Nefes Üzerine Yapılan Her Müdahale Hastalık Getirir!

Kalbin Hızlı Atması ve Nefes Darlığı Tedavi Yöntemleri

Nefes Üzerine Yapılan Her Müdahale Hastalık Getirir!

Kalbin hızlı atması diğer bir deyişle çarpıntı tek başına yaşandığında ciddi bir sorun olmayabilir. Çarpıntıyla birlikte nefes darlığı baş dönmesi gibi semptomlar oluştuğunda tehli bir duruma gelir.

Kalbin Hızlı Atması ve Nefes Darlığı

Genellikle sinirsel bir soruna dayanan kalbin hızlı atması ve nefes darlığı problemi; içinde bulunduğumuz zamanda sıklıkla rastlanılan bir olaydır. Kalbin hızlı atması insanın kendi kalbinden gelen ritimleri normalden fazla hissetmesidir.

Çarpıntı olarak da adlandırılan bu durumun altında yatan neden yorgunluk veya stres olabilmektedir. Bazı durumlardaysa sonu ölüme kadar gidebilen önemli bir rahatsızlığın habercisidir.

Bu sebeple; böyle bir sorun yaşayan hastaların zaman yitirmeden bir kardiyologa başvurarak bu sorunun kaynağını öğrenmesi ve gerekli olan tedaviye başlaması gerekmektedir.

Normal bir insanda bir dakika içinde atmış ile yüz arasında ritim veren kalp kası çarpıntı anında yüksek değerlere ulaşabilmektedir.

Tek başına ortaya çıkan taşikardiler ciddi sorun oluşturmasalar da nefes darlığıyla birlikte ortaya çıktığında damarlarla veya kalple ilgili bir problemin habercisi olmaktadır. Hastalığın saptanmasında kalbin hızlı atması ve nefes darlığı sırasında başka bir belirti olup olmadığı önem kazanmaktadır.

Bu sorun ortaya çıktığında hastada aynı anda baş dönmesi veya bayılma tarzında belirtilerde bulunuyorsa direk olarak damar sorunları veya kalp hastalıkları gündeme gelebilmektedir.

Kalbin hızlı atması ve nefes darlığı nedenleri arasında en belirgin olanlar:

  • Fiziksel eforlar
  • Stres ve korku
  • Uykusuzluk ve yorgunluk
  • Kalp rahatsızlıkları
  • Beslenme tazındaki hatalar
  • Kansızlık
  • Aşırı kilolar
  • Panik atak
  • Alkol kullanımı

 Belirtileri

Çarpıntı ve nefes darlığı sorunu olan hastaların bu problem oluştuğu anda beraberinde getirdiği belirtilere önem vermesi gerekmektedir.

Her şeyden önce bu sorunun ne zaman başladığı ve ne kadar süreyle devam ettiği hangi durum sonunda ortaya çıktığı önemli ayrıntılardır.

Tek başına oluşması ve beraberinde başka bir belirti olmaması rahatsızlığın tabanında herhangi bir kalp rahatsızlığı olması ihtimalini azaltmaktadır.

Nefes darlığı ve çarpıntı anında hastada eğer baş dönmesi, mide bulantısı, bilhassa geceleri yatarken nefes alıp vermede zorluk çekme, ölüm korkusu, titremeler, panik atak, tansiyonun yükselmesi, geçici şuur kayıpları, görmede sorunlar yaşama, konuşma zorluğu çekme gibi sorunların da yaşanması halinde sorun ciddi bir boyut almaktadır

Uygulanan Tedavi Yöntemleri

Nefes darlığı ve kalp çarpıntısının aynı anda ve beraberinde farklı belirtilerle birlikte ortaya çıkması önemli sorunları da paralelinde getirebilmektedir. Bu sorun çoğu zaman stres ve panik ataktan kaynaklanabilmektedir.

Bu gibi durumlarda hastanın psikolojisini toparlaması panik atağının kontrol altında tutulması için gerekli olan tedavi uygulanmaya başlar.

Yorgunluk, yanlış beslenme, aşırı kilo sorunlarından dolayı kaynaklanan çarpıntı ve nefes alıp vermedeki zorlukların tedavisi de sosyal yaşamın düzenlenmesi şeklinde olabilmektedir. Fakat sorunun kaynağı kalp veya damar hastalıklarıyla o zaman özenli ve dikkatli bir tedavi gerekmektedir.

Hastaya ilk olarak sakinleştiren kan basıncını ve kan akışkanlığını düzenleyen, pıhtılaşmayı önleyen kalp kasının ve damarların güçlenmesini sağlayan ilaçlar verilir. Bunun yanında hastanın beslenmesi düzenlenir. Alkol ya da sigara tarzındaki bağımlılıklarından kurtulması sağlanır.

Kalbin Hızlı Atması ve Nefes Darlığı

İlaç tedavisi yeterli başarıyı göstermediği durumlarda; anjiyografi, stent, balon, bypass ve açık cerrahi müdahaleleri çözüm yolu olarak gündeme gelmektedir. Damar darlıklarının yüzde elliyi geçmesi durumunda veya kalbin gereğinden fazla zorlanması halinde; bypass veya kalp pili gibi müdahaleler ön plana çıkar.

Yapılan tıbbi tedavinin yanında; günümüzde oldukça fazla ilgi gören ve bu konuda başarılı sonuçlar veren bitkisel tedavi yöntemleri, bitki kürleri, şifalı bitkiler; doktora danışılıp gerekli olan onayı aldıktan sonra bitkisel tedavi konusunda uzman bir doktor tarafından önerilen oranda ve şekilde tedavi yöntemleri arasında yerini alır.

Kalp Kapakçık Ameliyatı

Kalp kasında yer alan odacıkların arasında kanın dolaşım yapmasına imkan vermek amacıyla gerektiğinde açılıp kapanan kapakçıklarda oluşan bir sorun veya hasar nedeniyle işlevini tam olarak yerine getiremez. Kalp kapakçıklarında meydana gelen bu sorunlara bağlı olarak kan hem kalpte hem de damarlarda olan dolaşımını gerekli olan zamanda gerekli olan miktarda yapamaz.

Bu da hem kalbin hem de beslemekle yükümlü olduğu organların görevlerini tam olarak yerine getirmelerine engel olmaktadır. Hastanın daha fazla risk altına girmesini önlemek amacıyla kalp kasında yer alan kapaklar ya değişme ya da onarılma yoluna gidilir. Bu amaçla yapılması ön görülen operasyondan bir gün önce hasta hastaneye yatmak ve ameliyata hazırlanmak üzere alınır.

