Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

içerik

Obezite Cerrahileri Kimlere Uygulanır?

Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Obezite diğer anlamıyla aşırı şişmanlık vücutta fazla miktarda yağların oluşmasıyla çıkan bir hastalıktır. Dünya sağlık örgütünün üzerinde önemle durduğu ve kesinlikle tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Çünkü bu hastalık yüzünden oluşan ölüm oranları dünya genelindeki ölüm oranlarının başında gelmektedir.

Kilolardan kurtulmak isteyen obezite hastalarının tercih ettikleri obezite cerrahisi, kişilerin sağlığına ve hayallerine ulaşmasına yardımcı olmaktadır.

Obezite Cerrahisi Nedir?

Kilolarıyla başı dertte olan kişilerin kilo vererek hayatlarını değiştirmeye karar verdikleri, bir çok diyet yöntemleri ve sporlar deneyerek kilo veremeyenlerin tercih ettikleri obezite cerrahisi ameliyatları olarak bir çok ameliyat türü duyabilirsiniz.

Tüp mide çatısı altında, tüp mide, mide küçültme ameliyatları, gastrik sleeve, sleeve gastrektomi, vertikal sleeve gastrektomi, paryetal gastrektomi, kurvatur gastrektomisi, vertikal gastroplasti gibi operasyon isimleriyle karşınıza çıkabilir.

Obezite Cerrahisi Nedir?

Vücut Kitle İndeksi Nedir? (İ)

Vücut Kitle İndeksi Nedir? Nasıl Hesaplanır? (İ)

Vücut ağırlığının, boy uzunluğunun karesine bölünmesi sonucu çıkan değerdir. Vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun metre cinsinden karesine bölünmesiyle elde edilir. İdeal ağırlık hesaplanırken ulaşılmak istenen Vücut kitle indeksinin, boy uzunluğu ile karesinin çarpılmasıyla hesaplanır.

 VÜCUT KİTLE İNDEKSİ (İ) 
25’e kadar olan kısım normal
25’ten 30’a kadar olan kısımkilolu
30’dan 40’a kadar olan kısımobez
40’ın üstü iseAşırı obez olarak değerlendirilir.

Obezitenin Cerrahi Tedavisi Nasıl Olur?

Obezitenin Cerrahi Tedavisi Nasıl Olur?

obezite cerrahisi, vücut kitle indeksi 35 ve üzeri olan ve uzman denetiminde dengeli beslenme, egzersiz veya herhangi bir tedavi ile zayıflamayı başaramayan insanlarda uygulanmaktadır.

Bununla beraber vücut kitle indeksi 30 ve üzerinde olan insanlarda diyabet, uyku apnesi, yüksek tansiyon gibi hayat kalitesini ve süresini etkiliyorsa yine obezite cerrahisi gerekir.

Bu tür hastaların hangi operasyona gireceğini doktorların verdikleri teşhislerden sonre netlik kazanır.

Obezite Cerrahisi Ameliyatları

Obezite Cerrahisi Ameliyatları

Normal kilonun üzerinde kalan fazla kiloların yarısının en az 2 sene içerisinde kaybedilmesidir. Genelde hastaların çoğu 6 ay içerisinde istedikleri ideal kiloya ulaşmaktadır.

Gastrik Sleeve (Tüp Mide)

Gastrik Sleeve (Tüp Mide)

Gastrik sleeve ameliyatının temel amacı hastanın mide hacminin küçültülmesi yönündedir. Bu hacmin küçültülmesi işlemi de hastanın midesinin %70’e yakın bir kısmı kesilip alınarak kalan kısmının da 100 ml olacak şekilde tüp haline getirilmesi şeklinde uygulanmaktadır.

Gastrik By-Pass

Gastrik By-Pass

Gastrik Bypass ameliyatı en basit ve kısa olan, hastanın çok kısa bir sürede hastaneden çıkışına olanak sağlayan bu ameliyat çeşidi ayrıca benzerleri arasında en ekonomik olandır.

Operasyonun başarılı bir şekilde gerçekleşmesinden sonra, hasta düzenli ve yeterli miktarda kilo kaybına muvaffak olur. Ayrıca, aşırı kilo almanın tetiklediği ya da yol açtığı hastalıklar olan şeker hastalığı (tip 2 diyabet) yüksek kolesterol ve tansiyon gibi hastalıklar içinde uygulanan bir tedavi yöntemidir.

Tüp Mide Ameliyatı Kimlere Uygulanır?

Tüp mide ameliyatı kimlere uygulanır?

Tüp mide ameliyatı ve mide küçültme cerrahisi fazla kiloları sınırı aşan ve hayat kalitesini ya da süresini arttırmak isteyen kişilere çözüm olarak hayatımızda giderek daha yaygın bir yer alıyor.

Peki tüp mide kimlere uygulanır, başvurmak ameliyat olmak için yeterli midir, kriterler nelerdir? Bu gibi sorularınız ve çok daha fazlasını sizin için derlediğimiz özel yazımızda bulacaksınız.

  • Mide küçültme kimlere yapılır? sorusu sık duyulmakla birlikte bu işlem için bilinmesi gereken en önemli bilgi bunun en son çare olduğudur. Yani başvuran kişinin diyet ya da spor programlarına yanıtsız olması, tüm yöntemler denendiği halde başarısız olması lazımdır.
  • Mide küçültme operasyonu kimlere yapılır? sorusunun cevabının başvuran kişiyi işaret etmesi için hastanın obezite şikayeti en 3 senedir devam ediyor olmalıdır.
  • Hastanın bu süreçte obezite olup olmama kriterleri ise beden kitle indeksinin 40 üzerinde olması ya da bu indeks 35-40 arası olup beraberinde başka sağlık problemlerinin eşlik etmesidir. Bu sağlık sorunları arasında tip 2 diyabet, uykuda nefes darlığı, hipertansiyon gibi vakalar yer alır.
  • Mide küçültme ameliyatı kimlere uygulanır? sorusunun bir diğer yanıtı da başvuran kişide ilaç, kimyasal ya da alkol bağımlılığı bulunmamasıdır. Sigara kullanıyor ise hastadan bu konu nedeniyle etkilenimi hakkında detaylı bir değerlendirme alınır.
  • Tüp mide ameliyatında yaş sınırları 18 ve 65 aralığıdır. Ancak bazı özel durumlarda bu yaş sınırlarının esnetildiği ve daha genç ya da daha yaşlı kişilere mide küçültme uygulandığı da olmuştur.
  • Yaştan çok daha önemli bir kriter hastanın yaşına oranla karşıladığı sağlık durumudur. Yani 65 yaşının üstündeki hastanın sağlık durumu iyi olarak nitelendirilebiliyor ve ameliyat sonrası iyileşme sürecini kaldırabileceği ön görülüyor ise sınırlar genişletilebilir.
  • Hastaların tüp mide ameliyatı sonrasında sınırları oldukça katı bir beslenme programını takip etmeleri gerekmektedir. Özellikle ilk haftalar tamamen sıvı odaklı beslenme içerdiğinden daha zorlayıcı olabilir. Hastaların bu programa uyum sağlayıp sağlayamayacak olması da doktorların kararını etkilemektedir.

Tüp Mide Ameliyatları Fiyatları

Tüp Mide Ameliyatları Fiyatları

Tüp mide ameliyatı olmak isteyen kişilerin iyice bir doğru bilgi araştırması yapması gerekmektedir. Özellikle bu tür zayıflamak için ameliyat olmuş insanların görüşlerini alarak en doğru kararı vermelidirler.

