Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

içerik

Alerjik Rinit – Nedir, Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

Alerji çeşitlerinden bir tanesi olan alerjik rinitin tedavisi mümkündür. Daha çok genç yaşlarda görülen bu alerji için uygulanması gereken tıbbi yöntemler bulunmaktadır. Polen ve kişiyi rahatsız edici ürün gruplarından uzak durulması tedavi sürecini hızlandıracaktır.

Alerjik Rinit Nedir

Alerjik rinit hastalığı ya da halk söylemindeki adı ile saman nezlesi, vücudun bazı maddelere karşı duyduğu hassasiyet ve bu hassasiyetin ilerlemesi durumu alerjik rinit nedir sorusunun genel ağızla tanımıdır.

Alerjik Rinit Belirtileri Nelerdir

Alerjik rinit hastalığının belirtileri, klasik alerji belirtileri gibidir. Kişinin boğazının iç kısmında kaşınma, vücutta kızarıklık ve kaşıntı, hapşırma, nefes darlığı ve solunum yolları tıkanıklığına bağlı burun akıntısı, bu hastalığın en yaygın belirtilerindendir.

Üst solunum yollarını çoğunlukla hedef alan bu hastalık eğer tedavi edilmezse birçok başka hastalığa neden olmaktadır. Sinüzit ve alerjik rinit hastalığı arasında yakından bir ilişki bulunur. Bunun nedeni ise ikisinin de solunum yolları sorunlarından kaynaklanmasıdır.

Alerjik rinit hastalığı hemen her yaşta görülme olasılığı mümkün bir hastalıktır. Fakat genel olarak çocuk ve genç yaş grubunda görülmektedir.

Hastalığın belirtileri ise genel olarak bahar aylarında ortaya çıkmaktadır. Alerjik rinit hastası birçok insan, çeşitli polenlere karşı hassastır.

Bahar aylarında ortaya çıkan polenler ve bu polenleri taşıyan rüzgar nedeniyle kişide hastalık belirtileri ortaya çıkmaktadır.

Alerjik rinit hastalığı zaman içerisinde ilerleyen bir hastalık olduğu için görüldüğü dönemden bir sonraki döneme kadar hassasiyet düzeyi artış göstermektedir. Yani alerji dereceniz her yıl artış gösterir.

Alerjik Rinit Nedenleri Nelerdir

Özellikle ülkemizde yer alan bitki çeşitliliği ve 4 mevsim yaşanması nedeniyle nüfusun büyük bir bölümünde hastalık görülmektedir. Çoğunlukla rinit alerji hastalığında polenler neden olsa da böcek akarı yani böcek kalıntıları, ev tozu ve havyan alerjisi de bu hastalığa neden olan alerjenlerdendir.

Alerjik rinit hastalığı hakkında bilinmesi gereken bir diğer husus ise, alerjik rinit ateş yapar mı sorusunun yanıtıdır.

Bu hastalık birçok belirtiyi tüm hastalarda ortak olarak gösterse de ateş konusu kişiden kişiye göre değişmektedir. Bilindiği üzere ateş çıkarma gibi bir belirtisi yoktur.

Fakat hastalığı taşıyan kişinin bünyesine göre değişiklik gösterebilir. Bu nedenle kesin bir yanıt vermek doğru olmaz.

Alerjik rinit hastalığının nedenlerinin iyi bilinmesi teşhis için önemlidir. Kişi bu konuda bilinçli olmalı ve tedavi olmak için gideceği hastanede hekimi doğru bilgilendirmelidir. Özellikle semptomları ayırt etmeli ve görülme sıklığını ve görülme şiddetini iyi analiz etmelidir. Bu şekilde hastalığın hangi mevsim aralıklarında görüldüğü daha kolay tespit edilir ve uygun tedaviyi belirlenir.

Alerjik Rinit Tedavisi Nasıl Yapılır

Alerjik rinit nasıl geçer sorusunun cevabı iki şekildedir. Erken teşhis edilirse dilaltı damlası uygulaması ile alerjik rinit tedavi edilebilir. Bu daha çok çocuk hastalara uygulanan bir yöntemdir. Hastalığın ilerlediği yetişkinlerde ise aşı tedavisi uygulanmaktadır. Aşı tedavisi süreci yine kişiden kişiye göre değişiklik gösterse de genel olarak beş yıl kadardır.

İlk aşamada haftalık olarak uygulanan aşılar hastalığa neden olan alerjinin derecesine göre iki haftada bir ve ya aylık rutinlere geçer. Aşı rutini tamamen hastalığın boyutuna yani görülme sıklığına bağlıdır. Uygun aşı tedavisi için ise ilk aşmada alerji testi yapılmalıdır. Polenlerin yanı sıra bazı meyve ve sebzelerde alerjik rinit hastalığına yol açabilir.

Şüpheli olan alerjenler, alerji testinde yer almalıdır. Bu sayede hangi alerjene ne şiddette alerjinin olduğu tespit edilir. Genellikle kollara damlatılan alerjenlerle alerji testi uygulaması yapılır. Belirlenen bölgeler kalemle işaretlenir ve uygun sıraya göre alerjenler damlatılır. Ardından kesici bir araçla alerjen damlalarının deri altına geçmesi sağlanır. Ve hassasiyet tespit edilir.

Alerjik Rinit Tedavi Edilmezse Ne Olur

Alerjik rinit hastalığı eğer tedavi edilmezse, alerjik rinit astım hastalığına dönüşebilir. Bunun görülme olasılığı ise oldukça yüksektir. Solunum yollarını hedef alan alerjik rinit hastalığı, bir süre sonra solunum yetmezliğine yani nefes darlığına yol açar ve sonucunda astım hastalığına kadar ilerleyebilir.

Alerjik rinit nasıl geçer sorusunun cevabına alternatif olarak verilebilecek olan alerjik rinit sprey ya da ilaçlar bulunmaktadır. Fakat bu sprey ve ilaçlar hastalığı iyileştirmez.

Hastalığı sadece kontrol altına alır. Bu nedenle oldukça dikkatli davranılmalıdır. Tedavi olunmadığı taktirde çok ciddi hasarlara neden olabilir. Kısacası alerjik rinit astım ilişkisi oldukça kuvvetlidir.

Ve sprey gibi yollarla tedavi mümkün değildir.

Alerjik rinit nedir sorusunun cevabı bir anlamda daha önemlidir. Çünkü alerjik olmayan rinit hastalığı da mevcuttur. Bu nedenle teşhis için mutlaka alerji testi yaptırılmalıdır.

Tıbbi müdahalenin yanı sıra bitkisel destekler almak, alerjik rinit hastalığı ile baş etmede önemlidir.

 Suna Dumankaya alerjik rinit hastalığının tedavinde için ispit otu, ısırgan otu ve kırmızı pancar suyu önermektedir.

Yazıda vurgulandığı üzere alerjik rinit sinüzit ve astım gibi önemli hastalıklara davetiye çıkartmaktadır. Bu nedenle mutlaka tedavi edilmelidir.

Rinit alerji ve rinit hastalığı aynı gibi görünse de birbirinden farklıdır ve tedavi şekilleri de aynı değildir. Bu nedenle doğru teşhis, hastalığın tedavisi için oldukça önem kazanmaktadır.

Eğer alerjik rinit hastalığınız varsa polen ve tozdan korunarak tedavi sürecinde alerjik reaksiyonları minimuma indirebilirsiniz.

Loading…

Источник: https://alerjisebebi.com/alerjik-rinit-nedir

Rinit | Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği

Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

Rinit (nezle) çok sık gördüğümüz ve insan sağlığı üzerine olumsuz etkileri olan bir hastalıktır.

Burun işlevlerindeki bozulmaya bağlı olarak kişilerin okul performansları düşmekte, iş güçlerinde kayıplar olmakta ve ayrıca sosyal yaşamları da olumsuz yönde etkilenmektedir.

Bunun yanında rinit bir çok hastalığı (astım, rinosinüzit ve orta kulak iltihabı) olumsuz yönde etkileyebilir veya ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilmektedir.

Rinitler alerjik ve alerjik olmayan başlıklar halinde incelenmektedir.

Alerjik Rinitli hastalarda alerjenlere karşı IgE yanıtı oluşmaktadır. Bağışıklık sitemimiz zararsız, fakat yabancı maddelere karşı IgG tipinde antikor oluşturur. Ancak bazı kişiler nedenini tam olarak bilemediğimiz oldukça karmaşık mekanizmalar ile bu maddelere karşı IgE tipinde antikorlar üretir.

IgE yanıtı verilen bu maddeleri artık alerjen, bu kişileri de alerjik birey olarak tanımlıyoruz. Alerjen olarak tanımladığımız bu maddeler vücudumuza her hangi bir yol ile tekrar girdiğinde IgE-Alerjen etkileşimi olur.

Bu etkileşim ile mast hücrelerinden histamin ve birçok mediyatör olarak adlandırdığımız kimyasal maddeler salınır ve organa göre (burun, göz, akciğerler, cilt vb) tipik alerji semptomları ortaya çıkar.

Alerjik rinit mevsimsel (saman nezlesi) olabilir. Mevsimsel alerjik rinit’te en sık polenlere bağlı olarak bulgular ortaya çıkar. Belirli dönemlerde duyarlı olunan alerjenler havada varsa semptomlar görülür. Diğer zamanlarda şikayetleri yoktur. Semptomlar polenlere bağlı olduğu için bölgeler arasında da farklılıklar gözlenebilir.

Bazı hastaların ise şikayetleri çok uzun sürelidir. Perennial (yıl boyu) alerjik riniti olan hastalar daha çok ev içi alerjenlerine duyarlıdır. Ev tozu akarları, evcil hayvan alerjenleri, mantar sporları gibi ev içinde bulunan alerjenler önlem alınmadığı takdirde yıl boyu semptomlara neden olurlar.

Alerjik riniti olan hastalarda sıklıkla konjuktivit bulguları da görülür. Astım ve alerjik rinit tek hava yolu ve tek hastalık olarak kabul edilmektedir. Alerjik rinitli hastalarda astım sık görülmektedir. Rinit varlığında astımın kontrolü zorlaşır. Mutlaka her ikisi birlikte tedavi edilmelidir.

Alerjik riniti olan hastalar alerjenlerden başka sigara dumanı, keskin kokulara maruz kaldıklarında ya da aşırı sıcak ve nemli ortamlarda da şikayetleri olabilir.

Riniti olan hastaların üçte biri alerjik değildir. Bulguları alerjik nezleye benzerlik gösterir. Alerjik olmayan rinitli hastaların burun mukozaları şiş ve devamlı burun akıntıları olabilir. Daha çok erişkinlerde görülür. Alerjenlere IgE yanıtı olmadığı için deri prik testleri negatiftir ve serumda alerjene özgü IgE saptanamaz.

Bazı kişilerde ısı veya nem değişikliği olduğunda nezle şikayetleri başlar. Vazomotor Nezle olarak adlandırılan bu durumda burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı görülür.

Bu belirtiler aynı zamanda sigara dumanına ve keskin kokulara (parfüm dahil) maruz kalındığında ve duygusal bozukluk durumunda da ortaya çıkabilir. Vazomotor nezlenin nedeni alerji değildir.

Ancak alerjik nezlesi olan kişilerde de meydana gelebilir.

Uzun süre dekonjestan içeren burun spreyi kullanıldığında veya kokain kullananlarda da rinit bulguları görülebilir. Bu durum rinitis medicamentosa olarak adlandırılır.

Dekonjestan içeren burun spreyleri sadece kısa süreli kullanım için uygundur. Aşırı kullanımları tam tersi etki yapıp burun tıkanıklığına neden olabilir.

Bu şekilde yan etki oluşan hastaların doktoru ile temasa geçerek burun spreylerini yavaş yavaş azaltmaları gerekir.

Bazı kişilerde hormonal nedenler ile rinit semptomları ortaya çıkabilir. Bu tür nezle hormonlardaki değişiklikler ile birlikte görülür. Bu durum genellikle gebelik sırasında, ergenlikte, adet dönemlerinde veya hipotiroidi durumlarında ortaya çıkar. En önemli belirtili ciddi burun tıkanıklığıdır.

Rinit Belirti ve Bulgular

  • Burunda, damakta, boğazda ve gözlerde kaşıntı
  • Burun tıkanıklığı
  • Burun akıntısı
  • Burunda kaşıntı
  • Hapşırık
  • Göz altlarında morluk
  • Gözlerde sulanma

Rinit Tanı

Rinit tanısının konulmasında hastanın öyküsü çok önemlidir. Semptomların özellikleri, mevsimsel özellikleri, ortaya çıkmasına neden olan faktörler ve ailesel öykü tanı ve tetikleyicilerin belirlenmesi açısından yol göstericidir.

Tanı için burun akıntısında eozinofil aranabilir. Tetikleyicilerin belirlenmesi amacıyla deri prik testleri yapılır. Hastanın durumuna göre ayırıcı tanı için endoskopi ve sinüs tomografisi çekilebilir.

Alerjik rinit semptomlarınız varsa alerji ve immünoloji uzmanı tarafından değerlendirilmeniz gerekmektedir.

Rinit Tedavi

Eğer alerjik rinitiniz varsa ve tetikleyiciler belirlenmiş ise bunlardan korunmak tedavinin ilk ve en önemli basamağını oluşturmaktadır. Ev içi alerjenler ya da polenlere karşı korunma önlemleri için tıklayınız.

Rinit tedavisinde antihistaminler (ağızdan ve sprey), kortizonlu (kortikosteroid) spreyler ve tuzlu su kullanılır. Burunda tıkanıklık fazla ise ilk başta dekonjestanlar kısa süreli (dört günden az) kullanılabilir. Akıntı çok fazla ise ipratropium burun spreyleri faydalı olabilir. Alerjik reaksiyona bağlı olarak gelişen burun tıkanıklığında kortizonlu spreyler oldukça etkilidir.

Alerjik riniti mevsimsel olanlarda bu ilaçlar oldukça etkilidir. Bu hastalarda mevsim öncesi tedavi başlanması ile semptomları önlenebilir ya da mevsimi daha hafif şikayetler ile geçirmesi sağlanabilir.

İmmünoterapi (aşı tedavisi) alerjik rinit tedavisinde kullanılabilir. İyi seçilmiş hastalarda immünoterapi hem hastalığın tedavisinde hem de gelişebilecek astım gibi hastalıkların önlenmesinde etkili olabilir.

İmmünoterapi enjeksiyon yolu ile yapılabildiği gibi son zamanlarda oral yol ile yapılan aşılar da bulunmaktadır. Ancak unutmamak gerekir ki immünoterapi yapılacak hasta seçimi tedavinin başarısı için son derece önemlidir.

Uzun bir sürece (3-5 yıl) başlarken immünoterapiye alerji ve immünoloji uzmanı ile birlikte karar verilmelidir.

Источник: https://www.aid.org.tr/hastaliklar/alerji-ve-bagisiklik-sistemi-hastaliklari/rinit/

Saman Nezlesi – Alerjik Rinit Belirtileri ve Alerji Belirtilerini Azaltma Yöntemleri – Sağlık Ocağım .NET

Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

Saman nezlesi (bahar alerjisi) olanlar havada taşınabilecek kadar hafif alerjenlerden birine karşı da alerjiktir. Kişinin soluduğu havada herhangi bir alerjen varsa burun mukozasında ve boğaz mukozasında enflamasyona neden olur.

Saman nezlesi genellikle belli bir bitkinin polenine bağlı gelişir, bu da mevsimsel alerji sorununu oluşturur ve daha doğru adıyla alerjik rinitis meydana gelmiş olur.

Rinitis terimi Yunanca’dan gelmiştir; ”rhinos” kelimesi burun, ”itis” eki ise iltihap anlamına gelir (rinitis, burun inflamasyonu demektir).

Polenler dışında saman nezlesine (alerjik rinite) sebep olan alerjen var mı?

Saman nezlesi ev tozu böceği veya hayvan kepeği (ölü hücrelerle tüy karışımı) gibi polen haricindeki etkenler ile de meydana gelebilir.

Bu alerjenler mevsimsel olmayacağı ve tüm yıl boyunca süreceği için belirtiler de yıl boyunca ve alerjene maruz kalındığı sürece devam eder. Bu tip alerjinin doğru adı alerjik nezledir.

Bu tip alerjide birden fazla alerjene karşı duyarlı olursunuz, dolayısıyla da belirtiler yıl boyunca sizi rahatsız eder ve şikayetler değişiklik gösterebilir.

Bunların dışında mantar sporları da saman nezlesine neden olabilir. Mantarlar ekmeği küflendiren, mevelerin çürümesine neden olan küflerdir. Mantarlar kuru yapraklarda, çayırlarda, samanda, tohumlarda, diğer bitki ve toprakta da bulunurlar.

Mantarlar soğuğa karşı dirençli oldukları için alerjileri de uzun sürer (toprağın karla kaplandığı dönemler dışında tüm yıl boyunca mantar sporları havada bulunur). Mantarlar ev içinde süs bitkilerinde ve onların topraklarında barınırlar.

Mantar sporları bodrum katları gibi nemli ortamlarda, çamaşır asılan ortamlarda ve peynir, içkiler gibi mayalanmış gıdalarda da yaşamlarını sürdürürler.

Ayrıca son yıllarda hava kirliliğinin de saman nezlesine neden olduğu veya bu durumu daha da kötüleştirdiği bir gerçektir.

Çünkü hava kirliliğinin artmasıyla birlikte saman nezlesi görülme sıklığı da artmıştır.

Hava kirliliği saman nezlesi gelişiminde olası etken olarak düşünülmektedir, çünkü kirliliğe yol açan maddeler burun ve gözleri tahriş ederek polenlerin alerjik etkisini arttırabilmektedir.

Polenler nasıl saman nezlesine (alerjik rinite) yol açarlar?

Kişi belli bir polene karşı alerjik duruma geldikten sonra burun, boğaz ya da göz bu polen tanecikleri ile yeniden karşılaştığında hemen alerjik reaksiyon gelişir.

Polen tanecikleri bağışıklık sistemi hücrelerini uyararak etkilenen bölgedeki küçük damarların genişlemesine sebep olan histamin ve başka maddelerin salgılanmasına neden olur.

Genişleyen kan damarlarından dışarı sıvı sızar ve bu durum şişlik ve tahrişe yol açar, böylece saman nezlesinin tipik belirtileri olan burun akıntısı, hapşırık, göz sulanması gibi şikayetler ortaya çıkar.

Polenler nasıl alerji oluştururlar

Saman nezlesi (alerjik rinit) belirtileri

Saman nezlesinin başlıca belirtileri ve günlük yaşama olumsuz etkileri:  

  • Hapşırma
  • Burun akıntısı
  • Gözler, burun ve boğazda kaşıntı
  • Sık sık sulanan ve iltihaplı gözler
  • Sinüslerin iltihaplanmasına bağlı göz altlarında morarma
  • Koku alma duyusunda kayıp
  • İyi uymakta güçlük ve uykuya eğilim
  • Halsizlik
  • Sokağa çıkmak istememe
  • Egzersiz kapasitesinde düşme
  • Okul ve iş yaşamında başarısızlık
  • Konsantrasyon bozukluğu gibi belirtiler görülür.

Saman nezlesi (alerjik rinit) ile karışan hastalıklar

Akıntılı ve kaşıntılı durumlar her zaman saman nezlesi olmayabilir. Saman nezlesine taklit eden başka hastalıklar da vardır.

Saman nezlesiyle karışabilen durumlar:

  • Soğuk algınlığı.
  • Vazomotor rinitis (burnu besleyen küçük damarların alerji ile ilgisi olmayan sorunu).
  • Burun polipleri (tıkanıklık ya da akıntı oluşturabilen burnun içindeki zararsız büyümeler).
  • İlaca bağlı gelişebilen rinitis (bazı burun damlaları fazla kullanıldığında bu duruma neden olabilir).

Saman nezlesini soğuk algınlığından ayırt etmek mümkün mü?

Saman nezlesi ve soğuk algınlığını birbirinden ayırt etmek bazen çok zor olabilir.

Soğuk algınlığı belirtileri: Soğuk algınlığının genellikle bazı aşamaları vardır. Soğuk algınlığı burunda ve boğazda kaşıntı hissi ve halsizlik ile başlar, daha sonra burun akıntısı ortaya çıkar, birkaç gün sonra akıntı koyulaşır ve renkli hale gelir, sonrasında da burun kabuklanır. Soğuk algınlığı genellikle 3-6 gün içinde kendiliğinden iyileşir.

Saman nezlesi (alerjik rinit) belirtileri: Saman nezlesinde ise burun akıntısı genellikle berrak ve suludur, ayrıca belirtiler soğuk algınlığındaki gibi aşamalardan geçmez, ancak şiddetli saman nezlesinde akıntı sarı veya yeşilimsi renkte olabilir ve kendinizi kötü hissedebilirsiniz, işte böyle bir durumda soğuk algınlığı ve saman nezlesi ayrımını siz yapamazsınız. Bu nedenle, bu tür durumlarda mutlaka bir KBB uzmanına başvurmalı ve şikayetlerinizi doğru anlatmalısınız.

Astım hastası çocuklarda saman nezlesi kesin olur mu?

Saman nezlesi en sık 8-25 yaş arasında görülebilmekle birlikte yaşamın her döneminde ortaya çıkabilir. Astım hastası çocuklarda saman nezlesi belirtileri olmasa bile ilerleyen yaşlarda bu durum ortaya çıkabilir. Astım hastası çocuklarda saman nezlesi gelişirse tedavi edilmesi çok önemlidir, çünkü alerji belirtileri astımı kötüleştirebilir.

Saman nezlesi belirtilerinden daha az etkilenmek için günün hangi saatinde yürüyüş yapılmalı?

Saman nezlesi veya alerjik riniti olan kişiler sabah erken saatlerde (sabah 6’dan önce) ve akşam geç saatlerde (akşam 10’dan sonra)  yürüyüş yapmalıdır, çünkü gün içinde bitkiler tarafından üretilen polenler sıcak hava akımlarının etkisi sayesinde atmosfere taşınır ve polen sayısı öğle üzeri ve akşamın erken saatlerinde en üst seviyelere ulaşır Hava serinledikçe polenler tekrar yere döner. Yağmurlu havalarda da polen tanecikleri havada daha az bulunur, bu nedenle dışarıda yapılacak olan aktivitelerin (bahçe işleri, spor, gezme, piknik gibi) yağmurlu havalarda yapılması daha uygun olur.

Saman nezlesi için antihistamin kullanan kişiler alkol kullanabilir mi?

Antihistamin kullanan kişilerin alkol kullanması önerilmez. Özellikle uyku hali oluşturan antihistaminler kullanılırken alkol alınmamalıdır.

Saman nezlesi için antihistamin kullanımı iştahsızlığa neden olur mu?

Antihistamin grubu ilaçlardan çok saman nezlesinin kendisi de iştahsızlığa neden olabilir. Tat ve koku duyuları birbirleriyle yakından ilişkilidir.

Yemeğin tadından çok kokusu iştahı arttırır fakat burun tıkanıklığı ve soğuk algınlığı durumlarında yemeklerin kokusunu ve tadını alamazsınız, bundan dolayı yemekler size tatsız gelebilir, bu da iştahsızlığa neden olabilir.

Bu gibi durumlarda doktorunuz kortizonlu bir burun spreyi reçete edebilir.

Saman nezlesinin neden olduğu ağız ve burun çevresindeki hassaslık için ne yapılabilir?

Saman nezlesinden dolayı ağız ve burun çevresindeki kızarıklıklar ve kabuklanmalar için sabah ilk iş bu bölgelere vazelin gibi bir krem sürmek ve gün boyu bu işlemi birkaç kez tekrarlamak faydalı olur. Alerjiniz devam ettiği sürece bu şikayetler de devam edecektir, bu nedenle doktorunuza başvurmanız önemlidir. Doktorunuz şikayetlerinize yönelik uygun ilaçları reçete edebilir.

Saman nezlesi ilacı kullanan kişiler araba kullanabilir mi? 

Saman nezlesi için kullandığınız ilaca göre değişmekle birlikte burun spreyleri, göz damlaları araba kullanmayı genellikle etkilemez, ancak bazı antihistamin hapları sersemliğe neden olabilir. Ödem çözücü ilaçlarda da genellikle antihistamin bir madde bulunur, bu nedenle bu tür ilaçlar da uyku hali oluşturabilir.

İlaçların dışında bizzat saman nezlesinin kendisi de kişinin güvenli araba kullanmasını etkiler, bu nedenle en doğrusu doktorunuzdan uyku hali oluşturmadan belirtiler üzerinde etkili bir ilaç reçete etmesini isteminiz ve araba kullanmak zorunda olduğunuzu mutlaka doktorunuza bildirmeniz önemlidir.

Ayrıca kullandığınız arabayı seçme şansınız varsa havalandırma sisteminde polen filtresi olan bir model seçmeniz faydalı olacaktır.

Saman nezlesi olan kişiler tatil için nasıl bir yer seçmeli?

Tatil yapmak için denize çok yakın olan otelleri tercih etmeniz faydalı olur, çünkü denizden esen rüzgar sahil şeridindeki polen sayısını genellikle azaltır.

Eğer uzak bir yere gidecek kadar zamanınız ve maddi imkanınız varsa Güney yarımküreye gitmek daha uygun olur, çünkü mevsim sizin yaşadığınız ülkede erken yaz mevsimi iken  Güney yarımkürede erken kıştır.

Tatilinizi nerede geçirirseniz geçirin ama ilaçlarınızı yanınızda bulundurun.

Saman nezlesi belirtilerini azaltmak için alınabilecek önlemler

  • Çimleri biçerken ya da polen mevsimlerinde ev temizlerken polen maskesi takmak faydalı olur.
  • Polenlerin havada çok fazla bulunduğu gün içinde (sabah 6’dan sonra, akşam 22’den sonrasına kadar şeklinde) pencereleri ve kapıları kapalı tutmak faydalı olur. Rüzgarlı havalarda mümkün olduğunca evde kalmak polenlerden korunmada faydalıdır.
  • Evde süs bitkisi ve hayvan bulundurmamak gerekir.
  • Kuş tüyü yastıkları, halıları, yün battaniyeleri, tüylü eşyaları evinizden uzaklaştırmanız gerekir.
  • Özellikle kaloriferli evlerde evin havasının kurumasını önlemek için buhar makineleri kullanmak fayda sağlar fakat bu makinelerin temizliği düzenli olarak yapılmalıdır.
  • Klimanın filtrelerini her ay temizlemek, alerjenleri tutan özel klima filtresi almak faydalı olacaktır.
  • Akşam yatmadan önce duş almak veya elleri, yüzü yıkamak, saçları yıkamak yapışan polenleri uzaklaştırmak için önemlidir.
  • Polen mevsimlerinde elbiseleri açık havada kurutmamak, şapka ve ceketleri daha sık yıkamak gerekir.
  • Sağlıklı beslenme ve sağlıklı yaşam tarzına dikkat etmeniz çok önemlidir.
  • Sigara ve sigara dumanından uzak durmanız gerekir.
  • Düzenli egzersiz yapmanız, düzenli yürüyüş yapmanız, bağışıklık sistemini güçlü tutmaya çalışmanız son derece önemlidir.

Bu önlemler saman nezlesinin belirtilerini azaltmak için fayda sağlar ama kesin korunma alerjenden uzak durmakla sağlanabilir. Şikayetlerinizin ciddi olduğu durumlarda mutlaka doktora başvurunuz.

Benzer sağlık yazıları

Источник: https://www.saglikocagim.net/saman-nezlesi-alerjik-rinit-belirtileri-alerji-belirtilerini-azaltma-yontemleri/

Alerji Hastalıkları

Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

Vücudun bağışıklık sisteminin her hangi bir maddeye karşı gösterdiği aşırı hassasiyet reaksiyonudur. Alerjiye yatkın insanlar ‘atopik’ olarak adlandırılır. Atopi bir hastalık olarak değerlendirilmez fakat kalıtsal bir özelliktir. Açık tenliler ile deniz kenarı ya da nemli ortamlarda yaşayan insanlarda daha fazla görülür.

Alerjiye neden olan alerjenlerin çoğu organik kökenli maddelerdir. Normalde insan vücuduna zararı olmayan bu maddeler alerjik insanlarda tepkimelere neden olabilir. Alerjik rahatsızlıklar gelişmiş ülkelerde daha sık görülmektedir.

Stres, yoğun çalışma ortamı, hava kirliliğinin artması, gıdalara eklenen katkı maddeleri alerjilerin görülme sıklığının artmasına yol açtığı bilinmektedir.

En sık rastlanan alerjenler;

  • Ot ve ağaç polenleri
  • Evcil hayvanların deri veya tüyleri
  • Çeşitli gıdalar (süt, yumurta, soya, deniz ürünleri, meyve ve kuruyemişler)
  • Ev ve toz akarları
  • Mantar veya küf sporları
  • Arı sokmaları
  • Birtakım ilaçlar
  • Kimyasal reçineler, lastik, nikel
  • Lastik, kauçuk tarzı maddeler
  • Kolye, küpe tarzı takılar

Dönemsel olarak bahar aylarında artış gösterir

Dönemsel alerjilerin en fazla görüldüğü zaman bahar aylarıdır. Bu dönemde ağaç polenleri, otlar, çiçekler ve çay polenleri rüzgarın da etkisiyle sık sık yer değiştirdiği için özellikle mevsimsel alerjisi olan kişiler için en zor zaman dilimidir. Bahar mevsiminde havaya yoğun bir şekilde bitki polenleri karışır.

Polenler havaya karıştıkları için bu dönemde özellikle gözler ve solunum sisteminde alerjiler görülür. Yerleşimlerine ve mevsime göre çok değişiklikler gösterirler. Ağaçlar yaz başından ortasına kadar, çimenler ilkbahar sonu yaz başı, otlar yaz sonu sonbahar başı artan alerji sebebidir. Bu problem kendisini en sık bahar nezlesi, bazen de astım şeklinde gösterir.

Özellikle bahar aylarında polenlerden kaynaklanan alerjilerden korunmak gerekmektedir.

Alerjik hastalıklar

  • Alerjik nezle veya alerjik rinit
  • Göz nezlesi ya da alerjik konjiktivit
  • Alerjik astım
  • Ürtiker (Kurdeşen)
  • İlaç alerjisi
  • Böcek alerjisi
  • Arı alerjisi
  • Gıda alerjisi
  • Egzama
  • Atopik Dermatit

ALERJİK NEZLE

Alerjik nezle burun içindeki mukoz zarların iltihabı olarak tanımlanmaktadır. Yaşam kalitesini son derece olumsuz şekilde etkileyen alerjik nezle, dikkatli ve kuralları olan bir yaşam tarzını zorunlu kılar.

Alerjik nezle, tedavi edilmediği takdirde astıma, sinüzite hatta çocuklarda yüzde şekil bozukluğuna neden olabilmektedir. Genellikle polenler, ev tozu akarları, mantar sporları veya evde beslenen hayvanların tüy ve deri döküntüleri neden olmaktadır.

Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık ile burun, boğaz, gözler ve kulaklarda kaşıntı gibi yakınmalarla kendini belli eder. Bu belirtilerin yanında yorgunluk, sırt ağrıları, uyuklama, sabah kalkmakta zorlanma ve kendini yaşlı hissetme gibi belirtileri de vardır.

Polenlerin neden olduğu alerjik nezle daha çok bahar ayları ve yazın görülürken mantarlar, ev tozu ya da hayvansal alerjiler bütün bir yıl gözlemlenebilir. Tedavi edilmediği durumlarda alerjik nezlesi olanların yüzde 25’i ileride alerjik astım rahatsızlığıyla karşılaşmaktadır.

Hastaların koruyucu tedavide bir takım kurallara uyması gerekmektedir. Uyulacak kuralların yanında alerjik nezle için aşı tedavisi de uygulanmaktadır. Bir tedavi uygulanacaksa kişinin öncelikle bir alerji uzmanına başvurması gerekir.

GÖZ NEZLESİ

Özellikle çocuklarda görülen göz nezlesi göz kapağının iç yüzeyi ile gözün beyaz yüzeyinin bir kısmını örten ince zarın iltihaplanması ya da enfeksiyon kapması sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Göz nezlesi virüs yoluyla ya da enfeksiyon sonucu oluşabilir.

Bunların yanı sıra açık havadaki polen ve duman ya da yüzme havuzlarındaki klor, kozmetik malzemelerin kullanımı sonucu meydana gelebilir. Alerjik göz nezlesi olan kişilerin gözleri sürekli kaşınır. Gözlerin içinde kum varmış gibi batma hissi verir.

Aşırı göz sulanması ve göz kapağınrda şişme yaşayan bu hastaları florasan, televizyon veya otomobil ışığı bile rahatsız edebilir. Hastanın rahatını sağlamak ve hastalığın yayılmasını önlemek için, enfeksiyon ve iltihabın etkisinin azaltılması gerekmektedir.

Elleri sık sık yıkamak ve gözlere dokunmamak önemlidir.

ALERJİK ASTIM

Astım hem çocukluk döneminde hem de yetişkinlerde, akciğerdeki hava yollarının alerjenler ve farklı uyaranların etkisiyle daralması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Genellikle krizler şeklinde gelişir.

Herhangi bir alerjen ya da tetikleyici unsur ile karşılaşan astım hastalarının akciğerlerine giden hava yollarındaki kaslar kasılır. Bu kasılma sonucu hava yolları daralır. Hava yollarındaki bu etkileşimden dolayı iltihaplanma gelişirken, yapışkan salgı üretiminde artış gözlenir.

Bu nedenle nefes alış verme de zorluklar meydana gelir. Öksürük krizleri, hırıltılı solunum, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi astım belirtisi olabilir. Bu şikayetler başka hastalıkların da belirtisi olabilmektedir.

Şikayetler mevsimsel değişimlerle kendini gösteriyorsa, tekrarlayıcı ve nöbetler halinde meydana geliyorsa, kendiliğinden veya ilaçlarla düzelebiliyorsa astımdan şüphelenmek gerekir. Bunların yanında egzersizden sonra hırıltı yakınması da alerjik astımın önemli belirtilerinden biridir.

Tedavide öncelikle akciğer fonksiyonlarının ve astık şiddetinin saptanması gerekmektedir. Hava yollarındaki iltihap ile daralmayı düzeltecek ilaçların belirlenmesi ve astımı tetikleyen faktörlerin azaltılması tedavide izlenen yollardır.

ÜRTİKER (KURDEŞEN)

Halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker, alerjik deri döküntüsüdür. Değişik büyüklüklerde olabildiği gibi kabarık ve kaşıntılı kızarıklardır. Genelde 1 ya da 2 gün içinde kendiliğinden kaybolur. 6 hafta veya daha uzun sürdüğü durumlar kronik olarak değerlendirilir ve detaylı inceleme gerektirir.

Ürtiker genellikle alınan  ilaçlar ve tüketilen gıdalardan kaynaklanmaktadır. Özellikle penisilin ve penisilin türevi ilaçlarda tepkime gözlenirken süt, yumurta, kabuklu yemişler, çilek gibi gıdalarda ürtikere neden olabilir. Hiçbir nedene bağlı olmadan gelişen ürtikerler de bulunmaktadır.

Bu tip döküntüler en inatçı ürtiker olduğu bilinmektedir.  Hipertirioidi ve hipotiroidi hastalarında sıkça rastlanan ürtiker özellikle kronik tiroidit durumunda şiddetli seyreder. Nadiren de olsa kolon, akciğer, lenf kanserlerinin başlangıcında görülür.

Tedavisinde ilaç kullanımının yanı sıra ürtikere yol açabilecek gıdalar, gıda katkı maddeleri, ilaçlar ve psikolojik stresler gibi tetikleyici faktörlerden olabildiğince sakınmak temel prensiptir. Anjioödem de ürtikerin bir çeşididir.

Ürtikerden farklı olarak kabarcıklar ve ödem derinin daha alt tabakalarına dokulara kadar ulaşmaktadır. Kaşıntıdan ziyade ağrı ve yanma şeklinde kendini gösterir. En sık dudaklar, göz kapakları, el ve ayaklarda görülür.

İLAÇ ALERJİSİ

Tedavilerde kullanılan ilaçlara vücudun gösterdiği tepkimelerdir. İlaçların çoğu kendi başına alerjik etkili değillerdir. Bununla birlikte vücuda girdiklerinde bir takım proteinlerle birleşip allerjik etki yaratabilirler.

Aynı zamanda ilaç yapımında kullanılan boya ya da koruyucu maddeler de alerjik tepkime oluşmasına neden olabilir. İlaç alerjilerinde en sık görülen belirtiler deride kaşıntı ve döküntü oluşmasıdır. Bununla birlikte belirti ve bulgular bağışıklık sisteminin reaksiyon veren bölümüne göre değişiklik gösterebilmektedir.

İlaç alerjilerinde hayati teh yaratabilecek tepkimelerle birlikte ateş, kurdeşen, kan hücrelerinin yıkımı, safra kanallarının tıkanması ya da romatizmal rahatsızlıklara da rastlanabilmektedir. İlaç alerjilerine en çok antibiyotikler neden olmaktadır.

  Gereksiz yere ilaç kullanmanın ilaç alerjisine davetiye çıkartacağı unutulmamalıdır. Alerjiye neden olan ilaçtan sakınmak tedavide izlenen ana yoldur.

ALERJİ TEDAVİSİ

Tedavideki esas temel alerjiye neden olan etken ya da etkenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Hastaların çoğunda alerjiye neden olan etkenlerden uzak durup korunmak yaşanan olumsuzlukların önüne geçebilmektedir. Alerjide uygulanan tedavi yöntemleri aşı, alerjiye neden olacak besinlerden uzak duracak bir beslenme düzeni ve ortam düzenlemesiyle mümkün olabilir.

İlaç kullanmak alerjinin tedavisinde geçici ve kısmi çözümler üretir. Hastalığın öyküsü ve belirtilerinin iyi belirlenmesi tedavide önemli bir yer tutmaktadır. Tedavide hastaya muhakkak alerji testi yapılmalıdır. Testin sonuçları negatif çıksa bile kişide alerjik belirtiler gözükebilir.

Hiç alerjik belirti göstermemiş kişilerin yapılan testlerinde kanlarında alerjik olduğunu gösteren değerler bulunabilir. Bu gibi durumlarda testlerin sonuçlarını doğru değerlendirebilmek için hastanın öyküsünü bilmek gerekmektedir. Bazı durumlarda alerjik etkenler bilinmesine rağmen ortadan kaldırılmayabilmektedir.

Aşı ile vücudun bu etkenlere karşı direnci artırılabilmektedir. Kişinin alerji etkenleri belirlenerek buna göre uzun süreli aşı programıyla çözüme gidilebilmektedir.

ALERJİ TESTİ

Teknolojik gelişmeler sayesinde alerji testlerinin doğru sonuç verme oranında büyük bir artış yaşanmıştır. Alerjiye neden olan etkenlerin belirlenebilmesi için çeşitli testler yapılmaktadır.

  • Epidermal (Prick) Test: Hastaların açık alerji belirtileri gösterdiği durumlarda alerjenin kesin olarak belirlenebilmesi için yapılır.  Rinit, gıda, arı, ev tozu, hayvan tüyleri, kurdeşen, egzama veya saman alerjisi gibi alerjilerin belirlenebilmesi için uygulanır. Deri üzerine alerjenin sürülmesi ve derinin gösterdiği reaksiyona göre belirleme yapılır. 10-15 dakikada sonra değerlendirme yapılır.
  • Intradermal Test (Deri içi) : Alerjen maddeler özel enjektörlerle derinin daha alt tabakalarına enjekte edilir. Genellikle prick testinde alerji yaptığı düşünülen alerjene karşı bir durum gözlenmediğinde daha kesin sonuçlar elde etmek için kullanılır.10-15 dakika sonra değerlendirme yapılabilir.
  • Yama Testi: Daha çok metal, kimyasal ve egzama teşhisinde kullanılır. Alerjen maddeler deriye sürülerek, üzerine steril bant yapıştırılır.  24 -72 saat beklendikten sonra, hastanın duyarlı olduğu bölgelerde kızarıklık ve kabarcıklar oluşup oluşmadığı gözlenir.
  • Kan Testleri: Alerjinin belirlenebilmesi için yapılan kan testleri deri testleri kadar duyarlı sonuçlar vermemektedir. Genellikle ağır deri hastalıkları olan kişilerde, deri testinin uygulanmasının olmadığı durumlarda ve çocuklarda tercih edilir. Vücudun alerjenlere tepki olarak oluşturduğu immunglobulin E (IgE) antikorunun kandaki düzeyini ölçen kan testi, alerji teşhisinde en çok kullanılan kan testi türüdür. Gıda allerjilerinde cilt testleriyle birlikte kan testinin değerlendirilmesi daha doğru sonuçlar verebilmektedir.
  • Besin yükleme testi: Gıda alerjilerinde kesin tanıyı koyabilmek için, alerjiye neden olduğundan şüphelenilen gıdalar kademeli olarak hastaya verilmektedir. Besin yükleme testi, hastalık öyküsünde ağır reaksiyon olan hastalara yapılmamalıdır.

ALERJİDEN KORUNMAK İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

  • Özellikle bahar aylarında polenlerin en fazla uçuştuğu sabah saatlerinde açık havaya çıkılmamalıdır. Bu saatlerde açık havada spor yapılmamalıdır. Polenlerin eve girmemesi için pencereler kapalı tutulmalıdır.
  • Polenlerin havada uçuştuğu dönemlerde pencereler kapalı tutulmalı.
  • Saçların düzenli yıkanmasına ve kurutulmasına özen gösterilmeli.
  • Dışarıda gözlük ve şapka kullanılmalıdır.
  • Yün ya da kuş tüyü yastık yorgan ve battaniye kullanılmamalıdır. Kolay temizlenen ve toz tutmayan perdeler tercih edilmelidir. Yatak odasında yerde kumaş kilim veya sentetik halı kullanılmalıdır. Yatak odasında çiçek, saksı vs. bulunmamalıdır.
  • Günlük kıyafetler yatak odasında değiştirilmemelidir.
  • Deodorant, yağlıboya, parfüm, böcek ilaçları ve naftalin tarzı maddeler ve kokulardan uzak durulmalıdır. Bütün temizliklerde deterjan yerine beyaz sabun kullanılmalıdır.
  • Kütüphane kapalı veya camlı olmalıdır.
  • Evcil hayvanlar kesinlikle evde beslenmemeli ve bulundurulmamalıdır.
  • Çocukların oyuncakları bir kutuda saklanmalı, tüylü oyuncaklar yerine tahta ve plastik gibi toz tutmayan maddelerden yapılmış oyuncaklar tercih edilmelidir.
  • Evde toz duman yapan eşyalar olmamalı, banyo, tuvalet ve balkonda da sigara içilmemelidir.
  • Evde özellikle çiçek açan bitkiler bulundurulmamalıdır.
  • Arı kovanlarından uzak durulmalıdır.
  • Tatil için deniz kenarını veya yüksek dağlar tercih edilmeli,  tıbbi yardım alınamayacak yerlere gidilmemelidir.
  • Alerji yaratabilecek gıdalardan uzak durulmalı.
  • Dinlenmeye önem verilmeli, stresten uzak durulmalıdır.
  • Herhangi bir ilaç kullanılacağı zaman alerji konusunda doktora hatırlatma yapılmalıdır.

Bölüm Doktorları

Источник: https://www.memorial.com.tr/bolumler/alerji-hastaliklari/

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi)

Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

Alerjik rinit havayla solunan alerjenlerin; burun, boğaz ve gözlerde yarattığı alerjik reaksiyondur. Alerjik Rinit'in iki çeşidi vardır: Alerjik ve alerjik olmayan rinit

Alerjik rinitin en belirgin belirtileri; hapşırma, burun akıntısı ve tıkanıklığı, kaşıntı ve post-nazal akıntı gibi reaksiyonlardır. Alerjik rinit rahatsızlığı yaşayan kişiler, sigara dumanı, parfüm ya da soğuk, kuru hava gibi tahriş edici maddelere karşı daha duyarlı olabilir.

Rinit; astım, sinüzit, kulak ve uyku sorunlarını da tetikleyebilir. Bu hastalık, hassas kişileri, alerjisi olmayan insanlardan daha fazla rahatsız edebilir. Hatta bazı ağır alerjilerde astım da gelişebilir.

Alerjik rinitin sebepleri nelerdir?

Ağaç, çimen ve yabani ot polenleri gibi alerjenlerin neden olduğu alerjik rinite, mevsimsel alerjik rinit (saman nezlesi) denir. Rinit aynı zamanda, evcil hayvanlar, küf, toz akarları ve hamamböceği dışkıları gibi ev içi alerjenler nedeniyle de yıl boyunca görülebilir. Bu türe de perennial (süregen) alerjik rinit denir. Bazı durumlarda iki alerji türü aynı anda görülebilir.

Her yıl çok sayıda insan alerjik rinite yakalanmaktadır. Alerjik rinit tehli bir hastalık olmamasına rağmen kişinin yaşam kalitesini düşürdüğü, iş ve okul hayatını etkilediği için rahatsızlık veren bir durumdur.

Alerjik rinit tanısı nasıl konur?

Alerjik rinitin tanısında detaylı hastalık öyküsü en önemli etkendir.

Sonrasında, ilgili organlarda enfeksiyon ya da yapısal bozukluk olup olmadığını anlamak için yapılan fiziksel muayene, sorunun düzeyi ve türü hakkında fikir verir.

Bazı durumlarda, burun içinde görülen soluk renk, saydam salgı artışı, ödem, hastanın şikâyetlerini dinlemeden bile teşhis koymayı sağlar. Boğazda ise geniz akıntısı ve farenjit görülebilir.

Alerjik rinit tanısı için en sık uygulanan test deri testidir. Ancak hastanın, deri testinde çalışılmayan bir alerjene alerjisi varsa, bu test çok fazla yaralı olmayacak, sonuç negatif çıkacaktır. Ayrıca bazı alerjenler, ciltte tepki yaratmalar bile solunum yollarında tepkiye neden olur. Bu testlerin dışında, kanda spesifik IgE ye bakılarak alerjenin ne olduğuna dair teşhis konulabilir.

Alerjik rinit nasıl tedavi edilir?

Alerjik rinit tedavisinde üç temel yöntem vardır:

1. Alerjenden uzak durmak:

Kişide alerjiye neden olan etkenlerden uzak durulması, tedavinin ilk ve en önemli aşamasıdır. Bununla beraber, alerjik rinite neden olan faktörler çevremizde çok yaygın bulunduğu için bu korunma işlemi çok da kolay olmamaktadır. Buna rağmen kişinin alacağı bazı önlemler belirtilerin şiddetini azaltabilir.

Alerjik rinitten korunmak için öncelikle, tozun ve dumanın bulunduğu alanlardan uzak durmak gerekir. Kişi çok hassas durumdaysa maske takabilir. Bulunulan ortamda, ısı ve nem iyi ayarlanmalıdır. Polenlerin arttığı mevsimlerde mümkün olduğunca dış mekânlarda bulunmamak, çok fazla kapı, pencere açmamak gerekir.

Evde; akar tutan halı, kilim, battaniye ve (özellikle uyunan odada) çok fazla bitki bulundurmamak gerekir. Hayvanların tüyleri de alerjiye neden olduğu için evde hayvan beslenmemelidir. Nevresimler, sıklıkla sıcak suyla yıkanmalıdır. Elektrik süpürgesi satın alınırken tozu dışarıya vermemesine dikkat edilmelidir.

Özellikle çocukları alerjik rinitten korumak için, evdeki oyuncakların anti-alerjik olmasına dikkat edilmelidir.

2. İlaç Tedavisi

Alerjik rinit tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar antihistaminiklerdir.

Bu tür ilaçlar, özellikle, alerjene maruz kalmadan önce kullanıldığında daha faydalıdırlar ve en çok kaşıntı, akıntı ve hapşırma üzerinde etkilidirler.

Hangi antihistaminin, hangi hastaya iyi geleceği denemelerle anlaşılır. Eğer bir ilaç size iyi gelmediyse ya da ilacın etkisi azalmaya başladıysa, doktorun yönlendirmesiyle diğer bir hapı denemelisiniz.

Antihistaminikler çok faydalı olmalarına rağmen özellikle uykululuk hali yarattığı için kullanırken tereddüt edilebilir fakat son dönemde üretilen bu tür ilaçlarda bu yan etki azaltılmıştır.

Antihistaminiklerden sonra diğer bir faydalı ilaç türü de kortizonlardır. Bu ilaçlar, yan etkiyi azaltmak adına genelde ağız ya da kalça yerine burundan sprey olarak alınırlar.

Tedavide, Ayrıca dekonjestan denilen burun spreyleri ve kromolin adı verilen ve alerjik reaksiyonları önleyen ilaçlar da kullanılır.

3. İmmünoterapi (Aşı Tedavisi)

Aşıyla alerji tedavisi, alerjiden kaçınmanın mümkün olmadığı ve (veya) ilaç tedavisinden fayda görülmediği durumlarda, alerjenin düşük dozdan başlayarak, artan şekilde enjektörlerle cilt altına verilmesi yöntemi olan immünoterapi uygulanır.

Bu şekilde, vücut bu maddeyi tanıyarak, alerjik reaksiyon göstermemeye programlanır. Bu tedavi alerjik rinite neden olan alerjenler üzerinde etkili bir yöntemdir. Aşılar, haftada bir olarak başlayıp, genelde 3 ila 5 sene süren bir dönemde uygulanır.

Son yıllarda, alerjenin ağızdan (dilaltı) veya burundan damla şeklinde verilmesiyle de iyi sonuçlar alınabileceği saptanmıştır. 5 yaşın altındaki çocuklar, bağışıklık sistemi hastalığı olanlar, kanser hastaları, ağır psikolojik sorunları olanlar, tedaviye düzenli devam edemeyeceklerde aşı tedavisinin uygulanması zararlıdır.

İmmunoterapi güvenli bir ortamda ve uzman kontrolü altında yapılmalıdır. Hasta, her aşıdan sonra 30 dakika kadar bekletilerek, önemli bir reaksiyon gelişip gelişmediği kontrol edilmelidir. Aşıdan sonra yukarıda sayılan belirtilerden biri hissedilir hissedilmez, hemen doktora başvurulmalıdır.

Alerjiye bağlı, burunda et büyümeleri ve sinüzitin kronikleşmesi gibi durumlarda ise, hastalığın daha da ilerlememesi için ameliyat düşünülebilir.

4. Alerjik Rinit Tedavisinde Medikal Fototerapi (Rhinolight) Yöntemi

İltihaplı ve çok hızlı çoğalan deri hastalıklarının tedavisinde, farklı ışık tedavileri yıllardır başarı ile kullanılmaktadır.

Ancak burun mukozasının iltihaplı hastalıklarından biri olan alerjik riniti tedavi edebilen en etkili metotlardan biri medikal fototerapidir.

Medikal fototerapi, alerji yaratan etkenlerin nasıl belirtiler verdiğine bakılmaksızın alerjik burun akıntısının tedavisi için geliştirilmiştir.

Medikal Fototerapi (Rhinolight) tedavisi hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.
Randevu almak için tıklayınız.

Tarih: 2.2.2017 14:55:00, Editör: Fulya Taşan

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz?

Источник: https://www.anatomica.com.tr/alerjik-rinit-saman-nezlesi

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть