Nefes Alışkanlıkları ve Astım İlişkisi

içerik

Nefes Darlığı İle Görülen Kalp Çarpıntısı ve Nedenleri

Nefes Alışkanlıkları ve Astım İlişkisi

Kalp, her atımı sırasında kasılır ve gevşer. Kanı, damarlara pompalayan kasılma hareketi sistol, kalbe toplayan gevşemeye diyastol adı verilir. Bu hareket sırasında akciğer dolaşımı kullanılır. Herhangi bir dolaşım bozukluğu çarpıntı ve nefes darlığına neden olur.

Kalbin Çalışma Prensipleri ve Nefes Darlığı Nedenleri 

Nefes Darlığı ve Kalp İlişkisi

 Kalp, vücuttaki temiz kanı aralıklar halinde vücuda pompalayan hayati organlardan biridir. Bunu yaparken akciğerlerden pulmoner kılcal damar aracılığıyla oksijen açısından zengin kanı alır. Diyastol sırasında kalbe taşır, sistol ile vücudun geri kalanına pompalar.

Böylece oksijen açısından zengin kan yetişkin bir insanda dakikada 60 ile 100 defa çevre dokulara doğru hareket eder.

Bu hareket sırasında yeterli temiz kan alınmaması, viral enfeksiyonlar, damarlarda pıhtı oluşması, strese bağlı kardiyo hızının artması, damarların daralması, kalp ritim bozukluğu sebebiyle yeterli kanın pompalanmaması nefes darlığına neden olabilir.

 Amerikan Göğüs Derneği (ATS) nefes darlığını “şiddeti değişen, nitel olarak farklı duyumlardan oluşan öznel deneyimi karakterize etmek için”’ kullanılan bir terim olarak tanımlar.

Kalp ritim bozuklukları, nefes darlığına neden olduğu gibi farklı sebeplerle ortaya çıkan nefes darlığı da yeterli oksijenin alınmasını engellediğinden kalp ağrısı, carpintisi, yanması, sancısı, hızlı atması ya da sıkışmasına neden olabilir.

Bu anlamda kardiyo sağlığı ve solunum arasında karşılıklı bir ilişki bulunmaktadır. Örneğin; astım krizleri sırasında yaşanan göğüste sıkışma hissi vücudun yeterli oksijen alamaması ile ilişkilidir.

Kalp hastalarında nefes darlığı görülmesi ise kalbin düzenli çalışmaması, hızlı atması, ritim bozukluğu, yetmezliği, pıhtı atması yani emboli ile ilişkili olabilir. 

Korku, sevinç, endişe gibi öznel duyusal faktörler de hormonal değişikliklere bağlı olarak kardiyo ritminin artmasına, göğüs bölgesi ağrısına ve hızlı nefes almaya neden olur. 

Kalp Çarpıntısı ve Nefes Darlığının Birlikte Görüldüğü Hastalıklar

Kardiyolojik Hastalıklar ve Nefes Darlığı

Uluslararası sağlık örgütleri kardiyo hızının artması ve nefes darlığı ile ilişkili olarak 69 hastalık olduğunu belirtmişlerdir.

Aynı anda kalp hızının artması, solunum hızının değişmesi, aort yetmezliği ve solunum yetmezliği görülen bazı hastalıklar şöyle sınıflandırılmıştır; 

  • Akciğer ve solunum yolu bozuklukları; Astım krizi, Amfizem, Asbestozis, Akciğer Kanseri, İnterstisyel akciğer hastalığı, KOAH, Pulmoner emboli, Pulmoner hipertansiyon, Tüberküloz, Zatürre
  • Bağışıklık sistemi bozuklukları; Skleroderma, Orak hücre anemisi, Hemolitik anemi, Sarkoidoz, Ventriküler septal
  • Enfeksiyon kökenli olanlar; Boğmaca, Tetanos, Veba, Şiddetli akut solunum yolu sendromu (SARS)
  • Stres; Panik atak, Anksiyete krizi, Akut stres
  • Kardiyolojik sağlık sorunları; Atriyal bozukluk, Aort darlığı, Kalp yetmezliği, Atriyal fibrilasyon, Diyastolik işlev bozukluğu, Konjestif yetmezliği, Restriktif kardiyomiyopati, Aort stenozu, Kalp krizi 
  • Susuz kalma; Dehidrasyon
  • Tıbbi müdahaleler; Açık kalp ameliyatı sonrası, Akciğer ameliyatı sonrası, Solunum yolları ameliyatı sonrası
  • Vitamin eksikliği; B12, Demir 
  • Zehirlenmelere bağlı gelişenler; Risin, Siyanür, Yüksek radyasyon ve Radon maruziyeti

Kalp Yetmezliğine Bağlı Nefes Darlığı Tedavisi

Sistol ya da diyastol sırasında yeterli kanın pompalanmaması, kasların yetersiz çalışması, kaslarda tahribiyet oluşması,  kalp yetmezliğine neden olarak solunum sistemini de bozar.

Aortik yetmezliğin belirtileri arasında sol kol ve boyun bölgesi ağrıması, göğüs bölgesi ağrısı ile birlikte sıkışma hissi, yetmezliğe bağlı solunum yetersizliği, yetmezlik krizi anında boğuluyormuş gibi hissetme, duyusal bozukluklar nabız atışında artma ya da azalma, nabız alamama sayılabilir.

Krizin boyutuna bağlı olarak ilaç tedavisi ya da açık kalp ameliyatı seçeneklerinden biri uygulanmaktadır.

Açık kalp ameliyatından sonra gelişen nefes darlığı 6 ila 8 hafta içinde cerrahi yaraların kapanması ve iyileşmeye bağlı olarak kendiğinden kaybolur. Ameliyat sonrası vücut yeniden toparlanıp kaslar yeniden düzgün çalışana kadar nefes darlığı görülmesi normaldir.

Fakat ameliyatın ardından devam eden nefes darlığı, şiddetli göğüs ağrısı ile birlikte görülüyorsa,  uzun sürüyorsa, boğulma hissi yaratıyorsa en yakın sağlık kuruluşuna giderek doktorunuzu bilgilendirmeniz gerekir.

Durumun şiddetine bağlı olarak oksijen tedavisi uygulanmaktadır.

Bunun dışında ise yukarda sayılan hastalıklarla ilişkili olan solunum yetmezliğinde hastalığın tedavisi durumun türüne ve şiddetine göre değişmektedir. Astım krizi benzeri solunum yetmezliğinde oksijen tedavisi, viral enfeksiyonlarda antibiyotik tedavisi, bağışıklık sistemi sorunlarında immün ajan tedavisi uygulanmaktadır.

