Obezite Nedir?

Obezite Nedir ve Obezitenin nedenleri Nelerdir ?

Obezite Nedir?

Dünya Sağlık Örgütünün yaptığı açıklamaya göre, obezite sağlığı bozacak miktarda vücutta normal olmayan ya da aşırı miktarda yağ birikmesi“ olarak tanımlanmıştır. Yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18′i, kadınlarda ise %20-25′ini yağ dokusu meydana getirmektedir.

Erkeklerde bu oranının %25, kadınlarda ise %30′un üzerine çıkması durumu obezite olarak kabul edilir.
Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite sınıflandırması belirlemek için çok sık bir şekilde Vücut Kitle İndeksi (BMI) kullanılmaktadır. BMI, kişinin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m cinsinden) karesine (BKI= kg/m2) bölünmesiyle ortaya çıkan bir değerdir.

“BMI boyuna göre vücut ağırlığının tahmin edilmesinde kullanılmakta, vücutta yağ dağılımı hakkında veri sağlamaz.

obezite ile mücadele

Vücuttaki bütün yağ oranından çok, yağın vücutta bulunduğu bölge ve dağılımı çok önem teşkil eder. Bunun sebebi ise vücuttaki yağın yer aldığı bölge ve dağılımı, hastalıkların morbidite ve mortalitesi ile bağdaştırılmaktadır. Bölgesel yağ dağılımı genetik olarak erkek ve kadınlarda farklılık göstermektedir.

Android tip (erkek tipi) obezitede yağ ilk olarak göbek bölgesinde karında ve cilt altında, jinoid tip (kadın tipi) obezite ise gluteus ile femurlar üzerinde ve cilt altında toplanmaktadır.

Bu dağılımın saptanmasında bel/kalça oranı kullanılmakta ise de, bel çevresinin yalnız başına kullanımının karın bölgesindeki yağ dağılımı için daha doğru ve daha basit bir yöntem olduğu kabul edilen bir durumdur.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre ise bel/kalça oranı kadınlarda 0.85′den ve erkeklerde ise 1.0′den fazla ise android tip obezite olarak kabul edilmektedir.

Bu durumda tip 2 diyabet, hipertansiyon ve iskemik kalp hastalığı açısından risk etmenleri oldukça artmaktadır.

Yalnız başına bel çevresinin de erkeklerde 102 cm, kadınlarda 88 cm’nin üzerinde olması (Uluslar arası Diyabet Federasyonu (IDF) 2005′de bu rakamları 94 ve 88 cm’ye çekmiştir) kardiyovasküler hastalık riski ile bağlantılıdır.

Şişmanlığın yani obezite adı verilen tedavi edilmesi gereken şişmanlığın üzerinde durulması gereken, hayati tehye yol açan, kalp damar hastalıklarında çok önemli bir etken olduğu herkes tarafından kabul edilmiş bir tıbbi veridir. Kolesterolün yüksek olması, tansiyon yüksekliğine ve damar tıkanıklığına sebep olmaktadır.

Bu durumda kalp krizi geçirme ihtimali daha fazla artar. Kilo kaybını sağlamak ve verilen kiloyu muhafaza etmek, bu hastalıklarda düzelme sağlar. Erişkin tipi şeker hastalığına yol açan en büyük etken, şişmanlık yani obezitedir. Kişi ne denli çok kilolu ise, şeker hastası olma ihtimali de o denli fazla olmaktadır.

Yağ oranı fazla kişilerde karaciğerde aşırı yağ artışı kaynaklı olarak yağlanmalar görülür.

Kas ve iskelet sistemi de obezite kaynaklı zarar verici etkilerinden etkilenir. Ağır bir yükü taşımak durumunda olan kas ve kemiklerde dizde ve kalçada kireçlenme, varisler, kas zayıflığı ve fıtık meydana gelebilir. Yağlar, kanın kalbe dönmesini güçleştirir.

Obezite problemi olan hastaların, zamanın büyük bir kısmında nefes alırken güçlük çektikleri görülür. Bunun sebebi ise, solunum için obezite hastalığı oldukça zor taşınan bir yüktür. Kandaki karbondioksit oranı artar. Solunum yapmak oldukça güç bir hal alır.

Uyku hali ortaya çıkabiliir.

Özellikle gençlerde ortaya çıkan obezite sorunu, psikolojik açıdan da problemlere yol açar. Obezite problemine sahip olan kadın hastalarda doğum yapmak riskli ve zor bir süreç olmasının yanında, kişiye ve bebeğe de zarar verebilir. Hatta kısırlığa dahi sebep olabilir. Adet düzensizlikleri sık karşılaşılan bir sorundur.

Safra kesesinde taş olma riski artar.Yara ve deri hastalıkları artar. Ayakta mantar görülebilir. Bütün bunların yanında obezite kişinin hayat kalitesini düşüren bir durumdur. Hastanın hayatını zorlaştırır, çabuk hareket etmesini engeller. Yaşam süresinin kısalmasına sebep olan bir sorundur. Muhakkak tedavi edilmelidir.

Kaynak : http://www.spine-health.com/wellness/nutrition-diet-weight-loss/a-healthy-weight-a-healthy-back

Obeziteyi yenenler tavsiyeleri

Dünyada ve Türkiye‘de bir çok kişinin ortak derdi olan beslenme hastalığı obezite ülkemizde çok yaygındır. Yenilmesi zor olan bu hastalık insanların hayatını çok büyük derecede etkileyici negatif bir etkiye sahiptir.

Yenilmesi zor olan bu hastalığı sizler için araştırıp obeziteyi yenen kişilerin videosunu hazırladık. Kendilerinin nasıl başarılı olduğunu anlatıldığı bu videolarda önemli bilgiler ve öneriler yer almaktadır. Videoları sonuna kadar izlemenizi tavsiye ediyoruz.

Obezitenin nedenleri

  • Aşırı ve yanlış gıda beslenme alışkanlıkları
  • Yeterli olmayan fiziksel aktivite
  • Yaş faktörü
  • Cinsiyet
  • Eğitim düzeyi
  • Sosyo ve kültürel etmenler
  • Gelir seviyesi durumu
  • Hormonal ve metabolik etmenler
  • Genetik ailevi etmenler
  • Psikolojik problemler sorunlar
  • Sık aralıklarla çok düşük enerjili şok diyet uygulama
  • Sigara ve alkol tüketimi durumu
  • Kullanılan bazı ilaçlar (antideprasanlar benzeri)
  • Doğum miktarı (sayısı) ve doğumlar arası süre

Obezite başarı hikayeleri videolar

Источник: https://diyetsaglikliyasam.com/obezite-nedir-ve-obezitenin-nedenleri-nelerdir/

Obezite Nedir ve Nasıl Mücadele Edilir? – Obeziyetle Savaş

Obezite Nedir?

Obezite nedir ve nasıl mücadele edilir? Obeziteden kaçınmak için neler yapmanız gerekiyor ve Obezitenin tedavi süreci nasıl olmalıdır?

Beslenme, hayatımızı sürdürebilmemiz için temel ihtiyacımızdır. Düzenli beslenme beraberinde sağlıklı yaşamı bizlere getirirken aynı zamanda düzensiz ve dengeli beslenme vücudumuzda bir çok hastalığa davetiye çıkarmaktadır. Bu hastalıklardan birisi de obezite hastalığıdır. Günümüzde bir çok insan aşırı düzensiz beslenme nedeni yüzünden obeziteden kurtulma yolları aramaktadır.

Obezite Nedir?

Obezite, vücudun sağlığını ciddi anlamda tehdit eden bir hastalıktır. Öyle ki; bir çok hastalığında temelinde yatan bir neden olarak bilinmektedir.

Vücudumuzdaki yağ hücrelerinde biriken enerji depolarının aşırı oranda artması sonucunda sağlığımızı tehdit edecek kadar ciddi oranda kilo artışının olduğu hastalığa “Obezite” adı verilmektedir. Diğer bir ifade ile sağlığı ciddi oranda bozacak kadar meydana gelen kilo artışıdır.

Obeziteden Kaçın!

Vücudun kilo ağırlığı aşırı bir şekilde arttığında vücudun hareket imkanı da git gide daralır ve obezite hastalığı vücudun hareket alanını kısıtlarken bir süre sonra bir çok hastalığa da davetiye çıkarır.

Obeziteyi takip ederek başta hipertansiyon ve şeker hastalığı görülmeye başlar hatta ileri obezite seviyesinde ölüm tehdidi ile karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu nedenle de obeziteden kurtulmak için neler yapmalıyız ayrıntılı olarak bilmemiz de oldukça önemli olmaktadır.

Obezitenin Nedenleri Nelerdir?

Vücut hareket sağlayabilmek için enerjiye ihtiyaç duyar ve bu enerjiyi de tükettiğimiz besinlerden karşılamaktadır. Vücuda alınan besinlerin depolanması ve enerjiye dönüştürülmesi vücudun yaşına ve cinsiyetine göre farklılıklar arz etmektedir.

Obezitenin temelinde ise yatan en büyük sorun; düzensiz ve aşırı beslenerek kalorisi yüksek olan besinleri aşırı tüketmektir.

Obeziteye neden olan etkenler;

  • Vücuttaki hormonsal bozukluklar,
  • Kalıtsal olarak obeziteye vücudun yatkın olması,
  • Psikolojik sorunlar var ise vücudun sürekli yeme-içmeye meyil göstermesi,
  • Sürekli olarak kullanılan antipsikotik ilaçlar obeziteyi tetikleyen en önemli etkenler olmaktadır.

Eğer obezite ile savaşıyorsanız ve obeziteden nasıl kurtulurum diyorsanız öncelikle düzenli beslenmeyi, az yemeyi ve çok hareket etmeyi kendinize hayal felsefesi haline getirmelisiniz.

Obezite İle Nasıl Mücadele Edilir?

Obezite sağlığı yakından tehdit eden, ihmal edildiğinde ölümcül sonuçlar dahi getirebilen bir hastalıktır. Obeziteye yakalanmadan önce önlem almak ve obeziteden kurtulmak için neler yapılmalı bilmeniz ve uygulamanız bu hastalık riskini sizden bir adım daha uzaklaştıracaktır.

Şimdi sizlere obeziteden korunma yolları madde madde açıklayalım;

  • Beslenme için mümkün oldukça doğal ve taze olan sebze ve meyveleri tercih etmeye çalışın.
  • Şeker, tuz ve un üçlüsünü hayatınızdan tamamen çıkartın. Çünkü bu üçlü en fazla yağ depolayan ve dolayısıyla da kiloya sebebiyet veren unsurlardır.
  • En başta obeziteye karşı önlem almak istiyorsanız tükettiğiniz besin oranına, ne kadar sıklıkla yemek yediğinize ve en önemlisi de tükettiğiniz besinlerin kalori değerlerine mutlaka dikkat edin, kalori değerleri yüksek olan besinlerden kaçının. Aksi takdirde vücudunuz hızlı bir şekilde enerji üretecek ve bu enerji fazlası vücutta depolanarak size kilo olarak geri dönüş yapacaktır.
  • Beslenme tarzınızı değiştirmelisiniz. Örneğin; kızartma besinleri yemeyi seviyorsanız bu alışkanlığınızı hemen terk etmelisiniz ve besinleri haşlama yaparak tüketmeye özen göstermelisiniz. Kızartılmış besinlerde yağ oranı oldukça fazladır ve obeziteye kapı aralayan ilk besin yağ olmaktadır. Bu yağlar vücutta da birikerek yağ haline gelmektedir.
  • Her sebze ve meyveyi mevsiminde tüketmek ile birlikte aynı zamanda bol su ile yıkayarak steril etmelisiniz ve yenmeyecek kadar kalın bir kabuğu yoksa meyve ve sebzeleri kabuğu ile tüketmeniz sağlığınıza destekçi olacaktır.
  • Gazlı içeceklerden kesinlikle uzak durmalısınız. İçerisinde büyük oranda şeker olan gazlı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suyu, süt ve ayran gibi içecekler tüketmeye özen göstermelisiniz.
  • Obezite, hareket etmeyen vücutta olur. Bu nedenle de düzenli beslenmenin yanı sıra düzenli hareket etmeyi ve egzersiz yapması alışkanlık haline getirmelisiniz. Böylece vücudunuzda biriken enerji fazlası yağ depolarının da kalıcı olmasını ve birikmesini engellemiş olacaksınız.
  • Vücudun ihtiyaç duyduğu besin ögelerini karşılayabilmek için hafta da iki defa ızgarada hazırlanmış balık tüketimi yapmalısınız.
  • Beyaz ekmek undan üretilmektedir. Sofralarınızda beyaz ekmek yerine buğday unu ile mayalı yapılan ekmek tüketmelisiniz. Beyaz un kalori değeri oldukça yüksek olmaktadır ancak buğday unu mayalandırıldığında kalori değeri oldukça düşük olmaktadır.
  • Obeziteden korunmanın olmazsa olmaz önlemi ise; günde en az iki litre olmak üzere bol su tüketmelisiniz. Bol miktarda su içtiğinizde vücudundaki besinler depolanmaz ve vücut yağ yakmaya başlar.

Tavsiye İçerik:  Menopozu Geciktiren Yiyecekler Nelerdir?

Obezite Tedavi Süreci Nasıl Olur?

Obezite, alınacak önlemler ile kaçınılması kolay bir hastalıktır ancak bu hastalık kapınızı çaldı ise bu durumda tedavi süreci sizin için yıpratıcı ve zor olabilmektedir.

  • Öncelikle obezite tedavisinde sabırlı olmasınız. Sabır olmadığı zaman tedavinin yürümeyeceği gibi bir çok obezite hastası gibi programı yarıda bıraktığınızda daha ciddi sonuçlar doğuran hastalıklara sebebiyet vermektedir.
  • Tedavi sürecinde alkol ve benzeri kötü alışkanlıklar anında terk edilmelidir çünkü bu alışkanlıklar hastalığı tetikleyen ve tedavi sürecini etkisiz kılan maddeler olmaktadır.
  • Diyetisyen uzmanınızın sizin için hazırladığı diyet listesine mutlaka uymalısınız. Ancak asla ve asla uzman kontrolü olmadan diyetler yapmamalısınız. Çünkü doktorunuzun sizin için hazırlayacağı diyet programı sizi daha kısa sürece çözüme ulaştıracaktır ve kilo vermeyi hızlı hale getirecektir.
  • Hayatınızın tüm zamanlarında olması gerektiği gibi tedavi sürecinde de sporu asla aksatmamalısınız. Obezite hareketi sevmeyen bir hastalıktır bu nedenle de siz hareket ettikçe ve spor yaptıkça obeziteden kurtulmaya bir adım daha yaklaşacaksınız.
  • – Tüm bu tedavi yöntemleri hastalık sürecinde etkisiz kalırsa son çare olarak cerrahi yöntemler denilen mide küçültme ya da yağ alma gibi yöntemlere başvurulmaktadır. Ancak bu cerrahi yöntemler de kesinlikle doktorun tavsiyesine bırakılmalıdır. Obezite hastalarının büyük bir oranı bu adımları sabırla ve azimle uyguladığında cerrahi yöntemlere gerek duymamaktadır. Yani bu tedavi sürecinde; dengeli beslenmeniz, bol su tüketmeniz, spor yapmanız tedavinin en önemli üç altın kuralı olmaktadır.

İlerleyen Yıllarda Obezite “Kanser” Nedeni Olabilir

Uzmanların yapmış olduğu bir çok çalışma kısa bir zaman sonra obezite hastalığının önüne geçilmediği takdirde kanser nedeni olabileceğini açıklıyor.

Erkek vücudunun %15-18 oranı yağ dokusu olurken, kadınların ise vücudunun %25 oranı yine yağ dokusundan meydana gelmektedir. Bu yağ oranını vücudunuzda %30 oranının üzerine çıkmış ise obezitenin kapıya dayandığı anlaşılmaktadır.

Uzmanların yapmış olduğu araştırma ve inceler sonucunda diyet ve egzersiz yaparak kilo veren kişiler ancak %10 oranında olmaktadır. Bu sonuçlara bakarak modern tıp uzmanları 2030 yılına yaklaşıldığında obezite hastalığının önemli bir kanser nedeni olabileceğini saptamıştır.

Kısacası; obezite hastalığı genel olarak halk arasında hafife alınan bir hastalıktır. Bu hastalığın temelinde de düzensiz beslenme ve yeme isteğine karşı duramama yatmaktadır. Basit yöntemler ile engellenebilecek ve korunabilecek bir hastalık olan obezite hastalığına bir çok kişi karşı koyamamaktadır.

Bunun temel nedeni ise hareketsizlik ve dengesiz, bol kalorili beslenme şekli olmaktadır. Aslında biraz sağlıklı beslenerek, düzenli egzersiz yaparak son derece kolay bir şekilde savaşabileceğiniz hastalıktır aksi takdirde bir çok hastalığı da sizinle tanıştırabilecek kadar güçlü bir sağlık sorunu haline gelebilecek karda tehli bir hastalıktır.

Источник: https://faydalarizararlari.net/obezite-nedir-ve-nasil-mucadele-edilir/

Obezite Nedir, Nedenleri Nelerdir, Obezite Hesaplama

Obezite Nedir?

obezite nedir, nedenleri nelerdir, obezite hesaplama

Günümüzde mide bypass’ı ve mide küçültme ameliyatı modern obezite tedavisinde sık tercih edilen yöntemlerdir.

Mide bypass’ı ve mide küçültme ameliyatlarının ülkemizde tanınmasına öncülük eden, genç cerrahların yetiştirilmesinde eğitmen olarak katkısı bulunan Prof. Dr.

Koray Tekin obeziteyi engellemek için hangi tedbirler alınmalıdır ve obezite nedir sorularını sayfamız için değerlendirdi. Bu bilgilendirici makale için kendisine teşekkür ederiz.

Çağımızın en yaygın hastalıklarından biri olan obezite,vücudumuzda normalin üzerinde yağ dokusu birikmesidir. Son yıllarda çocuklar da dahil olmak üzere toplumumuzda obezite yaygınlaşmıştır. Hareketsiz yaşam tarzına ve yanlış beslenmeye bağlı olarak oluşan ve hayatı olumsuz etkileyen obezitenin oluşmasında endüstriyel hazır gıdaların etkisi tartışılmaz.

Obezite Tedavisi

Vücuttaki aşırı yağ birikmesinin nedenleri tıptaki gelişmelere rağmen tam olarak bilinmemektedir. Obeziteye genetik ve çevresel faktörlerin birlikte neden olduğuna inanılmaktadır. Sağlığımızı bozacak derecedeki kilo fazlalığına “Morbid Obezite”adı verilir.

Bu derecedeki obezitenin diyet ve spor gibi yöntemler ile düzeltilmesi neredeyse imkansızdır. Bu gibi durumlar için “Mide Küçültme Ameliyatı” her geçen gün daha da fazla tercih edilmektedir.

Peki mide küçültme ameliyatı nasıl yapılır ve asıl önemlisi mide küçültme ameliyatı kimlere yapılır?

Vücuda yerleşen kilo belli bir oranın üzerine çıktığında tekrar eski sağlıklı vücut ağırlığına dönmek oldukça zordur.

Mide küçültme ameliyatları ve sonrasındaki plastik cerrahi vücut yeniden şekillendirme teknikleri sayesinde, biraz zahmetli bir süreç sonunda vücudun eski haline yakın bir duruma gelmesi mümkün olabilmektedir.

Mide küçültme ameliyatlarının uzman ellerde yapılaması ve sonrasında diyetisyenin önerisi doğrultusunda beslenme şeklinin organize edilmesi, büyük önem taşır. Daha az yemek ile doyabilmek amacı ile dizayn edilmiş mide küçültme operasyonları, birkaç şekilde yapılmaktadır.

Tüp mide ameliyatı, midenin bir kısmının kesilerek alınması, midenin katlama işlemi ile küçültülmesi veya kelepçe ile mide girişinde küçük bir midecik oluşturulması şeklindedir. Mide katlama ve mideye kelepçe uygulanması son yıllarda neredeyse terk edilmek üzeredir.

Obez miyim sorusunu soranlar için obezite hesaplama nasıl yapılır:

Obezite Hesaplama

Aşağıdaki vücut kitle endeksi cetveli yardımıyla obezite hesaplama yapabilirsiniz.

obezite hesaplama

  • 0-19.9: Zayıf
  • 20-24.9: Normal
  • 25-29.9: Fazla kilolu
  • 30-39.9: Obez
  • 40 ve üzeri: Aşırı obez

Obezite Nedenleri

Aşırı iştahlı olan ve bol kalorili besinler ile beslenen insanların, mideleri düşünülenin aksine normal kilodaki insanlarınkinden daha geniş değildir.

Ülkemizde obezite nedenleri arasında başta gelen, hamurlu gıdalara aşırı düşkünlük, her yemekle birlikte ekmek tüketmek ve bol miktarda tatlı tüketimi midenin genişlemesine gerek kalmadan aşırı kalori alımına bağlı vücutta normalin üzerinde yağ dokusu birikmesine yol açar. Başlangıçta bu duruma pek aldırış edilmez ve yıllar içerisinde diyetle kontrol edilemeyecek derecede obezite gelişebilir. Belli bir kilonun üzerine çıkan bu insanlarda yapılan diyetler, uzun süre devam ettirilemez ve yüksek kiloda yapılan spor eklem problemlerine yol açabilir. İşte bu düzeydeki kilolardan kurtulmak için en etkin ve kalıcı yöntem obezite cerrahisi yani mide ameliyatları olacaktır.

Günümüzde bu ameliyatlar, ülkemizde yaygın olarak hemen hemen her ildeki hastanelerde yapılmaktadır. Mide küçültme ameliyatını tercih eden kişi sayısı ise her geçen gün artış göstermektedir.

Bu noktada bu tedaviyi tercih edeceklerin bilmesi gereken en önemli şey, obezite cerrahisi özellikli olması nedeniyle, yetki olarak tüm genel cerrahlar tarafından uygulanabilmesine rağmen, risklerin en aza indirilebilmesi için ihtisas eğitimi esnasında ya da sonrasında ayrı bir eğitim almış cerrahların tercih edilmesi gerekliliğidir.

Ayrıca mide küçültme ameliyatı uygulayan cerrahın sadece bu ameliyatları yapıyor olmasına da dikkat etmek önemlidir. Obezite cerrahisi yapılacak hastane şartlarının da uygunluğu olası riskleri en aza indirecektir.

Obezite Hangi Hastalıklara Neden Oluyor

Vücudumuzdaki yağ oranının normalin çok üzerine çıkması, birçok yaşamsal fonksiyonu kötü anlamda etkilemeye başlar. Hormonal dengeler bozulmaya, dolaşım,solunum ve iskelet sistemi zorlanmaya başlar.

Bu şekilde obezitenin yol açtığı sorunlar önlem alınmadıkça yıllar içerisinde artarak devam eder. İskelet sistemi ile başlayacak olursak, obezite öncelikle yük dengesini bozduğu için vücudun duruş pozisyonu değişiyor.

Buna bağlı olarak lumbal lordoz (bel oyuntusu) düzleşiyor. Bu, karşımıza bel, boyun ve diz ağrılarının artması, kalça ekleminin ve diz ekleminin zarar görmesini de içerisine alan ortopedik bozukluklar olarak geliyor.

Sadece vücuda binen yükün artmasıyla kişinin daha hareketsiz bir yaşam biçimi yaşamaya başlaması bile sorunun daha da ileri gitmesine neden olur.

obezite nedir

Hormonal değişimlere bağlı kadınlarda polikistik over hastalığı görülebilir. Obezite hangi hastalıklara neden olur sorusuna yanıt verirken metabolik hastalıkları da unutmamak gerekir. Kalp ve dolaşım sisteminin artan yükü, yüksek tansiyon görülme sıklığını artırır.

Obezite kandaki yağların artmasına sebep olarak damarlarda tıkanıklık oluşma ihtimalini yükseltir. Bu tıkanıklıklar kalp ve beyinde olduğunda enfarktüse, yani o damarın beslediği bölümdeki dokunun kanlanmamasına oksijensiz kalmasına sebep olur.

Halk arasındaki isimleriyle kalp krizi ve inme( felç) meydana gelir.

Yine benzer şkilde boyun ve yutak çevresindeki yağ dokusunun artmasına bağlı olarak geceleri nefes durması (Uyku apnesi) atakları yaşanabilir. Bu da kişinin gündüz uyuklamasına yol açarak iş performansını bozar.

Obezite kişinin psikolojisi üzerinde de önemli etkilere sebep olmaktadır. Kişinin kendisini zayıf bireyler yanında dışlanmış hissetmesi, karşı cinsin ilgisini çok daha az çekmesi ve yalnızlık. Bunlar kişiyi psikolojik rahatsızlıklara karşı da oldukça zayıf hale getirmektedir.

Obezite hiçbir zaman tek başına bir sorun olarak değerlendirilmemeli,  aksine beraberinde getirdiği yandaş sağlık sorunları ile birlikte çok ciddi sonuçlara yol açabileceği hep akılda tutulmalıdır. Tüm bu sorunlardan uzak durabilmek obeziteden kutulabilmek için yaşam biçimi değişikliği nerede ise şarttır.

Obezitenin gelişmesini engellemek için hangi önlemler alınmalıdır?

Olası obezite problemini engellemek için, ilk alınması gereken önlem, diyetisyen eşliğinde beslenme programı ve spor ile sağlıklı kiloda kalmaya çalışmaktır.

Aşırı yağlı, şekerli ve unlu gıdalar yerine, taze sebze, yağsız hayvansal protein ve meyve ağırlıklı dengeli beslenen insanlarda obezite gelişme riski azalır.

Besinleri yeterince çiğneyerek tüketmek ve atıştırmalara izin vermeden beslenmek, gereksiz ve sağlıksız yağ birikimini engellemek için çok önemlidir.

Endokrinoloji uzmanı ve diyetisyene ilk başvurulduğu anda yapılan tahliller neticesinde, vücutta biriken kilonun herhangi bir hastalıktan mı, yoksa yanlış besleme sonucumu oluştuğu kesinlik kazanacaktır. Yanlış beslenme sonucu oluşan fazla kilolar, doğru beslenerek zaman içinde verilebilir.

Diyetin beraberinde düzenli spor yapılmalıdır. Spor salonuna gitme imkânı olmayanların, her gün bir saat tempolu yürüyüş yapması önerilmektedir. Düzenli yapılan sporla beraber düşük kalorili besinlerin tüketilesi kilo vermeye yardımcı olacaktır. Diyetisyenin verdiği diyet programına yeterli süre uyulmasına rağmen verilemeyen ya da verilip tekrar geri alınan kilolar için mide küçültme ameliyatlarına karar verilebilir.

Источник: http://saglikloji.com/obezite-nedir-nedenleri-obezite-hesaplama/

Obezite Nedir? | Obezite Hakkında Bilgiler

Obezite Nedir?

Obezite, günümüzde artık sıklıkla duyduğumuz bir kelime. Bu kadar sık duyulmasının nedeni, obez bireylerdeki endişe veren artış oranı. Üstelik obez olma yaşı da günden günde düşüyor. Peki bireyi obeziteye iten nedenler nedir?

Obezite genellikle; yüksek oranlarda kalorili beslenme düzeniyle yaşayan, fiziksel etkinliğin ya da egzersiz yapmanın az olduğu kişilerde görülmektedir. Fazla kalori alımı sonucunda vücutta biriken fazla enerji depolanamaz ve yağa dönüştürülür.

Yağdaki artış ise obeziteyi beraberinde getirir.

Dengesiz beslenme ve egzersiz yapmama dışında; genetik olarak yatkın olma, hormonal bozukluklar, psikolojik sorunlar ve sonrasında kullanılan antipsikotik ilaçlar da obeziteyi tetikleyen sebepler arasındadır.

Obezite ile birlikte kişinin hayatına birçok yan hastalık da girer. Bunların başında; tip 2 diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, karaciğer yağlanması, uyku apnesi, kalp rahatsızlıkları ve bazı kanser türleri bulunmaktadır. Peki obez olup olmadığımızı nasıl anlarız?

Obezite nasıl saptanır?

Obez olup olmadığınızı belirlemek için kilonuzu, boyunuzun karesine bölmek gerekir (kg/m²). Ortaya çıkan değere Vücut Kitle İndeksi (İ) adı verilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü’nün vermiş olduğu referans aralıklarına göre;

İ18.5 kg altındakiler zayıf18.5 – 24.9 kg arasındakiler normal kilolu25 – 29.9 kg arasındakiler fazla kilolu30 – 34.9 kg arasındakiler I. derece obez35 – 39.9 kg arasındakiler II. derece obez

40 kg üzerindekiler ise III. derece morbid obez olarak adlandırılır.

İ’nin yanında, bel ve kalça çevresinin ölçülmesi de obezite hakkında bilgiler vermektedir. Erkeklerin bel çevresinin 102 cm’den, kadınların ise 88 cm’den büyük olması, riskli bir döneme girildiğinin göstergesidir.

Elbette bu yöntemler tek başına vücuttaki yağ oranının net bir şekilde bilinmesini sağlamaz. Yağ artışının yanında, yağın hangi bölgede biriktiği de önemlidir. Sadece göbek bölgesinde biriken yağ oldukça tehlidir.

Dışarıdan zayıf görünen bir bireyde de fazla yağlanma söz konusu olabilir. Günümüzde bu tarz insanlar için “dıştan zayıf, içten şişman” terimi kullanılmaktadır.

Yani fazla yağların sağlığınızı tehdit edip etmediğini anlamak için İ ve bel-kalça çevresinin ölçümü dışında farklı tetkikler de yapılması gerekebilir. Fakat pratikliği açısından en çok kullanılan yöntem bu ikisidir.

Obezite’nin yol açtığı rahatsızlıklar nelerdir ?

Obezite birçok hastalığın hayatınıza girmesinde neden olur.

Bunların başında tip 2 diyabet, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, kan yağlarının yüksekliği, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, bazı kanser türleri ve elbette ruhsal sorunlar gelmektedir.

Zamanla eklem rahatsızlıkları, felç gibi durumlarla da karşılaşılabilir. Tüm bunlar bireyin toplumla olan bağını zayıflatarak sosyolojik bir uyumsuzluğu da tetiklemektedir.

Obezite’nin tedavi yöntemleri nelerdir ?

Obezite’nin tedavisinde genellikle diyet ve fiziksel aktivite ilk uygulanan yöntemlerdir. Bunlarla birlikte gerektiği durumlarda ilaç tedavisine de gidilebilir. En son çare olarak uygulanan ve günümüzde en etkili çözümü sunan yöntem ise cerrahidir.

İlk etapta uygulanacak diyet ve egzersiz kişiye özgü olarak belirlenmelidir. Uygulanacak egzersiz faaliyetlerinde hastanın yaşı, eşlik eden kronik rahatsızlıklar ve semptomları dikkate alınmalıdır. Aynı zamanda hastanın kilosu da belirleyici bir etkendir. Obez hastalar genellikle hemen kilo vermek isterler; ancak hedefler gerçekçi bir bakış açısıyla konulmalıdır.

Yapılan araştırmalar kilo vermeyi amaçlayan her 100 obez hastadan sadece birinin bunun başardığını göstermiştir. Bunun yanında eğer ilaç da almanız gerekliyse; bunu mutlaka doktor kontrolünde yapmanız gereklidir. İlaç alımı ile birlikte diyet ve egzersizi de birlikte yürütmeli ve kontrollerinize aksatmadan gitmeniz gerekmektedir.

Uygulanan bütün yöntemler başarısız olmuş ise cerrahi yöntem devreye girmektedir.

Obezite Ameliyatı nedir ?

Obezite ameliyatı günümüzde obezite’nin çözümü için sunulan en etkili yöntemdir. Hastanın durumuna göre belirlenen ve uygulanan birçok farklı teknik bulunmaktadır. Mide kelepçesi, tüp mide, mide katlama gibi yöntemler “kısıtlayıcı” yöntemlerdir. Bu ameliyatlarda hastanın mide hacmi küçültülür.

Mide kelepçesi yöntemi yan etkileri nedeniyle son yıllarda daha az uygulanan bir teknik haline gelmiştir. Bunlar dışında biliopankreatik diversiyon, SADI ve duodenal switch adında, emilim bozukluğunu da düzeltmeyi amaçlayan yöntemler bulunmaktadır.

Bu iki yöntemin kombine şekilde uygulandığı ameliyatlar ise mini gastrik bypass (MGB) Gastrik Bypass, ileal transpozisyon ve transit bipartisyon yöntemleridir. Bu yöntemlerde bağırsakların bir kısmı devre dışı bırakılır. Emilim bozukluğu sorunu olmayan bu uygulamalarda, hastalar dışarıdan hiçbir takviye almadan hayatlarına devam edebilirler.

Obezite ameliyatında bütün yöntemler kapalı olarak, yani laparoskopik şekilde yapılmaktadır. Bu nedenle hastalar kısa sürede taburcu olurlar ve günlük yaşamlarına dönerler.

Obezite Ameliyatı kimlere uygulanabilir ?

Obezite ameliyatı diğer bütün tedavi yöntemlerini denemesine rağmen kilo veremeyen, kilo verse bile kısa süre sonra tekrar alan bireylere uygulanır. Aynı zamanda vücut kitle indeksi (İ) 40’ın üzerinde olması gereklidir.

Elbette İ 35-40 arasında bulunan ve fazla kiloya bağlı şeker hastalığı, yüksek kolesterol, hipertansiyon gibi hastalıkları bulunan kişilere de uygulanabilmektedir. Bu noktada hasta seçimi çok önemlidir.

Hekimlerin başvuruda bulunan hastaların durumlarını çok iyi analiz etmeleri ve uygulanacak tekniği buna göre belirlemeleri gerekmektedir. Aksi takdirde revizyon ameliyatı ihtiyacı gündeme gelebilir.

www.ulusalobeziteveritabani.com

Источник: https://www.ulusalobeziteveritabani.com/obezite-nedir/

Obezite Nedir? Obezite Belirtileri, Nedenleri ve Tedavisi

Obezite Nedir?

Obezite vücuttaki yağ dokusunun aşırı fazlalaşmasıyla ortaya çıkan, bunun sonucunda kişinin sağlık problemlerine ve hastalıklara yakalanma riskinin artmasına sebep olan komp bir rahatsızlıktır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından, Vücut Kitle İndeksi (İ) 30’un üzerinde olan kişiler “obez” olarak kabul edilirler.

Günümüzde obezite çocuklardan yaşlılara kadar herkeste görülmektedir ve obezite hastalarının sayıları her geçen gün artmaktadır. Teknolojinin ilerlemesi, iş yoğunluğunun ve stresin artması, beslenme alışkanlıklarının değişmesi gibi birçok neden toplumdaki obez kişilerin sayılarının artmasına neden olmaktadır. 

Kişinin tıbben obez olup olmadığının belirlenmesi adına çeşitli hesaplama yöntemleri kullanılsa da, vücuttaki yağ oranının ölçümünde en yaygın olarak kullanılan belirleme yöntemi “Vücut Kitle Endeksi” dir. Vücut kitle endeksini hesaplamak için kişinin kilosunun, boyunun karesine bölünmesi gerekir. Bu işlemden çıkan sonuç kişinin kilosunun tıbben ne anlama geldiği konusunda bilgi vermektedir.

Obezite problemi olan kişilerde vücut kitle endeksi 30’un üzerindedir.

Vücut kitle endeksi 30’un üzerinde olan yani obez kişilerde; vücuttaki yağ oranı kişilerin sağlığını tehye sokacak niteliktedir ve gerekli önlemlerin acil olarak alınması çok önemlidir.

Obezite tedavi edilmezse ve kişi fazla yağlardan kurtulamazsa kalp damar hastalıkları, uyku apnesi, felç, eklem ve kemik hastalıkları, diyabet, kanser ve diğer kronik hastalıklar gibi sağlığı olumsuz yönde etkileyen sonuçlar ortaya çıkabilir. 

Obezite Belirtileri

Kilo alma süreci genellikle bir anda gerçekleşmez. Kişiler zaman içerisinde kilo alsalar da kilo aldıklarını fark etmeleri zor olabilir; fark ettikleri zaman ise obezite sınırına yaklaşmış olabilirler. Obeziteye doğru adım adım ilerlendiğinin bazı belirtileri şunlardır; 

  • Eski kıyafetler dar gelmeye başlamış ve kişinin bu kıyafetler içindeki rahatlık hissi azalmışsa,
  • Tartıda çıkan rakam her geçen gün artıyorsa,
  • Bel bölgesinin çevresi git gide yağlanıyorsa,
  • Vücut kitle indeksi hesaplama sonuçları 30’a yaklaşıyorsa,
  • Az efor harcandığında dahi yorgunluk hissediliyorsa,
  • Aşırı terleme başladıysa,
  • Nefes alıp vermekte zorluk yaşanıyorsa,
  • Sabahları baş ağrısı oluyorsa

kişiler obez olma yolunda hızla ilerliyorlardır veya çoktan obez olmuşlardır.

Obezite Nedenleri

Kalori alımı ve enerji harcama arasındaki denge kişinin kilosunu belirler. Eğer kişi yaktığı kalori miktarından fazla kalori alıyorsa kilo artışı; kişi yaktığı kaloriden az kalori alıyorsa kilo kaybı yaşanır. Bu sebeple obezitenin en temel sebebi fazla kalori alımı ve hareketsizliktir. Bu sebepler haricinde obeziteye sebep olan farklı unsurlar da bulunmaktadır. 

Yanlış Beslenme: Fazla yağlı, fazla şekerli, fazla tuzlu gıdalar tüketen kişilerin obezite hastası olma olasılığı sağlıklı beslenen kişilere göre oldukça fazladır. Yapılan araştırmalara göre hazır gıda tüketimi ile obezite arasında doğrusal bağlantı olduğu bilinmektedir. 

Genetik Faktörler: Ailesinde obezite hastalığı olan kişilerin genetik olarak bu hastalığa yakalanma riskleri daha yüksektir.

  Genetik özellikler, vücudun yağ depolama mekanizmasında görevli olan hormonların salınım miktarlarını ve etkinliğini belirlediği için obezite hastalığının oluşumunda da belirleyici olabilmektedir.

Örneğin, tokluk hissini veren leptin hormonunun yeterince salgılanamadığı durumlarda kişi kilo almaya daha yatkındır. 

Aşırı Beslenme: Özellikle yağ içeren gıdalar çok tüketiliyorsa kişinin obez olma olasılığı yüksektir. Yağ ve şeker oranı yüksek gıdalar kalori bakımından çok yüksektir ve kilo alınmasına sebep olur. 

Karbonhidrat Ağırlıklı Beslenme: Karbonhidratlar, kandaki şeker oranını ve insülin salınımını arttırırlar. İnsülin salınımın artması durumunda yağ hücrelerinin oluşumu da artmaktadır. 

Hareketsizlik: Hareket düzeyi düşük olan kişiler, hareketli kişilere oranla daha az kalori yakarlar. Yakılan kalorinin alınan kaloriden az olması durumunda ise kilo almak kaçınılmazdır. 

İlaçlar: Kişinin kullandığı bazı kimyasal ilaçlar kilo alımına sebep olabilir. Bazı antidepresanlar, diyabet ilaçları, hormon ilaçları, tansiyon ilaçları iştahı arttırabilir ve dikkat edilmediği takdirde kilo alınmasına sebep olabilir. 

Psikolojik Faktörler: Bazı kişiler, duygu yoğunluklarına göre beslenme eğilimindedir. Can sıkıntısı, mutsuzluk, stres veya öfke gibi duygu yoğunlukları yaşandığı sırada normalden çok fazla gıda tüketirler ve böylece kilo alırlar. 

Hastalıklar: İnsülin direnci, tiroit hastalıkları, polikistik over sendromu, hipotalamus bozuklukları, hipofiz bezi hastalıkları ve uyku apnesi gibi hastalıklar da obeziteye sebep olmaktadır. 

Obezite Tedavisi

Kilo verilmesi için sayısız öneriler vardır ancak bunlardan çoğu maalesef özellikle obez hastaları için etkisizdir. Obezite tedavisinde bilinenin aksine tek yöntem cerrahi metotlar değildir; davranış değişikliği tedavisi, egzersiz tedavisi, beslenme tedavisi, ilaç tedavisi de obezite ile mücadelede başvurulan tedavi yöntemleri arasında yer almaktadır.

Obezite hastalığı ile mücadelede kullanılan yöntemlerden ziyade kişinin bilinçlenmesi ve kararlı olması en önemli noktadır.

Kişinin sağlığının kötüye gittiğini ve bu gidişatı durdurması gerektiğini anlaması şarttır. Hiçbir tedavi yöntemi tek başına verimli değildir.

Kişinin bilinçlenmesi ve hayat tarzını değiştirmeye çalışması ise kilo verme sürecini daha zahmetsiz ve daha verimli hale getirecektir. 

  • Beslenme Tedavisi: Alınan kalori miktarını azaltmak ve yeme alışkanlıklarını değiştirmek obeziteyle mücadelenin en önemli adımıdır. Kişiye ve kişinin sağlık durumuna özel uygulanan diyetlerle başlangıçta kilo kaybı hızla görülür, fakat zamanla yavaşlar. Kilo kaybının yavaşladığı bu dönemde kişinin sabırlı ve kararlı olması; diyeti bırakmaması gerekir. Günlük alınan kalorilerin azaltılması, tüketilen gıdaların ve içeceklerin kalorilerinin hesaplanması, bol kalorili yiyeceklerin yerine sebze, meyve gibi sağlıklı besinlerin tüketilmesi kısaca sağlıklı gıda seçimlerinin yapılması bu tedavinin verimliliğini arttıracaktır.
  • Egzersiz Tedavisi: Fiziksel aktiviteleri arttırmak obezite tedavisinin temel unsurlarından biridir. Sadece yürüyerek dahi kişiler formlarını koruyabilirler. Obez hastalarının egzersiz tedavisinde dikkat edilmesi gereken önemli hususlar vardır. Eğer hastanın sağlık durumu yeterince iyi değilse ve hayati fonksiyonlara sahip organları işlevlerini kaybetmişse egzersiz seviyesinin doğru belirlenmesi gerekmektedir. Aşırı kilo durumu varsa düşük dozda egzersizler yapılmalı ve aşırı yük binen organları hasara uğramadan egzersiz seviyesi adım adım arttırılmalıdır.
  • Davranış Değişikliği Tedavisi: Bu tedavi ile ulaşılmak istenen amaç kişinin yaşam tarzını değiştirmektir. Kişinin neden yemek yediği, ne zamanlarda daha fazla yemek yemeğe ihtiyaç duyduğu gibi konular doğrultusunda kişi bilinçlendirilerek doğru davranışların sergilenmesi, kişinin kilo alırken yaptığı yanlışlıkların düzeltilmesi hedeflenir. Gerekirse aynı problemden yakınan kişilerle bir araya getirilir ve kilo vermenin zorluklarını herkesin yaşadığı kişiye gösterilir. Bu tedavi kilo vermenin kalıcı olması adına da oldukça önemlidir. Hastanın kendisini gözleme, kontrol etme, yeni davranışlar geliştirmesi, kendini ödüllendirmesi gibi adımlar bu tedavide kullanılmaktadır.
  • İlaç Tedavisi: Kilo kaybetmek için sağlıklı bir diyet uygulanmalı ve düzenli bir egzersiz programı takip edilmelidir. Ancak bazı durumlarda ilaç tedavisi kilo verme sürecini destekleyebilir. İlaç tedavisi kişinin kilo vermesini tek başına sağlayamaz sadece kilo verme sürecini düzenler veya hızlandırır. Kişinin sağlık geçmişi, olası yan etkiler düşünülerek doktor tarafından hastaya bazı ilaçlar verilebilir. Doktor kontrolü olmadan kilo verdirdiği iddia edilen ilaçların tüketilmemesi gerekir, aksi etki edip kilo artışının gözlendiği durumlar da vardır.
  • Cerrahi Tedavi: Obeziteyle mücadelede tüm yöntemler denenmiş ve başarı sağlanamamışsa, genellikle son çare olarak cerrahi müdahaleye başvurulur. Cerrahi müdahaleler iki farklı amaçla uygulanmaktadır. Bariatrik cerrahide amaç besinlerin sindirim emilimlerini azaltmaktadır. Bariatrik cerrahide gastrik bantlama, bypass, gastrik balon, mide küçültme ameliyatı gibi yöntemler kullanılır. Rekonstrüktif cerrahi daha çok estetik amaçlarla yapılır ve vücuttaki yağ azalır. Ancak hasta obezite hastalığını ve kilo verme sürecini yaşam tarzı haline getirememişse tekrar eski kilosuna geri dönebilir. 

Obeziteyi Önleyecek Tavsiyeler

  • Sağlıklı bir beslenme programı belirleyin; yediklerinizin kalorilerine dikkat edin ve gün içerisinde yaktığınızdan fazla kalori tüketmemeye özen gösterin.
  • Porsiyonlara dikkat edin.
  • Hareket etmekten vazgeçmeyin, eğleneceğiniz aktiviteler bulun ve bu aktiviteler sırasında hareket etmeye özen gösterin. Gerekirse hobilerinizi değiştirin kapalı mekanda oturmanıza engel olacak ve sizi eğlendirecek yeni şeyler deneyin.
  • Televizyon izlediğiniz ve bilgisayar başında olduğunuz kısacası ekran karşısında geçirdiğiniz zamanı kısıtlayın. Ekran karşısında hareketsiz kalmaktansa dışarıda vakit geçirmeye çalışın; özellikle akşam saatlerinde yemek yedikten sonra, kalori yakma sürecinizin hızlanması adına yürüyüş yapın ve rutininizin dışına çıkın.
  • Tartıya çıkmaktan çekinmeyin, tartılmaktan korkmaya başladığınız anda yolunda gitmeyen bir şeyler var demektir. Kilonuzu kontrol altında tutmak için zaman zaman tartılmalı ve vücut kitle indeksinizi hesaplamalısınız.
  • Bol ve geniş kıyafetleri giymeyi seviyor olabilirsiniz ancak mutlaka dar ve elastik olmayan kıyafetleri de dolabınızda bulundurun. Kıyafetleriniz bol olduğunda içinde rahat hissedersiniz ve kilo aldığınızı anlamanızı sağlayacak rahatsızlık hissi yaşamazsınız.
  • Su için. Uzmanların görüşlerine göre günde en az 1,5 lt su içmek hem vücudun genel sağlığı açısından hem de metabolizmayı hızlandırıp kilo vermeyi desteklediğinden oldukça önemlidir.
  • Evinizde abur cubur bulundurmayın, buzdolabının önünde çok vakit geçirmeyin.

Источник: https://www.safahastanesi.com.tr/saglik-kosesi/Obezite-Nedir-Obezite-Belirtileri-Nedenleri-ve-Tedavisi

Obezite Nedir? Obezite Nedenleri, Tedavisi ve Obezite Diyeti

Obezite Nedir?

Bu yazımda, Obezite Nedir, Obezite Nedenleri Nelerdir, Obezite Tedavisi Nasıl Olur tüm bu soruların cevabını ayrıntılı bir şekilde bulabilirsiniz. Ayrıca, örnek Obezite Diyeti Listesini yazının sonunda bulabilirsiniz. Sorularınızı aşağıya yorum olarak bırakabilirsiniz.

Obezite Testi Nasıl Yapılır?

Obezitenin tanısı vücuttaki yağ yüzdesine bakılarak konulabilir. Sağlıklı bireylerde kadınların vücut ağırlığının %20-25’ini; erkeklerin ise %15-18’ini yağ dokusu oluşturmaktadır. Bu yağ yüzdelerinin kadınlarda %25’in; erkeklerde %30’un üstüne çıkması obezitenin göstergesidir. Beden kitle indeksi de obezitenin en önemli belirtilerinden biridir.

Kilogram cinsinden vücut ağırlığının, boyun metre cinsinden karesine bölünmesi (kg/m2) beden kitle indeksini verir. Beden kitle indeksinin 25’in üzerinde olması şişman; 30 ve üzerinde olması obez olarak tanımlanır. 2016 yılının verilere göre 18 yaş ve üzerindeki dünya nüfusunun %39’u aşırı kilolu, %13’ünün obez bireylerden oluşmaktadır.

  Yine 2016 yılının verilerine göre 5-19 yaş aralığındaki 340 milyon çocuk; 5 yaşın altındaki 41 milyon çocuk fazla kilolu veya obez kategorisine girmektedir.

Obezitenin hızla arttığı ve günümüzün en önemli sağlık problemlerinden biri olduğu bu dönemde vücut ağırlığı kontrollerinin yapılması, beden kitle indeksinin ölçülmesi ve yağ yüzdelerinin normal aralıklarda tutulması hem çocukluk hem de yetişkinlik dönemindeki vücut sağlığı için önemlidir. Vücut kitle indeksi hesaplama için tıklayın.

Obezite Nedenleri Nelerdir?

Obezitenin oluşması çocukluk döneminden itibaren gerçekleşebilir.

Çocukluk çağındaki yeme alışkanlıkları, tüketilen besinlerin çeşitleri ve beslenme düzeni yetişkinlik dönemindeki besin tüketimi ve beslenme düzenin temellerini oluşturur.

Çağımızda teknolojinin hızla gelişmesi, yaşam şartlarının farklılaşması, zaman yetersizliği gibi birçok etmen beslenme düzeninde etkilidir. Obezite nedenleri arasında en önemli olanlar:

1. Neden: Fazla kalorili beslenmek

Obezite nedenleri arasında fazla kalorili beslenmek ilk sırada yer almaktadır. Gün içerisinde tüketilen besinlerin toplam kalorileri önceki nesiller ile kıyaslandığında günümüzde artmış durumdadır.

Amerika’da yapılan bir araştırmaya göre kadınların 1971 yılında günden ortalama 1540 kalori aldıkları; 2014 yılında ise bu sayının 1870 kaloriye çıktığı görülmüştür.

Erkeklerin ise 1971 yılında 2450 kalori olan günlük beslenmeleri 2014 yılında 2600 kaloriye çıkmıştır.

Bu duruma etken olarak ev yemeklerinin tüketim sıklığının azalması, hazır gıdaların daha fazla tercih edilmesi, kalorisi ve şeker içeriği yüksek içeceklerin tüketiminin fazla olması, fast-food tarzı besinlerin daha çok tercih edilmesi günlük alınan kalorinin de artmasına neden olur. Tüketilen yağ çeşitleri, yemeklerin hazırlanma yöntemleri, özellikle çocukların tv ve internet ortamlarında gösterilen reklamlar ile abur cubur olarak adlandırılan besinleri tüketmelerine teşvik edilmesi yüksek kalorili beslenmenin nedenleri arasında gösterilebilir.

2. Neden: Hareketsiz yaşam

Obezite nedenleri arasında ikinci sırada hareketsiz yaşam tarzı yer almaktadır.

Fiziksel aktivitenin azlığı, masa başı çalışma ortamları, düzenli spor yapılmaması, metro ve otobüs gibi araçların tercih edilip yürüyüşün ihmal edilmesi günlük alınan enerjinin harcanamamasına ve fazla kalorinin vücutta yağa dönüşerek kilo artışının oluşmasına neden olur. Çocukluk çağında televizyon, bilgisayar, tablet ve telefon başında uzun süre vakit geçirilmesinin bu dönemlerde ve ilerleyen yaşlarda obezitenin gelişmesinde etkileri büyüktür.

3. Neden: Yetersiz uyku saati

Obezite nedenleri arasında üçüncü sırada yetersiz uyku ve uyku düzeni bozuklukları yer almaktadır. Yapılan araştırmalarda yetersiz uykunun obezite görülme riskini 2 kat artırdığı bulunmuştur. Uyku düzeni vücuttan salgılanan hormon seviyelerini de etkiler.

Uykusuzluk iştah metabolizmasını etkileyerek obezitenin oluşumunda etkili olur. Beyine tok hissini gönderen leptin hormonu uykusuzluk durumunda daha az salgılanır ve bu durum iştah artışına neden olur. Günde ortalama 6-7 saat uyumanın yeterli olacağı belirtilmektedir.

5 saatten az, 11 saatten fazla da uyunmaması gerektiği belirtilir.

4. Neden: Obezite geni

Obezite nedenleri arasında dördüncü sırada genetik faktörler yer alır. Aşırı yemek yeme ile FTO adı verilen gen arasında bağlantının olabileceğini gösteren çalışmalar mevcuttur.

FTO geninin bulunduğu ergenlerde %20-30 oranında daha fazla yemek yeme ve obezite durumunun oluştuğu görülmüştür. Aynı zamanda tokluk hissinin de bu kişilerde daha geç oluştuğu saptanmıştır.

Günümüzde FTO geninin etkileri konusunda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Obezite Tedavisi Nasıl Olur?

Günümüzde obezite tedavisi için birçok yöntem vardır. Diyet tedavisi, davranış değişikliği tedavisi, obezite cerrahisi ve kullanılan ilaçlar ile zayıflama bu yöntemlerin en sık tercih edilenleridir.

1. Diyet ile zayıflama

Obezite tedavisi için birinci sırada en doğal ve olması gereken yöntem sağlıklı obezite diyeti programları ile zayıflamaktır.

Doğru bir diyet programı ile zayıflama kilo vermede en sık tercih edilen ve sağlıklı olan yöntemdir.

Obezite diyeti planlarının protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral kaynaklarını yeteri kadar içermeleri hem vücut sağlığı için hem de vücuttaki fazla yağların yakımı için önemlidir.

Yeterli besin ögelerinin tüketilmesi kalıcı kilo kaybı için önemli unsurdur. Kısa süreli uygulanan meyve veya sebze sularından oluşan detoks planları da zayıflamada etkili olabilir.

Ancak vücut sağlığının korunması ve kilo kaybının kalıcı olması için bu detoks planlarının kaç gün uygulandığına dikkat edilmelidir.

Bütün öğünlerde sıvı detoks içecek içeren detoks planlarının yerine sadece 1 öğünde detoks içeceğin bulunduğu programların uygulanması daha sağlıklıdır.

2. Davranış değişikliği tedavisi

Obezite tedavisi yöntemlerinde ikinci sırada davranış değişikliği yapmak yer almaktadır. Davranış değişikliği tedavinin kalıcı olmasında en önemli unsurlardan biridir.

Kişinin yaşam tarzının değişmesi, fazla yemek yeme eğiliminin nedenlerinin belirlenmesi ve yanlış olan bu alışkanlıklarının değişmesi amaçlanır. Yanlış beslenme alışkanlıklarının değişmesi kaybedilen kiloların geri alınmamasını sağlar.

Aynı zamanda kişinin kendini gözlemleme imkanı olur ve tüketilen besinlere daha fazla özen gösterilir. Sıkı bir obezite diyeti programı uygulamak yerine beslenme ve alışkanlıkların değişmesidir.

3. Obezite cerrahi

Obezite tedavisi için üçüncü sırada cerrahi yöntem vardır. Cerrahi yöntem günümüzde çok yaygın bir şekilde tercih edilmeye başlamıştır. Bu yöntem obezite tedavisi için çeşitli obezite diyeti planları uygulandıktan ve sonuç alınamadıktan sonra son çare olarak tercih edilmelidir.

Olumlu sonuçlarının olabileceği kadar yan etkilerinin de olabileceği ve organlarda çeşitli semptomların oluşabileceği unutulmamalıdır. Gastrik bantlama, bypass, gastrik balon ve mide küçültme bariatrik cerrahi yöntemleri arasındadır ve besinlerin emilimini azaltmaya yönelik uygulanır. Vücut yağlarının alınması için çoğunlukla estetik amaçlı uygulanan bir yöntemdir.

Bu yöntemler uygulandıktan sonra beslenme düzeni değişmiyor ise kaybedilen kiloların kısa sürede geri alınma ihtimali yüksektir.

4. İlaç tedavisi

Obezite tedavisi için dördüncü sırada ilaç tedavisi yer almaktadır. Sosyal medyanın kullanımının yaygınlaşmasının ve bilgiye kolay ulaşımın faydaları olduğu kadar zararları da olabilmektedir. Bu durumun en belirgin örneği zayıflama hapları ve zayıflama çayları adı altında satılan ürünlerin kullanımının artmasıdır.

En doğru ve sağlıklı kilo verme yöntemi yanlış beslenme alışkanlıklarının değişmesidir ve uygun obezite diyeti planlarının uygulanmasıdır. Bilinçsizce kullanılan çaylar ve ilaçlar başta böbrekler olmak üzere birçok organa zarar verebilir. Çarpıntı, kalp krizi, yüksek tansiyon gibi olumsuz sağlık sorunları görülebilir.

Bu sağlık sorunları ölümle de sonuçlanabilir.

Obezite Hastaları Nasıl Zayıflar?

Zayıflama yönteminin en sağlıklı ve kalıcı olanı doğru beslenme planının ve kişiye özel obezite diyeti uygulanmasıdır.

Uygulanan obezite diyeti planının yanında düzenli egzersiz yapılması ve su tüketimin ihmal edilmemesi gerekir. Bu unsurların hepsi birlikte gerçekleştiğinde fazla olan yağ miktarı düşebilir.

Kilo kaybının olması için beslenme alışkanlıklarının ve davranış değişikliklerinin değişmesi gerekir.

  • Aşırı yağlı, baharatlı, dondurulmuş, salamura, kızartma türünde hazırlanmış ve fast-food tarzında olan besinlerin tüketilmemesi gerekir.
  • Sebze yemekleri zeytinyağı ile; etli veya tavuklu yemekler yağ ilave edilmeden kendi yağında pişirilmelidir.
  • Et, tavuk, balık gibi protein kaynakları pişirilirken kızartma yöntemi yerine ızgara, fırında veya buğulama yöntemleri tercih edilmelidir. Pastırma, sucuk, salam, sosis gibi şarküteri ürünlerin tüketiminden uzak durulmalıdır.
  • Omega-3 kaynağı olan aynı zamanda tokluk hissi veren ceviz, badem, fındık gibi kabuklu kuruyemişler ara öğünlerde tüketilebilir. Ancak bu besinler fazla tüketildiğinde yüksek kalori içerdiğinden porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir.
  • Kabızlık gibi sindirim sorunlarının yaşanmaması ve kilo kaybının sekteye uğramaması için yeterli miktarda su içilmeli ve zeytinyağı, ayçicekyağı, fındık yağı gibi yağ kaynağı besinler tüketilmelidir.
  • Mevsim yeşilliklerinden oluşan salatalar öğlen ve akşam öğünlerinde bulunmalıdır. Bu salatalara 1 yemek kaşığı kadar zeytinyağı ve taze sıkılmış limon suyu eklenebilir.
  • Su tüketimi gün içindeki tokluk hissi için önemlidir. Yetersiz su içildiğinde vücut bu durumu açlık olarak algılar ve fazla besin tüketimine neden olur. Bu yüzden günde ortalama 8-10 bardak su mutlaka içilmelidir.
  • Metabolizmanın hızlanması ve ödem atımının sağlanması için ortalama 1 litre suyun içerisine çubuk tarçın, limon, maydanoz, taze nane, karanfil gibi besinler eklenebilir.
  • Tokluk hissinin uzun sürmesi ve kan şekerinin erken düşmemesi için beyaz ekmek yerine B grubu vitaminlerinden zengin olan tam buğday, çavdar ve kepek ekmeği gibi esmer ekmek çeşitlerinden tüketilmelidir.
  • İnsülin direnci veya diyabette görülen kan şekerindeki dengesizlikler süte, yoğurda veya taze meyvelere toz tarçın eklenerek düzeltilmeye çalışılabilir.
  • Diyette hazır veya taze sıkılmış meyve sularının yerine meyvenin kendisi tüketilmelidir. 1 su bardağı meyve suyunun kalorisi 1 porsiyon meyveden ortalama 2-3 kaç daha yüksektir. Kalori kontrolünün yapılabilmesi ve posa kaynağı besinlerin alınabilmesi için meyve suları yerine meyvenin kendisi tüketilmelidir.

Peki, obezite diyeti nedir ve nasıl olmalıdır !

Obezite Diyeti Nasıl Olmalıdır?

Obezite diyeti için hastalarının tedavi aşamasında kan tahlili sonuçlarına mutlaka bakılmalıdır. Bu kan değerlerine uygun bir zayıflama diyeti uygulanmalıdır. Diyabet, tiroid hastalıkları, PCOS, demir eksikliği, yüksek kolesterol gibi sağlık sorunlarının kendilerine özgü beslenme düzenleri vardır.

Tüketilmesi ve tüketilmemesi gereken besin çeşitleri bulunabilir. Her bireyin tükettiği besin çeşidi, beslenme alışkanlıkları ve öğün sayısı farklılık gösterir. Diyetin sürdürülebilir olması için bu özelliklere uygun bir beslenme planı hazırlanmalıdır. Hazırlanan diyet planın mutlaka kişiye özgü olması gerekir.

Doğru sonuçların alınabilmesi için diyet listesi kişinin yaş, boy, cinsiyet, kilo ve fiziksel aktivite düzeyine göre hazırlanmış olmalıdır. Çok düşük ya da yüksek kalorili beslenilmesi metabolizmanın çalışma hızını etkiler ve kilo verme sürecini olumsuz yönde etkileyebilir.

Bu yüzden gün içerisinde alınan toplam kalori kişinin ihtiyacına uygun olmalıdır.

Diyet planları 3 ana, 2 veya 3 ara öğünden oluşabilir. Öğün saatleri ve aralıklarının kişinin beslenme düzenine uygun hazırlanması gerekir. Diyet listesinin içerdiği besin çeşitleri kişinin sağlık durumuna göre farklılık gösterebilir.

Örneğin diyabet veya ünsülin direnci bulunan bireylerin ara öğünlerinde protein ve karbonhidrat kaynakları birlikte tüketilmelidir; Polikistik Over bulunan bireyler metabolizma hızlandırıcı besinleri daha fazla tercih etmelidir; guatr hastalığı bulunan bireyler ise guatrojenik besinlerden uzak durmalıdır.

Farklı sağlık durumuna ve fiziksel özelliklere göre diyet listelerinin de farklılık göstermesi gerektiği unutulmamalıdır.

Ayrıca, bir önceki Gıda intolerans testi nasıl yapılır? Gıda intoleransı nedir? başlıklı yazımızı okuyabilir. Gıda intoleransı testi yaptırmadan önce bilmeniz gereken tüm detaylara ulaşabilirsiniz ve bu konuda ücretsiz bilgi alabilirsiniz.

Источник: https://aysetugbasengel.com/obezite-nedir-obezite-nedenleri-tedavisi-ve-obezite-diyeti/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.