Normal Doğum

Normal Doğum Hakkında Merak Ettiğiniz Herşey

Normal Doğum

Doğumun tanımını yapacak olursak minimum 28 haftalık bir gebelikten sonra bebeğin anne rahminden ayrılarak dünyaya merhaba demesi olarak tanımlanabilir.

Şayet bebek daha erken zamanda dünyaya gelmişse yaşamını sürdürme yeteneklerini tam olarak kazanmadığı için bu durum düşük olarak tanımlanacaktır.

Daha önceki zamanlara bakaraktan günümüzün getirmiş olduğu tıptaki ilerlemeler sayesinde erken haftalarda dünyaya gelen bebeklerin yaşama şansları daha da artmış durumdadır.

Normal doğumun gerçekleşme zamanları gebeliğin 38-42 haftaları arasındaki dönemlerde doğal olarak başlayan kasılmalar ile bebeğin anne rahmini terk ederek dünyaya gelmesidir. Normal doğum esnasında toplamda vücutta oluşan kan kaybı yaklaşık 300ml civarında olur.

Doğum için geçen zaman 24 saatten daha az bir zaman olmakta olup sağlıklı bir doğum yapan anne için bu olay fiziksel açıdan çok zorlayıcı bir durum değildir. Normal gelişen ve sağlıklı gelişimini sürdüren bir gebelik 40 haftadır ve buda 280 güne karşılık gelmektedir.

Gebeliğin sonlanması ile muhtemel doğum zamanı son adet tarihine 7 gün ilave edilerek ve bu tarihten 3 ay çıkarılarak hesaplanır kısacası bu formül son adet tarihi +7 gün – 90 gün (3 ay) formülü ile hesaplanabilmektedir.

Anne adaylarının muhtemel doğum tarihleri içinde olan gebelik haftalarında doğum gerçekleştirme oranları yaklaşık %80 ihtimali bulunmaktadır. Gebelik süreci sağlıklı ve beklenen gibi geçen bir kadında 38-42 gebelik haftaları arasında doğum gerçekleşecektir.

Normal Doğum Yapmanın Bebeğe Faydaları

Normal doğum ile doğan bebeklerin solunum yolu problemlerinin daha az gelişme olasılığı vardır. Bebek doğum esnasında doğum kanalından geçerlen bir baskıya maruz kalacaktır bu baskı nedeni ile akciğerlerin olan amiyon sıvısı dışarıya atılmaktadır ve normal doğum ile dünyaya gelen bebeklerde daha az solunum sıkıntısı yaşadıkları buna dayatılmaktadır.

Normal doğum esnasında bebek ağız yolu ile bir takım bakterilere maruz kaldığı için bu nedenle bağışıklık sistemi daha kuvvetli olacağı bilinmektedir.

Normal doğumun gerçekleşmesi ve ilerlemesi esnasında bebekte bir takım hormonal değişimler meydana gelir bu değişimler doğum sonrasında annesi ile bir bağ kurmasına yardımcı olduğu savunulmaktadır. Ayrıca normal doğum gerçekleşirken bebeğin kanında endorfin yani mutluluk hormonu bulunmuştur buda bebeği doğumdan sonraki dış dünyaya hazırlamaktadır.

Normal doğum ile dünyaya gelen bebeklerde annesi emme ve annesinin memesine masaj yapma gibi yeteneklerinin daha etkin olduğu görülmüştür.

Normal doğum yaparken anne ve bebeğin ten ve cilt temasları daha etkili ve süratli olacağı için buda bebeğin annesine alışması ve bağlanması açısından önemli bir yere sahiptir.

Sezaryen doğum ile dünyaya gelen bebeklere göre doğum sonrasında daha az oranda yoğun bakım ünitesine alınmaktadırlar. Bunun nedeni gebelikte yolunda gitmeyen bir şeylerin olması durumunda doğum sezaryen ile gerçekleşmesi olabilmektedir.

Normal Doğum Yapmanın Anneye Faydaları

Normal doğum yapan bir anne sezaryen doğum yapan bir anneye göre doğum sonrasında toparlanma ve iyileşme süreci daha etkili ve çabuk olacaktır.

Normal doğum ile bebeğini dünyaya getiren anneler hastaneden çok daha erken taburcu edilmektedirler.

Normal doğum yapan anneler kendilerini daha mutlu ve bir başarı duygusu hissetmektedirler.

Sezaryen doğum ile karşılaştırılsa normal doğum yapan annelerde ölüm seviyeleri daha az olduğu görülmektedir.

Normal doğum esnasında rahimde herhangi bir cerrahi kesi yada yırtılma, hasar gibi bir durum olmadığı içi daha sonraki gebeliklerindeki doğumlarını da normal doğum ile yapma şansı bulunmaktadır.

Normal doğum yapan anne ileriki zamanlarında herhangi bir rahatsızlığı nedeni ile karın bölgesinden geçireceği ameliyatlarda bir risk faktörü taşımamaktadır.

Doğumdan sonra oluşabilecek kanama ve enfeksiyon olma ihtimali daha düşük seviyede olmaktadır.

Sezaryen doğum yapan bir anneye göre normal doğum yapmış bir annenin doğum sonrası ağrı ve şikayetleri önemsenecek derecede azdır. Sonuçta sezaryen doğum bir ameliyat bir cerrahi işlemdir.

Normal doğum esnasında doğum hormonları adı verilen ve doğal olarak salgılanan hormonlar bulunmaktadır.

Doğumun Başladığına Dair Belirtiler Nelerdir?

Doğumun başlaması kasılmaların ve nişan gelmesi yada suyun gelmesi ile kendini gösterebilir. Doğumun nasıl başlayacağı daha önceden tahmin edilememektedir.

Her kadında doğum başlamadan önceki belirtilerde farklılıklar olabilmektedir.

Bazı kadınlarda doğum başlangıcı olarak ilk ağrılar olurken bazı kadınlarda ilk olarak sular gelmekte olup yada kanlı bir akıntı biçiminde mukus atılmaktadır.

Gebeliğin son dönemlerinde, son aylarında gebe kadınlar bazen karın bölgelerinin sertleştiğini ve ağrı hislerinin olduğunu tarif etmektedirler. Bu sancılar ve ağrılar doğumun başladığını göstermez bu ağrılara braxton hicks kontraksiyonları yani yalancı sancı ismi verilmektedir.

Doğumun başladığını anlamanız için gerçek doğum sancıları daha sık ve düzenli biçimlerde ayrıca şiddetli şekilde meydana gelmektedir. Gerçek doğum sancıları 10-20 dakika aralıklar ile ve düzenli biçimlerde olmaktadır. Bununla beraber karın bölgesine dokunulduğunda yüksek derecede sertleşmiş olduğu fark edilir.

