Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

içerik

Nöroendokrin Tümörler

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?
Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

Nöroendokrin tümörler (NET’ler) adından da anlaşılacağı üzere nöroendokrin hücrelerden (amin prekürsör uptake ve dekarboksilasyon – APUD hücreleri) kaynaklanan tümörlerdir. Sınıflamasındaki değişikliklerden sonra davranış şekillleri ve tedavileri hakkında bilinenler yerine oturmuştur.

Yerleşim olarak genellikle gastrointestinal sistemde ve özellikle pankreastan köken alırlar. Ancak akciğerler dahil vücudun başka pekçok organından da kaynaklanabilirler.

Bunların çoğu diğer kanserlere kıyasla çok yavaş büyüdüğünden, genellikle ölçülebilir boyuta gelmeleri ya da belirti vermeleri için yıllar gerekir.

Son yıllarda tanı ve tedavisindeki gelişmelere de bağlı olarak NET sıklığında diğer tümörlere göre daha hızlı bir artış yaşanmaktadır. Bunun sonucu olarak eskiden daha nadir görülen bu tümörlerin farkındalığı da artmıştır.

 

Klinik Özellikleri

Hastaların çok büyük çoğunluğu hiçbir belirti, bulgu vermeyebilir. Bunların büyük çoğunluğu yavaş büyüyen tümörler olduğu için hastalar genellikle ileri evrelerde doktora başvururlar. Başvuru sebepleri sıklıkla sarılık, karaciğer metastazları veya karın ağrısı gibi müphem şikayetler olabilir.

Nöroendokrin tümörlerin bir kısmı (%15-25) hormon salgılar ve salgıladıkları hormonların cinsine göre de bulgu verebilirler. Örneğin gastrin isimli mide asidini artıran madde salgılayan türünde sık ve geçmeyen mide ülserleri olabilir.

[attention type=green]
[attention type=red]
Barsak hareketliliğini artıran hormonları salgılayan türünde ishal ön planda olabilir.
[/attention][/attention]

Yavaş ilerleyen türlerin bir kısmı “karsinoid tümör” adı verilen türdür. Bunlardan bazıları karsinoid sendrom denen sıcak basması ve terleme şikayetleri ile başvururlar. Kalp yetmezliğine yol açabilir ve ilerleyen dönemlerde sık ishallerle gidebilir.

Patolojik Özellikleri

Dünya sağlık örgütü (WHO) 2010 yılında yapılan son sınıflamasına göre grad 1, 2, 3 şeklinde derecelendirilmektedir. Mitoz sayısı ve Ki-67 indeks denilen çoğalma potansiyeline göre derecelendirilme yapılır.

Karsinoid tümör olan hastalar herhangi bir şey yapılmasa bile uzun yıllar yaşayabilirler. Grad 1 iyi diferansiye, yavaş ilerleyen karsinoid tümör olarak adlandırılan türdür. Grad arttıkça tümörün davranışı kötüleşir.

Grad 3 tümörler çok agresif tümörlerdir ve tedavi seçenekleri son derece sınırlıdır.

 WHO NET Sınıflaması (2010)NET G1 NET G1 NET G3 Nöroendokrin karsinom (NEK)
 Biyolojik derece Düşük dereceli Orta dereceli Yüksek dereceli
 Mitoz sayısı 20
 Ki-67 index (%) 20

Ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi görüntüleme yöntemleri ile gastrointestinal sistemin diğer tümörlerine benzer görüntü verirler. Patolojik değerlendirme olmadan kesin tanı knması mümkün değildir.

Son yıllarda pankreas yerleşimli NET tanısında endoskopik ultrason (EUS) sıklıkla kullanılmaktadır. Fonksiyonel görüntüleme yöntemlerinden FDG-PET-BT'nin'in tanısal yetkinliği tartışmalıdır. Bunun yerine artık Galyum-68 DOTATATE PET-BT yapılmaktadır.

Ga-68 PET'in kullanıma girmesinden sonra tanıda oktreotid sintigrafisinin yeri artık çok kısıtlıdır.

 

Tedavi

Erken evrelerde yakalandığında cerrahi tedaviyle tam şifa elde edilebilir. Hastaların çoğunluğu metastatik evrede geldiği için tedavinin ağırlığını bunlar oluşturur. Tümörün karaciğere yayıldığı durumlarda bile diğer yaygın tümörlerin aksine lokal tedavilerden fayda görürler.

Karaciğerdeki tümörlere direkt kemoterapi veya radyasyon tedavisi uygulanabiliyor. Radyofrekans ablasyon (tümörü yakma) gibi yöntemler veya transarteriyel kemoembolizasyon (TAKE) isimli direk tümör içine kemoterapi veya SIRT kısaltması kullanılan radyoaktif madde uygulaması yapılabilir.

Yaygın hastalıkta uygulanan lokal tedaviler tümörün büyümesini durdurmaya veya biraz geriletmeye yönelik yapılmaktadır.

Sistemik uygulanan hormonal tedavilerin faydası gösterilmiştir. Somatostatin analogları denilen grup ilaçlar daha çok tümöre bağlı bulgu veren hastalarda tercih edilmektedir.

Ancak bunların direk tümöre karşı etkili olduğunu gösteren çalışmalardan sonra yaygın evre hastalarda ilk seçenek olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Ülkemizde Octreotid ve Lanreotid adlı ilaçlar bu amaçla kullanılmaktadır.

Yeni çıkan, hedefe yönelik akılı moleküller pankreas kaynaklı tümörlerde ülkemizde onaylı ve ruhsatlıdır. Bu ilaçlardan bir tirozin kinaz inhibitörü küçük molekül olan sunitinib ayrıca tümörün kanlanmasını azaltarak etkisini gösterir.

Etkileri genellikle tümörün büyümesini yavaşlatmak veya en azından hızlı büyümesinin engellenmesi şeklinde olmaktadır. mTOR inhibitörü grubuna ait everolimus adlı ilaç kanser oluşumuna sebep olan hücre içi yolaklardaki enzimleri engelleyerek iş görmektedir.

[attention type=yellow]
[attention type=green]
Bu ajanlar sadece yavaş ilerleyen düşük dereceli ve orta dereceli nöroendokrin tümörlerde kullanılmaktadır. Düşük-orta dereceli tümörlerde kemoterapinin yeri sınırlıdır.
[/attention][/attention]

Yüksek dereceli agresif tümörlerde küçük hücreli kanseri gibi kemoterapi uygulanmaktadır. Bunlar çok hızlı ilerleyen tümörlerdir, nispeten tedaviye cevap verme ihtimalleri düşük olabilir. O nedenle sonuçlar yüz güldürücü değildir.

Metni PDF olarak indirmek için tıklayın

https://profdrmustafabenekli.blogspot.com.tr

Источник: http://www.mustafabenekli.com/n%C3%B6roendokrin-t%C3%BCm%C3%B6rler.html

Nöroendokrin nedir?

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

Bu sayfada Nöroendokrin nedir Nöroendokrin ne demek Nöroendokrin ile ilgili sözler cümleler bulmaca kısaca Nöroendokrin anlamı tanımı açılımı Nöroendokrin hakkında bilgiler resimleri Nöroendokrin sözleri yazıları kelimesinin sözlük anlamı nedir almanca ingilizce türkçe çevirisini bulabilirsiniz.

Nöroendokrin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: nörosekresyon].

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sinir sistemi ve iç salgı bezleriyle ilgili olan.

Nöroendokrin anlamı, kısaca tanımı

Nöroendokrin hücre tümörü : Merkel hücrelerinden köken alan, köpeklerde; deri, dudak ve burun boşluğunda ender olarak rastlanan bir çeşit tümör, Merkel hücre tümörü

Nöroendokrin sistem : Hipotalamusun sinir hücreleri tarafından salgılanan hormonlarla hipofiz bezinin hormon salgılamasının düzenlenmesinin sağlandığı hipotalamus ve hipofiz sistemi.

Nöroendokrinoloji : Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.

Yaygın nöroendokrin sistem : Sitoplazmalarında polipeptit hormonlarını veya biyolojik aminler olan epinefrin, norepinefrin salgılayan endokrin hücreler.

Yaygın nöroendokrin sistem hücreleri : Sindirim, solunum sistemiyle kimi organlarda endokrin olmayan hücrelerin arasında dağınık durumda bulunan nöroendokrin hücreler, DNES.

Büyük bir kısmı amin prekürsörlerini biriktirebilme ve amino asit dekarboksilaz etkinliğini gösterme özelliğinde olduklarından bu hücrelere APUD veya amin prekürsor uptake ve dekarboksilasyon adı da verilir.

Sinir sistemi : Yüksek yapılı organizmalarda, organizmanın yaşadığı ortama uymasını, çeşitli organların iş birliği durumunda çalışmasını sağlayan, sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem.

Nörosekresyon : Beynin bazı hücrelerinin hormon salgılaması olayı. Nöroendokrin. Bazı sinir hücreleri tarafından, hormon niteliğinde madde salgılanması.

İç salgı : Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik.

Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet.

Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

İç : Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm.

Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu.

Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan.

Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Nöroendokrin anlamı nedir?

İngilizce'de Nöroendokrin ne demek ? : neuroendocrin

Источник: https://nedir.ileilgili.org/n%C3%B6roendokrin

Nöroendokrin Tümörlerin Teşhisi ve Tedavi Yöntemleri

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

Haber güncelleme tarihi 30.01.2019 12:25

Nöroendokrin Tümörler Nedir?

Nöroendokrin tümörler, hormonal sistem ile sinir sistemi arasında yer alan kanserlerdir. Nöroendokrin tümörler genel olarak nadir görülen, lokasyonları ve salgıladıkları hormonlar nedeniyle farklı klinik durumları ortaya çıkarmaktadır.

Bu nedenle agresif seyirli de olabilecek tümörlerdir. Nöroendokrin tümörlerin eskiden adı Karsinoidler ya da APUDoma ile, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2000 yılında ismi Nöroendokrin tümörler olarak değiştirilmiştir.

 Hormonal sistem, fizyolojik olayları yönetmek için kimyasal sinyaller göndermektedir. Benzer duruma yanıt olarak sinir sistemi ise elektriksel yanıtlar göndermektedir. Nöroendokrin sistem, hormonal sistem ile sinir sisteminin bileşiminden oluşmaktadır.

 

Nöroendokrin Tümörler Ne Sıklıkta Görülür?

Yapılan araştırmalara göre Nöroendokrin tümörlerinin görülme sıklığı git gide artmaktadır. 1996 yılında yapılan araştırmalara göre 100.000 kişide 0.3 ike, 2008 yılında bu oran 1.5'e yükselmiştir. Bu nedenle nöroendokrin tümörlerin, dünya genelinde bir artış gösterdiğini söyleyebiliriz. Hastalığın kişilerde genel olarak görülme sıklığı ise şu şekildedir:

  • Hastalar sıklıkla 50-60 yaş grubunda yer alırlar.
  • Tüm sindirim sistemi tümörlerinin % 1-2'sini oluştururlar.
  • Tüm vücuttaki nöroendokrin tümörlerin % 65'i sindirim sisteminden, % 25'i solunum sisteminden ve % 10'u ise diğer sistemlerden kaynaklanır.
  • Nöroendokrin tümörlerin olgularının ortalama olarak % 20'sinin yemek borusu ve midede, % 40'ının ince bağırsakta, % 25'inin kalın bağırsakta ve % 15'inin ise rektum'da olduğu görülmektedir. 
  • En Sık Görülen Nöroendokrin Tümörler Hangileridir?

Nöroendokrin tümörlerin yol açtığı sık görülen bazı hastalıklar bulunmaktadır. Bunlar:
Karsinoid Tümörler: Genel olarak her 100.000 kişide 1.5 kişide görülmektedir. Karsinoid tümörler, akciğer, karaciğer, pankreas, yumurtalık, prostat, böbrekler ve göğüs boşluğunda görülebilen tümörlerdir.

 
Pankreatik Endokrin Tümörler veya Adacık Hücreli Tümörler: Araştırmalara göre her 100.000 kişide 1 görülmektedir.
İnsülinoma: İnsülin salgılayan tümörlerdir.
Gastrinoma: Gastrin, Zollinger-Ellison sendromu adı verilen hastalığa neden olabilmektedir.

Vazoaktif İntestinal Peptidoma: Bağırsaktan aşırı vazoaktif intestinal peptid salgılamaktadır.
Ppoma: Aşırı pankreatik polipeptid salgılarlar.
Somatostatinoma: Aşırı somatostatin hormonu salgılarlar.

WDHA: Sulu ishal, potasyum düşüklüğü ve mide asidinin yokluğuna neden olmaktadır.
Kalsitoninoma: Aşırı kalsitonin salgılarlar.
GHRHoma: Aşırı büyüme hormonu salgılarlar.
Nörotensinoma: Aşırı neurotensin salgılarlar.

CRHoma: Aşırı kortikotropin relasing (salgılayan) hormon salgılarlar.
ACTHoma: Aşırı adrenokortikotropik hormon (ACTH) salgılarlar.

  • Nadir Görülen Nöroendokrin Tümörler Hangileridir?

Nöroendokrin tümörler nadir de olsa bazı hastalıklara neden olabilmektedir. Bunlar:

  1. Tiroid medüller kanseri
  2. Küçük hücreli akciğer kanseri
  3. Büyük hücreli akciğer nöroendokrin kanseri
  4. Akciğer dışı küçük hücreli kanser
  5. Rahim ağzı (serviks) nöroendokrin kanseri
  6. Multipl endokrin neoplazi (MEN1 ve MEN2)
  7. Nörofibromatozis tip 1
  8. Tüberoz skleroz
  9. von Hippel-Lindau (VHL) hastalığı
  10. Nöroblastoma
  11. Feokromasitoma
  12. Paraganglioma
  13. Ön hipofiz nöroendokrin tümörü

Nöroendokrin Tümörlerin Teşhisi

Nöroendokrin tümörler birbirinden farklı klinik tablolara yol açmaktadır. Ancak, nöroendokrin tümörlerin tam olarak teşhisi tümörlerin ya da metastazının görüntülenmesi ile başlamaktadır.

 Teşhislerdeki metastaz oranlarının yüksekliği nöroendokrin tümörleri şüphesi ile sonuçlanmaktadır. Teşhis süreci aynı zamanda hormon fazlalığının gözükmesi nöroendokrin tümör şüphesini arttırabilmektedir.

 Teşhis sürecinde gastroskopi, kolonoskopi önemli tanı yöntemlerindendir. Kişide kitle tespit edildiği zaman doku örneklerine de ihtiyaç duyulabilmektedir.

Nöroendokrin Tümörlerin Tedavi Yöntemleri

Nöroendokrin tümörlerin tedavisi aşağıdaki faktörlerle belirlenmektedir:

  • Tümörün tanısı ve lokasyonu
  • Grade ve evreleme
  • Sekretuvar etkinin varlığı
  • Yayılım durumu, komorbiditeler
  • Hasta tercihleri

Nöroendokrin tümörlerinde tedavisi onkolog, cerrah, gastroenterolog, radyolog, patolog gibi birçok dalın işbirliği ile gerçekleşmesi gerekir.

Cerrahi Tedavi Yöntemi

Özellikle erken teşhisler için, cerrahi tedavi yöntemi en önemli girişimdir. Ancak nöroendokrin tümörlere cerrahi müdahale öncesinde, hormonal stabilizasyonun spesifik tedaviler ile sağlanması gerekmektedir. Cerrahi tedavi yöntemi ileri dönemdeki hastalarda palyatif amaçlı olarak da yapılabilmektedir.

Kemoterapi Yöntemi

Nöroendokrin tümörler gibi yavaş büyüyen tümörler için iyi bir sonuç elde edilemese de, palyatif amaçlı olarak kullanılan bir yöntemdir.

Targeted Nucloetide Therapy

131I-MIBG kullanılarak yapılan ve ileri evre nöroendokrin tümörlerde kullanılan bir tedavidir.

Radyoterapi Yöntemi

Radyofrekans ablasyon metastatik hastalıkta kullanılmaktadır. Ayrıca eksternal beam radyasyon kemik metastazından ağrıyı dindirmek için de kullanılabilmektedir.

Önerilen İçerik;
► Menenjiom Nedir, Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi Edilir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/noroendokrin-tumorlerin-teshisi-ve-tedavi-yontemleri-10969h.htm

Nöroendokrin Tümörler

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?
Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

Nöroendokrin tümörler (NET’ler) adından da anlaşılacağı üzere nöroendokrin hücrelerden (amin prekürsör uptake ve dekarboksilasyon – APUD hücreleri) kaynaklanan tümörlerdir. Sınıflamasındaki değişikliklerden sonra davranış şekillleri ve tedavileri hakkında bilinenler yerine oturmuştur.

Yerleşim olarak genellikle gastrointestinal sistemde ve özellikle pankreastan köken alırlar. Ancak akciğerler dahil vücudun başka pekçok organından da kaynaklanabilirler.

Bunların çoğu diğer kanserlere kıyasla çok yavaş büyüdüğünden, genellikle ölçülebilir boyuta gelmeleri ya da belirti vermeleri için yıllar gerekir.

Son yıllarda tanı ve tedavisindeki gelişmelere de bağlı olarak NET sıklığında diğer tümörlere göre daha hızlı bir artış yaşanmaktadır. Bunun sonucu olarak eskiden daha nadir görülen bu tümörlerin farkındalığı da artmıştır.

 

Klinik Özellikleri

Hastaların çok büyük çoğunluğu hiçbir belirti, bulgu vermeyebilir. Bunların büyük çoğunluğu yavaş büyüyen tümörler olduğu için hastalar genellikle ileri evrelerde doktora başvururlar. Başvuru sebepleri sıklıkla sarılık, karaciğer metastazları veya karın ağrısı gibi müphem şikayetler olabilir.

Nöroendokrin tümörlerin bir kısmı (%15-25) hormon salgılar ve salgıladıkları hormonların cinsine göre de bulgu verebilirler. Örneğin gastrin isimli mide asidini artıran madde salgılayan türünde sık ve geçmeyen mide ülserleri olabilir.

[attention type=green]
[attention type=red]
Barsak hareketliliğini artıran hormonları salgılayan türünde ishal ön planda olabilir.
[/attention][/attention]

Yavaş ilerleyen türlerin bir kısmı “karsinoid tümör” adı verilen türdür. Bunlardan bazıları karsinoid sendrom denen sıcak basması ve terleme şikayetleri ile başvururlar. Kalp yetmezliğine yol açabilir ve ilerleyen dönemlerde sık ishallerle gidebilir.

Patolojik Özellikleri

Dünya sağlık örgütü (WHO) 2010 yılında yapılan son sınıflamasına göre grad 1, 2, 3 şeklinde derecelendirilmektedir. Mitoz sayısı ve Ki-67 indeks denilen çoğalma potansiyeline göre derecelendirilme yapılır.

Karsinoid tümör olan hastalar herhangi bir şey yapılmasa bile uzun yıllar yaşayabilirler. Grad 1 iyi diferansiye, yavaş ilerleyen karsinoid tümör olarak adlandırılan türdür. Grad arttıkça tümörün davranışı kötüleşir.

Grad 3 tümörler çok agresif tümörlerdir ve tedavi seçenekleri son derece sınırlıdır.

 WHO NET Sınıflaması (2010)NET G1 NET G1 NET G3 Nöroendokrin karsinom (NEK)
 Biyolojik derece Düşük dereceli Orta dereceli Yüksek dereceli
 Mitoz sayısı 20
 Ki-67 index (%) 20

Ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi görüntüleme yöntemleri ile gastrointestinal sistemin diğer tümörlerine benzer görüntü verirler. Patolojik değerlendirme olmadan kesin tanı knması mümkün değildir.

Son yıllarda pankreas yerleşimli NET tanısında endoskopik ultrason (EUS) sıklıkla kullanılmaktadır. Fonksiyonel görüntüleme yöntemlerinden FDG-PET-BT'nin'in tanısal yetkinliği tartışmalıdır. Bunun yerine artık Galyum-68 DOTATATE PET-BT yapılmaktadır.

Ga-68 PET'in kullanıma girmesinden sonra tanıda oktreotid sintigrafisinin yeri artık çok kısıtlıdır.

 

Tedavi

Erken evrelerde yakalandığında cerrahi tedaviyle tam şifa elde edilebilir. Hastaların çoğunluğu metastatik evrede geldiği için tedavinin ağırlığını bunlar oluşturur. Tümörün karaciğere yayıldığı durumlarda bile diğer yaygın tümörlerin aksine lokal tedavilerden fayda görürler.

Karaciğerdeki tümörlere direkt kemoterapi veya radyasyon tedavisi uygulanabiliyor. Radyofrekans ablasyon (tümörü yakma) gibi yöntemler veya transarteriyel kemoembolizasyon (TAKE) isimli direk tümör içine kemoterapi veya SIRT kısaltması kullanılan radyoaktif madde uygulaması yapılabilir.

Yaygın hastalıkta uygulanan lokal tedaviler tümörün büyümesini durdurmaya veya biraz geriletmeye yönelik yapılmaktadır.

Sistemik uygulanan hormonal tedavilerin faydası gösterilmiştir. Somatostatin analogları denilen grup ilaçlar daha çok tümöre bağlı bulgu veren hastalarda tercih edilmektedir.

Ancak bunların direk tümöre karşı etkili olduğunu gösteren çalışmalardan sonra yaygın evre hastalarda ilk seçenek olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Ülkemizde Octreotid ve Lanreotid adlı ilaçlar bu amaçla kullanılmaktadır.

Yeni çıkan, hedefe yönelik akılı moleküller pankreas kaynaklı tümörlerde ülkemizde onaylı ve ruhsatlıdır. Bu ilaçlardan bir tirozin kinaz inhibitörü küçük molekül olan sunitinib ayrıca tümörün kanlanmasını azaltarak etkisini gösterir.

Etkileri genellikle tümörün büyümesini yavaşlatmak veya en azından hızlı büyümesinin engellenmesi şeklinde olmaktadır. mTOR inhibitörü grubuna ait everolimus adlı ilaç kanser oluşumuna sebep olan hücre içi yolaklardaki enzimleri engelleyerek iş görmektedir.

[attention type=yellow]
[attention type=green]
Bu ajanlar sadece yavaş ilerleyen düşük dereceli ve orta dereceli nöroendokrin tümörlerde kullanılmaktadır. Düşük-orta dereceli tümörlerde kemoterapinin yeri sınırlıdır.
[/attention][/attention]

Yüksek dereceli agresif tümörlerde küçük hücreli kanseri gibi kemoterapi uygulanmaktadır. Bunlar çok hızlı ilerleyen tümörlerdir, nispeten tedaviye cevap verme ihtimalleri düşük olabilir. O nedenle sonuçlar yüz güldürücü değildir.

Metni PDF olarak indirmek için tıklayın

https://profdrmustafabenekli.blogspot.com.tr

Источник: http://www.mustafabenekli.com/n%C3%B6roendokrin-t%C3%BCm%C3%B6rler.html

Nöroendokrin nedir?

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

Bu sayfada Nöroendokrin nedir Nöroendokrin ne demek Nöroendokrin ile ilgili sözler cümleler bulmaca kısaca Nöroendokrin anlamı tanımı açılımı Nöroendokrin hakkında bilgiler resimleri Nöroendokrin sözleri yazıları kelimesinin sözlük anlamı nedir almanca ingilizce türkçe çevirisini bulabilirsiniz.

Nöroendokrin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: nörosekresyon].

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sinir sistemi ve iç salgı bezleriyle ilgili olan.

Nöroendokrin anlamı, kısaca tanımı

Nöroendokrin hücre tümörü : Merkel hücrelerinden köken alan, köpeklerde; deri, dudak ve burun boşluğunda ender olarak rastlanan bir çeşit tümör, Merkel hücre tümörü

Nöroendokrin sistem : Hipotalamusun sinir hücreleri tarafından salgılanan hormonlarla hipofiz bezinin hormon salgılamasının düzenlenmesinin sağlandığı hipotalamus ve hipofiz sistemi.

Nöroendokrinoloji : Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.

Yaygın nöroendokrin sistem : Sitoplazmalarında polipeptit hormonlarını veya biyolojik aminler olan epinefrin, norepinefrin salgılayan endokrin hücreler.

Yaygın nöroendokrin sistem hücreleri : Sindirim, solunum sistemiyle kimi organlarda endokrin olmayan hücrelerin arasında dağınık durumda bulunan nöroendokrin hücreler, DNES.

Büyük bir kısmı amin prekürsörlerini biriktirebilme ve amino asit dekarboksilaz etkinliğini gösterme özelliğinde olduklarından bu hücrelere APUD veya amin prekürsor uptake ve dekarboksilasyon adı da verilir.

Sinir sistemi : Yüksek yapılı organizmalarda, organizmanın yaşadığı ortama uymasını, çeşitli organların iş birliği durumunda çalışmasını sağlayan, sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem.

Nörosekresyon : Beynin bazı hücrelerinin hormon salgılaması olayı. Nöroendokrin. Bazı sinir hücreleri tarafından, hormon niteliğinde madde salgılanması.

İç salgı : Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik.

Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet.

Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

İç : Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm.

Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu.

Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan.

Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Nöroendokrin anlamı nedir?

İngilizce'de Nöroendokrin ne demek ? : neuroendocrin

Источник: https://nedir.ileilgili.org/n%C3%B6roendokrin

Nöroendokrin Tümörlerin Teşhisi ve Tedavi Yöntemleri

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

Haber güncelleme tarihi 30.01.2019 12:25

Nöroendokrin Tümörler Nedir?

Nöroendokrin tümörler, hormonal sistem ile sinir sistemi arasında yer alan kanserlerdir. Nöroendokrin tümörler genel olarak nadir görülen, lokasyonları ve salgıladıkları hormonlar nedeniyle farklı klinik durumları ortaya çıkarmaktadır.

Bu nedenle agresif seyirli de olabilecek tümörlerdir. Nöroendokrin tümörlerin eskiden adı Karsinoidler ya da APUDoma ile, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2000 yılında ismi Nöroendokrin tümörler olarak değiştirilmiştir.

 Hormonal sistem, fizyolojik olayları yönetmek için kimyasal sinyaller göndermektedir. Benzer duruma yanıt olarak sinir sistemi ise elektriksel yanıtlar göndermektedir. Nöroendokrin sistem, hormonal sistem ile sinir sisteminin bileşiminden oluşmaktadır.

 

Nöroendokrin Tümörler Ne Sıklıkta Görülür?

Yapılan araştırmalara göre Nöroendokrin tümörlerinin görülme sıklığı git gide artmaktadır. 1996 yılında yapılan araştırmalara göre 100.000 kişide 0.3 ike, 2008 yılında bu oran 1.5'e yükselmiştir. Bu nedenle nöroendokrin tümörlerin, dünya genelinde bir artış gösterdiğini söyleyebiliriz. Hastalığın kişilerde genel olarak görülme sıklığı ise şu şekildedir:

  • Hastalar sıklıkla 50-60 yaş grubunda yer alırlar.
  • Tüm sindirim sistemi tümörlerinin % 1-2'sini oluştururlar.
  • Tüm vücuttaki nöroendokrin tümörlerin % 65'i sindirim sisteminden, % 25'i solunum sisteminden ve % 10'u ise diğer sistemlerden kaynaklanır.
  • Nöroendokrin tümörlerin olgularının ortalama olarak % 20'sinin yemek borusu ve midede, % 40'ının ince bağırsakta, % 25'inin kalın bağırsakta ve % 15'inin ise rektum'da olduğu görülmektedir. 
  • En Sık Görülen Nöroendokrin Tümörler Hangileridir?

Nöroendokrin tümörlerin yol açtığı sık görülen bazı hastalıklar bulunmaktadır. Bunlar:
Karsinoid Tümörler: Genel olarak her 100.000 kişide 1.5 kişide görülmektedir. Karsinoid tümörler, akciğer, karaciğer, pankreas, yumurtalık, prostat, böbrekler ve göğüs boşluğunda görülebilen tümörlerdir.

 
Pankreatik Endokrin Tümörler veya Adacık Hücreli Tümörler: Araştırmalara göre her 100.000 kişide 1 görülmektedir.
İnsülinoma: İnsülin salgılayan tümörlerdir.
Gastrinoma: Gastrin, Zollinger-Ellison sendromu adı verilen hastalığa neden olabilmektedir.

Vazoaktif İntestinal Peptidoma: Bağırsaktan aşırı vazoaktif intestinal peptid salgılamaktadır.
Ppoma: Aşırı pankreatik polipeptid salgılarlar.
Somatostatinoma: Aşırı somatostatin hormonu salgılarlar.

WDHA: Sulu ishal, potasyum düşüklüğü ve mide asidinin yokluğuna neden olmaktadır.
Kalsitoninoma: Aşırı kalsitonin salgılarlar.
GHRHoma: Aşırı büyüme hormonu salgılarlar.
Nörotensinoma: Aşırı neurotensin salgılarlar.

CRHoma: Aşırı kortikotropin relasing (salgılayan) hormon salgılarlar.
ACTHoma: Aşırı adrenokortikotropik hormon (ACTH) salgılarlar.

  • Nadir Görülen Nöroendokrin Tümörler Hangileridir?

Nöroendokrin tümörler nadir de olsa bazı hastalıklara neden olabilmektedir. Bunlar:

  1. Tiroid medüller kanseri
  2. Küçük hücreli akciğer kanseri
  3. Büyük hücreli akciğer nöroendokrin kanseri
  4. Akciğer dışı küçük hücreli kanser
  5. Rahim ağzı (serviks) nöroendokrin kanseri
  6. Multipl endokrin neoplazi (MEN1 ve MEN2)
  7. Nörofibromatozis tip 1
  8. Tüberoz skleroz
  9. von Hippel-Lindau (VHL) hastalığı
  10. Nöroblastoma
  11. Feokromasitoma
  12. Paraganglioma
  13. Ön hipofiz nöroendokrin tümörü

Nöroendokrin Tümörlerin Teşhisi

Nöroendokrin tümörler birbirinden farklı klinik tablolara yol açmaktadır. Ancak, nöroendokrin tümörlerin tam olarak teşhisi tümörlerin ya da metastazının görüntülenmesi ile başlamaktadır.

 Teşhislerdeki metastaz oranlarının yüksekliği nöroendokrin tümörleri şüphesi ile sonuçlanmaktadır. Teşhis süreci aynı zamanda hormon fazlalığının gözükmesi nöroendokrin tümör şüphesini arttırabilmektedir.

 Teşhis sürecinde gastroskopi, kolonoskopi önemli tanı yöntemlerindendir. Kişide kitle tespit edildiği zaman doku örneklerine de ihtiyaç duyulabilmektedir.

Nöroendokrin Tümörlerin Tedavi Yöntemleri

Nöroendokrin tümörlerin tedavisi aşağıdaki faktörlerle belirlenmektedir:

  • Tümörün tanısı ve lokasyonu
  • Grade ve evreleme
  • Sekretuvar etkinin varlığı
  • Yayılım durumu, komorbiditeler
  • Hasta tercihleri

Nöroendokrin tümörlerinde tedavisi onkolog, cerrah, gastroenterolog, radyolog, patolog gibi birçok dalın işbirliği ile gerçekleşmesi gerekir.

Cerrahi Tedavi Yöntemi

Özellikle erken teşhisler için, cerrahi tedavi yöntemi en önemli girişimdir. Ancak nöroendokrin tümörlere cerrahi müdahale öncesinde, hormonal stabilizasyonun spesifik tedaviler ile sağlanması gerekmektedir. Cerrahi tedavi yöntemi ileri dönemdeki hastalarda palyatif amaçlı olarak da yapılabilmektedir.

Kemoterapi Yöntemi

Nöroendokrin tümörler gibi yavaş büyüyen tümörler için iyi bir sonuç elde edilemese de, palyatif amaçlı olarak kullanılan bir yöntemdir.

Targeted Nucloetide Therapy

131I-MIBG kullanılarak yapılan ve ileri evre nöroendokrin tümörlerde kullanılan bir tedavidir.

Radyoterapi Yöntemi

Radyofrekans ablasyon metastatik hastalıkta kullanılmaktadır. Ayrıca eksternal beam radyasyon kemik metastazından ağrıyı dindirmek için de kullanılabilmektedir.

Önerilen İçerik;
► Menenjiom Nedir, Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi Edilir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/noroendokrin-tumorlerin-teshisi-ve-tedavi-yontemleri-10969h.htm

Nöroendokrin Tümörler

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?
Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

NÖROENDOKRİN TÜMÖRLER (NET)

Prof. Dr. Mustafa Benekli

Giriş

Nöroendokrin tümörler (NET’ler) adından da anlaşılacağı üzere nöroendokrin hücrelerden (amin prekürsör uptake ve dekarboksilasyon – APUD hücreleri) kaynaklanan tümörlerdir. Sınıflamasındaki değişikliklerden sonra davranış şekillleri ve tedavileri hakkında bilinenler yerine oturmuştur.

Yerleşim olarak genellikle gastrointestinal sistemde ve özellikle pankreastan köken alırlar. Ancak akciğerler dahil vücudun başka pekçok organından da kaynaklanabilirler.

Bunların çoğu diğer kanserlere kıyasla çok yavaş büyüdüğünden, genellikle ölçülebilir boyuta gelmeleri ya da belirti vermeleri için yıllar gerekir.

Son yıllarda tanı ve tedavisindeki gelişmelere de bağlı olarak NET sıklığında diğer tümörlere göre daha hızlı bir artış yaşanmaktadır. Bunun sonucu olarak eskiden daha nadir görülen bu tümörlerin farkındalığı da artmıştır.

 

Klinik Özellikleri

Hastaların çok büyük çoğunluğu hiçbir belirti, bulgu vermeyebilir. Bunların büyük çoğunluğu yavaş büyüyen tümörler olduğu için hastalar genellikle ileri evrelerde doktora başvururlar. Başvuru sebepleri sıklıkla sarılık, karaciğer metastazları veya karın ağrısı gibi müphem şikayetler olabilir.

Nöroendokrin tümörlerin bir kısmı (%15-25) hormon salgılar ve salgıladıkları hormonların cinsine göre de bulgu verebilirler. Örneğin gastrin isimli mide asidini artıran madde salgılayan türünde sık ve geçmeyen mide ülserleri olabilir.

[attention type=green]
[attention type=red]
Barsak hareketliliğini artıran hormonları salgılayan türünde ishal ön planda olabilir.
[/attention][/attention]

Yavaş ilerleyen türlerin bir kısmı “karsinoid tümör” adı verilen türdür. Bunlardan bazıları karsinoid sendrom denen sıcak basması ve terleme şikayetleri ile başvururlar. Kalp yetmezliğine yol açabilir ve ilerleyen dönemlerde sık ishallerle gidebilir.

Patolojik Özellikleri

Dünya sağlık örgütü (WHO) 2010 yılında yapılan son sınıflamasına göre grad 1, 2, 3 şeklinde derecelendirilmektedir. Mitoz sayısı ve Ki-67 indeks denilen çoğalma potansiyeline göre derecelendirilme yapılır.

Karsinoid tümör olan hastalar herhangi bir şey yapılmasa bile uzun yıllar yaşayabilirler. Grad 1 iyi diferansiye, yavaş ilerleyen karsinoid tümör olarak adlandırılan türdür. Grad arttıkça tümörün davranışı kötüleşir.

Grad 3 tümörler çok agresif tümörlerdir ve tedavi seçenekleri son derece sınırlıdır.

 WHO NET Sınıflaması (2010)NET G1 NET G1 NET G3 Nöroendokrin karsinom (NEK)
 Biyolojik derece Düşük dereceli Orta dereceli Yüksek dereceli
 Mitoz sayısı 20
 Ki-67 index (%) 20

Ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi görüntüleme yöntemleri ile gastrointestinal sistemin diğer tümörlerine benzer görüntü verirler. Patolojik değerlendirme olmadan kesin tanı knması mümkün değildir.

Son yıllarda pankreas yerleşimli NET tanısında endoskopik ultrason (EUS) sıklıkla kullanılmaktadır. Fonksiyonel görüntüleme yöntemlerinden FDG-PET-BT'nin'in tanısal yetkinliği tartışmalıdır. Bunun yerine artık Galyum-68 DOTATATE PET-BT yapılmaktadır.

Ga-68 PET'in kullanıma girmesinden sonra tanıda oktreotid sintigrafisinin yeri artık çok kısıtlıdır.

 

Tedavi

Erken evrelerde yakalandığında cerrahi tedaviyle tam şifa elde edilebilir. Hastaların çoğunluğu metastatik evrede geldiği için tedavinin ağırlığını bunlar oluşturur. Tümörün karaciğere yayıldığı durumlarda bile diğer yaygın tümörlerin aksine lokal tedavilerden fayda görürler.

Karaciğerdeki tümörlere direkt kemoterapi veya radyasyon tedavisi uygulanabiliyor. Radyofrekans ablasyon (tümörü yakma) gibi yöntemler veya transarteriyel kemoembolizasyon (TAKE) isimli direk tümör içine kemoterapi veya SIRT kısaltması kullanılan radyoaktif madde uygulaması yapılabilir.

Yaygın hastalıkta uygulanan lokal tedaviler tümörün büyümesini durdurmaya veya biraz geriletmeye yönelik yapılmaktadır.

Sistemik uygulanan hormonal tedavilerin faydası gösterilmiştir. Somatostatin analogları denilen grup ilaçlar daha çok tümöre bağlı bulgu veren hastalarda tercih edilmektedir.

Ancak bunların direk tümöre karşı etkili olduğunu gösteren çalışmalardan sonra yaygın evre hastalarda ilk seçenek olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Ülkemizde Octreotid ve Lanreotid adlı ilaçlar bu amaçla kullanılmaktadır.

Yeni çıkan, hedefe yönelik akılı moleküller pankreas kaynaklı tümörlerde ülkemizde onaylı ve ruhsatlıdır. Bu ilaçlardan bir tirozin kinaz inhibitörü küçük molekül olan sunitinib ayrıca tümörün kanlanmasını azaltarak etkisini gösterir.

Etkileri genellikle tümörün büyümesini yavaşlatmak veya en azından hızlı büyümesinin engellenmesi şeklinde olmaktadır. mTOR inhibitörü grubuna ait everolimus adlı ilaç kanser oluşumuna sebep olan hücre içi yolaklardaki enzimleri engelleyerek iş görmektedir.

[attention type=yellow]
[attention type=green]
Bu ajanlar sadece yavaş ilerleyen düşük dereceli ve orta dereceli nöroendokrin tümörlerde kullanılmaktadır. Düşük-orta dereceli tümörlerde kemoterapinin yeri sınırlıdır.
[/attention][/attention]

Yüksek dereceli agresif tümörlerde küçük hücreli kanseri gibi kemoterapi uygulanmaktadır. Bunlar çok hızlı ilerleyen tümörlerdir, nispeten tedaviye cevap verme ihtimalleri düşük olabilir. O nedenle sonuçlar yüz güldürücü değildir.

Metni PDF olarak indirmek için tıklayın

https://profdrmustafabenekli.blogspot.com.tr

Источник: http://www.mustafabenekli.com/n%C3%B6roendokrin-t%C3%BCm%C3%B6rler.html

Nöroendokrin nedir?

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

Bu sayfada Nöroendokrin nedir Nöroendokrin ne demek Nöroendokrin ile ilgili sözler cümleler bulmaca kısaca Nöroendokrin anlamı tanımı açılımı Nöroendokrin hakkında bilgiler resimleri Nöroendokrin sözleri yazıları kelimesinin sözlük anlamı nedir almanca ingilizce türkçe çevirisini bulabilirsiniz.

Nöroendokrin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: nörosekresyon].

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sinir sistemi ve iç salgı bezleriyle ilgili olan.

Nöroendokrin anlamı, kısaca tanımı

Nöroendokrin hücre tümörü : Merkel hücrelerinden köken alan, köpeklerde; deri, dudak ve burun boşluğunda ender olarak rastlanan bir çeşit tümör, Merkel hücre tümörü

Nöroendokrin sistem : Hipotalamusun sinir hücreleri tarafından salgılanan hormonlarla hipofiz bezinin hormon salgılamasının düzenlenmesinin sağlandığı hipotalamus ve hipofiz sistemi.

Nöroendokrinoloji : Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.

Yaygın nöroendokrin sistem : Sitoplazmalarında polipeptit hormonlarını veya biyolojik aminler olan epinefrin, norepinefrin salgılayan endokrin hücreler.

Yaygın nöroendokrin sistem hücreleri : Sindirim, solunum sistemiyle kimi organlarda endokrin olmayan hücrelerin arasında dağınık durumda bulunan nöroendokrin hücreler, DNES.

Büyük bir kısmı amin prekürsörlerini biriktirebilme ve amino asit dekarboksilaz etkinliğini gösterme özelliğinde olduklarından bu hücrelere APUD veya amin prekürsor uptake ve dekarboksilasyon adı da verilir.

Sinir sistemi : Yüksek yapılı organizmalarda, organizmanın yaşadığı ortama uymasını, çeşitli organların iş birliği durumunda çalışmasını sağlayan, sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem.

Nörosekresyon : Beynin bazı hücrelerinin hormon salgılaması olayı. Nöroendokrin. Bazı sinir hücreleri tarafından, hormon niteliğinde madde salgılanması.

İç salgı : Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik.

Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet.

Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

İç : Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm.

Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu.

Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan.

Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Nöroendokrin anlamı nedir?

İngilizce'de Nöroendokrin ne demek ? : neuroendocrin

Источник: https://nedir.ileilgili.org/n%C3%B6roendokrin

Nöroendokrin Tümörlerin Teşhisi ve Tedavi Yöntemleri

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

Haber güncelleme tarihi 30.01.2019 12:25

Nöroendokrin Tümörler Nedir?

Nöroendokrin tümörler, hormonal sistem ile sinir sistemi arasında yer alan kanserlerdir. Nöroendokrin tümörler genel olarak nadir görülen, lokasyonları ve salgıladıkları hormonlar nedeniyle farklı klinik durumları ortaya çıkarmaktadır.

Bu nedenle agresif seyirli de olabilecek tümörlerdir. Nöroendokrin tümörlerin eskiden adı Karsinoidler ya da APUDoma ile, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2000 yılında ismi Nöroendokrin tümörler olarak değiştirilmiştir.

 Hormonal sistem, fizyolojik olayları yönetmek için kimyasal sinyaller göndermektedir. Benzer duruma yanıt olarak sinir sistemi ise elektriksel yanıtlar göndermektedir. Nöroendokrin sistem, hormonal sistem ile sinir sisteminin bileşiminden oluşmaktadır.

 

Nöroendokrin Tümörler Ne Sıklıkta Görülür?

Yapılan araştırmalara göre Nöroendokrin tümörlerinin görülme sıklığı git gide artmaktadır. 1996 yılında yapılan araştırmalara göre 100.000 kişide 0.3 ike, 2008 yılında bu oran 1.5'e yükselmiştir. Bu nedenle nöroendokrin tümörlerin, dünya genelinde bir artış gösterdiğini söyleyebiliriz. Hastalığın kişilerde genel olarak görülme sıklığı ise şu şekildedir:

  • Hastalar sıklıkla 50-60 yaş grubunda yer alırlar.
  • Tüm sindirim sistemi tümörlerinin % 1-2'sini oluştururlar.
  • Tüm vücuttaki nöroendokrin tümörlerin % 65'i sindirim sisteminden, % 25'i solunum sisteminden ve % 10'u ise diğer sistemlerden kaynaklanır.
  • Nöroendokrin tümörlerin olgularının ortalama olarak % 20'sinin yemek borusu ve midede, % 40'ının ince bağırsakta, % 25'inin kalın bağırsakta ve % 15'inin ise rektum'da olduğu görülmektedir. 
  • En Sık Görülen Nöroendokrin Tümörler Hangileridir?

Nöroendokrin tümörlerin yol açtığı sık görülen bazı hastalıklar bulunmaktadır. Bunlar:
Karsinoid Tümörler: Genel olarak her 100.000 kişide 1.5 kişide görülmektedir. Karsinoid tümörler, akciğer, karaciğer, pankreas, yumurtalık, prostat, böbrekler ve göğüs boşluğunda görülebilen tümörlerdir.

 
Pankreatik Endokrin Tümörler veya Adacık Hücreli Tümörler: Araştırmalara göre her 100.000 kişide 1 görülmektedir.
İnsülinoma: İnsülin salgılayan tümörlerdir.
Gastrinoma: Gastrin, Zollinger-Ellison sendromu adı verilen hastalığa neden olabilmektedir.

Vazoaktif İntestinal Peptidoma: Bağırsaktan aşırı vazoaktif intestinal peptid salgılamaktadır.
Ppoma: Aşırı pankreatik polipeptid salgılarlar.
Somatostatinoma: Aşırı somatostatin hormonu salgılarlar.

WDHA: Sulu ishal, potasyum düşüklüğü ve mide asidinin yokluğuna neden olmaktadır.
Kalsitoninoma: Aşırı kalsitonin salgılarlar.
GHRHoma: Aşırı büyüme hormonu salgılarlar.
Nörotensinoma: Aşırı neurotensin salgılarlar.

CRHoma: Aşırı kortikotropin relasing (salgılayan) hormon salgılarlar.
ACTHoma: Aşırı adrenokortikotropik hormon (ACTH) salgılarlar.

  • Nadir Görülen Nöroendokrin Tümörler Hangileridir?

Nöroendokrin tümörler nadir de olsa bazı hastalıklara neden olabilmektedir. Bunlar:

  1. Tiroid medüller kanseri
  2. Küçük hücreli akciğer kanseri
  3. Büyük hücreli akciğer nöroendokrin kanseri
  4. Akciğer dışı küçük hücreli kanser
  5. Rahim ağzı (serviks) nöroendokrin kanseri
  6. Multipl endokrin neoplazi (MEN1 ve MEN2)
  7. Nörofibromatozis tip 1
  8. Tüberoz skleroz
  9. von Hippel-Lindau (VHL) hastalığı
  10. Nöroblastoma
  11. Feokromasitoma
  12. Paraganglioma
  13. Ön hipofiz nöroendokrin tümörü

Nöroendokrin Tümörlerin Teşhisi

Nöroendokrin tümörler birbirinden farklı klinik tablolara yol açmaktadır. Ancak, nöroendokrin tümörlerin tam olarak teşhisi tümörlerin ya da metastazının görüntülenmesi ile başlamaktadır.

 Teşhislerdeki metastaz oranlarının yüksekliği nöroendokrin tümörleri şüphesi ile sonuçlanmaktadır. Teşhis süreci aynı zamanda hormon fazlalığının gözükmesi nöroendokrin tümör şüphesini arttırabilmektedir.

 Teşhis sürecinde gastroskopi, kolonoskopi önemli tanı yöntemlerindendir. Kişide kitle tespit edildiği zaman doku örneklerine de ihtiyaç duyulabilmektedir.

Nöroendokrin Tümörlerin Tedavi Yöntemleri

Nöroendokrin tümörlerin tedavisi aşağıdaki faktörlerle belirlenmektedir:

  • Tümörün tanısı ve lokasyonu
  • Grade ve evreleme
  • Sekretuvar etkinin varlığı
  • Yayılım durumu, komorbiditeler
  • Hasta tercihleri

Nöroendokrin tümörlerinde tedavisi onkolog, cerrah, gastroenterolog, radyolog, patolog gibi birçok dalın işbirliği ile gerçekleşmesi gerekir.

Cerrahi Tedavi Yöntemi

Özellikle erken teşhisler için, cerrahi tedavi yöntemi en önemli girişimdir. Ancak nöroendokrin tümörlere cerrahi müdahale öncesinde, hormonal stabilizasyonun spesifik tedaviler ile sağlanması gerekmektedir. Cerrahi tedavi yöntemi ileri dönemdeki hastalarda palyatif amaçlı olarak da yapılabilmektedir.

Kemoterapi Yöntemi

Nöroendokrin tümörler gibi yavaş büyüyen tümörler için iyi bir sonuç elde edilemese de, palyatif amaçlı olarak kullanılan bir yöntemdir.

Targeted Nucloetide Therapy

131I-MIBG kullanılarak yapılan ve ileri evre nöroendokrin tümörlerde kullanılan bir tedavidir.

Radyoterapi Yöntemi

Radyofrekans ablasyon metastatik hastalıkta kullanılmaktadır. Ayrıca eksternal beam radyasyon kemik metastazından ağrıyı dindirmek için de kullanılabilmektedir.

Önerilen İçerik;
► Menenjiom Nedir, Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi Edilir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/noroendokrin-tumorlerin-teshisi-ve-tedavi-yontemleri-10969h.htm

Nöroendokrin Tümörler

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?
Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

NÖROENDOKRİN TÜMÖRLER (NET)

Prof. Dr. Mustafa Benekli

Giriş

Nöroendokrin tümörler (NET’ler) adından da anlaşılacağı üzere nöroendokrin hücrelerden (amin prekürsör uptake ve dekarboksilasyon – APUD hücreleri) kaynaklanan tümörlerdir. Sınıflamasındaki değişikliklerden sonra davranış şekillleri ve tedavileri hakkında bilinenler yerine oturmuştur.

Yerleşim olarak genellikle gastrointestinal sistemde ve özellikle pankreastan köken alırlar. Ancak akciğerler dahil vücudun başka pekçok organından da kaynaklanabilirler.

Bunların çoğu diğer kanserlere kıyasla çok yavaş büyüdüğünden, genellikle ölçülebilir boyuta gelmeleri ya da belirti vermeleri için yıllar gerekir.

Son yıllarda tanı ve tedavisindeki gelişmelere de bağlı olarak NET sıklığında diğer tümörlere göre daha hızlı bir artış yaşanmaktadır. Bunun sonucu olarak eskiden daha nadir görülen bu tümörlerin farkındalığı da artmıştır.

 

Klinik Özellikleri

Hastaların çok büyük çoğunluğu hiçbir belirti, bulgu vermeyebilir. Bunların büyük çoğunluğu yavaş büyüyen tümörler olduğu için hastalar genellikle ileri evrelerde doktora başvururlar. Başvuru sebepleri sıklıkla sarılık, karaciğer metastazları veya karın ağrısı gibi müphem şikayetler olabilir.

Nöroendokrin tümörlerin bir kısmı (%15-25) hormon salgılar ve salgıladıkları hormonların cinsine göre de bulgu verebilirler. Örneğin gastrin isimli mide asidini artıran madde salgılayan türünde sık ve geçmeyen mide ülserleri olabilir.

[attention type=green]
[attention type=red]
Barsak hareketliliğini artıran hormonları salgılayan türünde ishal ön planda olabilir.
[/attention][/attention]

Yavaş ilerleyen türlerin bir kısmı “karsinoid tümör” adı verilen türdür. Bunlardan bazıları karsinoid sendrom denen sıcak basması ve terleme şikayetleri ile başvururlar. Kalp yetmezliğine yol açabilir ve ilerleyen dönemlerde sık ishallerle gidebilir.

Patolojik Özellikleri

Dünya sağlık örgütü (WHO) 2010 yılında yapılan son sınıflamasına göre grad 1, 2, 3 şeklinde derecelendirilmektedir. Mitoz sayısı ve Ki-67 indeks denilen çoğalma potansiyeline göre derecelendirilme yapılır.