Ameliyat öncesi hastaya anestezi uygulanır.

Hastanın göğüs kafesi açılarak kalp kasına ulaşılır. Yapılan kalp kapakçık ameliyatı sırasında hastanın hem kalbi hem de akciğeri durdurulur. Hastanın operasyon sırasında kalbi ve akciğeri durdurulduğu için; bu organların görevlerini kalp ve akciğer makineleri yerine getirir.

Cerrahi müdahale sırasında kalp kasında bulunan boşluklar açılır ve sorunlu olan kapakçıklara ulaşılır. İşlem tamamlandıktan sonra; kalp boşlukları ve göğüs kafesleri kapatılarak son kontroller yapılır.

Kalp kapak ameliyatları üç saat zaman alabileceği gibi bu süre altı saate de çıkabilmektedir.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Kalp kapak ameliyatlarından sonra hastanın bir süre hayatı ve tedavisi konusunda dikkatli olması gerekir.

Kapakları değişen hastalar eskiden uzun süreler hastanede yatarken şimdi gelişen tıp bilimi sayesinde ortalama birkaç günde hastaneden çıkabilmektedir.

Hastanın hastanede yatma ve normal hayatına geri dönme süresi;a ameliyat sonrası bakıma ve tedaviye verdiği öneme göre değişmektedir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://kalpritmi.com/kalbin-hizli-atmasi-ve-nefes-darligi.html

Astım krizi nasıl önlenir? Belirtileri ve acil müdahale yöntemleri

Nefes Üzerine Yapılan Her Müdahale Hastalık Getirir!

Astım krizi ya da astım atağı, solunum yollarınızın etrafındaki kasların sıkışması (bronkospazm) nedeniyle oluşan astım belirtilerinin ani şekilde kötüleşmesidir.

Astım krizi sırasında, solunum yolları duvarı da şişer veya iltihaplanır. Bunun sonucunda normalden daha fazla balgam oluşur.

Bu faktörlerin tümü, solunum güçlüğü, hırıltılı solunum, öksürük, nefes darlığı ve günlük aktivitelerde zorlanma gibi semptomlara neden olur.

Bir astım krizini kontrol altına alabilmenin anahtarı, kriz belirtilerini tanımak ve tedavi etmektir. Önceden doktorunuzla birlikte bir tedavi planı oluşturmak bu açıdan önemlidir. Tedavi planınız, astımınız kötüye gittiğinde ne yapacağınızı ve astım kriziyle nasıl başa çıkacağınızı kapsamalıdır.

Astım krizini ne tetikler?

Eğer bağışıklık sisteminiz zayıfsa, belirli tetikleyicilere maruz kaldığınızda solunum yollarınızda iltihaplanma veya şişme oluşabilir. Astım tetikleyicileri kişiden kişiye göre değişir. Yaygın astım krizi tetikleyicileri şunlardır:

  • Polen, evcil hayvanlar, küf ve toz akarları
  • Üst solunum yolu enfeksiyonları
  • Tütün ve sigara dumanı
  • Soğuk ve kuru havanın teneffüs edilmesi
  • Gastroözofageal reflü hastalığı (GERD)
  • Stres ve anksiyete gibi gerilim yaratan durumlar

Astım nedir? Nasıl tedavi edilir? Hastalar için faydalı öneriler

Astım krizi belirtileri

  • Nefes alıp verirken şiddetli hırıltı
  • Kesilmeyen öksürük
  • Çok hızlı solunum
  • Göğüste sıkışma veya basınç
  • Boyun ve göğüs kaslarında sıkışma
  • Konuşma zorluğu
  • Kaygı veya panik hissetme
  • Yüzde solgunluk
  • Dudak ya da tırnaklarda morarma
  • İlaçlarınızı kullanmanıza rağmen kötüleşen belirtiler

Bu belirtiler her zaman aniden ortaya çıkmaz. Genellikle birkaç saat veya gün içerisinde yavaş yavaş oluşurlar.

Astım krizi nasıl önlenir?

Astım krizini önlemek için öncelikle erken uyarı işaretlerini iyi tanımak önemlidir. Erken uyarı işaretleri, astım atağının hemen öncesinde veya başlangıcında meydana gelen değişikliklerdir.

Bu değişiklikler, iyi bilinen astım semptomlarından önce başlar ve astımınızın kötüleşmeye başladığını gösteren ön işaretlerdir. Genel olarak, bu erken astım krizi semptomları günlük aktivitelerinizi sürdürmenizi engelleyecek kadar şiddetli değildir.

Ancak bu belirtileri fark ederek, bir astım krizini durdurabilir ya da daha da kötüye gitmesini engelleyebilirsiniz. Astım krizinin erken uyarı işaretleri şunlardır:

  • Özellikle geceleri sıkça yaşanan öksürük
  • Nefesin kolayca kesilmesi veya nefes darlığı
  • Egzersiz yaparken çok yorgun veya güçsüz hissetmek
  • Egzersiz sırasında ya da sonrasında hırıltı ya da öksürük (egzersize bağlı astım)
  • Yorgunluk hissetmek, kolayca üzülmek, huysuz ya da karamsar bir ruh halinde olmak
  • Bir tepe akış ölçerde ölçülen akciğer fonksiyonundaki azalmalar veya değişiklikler
  • Hapşırma, burun akıntısı, öksürük, burun tıkanıklığı, boğaz ağrısı ve baş ağrısı gibi soğuk algınlığı veya alerji belirtileri yaşamak
  • Gece astımı nedeniyle uyku problemi yaşamak

Bir astım atağının şiddeti hızla artabilir, bu nedenle bunları fark ettiğinizde bu semptomları hemen tedavi etmek önemlidir.

Astım krizine ilk müdahale nasıl olmalı?