Doğum sancılarına sıklıkla bel ve sırt ağrıları da eklenebilirken arası uzun olan 2-3 saatlik aralar ile gelen sancılarsa doğumun başlamak üzere olduğunu göstermemektedir.

Doğumun başladığını gösteren ağrılara ve sancılara hafif derecede kanama katılabilir buda rahim ağzının açıldığını yada nişan kanamasının meydana geldiğini ve doğum için son hazırlıkların tamamlandığını göstermektedir. Meydana gelen bu kanamanın boyutuna bakılmaksızın acilen bir sağlık kuruluşuna gidilmesi gerekmektedir.

Ayrıca suların gelmesi de doğumun başladığını kesin olarak göstermekte olup acil bir sağlık kuruluşuna gidilmesini gerektiren durumdur. Bazı durumlarda muhtemel doğum zamanına daha zaman varken suların gelmesi olabilmektedir bu durum erken doğum riskini gösterdiği için yine acilen sağlık kuruluşuna baş vurulması gerekmektedir.

Anne adayları gebeliklerinde meydana gelen vajinal akıntı ile su gelmesini bazen birbirinden ayırt etmekte zorlanırlar. Akıntıyı tanımlayacak olursak bir çok anne adayında koyu kıvamlı ve yapışkan olan ve az seviyede gelen bir sıvıdır.

Suların gelmesiyse daha fazla seviyede olmaktadır ve su kıvamında akıcı bir yapıya sahipken bazen bacaklardan aşağı doğru süzüldüğü de olabilmektedir ancak bu her zaman olmaz bazen daha azda suların geldiği görülebilir. Suların gelmesi kesinlikle acil şekilde doktora ulaşılmasını gerektirirken akıntı gelmesi acil doktora ulaşmayı gerektirmez.

Ancak anne adayı sularım mı geldi yoksa akıntımı diye ayırt etmekte bir zorluk yaşıyorsa her ihtimali göz önünde bulundurarak doktora başvurmakta fayda vardır.

Anne adayları doğumlarının başladığına dair herhangi bir şüphe içine düşerlerse hastaneye giderek gebeliklerini takip eden doktorlarına başvuru yapmaları ve gereken incelemeler sonucunda doğumun gerçekten başlayıp başlamadığı anlaşılacaktır. Doğumun başladığı nasıl anlaşılır konumuzu da buradan ulaşıp inceleyebilirsiniz.

Doğumun Aşamaları Ve Evereleri

Doğumun Birinci Eversi

Birinci evresi az önce bahsettiğimiz düzenli ve şiddetli kasılmaların meydana geldiği dönemdir. Bu kasılmaların aralarındaki süre 10-20 dakika olurken gittikçe daha da araları kısalır ve şiddetinde artış görülmektedir.

Bu meydana gelen kasılmaların arasında ki süre 2-3 dakika kadar azaldığında ve oluşan her bir kasılmanın süresi 45-60 saniye kadar devam etmesi halinde rahim ağzı açılmaya başlar ve bebekte dünyaya gelmek için doğum kanalına inmeye başlar.

Bu evre anne adaylarının ilk doğumuysa 12-14 dakika da biter şayet ilk doğum değilse bu süre daha da az olabilmektedir. Anne adaylarını en çok zorlayan ve zor anlar yaşatan dönem işte bu dönemdir.

Fakat rahim ağzında 2-3cm bir açılma olduğunda yapılacak bir epidural anestezi ile ağrısız ve kaliteli bir doğum yapılabilir. Anne adayları bu nedenle normal doğumdan korkmamalıdır.

Doğumun İkinci Evresi

Bu evre rahim ağzının tam olarak açılmasıyla başlayan ve bebeğin dünyaya gelmesi arasında geçe bir evredir rahim ağzının yaklaşık olarak 10cm yakın bir açılma yapması gereklidir.

Gerçek doğumun gerçekleştiği bu süre yaklaşık yarım saat ile 2 saat arasında bir süreçte meydana gelir bazen bu süre ilk doğumu olmayan kadınlarda daha az olurken yarım saat ile 2 saat arasında bir sürede olabilmektedir. Şayet doğumun 1.

Evresinde su kesesi açılmamışsa 2. Evrede açılacaktır.

Ikınma Tekniği

Ağrının en kuvvetli olduğu anda anne adayı derin derin nefesler alarak aldığı nefesleri içinde tutar ve kuvvetli biçimde ıkınmaya çalışır. Ikınma esnasında anne adayı çenesini göğüs bölgesine dayayarak bütün gücüyle makat bölgesine doğru ıkınma işlemini gerçekleştirir.

Ikınma süresi ağrının olduğu sürece devam etmelidir ve ağrı geçtiğinde ıkınmada kesilmeli ve gevşemelidir. Bebeğin baş bölgesi dünyaya gelirken anneye ıkınmaması gerektiği söylenmektedir fakat bu esnada ıkınma hissi sürmekte olup ıkınmanın önüne geçmek amaçlı kısa nefesler alınıp verilir.

Bebeğin baş kısmı dünyaya geldiğinde doğumu gerçekleştiren hekim veya yanında ki hemşire bebeğin daha rahat nefes alıp vermesi için ağzını ve burnunu silerek temizler. Bebeğin baş kısmı doğduğu esnada sıklıkla yüzü aşağı doğru bakmaktadır.

Bebeğin omuz kısımları dünyaya gelebilmesi için bebek başını annesinin sağ veya sol bacağına doğru çevirmektedir.

Bebek bu manevrayı yaptıktan sonra doktor bebeğin baş bölgesinden tutarak hafif biçimde kendine doğru çeker böylelikle önce bir omzu daha sonra diğer omzun doğmasını sağlayarak bebeğin bütün vücudunun dünyaya gelmesini sağlamaktadır. Yapılan doğumların yaklaşık olarak %95 oranı bebek baş aşağı biçiminde gelmekte olup geri kalan %5 kısımsa makat pozisyonunda gelmektedir.

Anne adayının gerçekleştirdiği ilk doğumsa ve bebek makat pozisyonun geliyorsa normal doğum ile dünyaya gelmesine izin verilmez. Bunun nedeni bebeğin vücudunda en büyük olan baş kısmının rahat biçimde doğacağının garantisi olmadığından risk taşımaktadır.

Doğum gerçekleşirken bebeğin önce vücudunun çıkması fark edilirse başı sıkışabilir buda bebeğin zarar görmesine neden olabilmektedir.

İşte bu nedenle makat doğum gerçekleşiyor ve anne adayının bu ilk doğumuysa kesinlikle sezaryen doğum yapılması bebek sağlığı açısından önem taşımaktadır.

Bu arada bebek dünyaya geldiğinde göbek kordonu ile anneye bağlı şekildedir.

Doğumun gerçekleşmesinden sonra kordon hem anne, hem de bebek tarafından bağlanarak orta kısımdan kesilerek bebeğin bağımsız olması sağlanmaktadır ve bu evrede artık bebek anne rahminden çıkmış göbek kordonundan kurtulmuş şekilde dünyaya gelmiştir. Doğum ıkınma teknikleri konusunu ayrıca işledik buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

Üçüncü Evre

Bu evre bebek doğduktan sonra plasentanın (bebeğin eşinin) vücuttan ayrılana kadar geçtiği süre olarak adlandırılmaktadır.

Bu süre yarım saat ile 45 dakika arasında olur ve plasenta doğduktan sonra bütün kısımları dışarıya çıkıp çıkmadığı kontrol edilir çünkü plasenta parçaları rahmin içerisinde kaldığı zaman kanama ve enfeksiyon gibi komplikasyonlara neden olabilmektedir.

Doğum esnasında doktor kesi yapılacak bir durum görmüş ve kesi yapmışsa bu kesiye dikiş atılır. Bu dönemde meydana gelen kasılmalar aynı zamanda plasantanın rahim duvarını terk etmesi ile meydana gelen kan damarlarının kapanmasına ve doğru orantılı olarak annenin aşırı kan kayıplarının önüne geçmektedir.

Genel olarak üçüncü evre sorunsuz ve acısız şekilde tamamlanır. Az önce dediğimiz bebeğin doğmasını kolay kılmak için doktor episyotomi denilen kesiyi yapmışsa dikilir. Bu yapılan kesi sıklıkla ilk doğumu gerçekleştiren annelerde genellikle uygulanır.

Источник: https://gebelikse.com/normal-dogum-hakkinda-merak-ettiginiz-hersey

Normal Doğum Nedir?

Normal Doğum

İlk kez yeni anne olacak gebeler, normal doğum un ne demek olduğunu tecrübe etmedikleri için çoğunlukla etraftan duydukları olumsuz örnekler nedeniyle korkarlar.

Ancak anne ve bebekte herhangi bir sağlık problemi yoksa, normal doğum hiç de korkulacak bir olay değil bilakis doğum anı, aynı zaman da anneliğin de ilk anları olduğu için yaşanması, hissedilmesi gereken dünyanın en güzel anlarından biridir. Çünkü normal doğum ile birlikte anne, yaşadığımız şu dünyaya pek çok akıl almaz mucizeler zinciri sonunda bir meleğin gelmesine vesile olmuş ve bunu başarmış olur.

Meyvelerin bile sabırla olgunlaştığı bir dünyada, bir insanın doğması elbette kolay değil, acı olacak, sancı olacak tabii ki. Şahsen, bunları beni korkutan birer korku unsuru olarak görüp, gereksiz yere endişe duymak yerine, o eşi benzeri olmayan anı yaşamayı canı yürekten istemiş biriyim. Çünkü, yaşanan o an, ya bir kere yaşanacak ya da iki, üç kere. Daha fazla değil inan!

Şimdi senin sabırlarının sonunda, vücudunun bebeği nasıl dışarı çıkarmak istediğine yani normal doğum aşamalarını detaylandıralım.

Normal doğum rahim ağzında meydana gelen açıklığa göre takip ediliyor desek yanlış olmaz. Eğer nişanın gelir, sancıda olur fakat açıklık olmazsa doğum gerçekleşmez. Normal doğum un gerçekleşmesi için rahim ağzının açılması gerek.

Pek çok kişiden duymuş olma ihtimalin yüksek olan “açıklık yoksa eve geri gönderirler ya da suni sancı verirler. O yüzden, sen sancıların 5-10 dakika aralıklarla yaklaşık 1 dakika kadar sürecek şekilde gelmeye başlamadan hastaneye gitme.” cümlesi doğrudur ancak bebeğin hareketlerinin de takip edilmesi kaydıyla!

Rahim ağzında açıklık

Gebeliğin son haftalarına yaklaşıldığında anne adayının vücudundaki hormonal değişiklikler ve bebeğin aşağı doğru dönmesiyle pelviste meydana gelen baskı rahmi normal doğum için hazırlamaya başlar.

Kasılmalar

Özellikle gebeliğin ortalarından itibaren hissedilmeye başlayana Braxton Hicks kasılmaları, doğuma az kala şiddetini daha çok arttırsa da bebeğe daha çok besin ve oksijen gitmesini sağlayarak gelişimine önemli katkıda bulunur. Braxton Hicks kasılmalarının en belirgin özellikleri düzensiz olmalarıdır ve yaklaşık 30 saniye kadar sürerler.

Latent Faz

Normal doğum sancılarının en erken bölümü olan evredir. Bu fazdaki kasılmalar hafif ve düzensizdir. Yaşanan bu kasılmalar gevşek yapıda ve 2 cm civarı yüksekliğinde olan rahim ağzını daha da kısaltarak normal doğum için hazırlar.

Latent faz ortalama 8 saat sürer (Latent faz sonucunda rahim ağzı açıklığı yaklaşık 4 cm olur.) Fakat birden çok normal doğum yapmış kadınlarda daha kısa sürebilir. Latent faz, adet dönemindeki hafif bel ve sırt ağrısı gibi hissedilebilir. Bu sebeple bazı kadınlar doğum sürecinin başladığını anlamazlar bile.

Normal Doğum Aşamaları – 1

Normal doğum aşamaları – 1

Açıklık yaklaşık 10 cm olup, sancılar düzenli bir şekilde iyiden iyiye artınca artık doğum süreci başlamış olur. Bebek bu evrede rahim ağzına iyice yaklaşarak pelvis tabanına baskı yapar. Bu esnada bebeğin yaptığı baskı dışarıdan görülecek şekildedir.

Az bir zaman sonra doğru ıkınmalar, sancı ve kasılmalarla birlikte bebeğin başı rahim azında biraz daha açılmaya sebep olacak ve görünmeye başlayacaktır. Bu esnada gelen sancılar bebeğin zaman zaman geri çekilmesine sebep olabilir ancak bu endişe verecek bir durum değildir.

Normal doğum için hastaneye yatışı yapılan anne adayının rahim ağzı doktor ya da ebeler tarafından, açıklık uzunluğu, dilasyon, kıvam derecesi ve bebeğin pozisyonu gibi doğum işlemi için bilinmesi gerekli olan özellikleri belirlemek amacıyla vajinal muayene yaparlar.

Normal Doğum Aşamaları – 2

Normal doğum aşamaları – 2

Bebeğin başı görünmeye başladığında hastanedeki doktor ve ebeler artık ıkınmaman gerektiği konusunda uyarılar yapar, onların dediklerini dikkate almalısın. Çünkü ıkınmaların nedeniyle bebeğin başı birdenbire çıkarsa doğum yolunda çok fazla yırtık meydana gelebilir. Bu da çok fazla zor dikiş anlamına geliyor. Bu dikişler doğum sonrası sıkıntılar yaşamana sebep olabilir.

Bu nedenle, olumlu şeyler düşünerek, gevşeyip kesik kesik nefesler alman seni ve bebeğini rahatlatır. Bu aşamada doğumun en zor ama kısa süren anlarını yaşarsın. Bebeğinin başı vajinayı iyice gereceği için kısa süreli yaşanacak acı yerini doğum bittikten sonra uyuşmaya bırakacaktır.

Genellikle ilk doğumlarda ya da iri bebeklerde, çıkış zor olduğundan yırtılmaları önlemek ve doğumun kolaylaştırılması amaçlı epizyotomi adı verilen perine bölgesinin kesilmesi işlemi uygulanır.

Normal Doğum Aşamaları – 3

Normal doğum aşamaları – 3

Ona kavuşmana çok az kaldı, geldi sayılır..

Bebeğin muhtemelen başı dönmüş ve yüzü yere bakar şekilde doğacaktır. Normal doğum aşamalarından 3. olan bu evrede bebeğinin başı göründükten sonra doğumu gerçekleştiren kişi bebeğinin boynunu kontrol eder. Bunun nedeni; göbek kordonunun boğazına dolanıp dolanmadığıdır. Eğer dolanmışsa bebek doğuyor olduğu için kordon boynundan kayar ve rahatça çıkarılır.

Meleğin, yüzü senin bacaklarından birine bakacak biçimde döner. Bu esnada, gözleri, burnu ve ağzı temizlenir. Eğer gerekli görülürse, üst solunum yollarında kalan sıvı, bir tüple emilerek alınır.

Normal doğum da bebeğin üst solunum yollarının temizlenmesi

Normal Doğum Aşamaları – 4

Normal doğum aşamaları – 4 – Artık bir ömür beraberliğinize dakikalar kaldı…

Tüm bu olanlardan sonra son birkaç sancı ile küçüğünün vücudu kendiliğinden kayarak çıkar.

ve mutlu son

Источник: https://yenianneyim.com/normal-dogum/

Normal Doğum Nasıl Yapılır

Normal Doğum

Bir insanın anne rahmine düştüğü andan itibarenki hikayesi doğum ile farklı bir boyuta taşınır; zira loş ve sessiz bir ortamda sıvı dolu bir kesenin içinde 40 hafta süren bekleyişin rotası, doğum anının gelişiyle bambaşka bir yolculuğa çevrilir.

Kusursuz yazılmış senaryo tıkır tıkır işler ve bebek anne rahminden aşağı doğru süzülerek ışığa kavuşur. Bu an, yeni bir bireyin hayata merhaba dediği andır. İlk nefesle oksijeni ciğerlerine çeken bebek için yepyeni bir dünya vardır artık.

Annenin hissettiklerini anlatmak içinse dünyada henüz öyle bir alfabe oluşturulmamıştır. Her kadın doğum anı esnasında hissettiklerini ortak bir cümleyle anlatır: “Tarifsiz bir his”

Bu mucize dolu an, normal doğum olarak adlandırılır.

Peki normal doğum nasıl olur?  Bebeğin doğum kanalından geçerek gelişi olan normal doğum  ya da diğer deyişle vajinal doğumda 3 evre vardır.

1-Doğum sancılarının başladığı ve yavaş yavaş serviks yani rahim ağzının yeterli açıklığa ulaştığı ilk evre

2-Bebeğin doğumu ile tamamlanan ikinci evre

3-Halk arasında “eş” olarak tabir edilen plasentanın çıkışıyla sonlanan üçüncü evre

Eğer hekim gerekli görürse vajina dış dudaklar ile anüs arasında kalan “perine” bölgesine “epizyotomi” yani cerrahi kesi işlemi yapabilir. Üçüncü evre de tamamlanınca vajinal bölgede kanama, yırtık yahut “epizyotomi” varsa normal doğum dikişleri atılır ve normal doğum tamamlanmış olur.

Doğum sancısı olarak bilinen ve doğumun başladığını haber veren şiddetli kasılmalar doğumun ilk evresinde gerçekleşir. Düzenli ve belli aralıklarla gelen normal doğum sancısı, rahmin kasılmasına, rahim ağzının (serviks) açılmasına ve bebeğin doğum kanalına doğru itilerek doğmasına hizmet eder.

Rahim ağzı açıldıktan sonra, eğer ilk doğumsa 45 dakika, ikinci doğumsa yaklaşık 15 dakika sonra bebeğin başı görünür. Kasılma periyodu sona erdiğinde bebeğin de başı doğum kanalının son kısmına gelmiştir. Bu aşamada hekim, anneye artık ıkınmamasını, nefes almasını ve vermesini söyler ki diyafram boşaltılabilsin. Gerekli görürse hekim anneye ıkınmasını söyler.

Ve bebek dölyatağından dışarıya doğru hafifçe kayarak sıyrılır. Bebeğin önce yanakları dışarı çıkar ve başı da gelir. Omuzları hala içerde olan bebeğin başı, omuzlarla aynı hizaya gelebilmek için döner ve önce bir omuz ardından diğer omuz da dışarı çıkar. Sonrasında içerdeki sıvılar ve bebeğin bedeninin geri kalan kısmı da yavaş yavaş dışarı çıkar. En son çıkan bölüm ayaklardır.

Hatta bu yüzden halk arasında ayaklara “sonradan çıkma” da denilir. Bebek annesinin bedeninden tam anlamıyla ayrıldığında soluk alır ve soluk alır almaz ağlamaya başlar. Bazı bebekler hemen ağlamayabilir. Doğduktan 5-6 dakika sonra ağlayan bebekler de az değildir. Bebek ağladığında ciğerlerine oksijen dolar.

Ağlaması, aslında ilk soluğu rahat ve şiddetli biçimde alabilmesi içindir.  Bebeğin solunum yollarında bulunan mukus temizlendiğinde artık daha da rahat nefes almaya başlar. Bebeğin döl yatağı içinde bulunduğu süre boyunca annesinin plasentasından beslenmesini sağlayan göbek bağı yahut göbek kordonu iki farklı yerden düğümlenerek bu iki düğümün arasında bir noktadan kesilir.

Düğümlenen kısım kısa süre içinde küçülür ve bebeğin göbek deliğini oluşturur.

Bebeğin doğması, doğum olayının tam anlamıyla sonlandığı anlamına gelmez. Yani plasentanın vücudu tamamen terk edebilmesi için kasılmalar hala devam etmektedir. Bu kasılmaların yardımıyla plasenta, döl yatağının kenarlarından kopup ayrılarak dışarı atılır. Anne artık hayli rahatlamış ve üzerinden sanki tonlarca yük kalkmıştır.

Ama bu evre de doğumun evrelerinden biridir. Hekimler doğumesnasında, döl yatağının adamakıllı kasılmasını ve bu son evrenin 15 dakikadan fazla sürmesini sağlayan hormon türevi bir iğne yapar.Normal doğum artık tam anlamıyla tamamlanmıştır.

Doğumu yaptıran hekim veya ebe, perine bölgesini kontrol ederek yırtık olup olmadığına veya dikiş gerekip gerekmediğini kontrol eder. Eğer gerek görülürse doğumdan sonraki yarım saat içinde lokal anestezi yapılarak normal doğum dikişleri atılır.

Dikiş sırasında anne adayının acıyı hissettiği pek söylenemez; zira o sırada kollarına, rahmine ilk düştüğü andan itibaren kavuşmayı ve sarılmayı arzu ettiği bebeği verilmiştir.

Normal doğum, eğer her şey yolunda giderse son derece kolay bir doğum biçimidir. Ancak bazı terslikler de olabilir.

Sözgelimi bebek ters gelebilir, bebek döl yatağı içinde doğuma uygun biçimde konumlanmamış olabilir ki hekimler bunu elle muayenede dahi anlayabilir.

Bazı durumlarda ise plasenta, doğum kanalının diğer tarafında, yani bebeğin başının tam önünde durarak bebeğin doğumunu engelleyebilir. Bu ve buna benzer tersliklerde hekim, anneyi acilen sezaryene alarak bebeği cerrahi müdahale ile doğurtabilir.

Normal doğum sancısı, gerçekleşme anı ve sonrasında gelen rahatlama hissi ile ve aslında daha da ötesinde; annenin, narkoz altında uyumadan bebeğinin geliş aşamalarını saniye saniye yaşaması  açısından bakıldığında heyecanın da, acının da, ıstırabın da, telaşenin de, mutluluğun da ve tarifi imkansız tüm duyguların canlı canlı yaşanabildiği eşsiz bir deneyimdir. Normal doğum yapanlar, doğumun ilk evresinden itibaren anneliği tam anlamıyla hissetmenin en çıplak ve benzersiz halini yaşamış olurlar.

Normal Doğum Belirtileri

Doğum anı yaklaştıkça ve hatta doğuma 1-2 gün kala hormon seviyesindeki değişimler vücuttan su kaybına ve iştah azalmasına sebep olabilir. Tam da bu süreçte anne adayı 1-2 kilo bile verebilir. Doğumun yaklaştığı günlerde, doğumda gereken enerji, vücutta depolanmış halinden açığa çıkar ve anne adayı kendini çok enerjik hisseder.

Bu durumda enerjiyi boşa harcamamak, çok fazla hareket etmemek ve istirahat etmek gerekir ki, açığa çıkan enerji, normal doğum sırasında harcanabilsin.

Bazı anne adaylarında doğumdan birkaç gün evvel, bazı anne adaylarında da doğum esnasında, rahmin, vazifesini daha rahat şekilde yerine getirebilmesi için vücut bağırsakları boşaltmaya yönelik hareket eder ve yumuşak dışkı, ishal ve gaz problemi oluşur. Bu belirtiler de doğumun başladığına işaret eden delillerdir. Fakat yine de bu belirtilerin her gebe kadında yaşandığı söylenemez.

 Diğer belirtiler, “nişan” olarak adlandırılan mukuslu ve kanlı akıntının; regüler, yani belli aralıklarla gelen kasılmaların ve suyun (amniyos sıvısı) gelmesidir. Bu sayılanlar aynı sırayla gelmezler. Her anne adayı ve her doğumda farklılık gösterir.

Nişan diye tabir edilen şey, hamilelik boyunca rahim ağzında, bebeği ve rahmin kendisini koruma amaçlı tampon oluşturmak adına meydana gelen jölemsi, sümüğümsü bir maddedir. Bir nevi tıkaç vazifesi görür.

İşte bu tıkaç, doğumun başladığını bildiren rahim kasılmaları sırasında ve kasılmaların ittirici gücü ile aşağı iner.

Tıkaç iner inmez paniğe kapılmamak gerekir; zira bu durum doğumun hemen başlayacağını değil ancak yaklaştığını gösterir.

Halk arasında “suyun gelmesi” olarak dillendirilen şey de amniyon sıvının gelmesi durumudur ve bu da doğum başlangıcına delalettir.

Kıvamı su gibi akışkan ve rengi açık sarı olan amniyon sıvısının kendine özel bir kokusunun olduğu da söylenebilir.

Amniyon kesesi yırtılıp, içerdeki su rahim dışına akmaya başladığında anne ve bebeğin enfeksiyon kapma riskleri de oluşur. Bu yüzden amniyon sıvısı gelir gelmez hastaneye gitmek gerekir.

Doğum belirtilerinden birisi de ağrıdır kuşkusuz. “Evet artık doğum başlıyor” anlamına gelen ağrı, karında sertleşmeyle birlikte hissedildiğinde  doğum çanları çalıyor demektir. İlk başlarda ağrı hafif şiddette, kısa süreli ve seyrekken; giderek daha şiddetli, uzun ve sık şekilde hissedilir.

Normal Doğum Anı

Normal doğum anı, son derece ayrıntılı biçimde düşünülüp tasarlanan bir film gibidir. Her şey yerli yerinde, kendi doğal akışında, olması gerektiği sırada ve sistemli bir biçimde başlar, gelişir ve nihayetlenir.

Kusursuz bir yazılımın, yine kusursuzca işleyişi ile yaşanan normal doğum anı, hem biraz ıstıraplı, hem de çok yoğun duyguların yaşandığı bir andır. Normal doğum yaşanırken ve bittikten sonra, dünyaya gelen sadece minik bir beden değil, annenin de yenilenen bedeni ve ruhudur.

Artık doğumu yapan kadın, 40 hafta önceki kadın değildir. Artık, o, yavrusu olan bir annedir.

Normal Doğum İzle 

Normal Doğumun Faydaları

Normal doğumun en sağlıklı doğum şekli olduğu adından da bellidir zaten: normal doğum… Vajinal doğum da denilen normal doğumun, cerrahi bir operasyon olan sezaryen doğuma göre daha avantajlı olduğu aşikardır.

Ancak bazen öyle komplikasyonlar, anne ve bebeğin hayatını riske sokacak öyle olumsuzluklar yaşanabilir ki, hekim, bebeği sezaryen ile almak zorunda kalabilir. Bu durumda elbette anne ve bebeğin hayatı söz konusu olduğu için, sezaryen doğum, normal doğuma göre daha avantajlı hale gelir.

Ama eğer her şey normal seyrinde ilerliyorsa, annenin fiziki yapısı ve bebeğin döl yatağındaki pozisyonu olması gerektiği gibi ise, tercih edilmesi gereken en sağlıklı doğum şekli normal doğum olmalıdır.

Normal doğum sonrası anne ve bebek arasında ten teması ve duygusal bağ daha hızlı oluşur. Bebek annesinin kokusunu hemen alır ve hemen emmeye başlar. Bu da bebeğin anneye daha çabuk bağlanmasını ve aradaki bağın daha hızlı olmasını sağlayacaktır.

Normal doğumla dünyaya gelen bebeklerde solunum sıkıntısı daha az görülür. Buna sebep olarak da bebeğin doğum kanalından geçerken uğradığı baskının, akciğerlerindeki amniyon sıvısının atılmasını kolaylaştırması gösterilir.

Bebek normal doğum sırasında doğum kanalından geçerken ister istemez bakterilere ağzı ile temas edecek ve bu da onun bağışıklık sisteminin gelişmesine katkı sağlayacaktır.

Normal doğum anında bebeğin endorfin yani mutluluk hormonu salgıladığı bilinmektedir. Endorfin, bebeğin kordon kanında tespit edilir. Bu hormonal salınımlar sonucunda bebek dış dünyaya adeta görünmez bir zırh ile gelmiş olur.

Normal doğum ile dünyaya gelen bebeklerin annenin memesini emme ve memeye masaj yapma yetilerinin daha güçlü olduğu gözlenmiştir.

Normal doğum sonrası annenin ayağa kalkması ve gündelik yaşama dönüşü daha hızlı, daha kolay ve ağrısız sızısız olmaktadır.

Normal doğum yapan anneler hastaneden kısa sürede taburcu edilir. Bu da sıhhat ve maddi açıdan avantaj demektir.

Normal doğum yapan anne, narkoz almadığı için doğumun her saniyesini bilinçli olarak idrak eder ve doğumdan sonra da büyük bir iş başarmanın kıvancını doyasıya yaşar.

Sezaryen doğum sonrasında anne adayının özellikle karın bölgesinde meydana gelen dışarıya doğru fırlamış ve sarkmış görünüm,normal doğum sonrası görülmez. Normal doğumdan sonra kadın vücudu daha çabuk toparlanır.

Normal doğumda anne ölüm oranı, sezaryen doğumda anne ölüm oranına göre daha düşüktür.

Bebeğini normal doğum ile dünyaya getiren bir annenin rahim bölgesinde kesi olmadığı için, diğer doğumlarını da yine normal yolla yapma olasılığı vardır. Ayrıca eğer ilerleyen zamanlarda karın bölgesinden bir ameliyat geçirecekse, bu ameliyatlar risk içermeyecektir.

Normal doğum yapan kadınlarda doğum sonrası enfeksiyon ve kanama gibi komplikasyonların görülme sıklığı sezaryen doğuma göre çok daha azdır.

Normal doğum yapan kadında, sezaryen doğumdan sonra yaşanan ağrı ve dikiş sızıları yaşanmaz.

Источник: https://www.hamilelikgebelik.net/normal-dogum-nasil-yapilir/

En Detaylı Normal Doğum Rehberi: Belirtileri, Avantajları ve Riskleri

Normal Doğum

En yaygın ve doğal doğum biçimi olan, vajinal doğum olarak da adlandırılan normal doğum, doğanın en şaşırtıcı, mucizevi olaylarından biri. Tüm doğum sürecini, her anına tanık olarak yaşamak isteyen anne adayları, bu doğum yöntemini tercih ediyor.

 Dünya’ya yeni bir hayat getirirken yaşanan bu süreç; sancıyı, ağrıları, heyecanları ve tüm duyguları kadına yaşatıyor. Fakat aynı zamanda bu sürecin kendine özgü bir zorluğu ve gerilimleri de var.

Hem fiziksel hem de zihinsel olarak bu sürece iyi hazırlanan anne adayları doğal yollarla bebeklerini dünyaya getirmenin keyfini tadıyor. Her anne adayı farklı özelliklere sahip. Her doğum ise benzersiz, biricik ve kendine özgü bir deneyim.

Ancak doğum biçimine karar vermeden önce genel olarak normal doğumun avantajları ya da dezavantajları değerlendirilebilir. Karşılaşılabilecek riskler ve normal doğum biçiminin faydaları karşılaştırılabilir.

Normal doğum, bebeği dünyaya getirmenin anneler için en doğal biçimi. Anne adayında belirli bir hamilelik sürecinin neticesinde, doğum ağrılarının kendiliğinden oluşması ve bebeğin vajinal kanaldan kendiliğinden doğması olarak tanımlanabilir. Normal doğum biçiminde herhangi bir ameliyat yöntemi ya da tıbbi alet kullanılmıyor.

Aslında yakın zamanlara kadar tarihsel olarak doğum dendiğinde sadece doğal yöntemle gerçekleşen bu doğum biçimi anlaşılmış. Halen de dünyada en yaygın doğum yöntemi. Sezaryen doğum yaygınlaşmasına rağmen, günümüzde normal doğum biçimine de bir geri dönüş eğilimi yaşanıyor.

Herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan anne adayları, gitgide bu doğal yola daha çok teveccüh gösteriyor.

Normal Doğum Nasıl Olur?

Doğal yöntemle, vajinal yollardan gerçekleşir. Temelde 3 aşamada tamamlanır.

  • Öncelikle hamilelik boyunca kapalı duran rahim ağzı, kasılmalar sayesinde açılmaya başlar ve 10 santimlik çapa kadar genişler. Bu aşama oldukça uzun sürebilir. Bazen 10 saati bulabilir. Önce kasılmalar seyrek ve hafif ağrılıdır. Daha sonra bu kasılmalar sıklaşmaya başlar ve ağrılar artar. Kasılmaların arası 5 dakikaya kadar iner. Bu aşamada mutlaka anne hastanede olmalıdır. İlk aşamanın sonlarına doğru kasılmalarla birlikte anne adayı ıkınmaya da başlayabilir.
  • İkinci aşamada rahim ağzının açılmasından sonra 1,5 saate kadar uzayabilen bir süreç vardır. Bu aşamada anne adayı kuvvetle ıkınmalıdır. Kadın derin nefes almalı ve aldığı nefesi vermeden önce ıkınmalıdır. Bu esnada bebeğin başı dışarı çıkarken ıkınma kesilmeli ve nefes alınıp verilmelidir.
  • Son aşamada bebeğin doğumundan sonra plasenta dışarı çıkar ve bu süreç de yarım ya da 1 saati bulabilir. Rahim içerisinde plasenta parçası kalmamalıdır.
  • Son aşamanın tamamlanması ile anne rahatlar ve yorgunluğunu hisseder. Temizlik, kanama kontrolü ve değerlerin ölçülmesi ile süreç tamamlanır.

Plasenta İle Alakalı Daha Detaylı Bilgi İçin: Plasenta Nasıl Oluşur?, Ne İşe Yarar? 

Normal Doğum Belirtileri Nelerdir?

Doktorun uyarı ve açıklamaları doğrultusunda izlenmesi gereken belirtilerdir. Doğumun başlamakta olduğunu gösterir.

  • Toplumda nişan olarak adlandırılan bir miktar sümüksü ve kanlı akıntı başlangıç sinyalini verir. Hamilelik sürecinde kapalı duran rahim ağzında, annenin rahmini ve bebeği enfeksiyon riskinden korumak için jöle kıvamında bir sıvı oluşur. Nişan denen madde, bu sıvıdır. Doğumun başlangıcında kasılmaların etkisi ile bu sıvı yapı dışarı atılır.
  • Kasılmalar düzenli ve belirli zaman aralıkları ile seyreden, periyodik bir hale gelir.
  • Suyun gelmesi ise doğumun başladığının en bariz belirtisidir. Amniyon sıvısı, su gibi akışkandır. Açık sarı renklidir. Kendine özgü bir kokusu vardır. Bu suyun gelmesi doğumun başladığının net belirtisi olarak dikkate alınmalıdır. Su geldiğinde hemen hastaneye gitmek en doğrusudur. Ağrı olmasa bile ihmal edilmemelidir.
  • Karında sertleşme olması ve ağrının başlamasıdır. Hafif başlayan ağrı, gittikçe uzun ve şiddetli bir hal alır.

Bu belirtilerin sıralaması her kadında farklılık gösterebilir. Hatta bir annenin farklı doğumlarında da farklılaşabilir.

Normal doğumun, anne adayının doğum ve doğum sonrası süreci en kolay şekilde aşması ve kendi sağlığı adına pek çok farklı faydası bulunuyor.

Her geçen gün yapılan araştırmalar ile doğal yollardan vajinal yöntemle bebek dünyaya getirmenin çeşitli faydaları, avantajları ve insan sağlığı açısından olumlu etkileri ve sonuçları daha çok ortaya çıkıyor.

Bu nedenle de uzmanlar anneleri tabii yollardan doğum yapmaya daha çok teşvik etmeye çalışıyor.

Bedeni doğum yapmaya uygun olan, herhangi bir sağlık sorunu bulunmayan, değerleri normal olan bir kadının, ameliyatsız doğum yapması sezaryen yöntemine göre daha uygun.

Ancak ağır sağlık sorunlarının olduğu ve doğum açısından, anne sağlığı açısından risk bulunan durumlarda, normal doğum yapmaktan kaçınılabilir.

Doğumun normal yöntemlerle mi yoksa ameliyat yöntemi ile mi gerçekleşmesi gerektiği tamamen doktorun vermesi gereken bir karar.

Ortada herhangi bir zorunluluk ve sağlık sorunu yokken, normal doğumu terk ederek sezaryene başvurmak, doğal doğum sürecinin sağladığı faydalardan hem anneyi hem de bebeği mahrum bırakır.

Bu nedenle doğum öncesinde uzman doktorlar anne adayını doğum biçimleri konusunda ayrıntılarıyla bilgilendirir. Çeşitli faydaları, kolaylıkları, avantajları ve riskleri açıklar.

Anne adayı doğum yöntemleri konusunda ne kadar doğru bilgiye sahip olursa, sürece uyumlanması ve doğru yöntemi tercih etmesi o kadar kolay olur.

Sezaryen Doğum İle Alakalı Tüm Detaylar İçin: Sezaryen Doğum Rehberi

Eğer ameliyatsız doğum doğru seçenek olmasına rağmen anne adayını çeşitli nedenler ile korkutuyorsa, anne adayı doğum öncesinde psikolojik olarak bu sürece hazırlanabilir. Bu konuda da uzmanlardan yardım alınabilir. Doğal yoldan doğumun kendisi ve bebeği için ne kadar doğru ve faydalı bir seçenek olduğu konusunda bilinçli olması sağlanabilir.

1. Ameliyata gerek kalmaz

Doğal yöntemle yapılan doğumda genel ya da lokal anestezi ve ameliyat gibi ağır tıbbi müdahalelere gerek kalmaz. Anestezinin yaratacağı tehler, sorunlar gündeme gelmez.

Normal doğum yönteminde anne adayının karşı karşıya olduğu enfeksiyon ve kanama gibi durumların yaşanma oranı çok daha düşüktür. Ameliyat her zaman vücudu yoran, hırpalayan bir süreçtir.

Ameliyatlı doğumların annede yarattığı yorgunluk, ağrılar, dikiş problemleri doğal doğumda yaşanmaz. Anne çok daha kolay ve hızlı bir şekilde iyileşir, kendini toparlar, normal hayatına kısa sürede döner.

2. İyileşme süresi kısalır

Doğal yolla yapılan doğumun ardından, ameliyat problemleri ve anestezi söz konusu olmadığı için annenin vücudunun kendini toplaması daha hızlı, kolay gerçekleşir. Anne daha kısa zamanda yataktan çıkıp normal günlük hayatına dönebilir. Hastanede kalış süresi ve iyileşme süresi kısalır. Böylece hem kendisi hem de bebeği ile rahatlıkla ilgilenir.

3. Annenin daha az ağrısı olur

Doğal doğumlarda doğum sonrası annenin duyduğu ağrı çok daha azdır. Ameliyat sonrası komplikasyon riskleri ve ağrıları çok daha fazladır. Doğumdan sonra kasılmalar, acılar ve buna benzer sıkıntılar yaşama ihtimali azalır.

4. Anne doğum sonrası emzirmeye kolay uyum sağlar

Normal doğum yapan annelerde ameliyat geçirme ve anestezi sorunları yaşanmadığı için, annenin bilinci daima açıktır ve her anın farkında olarak anne süreci geçirir. Bu sayede doğum sonrasına psikolojik olarak da daha iyi hazırlanır.

Doğum sonrasındaki günlerine daha hazırlıklıdır ve kolay uyum sağlar. Bebek için çok önemli olan anne sütü, anne tarafından bebeğine ilk günden itibaren daha kolay verilir ve anne emzirme sürecine hemen uyumlanır.

Ayrıca doğal yolla doğum yapan kadın bebeği ile hemen temas kurduğu için emzirmeye daha yatkındır.

5. Spora başlama süresi kısalır

Ameliyatsız doğum ile bebeğini dünyaya getiren annenin bedeni eski formuna kolaylıkla kavuşmaya daha fazla hazırlıklıdır. Kısa sürede normal hayata geçen kadın, vücudunu toparlayacak egzersizlere de kısa sürede başlayabilir, hafif hareketlerle spora yönelebilir ve doğum öncesi formuna kısa sürede döner.

6. Anne, sonraki doğumlara hazır olur

Normal doğum yapan anneler sonraki doğumlarını normal yollarla yapmak konusunda da daha şanslıdır. Çünkü annenin rahminde herhangi bir kesi ya da hasar oluşmaz, böylece sonraki doğumlar için engel teşkil edebilecek bir sorun ortaya çıkmaz.

7. Komplikasyon ve kanama riski azalır

Normal doğumlarda doğumdan sonra enfeksiyon geçirme ya da kanama ile karşılaşma riski düşer. Normal doğum yapan kadın doğumdan sonra iyileşme sürecini doğal bir süreç olarak yaşar, ameliyat geçirmiş bir kişi gibi değildir.

Normal Doğumun Bebeğe Faydaları Nelerdir?

Vajinal kanaldan gerçekleşen doğum, anne için olduğu kadar bebek için de çok önemlidir. Normal yollarla dünyaya gelen bebek bazı açılardan daha avantajlıdır.

1. Solunumu sağlıklı olur

Normal yollarla dünyaya gelen bebeklerde solunum daha rahat gerçekleşir. Solunum problemleri konusundaki riskler azalır. Bu yöntemde bebek doğum kanalından doğal şekilde geçerken hafif bir şekilde baskıya uğrar ve akciğerleri bu antrenmanla daha iyi gelişir. Akciğerlerindeki amniyon suyu bu baskıyla atılır. Bu nedenle normal doğum bebek sağlığını daha en başından olumlu etkiler.

2. Bebeğin direncini artırır

Normal yolla gerçekleşen doğum esnasında bebek doğum kanalından geçer. Bu esnada bebek ağzı ile bazı bakterilere temas eder. Bebeğin ihtiyacı olan bu bakteriler, bağışıklık sistemini geliştirmekte etkilidir ve faydalı rol oynar. Böylece bebekler hastalıklara karşı daha dirençli, daha hazırlıklı hale gelir. Kolay hasta olmaz, hastalık riskleri ile daha kolay savaşır.

3. Bebeğin anne ile duygusal bağı güçlü olur

Bu yöntemde anne ve bebek arasında daha ilk adımda güçlü bir bağ kurulması kolaylaşır. Bu bağın başlangıçta sağlanması, bebeği ve psikolojisini çok olumlu etkiler. Doğum esnasında bebekte bazı hormonal dalgalanmalar meydana gelir.

Vajinal doğumda bebekte endorfin salgılanması, bebeğin psikolojisini olumlu etkiler. Anestezi almadığı için bilinci daima açıktır. Anne ile bebek açık bilinç ile bir araya geldiği için, ikisi arasında hemen bir tensel temas sağlanır.

Böylece anne ve bebek birbirlerine kolayca uyum sağlar ve güçlü bağ ilk günden itibaren kurulur. Bebek annesini hemen hisseder, kokusunu alır ve bağlılık duyar. Arada kurulan güçlü iletişim, bebeğin ilerleyen aylarda ve yıllardaki genel sağlığını da olumlu yönde etkiler.

Bebek annesini tanır hale gelir, anne sevgisini ve güvenini yakından hisseder, sahiplenildiğini anlar ve duygusal gelişimi olumlu etkilenir.

4. Bebek kolay uyum sağlar

Doğal, vajinal doğum ile dünyaya gelen bebeklerde dış ortama uyum göstermekte daha fazla esneklik görülür. Bebek anne ile hemen temas kurduğu için anne memesini kolayca bulur, keşfeder ve emer. Meme emmeye hemen uyum sağlar, memeye masaj yapma becerisi gelişir ve doğal davranışları rahatlıkla gerçekleşir.

5. Bebeğin yoğun bakımda kalma riski düşer

Doğal yolla gerçekleşen doğumlarda bebek diğer yöntemlere göre yoğun bakıma daha az sayıda alınır. Gözlem istatistikler oransal olarak bu gerçeği ortaya koyar. Bu oranlar da doğal yöntemle doğum yapmanın bebek sağlığına olumlu katkısının göstergesidir.

6. Bebeğin bağışıklık sistemi iyi gelişir

Vajinal doğum ile dünyaya gelen bebeklerin anne ile kolay temas kurması ve normal doğum sürecini tüm aşamaları ile yaşaması sayesinde bağışıklık sistemleri çok daha güçlü olur, iyi gelişir.

Çünkü doğal doğum sırasında bebek doğal doğum kanallarından geçer, bu esnada bazı önemli bakteriler ile temas eder.

Böylece bebeğin bağışıklığı gelişir ve bebek dış dünyaya karşı bağışık ve donanımlı hale gelir.

7. Bebek daha mutlu gelişir

Doğal yolla dünyaya gelen bebek bazı hormonları rahatlıkla salgılar. Bu hormonlar bebeğin yeni ortamı ile ilişkisini olumlu etkiler. Bebek daha uyumlu ve daha mutlu bir psikolojiye bürünür. Doğum sırasında salgılanan hormonlardan bir tanesi, mutluluk hormonu olarak adlandırılan endorfin hormonudur. Böylece mutlu olmaya hazır ve olumlu bir psikoloji ile bebek dünyaya gelir.

Normal Doğumun Riskleri Nelerdir?

Hem anne hem de bebek için pek çok faydası bulunan normal yolla yapılan doğumun, sözü edilmesi gereken bazı riskleri ve zorlukları da vardır.

  • Doğum sırasında duyulan doğum ağrıları: Normal yolla yapılan vajinal doğumda tüm doğum sürecinin ağrıları birebir anne tarafından yaşanır. Doğum aşamaları sırasında anne adayı güçlü doğum sancıları çekebilir ve bu ağrıları süreç sona erene kadar duyar. Normal doğum kaç saat sürer sorusunun cevabı kadından kadına değiştiği için sancının süresi de bilinemez.
  • Doğum ağrısının psikolojik etkisi: Bu yöntem ağrılı bir doğum yöntemidir. Doğum sancısı çekmekten korkan kadın bu korkuyu kendi zihninde uzun süre tutar ve bunu bir sorun haline getirirse, duyduğu doğum sancısı korkusu psikolojik bir sorun ve sıkıntı haline gelebilir.
  • Fiziksel yorgunluk: Doğal doğum süreci anne adayının doğum sırasında aktif katılımını gerektiren bir doğum yöntemidir. Anne normal doğumda devamlı olarak ıkınmak zorundadır. Bu aktif fiziksel katılım ve zorlanma, anneye büyük bir yorgunluk getirir.
  • Vajinaya uygulanan kesi: Normal doğum yönteminde vajinaya kesi uygulanması gerekir. Kadın için bu durum doğumdan sonra bir süre sıkıntısı devam edebilecek bir zorluk teşkil eder. Bazı anne adayları sadece vajinal kesi uygulamasından kurtulmak için normal doğumu tercih etmek istemeyebilir. Dikişleri alınana kadar bakıma çok özen göstermek ve ihtimamla bakımları yerine getirmek gerekir.
  • Vajinada daha fazla sorun ortaya çıkma riski: Normal doğumların ardından vajina sorunları daha fazla görülür. Vajinal yolla yapıldığı için bu bölge yıpranmaya ve zorlanmaya uğrar. Dolayısıyla normal doğumun ardından vajinanın eski halini alması zaman gerektirir.

Источник: https://sebboy.com/normal-dogum-rehberi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть