Obezite Cerrahisi Kimlere Önerilir ?

içerik

Obezite cerrahisi hangi durumlarda kimlere uygulanabilir, faydalı mı zararlı mı?

Obezite Cerrahisi Kimlere Önerilir ?

Obezite, diyabet gelişiminde en önemli risk faktörü. Obez bir kişinin diyabet olma riski zayıf bir insana göre 90 kat daha yüksektir. Zayıf hastalar toplam diyabetlilerin sadece %15’ini oluşturur ve bunların da çoğu tip 1 diyabettir.

Diyabet hastalarının büyük bölümünün obez olması, diyabet cerrahisi adı altında yapılan obezite ameliyatlarının yaygınlaşmasına neden oldu.

Genel inanış, kilo veren hastaların diyabetten de kurtulabilecekleri yönünde; ama işin aslı pek de öyle değil.

Metabolik Cerrahi Tip 2 diyabet tedavisinde güçlü bir alternatif olabilir!

Çünkü diyabet birçok bileşeni olan bir hastalık ve bu hastalığın hormonal etkenleri olduğu kadar psikolojik bir ayağı da var.

Psikolojik olarak hazır olmayan bir hastaya obezite ameliyatı yaparak yeme-içme alışkanlıklarını değiştiremez, kalıcı bir etki sağlayamazsınız.

Hatta obezite cerrahisi uygulanan bazı hastalarda, kilo kaybı sağlamanıza rağmen kan şekerlerini kontrol altına alamayabilirsiniz.

Mide küçültme ameliyatı nasıl yapılır? Avantajları ve riskleri nelerdir?

Metabolik Cerrahi Hormonal Değişiklikler Üzerinden İşlev Görür

Diyabet tedavisinde obezite cerrahisi ülkemizde de sıkça uygulanan bir yöntem.

Fakat araştırmalar bize tüp mide ameliyatı sonrası ilk 5 yılın özellikle ilk 2 yıllık döneminde efektif kilo kontrolü sağlandığını; ancak sonrasında hastaların önemli bir bölümünün yeniden kilo almaya başladığını gösteriyor.

Diyabet hastası olup; sadece tüp mide ameliyatı yapılan hastalarda ise durum çok daha vahim. Bu hastalarda hem kilo kaybı daha düşük hem de diyabet kontrol oranları %50’nin altında. Bu tabloyu değiştirmenin cerrahi anlamda en etkili yolu ise ince bağırsaklara yapılacak müdahale.

Uyku apnesine karşı yeni bir tedavi seçeneği: Metabolik cerrahi

Çünkü yeme davranışımızı, iştah algımızı ve insülin aktivitemizi belirleyen hormonların hemen tamamı ince bağırsakların –özellikle- son bölümünden salgılanıyor. Kilo, iştah ve kan şekeri kontrolü sağlanmak isteniyorsa; yapılacak mide küçültme işlemi ile ince bağırsağın son bölümünün üst kısımlara taşınması ile birlikte yapılmalıdır.

Emilim problemi yaşanmadan yüksek başarı oranlarına ulaşmak bu şekilde mümkündür. Metabolik Cerrahi’nin temel felsefesi de budur. Bu felsefenin temel dayanağı; midenin esnek bir organ olması ve kısıtlayıcı ameliyatların uzun vadede midenin esneyip, genişlemesi nedeniyle etkinliklerini kaybetmeleridir.

Tüp mide ameliyatlarında midenin sol üst kısmından salgılanan Ghrelin isimli madde devre dışı bırakılmaktadır.

Bu sayede açlık hissinin baskılanacağı iddiası kısmen geçerlidir. Ama bu işlem kilo, iştah ve kan şekeri kontrolünde tek başına yeterli olmayacaktır.

Çünkü bizim açlık algımızı kontrol eden hormonlarımızın çoğu ince bağırsaklarımızın son bölümünden salgılanmakta olup; tüp mide işlemine ilaveten ince bağırsaklara yapılacak bir cerrahi müdahale, açlık hissinde çok önemli değişikliklere neden olacaktır.

Cerrahi yöntemlerle mideden çıkan yiyeceklerin, sindirimin erken döneminde, ince bağırsakların son bölümü ile buluşmasını sağladığımız zaman; tokluk hissine neden olan ve insülin aktivitesini artıran hormonların, kandaki seviyeleri artacak ve bu şekilde yiyecek algısı ve açlık hissinde son derece olumlu değişiklikler ortaya çıkacaktır.

Diyabete cerrahi müdahale

Metabolik Cerrahi Sonrası Çok Daha Yüksek Başarı Oranı

Ne var ki; tek başına hiçbir yöntem tip 2 diyabet gibi dinamik, çok faktörlü ve heterojen bir hastalıkta tam kontrol sağlamanıza imkan vermez. Çünkü tip 2 diyabetin çok güçlü bir psikolojik bileşeni vardır. Ayrıca işin içinde böbrek tübülleri gibi otonom rol oynayan faktörler de yer almaktadır. Bu nedenlerle cerrahi tedavinin de başarısı %100 değildir.

Ancak, medikal tedavi yöntemleri ile karşılaştırma yapıldığında çok belirgin bir üstünlüğün yanı sıra, metabolik sendromun diğer bileşenlerinde de %90’ların üzerinde efektif kontrol söz konusudur.

Bu noktada vurgulanması gereken en önemli nokta; metabolik cerrahi ameliyatlarının, efektif kilo kontrolü sağlaması ve emilimi çok ciddi anlamda etkilemedikleri için; hastaların %90’ının üzerinde bir bölümünde, egzojen vitamin ve mineral takviyesine gerek duyulmamasıdır.

Yani, obezite ameliyatlarında olduğu gibi, bir hastalığın sona erip, başka birkaç hastalığın ortaya çıkması gibi bir durum yoktur.

İşte dünyada adından en çok söz edilen en başarılı Türk hekimler

Hem hastaların hem de doktorların bu konuda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü Metabolik Cerrahi, henüz hekimlerin bile çok iyi bilmedikleri bir uygulama. Özellikle bu ameliyatların teknik detayları konusunda hastalara gerekli bilgi verilmelidir.

Hastalar hangi ameliyatların, neden yapıldığını dahi bilmiyorlar. İşin kötü yanı ise; artık merdiven altında bile “diyabet cerrahisi” denilerek obezite cerrahisi uygulanmakta.