Karsinoid tümör olan hastalar herhangi bir şey yapılmasa bile uzun yıllar yaşayabilirler. Grad 1 iyi diferansiye, yavaş ilerleyen karsinoid tümör olarak adlandırılan türdür. Grad arttıkça tümörün davranışı kötüleşir.

Grad 3 tümörler çok agresif tümörlerdir ve tedavi seçenekleri son derece sınırlıdır.

 WHO NET Sınıflaması (2010)NET G1 NET G1 NET G3 Nöroendokrin karsinom (NEK)
 Biyolojik derece Düşük dereceli Orta dereceli Yüksek dereceli
 Mitoz sayısı 20
 Ki-67 index (%) 20

Ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografi (BT) gibi görüntüleme yöntemleri ile gastrointestinal sistemin diğer tümörlerine benzer görüntü verirler. Patolojik değerlendirme olmadan kesin tanı knması mümkün değildir.

Son yıllarda pankreas yerleşimli NET tanısında endoskopik ultrason (EUS) sıklıkla kullanılmaktadır. Fonksiyonel görüntüleme yöntemlerinden FDG-PET-BT'nin'in tanısal yetkinliği tartışmalıdır. Bunun yerine artık Galyum-68 DOTATATE PET-BT yapılmaktadır.

Ga-68 PET'in kullanıma girmesinden sonra tanıda oktreotid sintigrafisinin yeri artık çok kısıtlıdır.

 

Tedavi

Erken evrelerde yakalandığında cerrahi tedaviyle tam şifa elde edilebilir. Hastaların çoğunluğu metastatik evrede geldiği için tedavinin ağırlığını bunlar oluşturur. Tümörün karaciğere yayıldığı durumlarda bile diğer yaygın tümörlerin aksine lokal tedavilerden fayda görürler.

Karaciğerdeki tümörlere direkt kemoterapi veya radyasyon tedavisi uygulanabiliyor. Radyofrekans ablasyon (tümörü yakma) gibi yöntemler veya transarteriyel kemoembolizasyon (TAKE) isimli direk tümör içine kemoterapi veya SIRT kısaltması kullanılan radyoaktif madde uygulaması yapılabilir.

Yaygın hastalıkta uygulanan lokal tedaviler tümörün büyümesini durdurmaya veya biraz geriletmeye yönelik yapılmaktadır.

Sistemik uygulanan hormonal tedavilerin faydası gösterilmiştir. Somatostatin analogları denilen grup ilaçlar daha çok tümöre bağlı bulgu veren hastalarda tercih edilmektedir.

Ancak bunların direk tümöre karşı etkili olduğunu gösteren çalışmalardan sonra yaygın evre hastalarda ilk seçenek olarak kullanılmaya başlanmıştır.

Ülkemizde Octreotid ve Lanreotid adlı ilaçlar bu amaçla kullanılmaktadır.

Yeni çıkan, hedefe yönelik akılı moleküller pankreas kaynaklı tümörlerde ülkemizde onaylı ve ruhsatlıdır. Bu ilaçlardan bir tirozin kinaz inhibitörü küçük molekül olan sunitinib ayrıca tümörün kanlanmasını azaltarak etkisini gösterir.

Etkileri genellikle tümörün büyümesini yavaşlatmak veya en azından hızlı büyümesinin engellenmesi şeklinde olmaktadır. mTOR inhibitörü grubuna ait everolimus adlı ilaç kanser oluşumuna sebep olan hücre içi yolaklardaki enzimleri engelleyerek iş görmektedir.

[attention type=yellow]
[attention type=green]
Bu ajanlar sadece yavaş ilerleyen düşük dereceli ve orta dereceli nöroendokrin tümörlerde kullanılmaktadır. Düşük-orta dereceli tümörlerde kemoterapinin yeri sınırlıdır.
[/attention][/attention]

Yüksek dereceli agresif tümörlerde küçük hücreli kanseri gibi kemoterapi uygulanmaktadır. Bunlar çok hızlı ilerleyen tümörlerdir, nispeten tedaviye cevap verme ihtimalleri düşük olabilir. O nedenle sonuçlar yüz güldürücü değildir.

Metni PDF olarak indirmek için tıklayın

https://profdrmustafabenekli.blogspot.com.tr

Источник: http://www.mustafabenekli.com/n%C3%B6roendokrin-t%C3%BCm%C3%B6rler.html

Nöroendokrin nedir?

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

Bu sayfada Nöroendokrin nedir Nöroendokrin ne demek Nöroendokrin ile ilgili sözler cümleler bulmaca kısaca Nöroendokrin anlamı tanımı açılımı Nöroendokrin hakkında bilgiler resimleri Nöroendokrin sözleri yazıları kelimesinin sözlük anlamı nedir almanca ingilizce türkçe çevirisini bulabilirsiniz.

Nöroendokrin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

[Bakınız: nörosekresyon].

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Sinir sistemi ve iç salgı bezleriyle ilgili olan.

Nöroendokrin anlamı, kısaca tanımı

Nöroendokrin hücre tümörü : Merkel hücrelerinden köken alan, köpeklerde; deri, dudak ve burun boşluğunda ender olarak rastlanan bir çeşit tümör, Merkel hücre tümörü

Nöroendokrin sistem : Hipotalamusun sinir hücreleri tarafından salgılanan hormonlarla hipofiz bezinin hormon salgılamasının düzenlenmesinin sağlandığı hipotalamus ve hipofiz sistemi.

Nöroendokrinoloji : Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.

Yaygın nöroendokrin sistem : Sitoplazmalarında polipeptit hormonlarını veya biyolojik aminler olan epinefrin, norepinefrin salgılayan endokrin hücreler.

Yaygın nöroendokrin sistem hücreleri : Sindirim, solunum sistemiyle kimi organlarda endokrin olmayan hücrelerin arasında dağınık durumda bulunan nöroendokrin hücreler, DNES.

Büyük bir kısmı amin prekürsörlerini biriktirebilme ve amino asit dekarboksilaz etkinliğini gösterme özelliğinde olduklarından bu hücrelere APUD veya amin prekürsor uptake ve dekarboksilasyon adı da verilir.

Sinir sistemi : Yüksek yapılı organizmalarda, organizmanın yaşadığı ortama uymasını, çeşitli organların iş birliği durumunda çalışmasını sağlayan, sinir hücreleri, sinirler ve sinir merkezinden oluşan sistem.

Nörosekresyon : Beynin bazı hücrelerinin hormon salgılaması olayı. Nöroendokrin. Bazı sinir hücreleri tarafından, hormon niteliğinde madde salgılanması.

İç salgı : Vücuttaki salgı bezlerinin doğrudan doğruya kana karışmak üzere çıkardıkları salgı, endokrin.

Sistem : Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.

İlgili : İlgilenmiş olan, ilgisi bulunan, alakalı, alakadar, müteallik.

Sinir : Duyu ve hareket uyarılarını beyinden organlara, organlardan beyne ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet. Rahatsız edici, hastalık derecesine varan özellik. Herhangi bir şey, bir olay karşısında tepki gösterme duyarlığı ve kişinin ruhsal niteliği. Hoşa gitmeyen, can sıkan. Kas kirişi ve zarı. Lastik.

Diz kapakla ayak bileği arası. Sınır, bk. sinor// sinir sepet: hudut, bk. sinor sepet. Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Duyu ve hareket uyartılarını beyinden organlara, organlardan beyine ileten beyazımsı teller ve bu tellerin oluşturduğu demet.

Beyni ve omuriliği vücudun öteki bölgelerine bağlayan ve herbiri birkaç sinir teli demetlerinden yapılmış olan beyaz iplikler.

Salgı : Hücrelerin, vücuttaki bezlerin kandan ayırıp oluşturdukları ve yeniden kana, başka organa veya dışarıya saldıkları sıvı madde, ifraz. Güneş'ten dışarı doğru madde fırlaması.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Sini : Üzerinde yemek de yenilebilen, yuvarlak, bakır veya pirinçten büyük tepsi.

İlgi : İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.

İç : Herhangi bir durumun, cismin veya alanın sınırları arasında bulunan bir yer, dâhil, dış karşıtı. Muhteva. Bir ülke, şehir, topluluk vb.nde olan veya yapılan. Kabuğu olan veya dışı kabuk durumunda bulunan yiyeceklerde kabuğun sardığı bölüm.

Değişik yemeklerde kullanılmak üzere et ile sebzelerin ince kıyımının karıştırılması ve yoğrulmasıyla meydana getirilen karışım. Cisimlerin yüzeyleri arasında kalan her nokta. Mide, bağırsak, karın. Ten ile dış giysiler arası. Oyuk şeylerin boşluğu.

Akıl, gönül, irade gibi insanın manevi varlığını oluşturan şeylerden herhangi biri. Nesnelerin veya kimselerin arasında bulunan nesne veya kimse, ara. Pirinç, soğan ve baharatla hazırlanan, dolmalarda kullanılan karışım. İnsanın manevi varlığıyla ilgili olan.

Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha yakın olan.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Nöroendokrin anlamı nedir?

İngilizce'de Nöroendokrin ne demek ? : neuroendocrin

Источник: https://nedir.ileilgili.org/n%C3%B6roendokrin

Nöroendokrin Tümörlerin Teşhisi ve Tedavi Yöntemleri

Nöroendokrin Tümörler (NET) Nedir?

Haber güncelleme tarihi 30.01.2019 12:25

Nöroendokrin Tümörler Nedir?

Nöroendokrin tümörler, hormonal sistem ile sinir sistemi arasında yer alan kanserlerdir. Nöroendokrin tümörler genel olarak nadir görülen, lokasyonları ve salgıladıkları hormonlar nedeniyle farklı klinik durumları ortaya çıkarmaktadır.

Bu nedenle agresif seyirli de olabilecek tümörlerdir. Nöroendokrin tümörlerin eskiden adı Karsinoidler ya da APUDoma ile, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2000 yılında ismi Nöroendokrin tümörler olarak değiştirilmiştir.

 Hormonal sistem, fizyolojik olayları yönetmek için kimyasal sinyaller göndermektedir. Benzer duruma yanıt olarak sinir sistemi ise elektriksel yanıtlar göndermektedir. Nöroendokrin sistem, hormonal sistem ile sinir sisteminin bileşiminden oluşmaktadır.

 

Nöroendokrin Tümörler Ne Sıklıkta Görülür?

Yapılan araştırmalara göre Nöroendokrin tümörlerinin görülme sıklığı git gide artmaktadır. 1996 yılında yapılan araştırmalara göre 100.000 kişide 0.3 ike, 2008 yılında bu oran 1.5'e yükselmiştir. Bu nedenle nöroendokrin tümörlerin, dünya genelinde bir artış gösterdiğini söyleyebiliriz. Hastalığın kişilerde genel olarak görülme sıklığı ise şu şekildedir:

  • Hastalar sıklıkla 50-60 yaş grubunda yer alırlar.
  • Tüm sindirim sistemi tümörlerinin % 1-2'sini oluştururlar.
  • Tüm vücuttaki nöroendokrin tümörlerin % 65'i sindirim sisteminden, % 25'i solunum sisteminden ve % 10'u ise diğer sistemlerden kaynaklanır.
  • Nöroendokrin tümörlerin olgularının ortalama olarak % 20'sinin yemek borusu ve midede, % 40'ının ince bağırsakta, % 25'inin kalın bağırsakta ve % 15'inin ise rektum'da olduğu görülmektedir. 
  • En Sık Görülen Nöroendokrin Tümörler Hangileridir?

Nöroendokrin tümörlerin yol açtığı sık görülen bazı hastalıklar bulunmaktadır. Bunlar:
Karsinoid Tümörler: Genel olarak her 100.000 kişide 1.5 kişide görülmektedir. Karsinoid tümörler, akciğer, karaciğer, pankreas, yumurtalık, prostat, böbrekler ve göğüs boşluğunda görülebilen tümörlerdir.

 
Pankreatik Endokrin Tümörler veya Adacık Hücreli Tümörler: Araştırmalara göre her 100.000 kişide 1 görülmektedir.
İnsülinoma: İnsülin salgılayan tümörlerdir.
Gastrinoma: Gastrin, Zollinger-Ellison sendromu adı verilen hastalığa neden olabilmektedir.

Vazoaktif İntestinal Peptidoma: Bağırsaktan aşırı vazoaktif intestinal peptid salgılamaktadır.
Ppoma: Aşırı pankreatik polipeptid salgılarlar.
Somatostatinoma: Aşırı somatostatin hormonu salgılarlar.

WDHA: Sulu ishal, potasyum düşüklüğü ve mide asidinin yokluğuna neden olmaktadır.
Kalsitoninoma: Aşırı kalsitonin salgılarlar.
GHRHoma: Aşırı büyüme hormonu salgılarlar.
Nörotensinoma: Aşırı neurotensin salgılarlar.

CRHoma: Aşırı kortikotropin relasing (salgılayan) hormon salgılarlar.
ACTHoma: Aşırı adrenokortikotropik hormon (ACTH) salgılarlar.

  • Nadir Görülen Nöroendokrin Tümörler Hangileridir?

Nöroendokrin tümörler nadir de olsa bazı hastalıklara neden olabilmektedir. Bunlar:

  1. Tiroid medüller kanseri
  2. Küçük hücreli akciğer kanseri
  3. Büyük hücreli akciğer nöroendokrin kanseri
  4. Akciğer dışı küçük hücreli kanser
  5. Rahim ağzı (serviks) nöroendokrin kanseri
  6. Multipl endokrin neoplazi (MEN1 ve MEN2)
  7. Nörofibromatozis tip 1
  8. Tüberoz skleroz
  9. von Hippel-Lindau (VHL) hastalığı
  10. Nöroblastoma
  11. Feokromasitoma
  12. Paraganglioma
  13. Ön hipofiz nöroendokrin tümörü

Nöroendokrin Tümörlerin Teşhisi

Nöroendokrin tümörler birbirinden farklı klinik tablolara yol açmaktadır. Ancak, nöroendokrin tümörlerin tam olarak teşhisi tümörlerin ya da metastazının görüntülenmesi ile başlamaktadır.

 Teşhislerdeki metastaz oranlarının yüksekliği nöroendokrin tümörleri şüphesi ile sonuçlanmaktadır. Teşhis süreci aynı zamanda hormon fazlalığının gözükmesi nöroendokrin tümör şüphesini arttırabilmektedir.

 Teşhis sürecinde gastroskopi, kolonoskopi önemli tanı yöntemlerindendir. Kişide kitle tespit edildiği zaman doku örneklerine de ihtiyaç duyulabilmektedir.

Nöroendokrin Tümörlerin Tedavi Yöntemleri

Nöroendokrin tümörlerin tedavisi aşağıdaki faktörlerle belirlenmektedir:

  • Tümörün tanısı ve lokasyonu
  • Grade ve evreleme
  • Sekretuvar etkinin varlığı
  • Yayılım durumu, komorbiditeler
  • Hasta tercihleri

Nöroendokrin tümörlerinde tedavisi onkolog, cerrah, gastroenterolog, radyolog, patolog gibi birçok dalın işbirliği ile gerçekleşmesi gerekir.

Cerrahi Tedavi Yöntemi

Özellikle erken teşhisler için, cerrahi tedavi yöntemi en önemli girişimdir. Ancak nöroendokrin tümörlere cerrahi müdahale öncesinde, hormonal stabilizasyonun spesifik tedaviler ile sağlanması gerekmektedir. Cerrahi tedavi yöntemi ileri dönemdeki hastalarda palyatif amaçlı olarak da yapılabilmektedir.

Kemoterapi Yöntemi

Nöroendokrin tümörler gibi yavaş büyüyen tümörler için iyi bir sonuç elde edilemese de, palyatif amaçlı olarak kullanılan bir yöntemdir.

Targeted Nucloetide Therapy

131I-MIBG kullanılarak yapılan ve ileri evre nöroendokrin tümörlerde kullanılan bir tedavidir.

Radyoterapi Yöntemi

Radyofrekans ablasyon metastatik hastalıkta kullanılmaktadır. Ayrıca eksternal beam radyasyon kemik metastazından ağrıyı dindirmek için de kullanılabilmektedir.

Önerilen İçerik;
► Menenjiom Nedir, Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi Edilir?

UYARI !

İçeriğimizde yer alan yazılı ve görsel içerikler farklı kaynaklardan derlenerek oluşturulmuş, öneri ve bilgilendirme yazısıdır. Kesin teşhis ve tedavi niteliği taşımamaktadır. Herhangi bir sağlık sorunu karşısında mutlaka doktorunuza başvurunuz.

 Unutmayın sağlık sorunlarında uygulanan tedavi yöntemleri bireylerin biyolojisi, kalıtsal özellikleri, yaş, boy, kilo farklılıkları, alerjik yönleri ve bunlar gibi onlarca farklı duruma göre değişiklik gösterebilir.

Sağlık sorunlarınızın tedavisinde size ancak ve ancak doktorunuz yardımcı olabilir.

NeOldu.com

Источник: https://www.neoldu.com/noroendokrin-tumorlerin-teshisi-ve-tedavi-yontemleri-10969h.htm

Ne️

Источник: https://tr.diabetes-education.net/bir-noroendokrin-pankreas-tumorunun-tedavisi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть