Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

Rinit | Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği

Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

Rinit (nezle) çok sık gördüğümüz ve insan sağlığı üzerine olumsuz etkileri olan bir hastalıktır.

Burun işlevlerindeki bozulmaya bağlı olarak kişilerin okul performansları düşmekte, iş güçlerinde kayıplar olmakta ve ayrıca sosyal yaşamları da olumsuz yönde etkilenmektedir.

Bunun yanında rinit bir çok hastalığı (astım, rinosinüzit ve orta kulak iltihabı) olumsuz yönde etkileyebilir veya ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilmektedir.

Rinitler alerjik ve alerjik olmayan başlıklar halinde incelenmektedir.

Alerjik Rinitli hastalarda alerjenlere karşı IgE yanıtı oluşmaktadır. Bağışıklık sitemimiz zararsız, fakat yabancı maddelere karşı IgG tipinde antikor oluşturur. Ancak bazı kişiler nedenini tam olarak bilemediğimiz oldukça karmaşık mekanizmalar ile bu maddelere karşı IgE tipinde antikorlar üretir.

IgE yanıtı verilen bu maddeleri artık alerjen, bu kişileri de alerjik birey olarak tanımlıyoruz. Alerjen olarak tanımladığımız bu maddeler vücudumuza her hangi bir yol ile tekrar girdiğinde IgE-Alerjen etkileşimi olur.

Bu etkileşim ile mast hücrelerinden histamin ve birçok mediyatör olarak adlandırdığımız kimyasal maddeler salınır ve organa göre (burun, göz, akciğerler, cilt vb) tipik alerji semptomları ortaya çıkar.

Alerjik rinit mevsimsel (saman nezlesi) olabilir. Mevsimsel alerjik rinit’te en sık polenlere bağlı olarak bulgular ortaya çıkar. Belirli dönemlerde duyarlı olunan alerjenler havada varsa semptomlar görülür. Diğer zamanlarda şikayetleri yoktur. Semptomlar polenlere bağlı olduğu için bölgeler arasında da farklılıklar gözlenebilir.

Bazı hastaların ise şikayetleri çok uzun sürelidir. Perennial (yıl boyu) alerjik riniti olan hastalar daha çok ev içi alerjenlerine duyarlıdır. Ev tozu akarları, evcil hayvan alerjenleri, mantar sporları gibi ev içinde bulunan alerjenler önlem alınmadığı takdirde yıl boyu semptomlara neden olurlar.

Alerjik riniti olan hastalarda sıklıkla konjuktivit bulguları da görülür. Astım ve alerjik rinit tek hava yolu ve tek hastalık olarak kabul edilmektedir. Alerjik rinitli hastalarda astım sık görülmektedir. Rinit varlığında astımın kontrolü zorlaşır. Mutlaka her ikisi birlikte tedavi edilmelidir.

Alerjik riniti olan hastalar alerjenlerden başka sigara dumanı, keskin kokulara maruz kaldıklarında ya da aşırı sıcak ve nemli ortamlarda da şikayetleri olabilir.

Riniti olan hastaların üçte biri alerjik değildir. Bulguları alerjik nezleye benzerlik gösterir. Alerjik olmayan rinitli hastaların burun mukozaları şiş ve devamlı burun akıntıları olabilir. Daha çok erişkinlerde görülür. Alerjenlere IgE yanıtı olmadığı için deri prik testleri negatiftir ve serumda alerjene özgü IgE saptanamaz.

Bazı kişilerde ısı veya nem değişikliği olduğunda nezle şikayetleri başlar. Vazomotor Nezle olarak adlandırılan bu durumda burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı görülür.

Bu belirtiler aynı zamanda sigara dumanına ve keskin kokulara (parfüm dahil) maruz kalındığında ve duygusal bozukluk durumunda da ortaya çıkabilir. Vazomotor nezlenin nedeni alerji değildir.

Ancak alerjik nezlesi olan kişilerde de meydana gelebilir.

Uzun süre dekonjestan içeren burun spreyi kullanıldığında veya kokain kullananlarda da rinit bulguları görülebilir. Bu durum rinitis medicamentosa olarak adlandırılır.

Dekonjestan içeren burun spreyleri sadece kısa süreli kullanım için uygundur. Aşırı kullanımları tam tersi etki yapıp burun tıkanıklığına neden olabilir.

Bu şekilde yan etki oluşan hastaların doktoru ile temasa geçerek burun spreylerini yavaş yavaş azaltmaları gerekir.

Bazı kişilerde hormonal nedenler ile rinit semptomları ortaya çıkabilir. Bu tür nezle hormonlardaki değişiklikler ile birlikte görülür. Bu durum genellikle gebelik sırasında, ergenlikte, adet dönemlerinde veya hipotiroidi durumlarında ortaya çıkar. En önemli belirtili ciddi burun tıkanıklığıdır.

Rinit Belirti ve Bulgular

  • Burunda, damakta, boğazda ve gözlerde kaşıntı
  • Burun tıkanıklığı
  • Burun akıntısı
  • Burunda kaşıntı
  • Hapşırık
  • Göz altlarında morluk
  • Gözlerde sulanma

Rinit Tanı

Rinit tanısının konulmasında hastanın öyküsü çok önemlidir. Semptomların özellikleri, mevsimsel özellikleri, ortaya çıkmasına neden olan faktörler ve ailesel öykü tanı ve tetikleyicilerin belirlenmesi açısından yol göstericidir.

Tanı için burun akıntısında eozinofil aranabilir. Tetikleyicilerin belirlenmesi amacıyla deri prik testleri yapılır. Hastanın durumuna göre ayırıcı tanı için endoskopi ve sinüs tomografisi çekilebilir.