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://akciger.info/kalbin-hizli-atmasi-ve-nefes-darligi.html

Astım Belirtileri, Tedavisi ve Atak Sıklığını Azaltma Yolları Nelerdir?

Nefes Alışkanlıkları ve Astım İlişkisi
83 / 100SEO Score

Astım, hava yollardaki aşırı duyarlılık sonucunda bronşlarda kasılmaların görüldüğü bir solunum sistemi hastalığıdır. Ataklar şeklinde gelişen bronş kasılmaları (daralma) kişide nefes darlığı, öksürük gibi belirtilere neden olur.

Bu hastalıkta temel sorun hava yollarının aşırı derecede duyarlı olmasıdır. Çevresel bir faktörle tetiklenen bu duyarlılık, astım atağını başlatır. Örneğin soğuk hava astımlı kişilerin bronşlarının aşırı kasılmasına ve atağının başlamasına neden olabilir. Oysaki normal kişilerin hava yolları soğuğa karşı bu kadar duyarlı değildir.

Astımlı bireylerin hava yollarında kronik iltihabi değişikler vardır. Bu da tahriş edici (irritan) maddelere, alerjik maddelere karşı hava yollarını aşırı duyarlı hale getirmektedir. Sonuçta alerjik bir madde kişide nefes darlığı, öksürük, hırıltı ve göğüste sıkışma hissi gibi şikayetlere neden olur. (bkz: Nefes darlığı neden olur?)

Şikayetler genellikle gece veya sabahın erken saatlerinde ortaya çıkar.

Astım Atağı Nedir?

Astım ataklar halinde seyreden bir hastalıktır. Astım atağı, kişinin şikayetlerinin oluştuğu ve yoğunlaştığı dönemi ifade eder. Hastalar ataklar arasında tamamen normaldirler. Yani kişi sağlıklı bir şekilde tedavi aldıysa atak sonrası normal yaşantısına geri döner ve şikayeti olmaz. Ancak atak sıklığı çok değişkendir. Kimileri yıllarca atak geçirmezken kimileri çok sık atak geçirir.

Atakların şiddeti de değişkenlik gösterir. Kimisinde hafif şekilde hava yollarında daralma görülebileceği gibi, kimilerinde akciğere yeterli havanın girmesini engelleyecek kadar şiddetli olabilir. Ataklar bazı durumlarda hayatı tehdit etse de genellikle daha ılımlı geçmektedir.

Astım Belirtileri Nelerdir?

Astımım var m?” diye merak ediyor veya sevdiğiniz birinin bu hastalığa yakalandığından şüpheleniyorsanız, şu belirtilere dikkat etmelisiniz.

 En Sık Görülen Belirtiler:

  • Nefes darlığı
  • Öksürük ataklarının olması ve özellikle bu atakların geceleri kötüleşmesi
  • Göğüsten ıslık sesi gibi bir hışıltı gelmesi (wheezing)
  • Göğüste sıkıntı hissi darlık olması
  • Şikayetlerin genellikle geceleri şiddetlenmesi
  • Soğuk hava ile şikayetlerin şiddetlenmesi
  • Bu şikayetlerin egzersiz sırasında ortaya çıkması
  • Polen, akar, hayvan tüyü, küf gibi alerjik maddeler ile bu şikayetlerin ortaya çıkması
  • Şikayetlerin her zaman devam etmeyip ataklar halinde gelişmesi

Çocuklarda (özellikle beş yaş altı çocuklarda) bu hastalığı teşhis etmek daha zordur.

Çocuklarda görülen belirtileri:

  • Geceleri sık sık öksürük
  • Göğüsünden ıslık sesi gibi tiz bir hışıltı sesinin gelmesi. Bu ses özellikle nefes verirken oluşur.
  • Çocuğun koşarken gülerken ve hafif egzersiz sırasında öksürük ataklarına tutulması, boğulurcasına öksürmesi
  • Çocuğun çok hızlı nefes alıp vermesi ve kaburga arasındaki kaslarda göğüs kafesine doğru çekilmeler olması (interkostal çekilmeler).
  • Ve bu şikayetlerin çok sık tekrarlaması

Astım, ataklar halinde seyreden bir hastalık olduğundan, kişiler ataklar arasında uzunca bir dönem şikayetleri olmadan yaşayabilirler.

Alerjik maddeye maruz kalmak, viral enfeksiyon geçirmek (grip gibi), sigara kullanmak veya dumanına maruz kalmak atağı tetikleyebilir.

Astım Çeşitleri Nelerdir?

Alerjik veya alerjik olmayan şeklinde sınıflandırılmaktadır. Günümüzde erken veya geç başlangıçlı olarak da sınıflandırılmaktadır. Bunların dışında birçok alt tip bulunmaktadır.

Alerjik astım: Tipik olarak çocukluk döneminde başlayan ve genelde ailede alerji öyküsü bulunan çocuklarda görülür. Genellikle nezle, egzema gibi diğer allerjik durumlar ile birlikte görülür.

Alerjik olmayan astım ise daha az görülmekle birlikte genellikle 30 yaş civarında başlar. Kadınlarda daha çok görülür ve genellikle solunum yolu enfeksiyonları sonrası gelişir.

Virüslerin solunum yollarındaki sinirleri uyararak bronşlarda kasılmayı tetiklediği düşünülmektedir. Bundan dolayı genellikle solunum yolları enfeksiyonu (grip gibi) sonrası gelişir.

Tedaviye daha dirençlidir ve şikayetler daha uzun süre devam etmektedir.

Sınıflandırma zamanla değişmiştir. Son yıllarda genellikle erken veya geç başlangıçlı şeklinde sınıflandırılmaktadır.

Erken başlangıçlı (çocukluk çağı başlangıçlı) astım

Genetik olarak alerjik bünyeli (atopik) olan çocuklarda bazı alerjik maddelere karşı duyarlı hale gelmesi sonucu oluşmaktadır. Alerjik maddeler hava yollarında daralmaya ve ataklara neden olur. Atağı başlatan alerjik madde kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Çoğunlukla ev tozları, akarlar, polenler, hayvan tüyleri, hayvan proteinleri ve bazı toz çeşitleri atağı tetikler.

Geç başlangıçlı (erişkin çağı başlangıçlı) astım

Genellikle 20 yaşından sonra görülür. Kadınlarda daha sık görülmekle birlikte, çocukluk çağı başlangıçlı astımlardan çok daha az görülür.

Erişkin başlangıçlı astımların yarısı alerjik maddeler ile tetiklenir ve bunların alerji ile ilişkisi olduğu düşünülmektedir.

Geri kalan hastalarda ise alerjik bir tetiklenme bulunamamış ve bu durum için allerjik olmayan astım tabiri kullanılmıştır.

Öksürükle Seyreden Astım

Zor teşhis konulan bir tiptir. Hastalarda öksürük dışında belirti olmayabilir. Zor tanı konmasının sebebi ise bazı solunum yolları hastalıkları ile karışabiliyor olmasıdır. Kronik bronşit, postnazal akıntı sendromu, kronik sinüzit bu hastalıkla karışabilir.

Meslek Astımı

Kişinin çalıştığı yerde maruz kaldığı bazı maddeler sonucunda gelişmektedir. Özellikle sanayi çalışanlarında görülebilen bu durum çeşitli kimyasallar, buhar, gaz, duman ve toz gibi maddeler ile tetiklenmektedir.

Ayrıca virüs enfeksiyonları (grip gibi), hayvansal ürünler, polen, rutubet ve sıcaklık gibi faktörler bu hastalığıi tetiklemektedir. Bu kişilerin şikayetleri iş yerlerinde artarken iş yeri dışında gerilemektedir.

Astımın Nedenleri Nelerdir?

Dünyada yaklaşık 300 milyon insanı etkileyen bu hastalık, daha çok çocukluk çağında başlamaktadır. Bu hastalığın başlamasında genetik faktörler, yaş, cinsiyet, kilo, çevresel faktörler; sigara, alerjik maddeler, hava kirliliği gibi birden çok faktör rol oynamaktadır.

  • Genetik;  Anne ve babadan herhangi birinde astım hastalığı var ise çocukta gelişme oranı %20-30, her ikisi de var ise bu oran %70-80 seviyelerine çıkmaktadır.
  • Aşırı kilo
  • Çocuklar için risk faktörleri: Düşük doğum ağırlığı, erken doğum, sigara dumanı maruziyeti, çocuklukta geçirilen viral enfeksiyonlar.
  • Alerjik maddeler : Ev tozları, akarlar, kedi köpek proteinleri, hamam böcekleri, mantarlar gibi…
  • Sigara ve tütün kullanımının özellikle astımla ilişkisi oldukça yüksektir. Ayrıca astımdan doğabilecek ölümleri arttırmaktadır. Anne ve babaları sigara içen çocukların bu hastalığa yakalanma riskleri normal çocuklara göre yüksektir.
  • Hava kirliliği, yüksek nem, soğuk hava atakları ve hastaneye yatma riskini arttırmaktadır.
  • Sezeryan ile doğan çocukların normal doğuma göre daha risklidirler.
  • Mesleki maruziyet: 300’den fazla madde, mesleki astımla ilişkilendirilmiştir.
  • Diyet: Anne sütü ile beslenen çocukların hazır mamalar (soya proteini ve inek sütü içeren) ile beslenenlere kıyasla, bu hastalığa yakalanma riskleri daha düşüktür.
  • Alerjik bünye (atopi) : Alerjik bir bünyeye sahip olanlar, alerjik nezle, alerjik konjiktivit, egzema gibi diğer alerjik durumları geçirenlerin bu hastalığa yakalanma riski daha yüksektir.

Astım, yukarıdaki birçok faktörün etkileşimi ile daha çok alerji zeminde gelişen, tek sebebi olmayan bir hastalıktır.

Teşhis

Teşhis kişinin şikayeti, doktor muayenesi ve test sonuçlarına göre konulmaktadır.

Kişinin şikayetleri astım belirtileri yönünden değerlendirilir. Ailede astım hastası olup olmadığı ve alerji öyküsü sorgulanır.

Ayrıca doktorunuzun yaptığı muayene de oldukça önemlidir. Ancak ataklar dışındaki zamanda muayene tamamen normal olabilir.

Testler: Solunum fonksiyon testleri(üfleme testleri), bronş provokasyon testleri ve bazı kan testlerini içermektedir.

Çocuklarda (özellikle beş yaş altında) solunum fonksiyon testlerinin yapılması oldukça zordur. Bundan dolayı astım şüphesi olan küçük çocuklarda astım ilaçları verilip 4-6 hafta takip edilir. Bu takip sırasında çocukların tedaviye yanıtını değerlendirilir. Yani tedaviden, teşhise gidilebilir.

Tedavi ve Atakları Azaltma Yolları

Astım tamamen tedavi edilebilir bir hastalık değildir. Tedavide amaç atakları geçirmek , yeni atak oluşmasını engellemek ve atak sıklığını azaltmaktır. İyi bir korunma ve tedaviyle kişiler uzun süre atağa yakalanmadan yaşayabilirler.

Uzun vadede astımı kontrol etmek: Atakların sıklığını azaltmak için genellikle günlük alınması gereken ilaçlar verilir. Burada amaç hastalığı kontrol altına alıp, sıklığını en aza indirmektir. İnhaler kortikosteroidler, lökotrein antagonistleri, uzun etkili beta agonistler, teofilin ve kombine ilaçlar uzun vadede hastalığı kontrol altına almak için kullanılır.

Kısa vadede ataklarını yatıştırma: Atakları yatıştırmak için kullanılan hızlı etkili ilaçları içerir. Bunlar; kısa etkili beta agonistler, ipratropium ve kortikosteroidlerdir.

Ayrıca alerjik hastalarda doktorlar tarafından uygun görülürse immünoterapi tedavisi yapılabilir.

Bronş Termoplasti; Bu yöntem ile bronşlara ısı verilerek bronş çevresindeki kasların gevşemesi sağlanır. Ağır astımlı ve  tedaviye iyi yanıt vermeyen hastalarda kullanılmaktadır. Her hastaya uygun bir yöntem değildir.

  • Sigara içilmemesi ve tütün dumanına maruz kalınacak ortamlardan uzak durulması gerekir.
  • Hava kirliliğinin yoğun olduğu dönemde dışarı çıkılmamalı,
  • Polen alerjisi olanlar doktor önerisi ile alerji tedavisi almalı,
  • Hayvan tüyünden uzak durulmalı. Ev içinde hayvan besleyenler, hayvanı sık sık yıkamalılar. Mümkünse ev dışında besleyebileceğiniz bir hayvan tercih etmeliler.
  • Düzenli spor yapılmalı ancak ağır egzersizden kaçınılmalı,
  • Soğuk havalarda ağız ve burun kapalı olacak şekilde dışarı çıkılmalı,
  • Deodorant, parfüm ve oda parfümleri mümkünse kullanılmamalı veya çok az kullanılmalıdır.
  • Akarları azaltmak için çarşaf, yatak, yastık gibi eşyalar temiz tutulmalıdır.
  • Fazla kilolu olanlar kilo vermeli,
  • Evin nemli bölgelerinde oluşacak küf sporları astım ataklarını arttırır.  Küflü, rutubetli ortamdan uzak durulmalıdır.
  • Aspirin, ağrı kesiciler, bazı kalp ilaçları (beta blokörler) ataklarının sıklığını arttırabilir veya ilaçlarının yeterince etki etmesini engelleyebilir. Bu konuda ilaçlarınızın tamamını doktorunuza danışarak kullanın ve doktor tavsiyesi olmadan ilaç kullanmayın.

Astımınız kontrol altında mı?

Astım hastaları bu hastalık ile yaşamayı ve önlemlerini almayı öğrenmeliler.

  • Ataklarınız daha sık oluyor ve daha uzun sürüyorsa,
  • Şikayetleriniz gece uyumanızı engelliyor veya sık sık uykudan uyandırıyorsa,
  • Belirtiler günlük aktiviteleriniz sırasında, okulda, işte tekrarlıyorsa
  • İlaçlar şikayetlerinizi gidermiyorsa,
  • Önceki dönemlere göre rahatlamak için daha sık ve daha çok inhaler (ilaç) kullanıyorsanız,
  • Sık sık acil servise gidecek kadar şiddetli atak geçiriyorsanız

Yukardaki durumlar sizde varsa muhtemelen hastalığınız kontrol altında değildir. Yaşam şartlarınızı tekrar gözden geçirip doktorunuza başvurunuz.

Kronik bir hastalık olduğu için astımla yaşamayı öğrenmek gerekir. Çevrenizde ataklarınızı tetikleyen değiştirilebilir etmenleri değiştirmek, değiştirilemez olanlardan da mümkün olduğunca uzak durmak gerekir.

Alternatif tedavi yöntemleri

Alternatif tedaviler hiçbir zaman medikal tedavinin yerini almaz. Medikal tedaviye destek için doktorunuz tavsiye ettiği taktirde kullanılabilir.

Solunum egzersizleri: Düzenli olarak yapıldığında astım kontrolü daha rahat sağlanır ve ilaç ihtiyacı azalabilir.

Doğal ilaçlar:

  • Çörek otunun bu hastalığa iyi geldiği söylenmekte,
  • Kafein bronşlar üzerindeki daraltıcı etkileri azaltarak bu hastalığa iyi gelmektedir. Ancak yüksek miktarlarda alınınca ritim problemleri ve çarpıntılara sebebiyet verebilir. Kafein kahve ve çayda bulunmaktadır.

Ayrıca D vitamininin atakları azalttığına yönelik çalışmalar mevcut. D vitamini yüksek besinler; balık yağı, balık, yumurta, süt ve süt ürünleridir. Ayrıca yeterli güneşlenme de D vitamini için oldukça önemlidir.

Atak Sırasında  Ne Yapmalı?

Çocuklar ve özellikle bebekler çok daha hassas olduklarından ataklarda daha dikkatli davranmak ve sakin olmak gerekir.

  • Atak geçiren birine inhaler bronkodilatör (nefes açıcı havalar) varsa verilmelidir. İlacı yoksa en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalı veya 112 acil sağlık hizmetleri aranmalıdır.
  • Bebeklerde aşırı huzursuzluk, kısık sesle ağlama, solunumunda hızlanma ve göğüs kaslarında çekilmeler gelişiyorsa
  • Öncekilerden daha gürültülü bir atak gelişmişse, parmak uçlarında dudak çevresinde morarmalar gelişiyorsa
  • Verdiğiniz ilaca rağmen şikayetlerinde hiçbir gerileme olmuyor veya nefes darlığı artıyorsa
  • Hem çocuk hemde erişkinde karın kasları veya burun kanadı solunuma katılıyorsa
  • Kişi konuşmakta zorluk çekiyor ve konuşmasını tamamlayamıyorsa

Yukarıdaki durumlardan herhangi biri varsa en yakın acil servise başvurun veya 112 acil servis hizmetlerinden yardım alınız. Astım atağı geçiren kişinin mümkün olduğunca sakin tutulması gerekir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/astim-belirtileri-nedenleri-tedavi/

Astım Hastalığı

Nefes Alışkanlıkları ve Astım İlişkisi

Hayatımızı devam ettirebilmemiz ve yaşamsal faaliyetlerimizi sürdürebilmemiz adına enerjiye ihtiyacımız vardır. Bunun için ise solunum tüm canlılar için temel yaşamsal fonksiyonlardan biridir. Kiminin besin ihtiyacını karşılamakta kimine de hayat vermektedir.

İnsanlar için de oldukça önemli olan solunum, sürekli olarak durmadan uyurken, yürürken, başka bir işle meşgul olduğumuzda bile sık sık yaptığımız bir alışveriştir.

Solunum yollarında oluşacak herhangi olumsuz bir durum, solunum olayı sırasında görev alan tüm organları olumsuz etkileyecek ve bu şekilde kişinin bu konuda zorluk çekmesine nenden olacaktır. Hemen hemen her hastalıkta solunum da oldukça zorluk çekeriz.

Bu hastalıklar her ne kadar solunumla ilgili olmasa da bu zorluğu zaman zaman yaşarız. Ancak bir de bu solunum yollarının zarar gördüğü takdirde çekilen sıkıntılar ve zorluklar kişinin sosyal alanda tüm hareketlerinin kısıtlanmasına yol açacaktır. Astım hastalığı da bu tarz oluşan hastalıklardan bir tanesidir.

Solunum yollarında oluşacak herhangi bir sorun solunum organların arasındaki sistemi bozarak bu işi daha güç hale getirir. Bu güç hale gelmesindeki en büyük hastalık ise astımdır.

Artık neredeyse Türkiye’de her 5 kişiden biri soluk alıp verirken zorlanmaktadır. Bu zorlukların ilerlemesi durumunda kişi astım hastalığına yakalanır.

Ancak bu kadar sık adını duyduğumuz bu hastalığın gerçekten neden olduğunu biliyor muyuz?