  • Sakin olmanız ve doktorunuzun reçete ettiği ilaçları kullanmanız önemlidir. Doktorunuzla birlikte hazırladığınız güncel bir astım krizi eylem planı, semptomlar ortaya çıktığında tedaviye rehberlik etmek için her zaman hazır bulunmalıdır.
  • Astım ataklarını gerektiğinde tedavi etmek için sıklıkla bir inhalasyon cihazı ile verilen hızlı-rahatlama ilaçları kullanılır. Bunlar kısa etkili, hızlı tedavi sağlayan beta2-agonist ve antikolinerjik bronkodilatörlerdir. Bu ilaçlar hava yolu kaslarını gevşetir. İnhalerin iki ila altı nefes alınması gerekebilir. Küçük çocuklar ve inhalerlerle ilgili sorun yaşayanlar nebülizör kullanabilirler. 20 dakika sonra gerekirse tedaviyi tekrarlanabilir.
  • Konuşma zorluğu gibi şiddetli semptomlara sahip bir astım krizi geçiriyorsanız, nefes almakta zorlanacağınız için, ilk adım olarak hızlı etkili ilaç kullanın. Ancak ilacın işe yaramasını beklemek yerine, ya bir doktorun ofisine ya da acil servise gidin. İlk tedaviden sonra hırıltı ve nefes alma zorluğu devam ederse, aynı gün içinde mutlaka tıbbi müdahale gerekecektir.
  • Doktorunuz, astım krizinden sonra bir veya iki gün boyunca her üç ila dört saatte bir hızlı etkili ilaç kullanmaya devam etmenizi tavsiye edebilir. Ayrıca kısa bir süre oral kortikosteroid ilacı almanız gerekebilir.



Devam eden astım krizi için acil servise giderseniz, astımınızı derhal kontrol altına almak için aşağıdaki ilaçlara ihtiyacınız olacaktır:

  • Albuterol (ProAir HFA, Proventil HFA, Ventolin HFA, diğerleri) gibi kısa etkili beta agonistleri: Bunlar, hızlı etkili inhalerinizdekilerle aynı ilaçlardır. Nebülizör kullanmanız gerekebilir. Bu makine ile ilacı akciğerlerinizin içine duman gibi çekebilirsiniz.
  • Oral kortikosteroidler: Hap formunda alındığında, bu ilaçlar akciğer inflamasyonunu azaltmaya ve astım semptomlarınızı kontrol altına almaya yardımcı olur. Kortikosteroidler, intravenöz (damar yolu) yöntemle, genelde kusma veya solunum yetmezliği belirtileri yaşayan hastalara verilir.
  • Ipratropium (Atrovent): Ipratropium bazen ciddi bir astım atağını tedavi etmek için özellikle de albuterol tam olarak etkili değilse bronkodilatatör olarak kullanılır.
  • Entübasyon, mekanik ventilasyon ve oksijen: Eğer astım kriziniz yaşamınızı tehdit ediyorsa, doktorunuz üst solunum yolunuza bir solunum tüpü yerleştirebilir. Akciğerinize oksijen pompalayan bu araç yardımıyla, doktorunuzun astımınızı kontrol altına almak için size ilaç verirken nefes almanız kolaylaşacaktır.

Astım belirtileriniz düzeldikten sonra, başka bir astım atağınız olmadığından emin olunması için acil serviste birkaç saat veya daha uzun süre kalmanız gerekebilir. Astımınız yeterince kontrol altına alındığında eve gidebilirsiniz.

Astım krizini önlemek istiyorsanız, en önemli adımlardan biri tetikleyici etkiye sahip risklerinizi önlemektir.

  • Tetikleyicilerinizi öğrenin: Eğer astım krizlerinizin başlangıç sebebi dış tetikleyici unsurlarsa, onlara maruz kalma olasılığınızı en aza indirmeyi öğrenmeniz gerekmektedir.
  • Alerji testi yaptırın: Alerji testleri herhangi bir alerjik tetikleyiciyi tanımlamaya yardımcı olabilir.
  • Ellerinizi sık yıkayın: Ellerinizi sık sık yıkamak, soğuk algınlığı virüsüne yakalanma riskinizi azaltır.
  • Yüzünüzü sıcak tutun: Eğer astımınız soğukta egzersiz yaparken tetikleniyorsa, ısınana kadar yüzünüzü bir maske ya da eşarp ile örtün.

Kaynaklar: 1- What Is an Asthma Attack? 2- Asthma attack, 3- Symptoms of an asthma attack

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/astim-krizi-esnasinda-yapilmasi-gerekenler/

Astım Krizi Geçiren Hasta İçin Yapılabilecek İlk Yardım Adımları

Nefes Üzerine Yapılan Her Müdahale Hastalık Getirir!

Astım krizi akciğere hava taşıyan kanalların ani bir şekilde çeşitli sebepler ile birlikte tıkanması durumudur. Astım krizi geçiren bir hasta için ilk yardım hayati önem taşımaktadır. Peki nelere dikkat edilmelidir?

Astım Krizi Belirtileri

Astım genellikle kronik seyrede yani hastaların hayat boyu mücadele etmek zorunda kaldıkları bir nefes yolu hastalığıdır. Hastalık genellikle nöbetler halinde seyreder.

Bu nöbetler esnasında kişinin akciğerlerine hava taşıyan kanallar yani bronşlar kasılır, daralır veya iltihap nedeniyle kapanabilir. Bu ataklar genellikle tetikleyici etkenlerle birlikte ani olarak seyredebilir.

Atak sırasında hastaların ve yakınlarının bilinçli davranması, hastalığın ani nöbetlerine karşı hazırlıklı olması önemlidir. 

Hastalar astım krizi sırasında nefes alımından ziyade nefes verirken zorluk yaşarlar. Bu durum ile birlikte hastanın oksijensiz kalması ölüm ile bile sonuçlanabilir. Bu nedenle kriz sırasında hastanın panik yapmaması ve daha da önemlisi çevresindeki kişilerin doğru müdahalede bulunması hayati önem taşımaktadır. 

Bu hastalık her yaşta ortaya çıkabilmektedir. Hastalıkla mücadele eden bireylerin ve çocuklarında bu hastalık olan ebeveynlerin hastalığı iyice araştırmaları ve yaşamlarını bu hastalığa göre şekillendirmeleri gerekmektedir. Aksi halde ani kriz ataklarında bilinçsiz bir müdahale hastanın yaşamına mal olabilir.

Astım krizi sırasında hasta oksijen eksikliğine bağlı olarak panik atak geçirebilir, nefes yollarındaki daralma tamamen tıkanıklığa dönüşebilir ve bu durumda hastanın solunumu duracağından bilinç kaybı veya ölüm gibi sonuçlar ortaya çıkabilir.

Bu nedenle hastaların düzenli doktor kontrollerini aksatmamaları ve bu kontroller neticesinde doktorun nefes yollarını açması için verdiği ilaçları düzenli olarak kullanarak krizi tetikleyici unsurlardan kaçınmaları önem teşkil etmektedir.

Astım krizi sırasında görülen en yaygın belirti nefes darlığı ile birlikte seyreden öksürüktür. Hasta yeterince nefes alamadığı için konuşma güçlüğü de çekecektir. Buna ek olarak terleme, nefes alış verişte ritm bozukluğu ve kalp ritminde artış da gözlemlenebilir.

Bununla birlikte krizin şiddetine bağlı olarak oksijen yetersizliği sebebiyle morarma da görülebilir. Bu aşama ağır astım hastalarında görülmektedir ve bu aşamayla birlikte bilinç kaybı da seyredebilmektedir. 

Krizi Tetikleyen Unsurlar

Astım ile mücadele eden hastaların ani krizlere karşı hazırlıklı olmaları krizi az hasarla atlatabilmeleri için oldukça önemlidir.

Bu nedenle krizi tetikleyen faktörleri ve sebepleri iyi analiz etmesi ve tetikleyecek faktörlerden uzak durması gerekmektedir. Hastanın bilinçli davranması kriz riskini oldukça azaltabilmektedir.

Krizler her zaman için hayati risk taşımasa da hastanın vücudunun oksijensiz kalması organlara ciddi zararlar verebilmektedir. Bu nedenle tetikleyici unsurlardan kaçınmak riski azaltacaktır. 

Astım krizleri genellikle kronik tipteki astım hastalarında görülmektedir. Ancak alerjik astımı olan hastalarında ilerleyen evrelerde kronikleşmesi ve bu krizlere maruz kalması mümkündür. Bu atakların en yaygın sebeplerinden biri de hastaların kontrolleri aksatması sonucunda yeterli olmayan dozlarda ilaçlara devam etmeleridir. 

Aniden gelen atakların başlıca nedenleri uygun olmayan hava koşullarına maruz kalmaktır. Bunun yanı sıra sigara kullanımı veya pasif içici konumunda olan hastalarda bu risk grubundadır.

Buna ek olarak hava kirliliğine maruz kalınması, tozlu ortamların solunması, egzoz dumanı veya karbonmonoksit gibi gazlar, egzersiz ve solunum yolu enfeksiyonları da tetikleyen faktörler arasındadır. Bunun yanı sıra bu atakların psikolojik etkenler ile de tetiklenebileceği unutulmamalıdır.

Hastanın aniden korku, endişe gibi duygu geçişlerine maruz kalması atakları tetikleyebilmektedir. Özellikle kapalı alan fobisi olan veya panik atak olan hastalarda bu durum sık sık gözlemlenebilmektedir. Bilinçsizce kullanılan bazı ilaçların da bu atakları tetikleme riski vardır.

Kardiyovasküler veya kronik obstrüktif akciğer hastalığı olan hastaların özellikle dikkat etmeleri gerekmektedir. Bu hastaların geçireceği bir kriz hayati teh oluşturabilir. 

Astım Krizi Geçiren Hastaya İlk Müdahale

Astım krizi sırasında hastanın ve hastanın etrafında bulunan kişilerin bilinçli davranabilmesi ve sakin olabilmesi oldukça önemlidir. Hastayı panikletmemek ve sakin kalmasını sağlamak hayati riski ortadan kaldırabilmek için en önemli uygulamadır.

Unutulmamalıdır ki ilk yardım hastanın durumunu stabil hale getirebilmek ve hayati riskleri ortadan kaldırmak adına yapılan ilaçsız müdahaleleri kapsayan bir uygulamadır. Bu nedenle hastaya ilk yardım uygulandıktan sonra mutlaka hekim tarafından tedavi altına alınmalıdır.

 

Hastaya ilk yardım sırasında ilaç ile müdahale edilmesi oldukça risklidir. Örneğin; bilinçsizce sedatif bir ilaç verilmesi solunum yetmezliğini arttıracaktır. Buna ek olarak mukolitik ilaçlar ile de hastanın öksürüğü tetiklenecektir. 

İl yardım aşamasında öncelikle hastanın rahat nefes alabilmesini sağlamak için uygun koşullar sağlanmalıdır. Hastanın etrafında kalabalık oluşması önlenmeli, ortamda krizi tetikleyici bir hava ortamı varsa havalandırılmalı veya krizin şiddetine bağlı olarak hasta o ortamdan uzaklaştırılmalıdır.

Öncelikle geçirilen nefes darlığının astım krizi olduğundan emin olmak adına hastanın nefes borusunu tıkayan yabancı bir cisim olup olmadığı kontrol edilmelidir. Bunun ardından nefes alımını güçleştirebilecek sıkı yaka veya kemer gibi materyaller gevşetilmelidir. Hastanın nefes alışını kolaylaştırmak adına oturur pozisyona getirilmesi gerekir.

Bayılma, morarma veya soğuk terleme gibi belirtiler ile birlikte seyrettiği durumlarda vakit kaybetmeden ambulans aranmalıdır. 

İlk Müdahale Sonrası Tedavi

Kriz sırasında ilk müdahalenin ardından vakit kaybetmeden hasta sağlık ekiplerine ulaştırılmalıdır. Uygulanacak tedavi hastanın yaşına, kilosuna ve krizin şiddetine bağlı olarak değişkenlik gösterecektir.

Özellikle hamilelikte geçirilebilecek bir krizde hem annenin hem bebeğin hayatı risk altında olacağından uygulanacak tedavi farklılık gösterecektir. Tedavide ilk aşama krizin şiddetine ve hastanın yaşına bağlı olarak oksijen tedavisidir.

Hayati teh oluşturacak boyuttaki krizlerde hastanın niteliğine bağlı olarak salbutamol uygulanacaktır. Solunumun durması halinde hastanın vakit kaybedilmeden entübe edilip yoğun bakıma alınması gerekir. 

Kaynaklar

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://akciger.info/astim-krizi.html

Reflü Nefes Darlığına Neden Olur Mu? Nefes Darlığına Ne İyi Gelir?

Nefes Üzerine Yapılan Her Müdahale Hastalık Getirir!

Reflünün göğüs ve solunum yolları üzerinde yarattığı baskı ve basınç sonucunda oluşabilen nefes darlığının etkileri ve nefes darlığının geçmesi için yapılabilecek nefes egzersizleri.

Reflü Nefes Darlığına Neden Olur mu?

Reflü ve nefes darlığı

Reflü gündelik yaşantıyı doğrudan etkileyen ve kişinin ciddi şikayetler yaşamasına neden olan toplumda sık görülen rahatsızlıklardan birisidir.

Önemli bir mide rahatsızlığı olan reflünün midede yanma ve ekşime ile birlikte ağız içerisinde yarattığı kötü ve acı tat oluşumları haricinde de çeşitli etkileri vücudun farklı noktalarında görülebilir.

Reflü belirtileri ile vücutta özellikle sindirim sistemi başta olmak üzere tüm solunum sistemi gibi yapısal öneme sahip olan sistemlerde de problemlerin gözlemlenmesi mümkündür. Bunun en somut örneklerini ise reflünün standart/genel belirtileri arasında bulunan nefes problemleridir.

Çünkü reflünün oluşumuna yol açan mide içerisindeki asit ve sıvıların yemek borusundan ağza kadar yukarı yönlü bir ‘kaçış’ gerçekleştirmesi göğü ve boğaz bölgesinde ciddi tahribatlara neden olur. Bunun neticesinde de reflü nefes darlığına neden olur. Mideden kaçan sıvı ve besinlerin ağız kokusu yapması da mümkündür. Bu şekilde kötü ağız kokusu gibi semptomları da gündelik yaşantıyı doğrudan etkiler.

Sadece Türkiye’ de değil, tüm dünyada yaygın görülen mide rahatsızlıklarından birisi olan reflü gerekli olan tedavisi gerçekleştirilmediği takdirde çok ciddi sağlık sorunlarının yaşanmasına neden olabilir.

Zaten günümüzde hastalarda solunum yolları üzerindeki etkileri neticesinde boğaz bölgesinde ileri seviyede hassasiyet ve boğaz iltihaplanması gibi problemler yaşanması reflünün oldukça ileri seviyelerde olduğunu ve kesinlikle tedavisi için gerekli müdahalelerin yapılması gerektiğini gösterir. Bununla birlikte ileri seviyeye ulaşmış olan bir reflün nefes darlığı yapar.

Özellikle de hastada ilk aşamalarda solunum problemleri yapar ve devamında nefes darlığının meydana gelmesine neden olur. İleri seviyede olan reflü nefes darlığı yapar ve bu problemle birlikte hastada;

  • Nefes alışverişlerinin ‘hırıltı’ olarak tabir edilen ses çıkartarak gerçekleşmesi,
  • Seste kısılma,
  • Sık sık öksürme,
  • Anksiyete hissi,

gibi semptomlar da yapar. Çünkü tüm bu süreç içerisinde yemek borusu, mideden kaçan mide asidinin temizlenmesi için çok daha ciddi bir tempoda çalışma gerçekleştirmek durumunda kalmasıdır. 

Reflüde Nefes Darlığı Neden Olur?

Ağız kokusu

Mide içerisinde yüksek miktarda üretilen ve reflü etkisi ile mide kapakçığından yemek borusuna ve ağza kadar kaçabilen mide asidi, yemek borusu içerisinde ciddi tahribatlar yapar. Bu yüzden de yemek borusu mide asidinin temizlenmesi ve etkilerinin onarılması için çok daha yoğun tempoda çalışır.

Bu durumda nefes darlığı yapar. Yemek borusunda daha yoğun şekilde çalışan kasların, oksijen gereksinimi çok daha yüksek seviyede olur. Nefes darlığının reflünün ilk aşamalarında çok fazla beslenme durumunda ortaya çıktığı görülse de ilerleyen zamanlarda çok daha sık biçimde görülebilmesi mümkün olur.

Reflünün etkisi ile ortaya çıkan nefes darlığı gece derin uykudan dahi uyanmaya neden olur. Deri gece uykusu sırasında normal olarak vücut fonksiyonlarını yerine getirse de dışarıya kapalıdır. Ancak derin gece uykusundan ‘boğuluyorum’ şeklinde bir his ile uyanır.

Derin uykudan uyanmaya dahi neden olan nefes alamama problemine karşı bazı önlemler alınabilir.

Derin Uykudayken Nefes Alamama Sorununa Çözüm

Gece uykusu, insan vücudunun enerjisini toplayabilmesi ve ertesi güne vücudun tüm yapı taşlarının hazırlanabilmeis açısından çok önemlidir. Ancak son derece derin olan bu uyku sırasında nefes alamama problemi ile karşı karşıya kalınması reflünün etkileriyle ortaya çıkabilir.

Hastanın sanki boğuluyormuş hissine kapılmasına neden olan derin uykudaki nefes alamama problemine karşı mutlaka doğru yatış pozisyonunun ve şartlarının oluşturulması gerekir.

Bu noktada da hastanın yastığının yaklaşık 30 santim kadar yüksekliğe sahip olmasına önem vermesi, bu sorunun reflüden kaynaklı olarak meydana gelmesini önemli oranda hafifletmesini sağlar.

Reflü Tedavisi ve Belirtilere Karşı Terapiler

 Günümüzde reflü tedavisi için hastanın durumu en önemli faktördür. Yani ağız kokusu gibi genel ve basit belirtilerinin yaşanması durumunda hasta genel olarak doğal tedavi uygulamaları ile tedavi edilir. Tedavisi için ilaç kullanımı da mümkündür.

Ancak reflünün belirtilerinin daha doğal teknikler ile giderilebilmesi mümkün olduğundan hemen tercih edilmez.

Aynı zamanda da hastalarda ağız kokusu ve mide yanması başta olmak üzere reflünün belirtilerinin cerrahi operasyon gerektiren problemlerden kaynaklı olarak meydana gelmesi durumunda ameliyat tedavisi de gündeme gelir. Ancak bu vakalar oldukça düşük seviyededir.

Reflü Belirtileri İçin Terapiler

Reflünün en önemli nedenleri arasında fazla kilo bulunur. Bu yüzden de belirtilerini yok etmek için uygulanacak en etkili terapi sağlıklı ve doğal bir diyet programından oluşmaktadır.

En kısa süre içerisinde vücut sağlığını koruyarak, ideal kilo seviyesine inilmesi, reflünün belirtilerini önemli oranda düşürür. Bunun dışında gece uykusu terapisi çerçevesinde, yastığın 30 santim kadar yüksekliğe sahip olması tavsiye edilir.

Ayrıca sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durulması gerekir.

(Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading…

Источник: https://midemikrobu.com/reflu-nefes-darligi-yapar-mi.html

Nefes Darlığı Yapan Hastalıklar (Nefes Alıp Verme Güçlüğü) – Sağlık Ocağım .NET

Nefes Üzerine Yapılan Her Müdahale Hastalık Getirir!

Nefes alıp verme güçlüğü, nefes alıp verme hızının değişmesini ya da nefes darlığı hissini içeren zorlanarak veya sıkıntılı soluk alıp verme olarak tanımlanabilir.