Bir çok diyet yöntemleri denemiş, egzersizler yapmış ve kilo veremeyen kişilerin tercihleri arasında olan tüp mide ameliyatları fiyatları en merak edilen konular arasında yer almaktadır.
Obezite hastalarının %90’nı yeme içmeye karşı iradeye sahip olamazlar.

Vücut kitle endeksi 35 ve üzeri olan obez hastalarının obezite için cerrahi bir müdahale olmadan hayal ettikleri gibi kilo vermeleri imkansız olmasa da çok zordur. Aslında bireylerin amaçları sadece kilo vermek değil, verdikleri kiloları geri almamaktır, hayallerinde ki kiloya ve sağlığa kavuşmaktır.

Zayıflamak için ameliyat olmaya karar vermiş kişinin ameliyat süreçlerini çok iyi araştırması gerekir. Tüp mide ameliyatları 8 bin ile 45 bin arasında değişiklik göstermektedir, fiyata göre ameliyat olmamalıdır.

Tüp mide ameliyatı olmak istiyorsunuz ama şartlarını bilmiyor musunuz? Mide küçültme ameliyatı oldunuz, olmadan önce nelere dikkat ettiniz? Bizlerle merak ettiğiniz konuları ya da paylaşmak istediklerinizi yorum olarak iletebilirsiniz.

Источник: //www.obezitehaber.com/obezite-cerrahisi-kimlere-uygulanir/

Prof. Dr. Koray TEKİN | Tüp Mide Ameliyatı

Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Obezite vücutta normalin üzerinde yağ dokusu birikmesidir. Normal vücüt yağ oranı erkeklerde %25 kadınlarda ise %32'yi geçmemelidir.

 Kesin yağ ölçümü için bir yöntem yok fakat yaklaşık hesaplama için 'Vücut Kitle İndeksi' kullanılıyor. Boyumuza göre kilomuzu oranlayarak hesaplanıyor (İ=Kg/m2).

İ 35 ya da üzerinde ise yaşam kalitemizi ve sağlığımızı etkileyen bir hastalık olarak kabul edilir. 

Obezite cerrahisi kimler için uygundur ?

Genel olarak fiziksel ya da ruhsal sağlığınızı tehdit eden seviyedeki kilo fazlalığıniz için cerrahi dışı zayıflama yöntemlerini (diyet egzersiz vb.) uzman yardımı ile uygulamış ve başarısız olmuşsanız, ameliyat için uygun bir aday olabilirsiniz. Obezite cerrahisi kimlere uygulanır  sorusuna teknik olarak yanıt ararsak, bunun için vücut kitle indeksi hesaplanır. 

Vücut Kitle Indeksi Hesaplama

Eğer çıkan rakam 40 ve üzerinde ise “Morbid Obezite” sorununuz var yani sağlığınız tehdit altında demektir. Kilo vermeniz keyfi bir karar olmaktan çıkmış, yaşınız ne olursa olsun bir uzmandan yardım almanız zorunlu hale gelmiş demektir. Bu düzeydeki obezite şeker, yüksek tansiyon ya da karaciğer yağlanması gibi birçok hastalıkla daha erken yaşlarda tanışmanıza yol açabilir. 

Eğer vücut kütle indeksiniz 35 ile 40 arasında ve halihazırda şeker, yüksek tansiyon, uyku apnesi, eklem problemleri gibi yandaş hastalıklarınız varsa yine sağlığınız tehdit altında demektir ve acil kilo vermeniz gerekir.

Yukarıdaki her iki durumdada eğer diyet spor gibi yöntemlerle kilo veremiyor, ya da verdiğiniz kiloyu koruyamıyorsanız obezite cerrahisi sizin için bir çözüm olabilir.

Obez olmanın getirdiği duygusal yükün, ameliyat olmanın risklerinden daha fazla olduğu kişilerde obezite cerrahisi düşünülebilir

Buraya kadar herşey açık gözüküyor, ama esas sorun İ'niz  35'in altında olduğu halde hala kilolarınızdan şikayetçi iseniz başlıyor..  Bu rakamlar aslında 1990 yılında belirlenmiş.

Günümüzde gelişen teknoloji ve artan deneyim sayesinde Amerikan Obezite ve Metabolik Cerrahi Derneği (ASMBS) 30 ile 35 arasında olanlar için de özel durumların kişi bazında değerlendirilebileceği yorumunu yapıyor. 

Tabi ki düşük kiloda (İ 30 – 35) obezite cerrahisi yapılması kararı alınıyorsa cerrahi ekibin deneyimli olması ve uygun şartların yaratıldığı bir hastanenin tercih edilmesini önemle tavsiye ederim.

Obezite cerrahisi kararı öncesinde ciddi obeziteye yol açan herhangi bir medikal ya da hormonal bozukluk olmadığı gösterilmelidir.

Morbid obezlerin çoğunluğunda uzun dönem kilo kaybı sağlayan tek kanıtlanmış tedavi yöntemi obezite cerrahisidir.

Bu kimse ameliyat olmadan zayıflamada başarılı olamaz demek değildir, bazıları kesinlikle bunu başarabilir fakat çoğunlukla kilo kaybetme yavaşlar ve bu kilolar geri alınır.

Obezite cerrahisi egzersiz ve doğru beslenmenin yerini tutmaz fakat bu hedeflerin gerçekleştirilebilir olmasını sağlar ve bu süregelen problemin çözümü için uzun sureli bir kontrol mekanizması oluşturarak yardımcı olur.

Uzmanlarımız obezite cerrahisinin kilo probleminizin tedavisinde ilk seçenek olmaması gerektiğini vurguluyorlar. Aslında tercih edilen ameliyat olmadan zayıflayabilmeniz.

bazı durumlarda cerrahi sizin için uygun olmayabilir !

  • Crohn hastalığı
  • Lösemi
  • HIV
  • Hepatit C
  • Aktif hepatit B
  • Siroz
  • Aktif alkol ya da ilaç bağımlılığı
  • Tedavi edilemeyen psikiyatrik hastalıklar

Obezite cerrahisi yöntemlerinden hangisi size uygun ?

Tıpta keskin sınırlar yoktur ve her yöntemin avantajları olduğu gibi dezavantajları da vardır. Size en uygun yöntemi belirlerken cerrahlarımızla yapacağınız görüşmeler oldukça faydalı olacaktır. Kliniğimizde güncel tüm obezite cerrahisi yöntemleri başarı ile uygulanmaktadır. 

Mide küçültme ameliyatı tüm dünyada olduğu gibi kliniğimizdede en çok tercih edilen yöntemdir. Mide küçultme yöntemi sonrasında kilo alımı durumunda ikinci aşamada Omega bypass güncel olarak en çok uyguladığımız yöntemdir. Aşağıda sıralanan tüm yöntemler kliniğimizde uygulanmaktadır:

Cerrahınızla ilk bilgilendirme amaçlı görüşmeyi yaptıktan ve ameliyat gününüz belirlendikten sonra, anestezi almanıza engel bir durum olmadığının belirlenmesi amacı ile bazı kan testleri ve muayeneler istenir.

Bu testleri tercihinize göre ekibimiz tarafından yaklaşık 3 saatlik sürede size eşlik edilerek tamamlayabilirsiniz ya da evinize yakın tam teşekküllü bir hastanede kendiniz yaptırabilirsiniz.

Testleriniz 1 ay süre ile geçerliliğini korur.

Obezite cerrahisi öncesi hazırlık

Test randevusu için lütfen koordinatörümüze  0532 7281484 numaralı telefondan ulaşınız. 