Alerjik rinit semptomlarınız varsa alerji ve immünoloji uzmanı tarafından değerlendirilmeniz gerekmektedir.

Rinit Tedavi

Eğer alerjik rinitiniz varsa ve tetikleyiciler belirlenmiş ise bunlardan korunmak tedavinin ilk ve en önemli basamağını oluşturmaktadır. Ev içi alerjenler ya da polenlere karşı korunma önlemleri için tıklayınız.

Rinit tedavisinde antihistaminler (ağızdan ve sprey), kortizonlu (kortikosteroid) spreyler ve tuzlu su kullanılır. Burunda tıkanıklık fazla ise ilk başta dekonjestanlar kısa süreli (dört günden az) kullanılabilir. Akıntı çok fazla ise ipratropium burun spreyleri faydalı olabilir. Alerjik reaksiyona bağlı olarak gelişen burun tıkanıklığında kortizonlu spreyler oldukça etkilidir.

Alerjik riniti mevsimsel olanlarda bu ilaçlar oldukça etkilidir. Bu hastalarda mevsim öncesi tedavi başlanması ile semptomları önlenebilir ya da mevsimi daha hafif şikayetler ile geçirmesi sağlanabilir.

İmmünoterapi (aşı tedavisi) alerjik rinit tedavisinde kullanılabilir. İyi seçilmiş hastalarda immünoterapi hem hastalığın tedavisinde hem de gelişebilecek astım gibi hastalıkların önlenmesinde etkili olabilir.

İmmünoterapi enjeksiyon yolu ile yapılabildiği gibi son zamanlarda oral yol ile yapılan aşılar da bulunmaktadır. Ancak unutmamak gerekir ki immünoterapi yapılacak hasta seçimi tedavinin başarısı için son derece önemlidir.

Uzun bir sürece (3-5 yıl) başlarken immünoterapiye alerji ve immünoloji uzmanı ile birlikte karar verilmelidir.

Источник: https://www.aid.org.tr/hastaliklar/alerji-ve-bagisiklik-sistemi-hastaliklari/rinit/

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi) Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Tanısı ve Tedavisi

Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

Saman nezlesi, aynı zamanda “alerjik rinit” olarak da bilinir. Tıkanıklık, burun akıntısı ve sinüs basınçlarıyla birlikte soğuk algınlığı belirtilerinin sık görüldüğü ve semptomlara sahip yaygın bir rahatsızlıktır.

Bu makale alerjik rinit hakkındadır.

Saman nezlesi, bir virüsün neden olduğu soğuk algınlığının aksine, polen gibi hava kaynaklı maddelere karşı alerjik bir tepki nedeniyle oluşur. Saman nezlesi semptomlarının görüldüğü yılın zamanı havada hangi alerjik maddenin olduğuna bağlıdır.

Saman nezlesinde alerjik reaksiyona neden olan madde “alerjen” olarak adlandırılır. Saman nezlesi olmayanların çoğunluğu için bu maddeler alerjenler değildir. Çünkü bağışıklık sistemi onlara tepki vermez.

Saman nezlesi ve alerjik rinit aynı anlamlara sahip olmakla birlikte, çoğu insanın saman nezlesini yalnızca bitkilerden veya mantardan kaynaklanan polen ya da havadaki alerjenlere karşı alerjik bir reaksiyon olduğunu sanarlar. Ve alerjik rinit, havadaki parçacıklara, örneğin polen, burun, belki de gözler ve sinüsleri etkileyen toz akarları veya hayvan tüyleri de içerir.

Bu makalenin geri kalanında, polen ve bitkilerden veya mantarlardan gelen diğer hava yoluyla bulaşan alerjenlerden kaynaklanan saman nezlesi üzerinde duracağız. Polenin neden olduğu saman nezlesi polinozis olarak da bilinir.

Bazı insanlar saman nezlesinden hafifçe etkilenirler ve nadiren tıbbi tavsiyeye ihtiyaç duyarlar.

Bununla birlikte, birçoğu için semptomlar o kadar ciddi ve ısrarlı olabilir ki günlük görevlerini evde, işyerinde veya okulda düzgün yapamazlar. Bu insanların tedavi görmesi gerekir.

Tedaviler ile semptomlardan tamamen kurtulamayabilirsiniz. Ancak genellikle etkilerini azaltmaya yardımcı olunur. Böylece yaşam kalitesini devam ettirmek daha kolay olur.

Diğer alerjilerde olduğu gibi saman nezlesi belirtileri, bağışıklık sisteminin zararsız bir maddeyi zararlı olarak yanlış algılaması ve semptomlara neden olan kimyasalların salınmasının bir sonucudur.

Saman nezlesi her yaştan insanı etkileyebilir olmasına rağmen; genellikle çocukluk ya da yetişkinlikte gelişir. Saman nezlesi hastalarının çoğunluğu belirtileri yaşları ilerledikçe daha az şiddetli hale geldiğini bildirmişlerdir.

Saman Nezlesi Hakkında Kısa Bilgiler:

Aşağıda saman nezlesi (alerjik rinit) ile ilgili önemli noktalar kısaca listelenmiştir. Daha ayrıntılı ve destekleyici bilgi makalenin devamında yer almaktadır.

  • Sıklıkla saman nezlesi olarak adlandırılan alerjik rinit; hapşırma, burun tıkanıklığı, burun akması, göz sulanması ve ağız burun, göz veya burun kaşıntısı gibi belirtilere neden olan yaygın bir rahatsızlıktır.
  • Allerjik rinit mevsimlik veya uzun süreli olabilir. Mevsimsel alerjik rinit belirtileri ilkbahar, yaz ve sonbaharda aylarının başlarında ortaya çıkar.
  • Saman nezlesinin belirtileri genellikle, ağaçlar, otlar veya yabani otlardan gelen polen alerjik duyarlılığı veya havadaki küf sporlarından kaynaklanır.
  • Alerjik rinit tedavi seçenekleri şunlardır: semptomlarınızı, ilaçlarınızı ve immünoterapiyi tetikleyen irritanlara veya allerjenlere maruz kalmanızı önlemek, ortadan kaldırmak veya azaltmak.
  • İmmünoterapi (alerji shots), alerjik riniti olan insanların yüzde 85’inde saman nezlesi belirtilerinin azaltılmasına yardımcı olur.
  • Astım da dahil alerjik hastalıklar arasında her yaştan insanı etkileyen beşinci en sık görülen kronik hastalıktır ve üçüncü sırada da çocuklarda görülür.

Saman Nezlesi Belirtileri Nelerdir?

Alerjik rinit belirtileri, yılın farklı zamanlarında başlayabilir. Bu, hastanın hangi maddeye alerjisi olduğuna bağlıdır. Bir kişi yaygın bir polenle alerjik ise, polen sayısı arttıkça semptomları daha şiddetli olur.

Yaygın olarak görülen saman nezlesi semptomları ve bulguları şunları içerir:

  • Hapşırma
  • Göz sulanması
  • Boğaz kaşıntısı
  • Burun kaşıntısı
  • Burun tıkanıklığı
  • Burun akması

Şiddetli saman nezlesi belirtileri şunları içerebilir:

  • Terleme
  • Baş ağrısı
  • Koku ve tat kaybı
  • Tıkalı sinüslerin neden olduğu yüz ağrısı
  • Kaşıntının boğazdan burna ve kulaklara yayılması

Bazen saman nezlesi belirtileri aşağıdakilere yol açabilir:

  • Yorgunluk
  • Sinirlilik
  • Uykusuzluk

Astım hastalarında saman nezlesi belirtileri hırıltılı soluk alıp verme, nefes darlığı nöbetleri daha şiddetli hale geldiğinde acil yardım almalıdırlar. Saman nezlesi olduğunda önemli sayıda insanda sadece astım belirtileri görülür.

Ayrıca Bakınız: Astım Belirtileri Nelerdir?

Saman Nezlesi Sebepleri Nelerdir?

Saman nezlesi neden olur?” Saman nezlesi bir diğer adı ile alerjik rinit; bağışıklık sistemi, zararsız bir havadaki maddeyi bir tehdit olarak algıladığında ortaya çıkar. Vücudun zararlı olduğunu düşündüğü maddeye saldırmak için E immünoglobülin adı verilen bir antikor üretir. Daha sonra semptomlara neden olan kimyasal histamin salınır.

Mevsimsel saman nezlesi tetikleyicileri vardır. Bunlar arasında polen ve sporlar bulunur ve yalnızca yılın belirli aylarında rahatsız edici belirtilere neden olurlar.

Saman nezlesini tetikleyen bazı örnekler şunlardır:

  • Ağaç poleni (bunlar ilkbaharda insanları etkileme eğilimindedir)
  • Çim poleni (bahardan sonra ve yaz aylarında insanları etkiler)
  • Ot poleni (bu sonbaharda daha yaygındır)
  • Mantarlar ve küf sporları (hava sıcak olduğunda bunlar daha yaygındır)

Saman Nezlesi İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

  1. Genetik: Eğer saman nezlesi olan yakın bir aile üyeniz varsa, saman nezlesi rahatsızlığının ortaya çıkma riski daha yüksektir. Yakın bir aile bireyinin herhangi birinde alerjisi varsa biraz daha yüksek bir risk vardır.

  2. Diğer alerjiler: Diğer alerjilere sahip kişilerin de saman nezlesi şikayeti olması daha muhtemeldir.
  3. Astım: Astımlı çok sayıda kişide saman nezlesi vardır.
  4. Cinsiyet ve yaş: Saman nezlesi, genç erkekleri kadınlardan daha fazla etkilemektedir.

    Ergenlik çağından önce erkekler, kızlardan iki kat fazla saman nezlesi riski taşırlar ve görülür.

  5. Doğum tarihi: Yüksek polen mevsimi sırasında doğan insanlarda saman nezlesi riski diğer insanlara göre biraz daha yüksektir.

  6. Sigara dumanı: Sigara dumanına maruz kalan bebeklerde saman nezlesi riski daha yüksektir.
  7. İlk çocuk olmak: İlk doğan çocukların daha yüksek yüzdesinde diğer insanlara kıyasla saman nezlesi riski daha fazladır.

Saman Nezlesi Teşhisi

Genellikle semptomlar açık olduğu için teşhis kolayca konulabilir. Ayrıca hastanın tıbbi geçmişi ve aile tıbbi geçmişi ve şu ana kadar ortaya çıkan belirtiler ve semptomlar değerlendirilir.

Hangi maddenin alerjik olduğu hakkında bilgi vermek için bir kan testi veya cilt testi yapılabilir.

Saman Nezlesi Tedavisi

Alerjik rinit nasıl geçer?” Saman nezlesi (alerjik rinit) semptomlarını tedavi etmek için çok sayıda reçeteli ve reçetesiz ilaç mevcuttur. Bazı hastalara birkaç ilaç kombinasyonu önerilebilir.

Ebeveynlerin, bazı saman nezlesi ilaçlarının sadece yetişkinler için olduğunu bilmesi önemlidir. Emin değilseniz, doktorunuza danışınız.

Saman Nezlesine Ne İyi Gelir?

Kendinizi polen veya bitkilerden veya mantarlardan alerjenlere karşı korumak için yapabileceğiniz fazla bir şey yoktur. Bununla birlikte, maruziyetinizin yüksek olabileceği durumlardan kaçınmak, bir alerjik reaksiyon olasılığını veya belki de şiddetini azaltmanıza yardımcı olacaktır. Aşağıdaki önlemleri almak, alerjik rinit belirtilerini hafifletmeye yararlı olabilir:

  • Alerjenlere duyarlı aylarda polen sayısının farkında olun. TV, radyo, internet veya günlük gazetelerden bilgi alabilirsiniz. Nemli ve yağışsız günlerde polen sayımları daha yüksek olma eğilimindedir. Polen sayımı akşamın erken saatlerinde daha yüksek olma eğilimindedir.
  • Polen yüksek olduğunda pencereleri ve kapıları kapalı tutun.
  • Duyarlı aylarınız boyunca çimleri biçmekten ve bahçe işleriyle uğraşmaktan kaçının.
  • Polen sayımları yüksek olduğunda çimenli alanlardan uzak tutun.
  • Soğuk su ile gözlerinizi düzenli olarak yıkayın. Polenlerin temizlenmesi sağlanabilir.
  • Polen sayımı yüksekse ve içeriye geliyorsa, bir duş alın ve kıyafetlerinizi değiştirin.
  • Polenlerin yüksek olduğu aylarda gözlük kullanın.
  • Bir şapka, polenlerin saçınızda toplanmasını ve gözlerinizin ve yüzünüzün üzerine serpilmesini önlemeye yardımcı olur.
  • Polenlerin yüksek olduğu zamanlarda araba kullanırken camları kapalı tutun. Arabalar için polen filtreleri vardır.
  • Ev içerisinde çiçek yetiştirmeyin.
  • Yüzeyleri, zemini ve halılarınızı mümkün olduğunca tozsuz tutun.
  • Elektrikli süpürge kullanıyorsanız, iyi bir filtreye sahip olduğundan emin olun.
  • Sigara dumanından uzak durun.
  • Sigara içiyorsanız, bırakmak semptomların azalmasına yardımcı olacaktır.
  • Evcil hayvanlar poleni dışarıdan getirebilir. Bir evcil hayvan, yüksek polen sayımı gününde içeriye geldiğinde, yıkayın veya tüylerini temizleyin. Bazen evcil hayvanlar, alerjik rinit kaynağı olabilir; bu da polen alerjinizi daha da kötüleştirir.
  • Saman nezlesi sezonunun başladığı zamanı biliyorsanız, kendinizi önceden hazırlayın. Doktorunuza danışınız.

Web sitemiz, ziyaretçilerimize online reklamlar sunmaktadır. Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olunuz.

Источник: https://www.hastalopedi.com/alerjik-rinit-saman-nezlesi/

Alerjik Rinit (Saman Nezlesi)

Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

Alerjik rinit havayla solunan alerjenlerin; burun, boğaz ve gözlerde yarattığı alerjik reaksiyondur. Alerjik Rinit'in iki çeşidi vardır: Alerjik ve alerjik olmayan rinit

Alerjik rinitin en belirgin belirtileri; hapşırma, burun akıntısı ve tıkanıklığı, kaşıntı ve post-nazal akıntı gibi reaksiyonlardır. Alerjik rinit rahatsızlığı yaşayan kişiler, sigara dumanı, parfüm ya da soğuk, kuru hava gibi tahriş edici maddelere karşı daha duyarlı olabilir.

Rinit; astım, sinüzit, kulak ve uyku sorunlarını da tetikleyebilir. Bu hastalık, hassas kişileri, alerjisi olmayan insanlardan daha fazla rahatsız edebilir. Hatta bazı ağır alerjilerde astım da gelişebilir.

Alerjik rinitin sebepleri nelerdir?

Ağaç, çimen ve yabani ot polenleri gibi alerjenlerin neden olduğu alerjik rinite, mevsimsel alerjik rinit (saman nezlesi) denir. Rinit aynı zamanda, evcil hayvanlar, küf, toz akarları ve hamamböceği dışkıları gibi ev içi alerjenler nedeniyle de yıl boyunca görülebilir. Bu türe de perennial (süregen) alerjik rinit denir. Bazı durumlarda iki alerji türü aynı anda görülebilir.

Her yıl çok sayıda insan alerjik rinite yakalanmaktadır. Alerjik rinit tehli bir hastalık olmamasına rağmen kişinin yaşam kalitesini düşürdüğü, iş ve okul hayatını etkilediği için rahatsızlık veren bir durumdur.

Alerjik rinit tanısı nasıl konur?

Alerjik rinitin tanısında detaylı hastalık öyküsü en önemli etkendir.

Sonrasında, ilgili organlarda enfeksiyon ya da yapısal bozukluk olup olmadığını anlamak için yapılan fiziksel muayene, sorunun düzeyi ve türü hakkında fikir verir.

Bazı durumlarda, burun içinde görülen soluk renk, saydam salgı artışı, ödem, hastanın şikâyetlerini dinlemeden bile teşhis koymayı sağlar. Boğazda ise geniz akıntısı ve farenjit görülebilir.

Alerjik rinit tanısı için en sık uygulanan test deri testidir. Ancak hastanın, deri testinde çalışılmayan bir alerjene alerjisi varsa, bu test çok fazla yaralı olmayacak, sonuç negatif çıkacaktır. Ayrıca bazı alerjenler, ciltte tepki yaratmalar bile solunum yollarında tepkiye neden olur. Bu testlerin dışında, kanda spesifik IgE ye bakılarak alerjenin ne olduğuna dair teşhis konulabilir.

Alerjik rinit nasıl tedavi edilir?

Alerjik rinit tedavisinde üç temel yöntem vardır:

1. Alerjenden uzak durmak:

Kişide alerjiye neden olan etkenlerden uzak durulması, tedavinin ilk ve en önemli aşamasıdır. Bununla beraber, alerjik rinite neden olan faktörler çevremizde çok yaygın bulunduğu için bu korunma işlemi çok da kolay olmamaktadır. Buna rağmen kişinin alacağı bazı önlemler belirtilerin şiddetini azaltabilir.

Alerjik rinitten korunmak için öncelikle, tozun ve dumanın bulunduğu alanlardan uzak durmak gerekir. Kişi çok hassas durumdaysa maske takabilir. Bulunulan ortamda, ısı ve nem iyi ayarlanmalıdır. Polenlerin arttığı mevsimlerde mümkün olduğunca dış mekânlarda bulunmamak, çok fazla kapı, pencere açmamak gerekir.

Evde; akar tutan halı, kilim, battaniye ve (özellikle uyunan odada) çok fazla bitki bulundurmamak gerekir. Hayvanların tüyleri de alerjiye neden olduğu için evde hayvan beslenmemelidir. Nevresimler, sıklıkla sıcak suyla yıkanmalıdır. Elektrik süpürgesi satın alınırken tozu dışarıya vermemesine dikkat edilmelidir.

Özellikle çocukları alerjik rinitten korumak için, evdeki oyuncakların anti-alerjik olmasına dikkat edilmelidir.

2. İlaç Tedavisi

Alerjik rinit tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar antihistaminiklerdir.

Bu tür ilaçlar, özellikle, alerjene maruz kalmadan önce kullanıldığında daha faydalıdırlar ve en çok kaşıntı, akıntı ve hapşırma üzerinde etkilidirler.

Hangi antihistaminin, hangi hastaya iyi geleceği denemelerle anlaşılır. Eğer bir ilaç size iyi gelmediyse ya da ilacın etkisi azalmaya başladıysa, doktorun yönlendirmesiyle diğer bir hapı denemelisiniz.

Antihistaminikler çok faydalı olmalarına rağmen özellikle uykululuk hali yarattığı için kullanırken tereddüt edilebilir fakat son dönemde üretilen bu tür ilaçlarda bu yan etki azaltılmıştır.

Antihistaminiklerden sonra diğer bir faydalı ilaç türü de kortizonlardır. Bu ilaçlar, yan etkiyi azaltmak adına genelde ağız ya da kalça yerine burundan sprey olarak alınırlar.

Tedavide, Ayrıca dekonjestan denilen burun spreyleri ve kromolin adı verilen ve alerjik reaksiyonları önleyen ilaçlar da kullanılır.

3. İmmünoterapi (Aşı Tedavisi)

Aşıyla alerji tedavisi, alerjiden kaçınmanın mümkün olmadığı ve (veya) ilaç tedavisinden fayda görülmediği durumlarda, alerjenin düşük dozdan başlayarak, artan şekilde enjektörlerle cilt altına verilmesi yöntemi olan immünoterapi uygulanır.

Bu şekilde, vücut bu maddeyi tanıyarak, alerjik reaksiyon göstermemeye programlanır. Bu tedavi alerjik rinite neden olan alerjenler üzerinde etkili bir yöntemdir. Aşılar, haftada bir olarak başlayıp, genelde 3 ila 5 sene süren bir dönemde uygulanır.

Son yıllarda, alerjenin ağızdan (dilaltı) veya burundan damla şeklinde verilmesiyle de iyi sonuçlar alınabileceği saptanmıştır. 5 yaşın altındaki çocuklar, bağışıklık sistemi hastalığı olanlar, kanser hastaları, ağır psikolojik sorunları olanlar, tedaviye düzenli devam edemeyeceklerde aşı tedavisinin uygulanması zararlıdır.

İmmunoterapi güvenli bir ortamda ve uzman kontrolü altında yapılmalıdır. Hasta, her aşıdan sonra 30 dakika kadar bekletilerek, önemli bir reaksiyon gelişip gelişmediği kontrol edilmelidir. Aşıdan sonra yukarıda sayılan belirtilerden biri hissedilir hissedilmez, hemen doktora başvurulmalıdır.

Alerjiye bağlı, burunda et büyümeleri ve sinüzitin kronikleşmesi gibi durumlarda ise, hastalığın daha da ilerlememesi için ameliyat düşünülebilir.

4. Alerjik Rinit Tedavisinde Medikal Fototerapi (Rhinolight) Yöntemi

İltihaplı ve çok hızlı çoğalan deri hastalıklarının tedavisinde, farklı ışık tedavileri yıllardır başarı ile kullanılmaktadır.

Ancak burun mukozasının iltihaplı hastalıklarından biri olan alerjik riniti tedavi edebilen en etkili metotlardan biri medikal fototerapidir.

Medikal fototerapi, alerji yaratan etkenlerin nasıl belirtiler verdiğine bakılmaksızın alerjik burun akıntısının tedavisi için geliştirilmiştir.

Medikal Fototerapi (Rhinolight) tedavisi hakkında detaylı bilgi almak için tıklayınız.

Randevu almak için tıklayınız.

Tarih: 2.2.2017 14:55:00, Editör: Fulya Taşan

Bu sayfayı paylaşmak ister misiniz?

Источник: https://www.anatomica.com.tr/alerjik-rinit-saman-nezlesi

Alerji Hastalıkları

Nezle Sandığınız Hastalık, Alerjik Rinit Olabilir

Vücudun bağışıklık sisteminin her hangi bir maddeye karşı gösterdiği aşırı hassasiyet reaksiyonudur. Alerjiye yatkın insanlar ‘atopik’ olarak adlandırılır. Atopi bir hastalık olarak değerlendirilmez fakat kalıtsal bir özelliktir. Açık tenliler ile deniz kenarı ya da nemli ortamlarda yaşayan insanlarda daha fazla görülür.

Alerjiye neden olan alerjenlerin çoğu organik kökenli maddelerdir. Normalde insan vücuduna zararı olmayan bu maddeler alerjik insanlarda tepkimelere neden olabilir. Alerjik rahatsızlıklar gelişmiş ülkelerde daha sık görülmektedir.

Stres, yoğun çalışma ortamı, hava kirliliğinin artması, gıdalara eklenen katkı maddeleri alerjilerin görülme sıklığının artmasına yol açtığı bilinmektedir.

En sık rastlanan alerjenler;

  • Ot ve ağaç polenleri
  • Evcil hayvanların deri veya tüyleri
  • Çeşitli gıdalar (süt, yumurta, soya, deniz ürünleri, meyve ve kuruyemişler)
  • Ev ve toz akarları
  • Mantar veya küf sporları
  • Arı sokmaları
  • Birtakım ilaçlar
  • Kimyasal reçineler, lastik, nikel
  • Lastik, kauçuk tarzı maddeler
  • Kolye, küpe tarzı takılar

Dönemsel olarak bahar aylarında artış gösterir

Dönemsel alerjilerin en fazla görüldüğü zaman bahar aylarıdır. Bu dönemde ağaç polenleri, otlar, çiçekler ve çay polenleri rüzgarın da etkisiyle sık sık yer değiştirdiği için özellikle mevsimsel alerjisi olan kişiler için en zor zaman dilimidir. Bahar mevsiminde havaya yoğun bir şekilde bitki polenleri karışır.

Polenler havaya karıştıkları için bu dönemde özellikle gözler ve solunum sisteminde alerjiler görülür. Yerleşimlerine ve mevsime göre çok değişiklikler gösterirler. Ağaçlar yaz başından ortasına kadar, çimenler ilkbahar sonu yaz başı, otlar yaz sonu sonbahar başı artan alerji sebebidir. Bu problem kendisini en sık bahar nezlesi, bazen de astım şeklinde gösterir.

Özellikle bahar aylarında polenlerden kaynaklanan alerjilerden korunmak gerekmektedir.

Alerjik hastalıklar

  • Alerjik nezle veya alerjik rinit
  • Göz nezlesi ya da alerjik konjiktivit
  • Alerjik astım
  • Ürtiker (Kurdeşen)
  • İlaç alerjisi
  • Böcek alerjisi
  • Arı alerjisi
  • Gıda alerjisi
  • Egzama
  • Atopik Dermatit

ALERJİK NEZLE

Alerjik nezle burun içindeki mukoz zarların iltihabı olarak tanımlanmaktadır. Yaşam kalitesini son derece olumsuz şekilde etkileyen alerjik nezle, dikkatli ve kuralları olan bir yaşam tarzını zorunlu kılar.

Alerjik nezle, tedavi edilmediği takdirde astıma, sinüzite hatta çocuklarda yüzde şekil bozukluğuna neden olabilmektedir. Genellikle polenler, ev tozu akarları, mantar sporları veya evde beslenen hayvanların tüy ve deri döküntüleri neden olmaktadır.

Burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırık ile burun, boğaz, gözler ve kulaklarda kaşıntı gibi yakınmalarla kendini belli eder. Bu belirtilerin yanında yorgunluk, sırt ağrıları, uyuklama, sabah kalkmakta zorlanma ve kendini yaşlı hissetme gibi belirtileri de vardır.

Polenlerin neden olduğu alerjik nezle daha çok bahar ayları ve yazın görülürken mantarlar, ev tozu ya da hayvansal alerjiler bütün bir yıl gözlemlenebilir. Tedavi edilmediği durumlarda alerjik nezlesi olanların yüzde 25’i ileride alerjik astım rahatsızlığıyla karşılaşmaktadır.

Hastaların koruyucu tedavide bir takım kurallara uyması gerekmektedir. Uyulacak kuralların yanında alerjik nezle için aşı tedavisi de uygulanmaktadır. Bir tedavi uygulanacaksa kişinin öncelikle bir alerji uzmanına başvurması gerekir.

GÖZ NEZLESİ

Özellikle çocuklarda görülen göz nezlesi göz kapağının iç yüzeyi ile gözün beyaz yüzeyinin bir kısmını örten ince zarın iltihaplanması ya da enfeksiyon kapması sonucu oluşan bir rahatsızlıktır. Göz nezlesi virüs yoluyla ya da enfeksiyon sonucu oluşabilir.

Bunların yanı sıra açık havadaki polen ve duman ya da yüzme havuzlarındaki klor, kozmetik malzemelerin kullanımı sonucu meydana gelebilir. Alerjik göz nezlesi olan kişilerin gözleri sürekli kaşınır. Gözlerin içinde kum varmış gibi batma hissi verir.

Aşırı göz sulanması ve göz kapağınrda şişme yaşayan bu hastaları florasan, televizyon veya otomobil ışığı bile rahatsız edebilir. Hastanın rahatını sağlamak ve hastalığın yayılmasını önlemek için, enfeksiyon ve iltihabın etkisinin azaltılması gerekmektedir.

Elleri sık sık yıkamak ve gözlere dokunmamak önemlidir.

ALERJİK ASTIM

Astım hem çocukluk döneminde hem de yetişkinlerde, akciğerdeki hava yollarının alerjenler ve farklı uyaranların etkisiyle daralması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Genellikle krizler şeklinde gelişir.

Herhangi bir alerjen ya da tetikleyici unsur ile karşılaşan astım hastalarının akciğerlerine giden hava yollarındaki kaslar kasılır. Bu kasılma sonucu hava yolları daralır. Hava yollarındaki bu etkileşimden dolayı iltihaplanma gelişirken, yapışkan salgı üretiminde artış gözlenir.

Bu nedenle nefes alış verme de zorluklar meydana gelir. Öksürük krizleri, hırıltılı solunum, nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi astım belirtisi olabilir. Bu şikayetler başka hastalıkların da belirtisi olabilmektedir.

Şikayetler mevsimsel değişimlerle kendini gösteriyorsa, tekrarlayıcı ve nöbetler halinde meydana geliyorsa, kendiliğinden veya ilaçlarla düzelebiliyorsa astımdan şüphelenmek gerekir. Bunların yanında egzersizden sonra hırıltı yakınması da alerjik astımın önemli belirtilerinden biridir.

Tedavide öncelikle akciğer fonksiyonlarının ve astık şiddetinin saptanması gerekmektedir. Hava yollarındaki iltihap ile daralmayı düzeltecek ilaçların belirlenmesi ve astımı tetikleyen faktörlerin azaltılması tedavide izlenen yollardır.

ÜRTİKER (KURDEŞEN)

Halk arasında kurdeşen olarak bilinen ürtiker, alerjik deri döküntüsüdür. Değişik büyüklüklerde olabildiği gibi kabarık ve kaşıntılı kızarıklardır. Genelde 1 ya da 2 gün içinde kendiliğinden kaybolur. 6 hafta veya daha uzun sürdüğü durumlar kronik olarak değerlendirilir ve detaylı inceleme gerektirir.

Ürtiker genellikle alınan  ilaçlar ve tüketilen gıdalardan kaynaklanmaktadır. Özellikle penisilin ve penisilin türevi ilaçlarda tepkime gözlenirken süt, yumurta, kabuklu yemişler, çilek gibi gıdalarda ürtikere neden olabilir. Hiçbir nedene bağlı olmadan gelişen ürtikerler de bulunmaktadır.

Bu tip döküntüler en inatçı ürtiker olduğu bilinmektedir.  Hipertirioidi ve hipotiroidi hastalarında sıkça rastlanan ürtiker özellikle kronik tiroidit durumunda şiddetli seyreder. Nadiren de olsa kolon, akciğer, lenf kanserlerinin başlangıcında görülür.

Tedavisinde ilaç kullanımının yanı sıra ürtikere yol açabilecek gıdalar, gıda katkı maddeleri, ilaçlar ve psikolojik stresler gibi tetikleyici faktörlerden olabildiğince sakınmak temel prensiptir. Anjioödem de ürtikerin bir çeşididir.

Ürtikerden farklı olarak kabarcıklar ve ödem derinin daha alt tabakalarına dokulara kadar ulaşmaktadır. Kaşıntıdan ziyade ağrı ve yanma şeklinde kendini gösterir. En sık dudaklar, göz kapakları, el ve ayaklarda görülür.

İLAÇ ALERJİSİ

Tedavilerde kullanılan ilaçlara vücudun gösterdiği tepkimelerdir. İlaçların çoğu kendi başına alerjik etkili değillerdir. Bununla birlikte vücuda girdiklerinde bir takım proteinlerle birleşip allerjik etki yaratabilirler.

Aynı zamanda ilaç yapımında kullanılan boya ya da koruyucu maddeler de alerjik tepkime oluşmasına neden olabilir. İlaç alerjilerinde en sık görülen belirtiler deride kaşıntı ve döküntü oluşmasıdır. Bununla birlikte belirti ve bulgular bağışıklık sisteminin reaksiyon veren bölümüne göre değişiklik gösterebilmektedir.

İlaç alerjilerinde hayati teh yaratabilecek tepkimelerle birlikte ateş, kurdeşen, kan hücrelerinin yıkımı, safra kanallarının tıkanması ya da romatizmal rahatsızlıklara da rastlanabilmektedir. İlaç alerjilerine en çok antibiyotikler neden olmaktadır.

  Gereksiz yere ilaç kullanmanın ilaç alerjisine davetiye çıkartacağı unutulmamalıdır. Alerjiye neden olan ilaçtan sakınmak tedavide izlenen ana yoldur.

ALERJİ TEDAVİSİ

Tedavideki esas temel alerjiye neden olan etken ya da etkenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Hastaların çoğunda alerjiye neden olan etkenlerden uzak durup korunmak yaşanan olumsuzlukların önüne geçebilmektedir. Alerjide uygulanan tedavi yöntemleri aşı, alerjiye neden olacak besinlerden uzak duracak bir beslenme düzeni ve ortam düzenlemesiyle mümkün olabilir.

İlaç kullanmak alerjinin tedavisinde geçici ve kısmi çözümler üretir. Hastalığın öyküsü ve belirtilerinin iyi belirlenmesi tedavide önemli bir yer tutmaktadır. Tedavide hastaya muhakkak alerji testi yapılmalıdır. Testin sonuçları negatif çıksa bile kişide alerjik belirtiler gözükebilir.

Hiç alerjik belirti göstermemiş kişilerin yapılan testlerinde kanlarında alerjik olduğunu gösteren değerler bulunabilir. Bu gibi durumlarda testlerin sonuçlarını doğru değerlendirebilmek için hastanın öyküsünü bilmek gerekmektedir. Bazı durumlarda alerjik etkenler bilinmesine rağmen ortadan kaldırılmayabilmektedir.

Aşı ile vücudun bu etkenlere karşı direnci artırılabilmektedir. Kişinin alerji etkenleri belirlenerek buna göre uzun süreli aşı programıyla çözüme gidilebilmektedir.

ALERJİ TESTİ

Teknolojik gelişmeler sayesinde alerji testlerinin doğru sonuç verme oranında büyük bir artış yaşanmıştır. Alerjiye neden olan etkenlerin belirlenebilmesi için çeşitli testler yapılmaktadır.

  • Epidermal (Prick) Test: Hastaların açık alerji belirtileri gösterdiği durumlarda alerjenin kesin olarak belirlenebilmesi için yapılır.  Rinit, gıda, arı, ev tozu, hayvan tüyleri, kurdeşen, egzama veya saman alerjisi gibi alerjilerin belirlenebilmesi için uygulanır. Deri üzerine alerjenin sürülmesi ve derinin gösterdiği reaksiyona göre belirleme yapılır. 10-15 dakikada sonra değerlendirme yapılır.
  • Intradermal Test (Deri içi) : Alerjen maddeler özel enjektörlerle derinin daha alt tabakalarına enjekte edilir. Genellikle prick testinde alerji yaptığı düşünülen alerjene karşı bir durum gözlenmediğinde daha kesin sonuçlar elde etmek için kullanılır.10-15 dakika sonra değerlendirme yapılabilir.
  • Yama Testi: Daha çok metal, kimyasal ve egzama teşhisinde kullanılır. Alerjen maddeler deriye sürülerek, üzerine steril bant yapıştırılır.  24 -72 saat beklendikten sonra, hastanın duyarlı olduğu bölgelerde kızarıklık ve kabarcıklar oluşup oluşmadığı gözlenir.
  • Kan Testleri: Alerjinin belirlenebilmesi için yapılan kan testleri deri testleri kadar duyarlı sonuçlar vermemektedir. Genellikle ağır deri hastalıkları olan kişilerde, deri testinin uygulanmasının olmadığı durumlarda ve çocuklarda tercih edilir. Vücudun alerjenlere tepki olarak oluşturduğu immunglobulin E (IgE) antikorunun kandaki düzeyini ölçen kan testi, alerji teşhisinde en çok kullanılan kan testi türüdür. Gıda allerjilerinde cilt testleriyle birlikte kan testinin değerlendirilmesi daha doğru sonuçlar verebilmektedir.
  • Besin yükleme testi: Gıda alerjilerinde kesin tanıyı koyabilmek için, alerjiye neden olduğundan şüphelenilen gıdalar kademeli olarak hastaya verilmektedir. Besin yükleme testi, hastalık öyküsünde ağır reaksiyon olan hastalara yapılmamalıdır.

ALERJİDEN KORUNMAK İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

  • Özellikle bahar aylarında polenlerin en fazla uçuştuğu sabah saatlerinde açık havaya çıkılmamalıdır. Bu saatlerde açık havada spor yapılmamalıdır. Polenlerin eve girmemesi için pencereler kapalı tutulmalıdır.
  • Polenlerin havada uçuştuğu dönemlerde pencereler kapalı tutulmalı.

  • Saçların düzenli yıkanmasına ve kurutulmasına özen gösterilmeli.
  • Dışarıda gözlük ve şapka kullanılmalıdır.
  • Yün ya da kuş tüyü yastık yorgan ve battaniye kullanılmamalıdır. Kolay temizlenen ve toz tutmayan perdeler tercih edilmelidir. Yatak odasında yerde kumaş kilim veya sentetik halı kullanılmalıdır.

    Yatak odasında çiçek, saksı vs. bulunmamalıdır.

  • Günlük kıyafetler yatak odasında değiştirilmemelidir.
  • Deodorant, yağlıboya, parfüm, böcek ilaçları ve naftalin tarzı maddeler ve kokulardan uzak durulmalıdır. Bütün temizliklerde deterjan yerine beyaz sabun kullanılmalıdır.
  • Kütüphane kapalı veya camlı olmalıdır.

  • Evcil hayvanlar kesinlikle evde beslenmemeli ve bulundurulmamalıdır.
  • Çocukların oyuncakları bir kutuda saklanmalı, tüylü oyuncaklar yerine tahta ve plastik gibi toz tutmayan maddelerden yapılmış oyuncaklar tercih edilmelidir.
  • Evde toz duman yapan eşyalar olmamalı, banyo, tuvalet ve balkonda da sigara içilmemelidir.

  • Evde özellikle çiçek açan bitkiler bulundurulmamalıdır.
  • Arı kovanlarından uzak durulmalıdır.
  • Tatil için deniz kenarını veya yüksek dağlar tercih edilmeli,  tıbbi yardım alınamayacak yerlere gidilmemelidir.
  • Alerji yaratabilecek gıdalardan uzak durulmalı.
  • Dinlenmeye önem verilmeli, stresten uzak durulmalıdır.

  • Herhangi bir ilaç kullanılacağı zaman alerji konusunda doktora hatırlatma yapılmalıdır.

Bölüm Doktorları

Источник: https://www.memorial.com.tr/bolumler/alerji-hastaliklari/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть