Nükleoplasti İle Bel ve Boyun Fıtıklarına Ameliyatsız Çözüm

BEL FITIĞI HASTALIĞI ve AMELİYATSIZ TEDAVİ YÖNTEMLERİ

Nükleoplasti İle Bel ve Boyun Fıtıklarına Ameliyatsız Çözüm

Bel ağrıları ve bel fıtığı tedavisinde kullanılan tıbbi ve tamamlayıcı bir çok tedavi yöntemleri bilinmektedir.

Hastanın durumuna göre hangi tedavinin ne şekilde planlanıp uygulanacağında elbette doktorunun önerisiyle hastasıyla birlikte karar verilir.

Bel ile ilgili problemlerin tedavisinde kullanılan yöntemlerCerrahi (Fıtık Ameliyatı) ve Cerrahi dışı (Ameliyatsız Tedavi) olarak iki ana grupda incelenebilir.

Bel fıtığı tanısı konulan hastaların büyük bir kısmında öncelikle ameliyat dışı (ameliyatsız) tedaviler seçilir.

Bel fıtığı tedavisinde ilk önerilenler ; düzenli bir şekilde bel için egzersizlerin yapılması  ve bel bölgesindeki kasların güçlendirilmesidir.

Hareketsiz bir yaşam tarzı,fazla kilolar ve güçsüz bel kasları, kayan diskin sinirlere yaptığı baskıyı ve ağrı riskini önemli oranda yükseltir. Bu kasları güçlendirmek ve bel bölgesine ağırlık bindiren göbek yağlarını eritmek gerekir.

I. BEL FITIĞI TEDAVİSİ İÇİN KULLANILAN CERRAHİ DIŞI (AMELİYATSIZ) YÖNTEMLER NELER?

Bel ağrısı ve belfıtığı tedavisinde kullanılan bir çok cerrahi dışı (ameliyatsız) tıbbi ve tamamlayıcı tedavi yöntemleri vardır,bu yöntemlerden bir kısmı ayrı ayrı veya kombine edilerek uygulanabilir.Elbette hangisinin uygulanacağını hastanın durumuna göre doktoru önerir.

 Bel ağrısı ve bel fıtığı tedavisinde bütünleyici bir yaklaşım büyük ölçüde başarı getirir. Bütünleyici yaklaşım nedir diye sorarsanız; muayene yöntemleri, tanı-teşhis yöntemleri; röntgen, MR ve EMG gibi teşhis yöntemleri,tıbbi olarak kanıtlanmış tedavi yöntemleri, tamamlayıcı tıbbi tedavi yöntemlerinin bilinmesi ve kombine edilerek uygulanabilmesidir.

İLAÇ TEDAVİSİ:

Bel fıtığı kaynaklı ağrı bazen gündelik yaşantıyı etkileyecek kadar şiddetlenebilir ve kişinin hareket kabiliyetini kısıtlayabilir. İlaç tedavisi bel fıtığında basit ağrı kesiciler ,kas gevşetici ilaçlar ve merhemler olabilir. Fıtığın  yol açtığı  inflamasyonu azaltarak ağrının şiddetini gidermeye yönelik de uygulanabilir,

Kas gevşetici ilaçların  konsantrasyon azaltan etkisi  olabilir; bu durumda dikkat gerektiren bir iş yaparken kullanılması önerilmez, ağrının bulunduğu bölgeye haricen doktorunun önerdiği merhem kullanılabilir.Elbette hangi tür ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçlar kullanılacağına doktorunun hastanın genel özelliklerine ve durumuna göre karar vermesi gerekmektedir.

MİNİMAL İNVAZİF YÖNTEMLER :

(epidural steroid enjeksiyonu, faset eklem enjeksiyonu vb.)

Epidural enjeksiyonlar :

Omuriliğe yapılacak ilaçlar (Epidural enjeksiyonlar) da fıtığın yol açtığı yangıyı ve ağrıyı azaltmada kullanılan girişimsel bir tedavi yöntemidir.

FİZİK TEDAVİ :

Bel Ağrılarında Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon

Bel ağrılarında ağrının sebebine göre bir takim fizik tedavi yöntemleri uygulanabilir. Ancak bunlardan da önemlisi bel okuludur. Hastanin belini nasıl  kullanılacağının öğretilmesi, hastaya öğretilecek egzersizler, hastanın kendi kendine yetebilmesinin sağlanması son derece önemlidir.

