Neden İyi Bir Kan Akışına İhtiyacınız Var?

içerik

Damarlardan kan akışının devamlılığını sağlayan nedir? Süreklilik ve kan akışının nedenleri

Neden İyi Bir Kan Akışına İhtiyacınız Var?

Ne sağlar sorusuKan damarlarındaki kan akışının sürekliliği oldukça ilginçtir. Sonuçta, bu her bir kişinin oluşturulduğu maddedir. Sadece bunun bir gerçek olduğunu biliyoruz, ama kanın içimizde nasıl hareket ettiğini nadiren düşünüyoruz. Ve bilmek gereksiz olmaz. Dolayısıyla, bu konuyla ilgili en ilginç anları anlatmaya değer.

tanım

Ben zaten bir terim ile başlamak istiyorumuzun zaman önce kan dolaşımı – damarların içinden kanın hareketi gibi bir süreç belirledi. Hemodinamik – bu kelime. Ve bu süreç, dolaşım sistemimizin farklı bölümlerinde sözde hidrostatik basınçtaki farklılığın bir sonucu olarak ortaya çıkar.

Bu nasıl olur? Basit olarak, kan, hareketinin daha düşük olduğu yerde yüksek basınç olduğu alandan başlar. Her şey mantıklı. Tüm süreç, kendi viskozitesindeki kan akımına ve tüm gemilerin duvarlarına olan direncin ne kadar yüksek olduğuna bağlıdır.

Çoğunlukla, kötüleşen hemodinamik rahatsız edilir ve genellikle bu yaralanmalara, yanıklara ve hipotermiye bağlıdır. Bir dakikada geçen kan hacminin norm veya ihlali belirlenir.

Kan dolaşımı hakkında daha fazla bilgi

Şimdi, şimdi daha detaylı konuşmalıyızBu, damarlardan kan akışının devamlılığını sağlar. Bu madde katı ve pulmoner daire boyunca hareket eder. Daha çok kan dolaşımının hem büyük hem de küçük çevreleriyle bilinirler. Ama onların özelliklerini anlamaya başlamak için, insanın motorunun ana mekanizmasının nasıl çalıştığını anlamanız gerekir. Yani – kalp.

Bu sağlayan en önemli organKan damarlarından kanın hareketi. Kan akışının devamlılığı, kalbin sürekli kasılmalarından kaynaklanır. Çünkü hemodinami düzenleyen vücuttır. Bir adamın kalbi dört odacıklı.

Sol kısımda arteryel kan, sağ tarafta ise venöz var. İnsan kalbine hiçbir şey için müdahale etmezler, çünkü bölümler ayrılırlar. Başka ne bilmeye değer? Arteryel kanın oksijen içerdiği ve kalpten geldiğini. Venöz tam tersine hareket eder.

Ve bu kan karbon dioksit içerir.

Fonksiyonları hakkında

Süreklilik sağlayan şey hakkında konuşmakkaplar boyunca kan hareketi, aynı zamanda hemodinamik fonksiyonlar ile ilgili söz konusu olmalıdır. küçük daire ile akciğerlerde meydana gelen gaz alışverişi normal süreci sağlamak için elde edilir. Karbon dioksit malzemeleri venöz kan, orada girişi sağlanır.

İşte oksijenli edilir. Ve, yön değiştirme, kalbe geri döner. Ama ne zaman o arteriyel oldu. Bu süreci hayal, en önemli soruya cevap vermek mümkündür. Ve mümkün olduğunca basit olacaktır. Nefes – Bu damarları aracılığıyla kan hareketini sağlayan şeydir. sürekli nefes gerçeği neden olduğu kan akışı süreklilik.

Hepimiz Nefes durdurmak eğer, kalp atışı hızlandırır biliyoruz ve bu havayı absorbe etmezse o zaman, ölüm geliyor. Kan vücut artık oksijen ile beslenir, çünkü akciğerlere akmasına olmaktan çıkar. Buna göre, karbon dioksit kaynağı için bir ihtiyaç vardır.

Ve kanla kalp birincil işlevi yerine getirmek için başarısız.

gemiler

Onlar da onlara anlatılmalı. Süreklilik ve kan akışının nedenleri – bu çok yönlü bir konudur. Ve gemiler bunun ayrılmaz bir parçası. Yani, yastıklama, dirençli, değişim ve kapasitif vardır.

Onlar nedir? Bunlardan ilki büyük arterlerdir. Aort aynı zamanda tamponlama gemilerine aittir.

Elastikiyet ile karakterize edilen özel duvarları var – ve bu kalite sayesinde sürekli hemodinami sağlanıyor.

Dirençli yüksek basınç sağlarbüyük damarlar ve kılcal damarlarda dolaşım sürecini düzenlerler. Farklı ince duvarlar. Damar sistemi boyunca gaz değişimi sürecini sağlayın. Ve tüm atık maddelerin vücuttan çıkarıldığı kılcal damarlar sayesinde.

Ve tabii ki, kapasitif kan damarları. Kanın gemilerden hareketi onlarsız hayal edilemez. İsimlerini aldılar, çünkü bir insandaki tüm kanın ezici hacmini içeriyorlar. Yani – yüzde 75.

Seyahat hızı

Bu sıvı ne kadar hızlı hareket eder?gemilerimiz, bilhassa, gemilerden kan akışının sürekliliğini sağlayan soruyu incelerken, bilmek de önemlidir. Yani, aortta, hız saniyede yaklaşık 500 mililitredir.

Arterlerde – aynı zamanda 0.5 ml. Hızın hesaplanma şeklinin anlaşılması kolaydır – bilim adamları uzun zaman önce toplam lümen için bir algoritma çıkardılar.

Bununla birlikte, bunun hakkında konuşmak gerekli değildir.

Damarlarda kan da hızla akar -ikinci 200 mililitre. Bu arada, burada hareket baskıya bağlı değildir. Damarlarda düşüktür. Venöz kan damar duvarlarına uygulanan kuvvetin bir sonucu olarak kas dokuları tarafından hareket eder.

ihlal

Ne yazık ki, ilişkili hastalıklarkan dolaşımı, birçok insanı sollamak. Ve bunlar genellikle erken ölümlerin sebebidir. İnme, kalp krizi, hipertansiyon – tüm bu isimler bizim için iyi bilinir. Ve kan dolaşımına bağlılar. Boşuna, birçok insan sağlığına dikkat etmiyor.

Sonuçta, önleme, aslında, son derece basit ve büyük finansal maliyetler gerektirmez. Bazıları zor gelebilir. Çünkü sigarayı tamamen bırakmalısın.

Günümüzde kardiyovasküler hastalıklardan dolayı bu kadar çok insanın neden acı çekmesi şaşırtıcı değil, sadece sigara içenlerin sayısına bakmaya değer.

Ayrıca ılımlı olarak kullanılmalıdıralkol. Tabii ki, onsuz yapmak daha iyidir. Fiziksel yükler de gereksiz olmayacaktır. Her gün spor salonuna gitmeye ve eğitim için üç saatliğine orada kalmanıza gerek yok – günde 15-20 dakika yeterli.

Ve elbette, diyetinizi izlemeniz gerekiyor. Gerek yer ve çok yağlı yiyecek almak için geçmesi veya bunun nedeni lümeni daraltır, kan damarlarının duvarlarında, ve bunun sonucu olarak kolesterol plakları kurdu – dolaşım bozuklukları. Daha iyi meyveler, sebzeler, narenciye meyve, süt ürünleri, maden suyu ile abur cubur yerine. Ama bu iyi bir yargıç olacaktır.

Источник: https://tr.trendexmexico.com/zdorove/117032-chto-obespechivaet-nepreryvnost-dvizheniya-krovi-po-sosudam-nepreryvnost-i-prichiny-dvizheniya-krovi.html

İnsan vücudunda ne kadar kan var?

Neden İyi Bir Kan Akışına İhtiyacınız Var?

Herkesin yaşı ve büyüklüğüne bağlı olarak vücutlarında farklı miktarda kan vardır. Bir kişi, vücuda herhangi bir zarar vermeden belli bir miktar kanı kaybedebilir.

Kan, bir kişinin vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 7 ila 8’ini oluşturur. Erkeklerde, kadınlarda ve çocuklarda ortalama kan hacmini öğrenmek için okumaya devam edin. Ayrıca kan kaybı ve kan bağışı ile ilgili bilgileri de içeririz.

Insan kan hacmi

Bir kişinin vücudundaki kan hacmi, boyutlarına ve diğer faktörlere göre değişecektir, ancak ortalama kan miktarları aşağıdaki gibidir:

  • Ortalama büyüklükte bir kadının yaklaşık 9 kan kanı vardır.
  • Ortalama büyüklükteki bir adamın yaklaşık 12 tane kanı vardır.
  • Bir bebeğin kilogramı (ml / kg) vücut ağırlığı başına 75 ila 80 mililitre kanı vardır.
  • Bir çocuğun vücut ağırlığının kilogramı başına 70 ila 75 ml kanı vardır.

Bir kan hacmi testi, bir kişinin vücudundaki kan miktarını ölçebilir. Bir doktor bu testi anemi gibi durumları teşhis etmek için kullanabilir.

Test yaklaşık 1 saat sürüyor ve bir kişi önceden 4 saat boyunca hiçbir şey yememelidir. Test için koldaki bir damardan bir miktar kan alınacaktır.

Vücuda küçük bir miktarda özel bir izleyici enjekte edilir. Daha sonra vücudun etrafında hareket eden kanı izleyen bir dizi görüntü alınacaktır.

Tam kan sayımı (CBC) kan hacmine bakmayan farklı bir tıbbi test türüdür. Bunun yerine, bir CBC, bir kişinin vücudunda her bir farklı tipte kan hücresinin ne kadar olduğunu belirleyecektir.

Ne kadar kan kaybedersin ya da bağış yapabilirsin?

Bir kişi kan bağışı verdiğinde alınan standart kan miktarı 1 pinttir. Bu, vücuttaki kanın onda biri kadardır ve kaybedecek güvenli bir miktardır. Amerikan Kızıl Haçı, bir kişinin kan bağışı arasında 8 hafta beklemesini tavsiye eder.

Şiddetli kanama tehli olabilir. Bir insan kan hacminin yaklaşık beşte birini kaybettiğinde, şoka girebilir.

Tıbbi açıdan şok, vücutta yeterli oksijenin dokuya ulaşmayacağı anlamına gelir. Düşük oksijen seviyeleri, beyninize ve diğer organlara zarar verebilir.

El bileği ya da boynunda olduğu gibi bir damar üzerinde ya da yakınında derin bir yara ya da kesik çok fazla kan akabilir. Baş yaraları da önemli ölçüde kan kaybına yol açabilir.

Şiddetli kanaması olan birinin tıbbi bakıma ihtiyacı olacaktır. Hemen ilk müdahale tedavisi:

  • Kişinin oturması veya yatması
  • Mümkünse vücudun yaralı bölgesini kaldır
  • kanamayı yavaşlatmak için yaraya basınç uygulayın

Birisi bolca kanıyorsa, vücut hayati organları korumak için cilde, parmaklara ve ayak parmaklarına daha az kan yönlendirir. Çok fazla kan kaybeden bir kişi solgun görünebilir ya da parmaklarında uyuşukluk hissetmeye başlayabilir.

Kalp vücuttaki kalan kanı iç organlara pompalamak için hızlanır. Kan basıncı genellikle vücut vücuttan kan gitmesini durdurmaya çalıştığında düşer.

Bir kişi belli bir miktarda kan kaybını kaybettikten sonra bayılabilir.

Kan nakli, ihtiyacı olan birine bağışlanan kan vermek için kullanılan tıbbi bir prosedürdür. Bunun nedeni, bir bireyin çok fazla kan kaybettiği ya da kanser ve orak hücre hastalığı gibi kanı etkileyen bir hastalığı olmasıdır.

Kan transfüzyonları çok güvenli prosedürler olarak kabul edilir ve genellikle hayat kurtarıcıdır.

Bir gün ne kadar kan üretiyoruz?

Vücut saniyede 2 milyon kırmızı kan hücresi yapar. Kan hücreleri kemik iliğinde kök hücrelerden gelişir. Kök hücreler, diğer hücreleri oluşturabilen bir hücre türüdür. Bu süreç, bir kişinin hayatı boyunca sürekli olarak gerçekleşir.

Kan farklı kısımlardan oluşur. Her bölüm sağlığın korunmasında farklı bir rol oynar.

  • Kırmızı kan hücreleri oksijen ve karbon dioksit taşır.
  • Beyaz kan hücreleri, vücudu hastalığa ve enfeksiyona karşı savunmaya yardımcı olur.
  • Trombositler kanamayı durdurmaya yardımcı olur.
  • Plazma, kanın diğer kısımlarını taşıyan bir sıvıdır. Ayrıca kanın pıhtılaşmasına yardımcı olur ve bağışıklık sistemini destekler.

Kanın bu farklı kısımları değiştirilmek için farklı zaman alır. Ancak, kaybettiği plazmayı değiştirmek için vücudu 24 saat kadar sürer.

Vücudun daha fazla kırmızı kan hücresi yapması daha uzun sürer – genellikle 4-6 hafta arasında.

Kırmızı kan hücreleri renklerini hemoglobinden alır. Hemoglobin demir içerir, bu yüzden bir kişi kan bağışında bulunduğunda, bu demirin bir kısmı kaybolur. Düzeylerin normale dönmesi 6 ila 12 hafta sürebilir.

Vücut, demir depolar ve bir kan bağışı sonrası bu depolanmış demirden bazılarını kullanır. Bununla birlikte, bir kişinin bu demiri değiştirmesi gerekir, bu nedenle herhangi bir kan kaybından sonra bol miktarda demir açısından zengin gıda tüketmiş olmalıdırlar.

Kanın yaklaşık yüzde 55’i plazmadan oluşur ve plazma yüzde 90 sudır. Kaybedilenin yerini almak için kan bağışı sonrası bol miktarda sıvı içmek de şarttır.

Paket servisi

Bir insanın vücut ağırlığının yaklaşık yüzde 7 ila 8’i kanlıdır. Vücut kolayca kan bağışı mümkün kılan az miktarda kayıp kanın yerini alabilir.

Vücuttaki kanın yaklaşık beşte birini kaybetmek, yaşamı tehdit edebilecek tehli bir tıbbi olaydır.

Источник: https://trmedbook.com/insan-vucudunda-ne-kadar-kan-var/

Zayıf Kan Dolaşımı: Genelde Göz Ardı Edilen 7 Belirtisi

Neden İyi Bir Kan Akışına İhtiyacınız Var?

Zayıf kan dolaşımı nüfusun büyük çoğunluğunu etkiler. Öyle ki; insanlar 60 yaşına ulaştığında, sorun bu yaş grubunun yaklaşık %80’ini etkileyecek kadar kötüdür.

Vücudunuzun, karmaşık ara yollar ve otoyollar gibi damar ve arterlerden oluşan mükemmel bir ağ olduğunu düşünün. Bunların içinde sürekli olarak düzenli bir hareket vardır.

Bu ağ içerisinde vücuda 5 litreden fazla kan taşınıp dağıtılmalıdır. Üstelik kan; vücudunuzun düzgün işlemesini sağlar ve “yaşamımızı” besleyen besin maddeleri, hormonlar ve gerekli tüm bileşenleri taşır.

Bu yüzden birkaç şeyi değiştirmek önemlidir. Kötü kan dolaşımı sadece yaşlılarla alakalı bir sorun değildir. İster genç olun ister olmayın, acımasız olabilen ve kendini sessiz belirtilerle gösteren bu sorunla savaşmak için bazı tedbirler almalısınız.

Yetersiz kan akışı kalp krizi, kan pıhtılaşması, varis ve felç gibi durumlara yol açabilir. Yaşam tarzınızı geliştirmeniz ve her şeyden önce, ana belirtilerin neler olduğunu bilmeniz gerekir.

1. Ciltte Lekeler

Doktorlar bize hem görünür hem de algılanamayan sessiz belirtilerden bahsetmektedir. Lekeler, deride renk değişiklikleri ya da kuru epidermis; kan akışının düzgün olmadığına işaret eder.

Zayıf kan dolaşımının birincil belirtilerinden biri, ayaklar ya da alt bacaklarda görünen kırmızı veya mor lekelerdir. Bunlar yavaş yavaş ülsere dönüşebilen küçük morumsu düzensizliklerdir.

Keşfedin: Bacaklarınızda Meydana Gelen Zayıf Kan Dolaşımını Nasıl Önlersiniz?

2. Şişmiş Ayaklar

  • Kan akışınız yeterli olmadığında, uzuvlarınıza oksijen açısından zengin kan ve besin maddeleri gitmez.
  • Normal miktarda kan alamayınca vücut, ödem olarak da bilinen sıvı tutulumuna yönelir.
  • Zenginleşmemiş kanın eksikliği siyanoza yol açar. Ayaklarınızın hafif morarma eşliğinde şiştiğini fark edeceksiniz. 
  • Ayrıca baş parmaklarınız da adeta bir şeye çarpmış gibi hafifçe morarabilir.

3. Saç Dökülmesi ve Kırılgan Tırnaklar

Saç dökülmesi ve kırılgan tırnaklar zayıf beslenme ya da stresin belirtileri arasındadır. Ayrıca bu, bir çok insanın göz ardı ettiği bir gerçeğe işaret ediyor olabilir: Kan dolaşımınızda yeterince besin maddesi olmaması.

  • Zayıf kan dolaşımı kuru, kırılgan ve parça parça dökülen saçlara neden olur.
  • Ayrıca tırnaklarınızın yandığını hissedebilirsiniz. Bazen onlara biraz dokunmak hemen kırılmalarına sebep olur.

4. Daha Yavaş Sindirim

Gaz, asit reflü ve hatta kabızlık eşliğindeki yavaş ve ağır sindirim zayıf kan dolaşımının göstergesi olabilir.

5. Art Arda Gelen Soğuk Algınlığı, Enfeksiyon ve Virüsler

Bu kesinlikle akılda tutulması gereken ilginç bir bilgidir: Zayıf düşmüş bir bağışıklık sisteminin, zayıf ya da yetersiz kan dolaşımı ile ilişkili olma ihtimali yüksektir.

  • Kan dolaşımı yavaş olduğunda, vücudunuz patojenleri tespit etmeyi ve onlarla eskisi gibi savaşmayı bırakır.
  • Diğer insanlara göre çok daha hızlı ve kolay hasta olduğunuzu fark edebilirsiniz.
  • Bu belirtiler vücudun çalışma biçimine ve sizi koruma konusunda yetersiz kalan yavaş antikorlara bağlıdır.

6. Soğuk Eller ve Ayaklar

  • Bu çok genel bir belirtidir. Kan akışı normal hızında gerçekleşmediği zaman vücut ısısı en uygun seviyeye düzenlenir.
  • Kan akışı yavaş ise, vücut ısınız düşmeye başlar.
  • Yine vücudunuzun bazı kısımları fark edilir şekilde ısı kaybeder. Bunlar genelde el ve ayaklar olur. Çok daha soğuk hissedersiniz.
  • Bunu kabul edip sonuçlara varmadan önce doktorunuza görünün.
  • Soğuk eller ve ayaklar genelde hipotiroidizm, Raynaud sendromu ve hatta kansızlığa işaret eder.

7. Zayıf Kan Dolaşımı, Sürekli Yorgun Olmanıza Sebep Olabilir

Kan dolaşımı yavaşladığında problemler oluşmaya başlar. Bunun en çabuk gelen belirtilerinden biri halsizliktir. Bunun sebebi aşırı çalışmanız stres zamanları ve hatta bir hastalık olabilir. Ama zayıf kan dolaşımı genelde kas gruplarının az güç almasıyla bağlantılandırılır.

Vücudu besleyen oksijen ve besin maddeleri olmadan kaslarınız çok yorgun hisseder. Çalışmaya başladıktan hemen sonra, merdiven çıkarken veya hafif egzersizler yaparken bu rahatsızlık ortaya çıkar.

Eğer sizin için durum buysa, beklemeyin. Yapmanız gerekenleri öğrenmek için doktorunuza başvurun. Bu sessiz düşman her yıl binlerce can alıyor; ancak yine de bu durumu engelleme gücüne sahipsiniz. Bugün kendinizle ilgilenmeye başlayın!

Источник: https://sagligabiradim.com/zayif-kan-dolasiminin-genelde-goz-ardi-edilen-7-belirtisi/

Damarlarda kan akışının sürekliliğini sağlayan nedir? Süreklilik ve kan akışının nedenleri

Neden İyi Bir Kan Akışına İhtiyacınız Var?

Ne sağladığı sorusukan damarlarındaki kan akışının devamlılığı oldukça ilginçtir. Sonuçta, bu, her insanın bestelendiği madde. Bunun bir gerçek olduğunu biliyoruz, ancak kanımızın içimizde nasıl hareket ettiğini nadiren düşünüyoruz. Ve bilmek gereksiz olmayacaktı. Bu nedenle, bu konuyla ilgili en ilginç anları anlatmaya değer.

Kan dolaşımı hakkında daha fazlası

Şimdi, hakkında daha ayrıntılı konuşmalıyız.damarlardan kan akışının sürekliliğini garanti eder. Bu madde katı ve pulmoner döngü boyunca hareket eder. Kan dolaşımının hem büyük hem de küçük çevrelerinden daha fazla biliniyorlar. Fakat özelliklerini anlamaya başlamak için, insanın ana “mekanizması” nın, motorunun nasıl çalıştığını anlamanız gerekir. Yani – kalp.

Bu, sağlanan en önemli organtır.kan damarları yoluyla kan hareketi. Kan akışının sürekliliği, kalbin sürekli kasılmaları nedeniyle oluşur. Çünkü hemodinamiği düzenleyen vücut. Bir erkeğin kalbi dört odalı.

Sol kısımda arteryal kan bulunur ve sağ kısımda sırasıyla venözdür. Bölünmelerle ayrıldıklarından, insan kalplerine herhangi bir şey için müdahale etmezler. Bilmeye değer başka ne var? Arteryel kanın oksijen içerdiği ve kalpten geldiği gerçeği.

Ven bu tersine hareket eder. Ve bu kan da karbondioksit içerir.

Işlevler hakkında

Süreklilik sağlayan şey hakkında konuşmakdamarlardan kan dolaşımı, hemodinamiğin işlevleri hakkında da bahsetmeliyiz. Küçük bir daire vasıtasıyla akciğerlerde normal bir gaz alışverişi süreci sağlanır. Karbon dioksit sağlayan venöz kan içine girdiğinde. Orada oksijen doymuş.

Ve yön değiştirirsek, kalbe döner. Ama sadece zaten arteriyel olmak. Bu işlemi temsil ederek, en önemli soruyu cevaplayabilirsiniz. Ve mümkün olduğunca basit olacak. Solunum, kan damarlarında akan kanları tutar. Kan akışının sürekliliği, sürekli nefes aldığımız gerçeğinden kaynaklanmaktadır.

Hepimiz biliyoruz ki, nefes almayı bırakırsanız kalp atış hızı artar ve sonra da havayı hiç tüketmezseniz ölümcül bir sonuç ortaya çıkar. Vücut artık oksijen almadığı için kan akciğerlere akmaya son veriyor. Buna göre, karbondioksit tedarik etmeye gerek yoktur.

Ve kanlı kalp ana işlevini yerine getirmekten vazgeçer.

Hareket hızı

Bu sıvının ne kadar hızlı hareket ettiğigemilerimiz arasında, özellikle de damarlarda kan akışının sürekliliğini sağlayan şeyin ne olduğunu araştırırken de bilmek önemlidir.

Yani aortda hız dakikada saniyede 500 mililitredir. Arterlerde – aynı saatte 0.5 ml. Hızın hesaplanma şekli anlaşılması kolaydır – bilim adamları uzun zaman önce toplam lümen için bir algoritma çıkarmıştır.

Bununla birlikte, bu konuda konuşmaya gerek yoktur.

Damardaki kan da oldukça hızlı akıyor -İkinci 200 mililitre. Bu arada, burada hareket baskıya bağlı değil. Damarlarda düşüktür. Kas dokuları tarafından damar duvarlarına uygulanan kuvvetin bir sonucu olarak venöz kan hareket eder.

Kansızlık Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?

Neden İyi Bir Kan Akışına İhtiyacınız Var?

Kansızlık nedir? Bir çeşit kan hastalığı olarak tanımlanan kansızlık, hücrelerdeki oksijen yetersizliği ile ortaya çıkar. Kırmızı kan hücreleri için oldukça büyük önem arz eden yapı taşı ise hemoglobindir. Hemoglobin; akciğerden, vücuttaki hücrelere oksijen taşıma görevini yerine getirmekten sorumlu, demir bakımından zengin bir proteindir.

Kansızlığa yol açan farklı nedenler vardır ve belirtilerine dikkat etmek gerekir ki tedavi için vakit kaybetmeden harekete geçilebilsin.

Kansızlık Neden Olur?

1. Demir eksikliği
Kansızlığın en yaygın sebeplerinden biri şüphesiz demir eksikliğidir.

Eğer vücudunuzda yeterli miktarda demir yoksa kırmızı kan hücreleri vücut için gerekli olan hemoglobini üretemez.

Peki demir eksikliği hangi sebeplerle ortaya çıkmaktadır? Eğer demir eksikliğinin sebebi tespit edilirse kansızlık da kolaylıkla tedavi edilebilir. Demir eksikliğinin sebepleri:

Hamilelik: Hamilelik döneminde demir eksikliğinin ortaya çıkması çok olağan bir durumdur. Çünkü hamilelik döneminde vücut hem bebeğin hem de anne adayının yeterli oksijeni ve besini alabilmesi için ekstra demire ihtiyaç duyar. Bu yüzden hamile kadınların birçoğu gebeliğin 20. haftasından sonra demir takviyesi almaya başlar.

Mide ya da bağırsakta kanama: Sindirimin başlıca organları mide ve bağırsaklardır.

Mide ve bağırsaklarda görülen kanamaya genellikle non steroidal antienflamatuar ilaçlar, aspirin ya da ibuprofen gibi ağrı kesici ve intihap önleyici ilaçların uzun süreli kullanımı sebep olmaktadır.

Ayrıca mide ülserleri de kanamaya sebep olabilir. Bu durum, yaşanan kan kaybından ötürü demir eksikliği anemisine sebep olarak kansızlığa yol açabilir.

Beslenme şekli: Beslenme şekli yani demir yönünden zengin gıdalar tüketmemek demir eksikliğine sebep olabilir.

Sadece demir eksikliği yönünden yetersiz gıdalar almak tabii ki demir eksikliği anemisine yol açmaz ancak uzun süre tek taraflı beslenmek ve demir içeren besinler tüketmemek kansızlığa yol açabilir.

Yapılan araştırmalar vejetaryenlerin et tüketmedikleri için anemiye yakalanma risklerinin daha fazla oluğunu göstermiştir.

2. B-12 vitamini eksikliği

Vücudun demir gibi kırmızı kan hücreleri üretebilmesi için Folik asit ve B-12 vitaminine de ihtiyacı vardır. Kansızlığın yol açtığı hastalıkların başında demir eksikliği anemisi ve B-12 vitamini eksikliği anemisi gelir.

Eğer B-12 ve folik asit bakımından zengin gıdalar tüketmiyorsanız kırmızı kan hücrelerinin yeterli miktarda üretilmesine de engel oluyorsunuz demektir. Bazı kişilerde durum daha farklı olabilir. Kişi aslında yeterince B-12 vitamini alır ancak vücudu bir şekilde bu vitamini işleyemez.

Bu durumda yine B-12 vitamin eksikliği anemisinin ortaya çıkması kaçınılmaz olur.

3. Kronik hastalıklar
Kronik böbrek hastalarının pek çoğunda demir eksikliği anemisi ile karşılaşılmaktadır. Bu yüzden hekimler genellikle böbrek hastalarına demir takviyesi yapmayı uygun görürler.

Diğer kırmızı kan hücrelerinin üretimini yavaşlatan kronik hastalıklar ise; kanser hastalıkları, romatoid artrit, HIV/AIDS, lupus ve Crohn hastalığıdır.

Kansızlığın diğer nedenleri; regl dönemi, kemik iliği hastalığı ve hücresel sorunlar, hemolitik ve aplastiktir.

Kansızlık Belirtileri Nelerdir?

Kansızlık baş döndürür mü? Bu soruyu evet olarak cevaplayabiliriz. Kansızlık hemoglobin seviyesinde düşüşe sebep olduğu için özellikle halsizlikle birlikte baş dönmesi de çok sık görülmektedir.

Peki kansızlık kilo yapar mı? Kansızlık yaşayan kişilerde havadan sağlanan oksijen verimli kullanılmadığı için tüketilen besinlere dikkat edilse ya da diyet yapılsa bile yağ yakmada bazı zorluklar meydana gelebilir.

Bu yüzden özellikle diyet yapan hastaların mutlaka bir diyetisyen yardımıyla zayıflamaları gereklidir. Kansızlığın belirtilerinin birkaçından bile muzdaripseniz vakit kaybetmeden bir dahiliye uzmanına başvurun.

  • Halsizlik
  • İştahsızlık
  • Çabuk öfkelenme
  • Depresyon
  • Göz beyazında sarama
  • Kalp çarpıntısı
  • Baş dönmesi
  • Cinsel isteksizlik
  • Nefes darlığı
  • Çabuk yorulma
  • Güçsüzlük
  • Uyku hali
  • Kemik ve eklemlerde ağrı
  • Unutkanlık
  • Tırnaklarda incelme ve saç dökülmesi
  • Kış aylarında artan el ve ayaklarda üşüme
  • Baş ağrısı
  • Göğüs ağrısı
  • Ayaklara kramp girmesi
  • Adet düzensizliği
  • Boğaz ağrısı
  • Bebeklerde ve çocuklarda büyüme geriliği
  • El ve ayakların devamlı soğuk olması
  • Hızlı ve düzensiz kalp atışı
  • Bağışıklık sisteminin zayıflaması
  • Konsantrasyon eksikliği
  • Hiperaktivite

Kansızlık tanısı sonrası doktorunuz sizden çeşitli taviyeler almanızı ve yeme alışkanlıklarınızı değiştirmenizi, belli bir diyet uygulmanızı isteyebilir.

1. Demir takviyesi
Kansızlık için uygulanan tedavi genellikle kansızlığın sebeplerine göre farklılık göstermektedir.

Kansızlık nasıl giderilir? Kansızlığın en yaygın sebebi demir eksikliği olduğu için hekimler öncelikle kişiye demir takviyesi yaparak hemoglobin seviyelerini artırmayı uygun görürler.

Demir takviyesi hastaya damar yoluyla da verilebilir ya da demir tabletleri kullanılarak da tedavi uygulanabilir.

2. Diyet
Kansızlık problemi ile karşı karşıya kalan hastalar mutlaka demir içeren yiyeceklere ağırlık vererek bir diyet programı oluşturmalılar. Kansızlık için ne yemeli? Demir içeren en faydalı besinler; yumurta, kırmızı et, pekmez, kuru meyveler, koyu yeşil yapraklı sebzeler, fıstık, fındık ve kuru baklagillerdir.

Bu besinler yeterli miktarda tüketildiğinde hemoglobin seviyelerinde kısa sürede artış görülür. Eğer kendiniz bir diyet programı oluşturmakta zorlanıyorsanız bir diyetisyenden yardım alabilirsiniz. Çünkü demir takviyesi yaparken yanlış tercih ettiğiniz diğer besinler demir emilimini azaltabilir.

Örneğin fazla kalsiyum içeren besinler demir emilimini azalttığı için tedavi süresince az miktarda alınmalıdır.

3. Vitamin ve folik asit takviyesiEğer kişide B-12 vitamin eksikliği anemisi mevcutsa B-12 enjeksiyonu ile tedavi edilerek bu eksiklik giderilebilir. B vitamini “hydroxocobalamine” denilen bir madde görünümündedir.

B-12 vitamini süt, et, yumurta ve somon balığında bol miktarda bulunur. Ayrıca veganlar ve vejetaryenler için özel olarak üretilmiş tabletler, güçlendirilmiş tahıllar ve soya ürünleri takviyesi kullanılması gerekebilir. Ayrıca C vitamini tüketimi de demirin vücutta tutulumunu artırır.

Bu yüzden C vitamini alımına da dikkat edilmelidir. Folat eksikliği yüzünden kansızlık yaşayan kişilere de folik asit tabletleri reçete edilir. Folik asit genelde B-12 ile beraber reçete edilir. Folat tabletleri ile birlikte folat bakımından zengin gıdalar tüketmek de önemlidir.

Bu gıdalar; yeşil lahana, brokoli, bakliyatlar, fındık ve yeşil yapraklı sebzelerdir.
Görülmemiş olay! Mahkeme kararıyla zam yaptıKabızlık Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?İshal Neden Olur, Nasıl Tedavi Edilir?

Источник: https://www.mynet.com/kansizlik-neden-olur-nasil-tedavi-edilir-1221767-mykadin

Makattan Kan Gelmesi Neyin Habercisidir? Korkmalı mıyım?

Neden İyi Bir Kan Akışına İhtiyacınız Var?

Vücudun neresinde gerçekleştiği fark etmeksizin sebepsiz yere gelişen bir kanama, bazı şeylerin yolunda gitmediğinin habercisidir.

Ancak özellikle makattan, büyük tuvaleti yaparken kan gelmesi, bölgenin mahrem bir yer olmasından kaynaklı olarak kişiyi normalden daha fazla tedirgin ederek hemen en kötü sebebi düşünmeye se eder.

Ancak makatta kan ve yanmanın sebebi bölgede bir sorunun işareti olsa da her zaman sanıldığı kadar tehli değildir.

Makatta kanama, çoğu zaman kendini tuvalet ihtiyacı giderildikten sonra tuvalet kağıdında parlak kırmızı renkte sıvı ya da klozette kırmızı akıntı olarak gösterir. Ayrıca dışkının bordoya çalan koyu kırmızı renkten siyah renge uzanan tonlarda görülmesi de makatta kanamaya işaret eder.

Kan rengi çoğu zaman kanamanın nereden kaynaklandığını gösterir. Eğer;

  • Parlak kırmızı renkte ise alt kolonda veya anüste,
  • Koyu kırmızı veya bordo ise üst kolon ve ince bağırsakta,
  • Zift rengiyse, ülsere bağlı olarak karın bölgesi ya da midede kanamayı işaret eder.

Dışkıda Gizli Kanama Nedir? Nasıl Anlaşılır?

Makattaki kanamaların tümü gözle görülebilir değildir.

Kanamanın dışkıda çıplak gözle görülemediği ya da tuvalet kağıdına bulaşmadığı bazı vakalarda kanama yalnızca dışkı numunesine mikroskop altında bakılmasıyla tespit edilebilir.

Ayrıca Hemoccult adı verilen ve doktorun muayenehanesinde gerçekleştirilen bir test yapılması da gerekebilir. Bunun haricinde dışkıda gizli kanı tespit edebilmek için uygulanan farklı testler de mevcuttur.

Guaiac testi: Gizli kanın tespitinde tercih edilen en yaygın yöntemdir. Kanda bulunan hemoglobinin içindeki peroksidazı inceleyerek gizli kanama olup olmadığını tespit eder. Test sonucunun daha isabetli olması için testten bir hafta önce ağrı kesici ilaçlar ve aspirin, üç gün önce de kırmızı et tüketimi kesilir.

Hem-porfirin testi: Bu yöntem Hemoccult testine göre daha hassastır ve daha kesin sonuç verir.

İmmünokimyasal test: Diğer metodlara kıyasla daha az tercih edilen bu yöntemde yalnızca insan hemoglobinine odaklanıldığı için tüketilen gıdaların testin sonucuna bir etkisi yoktur.

Makatta Kanama Neden Olur?

Makatta kanamanın birden fazla sebebi vardır. Bunların bir kısmının kolaylıkla çözüme ulaştırılması mümkünken bazı durumlarda sebebin belirlenebilmesi için ileri tetkikler uygulanması ve tedavi için daha ciddi adımlar atılması gerekir. Makatta kanamanın en yaygın sebepleri şu şekildedir:

  • Anal fisür
  • Kabızlık
  • Katı dışkılama
  • Hemoroid
  • Ters ilişki

Makatta kanamanın daha nadir görülen sebepleri ise şu şekildedir:

  • Anal kanser
  • Anjiodisplazi (bağırsakların civarında yer alan kan damarlarında oluşan hasar)
  • Kolon kanseri
  • Kolon polipleri
  • İshal
  • Divertiküloz (kalın bağırsak duvarında yer alan küçük cepler)
  • İskemik kolit (düşük kan akışına bağlı enflamasyon)
  • Proktit (rektum hattında oluşan iltihaplanma)
  • Psödomembranöz kolit (antibiyotik kullanımına bağlı oluşan yalancı zar)
  • Radyasyon terapisi
  • Rektal kanser
  • Rektum ülseri
  • Ülseratif kolit (tuvalet alışkanlıklarına bağlı oluşan bir tür enflamasyon)

Sebebi ister yaygın ister nadir görülüyor olsun, makatta gerçekleşen kanamanın kendiliğinden geçmesini beklemek bir hatadır ve en kısa sürede doktora gitmek gerekir.

Makattan Kan Geliyorsa Hangi Doktora Gitmeliyim?

Eğer kanamanız iki gün içerisinde sona ermediyse vakit kaybetmeden bir genel cerraha görünmeniz gerekir.

Eğer daha önceden size anüs bölgesiyle ilgili kanamaya sebep olması muhtemel bir teşhis konulmuşsa (hemoroid ya da anal fissür gibi) fazla endişe duymanıza gerek yok.

Doktorunuz, yapacağı incelemeye bağlı olarak yüksek ihtimalle kanamanın bu sebeple ortaya çıktığını söyleyecek ve buna göre bir tedavi planlayacaktır.

Kanamayla birlikte aşağıdaki semptomların da söz konusu olması halinde vakit kaybetmeden 112’yi arayıp acil yardım talep edin.

  • Hızlı ve kısa nefes alıp verme
  • Ayağa kalkınca baş dönmesi ve bayılma hissi
  • Görmede bulanıklık
  • Baygınlık
  • Bilinç kaybı (nerede olduğunu, ne yaptığını hatırlamama gibi)
  • Bulantı
  • Ciltte soğukluk, nem ve solgunluk
  • İdrar miktarında azalma

Bu belirtiler acil bir durumun habercisidir ve vakit kaybetmeden müdahale gerektirir. Kanamanın ardından bu semptomları yaşıyorsanız geçmesini beklemek yerine acil servisi aramalısınız.

Ameliyat Sonrası Makattan Kan Gelmesi Ne Anlama Gelir?

Cerrahi operasyon sonrası dışkınızda birkaç gün ya da hafta süren değişiklikler gözlemleyebilirsiniz.

Özellikle ameliyatı takip eden ilk birkaç günde tuvalet alışkanlıklarınızda değişiklik meydana gelmesi son derece normaldir ve bu durum ciddi bir soruna işaret etmez.

Çünkü ameliyat sonrası beslenmeniz değişir, kullandığınız ilaçların yan etkileri oluşur ve stres seviyenizde yükselme meydana gelir. Bu durumların tümü dışkı yoğunluğu ve rengine yansıyabilir.

Ancak dışkı renginizdeki değişiklik uzun süre sonra bile eski haline dönmediyse bu noktada tekrar doktorunuzla görüşmeniz gerekir. Çünkü dışkı rengi değişikliği sandığınız şey makatta kanamaya bağlı olarak dışkının farklı renge bürünmesinden kaynaklanıyor olabilir. Eğer ameliyat sonrası diyetinizde kırmızı renge sahip yiyecekler mevcutsa dışkınızın da bu renkte olması doğaldır.

Ancak tükettiğiniz gıdalar bu tonların dışındaysa ve buna rağmen dışkınız kırmızı renkteyse, özellikle tuvalet kağıdıyla sildikten sonra kağıtta mukus benzeri bir dokuyla birlikte kana benzer kırmızı bir sıvı gözlemliyorsanız vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmalısınız.

Gebelikte Makattan Kan Gelmesi Tehli midir?

Gebelik sürecinde makattan gelmesi genel olarak rektal bölgede şişen damarlardan kaynaklanan hemoroide bağlıdır. Hemoroid, hamileliğin özellikle son üç aylık döneminde ve doğum sonrasında oldukça yaygın görülür. Eğer,

  • Tuvalet ihtiyacı sırasında gereğinden fazla ıkındıysanız,
  • Dışkı yoğunluğunuz fazla katıysa,
  • Tuvalet kağıdıyla sertçe silerek bölgeyi tahriş ettiyseniz şişen damarlar, yani hemoroidlerde kanama meydana gelir ve bu da dışkınızda ya da tuvalet kağıdında kan görmenize sebep olur.

Ayrıca anal fissür de bir diğer hamilelikte kanama sebebidir. Katı dışkılamaya ve hatta kabızlığa bağlı olarak anüs bölgesi civarındaki deride çatlaklar meydana gelebilir, bu da kanamaya neden olabilir.

Gebelikte Makatta Kanamayı Nasıl Önleyebilirim?

Kabızlık, hem hemoroide hem de anal fissüre sebep olan önemli bir faktördür. Dolayısıyla bu gibi problemlere maruz kalmamak adına dışkınızı ideal yoğunlukta tutmaya dikkat etmelisiniz.

  • Tam tahıllı gevrek ve ekmek, taze meyve ve sebze gibi lif yönünden zengin gıdalar tüketmeniz,
  • Bol miktarda su içmeniz,
  • Yürüyüş, yüzme, yoga gibi spor dallarıyla uğraşmanız,
  • Tuvaletiniz geldiğinde gitmek için zaman kaybetmemeniz,
  • Reçetesiz lif takviyesi ilaçlarının kullanımından kaçınmanız hemoroid ve anal fissüre neden olan kabızlığı önlemenize yardımcı olur.

Yukarıdaki yöntemleri uyguluyor olmanıza rağmen hemoroidin varlığı söz konusu ise kabızlık dışında başka önlemler de almanız gerekebilir.

  • Şişmeyi ve ağrı hissini azaltmak için soğuk kompres,
  • Ağrı ve acı dindirici reçetesiz kremler,
  • Oturma banyosu gibi yöntemleri izleyerek hemoroidin sebep olduğu semptomları azaltabilirsiniz.

Gebeyken Makatta Kanama Yaşadığımı Doktoruma Söylemeli miyim?

Her ne kadar mahrem bir bölge olması sebebiyle anal kanamayı doktorla paylaşmak hastayı utandırsa da özellikle gebelik gibi hassas konularda kesinlikle doktordan çekinmemek gerekir.

Gebelik sürecinde makatta kanama yaşamak çoğu zaman ciddi bir sebepten kaynaklanmaz ve temel sebepler olan hemoroid ile anal fissürün önüne geçmek mümkündür. Fakat yine de en doğrusu vakit kaybetmeden bir uzman doktora danışmaktır.

Источник: https://evdesifa.com/makattan-kan-gelmesi/

Kimler kan bağışlayabilir? Kan Bağışı Hakkında Tüm Sorular ve Yanıtları

Neden İyi Bir Kan Akışına İhtiyacınız Var?

Dünya Sağlık Örgütü’nün raporuna göre en güvenilir kan; kendi özgür iradesiyle, hiçbir karşılık beklemeksizin, gönüllü, düzenli ve bilinçli kan bağışçılarından sağlanan kandır.

Bağışlanan kan; çağın gerektirdiği tarama testlerinden geçirilerek uygun koşullarda hastanelere ulaştırılmalı, transfer aşamasında oluşabilecek hasar engellenmelidir.

Ülkemiz için gerekli olan kan hizmetleri organizasyonunun kurulabilmesi için siz değerli bağışçılarımızın önerilerine ihtiyacımız vardır.

Kan uyuşmazlığı anne kanında çocuğun kan grubuna karşı gelişen antikorların çocukta hastalık yapmasıdır. Gerek AB0 gerekse Rh sisteminde anne ile çocuk arasında kan uyuşmazlığı görülebilir. AB0 uyuşmazlığı Rh uyuşmazlığına göre daha sık görülmesine rağmen daha iyi seyreder, sarılık daha ender görülür, çocukta kalıcı hastalık yapma riski daha azdır, nadiren bebeğin kanının değişmesi gerekir.

Rh uyuşmazlığı ise daha nadir görülür ancak kötü seyirlidir; sıklıkla sarılık yapar, çoğunlukla bebeğin kanının değişmesi gerekir, iyi tedavi edilemezse kalıcı arazlara yol açar veya ölümle sonuçlanabilir. Rh negatif annenin Rh pozitif çocuğu olursa uyuşmazlık söz konusudur. Rh negatif bir annenin Rh pozitif bir çocuğu olması için baba Rh pozitif olmalıdır.

Ancak şu da bilinmelidir ki Rh pozitif bir baba ile Rh negatif bir anneden Rh negatif bir çocuk da doğabilir. Böyle bir durumda uyuşmazlık yoktur. Diğer taraftan annenin Rh pozitif çocuğun Rh negatif olduğu durumda da uyuşmazlık söz konusu değildir. Annenin Rh negatif babanın Rh pozitif olduğu durumlarda gebeliğin dikkatli takibi ile her hangi bir risk olmaksızın sağlıklı bebekler doğar.

Gebelik takibinde annenin kanında normalde olmaması gereken anti-Rh (anti-D) araştırılır, bu teste indirek coombs testi denilir. Doğum sonrası bebekte anneden geçen antikorların aranmasına ise direk coombs testi denilir. Tedavide amaç annenin Rh antikorları oluşturmasını engellemektir. Bunun sağlamak için kan grubu Rh negatif ve eşi Rh pozitif olan gebelere 28.

haftada anti-D (Rhogam) iğnesi yapılır. Doğumdan sonra bebeğin kan grubu pozitif ise ilk 72 saat içinde yeniden anti-D yapılmalıdır. Düşük, dış gebelik, kürtaj gibi durumlarda da müdahaleyi takiben anti-D yapılır.

Sonuç olarak kan uyuşmazlığı şüphesi olan çiftlerin (Rh negatif anne ve Rh pozitif baba) çocuk sahibi olma konusunda endişeye kapılmamaları gerekir; itinalı gebelik takibi ve gerekli tedavi ile normal sağlıklı bebekleri olmaması için hiçbir neden yoktur.

Türk vatandaşı olmayanlar da kan bağışında bulunabilir mi?

Türkiye’de ikameti olmayan yabancılardan (turistler vb) izlenebilirliğin sağlanamaması nedeniyle kan bağışı kabul edilmez. Türkiye’de ikamet eden yabancı uyruklular kan bağışında bulunabilirler.

Bu kitleler için ‘5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununa bağlı olarak çıkartılmış Türkiye’de Oturan Yabancıların Nüfus Kayıtlarının Tutulması Hakkında Yönetmelik’ (Resmi Gazete 20 Ekim 2006 Sayı: 26325) hükümlerine göre verilen kimlik numarası kayıt edilerek ifllem yapılmalıdır.

Bu yönetmelik hükümlerine bağlı olmayan ancak ülkemizde görevli olarak bulunan diplomatik misyon mensuplarının kan bağışçısı olması durumunda çalıştıkları temsilcilikler bazında kayıt yapılır.

Genel alıcı ve genel verici ifadelerinin kullanımı doğru değildir. Klinik uygulamalarda, ihtiyaç halinde, hasta ile aynı ABO (A, B, O, AB) ve RhD (+, -) grubuna sahip kan ürünlerinin kullanımı benimsenmiştir.

Bağışlanan Kanlara Yapılan İşlemler nelerdir?

Bağışlanan bütün kanlar dünya standartlarında tarama testlerine tabi tutulmaktadır. Günümüzde kan yoluyla bulaşan hastalıkların taranmasında kullanılan testlerin hiçbiri %100 kesinlikte tanı koydurucu değildir. Uygulanan tarama testleri kanı alacak hastanın sağlığını korumak amacıyla yapılmaktadır.

AIDS ve hepatit gibi hem kan hem de cinsel yolla bulaşan hastalıklar için bulaşın gerçekleştiği andan testlerde pozitif hale gelinceye kadar geçen ve tanı konulamayan ölü bir süre (pencere dönemi) söz konusudur. Pencere dönemindeki kişinin test sonuçları temiz gözükmekle birlikte diğer insanlara bulaştırma riski vardır.

Bu nedenle kan bağışı için başvuru yaptığınızda doldurduğunuz soru formundaki sorulara vereceğiniz dürüst ve samimi cevaplar en az tarama testleri kadar önemlidir.

Lütfen (herhangi bir şüpheniz dolayısıyla) yalnızca test sonucunuzu öğrenmek için kan bağışında bulunuyorsanız, bunu yapmaktan kendinizi men ediniz! Bağışlanan Kanlara Yapılan Testler; Bağışlanan kanlar aşağıdaki testlere tabi tutulmaktadır: 1. Anti-HIV testi (AIDS) 2. Anti-HCV testi (Hepatit C) 3. HBsAg testi (Hepatit B) 4. Frengi testi (Sifiliz) 5.

Kan grubu testleri (ABO, RhD, Gerektiğinde alt grup testleri) Bağış olarak alınan bütün kanlara bu testler uygulanır. Testlerin sonuçları negatif ise (infeksiyon tespit edilmemişse) size herhangi bir bildirim yapılmamaktadır. Test sonuçlarında pozitiflik olursa, ek olarak doğrulama testleri yapılır.

Doğrulama testinin de pozitif olması durumunda, doktorumuzla yüz yüze görüşerek bilgilendirilmeniz amacıyla kan merkezine davet edilirsiniz. Görüşmeden sonra danışmanlık hizmeti alacağınız, takip ve tedavinizin yapılacağı ilgili sağlık kuruluşuna yönlendirilirsiniz. Bu işlemlerin tümü kan bağışçısının özel hayatına saygıdan dolayı “gizlilik” çerçevesinde yürütülür.

Источник: https://doktorlarsitesi.net/2017/01/04/kimler-kan-bagislayabilir-kan-bagisi-hakkinda-tum-sorular-yanitlari/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.