Bizler elimizden geldiğince; vakıf ve dernek kanallarımızdan da yardım alarak, bu konulara ışık tutmaya çalışıyor; halkımızı ve hekim arkadaşlarımızı bilinçlendirmek için çaba sarf ediyoruz.

Doç. Dr. Alper Çelik
Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı 

Источник: https://www.medikalakademi.com.tr/obezite-cerrahisi-hangi-durumlarda-kimlere-uygulanir/

Obezite Cerrahisinde Modern Yöntemler

Obezite Cerrahisi Kimlere Önerilir ?
Genel Cerrahi

Memorial Hizmet Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü uzmanları, obezite cerrahisi ile ilgili bilgi verdi.

Obezite Nedir?

Obezite, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından sağlığı bozacak şekilde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanmıştır. Vücut ağırlığındaki yağ miktarı oranının kadınlarda % 30, erkeklerde % 25’in üzerine çıkması obeziteyi oluşturmaktadır.

Yanlış beslenme, hormonal bozukluklar, genetik faktörler, yetersiz fiziksel aktivite, obezite oluşumunda başlıca risk faktörleridir. Obezite sınıflandırması Beden Kitle İndeksi (BMI-Body Mass Index) ile ölçülmektedir. BMI; vücut ağırlığının (kg) boy uzunluğunun (m) karesine bölünmesiyle elde edilir.

BMI’nin 40 kg/m² ve üzeri olması “morbid obezite” olarak kabul edilir. Dünyanın en önemli sağlık sorunlarından biri haline gelen obezite tedavi edilebilir bir hastalıktır.

Obezite Cerrahisi Kimlere Yapılır?

Obezite cerrahisi; BMI 40 kg/ m² ve üzeri olan, BMI 35 kg/m² ve üzeri olup eşlik eden Tip 2 diyabet, hipertansiyon, uyku apne sendromu, hiperlipidemi gibi eşlik eden bir hastalığı olan, diyet, egzersiz, ilaç tedavisi gibi diğer kilo verme yöntemlerini denemiş ancak başarılı olamamış hastalarda uygulanabilmektedir. Aynı zamanda hastaların alkol – ilaç bağımlısı olmaması gerekir.

Hangi Hastaya Hangi Yöntem Uygulanmalıdır?

Kişiye hangi yöntemin uygulanacağı hastanın muayene ve tetkik sonuçlarının değerlendirilmesiyle hasta-hekim görüşmesi neticesnde karar verilecek bir durumdur. Ameliyatlar laparoskopik yöntemle başarı ile uygulanabilmekte ve hastalar laparoskopik cerrahinin daha az ağrı, daha kısa hastanede kalış süresi, daha iyi kozmetik sonuç gibi avantajlarından da yararlanabilmektedirler.

Obezite tedavisi ameliyatla bitmez tam aksine başlar. Ameliyat sonrasi yakin takip ve hasta-hekim uyumu başarı getirir.

Cerrahi Yöntemler

  • Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi)
  • Gastrik Bypass
  • Gastrik Band
  • Gastrik Balon

Tüp Mide Ameliyatı (Sleeve Gastrektomi)

En güncel cerrahi tedavi yöntemidir. Midenin belli bir bölümünün çıkarılması sonucu kalan midenin ‘’tüp’’ şeklini almasından dolayı tüp mide ameliyatı olarak da bilinen yöntemdir. Hastalar mide hacminin küçülmesiyle az gıda ile çabuk tokluk hissettiklerini belirtirler. Aynı zamanda ve asıl etki olarak da açlık tokluk kontrolünü sağlayan hormonlar üzerinde değişiklikler olmaktadır.

Hem kilo verdirmede hem de diyabet gibi eşlik eden metabolik bozuklukların düzeltilmesinde etkindir. Gastrik bypass ameliyatlarına göre daha düşük komplikasyon oranlarına sahiptir. Fazla kiloların yaklaşık %60’ının kısa sürede verilmesini sağlayabilen ve sıklıkla mide barsak geçişinde değişiklik olmadığından daha fizyolojik ve metabolik bozuklukların düzelmesinde de etkili bir yöntemdir.

Gastrik Bypass

Bu yöntemde mide küçültülmekte ve ince bağırsaklar belli bir mesafeden bu yeni küçük mideye bağlanmaktadır.

Bağırsak bütünlüğü bozulmadan belli bir mesafeden ince bağırsakların yeni küçük mideye bağlandığı Mini gastrik bypass veya bağırsakların kesilerek ayrıldığı bir ucun yeni küçük mideye bir ucun ise belli bir mesafeden yine ince bağırsağa bağlandığı Roux en Y gastrik bypass olmak üzere iki çeşit gastrik bypass vardır.

Bu yöntemlerde de mide küçültüldüğünden az gıda ile çabuk tokluk hissedilmesi, açlık tokluk kontrolünü sağlayan hormonlarda ki değişiklikler ve ek olarak barsak geçişi değiştirildiği için emilim bozucu mekanizma ile kilo kaybı sağlanabilmektedir.

Dolayısı ile de hem kilo kaybı hem de metabolik bozuklukların düzeltilmesine yardımcı olunur. Fazla kiloların yaklaşık %6o-80’i verilebilir. Daha kompleks bir ameliyat olduğu için komplikasyon oranları tüp mide ameliyatına göre daha yüksek ve hastanede kalış süresi daha uzundur.

Gastrik Band (Kelepçe Uygulaması)

Yemek borusunun biraz aşağısından midenin üst bölümüne geçirilen, dışarıdan şişirilerek mideye geçen gıda miktarını kontrol eden silikon bir banttır. Bandın üzerinde oluşan küçük mide poşu hızla dolarak tokluk hissi oluşturur ve alınan gıdaların aşağıya geçişini yavaşlatır.

Mevcut band her ne kadar vücuda uyumlu materyallerden yapılsa da yabancı cisim reaksiyonu ile band kayması, band göç etmesi (migrasyon), ayarlanabilir haznenin ve bağlantı hattının enfeksiyonu gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir.

Bütün bu komplikasyonlar ile ayarlanma gereksinimi kilo verme ve metabolik bozuklukların düzeltilmesindeki etkinliği azaltmaktadır.

Gastrik Balon

Mide içine yerleştirilen balon hacim küçültücü etki yapar. Sıvı ya da hava ile şişirilen tipleri vardır.

Balonun mide içinde 6 aydan uzun kalması ortaya çıkan balon sönmesi, enfeksiyon ve mide aşınması gibi komplikasyonlar nedeni ile fazla önerilmemektedir.

Uzun dönem tedaviden ziyade süperobez hastalarda obezite cerrahisi öncesi kilo verdirilmesinde ve ciddi yandaş hastalıkları olan hastalarda cerrahi için başlangıç tedavisi olarak tercih edilebilir.

Cerrahi Sonrası İzlem

Ameliyat sonrası dönemde hasta sıkı bir takip, diyet ve egzersiz programına alınmalıdır. Bu süreç uzun ve mutlaka hasta uyumu gerektiren bir dönemdir.

Yapılan ameliyata göre hastanın alması gereken vitamin-mineral takviyesi, doğru beslenme şekilleri ve uygun egzersiz programları için takip önemlidir.

Yapılan cerrahi işlemin başarısı da ciddi oranda bu takiplere ve hastanın uyumuna bağlıdır.

Cerrahide Başarı Nasıl Değerlendirilir?

  • Hastanın sağlıklı bir şekilde hedeflenen kiloya ulaşması
  • Eşlik eden metabolik bozukluklarda düzelme
  • Tekrar kilo alınmaması
  • Yaşam kalitesinin artması

Источник: https://www.hizmethastanesi.com/saglik-rehberi/obezite-cerrahisinde-modern-yontemler/

Obezite Cerrahileri Kimlere Uygulanır?

Obezite Cerrahisi Kimlere Önerilir ?

Obezite diğer anlamıyla aşırı şişmanlık vücutta fazla miktarda yağların oluşmasıyla çıkan bir hastalıktır. Dünya sağlık örgütünün üzerinde önemle durduğu ve kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Çünkü bu hastalık yüzünden oluşan ölüm oranları dünya genelindeki ölüm oranlarının başında gelmektedir.

Kilolardan kurtulmak isteyen obezite hastalarının tercih ettikleri obezite cerrahisi, kişilerin sağlığına ve hayallerine ulaşmasına yardımcı olmaktadır.

Obezite Cerrahisi Nedir?

Kilolarıyla başı dertte olan kişilerin kilo vererek hayatlarını değiştirmeye karar verdikleri, bir çok diyet yöntemleri ve sporlar deneyerek kilo veremeyenlerin tercih ettikleri obezite cerrahisi ameliyatları olarak bir çok ameliyat türü duyabilirsiniz.

Tüp mide çatısı altında, tüp mide, mide küçültme ameliyatları, gastrik sleeve, sleeve gastrektomi, vertikal sleeve gastrektomi, paryetal gastrektomi, kurvatur gastrektomisi, vertikal gastroplasti gibi operasyon isimleriyle karşınıza çıkabilir.

Obezite Cerrahisi Nedir?

Vücut Kitle İndeksi Nedir? (İ)

Vücut Kitle İndeksi Nedir? Nasıl Hesaplanır? (İ)

Vücut ağırlığının, boy uzunluğunun karesine bölünmesi sonucu çıkan değerdir. Vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle elde edilir. İdeal ağırlık hesaplanırken ulaşılmak istenen Vücut kitle indeksinin, boy uzunluğu ile karesinin çarpılmasıyla hesaplanır.

 VÜCUT KİTLE İNDEKSİ (İ) 
25’e kadar olan kısım normal
25’ten 30’a kadar olan kısımkilolu
30’dan 40’a kadar olan kısımobez
40’ın üstü iseAşırı obez olarak değerlendirilir.

Obezitenin Cerrahi Tedavisi Nasıl Olur?

Obezitenin Cerrahi Tedavisi Nasıl Olur?

obezite cerrahisi, vücut kitle indeksi 35 ve üzeri olan ve uzman denetiminde dengeli beslenme, egzersiz veya herhangi bir tedavi ile zayıflamayı başaramayan insanlarda uygulanmaktadır.

Bununla beraber vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan insanlarda diyabet, uyku apnesi, yüksek tansiyon gibi hayat kalitesini ve süresini etkiliyorsa yine obezite cerrahisi gerekir.

Bu tür hastaların hangi operasyona gireceğini doktorların verdikleri teşhislerden sonre netlik kazanır.

Obezite Cerrahisi Ameliyatları

Obezite Cerrahisi Ameliyatları

Normal kilonun üzerinde kalan fazla kiloların yarısının en az 2 sene içerisinde kaybedilmesidir. Genelde hastaların çoğu 6 ay içerisinde istedikleri ideal kiloya ulaşmaktadır.

Gastrik Sleeve (Tüp Mide)

Gastrik Sleeve (Tüp Mide)

Gastrik sleeve ameliyatının temel amacı hastanın mide hacminin küçültülmesi yönündedir. Bu hacmin küçültülmesi işlemi de hastanın midesinin %70’e yakın bir kısmı kesilip alınarak kalan kısmının da 100 ml olacak şekilde tüp haline getirilmesi şeklinde uygulanmaktadır.

Gastrik By-Pass

Gastrik By-Pass

Gastrik Bypass ameliyatı en basit ve kısa olan, hastanın çok kısa bir sürede hastaneden çıkışına olanak sağlayan bu ameliyat çeşidi ayrıca benzerleri arasında en ekonomik olandır.

Operasyonun başarılı bir şekilde gerçekleşmesinden sonra, hasta düzenli ve yeterli miktarda kilo kaybına muvaffak olur. Ayrıca, aşırı kilo almanın tetiklediği ya da yol açtığı hastalıklar olan şeker hastalığı (tip 2 diyabet) yüksek kolesterol ve tansiyon gibi hastalıklar içinde uygulanan bir tedavi yöntemidir.

Tüp Mide Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Tüp mide ameliyatı kimlere uygulanır?

Tüp mide ameliyatı ve mide küçültme cerrahisi fazla kiloları sınırı aşan ve hayat kalitesini ya da süresini arttırmak isteyen kişilere çözüm olarak hayatımızda giderek daha yaygın bir yer alıyor.

Peki tüp mide kimlere uygulanır, başvurmak ameliyat olmak için yeterli midir, kriterler nelerdir? Bu gibi sorularınız ve çok daha fazlasını sizin için derlediğimiz özel yazımızda bulacaksınız.

  • Mide küçültme kimlere yapılır? sorusu sık duyulmakla birlikte bu işlem için bilinmesi gereken en önemli bilgi bunun en son çare olduğudur. Yani başvuran kişinin diyet ya da spor programlarına yanıtsız olması, tüm yöntemler denendiği halde başarısız olması lazımdır.
  • Mide küçültme operasyonu kimlere yapılır? sorusunun cevabının başvuran kişiyi işaret etmesi için hastanın obezite şikayeti en 3 senedir devam ediyor olmalıdır.
  • Hastanın bu süreçte obezite olup olmama kriterleri ise beden kitle indeksinin 40 üzerinde olması ya da bu indeks 35-40 arası olup beraberinde başka sağlık problemlerinin eşlik etmesidir. Bu sağlık sorunları arasında tip 2 diyabet, uykuda nefes darlığı, hipertansiyon gibi vakalar yer alır.
  • Mide küçültme ameliyatı kimlere uygulanır? sorusunun bir diğer yanıtı da başvuran kişide ilaç, kimyasal ya da alkol bağımlılığı bulunmamasıdır. Sigara kullanıyor ise hastadan bu konu nedeniyle etkilenimi hakkında detaylı bir değerlendirme alınır.
  • Tüp mide ameliyatında yaş sınırları 18 ve 65 aralığıdır. Ancak bazı özel durumlarda bu yaş sınırlarının esnetildiği ve daha genç ya da daha yaşlı kişilere mide küçültme uygulandığı da olmuştur.
  • Yaştan çok daha önemli bir kriter hastanın yaşına oranla karşıladığı sağlık durumudur. Yani 65 yaşının üstündeki hastanın sağlık durumu iyi olarak nitelendirilebiliyor ve ameliyat sonrası iyileşme sürecini kaldırabileceği ön görülüyor ise sınırlar genişletilebilir.
  • Hastaların tüp mide ameliyatı sonrasında sınırları oldukça katı bir beslenme programını takip etmeleri gerekmektedir. Özellikle ilk haftalar tamamen sıvı odaklı beslenme içerdiğinden daha zorlayıcı olabilir. Hastaların bu programa uyum sağlayıp sağlayamayacak olması da doktorların kararını etkilemektedir.

Tüp Mide Ameliyatları Fiyatları

Tüp Mide Ameliyatları Fiyatları

Tüp mide ameliyatı olmak isteyen kişilerin iyice bir doğru bilgi araştırması yapması gerekmektedir. Özellikle bu tür zayıflamak için ameliyat olmuş insanların görüşlerini alarak en doğru kararı vermelidirler.

Bir çok diyet yöntemleri denemiş, egzersizler yapmış ve kilo veremeyen kişilerin tercihleri arasında olan tüp mide ameliyatları fiyatları en merak edilen konular arasında yer almaktadır.
Obezite hastalarının %90’nı yeme içmeye karşı iradeye sahip olamazlar.

Vücut kitle endeksi 35 ve üzeri olan obez hastalarının obezite için cerrahi bir müdahale olmadan hayal ettikleri gibi kilo vermeleri imkansız olmasa da çok zordur. Aslında bireylerin amaçları sadece kilo vermek değil, verdikleri kiloları geri almamaktır, hayallerinde ki kiloya ve sağlığa kavuşmaktır.

Zayıflamak için ameliyat olmaya karar vermiş kişinin ameliyat süreçlerini çok iyi araştırması gerekir. Tüp mide ameliyatları 8 bin ile 45 bin arasında değişiklik göstermektedir, fiyata göre ameliyat olmamalıdır.

Tüp mide ameliyatı olmak istiyorsunuz ama şartlarını bilmiyor musunuz? Mide küçültme ameliyatı oldunuz, olmadan önce nelere dikkat ettiniz? Bizlerle merak ettiğiniz konuları ya da paylaşmak istediklerinizi yorum olarak iletebilirsiniz.

Источник: https://www.obezitehaber.com/obezite-cerrahisi-kimlere-uygulanir/

Obezite cerrahisi kimler için uygundur

Obezite Cerrahisi Kimlere Önerilir ?

Obezite cerrahisi, genelde mideye tüp taktırma olarak bilinen ancak tüm obezite hastalarında uygun görülmeyen, birçok tetkik ve duruma göre değerlendirmesi yapılmış olan hastalarda uzman hekim tarafından uygunluğuna kanaat getirilmiş hastalar için uygulanan tedavi yöntemidir.

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Tuğrul Demirel kadınvekadın okurları için obezite hakkında önemli bilgiler verdi.

Operasyon sonrasında hastanın gerekli görülen ve vücut yapısına uygun olarak düzenlenen diyet programına tamamen ve harfi harfine uyması, aynı zamanda yine uzman hekim tarafından belirlenmiş ve hastanın yapabilme kapasitesine göre adım adım uyarlanmış olan egzersizlere gerekli görülen süre ile uyulması, diğer taraftan yine hekimin ara ara istediği tetkikler ve tahliller sonucunda hastanın ihtiyacı doğrultusunda vitamin ve mineral takviyesi yapılmasını kapsayan bu süreç ile hastanın vücudunda biriken zararlı yağlardan kurtularak, olması ihtimal olan kanser, hipertansiyon, böbrek yağlanması ve kalp krizi gibi hastalıkların riskini tamamen ortadan kaldırmayla sonuçlanması beklenen bir tedavi yöntemidir. Bu süreç zarfında hastanın operasyon için uygun olup olmadığı ise, ilk olarak vücut kitle indeksine göre hesaplanan yağ oranına göre teşhisi konulacak olan obezite/ obezite değil sonucuna göre değerlendirmeye alınır. Bu hesap sonucunda vücut kitle indeksi 35 oranının üzerinde olanlar obezite olarak değerlendirilmekte ve ciddi bir sağlık problemi yaşanmadığı takdirde ilk olarak diyet ve egzersiz programları ile bu durum aşılmaya çalışılır. Sonrasında hastanın programa kesin ve kati olarak uyduğuna karşın, herhangi bir ilerleme söz konusu değilse, yine uzman hekim tarafından uygun bulunduğu takdirde obezite cerrahisi hastaya uygulanmaktadır.

Diğer taraftan, herhangi bir program uygulanmamasına karşın, obezite olduğu belirlenmiş olan hastalarda, kısa süre içerisinde etki etmesi beklenen bir tedavi gerektiğinde ( bu durumlar uyku apnesi, tansiyon ve diyabet gibi yaşam standartlarını ve düzenini ciddi derecede etkileyen hastalıklar) bu hastalar için de obezite cerrahisi uygulanabilmekte ve diğer aşamalara sonrasında geçilebilmektedir. Aynı zamanda obezite cerrahisinin uygun olup olmaması durumu yine hastanın hamile kalma ihtimaline, diğer hastalıklarına, herhangi bir sağlık sorununun bu durumu kötü etkileyip etkilemeyeceğine de bağlı olarak değişiklik göstermektedir. Ancak her halükarda hastanın bu cerrahi operasyona uygunluğu, birçok tetkik ve araştırma sonrasında son kararı verecek olan uzman hekime bağlıdır.

Obezite cerrahisi sonrasında diğer hastalıkların riski de azalır mı

Obezite cerrahisi uygulanmadan önce birçok hastada aynı rahatsızlıkların oluşma ihtimali ve riski söz konusudur.

Vücut kitle indeksinin 35 oranından yüksek olan hastaların obezite olduğu kanısı konulan hastaların, genel olarak yaygın derecede görülen en yoğun kilo alma bölgesi karın bölgesidir.

Özellikle sindirim organlarının ve vücuda zararlı ya da faydalı olan besinlerin emiliminin sağlandığı bölge olan karın bölgesinde obezite sonucunda biriken aşırı derecede zararlı yağlar, kalp krizi riskini %50 oranında artırdığı araştırmalarla tespit edilmiştir.

Yine aynı şekilde, obeziteden kaynaklı karın bölgesinde biriken yağların böbreklerde yağlanmaya ve giderek bu durumun böbrek yetmezliğine kadar uzanabileceği de açıklanmaktadır.

Sadece karın bölgesinde biriken yağlar değil, vücudun diğer bölgelerinde biriken yağların da en az karın bölgesindeki kadar tehli olduğu obezite hastalığı boyunca vücuttaki tüm organların zarar görmesi, bu sebeple de herhangi bir bölgede kanser olma riskinin de arttığı aynı oranda görülmüştür.

Obezite olan hastaların diğer hastalıklar gibi aynı zamanda şeker hastası olduğu, tansiyon hastalığının da oldukça muhtemel olduğu araştırmalarla sabitlenmiş, bu durumda bir obezite gibi aşırı kilolu olma durumundan dolayı bireyin ne kadar çok ölüm tehsi içeren hastalıklara da yol açtığı açıkça kanıtlanmıştır. Tüm bu organların zarar gördüğü kadar beyin sistemi ve hücrelerinin de zarar görerek Alzheimer hastalığına davetiye çıkarma ihtimali de %35 gibi büyük bir oranda iken, obezitenin yol açtığı psikolojik hasarların tek tek anlatılmasına dahi gerek yoktur.

Kısaca, obezite hastasıyım demenin, aynı zamanda kalp, şekeri tansiyon, kanser, psikolojik ve beyin hücrelerinin yıpranmasından dolayı oluşabilecek her türlü beyinsel ve fonksiyonel hastalıklara da sahip olduğunuzun bilincinde olmalısınız.

Obezite operasyonunun sonrasında ise doktorunuzun uygun gördüğü tüm programlara uyarak, bu zararlı yağlardan tamamen kurtulup, olmanız gereken kiloya ulaştığınızda ise, zayıflamanızın en güzel avantajı olarak bu risklerden de tamamen kurtulup, yine bedenen ve zihinsel olarak tamamen sağlıklı ve zinde olabilmenizdir.

Obezite sonrası vitamin takviyesi zorunlu mudur

Obezite tedavisi, birçok hastalığın tedavisinden belki çok daha uzun süren bir süreç olduğu için, öncelikle aşırı kilolarınıza rağmen kaybettiğiniz öz güveninizi biran önce toparlamalı ve tam olarak kendinize inanarak bu tedaviye başlamalısınız.

Obezite cerrahisini yaptırdıktan sonra, uzman doktorunuz tarafından başlatılacak olan sağlıklı ve kilolarınızdan kurtulmanızda hem metabolizmanız hem de biriken yağların atılması için oluşturulmuş olan programa tamamen uymak, asıl tedavinin sonucunu da alabilmenizi sağlar.

Aksi takdirde obezite cerrahisi uygulanan birçok hastada herhangi bir ilerleme görülememesi ve bu sebeple de psikolojik açıdan yıkım yaşayan hastalar olmaktadır.

Aynı zamanda beslenme oranına göre ya da beslendiğiniz yiyeceklere göre vücudunuzun gerekli vitaminleri alıp alamadığının takibini de doktorunuz yapmakta, böylece diyet programı boyunca karnınızın doymasından çok sağlık durumunuzun yerinde olup olmadığına dikkat edilmektedir.

Bu aşamada yapılan araştırmaların bazılarında, gerekli tüm besinleri tüketmesine ve önerilen miktarda besin almasına rağmen hastanın vitamin ve mineral açısından herhangi bir emilim sağlayamadığı, bu sebeple de güç kaybı ve halsizlik gibi birçok sorunla karşılaştığı gözlemlenmiştir.

Hastanın alışık olmadığı bir beslenme düzenine geçtiği anda vücudun gerekli olan tüm ihtiyacını karşılayabildiğinden emin olmak, hastanın psikolojik ve beden sağlığı açısından günlük yaşamını hiç sorunsuz devam ettirebiliyor olmak ve aynı zamanda kilo kaybederken güç kaybetmesinin önüne geçilmek amacıyla genelde B12, kalsiyum ve multivitaminlerin takviyesinde uygunluk tespit edilmiştir. Ancak yine de bu vitaminlerin hastaya uygulanıp uygulanmayacağı, tamamen uzman hekiminize bağlıdır.

Obezite cerrahisinde saç dökülmesinin sebebi

Normal şartlarda, sağlıklı bir insanda günde yüz âdete kadar saç telinin dökülmesi olağan bir durumdur ve zaten sağlıklı bir insanda dökülen saç sayısı, çıkan saç sayısının onda biri gibi bir oranda olduğu için birey açısından herhangi bir sorun teşkil etmemektedir. Ancak bu saç dökülmesinin anormal düzeyde görüldüğü ve çıkan saçlarının oranının dökülenlere oranında daha az bir durum söz konusu ise kellik ile sonuçlanacak bir durum oluşabilmektedir.

Obezite cerrahisi uygulanmış olan birçok hastanın daha sonrasında en çok muzdarip olduğu konu saçlarındaki dökülme oranının artmasından kaynaklı bir korkudur ancak hastaların bilmesi gereken önemli bir bilgi vardır ki o da; belirli bir ani beslenme değişikliği doğrultusunda vücut duruma alışkanlık gösterene kadar emilen tüm vitaminler ve besin değerleri, vücudumuzun yaşam kaynağı olan kalp ve beyin gibi organlara daha çok yönlendirilmekte, bedenin herhangi bir durumda halsiz düşmesi ve hastalıkla karşılaşması otomatik olarak bu şekilde engellenmeye çalışılmaktadır. Bu sebeple, obezite cerrahisi uygulanmış hastalarda asıl saç dökülmesine sebep olan mideye takılan tüp değil, operasyon sonrasındaki beslenme alışkanlığının değişmesiyle ilgilidir. Herhangi bir diyete başladığınızda da karşılaşabileceğiniz bu durum, büyük riskler oluşturmamakta, kısa süre içerisinde vücudunuzun bu duruma alışması ve yine saçınızın da ihtiyaç duyduğu tüm mineralleri gerekli oranda bedeninize dağıtmaya devam etmesi kuvvetle muhtemeldir.

http://www.tugruldemirel.com/

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.

Источник: https://www.kadinvekadin.net/obezite_cerrahisi_kimler_icin_uygundur-2.html

Prof. Dr. Koray TEKİN | Tüp Mide Ameliyatı

Obezite Cerrahisi Kimlere Önerilir ?

Obezite vücutta normalin üzerinde yağ dokusu birikmesidir. Normal vücüt yağ oranı erkeklerde %25 kadınlarda ise %32'yi geçmemelidir.

 Kesin yağ ölçümü için bir yöntem yok fakat yaklaşık hesaplama için 'Vücut Kitle İndeksi' kullanılıyor. Boyumuza göre kilomuzu oranlayarak hesaplanıyor (İ=Kg/m2).

İ 35 ya da üzerinde ise yaşam kalitemizi ve sağlığımızı etkileyen bir hastalık olarak kabul edilir. 

Obezite cerrahisi kimler için uygundur ?

Genel olarak fiziksel ya da ruhsal sağlığınızı tehdit eden seviyedeki kilo fazlalığıniz için cerrahi dışı zayıflama yöntemlerini (diyet egzersiz vb.) uzman yardımı ile uygulamış ve başarısız olmuşsanız, ameliyat için uygun bir aday olabilirsiniz. Obezite cerrahisi kimlere uygulanır  sorusuna teknik olarak yanıt ararsak, bunun için vücut kitle indeksi hesaplanır. 

Vücut Kitle Indeksi Hesaplama

Eğer çıkan rakam 40 ve üzerinde ise “Morbid Obezite” sorununuz var yani sağlığınız tehdit altında demektir. Kilo vermeniz keyfi bir karar olmaktan çıkmış, yaşınız ne olursa olsun bir uzmandan yardım almanız zorunlu hale gelmiş demektir. Bu düzeydeki obezite şeker, yüksek tansiyon ya da karaciğer yağlanması gibi birçok hastalıkla daha erken yaşlarda tanışmanıza yol açabilir. 

Eğer vücut kütle indeksiniz 35 ile 40 arasında ve halihazırda şeker, yüksek tansiyon, uyku apnesi, eklem problemleri gibi yandaş hastalıklarınız varsa yine sağlığınız tehdit altında demektir ve acil kilo vermeniz gerekir.

Yukarıdaki her iki durumdada eğer diyet spor gibi yöntemlerle kilo veremiyor, ya da verdiğiniz kiloyu koruyamıyorsanız obezite cerrahisi sizin için bir çözüm olabilir.

Obez olmanın getirdiği duygusal yükün, ameliyat olmanın risklerinden daha fazla olduğu kişilerde obezite cerrahisi düşünülebilir

Buraya kadar herşey açık gözüküyor, ama esas sorun İ'niz  35'in altında olduğu halde hala kilolarınızdan şikayetçi iseniz başlıyor..  Bu rakamlar aslında 1990 yılında belirlenmiş.

Günümüzde gelişen teknoloji ve artan deneyim sayesinde Amerikan Obezite ve Metabolik Cerrahi Derneği (ASMBS) 30 ile 35 arasında olanlar için de özel durumların kişi bazında değerlendirilebileceği yorumunu yapıyor. 

Tabi ki düşük kiloda (İ 30 – 35) obezite cerrahisi yapılması kararı alınıyorsa cerrahi ekibin deneyimli olması ve uygun şartların yaratıldığı bir hastanenin tercih edilmesini önemle tavsiye ederim.

Obezite cerrahisi kararı öncesinde ciddi obeziteye yol açan herhangi bir medikal ya da hormonal bozukluk olmadığı gösterilmelidir.

Morbid obezlerin çoğunluğunda uzun dönem kilo kaybı sağlayan tek kanıtlanmış tedavi yöntemi obezite cerrahisidir.

Bu kimse ameliyat olmadan zayıflamada başarılı olamaz demek değildir, bazıları kesinlikle bunu başarabilir fakat çoğunlukla kilo kaybetme yavaşlar ve bu kilolar geri alınır.

Obezite cerrahisi egzersiz ve doğru beslenmenin yerini tutmaz fakat bu hedeflerin gerçekleştirilebilir olmasını sağlar ve bu süregelen problemin çözümü için uzun sureli bir kontrol mekanizması oluşturarak yardımcı olur.

Uzmanlarımız obezite cerrahisinin kilo probleminizin tedavisinde ilk seçenek olmaması gerektiğini vurguluyorlar. Aslında tercih edilen ameliyat olmadan zayıflayabilmeniz.

bazı durumlarda cerrahi sizin için uygun olmayabilir !

  • Crohn hastalığı
  • Lösemi
  • HIV
  • Hepatit C
  • Aktif hepatit B
  • Siroz
  • Aktif alkol ya da ilaç bağımlılığı
  • Tedavi edilemeyen psikiyatrik hastalıklar

Obezite cerrahisi yöntemlerinden hangisi size uygun ?

Tıpta keskin sınırlar yoktur ve her yöntemin avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır. Size en uygun yöntemi belirlerken cerrahlarımızla yapacağınız görüşmeler oldukça faydalı olacaktır. Kliniğimizde güncel tüm obezite cerrahisi yöntemleri başarı ile uygulanmaktadır. 

Mide küçültme ameliyatı tüm dünyada olduğu gibi kliniğimizdede en çok tercih edilen yöntemdir. Mide küçultme yöntemi sonrasında kilo alımı durumunda ikinci aşamada Omega bypass güncel olarak en çok uyguladığımız yöntemdir. Aşağıda sıralanan tüm yöntemler kliniğimizde uygulanmaktadır:

Cerrahınızla ilk bilgilendirme amaçlı görüşmeyi yaptıktan ve ameliyat gününüz belirlendikten sonra, anestezi almanıza engel bir durum olmadığının belirlenmesi amacı ile bazı kan testleri ve muayeneler istenir.

Bu testleri tercihinize göre ekibimiz tarafından yaklaşık 3 saatlik sürede size eşlik edilerek tamamlayabilirsiniz ya da evinize yakın tam teşekküllü bir hastanede kendiniz yaptırabilirsiniz.

Testleriniz 1 ay süre ile geçerliliğini korur.

Obezite cerrahisi öncesi hazırlık

Test randevusu için lütfen koordinatörümüze  0532 7281484 numaralı telefondan ulaşınız. 

Obezite Cerrahisi Öncesi Tetkikler

Ameliyat Öncesinde Kullanılmaması Gereken İlaçlar

Kan sulandırıcılar

genel olarak operasyondan 1 hafta önce kesilmelidir:

Aspirin, coraspin, babypyrin

Varfarin sodyum (Coumadin®, Orfarin®) operasyondan 4-5 gün önce kesilmelidir.

Klopidogrel (Plavix®) operasyondan 6-7 gün önce kesilmelidir.

Tiklopidin HCI (Ticlid®, Agretik®, Ticlocard®) operasyondan 10 gün önce kesilmelidir.

Ameliyat Öncesi Alkol Kullanımı

Alkollü içeceklerin kullanımı ameliyattan 2 gün önce tütün içeren ürünlerin kullanımı ise ameliyattan en az bir gün önce durdurulmalıdır.

Gece 24:00 dan sonra hiçbir şey yiyip içmemeniz gerekmektedir.Hastaneye gelirken ;Kişisel bakım eşyalarınızı, (diş fırçası, diş macunu, şampuan, vb.)Rahat giyebileceğiniz pijama veya gecelik ve terlik,Kullanmakta olduğunuz ilaçlar,Ameliyat saatinizi beklerken zaman geçirebileceğiniz dergi, kitap, tablet, bilgisayar, vb.  eşyaları yanınızda getirdiğinizden emin olun.

Ameliyat Günü

Hastaneye ameliyat olacağınız gün sabah yatışınız yapılıyor. Hastaneye gelmeniz gereken saat bir gün önceden size koordinatörümüz tarafından telefon ile bildirilecektir. Aynı şekilde ameliyattan bir gece önce saat 23:00 da yaptırmanız gereken kan sulandırıcı ilaç (Clexane kullanıma hazır enjektör), hemşiremiz tarafından size telefonla hatırlatılacaktır.

 Hastaneye geldiğinizde koordinatörümüz tarafından karşılanacaksınız ve yatış işlemleriniz yapılacaktır. Odanıza çıktığınız zaman servis hemşiresi tarafından damar yolunuz açılacak ve emboli engelleyici emboli çorabı giydirilecektir. Erkek hastalarımız için gerek görülürse odanızda karın bölgesi tıraşı yapılacaktır.

 Ameliyat öncesi odanızda genel anesteziyi uygulayacak anestezi uzmanı doktor tarafından tekrar değerlendirileceksiniz.  

Ameliyathane 

Hazırlıklar tamamlandıktan sonra planlanan saatte ameliyathaneye alınacaksınız. Odadan ayrılmadan önce sakinlaştirici bir enjeksiyon yapılacaktır.

Ameliyathanede sizinle ilgilenecek anestezist, hemşireler ve ameliyathane personelinden oluşan bir ekip sizinle ilgilenecek. Ameliyat süreniz uygulanacak yönteme göre değişiklik göstermektedir. Tüp mide ameliyatı süresi yaklaşık 1 saattir.

Gastrik Bypass ameliyatı nekadar sürer sorusuna yanıt yönteme göre değişmekle birlikte 1.5 ile 2.5 saat arasındadır.

Uyanma Odası

Ameliyat sonrasında anestezi sonrası bakım odasına alınacaksınız, burada anestezi teknisyenleri ya da hemşireler durumunuzu kontrol edecekler ve yaklaşik 45 dk'lık bekleme sonrasında servisteki odanıza çıkartılacaksınız. 

RNY Gastrik bypass >

Источник: https://www.obezitecerrahimiz.com/obezite-cerrahisi

Obezite nasıl tedavi edilir?

Obezite Cerrahisi Kimlere Önerilir ?

Obezite, bir kişinin vücut ağırlığının ideal olarak kabul edilen değerden % 15 daha fazla olması, yani tedavi edilmesi gereken şişmanlık olarak ifade edilmektedir. Erkeklerde vücuttaki yağ dokusu oranının % 25’in, kadınlarda ise % 30’un üzerine çıkmasıyla aşırı şişmanlık, obezite ortaya çıkar.

Şişman insanlarda deri altındaki yağ oranının çapı büyür, yağ hücrelerinin sayısı artar. Bunun yanında karın içi, kalp zarı ve karaciğerde de yağ hücreleri hem hacim olarak büyür hem de sayıca artar. Kişinin aşırı şişman olması onun sosyal yaşamını, iş hayatını, kendine olan güvenini olumsuz etkilemektedir.

Ancak bunlardan çok daha önemlisi; obezite kişinin hayati organlara zarar verir, ölümle sonuçlanacak hastalıklara yol açar. Bu bağlamda günümüzün modern dünyasında her yaşta sıklıkla karşılaşılan kalp ve damar rahatsızlıklarının, böbrek, karaciğer hastalıklarının başlıca sebepleri arasında obezite en önde gelendir.

Aşırı şişmanlık olarak tabir edilen obezitenin sadece görsel, estetik anlamdaki olumsuzlukla değil, daha çok kişinin ömrünü kısaltan, ani ölümlere sebep olabilen etkilerden bahsedilmesi de bunlardan kaynaklanmaktadır.

Bu kapsamda kalp ve damar hastalıkları, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, diyabet, böbrek, karaciğer hastalıkları, felç ve bazı kanser türleri direk ya da dolaylı olarak obezite ile bağlantılıdır.

Obezitede tedavi, hastanın yaşı, hastalığın ilerleme durumu ve obziteye sebep olan faktöre göre değişiklik göstermektedir. Ancak genellikle uzman eşliğinde diyet ve egzersizlerle tedaviye başlanır.

Bu uygulamalar cerrahi tedavinin öncesinde fayda sağlayabilmektedir. Obeziteye yol açan etken metabolik kaynaklı ise öncelikle bu sebebin ortadan kaldırılması amaçlı tedavi uygulanması gerekmektedir.

Tüm bunlar bir yana obez ya da morbid obez vakalarında en etkili ve kesin tedavi yöntemi cerrahi operasyonlardır.

Obezite cerrahisi nedir, nasıl uygulanır?

Obezite cerrahisi, tedavi gerektiren şişmanlık vakalarında, diyet ve egzersizlerin fayda getirmediği durumlarda cerrahi operasyonlarla hastanın aldığı kiloları vermesi, eski sağlığına kavuşmasıdır.

Obezite cerrahisi uygulamalarında temel hususlar; alınan kilolarla büyüyen, genişleyen midenin hacminin küçültülmesi ve bağırsağın kısaltılarak besinlerin emiliminin sınırlandırılmasıdır. Bazı obezite cerrahisi yöntemleri sadece midenin hacmini küçültür, bazıları sadece gıda emilimini kısıtlar, bazıları ise hem mide hacmini küçültür hem de besin emilimini kısıtlar.

En etkili tedavi için hem midenin küçültüldüğü hem de besin emiliminin kısıtlandığı yöntem seçilmektedir. Hastanın ve hastalığın durumuna göre obezite cerrahisinde pek çok tedavi alternatifi bulunmaktadır. Mide kelepçesi, mide bandı, gastrik bypass, tüp mide ve Biliopankreatik Diversiyon gibi alternatifler günümüzde en sık tercih edilen obezite cerrahisi yöntemleridir.

Hastanın konforu ve güvenliği ön planda tutularak açık ya da kapalı ameliyatlarla tedavi gerçekleştirilebilir. Obezite, pek çok hastalığı da beraberinde getiren komp bir hastalık olduğundan, obezite cerrahisi de deneyim ve uzmanlık gerektiren bir alandır.

Bu bağlamda cerrahi operasyona karar verilmeden önce birlikte seyreden diğer hastalık ve sağlık sorunlarının da ayrıntılı olarak analiz edilmesi ve her şeyden önce obeziteye yol açan temel etkenin ne olduğunun belirlenmesi esastır. Bu sayede hastanın obezite cerrahisi için uygun olup olmadığına da karar verilebilmektedir.

Obezite cerrahisi kimlere uygulanabilir?

• Obezite sorunu yaşayan kişinin ameliyat olabilmesi için öncelikle hormonsal veya metabolik her hangi bir sorununun olmaması gerekir. Aksi halde öncelikle var olan sorun tedavi edilir, ardından cerrahi işlem uygulanabilir.

• Obez olan kişi öncelikle uzman kontrolünde diyet ve egzersiz programları uyguladığı halde kilo verememiş ya da verdiği kiloları kısa sürede geri almışsa obezite cerrahisi uygulanır.

• Obezite hastası 15 yaşından büyük, 65 yaşından küçükse cerrahi operasyonla tedavi edilebilir.

• Obezite cerrahisinin tek seçenek olarak düşünülmesi için hastanın vücut kitle indeksinin % 35’in üzerinde olması gerekmektedir. Zira bu tür vakalarda diyet ve egzersizle tedavi mümkün olmayacaktır.

Obezite cerrahisi kimlere uygulanamaz?

• Obezite tedavi yönteminin belirlenmesinde en önemli kriter obeziteye sebep olan faktördür. Bu bağlamda tiroid bezi tembelliği, kortizon kullanımı veya endokrin organ hastalığı sebebiyle obezite gelişmişse tedavide cerrahi operasyon uygulanamayacaktır.

• Obez kişi ilaç, alkol, uyuşturucu gibi zararlı maddelere bağımlı ise obezite tedavisinde cerrahi yöntemler kullanılmaz.

• Tüm tedavilerde olduğu gibi obezite tedavisinde de hastanın psikolojik durumu önemlidir. Ağır psikolojik sorunlar yaşayan hastaların bu hastalıkları tedavi edilmeden cerrahi yönteme başvurulmaz.

• Hasta hamile ise ya da bir yıl içinde gebelik planlamaktaysa obezite cerrahisi uygulanamaz.

Obezite cerrahisinin faydaları nelerdir?

Şişmanlık başlı başına kişinin yaşam kalitesini düşüren iş ve sosyal yaşantısını olumsuz etkileyen bir hastalıktır. Bununla birlikte kalp ve damar hastalıkları, böbrek, karaciğer, diyabet, yüksek kolesterol, yüksek tansiyon gibi pek çok hastalığın gelişiminde de obezitenin etkisi büyüktür.

Bu bakımdan obezite cerrahisi ile kilo veren ve eski sağlığına kavuşan hasta bu hastalıkların olumsuz etkilerinden kurtulacaktır. Şöyle ki; obezite cerrahisinden sonra yüksek tansiyon sorunu olanların tansiyon değerleri düşer, Tip 2 Diyabet sorunu olanların kan şekeri seviyeleri normalleşir, kalp hastalığı riski azalır.

Bununla birlikte obeziteye paralel olarak seyreden uyku apnesi yavaş yavaş ortadan kalkar ve kişinin nefes alma zorluğu kaybolur.

Источник: http://www.drerolvural.com/obezite-cerrahisi-kimler-icin-uygundur/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.