Nefes alıp verme güçlüğü, nefes alıp verme hızının değişmesini ya da nefes darlığı hissini içeren zorlanarak veya sıkıntılı soluk alıp verme olarak tanımlanabilir. Özellikle formda olmayan ya da aşırı kilo problemi olan kişilerde bir dereceye kadar nefes darlığı çekilmesi normaldir.

 Dinlenme (istirahat) halindeyken bile nefes darlığı çekilmesi her zaman anormal bir durum olarak kabul edilir.

Nefes darlığı nedir?

Zorlanarak nefes alıp verme hissi nefes darlığı şeklinde tarif edilir. Nefes darlığı egzersiz sırasında ya da bedensel çaba karşısında normal bir yanıttır ve yüksek irtifalara alışık olmayan kişilerde hafif bir bedensel çaba sonucu nefes darlığı olabilir fakat altta yatan bir hastalığa ya da bozukluğa bağlı da nefes darlığı oluşabilir. 

Nefes darlığına neden olan faktörler

  • Solunum yollarına bağlı nefes darlığı neden olur? Çoğunlukla hava yollarını tutan (astım hastalığı), akciğerleri tutan (kronik obstrüktif akciğer hastalığı) gibi etkenler nefes alıp verme güçlüğüne yol açabilir. Hava akımının tıkanmasından kaynaklanan nefes alıp verme güçlüğüne kronik bronşit, astım hastalığı ya da alerjik astım, solunum yollarında başka bir yapının alerjik reaksiyonu ya da akciğer kanseri gibi etkenler de neden olabilir.
  • Kalp hastalıklarına bağlı nefes darlığı neden olur? Kalp damar sistemini tutan (kalp yetmezliği, koroner arter hastalığı, kalp atım düzensizlikleri, kalp kapak hastalıkları, kalp büyümesi, yüksek tansiyon gibi) kalp damar sistemi rahatsızlıkları nefes darlığına neden olabilir.
  • Psikolojik etkenlere bağlı nefes darlığı neden olur? Şiddetli anksiyete (kaygı bozukluğu), aşırı heyecanlanma, aşırı korku, panik atak gibi fizyolojik ya da psikolojik durumlar nedeni ile nefes darlığı sorunu gelişebilir.
  • Nörolojik etkenlere bağlı nefes darlığı neden olur? Beyin sapındaki solunum merkezinin inme ya da kafa yaralanması sonucu hasar görmesi nefes alıp verme durumunu etkileyebilir ve nefes darlığı ortaya çıkabilir.
  • İlaç kullanımına bağlı nefes darlığı neden olur? Belirli ilaçların (ağrı kesiciler, antibiyotikler, alerji ilaçları, grip ilaçları ve daha birçok ilaçların) yan etkisi olarak da bazen nefes darlığı yaşanabilir.
  • Hava değişimine bağlı nefes darlığı neden olur? Yüksek yerlerde havanın içerdiği oksijen miktarı azalır ve buna bağlı olarak akciğerler vücuda yeterli oksijeni sağlamak için daha fazla çalışmak zorunda kalır (örneğin dağ hastalığı) ve bundan dolayı oluşan bir dereceye kadar nefes darlığı normaldir, ancak daha düşük oksijen yoğunluğuna vücut uyum sağlamaya başladıktan sonra nefes darlığının azalması gerekir. Eğer azalmıyor ise ciddi bir problem olduğunu düşündürmelidir.
  • Kansızlığa bağlı nefes darlığı neden olur? Ciddi anemide nefes darlığı meydana gelebilir, çünkü oksijen taşıyan pigment hemoglobin düzeylerinin anormal ya da düşük olması, akciğerlerin vücuda oksijen sağlamak için daha çok çalışmak zorunda kalmasına neden olur.
  • Fiziksel aktiviteye bağlı nefes darlığı neden olur? Bedensel çaba gösterildiğinde artan nefes darlığı, akciğerlerde kan dolaşımının azalmasından kaynaklanır. Bu durum kalp yetmezliğinden (kalbin pompalama gücünün azalması), akciğer embolisinden (akciğerlerdeki kan damarlarının pıhtılar ile tıkanması) ya da akciğer hipertansiyonundan (akciğerlerdeki atardamarlarda kan basıncının artması) gibi etkenlerden meydana gelebilir.
  • Oksijen yetmezliğine bağlı nefes darlığı neden olur? Akciğerlerden kan dolaşımına oksijen taşınmasının yetersiz olduğu durumlarda nefes darlığı meydana çıkar. Bu duruma pnömoni (zatürre), pnömotoraks (akciğer sönmesi veya çökmesi), akciğer ödemi (akciğerde sıvı birikmesi) ya da plevral efüzyon (akciğer çevresinde su) gibi nedenler ile akciğer dokusunda geçici hasar oluşabilir. Akciğerlerdeki küçük hava keseciklerinin harap olduğu bir durum olan akciğer amfizemi nedeni ile kalıcı akciğer hasarı oluşabilir ve kalıcı nefes darlığı olabilir.
  • Travmalara bağlı nefes darlığı neden olur? Göğüs ya da akciğer hareket edince kötüleşen (kaburga kırığı) gibi bir durumdan kaynaklanan ağrı nedeni ile nefes alıp verme güçlüğü meydana gelebilir.
  • İltihaplanmalara bağlı nefes darlığı neden olur? Plörezi (akciğerleri ve göğüs boşluğunu saran zarın iltihaplanması) gibi bir durumda da ağrıya eşlik eden nefes alıp verme güçlükleri yaşanabilir. Plörezi tutulan tarafın omuz ve göğüs kısmında da ağrıya neden olur. Ayrıca kalp kası iltihabı, kalp zarı iltihabı, akciğer enfeksiyonu (tüberküloz) gibi) iltihabi durumlar nedeni ile de nefes darlığı olur.
  • Yapısal bozukluklara bağlı nefes darlığı neden olur? Toraksın (göğsün) iskelet yapısındaki anormallikler, örneğin cities of the skeletal structure of the thorax, skolyoz ya da kifoz gibi bozukluklar göğüs kafesinin normal hareketlerini bozarak nefes alıp verme zorluğuna yol açabilir.

Diğer nefes darlığı nedenleri: Bazı sistemik hastalıklar kalp ve akciğer tutulumuna neden olarak nefes darlığına yol açabilir. Örneğin Akdeniz ateşi hastalığında kap ve göğüs tutulumu, skleroderma hastalığının kalp tutulumunda, bazı böbrek hastalıklarında, bazı kanserlerde, kist hidadik hastalığında, kistik fibrozis hastalığında, bazı yemek borusu hastalıklarında, bazı enfeksiyonel hastalıklarda, tiroid hastalıklarında, şeker hastalığında, bazı vitaminlerin ve minerallerin eksikliklerinde ya da fazlalıklarında, besin alerjisinde, bazı kas hastalıklarında, bazı meslek hastalıklarında, gribal hastalıklarda gibi birçok hastalık veya bu hastalıkların kalp ve/veya akciğer tutulumlarında nefes darlığı oluşabilir.

Nefes durması nedir?

Nefes alıp vermenin kesilmesi nefes durması şeklinde tanımlanır. Örneğin uyku apnesi, hava yolunu tıkayan herhangi bir neden, beyin sapının hasar görmesi (inme gibi), Cheyne Stokes solunumu ve çocuklarda görülen nefes tutma nöbetleri gibi durumlar nefes durmasına neden olabilir.

Nefes egzersizleri neden ve nasıl yapılır?

Nefes alıp verme egzersizleri, nefes alıp verme hızını ve derinliğini öğrenme teknikleridir. Bu egzersizlerin amacı, göğsü genişletirken burundan nefes almanın ve sonra karın kaslarını kasarken ağızdan tam olarak nefes vermenin öğrenilmesidir.

  • Nefes alıp verme egzersizleri herhangi bir nedenden dolayı göğüs cerrahisi geçirdikten sonra yapılır.
  • Nefes alıp verme egzersizleri etkili nefes alıp vermekte çoğu kez güçlük çeken kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan kişiler için de yararlıdır.
  • Nefes alıp verme egzersizleri anksiyete bozuklukları olan kişilerde de faydalı olur.
  • Nefes alıp verme egzersizleri astım belirtilerini hafifletmede de yardımcıdır.
  • Nefes alıp verme egzersizleri yoga yapan kişilerde ritmik nefes alıp verme şeklinde uygulanır.
  • Nefes alıp verme egzersizleri doğum sırasında annenin gevşemesinin sağlanması ve rahim kasılmalarının kontrülü için de gerekli bir yöntemdir.

Nefes egzersileri neden ve nasıl yapılır

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/nefes-darligi-yapan-hastaliklar-nefes-alip-verme-guclugu/

Nefes Darlığı Neden Olur?

Nefes Üzerine Yapılan Her Müdahale Hastalık Getirir!
85 / 100SEO Score

Nefes darlığı, nefes alamama ya da nefes daralması olarak ifade edilen bir hava açlığı durumudur. Tıpta dispne olarak bilinen bu durum, başta akciğer ve kalp hastalıkları olmak üzere birçok nedene bağlı gelişebilir.

Nefes darlığı bazen uzun yıllar hafif seviyelerde seyrederken bazen de aniden başlayarak ölümcül olabilir. Nefes darlığının nedenlerini ortaya çıkış hızına göre akut, subakut ve kronik şeklinde ayırabiliriz.

En sık görülen nefes darlığı nedenleri:

  • Astım
  • Zatüre
  • KOAH(Kronik Tıkayıcı Akciğer Hastalığı)
  • Kalp krizi
  • Dekondisyon; uzun süre istirahat eden kişilerin küçük eforlarda nefes darlığı çekmesidir.

Ani Başlayan Nefes Darlığı Neden Olur?

Ani başlangıçlı(akut) nefes darlığı dakikalar içerisinde gelişen, kişide ciddi kaygıya ve korkuya neden olan bir durumdur. Bazen hayati bir  duruma bağlı gelişebilir. Göz ardı edilemeyecek ve ertelenemeyecek kadar şiddetli olabilir. Nedenlerin büyük çoğunluğu kalp ve akciğer kaynaklıdır.

Akciğer Kaynaklı Nedenler

Pnömotoraks: Akciğerin bir kısmının sönmesi anlamına gelir. Akciğere hava kaçağı olarak da bilinir. Ani başlayan keskin (bıçak saplar tarzı) göğüs ağrısı ve nefes darlığına neden olur. Nefes almaya çalıştıkça keskin ve batıcı bir ağrı kişinin nefesini keser.

Travma sonrası gelişebileceği gibi kendiliğinden (spontan) de meydana gelebilir. Kendiliğinden gelişenler genellikle uzun boylu, zayıf gençlerde ve uzun süre sigara içmiş bireylerde görülür.

Astım ve hava yolları darlığı: Kendiliğinden veya bir uyarana (soğuk, alerji, egzersiz, grip..) bağlı hava yollarında spazm (kasılma) gelişir ve hava yolları daralır. Akciğerlerde hışıltı ve ıslık sesi benzeri sesler duyulabilir. Nefesini yeterince alamama, göğüste tıkanıklık hissi şeklinde de ifade edilen bu durum, doktorun akciğeri dinlemesi ile büyük ölçüde anlaşılır.

Astımda Daralmış Hava Yolları

Zehirli Gazların Solunması: Banyo ve tuvalet gibi küçük hacimli mekanları temizlemek isterken kullanılan kimyasalların solunması sonucu gelişen nefes darlığıdır. Genellikle çamaşır suyu ve kireç çözücülerin karıştırılması sonucu ortaya çıkan kimyasal gazlar solunur. Yüksek miktarda maruz kalınırsa bulantı, kusma ve başka belirtiler ortaya çıkabilir.

Soba zehirlenmesi yani karbonmonoksit zehirlenmeleri, nefes darlığına neden olan ve ölümcül seyredebilen bir durumdur.

Pulmuner Emboli: Ani başlangıçlı hayatı tehdit eden bir akciğer hastalığıdır. Çeşitli nedenlerden dolayı, akciğer damarlarına pıhtı atması ve damarın kısmi yada tam tıkaması sonucu gelişir. Göğüs ağrısı, bayılma, kan tükürme gibi şikayetler eşlik edebilir. Tanısı zor bir hastalıktır. Akciğere pıhtı atması olarak da bilinir. (Bkz: Akciğere pıhtı atması nedir?)

Yabancı Cisimin Hava Yollarına Kaçması: Genellikle küçük çocuklarda görülen bir durumdur. Ani gelişen nefes alamama ve buna eşlik eden öksürük, stridor ve morarma görülebilir.  Acil müdahale gerektiren bir durumdur. Kısa sürede müdahale edilmezse ölümcül olabilir.

Stridor büyük hava yollarının tıkanması sonucu ,daha çok nefes almakla ortaya çıkan, yüksek ve kaba ıslığa benzeyen bir sestir.

Kalp Kaynaklı Nedenler

Kalp Krizi: Daha çok göğüs ağrısının ön planda olduğu kalp krizinde, nefes darlığı da görülebilir. Kola, omuza yayılan sıkıştırıcı göğüs ağrısı en tipik belirtisidir. Nadir olsa da ağrısız sadece nefes darlığı ile kendini gösterebilir. (bkz: Kalp krizi nedir, neden olur?)

Akciğer Ödemi: Her ne kadar isminde akciğer geçse de asıl sorun kalptedir. Kalp nedeniyle akciğerde sıvı birikmesi sonucu gelişen oldukça ciddi bir durumdur. Asıl nedenin genellikle kalp yetmezliği olduğu bu hastalık, yüksek tansiyon gibi nedenlerle tetiklenebilir. Kişi dakikalar içerisinde kötüleşir. Hızlı müdahale gerektirir.

Çarpıntı: Kalp hızının çok yüksek olduğu bazı hastalar çarpıntılarını hissedemez, ancak nefes almada zorlandıklarını söylerler.

Diğer Nedenler

Psikolojik Nedenler: Kişinin psikolojik durumuna, stresine bağlı gelişir ve altta herhangi bir organik neden bulunamaz.

Panik atak veya anksiyete bozukluğunda nefes alamama, nefesin yetmemesi ve nefesin duracakmış gibi hissedilmesi görülebilir. Hem doktor muayenesi hem de kan oksijen seviyeleri (oksijen saturasyonu) normaldir.

Kişinin çok hızlı nefes alıp vermesi sonucunda dudaklarda ve ellerde uyuşma şikayetleri de eşlik edebilir. Kişiler bazen çarpıntı hissedebilirler.

Diyafram Paralizi: Travma sonrası aniden başlar. Diyaframı uyaran sinirin tahrip olması sonucu gelişir. Düz yatarken kişideki nefes darlığı artar.

Subakut Nefes Darlığı

Aniden gelişmese de saatler ve günler içinde kendini gösteren nefes darlığıdır. Hem akciğere hem de kalp kaynaklı olabilir.

Zatürre (Pnömoni):  Ek olarak öksürük, balgam, ateş gibi şikayetler görülür. Özellikle koyu renkli balgam olması şüphe uyandırır.

Kalp damarlarında daralma (Anjiana): Özellikle efor esnasında göğüste sıkıntı hissi, göğüs ağrısı ve nefes daralması şikayetleri görülür. Ağrı tipik olarak sol kola, omuza, sırta ve çeneye vurabilir. Dinlenince ağrı tamamen geçse de oldukça ciddi ve dikkate alınması gereken durumdur. Yıllar içinde de gelişebilen bu durum bazen daha hızlı şekilde kendini gösterir.

Kalp zarı arasında sıvı birikmesi: Perikardiyal efüzyon adı verilen bu durum nefes darlığına neden olabilir. Tansiyonlar düşebilir. Kalbin çevresindeki sıvı fazla olursa kalbi sıkıştırır. Böylece kalp yeterince gevşeyemez ve içerisine yeterince kan dolmaz. Bazen ölümcül olabilir.

Kronik Nefes Darlıkları

Günler-yıllar içinde yavaş yavaş kendini gösteren nefes darlıklarıdır. Nedenleri:

Tıkayıcı Akciğer Hastalığı: Nam-ı diğer KOAH. Büyük çoğunluğu uzun süre sigara içen kişilerde gelişen bu hastalık, zamanla artarak devam eden ilerleyici bir nefes darlığı sebebidir. Ülkemizde de sık rastlanan bu hastalık daha çok orta ileri yaşlarda kendini gösterir.

Sigarayı bırakmak hastalığın ilerleyişini yavaşlatır ve ilk yapılması gerekendir.

İntersitisyel Akciğer Hastalıkları: Birçok akciğer hastalığı bu başlık altında toplanmıştır. Eforla meydana gelen nefes darlığının yanında kuru öksürük, kilo kaybı ve halsizlik görülür. Mesleki olarak zararlı tozlara veya gazlara maruz kalma, sigara, bazı ilaçlar ve bazı romatizmal hastalıkların sonucunda gelişir.

Restriktif Akciğer Hastalıkları

Akciğerde Sıvı Birikmesi (Plevral efüzyon): Akciğerde su toplaması olarak da bilinen bu durumda, bazen tek bazen de her iki akciğerde sıvı birikebilir. Kalp yetmezlikleri, zatürreler, bazı kanserler ve bazı romatizmal hastalıklarda gelişebilir. Genellikle akciğer filminde bu sıvı tespit edilir. (Bkz: Akciğerde su toplaması nedir, neden olur?)

Kalp Yetersizliği: Genellikle geçirilmiş bir kalp hastalığı zemininde gelişir. Sırt üstü yatmakla artan nefes darlığına bacaklarda şişlik eşlik edebilir.

Kişiler uyuduktan bir süre sonra nefes alamadıkları için uyanabilirler. Genellikle bu kişilerin efor kapasitesi düşüktür yani erken yorulurlar.

Böyle kişiler kısa yürüyüşlerle nefes alamadıklarını ve tıkandıklarını söylerler. (bkz: Kalp yetmezliği nedir, neden olur?)

Kansızlık (anemi): Özellikle kan değerlerinde ciddi düşüklük varsa eforla nefes darlığı ve çarpıntı hissedilir. Kansızlık arttıkça, nefes alamama şikayeti de artar.  Kişiler eforla nefeste tıkanıklık yaşadıklarını söylerler.

Zinde Olmamak: Sürekli istirahat halinde, hareketsiz yaşayan kişilerin efor kapasitesi düşer. Efor, bu kişilerde nefes darlığına neden olur.

Kalp damarlarının zamanla daralması da yıllar içinde ilerleyici nefes darlığı ve göğüs ağrısına neden olur. Bu şikayetler hemen her zaman eforla ortaya çıkarken dinlenmekle geçer.

Diğer Nefes Darlığı Nedenleri

  • Obozite: tek başına nefes almakta zorlanmaya neden olabilir.
  • Akciğer kanserleri
  • Verem (tüberkiloz)
  • Sarkoidoz
  • Epiglotit

Darbe ve travma sonrası gelişen kaburga kırıkları ve akciğere kanama da nefes alamamaya neden olabilir.

Источник: https://www.saglikbilgi.net/nefes-darligi-neden-olur/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть