Ofis Çalışanlarına 7 Sağlıklı Beslenme Önerisi

Ofiste çalışanlar için beslenme önerileri

Ofis Çalışanlarına 7 Sağlıklı Beslenme Önerisi

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Gizem Köse, modern yaşamın getirdiği koşulların olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi.Özellikle gün boyunca masa başında çalışıp az hareket eden ofis çalışanlarının bel çevresindeki yağlanmanın kaçınılmaz hale geldiğini ifade eden Dr. Gizem Köse, şöyle konuştu:

Beslenme alışkanlıkları değişti

Fiziksel aktivitenin azalmasına bağlı olarak gerçekleşen bu durumun yanında beslenme alışkanlıkları da son 50 yılda inanılmaz bir değişim geçirdi. Hızlı pişirilen (fast-food), kolay satın alınabilen (paketli besinler) ve bol kalorili içecekler birdenbire hayatımıza girdi. Hayatı hızlı yaşamaya çalışırken yediklerimizi de hızlandırdık. Peki, siz ofiste çalışırken neler yiyorsunuz?

Ofiste ev yemeklerinde yağa dikkat

Öğlen yemeklerinde yapılan tercihler gün içerisinde besin tüketimlerinizi doğrudan etkiler. Bazı ofislerde ev yemekleri ve açık büfeler bulunurken bazılarında dışarıdan besin tüketimi olabiliyor. Öncelikle ilk tercihten gidelim.

Ofiste ev yemeği tüketiminde dikkat edilmesi gereken nokta yemeğin ne kadar yağ içerdiğidir. Pişirim sırasında eklenen yağ sonrasında yemeğin suyuna geçer, bu yüzden ev yemeği var ise yemeğin suyunu tüketmemenizde fayda var.

Eğer dışarıdan sipariş veriyorsanız ya da öğle yemeğinizi dışarıda yiyorsanız en sağlıklı seçimleri yapma şansınız var. Bu şansı iyi kullanın ve kızartmalardan uzak durun!

Sağlıklı atıştırmalık tüketin

Oturarak çalışanların en büyük düşmanı atıştırmalıklardır. Atıştırmalıklarda yapılan tercihler çok önemli. Özellikle çikolata, bisküvi gibi hızlı tüketimi olan besinler içerdikleri şeker sebebiyle kan şekerini hızlı yükseltip düşürebiliyor. Bu durumda bir sonraki öğün saatini beklemeden tekrar bir şeyler yeme isteği oluşabiliyor.

Yapılması gereken ile adım şeker içeriği düşük olan besinleri tercih etmek. Burada evden getirilecek taze ya da kuru meyveler hayat kurtarıcı olabilir. Böylece paketli besinler yerine sağlıklı karbonhidratlar alarak kan şekerinizi dengede tutabilirsiniz.

Ayrıca her tüketeceğiniz besinden önce 1 bardak su içerek hem su tüketiminizi arttırabilir hem de açlığınızı kontrol edebilirsiniz.

Light ürünler sizi kandırmasın

Şekersiz diyet ürünlerin tercih edilmesi gerçekten de şeker tüketimini azaltıyor. Ama miktara dikkat! Bir besin şekersiz diye kalorisiz demek değildir! Su hariç her besinin bir enerji içeriği vardır.

Yapılan araştırmalara göre ofis çalışanlarında mısır gevreği ve esmer ekmek tüketimi yaygın olmakla beraber yine miktarlara dikkat edilmiyor.

Burada bir noktaya parmak basalım: Ne yediğiniz değil ne kadar yediğiniz önemlidir.

Çay ve kahve su yerine geçmiyor

İçecek olarak çay ve kahvenin bolca tercih edildiği ofis ortamlarında hep bir şey atlanıyor. Su! Dünya Sağlık Örgütü'nün su tüketimi önerisi günde kg başına 30ml şeklindedir.

Bu yüzden kilonuzu 30 sayısı ile çarparak günlük su tüketimini hesaplayın ve bu sayıya ulaşmaya çalışın. Eğer su tüketiminiz düzene girerse metabolizmanızı hızlandırmaya yardımcı olacaktır.

Ve hep karıştırılan bir şeyi iletmek istiyorum: çay ve kahve asla su yerine geçmez, aksine vücutta su tutulumuna sebep olur.

Limon tokluk süresini uzatıyor

Yemeklerin yanında tüketilen kalorili içeceklere de değinmekte fayda var. Meyve suyu özellikle yaz aylarında en sık tercih edilen içeceklerdendir. Ancak meyve suyu sadece karbonhidrat içerir, lif içeriği yoktur. Bu yüzden de kan şekerinizi çok hızlı yükseltir ayrıca boş kalori kaynağıdır.

Bunun yerine protein de içeren ayran, kefir gibi daha sağlıklı tercihler yapabilirsiniz. Eğer ki yemeğin yanına yakışmıyorsa da en sağlıklı içecek olarak mineralli suyu tercih edebilirsiniz. İçtiğiniz içeceklere limon eklemeniz hem daha hoş bir aroma sağlar hem de tokluk sürenizi uzatmaya yardımcı olur.

Bu yüzden tansiyonla ilgili bir probleminiz yoksa su ya da mineralli su tükettiğinizde limon dilimleri ekleyebilirsiniz.

Tuz ödem oluşturuyor

Son değinilmesi gereken nokta ise kültürümüzün bir alışkanlığı olan tuz! Yemeklerin tadına bakmadan tuz atmayın. Aslında mümkünse tükettiğiniz yemeklere hiç tuz atmayın.

Özellikle yemekleri siz hazırlamıyorsanız işyerindeyseniz zaten yemeğin reçetesine göre belirli miktar tuz eklenmektedir. Tuz tüketimi arttıkça su ihtiyacınız da artar ve ödem riski oluşur. Bu yüzden baharat kullanmak daha uygun olacaktır.

Kısacası çalışırken de sağlıklı beslenmek mümkün, tek yapmanız gereken yediklerinizin farkında olmak!

Источник: https://trtbanners.mshopper.net/mobileview/proxy.php/http://www.kadinvekadin.net/ofiste_calisanlar_icin_beslenme_onerileri.html

Ofis çalışanlarına 6 beslenme önerisi

Ofis Çalışanlarına 7 Sağlıklı Beslenme Önerisi

Saatlerce oturduğu sandalye üzerinden kalkmayan ofis çalışanları, çok az hareket etmekten ve buna bağlı olarak da kilo almaktan şikayet ediyor. Modern hayatın getirdiği koşulların kişilerin sağlığını bozduğuna dikkat çeken Dr. Gizem Köse, ofis ortamında çalışanlara beslenme konusunda 6 önemli öneride bulundu.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Gizem Köse, modern yaşamın getirdiği koşulların olumsuz sonuçlar doğurduğunu söylüyor. Özellikle gün boyunca masa başında çalışıp az hareket eden ofis çalışanlarının bel çevresindeki yağlanmanın kaçınılmaz hale geldiğini ifade eden Dr.

Gizem Köse, “Fiziksel aktivitenin azalmasına bağlı olarak gerçekleşen bu durumun yanında beslenme alışkanlıkları da son 50 yılda inanılmaz bir değişim geçirdi. Hızlı pişirilen (fast-food), kolay satın alınabilen (paketli besinler) ve bol kalorili içecekler birdenbire hayatımıza girdi. Hayatı hızlı yaşamaya çalışırken yediklerimizi de hızlandırdık” dedi. Dr.

Gizem Köse, çalışanlar için şu önerilerde bulunuyor:

Ofiste ev yemeklerinde yağa dikkat edin

Öğle yemeklerinde yapılan tercihler gün içerisinde besin tüketimlerinizi doğrudan etkiler. Bazı ofislerde ev yemekleri ve açık büfeler bulunurken bazılarında dışarıdan besin tüketimi olabiliyor.

Ofiste ev yemeği tüketiminde dikkat edilmesi gereken nokta yemeğin ne kadar yağ içerdiğidir. Pişirim sırasında eklenen yağ sonrasında yemeğin suyuna geçer, bu yüzden ev yemeği var ise yemeğin suyunu tüketmemenizde fayda var.

Eğer dışarıdan sipariş veriyorsanız ya da öğle yemeğinizi dışarıda yiyorsanız en sağlıklı seçimleri yapma şansınız var. Bu şansı iyi kullanın ve kızartmalardan uzak durun!

Sağlıklı atıştırmalık tüketin

Oturarak çalışanların en büyük düşmanı atıştırmalıklardır. Atıştırmalıklarda yapılan tercihler çok önemli. Özellikle çikolata, bisküvi gibi hızlı tüketimi olan besinler içerdikleri şeker sebebiyle kan şekerini hızlı yükseltip düşürebiliyor. Bu durumda bir sonraki öğün saatini beklemeden tekrar bir şeyler yeme isteği oluşabiliyor.

Yapılması gereken ile adım şeker içeriği düşük olan besinleri tercih etmek. Burada evden getirilecek taze ya da kuru meyveler hayat kurtarıcı olabilir. Böylece paketli besinler yerine sağlıklı karbonhidratlar alarak kan şekerinizi dengede tutabilirsiniz.

Ayrıca her tüketeceğiniz besinden önce 1 bardak su içerek hem su tüketiminizi artırabilir hem de açlığınızı kontrol edebilirsiniz.

Light ürünler sizi kandırmasın

Şekersiz diyet ürünlerin tercih edilmesi gerçekten de şeker tüketimini azaltıyor. Ama miktara dikkat edin. Bir besin şekersiz diye kalorisiz demek değildir. Su hariç her besinin bir enerji içeriği bulunur.

Yapılan araştırmalara göre ofis çalışanlarında mısır gevreği ve esmer ekmek tüketimi yaygın olmakla beraber yine miktarlara dikkat edilmiyor.

Burada bir noktaya parmak basalım: Ne yediğiniz değil ne kadar yediğiniz önemlidir.

Çay ve kahve su yerine geçmez

İçecek olarak çay ve kahvenin bolca tercih edildiği ofis ortamlarında su içmek her zaman unutuluyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün su tüketimi önerisi günde kg başına 30ml şeklindedir.

Bu yüzden kilonuzu 30 sayısı ile çarparak günlük su tüketimini hesaplayın ve bu sayıya ulaşmaya çalışın. Eğer su tüketiminiz düzene girerse metabolizmanızı hızlandırmaya yardımcı olacaktır.

Ayrıca çay ve kahve de asla su yerine geçmez, aksine vücutta su tutulumuna sebep olur.

Limon tokluk süresini uzatıyor

Yemeklerin yanında tüketilen kalorili içeceklere de değinmekte fayda var. Meyve suyu özellikle yaz aylarında en sık tercih edilen içeceklerdendir. Ancak meyve suyu sadece karbonhidrat içerir, lif içeriği yoktur. Bu yüzden de kan şekerinizi çok hızlı yükseltir ayrıca boş kalori kaynağıdır.

Bunun yerine protein de içeren ayran, kefir gibi daha sağlıklı tercihler yapabilirsiniz. Eğer ki yemeğin yanına yakışmıyorsa da en sağlıklı içecek olarak mineralli suyu tercih edebilirsiniz. İçtiğiniz içeceklere limon eklemeniz hem daha hoş bir aroma sağlar hem de tokluk sürenizi uzatmaya yardımcı olur.

Bu yüzden tansiyonla ilgili bir probleminiz yoksa su ya da mineralli su tükettiğinizde limon dilimleri ekleyebilirsiniz.

Tuz ödem oluşturuyor

Son değinilmesi gereken nokta ise kültürümüzün bir alışkanlığı olan tuz. Yemeklerin tadına bakmadan tuz atmayın. Aslında mümkünse tükettiğiniz yemeklere hiç tuz atmayın.

Özellikle yemekleri siz hazırlamıyorsanız işyerindeyseniz zaten yemeğin reçetesine göre belirli miktar tuz eklenmekte. Tuz tüketimi arttıkça su ihtiyacınız da artar ve ödem riski oluşur. Bu yüzden baharat kullanmak daha uygun olacaktır.

Kısacası çalışırken de sağlıklı beslenmek mümkün, tek yapmanız gereken yediklerinizin farkında olmanız.

Источник: https://www.kariyer.net/kariyer-rehberi/ofis-calisanlarina-6-beslenme-onerisi/

Ofis çalışanlarına öneriler

Ofis Çalışanlarına 7 Sağlıklı Beslenme Önerisi

Uzun çalışma saatlerini masa başında geçiren ofis çalışanlarında obezite görülme sıklığı her geçen gün artıyor. Peki çalışma şartlarından kaynaklanan obeziyeti engellemek için neler yapabiliriz? 

Bilim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı 

Sağlığı bozucu derecede yağlanma ile kilo alımı anlamına gelen obezite, son yıllarda dünya genelinde en sık görülen sağlık sorunlarından biri haline geldi. Çoğunlukla kalp ve damar hastalıkları, şeker gibi başka rahatsızlıkları da beraberinde getiren aşırı kilonun en önemli nedeninin gereğinden fazla yiyecek ve içecek tüketimi olduğu düşünülmekteydi.

Ancak obezite, sadece aşırı yiyecek ve içecek tüketimiyle değil, genel olarak vücudun ihtiyacından daha fazla enerji alınması ile ilgilidir.

Günümüzde çalışma koşulları nedeniyle enerji ihtiyacı giderek düşmektedir. Teknoloji gün geçtikçe işlerimizi kolaylaştırmak üzere ilerlerken, insanların hareketliliğini de çocuk yaşlardan itibaren aynı oranda kısıtlıyor. Biz çocukken sürekli hareketliydik. Mahallede oynadığımız çeşitli oyunlar bir yana, bir arkadaşımızla sohbet etmek için bile iki sokak aşağıya yürüyüp dönmemiz gerekirdi.

Şimdiki çocuklar birçok yeni imkana sahip olsalar da bizim imkanlarımıza sahip değiller. Zamanında cep telefonunun olmamasını imkansızlık değil, sağlıklı yaşam sürdürebilmek için bir imkan olarak değerlendiriyorum. Aynı durum yetişkinler için de geçerli. Yıllar önce sürekli yürüyen, merdiven kullanan yetişkin yaş grubu artık çok daha az hareket ediyor.

Hareket ve enerji harcanmasını gerektiren işlerin oranı azaldı

Yapılan araştırmalar çalışan yetişkinlerde iş saatlerinin önemli bir bölümünün masa başında oturarak geçtiğini gösteriyor.

Amerika’da masa başı ya da enerji harcaması gerektirmeyen işlerin oranının son 50 yılda %50’den %80’e yükseldiği belirtiliyor.

Başka bir deyişle, orta yoğunlukta fiziksel aktivite gerektiren işlerin oranı 60’lı yıllarda tüm işlerin %50’si kadar iken, günümüzde %20’si civarında.

Günün yaklaşık 8 saatinin bir sandalyede oturularak geçirildiği düşünüldüğünde, günlük fiziksel aktivitede ve enerji ihtiyacındaki düşüşün boyutları da anlaşılabilir. İnsanların 60’lara kıyasla daha doğru beslenmeleri ve daha fazla egzersiz yapmalarına rağmen obezite sorununda sürekli artış yaşanmasının nedeni, günümüz iş hayatına bakıldığında açık şekilde görülebilir.

Tüm bu gerekçelerle egzersiz kadar, sürekli hareket halinde olmak da çok önemli. Gün sonunda, spor salonunda yapılan yoğun egzersizler elbette enerji harcamaya, dolayısı ile kilo kontrolüne yardımcı olur. Ancak bundan daha önemlisi, vücudu her zaman hareketli tutabilmektir.

Biz yürürken sadece bacaklarımız çalışmaz, dik durabilmek için bütün sırt ve karın kaslarımız, denge sağlamak için kol kaslarımız da çalışır, vücudumuzun geneli bu hareketlilikten faydalanır.

İnsanların ortalama planlı egzersiz süresi geçmişe göre artsa da, bu çaba çalışanların hareketsizliğini karşılamak için yeterli olmamaktadır.

Ofisteki hareketsizliğin olumsuz etkilerini gidermek için Amerika ve Avrupa’da bazı işyerleri çeşitli yenilikçi girişimlerde bulunmakta. Çalışanlarına spor merkezi üyelikleri sağlamak, toplu taşıma kullanımını özendirmek üzere yardımda bulunmak bu fikirlerden bazıları.

Ofiste hareketsizliği önlemek

Bazı işyerleri ise çözümü doğrudan ofiste aramakta. Çalışırken aynı zamanda hareket etmeyi sağlayan yürüme bandı entegre edilmiş masalar henüz çok yaygın olmasa da medyada ses getirmeyi başarıyor.

Toplu taşıma ile seyahati tercih etmek, asansör yerine merdiven kullanmak gibi basit önlemlerin obezite riskini düşürdüğü konusunda tüm uzmanlar, fikir birliği içinde. Ancak yapılabilecekler bunlarla sınırlı değil.

Günümüz hayat şartlarında hepimiz yoğun işlerde çalışıyoruz. Bu nedenle masalarımızın başından kalkamıyoruz. Ancak bu durum giderek alışkanlığa dönüşüyor.

İşimizin yoğunluğundan biraz sıyrılıp mola verdiğimiz zamanlarda bile bilgisayarımızın başında oturmayı, haberlere ya da sosyal medyaya göz gezdirmeyi tercih edebiliyoruz.

Ayakkabı kıyafet alışverişimizi bile sadece ellerimizi oynatarak yapabildiğimiz günümüzde hareket etmemizi sağlayacak fazla bir etken de kalmıyor.

Teknolojinin ilerleyişi her neslin masa başında geçirdiği saatleri daha da artıracak. Bu da obezite ve beraberinde gelen diğer kronik hastalıklara yakalanma riskini yükseltecek.

Yapılan araştırmalara göre gün içerisinde kesintisiz şekilde hareketsiz kalınan sürenin uzaması sağlığı olumsuz şekilde etkiliyor.

Bu nedenle çalışanların yapması gereken ilk ve en önemli şey, çok kısa da olsa düzenli aralıklarla mola vererek ayağa kalkmak, herhangi bir nedenle dolaşmak ve böylece ofiste oturarak geçirdikleri süreyi kesintiye uğratmak.

Küçük molalar, sağlıklı atıştırmalıklar

Ofiste yürüme bandı üzerinde çalışmak şimdilik biraz uçuk bir fikir olabilir, ancak otururken bacak egzersizi yapmaya yarayan küçük pedalların yakın gelecekte hızla yayılacağını söyleyebiliriz. Öğle aralarında 15-20 dakika yürümek, saat başı birkaç dakikalık molalar vererek masa başından uzaklaşmak ofiste egzersiz adına yapılabileceklere örnektir.

Özellikle günümüzde sağlıklı ara öğün alışkanlığı yerini abur cubur tüketme alışkanlığına dönüştürmüştür. Sosyalleşen iş arkadaşlarını birbirine abur cubur ikram ederken görüyoruz. Ancak tüketilen kaloriye dikkat edilmesi çok önemli. Atıştırmalık olarak karbonhidrat ve yağ açısından hafif, lif ve diğer besin öğeleri açısından ise zengin yiyeceklerin tercih edilmesi gerekli.

Gün içerisinde duyulan enerji ihtiyacı karşılanırken; lif, protein, vitamin, mineral alınmasını da sağlayan taze meyve, meyve salatası, ufak porsiyon sütlü tatlılar, az yağlı sebzeli börek ve benzeri yiyecekler ara öğün olarak tüketilebilir.

Susuzluğumuzu giderirken ihtiyacımızdan fazla kalori almamaya da dikkat etmeliyiz. Bunun için bir numaralı çözüm, su içmektir. Diğer yandan aşırıya kaçmamak şartıyla az şekerli veya şekersiz çay ve kahve, bitkisel çay tüketmek de sade su içmekten sıkılanlar için geçerli alternatiflerdir.

Ağız ve diş sağlığını unutmamalı

Midemiz kazındığında atıştırmak için masamızda ceviz, fındık gibi kuruyemişler, kepekli, lifli bisküviler, mevsim meyvelerini bulundurabiliriz.

Kuru incir, kayısı gibi kurutulmuş meyveler de tüketebiliriz ancak bunlarda dikkat edilmesi gereken nokta yüksek miktarda şeker içermeleridir.

Bu nedenle kuru meyveleri tüketirken aşırıya kaçmamalı, aynı meyvenin tazesini tüketmenin çok daha doğru olduğunu bilmeliyiz. Ayrıca kuru meyvelerin tüketilmesinden sonra, çürük riskini azaltmak için dişlerimizi mutlaka fırçalamalıyız.”

Ofis çalışanlarına tavsiyelerimize gelince…

  • Ofis çalışanları, çalışma hayatının getirdiği hareketsizliği en aza indirmek için gün içerisinde mümkün olduğunca hareketli olmaya çalışmalı.
  • İşe geliş ve gidişte toplu taşıma seçenekleri değerlendirilmeli, mesai saatleri dışında haftada birkaç gün spor, yürüyüş ve benzeri aktiviteler yapmaya gayret edilmeli.
  • Mesai saatleri içinde belirli aralıklarla ayağa kalkılarak, dolaşılarak oturma rutini minimuma indirilmeli
  • Kahvaltı, öğle ve akşam yemeği atlanmamalı, bu öğünlerde aşırıya kaçılmamalı.
  • Düşük kalorili, lif, protein ve diğer besin öğeleri yönünden zengin ara öğünler ve atıştırmalıklar tüketilmeli.
  • Susuzluğu gidermek için öncelikle su tercih edilmeli, aşırıya kaçmadan çay, kahve ve güvenilir, ambalajlı markaların bitki çayları tüketilmeli.
  • Şekerli ürünler ve kuru meyveler tüketildiğinde dişler fırçalanarak ağız sağlığına dikkat edilmeli.

Ofis çalışanları bu gibi birkaç küçük ayrıntıya dikkat ederek sağlıklı yaşam için ciddi adımlar atabilir, kendileri için önemli farklar yaratabilirler.

İşverenlerin de çalışanlarının sağlığı konusunda girişimde bulunmaları gerekiyor.

Çalışanlarına yönelik spor salonu üyeliği, toplu taşıma desteği, ofis egzersiz cihazları gibi küçük yatırımlarla hastalıklara bağlı performans düşüşünün ve uzun vadede oluşan iş kayıplarının kolaylıkla önüne geçebilirler.

Prof. Dr. Funda Elmacıoğlu

Bilim Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü 

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

Источник: https://www.gidahatti.com/ofis-calisanlarina-oneriler-24600/

Ofiste çalışan kişilere beslenme önerileri

Ofis Çalışanlarına 7 Sağlıklı Beslenme Önerisi

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dr. Gizem Köse, modern yaşamın getirdiği koşulların olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi.Özellikle gün boyunca masa başında çalışıp az hareket eden ofis çalışanlarının bel çevresindeki yağlanmanın kaçınılmaz hale geldiğini ifade eden Dr. Gizem Köse, şöyle konuştu:

Ofis Çalışanları İçin Sağlıklı Beslenme

Ofis Çalışanlarına 7 Sağlıklı Beslenme Önerisi

Sonbahar mevsimindeyiz.

Sonbaharda ve kış mevsiminde alınan kilolar kadın erkek ayrımı olmaksızın birçoğunuzun kabusu oluyor değil mi? Hele ofiste masa başında çalışanlardansanız bu durum daha tehli bir hal almakta.

Fakat bu kabustan kurtulmak tamamen sizin elinizde. Doğru bilgilerle ve doğru beslenme alışkanlığı ile yeni kilolar almak bir yana dursun  eski kilolarınızdan bile kurtulmak mümkün.

Ofis Çalışanlarına Sağlıklı Beslenme Önerileri

Ofis çalışanları için sağlıklı beslenme kurallarına uyum sağlamak biraz güç olmaktadır. Ancak bu asla diyet yapmamak için bir bahane olarak kabul edilemez. Siz yeterki isteyin ve bunu kendinize hedef olarak belirleyin.

Oturduğunuz yerden bile kilo vermeniz mümkün olacaktır. Tabi kendinizi rahatlığa alıştırmayacak ve haftada en az üç gün, hareketli bir yaşamınız varsa yarım saat, durağan bir yaşamınız varsa en az kırk dakika olmak kaydıyla yürüyüş yapacaksınız.

İmkanınız varsa da bir spor salonda programlı spor yapabilirsiniz.

Oturduğunuz yerde kilo verebilirsiniz demiştik. Bunun için bazı kurallar var ve sizinde bu kurallara uymanız gerekiyor.

Zararlı Atıştırmalıklardan Kaçının

Uzmanların beslenme alışkanlıklarında en çok uyarı yaptığı konu bilgisayar karşısında zararlı atıştırmalıklar tüketilmesidir. Çalışmaya daldığınızda yediğiniz sağlıklı bir yemek dahi olsa ne kadar yediğinizin farkına varamayabilirsiniz.

Bunu önlemek için de normal öğünlerinizde bile işiniz ne kadar yoğun olursa olsun bilgisayar karşısında yemek yememelisiniz. Sağlıksız atıştırmalıklardan tamamen uzaklaşmalısınız.

Aksi taktirde kilo vermek ya da kilonuzu korumak bir yana üzerine daha fazla klo alırsınız ve bu da sizin için sağlık sorunlarının başlangıcı olabilir.

Sabah Kahvaltısı Asla Atlanmamalı

Sabah kahvaltılarının normal yaşantımızda ne kadar önemli olduğundan “Kahvaltı Öğünü ve Kahvaltının Önemi” başlıklı yazımızda bahsetmiştik. Yazımızı incelediğinizde sağlıklı bir sabah kahvaltısında neler tüketebilirsiniz bunları görüyor olacaksınız.

Sabahları kahvaltı yapmak için zamanınız kalmıyorsa ya da vaktini hiç yoksa bunun için akşamdan sabah kahvaltısında tüketmeniz gereken sağlıklı besinlerden oluşan bir kepekli sandviç hazırlayabilir ve masanızda otururken de tüketebilirsiniz.  Sabah kahvaltısında geçiştirme besinlerden kaçınmalısınız.

Simit, poğaça, açma gibi sağlıksız ve yüksek kalorili besinleri tüketerek yapacağınız kahvaltının size faydasından ziyade zararları olacaktır. Bu da kilo verme sürecinizi zorlayacaktır.

Çalışma Masasında Su Eksik Olmamalı

Su, gün içinde her bireyin tüketmesi gereken temel bir içecektir. Doktorlar ve uzmanlar tarafından günde en az 8 bardak içilmesi tavsiye etmektedir ancak bu kişiye göre değişkenlik gösterebilir. Diyet sürecininde vazgeçilmez içeceklerindendir. Masanızda mutlaka bir şişede su bulundurmalı ve gün içine yayarak su tüketmelisiniz.

suyu birden içmeniz yemek öncesinde şişkinlik hissi verecek ve bu da öğününüzü aksatacaktır. Ancak belli aralıklarla su tüketmeniz sizin için daha sağlıklı olacak ve sizi başka içeceklere karşı koruyacaktır. Çok kahve ve çay tüketiyorsanız bu su içme isteğinizi de öldürebilir.

 Bu nedenle bir şey içmek istediğinizde ilk aklınıza gelen şey su olmalıdır.

Ara Öğün ve Atıştırmalıklar

Çalışma hayatında genellikle ara öğünler sıkıntı olmaktadır. Sağlık ve dengeli beslenme kurallarında ise ara öğünler büyük önem taşımaktadır. Bu durumda yoğun ve tempolu bir iş yaşantınız var ise ara öğünleriniz gibi ana öğünlerinizde de sarkmalar yaşanabilir.

Çekmecenizde sağlıklı atıştırmalıklar ile olası sarkmaları tehye dönüşmekten kurtarabilirsiniz. Örneğin yoğun toplantı programınız ile öğlen yemeğini kaçırdıysanız bir çay bardağı sarı leblebi ile hem açlığınızı bastırabilir hem de sağlıklı bir ara öğün yapabilirsiniz.

Böylece bir sonraki öğüne kadar gelişecek bir açlık krizi ile daha fazla ve kontrolsüz yemek yemekten kurtulmuş olacaksınız.

Ofis Çalışanlarına Egzersiz Önerileri

Ofis içinde hatta masa başında çalışıyor olmanız sizi egzersiz hareketlerinden alıkoyamaz.

Mesela kaçıncı katta olursanız olun asansör kullanmayıp merdivenlerden inip çıkarsanız bu sizin için faydalı bir egzersiz olacaktır. Elbette herhangi bir sağlık problemi yaşamıyorsanız merdivenleri kullanabilirsiniz.

Ofis içindeki en küçük egzersiz hareketi bile metabolizmanızı hareketlendirecek ve kilo vermenize yardımcı olacaktır.

Öğlen Yemekleri

Birçok büyük şirketin yemekhanelerinde artık diyet yapanlarda düşünülüyor ve perhiz yemekleri de çıkartılıyor. Böyle bir şirkette çalışıyorsanız çok şanslısınız. Öğlen yemekleriniz de ve diyet programınızda bir sorun yaşamayacaksınız demektir. Anca herkes beyaz yakalı çalışanlar gibi şanslı olamıyor.

Bazı firmalarda yemek yemek için dışarı çıkılması gerekiyor ve bu da çevre restoranların menüleri ile sınırlı kalınması anlamına geliyor.

Peki bu noktada sağlıklı beslenmek uğruna eski sefertası anlayışına ne dersiniz? Saklama kabı sayesinde evinizde kendi pişirdiğiniz sağlıklı yemeklerle daha düzenli bir öğlen yemeği yiyebilirsiniz.

Öğlen yemekleri için diğer bir tavsiyemizde özellikle diyet yapan ofis çalışanları için kurulmuş özel yemek şirketleri.

Sizin günlük menünüze istinaden size isterseniz bir günlük isterseniz de bir öğünlük yemekleriniz kapınıza kadar geliyor. Bu şirketler listenizin planlamasını da kendi yapabiliyor.

Dolayısıyla bu gün ne yemeliyim? sorusu il muhatap olmuyor ve aynı zamanda sağlıklı ve dengeli beslenebiliyorsunuz.

Источник: https://www.diyetixyen.com/ofis-calisanlari-icin-saglikli-beslenme/

Поделиться:
Нет комментариев

    Bir cevap yazın

    Ваш e-mail не будет опубликован. Все поля обязательны для заполнения.