Astım solunum yollarında yer alan organlardan ya da organellerden herhangi birinin iltihaplanması ya da burada yer alan damarların daralması durumunda ortaya çıkan bir hastalıktır. Bu daralmaların etkilediği ilk bölge de mukoza bölgesidir.

Burada yer alan sıvı zamanla genişler ve kişinin soluk alıp verme işini zorlaştırır. Astık kimi zaman kalıtsal bir hastalık olarak bilinse de kimi zaman da çevresel faktörlerden dolayı oluşan bir hastalıktır. Bu hastalık kişinin hareketlerinin kısıtlanmasına ve hatta sosyal alanlara çıkmamasına kadar yol açabilir.

Kişi bu durumdan oldukça etkilenecektir. Çünkü astım sadece akciğerleri etkileyen bir hastalık değildir. Soluk alıp verme ile vücudumuzdaki kan akışını ve buna bağlı olarak bir çok sistem görev yapmaktadır.

Ancak soluk alp vermenin, yani bu kadar temel olan bir şeyin düzeninin bozulmasıyla beraber bu hastalık diğer organlara vereceği zararı düşününce boyutu büyük olabilmektedir. Kişinin bazen vücudunda yer alan alerjik reaksiyonlara tepkisi de bu durumu tetikleyebilir.

Alerjik reaksiyonlara karşı hassas olan kişiler bu konuda daha da dikkatli olmalı ve hatta buna uygun bir yaşam koşulu oluşturmalıdır. Aksi halde bu kişiler oldukça sıkıntılı dönemler geçirerek bir süre sürekli olarak atak yaşamalarına sebep olacaktır.

Astım Hastalığı Belirtileri

Kişi bu hastalığı kimi zaman kalıtsal olarak yaşamakta kimi zaman da aşırı soğuk algınlığı ya da türevli gibi hastalıklar geçirdiği dönemde ciğerlerine aldığı hasar nedeniyle yaşamaktadır. Bundan kaynaklı olarak, astım olan kişide nefes alıp vermekte zorluklar meydana gelebilir.

Bu zorlukların yanı sıra kişide aynı zamanda bazı olumsuz belirtiler de görülebilir. Ancak bu belirtileri bilmek oldukça önemlidir. Çünkü diğer hastalıklarla ayırt edilmesi ve bir an önce doktora başvurulması durumunda erken tedavi uygulanarak bu hastalık inaktif hale getirebilir.

Kişide başlarda nefes zorluğu başlar. Bununla beraber normal nefes alıp verirken birden hırıltı bir şekilde nefes alıp vermeye başlar. Ciğerlerine dolan havanın basınç etkisiyle de beraber kişi kesik kesik öksürmeye başlar. Kişi bunun haricinde ataklar da geçirebilir. Bu atakları tetikleyen durumlarda kişi oldukça zorluklar yaşar.

Kişinin bu zorluklarından bazıları örneğin kişi koşmuş ise göğüs kafesinde sanki geçmeyecekmiş gibi bir sıkışma ve daralma hisseder. Daha sonra bununla beraber öksürdükçe bu daralma ve sıkışma hissi giderek artar.

Ardından kişi koşu sonrasında normal insanlara göre daha az mesafede koşmuş olsa bile, bir olimpiyat sporcusu kadar hızlı nefes alıp vermeye ve bu sırada zorluk çekmesine neden olur ve oldukça da yorgun ve bitkin düşer. Bu ataklar herhangi bir yorulma ya da efor sarf etme durumunda yine olumsuz etkisini gösterecektir.

Bu nedenden dolayı kişi mutlaka bir tedavi yöntemi seçmeli ve buna bağlı olarak kullandığı ilaçları ve hapları düzenli olarak almalıdır.

Astım hastalığında belirtilerin kaynağını iyi bilmek gerekmektedir.

Eğer soğuk algınlığında böyle bir durum yaşıyorsanız bu soğuk algınlığı hastalığından da olabilir Ancak iyileştikten sonra böyle bir rahatsızlık yaşıyorsanız ve daha öncesinde de böyle bir sorununuz yok ise soğuk algınlığı esnasında ciğerlerinizi üşüttüğünüz ve ciğerlerinizin bu durumdan olumsuz etkilendiği anlamına gelir.

Kişi bu ve buna benzer durumları iyi ayırt etmesi gerekmektedir. Aynı zamanda kişide bu dönemde psikolojik sorunlar da başlayabilir. Sağlıklı karar verememe agresif davranma gibi etkiler de görülebilir. Özellikle atak sıralarında bu durum daha da belirginleşebilir.

Astım Hastalığı Tedavisi

Astım hastalığı oldukça sık görülen özellikle gelişim çağında bulunan çocuklarda daha da fazla görülen bir hastalıktır. Kötü yaşam koşulları da bu hastalığı tetikleyebilir. Kişinin kaldığı yer eğer çok fazla nem ve rutubet içeriyorsa bu hastalığa, kişi çevresel faktörler sebebiyle yakalanmıştır denebilir.

Ancak eğer bir kişinin annesinde ya da babasında astım hastalığı varsa ve bu kişi de soluk alıp vermede zorluk çekiyorsa; bireyin astım olabilme ihtimali yüksektir. Bu kişiye de kalıtsal yollarla bu hastalık bulaşmıştır. Ancak kişiye nasıl bulaşmışsa ya da taşınmışsa bu hiç önemli değildir.

Çünkü bu hastalık tedavi süreci ve gerekli müdahaleler isteyen bir hastalıktır.

Kişi tedavi sürecine başvurmak için önce uzman bir hekim tarafından bazı testlerden geçmek durumundadır. Daha sonra bu testler sonucu hastalığın ne derece olduğuna varılır. Buna göre bir tedavi yöntemi seçilir.

Alerji durumları olan kişiler astım hastalığına daha çok yakalanmaktadır. Astım hastalığı genel olarak saman nezlesi, egzama gibi hastalıkları bulunan kişilerde daha çok görülür.

Bu hastalıklar da titizlik isteyen hastalıklardır.

Astım olan kişi öncelikle kalacağı odanın temiz olmasına dikkat etmelidir. Nemli ve rutubetli ortamlarda kalmamaya özen göstermeli, yatağının altını da sık sık temizlemelidir. Bunun haricinde kişinin hastalığı eğer çok ilerlememişse; ilaç yöntemleriyle bu hastalıktan kurtulabilir.

Solunum organlarında astıma sebep olan neden bulunarak bu nedeni ortadan kaldırmaya çalışan ilaçların uzun ve düzenli olarak kullanılması sonucunda bu hastalıklar ortadan kalkabilir. Eğer kişinin hastalığı ilerlemişse belirtilerini daha az hissetmesini sağlayan koruyucu ve rahatlatıcı ilaçlar kullanabilir.

Ağız yoluyla alınan spreyler veya ilaçlar bu konuda kişiye yardımcı olur. Astımı olan kişiler spreylerini her an yanında taşımaları gerekmektedir. Mutlaka ilaçlarını düzenli olarak reçetede yazdığı gibi almalı ve doktorun tavsiye ettiği gibi kullanmalıdır.

Eğer kişi sigara kullanıyorsa bir an önce bu kötü alışkanlığından da kurtulması gerekmektedir. Sigara içmek kişinin nefes alıp vermesini daha çok zorlaştıracaktır.

Источник: https://evdesifa.com/astim-hastaligi/

Astım Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Nefes Alışkanlıkları ve Astım İlişkisi

Vücutta yer alan bronşlar kişinin aldığı soluğun ve havanın akciğere iletilmesini sağlar. Farklı tetikleyiciler sebebiyle bronşların daralması ve kasılması, kişinin nefes alıp vermesini zorlaştırır.

Özellikle alınan nefesin verilmesi konusunda bireyin sık sık kontrolü kaybettiği görülür. Zaman zaman tetikleyicilerin etkisiyle nöbetlerin oluşması ve kasılmaların meydana gelmesi astım hastalığını işaret etmektedir.

Kişi, astım hastalığına yakalandığında devamlı olmasa da aralıklarla problem yaşar, nefesini dilediği gibi alamaz. Yaşam kalitesini düşüren, kişinin devamlı tedirgin olmasına neden olan astım hastalığı; yalnızca bronş daralması değil ayrıca çevresinde bulunan zarın şişmesi nedeniyle de ortaya çıkmaktadır.

Larenjit Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Korunma Yolları ve Tedavisi

Bunun yanında mukus salgısının gereğinden fazla salgılanması da bronşlar için kasılmalara sebep olmaktadır.

Bu kasılmalar, astım nöbetlerinin sıklaşması ve nefes darlığı sorununun ortaya çıkmasına sebep olmaktadır.

Hırıltılı nefes alma, öksürme, alınan nefeste yetersizlik gibi sonuçlar yaratan astım; zamansız nöbetlere sebep olduğu için özellikle çocuklarda büyük risk taşımaktadır.

Astım Nedir?

Solunum yollarında meydana gelen enfeksiyonlar ve kasılmaların sebep olduğu hastalığa astım adı verilmektedir. Başka bir ifadeyle, solunumu sağlayan hava yollarında yani bronşlarda meydana gelen daralma ile oluşan akciğer hastalığıdır.

Hırıltılı nefes alma, öksürme, göğüste ağrı ve sıkışma astımın temel belirtileri arasında yer almaktadır. Kısa süreli nöbetlerle kendini gösteren astım, zaman zaman tamamen geçmişçesine belirti vermez. Başka bir ifadeyle astım hastalığını tetikleyen unsurlar bulunmadığında çok ciddi sorunlar oluşturmaz.

 Toz, kapalı alan ya da korku nefes darlığını tetikleyerek kişinin astım nöbeti geçirmesine sebep olan temel unsurlardır. Soğuk algınlığından hafif bir alerjiye kadar pek çok neden astım hastalığını başlatabilmektedir.

Bu nedenle çoğunluğu çocuklarda görülen astımın tüm ayrıntılarıyla öğrenilmesi ve buna göre önlem alınması gerekmektedir.

Astım Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Gerek çevresel faktörler gerekse kalıtım, astımın hastalığının nedenleridir. Ailesinde astım sorunu olan bireyler, astım hastalığına yakalanma riski taşıyan kişilerdir. Bu nedenle düzenli olarak kontrollerin yapılması önemlidir. Astımın nedenleri arasında öncelikli olarak alerjiler yer almaktadır.

Kişinin alerji testlerini yaptırması, hassas olduğu ürünlerden uzak kalması bu nedenle önemlidir. Tozlar, evcil hayvan tüyleri, polen, sigara dumanı, böcekler ya da bazı çiçekler alerjiye sebep olan temel ürünlerdir. Astımının sebepleri arasında kabul edilen bir diğer madde ise rutubettir.

Nem yani rutubet kişinin ortamda dilediği gibi nefes almasına engel olmaktadır.

Astım Nöbetini Tetikleyen Faktörler Nelerdir?

Astım hastası olan ancak hastalığı kontrol altında tutan bireyler, alerjileri olan ürünlere karşı gerekli önlemi almış olan kişilerdir. Nöbetlerin kendini tekrarlamaması için muhakkak atağı başlatan maddelerin bilinmesi gerekmektedir. Çoğunluğu çocuk olan astım hastaları, atağa sebep olan ürünü öğrendiklerinde buna göre tedbir alır ve ortamlarda dikkat ederler.

Kişiye göre değişkenlik gösterse de genel olarak astım nöbetini tetikleyen unsurlar; evcil hayvan tüyleri, sigara dumanı ve tebeşir tozudur.

Bunların dışında aşırı sıkılmış parfüm, oda spreyleri, kömür kokusu da atağı başlatabilmektedir. Kişinin astım atağını harekete geçiren bir diğer unsur ise egzersiz yapmaktır.

Dinlenme pozisyonunda dahi nefes almakta zorlanan kişi, egzersiz yaptığında nefes alış verişinde yetersizlik hissetmektedir.

Astım Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Astımın belirtileri arasında en önemlisi, kişinin nefes alırken güçlük çekmesidir. Her alış verişinde zorlanma sesleri çıkaran birey, dışarıdan da rahatlıkla fark edilebilmektedir.

Devamlı derin nefes almaya çalışan ancak aldığı az nefesi dahi vermekte güçlük çeken kişi, hırıltı ile karışık öksürük ortaya çıkarır. Özellikle gece yarısından sonra yatma pozisyonunda bulunan hasta astım belirtisini öksürükle ortaya koymaktadır. Sık ve kesik öksürükler, kişinin yeterince nefes alamadığının kanıtıdır.

Bir diğer belirti ise sık sık nefes alma durumudur. Nefesinin yetmediğine inanan hasta, nefes alışlarını da verişlerini de hızlandırır.

Doğru Nefes Nasıl Alınır? Nefes Alırken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Astım hastalığına henüz yeni yakalanmış bireylerde atak anında morarmalar görülmez. Kişinin nefes alışı ciddi manada zorsa bu durumda yavaş yavaş kızarma baş göstermeye başlayacaktır.

Hastalık çok ağırlaştığında kişinin yüzünde morarmalar oluşur.

Kaburgaların belirginleşmesi, bilhassa yanak ve boyun kısımlarının morarması ileri seviyede astım hastası olan kişilerin karşılaştığı bir sorundur.

Astım Hastalığından Korunma Yolları Nelerdir?

Astımı önlemenin ilk kuralı düzenli olarak temiz hava solumaktır. Tabi bahar ayında, tam çiçeklerin açtığı dönemde dikkatli olmalısınız. Aksi takdirde astım nöbeti geçirebilirsiniz. Bulunulan odanın sürekli havalandırılması bu noktada oldukça önemlidir.

Özellikle uyuduğunuz odanın tozlu olmaması, nevresim takımlarınızın devamlı temiz kalması hastalığa engel olacaktır. Kişinin nevresim takımının aşırı koku içeren deterjanlarla yıkanmaması, odada nefes darlığına sebep olacak oda spreylerinin kullanılmaması gerekmektedir. Astım hastalığından korunmanın en temel yolu sigara kullanmamaktır.

Sigara içilen ortamlarda bulunulmaması özellikle hamilelik sürecinde bu konuya ekstra özen gösterilmesi gerekmektedir.

Astım Hastalığının Tedavisi Nedir?

Astım hastalığı henüz ilk aşamasındaysa bu durumda ilaç tedavisi uygulanmaktadır. Kişinin ilaç tedavisi ile rahatlaması daha derin nefes alması amaçlanmaktadır. Astım tedavisinde ilaca rağmen ilerleme kaydedilirse bu durumda önleyiciler kullanılmaktadır.

Hastaya ilaç dozları yükseltilerek verilir ve nefes darlığının önüne geçilmesi amaçlanır. Son aşamada ise yalnızca o anlık kurtarıcılar kullanılabilmektedir.

Hastanın nöbetleri ağır olduğu için yalnızca birkaç dakikada nefes almasını sağlayan ve eski iyi haline dönmesine yardımcı olan sprey şeklindeki ilaçlar kullanılmaktadır.

Источник: https://bilgihanem.com/astim-nedir/

Nefes Darlığı Nedir? Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Nefes Alışkanlıkları ve Astım İlişkisi

Haber güncelleme tarihi 10.01.2019 17:45

Nefes darlığı, gün içerisinde çoğu kişinin başına gelebilen bir anda nefesin kesilmesi durumunda nefes alıp vermede zorlanma halidir. Nefes darlığı tip dilinde “Dispne” olarak adlandırılmaktadır.

Fiziksel aktiviteler, koşma, hızlı yürüme, yokuş çıkma gibi eylemlerde nefesin kesilmesi çoğu kişi için kaçınılmaz bir durumdur. Nefes darlığı eğer herhangi bir fiziksel aktivitenin ve sıcakların etkisi olmaksızın hissediliyorsa başlı başına bir hastalık değil, altta yatan bir hastalığın belirtisi olabilir.

Sık yaşanan nefes darlığı kişinin hayat kalitesini etkileyerek birçok sosyal ve fiziksel ativiteden mahrum bırakmaktadır.

Nefes Darlığı Neden Olur?

Nefes darlığı, vücudu yoran çeşitli fiziksel aktiviteler nedeni ile ortaya çıkmakla birlikte altta yatan bir hastalığın nedeni de olabilir. Nefes darlığının bir diğer nedeni ise solunum sistemindeki sorunlardır.

Astım, kalp ve ciğer hastalıkları nefes darlığına neden olan başlıca hastalıklardandır. Obezite, birçok hastalığa kapı açmakla birlikte nefes darlığında da önemli bir rol oynamaktadır.

Aşırı sigara kullanımı solum sistemi ile birlikte ciğer hastalıklarına neden olduğundan nefes darlığını tetikleyen en önemli unsurlardandır. Her hastalığın oluşmasında büyük rol oynayan stres, nefes darlığında da kendini göstermektedir.

Nefes darlığı yaşayan kişiler öncelikle stresten uzak durmalılardır. Stres, sigara ve diğer kötü alışkanlıklar gibi nefes darlığını tetiklemektedir.

Nefes Darlığının Belirtileri Nelerdir?

Uzmanlar tarafından normal olarak görülen herhangi bir fiziksel efor ve aktivite sonrasında oluşan nefes darlığının yanı sıra dinlenirken ve otururken ortaya çıkan nefes darlığı durumunda mutlaka bir doktora görünmek gerekmektedir.

Nefes darlığı kendi başına bir rahatsızlık olarak görülebilirken aynı zamanda altta yatan bir hastalığın nedeni de olabilir.

Uzun süre koşu ve yürüyüş gibi fiziksel aktivite, sigara kullanımı, alkol tüketimi ve aşırı kilo gibi faktörlerin yanı sıra psikolojik olarak nefes darlığı yaşayanlar da söz konsudur. Nefes darlığı kimi zaman birçok sorunu beraberinde getirmektedir.

Uzmanlar yoğun efor sarfetmeden ortaya çıkan ve nefes darlığına dikkat çekiyor. Bu tip nefes darlığı problemi beraberinde birçok rahatsızlığı beraberinde getirmektedir. Peki, nefes darlığının bir hastalık belirtisi olduğunu nasıl anlarız?

İşte nefes darlığının hastalık belirtileri şunlardır;

  • Terleme ile birlikte gelen nefes darlığı,
  • Çeşitli eklem ağrıları ile birlikte nefes darlığı,
  • Göğüs ağrısı ve nefes darlığı,
  • Vücudun güçsüz kalması ve bayılma hissi ile birlikte nefes darlığı,
  • Aşırı yemek sonrası gelen nefes darlığı,
  • Öksürük ve nefes darlığı,
  • Kilo kaybı ve nefes darlığı,
  • Dinlenme halinde gelen nefes darlığı,
  • Ateş ve nefes darlığı,
  • Halsizlik ve nefes darlığı,
  • Hırıltı ve nefes darlığı gibi problemler altta yatan birçok hastalığın belirtisi olabilir

Nefes Darlığına Neden Olan Hastalıklar

Nefes darlığı çekmek büyük bir eziyettir. ​​​​​​Nefes darlığına neden olan hastalıklardan bazıları ise şunlardır;

  • Amfizem
  • Akciğer embolisi, akciğer ödemi, akciğer kanseri ve akciğer sönmesi
  • Boğulma
  • Düşük kan basıncı
  • Kronik bronşit
  • Panik atak
  • Kırık kaburga
  • Akciğer zarında sıvı birikmesi
  • Tüberküloz
  • Üst solunum yolu hastalıkları
  • Kalpte pompalama sorunu
  • Kardiyomiyopati (Kalp kası bozukluğu)

1. Astım

Hava yollarının daralması sebebiyle nefes almada güçlük çekilmesine yol açan ve yaşam boyu sürekli ataklar ile hastanın yaşam kalitesini bozan astım dünyada 350 milyon insanı etkisi altına almayı başarmıştır. Astım ataklarını en aşağıya indirmek için öncelikle hastalığı tetikleyen etkenlerden kurtulmanız gerekmektedir. Astımın en yaygın belirtilerinden biri de nefes darlığı ve öksürüktür.

2. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH)

KOAH istatistiklere göre dünyada ölüme yol açan hastalıklar arasında 4. sırada yer almaktadır. İlerleyici ve geri dönüşümü olmayan bu akciğer hastalığı önlenebilmektedir. Ancak KOAH'ın bu denli ciddi mortalite rakamlara ulaşmasının başlıca nedeni sigaradır.

3. Zatürre

Akciğer dokusunun iltihaplanması olarak tanımlanan zatürre öncelikle bakteriler olmak üzere çeşitli mikroorganizmalara bağlı olarak ortaya çıkar. Göğüs ağrısı ve nefes darlığının yaşandığı durumlarda akla öncelikle göğüs boşluğuna iltihabi bir sıvının biriktiği ihtimali gelir. Erken tanı ve tedavi ile hasta eski sağlığına kavuşabilir.

4. Kalp Yetmezliği

Kalp yetmezliğinin başlıca belirtisi ise nefes darlığıdır. Kalp her attığında kasılıp gevşeyen ve vücuda kan pompalayan bir kastır.

Kalp kası görev bakımından düz kaslar gibi çalışır ancak yapı olarak çizgili kaslara benzer. Yani isteğe bağlı kasılmaz.

Kalp yetmezliği genellikle kalp krizi, kalp damar hastalıkları ya da yüksek tansiyon gibi hastalıklar yüzünden kalp kasının zarar görmesinden kaynaklanır. 

5. Obezite

Hastalık derecesine varan şişmanlık olarak tanımlanan obezitenin belirtileri arasında ilk sırada nefes darlığı yer almaktadır.

6. Anemi

Kansızlık, hemoglobin seviyesinin bilinen değerlerin altına düşmesi olarak tanımlanır.

Ancak kişide anemi olup olmadığını teşhis etmek için yalnızca hemoglobin değerine değil kanda demir, demir bağlama kapasitesi ve demir depolarını gösteren değerlere de bakılır.

Anemi hastalığının belirtilerinin başında nefes darlığı gelirken diğer belirtiler ise; güçsüzlük, yorgunluk, halsizlik ve sürekli uyuma halidir

Nefes Darlığı Tedavisi 

  • Nefes darlığının tedavisinde de her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis çok önemlidir. Birçok nedene bağlı olarak yaşanan nefes darlığının tanısında hatalığın öyküsü çok önemlidir. Öncelikle nefes darlığının neden dolayı kaynaklandığı araştırılmalıdır.

  • Kişi rastgele ilaç kullanımından kesinlikle kaçınmalıdır. Aksi halde altta yatan bir hastalık varsa rastgele ilaç kullanımı çeşitli olumsuzlukları ve yan etkileri beraberinde getirecektir. Nefes darlığından şikayetçi olan hasta öncelikle bir doktora başvurmalıdır.

  • Doktor nefes darlığının neden dolayı kaynaklandığını öğrenmek amacıyla fiziksel muayene, EKG gibi çeşitli testler uyguladıktan sonra hasta doktorun uygun gördüğü ilaçları düzenli olarak kullanmalıdır.

    Nefes darlığında tedavi yöntemi altta yatan hastalığa göre değişkenlik göstermektedir.

  • Hasta doktor kontrolü ve tedavisinin yanı sıra tedavinin hızlanması ve olumlu sonuçlar vermesi adına sigara ve alkol kullanımını kesinlikle bırakmalıdır.

    Bunun yanında astım teşhisi konulmuş veya astım olma ihtimaline karşı aşırı tozlu ve dumanlı ortamlardan uzak durun. Fazla kilolarınızdan kurtularak stresten uzak durmanız tedavi süreci için oldukça olumlu olacaktır.

1. Nefes Alma Egzersizleri

Derin nefes alma teknikleri için uygun bir ortam oluşturun ve uzanın. Ellerinizi karnınıza koyarak derin nefes alın. Göğsünüzün genişlediğini hissedin ve akciğerlerinizin havayla dolmasına izin verin.

Nefesinizi tutun ve havayı yavaşça ağzınızdan vererek akciğerlerinizin boşaldığını hissedin. Bu egzersize 5-10 dakika kadar devam edin. Günde birkaç defa tekrarlayarak nefes darlığının önüne geçebilirsiniz.

2. Büzük Dudak Solunumu

Bu teknik dudakların büzülerek kontrollü bir şekilde nefes vermenin kolaylaştırılması için yapılır. Nasıl yapıldığına gelince hemen burnunuzdan bir nefes alın ve dudaklarınızı bir muma üflermiş gibi büzün ve nefes verin. Bu egzersizi düzenli olarak yaptığınızda nefes darlığı sorununun önüne geçmiş olacaksınız.

3. Keçi Boynuzu Kürü

7-8 adet keçiboynuzunu soğuk su ile iyice yıkadıktan sonra küçük parçalara bölün. Yarım litre kaynamış suyun içine atın. 7-8 dakika boyunca kaynayan keçiboynuzlarını bir kaba koyun. Buzdolabında saklayabileceğiniz içeceğinizi 3 gün içerisinde bitirmeyi ihmal etmeyin.

4. Sarımsak

Nefes darlığına iyi gelen şeyler arasında en doğal ve en etkili bitkisel kaynaklardan biri de sarımsaktır. 1,5 litre suya 1 yemek kaşığı lavanta, 1 diş sarımsak, kekik, gelincik çiçeği, dereotu, nane ve maydanozu ekleyerek birlikte kaynatın. Bu karışımı her sabah düzenli olarak tüketin.

Önerilen İçerik; Solunum Yolu Hastalıkları Çeşitleri

Neoldu.com

UYARI!
Haberimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Источник: https://www.neoldu.com/nefes-darligi-ve-nedenleri-3341h.htm

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть