadece Yeşil Çay içtim.
  • Hep aynı saatlerde yemek yemeğe özen gösterdim.
  • Beyaz un içeren yani beyaz ekmek,hamur işi hiçbirşey kesinlikle yemedim halada yemiyorum ve bu konuda iddalıyım hayatım boyuncada yemeyi düşünmüyorum.
  • Şeker kesinlikle tüketmiyorum. Bu konuda da beyaz un’da olduğu gibi fikrim aynı.
  • Kullandığım Tuz‘unda kaya veya deniz tuzu olmasına dikkat ediyorum.
  • Ve hergün mutlaka 1-1.5 saat yürüyorum bu da mesafe olarak yaklaşık 10 km‘ye yakındır.

Uyku Kalitesinin Önemi

Tüm bunları yaptıktan sonra başka bir önemli konu olan uykuya değinmemek yanlış olur. Çünkü yakacağınız kalorinin 3 te 1 i uyurken yakılıyor. 8 Saat’lik kaliteli bir uykuda vücudun yaktığı kalori benim boy ve kiloma göre 700-800 kalori civarı.

Tartılma Konusu

Eğer çabuk motive olup, çabuk moraliniz bozulabiliyor ve hassas bir yapınız var ise kesinlikle tartılma işini ayda 1 yapmalısınız. Eğer böyle bir sorununuz yok ise yaptığınız diyetin doğruluğunu görebilmek için tam 10 günde bir tartılmalısınız.

Bu konuda diyetin devamlılığı için çok önemli. 2-3 günde bir tartılmak motive eksikliğine yol açacak ve sizi diyetten vazgeçmeye kadar götürecektir.

En Önemli Konu !

Sayın Karatay ne kadar kalori saymak yok desede ben kalori hesabını, aldığım hassas tartı ile yediklerimi ölçekli olarak tartarak yaptım. Belkide tüm diyetlerdeki en önemli konu bu.

Eğer uzun vadede kilo vermek istiyorsanız bunuda sağlıklı bir diyet ile yapmak istiyorsanız mutlaka kalori hesabını yapmak zorundasınız. Günlük kalori ihtiyacınızdan %15 kırparak uzun vadede kilo verebilirsiniz. Bu değeri artırabilirsiniz fakat pek sağlıklı bir yöntem olmayacaktır.

ÖNEMLİ NOT: Uyguladığım bu diyet ile bu kadar sürede 10 kilo verebildim. Sizde bunları uygulayarak 10 kilo vereceksiniz diye birşey yok. Her bünye farklı olduğundan sonuçlar bünyeye göre değişebilir. Tavsiyem önce doktora gitmeniz ve değerlerinizi öğrenmeniz. Bu yazı konu hakkında fikir vermesi amacı ile yazılmıştır. 

Yazıyı okuduğunuz için teşekkürler umarım faydalı olur.

Destekleyici Kaynaklar: //canankaratay.com/karatay-diyeti-menuleri/karatay-diyetinde-neler-var-367.html

Konuyla ilgili Eleştiri, İtiraz yada bilginiz var ise lütfen aşağıdaki yorum bölümünde paylaşmaktan çekinmeyin!

Источник: //rifatyalcin.com/40-gunde-nasil-10-kilo-verdim/

diyet yapmadan nasıl 10 kilo verdim?

Nasıl 10 Kilo Verdim?

Geçtiğimiz Aralık ayında diyet yaparak nasıl 5 kilo aldığımı anlatan bir yazı yazmıştım. Bir anda değişen alışkanlıklarım yüzünden aldığım kiloları vermek için uyguladığım abuk subuk diyetlerle gerçekten de kilo vereceğime daha çok kilo almıştım. (50 Kilo civarı bir insanken 2012 Ağustos’unda 59 kiloya kadar çıktım)

Bu yazıdan sonra pek çok e-mail aldım. Birçok kişi aynı yaşlarda benim geçtiğim aşamalardan geçip kaçınılmaz sona doğru yol almış. Tavsiye verenler de oldu ee peki ne yapacağız diyenler de.

Evet yedim bi halt ve çok kilo aldım bir anda. Ama yazdığım yazı bile bir farkındalık göstergesiydi. Ne yapmam gerektiğini henüz çözememiş olsam da hatamı anlamıştım.

Şu an en azından hatalarımı tekrarlamayarak geçirdiğim 1 yıla yakın sürede tekrar istediğim kiloya ulaşmış durumdayım. Nasıl kilo aldığımı okuduysanız nasıl verdiğimi de bilmek hakkınız.

O zaman kilo alma yazısı seneyi devriyesini tamamlamadan buyrunuz mutlu sona, nasıl kilo verdim yazısına…

Kilo vermek için önce kilo almamak lazım

Einstein was here. Peki, kilo almayı nasıl bıraktım? Önce şu saçma diyetleri bıraktım. Hayat tarzıma uymayan, kendimi sıkıntıya soktuğum her türlü beslenme düzeni; mutsuz olup, pes edip bıraktığım an ekstra kilo ve moral bozukluğu olarak geri döndü bana.

Hem zaten benim gibi biri için diyette olma psikolojisi baştan sakıncalı. Olan şey şu: “Yarın diyete başlıyorum, dur bari hazır diyette değilken şu pizzayı da yiyeyim, üstüne de tatlı götüreyim bi tane, diyete girince hiçbir şey yiyemeyeceğim zaten”. Doğruya doğru. Hatta daha kötüsü de var.

Diyeti 2 hafta eksiksiz bir şekilde götürdünüz diyelim. Sonra bir arkadaşın doğum günü sebebiyle dıışarı çıkıldı ve diyet mecburen bozuldu, pastalar yendi. O diyet bozuldu ya, hazır bozmuşken bokunu çıkarayım psikolojisiyle normalde bile yemeyeceği şeyler yiyor insan.

Battı balık yan gider ruh hali… Kısacası hayat tarzımıza uymayan diyetler bir yerden mutlaka patlak veriyor, kilo verdirmiyor, aldırıyor.

diyeti bıraktım ve kilo verme düşüncesini aklımdan çıkardım

Ben de bu gidişata dur dedim ve daha fazla kilo almamak için diyet yapmayı bıraktım. Tabii bu dikkat etmedim ya da her önüme geleni yedim anlamına gelmiyor.

Bir diğer önemli nokta da sürekli kilo verme düşüncesini akıldan çıkarmak. Kilo vermeyi takıntı haline getirince olmuyor bu iş. Vücut kendini kasıyor, geriyor, psikolojik olarak ‘kabız’ oluyorsun. Ciddiyim.

Kilo vermek için kafa rahatlığı lazım. Kendinizi rahat bırakın.

Hayat tarzının dışına çıkma

Sonra ne yaptım? Diyetleri ve kilomla ilgili takıntı yapmayı bırakıp kendimi dinlemeye başladım. Hayat tarzımı gözden geçirdim.

Bana kilo aldıran düzensiz uyku, hareketsizlik, düzensiz yemek saatleri ve fazla alkol tüketimi gibi alışkanlıklarımı gözden geçirdim. Alkolü hayatınızdan çıkarıp memur gibi yaşayın demiyorum.

Ama aslında kendi düzensizliğiniz de sizin düzeniniz ve kendinizi de vücudunuzu da en iyi siz tanıyorsunuz.

Örneğin ben kapalı spor salonlarını sevmiyorum. Güneş görmeden sadece aynaya ya da duvara bakarak ve hiçbir yere gitmeyerek üzerinde koşulan yürüyüş bantları bana göre değil. Ama bu bir başkası için müzik dinleyip kafasını boşaltmak için ideal yer de olabilir.

Çok yüksek tempoyla koşulan cardio egzersizler tansiyonumu yükseltiyor ve baş ağrısı çekiyorum. Kendimi zorlamaya, ayaklarım geri gide gide yapacağım bir egzersize ihtiyacım yok. Faydasını göreceğimi düşünmüyorum.

Onun yerine arada sırada sabahları erken kalkıp sahilde fazla hızlı koşmadan yüksek tempolu yürüyüş yapıp enerji doluyorum. Bkz: //www.cizenbayan.com/blog/360-kendini-iyi-hissetmek-icin

sevdiğiniz bir aktivite bulun

Dolayısıyla spor salonuna kapanıp koşmayı elemiş oldum. Şanslıyım ki çok keyif alarak yaptığım bir spor var: Pilates. Tek sorunum seyahatlerim ve düzensiz çalışma saatlerim.

Çok fazla seyahat ettiğimden, evden çalışıp belirli mesai saatlerim olmadığından ve farklı saatlerde toplantılarım olduğundan dolayı ders saatlerinin esnek olduğu, pazartesi sabah dersini kaçırırsam salı akşam telafi edebileceğim bir yer bulmam gerekiyordu.

Şanslıyım ki böyle bir yer buldum ve haftada 3 gün çok severek Pilates’e gittim. Seyahatlerimin arasına dersleri sıkıştırdım. Düzene girdikten sonra 1 hafta ders kaçırsam da vücudum kendini bırakmadı. 2-3 ay düzenli Pilates yaptıktan sonra bir haftalık kaçamakları tolere edebilecek kıvama geldim. Hem inceldim hem de daha esnekleştim.

Pilates yaparken de dersten çıktığımda da kendimi çok enerjik ve mutlu hissettim. Pilates bana çok ama çok iyi geldi. Siz de kendinizi strese sokmak yerine severek yapacağınız, ayaklarınızın geri geri gitmeyeceği, sizi mutlu eden bir aktivite bulun ve disiplini elden bırakmadan devam edin.

Yoga, pilates, cross fit, gyrotonic, zumba, dans, koşmak, yüzmek, başka bir şey! Size kalmış. 

Peki hiç mi diyet yapmadım?

Evet, gerçekten diyet yapmadım ama dikkat etmiyorum dersem yalan olur. Peki ne yaptım? Şimdi yazacaklarım kesinlikle tavsiye değildir, onu baştan söyleyeyim. Evde denemeyin.

Denerseniz ve sağlığınız bozulursa sorumluluk kabul etmiyorum.

Çünkü yaptığım şey sağlıklı mı onu bile bilmiyorum ama benim hayat tarzıma ve alışkanlıklarıma bu uydu ve ben de bu doğru düzgün ve dürüst bir yazı olsun diye ne yaptığımı yazıyorum.

Yediklerime dikkat ediyorum. Genelde sabah kahvaltısını çok sıkı yapın, öğlen ve akşam hafif yiyin denir ama ben öyle yapmıyorum. Sabah kahvaltısı olarak sadece Americano içiyorum. Rutinim bu şekilde.

Tabii ki arada, hafta sonları falan ailemle arkadaşlarımla kahvaltıya çıkarsam normal kahvaltı da ediyorum. Ama onun dışında kahvaltım bir fincan Americano. Sütsüz, şekersiz. Hem tok tutuyor hem de uyandırıyor.

(Hatta kahve içmeden yazı bile yazamadığımı farkettim)

Öğlenleri ve/veya akşamları kendime ton balıklı, tavuklu ya da ızgara hellim peynirli, yağsız, bol limonlu yeşil salata yapıyorum. Çorba içiyorum, sebze ya da protein yiyorum.

Tabii ki bazen de arkadaşlarla yemeğe çıkıyorum ve kesinlikle kendimi kısıtlamıyorum. Sağlıklı bir şeyler sipariş edebileceğim gibi canım pizza yemek isterse pizza yiyorum, mantı ya da makarna istersem de onu yiyorum.

Ama diyetten çıkmışçasına abartmıyorum. Normal miktarlarda yiyorum. Çünkü ne zaman istersem yiyebilirim zaten.

Beslenmenize dikkat ederken de lezzetsiz, kolay bulunmayan şeyler yerine hayatınızda yeri olan sağlıklı besinleri tercih edin. Brokolinin hayatınızda yeri yoksa ve tadını da sevmiyorsanız boşverin. Ne seviyorsanız ve evde ne varsa onu yiyin. Bu arada aklınızda bulunsun, karbonhidratı spordan önce proteini de spordan sonra almak en iyisi.

Seyahate gittiğimde oraların ünlü yemeklerini yemeye devam ediyorum. Düzenli spor yaptığım için vücudum bir haftayı tolere edebiliyor. Dönünce bir iki dersten sonra hemen toparlıyorum. Bu şekilde baya midem küçüldü.

Çok yağlı şeyler yediğimde rahatsız falan oluyorum. İster istemez canım sağlıklı şeyler çekiyor. Bu şekilde geçtiğimiz Aralık’tan beri (sadece yazın bir ay mola vermek zorunda kalarak) Pilates yapıp dikkatli beslenerek sonunda istediğim kiloya ulaştım.

Geçen Ağustos’ta 59 kiloydum. Şu an 49 kiloyum. (Boyum 1.60)

Demem o ki kendinize uygun düzeni bulun, zele, devam edeceğiniz bir spor, sevdiğiniz şeyleri yiyerek ve kendinizi kasmayarak dikkat edin. Ve sabırlı olun. Çok çabuk sonuç beklemeyin. Düzeniniz oturduğunda zaten gelişme kaydetmiş olacaksınız.

Pilates, Gyrotonic, Yoga, Zumba vs

Çoğunuzun duyduğu ve bildiği Pilates gerçekten de mucizevi bir şey. (Plates diye yazma gafletinde bulunmayın sakın. Tabaklarla bir alakası yok, Alman Joseph Pilates tarafından geliştirilmiş bir egzersiz sistemi).

Nefes alıp vermek ve çalıştırılmak istenen kaslara yoğunlaşmak çok önemli. Yaparken pek terlemezsiniz ve dışardan çok kolay gözükür ama her şey içte olup bitiyor. Hem yağ yakmak hem de beden olarak küçülmek, incelmek, uzamak ve esnemek mümkün.

Aletle veya toplarla falan yapılması şart değil. Hiçbir aksesuar olmadan sadece mat üzerinde (hatta o bile yoksa çimende yapın) ya da bant, çember, büyük ya da küçük top gibi aksesuarlar ile hafta da 2 veya 3 kere 1 saat Pilates yaparak inanılmaz sonuçlar elde edebilirsiniz kısaca.

Sayesinde kilo verdiğimi duyan herkes e peki nerede gidiyorsun Pilates’e diye de soruyor haliyle. Onu da yazayım:

Anadolu yakasında oturanlara Bağdat Caddesi’ndeki Pilates Plus‘ı (Erenköy Divan Pastanesi’nin karşısındaki apartmanın en üst katı) veya Ayten Hoca’yı öneririm.

Ben kendi kendime disipline girerim evde matım da var bir merkeze gitmeme gerek yok diyorsanız bir yerden MTV Pilates Mix CD’sini bulup başlayın. Daha sonra  internetten Kristin McGee’nin video’larına da devam edebilirsiniz. Ama bir süre sonra aynı egzersizlerden sıkılmanız muhtemel.

Bir Pilates merkezine gidince (hocalar nasıl beceriyor bilmiyorum ama) her gün farklı bir antrenman yapıyorsunuz ve böylelikle sıkılmıyorsunuz)

Pilates Plus’ta haftanın her günü sabah akşam pek çok saatte grup dersleri ve onun dışında özel / aletli Pilates (reformer) dersleri oluyor. Hocalar inanılmaz tatlı, cana yakın ve işlerini çok iyi biliyorlar.

Ben kendi adıma grup dersini tercih ediyorum. Hem fiyat olarak daha uygun hem de eğer Pilates’i iyi öğrenirseniz vücudunuzu reformer kadar iyi çalıştırmanız mümkün. Tertemiz bir merkez. Çok ama çok memnunum. //www.

pilatesplus.biz

Ayten Hoca ise Pilates’in kitabını yazmış dünya tatlısı bir insan. Haftada 3 gün bir dans veya pilates stüdyosunu kiralayıp öğrencilerine ders veriyor. Saatleri, günü ve yeri size uyarsa kaçırmayın. Fiyatları da çok uygun. //www..com/danspilates

Pilates dışında Yoga veya Gyrotonic de size göre olabilir. Gyrotonic henüz Türkiye’de çok bilinmeyen ve çok yerde olmayan, Pilates’in daha ritmik ve dansa benzeyen hali diyebileceğimiz bir antrenman sistemi. Aletle yapılıyor. Aleti bile estetik ve Gyrotonic ile inanılmaz şekilde esnemek mümkün.

Pilates’i icat eden Pilates bey yüz yıl önce öldüğünden Pilates daha sonradan başka insanlar tarafından çok geliştirilmiş ve değiştirilmiş. Gyrotonic ise daha yeni bir sistem ve muciti dansçı ve cimnastikçi Julie Horvart hala yaşıyor. Sistemi hala geliştirdiği gibi üst düzey eğitimleri de bizat veriyormuş.

Bu nedenle mükemmele doğru giden bir egzersiz sistemi denebilir. Hatta doktorlar tarafından hastalara fizik tedavi olarak da öneriliyor. Gyrotonic için de Pilates Plus’ta Merve Hoca’ya gidebilirsiniz. Ben bir kere yaptım, Pilates’e benziyor ama farklı. Vakit ayırmak, inceliklerini öğrenmek lazım.

Ayrıntılı bilgiyi buradan edebilirsiniz: //www.pilatesplus.biz/gyrotonic.html

kadın kişisel bakım pilates sağlık spor yeme-içme

Geçtiğimiz Aralık ayında diyet yaparak nasıl 5 kilo aldığımı anlatan bir yazı yazmıştım. Bir anda değişen alışkanlıklarım yüzünden aldığım kiloları vermek için uyguladığım abuk subuk diyetlerle gerçekten de kilo vereceğime daha çok…

Geçtiğimiz Aralık ayında diyet yaparak nasıl 5 kilo aldığımı anlatan bir yazı yazmıştım. Bir anda değişen alışkanlıklarım yüzünden aldığım kiloları vermek için uyguladığım abuk subuk diyetlerle gerçekten de kilo vereceğime daha çok…

Источник: //www.cizenbayan.com/diyet02/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.