Obezite Cerrahisi Öncesi Tetkikler

Ameliyat Öncesinde Kullanılmaması Gereken İlaçlar

Kan sulandırıcılar

genel olarak operasyondan 1 hafta önce kesilmelidir:

Aspirin, coraspin, babypyrin

Varfarin sodyum (Coumadin®, Orfarin®) operasyondan 4-5 gün önce kesilmelidir.

Klopidogrel (Plavix®) operasyondan 6-7 gün önce kesilmelidir.

Tiklopidin HCI (Ticlid®, Agretik®, Ticlocard®) operasyondan 10 gün önce kesilmelidir.

Ameliyat Öncesi Alkol Kullanımı

Alkollü içeceklerin kullanımı ameliyattan 2 gün önce tütün içeren ürünlerin kullanımı ise ameliyattan en az bir gün önce durdurulmalıdır.

Gece 24:00 dan sonra hiçbir şey yiyip içmemeniz gerekmektedir.Hastaneye gelirken ;Kişisel bakım eşyalarınızı, (diş fırçası, diş macunu, şampuan, vb.)Rahat giyebileceğiniz pijama veya gecelik ve terlik,Kullanmakta olduğunuz ilaçlar,Ameliyat saatinizi beklerken zaman geçirebileceğiniz dergi, kitap, tablet, bilgisayar, vb.  eşyaları yanınızda getirdiğinizden emin olun.

Ameliyat Günü

Hastaneye ameliyat olacağınız gün sabah yatışınız yapılıyor. Hastaneye gelmeniz gereken saat bir gün önceden size koordinatörümüz tarafından telefon ile bildirilecektir. Aynı şekilde ameliyattan bir gece önce saat 23:00 da yaptırmanız gereken kan sulandırıcı ilaç (Clexane kullanıma hazır enjektör), hemşiremiz tarafından size telefonla hatırlatılacaktır.

 Hastaneye geldiğinizde koordinatörümüz tarafından karşılanacaksınız ve yatış işlemleriniz yapılacaktır. Odanıza çıktığınız zaman servis hemşiresi tarafından damar yolunuz açılacak ve emboli engelleyici emboli çorabı giydirilecektir. Erkek hastalarımız için gerek görülürse odanızda karın bölgesi tıraşı yapılacaktır.

 Ameliyat öncesi odanızda genel anesteziyi uygulayacak anestezi uzmanı doktor tarafından tekrar değerlendirileceksiniz.  

Ameliyathane 

Hazırlıklar tamamlandıktan sonra planlanan saatte ameliyathaneye alınacaksınız. Odadan ayrılmadan önce sakinlaştirici bir enjeksiyon yapılacaktır.

Ameliyathanede sizinle ilgilenecek anestezist, hemşireler ve ameliyathane personelinden oluşan bir ekip sizinle ilgilenecek. Ameliyat süreniz uygulanacak yönteme göre değişiklik göstermektedir. Tüp mide ameliyatı süresi yaklaşık 1 saattir.

Gastrik Bypass ameliyatı nekadar sürer sorusuna yanıt yönteme göre değişmekle birlikte 1.5 ile 2.5 saat arasındadır.

Uyanma Odası

Ameliyat sonrasında anestezi sonrası bakım odasına alınacaksınız, burada anestezi teknisyenleri ya da hemşireler durumunuzu kontrol edecekler ve yaklaşik 45 dk'lık bekleme sonrasında servisteki odanıza çıkartılacaksınız. 

RNY Gastrik bypass >

Источник: //www.obezitecerrahimiz.com/obezite-cerrahisi

İdeal kilo nedir, nasıl hesaplanır?

Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Çağımızın en tehli sorunlarından birisi olan obezite; kişinin vücudundaki yağ oranının normalin üzerinde olması, kişinin tedavi edilmesi gerekecek derecede şişman olmasıdır. Herkesin boyunun uzunluğuna göre sahip olması gereken bir kilo miktarı vardır.

Kilo işte bu normal kabul edilen değerin üzerine çıkmaya başladığında, kişi kıyafetlerinin dar gelmesinden, daha çabuk yorulmasından ve daha pek çok faktörden kilo almaya başladığını anlar.

İşte tam da kilo almaya başlandığı fark edildikten sonra kesinlikle önlem alınması, yeniden ideal kiloya dönmeye çalışılması gerekir.

Uzmanlar, herkes için ideal bir kilo birimi olduğu, herkesin kilosunun boyuyla orantılı olması gerektiğini belirtmekteler. İşte bu ideal kiloyu bulmanın yolunu da Dünya Sağlık Örgütü, Vücut Kitle İndeksi hesaplamasıyla ifade etmektedir.

Vücut kitle indeksinde önemli olan kişinin boyuna ve cinsiyetine göre belli oranlar arasında olması, bu değerlerin altında olanlar zayıf, üzerinde olanlar da kilolu ya da obez olarak nitelendirilirler.

İdeal kilonun hesaplanmasına olanak veren Vücut Kitle İndeksi kişinin boyunun karesinin alınıp, kilosunun bu boyun karesine bölünmesiyle elde edilmektedir. Şöyle ki 175 boyunda, 60 kilo olan bir kadının Vücut Kitle İndeksini hesaplamak için boyun karesi alınır.

175X175=30,625 Ardından kilosu boyun karesine bölünür. 60/30,625=19,5. Örnek verilen kadının vücut kitle indeksi 19,5 olarak bulunmuştur.

Vücut Kitle İndeksi değerleri neyi ifade eder?

Bir kişinin Vücut Kitle İndeksi; 18’in altındaysa kişinin normalden zayıf, 18,5-24,9 arasındaysa normal, 25-29,9 arasındaysa kilolu, 30-39,9 arasındaysa obez, 40 ve üzerindeyse morbid obez olarak nitelendirilir.

Bu bakımdan kişinin Vücut Kitle İndeksi değeri 25’in üzerine çıktıysa kişinin sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü açısından önlem alma zamanı gelmiştir.

Aslında burada özellikle altı çizilmesi gereken husus şudur ki; Vücut Kitle hesaplamaları sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda, gençlerde de çok önemlidir. Hatta kilo kontrolü, ideal kiloyu koruma hususlarına çocukluktan başlamak çok daha doğru olacaktır.

Zira kilo alma sağlıksız beslenme ve hareketsiz yaşam alışkanlıklarından kaynaklanmaktadır. Eğer çocukluktan itibaren sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırılmazsa, ileriki yaşlarda obezite riski artarak devam edecektir.

Obeziteyi önleme yolları

Obeziteyi önlemek isteyen kişilerin öncelikle kilolarını kontrol altında tutmaya çalışmaları şarttır. Bu bağlamda çocukluktan itibaren sağlıklı, dengeli, çeşitli ve sadece gerektiği kadar yemek en doğru yoldur.

Zira şişmanlamanın temel sebeplerinden birisi gereğinden fazla büyük porsiyonlarda beslenerek mideyi büyütmektir. Bir diğer sebep ise aşırı yağlı, tuzlu, şekerli hazır gıdalarla beslenme alışkanlığıdır. Özellikle büyük şehirde yaşayan insanların obeziteye meyilli olması da buradan gelir.

Çünkü büyükşehirlerde yaşam hızlı ve yoğundur, insanlar yemek yapmaya, yemek yemeye fazla zaman ayıramadıkları için fast-food ağırlıklı beslenirler. İşte bunun önüne geçmek için genç, yaşlı, çocuk, yetişkin mümkün olduğunca doğal besinlerle, evde yapılan gıdalarla beslenmelidir.

Ayrıca yine şişmanlığın temel sebeplerinden olan hareketsiz yaşamdan kurtulmak şarttır. İmkan varsa sağlıklı herkes günde yarım saat hafif tempolu yürüyüş yapmalıdır. Buna zaman ya da imkan yoksa asansör ya da yürüyen merdiven yerine merdiven, kısa mesafelere araçla gitmek yerine yürümek tercih edilmeli.

Bununla birlikte sebze ve meyve ağırlıklı beslenmek, beyaz ekmek, şeker, un, tuzdan mümkün olduğunca uzak durmak obeziteyi önlemenin en basit yollarıdır.

Obezite tedavi yöntemleri

Obezite tedavisinde doktor, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist birlikte görev almaktadırlar. Zira obezitenin varlığında pek çok faktör birlikte rol almaktadır. Bu hastalığın tedavisinde hedef hastanın kilosunu devamlı olarak kontrol altında tutabilmek, morbid obez riskini en aza indirmek, bu bağlamda da kişiye doğru, sağlıklı, dengeli beslenme alışkanlığını kazandırmaktır.

Obezite tedavi sürecinde kişinin vücut ağırlığının ortalama % 10’unu kaybetmesi amaçlanır ve bu sayede de obezitenin yol açtığı diğer hastalıkların da etkileri hafifletilmeye çalışılır. Bu amaçla tıbbi beslenme tedavisi, egzersiz tedavisi, davranış değişikliği tedavisi, farmakolojik tedavi ve cerrahi tedavi olmak üzere obezitede 5 farklı ve birbiriyle bağlantılı tedavi uygulanır.

Tıbbi beslenme tedavisi

Obezite tedavisinde tıbbi beslenme, diyet anlamı taşımaktadır. Bu beslenme programı ve kuralları kesinlikle kişiye özel olarak hazırlanır. Burada asıl amaç kişinin vücut kitle indeksini 18,5-24,9 arasına indirebilmektir.

Bu beslenme programı kişiyi aç bırakmadan sağlıklı ve yeterli beslenme odaklıdır.

Kişiye zorla diyet yaptırmak değil, kişinin sağlıklı beslenmeyi alışkanlık haline getirip istenen kiloya ulaşması ve bu kiloyu yaşam boyu koruyabilmesi temel hedeftir.

Egzersiz tedavisi

Obezite sorunu yaşayan kişinin yaşam içindeki hareketliliği artırılarak, yine ona özgü bir egzersiz programı hazırlanır. Egzersiz programında asıl amaç kişinin kilo vermesinden çok yağları yakmak, kas dokusunu güçlendirmektir.

Zira egzersiz olmadan sadece diyetle kilo vermek çoğu zaman kas kaybına sebep olmaktadır. Tıbbi beslenme ve egzersiz tedavisi birlikte uygulandığında kişi kontrollü olarak kilo verir, kas dokusunu artırır ve yeniden kilo alımı önlenmiş olur.

Bu egzersiz programı başlangıçta 10 dakika gibi kısa süre, zaman geçtikçe de kademeli olarak artarak devam eden bir süreci izler.

Davranış değişikliği tedavisi

Obezite tedavisinde sağlıklı beslenme ve daha hareketli bir yaşamın hayatın rutini haline getirilmesi önem taşımaktadır.

Tedavi sürecinde kişinin kendi ağırlığını kontrol edebiliyor olması, fiziksel aktiviteyi yaşamın bir parçası haline getirmesi önemsenir.

Bu süreçte hasta kendi kendini gözetleme, uyaran kontrolü, alternatif davranış geliştirme, kendini ödüllendirme, bilişsel olarak yeniden yapılanma ve sosyal destek aşamalarından geçer.

Farmakolojik tedavi

Obezite vakaları hafif ve orta derecede ise ilaç tedavisine başvurulmaz. Bu vakalarda tıbbi beslenme ve egzersiz tedavileriyle başarı elde edilebilmektedir.

Ancak ileri derece obez vakalarda tıbbi beslenme ve egzersizin yanında kullanılması gereken ilaçlar bulunmaktadır.

Obezite tedavisi ilaçlarının tamamı doktor kontrolünde kullanılması gereken ve bilinçsiz kullanım vakalarında ciddi sorunlara yol açabilecek ilaçlardır.

Cerrahi tedavi

Obezite hastaları tıbbi beslenme, egzersiz ve ilaç tedavilerine olumlu yanıt vermediklerinde cerrahi tedavi yoluna gidilir. Obezite cerrahisinde uygulanan yöntemlerde iki temel yaklaşım bulunmaktadır. Bunlardan birincisi besinlerle alınan enerjinin azaltılması, besin emiliminin azaltılmasıdır.

Bu bağlamda bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon gibi yöntemler kullanılır. Diğer yaklaşımda ise obez hastanın vücudunun belli yerlerinde biriken yağların cerrahi operasyonla alınması söz konusudur.

Burada estetik odaklı çalışılır ve işlem sonrasında hasta sağlıklı beslenmez ise yağların, kiloların hemen hepsi kısa sürede yeniden geri alınır.

Obezite cerrahisi kimlere uygulanır?

Obezite cerrahisi, obezite sorununa en başarılı çözümlerin bulunabildiği tedavi yöntemidir. Obezitede cerrahi yönteme başvurulabilmesi için hastanın belli koşulları taşıması gerekir. Bunlar:

• Hormonsal bir sorunu olmadığı halde kilo veremeyen kişiler,

• Diyet ve egzersiz tedavileriyle başarı elde edemeyen,

• Obezite kaynaklı başka hastalıklara (diyabet, uyku apnesi, kalp rahatsızlığı, yüksek kolesterol) da yakalanan,

• 18-55 yaşları arasında olan,

• Vücut kitle indeksi 40 ve üzerinde olan, (bazı durumlarda 35’in üzerindekilere de uygulanabilir)

• Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olmayan,

• En az 5 yıldır obez olduğu halde diğer tedavi yöntemlerinden her hangi birinden sonuç alamayan hastalardır.

Источник: //www.drerolvural.com/obezite-cerrahisi-kimlere-uygulanir/

Obezite cerrahisi hangi durumlarda kimlere uygulanabilir, faydalı mı zararlı mı?

Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Obezite, diyabet gelişiminde en önemli risk faktörü. Obez bir kişinin diyabet olma riski zayıf bir insana göre 90 kat daha yüksektir. Zayıf hastalar toplam diyabetlilerin sadece %15’ini oluşturur ve bunların da çoğu tip 1 diyabettir.

Diyabet hastalarının büyük bölümünün obez olması, diyabet cerrahisi adı altında yapılan obezite ameliyatlarının yaygınlaşmasına neden oldu.

Genel inanış, kilo veren hastaların diyabetten de kurtulabilecekleri yönünde; ama işin aslı pek de öyle değil.

Metabolik Cerrahi Tip 2 diyabet tedavisinde güçlü bir alternatif olabilir!

Çünkü diyabet birçok bileşeni olan bir hastalık ve bu hastalığın hormonal etkenleri olduğu kadar psikolojik bir ayağı da var.

Psikolojik olarak hazır olmayan bir hastaya obezite ameliyatı yaparak yeme-içme alışkanlıklarını değiştiremez, kalıcı bir etki sağlayamazsınız.

Hatta obezite cerrahisi uygulanan bazı hastalarda, kilo kaybı sağlamanıza rağmen kan şekerlerini kontrol altına alamayabilirsiniz.

Mide küçültme ameliyatı nasıl yapılır? Avantajları ve riskleri nelerdir?

Metabolik Cerrahi Hormonal Değişiklikler Üzerinden İşlev Görür

Diyabet tedavisinde obezite cerrahisi ülkemizde de sıkça uygulanan bir yöntem.

Fakat araştırmalar bize tüp mide ameliyatı sonrası ilk 5 yılın özellikle ilk 2 yıllık döneminde efektif kilo kontrolü sağlandığını; ancak sonrasında hastaların önemli bir bölümünün yeniden kilo almaya başladığını gösteriyor.

Diyabet hastası olup; sadece tüp mide ameliyatı yapılan hastalarda ise durum çok daha vahim. Bu hastalarda hem kilo kaybı daha düşük hem de diyabet kontrol oranları %50’nin altında. Bu tabloyu değiştirmenin cerrahi anlamda en etkili yolu ise ince bağırsaklara yapılacak müdahale.

Uyku apnesine karşı yeni bir tedavi seçeneği: Metabolik cerrahi

Çünkü yeme davranışımızı, iştah algımızı ve insülin aktivitemizi belirleyen hormonların hemen tamamı ince bağırsakların –özellikle- son bölümünden salgılanıyor. Kilo, iştah ve kan şekeri kontrolü sağlanmak isteniyorsa; yapılacak mide küçültme işlemi ile ince bağırsağın son bölümünün üst kısımlara taşınması ile birlikte yapılmalıdır.

Emilim problemi yaşanmadan yüksek başarı oranlarına ulaşmak bu şekilde mümkündür. Metabolik Cerrahi’nin temel felsefesi de budur. Bu felsefenin temel dayanağı; midenin esnek bir organ olması ve kısıtlayıcı ameliyatların uzun vadede midenin esneyip, genişlemesi nedeniyle etkinliklerini kaybetmeleridir.

Tüp mide ameliyatlarında midenin sol üst kısmından salgılanan Ghrelin isimli madde devre dışı bırakılmaktadır.

Bu sayede açlık hissinin baskılanacağı iddiası kısmen geçerlidir. Ama bu işlem kilo, iştah ve kan şekeri kontrolünde tek başına yeterli olmayacaktır.

Çünkü bizim açlık algımızı kontrol eden hormonlarımızın çoğu ince bağırsaklarımızın son bölümünden salgılanmakta olup; tüp mide işlemine ilaveten ince bağırsaklara yapılacak bir cerrahi müdahale, açlık hissinde çok önemli değişikliklere neden olacaktır.

Cerrahi yöntemlerle mideden çıkan yiyeceklerin, sindirimin erken döneminde, ince bağırsakların son bölümü ile buluşmasını sağladığımız zaman; tokluk hissine neden olan ve insülin aktivitesini artıran hormonların, kandaki seviyeleri artacak ve bu şekilde yiyecek algısı ve açlık hissinde son derece olumlu değişiklikler ortaya çıkacaktır.

Diyabete cerrahi müdahale

Metabolik Cerrahi Sonrası Çok Daha Yüksek Başarı Oranı

Ne var ki; tek başına hiçbir yöntem tip 2 diyabet gibi dinamik, çok faktörlü ve heterojen bir hastalıkta tam kontrol sağlamanıza imkan vermez. Çünkü tip 2 diyabetin çok güçlü bir psikolojik bileşeni vardır. Ayrıca işin içinde böbrek tübülleri gibi otonom rol oynayan faktörler de yer almaktadır. Bu nedenlerle cerrahi tedavinin de başarısı %100 değildir.

Ancak, medikal tedavi yöntemleri ile karşılaştırma yapıldığında çok belirgin bir üstünlüğün yanı sıra, metabolik sendromun diğer bileşenlerinde de %90’ların üzerinde efektif kontrol söz konusudur.

Bu noktada vurgulanması gereken en önemli nokta; metabolik cerrahi ameliyatlarının, efektif kilo kontrolü sağlaması ve emilimi çok ciddi anlamda etkilemedikleri için; hastaların %90’ının üzerinde bir bölümünde, egzojen vitamin ve mineral takviyesine gerek duyulmamasıdır.

Yani, obezite ameliyatlarında olduğu gibi, bir hastalığın sona erip, başka birkaç hastalığın ortaya çıkması gibi bir durum yoktur.

İşte dünyada adından en çok söz edilen en başarılı Türk hekimler

Hem hastaların hem de doktorların bu konuda bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Çünkü Metabolik Cerrahi, henüz hekimlerin bile çok iyi bilmedikleri bir uygulama. Özellikle bu ameliyatların teknik detayları konusunda hastalara gerekli bilgi verilmelidir.

Hastalar hangi ameliyatların, neden yapıldığını dahi bilmiyorlar. İşin kötü yanı ise; artık merdiven altında bile “diyabet cerrahisi” denilerek obezite cerrahisi uygulanmakta.

Bizler elimizden geldiğince; vakıf ve dernek kanallarımızdan da yardım alarak, bu konulara ışık tutmaya çalışıyor; halkımızı ve hekim arkadaşlarımızı bilinçlendirmek için çaba sarf ediyoruz.

Doç. Dr. Alper Çelik
Türkiye Metabolik Cerrahi Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı 

Источник: //www.medikalakademi.com.tr/obezite-cerrahisi-hangi-durumlarda-kimlere-uygulanir/

OBEZİTE CERRAHİSİNDE YÖNTEMLER

Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Tüp Mide Ameliyatı, laparoskopik (kapalı) yöntemle ve genel anestezi altında gerçekleştirilir. Özellikle son dönemde en sık uygulanan obezite cerrahisi yöntemidir.

Midenin bitiş noktası olan pilora yaklaşık 3-6 cm uzaklıktan başlanarak özel aletler yardımı ile yemek borusuna kadar midenin tüp haline getirilmesi işlemidir.

Yaklaşık 45 dakika kadar süren işlem sonrası midenin yaklaşık %75-80’ lik bir kısmı çıkarılmış olur. Tüp mide ameliyatı 3 mekanizma ile kilo vermeye yardımcı olur.

  1. Bu ameliyatta midenin iştah hormonu (Ghrelin hormonu) salgılayan fundus kısmı da tam olarak çıkarıldığı için hastanın ameliyat sonrası iştahı azalır.
  2. Mide hacminin küçülmesine bağlı olarak az miktarda gıda alımı ile tokluk hissi oluşur.
  3. Midede rezervuar kısım çıkarıldığı için alınan gıdaların ince bağırsağa geçişi hızlanır ve ince bağırsaktan GLP denilen tokluk hormonu erken salınır ve böylece kişi daha erken doygunluk hissine kavuşur.

Kilo verme özellikle ilk ayda olmak üzere ilk üç ay hızlıdır. Bu dönemde hastalar genellikle çok kolay kilo verdikleri için genellikle iyi motive olurlar ve önerilere uyarlar.

Fakat bazı hastalar bu dönemde spor yapmadan da kilo verildiği için önerileri göz ardı edebilir.

Bu nedenle ileri döneme uyum ve kilo kaybının devamı açısından beslenme ve spor önerilerine uymaları şiddetle tavsiye edilir.

Üçüncü aydan sonra kilo verme hızı yavaşlamakla birlikte birinci yıla kadar azalarak devam eder.

Birinci yıldan sonra kilo verme hızı daha da azalır ve 18-24. aydan sonra kilo verme tamamen durur. Hatta dikkat etmeyen %3-10 hastada eski kiloya ulaşmasa da geri kilo alımı görülebilir.

Bu nedenle hastalar bu döneme gelene kadar ki sürede yeni yaşam tarzlarına adapte olmuş olmalıdır.

En basit şekliyle karbonhidrattan uzak durmak, az ve sık beslenmek, bol su tüketmek ve spor yapmak artık bir alışkanlık haline gelmiş olmalıdır.

MİDE BAYPASS'I

İlk adımda hacmini küçültmek için mide yemek borusunun hemen altından iki parçaya bölünür. Üstteki küçük mide odacığına aşağıdan getirilen ince bağırsak bağlanır. “Gastrik Bypass” ile hem kişinin az yemesi hem de yediklerinin emiliminin azalması amaçlanır.

ABD’de de en sık uygulanan yöntem olan gastrik bypass, tüp mide ameliyatlarının daha çok tercih edilmesi nedeniyle oransal olarak azalma eğilimindedir.

Deneyimler, gastrik bypass sonrası kilo alımı durumunda ikinci bir yönteme geçişin teknik olarak çok zor olmasının, bu yöntemin en büyük dezavantajı olduğunu göstermektedir.

Gastrik bypass sonrasında ikinci cerrahiye ihtiyaç, tüp mide yöntemine kıyasla daha az olmasına rağmen, hem diyabet kontrolü hem de etkili ve kalıcı kilo verimi açısından en başarılı yöntem olan Duodenal Switch’e geçiş, tüp mide sonrasında çok daha kolaydır. 

MİDE BALONU

Mide balonu obezite tedavisinde gittikçe daha yaygın olarak kullanılmaya başlamıştır. Bu yöntemde endoskopi aletiyle ağızdan mideye içi boş bir balon yerleştirilir. Ardından balon şişirilir.

Midenin içine yerleştirilen balonun kapladığı alan sayesinde hastalarda erken doyma ve tokluk hissi oluşmaktadır. Ancak diğer girişimsel yöntemlerden önemli bir farkı balonun belli bir süre (6 ay – 1 yıl) sonra çıkarılmasıdır.

Hastalar bu süre içinde yapılarına göre, fazla kilolarının % 10-20 arasında kilo verirler.

Mide Balonu kimler için uygundur?

Vücut Kitle İndeksi 30-40 kg/m2 arasında olan diyet ve egzersiz sonucunda kilo verememiş olan 18-65 yaş arasındaki yetişkinlerde birincil işlem olarak

Süper ya da süper süper obezlerde ameliyat ve anestezi riskini azaltabilmek için ameliyat öncesi dönemde yardımcı hazırlık yöntemi olarak ta kullanılmaktadır.

Özellikle cerrahi girişimin risk taşıdığı hastalarda bu yöntem daha fazla tercih tercih edilmektedir.

Mide Balonu kimler için uygun değildir?

Gastrit, mide ülseri

Geçirilmiş mide cerrahisi

Geniş hiatus hernisi (mide fıtığı)

Gebelik ve emzirme

Alkol bağımlılığı

Kanama bozukluğu olan bireylerde mide balonu uygulaması yapılmamalıdır.

Obezite Cerrahisi Öncesi Beslenme Önerileri

Obezite ameliyatından önce yaygın olarak görülen yanlış bir davranış; jübile hissi ile aşırı kalorili ve bol miktarda katı gıda tüketmektir.

Doğru olan, kişinin yaşam tarzına, günlük aktivitesine uygun bireysel diyet programı uygulanmasıdır. Fakat genel olarak tanımlamak gerekirse obezite cerrahisi öncesindeki diyet; düşük yağ oranı ve düşük kalorili, proteinden zengin diyet olmalıdır.

Bu süreç ameliyat sonrası uygulanacak beslenme düzeni içinde hastaya yol gösterici olacaktır.

Tüketilmesi Önerilenler (bol proteinli besinler);

* Kırmızı et, tavuk, balık

* Yumurta

* Süt ve süt ürünleri (Yoğurt, ayran, peynir, kefir)

* Kuru baklagiller (kuru fasulye, nohut, mercimek, barbunya) beslenme programı dahilinde tüketilebilir.

Tüketilmesi Önerilmeyenler;

  • Yağlı yiyecek ve içecekler (yağlı etler, yağlı süt ve süt ürünleri)
  • Kızartmalar
  • Hamur işleri
  • Şekerli yiyecekler ve içecekler
  • Asitli içecekler
  • Alkol
  • Sigaradan uzak durmalısınız!

Ameliyata Yaklaşırken Diyet

Süresi ve miktarı kişinin fiziksel ve metabolik özelliklerine göre değişmekle birlikte, ortalama olarak, sizleri ameliyata hazırlamak için son iki 2 gün; proteinden zengin berrak sıvı diyet (tanesiz çorba, tanesiz şekersiz komposto gibi) uygulanmaya başlanmalıdır.

Et türleri ve sebzeleri yağsız haşlayıp sevdiğiniz baharatlarla tatlandırıp pişirin ve süzdüğünüz suyunu istediğiniz kadar için. Süt, ayran, bitki çayları ve günde bir bardak taze sıkılmış berrak meyve suyu tüketimine devam edin.

Sıvı besinler midemizi çok daha hızlı terk ettiği için bu dönemde öğün kısıtlaması yapılmaz, az az ve sık beslenilir.

Bu dönemde yağdan fakir beslenmek; karın içi ve karaciğer yağlanmasını azaltır ve sizi rahatlatır.

Basit şekerli gıdaları bırakmak; karaciğerin hacminin azalmasını ve ameliyat sonrası iyileşmenin daha hızlı olmasını sağlar.

Ameliyat Sonrası Beslenme Önerileri

Beslenme ve yaşam şeklini değiştirmek her hastanın gözünü korkutan ve obeziteden kurtulması için gerekli adımları atamamasına neden olan faktörlerdir.

Sleeve gastrektomi (tüp mide) ameliyatından sonra iştahın neredeyse tamamen ortadan kalkması ve ufacık lokmalarla bile doygunluk hissi oluşması kişinin az kalori almasını sağlar.

Kişilerin protein, vitamin eksiklikleri yaşamamaları ve en önemlisi yeniden kilo almamaları için bu yeni beslenme şekline kişi adapte olmaları ve diyet önerilerine uymaları gerekmektedir. Cerrahinin uzun dönemdeki başarısı; ameliyat sonrasında size tavsiye edilen diyet ve egzersizlere, ne kadar uyuduğunuza bağlıdır.

Kontrol ve Takip: 1, 3, 6, 12, 24. ay, sonrasında yıllık kontroller.

BASAMAK 1: 2 hafta sıvı gıda

BASAMAK 2: 2 hafta yumuşak sulu gıda (püre diyeti)

BASAMAK 3: 5. haftadan sonra katı gıda (protein yönünden zengin, kalorisi düşük)

BASAMAK 1: SIVI DİYET

Sıvı diyete operasyondan sonraki ortalama 3. gün başlanır.

  • İlk iki hafta sıvı gıda
  • Bu süreçte ideal sıvı kaymaksız/yarım yağlı/yağsız süt ve süt ürünleridir.

Cerahi sonrası protein ve kas kaybının engellenebilmesi için protein alımı önemlidir. Günlük protein gereksinimi ortalama 60-80 gr’dır. Bu nedenle erken dönemde protein tozu takviyesi uygulanmaktadır.

Neden Whey Protein?

  • Whey Protein, kazeine göre daha iyi tokluk sağlar ve daha iyi sindirilir.
  • Kas kayıplarının önlenmesinde proteinler önemli yere sahiptir.

Öneriler :

  • İçilen içeceği yudum yudum içmeli ve doygunluk / dolgunluk hissi başlaması hissedilmelidir.
  • Birçok insan bir seferde 50 cc sıvıyı maksimum miktar olarak almaktadır
  • Doygunluk hissi hissedildiğinde içme kesilmelidir.
  • Mide ağrısı veya bulantı hissedildiğinde bu durum geçinceye kadar başka bir şey içilmemelidir.
  • Şayet içilen miktar fazla olursa mide tamamen dolacak ve kusma başlayacaktır.
  • Karbonatlı, gazlı içecekler mideye ulaştıklarında gaz çıkışına neden olup mideyi şişirecek ve erkenden rahatsızlık hissi verecek hatta kusmaya neden olacakları için içilmemelidir.
  • 10-14 güne kadar uygulanır. Su kaybını engellemek ve iyileşmeyi sağlamak için su tüketimi ve protein alımı çok önemlidir.
  • Azar azar içerek günde 1,5-2 litre su tüketiniz. Terleme varsa su ihtiyacı % 20 oranında artırılmalıdır.
  • Yeterli protein, kalsiyum ve diğer besin öğeleri için sıvı gıda tüketiminde süt ve taze meyve ve sebze suları ağırlıklı olmalıdır. Tercihen yağsız süt seçilmelidir.
  • Başlangıç için sıvı gıdalar olarak; su, et suyu, tavuk suyu tercih edilebilir.
  • Her 20 dakikada bir 30 ml sıvı tüketmeye çalışın.
  • Tüketimleriniz sonunda gaz problemi yaşayabilirsiniz. Gaz problemi ameliyat sonrasında olağan bir durumdur.

İlk Hafta Tüketebileceğiniz Besinler

  • Gazlı ve alkollü olmayan berrak şekersiz içecekler (çay, bitki çayı vb.)
  • Şekersiz, karbonhidratsız içecekler (şekersiz kompostolar vs )
  • Elma, üzüm suyu gibi sıvılar sulandırılarak dikkatle, yudum yudum tüketilmelidir.
  • Et suyu (Ağır gelmesi halinde 1-2 damla limon sıkılabilir)
  • Tavuk suyu (Ağır gelmesi halinde 1-2 damla limon sıkılabilir)
  • Yağsız süt
  • Tanesiz, posasız, su kıvamında az kalorili çorbalar ( domates veya tavuk çorbası gibi)
  • Köpüksüz, gazsız az şekerli meyveli içecekler (diyet ice tea, diyet limonata vb.)
  • Tatlandırılmamış, tanesiz saf meyve suları (taze sıkılmış)
  • Yağsız, diyet, su kıvamında ayran
  • Sebze suyu (Sulandırarak tüketiniz)
  • Whey protein tozu (1-3 ölçek/gün)

Ameliyattan sonraki hafta bu yiyecekleri azar azar ve yavaş tüketmelisiniz. Sonrasında tolere edebildiğiniz kadar artırmalısınız.

İkinci Hafta Tüketebileceğiniz Besinler

(Birinci haftaya ek olarak)

* Unlu terbiye ve salça kullanılmadan hazırlanan/ rondo – robottan geçirilmiş çorbalar

Ör: Balık Çorbası, tarhana çorbası, mercimek çorbası, tavuk suyuna şehriye çorbası, sebze çorbası, yoğurt çorbası vb…

Örnek Menü (Kişiye ait farklılıklar gösterir)

Kahvaltı: 1 bardak protein tozu içecek

Ara öğün: 1 bardak süt

Gün ortası: 1 kepçe çorba; 1 bardak ayran

Ara öğün:  1 bardak süt

Akşam yemeği: 1 bardak protein tozu içecek; 1 kepçe diyet çorba

Yatmadan önce: 1 bardak light süt

*Sütlü içecekleri öncelikle içmek gerekir. Böylelikle yeterli besinin alındığından emin olunmalıdır.

BASAMAK 2: SULU YUMUŞAK DİYET

  • -5. haftalar yumuşak sulu diyet
  • Şekerli yiyecekler tüketilmemelidir.
  • Yarı sıvı ve vücut sıcaklığında çorbalar, düşük laktozlu ürünler (yoğurt, ayran)

2 hafta sonra aşamalı olarak yiyecekleri yumuşak ezilmiş halde tüketmeye başlayabilirsiniz. Yiyecekler çatalla parçalara ayrılmalı ve ezilmelidir.

Besin seçiminiz protein-kalsiyum ağırlıklı olmalıdır. Yumuşak-sulu gıdalarda (püreler) bunu pişirdiğiniz yemekleri gerçek et ve tavuk suyuna pişirerek ve bunları blendırdan geçirerek yaptığınız pürelerle sağlayabilirsiniz.

3-4-5. Hafta Tüketebileceğiniz Besinler

(İlk iki haftaya ek olarak)

  • Rafadan yumurta
  • Rafadan yumurta + yağsız lor
  • Yağsız yoğurt
  • Meyve püresi (süt veya yoğurt ile karıştırılabilir)
  • Sebze püresi:
    • Ispanak püresi
    • Semizotu püresi
    • Kabak püresi
    • Pırasa püresi
  • Ton balığı püresi
  • Tavuk püresi (kalça buttan)
  • Peynirli patates püresi (lor, çökelek tercih edilebilir)
  • Bebek mamaları (çalışanlar için özellikle iyi bir alternatif)
  • Diyabetik muhallebi

BASAMAK 3 : KATI GIDALARA GEÇİŞ

  • haftadan sonra proteinden zengin, kaloriden düşük, katı diyet ürünlerine adım adım geçilebilir.
  • Her gün yeterli miktarda protein alındığından emin olunmalıdır.
  • Tolere edebildiğiniz yiyecekleri azar azar ve yavaşça alındığında emin olunmalıdır.
  • Kilo kaybetme amacınıza uygun besleme programı; düşük yağ, düşük kalori ve porsiyon kontrolüdür. 

5. Haftanıza girmenizle beraber sağlıklı, katı gıda alabilirsiniz. Bu geçiş kimi zaman çok rahat olmayabilir. Bu nedenle 5.

haftanız için önereceğimiz kolay geçiş besinleri şunlardır:

  • Kıymalı sebze yemekleri
  • Kabuksuz menemen
  • Beyaz peynir çeşitleri
  • Yoğurtlu havuç (pişirilerek yapılan)
  • Yoğurtlu semizotu
  • Süzme yoğurt
  • Sebzeli tavuk haşlama
  • Okyanus balıkları (somon, ton balığı…)
  • Sulu köfte
  • Izgara balık

Источник: //www.ekolkbb.com/obezite-cerrahisinde-yontemler

Obezite Cerrahisi Nedir? Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Obezite Cerrahisi Kimlere Uygulanır?

Obez hastalarının kilo vermelerine yardımcı olmak amaçlı gıda alımlarının veya besin emilimlerinin ya da her ikisinin birden azaltılması amacıyla sindirim sistemlerine cerrahi müdahalede bulunulmasına “obezite cerrahisi” ya da “bariatrik cerrahi” denilmektedir.

Obezite cerrahisinin kilo verme konusunda kesin ve kalıcı bir etki sağlaması için kişinin önemli bir operasyon geçirdiğinin bilincinde olması, ameliyat sonrasında beslenmesine ve egzersizlerine devam etmesi gerekir.

Obezite cerrahisi ile tedavi olan hastaların kilo verme hızları çok yüksektir ancak kilonun korunması için kişinin yaşam tarzını kalıcı olarak değiştirmesi ameliyatlardan sonraki dönem için de oldukça önemlidir. 

Teknolojinin ilerlemesi ile birlikte obezite cerrahisi alanında önemli gelişmeler olmuştur. Kapalı yani laparoskopik yöntemle yapılan obezite ameliyatları sonrası hasta kısa zamanda iyileşir ve günlük hayatına kolaylıkla geri dönebilir.

Ameliyat sürecinin kolaylaşması ve ameliyat sonrası risklerin azalması obezite tedavisinde cerrahi yöntemlerin tercih edilme oranını arttırmıştır. Üstelik başarılı bir obezite cerrahisi sonrasında hastanın yaşadığı, obeziteden kaynaklanan sağlık problemlerinden de kurtulmak mümkündür.

Obezite; uyku apnesi, yüksek tansiyon, solunum bozuklukları, depresyon, iktidarsızlık, insülin direnci, kolesterol yüksekliği ve felç gibi hastalıkların da oluşmasına sebep olmaktadır.

Obezite Cerrahisi Çeşitleri

Obezite cerrahisinde ameliyatlar iki farklı amaçla yapılmaktadır.  

  • Kısıtlayıcı ameliyatlarda, midenin hacmi küçültülür; mideye giren gıdaların miktarı ve kişinin yediği gıda miktarı azaltılır.
  • Emilimi azaltan ameliyatlarda, besin emilimini azaltmak için bağırsakların bir kısmı alınır.  

Mide Kelepçesi Ameliyatı

Alınan gıdaları kısıtlamaya yönelik yapılan yaklaşık 1- 2 saat süren bir obezite ameliyatıdır. Mide kelepçesi ameliyatı laproskopik yöntemle yapılır; hasta genel anesteziyle uyuşturulur ve travma oluşma ihtimali oldukça azdır.

Bu ameliyatta midenin üst kısmına şişebilen bir bant takılır; mide iki bölüme ayrılır. Midenin üst kısmında küçük, alt kısmında büyük bölüm yer alır; bölümler arasında çok küçük bir kanal bırakılır.

Cerrahi işlemden sonra enfeksiyon kapma ya da her hangi bir komplikasyonun oluşma ihtimali oldukça azdır. Hastanede kalış süresi kısadır ve istenirse ileriki dönemde mideye takılan kelepçe çıkarılabilir.

Başarılı geçen bir mide kelepçesi ya da mide bandı operasyonundan sonra hasta çok çabuk doyar, ağırlığının ¼ ü ile ¾ ü oranında kilo kaybeder ve obeziteye bağlı hastalıkları iyileşir.

Tüp Mide Ameliyatı

Mide küçültme olarak da bilinen tüm mide ameliyatı; gıda alımını kısıtlayıcı ameliyatlardan biridir. Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık %75’lik bir kısmı cerrahi yolla alınır, kalan ince uzun kısım bağırsaklara bağlanır.

Mide Kelepçesi ameliyatından farklı olarak geri dönüşü olmayan bir ameliyattır. Kapalı yöntemler yapılır bu sebeple hastanın normal hayatına dönme süresi hızlanır.

Göreceli olarak yeni uygulanmaya başladığı için uzun dönem sonuçlarıyla ilgili yeterli araştırma yapılamamıştır. Tüp mide ameliyarı sonrası ciddi komplikasyonlar görülmez ancak ilk bir hafta hastanın dinlenmesi gerekir.

Başarılı bir tüp mide ameliyatı sonrasında kişinin yemek porsiyonları küçülür, midenin kesilen tarafından salgılanan açlık hormonu azalır, sindirim sisteminin anatomisi değiştirilmez.

Gastrik Bypass

Çok hacimli yiyen ve çok karbonhidrat tüketen hastalarda çoğunlukla tercih edilen, en eski obezite cerrahi yöntemlerinden biridir. Hem alınan gıdaları kısıtlar hem de alınan gıdaların emilimini azaltır. Kolay ve kısa sürede sona eren bir operasyondur.

Bu operasyon sırasında midenin büyük bölümü atlanır ve küçük hacimli bir mide oluşturulur ve oluşturulan küçük hacimli mide ince bağırsaklara bağlanır.

Midenin kullanılmayan kısmı vücutta durur, bu operasyonda hiç bir organ kesilmez; kapalı yöntemle yapıldığı için komplikasyon riski de oldukça düşüktür.

Başarılı geçen gastrik bypass ameliyatından sonra çok yemek yenemez, emilim azaldığı için kişinin aldığı kalori azalır; metabolizma hızlanır. Yapılan araştırmalara göre gastrik bypass ameliyatı olan hastaların %90 ‘ı kilolarının %50 sini vermeyi başarmışlardır.

Gastirk Bypass, Mide küçültme ve mide kelepçesi ameliyatları haricinde kullanılan başka cerrahi yöntemler de bulunmaktadır. Duodenal Switch bu yöntemlerden biridir. Ancak bu ameliyat oldukça beceri istediğinden sayılı cerrahlar tarafından gerçekleştirilebilir. Bu ameliyatın özünde mideyi küçültmek ve yağ emilimini azaltmak vardır.

Yağlı yiyecek tüketen hastalar için özel olarak geliştirilmiş bir metot olma özelliğini taşır. Cerrahi müdahaleler içerisinde en kapsamlı kilo verdirme yöntemi olarak dikkat çeker ve aşırı kilolu kişilerde diğer cerrahi yöntemlere göre daha etkilidir.

Duodenal Switch yöntemi ile hastanın kilo kaybı %90’ı bulabilir, şeker hastalıkları ve nefes tıkanıklığına %99 oranında çözüm sunar. Ameliyat sonrasında hastalarda kronik ishal vakaları görülebilmektedir. 

Obezite Cerrahisi Kimler İçin Uygundur? 

Obezite cerrahisi hormonal rahatsızlığı olmadığı halde kilo veremeyen, diğer tedavi yöntemlerinde başarı sağlayamamış ya da tekrar kilo almış kişilerin, sağlık durumları bozulmaya başladığında obezite cerrahisi devreye girer. Ancak her obezite hastası olan kişi cerrahi yöntemlerin uygulanması için uygun değildir.

Cerrahi yöntemlerin uygulanabilmesi için aranan bazı kriterler mevcuttur. Hastaların ameliyata uygun olup olmadıkları obezite cerrahisi doktorları tarafından detaylı bir şekilde incelenir ve sağlıkları için herhangi bir tehdit oluşturmayacağı kanısına varılırsa hasta ameliyata alınır. 

  • Kişi 18- 56 yaşları arasındaysa,
  • Kişinin vücut kitle endeksi 40 veya yukarısındaysa,
  • Kişinin obeziteden kaynaklanan kalp hastalıkları, diyabet hastalığı, uyku apnesi veya yüksek kolesterolü varsa,
  • Kişinin hormonlarıyla ilgili bir sorunu yoksa,
  • Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı yoksa,
  • Hasta 5 yıldır obez ise ve diğer tedavi yöntemleri işe yaramadıysa obezite cerrahisi uygulanabilir. 

Obezite Cerrahisi Fiyatları

Obezite ameliyatlarının fiyatları değişkenlik göstermektedir. Ameliyat yapan doktorun deneyimi, ameliyat sonrasında hastanın yoğun bakım ihtiyacı olursa yoğun bakım ücreti, hastanede kaç gün kalındığı gibi bir çok faktör obezite cerrahisi fiyatlarının değişmesini sağlamaktadır. 

Eğer hasta devlet hastanelerinde obezite ameliyatı olmak isterse ve cerrah da bu devlet hastanesinde ameliyat yapıyorsa SGK kısmen masrafları karşılamaktadır. Ancak bunun için Kişinin vücut kitle endeksinin 40’ın üzerinde olması ve içerisinde endokrin uzmanının da olduğu bir kurul tarafından heyet raporunun olması gerekmektedir.  

Источник: //www.safahastanesi.com.tr/saglik-kosesi/Obezite-Cerrahisi-Nedir-Obezite-Cerrahisi-Kimlere-Uygulanir

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.