Çesitli elektro terapi yöntemler kas spazmının azaltılmasını sağlar. Traksiyon kas spazmını azaltmanın yanısıra  sinir kökü üzerindeki basıncı da azaltır.Ultrason yine kas spazmını azaltmak için kullanılabilir.

Akut ağrılarda tens kullanılabilir.Ağrı  kısa süreli istirahat ve ilaçlarla kontrol altına alındıktan sonra önerilen fizik tedavi yöntemlerinde bel kasların güçlendirilmesi hedeflenmektedir.

  Bu şekilde fıtıklaşan diskin üzerine daha fazla yük binmesi engellenmiş olur.


KURU İĞNE TEDAVİSİ 

Kronik kas iskelet sistemi bozuklukları ve bu bozukluklara bağlı ağrıların tedavisinde İMS (intramuscular Stimulation) oldukça etkili bir yöntemdir.

Kuru İğne Tedavisi (İMS), aşikar bir zedelenme yada enflamasyon (yangı)  olmaksızın ortaya çıkan kronik kas- iskelet sistemi sorunlarının teşhis ve tedavisini içeren entegre bir ağrı tedavi sistemidir.

Kuru İğne Tedavisinde  iyi bir muayene, röntgen, ileri görüntüleme yöntemleri birlikte kullanılmaktadır. Ancak kronik ağrılarda bu görüntülerden çok hastanın hikayesi ve muayene önemlidir.     DEVAMI…

PROLOTERAPİ 

Proloterapi bel uygulaması

Proloterapi ile tedavi; 1930′lu yıllardan beri A.B.D’de uygulanmakta olan bir yöntem olup cerrahiye alternatif bir tedavi şeklidir. Diğer klasik ağrı tedavi yöntemlerinin çoğu sadece hastalığın nedenini baskılarken, Proloterapi kronik ağrıları ve  nedenini tedavi eder.

Proloterapi, vücudun tamir sistemini uyararak ağrılı, zayıf ve işlevini kaybetmiş bölgenin tekrar eski haline dönmesini sağlayan doğal bir tekniktir.

Proloterapi vücudun herhangi bir yerindeki yırtılmış ya da hasar görmüş bağ dokuları ve eklem ağrıları, bel fıtığı, diz burkulması, diz çapraz bağ yaralanması, boyundan kaynaklanan baş ağrısı,boyun,sırt ve bel ağrısı, kaburga kırıkları ağrısı, eklemler veya omurga cerrahisi sonrasında devam eden ağrılar, omuz ağrıları ve tendon zedelenmeleri gibi hastalıkların tedavisi için ülkemizde de halen uygulanmakta olan enjeksiyonlu bir tedavi yöntemidir.

Proloterapi; cerrahisi yapılamayan kronik ağrı için uygulanan bir methoddur. Proloterapi tekniğinin ameliyatsız ağrı tedavisinde günümüzde en sık kullanılan ve en etkili yöntemlerden birisi olduğu belirtilmektedir.   DEVAMI

 II. BELFITIĞI TEDAVİSİ İÇİN CERRAHİ YÖNTEM:

BEL FITIĞI AMELİYATI

1- Standart diskektomi

2- Mikrodiskektomi

3- Endoskopik diskektomi

4- Laser diskektomi

5- Nukleoplasti

Источник: https://www.ameliyatsizbelfitigi.com/bel-fitigi-tedavisi-yontemleri/

Bel ve boyun fıtıklarının ameliyatsız tedavisi: Spinal dekompresyon yöntemi

Nükleoplasti İle Bel ve Boyun Fıtıklarına Ameliyatsız Çözüm

Teknolojinin ilerlemesi, sabit pozisyonda çalışmalar ve yoğun yapılan spor programları boyun ve bel fıtığı ile ilgili sorun yaşayanların sayısının günümüzde gittikçe artmasına sebep olmaktadır.

Türkiye’de toplumun yaklaşık yüzde 80’i yaşamlarının herhangi bir döneminde bel ağrısı ile karşılaşıyor. Bel ağrısına yol açan en önemli nedenlerden biri bel fıtığı iken, beli ağrıyan 3 kişiden birinde bel fıtığı olduğu gözleniyor.

Boyun ağrıları daha az görülmekle birlikte her 5 kişiden birini etkiliyor.

Konuyla ilgili olarak konuşan Beşiktaş Romatem Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinden Prof. Dr. Gülçin Gülşen şunları söyledi: “Boyunda 7 adet, bel bölgesinde ise 5 adet omur bulunmaktadır.

; Omurların arasında bulunan ve disk adı verilen kıkırdakların ihtiva ettiği su oranı, yaşın da ilerlemesiyle birlikte azalmaya başlar.

Buna disklerdeki beslenme bozukluğu ve kimyasal değişiklikler de eşlik eder.

Bel fıtığından ameliyatsız, kalıcı olarak kurtulmak mümkün mü?

Disk zamanla elastikiyetini kaybederek kuvveti aktarma veya kuvveti çevre dokulara dengeli bir şekilde yayma görevini yerine getiremez. Aşırı yük binmesi sonucunda diskin içindeki yumuşak kısım etrafındaki kapsülü kolayca yırtarak dışarıya doğru çıkar ve bel fıtığı oluşur.

Bu yük binmesi, ani öne eğilme veya ters bir hareket, uzun süreli oturmak ya da öksürerek omurilik basıncını arttırmak gibi önemsenmeyecek bir şekilde de olabilir. Mutlaka ağır kaldırma ya da travma olmasına da gerek yoktur.

Genetik olarak  ya da ağır sporlar yapan kişilerde disk yapısındaki dejenerasyon  daha erken yaşlarda başlayabilmekte, dolayısıyla daha kolay bel ve boyun  fıtığına yakalanmaktadırlar”.

Bu Belirtilere Dikkat!

Boyun ve belde ağrı ve hareket kısıtlılıkları, tek veya her iki kol veya bacağa yayılabilen ağrılar, kollarda, bacak ve ayaklarda uyuşma, karıncalanmalar, güçsüzlükler, idrar ve gaita (büyük abdest) kaçırma, cinsel problemler görülebilir. Bu belirtilerden bir kaçına sahip iseniz uzmanlar eşliğinde tetkik ve doğru tedavi yöntemlerine başvurmalısınız.

Boyunda 7 adet, bel bölgesinde ise 5 adet omur bulunmaktadır. Omurların arasında bulunan ve disk adı verilen kıkırdakların ihtiva ettiği su oranı, yaşın da ilerlemesiyle birlikte azalmaya başlar.

Buna disklerdeki beslenme bozukluğu ve kimyasal değişiklikler de eşlik eder.

Disk zamanla elastikiyetini kaybederek kuvveti aktarma veya kuvveti çevre dokulara dengeli bir şekilde yayma görevini yerine getiremez.

Aşırı yük binmesi sonucunda diskin içindeki yumuşak kısım etrafındaki kapsülü kolayca yırtarak dışarıya doğru çıkar ve bel fıtığı oluşur.

Bu yük binmesi, ani öne eğilme veya ters bir hareket, uzun süreli oturmak ya da öksürerek omurilik basıncını arttırmak gibi önemsenmeyecek bir şekilde de olabilir. Mutlaka ağır kaldırma ya da travma olmasına da gerek yoktur.

Genetik olarak  ya da ağır sporlar yapan kişilerde disk yapısındaki dejenerasyon  daha erken yaşlarda başlayabilmekte, dolayısıyla daha kolay bel ve boyun  fıtığına yakalanmaktadırlar.

Boyun ağrısı neden olur? Boyun fıtığı belirtileri ve tedavisi

Boyun ve bel fıtıkları, uzun süre aynı pozisyonda oturan ya da ayakta duran, yanlış pozisyonda masa başı çalışan, ağır kaldıran ve boyun ve bele yük bindiren ters hareketleri yapan kişilerde daha sık görülmektedir.

Sürekli titreşim alan ve uzun süreli oturan şoför, pilot, uzun süreli ayakta duran, baş öne eğik pozisyonda çalışan öğretmen, garson, eczacı gibi meslek sahipleri, ağır işlerde çalışanlar, yoğun stresli işler, halter ve ani boyun-bel hareketleri ile yapılan basketbol, voleybol gibi sporlar risk faktörü oluşturmaktadır. Ayrıca sigara diskin beslenmesini bozarak fıtık görülme riskini arttırmaktadır.

Bel ve boyun fıtığının tedavisi nasıl yapılmalıdır?

Bel ve boyun fıtığının tedavisi kişinin yaşı, yaşama şekli, vücut yapısı, omurga şekli, kas gücü, fıtığın yeri, aşaması ve klinik bulgulara göre değişmektedir.

Tedavide başlangıç döneminde ilaçlar ve istirahat (2-7 gün) ile fıtığın ilerlemesi engellenebilirse, günlük hayatta beli koruma önerileri ve boyun-bel kaslarını güçlendirme egzersizlerine geçilir.

Boyun ve bel fıtıklarında bası başlamışsa fizik tedavi ve rehabilitasyon yöntemleri uygulanır. Tedavide esas; daralan omurga aralığını açarak, diski rahatlatmak ve taşmayı engellemek, basıyı ortadan kaldırmaktır.

Oluşan kas spazmını ve kısalan kasları uzatmaktır. Fizik tedavide kullanılan elektroterapi uygulamaları etkin traksiyon olmaksızın fıtığı tedavi edemezler. Fıtık sonucu oluşan kas kasılmasını ve hasarlı dokuda doku iyileşmesini sağlayabilirler. Omurga aralığını genişletmeden etkin tedavi olmaz.

Ameliyatsız Fıtık Tedavisini Başaran Cihaz:DRX-9000

NASA uzay araştırmalarında, astronotların uzay yolculuklarında yerçekimsiz ortamda bel ağrılarının geçtiğinin ve disk aralıklarının genişlediğinin gözlenmesi üzerine, bu düşünceden yola çıkılarak geliştirilen  DRX-9000 cihazı ,ameliyatsız fıtık tedavisini başaran önemli teknolojik gelişmedir . Cihaz, FDA ve CE belgelerine sahiptir. Cihaz Amerika başta olmak üzere dünyada 12 ülkede kullanılmaktadır. DRX-9000 cihazı ile uygulanan tedavide, omurgalar bilgisayar kontrollü olarak açılır ve disklerin içinde, omurların arasında etkili bir negatif basınç oluşur.

Sistem, etkilenen, daralan disk aralığını, üst ve alttaki omurun arasını genişleterek açmak suretiyle etkisini gösterir. Omurların arasındaki mesafe genişleyince oluşan negatif basınç vakum etkisi oluşturarak, dışarı taşan diskin içeri girebilmesini sağlar.

Disk içindeki sıvı, oksijen ve besleyici maddeler, doku hasarının iyileşmesini gerçekleştirir. Klasik yöntemlerde tüm omurga aynı yükle çekilirken, bu sistemde hangi aralıkta hastalık var ise, o aralığa ne kadar çekim gücü uygulanması gerekiyorsa o uygulanır.

Diğer aralıklara zarar verme riski olmaz.

DRX 9000 tedavisi her bel ve boyun fıtığına uygulanmaz.Omurilik kanalına parça düşmesi, bel omurgasındaki kırıklar, şiddetli kemik erimesi, omurga tümörleri, omurgada iltihabi hastalık, hamileler tedaviye alınmazlar.

15-20 Seans Tedavi, % 86 – % 95 Başarı

Tedavi hastaya ve hastalığın aşamasına göre 15 ilâ 20 seans arasında değişebilmektedir. Hastaya ve hastalığa özgü program, tedavide başarının en önemli noktasıdır.

Öncelikle iyi bir muayene ile gerekli tedavi programı düzenlenmelidir.

Kas spazmı gibi eşlik eden durumlar var ise, elektroterapi yöntemleri(Hilterapi, ultrason, galvanik akım, indiba gibi) ,manuel terapi,osteopati yöntemleri, kinezyoterapi, refleksoloji gibi yöntemlerde ilave edilmektedir.

Bel ve boyun fıtığı olan hastaların bu cihaz ile tedavileri sonucunda, hastalığın aşamasına göre % 86 – % 95 arasında başarı oranı elde edilmektedir.

Hekim ve hasta işbirliği,hastanın tedavi sonrası düzenli olarak önerilen  egzersizlerini yapması,yaşam şeklini düzenlemesi ile başarı hayat boyu sürmektedir.

Omurgaya yapışan kasların kuvvetli olması ve omurgayı doğal bir korse gibi sararak mukavemeti arttırması şarttır.

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/bel-ve-boyun-fitiklarinin-ameliyatsiz-tedavisi-spinal-dekompresyon-yontemi/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.

    ×
    Рекомендуем посмотреть